Hava Durumu

#Reis Gıda

Kırsal Haber - Reis Gıda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Reis Gıda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı Haber

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı

Türkiye’nin köklü markalarından Reis Gıda, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda; gıda güvenliği, tarımda dijitalleşme ve genç kuşakların üretime katılımının hayati önemine dikkat çekti. Şirket, "Bakliyat Köyleri" projesiyle yerli üretimi desteklemeye devam ediyor. ​Reis Gıda, gıda güvenliğinin temel taşı olan çiftçilerin emeğini görünür kılmak ve tarımın yarınlarını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç olduğunu vurgulayan Reis Gıda, üretimin sürdürülebilirliği için "insan" odaklı bir yaklaşımın şart olduğunu belirtti. ​Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Stratejik Gücü ​Reis Gıda'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Dünya Çiftçiler Günü, yalnızca toprağa emek veren insanları kutladığımız bir gün değil; gıda güvenliğini, kırsal kalkınmayı, gençlerin tarıma katılımını ve üretimin geleceğini yeniden düşünmemiz gereken güçlü bir çağrıdır. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üretici sayısı artarken, tarım nüfusunun yaşlanması, su stresi, iklim baskısı ve gençlerin sektöre kazandırılması, geleceğin tarım gündemini belirleyen temel başlıklar arasında yer alıyor. Toprağın bereketi, insanlığın ortak geleceğini besleyen en kıymetli güçlerden biridir. Bu bereketin gerçek taşıyıcıları ise emeğiyle üretimi mümkün kılan, toprağı bilgiyle buluşturan ve her mevsim ülkesinin gıda güvencesine katkı sunan çiftçilerimizdir. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, bu büyük emeği görünür kılmak, üretimin merkezindeki insanı yeniden hatırlamak ve tarımın yarınlarını daha güçlü kurmak için çok anlamlı bir fırsattır. Türkiye, tarımsal üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve güçlü üretim kültürüyle çok önemli bir tarım ülkesidir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı başı verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısı yaklaşık 2,36 milyon civarındadır. (ÇKS) kayıtlı ekili alan yaklaşık 170 milyon dekar (17 milyon hektar) seviyesine ulaşmıştır. Son beş yılda kayıtlı çiftçi sayısında 190 bin artış yaşanmıştır. Aynı dönemde tarım sektörü 2024 yılında 2 trilyon 428 milyar liralık hasılaya ulaşarak GSYH’ye yüzde 5,6 katkı sundu. TÜİK’in 2025 işgücü istatistiklerine göre ise istihdamın yüzde 14,0’ı tarım sektöründe yer aldı. Bu tablo, tarımın Türkiye ekonomisi, istihdamı ve gıda arzı açısından taşıdığı stratejik önemi açık biçimde gösteriyor Türkiye sahip olduğu geniş tarım arazileri, iklim avantajları, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kültürü sayesinde sadece bölgesel bir gıda tedarikçisi değil; aynı zamanda gıda güvenliğini aşan ölçekte ihracat ve yatırım odaklı bir tarım endüstrisinin taşıyıcısı olabilecek büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle tarıma artık sadece geleneksel bir üretim alanı olarak değil, sürdürülebilir büyümenin stratejik sahası olarak bakmak gerekiyor. Sayılar artarken asıl mesele üretimde kuşak devamlılığı Bugün tarımda en kritik başlıklardan biri, yalnızca kayıtlı üretici sayısı değil, üretimin kuşaklar boyunca sürdürülebilirliğidir. Resmî kayıtlarda ÇKS’ye dahil olan çiftçi sayısında artış görülüyor. Bununla birlikte yaş dağılımı, tarımın genç kuşaklar için daha güçlü bir gelecek alanına dönüştürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. TZOB verilerine göre Türkiye’de kayıtlı çiftçilerin yüzde 34’ü 65 yaş ve üzerindeyken, yüzde 34,6’sı 50-64 yaş grubunda bulunuyor; 18-24 yaş grubunun payı ise yüzde 1 seviyesinde. TZOB’un 2025 değerlendirmesinde kırsalda yaş ortalamasının 59’a ulaştığı da vurgulanıyor. Bu veriler, tarımda devamlılığın önümüzdeki dönemde gençleşme, eğitim, teknolojiye erişim ve gelir istikrarı başlıklarıyla birlikte ele alınmasını gerekli kılıyor. