Hava Durumu

#Planlı Üretim

Kırsal Haber - Planlı Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlı Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMO Yeşil Mercimek Alım Fiyatını Açıkladı Haber

TMO Yeşil Mercimek Alım Fiyatını Açıkladı

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), üretici beklentileri ve piyasa koşulları doğrultusunda uzun bir aradan sonra yeşil mercimek alım fiyatını açıkladı. 2026 dönemi natürel yeşil mercimek alım fiyatı ton başına 32.000 TL olarak belirlenirken, alım süreçlerinin detayları da netleşti. ​2026 Yeşil Mercimek Alımları Hakkında Önemli Detaylar Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yapılan açıklamada, ​TÜİK verilerine göre 2026 yılında yeşil mercimek üretiminin geçen yıla kıyasla %62,6 oranında artarak 48 bin tona ulaşması öngörülüyor. Piyasaların yakından izlenmesi sonucunda ihtiyaç duyulan TMO alımlarına 31 Ağustos 2026 tarihinde başlanacak. Ürün bedelleri, teslimatı takip eden 21. günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına yatırılacak. Üreticilerin ÇKS'de kayıtlı üretim miktarının tamamı TMO tarafından satın alınabilecek. İş yerlerinde resmi tatiller ve pazar günleri hariç, haftanın 6 günü alım yapılacak. Uzun kuyrukların önüne geçmek için randevulu alım sistemi uygulanmaya devam edecek. ​Üreticilere Sağlanan Kolaylıklar ve Destekler ​TMO, üreticilerin maliyetlerini hafifletmek ve süreçleri hızlandırmak amacıyla çeşitli avantajlar sundu. Buna göre, TMO iş yerlerine satılan ürünlerin borsa tescil ücreti doğrudan TMO tarafından karşılanacak. Geçici alım merkezlerinde %1 hizmet bedeli kesintisi yapılmayacak ve damperli araçlardan boşaltma ücreti talep edilmeyecek. Bakanlık tarafından üreticilere temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği ödemeleri yapılacak. ​Üreticilerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar TMO tarafından ​alım noktalarında herhangi bir aksaklık veya zorlukla karşılaşmamak adına üreticilerin ÇKS kayıt ve bilgilerini güncellemesi, randevuların randevu.tmo.gov.tr adresinden, e-Devlet üzerinden ya da başmüdürlük, şube müdürlükleri ve ajans amirliklerinden mutlaka alınması ve ürünlerin randevu gününde teslim edilmesi, Anlaşmalı bankalardan temin edilen banka kartı veya IBAN/hesap numaraları ile başvuru yapılması, Ürünlerin, iş yerlerindeki depolara ürün sahibinin kendisi veya vekâlet verdiği kişi tarafından getirilmesi gerektiği ifade edildi. ​İletişim ve Randevu Kanalları ​Üreticiler, randevularını resmi internet sitesi ve e-Devler üzerinden kolayca oluşturabilecek. TMO işlemleri hakkında detaylı bilgi almak isteyenler; www.tmo.gov.tr ve randevu.tmo.gov.tr ve Alo Ürün Hattı: 0312 416 34 10 (8 hat) ​üzerinden yetkililere ulaşabilecek.

