Hava Durumu

#Piyasa Koşulları

Kırsal Haber - Piyasa Koşulları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Piyasa Koşulları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜSEDAD Uyardı: "Manipülatif Söylemlere İtibar Etmeyin" Haber

TÜSEDAD Uyardı: "Manipülatif Söylemlere İtibar Etmeyin"

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), çiğ süt ve süt piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin sert bir açıklama yayınladı. Dernek, sektörde istikrarı bozmaya yönelik "asılsız ve manipülatif" iddialara karşı üreticileri ve sanayicileri uyardı. ​​Açıklamada, uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kalmasının işletmeleri zarara uğrattığı ve damızlık hayvan varlığının azalmasına yol açtığı vurgulandı. Bu durumun Türkiye’nin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ettiği belirtildi. ​Süt Tozu ve Tereyağı Düzenlemeleri ​TÜSEDAD, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yürütülen stratejik müdahalelerin önemine dikkat çekti: ​Süt Tozu Regülasyonu: Üretilen süt tozlarının tamamının ihraç kaydıyla değerlendirildiği, iç piyasaya arz edilmesinin söz konusu olmadığı net bir dille ifade edildi. ​Tereyağı İthalatı: İç piyasadaki üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını korumak adına tereyağı ithalatının kapalı tutulduğu, bu kararın piyasa istikrarı için bir "kamu tasarrufu" olduğu belirtildi.​ ​Son günlerde süt tozlarının iç piyasaya sürüleceği ve tereyağı ithalatı için baskı kurulduğu yönündeki iddiaları yalanlayan TÜSEDAD Yönetim Kurulu, şu ifadeleri kullandı; ​"Bu söylemler sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Mevcut piyasa koşullarında üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez." ​Şap ve "üç gün hastalığı" nedeniyle süt arzında yaşanan düşüşün, fiyatların sürdürülebilir seviyelere ulaşacağı beklentisini artırdığı belirtilirken; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin hayati önem taşıdığı kaydedildi. TÜSEDAD açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında seyretmesi, üreticilerimizi ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya bırakmış; birçok işletmenin zarar etmesine, üretimden çekilmesine ve damızlık hayvan varlığımızın azalmasına neden olmuştur. Bu durum, yalnızca sektör paydaşlarını değil, ülkemizin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan etkilemektedir. ​Bu olumsuz sürecin daha da derinleşmemesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yürütülen süt tozu regülasyonu uygulaması, üreticinin maliyet baskısı altında ezilmesini önlemeye yönelik stratejik bir müdahaledir. Regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının tamamı ihraç kaydıyla değerlendirilmekte olup iç piyasaya arz edilmesi söz konusu değildir. ​Öte yandan, tereyağı ithalatına ilişkin yetki Et ve Süt Kurumu'nda olup, piyasa regülasyon görevi gereği konuya ilişkin kararı veren yetkili mercidir. Verilen karar Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili genel müdürlük ile istişare edilerek kesinleşmektedir. Bu düzenleme, piyasa istikrarının korunması ve üreticinin mağdur edilmemesi amacıyla tesis edilmiş bir kamu tasarrufudur. Uzun süredir tereyağı ithalatının kapalı tutulması ve ihracatın açık olması, iç piyasada üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını destekleyen önemli uygulamalardan biri olmuştur. ​Son dönemde yaşanan şap ve üç gün hastalığı nedeniyle süt arzında meydana gelen azalma, çiğ süt fiyatlarının sürdürülebilir seviyelere ulaşabileceğine dair beklenti oluşturmuş; üreticilerimizin üretime devam etme iradesini güçlendirmiştir. ​Ancak son günlerde; regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının iç piyasada satılacağı ve tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirilmektedir. Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. ​Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır. Mevcut piyasa koşulları dikkate alındığında, üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez. ​Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Üreticilerimizin ve sanayicilerimizin, sektörel dengeyi bozmayı amaçlayan asılsız ve manipülatif söylemlere itibar etmemeleri gerektiğini önemle vurgularız."

Başkan Gültekin Tavşanlı'da Borsa Üyeleriyle Buluştu Haber

Başkan Gültekin Tavşanlı'da Borsa Üyeleriyle Buluştu

Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin ve beraberindeki Yönetim Kurulu ile Meclis Üyeleri, üye odaklı yönetim anlayışı doğrultusunda Tavşanlı ilçesinde faaliyet gösteren borsa üyelerine yönelik ziyaret programı gerçekleştirdi. Ziyaretlerde, Borsa üyelerinin faaliyet gösterdikleri sektörlere ilişkin genel değerlendirmeler ele alınırken; piyasa koşulları, sektörlere ilişkin beklentiler ve sahada karşılaşılan ortak sorunlar üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyaretler kapsamında Kütahya Ticaret Borsası’nın yürüttüğü çalışmalar ile üyelerin borsa hizmetlerinden yararlanma süreçleri hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Üyelerin borsa ile olan iletişiminin güçlendirilmesine ve sektörlerin sağlıklı şekilde temsil edilmesine yönelik konular üzerinde duruldu. Gerçekleştirilen ziyaretlerde, Borsa üyelerinin karşılaştığı ortak sorunlar ve beklentiler gündeme getirilirken; bu sorunların çözümüne yönelik üyelerden gelen görüş ve talepler kayıt altına alındı. Alınan beklenti ve önerilerin, ilgili kurum ve karar alıcı mercilere iletilerek takip edilmesi ve bu doğrultuda lobi çalışması yürütülmesi amacıyla gerekli girişimlerin yapılacağı ifade edildi. Borsa üyeleri gerçekleştirilen ziyaretlerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, sorun ve beklentilerini doğrudan iletme imkânı buldukları bu tür ziyaretlerin kendileri açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Ziyaretlere ilişkin değerlendirmede bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, Ziyaretlerde dile getirilen konuların not alındığını ve bu başlıkların ilgili kurumlar nezdinde takip edileceğini belirterek, Kütahya Ticaret Borsası’nın üyelerinin sesi olma sorumluluğuyla hareket ettiğini ifade etti. Gültekin, üyelerden gelen taleplerin çözüm odaklı şekilde değerlendirileceğini ve gerekli girişimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti. Gerçekleştirilen ziyaretlere, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Okumuş, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Akın, Meclis Üyesi Muhsin Eroğul ve Genel Sekreter Yasemin Yol katıldı.

