Hava Durumu

#Reis Gıda

Kırsal Haber - Reis Gıda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Reis Gıda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine Haber

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine

TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurul Üyesi ve REİS Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, kırsalda dijital dönüşümü ve kadın istihdamını konuştuk. Işılay Reis Yorgun ile yaptığımız röportajın detayları; Kırsal Haber: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın yalnızca farkındalık oluşturan bir yıl olarak kalmaması ve Türkiye’de kalıcı politikalara dönüşmesi için sizce hangi adımlar atılmalı?'' Işılay Reis Yorgun: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı, kadınların tarım ve gıda sistemlerindeki rolünü görünür kılmak açısından çok önemli bir fırsat sunuyor. Bu farkındalığın kalıcı kazanımlara dönüşmesi için kadın çiftçilerin kayıtlı üretime, finansmana, teknolojiye, eğitime ve pazara erişimini güçlendiren uzun vadeli uygulamalara ihtiyaç var. ​FAO’ya göre tarımda kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliklerin azaltılması, küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlayabilir ve gıda güvensizliği yaşayan insan sayısını 45 milyon azaltabilir. Bu veriler, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, ekonomik kalkınma ve gıda güvencesi bakımından da stratejik önem taşıdığını gösteriyor. ​Türkiye’de yürütülen kırsal kalkınma programları, kadın ve genç girişimcilere sağlanan öncelikler ve kooperatifçilik çalışmaları bu alanda önemli bir zemin oluşturuyor. Bu çalışmaların eğitim, mentorluk, teknoloji kullanımı, markalaşma ve sürdürülebilir pazar erişimiyle desteklenmesi, daha kalıcı ve ölçülebilir sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır. ​Bu noktada TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuzun çalışmaları da büyük önem taşıyor. İl Kadın Girişimciler Kurullarımız, koordinatör oda ve borsalarımız ile sahada gönüllülükle görev yapan kurul üyelerimiz, 81 ilde geliştirdikleri projelerle kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını destekliyor. ​Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri, bugün 41 ilimizde uygulanan “Tarımda Kadın Eli” projesidir. Bu projeyi dönemsel bir çalışma olmanın ötesinde, ölçülebilir sonuçlar üreten uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli olarak değerlendiriyoruz. Hedefimiz; kadınların üretimin her aşamasında söz sahibi olması, emeklerinin ekonomik değere dönüşmesi, kendi gelirlerini elde edebilmesi ve sürdürülebilir ticari yapıların kalıcı bir parçası hâline gelmesidir. ​Özel sektörün de üretim planlaması, sözleşmeli tarım, teknik destek ve düzenli alım modelleriyle bu sürece katkı sunması gerektiğine inanıyorum. Biz de Reis Gıda olarak “Reis Bakliyat Köyleri” projemizle üreticilerin doğru tohuma, üretim bilgisine, teknik desteğe ve güvenilir pazara erişimini destekleyen bütüncül bir model uyguluyoruz. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın; kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasındaki iş birliklerini güçlendiren, kadınların üretimden yönetime kadar tarımın her alanında daha etkin rol üstlendiği kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olmasını diliyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Kadın girişimciliği politikalarında kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan kadınların dijital dönüşümüne yeterince yer veriliyor mu?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Son yıllarda kadınların dijital becerilerini geliştirmeye yönelik çok değerli projeleri TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurulu olarak da yürütüyoruz. “Dijitalde Hayat Kolay” and “Geleceği Yazan Kadınlar” gibi çalışmalar, kadınların teknolojiyle, e-ticaretle ve yeni iş modelleriyle buluşmasına önemli katkılar sağladı. ​Ticaret Bakanlığımız da 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini ve e-ticaretteki rekabet gücünü artırmaya yönelik iş birliği protokolü imzaladı. ​Bu çalışmaların kırsaldaki kadınlara yönelik özel içeriklerle de bütünleşmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü tarımda dijital dönüşüm yalnızca ürünün internet üzerinden satılması anlamına gelmiyor. Kadın çiftçinin üretim maliyetini hesaplaması, destekleri takip etmesi, hava ve toprak verilerine ulaşması, dijital tarım uygulamalarını kullanması ve ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturması da bu dönüşümün parçasıdır. ​Köylerde kurulabilecek dijital eğitim noktaları, mobil eğitim ekipleri ve yerel mentorluk ağları bu süreci hızlandırabilir. Amaç, kadınların yalnızca teknolojiyi kullanması değil; teknolojiyi üretimlerini geliştiren ve pazara erişimlerini kolaylaştıran bir araca dönüştürmeleridir.'' ​Kırsal Haber: ''Kadınların tarımsal üretimdeki görünmez emeğini kayıtlı istihdama ve kadın girişimciliğine dönüştürmek mümkün mü, mümkünse nasıl?