TSÜAB’ın 18. Olağan Genel Kurulu Ankara’da Yapıldı Haber

TSÜAB’ın 18. Olağan Genel Kurulu Ankara’da Yapıldı

Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği’nin (TSÜAB) 18. Olağan Genel Kurulu Ankara’da gerçekleştirildi. Genel Kurula, ECOSA Başkanı ve TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Yıldıray Gençer, TYAB Başkanı Miktat Olgun, FÜAB Başkanı Serdar Şendağ, TODAB Başkanı Ahmet Namaldı, TİGEM Bitkisel Üretim Daire Başkanı Noyan Avgın, önceki dönem TSÜAB Başkanı Burhanettin Topsakal ve TSÜAB üyeleri katıldı. Genel kurulda konuşan TSÜAB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yekta Tezel, Türk tohumculuk sektörünün sürdürülebilir büyümesi ve üyelerin sorunlarının çözümü için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Tezel, özellikle tohumculuk sektörünün krediye erişiminin artırılması, kredi limitlerinin yükseltilmesi ve vadelerin yeniden 12 aya çıkarılması yönündeki taleplerin ilgili kurumlara iletildiğini ifade etti. Tezel ayrıca kaçak tohumla mücadele, planlı üretim, mevzuat düzenlemeleri ve dijital dönüşüm çalışmalarına dikkat çekerek, TSÜAB Üye Portalı’nın devreye alındığını ve üyelerin işlemlerinin dijital ortama taşındığını söyledi. Türk tohumculuğunun uluslararası alandaki çalışmalarına da değinen Tezel, Afrika ve Dünya Tohumculuk Kongreleri kapsamında gerçekleştirilen B2B görüşmeler ile yeni ihracat bağlantıları kurulduğunu, Özbekistan ve Kazakistan’dan alım heyetlerinin Türkiye’de ağırlandığını aktardı. ECOSA Başkanı ve TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Yıldıray Gençer ise 1-5 Aralık 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek 2026 Asya Tohumculuk Kongresi’nin Türkiye tohumculuk sektörü açısından önemine dikkat çekti. Gençer, sektörün yeniden ivme kazanması için kamu politikalarıyla daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini belirterek, özellikle kredi vadelerindeki düzenlemelerin sektör açısından önem taşıdığını ifade etti. Gençer ayrıca ECOSA üyesi ülkeler arasındaki tohum ticaretinin geliştirilmesine yönelik ortak tohum kataloğu, gümrük vergilerinin düşürülmesi ve ECOTA’nın güncellenmesi gibi çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti. Genel kurul, faaliyet, mali ve denetim raporlarının okunarak ibra edilmesinin ardından gündemdeki diğer maddelerin karara bağlanmasıyla sona erdi.

