Hava Durumu

#Planlı Üretim

Kırsal Haber - Planlı Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlı Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti Lideri Özel: "Alım Garantili Yeni Bir Tarım Dönemi Başlatacağız" Haber

YENİ Parti Lideri Özel: "Alım Garantili Yeni Bir Tarım Dönemi Başlatacağız"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa'nın Mudanya ilçesinde üzüm üreticileriyle bir araya gelerek tarım politikalarına ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı maliyet krizine ve gıda enflasyonuna dikkat çeken Özel, "Alım garantili ve planlı yeni bir tarım dönemini başlatacağız" dedi. ​YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mudanya Mütarekesi’nin yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ziyaret ettiği Bursa'da, Mudanya'ya bağlı Çağrışan Mahallesi'nde köylüler ve üzüm üreticileriyle buluştu. Mudanya Belediye Başkanı, il ve ilçe başkanları ile Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım Politikaları Başkanı Sencer Solakoğlu’nun da katıldığı buluşmada tarımdaki girdi maliyetleri, genç çiftçi sayısındaki düşüş ve gıda enflasyonu masaya yatırıldı. ​"4 Kilo Çağrışan Karası Ancak 1 Litre Mazot Alabiliyor" ​Çağrışan Köyü’nde üreticilerin ikram ettiği doğal koruk suyunu içerek köy kahvesinde köylülerle sohbet eden Özgür Özel, bölgenin simge ürünlerinden biri olan Çağrışan Karası üzümünün maliyet analizini yaptı. ​Kendi memleketi Manisa’daki üreticilik tecrübelerinden bahseden Özel, üzüm fiyatları ve mazot artışı arasındaki uçuruma dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ​"Geçen yıl sele kapılmış, çere-çöpe karışmış ve alkol üretimi için satılan şaraplık üzümün kilosu 20 liraydı ve mazot 50 liraydı. Bu yıl Türkiye’nin en güzel sofralık üzümlerinden biri olan Çağrışan Karası halde 25 liraya satılıyor; ancak mazot 98 lira olmuş durumda. Geçen sene 2,5 kilo şaraplık üzüm 1 litre mazot alırken, bu sene 4 kilo birinci sınıf Çağrışan Karası ancak 1 litre mazot alabiliyor. Sadece hasat ve işçilik maliyeti kilo başına 12 lirayı bulurken, toplam maliyeti 25 lira olan ürünü çiftçiden 25 liraya almaya çalışıyorlar. Bu şartlarda geçinmek mümkün değil." ​"Türkiye'deki En Büyük Beka Sorunu Tarımdaki Çöküştür" ​Türkiye'de ortalama çiftçi yaşının Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde 36'dan 57-58 seviyesine yükseldiğini belirten Özgür Özel, gençlerin çiftçilikten uzaklaşmasının büyük bir risk taşıdığını vurguladı. Gençlerin üçte ikisinin asgari ücretle sanayide çalışmayı tercih ettiğini ifade eden Özel, gıda güvenliğinin bir beka meselesi haline geldiğini söyledi. ​Türkiye’nin dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ilk dört ülkeden biri haline geldiğini belirten YENİ Parti lideri: ​"Dünyada kendi kendine yeten ülkelerden biriyken bugün gıda enflasyonunda İran, Venezuela ve Arjantin ile aynı gruptayız. Bizim dışımızdaki 177 ülkede gıda enflasyonu bizden düşük. Avrupa’da gıda enflasyonu %0,9 seviyelerine düşmüşken, bizim verimli topraklarımıza rağmen gıda enflasyonumuz %30, gerçekte ise %150-160 bandında. Toprağımız, çiftçimiz, ekipmanımız var ama yanlış politikalar yüzünden büyük bir sıkıntı yaşıyoruz." dedi. ​"Köprüye, Tünele, Hastaneye Garanti Var; Çiftçiye Alım Garantisi Yok" ​Bursa Çevre Yolu'nun ve özelleştirilen köprü ile otoyolların üretim maliyetlerini daha da artıracağına değinen Özgür Özel, köprü geçişleri, otoyollar, Şehir Hastaneleri ve çalışmayan havalimanları için verilen garantileri hatırlatarak sitem etti: ​"Osmangazi Köprüsü’ne, Avrasya Tüneli’ne, Zafer Havalimanı’na, Şehir Hastaneleri’ne garanti var. Kime garanti yok? Yoksula, çiftçiye, Çağrışan Karası’nı veya siyah inciri yetiştiren Bursalı köylüye geçim garantisi yok. Niye yok? Çünkü alım garantisi yok, planlama yok. Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapattılar, 'Kim ne biliyorsa onu eksin' dediler. Çiftçiden kredi için tapu ipoteği, memur kefil, Tarsim sigortası isteniyor; ancak afet olduğunda 'Tarsim bunu kapsamıyor' diyerek üretici yüzüstü bırakılıyor." ​Çözüm Yolu: Planlı Üretim ve Sıfır Faizli İşletme Sermayesi ​Tarımda yaşanan krizin çözümünü maddeler halinde sıralayan Özel, YENİ Parti iktidarında hayata geçirecekleri yeni tarım modelini anlattı: ​Planlı Üretim ve Doğru Teşvik: Dünya ve Türkiye pazarının ihtiyaçları önceden analiz edilecek. Hangi ürünün nerede daha verimli yetişeceği belirlenerek doğru yere doğru destek verilecek. ​Aracı Sömürüsüne Son: Devlet; soğuk hava depoları, lisanslı depoculuk ve alım anlaşmalarıyla üreticinin yanında yer alacak. ​Alım Garantisi ve Düşük Faizli Kredi: Çiftçi toprağını ipotek ettirmek zorunda kalmayacak. Gelecek seneki ürünün karşılığında düşük veya sıfır faizli işletme sermayesi sağlanarak alım garantili sistem kurulacak. ​Gıda Güvenliği ve Stratejik Ürünler: Bursa’nın inciri, şeftalisi, kestanesi gibi stratejik ürünler koruma altına alınarak uluslararası pazarlara taşınacak. ​"Bursa’dan Tarım Bakanı Çıkaracağız" ​Kendi geçmişinden ve çiftçilik kökeninden bahseden Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: ​"Ben bağ arasından, pamuk tarlasından geliyorum. 12 yaşında traktör üzerinde kültivatör çekmiş, ahırda kürek sallamış, süt sağmış biriyim. Çiftçinin emeğini en iyi ben bilirim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi 'Çiftçi milletin efendisidir' anlayışını yeniden hâkim kılacağız. Allah’ın izinle Bursa’dan bir Tarım Bakanı çıkaracağız ve çiftçimizin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yeri alırken tarım toprakları heba edilmeyecek. Bugün ana muhalefet lideri olarak geldiğim bu köye, bir dahaki sefere iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim."