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Gençler için tarımı geleceğin mesleğine dönüştürmek gerekiyor Dünya genelinde de asıl büyük meselelerden biri gençlerin tarımda nasıl daha güçlü yer alacağı. FAO’nun 2025 tarihli çalışmasına göre, çalışan gençlerin yüzde 44’ü tarım-gıda sistemlerinden geçimini sağlıyor. Ancak aynı rapor, gençlerin bu alandaki payının 2005’teki yüzde 54 seviyesinden 2021’de yüzde 44’e gerilediğini gösteriyor. Avrupa’da da benzer bir tablo var. Eurostat’a göre Avrupa Birliği’nde 2020 itibarıyla çiftlik yöneticilerinin yüzde 57,6’sı 55 yaş ve üzerindeyken, 40 yaş altı genç çiftçilerin oranı yüzde 11,9 düzeyinde kalıyor. Bu tablo bize çok açık bir şey söylüyor: Tarım, gençler için daha yüksek teknolojiyle, daha güçlü gelir modeliyle, daha itibarlı bir kariyer alanı olarak yeniden anlatılmalı. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Kaynakları Koruyan, Verimliliği Artıran Yeni Tarım Anlayışı Bugün artık tarımda asıl ihtiyaç, sadece üretim miktarını artırmak değildir. Asıl ihtiyaç; suyu daha verimli kullanan, toprağı koruyan, girdi kullanımını optimize eden, verimliliği yükselten ve kaliteyi sürdürülebilir biçimde artıran daha akıllı bir üretim modelidir. Yeni yazıda da belirtildiği gibi, dünya daha fazla değil, mevcut kaynakla daha fazla değer yaratmayı konuşuyor. Türkiye’nin de bu yeni döneme çok güçlü biçimde uyum sağlaması gerekiyor. Verimlilik meselesi artık sadece ekonomik bir başlık değil; aynı zamanda gıda egemenliği, ihracat kapasitesi ve kırsal istikrar açısından stratejik bir konudur. Tarımsal verimlilikte yaşanacak her iyileşme, üreticinin gelirinden ülkenin rekabet gücüne kadar çok geniş bir alana katkı sunacaktır. Tarımın geleceği, kaynakları daha çok tüketen değil; mevcut kaynakları daha akıllıca yöneten sistemlerde şekillenecektir. İklim değişikliği çiftçinin omzundaki yükü büyütüyor Bugün çiftçiyi yalnızca maliyetlerle ya da pazara erişimle değerlendirmek yeterli olmuyor. İklim değişikliği, su stresi, ani hava olayları ve üretim planlaması artık tarımın ana belirleyicileri arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerinin bazı bölgelerde derinleşmesi, kuraklık riskinin artması, damlama sulama, anıza ekim ve iklim koşullarına dayanıklı yeni çeşit geliştirme çalışmalarını daha önemli hale getirmektedir. Bu tablo, verimliliğin artık yalnızca daha çok üretmek anlamına gelmediğini; aynı zamanda daha az suyla, daha doğru planlamayla ve daha güçlü bilgi altyapısıyla üretmek anlamına geldiğini gösteriyor. Kadın emeği, yerli tohum ve kırsal kalkınma birlikte güç kazanıyor Tarımın geleceği konuşulurken kadın üreticilerin katkısı ayrı bir başlık olarak ele alınmalı. FAO’ya göre kadınlar tarımsal iş gücünün neredeyse yarısını oluştururken, tarım arazilerinin yalnızca yüzde 15’ine sahip bulunuyor. Bu veri, kadın emeğinin üretimde ne kadar güçlü olduğunu; mülkiyet, fırsat ve görünürlük açısından ise daha çok alan açılması gerektiğini ortaya koyuyor. Biz de Reis Gıda olarak üretimin sürdürülebilirliğini, yerli tohumların korunmasını, kadın üreticilerin güçlenmesini ve kırsalda yaşamın devamlılığını birlikte ele alıyoruz. Bakliyat Köyleri yaklaşımımızın özünde de bu anlayış yer alıyor: Toprağı koruyan, yerel bilgiyi yaşatan, teknolojiyi üreticiyle buluşturan ve gelecek nesillere güçlü bir tarım mirası bırakan bir üretim kültürü. Tarımın güçlü kalması; çiftçinin üretimde kalmasıyla, gençlerin toprağa umutla bakmasıyla, kadın üreticilerin daha çok güçlenmesiyle, suyun verimli kullanılmasıyla ve teknolojinin sahada daha yaygın karşılık bulmasıyla mümkün olacaktır. Çiftçilerimiz, yalnızca tarlayı ekip biçen insanlar değildir; onlar ülkemizin gıda hafızasını, üretim kültürünü ve geleceğe uzanan bereket zincirini taşıyan en kıymetli emek sahipleridir. Bu nedenle 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde bir kez daha güçlü bir ifadeyle söylemek isterim: Toprağa değer, sofralara bereket ve geleceğe umut katan tüm çiftçilerimizin emeği çok kıymetlidir. Türkiye’nin tarımsal gücü, çiftçisinin bilgisiyle, sabrıyla, emeğiyle ve üretme kararlılığıyla büyümeye devam edecektir. Bizlere düşen görev ise bu emeği daha görünür, daha güçlü ve daha sürdürülebilir kılacak adımları hep birlikte çoğaltmaktır."