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Elbette mümkündür. Kadınlar tarımsal üretimin her aşamasında çok değerli bir sorumluluk üstleniyor. Tohumun hazırlanmasından ekime, hasattan ürünün işlenmesine ve sofraya ulaştırılmasına kadar kadın emeğinin güçlü bir katkısı bulunuyor. ​Bu emeğin ekonomik değere dönüşmesi için kadınların kayıtlı üretime, sosyal güvenceye, finansmana ve satış kanallarına erişiminin desteklenmesi gerekiyor. Kadın üreticilerin maliyet yönetimi, ürün geliştirme, paketleme, markalaşma ve e-ticaret gibi alanlarda güçlendirilmesi de girişimciliğe geçişi kolaylaştıracaktır. ​Kooperatifler, bu dönüşümde önemli bir dayanışma ve üretim modeli sunuyor. Kooperatiflerin profesyonel yönetim, kalite, lojistik, markalaşma ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesiyle kadınların ürünlerini daha geniş pazarlara ulaştırması mümkün olabilir. ​Biz Reis Gıda olarak kadın kooperatifleriyle gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde yaklaşık 300 kadının iş gücüne katılımına katkı sağladık. Tecrübemiz bize kadınların bilgi, üretim desteği ve pazar imkanıyla buluştuklarında çok güçlü ve sürdürülebilir girişimler oluşturabildiklerini gösteriyor.'' ​Kırsal Haber: ''Kadının eğitime erişiminin ulaşım, ev içi sorumluluklar veya aile içindeki karar mekanizmaları nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, eğitimi kadının ayağına götürmek ve onu güçlendirmek için nasıl modeller geliştirebiliriz?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Eğitim modellerinin kadınların günlük hayatına, üretim takvimine ve bulunduğu bölgenin koşullarına uyumlu olması gerektiğini düşünüyorum. Mobil eğitim araçları, köylerde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmalar, kooperatiflerde oluşturulan eğitim noktaları ve dijital eğitim platformları bu konuda etkili çözümler sunabilir. ​Eğitim saatlerinin tarımsal faaliyetlere göre planlanması, ulaşım ve çocuk bakım desteğinin sağlanması katılımı kolaylaştıracaktır. İnternet erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde ise çevrimdışı kullanılabilen içerikler ve telefonla danışmanlık modelleri değerlendirilebilir. ​Mentorluk da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Aynı bölgeden başarılı kadın üreticilerin bilgi ve tecrübelerini paylaşması, kadınlara hem yol gösterir hem de cesaret verir. Eğitimin yalnızca bilgi aktaran değil, kadınları üretime ve girişimciliğe hazırlayan sürekli bir gelişim modeli olması gerektiğine inanıyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Bir genç kadının köyünde kalması için yalnızca toprağının ve gelirinin olması yeterli mi, yoksa sosyal ve kültürel açıdan da kendini ait hissedeceği bir kırsal yaşam mı gerekiyor?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Toprak ve sürdürülebilir gelir temel unsurlardır. Ancak gençlerin kırsalda kalabilmesi için sosyal, kültürel ve teknolojik imkânların da geliştirilmesi gerekiyor. ​Genç bir kadın; eğitime, sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, internete ve sosyal yaşama erişebildiği bir yerde geleceğini daha güçlü kurabilir. Bu nedenle kırsal kalkınmayı yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil, yaşam kalitesini geliştiren bütüncül bir anlayışla ele almalıyız. ​Akıllı köy uygulamaları, ortak çalışma alanları, kreşler, kültür merkezleri ve gençlerin sosyal hayata katılabilecekleri ortamlar kırsal yaşamı daha cazip hale getirebilir. Tarımsal üretimin yanı sıra gıda işleme, e-ticaret, kırsal turizm, gastronomi ve tarım teknolojileri gibi yeni çalışma alanlarının geliştirilmesi de genç kadınlara farklı fırsatlar sunacaktır. ​Genç kadınların köylerinde yalnızca üretim yapmalarını değil; kendilerini geliştirebilecekleri, karar süreçlerine katılabilecekleri ve geleceklerini güvenle kurabilecekleri bir yaşam oluşturabilmelerini hedeflemeliyiz. Çünkü kadın güçlendiğinde aile, kırsal ekonomi ve ülkemizin tarımsal geleceği de güçlenir.''

