Hava Durumu

#Proje

Kırsal Haber - Proje haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proje haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Küçükbaş Projesinden Yalnızca Bin 500 Besici Yararlanabilecek Haber

Yeni Küçükbaş Projesinden Yalnızca Bin 500 Besici Yararlanabilecek

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projesini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin ilk etabında 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verileceğini belirterek, projeden yararlanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini açıkladı. Erdoğan ayrıca, hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğinin devlet tarafından karşılanacağını, finansman için üreticilerin Ziraat Bankası aracılığıyla faizsiz kredi kullanabileceğini ifade etti. Kredilerde 2 yıla kadar geri ödemesiz dönem ve 7 yıla kadar vade imkânı sunulacağı, küçükbaş hayvanların bir yıllık sigorta bedelinin de devlet tarafından karşılanacağı duyuruldu. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Gürer, hayvancılık sektöründe yapısal sorunların giderek derinleştiğini belirtti. Et fiyatlarındaki artışın temelinde yüksek ahır giderleri, artan yem maliyetleri ve ithalata dayalı politikaların bulunduğunu ifade eden Gürer, “Ahır giderleri düşürülmeden, yem sübvanse edilmeden ve ithalatçı anlayıştan vazgeçilmeden et sorunu çözülemez” dedi. Her türlü destek ve projenin önemli olduğunu vurgulayan Gürer, ancak açıklanan programın sektördeki sorunlara ne ölçüde kalıcı çözüm getireceğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti. 2018 yılında da benzer bir projenin açıklandığını hatırlatan Gürer, o dönemde 500 bin anaç koyun hedefi ortaya konulduğunu, bugün ise üç yılda yalnızca 150 bin koyun dağıtımının öngörüldüğünü belirtti. Gürer, “Hedeflerde yaklaşık yüzde 90’a varan bir daralma söz konusu. Bu tablo, hayvancılıkta yaşanan gerilemeyi açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı. “500 BİN HEDEFTEN 150 BİN KOYUNA GERİLEDİK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018 yılında kamuoyuna “300 Koyun Projesi” olarak yansıyan Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi’ni hatırlatarak, “O gün bu proje ‘ithalatı bitirecek’ denilerek açıklandı. 8 yılda 5 milyon damızlık üretileceği, kırmızı et ihtiyacının yüzde 25’inin küçükbaştan karşılanacağı söylendi. 2023’te ithalatın tamamen biteceği ifade edildi. Sonuç alınamadı” diye konuştu. Dönemin Tarım Bakanı tarafından açıklanan projede üreticiye asgari ücret tutarında maaş, sigorta ve veterinerlik hizmeti gibi güvenceler vaat edildiğini anımsatan Gürer, “Gelinen noktada yeni dönemde hedeflerin ciddi biçimde küçüldüğü de görülüyor” dedi. Gürer, “2018’de 500 bin anaç koyun dağıtımı hedefleniyordu. Şimdi 2026–2028 döneminde üç yılda toplam 150 bin koyun dağıtılması öngörülüyor. Bu yaklaşık yüzde 90’lık bir daralma demektir” ifadelerini kullandı. “1 MİLYON 37 BİN İŞLETMEYE KARŞILIK 1.500 DESTEK” Türkiye’de 1 milyon 37 bin küçükbaş işletmesi bulunduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yeni projeden sadece 1.500 işletme yararlanabilecek. Bu her 691 işletmeden sadece birinin destekleneceği anlamına geliyor. Son üç yılda 112 bin işletme kapanmışken, 1.500 işletmeye destek vermek sektördeki kan kaybına pansuman bile olamaz” diye konuştu. “BAŞVURULARIN YÜZDE 90’I ELENDİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018’de projeye 121 bin 28 kişinin başvurduğunu, ancak Bakanlık ve TİGEM ön değerlendirmesini geçenlerin sadece 11 bin 169 kişi olduğunu hatırlattı. “Başvuruların yalnızca yüzde 9’u sisteme dahil edilebildi” diyen Gürer, dönemin Bakanı tarafından verdiği soru önergesine iletilen yanıta göre elenmenin temel nedeninin Ziraat Bankası’nın kredibilite değerlendirmesi olduğunu söyledi. Gürer, “Sistem kredi notuna bağlandı. Hayvan yetiştirme tecrübesi olan, meraya dayalı üretim yapabilecek gerçek üreticiler kredi notu yetersizliği nedeniyle sistem dışına itildi. 500 bin baş hedeflenirken Ekim 2018 itibarıyla dağıtılan hayvan sayısı sadece 1.243 başta kaldı” dedi. “KÜÇÜKBAŞ VARLIĞI AZALDI, ÜRETİM GERİLEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2023’ün “ithalatı bitirme yılı” olarak ilan edildiğini, verilerin bunun gerçekleşmediğini gösterdiğini ifade ederek, “2022’de 56 milyon 265 bin 750 olan küçükbaş hayvan sayısı 2023’te 52 milyon 363 bin 410’a geriledi. Yaklaşık yüzde 7’lik bir düşüş var” dedi. Koyun eti üretiminin 2023’te 569 bin tondan 2024’te 509 bin tona düştüğünü, keçi eti üretiminin ise 128 bin tondan 99 bin tona gerilediğini belirten Gürer, “Üretim düşüyor, hedefler küçülüyor” diye konuştu. 2024’te 3 milyon 84 bin olan küçükbaş kurban kesiminin 2025’te 2,5 milyona düştüğünü ifade eden Gürer, “Bu yaklaşık yüzde 19’luk bir azalma demektir. Bu sadece üretimdeki daralmayı değil, yurttaşın alım gücündeki erimeyi de gösteriyor” dedi. “İTHALAT BİTMEDİ, 28,7 MİLYON DOLAR HARCANDI” Gürer, 2021–2025 döneminde küçükbaş ithalatı için 28,7 milyon dolar harcandığını ve toplam 174 bin 637 baş hayvanın yurtdışından getirildiğini belirterek, “İthalatın bitmesi gereken yılda dahi dış alım sürmüştür” ifadelerini kullandı. “HİBE DEĞİL, BORÇLANDIRMA MODELİ” Projede hayvanların hibe edilmediğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici ya öz kaynağıyla ya da Ziraat Bankası kredisiyle hayvan alıyor. Sıfır faizli kredi cazip gibi görünebilir ama gelir istikrarı olmayan üretici için geri ödeme riski yüksektir” dedi. Hayvan başına aylık 150 TL bakım desteği öngörüldüğünü belirten Gürer, “Yem fiyatları dövize bağlı. Enflasyonist baskı sürerse bu 150 TL’nin alım gücü hızla erir. Günlük yem maliyeti dikkate alındığında bu destek sadece birkaç günlük ihtiyacı karşılıyor. Bu yapısal değil, sembolik bir destektir” diye konuştu. “YAPISAL SORUNLAR ÇÖZÜLMEDEN BAŞARI GELMEZ” Yüksek yem maliyetleri, çoban bulma sorunu, sosyal güvence eksikliği ve mera alanlarının daralması gibi sorunlara dikkat çeken Gürer, “Hayvan sayısını artırmadan