Hava Durumu

#Polonya

Kırsal Haber - Polonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Polonya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hazır Giyim Sektöründe Rüzgar Akdeniz’den Esiyor Haber

Hazır Giyim Sektöründe Rüzgar Akdeniz’den Esiyor

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB), şubat ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,7 artırarak 40,6 milyon dolar seviyesine taşıdı. Yılın ilk iki aylık döneminde ise Birlik ihracatı yüzde 22,2 artışla 87,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. AHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Tekin, küresel talepteki dalgalanmalar ve sektörde yaşanan maliyet baskılarına rağmen Akdenizli hazır giyim ihracatçılarının güçlü bir performans ortaya koyduğunu belirtti. Başkan Tekin, “Türkiye genelinde hazır giyim ve konfeksiyon sektörü şubat ayında yüzde 1,9’luk daralma yaşayarak 1,32 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, AHKİB olarak aynı dönemde ihracatımızı önemli ölçüde yükselttik. Bu tablo, bölgemizdeki üreticilerimizin rekabet gücünü ve pazar çeşitliliğini artırma yönündeki çabalarının olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.” dedi. Dış giyim liderliğini korudu, ev tekstilinde talep arttı Şubat ayında AHKİB’in ihracatı ürün grupları bazında incelendiğinde bayan dış giyim sektörü 17,9 milyon dolar ihracat ve yüzde 44 pay ile ilk sırada yer aldı. Bu kalemde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artış gösterdi. Bay dış giyim ürün grubu ise 9,7 milyon dolar ihracat ve yüzde 24 pay ile ikinci sırada yer alırken, bu kategoride yüzde 36’lık güçlü bir artış kaydedildi. Şubat ayında ihracat artışının öne çıktığı ürün grupları arasında pamuklu ev tekstili, diğer ev tekstili ürünleri ve giyim aksesuarları yer aldı. Bu dönemde pamuklu ev tekstili ihracatı yüzde 50 artışla 2,5 milyon dolara, diğer ev tekstili ürünleri yüzde 24 artışla 2 milyon dolara ve giyim aksesuarları yüzde 56 artışla 1,7 milyon dolara ulaştı. İhracat artışının en dikkat çekici olduğu ürün grupları arasında yünlü yatak kıyafetleri, diğer spor ve yüzme kıyafetleri ile suni-sentetik ev tekstili ürünleri öne çıktı. Bu dönemde yünlü yatak kıyafetleri ihracatı yüzde 810 artışla 256,5 bin dolara, diğer spor ve yüzme kıyafetleri yüzde 725 artışla 195,7 bin dolara, suni ve sentetik ev tekstili ürünleri ise yüzde 241 artışla 1 milyon dolara ulaştı. Bu güçlü artışlar, söz konusu ürün gruplarında talebin belirgin şekilde hız kazandığını ortaya koydu. Başkan Gürkan Tekin, “Tacikistan, İspanya, Almanya ve Polonya gibi ülkelere yapılan ihracatta dikkat çekici artışlar yaşandı. Özellikle Tacikistan pazarında elde ettiğimiz ivme, yeni pazarlardaki potansiyelimizi göstermesi açısından önemli." diye konuştu. Hollanda, Irak ve Tacikistan şubat ihracatında öne çıktı Şubat ayında AHKİB ihracatı ülkelere göre incelendiğinde Hollanda yüzde 18 pay ile ilk sırada yer aldı. Bu ülkeye yapılan ihracat yaklaşık 7,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Hollanda’yı yüzde 12 pay ve 4,7 milyon dolar ile Irak, yüzde 11 pay ve 4,3 milyon dolar ile Tacikistan takip etti. Listenin devamında İspanya ve Almanya öne çıkan Avrupa pazarları arasında yer alırken, Polonya, Kazakistan, Lübnan, Belarus ve Fransa da AHKİB ihracatında önemli paya sahip ülkeler arasında sıralandı. Başkan Gürkan Tekin, ihracatın coğrafi dağılımına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şubat ayında Avrupa Birliği pazarında güçlü konumumuzu korurken Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinde de ihracatımızın ivme kazandığını görüyoruz. Özellikle Hollanda, İspanya ve Almanya gibi Avrupa pazarlarının yanı sıra Irak, Tacikistan ve Kazakistan gibi gelişen pazarlarda elde edilen artışlar, pazar çeşitlendirme stratejimizin doğru yönde ilerlediğini gösteriyor.” Tekin, hazır giyim sektöründe rekabet gücünü koruyabilmek için hızlı teslimat, tasarım gücü ve sürdürülebilir üretim odaklı stratejilerin önümüzdeki dönemde ihracat performansını desteklemeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor Haber