Türkiye Un İhracatında Dünya Liderliğini Sürdürüyor Haber

Türkiye Un İhracatında Dünya Liderliğini Sürdürüyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin 2005’ten bu yana dünya un ihracatında birinci sırada yer aldığını, makarna ihracatında ise dünya ikincisi olduğunu açıkladı. Yumaklı, buğdayda 24,5 milyon ton, arpada 10 milyon ton üretim beklendiğini belirterek iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen Uluslararası Operatif Değirmenciler Birliği (IAOM) Avrasya Konferansı’nın açılışında Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki üretim gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine ulaştığını belirten Yumaklı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son 10 yılda 1 milyar dolar seviyesinden 3 milyar doların üzerine çıktığını söyledi. Yumaklı, 5 milyar dolarlık ticaret hedefine kısa sürede ulaşılacağına inandığını ifade etti. Hububat üretiminde yeni rekor beklentisi İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Yumaklı, Türkiye’nin son dönemlerde kuraklık ve zirai donun etkilerini yakından yaşadığını belirtti. Geçen yıl kuraklık ve zirai don nedeniyle hububat üretiminde ciddi düşüş yaşandığını aktaran Yumaklı, bu yıl ise yağışların etkisiyle buğday üretiminin 24,5 milyon tona, arpa üretiminin ise 10 milyon tona ulaşmasının beklendiğini bildirdi. Bu rakamların geçen yıla göre yüzde 44'lük artış anlamına geldiğini belirten Yumaklı, iki üretim sezonu arasındaki büyük farkın iklimin tarım üzerindeki etkisinin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. TMO'dan 12,3 milyon ton hububat alımı Üretimde yaşanan dalgalanmalara karşı üreticilerin desteklendiğini belirten Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bu yıl ülke genelindeki yüzlerce alım merkezinde 12,3 milyon ton hububat alımı gerçekleştirdiğini açıkladı. Yumaklı, söz konusu miktarın TMO tarihindeki en yüksek alım olduğunu belirterek, devir stokları ve yeni alımlarla birlikte kurumun elindeki hububat stokunun da tarihi seviyeye ulaştığını ifade etti. TMO'nun güncel hububat stokunun 17,5 milyon ton olduğunu aktaran Yumaklı, güçlü üretimin tek başına gıda arz güvenliğini sağlamaya yeterli olmadığını vurguladı. Tarım politikalarında su ve planlı üretim vurgusu İklim koşullarının tarımsal üretimde öngörülemeyen değişimlere yol açabileceğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin su kaynaklarının verimli kullanılması, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin yaygınlaştırılması ve planlı üretimin geliştirilmesine yönelik politikalar uyguladığını söyledi. Kriz dönemlerinde gıda arz güvenliğinin korunması amacıyla stok ve depolama kapasitesinin de güçlendirildiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki deneyimlerini kardeş ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunu kaydetti. Yumaklı, gıda güvenliğinin yalnızca üretim miktarından ibaret olmadığını, ürünlerin tarladan değirmene, değirmenden sofraya kadar kesintisiz şekilde ulaştırılmasının da önem taşıdığını ifade etti. Türkiye un ihracatında dünya lideri Türkiye'nin değirmencilik sektöründeki gücüne de değinen Yumaklı, Türkiye'nin 2005 yılından bu yana dünya un ihracatında birinciliğini koruduğunu belirtti. Yumaklı, Türkiye'nin makarna ihracatında ise dünya ikincisi konumunda bulunduğunu ifade ederek, tarımsal gücün bölgesel iş birlikleriyle daha ileri taşınmasının hedeflendiğini söyledi. Özbekistan'dan Türkiye'nin tarım tecrübesine vurgu Özbekistan Tarım Bakanı İbrohim Abdurahmonov da tarım sektörünün ülkeler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir alan olduğunu belirtti. Hububat sektöründe teknolojinin önemine dikkat çeken Abdurahmonov, konferansta farklı ülkelerden uzmanların bir araya geldiğini ve Türkiye'nin deneyiminin kendileri açısından değer taşıdığını söyledi. Abdurahmonov, Türkiye ile ilişkilerin iyi seviyede olduğunu belirterek, Türkiye'den edinilen tecrübelerin farklı alanlarda uygulanmaya çalışıldığını ifade etti.