önce bu yapısal sorunları çözmeliyiz” dedi. Pazarlama sorununa da değinen Gürer, “Bugün çok sayıda küçükbaş kesim için bekliyor ama üretici satışta zorlanıyor. Et ve Süt Kurumu piyasa fiyatlarının altında alım yaptığında üretici zarar ediyor. Güçlü bir alım garantisi ve fiyat istikrar mekanizması olmadan bu model sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı. TÜİK VERİLERİ SORUNLU CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in 2025 yılı verilerinin de sorgulanması gerektiğine dikkat çekti. Gürer, büyükbaş hayvan varlığının 2024 yılı için (Cumhurbaşkanlığı program hedefler kitabına göre) 16 milyon 824 bin baş olduğunu, 2025 yılında ise 739 bin baş ithal hayvan geldiğini belirtti. Büyükbaş hayvan varlığının, ithalat ve 2024 yılı toplamıyla birlikte 17 milyon 563 bin baş ettiğini ifade etti. TÜİK’in ise 2025 yılında yüzde 4 artışla büyükbaş hayvan varlığını 17 milyon 709 bin baş olarak açıkladığını kaydetti. 2025 yılının hayvancılıkta en sorunlu yıllardan biri olduğunu vurgulayan Gürer, 81 ilde hayvan pazarlarının şap hastalığı nedeniyle kapatıldığını belirtti. Şap hastalığının et ve süt üretiminin yanı sıra buzağı ölümlerine de neden olduğunu ifade etti. Bakanın, 830 bin büyükbaş ve 2,5 milyon küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 330 bin hayvanın kesildiğini açıkladığını aktaran Gürer, şap nedeniyle telef olan, kurban kesilen ve şartlı kesime rağmen “mucizevi bir artış” yaşandığını söyledi. ABD Tarım Bakanlığının 2026 yılı Türkiye büyükbaş hayvan varlığı açıklamasının 14 milyon 300 bin baş olduğunu, Damızlık Birliğine göre ise büyükbaş hayvan varlığının 13 milyon 874 bin baş olarak ifade edildiğini belirtti. Ayrıca Avrupa ülkelerinin hayvan varlığıyla karşılaştırma yapılmasının da yanlış olduğunu dile getiren Gürer, “Avrupa’da tüketilen farklı bir hayvan var. O nedenle elma ile armut toplamak gibi bir karşılaştırma yapılıyor. Ayrıca nüfus ve kişi başı et tüketimi üzerinden bakarsanız veriler farklılaşır.” diye konuştu. ÜRETİM DÜŞÜYOR, GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR; TARIMDA SORUN YOK DEMEK GERÇEKLERLE ÖRTÜŞMÜYOR CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı’nın tarımda işlerin iyi gittiğine yönelik açıklamalarına tepki göstererek, sahadaki verilerin ve üretici gerçeklerinin bunun tam tersini ortaya koyduğunu söyledi. Gürer, muhalefetin eleştirilerinin dikkate alınmak yerine olumsuz ifadelerle karşılık bulduğunu belirterek, “Biz bu ülkede tarımın gelişmesini, çiftçinin, üreticinin, besicinin daha iyi kazanca ermesini istiyoruz. Aynı zamanda raftaki ürünün fiyatının da girdi maliyetleri düşürülerek uygun seviyelere inmesini savunuyoruz” dedi. Tarım politikalarındaki aksaklıkları dile getirmenin ülkenin bugününe ve geleceğine iyilik yapmak anlamına geldiğini ifade eden Gürer, 2025 yılının Türk tarımı açısından en sorunlu dönemlerden biri olduğunu kaydetti. 2002 yılının dahi gerisine düşen üretim kalemleri bulunduğunu vurgulayan Gürer, özellikle fasulye, mercimek ve nohut üretiminde ciddi gerileme yaşandığını belirtti. Resmî veriler üzerinden değerlendirme yapan Gürer, 2024 yılında 28 milyon ton olan meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminin 2025’te 19,6 milyon tona gerilediğini; tahıl ve diğer bitkisel üretimin 75,5 milyon tondan 68,1 milyon tona düştüğünü; sebze üretiminin ise 30,6 milyon tondan 30,3 milyon tona gerilediğini söyledi. Özellikle bakliyat ve hububatta ciddi kayıplar yaşandığını dile getiren Gürer, “2002 yılına göre nüfusumuz 30 milyonun üzerinde artmışken üretimin gerilemesi raftaki fiyatlara da yansımıştır. Bu tablo ortadayken ‘tarımda üretim sorunu yok’ demek mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı’nın değerlendirmelerini bir önceki yılın verileriyle yaptığını ya da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerindeki son değişimleri dikkate almadığını savunan Gürer, Aralık 2024 ile Aralık 2025 bitkisel üretim verileri arasındaki farkın açıkça görülmesi gerektiğini söyledi. Sahada üreticinin ciddi sıkıntı içinde olduğunu belirten Gürer, hayvan varlığındaki azalmaya ve düşük alım fiyatlarının çiftçi gelirlerini daraltmasına dikkat çekti. Köy ziyaretlerinde üreticilerin büyük kayıplar yaşadığını aktardığını ifade eden Gürer, “100 hayvanım vardı, 30’unu şap hastalığında kaybettim diyen üretici var. 2025 yılında şap hastalığında kaç hayvan kaybedildi? Bu konuda kamuoyuna net bir açıklama yapılmadı” dedi. Öte yandan enflasyon açıklamalarında zirai don ve kuraklığa atıf yapıldığını hatırlatan Gürer, “Madem zirai don ve kuraklık enflasyonu etkiledi deniliyor, o zaman bu afetlerden zarar gören çiftçiye hangi destek verildi? TARSİM ve ÇKS’ye kayıtlı olmayan üreticilere bir destek sağlandı mı? Kuraklıktan etkilenen çiftçiye özel bir destek verildi mi? Hayır” diye konuştu. Artan girdi maliyetlerinin üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurgulayan Gürer, yılbaşından bu yana akaryakıta gelen yüzde 10’u aşan zamların çiftçiyi daha tarlaya çıkmadan zarara uğrattığını söyledi. “100 dönümlük araziyi ekmeye çıkan çiftçinin mazotu daha yola çıktığı anda buharlaşıyor. Gübre, ilaç, tohum, elektrik, su ve mazot fiyatları artıyor; alım fiyatları ise düşük tutuluyor. Bu şartlarda çiftçiye ‘üretmeye devam et’ demek gerçekçi değildir” dedi. 2016–2018 yıllarında açıklanan koyun projesinin büyük ölçüde daraltılarak yeniden müjde gibi sunulmasını da eleştiren Gürer, mevcut politikalarla Türkiye tarımının sorunlardan arınmasının mümkün olmadığını ifade etti. Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, gübre ve yemde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanması, mazotta ÖTV ve KDV’nin kaldırılması, genç ve kadın çiftçilerin SGK primlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini belirtti. Ayrıca çiftçilerin tüm borçlarının faizsiz olarak en az üç yıl ertelenmesini, icraların durdurulmasını isteyen Gürer, “Traktöre, ahıra, hayvana gelen icralar bir an önce sonlandırılmalıdır” çağrısında bulundu.

