Hava Durumu

#Propolis

Kırsal Haber - Propolis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Propolis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muğla Çam Balı Küresel Marka Yolunda Haber

Muğla Çam Balı Küresel Marka Yolunda

Muğla Çam Balının Kalite ve Standartlarının Yükseltilmesi ve İzlenebilirliğinin Artırılması Projesi kapsamında geliştirilen Çam Balı Takip Sistemi, pilot olarak projeye dahil edilen 50 arıcıya tanıtıldı. Proje ile Muğla Çam Balının kovandan tüketiciye kadar tüm üretim ve ticaret sürecinin dijital olarak izlenebilir hale getirilmesi, tağşişin önlenmesi ve ürünün küresel ölçekte marka değerinin artırılması hedefleniyor. Muğla Çam Balının kalite ve standartlarının yükseltilmesi, üretim süreçlerinin kayıt altına alınması ve ürünün tüketiciye güvenli şekilde ulaştırılması amacıyla hayata geçirilen “Muğla Çam Balının Kalite ve Standartlarının Yükseltilmesi ve İzlenebilirliğinin Artırılması Projesi” kapsamında önemli bir adım daha atıldı. Muğla Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB), Muğla Tarım ve Orman Müdürlüğü, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ile Muğla Ticaret Borsası tarafından imzalanan protokol kapsamında yürütülen proje, YİKOB'un yüzde 80 katkısıyla destekleniyor. Kovandan Sofraya Dijital Takip Pilot uygulama 50 arıcı ile başladı. Geliştirilen Çam Balı Takip Sistemi sayesinde balın üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreç kayıt altına alınacak. Projenin tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıya 50 arıcı ve teknik personel katıldı. Toplantının açılış konuşmasını Muğla İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal gerçekleştirdi. Toplantıda ayrıca YİKOB Rehberlik ve Denetim Müdür Vekili Dr. Ahmet Esen, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş, Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hurşit Öztürk ve Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, proje kapsamında yürütülecek çalışmalar ve izlenecek yol hakkında açıklamalarda bulundu. Projenin tanıtım sunumu ise Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şubesinde proje yürütücüsü olarak görev yapan Veteriner Hekim Alptuğ Demircan tarafından gerçekleştirildi. Balın Kimliği Olacak Analizleri tamamlanan ballar, tekrar kullanılamayan güvenlikli QR kod mühürlerle kayıt altına alınacak. Böylece ürünün kaynağı ve üretim süreci takip edilebilecek. Proje kapsamında yazılım süreci tamamlanan Çam Balı Takip Sistemi ile üreticiden alınan balın kovandan tüketiciye kadar olan yolculuğunun izlenebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Kurumsal iş birliğiyle oluşturulan sistem sayesinde Muğla Çam Balında tam izlenebilirliğin sağlanması, tağşişin önlenmesi, ürün güvenilirliğinin artırılması ve arıcıların ürettikleri kaliteli balın ekonomik değerinin yükseltilmesi hedefleniyor. Pilot uygulama kapsamında projeye dahil edilen 50 arıcının ürettiği ballar, proje paydaşı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Gıda Analiz Laboratuvarında gerçekleştirilecek analizlerden geçirilecek. Analiz sonuçları uygun bulunan ballar, yırtılmaz ve tekrar kullanılamaz güvenlikli QR kod mühürlerle kayıt altına alınacak. Kayıt altına alınan balların müzayede usulüyle satışa sunulması ve ticari olarak değerlendirilmesiyle üreticilerin kaliteli ve standartlara uygun üretiminin ekonomik karşılığının artırılması hedefleniyor. Propolis de Katma Değer Kazanacak Proje kapsamında temin edilen 2 bin propolis tuzağı üreticilere teslim edildi. Toplanacak propolisler de analiz edilerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Toplantıda ayrıca proje kapsamında temin edilen toplam 2 bin propolis tuzağı üreticilere teslim edildi. Üreticiler tarafından bu tuzaklar aracılığıyla toplanacak propolisler de aynı sistem kapsamında analiz edilecek. Analiz sonuçlarına göre elde edilecek kaliteli propolisin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi ve arıcıların gelirlerinin çeşitlendirilmesi amaçlanıyor. Muğla'dan Türkiye'ye Örnek Model Muğla Çam Balının Kalite ve Standartlarının Yükseltilmesi ve İzlenebilirliğinin Artırılması Projesi, coğrafi işaret tesciline sahip Muğla Çam Balının standartlarının korunması ve ürünün marka değerinin artırılması açısından önem taşıyor. Proje ile yalnızca Muğla Çam Balının üretim ve ticaret sürecinin izlenebilir hale getirilmesi değil, aynı zamanda bölgede oluşturulan “Kovandan Sofraya Dijital İzlenebilirlik” modelinin gelecekte Türkiye genelindeki bal üretimine entegre edilebilecek bir altyapı standardına dönüştürülmesi hedefleniyor. Muğla'da başlayan bu dijital dönüşümle, kaliteli bal üretiminin kayıt altına alınması, tüketici güveninin artırılması, tağşişle mücadele edilmesi ve Türk balının ulusal ve uluslararası pazarlardaki marka değerinin güçlendirilmesi için önemli bir altyapı oluşturulması amaçlanıyor.