Reis Gıda’nın 45 Yıllık Lezzet Yolculuğu Foodıst İstanbul’da Haber

Reis Gıda’nın 45 Yıllık Lezzet Yolculuğu Foodıst İstanbul’da

Türkiye’nin köklü gıda markalarından Reis Gıda, 1–4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda sektör profesyonelleri ve tüketicilerle bir araya geliyor. Türkiye’nin tarımsal değerlerini kaliteli ve güvenilir ürünlerle sofralara taşıyan Reis; yerli pirinç çeşitlerinden bakliyat ve bulgur ürünlerine, geleneksel lezzetlerden yenilikçi ürün gruplarına uzanan geniş portföyünü fuar ziyaretçilerinin beğenisine sunuyor. Yurt içinde güçlü bir satış ağına sahip olan Reis, dört kıtada 29 ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla Türk gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki temsilini güçlendiriyor. Foodist İstanbul süresince mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini geliştirmeyi hedeflerken yeni ihracat pazarları, ticari bağlantılar ve uzun vadeli iş birliği fırsatlarına yönelik görüşmelerde gerçekleştiriyor. Sahrap Soysal’dan geleneksel bir lezzet: Nohutlu pilav Fuar programının dikkat çeken buluşmalarından biri, Türk mutfağının sevilen isimlerinden, yemek kültürü yazarı ve televizyon programcısı Sahrap Soysal ile gerçekleşiyor. Anadolu’nun zengin mutfak kültürünü, geleneksel tariflerini ve yöresel lezzetlerini uzun yıllardır geniş kitlelere tanıtan Soysal, fuarın ilk gününde Reis standında ziyaretçilerle buluşarak kendi mutfak deneyimi ve özgün yorumuyla nohutlu pilav ikram edecek. Tarifin başlıca ürünlerinden biri olan Reis Gönen Baldo Pirinci; iri taneleri, tane tane pişme özelliği ve kendine özgü lezzetiyle ile öne çıkıyor. Reis pirinci ve nohuduyla hazırlanan bu geleneksel lezzet, 7. Salon’daki 732B numaralı stantta ziyaretçilerle buluşuyor. Dört gün boyunca gerçekleştirilecek tadımlar, mutfak uygulamaları ve çeşitli aktiviteler sayesinde ziyaretçiler, Reis ürünlerinin farklı kullanım biçimlerini doğrudan deneyimleme imkanı bulacak. Reis’in pirinç, bulgur, mercimek, nohut ve fasulye çeşitlerinin yanı sıra chia, kinoa, amarant gibi yeni nesil ürünleri ile glutensiz un grubu da farklı reçetelerde kullanılacak. Böylece geleneksel mutfak kültüründen günümüzün değişen beslenme tercihlerine uzanan farklı lezzetler aynı programda bir araya gelecek. Glutensiz unlarla hazırlanacak tariflerde ise ürünlerin günlük mutfaktaki farklı kullanım alanlarına dikkat çekilecek; pratik ve yaratıcı reçeteler ziyaretçilerle paylaşılacak. Foodist İstanbul’a ilişkin değerlendirmede bulunan Işılay Reis, fuarların yalnızca ürün tanıtımı açısından değil, sektördeki değişimi yakından takip etmek için de önemli olduğuna dikkat çekti: “Gıda sektörü hızla değişiyor bizler de Reis olarak ülkemizin yerli bir markası olarak tüketicimizin değişen beklentilerini beslenme tercihini yakından takip ediyoruz. Geleneksel ürünlerimizde yıllardır koruduğumuz kalite anlayışını, günümüzün farklı beslenme tercihleri ve yaşam biçimleriyle buluşturmayı önemsiyoruz. Foodist İstanbul’u da sektörümüzü dinlemek, tüketicilerimiz ve iş ortaklarımızla doğrudan iletişim kurmak, ürünlerimizin farklı kullanım alanlarını göstermek ve geleceğin sofrasına yönelik beklentileri yakından gözlemlemek açısından değerli bir platform olarak görüyoruz.” 45 yıllık birikimle yeni iş birliklerine Fuar süresince Reis standında bayiler, müşteriler, tedarikçiler, iş ortakları ve sektör temsilcileri de ağırlanacak. Foodist İstanbul, mevcut ticari ilişkilerin güçlendirilmesinin yanı sıra yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektörün geleceğine ilişkin görüş alışverişinde bulunulması açısından da önemli bir buluşma noktası olacak. Reis Gıda, 1–4 Eylül tarihleri boyunca Foodist İstanbul’da ziyaretçilerini Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’ndeki standında ağırlayacak.

Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında Haber

Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında

Muharrem ayının bu yıl 16 Haziran Salı günü başlamasıyla birlikte, paylaşmanın, bereketin, birlik ve dayanışmanın en özel simgelerinden biri olan aşure geleneği yeniden sofralara taşınacak. 25 Haziran Perşembe gününe denk gelen Aşure Günü vesilesiyle Reis Gıda, “Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında” söylemiyle hem geleneksel aşurenin köklü lezzetini hem de yeni nesil fit aşureyi sofralarla buluşturuyor. Aşure, Anadolu mutfağının en köklü lezzetlerinden biri olmasının yanı sıra, farklılıkların aynı kazanda uyumla buluşmasının da güçlü bir sembolüdür. Buğdayın bereketi, nohudun doyuruculuğu, fasulyenin geleneksel lezzeti, pirincin kıvam veren dokusu; kuru meyveler ve kuruyemişlerle birleşerek her kaşıkta paylaşmanın anlamını yaşatır. Reis Gıda, 1981 yılından bu yana sofralara taşıdığı pirinç, bulgur, bakliyat ve tahıl ürünleriyle geleneksel mutfak kültürünün yaşatılmasına katkı sunuyor. Aşure gibi doğru ürün seçimi, özenli hazırlık ve sabır isteyen tariflerde; buğdaydan nohuda, kuru fasulyeden pirince kadar kullanılan her malzeme lezzetin ve kıvamın tamamlayıcısı oluyor. Geleneksel aşurenin lezzeti doğru malzemeden gelir Geleneksel aşure; buğday, nohut, kuru fasulye, pirinç, kuru üzüm, kayısı, incir, fındık, ceviz, nar ve tarçın gibi malzemelerin bir araya gelmesiyle hazırlanır. Aşurenin lezzetini ve kıvamını belirleyen en önemli unsurlardan biri, buğdayın yeterince haşlanması ve bakliyatların doğru şekilde pişirilmesidir. Reis buğday, nohut, kuru fasulye ve pirinç gibi temel ürünler, aşurenin hem geleneksel lezzetini hem de kıvamını destekleyen ana malzemeler arasında yer alır. Büyük tencerelerde pişirilip kaselere bölünen aşure; komşularla, dostlarla ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşılarak evlerden sokaklara, sofralardan gönüllere uzanan bir iyilik geleneğini temsil eder. Chia ile glutensiz fit aşure Son yıllarda geleneksel tarifler, farklı beslenme tercihlerine uygun alternatiflerle yeniden yorumlanıyor. Bu anlayışın öne çıkan örneklerinden biri olan chia tohumlu glutensiz fit aşure; daha hafif, pratik ve modern bir seçenek sunuyor. Chia ile yapılan fit aşurede chia tohumu genellikle süt veya bitkisel sütle bekletilerek jel kıvamı alıyor. Bu karışıma nohut, fasulye, hurma, kuru kayısı, kuru üzüm, tarçın, fındık, badem ve ceviz gibi malzemeler eklenebiliyor. Böylece geleneksel aşurenin bereketli ve çok malzemeli yapısı korunurken, daha hafif ve yeni nesil bir sunum elde ediliyor. Aşure; geçmişten bugüne yalnızca gelen bir tatlı olmakla birlikte paylaşma kültürünü yaşatan güçlü bir gelenek olarak sofralarda yerini alıyor. Reis Gıda, 25 Haziran Aşure Günü’nde tüm sofralara bereket, tüm kalplere birlik ve paylaşma duygusu diliyor.