CHP'li Gürer: "Üretim Artıyor. Rafta, Tezgâhta Fiyatlar Düşmüyor" Haber

CHP'li Gürer: "Üretim Artıyor. Rafta, Tezgâhta Fiyatlar Düşmüyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarımda kamucu, planlı üretim ve öngörülebilir bir yönetim olmayışının rafta ürünün fiyatının düşmemesine neden olduğunu söyledi. Gürer, “Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında bitkisel üretimde Cumhuriyet tarihi rekoru kırılabileceğini söyleyip tarımda işlerin iyi olduğunu belirtirken Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan: “Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.” diyerek üretim artışına karşın gıda enflasyonunun yıllık enflasyona etkisinden söz ediyor. Üretimin çok olmasına rağmen vatandaş neden ucuz ürün alamıyor? Bunun iktidar kanadından bir açıklaması yok mu? Ürün çoksa rafta fiyat düşmezken tarlada, bahçede ürün kalmasında iktidarın sorumluluğu yok mu?” dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esasen Bakan üretimde rekor artışı ifade etse de bu artış iktidarın başarısı ile ortaya çıkan bir sonuç değil. Mevsimsel yağmurun artışı ve kuraklık, don gibi önceki yıllarda tarım felaketlerinin bu yıl olmaması üretimde artışı getirdi. Üretim artışı kişi başına düşen üretim üzerinden bakılırsa da sorun devam ettiği görülür. Aralık ayı bitkisel üretim verileri ile durum daha gerçekçi analiz edilebilir. Tarımda yapısal sorunların varlığı rekolte artışı ile yok sayılamaz. Sorunlar aşılmadan tarımda işler iyi gidiyor denmesi tarım sorunlarını ortadan kaldırmaz. Tarım, üretim aşamasından sofraya erinceye kadar süreç doğru yönetilmelidir. Tüccar ve ithalata dayalı süreç, gıdada sorunların varlığını yok etmiyor. Girdi maliyetlerinin artması üretimi sorunlu kılıyor. Mazot litresi 80 liraya dayandı. Gübrede çiftçi, üretici yoğun kullandığı gübre ton fiyatı 30.000 TL’yi erdi. Sulama suyu elektriğinden işçiliğe, ithalattan ihracata olumsuzluklar görmezden gelinemez. İlacı, tohumu, sulama suyu giderleri durmadan artıyor. Ürün üretimini kredi kullanıp sağlayan çiftçi, üretici, ürün hasat sonrası düşük alım fiyatı ile gelir gider dengesi bozulması icralık olmasına kapı aralıyor. Ürünü tüccara verdikten sonra ürün fiyatı artışı da başlıyor. Üretici sattığı ürünü rafta fiyatını görünce artış aralığı ile üreten biz, kazanan aracılar diyor. Sonuçta üretici, çiftçi kazanamadığı ürün deseninde kazanabileceği varsaydığı ürüne yönelip değişikliğe gitmek zorunda kalıyor. Bu durum ihtiyaca göre üretim dengesini bozuyor. Ürün rekoltesini takip eden tüccar da ithalatçı da bu süreçte istedikleri fiyatlarla pazarı oluşturuyor. Bu durum üreteni de tüketeni de mağdur etmeye devam ediyor.” dedi. KAMU DÜŞÜK ALIM FİYATI ÜRETİCİYİ SIKINTIYA SOKUYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamunun düşük alım fiyatı yanında geç fiyat açıklamasını piyasayı tüccarın şekillendirmesine yol açtığına da dikkat çekti. Gürer, bölgelere göre maliyetlerle sürece bakıldığında buğday, çay, fındık gibi alım fiyatları düşük kalan üreticilerin masrafını karşılamakta zorlandığını belirtti. Farklı ürünlerde tarla ve bahçe ile raf fiyatı arasında katlamalı fiyat artışının serbest piyasa ekonomisi ile oluştuğunu söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Tarım gibi kamunun etkin olmadığı alanda sorunlar bitmez. Kamucu bir yaklaşım, önemli girdi kalemlerinde sübvansiyon, gerekli yeterli destekler ve kooperatiflerin güçlü bir yapı ile oluşturulması sorunları önemli ölçüde geriletecektir. Bu sürece planlı üretim, öngörülebilir yönetim ve üretim sonrası işlenmiş, dondurulmuş, katma değerli ürüne üretimin dönüştürülmesi ile bir yıl sonrası değil, birkaç yıllık sürecin sorunlardan arındırılması yaratılabilir. Dalda, tarlada ürün yok, GIDA enflasyonu yüksek denirken bu kere ürün var, rekolte yüksek diyerek rafta ürün fiyatını vatandaş alım gücüne endeksli duruma getiremiyorsanız nedenini doğru okumak gerekir.” dedi. EMEKLİ MEYVEYE HASRET CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, bu yıl mevsimsel ani hava değişiminden fazla etkilenmeyen meyve ürünlerinde de rafta fiyat düşmemesinin emekli ve dar gelirlinin dilediği kadar ve istediği meyveyi almasını sağlamadığını belirtti. Bahçede, tarlada ürünün son tüketiciye uygun fiyatla ermemesinin iktidarın uyguladığı tarım politikası etkisi olduğuna işaret etti. Tüccar ile ithalatçıya bırakılan sürecin rafta ürün fiyatının uygun olmasını sağlamadığı görülerek tarımda ve gıdada politikalar yeniden düzenlenmelidir. Bu sürecin enflasyon etkisinden söz ediliyorsa çözüm için de gerekli düzenlemeler sağlanmalıdır. “Pazarda ürün var olsa da emekli alamadığı ürüne tezgahta bakıp geçiyor. Emekli ve dar gelirli düşük maaş ile gıdasını, meyvesini kısmak zorunda kalıyor. Raftaki ürünün alım gücüne göre yüksek fiyatlarda olması da meyveyi, sebzeyi dilediği kadar tüketme ya da alabilmesini de sınırlıyor.” diye konuştu.