Büyükşehir'in Projelerine DOKAP'tan 86,3 Milyon TL Destek Haber

Büyükşehir'in Projelerine DOKAP'tan 86,3 Milyon TL Destek

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin turizm, eğitim, tarım ve altyapı alanlarında hazırladığı projelere Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından 86,3 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Protokol, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile DOKAP Başkanı Hakan Gültekin tarafından imzalandı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP), turizm, eğitim, tarım ve altyapı alanlarında iş birliği yapacak. DOKAP, Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan projelere 86,3 milyon TL hibe desteği sağlayacak. İmzalanan protokol kapsamında, Ortahisar ve Beşikdüzü ilçelerinde Fındık Kurutma Tesisi kurulacak, Arsin'e Çocuk Kütüphanesi kazandırılacak. Ayrıca Maçka, Düzköy ve Tonya yaylalarındaki Yeşil Yol güzergahında beton yol ve kanal imalatlarının yanı sıra kapsamlı iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilecek. FINDIK KURUTMA ÇİLESİ BİTECEK İmza töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Trabzon’umuzda bir taraftan kendi imkan ve kabiliyetlerimizle birçok hizmeti hayata geçirmenin gayreti içerisindeyken, diğer yandan da Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nın da desteğiyle projelerimizi bir an önce tamamlamak için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bu minvalde bugüne kadar çok önemli katkılar aldık. Başta kıymetli Bakanımıza, Hakan Gültekin Bey’e ve değerli ekibine teşekkür ediyorum. Bugün de istişarelerimiz neticesinde mutabık kaldığımız bazı projelerle ilgili protokol imzasını attık. İnşallah bu projeler, onay süreçleri tamamlandıktan, DOKAP tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan ve Sayın Bakanımızın onaylarının alınmasının ardından hayata geçirilecektir. Böylece şehrimiz için önemli gördüğümüz çalışmaları gerçekleştirmiş olacağız. Son 2-3 yıldır şehrimizde ve bölgemizde yaşanan kuraklık nedeniyle, özellikle fındık üreticilerimizin hasat sonrası kurutma sürecinde ciddi zorluklar yaşadıklarına hep birlikte şahit olduk. Hemşehrilerimizin, fındıklarını kurutabilmek için Gümüşhane ve Bayburt illerine kadar gitmek zorunda kaldıkları olmuştur. Bu nedenle şehrimizin hem doğu hem de batı bölgesinde olmak üzere iki ayrı fındık kurutma tesisi projemiz bulunmaktadır. Bu yatırım için yaklaşık 15 milyon TL tutarında bir kaynak gerekmektedir”dedi. EĞİTİM, TARIM VE TURİZM ALTYAPISINA DESTEK Başkan Genç sözlerini şu cümlelerle tamamladı: “Arsin ilçemizde sahil parkımızda güzel bir projenin ihalesini gerçekleştirdik. Bu projenin içerisinde, inşallah DOKAP destekleriyle bir çocuk kütüphanesini de hayata geçirmek istiyoruz. Doğu Karadeniz Bölgemizin tamamını ilgilendirmekle birlikte şehrimiz açısından da önem arz eden Yeşil Yol Projesi kapsamında; Maçka Ocaklı, Lişer ve Şolma yayla yolu beton yol ve kanal yapım işi ile Kadıralak Yaylası yolu ve Çalköy-Çiğdemli-Düzköy bağlantısına ilişkin çalışmalarımızı sunduk. Yeşil Yol Projesi kapsamındaki bu çalışmaların ödenekleri tahsis edilip Sayın Bakanımızca da onaylandığında, şehrimizde önemli bir mesafe daha kat etmiş olacağız. Hem çocuk kütüphanemizle hem fındık kurutma tesislerimizle hem de Yeşil Yol kapsamındaki çalışmalarımızla somut sonuçlar elde edeceğiz. Bu vesileyle değerli DOKAP Başkanımıza destekleri için bir kez daha teşekkür ediyor, kıymetli Bakanımıza da ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Elbette bütün bu yatırımların arkasındaki güçlü irade Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Şehrimize bugüne kadar kazandırdığı yatırımlar ve attığı adımlar son derece kıymetlidir. Hizmetlerin banisi Cumhurbaşkanımıza da Trabzon’umuzdan şükranlarımızı arz ediyoruz.” TRABZON EN GÜZEL HİZMETLERİ HAK EDİYOR DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, “Bu memlekete hizmet ediyoruz. Hep birlikte bu memleketin hizmetkarıyız. En değerli çalışmaların yürütüldüğü kurumlardan biri de Trabzon Büyükşehir Belediyesi’dir. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç çok özel ve önemli çalışmalara imza atmaktadır. Değişen ve gelişen Türkiye’mizde, aynı paralelde Trabzon’umuzun da en güzel hizmetleri hak ettiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Trabzon Büyükşehir Belediyesi özelinde 4 proje için 86,3 milyon TL hibe desteği sağlayacağız. Projelerin toplam büyüklüğü 100 milyon TL civarında olup, bunun 86,3 milyon TL’si hibe olarak karşılanacaktır. İnşallah bu projeler şehrimiz için, kurumlarımız için ve memleketimiz için hayırlı olur. Bugüne kadar Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birçok başarılı çalışmayı hayata geçirdik. Sahada projeleri hazırlayan, süreci titizlikle takip eden ve hak ediş aşamalarını yürüten tüm çalışma arkadaşlarımıza, özellikle de Sayın Başkanımızın huzurunda teşekkür ediyorum” diye konuştu. ÜRETİCİ GELİRİNİN ARTIRILMASI HEDEFLENİYOR İmzalanan protokol kapsamında Büyükşehir Belediyesi tarafından Ortahisar ve Beşikdüzü ilçelerinde kurulacak Fındık Kurutma Tesisi ile modern kurutma teknolojileri kullanılarak hasat sonrası kalite kayıplarının önüne geçilmesi ve üretici gelirinin artırılması amaçlanıyor. Yıllık yaklaşık bin 50 ton fındığın hızlı, hijyenik ve standartlara uygun şekilde kurutulacağı tesisler, günlük 15 ton kapasiteyle 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Arsin’de hayata geçirilecek Çocuk Kütüphanesi projesi kapsamında; okuma, sanat ve drama alanları, dijital erişim bölümü, zeka oyunları alanı, özel gereksinimli çocuklara yönelik erişilebilir mekanlar ve aileler için sosyal kafe oluşturulacak. Düzköy ve Tonya ilçelerini kapsayan 8,7 kilometrelik güzergahta kazı, duvar, korkuluk ve menfez imalatları ile alt temel ve temel çalışmaları gerçekleştirilecek. Ayrıca SİT alanı içerisinde 2 bin 300 metrelik bölümde toplam 16 bin 100 metrekare beton parke ve bordür imalatı yapılacak. Maçka ilçesi Ocaklı-Lişer-Şolma Yayla yolunun 13+800 ile 19+800 kilometreleri arasındaki kesiminde beton yol ve beton kanal imalatlarını içeren üstyapı çalışmaları tamamlanarak yol hattı standart hale getirilecek.