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı Haber

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı

Türkiye’nin köklü markalarından Reis Gıda, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda; gıda güvenliği, tarımda dijitalleşme ve genç kuşakların üretime katılımının hayati önemine dikkat çekti. Şirket, "Bakliyat Köyleri" projesiyle yerli üretimi desteklemeye devam ediyor. ​Reis Gıda, gıda güvenliğinin temel taşı olan çiftçilerin emeğini görünür kılmak ve tarımın yarınlarını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç olduğunu vurgulayan Reis Gıda, üretimin sürdürülebilirliği için "insan" odaklı bir yaklaşımın şart olduğunu belirtti. ​Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Stratejik Gücü ​Reis Gıda'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Dünya Çiftçiler Günü, yalnızca toprağa emek veren insanları kutladığımız bir gün değil; gıda güvenliğini, kırsal kalkınmayı, gençlerin tarıma katılımını ve üretimin geleceğini yeniden düşünmemiz gereken güçlü bir çağrıdır. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üretici sayısı artarken, tarım nüfusunun yaşlanması, su stresi, iklim baskısı ve gençlerin sektöre kazandırılması, geleceğin tarım gündemini belirleyen temel başlıklar arasında yer alıyor. Toprağın bereketi, insanlığın ortak geleceğini besleyen en kıymetli güçlerden biridir. Bu bereketin gerçek taşıyıcıları ise emeğiyle üretimi mümkün kılan, toprağı bilgiyle buluşturan ve her mevsim ülkesinin gıda güvencesine katkı sunan çiftçilerimizdir. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, bu büyük emeği görünür kılmak, üretimin merkezindeki insanı yeniden hatırlamak ve tarımın yarınlarını daha güçlü kurmak için çok anlamlı bir fırsattır. Türkiye, tarımsal üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve güçlü üretim kültürüyle çok önemli bir tarım ülkesidir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı başı verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısı yaklaşık 2,36 milyon civarındadır. (ÇKS) kayıtlı ekili alan yaklaşık 170 milyon dekar (17 milyon hektar) seviyesine ulaşmıştır. Son beş yılda kayıtlı çiftçi sayısında 190 bin artış yaşanmıştır. Aynı dönemde tarım sektörü 2024 yılında 2 trilyon 428 milyar liralık hasılaya ulaşarak GSYH’ye yüzde 5,6 katkı sundu. TÜİK’in 2025 işgücü istatistiklerine göre ise istihdamın yüzde 14,0’ı tarım sektöründe yer aldı. Bu tablo, tarımın Türkiye ekonomisi, istihdamı ve gıda arzı açısından taşıdığı stratejik önemi açık biçimde gösteriyor Türkiye sahip olduğu geniş tarım arazileri, iklim avantajları, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kültürü sayesinde sadece bölgesel bir gıda tedarikçisi değil; aynı