Hava Durumu

#Planlı Üretim

Kırsal Haber - Planlı Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlı Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı Haber

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yemde fahiş fiyat artışlarına giden işletmelere ilişkin, "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için herhangi toleransımız olmayacak." dedi. Bakan Yumaklı, Serik ilçesinde bir otelde düzenlenen "TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi" programında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında olunduğunu söyledi. Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. "YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİ PLANLI ÜRETİM KAPSAMINA ALDIK" Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğunu ifade etti. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikâyet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." "İNSANIMIZIN MENFAATİNE OLACAK HER ŞEYİ MİKRODA DA MAKRODA DA YAPMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİZ" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti. “KURAKLIK RİSKİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ATLATTIK" Meteorolojik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde ciddi bir artış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu. Bu dönem hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesinin Türkiye adına şans olacağını ifade eden Yumaklı, meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın rekolteye sahip olacağını öngördüklerini söyledi. Konuşmaların ardından, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Bakan Yumaklı'ya hediye takdim etti. Daha sonra yem sergisinin açılışını gerçekleştiren protokol üyeleri sergiyi gezdi.

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket! Haber

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bugün itibarıyla sona eren 2025-2026 su ürünleri av sezonunu değerlendirdi. Yaklaşık 245 bin tonluk avlanma miktarıyla son yılların en verimli hamsi sezonunun yaşandığını belirten Yumaklı, "Hem balıkçımız kazandı hem sofralarımız bereketlendi" dedi. ​Denizlerde 1 Eylül’de "Vira Bismillah" diyerek başlayan av sezonu bugün itibarıyla kapandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geride kalan sezonun verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir dönem olduğunu vurguladı. Özellikle Türkiye'nin mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan hamside ulaşılan rakamlar, sektörde büyük memnuniyet yarattı. ​Hamside Son Yılların En Yüksek Verimi ​Bakan Yumaklı, sezon boyunca uygulanan stratejik adımların meyvelerini verdiğini belirterek şu verileri paylaştı: ​Hamsi Avı Miktarı: Yaklaşık 245 bin ton. ​Başarı Faktörü: Gemi bazlı kota sistemi, planlı üretim ve koruma-kullanma dengesi. ​Yumaklı, "Kaynaklarımızı koruyarak yürüttüğümüz bu süreçle sadece bugünü değil, denizlerimizin geleceğini de güvence altına aldık. Atılan her ağ, denizlerimizdeki doğal dengenin korunmasına hizmet etti," ifadelerini kullandı. ​"Planlı Üretim ve Kota Sistemi Kazandırdı" ​Balıkçılık sektöründe hayata geçirilen gemi bazlı kota uygulamasının önemine değinen Bakan Yumaklı, bu sayede aşırı avcılığın önüne geçildiğini ve piyasada fiyat istikrarının sağlandığını belirtti. Planlı üretim modeli sayesinde balıkçıların daha verimli bir sezon geçirdiğini vurgulayan Yumaklı, denizlerdeki doğal yaşamı koruma odaklı politikaların devam edeceğinin sinyalini verdi. ​Balıkçılara Teşekkür: "Rastgele Diyen Ellere Sağlık" ​Sezonu "bereketin şükrüyle" tamamladıklarını ifade eden Yumaklı, zorlu deniz şartlarında çalışan balıkçıları da unutmadı: ​"Hırçın dalgalara göğüs geren, ağlarını her sabah 'rastgele' diyerek denize bırakan tüm reislerimize ve balıkçı kardeşlerimize emekleri için yürekten teşekkür ediyorum."