Her Sofrada Güven, Her Tabakta Denge: Reis Gıda Çölyak Hastalarının Yanında Haber

Her Sofrada Güven, Her Tabakta Denge: Reis Gıda Çölyak Hastalarının Yanında

Reis Gıda, "Dengeyi Sofrada, Kaliteyi Yaşamda" mottosuyla 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü’nde glutensiz beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Reis Royal serisi ve glutensiz un çeşitleriyle marka, çölyak hastaları ve sağlıklı beslenmeyi tercih edenler için güvenilir alternatifler sunuyor. Gıda sektörünün köklü markası Reis Gıda, glutensiz beslenme düzeninde doğru ürün seçiminin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguluyor. Bakliyat, pirinç, kinoa ve karabuğday gibi doğal olarak glutensiz ürünlerin yanı sıra yenilikçi Reis Royal ürün grubuyla marka, mutfaklarda hem besleyici hem de lezzetli bir dönüşüm başlatıyor. Glutensiz Beslenmede "Güvenli Gıda" Önceliği Günümüzde glutensiz beslenme, sadece tıbbi bir zorunluluk değil, aynı zamanda bilinçli bir yaşam tercihi olarak görülüyor. Reis Gıda, bu süreçte ürün içeriklerinin doğru okunması ve üretim süreçlerinde şeffaflığın kritik rol oynadığını belirtiyor. Markanın yüksek kalite standartlarıyla paketlediği pirinç, bakliyat ve yeni nesil ürünler, tüketicilere sofralarında ihtiyaç duydukları güveni sağlıyor. Reis Royal Serisi: Sofraların Yeni Nesil Süper Gıdaları Reis Gıda’nın inovatif yaklaşımıyla geliştirilen Reis Royal serisi; kinoa, chia, karabuğday, beluga mercimeği ve keten tohumu gibi fonksiyonel ürünlerle glutensiz mutfaklara çeşitlilik katıyor. Kahvaltı kaselerinden salatalara, ana yemeklerden sağlıklı atıştırmalıklara kadar geniş bir yelpazede kullanılabilen bu ürünler, yüksek besin değerleri ile öne çıkıyor. Bitkisel protein ve lif açısından zengin olan Royal serisi, tek tip beslenmenin ötesine geçerek dengeli tabaklar oluşturulmasına imkan tanıyor. Glutensiz Unlarla Geleneksel Lezzetlere Modern Dokunuş Reis Gıda, mutfaktaki pratikliği artırmak adına kırmızı mercimek unu, nohut unu ve karabuğday unu gibi ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor. Bu unlar; ekmekten krep ve pankeke, kekten kurabiyeye kadar pek çok tarifte buğday ununa sağlıklı bir alternatif oluşturuyor. Vitamin ve mineral deposu olan bu unlar, geleneksel mutfak kültürünü modern ve glutensiz bir yaklaşımla birleştiriyor. Işılay Reis Yorgun: "Güvenilir Gıdaya Erişim En Temel Hakkımız" 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun, şunları söyledi: "Glutensiz beslenmede en hassas konu güvenilir gıdaya erişimdir. Biz Reis Gıda olarak, sağlıklı ve dengeli beslenmenin toplumun her kesimi için ulaşılabilir olmasını hedefliyoruz. Bakliyattan yeni nesil glutensiz unlarımıza kadar geniş ürün yelpazemizle, sadece bir alternatif değil, aynı zamanda güvenilir bir mutfak kültürü sunuyoruz. Amacımız, her tabakta dengeyi ve her sofrada kaliteyi sağlamaktır."

Reis Gıda Işılay Reis Yorgun: "Anneler Karakter İnşa Eder, Gelecek Büyütür" Haber

Reis Gıda Işılay Reis Yorgun: "Anneler Karakter İnşa Eder, Gelecek Büyütür"

Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda; anneliğin sadece bir bağ olmadığını, aynı zamanda üretimde, vicdanda ve karakter inşasında en güçlü temel olduğunu vurguladı. "Gelecek, annelerin taşıdığı bilinçle şekillenir" diyen Yorgun, sağlıklı nesiller için üretimin önemine dikkat çekti. ​Bir Anne Sadece Evladını Değil, Geleceği Büyütür ​Işılay Reis Yorgun, açıklamasında annesinden öğrendiği sabır, emek ve şefkat gibi değerlerin bugün iş hayatındaki başarısının anahtarı olduğunu ifade etti. Başarılı iş insanı, annesinin yetiştirme tarzının kendisini daha dirençli ve sorumluluk sahibi bir birey yaptığını belirterek şu ifadelere yer verdi: ​"Annem bana yalnızca yaşamayı öğretmedi; hayata karşı nasıl sağlam durulacağını, üretmenin onurunu ve faydalı olanı seçmenin kıymetini öğretti. Bugün yaptığım işe sadece ticari bir çerçeveden bakmıyorsam, bunun temelinde annemden aldığım bu güçlü değerler var." ​Güvenilir Gıda ve "Reis Bakliyat Köyleri" Vizyonu ​Hem bir anne hem de bir iş insanı olarak sofraya konan her ürünün bir gelecek kararı olduğunu savunan Yorgun, Reis Gıda’nın üretim felsefesini annelik duyarlılığıyla birleştirdiklerini söyledi. Özellikle yerli tohumu ve kadın emeğini destekleyen projelerin önemine değinen Yorgun; Sağlıklı ve güvenilir gıda sunmanın kurumsal bir hedeften öte bir annelik sorumluluğu olduğunu söyledi. Toprağın bereketini korumak, yerli tohumu güçlendirmek ve kadın emeğini görünür kılmak için hayata geçirilen Reis Bakliyat Köyleri'nin vizyoner bir proje olduğunu söyleyen Yorgun, çocuklara daha sağlıklı bir dünya bırakma gayesiyle yürütülen çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. ​"Kadınların Duyarlılığı Üretime Yön Veriyor" ​Kadınların iş dünyasındaki varlığının sadece katkı sunmakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bir düzen ve özen getirdiğini vurgulayan Işılay Reis Yorgun; annelerin planlama, koruma ve geleceği inşa etme yeteneklerinin iş dünyası için çok kıymetli olduğunu belirtti. ​İlham Veren Anneler, İz Bırakan Kadınlar ​Anneler Günü'nün bir teşekkürden çok daha fazlası olduğunu ifade eden Yorgun, mesajını tüm annelere saygı duruşuyla tamamladı: "İlham veren anneler ve iz bırakan kadınlar var oldukça bu topraklarda bereket de vicdan da büyüyecektir. Emeğiyle güç veren, sevgisiyle yol gösteren tüm annelerin bu özel gününü kutluyorum."