zamanda gıda güvenliğini aşan ölçekte ihracat ve yatırım odaklı bir tarım endüstrisinin taşıyıcısı olabilecek büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle tarıma artık sadece geleneksel bir üretim alanı olarak değil, sürdürülebilir büyümenin stratejik sahası olarak bakmak gerekiyor. Sayılar artarken asıl mesele üretimde kuşak devamlılığı Bugün tarımda en kritik başlıklardan biri, yalnızca kayıtlı üretici sayısı değil, üretimin kuşaklar boyunca sürdürülebilirliğidir. Resmî kayıtlarda ÇKS’ye dahil olan çiftçi sayısında artış görülüyor. Bununla birlikte yaş dağılımı, tarımın genç kuşaklar için daha güçlü bir gelecek alanına dönüştürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. TZOB verilerine göre Türkiye’de kayıtlı çiftçilerin yüzde 34’ü 65 yaş ve üzerindeyken, yüzde 34,6’sı 50-64 yaş grubunda bulunuyor; 18-24 yaş grubunun payı ise yüzde 1 seviyesinde. TZOB’un 2025 değerlendirmesinde kırsalda yaş ortalamasının 59’a ulaştığı da vurgulanıyor. Bu veriler, tarımda devamlılığın önümüzdeki dönemde gençleşme, eğitim, teknolojiye erişim ve gelir istikrarı başlıklarıyla birlikte ele alınmasını gerekli kılıyor. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Gençler için tarımı geleceğin mesleğine dönüştürmek gerekiyor Dünya genelinde de asıl büyük meselelerden biri gençlerin tarımda nasıl daha güçlü yer alacağı. FAO’nun 2025 tarihli çalışmasına göre, çalışan gençlerin yüzde 44’ü tarım-gıda sistemlerinden geçimini sağlıyor. Ancak aynı rapor, gençlerin bu alandaki payının 2005’teki yüzde 54 seviyesinden 2021’de yüzde 44’e gerilediğini gösteriyor. Avrupa’da da benzer bir tablo var. Eurostat’a göre Avrupa Birliği’nde 2020 itibarıyla çiftlik yöneticilerinin yüzde 57,6’sı 55 yaş ve üzerindeyken, 40 yaş altı genç çiftçilerin oranı yüzde 11,9 düzeyinde kalıyor. Bu tablo bize çok açık bir şey söylüyor: Tarım, gençler için daha yüksek teknolojiyle, daha güçlü gelir modeliyle, daha itibarlı bir kariyer alanı olarak yeniden anlatılmalı. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Kaynakları Koruyan, Verimliliği Artıran Yeni Tarım Anlayışı Bugün artık tarımda asıl ihtiyaç, sadece üretim miktarını artırmak değildir. Asıl ihtiyaç; suyu daha verimli kullanan, toprağı koruyan, girdi kullanımını optimize eden, verimliliği yükselten ve kaliteyi sürdürülebilir biçimde artıran daha akıllı bir üretim modelidir. Yeni yazıda da belirtildiği gibi, dünya daha fazla değil, mevcut kaynakla daha fazla değer yaratmayı konuşuyor. Türkiye’nin de bu yeni döneme çok güçlü biçimde uyum sağlaması gerekiyor. Verimlilik meselesi artık sadece ekonomik bir başlık değil; aynı zamanda gıda egemenliği, ihracat kapasitesi ve kırsal istikrar açısından