Genel Başkan Yardımcısı Demiröz: ''Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli'ne Geçiş Yapmalıyız'' Haber

Genel Başkan Yardımcısı Demiröz: ''Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli'ne Geçiş Yapmalıyız''

Anahtar Parti Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Tarım Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, Türkiye'nin tarımsal üretim planlamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Demiröz, son üç yılın ürün denge raporlarını değerlendirerek mevcut planlı üretim modelinin beklentileri karşılamadığını belirtti ve çözüm için "Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli" çağrısında bulundu. Türkiye'de tarım ürünlerinde arz güvenliğini korumak, arz fazlası veya eksikliğinin önüne geçmek amacıyla 2024 yılında uygulamaya konulan planlı üretim modeli, Anahtar Parti tarafından mercek altına alındı. 2022-2023, 2023-2024 ve 2024-2025 dönemlerine ait Seçilmiş Tarla Ürünlerinde Yeterlilik Dereceleri raporlarını kıyaslayan Tarım Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, mevcut gidişatın endişe verici olduğunu kaydetti. "İhtiyaç Fazlası Ürün Sayısı Düşüyor, Stratejik Ürünlerde Tehlike Çanları Çalıyor" Demiröz, veriler üzerinden yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Planlı üretimin sonuçlarını tam olarak gözlemlemek için henüz erken olduğunun farkındayız. Ancak geride kalan 2 yıllık süreçteki durum, yeni sistemin denetlenmesi ve yönünün olumlu ya da olumsuz hangi tarafa doğru olduğunu göstermesi açısından son derece önemlidir. 2023 yılı itibarıyla 6 farklı ürün grubunda ihtiyaç fazlası üretkenlik varken, 2025 yılına geldiğimizde bu sayı 3’e kadar düşmüştür." Tarıma dayalı sanayinin ana ham maddelerinde kendine yetebilirlik oranlarındaki gerilemeye dikkat çeken Demiröz, kritik ürünlerdeki düşüşü verilerle ortaya koydu: Pamuk (Çiğit): 2022-2023 döneminde %105,9 olan yeterlilik derecesi, 2023-2024'te %97,7'ye ve 2024-2025 döneminde %96,6'ya geriledi. Demiröz, pamuktaki bu düşüşün sanayi açısından endişe verici olduğunu vurguladı. Soya: Kendine yetebilirlik oranının kritik seviyelerde çakılı kaldığını belirten Demiröz; soya yeterliliğinin 2022-2023'te %5,2, 2023-2024'te %4,1 ve 2024-2025'te ise %4,2 seviyesinde kaldığını aktardı. Ayçiçeği: Ayçiçeğinde de tablonun olumsuz olduğunu vurgulayan Demiröz; yeterlilik oranının 2022-2023'te %51,3, 2023-2024'te %71,9 ve 2024-2025 döneminde yeniden gerileyerek %63,2 seviyesinde kaldığını ifade etti. Tahıllar ve Baklagiller: Temel gıda maddelerinden mısırda yeterlilik oranı %85,8'den %73,1'e, arpada ise %90,0'dan %84,6'ya geriledi. Buna karşın nohut %117,5, patates %105,8 ve toplam buğday %104,3 ile kendine yetebilirliğini koruyan nadir ürünler arasında yer aldı. "Yapısal Sorunlar Çözülmeden Planlama İşlemez" Tarımdaki temel sıkıntılara değinen Demiröz, mevcut arzın tam olarak bilinmeden yapılan planlamaların başarılı olamayacağını savundu: "Arz fazlası ya da eksikliğini giderebilmek için öncelikle mevcut arzın ne olduğunu bilmek gerekir. Ayrıca tarımımızın onlarca yıldır devam eden yapısal sorunlarını çözmeden yapacağınız hiçbir plan tutmayacaktır. Bakanlığın mevcut çabası maalesef eski bir binayı boyamaktan başka bir şey değildir." Çözüm Çağrısı: "Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli" Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulunan Hasan Hüseyin Demiröz, Anahtar Parti olarak çözüm önerilerinin hazır olduğunu belirtti: "Sayın Bakan, inadınızdan vazgeçin; milletin sabrı, devletimizin kaybedecek günü kalmadı. Bir an önce Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli'ne geçiş yapmalıyız. Yaklaşık 2 yıldır parti olarak ortaya koymuş olduğumuz politikaları sizlerle istediğiniz bir ortamda görüşmeye açığız. Yeter ki memleket faydalansın."