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu Haber

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Şanlıurfa’daki köy okullarını ziyaret eden Reis Gıda, çocuklarla birlikte unutulmaz bir bayram coşkusu yaşadı. Etkinlikler, hediyeler ve renkli buluşmalarla bayram sevincini kırsaldaki çocukların kalbine taşıyan Reis Gıda, bu anlamlı günde yalnızca bir kutlama yapmadı; geleceğe ışık bırakan güçlü bir sosyal sorumluluk örneğini ortaya koydu. Bayram sevincini köy okullarına taşıdı Reis Gıda, bu yıl 23 Nisan’da bayramın ruhunu çocuklarla birlikte yaşamak için Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki köy okulları ziyaret etti. Çocukların neşesine ortak olan, onların heyecanını paylaşan ve bu özel günü daha da anlamlı hale getiren etkinliklerle 23 Nisan, okul bahçelerinde bambaşka bir coşkuya dönüştü. Hazırlanan etkinliklerde çocuklar hem eğlenceli anlar yaşadı hem de kendileri için özenle hazırlanan sürprizlerle buluştu. Bayramın birleştirici ruhu, paylaşmanın sıcaklığı ve çocukların mutluluğu gün boyunca okul bahçelerine yayıldı. Keçiburcu Köyü Keçiburcu İlkokulu ile Karabıyık Köyü Karabıyık İlkokulu’nda gerçekleştirilen bu buluşmalar, 23 Nisan’ın yalnızca bir takvim günü olmadığını; çocuklarla birlikte yaşandığında gerçek anlamına kavuştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Çocukların yüzündeki tebessüm, geleceğe bırakılan en kıymetli iz oldu Reis Gıda’nın gerçekleştirdiği bu ziyaret, bir bayram etkinliğinin ötesinde anlam taşıdı. Kırsalda eğitim gören çocukların yanında olmayı, onların mutluluğunu paylaşmayı ve hayallerine dokunmayı önemseyen marka, sosyal sorumluluğu hissedilen bir iyiliğe dönüştürdü. Çocukların gözlerindeki ışığın, kurulan her bağın ve paylaşılan her anın geleceğe bırakılan güçlü bir mesaj olduğuna inanan Reis Gıda, bu özel günde umut, dayanışma ve sevgi ekseninde örnek bir çalışma gerçekleştirdi. 22 Nisan’da Beykoz’da çocuklarla bir başka anlamlı buluşma Reis Gıda, 23 Nisan haftası kapsamında yalnızca Şanlıurfa’daki köy okullarıyla sınırlı kalmayan bir gönül köprüsü de kurdu. 22 Nisan’da Beykoz’daki Cemile Sultan Korusu’nda çocuklarla bir araya gelen Reis Gıda, mısır maskotu ve mısır arabasıyla çocuklara neşeli, sıcak ve unutulmaz anlar yaşattı. Gün boyunca çocuklarla kurulan samimi bağ, paylaşılan mutluluk ve bayram ruhunu büyüten renkli anlar, bu özel buluşmayı hafızalarda yer edecek anlamlı bir etkinliğe dönüştürdü. Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis 23 Nisan kapsamında gerçekleştirilen ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “23 Nisan, çocuklarımızın neşesini, hayallerini ve geleceğe dair umutlarını büyüttüğümüz çok özel bir gün. Şanlıurfa’daki köy okullarında çocuklarımızla bir araya gelmek, onların sevincini paylaşmak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Bunun yanı sıra Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen etkinlikte de çocuklarımızın coşkusuna ortak olmak, bu anlamlı günün birlik ve dayanışma ruhunu hep birlikte yaşamak bizim için çok kıymetliydi. Çocuklarımızın gözlerindeki ilham, yarınlara dair inancımızı daha da güçlendiriyor. Onların daha güzel yarınlar inşa edebilmesi için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki çocukların kalbine dokunan her güzel adım, geleceği aydınlatan en kıymetli izdir.” Reis Gıda’dan anlamlı 23 Nisan mesajı Toplumsal fayda odaklı projeleriyle dikkat çeken Reis Gıda, bu ziyaretle bir kez daha çocukların mutluluğunu, eğitimini ve geleceğe umutla bakmasını önceleyen yaklaşımını ortaya koydu. Reis gıda, yalnızca üretimde değil, toplumun yarınlarına değer katan çalışmalarda da sorumluluk üstlenmeye devam ediyor.