stratejik bir konudur. Tarımsal verimlilikte yaşanacak her iyileşme, üreticinin gelirinden ülkenin rekabet gücüne kadar çok geniş bir alana katkı sunacaktır. Tarımın geleceği, kaynakları daha çok tüketen değil; mevcut kaynakları daha akıllıca yöneten sistemlerde şekillenecektir. İklim değişikliği çiftçinin omzundaki yükü büyütüyor Bugün çiftçiyi yalnızca maliyetlerle ya da pazara erişimle değerlendirmek yeterli olmuyor. İklim değişikliği, su stresi, ani hava olayları ve üretim planlaması artık tarımın ana belirleyicileri arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerinin bazı bölgelerde derinleşmesi, kuraklık riskinin artması, damlama sulama, anıza ekim ve iklim koşullarına dayanıklı yeni çeşit geliştirme çalışmalarını daha önemli hale getirmektedir. Bu tablo, verimliliğin artık yalnızca daha çok üretmek anlamına gelmediğini; aynı zamanda daha az suyla, daha doğru planlamayla ve daha güçlü bilgi altyapısıyla üretmek anlamına geldiğini gösteriyor. Kadın emeği, yerli tohum ve kırsal kalkınma birlikte güç kazanıyor Tarımın geleceği konuşulurken kadın üreticilerin katkısı ayrı bir başlık olarak ele alınmalı. FAO’ya göre kadınlar tarımsal iş gücünün neredeyse yarısını oluştururken, tarım arazilerinin yalnızca yüzde 15’ine sahip bulunuyor. Bu veri, kadın emeğinin üretimde ne kadar güçlü olduğunu; mülkiyet, fırsat ve görünürlük açısından ise daha çok alan açılması gerektiğini ortaya koyuyor. Biz de Reis Gıda olarak üretimin sürdürülebilirliğini, yerli tohumların korunmasını, kadın üreticilerin güçlenmesini ve kırsalda yaşamın devamlılığını birlikte ele alıyoruz. Bakliyat Köyleri yaklaşımımızın özünde de bu anlayış yer alıyor: Toprağı koruyan, yerel bilgiyi yaşatan, teknolojiyi üreticiyle buluşturan ve gelecek nesillere güçlü bir tarım mirası bırakan bir üretim kültürü. Tarımın güçlü kalması; çiftçinin üretimde kalmasıyla, gençlerin toprağa umutla bakmasıyla, kadın üreticilerin daha çok güçlenmesiyle, suyun verimli kullanılmasıyla ve teknolojinin sahada daha yaygın karşılık bulmasıyla mümkün olacaktır. Çiftçilerimiz, yalnızca tarlayı ekip biçen insanlar değildir; onlar ülkemizin gıda hafızasını, üretim kültürünü ve geleceğe uzanan bereket zincirini taşıyan en kıymetli emek sahipleridir. Bu nedenle 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde bir kez daha güçlü bir ifadeyle söylemek isterim: Toprağa değer, sofralara bereket ve geleceğe umut katan tüm çiftçilerimizin emeği çok kıymetlidir. Türkiye’nin tarımsal gücü, çiftçisinin bilgisiyle, sabrıyla, emeğiyle ve üretme kararlılığıyla büyümeye devam edecektir. Bizlere düşen görev ise bu emeği daha görünür, daha güçlü ve daha sürdürülebilir kılacak adımları hep birlikte çoğaltmaktır."

