Hava Durumu

#Refah

Kırsal Haber - Refah haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Refah haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Proje Tamamlandığında 2 Milyon 350 Bin Dekarlık Alan Sulanacak Haber

Proje Tamamlandığında 2 Milyon 350 Bin Dekarlık Alan Sulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Silvan Barajı'nın gövde imalatının tamamlandığını, diğer imalatların da tamamlanmasıyla barajda Eylül 2027 itibarıyla su tutmaya başlanacağını belirterek, “Silvan Projesi tamamlandığında ekonomimize yaklaşık 43 milyar liralık katkı sağlayacak. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 305 bin kişi burada istihdam edilmiş olacak. Bu proje sadece bir sulama projesi değildir. Silvan Projesi bir kalkınma projesidir." dedi. Bakan Yumaklı, Diyarbakır'da Silvan Projesi kapsamındaki Silvan Barajı ile yapımı süren Babakaya ve Silvan sulama tünellerinde incelemelerde bulundu. İncelemelerinin ardından açıklama yapan Yumaklı, “Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un ülkeye, millete hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. “Terörsüz Türkiye"yi hiçbir zaman güvenlik başlığında değerlendirmediklerini ifade eden Yumaklı, “Bu bizim için daha fazla yatırım, üretim, istihdam, refah ve huzur demek. Dolayısıyla bunların toplamı da elbette daha güçlü bir Türkiye demek. İşte bugün burada, Silvan'da, bunun en güçlü örneklerinden birindeyiz. Terörsüz yaşamın en önemli kazançlarından biri, yıllarca potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyamamış bu toprakların üretim gücünü, çok daha ilerilere taşımaktır. Hedefimiz, huzurun yatırımla, yatırımın üretimle, üretimin istihdamla, istihdamın da kalıcı refahla güçlendiği bir Türkiye." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bugüne kadar bu topraklara söz ile değil barajla, sulama tesisiyle, içme suyu tesisleriyle, enerji yatırımıyla, yollarla, tünellerle, üretimle ve istihdamla hizmet sunduklarını belirterek, rakamların bunun en açık şahidi olduğunu söyledi. “7,1 MİLYON DEKARLIK ARAZİYİ SULAMAYA AÇMIŞ OLDUK" Son çeyrek asırda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sadece Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü eliyle 2 bin 400'ün üzerinde projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu projelerin toplam bedeli bugünkü rakamlarla 1,3 trilyonun üzerinde bir tutara tekabül ediyor. Bu yatırımlarla birlikte sadece sulama açısından bakacak olursak 7,1 milyon dekarlık araziyi sulamaya açmış olduk. Bugün bu tesisler, bölge ekonomisine yıllık 119 milyar liralık katkı sağlayan önemli bir altyapıyı oluşturmuş durumda. Bu dönemde Mardin-Ceylanpınar Ana Kanalı gibi, ülkemizde mühendislik açısından önemli yere sahip eserleri de hayata geçirmiş olduk. Ilısu Barajı gibi dünya ölçeğinde önemli eserler yine ülkemize kazandırılmış oldu, hükümetlerimiz döneminde. Şimdi ise Silvan Projesi, yatırım iradesinin en önemli halkalarından biri olarak tamamlanmak üzere. 7/24 çalışılarak sonuca ulaşılmak üzere hedeflenmiş durumda. Silvan Projesi, Atatürk Barajı sulamalarından sonra Türkiye'nin en büyük sulama hamlelerinden birisidir." Bakan Yumaklı, projenin, 8 baraj ve 23 sulama tesisinden oluştuğunu belirterek, bugünkü yatırım büyüklüğünün yaklaşık 360 milyar lira olduğunu kaydetti. “PROJE TAMAMLANDIĞINDA 2 MİLYON 350 BİN DEKARLIK ALAN SULANACAK" Proje tamamlandığında, 2 milyon 350 bin dekarlık bir alanın sulanacağını, bunun 330 bin futbol sahası büyüklüğündeki alanın sulanarak üretime kazandırılması demek olduğunu ifade eden Yumaklı, şöyle konuştu: “Peki bu ne demek? Çiftçimizin aynı tarladan daha fazla ürün ve daha fazla gelir alması demek. Sadece buğdayı düşünecek olursak, en az 2 kat daha fazla ürün alması demek. İkinci, hatta üçüncü ekilişler ile daha fazla ürün ekilebiliyor olması demek. Katma değeri yüksek ürünlerin ekilebilecek olması demek. Zenginleşen ürün deseniyle birlikte tarımsal üretim gücünün de artması demek. Proje tamamen bittiğinde 2 milyon 350 bin dekarda yapılan üretimi yaklaşık 3 katına çıkarmış olacağız. Şu anki rakamlarla söylemiş olursak 2,3 milyon tonluk bir üretim var. Bu, 7 milyon tonluk üretimin üzerine çıkmış olacak. Silvan Projesi tamamlandığında ekonomimize yaklaşık 43 milyar liralık katkı sağlayacak. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 305 bin kişi burada istihdam edilmiş olacak. Bu proje sadece bir sulama projesi değildir. Silvan Projesi bir kalkınma projesidir. Projenin kalbi ise Silvan Barajı'dır. Temelden 175 metre yüksekliğindeki Silvan Barajı, kendi sınıfında Türkiye'nin ve Avrupa'nın en önemli mühendislik yapılarından biridir." “SİLVAN BARAJI'NDA EYLÜL 2027 İTİBARIYLA SU TUTMAYA BAŞLIYORUZ" Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Silvan Barajı'nın gövde imalatı tamamlandı. İncelemelerimizi tamamladık. Diğer imalatların da tamamlanmasıyla birlikte inşallah Silvan Barajı'nda Eylül 2027 itibarıyla su tutmaya başlıyoruz. Burada mesele sadece suyu depolamak değil, aynı zamanda toprağa ulaştırmak ve üretime dönüştürmek. Bunun için de Silvan Barajı'ndan buraya kadar adeta 2 nehir inşa ediliyor yerin altında. Bunlardan birincisi Babakaya Tüneli. İki ayrı tüpten oluşuyor. Yaklaşık 5 bin 320 metrelik iki tüpten oluşuyor. İki tünelin de toplam debisi 212 metreküp/saniye. Yani aktaracağımız su miktarının büyüklüğünü şöyle ifade etmek isterim. Bir olimpik yüzme havuzunu 13 saniyede doldurabilir. İlk tüpte kazının tamamlanmasına yaklaşık 600 metre, 2. tüpte de 1600 metre kaldı. İnşallah bunların da Mart 2027 itibarıyla tamamlanmasını öngörüyoruz." Silvan Tüneli'nin bu büyük projenin en önemli mühendislik yapılarından birisi olduğunu belirten Yumaklı, “13,2 kilometre uzunlukta, 10 metre çapında, içerisinden çok rahatlıkla Doğanay denizaltısı geçebilecek büyüklüğe sahip. Tamamlandığında bu amaçla kullanılan Türkiye'nin en büyük tüneli olacak. İnşallah burayı da 2027 yılında tamamlamış olacağız." dedi. Bakan Yumaklı, ana iletim sisteminin bundan ibaret olmadığını ifade ederek, bundan sonra 98 kilometrelik dört etaptan oluşan, suyun bereketli topraklara ulaştırılması için bir ana kanal imalatının da olacağını söyledi. Pamukçay, Başlar, Kuruçay ve Ambar barajlarının tamamlandığını hatırlatan Yumaklı, Bulaklıdere, Kıbrıs ve Karacalar gibi diğer barajlar için de yatırım, kamulaştırma ve hazırlık çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Bakan Yumaklı, bu yapılarla birlikte Batman'a da 76 milyon metreküplük bir içme suyu iletiminin sağlanacağını kaydederek, “Silvan Projesi'nin sadece bir baraj, bir tünel veya bir sulama kanalı olarak görülemeyeceğini söylemiştim. Silvan, suyun üretime dönüşmesi, kuru toprağın bereketle buluşması, gençlerimizin kendi memleketlerinde iş bulabilmesi demek. Yani 'Terörsüz Türkiye' hedefinin ekonomik boyutunun gözler önüne gelmesi demek. 'Terörsüz Türkiye' süreci sadece silahların susması değildir, yatırımcıların önünü rahat görebilmesi, çiftçilerimizin, üreticilerimizin toprağa daha fazla güvenle yatırım yapabilmesi, gençlerimizin memleketlerinde işlerini kurabilmesi, dağların altından tünellerin, ovalarda traktörlerin, fabrikalarda makinelerin çalışması demektir. Kısacası kalkınmanın önündeki her türlü engelin kaldırılması demektir." diye konuştu. Bugün burada bunun en önemli, en somut örneklerinden birisini gururla ve büyük bir memnuniyetle paylaşmak istediklerini dile getiren Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye “Terörsüz Türkiye" sürecindeki katkılarından dolayı şükranlarını sunduğunu belirtti. Sürece katkı veren başta Meclis Başkanı olmak üzere, gazi Meclis'teki milletvekillerine, tüm siyasi partilere teşekkür eden Yumaklı, “Kanunun 467 oyla geçmiş olması demek bu sonucun bir Türkiye uzlaşısı olması anlamına gelir ve artık bir devlet politikası haline gelmiş olduğunun en önemli göstergesidir. Türkiye'de huzur ve güven ortamı güçlendikçe yatırım ve üretim irademiz de güçlenecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu toprakların her karışına eser kazandırmaya, üretimi büyütmeye ve milletimizin refahını artırmaya devam edeceğiz. Bugün burada sadece suyun yolunu açmıyoruz, üretimin yolunu açıyoruz. Sadece bir tünel inşa etmiyoruz, yeni bir geleceğin yolunu inşa ediyoruz." dedi. Bakan Yumaklı, Silvan Projesi'nin Diyarbakır'a, Batman'a ve bölgedeki bütün illere ve millete hayırlı olmasını diledi. Bu eserde emeği geçen mühendislere, bu projenin her safhasında yer alan işçilere, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün her kademesinde görev alanlara, yüklenici firmalara, Diyarbakırlı ve Batmanlı vatandaşlara da teşekkür eden Yumaklı, “Suyumuz bereket, toprağımız üretim, gençlerimiz umutlu, Türkiye'miz de güçlü olsun diyorum." ifadesini kullandı.​