Türkiye’nin Su Ürünleri Deneyimi St. Petersburg’daki Balıkçılık Forumu’nda Paylaşıldı Haber

Türkiye’nin Su Ürünleri Deneyimi St. Petersburg’daki Balıkçılık Forumu’nda Paylaşıldı

Türkiye’nin su ürünleri sektöründeki üretim deneyimi, planlı üretim yaklaşımı ve sürdürülebilirlik çalışmaları, Rusya’nın St. Petersburg kentinde düzenlenen 9. Küresel Balıkçılık Forumu ve Seafood Expo Russia 2026 kapsamında uluslararası katılımcılarla paylaşıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada Genel Müdür Turgay Türkyılmaz’ın forum ve fuar kapsamında çeşitli temaslarda bulunduğu belirtildi. Türkiye’nin alabalık yetiştiriciliği deneyimi anlatıldı Turgay Türkyılmaz, 9. Küresel Balıkçılık Forumu kapsamında düzenlenen Uluslararası Alabalık Panelinde konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Türkiye’nin alabalık yetiştiriciliğindeki deneyimi, planlı üretim yaklaşımı ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi paylaşıldı. Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde elde ettiği deneyimin uluslararası platformlarda aktarılması, sektördeki uygulamaların farklı ülkelerle paylaşılmasına da imkan sağladı. Venezuela ve Rusya ile ortak çalışma alanları görüşüldü Forum kapsamında Venezuela ve Rusya heyetleriyle de görüşmeler gerçekleştirildi. Temaslarda balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği alanlarında ortak çalışma yapılabilecek konular ele alındı. Görüşmelerde ülkeler arasındaki deneyim paylaşımı ve su ürünleri sektöründe iş birliğinin geliştirilebileceği alanlar değerlendirildi. Su ürünleri ihracatı ve yeni pazar imkanları ele alındı Seafood Expo Russia 2026 kapsamında Türkiye’den fuara katılan su ürünleri yetiştiricileriyle de bir araya gelindi. Görüşmelerde su ürünleri ihracatının geliştirilmesine yönelik sektörün öncelikleri ve yeni pazar imkanları değerlendirildi. Türkiye’nin su ürünleri alanındaki üretim kapasitesi ve sektörel deneyiminin uluslararası platformlarda tanıtılması, ihracatın geliştirilmesine yönelik temasların da önemli başlıkları arasında yer aldı. Türkiye, su ürünleri sektöründeki üretim gücünü, bilgi birikimini ve deneyimini uluslararası platformlarda paylaşmaya devam ediyor.

