Hava Durumu

#Planlama

Kırsal Haber - Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kıyı Kentlerinin Geleceği Mersin’de Tartışıldı Haber

Kıyı Kentlerinin Geleceği Mersin’de Tartışıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Kıyı Kentleri Çalıştayı” Mersin’de gerçekleştirildi. Çalıştayda; kıyı kentlerinde planlama, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kıyı ekosistemlerinin korunması, kamusal alan kullanımı, yetki ve yönetim süreçleri ile mavi ekonomi başlıkları ele alındı. TBB ve Mersin Büyükşehir Belediyesi, kıyı kentlerinin sorunlarının tespiti ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını amaçlayan “Kıyı Kentleri Çalıştayı” düzenledi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştay, belediye başkanlarını, akademisyenleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Kıyı kentlerinin turizm, ulaşım ve ekonomik faaliyetler açısından yoğun kullanımına dikkat çekilen çalıştayda, bu alanların aynı zamanda hassas ve kırılgan ekosistemler olduğuna vurgu yapıldı. Artan nüfus, turizm hareketliliği, konut ve sanayi yatırımları ile altyapı ihtiyaçlarının kıyı alanları üzerindeki etkilerinin ele alındığı programda, ortak sorunlara yönelik çözüm yolları ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmalarını TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız yaptı. Seçer: “196 belediye kıyılarda yer alıyor” Seçer konuşmasında Türkiye’nin yaklaşık 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip olduğunu ve 196 belediyenin kıyı alanlarında yer aldığını ifade etti. Bu belediyelerin sınırları içerisinde yaklaşık 22 milyon kişinin yaşadığını vurgulayan Seçer, “Veriler bize çok açık bir gerçeği göstermektedir; kıyı kentlerinin geleceği, aslında Türkiye’nin geleceğinin önemli bir parçasıdır.” dedi. Kıyıların; limanlar, tersaneler, enerji tesisleri, lojistik merkezler ve balıkçılık faaliyetleri gibi birçok kullanım alanını barındırdığını dile getiren Seçer, bu durumun zaman zaman mekansal kullanım çatışmalarına, çevresel sorunlara ve planlama güçlüklerine yol açabildiğini söyledi. Seçer: “Kıyı yönetimi stratejik bir alan” İklim değişikliğinin kıyı kentleri üzerindeki etkilerine de değinen Seçer, deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu, aşırı hava olayları ve sel felaketinin bu riskler arasında yer aldığını belirtti. Seçer, kıyı yönetiminin çevre politikaları, şehir planlaması, ekonomik kalkınma, afet yönetimi ve sosyal adaletin kesişiminde yer alan stratejik bir alan olduğunu ifade etti. Seçer: “TBB’de Kıyı Kentleri Komisyonu kurduk” TBB olarak kıyı yönetimini yerel yönetimlerin geleceğini ilgilendiren bir yönetişim alanı olarak ele aldıklarını belirten Seçer, bu kapsamda Birlik bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunun altını çizdi. Komisyon çalışmaları ile sahadan beslenen ve yerel deneyimleri merkeze alan bir çalışma modeli hedeflediklerini dile getiren Seçer, Mersin’de gerçekleştirilen toplantının bölgesel toplantıların ilk adımı olduğunu dile getirdi. Sürecin devamında Ege ve Marmara bölgelerinde düzenlenecek toplantı ve çalıştaylarla “Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi”nin hazırlanmasının planlandığını aktaran Seçer, “Bu belge ile kıyı alanlarının planlanması, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kamusal erişim hakkı ve mavi ekonomi başlıklarında yerel yönetim perspektifini ortaya koyan bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. Seçer: “Kıyıların korunması tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğu” Seçer ayrıca kıyı alanların korunmasının tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu dile getirerek sözlerini şu şekilde devam etti: “Kıyı yönetimi konusunda yerel yönetimlerin bilgi birikimi ve deneyimi son derece değerlidir. Kıyı alanlarının planlanması ve yönetilmesi süreçlerinde yerel yönetimlerin daha güçlü biçimde sürece dahil edilmesi, hem uygulama etkinliğini artıracak hem de daha sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır." Mersin Büyükşehir Belediyesinin yaptığı çalışmaları anlatan Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği olarak belediyelerin deneyimlerini görünür kılmayı, iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı ve merkezi idare ile yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı önemli bir görev olarak gördüklerini de sözlerine ekledi. Yıldız: “Kıyı kentlerimiz ülkemizin önemli zenginlikleri arasında yer alıyor” TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız da konuşmasında, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz’e uzanan sınırlarıyla son derece önemli bir potansiyele sahip kıyı kentlerinin doğal, ekonomik ve kültürel açıdan Türkiye’nin önemli zenginlikleri arasında olduğunu belirtti. Bu zenginliğin kıyıların kent kimliğinin oluşumunda ve kamusal yaşamın şekillenmesinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Yıldız, “Kıyı kentleri, gelecek nesillere bırakacağımız ortak mirasımızdır. Bu nedenle kıyı alanlarının doğru planlanması ve yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması büyük önem taşıyor.” dedi. Yıldız: “Kıyı alanlarının yönetimi ve korunması yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı” Kıyı alanlarının yönetimi, korunması ve sürdürülebilir kullanımının yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı olduğuna dikkati çeken Yıldız, atık su yönetimi ve kıyı temizliği gibi konuların belediyelerin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydetti. Bu kapsamda TBB bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunu belirten Yıldız, komisyon aracılığıyla kıyı belediyelerinin sorunlarının ele alınmasını, iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını ve yerel yönetim perspektifini merkeze alan bir politika çerçevesi oluşturulmasını amaçladıklarını ifade etti. Kıyı Alanları, Planlama ve Mavi Ekonomi Ele Alındı TBB Genel Sekreter Yardımcıları Dr. Şengül Altan Arslan ve Feridun Ulutaş ile uzmanlardan oluşan geniş bir TBB ekibinin görev aldığı çalıştayda, TBB Kıyı Kentleri Komisyonu Üyesi ve İzmir Deniz İşletmeciliği Nakliye ve Turizm Tic. A.Ş. (İZDENİZ) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler genel değerlendirmelerde bulundu. Çalıştayda; İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Planları, belediyelerin kıyı alanlarına yönelik yetki ve sorumlulukları ile yasal kurumsal yapı başlıklarında sunumlar yapılırken Mersin Büyükşehir Belediyesinin yerel uygulamalarına ilişkin de katılımcılara bilgi verildi. Çalıştay kapsamında “Kıyının Kamu Yararına Kullanımı (Engeller, Sorunlar ve Potansiyeller)”, “Kıyı ve Deniz Ekosisteminin Korunması, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Dayanıklılık”, “Planlama Süreçleri, Yönetim, Yetki ve Kurumsal Yapı” ve “Mavi Ekonomi, Kıyıdaki Ekonomik Sektörler” başlıklı dört ayrı atölye çalışması düzenlendi. Atölyelerde; kıyıya erişim, kamusal alan, kıyı–kent ilişkisi ve toplumsal eşitlik; kıyı ekosistemlerinin korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği; planlama süreçleri, yerel ve merkezi yönetimlerin yetki ve sorumlulukları ile mevzuat; ayrıca mavi ekonomi kapsamında kıyıdaki ekonomik faaliyetler ve sektörlere ilişkin konular ele alındı.