19,5 Milyar TL’lik Tarımsal Destek Ödemeleri Hesaplara Yatıyor! Haber

19,5 Milyar TL’lik Tarımsal Destek Ödemeleri Hesaplara Yatıyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üreticilerin merakla beklediği destek paketinin detaylarını açıkladı. Toplamda 19 milyar 538 milyon 43 bin lira tutarındaki tarımsal destekleme ödemesi bugün itibarıyla çiftçilerin hesaplarına aktarılmaya başlanıyor. ​Bakan Yumaklı: "Üreticimizin Gücüne Güç Katıyoruz" ​Bakan Yumaklı, sosyal medya hesapları ve resmi kanallar aracılığıyla yaptığı açıklamada, üretimin sürekliliğine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: ​"Üreticimizin gücüne güç katıyor, bereketi birlikte artırıyoruz. 19 milyar 538 milyon TL tarımsal destek ödemesini çiftçilerimizin hesaplarına aktarıyoruz. Hayırlı ve bereketli olsun." ​19,5 Milyar TL'lik Desteğin Detayları Neler? ​Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre, ödemelerin aslan payı "Planlı Üretim Desteği" kalemine ayrıldı. İşte ödeme kalemlerinin tam listesi: ​Planlı Üretim Desteği: 19.484.148.403 TL ​Kırsal Kalkınma Yatırımları Desteği: 49.686.547 TL ​Hayvan Gen Kaynakları Desteği: 4.208.050 TL ​Bu dev bütçe ile hem bitkisel üretimin planlanması hem de hayvancılık ve kırsal kalkınma projelerinin ivme kazanması hedefleniyor. ​Ödeme Takvimi: Paralar Ne Zaman Yatacak? ​Üreticiler, TCKN ve VKN son hanelerine göre ödemelerini alabilecekler. Bakanlık, sistemde yoğunluk oluşmaması adına ödemeleri belirli bir takvime göre gerçekleştiriyor. ​TCKN ve VKN Son Hanesine Dikkat! ​10 Nisan 2026 saat 18:00 itibarıyla ödemesi yapılacak gruplar: ​TC Kimlik Numarası (TCKN) son hanesi: 0, 2 ve 4 olanlar. ​Vergi Kimlik Numarası (VKN) son hanesi: 0, 1, 2, 3, 4, 5, 7 ve 9 olanlar. ​Yukarıdaki kriterlere uyan üreticilerin Planlı Üretim Desteği ve diğer tüm kalemlerdeki ödemeleri bu akşamdan itibaren banka hesaplarında olacak. ​Çiftçi Destek Ödemesi Nasıl Sorgulanır? ​Üreticiler, hesaplarına yatan destekleme ödemelerini e-Devlet kapısı üzerinden "Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)" sorgulama ekranını kullanarak veya ilgili bankaların mobil şubeleri aracılığıyla takip edebilirler.

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor! Haber

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Konya’da düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi'nde tarım sektörü için kritik açıklamalarda bulundu. Geçen yıl yaşanan kuraklık ve don hadiselerinin ardından bu yılki yağışların umut verici olduğunu belirten Yumaklı, "Herhangi bir problem yaşanmazsa rekor kıracağımıza inanıyorum" dedi. ​"Geçen Yılın Kaybını Misliyle Geri Alacağız" ​Bakan Yumaklı, 2023 yılında kırılan üretim rekorunun ardından geçen yıl iklimsel faktörler nedeniyle yaşanan rekolte kaybının bu yıl telafi edileceğini vurguladı. Yağış verilerinin çok yakından takip edildiğini ifade eden Yumaklı, şu değerlendirmeyi yaptı: ​"Altyapımız sağlam. Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. İnşallah geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız." ​TMO Hazır: "Üreticiyi Fiyatlarla Koruyacağız" ​Rekor üretim beklentisinin piyasada fiyat kaygısı yaratmaması gerektiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığıyla müdahale mekanizmalarının hazır olduğunu söyledi. Üreticinin maliyet artışlarının alım fiyatlarına mutlaka yansıtılacağını belirten Yumaklı, "Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız. Devletimizin kadim kurumları, üreticinin problem yaşamasına müsaade etmeyecek" diye konuştu. ​Planlı Üretimde Yeni Faz: Kayıtlılık ve Verimlilik ​Tarımda planlı üretim modelinin ilk yılının başarıyla tamamlandığını açıklayan Yumaklı, üretimin artık daha disiplinli bir şekilde kontrol edileceğini belirtti. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin uydu görüntüleri ve coğrafi bilgi sistemleri ile entegre edildiğini, bu sayede kayıt dışılığın önüne geçilirken verimliliğin artırıldığını ifade etti. ​İşlenmeyen Arazilerin %65'i Üretime Kazandırıldı ​Kamuoyunda tartışmalara neden olan "işlenmeyen arazilerin kiralanması" konusuna da açıklık getiren Bakan Yumaklı, uygulamanın meyvelerini vermeye başladığını duyurdu: ​Milli Servet Vurgusu: 2 yıl üst üste işlenmeyen arazilerin ekonomiye kazandırılması hedeflendi. ​Büyük Başarı: Uygulama duyurulduktan sonra tespit edilen arazilerin yüzde 65'i sahipleri tarafından işlenmeye veya işletilmeye başlandı. ​Konya Ziyareti ve Kültürel İncelemeler ​Kongre sonrası Konya Valisi İbrahim Akın ve Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı ziyaret eden Yumaklı, kentteki tarımsal yatırımlar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Konya'nın dijital tanıtım ofislerini gezerek şehrin kültürel mirası ve projeleri hakkında incelemelerde bulundu.