Kuzular Arttıkça Çiftçinin Yüzü Gülüyor Haber

Kuzular Arttıkça Çiftçinin Yüzü Gülüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi; kırsal kalkınmanın artması adına Türkiye’ye örnek olan çalışmalarından birisi olan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi ile aile ekonomilerine destek olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen ve her yıl 60 yeni yetiştiriciye 24 dişi, 1 erkek olmak üzere toplam 25 küçükbaş hayvan verilen proje kapsamında, üreticilere yem ve bir yıllık aşı hizmetleri desteği de sağlanıyor. 7 yıllık süreçte 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan teslim edildi Kırsalda yaşayan düşük gelirli ailelere istihdam olanağı sunan ve bölge genelinde küçükbaş hayvan varlığını artırmayı hedefleyen çalışma dahilinde, 7 yıllık süreçte 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan ve 1440 ton yem dağıtımı gerçekleştirildi. Sürdürülebilir olması ile dikkat çeken projeden faydalanan yetiştiricilere hayvanlar; 5 yıl içinde gerçekleşen doğumlarla toplam 25 hayvanı yeni yetiştiricilere ulaştırmaları için teslim ediliyor. Proje kapsamında bugüne kadar Anamur’da 16, Aydıncık’ta 5, Akdeniz’de 23, Bozyazı’da 8, Çamlıyayla’da 14, Erdemli’de 44, Gülnar’da 29, Mezitli’de 10, Mut’ta 30, Silifke’de 45, Yenişehir’de 4, Tarsus’ta 88 ve Toroslar’da 44 mahallede bulunan yetiştiriciye hayvan teslimatları yapıldı. Yeni: “Büyükşehir’in bu projesinden yararlandığım için çok mutluyum” Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden faydalanan yetiştiricilerden önemli bir bölümünü kadınlar oluşturuyor. Bu kadınlardan birisi de Tarsus’a bağlı Küçükkösebalcı Mahallesi’nde ikamet eden Seda Yeni. Gerçekleşen doğumlarla genişleyen sürüsüne özenle bakan Yeni, Büyükşehir’in bu projesinden faydalanmanın mutluluğunu yaşıyor. Yeni, “Projeye başvurduk ve kabul edildik. Hiç beklemiyordum, ama çıktığı için çok sevindim. Teslim edilen hayvanların birçoğu hamileydi. 7 tane kuzumuz oldu. Onları sağlıklı bir şekilde besliyor ve büyütüyoruz” diye konuştu. Tarımsal üretim yaptıklarını, ancak zarar ettiklerini dile getiren Yeni, “Bizim için hayvansal üretim büyük bir şey. İnşallah hayvancılıktan para kazanırız diye düşündük. Böyle bir şeyin de bize çıkması çok iyi oldu. Bu projeyi hayata geçiren Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Ahu Arıkan: “Projemiz sürdürülebilir bir hayvancılık projesidir” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Ahu Arıkan, “Projemiz 2020 yılından bu yana devam eden, sürdürülebilir bir hayvancılık projesidir. Projemiz ile vatandaşlarımıza küçükbaş hayvan, yem ve aşı desteği sağlıyoruz. Her yıl 60 yetiştiricimize 25 küçükbaş hayvan ve 4 ton da yem veriyoruz. Yetiştiricilerimizi kırsalda ikamet eden, maddi geliri düşük olup, sürüsünü büyütmek isteyen 25 - 45 yaş aralığındaki kişilerden seçiyoruz” ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 360 yetiştiriciye 9 bin baş hayvan ve 1440 ton yem desteği sağladıklarını kaydeden Arıkan, “2022 yılında 556, 2023 yılında 1180 ve 2024 ile 2025 yıllarında 1500 küçükbaş hayvan yetiştiricilerimizden alınıp, yeni yetiştiricilere teslim edildi. Böylece proje döngüsü başarılı bir şekilde devam etmektedir. Bu sayede son 2 yıldır belediye bütçesinden damızlık hayvan ücreti ödenmemektedir ve sürdürülebilirlik sağlanmıştır” dedi.