Türkiye’nin Organize Tarım Bölgeleri Dünya Yatırımcısının Hizmetinde Haber

Türkiye’nin Organize Tarım Bölgeleri Dünya Yatırımcısının Hizmetinde

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin yeni nesil tarımsal üretim üsleri olan Organize Tarım Bölgelerini (OTB) yerli ve uluslararası yatırımcılara tanıtmak amacıyla Türkçe ve İngilizce dillerinde iki kapsamlı rehber yayınladı. 40’ar sayfadan oluşan yayınlar, OTB’lerin sunduğu teşvik mekanizmalarından finansal fizibiliteye kadar geniş bir yatırım haritası sunuyor. Küresel Yatırımcılar İçin Başvuru Kaynağı Hazırlanan “Neden Organize Tarım Bölgesinde Yatırım Yapmalısınız? - Türkiye'nin Tarımsal Üretim Üsleri” başlıklı Türkçe yayın ile İngilizce hazırlanan “Why Invest in an Organized Agricultural Zone? - Türkiye's Agricultural Production Hubs” yayınları, Türkiye’nin tarımsal yatırım potansiyelini küresel pazarlara aktarmayı hedefliyor. Yayınlar; Türkiye’nin tarımsal avantajlarından OTB modelinin sunduğu ayrıcalıklara, modern sera ve hayvancılık tesislerinden teşvik imkânlarına, yatırım süreçlerinden risk analizlerine kadar detaylı bir çerçeve sunuyor. OTB modeli; bitkisel ve hayvansal üretimi işleme, paketleme, depolama, soğuk zincir ve lojistik imkânlarıyla tek bir planlı alan içerisinde birleştiren yeni nesil bir kalkınma modeli olarak öne çıkıyor. Model sayesinde ortak altyapı, imarlı parseller, enerji bağlantıları, arıtma sistemleri, laboratuvar ve veterinerlik hizmetleriyle yatırımcıların başlangıç maliyetlerinin ve operasyonel risklerinin azaltılması amaçlanıyor. 42 İlde 61 OTB Projesi Geliştirildi Yayınlanan rehberlerde yer alan güncel verilere göre, Türkiye genelinde OTB’lere ilişkin öne çıkan göstergeler şu şekildedir: Sayısal Durum: 42 ilde toplam 61 OTB projesi geliştirildi. Bunlardan 46’sı tüzel kişilik kazanırken, 20 OTB’de altyapı çalışmaları tamamlandı ve 16 OTB doğrudan üretime geçti. Üretim Kapasitesi: OTB’lerde yıllık yaklaşık 60 bin ton bitkisel üretim ve 160 bin baş hayvansal üretim kapasitesine ulaşıldı. İstihdam ve Ekonomik Değer: Yaklaşık 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanırken, altyapı çalışmalarına yönlendirilen kamu kaynağı yaklaşık 10 milyar TL’ye ulaştı. OTB’lerin yıllık ekonomik katkısı ise yaklaşık 20 milyar TL olarak hesaplandı. Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Körfez, Rusya ve Orta Asya pazarlarının kesişim noktasında yer alan stratejik konumu da OTB’lerin ihracat potansiyelini güçlendiren temel faktörler arasında gösteriliyor. Yatırımcılara %70’e Varan Hibe ve Çok Katmanlı Teşvikler Rehberlerde yatırımcıların yararlanabileceği finansman araçları da detaylandırıldı. Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı kapsamında yüzde 70’e varan hibe, IPARD kapsamında ise yatırım konusuna göre yüzde 50-75 aralığında hibe imkânları sunuluyor. Ayrıca ilave faiz ve kâr payı indirimleri, genç ve kadın girişimci avantajları, yenilenebilir enerji kullanımı ve sözleşmeli üretime yönelik destekler de yatırımcıların kullanımına sunuluyor. Dr. Osman Yıldız: “OTB’ler Planlı Üretim Gücümüzün Ana Omurgası Olacak” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarım Reformu Genel Müdürü ve IPARD Yönetim Otoritesi Başkanı Dr. Osman Yıldız, OTB modelinin Türkiye’nin planlı üretim vizyonundaki rolüne dikkat çekerek şunları kaydetti: "Tarım Reformu Genel Müdürlüğü olarak temel hedefimiz; tarımsal üretimi planlı, altyapısı sağlam ve kurumsal bir modele dönüştürmektir. Bu vizyonun sahadaki en güçlü yansıması Organize Tarım Bölgeleri olmuştur. Jeotermal seracılık ve entegre hayvancılık odaklı projelerle Türkiye'nin üretim mimarisi yeniden şekillenmektedir. Önümüzdeki dönemde de Organize Tarım Bölgelerini, Türkiye'nin planlı üretim gücünün bir aracı haline getirme kararlılığımızı sürdüreceğiz." Yıldız; OTB’lerin gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam, yenilenebilir enerji kullanımı, sıfır atık yaklaşımı ve ihracat hedefleri bakımından stratejik bir rol üstlendiğini sözlerine ekledi.