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor Haber

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor

Tarım ve Orman Bakanlığının finansman desteği ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün koordinasyonuyla hayata geçirilen Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), Türkiye'nin yeni tarımsal üretim ve yenilenebilir enerji üssü olmaya hazırlanıyor. Yüksek teknolojiye dayalı üretim vizyonuyla kurulan 5 milyar TL'lik dev yatırım, toplam 1.227 dekar alanda 32 modern sera parseli ve 9 tarımsal sanayi parselinden oluşuyor. Proje kapsamında bugüne kadar 20 sera parseli ile 1 tarımsal sanayi parselinin tahsisi tamamlandı. Bölgedeki jeotermal kapasiteyi artırmak amacıyla yürütülen yeni sondaj çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor. Sahada Gece Vardiyası: 233 Personel, 171 İş Makinesi Altyapı inşaatının en kısa sürede tamamlanması için sahadaki çalışmalar gece gündüz aralıksız sürdürülüyor. Dev projede 233 personel ve 171 iş makinesi aralıksız görev yaparken, altyapı imalatlarında önemli aşamalar geride bırakıldı: İhata Çiti ve Nebati Toprak Kazısı: %100 Yol İyileştirme Kazısı: %98 Yağmur Suyu ve Atık Su Altyapısı: %95 Yol İyileştirme Dolgusu: %91 Parsel Kazı ve Dolguları: %68 İçme Suyu Deposu: %45 İçme Suyu Hatları: %38 Trafo Binaları: %25 Elektrik Şebekesi Kablo Muhafaza Boruları: %18 2 ve 3 numaralı yolların altyapı hatları tamamlanırken, parsel branşmanlarının ardından yol tesviyesi, bordür ve kilit parke imalatlarına geçilmesi planlanıyor. "Kayseri’de Tarımsal Üretimin Geleceğini İnşa Ediyoruz" Projenin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve tarımsal üretim vizyonu açısından stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera OTB, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın liderliğinde hayata geçirdiğimiz planlı üretim ve sürdürülebilir tarım vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biridir. Burada yalnızca bir altyapı yatırımı gerçekleştirmiyor; jeotermal enerjiyi yüksek teknolojiyle buluşturarak yılın 12 ayında kesintisiz üretim yapabilecek güçlü bir tarımsal üretim üssü kuruyoruz. Yaklaşık 5 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip projemiz tamamlandığında yıllık 35 bin ton yaş meyve ve sebze üretilecek, 1.500 vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlanacaktır. Üretim ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturan bu yatırım, Kayseri'nin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini önemli ölçüde artıracaktır. Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizin gıda arz güvenliğini güçlendiren yeni tarım merkezlerini kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz."* Yıllık 35 Bin Ton Üretim ve Yıl Boyu Kesintisiz Hasat Jeotermal enerji desteği sayesinde üretimde ısıtma giderleri minimuma indirilirken, iklim koşullarından bağımsız olarak yılın 12 ayı boyunca kesintisiz üretim yapılabilecek. Yıllık 35 bin tonluk rekolte hedefiyle bölgenin ihracat kapasitesine çarpan etkisi yapması beklenen proje; yenilenebilir enerji, yüksek teknoloji ve planlı üretimi aynı çatı altında buluşturuyor.

2026 TMO Hububat Alım Fiyatları Açıklandı! Haber

2026 TMO Hububat Alım Fiyatları Açıklandı!

Tarım ve Orman Bakanlığı, milyonlarca üreticinin merakla beklediği 2026 yılı TMO hububat alım fiyatları ve verilecek destekleme ödemelerini resmen duyurdu. Ülkemiz genelinde etkili olan yağışlar nedeniyle geçen yıla göre gecikmeli başlayan hasat sezonunun ardından, üreticilerin eline geçecek net rakamlar da belli oldu. Peki, 2026 TMO ekmeklik buğday, makarnalık buğday ve arpa fiyatları ne kadar? Bakanlık destekleri ile ton başına ne kadar ödenecek? TMO ödemeleri banka hesaplarına ne zaman yatacak? İşte üreticileri yakından ilgilendiren tüm detaylar... 2026 TMO Hububat Alım Fiyatları Ne Kadar Oldu? (2. Grup Ürünler) Bakanlık ve TMO tarafından yakından takip edilen piyasa şartları doğrultusunda, 2026 yılı TMO hububat alım fiyatları (2. grup ürünler için) ton başına şu şekilde belirlendi: Makarnalık Buğday Alım Fiyatı: 16.500 TL/Ton Ekmeklik Buğday Alım Fiyatı: 16.500 TL/Ton Arpa Alım Fiyatı: 12.750 TL/Ton Bakanlık Destekleri ile Üreticinin Eline Geçecek Toplam Rakam Tarım ve Orman Bakanlığı, bu yıl üreticilere yönelik elini taşın altına koyarak ciddi bir destek paketi açıkladı. Üreticilere; temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği adı altında dekara toplam 980 TL ödeme yapılacak. Ülke ortalama verimi hesaba katıldığında bu destekler, ton başına 3.014 TL'lik bir ek kazanca tekabül ediyor. Bu desteklemelerle birlikte üreticilerin eline geçecek toplam net tutar: Ekmeklik ve Makarnalık Buğday (Destekler Dahil): 19.514 TL/Ton Arpa (Destekler Dahil): 15.764 TL/Ton TMO Ürün Bedeli Ödemeleri Ne Zaman Yapılacak? Yağışlar sebebiyle hasadı geciken üreticilere depolama kolaylığı sağlamak amacıyla TMO, 21 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olan buğday ve arpa ürünlerini taahhütname karşılığında teslim almaya başlamıştı. Çiftçilerin en çok merak ettiği ödeme takvimi ise şu şekilde netleşti: TMO ürün bedeli ödemeleri, ürünün teslim edilmesini takip eden 45 gün içerisinde doğrudan üreticilerin banka hesaplarına yatırılacaktır. TMO 2026 Hububat Satış Fiyatları da Netleşti (1 Ekim İtibarıyla) Piyasa dengesini ve fiyat istikrarını korumak amacıyla TMO’nun yeni dönem hububat satışlarına başlayacağı tarih ve fiyatlar da ilan edildi. TMO, hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacak. Belirlenen 2. grup satış fiyatları ise şu şekilde: 2. Grup Makarnalık Buğday Satış Fiyatı: 18.500 TL/Ton 2. Grup Ekmeklik Buğday Satış Fiyatı: 18.500 TL/Ton 2. Grup Arpa Satış Fiyatı: 14.000 TL/Ton