Başkan Güler: ''Balda da Türkiye’nin Zirvesindeyiz'' Haber

Başkan Güler: ''Balda da Türkiye’nin Zirvesindeyiz''

Türkiye’nin en çok bal üreten ili Ordu, rekor üretimine katma değerli yeni projeler ekliyor. Mesudiye ilçesine bağlı Çaltepe Mahallesi’nde düzenlenen bal hasadı programına katılan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, hem rekolte başarısını vurguladı hem de arıcılara yönelik yeni destek müjdesini paylaştı. Mesudiye Çaltepe’de Bal Hasadı Heyecanı Bereketli toprakları ve zengin florasıyla arıcılığın başkenti konumunda yer alan Ordu’da bal hasadı başladı. Mesudiye Çaltepe’de arıcılarla bir araya gelerek üretimin heyecanına ortak olan Başkan Mehmet Hilmi Güler, Ordu’nun bal üretiminde Türkiye birincisi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Balda da Türkiye’nin zirvesindeyiz. Bugün Mesudiye Çaltepe’de, bereketini emekle buluşturan arıcılarımızla birlikte bal hasadımızı gerçekleştirdik. Ordu, bal üretiminde Türkiye’nin birincisi. Bu büyük potansiyeli yalnızca üretim miktarıyla değil, üreticimizin kazancıyla da büyütmek istiyoruz." Ordu Büyükşehir Belediyesi’nden Arıcılara Varroa İlacı Desteği Arıcıların en büyük sorunlarından biri olan zararlılarla mücadelede yerel yönetim desteği devreye giriyor. Başkan Güler, arı kolonilerinin sağlığını korumak ve verimliliği artırmak amacıyla üreticilere müjde verdi: Arı sağlığını tehdit eden Varroa parazitiyle mücadele kapsamında belediye tarafından arıcılara ilaç desteği sağlanacak. Hedef sadece yüksek rekolte değil, üreticinin doğrudan daha yüksek gelir elde etmesi olacak. Arı Sütü, Polen ve Propolis İle Dünya Pazarına Açılım Ordu’nun arıcılıktaki vizyonu sadece bal üretimiyle sınırlı kalmayacak. Ordu Büyükşehir Belediyesi; Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Arıcılık Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle yan ürünlerde de hamle başlatıyor. Balın yanı sıra arı sütü, polen ve propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünlerinin geliştirilmesi, standartlaştırılması ve uluslararası pazarlara sunulması için çalışmalar hız kazanacak. "Fındıkta Olduğu Gibi Balda da Hedefimiz Dünya Pazarı" Ordu’nun iki ana tarımsal gücü olan fındık ve balı küresel ölçekte markalaştırma kararlılığında olduklarını belirten Güler, sözlerini şu vizyonla tamamladı: "Fındıkta olduğu gibi balda da hedefimiz belli: Üreteceğiz, değer katacağız, dünyaya açacağız."