İTO ve Güvenilir Ürün Platformu’ndan Reis Gıda’ya Stratejik Ziyaret Haber

İTO ve Güvenilir Ürün Platformu’ndan Reis Gıda’ya Stratejik Ziyaret

İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Güvenilir Ürün Platformu, "İsrafa Dur De" projesi kapsamında Reis Gıda’nın merkez fabrikasını ziyaret etti. Ziyarette, gıda israfını önleyen üretim stratejileri, sıfır atık uygulamaları ve sürdürülebilirlik projeleri yerinde incelendi. ​İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer ve Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, gıda sektörünün öncü markalarından Reis Gıda’nın üretim tesislerinde incelemelerde bulundu. Görüşmede, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirinde kayıpların nasıl asgariye indirildiği ve yerli üretimin sürdürülebilirliğe katkısı masaya yatırıldı. ​Gıda İsrafı ile Mücadelede Bütüncül Üretim Disiplini ​Reis Gıda, gıda kaybını sadece tüketim aşamasında değil, hammaddenin fabrikaya girişinden sevkiyat aşamasına kadar her noktada kontrol altında tutuyor. Sıfır atık yaklaşımıyla hareket eden şirket; dökülme kaynaklı kayıpların önlenmesi, paketleme firelerinin azaltılması ve veri odaklı üretim planlaması ile verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. ​Reis Gıda için israf sadece ürün kaybı anlamına gelmiyor; aynı zamanda emek, zaman, enerji ve su gibi kıymetli kaynakların da korunması hedefleniyor. ​Türkiye’nin Gıda İsrafı Karnesi: Yılda 23 Milyon Ton Kayıp ​TİSVA’nın 2025 İsraf Raporu verilerine göre Türkiye, gıda israfında dünyada 15. sırada yer alıyor. Ülkemizde her yıl çöpe giden 23 milyon ton gıda, yaklaşık 900 bin ailenin yıllık geçimine eş değer bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Kişi başına yıllık gıda israfının 102 kg seviyesinde olduğu tahmin edilirken, israfta yapılacak %2’lik bir iyileşmenin bile ekonomiye 10 milyar TL tasarruf sağlayabileceği vurgulanıyor. ​Sürdürülebilirlik Vizyonu ve “Bakliyat Köyleri” Projesi ​Reis Gıda’nın toplumsal fayda odaklı çalışmaları arasında öne çıkan başlıklar şunlar: ​10x20x30 Girişimi: Dünya Kaynakları Enstitüsü liderliğindeki küresel projeye katılan Reis Gıda, 2030’a kadar gıda kaybını %50 azaltmayı taahhüt ediyor. ​Reis Bakliyat Köyleri: Türkiye’de bir ilk olan bu modelle; yerli üretim destekleniyor, planlı tarım yaygınlaştırılıyor ve tarladaki kayıplar önleniyor. ​Sosyal Market Desteği: Ambalajı deforme olmuş ancak tüketilebilir durumdaki ürünler, sosyal marketler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılarak israfın önüne geçiliyor. ​Işılay Reis: "İsrafı Önlemek Geleceği Korumaktır" ​Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, gıda güvenliğinin temelinde "koruma" kültürünün yattığını belirtti. Reis, "Gıda kaybı ve israfı çok yönlü bir sorumluluk alanıdır. Üretim süreçlerinde kaynakları verimli kullanarak sadece ekonomik kaybı değil; toprağı, suyu ve geleceğimizi koruyoruz," ifadelerini kullandı.