Üzümsü Meyve Fidan Dağıtım Etkinliği Gerçekleştirildi Haber

Üzümsü Meyve Fidan Dağıtım Etkinliği Gerçekleştirildi

Muğla’da üzümsü meyve üretimini artırmak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında üreticilere %75 hibeli fidan ve ekipman desteği sağlandı. Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından desteklenen ve Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yürütülen Üzümsü Meyve Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında fidan dağıtım etkinliği, İl Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirildi. Etkinliğe Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu ile İl Müdürü Seyfettin Baydar’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Erizan Yılmaz, şube müdürleri ve üreticiler katıldı. Programda konuşan Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu, projeye destek vermekten memnuniyet duyduklarını belirterek, uzun vadeli tarımsal projelerin hem üretici hem de ülke ekonomisi açısından önemine dikkat çekti. “Projelerin en güzel tarafı, yıllar sonra meyvelerini toplarken verilen emeğin gururunu yaşamaktır.” Cevheroğlu ayrıca İl Müdürlüğü tarafından yürütülen projelere YİKOB olarak desteklerinin devam edeceğini ifade etti. Programda konuşma yapan İl Müdürü Seyfettin Baydar ise üzümsü meyvelerin artan pazar talebi ve sağlıklı beslenmedeki yeri nedeniyle stratejik ürünler arasında yer aldığını vurguladı. “Üzümsü meyveler, üreticilerimiz için yeni ve kazançlı bir alternatif ürün olarak öne çıkmaktadır.” Baydar konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Öncelikle Muğla Valimiz sayın Dr. İdris Akbıyık başta olmak üzere Vali Yardımcımız Halil Serdar Cevheroğlu ve YİKOP Proje Müdürü Ahmet Esen’e desteklerinden dolayı şükranlarımızı sunuyorum. Bu proje ile ilimizde frenk üzümü, ahududu, böğürtlen ve aronya üretimini yaygınlaştırmayı, üreticilerimize yeni gelir kaynakları oluşturmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu üretim alanlarını daha da artırarak devam ettireceğiz.” dedi. Proje kapsamında 9 ilçede toplam 100 dekar alanda kapama üzümsü meyve bahçesi tesis edilecek. Proje çerçevesinde Dalaman, Ula, Datça, Milas, Seydikemer, Kavaklıdere, Menteşe, Fethiye ve Yatağan ilçelerinde üreticilere; 28.000 adet Böğürtlen, 10.500 adet Aronya, 7.000 adet Frenk üzümü, 7.000 adet Ahududu fidanı olmak üzere toplam 52.500 adet fidan %75 hibeli olarak dağıtılacak. Üreticilere sadece fidan değil, bahçe tesisinde kullanılacak ekipman desteği de sağlanarak, böğürtlen ve ahududu bahçeleri için gerekli olan 2350 kg tel ve 2800 adet galvanizli direk de %75 hibeli olarak üreticilere teslim edilecek. Toplam bütçesi 2.827.500 TL olan projenin 2.120.625 TL’si Muğla Valiliği tarafından karşılanıyor.