ATA Çiftliği'nde 2026 Yılının İlk Bal Hasadı Haber

ATA Çiftliği'nde 2026 Yılının İlk Bal Hasadı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), üretimin devamlılığını ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını esas alan çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan ATA Çiftliği’nde (BAKAP) faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi'nde 2026 yılının ilk bal hasadı gerçekleştirildi. Bal üretiminin yanı sıra bilimsel araştırma, uygulamalı eğitim ve teknik rehberlik çalışmalarıyla Ankara’da arıcılığın gelişimine katkı sunan merkezde gerçekleştirilen bal hasadının en önemli özelliği ise balın saf Anadolu ırkı arısı tarafından üretilmesi ve tek bir bitkiden elde edilmiş olmasıdır. Böylelikle hem kaliteli bal üretimi sağlanıyor hem de saf Anadolu arısının gen kaynakları korunuyor. “Arı, Tarımsal Üretimin ve Biyoçeşitliliğin Korunması İçin Çok Önemli” Hasadı yapılan ballardan bir tanesinin monoflora, yani tek bir bitkiden alınan özel bir bal çeşidi olduğunu belirterek 2026 yılının ilk bal hasadını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, şunları söyledi: “Burada 50 kovanla başladığımız yolculuğumuz şu an 150 koloniye kadar çıktı. Kullandığımız arı, saf Anadolu ırkı arısıdır. Burada yaptığımız çalışmalardan biri, mevcut kullanmış olduğumuz Anadolu ırkının genetik özelliklerini korumaktır. Larva transferi yaptığımız kovanlarda, elimizdeki mevcut arılardan genetik olarak ilerlemeyi sağlayacak en iyi şartlara sahip ana arıları seçip tekrar kolonimizin içerisinde kullanıyoruz. Böylece kolonilerimizin genetik verimini artırmayı ve gen kaynaklarını en iyi şekilde korumayı hedefliyoruz. Yani hem bal üretirken hem de gen kaynaklarını koruyoruz. Ayrıca merkezde balın yanı sıra 'apiterapi ürünleri' olarak adlandırılan propolis, perga ve arı zehri gibi yan ürünleri üretiyor; bunları uygulamalı eğitimlerle çiftçilerimize anlatıyoruz.” İklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Tüzün, saf Anadolu bal arısının bulunduğu coğrafyaya yüksek uyum kabiliyeti sayesinde sürdürülebilir üretimin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle yaşadığımız bu iklimsel dalgalanmalarda arıcıların mutlak surette aktif olarak süreçte bulunması lazım. Arı; tarımsal üretimin ve biyoçeşitliliğin korunması için kritik öneme sahip. Bu iklim değişikliği sürecinde mevcut Anadolu ırkıyla uyum sağlamış durumdayız ve bu ırkı biyolojik gen kaynaklarımızı korumak adına en önemli enstrüman olarak kullanıyoruz.” Uysal: “Ankara’da İlk Defa Yapılan Bir Çalışma” Merkezde yalnızca bal üretiminin yapılmadığını, elde edilen sonuçların akademik yayınlar, üniversiteler ve üreticilerle paylaşılacağını belirten ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal ise şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk bal hasadını gerçekleştirdik. 2025 yılı sonbahar ve 2026 yılı ilkbahar koloni yönetiminin ardından uyguladığımız teknikler sonucunda ne kadar bal elde ettiğimizi ortaya koyacağız. Bu durum, yaptığımız uygulamaların doğruluğunu kanıtlayan bir üretim sezonu olacak. Esas amacımız; doğru tekniklerle üretilen bal ve polenlerin üniversitelerle iş birliği yapılarak analiz edilmesini sağlamak ve saf Anadolu ırkının Ankara şartlarındaki verimini göstermektir. Aynı zamanda bu üretim merkezimiz vasıtasıyla çiftçilerimize yerinde eğitimler vererek onların da tecrübelerimizden yararlanmasını ve arıcılıkta daha ileri seviyelere ulaşmalarını amaçlıyoruz.”

Türkiye Arıcılık Potansiyeli İle Koloni Sayısında ve Bal Üretiminde Dünyada İlk Üçte Haber

Türkiye Arıcılık Potansiyeli İle Koloni Sayısında ve Bal Üretiminde Dünyada İlk Üçte