Bakan Yumaklı: "Çiftçilerimizi Her Koşulda Desteklemeye Devam Edeceğiz" Haber

Bakan Yumaklı: "Çiftçilerimizi Her Koşulda Desteklemeye Devam Edeceğiz"

Hayvansal üretimde 2026 yılı, bitkisel üretimde 2027 üretim yılı için destek tutarları Resmi Gazete'de yayımlandı. Diğer yandan; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce müjdesini verdiği, bölgedeki savaş ve çatışmalardan dolayı artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünün hafifletilmesine yönelik, 2026 yılı için bitkisel üretimde temel destek ve planlı üretim desteği tutarları da güncellendi. Yeni düzenlemelerle bitkisel üretimden hayvancılığa, arıcılıktan su ürünleri yetiştiriciliğine kadar birçok alanda destekler artırıldı. BİTKİSEL ÜRETİMDE DESTEK KATSAYISI ARTIRILDI “2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" kapsamında, 2026 üretim yılı uygulamaları için dekar başına 310 TL olarak belirlenen destek katsayı değeri, 367 TL olarak güncellendi. Böylece 2025 üretim yılında 244 TL olan dekar başına destek katsayı değeri yüzde 50,4 artmış oldu. 2027 üretim yılı desteklemeleri için ise; destek katsayı değeri 442 TL'ye çıkarıldı. Ürün bazında en yüksek artış ise mercimek ve nohut desteklerinde gerçekleşti. Planlama kapsamında yer alan mercimek ve nohut ürünlerinde planlı üretim desteği yüzde 141 artırılarak dekara 884 TL'ye yükseltildi. Mercimek ve nohut üreten üretici temel ve planlı üretim desteği olarak 2026 üretim yılı için dekara 734 TL destek alırken, 2027 üretim yılı için dekara 1.326 TL destek alacak. Üretim planlaması kapsamına giren ürünlerden buğday, arpa ve mısırda, temel destek ve planlı üretim desteği toplamı 2026 üretim yılı için 806 TL olarak belirlenmişken, bu rakam 954 TL olarak güncellendi. 2027 üretim yılı içinse bu tutar 1.149 TL'ye yükseltildi. Ayçiçeği, fasulye, soya ve kanolada ise 2026 üretim yılı için temel destek ve planlama desteği toplamı 930 TL iken 1.101 TL olarak güncellendi. 2027 üretim yılında bu tutar 1.326 TL'ye çıktı. Pamukta ise 1.395 TL olan tutar 1.652 TL olarak güncellenirken, 2027 için 1.989 TL oldu. Patates, soğan ve aspirde ise 620 TL olan temel destek ve planlama desteği toplamı 734 TL olarak güncellendi, 2027 içinse 884 TL olarak belirlendi. Sertifikalı tohum kullanım desteğinde de önemli artışlar yapıldı. Buna göre 2027 üretim yılında sertifikalı tohum kullanımında dekar başına destek; Soya ve yer fıstığında yüzde 101 artışla 442 TL'ye, Nohut ve yem bezelyesinde yüzde 201 artışla 442 TL'ye, Mercimekte yüzde 141 artışla 353,6 TL'ye çıktı. Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği de bir önceki yıla göre yüzde 40 artırılarak 345 bin 450 TL'den 483 bin 630 TL'ye yükseltildi. HAYVANCILIK DESTEKLERİNDE YÜZDE 43'E VARAN ARTIŞ “2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" kapsamında da 2026 yılı uygulamalarında büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık destekleri artırıldı. Karara göre, büyükbaş hayvancılıkta hayvan başına buzağı temel desteği 1.400 TL'den 2.000 TL'ye, malak desteği ise 2.800 TL'den 4.000 TL'ye çıkarıldı. Bu desteklerdeki artış oranı yüzde 43 oldu. Küçükbaş hayvancılıkta ise hayvan başına kuzu ve oğlak temel desteği yüzde 43 artırılarak 300 TL'den 430 TL'ye yükseltildi. Çoban desteği de yüzde 43 artırılarak 81 bin TL'den 116 bin 100 TL'ye çıkarıldı. ARICILIK, İPEK BÖCEĞİ VE TİFTİK ÜRETİMİ İÇİN DESTEKLER DE ARTIRILDI Karar kapsamında, arıcılık desteğinde, üretici ve yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına verilen temel destek 140 TL'den 250 TL'ye yükseltildi. Örgüt üyesi