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak Haber

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladığını belirterek, TMO tarafından ton başına makarnalık ve ekmeklik buğday alım fiyatı 16 bin 500 lira, arpa alım fiyatı ise 12 bin 750 lira olarak belirlendiğini duyurdu. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO’nun alım yapacağını belirten Başkan Tefenlili, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. TMO, 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarını kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamada, Türkiye genelinde hububat hasadının yağışlar nedeniyle geçen yıla kıyasla geciktiği ancak belirli bölgelerde halihazırda başladığı ifade edildi. Hasadını gerçekleştiren üreticilere depolama imkânı sağlamak amacıyla adımlar atıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: ''TMO tarafından 21 Mayıs'tan itibaren üreticilerimizin Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı buğday ve arpa ürünleri taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlanmıştır. 2026 yılı TMO hububat alım fiyatları (2. grup ürünler için) ton başına makarnalık buğdayda 16 bin 500 lira, ekmeklik buğdayda 16 bin 500 lira, arpada ise 12 bin 750 lira olarak belirlenmiştir.'' TMO HUBUBAT ALIM FİYATLARI- (2. Gruplar için ton başına) HUBUBAT 2025 2026 Makarnalık Buğday 13.500 TL 16.500 TL Ekmeklik Buğday 13.500 TL 16.500 TL Arpa 11.000 TL 12.750 TL Üreticilere Ton Başına 3 Bin 14 Lira Destek Sağlanacak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üreticilere verilecek desteklemelere ilişkin detayların da yer aldığı açıklamada; temel, planlı üretim ve sertifikalı tohum kullanım destekleri olarak dekara toplam 980 lira ödeme yapılacağı bildirildi. Bu tutarın, ülke ortalama verimi dikkate alındığında ton başına toplam 3 bin 14 lira destek ödemesine tekabül edeceği kaydedildi. Üreticinin Eline Geçecek Tutar Belli Oldu Desteklerle birlikte üreticilerin eline geçecek net rakamlara ilişkin açıklamada şu bilgiler paylaşıldı: ''Böylece desteklerle birlikte üreticilerin eline ton başına ekmeklik ve makarnalık buğday için 19 bin 514 lira, arpa için ise 15 bin 764 lira geçecektir. Ödemeler ürün teslimatına müteakip 45 gün içinde üreticilerin banka hesaplarına yapılacaktır.'' Hububat Satışları 1 Ekim'de Başlıyor TMO’nun hububat alımlarının yanı sıra iç piyasa satış takvimine ve fiyat politikasına da açıklık getirildi. Kurumun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağının altı çizilerek, satış fiyatları şu şekilde ilan edildi:" Ton başına 2. grup makarnalık buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup ekmeklik buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup arpa için 14 bin lira olarak belirlenmiştir. Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyoruz." ifadeleri kullanıldı. “Yeni Sezonun Tüm Üreticilerimize Bereketli Olmasını Diliyorum” Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, yeni hasat döneminin şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı ve bereketli olmasını temenni ederek, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. Yeni hasat döneminin başlamasıyla birlikte tarlalarda yeniden emek ve umudun filizlenmeye başladığını ifade eden Başkan Tefenlili, “Toprağa emek veren, alın teriyle üreten tüm çiftçilerimize bol ve bereketli bir sezon diliyorum. Umuyorum ki bu sezon hem verimlilik hem de kazanç açısından üreticimizin yüzünü güldüren bir yıl olur. Hasat dönemi boyunca tüm çiftçilerimize kolaylıklar ve hayırlı işler temenni ediyorum. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO alım yapacak olup üreticilerimiz için TMO randevularının açıldığı bilgisi edinilmiştir” dedi.