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin güçlü arıcılık potansiyeli ile koloni sayısında ve bal üretiminde dünyada ilk üçte, AB'de ise 1. sırada yer aldığını, arıcılığın daha da geliştirilmesi amacıyla üreticilere önemli destekler sağlandığını belirterek “Hayvancılık yol haritası kapsamında yeni destekleme modeli ile arıcılığa temel desteğe ilave olarak destekler verilmektedir. Bu kapsamda, kadın ve genç yetiştiricilerimize yüzde 40, planlama kapsamında gezginci arıcılara yüzde 30, 1. derece tarımsal amaçlı örgütlere yüzde 20 ilave destek sağlanmaktadır." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı yaptığı açıklamada, her yıl 20 Mayıs'ta kutlanan Dünya Arı Günü'nde, arılar ve diğer tozlayıcıların ekosistem, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliği açısından taşıdığı kritik önemin vurgulandığını hatırlattı. Tozlaşmanın yaklaşık yüzde 75'inin arılar ve diğer polinatörler tarafından sağlandığı dikkate alındığında, arıcılık faaliyetlerinin yalnızca bal üretimi ile sınırlı olmayıp sürdürülebilir tarımın ve gıda arz güvenliğinin temel unsurlarından birini oluşturduğuna işaret eden Yumaklı, şu bilgileri aktardı: “Türkiye, sahip olduğu zengin bitki örtüsü, farklı iklim bölgeleri ve yüksek genetik çeşitliliğe sahip arı varlığı ile dünya arıcılığında önemli bir potansiyele sahiptir. Bu kapsamda ülkemizde her yıl düzenlenen Dünya Arı Günü etkinlikleri ile arıların tarımsal üretimdeki kritik rolü, arı ürünlerinin ekonomik değeri, arıcılığın sürdürülebilirliği ve geliştirilmesi konularında toplumsal farkındalığın artırılması hedeflenmektedir." Bakan Yumaklı, Türkiye'deki arıcılık sektörünün genel görünümüne değinerek 2025 TÜİK verilerine göre ülkede 96 bin 646 adet arıcılık işletmesi ile 8 milyon 817 bin 155 adet arılı kovan bulunduğunu ve 97 bin 253 ton bal üretimi gerçekleştirildiğini bildirdi. Türkiye'nin, güçlü arıcılık potansiyeli ile koloni sayısında ve bal üretiminde dünyada ilk üçte, AB'de ise 1. sırada yer aldığının altını çizen Yumaklı, “Ülkemizde 39 adet coğrafi işaretli bal çeşidi bulunmakta olup bunlardan Bingöl balı ve Yenice ıhlamur balı AB'den coğrafi işaret almış iki bal çeşidimizdir. Dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90'ı ülkemizde, bunun da yüzde 70–80'i Muğla ilimizde gerçekleştirilmektedir." vurgusu yaptı. ARICILIK DESTEKLERİ Bakan Yumaklı, ülkede arıcılığın geliştirilmesine yönelik arı yetiştiricilerine gerekli desteğin sağlandığına dikkati çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Hayvancılık yol haritası kapsamında yeni destekleme modeli ile arıcılığa temel desteğe ilave olarak destekler verilmektedir. Bu kapsamda, kadın ve genç yetiştiricilerimize yüzde 40, planlama kapsamında gezginci arıcılara yüzde 30, 1. derece tarımsal amaçlı örgütlere yüzde 20 ilave destek sağlanmaktadır. Gen kaynaklarını koruma desteği başlığı altında, izole bölgelerde yerli arı ırklarını koruyan yetiştiricilere ilave destek verilmektedir. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında arıcılık yatırımları, ekipman temini ve işleme tesislerine yönelik hibe ve teşvikler sağlanmaktadır. Bununla birlikte propolis, polen, arı sütü, arı zehri gibi bal dışındaki arı ürünlerinin üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. Organik tarım mevzuatı kapsamında faaliyet gösteren arıcılarımıza da sertifikalı üretim yapmaları şartıyla arılı kovan başına destekleme ödemesi yapılmaktadır. Ayrıca, arıcılarımıza yönelik teknik eğitimler ve uygulamalı kurslar da düzenlenmektedir." TÜRKİYE'DE ARI ISLAHI VE GENETİK KAYNAKLARIN KORUNMASI Türkiye'nin, arı genetik kaynakları açısından önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Yumaklı, Anadolu ve Kafkas arısı gibi yerli arı ırk ve ekotiplerinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla üniversiteler ve arı yetiştiricileri birlikleri iş birliği içinde ıslah çalışmaları yürütüldüğünü belirtti. Bakan Yumaklı, ekonomik arı yetiştiriciliğinde damızlık materyalin niteliğinin önemine işaret ederek “Bölgesel ekotiplerin kalıtsal düzeylerini korumak ve ıslah etmek amacıyla ülkemiz genelinde bölgesine adapte olmuş arı gen kaynaklarımızın tespit edilerek öncelikle bölgelerinde koruma altına alınması, yapılacak ıslah çalışmaları sonucunda ana arı üretiminde materyal olarak kullanılması ve arıcılığın hizmetine sunulması büyük önem arz etmektedir." ifadelerini kullandı. Yürütülen ıslah programları ile damızlık ana arı üretiminin artırıldığını, bölgelere uygun arı ırklarının yaygınlaştırıldığını, çiftleşme bölgeleri oluşturularak genetik saflığın korunduğunu, koloni kayıplarının azaltılmasının hedeflendiğini, bal verimi ve kalitenin artırıldığını dile getiren Yumaklı, şunları kaydetti: “Islah çalışmalarımızla arıcılarımızın en kaliteli arıyı en düşük maliyetle üretip kullanabilmeleri sağlanarak bunun üretime yansımasıyla arıcılıkta verim artışı sağlanacak, koloni kayıplarının azaltılmasıyla sektörün sürdürülebilirliği güçlendirilecektir. Bununla birlikte ülkemizin sertifikalı damızlık ana arı üretimi ve ihracatı yapabilen bir konuma ulaşması da sağlanacaktır. Ulusal Damızlık Sistemi'nin devreye alınmasıyla Bakanlığımız bünyesindeki Hayvancılık Genel Müdürlüğümüz, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ve ilgili ıslah birimleri arasında kurulacak entegrasyon sayesinde ıslah programlarının izlenmesi ve yönlendirilmesi sağlanacak; böylece arı ıslah programlarının etkin ve işlevsel bir yapıya kavuşması mümkün olacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.