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin şubat ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 artış sağlayarak 398 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Aynı dönemde ihracat miktarının ise yüzde 14 azalışla 324 milyon kilogram seviyesinde gerçekleştiğini belirten Başkan Ferhat Gürüz, bu tablonun ürün fiyatları ve katma değerli ihracattaki artışın bir göstergesi olduğunu belirtti. Başkan Gürüz, “Yaş meyve sebze sektöründe kalite, lojistik ve pazarlama gücünü artırarak daha yüksek birim fiyatla ihracat yapmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni pazar arayışları, soğuk zincir yatırımları ve ürün çeşitliliği sayesinde sektörümüzün ihracat performansını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi. “Sert çekirdekli meyveler, karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz” Gıda enflasyonu, üretimde yaşanan iklim kaynaklı sorunlar ve ihracattaki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmeler yapan Başkan Gürüz, 2025 yılında yaşanan don, kuraklık ve olumsuz hava koşullarının hem üretimi hem de fiyatları etkilediğini belirterek, 2026 yılı itibarıyla iklim koşullarının normalleşmesiyle birlikte piyasada dengelenme beklendiğini söyledi. Ferhat Gürüz, “2026 yılının Ocak ve Şubat aylarında Türkiye’nin en önemli sebze üretim merkezleri olan Mersin ve Antalya bölgelerinde şiddetli yağış, sel ve fırtına olayları yaşandı. Bu durum sebze üretiminde geçici bir aksama yarattı ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. İklim koşullarının son dönemde normale dönmesiyle üretimde toparlanma bekliyoruz. Mart ve nisan aylarından itibaren sebze fiyatlarında bir gerileme öngörüyoruz. Mayıs ayıyla birlikte yaz meyvelerinin devreye girmesiyle piyasada arz artacak. Sert çekirdekli meyveler başta olmak üzere karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz.” diye konuştu. “Krizler maliyetleri artırıyor, Türkiye’ye fırsat doğurabilir” Küresel gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerine de değinen Gürüz, özellikle bölgesel gerilimlerin lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı. Süveyş Kanalı hattındaki sorunların navlun ve sigorta maliyetlerini artırabileceğini belirten Gürüz, bunun Orta Doğu ve Uzak Doğu sevkiyatlarını zorlaştırabileceğini söyledi. Öte yandan bazı gelişmelerin Türkiye için rekabet avantajı da oluşturabileceğine dikkat çekerek şunları kaydetti: “İran yaş meyve sebze ihracatında Türkiye’nin önemli rakiplerinden biri. Özellikle Rusya ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarında güçlü bir oyuncu. Ancak bölgede yaşanan gelişmeler onların ihracatını etkileyebilir. Bu da Türkiye için bazı pazarlarda yeni fırsatlar yaratabilir.” “Toplam ihracatımızın yarısından fazlası narenciye ürün grubu” Türkiye’nin şubat ayı yaş meyve sebze ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Başkan Gürüz, özellikle narenciye ve taze sebze grubunun ihracat performansına dikkat çekti. Başkan Gürüz, “Şubat ayında narenciye ihracatımız değer bazında yüzde 36 artış göstererek 206,9 milyon dolara ulaştı. Narenciye sektörü toplam ihracatımızın yarısından fazlasını oluşturmayı sürdürüyor. Taze sebze ihracatımız da yüzde 32’lik değer artışıyla 144 milyon dolar seviyesine yükseldi.” dedi. Ürün bazında değerlendirildiğinde mandalinanın açık ara liderliğini sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Gürüz, şubat ayında mandalina ihracatının 127,2 milyon dolara ulaştığını ve değer bazında yüzde 47 artış kaydettiğini söyledi. Gürüz, sebze grubunda ise özellikle biber ve domates ihracatındaki yükselişe dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Biber ihracatımız yüzde 66 artışla 58 milyon dolara ulaştı. Domates ise 50,6 milyon dolarlık ihracatla sektörün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam ediyor. Taze sebze grubunda Avrupa pazarına yönelik talebin güçlü seyretmesi bu artışta önemli rol oynadı.” “Şubatta ihracatın en hızlı yükseldiği pazarlar Gürcistan ve Çekya oldu” Ülke bazında incelendiğinde Türkiye yaş meyve sebze ihracatında Rusya Federasyonu’nun liderliğini sürdürdüğünü belirten Gürüz, bu ülkeye yapılan ihracatın yüzde 37 artışla 101,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Rusya’nın ardından Irak’ın yüzde 21 artışla 62,7 milyon dolar, Romanya’nın ise yüzde 29 artışla 39,7 milyon dolar değer ile en önemli pazarlar arasında yer aldığını kaydeden Gürüz, Avrupa Birliği ülkelerinde de dikkat çekici bir artış görüldüğünü söyledi. Gürüz, “Almanya, Polonya ve Hollanda gibi pazarlarda yaşanan güçlü artış, Türk ürünlerinin Avrupa’daki rekabet gücünü ortaya koyuyor. Özellikle sebze grubunda AB pazarında önemli bir büyüme yakaladık. Şubat ayında ihracat hacminde en güçlü ivmelenmeyi yüzde 170 artış ve 10,5 milyon dolar değer ile Gürcistan ile yüzde 162 artış ve 6,2 milyon dolar değer ile Çekya pazarlarında elde ettik.” dedi.