Çiftçi Artan Mazot ve Gübre Maliyetleri Nedeniyle Üretimden Kopma Noktasında Haber

Çiftçi Artan Mazot ve Gübre Maliyetleri Nedeniyle Üretimden Kopma Noktasında

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM Tarım ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair teklif üzerine yaptığı konuşmada, mevcut düzenlemenin gerçek sorunları örtbas ettiğini belirtti. Sarıbal, “Mazot ve gübre fiyatlarının üreticiyi üretimden kopardığı bir dönemde bu teklifi görüşmek, krizi görmezden gelmektir” dedi. Milletvekili Sarıbal, komisyonda görüşülen teklifin zamanlamasını eleştirerek, asıl tartışılması gerekenin çiftçinin yaşadığı kriz olduğunu vurguladı. “Çiftçi artan mazot ve gübre maliyetleri nedeniyle üretimden kopma noktasında. Üretici ayakta kalmak için ağır borçlanma sarmalına sürüklenmiş durumda. Gıda krizi derinleşiyor, halkın temel gıdaya erişimi zorlaşıyor” diyerek, teklifin geri çekilmesi gerektiğini söyledi, yerine mazot, gübre ve doğrudan üretici desteklerini içeren acil bir kanun hazırlanması çağrısında bulundu. Türkiye’de uygulanan ekonomik ve tarım politikalarının milyonlarca yurttaşın hayatında derin bir yıkıma yol açtığını belirten Sarıbal, iktidarın gerçek sorunları görmezden geldiğini vurgulayarak, “Mesele tali başlıklar değil, doğrudan uygulanan ekonomik tercihlerdir” dedi. Milletvekili Sarıbal, mevcut politikaların iki temel sonuç doğurduğunu ifade etti. Birincisinin, çiftçinin üretimden para kazanamaması nedeniyle toprağını terk etmek zorunda kalması olduğunu belirten Sarıbal, köylerin boşaldığını ve üreticilerin kentlerin varoşlarına sürüklendiğini söyledi. İkinci olarak ise üretimde kalmaya çalışan çiftçilerin ağır bir borç yükü altında bırakıldığını dile getiren Sarıbal, “Bunun adı, tarımı bütünüyle şirketlere, tekellere ve sermaye gruplarına bırakmanın sonucunda ortaya çıkan mülksüzleştirme düzenidir. 1980 faşist askeri darbesiyle kurulan ekonomik ve siyasal rejim, 24 yıllık iktidarın taşlarını döşeyen tarihsel zemindir. O günden bugüne emek zayıflatılmış, köylü yalnızlaştırılmış, kamu tasfiye edilmiş, kaynaklar halk için değil sermaye için kullanılmıştır” ifadelerini kullandı. DEVASA KAYNAK NEREYE GİTTİ? Bütçenin bir servet transferi mekanizmasına dönüştürüldüğünü kaydeden Sarıbal, “2025 bütçesinde faize ayrılan kaynak 1 trilyon 950 milyar lira. 2026 bütçesinde bu rakam 2 trilyon 742 milyar liraya çıkıyor. Daha yılın ilk iki ayında gerçekleşen faiz ödemesi 640 milyar lirayı bulmuş durumda. Bu gidişle, 2026 yılı sonunda bütçede öngörülenin bile üzerinde bir faiz ödemesiyle karşı karşıya kalacağımız çok açık. Cumhuriyet’in kuruluşundan 2002 yılına kadar, yani 82 yılda 54 hükümetin yarattığı toplam kaynak yaklaşık 740 milyar dolar. 2002’den bugüne iktidar, büyük bir başarı hikayesi yazarak 4 trilyon dolarlık bir kaynak üretti. Bu devasa kaynak nereye gitti? Neden 86 milyonun refahı artmadı? Bu sorular, bu Komisyonun da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de araştırması gereken temel meselelerdir. Mesele, halkın alın teriyle yaratılan kaynakların yurttaşa refah, güvence ve insanca yaşam olarak dönüp dönmediğidir. Bu Meclis’in önündeki en büyük sorumluluk, 86 milyon yurttaşın yaşam hakkını, beslenme hakkını, barınma hakkını, eğitim ve sağlık hakkını savunmaktır” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.