Bu Yaklaşım Tarımın Yapısal Sorunlarını Çözmekten Uzak Haber

Bu Yaklaşım Tarımın Yapısal Sorunlarını Çözmekten Uzak

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, son günlerde kamuoyunda gündeme gelen destekleme haberlerinin tarımın yapısal sorunlarını çözmekten uzak olduğunu ifade etti. Basında “çiftçiye nefes aldıracak” bir adım olarak sunulan “planlı üretim yapan çiftçinin mazot maliyetinin tamamı, gübresinin ise yarısı karşılanacak” haberleri kamuoyuna olumlu bir gelişme gibi yansıtılsa da, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal bu yaklaşımın tarımın yapısal sorunlarını çözmekten uzak olduğunu belirtti. Sarıbal, desteklerin kurgulanma biçimine dikkati çekerek, “Bakanlığın konuya ilişkin resmi bir açıklaması bulunmazken, basına yansıyan bilgiler üzerinden görüyoruz ki maliyetler hızla artarken desteklerin bu artışlara paralel ve doğrudan bağlı olmaması, bu modeli ekonomik gerçeklikten koparıyor. Tam anlamıyla ne Musa’ya ne İsa’ya yarıyor” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024 yılında destekleme modelini kökten değiştirdiğini ve 1 Ocak 2025 itibarıyla bitkisel üretimde “katsayı” sistemine geçildiğini kaydeden Sarıbal, bu değişiklikle birlikte yıllardır uygulanan mazot ve gübre desteklerinin kaldırıldığını, yerine “temel destek” adı altında yeni bir sistem getirildiğini hatırlattı. Milletvekili Sarıbal, “2023 yılında 11 milyar 318 milyon lira olan mazot desteği yüzde 41,9 artışla 2024’te 16 milyar 57 milyon liraya çıkarıldı. 2025 yılı ödemesi ise yüzde 25 artışla 20 milyar 77 milyon liraydı. Mazot desteğinin toplam destekleme bütçesindeki payı bu 3 yılda yüzde 17,9’dan yüzde 14,9’a geriledi. Gübre desteği ise 2023’te 4 milyar 638 milyon lirayken 2024’te yüzde 7 artışla 4 milyar 965 milyon liraya çıkarıldı. 2025 bütçesinde öngörülen gübre desteği 8 milyar 281 milyon liraydı. 2025 üretim yılı destekleri belirlenirken mazotun litresi yaklaşık 40 lira seviyesindeydi. Bugün ise 70 liranın üzerine çıktı. Yani mazot fiyatı neredeyse yüzde 80–100 aralığında arttı. Gübre fiyatlarında da aynı dönemde yüzde 40–60 bandında artış yaşandı.2025 üretim yılı için çiftçiye dekar başına 244 TL temel destek verilmesi kararlaştırıldı. Her ürün için belirlenen katsayılarla bu rakam çarpılarak destek miktarı belirlendi. Örneğin buğday ve arpada katsayı 1,3 olduğu için çiftçi dekar başına 317 TL temel destek alacak. Eğer planlı üretim kapsamındaki havzada üretim yapıyorsa buna 317 TL planlı üretim desteği, ayrıca şartları sağlıyorsa 122 TL sertifikalı tohum desteği ekleniyor. 2026 yılı için katsayı sistemi devam ettirildi ve temel destek 244 TL’den 310 TL’ye çıkarıldı. Bunun yanında planlı üretim desteği de yine katsayı üzerinden veriliyor ve sadece Bakanlığın belirlediği havzalarda, belirlenen ürünleri eken çiftçiler bu destekten yararlanabiliyor. Havza dışında üretim yapan çiftçi ise bu desteklerin dışında kalıyor” ifadelerini kullandı. DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMİYOR 2025 üretim yılına ait desteklerin 2026 bütçesinden ve çoğu zaman bir yıl gecikmeyle ödendiğini kaydeden Sarıbal, “Çiftçi mazotu, gübreyi bugün peşin alıyor; ama desteği aylar hatta yıllar sonra alabiliyor. Bu da desteğin maliyeti düşüren bir araç olmaktan çıkarıyor. Verilen destek, çiftçinin artan maliyetini gerçekten karşılıyor mu, zamanında ulaşıyor mu ve üretimi sürdürülebilir kılıyor mu, bunu sorgulamak gerek. Atılan her adım önemli. Bakanlık’tan resmi bir açıklama yapılmamasına rağmen, basında çıkan haberleri dikkate alarak söyleyebilirim ki bu model, üretimi güçlendiren, çiftçiyi koruyan, gıda arzını güvence altına alan yapısal bir çözüm olmaktan uzak. Daha çok, mevcut sorunları öteleyen ve günü kurtarmaya dönük bir düzenleme niteliği taşıyor. Tarım, öngörülebilir, maliyetlere duyarlı ve üretimi merkeze alan köklü bir destekleme sistemine ihtiyaç duyuyor” diye konuştu. KAPSAYICI DESTEKLEME ŞART! Destekleme politikasının, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilere dönük olduğunu, mazot ve gübre tüketiminin sahada doğru ve gerçekçi biçimde analiz edilmesi ve desteklerin bu maliyetlerin gerçek karşılığı olacak şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, “İçinde bulunduğumuz dönem bir savaş ve çoklu kriz sürecidir. Böyle bir dönemde üretimi ayakta tutan çiftçileri kategorilere ayırmak, desteklemenin dışında bırakmak ya da gecikmeli ve yetersiz desteklerle yalnız bırakmak kabul edilemez. Bu koşullarda yapılması gereken, üretimin tamamını koruyan, kapsayıcı ve zamanında destekleyen bir model kurmaktır” dedi.