Kadınların Olduğu Yerde Gelecek Vardır! Haber

Kadınların Olduğu Yerde Gelecek Vardır!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki varlığının güçlenmesinin sürdürülebilir kalkınmanın temel unsuru olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler sistemi içinde 2026 yılı için belirlenen “Tüm kadınlar ve kız çocukları için: Haklar, Adalet, Eylem.” teması çerçevesinde konuşan Işılay Reis, eşitliğin; hakların güvence altına alındığı, adaletin güçlendiği ve somut adımların hayata geçirildiği bir yaklaşımla kalıcı hale geldiğini ifade etti. Reis; “Bu tema bize çok net bir şeyi hatırlatıyor: Kadınların haklarını güçlendiren her adım, toplumun tamamını ileri taşır. Eşitlik; stratejiyle, kararlılıkla ve uygulamayla büyür.” dedi. Kadın Temsiliyeti İçin Aktif Çalışmalar Reis açıklamasında; “Kadınların üretimde, yönetimde ve girişimcilikte daha güçlü yer alması için proje üretmek, uygulamak ve sonuç almak esastır. Kadın emeğinin görünür olduğu, kadın liderliğinin desteklendiği bir ekonomi; daha adil, daha yenilikçi ve daha dayanıklıdır.” dedi. Kadın girişimcilerle geliştirilen iş birlikleri, sektörel zirveler ve farkındalık programları aracılığıyla kadınların iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Reis, sektörel platformlarda kadın temsiliyetinin artmasını stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını ifade etti. Uzun yıllardır iş dünyasında ve sivil toplum platformlarında kadınların güçlenmesine yönelik projelerde aktif rol alan Işılay Reis; kadın girişimciliğinin desteklenmesi, üretimde kadın emeğinin görünür kılınması ve karar alma mekanizmalarında kadın temsiliyetinin artırılması için sürdürülebilir çalışmalar yürütüyor. Işılay Reis, iş dünyasındaki rolünün yanı sıra TOBB Kadın Girişimciler Kurulu çatısı altında yürüttüğü çalışmalarla da kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmek için aktif görev üstleniyor. Işılay Reis, Kadın girişimciliğinin yaygınlaştırılması, yerel üreticilerin desteklenmesi ve sektörlerde kadın temsilinin artırılması için sürdürülen çalışmaların yalnızca bireysel başarı hikayeleri üretmediğini, aynı zamanda ekonomik dönüşümü hızlandırdığını ifade etti. “Kadın girişimcinin güçlenmesi, yerel ekonominin güçlenmesidir. Kadın liderin çoğalması, sektörün vizyonunun genişlemesidir.” dedi. Bakliyat Köyleri: Kadın Üretici Modeli Reis Gıda’nın sahada hayata geçirdiği Bakliyat Köyleri Projesi ile kadın üreticilerin tarımsal üretimde aktif rol aldığını belirten Reis, kırsalda kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesini öncelik olarak gördüklerini söyledi.Bu kapsamda sertifikalı tohum üretimi ve sözleşmeli tarım modeli kapsamında kadın üreticilerin gelir elde etmesi, bilgiye erişmesi ve üretimde güçlenmesi sağlandığı ifade edildi. Reis; “Toprağın bereketi kadın emeğiyle büyür. Kadın üreticiyi desteklemek yalnızca kırsal kalkınma değil, gıda güvenliğinin teminatıdır.” dedi. Türkiye’de Katılım Artıyor, Hedef Daha Yüksek TÜİK’in yayımladığı “İstatistiklerle Kadın 2024” verilerine atıfta bulunan Reis, 2023 yılı itibarıyla kadınlarda işgücüne katılım oranının %35,8, erkeklerde ise %71,2 olduğunu hatırlatarak kadınların iş hayatındaki varlığının her geçen yıl güçlendiğini belirtti. Reis; “Kadınlar eğitimde, üretimde, girişimde ve yönetimde daha görünür oldukça ülkemizin rekabet gücü artıyor. Ölçülebilir hedefler ve güçlü iş birlikleriyle bu yükselişi daha da hızlandırabiliriz.” dedi. Sektörel Güçlenme ve Liderlik Kadınların yönetim kademelerinde ve stratejik karar alma pozisyonlarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çeken Işılay Reis, şirket yönetimlerinde ve kurumsal yapılarda cinsiyet dengesinin performansı ve verimliliği artırdığını vurguladı. Reis; “Kadınların iş gücüne katılımı kadar; nitelikli, yüksek katma değerli ve liderlik pozisyonlarında temsil edilmesi de büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım hem ekonomik büyümeyi hem de kurumsal sürdürülebilirliği destekliyor. Kadınlar eğitimde, üretimde, girişimde ve yönetimde daha görünür oldukça; ülkenin rekabet gücü artıyor. Ancak işgücüne katılım ve fırsat eşitliği gibi başlıklarda ölçülebilir hedefler koymadan gerçek bir dönüşüm sağlayamayız.” dedi. Reis Gıda’dan örnek duruş: Kadın temsiliyetini güçlendiren yaklaşım Işılay Reis, Reis Gıda’nın kurum kültüründe kadınların güçlenmesini yalnızca bir söylem değil, sürdürülebilir bir yönetim yaklaşımı olarak gördüğünü belirterek şunları ekledi: “Kadınların yetkinliklerinin görünür olduğu, gelişim alanlarının açıkça tanımlandığı ve adil fırsatların oluşturulduğu bir çalışma düzeni; kurumsal performansı da toplumsal güveni de büyütür. Biz, kadınların üretimde ve yönetimde daha güçlü yer almasını; daha nitelikli, daha kalıcı ve daha adil bir gelecek için stratejik bir öncelik olarak görüyoruz.” 8 Mart’ın güçlü bir farkındalık günü olduğunu vurgulayan Reis, kadın istihdamını artıran uygulamaların, iş-yaşam uyumunu destekleyen modellerin ve eşit fırsat anlayışının birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti. Işılay Reis sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınların haklarını güçlendiren ve adaleti büyüten her adım, toplumun tamamını ileri taşır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün; tüm kadınlara cesaret, kurumlara vizyon ve topluma daha kapsayıcı bir gelecek bilinci kazandırmasını diliyorum.”