Türkiye’nin Tarım Vizyonuna Değer Katan Bir Güç Haline Geldik Haber

Türkiye’nin Tarım Vizyonuna Değer Katan Bir Güç Haline Geldik

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2013 yılından bu yana geçen 13 yıllık görev süresini değerlendirdi. Borsa’nın üye sayısından işlem hacmine kadar her alanda devasa bir büyüme kaydettiğini belirten Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın artık sadece bir tescil kurumu değil; kentin ekonomisine yön veren, sosyal hayatına dokunan ve Türkiye’nin tarım vizyonuna değer katan bir güç haline geldiğini ifade etti. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, göreve geldiği 2013 yılından günümüze uzanan Borsa’nın değişim ve gelişim yolculuğunu düzenlediği basın toplantısında rakamlar ve projelerle anlattı. Bursa TB Konferans Salonu’nda Meclis Başkanı Mustafa Aksu ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada Borsa’yı bölgesel bir güç haline getirdiklerini ifade eden Matlı, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek ustalık dönemi projelerini de kamuoyuyla paylaştı. Çok Boyutlu Büyüme Hamlesi Toplantının açılışında Bursa TB’nin büyüme rakamlarını paylaşan Başkan Özer Matlı, 2013 yılında devraldıkları bayrağı bugün gurur verici bir noktaya taşıdıklarını ifade etti. 425 olan aktif üye sayısını yüzde 118 oranında artırarak 925’e çıkardıklarını belirten Matlı, “Asıl büyük sıçramayı tescil işlem hacminde yaşadık. 2013 yılında 980 milyon TL seviyelerinde olan tescil işlem hacmi, 2025 yılı itibarıyla yüzde 7.141 gibi rekor bir artışla 70 milyar 970 milyon TL’yi aşarak çok boyutlu bir ölçek büyümesine imza atmıştır. Bu performans Türkiye genelindeki 115 ticaret borsası arasında 36. sırada devraldığımız Bursa Ticaret Borsası’nı 15. sıraya, Marmara Bölgesi’nde ise en büyük 4. ticaret borsası konumuna taşımıştır. Tescil işlem hacmindeki sıçrama; aynı zamanda şeffaf işlem altyapımızın, sunduğumuz güvenilir hizmet anlayışının ve üyelerimizin kurumsal yapımıza duyduğu güvenin doğrudan yansımasıdır” dedi. Avrupa’nın İlk ve Tek Türk Ticaret Borsası Bursa Ticaret Borsası’nın kurumsal hizmet kalitesini uluslararası standartlarla tescillediklerini belirten Başkan Matlı, “Borsamız TOBB tarafından verilen ve Avrupa standartlarında hizmet sunan ‘5 Yıldızlı Akredite Borsa’ statüsüyle hizmet kalitesini en üst seviyeye taşımıştır. Bu dönemde elde ettiğimiz en stratejik başarılardan biri de Avrupa Ticaret Borsaları Ağı’na kabul edilen ilk ve tek Türk Ticaret Borsası unvanını kazanmamızdır. Bu üyelik sayesinde Bursa’yı küresel dünyaya bağlayan stratejik bir kapı haline geldik. Ülkemizi bu prestijli ağda gururla temsil ederken, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası üyeliğimizle de üyelerimizin Almanya başta olmak üzere Avrupa pazarlarıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağladık” diye konuştu. TÜRİB ve Marmara ÜPAK’ta Öncü Rol Göreve geldikleri ilk günden itibaren geleneksel borsa anlayışını teknolojiyle birleştirdiklerini kaydeden Başkan Matlı, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) ve Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun (Marmara ÜPAK) kurulmasındaki stratejik rollerine dikkat çekti. Tarımsal ticarette dijital dönüşümün aktif bir parçası olduklarını ifade eden Matlı, “TÜRİB’in A grubu büyük hissedarlarından biri ve yetkili acente olarak üyelerimize güvenli ve şeffaf işlem altyapısı sunuyoruz. Ayrıca TÜRİB’te Yönetim Kurulu Üyesi olarak ulusal tarım vizyonunun mutfağında yer alıyoruz. Bu vizyonu yine kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK ile de bölgesel bir güç birliğine dönüştürerek, tarım piyasasında güveni ve finansal erişimi güçlendirdik” ifadelerini kullandı. “Tarımsal Ticaretin Standartlarını Yükselttik” Dijitalleşme hamlesini fiziksel altyapıyla desteklediklerini de belirten Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş. aracılığıyla Gaziantep’ten Edirne’ye, Konya’dan Tekirdağ’a kadar 9 farklı noktada hizmet verdiklerini hatırlattı. Bu yaygın hizmet ağı ile ürün analiz, kalite kontrol ve depolama süreçlerinde tarımsal ticaretin standartlarını yükselttiklerini ifade eden Özer Matlı, böylece Borsa’nın hizmet ağını Bursa’nın sınırlarının çok ötesine, ulusal bir ölçeğe taşıdıklarını vurguladı. Gıda Sektöründe İhracat Odaklı Dönüşüm Borsa üyelerinin rekabet gücünü artırmak için hayata geçirdikleri Gıda UR-GE projesine değinen Özer Matlı, üyelerini Dubai’den Bükreş’e kadar Avrupa ve Orta Doğu’daki küresel pazarlarla buluşturduklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde ihracat rotasını Japonya ile Asya pazarına çevireceklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu süreç; ihracat odaklı, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen stratejik bir dönüşümdür” dedi. Ticari hayatın huzuru için de adımlar attıklarını belirten Matlı, “Üyelerimizin ticari uyuşmazlıklarını mahkeme sürecine taşınmadan, zaman ve maliyet kaybı yaşamadan sonuçlandırması amacıyla TOBB Uyum Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözü Merkezi’ni hayata geçirdik. Bu merkez ile iş insanlarımızın ticari faaliyetlerinde sürekliliği koruyor, güvenli bir iş ortamına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Eğitime ve İnsan Kaynağına Stratejik Yatırım Konuşmasında eğitime ve nitelikli iş gücüne verdikleri önemi ‘en önemli başlık’ olarak tanımlayan Başkan Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın kentin eğitim hayatına dokunan çok yönlü bir değer merkezi haline geldiğini dile getirdi. Türkiye’nin ilk tarım lisesi olan Hamidiye Tarım ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nin hamiliğini üstlendiklerini hatırlatan Başkan Matlı, “Hamidiye Ziraat Mektebi’nde yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde okulumuz bugün Türkiye’deki tüm tarım liselerine örnek olarak gösterilen bir referans noktası haline geldi” dedi. Yalnızca bir eğitim platformu olarak değil, iş dünyasının dönüşüm merkezi olarak konumlandırılan Bursa TB Akademi’de 4 yılı aşkın sürede 100’ün üzerinde eğitim programı gerçekleştirdiklerini söyleyen Özer Matlı, “Bugüne kadar Türkiye’den ve yurt dışından 50.000’in üzerinde katılımcı çevrim içi eğitim programlarımıza dahil oldu. Bununla birlikte akademi kapsamında ortaya koyduğumuz ‘Off The Record’ projesiyle de kentimizin yöresel lezzetlerini dijital dünyaya taşıyarak, yerel markalarımıza sahip çıktık” ifadelerini kullandı. Bursa’nın Marka Değerine ve Sosyal Dokusuna Güçlü İmza Başarılarının temelinde ortak iradenin, kurumsal dayanışmanın ve güçlü ekip çalışması kültürünün yattığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, Borsa’nın kentin sosyo-kültürel hayatındaki rolünü şu sözlerle özetledi: “Görev süremiz boyunca Valiliğimizden belediyelere, milletvekillerimizden SİAD ve STK’lara kadar tüm paydaşlarımızla güçlü bir iş birliği zemini oluşturduk. Protokoller ve ortak projelerle Bursa’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön veren aktif bir kurum haline geldik. Sadece ekonomiye değil, eğitimden güvenliğe, sağlıktan kültürel yatırımlara kadar birçok alanda şehrimizin yanında yer aldık. Ayrıca, Bursa Pideli Köftesi ve Bursa Havlusu gibi değerlerimize aldığımız coğrafi işaret tescilleriyle de kentimizin marka kimliğini küresel ölçekte koruma altına aldık.” Ustalık Döneminin İki Büyük Projesi: Gıda İhtisas OSB ve ET-BA Bursa Ticaret Borsası’nın 13 yılda kurumsal dönüşümünü tamamlayarak Türkiye’nin en güçlü borsalarından biri haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, Borsa’nın gelecek vizyonunu simgeleyen iki dev yatırımı ‘ustalık dönemi’ eseri olarak nitelendirdi. Bursa ve bölgesine değer katacak Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesinin Yenişehir’de hayata geçirileceğini kaydeden Matlı, “Borsa’mızın ustalık dönemi yatırımı olarak konumlanan proje; 4.200 dönümlük bir alanda, lojistikle entegre, planlı ve bütüncül bir ekosistem sunarak Türkiye’nin ilk borsa iştirakli Gıda İhtisas OSB modelini temsil etmektedir. Öte yandan, mülkiyeti Borsamıza ait olan ET-BA arazisini de 100 bin metrekarenin üzerindeki modern bir dönüşüm projesiyle Bursa’nın sosyal yaşamına kazandırıyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın kurumsal vizyonuyla şekillenen bu yatırımlar; Bursa Ticaret Borsası’nın sadece ticarete değil, şehrin yaşam kalitesine de yön verdiğinin göstergesidir” ifadelerini kullandı. Bursa Ticaret Borsası’nın 102 yıllık köklü geçmişiyle, artık sadece bir tescil kurumu değil, strateji üreten, yatırım yapan ve şehre yön veren güçlü bir yapı olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Tüm bu çalışmaları, projeleri ve yatırımları Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Meclis Üyelerimiz ve Genel Sekreterliğimizin özverili katkılarıyla hayata geçirdik. Bu başarı; ortak iradenin, kurumsal dayanışmanın ve güçlü ekip çalışmasının ürünüdür. Birlikte büyüdük, birlikte dönüştük ve Bursa için birlikte üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Fındıkta Yeni Teknikler Haber