Depolarda Bekleyen Tütün Çiftçinin Sırtında Borç Yüküne Dönüştü Haber

Depolarda Bekleyen Tütün Çiftçinin Sırtında Borç Yüküne Dönüştü

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tütünde alımların geciktirilmesi, sözleşme fiyatlarının tek taraflı olarak düşürülmesi ve şirketlerin belirsiz alım politikalarının üreticiyi ciddi bir mağduriyetle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Ürünlerin hala depolarda beklediğini belirten Sarıbal, “Mart ayı geldi ama ortada ne net bir alım takvimi var ne de üreticiyi rahatlatacak bir açıklama. Sözleşmeler çiftçinin aleyhine düzenleniyor. Alım takvimi belirsiz, fiyat tek taraflı aşağı çekiliyor. Bu, üreticiyi çaresiz bırakma düzenidir” dedi. Tütün üreticisinin maliyet baskısı altında olduğunu belirten Sarıbal, üretim maliyetinin kilogram başına ortalama 260 TL olduğunu hatırlatarak, “Sözleşme fiyatı 300 liraydı. Şimdi şirketlerin 220–250 lira bandında alım planladığı konuşuluyor. Bu, çiftçinin emeğinin ve alın terinin yok sayılması demektir” ifadelerini kullandı. Üreticinin yeni sezon için tarlaya hazırlanması gerekirken geçen yılın ürününü bile teslim edemediğini söyleyen Sarıbal, depolarda bekleyen tütünün çiftçinin sırtında borç yüküne dönüştüğünü ifade etti. TEKEL ÖZELLEŞTİRİLDİ, TÜRKİYE İTHALATA TESLİM EDİLDİ Türkiye’nin 2025 yılında işlenmemiş yaprak tütün ile sigara üretimine hazır hale getirilmiş ayıklanmış tütün ve tütün döküntüleri dış ticaret verilerine göre; 43 bin ton tütün ihraç ettiğini ve bunun karşılığında 346,5 milyon dolar gelir elde edildiğini belirten Sarıbal, “Aynı dönemde, 79,8 bin ton tütün ithal edildi ve bunun için 553,9 milyon dolar ödeme yapıldı. 1980 sonrası dönemde uygulanan neoliberal politikalar kapsamında, tütün ve tütün mamullerinin üretimi ile ticareti şirketlere bırakıldı. 1925 yılında Reji İdaresi yabancılardan satın alınarak kurulan TEKEL, özelleştirme adı altında yabancı sermayeye teslim edildi. Destekleme alımlarının kaldırılması, yerine sözleşmeli üretim sisteminin getirilmesi, TEKEL’in özelleştirilmesi, üretim maliyetlerindeki artış ve ithal tütün kullanımının yaygınlaşması; tütün üreticisinin gelirlerini ciddi şekilde azalttı. 2009 yılında 182 bin üreticiden tütün alımı yapılmışken, 2024 yılında 43 bin üreticiden tütün alımı yapıldı. Sözleşmeli üretimde devletin bir garantör olarak devreye girmesi gerekmektedir. TEKEL benzeri bir örgüt yeniden hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı. TARIM DESTEKLENMEZSE HER ULUSLARARASI KRİZ TÜRKİYE’DE GIDA KRİZİNE DÖNÜŞÜR 2025 yılında çiftçilerin bir yandan zirai don, kuraklık ve sel felaketleriyle mücadele ederken, diğer yandan ürününü maliyetinin altında satmak zorunda bırakıldığını belirten Sarıbal, “Uygulanan politikalar üretimi caydırdı, çiftçiyi borçlandırdı ve üretimden kopuşu hızlandırdı. Çiftçiyi zarar ettirip toprağından koparan, mülksüzleştiren; verimli tarım arazilerini ve meraları imara açan iktidarın politikası sonucunda tüketici pahalı gıdaya mahkum edildi. Üreten kazanamadı, tüketen ucuz gıdaya erişemedi. Üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 229’a ulaştı. Uluslararası piyasalarda 27 Şubat’ta ton başına 490 dolar/ton seviyesinde bulunan üre gübresi fiyatı bir hafta içinde 595 dolara yükseldi. Mısır’da mart ve nisan sevkiyatları için fiyatların 625 dolar/ton seviyesine çıktığı belirtilirken yurt içi piyasada da yeni fiyat listeleri açıklanmaya başladı. Bayilere gönderilen son listelerde DAP gübresinin ton fiyatı 34 bin liradan 37 bin liraya, üre gübresinin ton fiyatı ise 26 bin liradan 28 bin liraya yükseldi. Şimdiden ham petrol fiyatları yüzde 70’den fazla artarak 9 Mart itibariyle artarak 60 dolardan 103 dolara kadar çıktı. Doğalgaz fiyatları yüzde 80’e yakın arttı. Savaşın uzun sürmesi halinde ham petrol fiyatlarının 200 dolarlara varabileceği tahminleri yapılıyor. Önümüzdeki dönem, enflasyonun yükseldiği, bütçe açıklarının arttığı dönem olacak. Tarımda planlı üretim, kamusal destek mekanizması kurulmazsa; her uluslararası kriz Türkiye’de gıda krizine dönüşür” diye konuştu.