AB’nin MERCOSUR ve Hindistan Anlaşmaları Türkiye İçin Tehdit Haber

AB’nin MERCOSUR ve Hindistan Anlaşmaları Türkiye İçin Tehdit

Küresel ticarette jeopolitik risklerin arttığı, korumacılık eğilimlerinin kalıcı hale geldiği ve rekabet koşullarının sertleştiği 2025 yılında 16,8 milyar dolarlık ihracat başarısına imza atan Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılına da 1,41 milyar dolarla başlangıç yaptı. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, yılın ilk ayında yaş meyve sebze ve hazır giyim sektörlerinde belirgin bir ivme yakaladıklarını belirterek, Fas, Gürcistan, Hollanda, Polonya ve Rusya pazarlarında yüzde 334’e varan ihracat artışları sağlandığını açıkladı. “Irak pazarındaki uygulama farklılıkları ihracatı düşürdü, Cumhurbaşkanımızdan destek bekliyoruz” Irak’ta yaşanan iç siyasi ve idari sorunların Türkiye’nin bu ülkeye ihracatında ocak ayında yüzde 8,4 daralmaya neden olduğunu açıklayan Başkan Veysel Memiş, “AKİB geneli olarak Irak’a ihracatımız bu dönemde yüzde 5 daralırken hububat, bakliyat sektöründeki daralma ise yüzde 63’ü buldu. Bu düşüşün devam etmesinden endişeliyiz.” dedi. Irak merkezi yönetimi ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasındaki uygulama farklılıklarının, ticareti doğrudan olumsuz etkilediğine dikkat çeken Veysel Memiş, “Sorunun çözümü yalnızca ihracatçıların çabasıyla mümkün görünmemektedir. Devletler arası düzeyde güçlü bir diplomatik müdahaleye ihtiyaç var. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Irak ile yürütülen üst düzey temaslarda bu konunun öncelikli gündem maddesi haline gelmesini bekliyoruz.” diye konuştu. “AB’nin MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan ile imzaladığı STA’lar ciddi riskler barındırıyor” Bölgesel ihracatta ocak ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6’lık sınırlı bir gerileme yaşandığını ifade eden Başkan Veysel Memiş, “İhracatçılarımız artan işçilik, enerji, hammadde ve işletme maliyetleriyle mücadele ederken, küresel pazarlarda da koşullar ağırlaşıyor. Jeopolitik belirsizlikler, ticarette korumacı duvarlar ve zorlaşan pazara giriş şartları rekabet gücümüzü baskılıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Özellikle Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği’nin yeni ticaret anlaşmalarına işaret eden Başkan Memiş, AB’nin MERCOSUR (Güney Amerika Ortak Pazarı) ülkeleri ve Hindistan ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının, orta ve uzun vadede Türkiye açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti. Bu anlaşmaların yalnızca AB pazarında pay kaybına yol açmayacağını, aynı zamanda Hindistan ve Güney Amerika menşeli ürünlerin AB üzerinden Türkiye’ye gümrüksüz girişinin önünü açacağını da belirten Memiş, “Hazır giyimden otomotive, mücevherden makineye kadar birçok stratejik sektörümüz bu süreçten olumsuz etkilenebilir. Dolayısıyla Türkiye’nin de ticari diplomasi hamlelerini hızlandırması gerekiyor. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başta olmak üzere, benzer nitelikte iş birliklerinin hayata geçirilmesini bekliyoruz.” dedi. “100 milyar TL’lik finansman paketi sanayi için kritik destek” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imalat sanayisine yönelik açıklanan 100 milyar liralık uygun koşullu finansman paketini de değerlendiren Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “Uzun vade, düşük maliyet ve KGF destekli yapısıyla bu paket; üretim çarklarının durmaması, istihdamın korunması ve firmalarımızın rekabet gücünü muhafaza edebilmesi açısından kritik önem taşıyor. Finansmana erişimin güçlenmesi, yalnızca kısa vadeli bir rahatlama değil, aynı zamanda sanayimizin ihracat ve katma değer odaklı dönüşümünü destekleyecek stratejik bir imkândır. Doğru ve verimli kullanılması halinde bu finansman desteği, sadece geçici bir rahatlama sağlamayacak; sanayimizin üretim, ihracat ve katma değer odaklı büyüme sürecine de kalıcı katkı sunacaktır.” “Yaş meyve sebzede yüzde 46, hazır giyimde yüzde 20 artış sağladık” AKİB’in ocak ayı ihracatını bağlı Birliklere göre ele alan Başkan Veysel Memiş, özellikle yüzde 46 artışla yaş meyve sebze sektörünün öne çıktığını, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün de yüzde 20 artışla ivmelenmeyi sürdürdüğünü dile getirdi. Başkan Veysel Memiş, şöyle konuştu: “Yılın ilk ayında Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 423,2 milyon dolar değer ile ilk sırada yer aldı. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz 287,2 milyon dolar değer ile ikinci sırada yer alırken, bu Birliğimizi 275,2 milyon dolar değer ile Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz takip etti. Yine ocak ayında sırasıyla Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 138,5 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 91,7 milyon dolar, Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 78,2 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 47,6 milyon dolar ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 29,8 milyon dolar ihracat değerine ulaştı.” “Yüzde 334 artış yakaladığımız Fas pazarı ocak ayının yıldızı oldu” Başkan Veysel Memiş, ocak ayındaki ülke bazlı performansın hem geleneksel hem de alternatif pazarlarda önemli sinyaller verdiğini vurguladı. Başkan Veysel Memiş, “Ocak ayı ihracatımızda Irak, 118,7 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Yakın coğrafyada Irak, AKİB ihracatının lokomotifi olmaya devam ediyor. Küçük bir gerilemeye rağmen bu pazar istikrarını muhafaza ediyor. İkinci sıraya 94,4 milyon dolarla Rusya Federasyonu yükseldi. Rusya’ya ihracatımızda yüzde 50’lik güçlü bir artış yakaladık. Üçüncü sırada 88,4 milyon dolarla ABD yer aldı. ABD pazarı yüksek hacmini korurken seçici talep yapısı nedeniyle daha dengeli bir seyir izledi. Hollanda 68,2 milyon dolar, İtalya 65,6 milyon dolar, İspanya 63,6 milyon dolar ve Almanya 59 milyon dolar ihracatla üst sıralarda yer aldı. Bu tablo, AB pazarında rekabet gücümüzün devam ettiğini gösteriyor. En dikkat çekici performanslardan biri Fas’ta yaşandı. Bu ülkeye ihracatımız 69,2 milyon dolara çıkarak yüzde 334 arttı. Fas, Ocak 2026’nın açık ara yıldızı oldu. Polonya’ya ihracatımız 32,2 milyon dolarla yüzde 52 arttı, Gürcistan’a ihracatımız 26,1 milyon dolara ulaşarak yüzde 167 artış gösterdi. Geleneksel pazarlardaki gücümüzü korurken, Rusya, Fas, Polonya ve Gürcistan gibi pazarlarda yakaladığımız yüksek oranlı artışlar, pazar çeşitlendirme stratejimizin doğru yolda olduğunu ortaya koyuyor.”