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı'' Haber

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı''

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. TZOB Başkanı Bayraktar’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: • Temel destek dekar başına 403 lira • Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira • Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı Haber

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yemde fahiş fiyat artışlarına giden işletmelere ilişkin, "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için herhangi toleransımız olmayacak." dedi. Bakan Yumaklı, Serik ilçesinde bir otelde düzenlenen "TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi" programında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında olunduğunu söyledi. Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. "YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİ PLANLI ÜRETİM KAPSAMINA ALDIK" Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğunu ifade etti. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikâyet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." "İNSANIMIZIN MENFAATİNE OLACAK HER ŞEYİ MİKRODA DA MAKRODA DA YAPMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİZ" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti. “KURAKLIK RİSKİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ATLATTIK" Meteorolojik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde ciddi bir artış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu. Bu dönem hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesinin Türkiye adına şans olacağını ifade eden Yumaklı, meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın rekolteye sahip olacağını öngördüklerini söyledi. Konuşmaların ardından, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Bakan Yumaklı'ya hediye takdim etti. Daha sonra yem sergisinin açılışını gerçekleştiren protokol üyeleri sergiyi gezdi.

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket! Haber

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bugün itibarıyla sona eren 2025-2026 su ürünleri av sezonunu değerlendirdi. Yaklaşık 245 bin tonluk avlanma miktarıyla son yılların en verimli hamsi sezonunun yaşandığını belirten Yumaklı, "Hem balıkçımız kazandı hem sofralarımız bereketlendi" dedi. ​Denizlerde 1 Eylül’de "Vira Bismillah" diyerek başlayan av sezonu bugün itibarıyla kapandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geride kalan sezonun verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir dönem olduğunu vurguladı. Özellikle Türkiye'nin mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan hamside ulaşılan rakamlar, sektörde büyük memnuniyet yarattı. ​Hamside Son Yılların En Yüksek Verimi ​Bakan Yumaklı, sezon boyunca uygulanan stratejik adımların meyvelerini verdiğini belirterek şu verileri paylaştı: ​Hamsi Avı Miktarı: Yaklaşık 245 bin ton. ​Başarı Faktörü: Gemi bazlı kota sistemi, planlı üretim ve koruma-kullanma dengesi. ​Yumaklı, "Kaynaklarımızı koruyarak yürüttüğümüz bu süreçle sadece bugünü değil, denizlerimizin geleceğini de güvence altına aldık. Atılan her ağ, denizlerimizdeki doğal dengenin korunmasına hizmet etti," ifadelerini kullandı. ​"Planlı Üretim ve Kota Sistemi Kazandırdı" ​Balıkçılık sektöründe hayata geçirilen gemi bazlı kota uygulamasının önemine değinen Bakan Yumaklı, bu sayede aşırı avcılığın önüne geçildiğini ve piyasada fiyat istikrarının sağlandığını belirtti. Planlı üretim modeli sayesinde balıkçıların daha verimli bir sezon geçirdiğini vurgulayan Yumaklı, denizlerdeki doğal yaşamı koruma odaklı politikaların devam edeceğinin sinyalini verdi. ​Balıkçılara Teşekkür: "Rastgele Diyen Ellere Sağlık" ​Sezonu "bereketin şükrüyle" tamamladıklarını ifade eden Yumaklı, zorlu deniz şartlarında çalışan balıkçıları da unutmadı: ​"Hırçın dalgalara göğüs geren, ağlarını her sabah 'rastgele' diyerek denize bırakan tüm reislerimize ve balıkçı kardeşlerimize emekleri için yürekten teşekkür ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.