olmayan üreticiler için ise temel destek tutarı ise kovan başına 100 TL'den 200 TL'ye çıkarıldı. İpek böceği temel desteği yüzde 36 artırılarak kilogram başına 1.100 TL'den 1.500 TL'ye yükseltildi. Tiftik üretimi temel desteği ise yüzde 38 artırılarak kilogram başına 160 TL'den 220 TL'ye çıkarıldı. GEBE HAYVANLARDA YAVRU KAYIPLARINA YÖNELİK DESTEKLERDE YENİ DÖNEM Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, atık desteğinin kapsamı genişletildi ve verilen desteklerde yüzde 100 artış yapıldı. Buna göre, gebe hayvanlarda, Bakanlık tarafından uygulanan programlı aşılar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları için ödenen desteğin kapsamına, bulaşıcı hastalıklar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları da dâhil edildi. Buzağı/malak başına verilen destek 20 bin TL'ye, kuzu/oğlak başına verilen destek ise 4 bin TL'ye çıkarıldı. ÜRETİCİLERE İLAVE DESTEKLER Yeni düzenleme kapsamında ayrıca, bazı üretim alanlarında ilave destekler de sağlanacak. Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi kapsamındaki hayvanlarda, etçi ırk sperma ile yapılan tohumlama sonucunda doğan buzağılar için ilave 1.000 TL/baş destek verilecek. Göçer sevk kontrol noktasında doğan kuzu ve oğlaklar için ilave 215 TL/baş, ari işletmelerde doğan dişi kuzu ve oğlaklar için ise ilave 860 TL/baş destek sağlanacak. Tam izole bölgelerde koruma altına alınan arı gen kaynaklarını tampon koruma bölgesinde muhafaza eden üretici ve yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına ilave 75 TL, üye olmayanlara ilave 60 TL destek verilecek. Çiğ süt desteği kapsamında ise ürettikleri sütü, Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip çiğ süt toplama ve/veya depolama sorumluları aracılığıyla işleme tesislerine satan üreticilere temel desteğe ilave destek sağlanacak. SU ÜRÜNLERİ VE HAYVAN GEN KAYNAKLARI DESTEKLERİ DE ARTIRILDI Su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelere, ürettikleri türler ve üretim şekillerine göre verilen temel destek oranlarında yüzde 30 ile yüzde 100 arasında değişen artışlar yapıldı. Hayvan gen kaynakları için verilen birim destek tutarları da bir önceki yıla göre yüzde 60 artırıldı. BAKAN YUMAKLI: “ÇİFTÇİLERİMİZİ HER KOŞULDA DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Resmi Gazete'deki kararlarla ilgili, sosyal medya hesaplarından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, tarımsal üretimimizi artırmak ve gıda arz güvenliğimizi güvence altında tutmak için hazırladığımız bitkisel ve hayvansal üretimde destekleme tutarlarını artıran kararlar Resmî Gazete'de yayımlandı. Ayrıca bölgedeki savaş ve çatışmalardan dolayı artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünün hafifletilmesine yönelik, bitkisel üretimde 2026 üretim yılı için daha önce açıklanan temel destek ve planlı üretim desteği tutarları da güncellendi. Tarımsal Üretim Planlaması ile desteklerimizi 3 yıllık dönemler halinde, üretim sezonundan önce açıklayarak ve her yıl güncelleyerek, üreticimize "planlı ve öngörülebilir" bir tarım vizyonu sunuyoruz. Hayvancılık Yol Haritamızı merkeze alan destekleme modelimizle büyükbaştan, küçükbaşa; arıcılıktan, balıkçılığa kadar kapsayıcı şekilde üreticimizin yanında oluyoruz. Stratejik ürünlerimizi koruyan, aile işletmelerimizi güçlendiren ve verimliliği merkeze alan bu destekleme modeliyle "Üreten Türkiye"nin gücüne güç katacak, çiftçilerimizi her koşulda desteklemeye devam edeceğiz. Tarladan sofraya emeği geçen tüm çiftçilerimize ve yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli olsun."