Türk Somonu İhracatın Yeni Devine Dönüştü Haber

Türk Somonu İhracatın Yeni Devine Dönüştü

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleme modelleriyle atağa kalkan Türk Somonu, son 8 yılda üretim ve ihracatta rekor üstüne rekor kırdı. 2017 yılında 57 milyon dolar olan ihracat geliri, 2025 yılı itibarıyla 500 milyon dolara ulaşarak dev bir başarı hikayesine dönüştü. ​Türkiye’nin su ürünleri sektöründe gerçekleştirdiği stratejik hamleler meyvelerini veriyor. "Karadeniz’in Gururu" olarak adlandırılan Türk Somonu, hem üretim hacmi hem de küresel pazardaki payı ile Türkiye ekonomisinin yeni lokomotiflerinden biri haline geldi. ​Üretimde 15 Katlık Dev Sıçrama ​2017 yılında başlayan serüven, aradan geçen kısa sürede inanılmaz bir büyüme katetti. Bakanlık verilerine göre; • ​2017 yılında 5 bin ton olan üretim kapasitesi, • ​2025 yılı itibarıyla 75 bin tona yükselerek tam 15 kat artış gösterdi. ​Karadeniz’deki tesis sayısı 100’e ulaşırken, sektörün toplam yıllık üretim kapasitesi ise 150 bin ton bandına dayandı. ​32 Ülkeye Türk İmzası ​Türk Somonu sadece miktar olarak değil, kalite olarak da dünya standartlarını belirlemeye başladı. Bugün itibarıyla 32 ülkeye ihraç edilen ürün, özellikle dünyanın en seçici pazarlarında büyük talep görüyor. En çok talep eden ülkeler listesinin başında ise şunlar yer alıyor: Rusya Federasyonu, Japonya, Vietnam, Belarus, ​Polonya ​Ekonomiye Yarım Milyar Dolarlık Katkı ​İhracat gelirlerinde yaşanan artış, sektörün katma değerli üretim gücünü gözler önüne serdi. 2017 yılında 57 milyon dolar seviyesinde olan ihracat rakamı, 2025 yılı projeksiyonları ve gerçekleşen verilerle 500 milyon dolar sınırına ulaştı. Su ürünleri sektöründe "taşıyıcı güç" haline gelen Türk Somonu, Türkiye’nin gıda ihracatındaki marka değerini güçlendirmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.