Reis Gıda’ya Yeşil Ekonomi Ödülü Haber

Reis Gıda’ya Yeşil Ekonomi Ödülü

21 Şubat’ta Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri, iklim krizinin ertelenemez bir küresel meydan okuma olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu yılki ödül, sürdürülebilir tarım ve iklim dostu üretim anlayışı ile öne çıkan Reis Gıda’ya verildi. 21 Şubat’ta gerçekleştirilen Kurultay’da bilim dünyası, iş dünyası ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek iklim dönüşümünün kentlere, ekonomiye ve yaşam biçimlerine etkilerini kapsamlı biçimde değerlendirdi. Toplantıda, tarımsal üretimin güçlendirilmesi, doğal kaynakların bilinçli kullanımı ve gıda arz güvenliğinin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi yönünde kararlılık mesajları paylaşıldı. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, 2000’li yılların başından bu yana sürdürülebilir tarımı şirket vizyonunun temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Mehmet Reis, 2016 Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirdiği sunumda; su verimliliği, toprak sağlığının korunması ve planlı üretimin stratejik önemine dikkat çekmiş, bakliyatın hem çevresel hem ekonomik değer üreten bir ürün grubu olduğunu ifade etti. Reis, farklı platformlarda yaptığı açıklamalarda üretimin doğayla uyum içinde yürütülmesinin hem ekonomik kalkınma hem de gelecek kuşaklar için değer oluşturduğunu vurguluyor. Sürdürülebilir Tarımda Güçlü ve Yapıcı Bir Model Mehmet Reis’in yaklaşımında sürdürülebilir tarım, verimlilik artışı ile doğal kaynakların korunmasını aynı potada buluşturan bütüncül bir model olarak tanımlanıyor. Tarımın iklim koşullarına hızlı uyum sağlayabilen bir sektör olduğunu ifade eden Reis, suyun etkin kullanımı, toprağın verimliliğinin desteklenmesi ve yerel üretimin güçlendirilmesiyle dayanıklı bir tarım yapısının mümkün olduğunu belirtiyor. Kırsalda üretim dinamizminin artırılması, gençlerin tarıma kazandırılması ve dijital tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, Reis Gıda’nın vizyonunun önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, üretim kapasitesini güçlendirirken aynı zamanda tarımsal sürdürülebilirliği desteklemektedir. Mehmet Reis’in vizyonunu yansıtan ifadelerden biri şu şekilde: “İklim değişikliği tarımı, tarım ekonomiyi, ekonomi ise toplumsal refahı doğrudan etkiliyor. Üretirken doğayı gözetmek bir sorumluluktur. Toprağı korumak geleceği korumaktır.” Sahada Hayata Geçen Projelerle Güçlenen Vizyon Reis Gıda’nın Yeşil Ekonomi Ödülü’ne layık görülmesi, sürdürülebilirlik vizyonunun sahadaki uygulamalarla desteklenmesinin bir göstergesi olduğu ifade edildi. 2020 yılında başlatılan Reis Bakliyat Köyleri Projesi ile yerli ve sertifikalı tohum kullanımı yaygınlaştırılırken; Samsun Bafra’da çeltik ve bakliyat üretimi gerçekleştirildi, Bolu Çamyayla’da kadın kooperatifleriyle iş birliği içinde üretim modeli güçlendirildi. Proje sonraki yıllarda da devam ederken, Niğde Çarıklı köyünde ata tohumlarıyla üretim yapılarak yerel çeşitliliğin korunmasına katkı sağlandı. Bu çalışmalar, toprağın verimliliğini destekleyen ve yerel kalkınmayı güçlendiren bir model ortaya koyuyor. Reis Gıda, sürdürülebilir tarımı yalnızca üretim modeli olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinç ve dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Bu kapsamda, gıda israfının azaltılmasına yönelik küresel ölçekte yürütülen 10x20x30 girişimine destek vererek, tedarik zincirinde kayıpların azaltılması ve daha verimli üretim süreçlerinin teşvik edilmesi yönünde sorumluluk üstleniyor. Uluslararası ölçekte benimsenen bu yaklaşım, üretimden perakendeye kadar uzanan değer zincirinde daha bilinçli bir sistem kurulmasına katkı sağlıyor. Reis Gıda aynı zamanda “Sofrana Sahip Çık” gibi ulusal farkındalık kampanyalarına katılarak, tüketiciden üreticiye kadar tüm paydaşları kapsayan bir bilinç dönüşümünü destekliyor. Reis bakliyatın hem çevresel sürdürülebilirlik hem de sağlıklı beslenme açısından taşıdığı değeri farklı platformlarda anlatarak iklim dostu ürün gruplarının yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Gençlerin tarıma kazandırılması ve kırsalda üretim dinamizminin artırılması ise şirket vizyonunun önemli bir parçası. Mehmet Reis’in söylemlerinde de sık sık vurguladığı üzere, genç nüfusun tarıma dahil edilmesi ve çiftçilerin bilgi teknolojileri ile desteklenmesi, sürdürülebilir tarım için kritik öncelikler arasında yer alıyor. Mehmet Reis’in bu yılki Kurultay’daki değerlendirmeleri, Reis Gıda’nın vizyonunu özetler nitelikte olup şu ifadelere yer verildi: “Tarım, iklim değişikliğine karşı en ön cephedir. Toprağı korumak, suyu verimli kullanmak ve yerel üretimi güçlendirmek, hem ulusal gıda güvenliğimizi hem de iklim dayanıklılığımızı artırır.” Reis Gıda, Yeşil Ekonomi Ödülü ile bu vizyonunu bir kez daha tescil ederken stratejik, uzun vadeli ve somut iklim eylem planlarını sürdürme kararlılığını bir kez daha gösterdi.