Çiğ Süt Fiyatı Yem Fiyatının Gerisinde Kaldı Haber

Çiğ Süt Fiyatı Yem Fiyatının Gerisinde Kaldı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, enflasyonu düşürmek adına çiğ süt fiyatının baskılanmasının süt inekçiliği için ciddi bir risk olduğunu belirtti. Bir litre süt satıp bir buçuk kilo yem alamadığı için üreticinin zarar ettiğini söyledi. Gürer, “Türkiye’de hayvancılık sektörü, özellikle son yıllarda uygulanan yanlış fiyatlama politikaları, yetersiz destek mekanizmaları, artan girdi maliyetleri, üreticilerin krediye erişimde karşılaştığı engeller ve denetimsiz piyasa koşulları nedeniyle ciddi bir yapısal krizle karşı karşıya kalmıştır. Bu krizden en fazla etkilenen alanların başında ise süt hayvancılığı gelmektedir,” dedi. CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer “Ulusal Süt Konseyi tarafından 22 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere çiğ süt tavsiye fiyatı litre başına 22 lira 22 kuruş olarak açıklanmıştı. Açıklanan bu fiyat, yem başta olmak üzere mazot, elektrik, su, veterinerlik hizmetleri, aşı, bakım ve işçilik gibi temel girdi maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında üreticinin maliyetini dahi karşılayamamaktadır. Çiğ süt fiyatına yapılan artış oranı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde kalırken, resmi enflasyon oranının yüzde 30’lar düzeyinde seyretmesi, üreticinin reel gelirinin ciddi biçimde gerilemesine yol açmıştır.” Diye konuştu. TBMM Plan ve Bütçe Plan Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer,“Çiğ süt fiyatları “enflasyonla mücadele” gerekçesiyle baskılanırken, süt ve süt ürünlerinin raf fiyatlarında birkaç katı bulan artışlar yaşanmakta; bu artışlara yönelik etkin bir denetim mekanizması işletilmemektedir. Bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmekte, ancak aracı ve zincir marketlerin yüksek kâr marjları korunmaktadır,” dedi. SÜT İNEKLERİ SATILIYOR Ömer Fethi Gürer, “Süt hayvancılığında yaşanan bu baskı, üreticinin zarar etmesine ve çözümü hayvanlarını kesime göndermekte bulmasına yol açmaktadır. Dişi hayvanların kesime gitmesi, yalnızca mevcut üretimin değil, gelecekteki hayvan varlığının da yok edilmesi anlamına gelmektedir. Nitekim Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı raporlara göre, Türkiye’de 16 milyon 800 bin civarında olan sığır varlığının 14 milyon 300 bin seviyelerine kadar düşmesi beklenmektedir. Bu tablo, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin ciddi biçimde tehlikeye girdiğini göstermektedir,” diye konuştu. BORCUN VARSA KREDİDE YOK CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer-“üreticiler yalnızca fiyat baskısıyla değil, finansmana erişimde karşılaştıkları engellerle de üretimden kopmaktadır. Bankalar, kredi talebinde bulunan çiftçilere BAĞ-KUR prim borçlarını gerekçe göstererek kredi kullandırmamakta; “önce borcunu öde, sonra gel” yaklaşımıyla üreticinin üretim için gerekli finansmana ulaşmasının önü kesilmektedir. Artan girdi maliyetleri karşısında krediye erişemeyen üretici, borçlarını çevirememekte ve icra süreçleriyle karşı karşıya kalmaktadır. İcra işlemlerinin ertelenmesi yönündeki çağrılara rağmen, tarım sektöründe icra takipleri sürmektedir. Tüm bu gelişmeler, süt hayvancılığında yaşanan krizin yalnızca fiyat meselesi olmadığını; kredi politikalarından sosyal güvenlik primlerine, piyasa denetimlerinden ithalat politikalarına kadar çok boyutlu bir yapısal sorunla karşı karşıya olunduğunu ortaya koymaktadır. Hayvancılığın tasfiye noktasına gelmesi, gıda güvenliği, kırsal istihdam, fiyat istikrarı ve ulusal tarım politikaları açısından telafisi güç sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenlerle; çiğ süt fiyatının belirlenme süreci ile maliyetler arasındaki uyumun, artan girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkilerinin, raf fiyatları ile üretici fiyatları arasındaki uçurumun nedenlerinin, küçük aile tipi işletmelerin neden üretimden çekildiğinin, dişi hayvan kesimlerinin ve hayvan varlığındaki azalışın boyutlarının, çiftçilerin krediye erişimde karşılaştıkları engellerin ve BAĞ-KUR prim borçlarının üretim üzerindeki etkisinin, tarım sektöründe artan icra ve haciz işlemlerinin sonuçlarının ve ithalat politikalarının yerli hayvancılığa etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması; alınması gereken yapısal önlemlerin belirlenmesi ve sürdürülebilir bir hayvancılık politikasının oluşturulması amacıyla, Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması gerekli görülmüştür,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.