Fındıkta Yeni Teknikler

Ordu Büyükşehir Belediyesinin tarım iştirak şirketi ORTAR A.Ş tarafından yürütülen FINVER Projesi kapsamında fındık bahçelerinde verimi artırmaya yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Teraslama, tek dal dikim modeli ve toprak altı damla sulama sistemlerinin birlikte uygulanacağı projeyle dönüm başına 350 kilogram ürün elde edilmesi hedefleniyor. Üretici dostu uygulamalarıyla Ordu’da adından söz ettiren ORTAR A.Ş, daha önce 5 dekarlık alanda pilot olarak başlattığı tek dal ve toprak altı damla sulama sistemini genişleterek 15 dekara çıkardı. Yeni uygulama ile hem üreticilere örnek bahçeler üzerinden rehberlik edilmesi hem de fındık üretiminde maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. “ÜRETİCİLERE KAPIMIZ SONUNA KADAR AÇIK” ORTAR A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde 7 yıl önce başlatılan FINVER Projesi’nin her geçen gün üreticilere daha fazla katkı sunduğunu belirtti. Altınordu ilçesi Kökenli Mahallesi’nde hayata geçirilen çalışma hakkında bilgi veren Eser, şu ifadeleri kullandı: “Pilot proje olarak başlattığımız damla sulama ve teraslama çalışması ile üreticilerimize fındıkta yeni bir uygulamanın kapılarını açtık. Bu uygulamada tek dal, teraslama, damla sulama ve fındık çeşitliliğini bir arada gerçekleştiriyoruz. Amacımız, üreticiye bu sistemin nasıl uygulandığını yerinde göstermek ve hangi şartlarda yapılabileceğini bire bir anlatmaktır. Üreticilerimizi örnek bahçelerimizde ağırlıyor, yapılan çalışmaları detaylı şekilde aktarıyoruz.” Eser, hedeflerinin dekar başına 80-90 kilogram olan verimi 350 kilogram seviyelerine çıkarmak olduğunu vurgulayarak, “Bu çalışma sabır isteyen bir süreçtir. Üreticilerimizin sabırlı olması büyük önem taşıyor” dedi. VERİM ARTIŞI %100’E KADAR ÇIKABİLİR Teraslama, tek dal dikim modeli ile toprak altı damlama sulama ve gübreleme sistemlerinin birlikte uygulanması sayesinde fındıkta yüzde 100’e varan verim artışı beklendiğini ifade eden Eser, projenin başarıya ulaşması halinde modelin Ordu genelinde verim kaybı yaşayan bahçelerde yaygınlaştırılacağını kaydetti. Uygulamadan yararlanmak isteyen üreticiler, ORTAR A.Ş’ye başvurarak proje hakkında detaylı bilgi alabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.