Yarım Asırdan Geleceğe Bakliyata Değer Katan Reis Haber

Yarım Asırdan Geleceğe Bakliyata Değer Katan Reis

Türkiye’de bakliyat sektörünün standartlarını belirleyen ve markalaşma sürecine liderlik eden Reis Gıda, yarım asırlık başarı yolculuğunu 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü kapsamında Gastronometro’da düzenlenen özel bir buluşmayla paylaştı. Toplantıda, bakliyatın sadece bir gıda maddesi değil, sürdürülebilir bir gelecek için "stratejik bir değer" olduğu vurgulandı. ​Güven ve Bereketle Geçen 50 Yıl ​1975 yılında Mehmet Reis tarafından temelleri atılan marka, bugün "güven" ve "bereket" temalarıyla geleceği şekillendiriyor. Yerli üretimi destekleme ve sürdürülebilir tarım vizyonuyla hareket eden Reis Gıda, bakliyatı tarladan sofraya uzanan katma değerli bir zincire dönüştürdü. ​Toplantıda konuşan yetkililer, Reis’in kurumsal üretim geleneğinin arkasında yatan en büyük gücün, çiftçiyle kurulan omuz omuza bağ ve toprağa duyulan sadakat olduğunu belirttiler. ​Küresel Veriler Stratejik Önemi Kanıtlıyor ​Buluşmada paylaşılan OECD ve FAO verileri, bakliyatın önümüzdeki on yıla damga vuracağını gösteriyor: ​Üretim Artışı: Dünya genelinde bakliyat üretiminin 2034 yılına kadar %25 artışla 126 milyon tona ulaşması bekleniyor.​Tüketim Trendi: Kişi başı yıllık tüketimin 8,6 kg seviyesine çıkacağı öngörülüyor.​Pazar Büyüklüğü: Küresel bakliyat pazarının yaklaşık 82,4 milyar dolar hacme ulaştığı ifade ediliyor.​"Bakliyat Köyleri" 6 Yaşında: Yerli Üretime Tam Destek ​Reis Gıda’nın sürdürülebilir tarım vizyonunun en somut projesi olan Bakliyat Köyleri, bu yıl 6. yılını kutluyor. Sözleşmeli üretim modeliyle hem çiftçiyi koruyan hem de planlı tarımı yaygınlaştıran proje, Türkiye’nin bitkisel üretim potansiyelini maksimize etmeyi hedefliyor. ​Türkiye’nin 1990 yılındaki 2 milyon tonluk üretim rekorunu anımsatan Reis Gıda, planlı üretimle bu rakamın 2,5 milyon tonun üzerine çıkarılmasının bir hedef değil, zorunluluk olduğunu vurguladı. ​İklim Krizi ve Güvenli Gıdanın Anahtarı ​Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılını “Güvenli Gıda için Yatırım Seferberliği Yılı” ilan etmesine dikkat çekilen toplantıda, bakliyatın çevresel avantajları sıralandı: ​Azot Bağlama: Toprak sağlığını doğal yollarla geri kazandırır.​Düşük Su Ayak İzi: İklim krizi ve kuraklıkla mücadelede kilit rol oynar.​Bitkisel Protein: Vegan ve sağlıklı beslenme trendlerinin temel taşıdır.​Türkiye İçin Büyük Fırsat ​Türkiye'nin bakliyatın gen merkezi ve ana vatanı olduğunu hatırlatan Reis Gıda yetkilileri, 2025 yılında hububat ve bakliyat ihracatının 12 milyar 367 milyon dolara ulaşmasının, ülkemizin küresel pazardaki gücünü pekiştirdiğini belirtti. ​Reis Gıda’nın Mesajı Net: ​"Bakliyat; güvenli gıdanın, sürdürülebilir tarımın ve geleceğin sofralarının temel yapı taşıdır. Toprağa, üreticiye ve sofralara değer katmaya devam edeceğiz."

Kasım Ayı Fiyatlarıyla Mart Sonuna Kadar Sabit Fiyat Uygulaması Haber

Kasım Ayı Fiyatlarıyla Mart Sonuna Kadar Sabit Fiyat Uygulaması

Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerinde yaşanabilecek fiyat artışlarının vatandaşlar üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla Reis Gıda, pirinç, bakliyat ve bulgur çeşitleriyle Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar geçerli olacak sabit fiyat uygulamasını hayata geçirdi. Söz konusu uygulama, 31 Ocak 2026 tarihinde Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile gerçekleştirilen sektör toplantısında da gündeme geldi. Toplantıda, Ramazan ayında gıda fiyatlarının seyri değerlendirilirken, Reis Gıda’nın sabit fiyat yaklaşımı sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, alınan kararın toplumsal bir sorumluluğun sonucu olduğunu vurguladı: “Ramazan ayı, kuru gıda tüketiminin arttığı, aile sofralarının daha da önem kazandığı özel bir dönem. Özellikle Ramazan ayı öncesinde bu yaklaşımı toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz.” Mehmet Reis, sabit fiyat uygulamasını Türkiye’de ilk kez 1994 yılı Ramazan ayı öncesinde hayata geçirdiklerini; 1995 yılında bu yaklaşımı sürdürdüklerini, 2001 ekonomik krizi döneminde fiyatlarını dondurduklarını ve sonraki yıllarda özellikle Ramazan dönemlerinde bu uygulamayı istikrarlı biçimde devam ettirdiklerini hatırlattı. Geçtiğimiz yıl ise Ramazan ayı sonuna kadar yaklaşık 80 gün boyunca sabit fiyat uygulandığını belirten Reis, bu adımların tüketicilerin alım gücünü desteklemeyi ve piyasada dengeli bir fiyat ortamına katkı sunmayı amaçladığını ifade etti. Bu yıl atılan adımın daha kapsamlı olduğuna dikkat çeken Mehmet Reis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl bir adım daha ileri giderek Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar sabit fiyat uygulamasına geçtik. Bu da 5 aylık bir fiyat sabitleme anlamına geliyor. Bu karar; planlama, tedarik, stok yönetimi ve disiplinli bir süreci gerektiriyor.” 31 Ocak’ta gerçekleştirilen sektör toplantısında da vurgulandığı üzere, Reis markasına duyulan güvenin temelinde 45 yılı aşan sektör tecrübesi, üstün kalite anlayışı ve sürdürülebilir fiyat politikası yer alıyor. Reis Gıda, güvenilir gıdayı erişilebilir kılmaya devam edeceğini vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.