Tavuk Eti İhracat Yasağı Sektörü Krize Sürüklüyor Haber

Tavuk Eti İhracat Yasağı Sektörü Krize Sürüklüyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında tavuk eti ihracatına getirilen yasakların sektörü krize sürüklediğini belirterek, alınan kararın yıllar içinde elde edilen kazanımları ciddi biçimde riske attığını söyledi. Türkiye’nin tavuk eti üretiminde dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığını hatırlatan Sarıbal, beyaz etin ekonomik fiyatı, erişilebilirliği ve sağlıklı bir protein kaynağı olması nedeniyle halkın sofrasında kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yıllık üretimin yaklaşık 2,8 milyon ton düzeyinde olduğunu ifade eden Sarıbal, Türkiye’nin başta Arap ülkeleri ve Dubai olmak üzere yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapan güçlü bir tedarikçi konumunda bulunduğunu kaydetti. Son bir yılda yem, enerji ve diğer girdi maliyetlerinde yaşanan hızlı artışa dikkati çeken Sarıbal, üreticilerin 1 Ocak 2025 ve 1 Ocak 2026 süreçlerinde yüzde 15’lik fiyat güncellemesi talep ettiğini, Ticaret Bakanlığı’nın ise bu talebe ihracat yasağıyla karşılık verdiğini söyledi. Fahiş fiyatları önleme gerekçesiyle alınan kararın sorunu çözmek bir yana, krizi daha da derinleştirdiğini ifade etti. BİR GECEDE PAZAR KAYBI İhracat yasağıyla birlikte küresel pazarlarda kazanılan payın rakip ülkelere teslim edildiğini belirten Sarıbal, imzalanmış sözleşmelerin ve teslim taahhütlerinin yok sayıldığını, ani yasak kararının firmaları ciddi tazminat yükümlülükleriyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. TÜİK’in 2025 yılına ilişkin 11 aylık verilerini paylaşan Sarıbal, yasaklar yerine planlı üretim ve ihracat politikasının gerekliliğine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Tavuk eti üretimi 2024 yılında 2 milyon 512 bin tondu. 2025’te ise yüzde 11,6 artışla yaklaşık 2 milyon 800 bin tona yükseldi. Aynı dönemde ihracat miktarı yüzde 21,2 artarak 452 bin tondan 548 bin tona çıktı. İhracat geliri 739 milyon dolardan 763 milyon dolara ulaştı. Tarım politikası; üreticiyi, ihracatçıyı ve halkın sofrasını birlikte koruma meselesidir. Yasaklarla değil, kamucu akılla yönetilen bir tarım politikası hem mümkündür hem de zorunludur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.