Mersin Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Merkez Haber

Mersin Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Merkez

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nı (MTSO) ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, oda yönetimi ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyarette Mersin’in ekonomik potansiyeli, lojistik altyapısı, tarım, sanayi ve ihracat kapasitesi ile kentin geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı. MTSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleriyle yapılan toplantıda konuşan CHP’li Gülcan Kış, Mersin’in yalnızca bugünün gündemiyle değil uzun vadeli kalkınma perspektifiyle planlanması gereken bir şehir olduğunu söyledi. Kış, Mersin’in tarım, sanayi, lojistik ve turizm alanlarında Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayan stratejik bir merkez olduğuna dikkat çekerek, kentin potansiyelinin doğru planlama ve güçlü altyapı yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “Mersin artık kendi haline bırakılacak bir şehir değil” diyen Kış, küresel ticarette yaşanan dönüşümün Mersin için önemli fırsatlar barındırdığını ifade etti. Jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki değişimin Doğu Akdeniz’de yeni lojistik merkezleri ön plana çıkardığını belirten Kış, Mersin’in bu süreçte güvenli bir ticaret koridoru ve liman kenti olarak öne çıkabileceğini söyledi. “Potansiyel tek başına yetmez” Mersin’in sahip olduğu potansiyelin doğru yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kış, özellikle lojistik altyapı, sanayi bölgeleri ve ticaret bağlantılarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Kış, “Liman yapmak tek başına yeterli değildir. O limana dünya ticaretinin rotasını getirecek planlamayı da yapmak gerekir. Mersin’in rekabet gücünü artıracak yatırımların gecikmesi yalnızca kente değil Türkiye ekonomisine de zarar verir” dedi.  “Mersin’in sorunlarını Meclis’te gündeme taşımaya devam edeceğiz” Ziyarette Mersin’de devam eden ve uzun süredir gündemde olan altyapı projeleri de ele alındı. CHP’li Kış, kentin ulaşım ve altyapı sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sürekli gündeme getirdiklerini belirterek, özellikle D-400 Karayolu’ndaki yoğunluk ve güvenlik sorunlarını defalarca dile getirdiklerini ifade etti. Kış, Çeşmeli-Taşucu otoyolu ve Akdeniz Sahil Yolu gibi projelerin yalnızca ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda turizm ve ticaret açısından da stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Tarım açısından büyük önem taşıyan Pamukluk Barajı ve su yönetimi konularının da yakından takip edildiğini belirten Kış, Mersin’in üretim gücünün sürdürülebilir olması için tarımsal altyapı yatırımlarının tamamlanması gerektiğini dile getirdi. “Mersin için ortak akıl şart” Toplantıda MTSO’nun Mersin’in uzun vadeli ekonomik vizyonuna yönelik yürüttüğü çalışmalar da değerlendirildi. MTSO’nun 2050 ve 2075 perspektifiyle yürüttüğü planlama çalışmalarının önemli olduğunu belirten Kış, iş dünyası ile kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin kentin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi. Kış, “Bir şehrin gelişmesi yalnızca iş dünyasının çabasıyla değil, aynı zamanda o şehrin sorunlarının Ankara’da güçlü bir şekilde dile getirilmesiyle mümkündür. Biz Mersin’in meselelerini Meclis’te takip etmeye devam edeceğiz” dedi. Ziyaretin sonunda Mersin iş dünyasının beklentileri ve kentin ekonomik gelişimine yönelik öneriler karşılıklı olarak değerlendirildi.

Kasım Ayı Fiyatlarıyla Mart Sonuna Kadar Sabit Fiyat Uygulaması Haber

Kasım Ayı Fiyatlarıyla Mart Sonuna Kadar Sabit Fiyat Uygulaması

Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerinde yaşanabilecek fiyat artışlarının vatandaşlar üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla Reis Gıda, pirinç, bakliyat ve bulgur çeşitleriyle Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar geçerli olacak sabit fiyat uygulamasını hayata geçirdi. Söz konusu uygulama, 31 Ocak 2026 tarihinde Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile gerçekleştirilen sektör toplantısında da gündeme geldi. Toplantıda, Ramazan ayında gıda fiyatlarının seyri değerlendirilirken, Reis Gıda’nın sabit fiyat yaklaşımı sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, alınan kararın toplumsal bir sorumluluğun sonucu olduğunu vurguladı: “Ramazan ayı, kuru gıda tüketiminin arttığı, aile sofralarının daha da önem kazandığı özel bir dönem. Özellikle Ramazan ayı öncesinde bu yaklaşımı toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz.” Mehmet Reis, sabit fiyat uygulamasını Türkiye’de ilk kez 1994 yılı Ramazan ayı öncesinde hayata geçirdiklerini; 1995 yılında bu yaklaşımı sürdürdüklerini, 2001 ekonomik krizi döneminde fiyatlarını dondurduklarını ve sonraki yıllarda özellikle Ramazan dönemlerinde bu uygulamayı istikrarlı biçimde devam ettirdiklerini hatırlattı. Geçtiğimiz yıl ise Ramazan ayı sonuna kadar yaklaşık 80 gün boyunca sabit fiyat uygulandığını belirten Reis, bu adımların tüketicilerin alım gücünü desteklemeyi ve piyasada dengeli bir fiyat ortamına katkı sunmayı amaçladığını ifade etti. Bu yıl atılan adımın daha kapsamlı olduğuna dikkat çeken Mehmet Reis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl bir adım daha ileri giderek Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar sabit fiyat uygulamasına geçtik. Bu da 5 aylık bir fiyat sabitleme anlamına geliyor. Bu karar; planlama, tedarik, stok yönetimi ve disiplinli bir süreci gerektiriyor.” 31 Ocak’ta gerçekleştirilen sektör toplantısında da vurgulandığı üzere, Reis markasına duyulan güvenin temelinde 45 yılı aşan sektör tecrübesi, üstün kalite anlayışı ve sürdürülebilir fiyat politikası yer alıyor. Reis Gıda, güvenilir gıdayı erişilebilir kılmaya devam edeceğini vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.