TMO Yeşil Mercimek Alım Fiyatını Açıkladı Haber

TMO Yeşil Mercimek Alım Fiyatını Açıkladı

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), üretici beklentileri ve piyasa koşulları doğrultusunda uzun bir aradan sonra yeşil mercimek alım fiyatını açıkladı. 2026 dönemi natürel yeşil mercimek alım fiyatı ton başına 32.000 TL olarak belirlenirken, alım süreçlerinin detayları da netleşti. ​2026 Yeşil Mercimek Alımları Hakkında Önemli Detaylar Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yapılan açıklamada, ​TÜİK verilerine göre 2026 yılında yeşil mercimek üretiminin geçen yıla kıyasla %62,6 oranında artarak 48 bin tona ulaşması öngörülüyor. Piyasaların yakından izlenmesi sonucunda ihtiyaç duyulan TMO alımlarına 31 Ağustos 2026 tarihinde başlanacak. Ürün bedelleri, teslimatı takip eden 21. günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına yatırılacak. Üreticilerin ÇKS'de kayıtlı üretim miktarının tamamı TMO tarafından satın alınabilecek. İş yerlerinde resmi tatiller ve pazar günleri hariç, haftanın 6 günü alım yapılacak. Uzun kuyrukların önüne geçmek için randevulu alım sistemi uygulanmaya devam edecek. ​Üreticilere Sağlanan Kolaylıklar ve Destekler ​TMO, üreticilerin maliyetlerini hafifletmek ve süreçleri hızlandırmak amacıyla çeşitli avantajlar sundu. Buna göre, TMO iş yerlerine satılan ürünlerin borsa tescil ücreti doğrudan TMO tarafından karşılanacak. Geçici alım merkezlerinde %1 hizmet bedeli kesintisi yapılmayacak ve damperli araçlardan boşaltma ücreti talep edilmeyecek. Bakanlık tarafından üreticilere temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği ödemeleri yapılacak. ​Üreticilerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar TMO tarafından ​alım noktalarında herhangi bir aksaklık veya zorlukla karşılaşmamak adına üreticilerin ÇKS kayıt ve bilgilerini güncellemesi, randevuların randevu.tmo.gov.tr adresinden, e-Devlet üzerinden ya da başmüdürlük, şube müdürlükleri ve ajans amirliklerinden mutlaka alınması ve ürünlerin randevu gününde teslim edilmesi, Anlaşmalı bankalardan temin edilen banka kartı veya IBAN/hesap numaraları ile başvuru yapılması, Ürünlerin, iş yerlerindeki depolara ürün sahibinin kendisi veya vekâlet verdiği kişi tarafından getirilmesi gerektiği ifade edildi. ​İletişim ve Randevu Kanalları ​Üreticiler, randevularını resmi internet sitesi ve e-Devler üzerinden kolayca oluşturabilecek. TMO işlemleri hakkında detaylı bilgi almak isteyenler; www.tmo.gov.tr ve randevu.tmo.gov.tr ve Alo Ürün Hattı: 0312 416 34 10 (8 hat) ​üzerinden yetkililere ulaşabilecek.

TSÜAB’ın 18. Olağan Genel Kurulu Ankara’da Yapıldı Haber

TSÜAB’ın 18. Olağan Genel Kurulu Ankara’da Yapıldı

Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği’nin (TSÜAB) 18. Olağan Genel Kurulu Ankara’da gerçekleştirildi. Genel Kurula, ECOSA Başkanı ve TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Yıldıray Gençer, TYAB Başkanı Miktat Olgun, FÜAB Başkanı Serdar Şendağ, TODAB Başkanı Ahmet Namaldı, TİGEM Bitkisel Üretim Daire Başkanı Noyan Avgın, önceki dönem TSÜAB Başkanı Burhanettin Topsakal ve TSÜAB üyeleri katıldı. Genel kurulda konuşan TSÜAB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yekta Tezel, Türk tohumculuk sektörünün sürdürülebilir büyümesi ve üyelerin sorunlarının çözümü için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Tezel, özellikle tohumculuk sektörünün krediye erişiminin artırılması, kredi limitlerinin yükseltilmesi ve vadelerin yeniden 12 aya çıkarılması yönündeki taleplerin ilgili kurumlara iletildiğini ifade etti. Tezel ayrıca kaçak tohumla mücadele, planlı üretim, mevzuat düzenlemeleri ve dijital dönüşüm çalışmalarına dikkat çekerek, TSÜAB Üye Portalı’nın devreye alındığını ve üyelerin işlemlerinin dijital ortama taşındığını söyledi. Türk tohumculuğunun uluslararası alandaki çalışmalarına da değinen Tezel, Afrika ve Dünya Tohumculuk Kongreleri kapsamında gerçekleştirilen B2B görüşmeler ile yeni ihracat bağlantıları kurulduğunu, Özbekistan ve Kazakistan’dan alım heyetlerinin Türkiye’de ağırlandığını aktardı. ECOSA Başkanı ve TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Yıldıray Gençer ise 1-5 Aralık 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek 2026 Asya Tohumculuk Kongresi’nin Türkiye tohumculuk sektörü açısından önemine dikkat çekti. Gençer, sektörün yeniden ivme kazanması için kamu politikalarıyla daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini belirterek, özellikle kredi vadelerindeki düzenlemelerin sektör açısından önem taşıdığını ifade etti. Gençer ayrıca ECOSA üyesi ülkeler arasındaki tohum ticaretinin geliştirilmesine yönelik ortak tohum kataloğu, gümrük vergilerinin düşürülmesi ve ECOTA’nın güncellenmesi gibi çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti. Genel kurul, faaliyet, mali ve denetim raporlarının okunarak ibra edilmesinin ardından gündemdeki diğer maddelerin karara bağlanmasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.