Her Sofrada Güven, Her Tabakta Denge: Reis Gıda Çölyak Hastalarının Yanında Haber

Her Sofrada Güven, Her Tabakta Denge: Reis Gıda Çölyak Hastalarının Yanında

Reis Gıda, "Dengeyi Sofrada, Kaliteyi Yaşamda" mottosuyla 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü’nde glutensiz beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Reis Royal serisi ve glutensiz un çeşitleriyle marka, çölyak hastaları ve sağlıklı beslenmeyi tercih edenler için güvenilir alternatifler sunuyor. Gıda sektörünün köklü markası Reis Gıda, glutensiz beslenme düzeninde doğru ürün seçiminin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguluyor. Bakliyat, pirinç, kinoa ve karabuğday gibi doğal olarak glutensiz ürünlerin yanı sıra yenilikçi Reis Royal ürün grubuyla marka, mutfaklarda hem besleyici hem de lezzetli bir dönüşüm başlatıyor. Glutensiz Beslenmede "Güvenli Gıda" Önceliği Günümüzde glutensiz beslenme, sadece tıbbi bir zorunluluk değil, aynı zamanda bilinçli bir yaşam tercihi olarak görülüyor. Reis Gıda, bu süreçte ürün içeriklerinin doğru okunması ve üretim süreçlerinde şeffaflığın kritik rol oynadığını belirtiyor. Markanın yüksek kalite standartlarıyla paketlediği pirinç, bakliyat ve yeni nesil ürünler, tüketicilere sofralarında ihtiyaç duydukları güveni sağlıyor. Reis Royal Serisi: Sofraların Yeni Nesil Süper Gıdaları Reis Gıda’nın inovatif yaklaşımıyla geliştirilen Reis Royal serisi; kinoa, chia, karabuğday, beluga mercimeği ve keten tohumu gibi fonksiyonel ürünlerle glutensiz mutfaklara çeşitlilik katıyor. Kahvaltı kaselerinden salatalara, ana yemeklerden sağlıklı atıştırmalıklara kadar geniş bir yelpazede kullanılabilen bu ürünler, yüksek besin değerleri ile öne çıkıyor. Bitkisel protein ve lif açısından zengin olan Royal serisi, tek tip beslenmenin ötesine geçerek dengeli tabaklar oluşturulmasına imkan tanıyor. Glutensiz Unlarla Geleneksel Lezzetlere Modern Dokunuş Reis Gıda, mutfaktaki pratikliği artırmak adına kırmızı mercimek unu, nohut unu ve karabuğday unu gibi ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor. Bu unlar; ekmekten krep ve pankeke, kekten kurabiyeye kadar pek çok tarifte buğday ununa sağlıklı bir alternatif oluşturuyor. Vitamin ve mineral deposu olan bu unlar, geleneksel mutfak kültürünü modern ve glutensiz bir yaklaşımla birleştiriyor. Işılay Reis Yorgun: "Güvenilir Gıdaya Erişim En Temel Hakkımız" 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun, şunları söyledi: "Glutensiz beslenmede en hassas konu güvenilir gıdaya erişimdir. Biz Reis Gıda olarak, sağlıklı ve dengeli beslenmenin toplumun her kesimi için ulaşılabilir olmasını hedefliyoruz. Bakliyattan yeni nesil glutensiz unlarımıza kadar geniş ürün yelpazemizle, sadece bir alternatif değil, aynı zamanda güvenilir bir mutfak kültürü sunuyoruz. Amacımız, her tabakta dengeyi ve her sofrada kaliteyi sağlamaktır."

Reis Gıda Işılay Reis Yorgun: "Anneler Karakter İnşa Eder, Gelecek Büyütür" Haber

Reis Gıda Işılay Reis Yorgun: "Anneler Karakter İnşa Eder, Gelecek Büyütür"

Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda; anneliğin sadece bir bağ olmadığını, aynı zamanda üretimde, vicdanda ve karakter inşasında en güçlü temel olduğunu vurguladı. "Gelecek, annelerin taşıdığı bilinçle şekillenir" diyen Yorgun, sağlıklı nesiller için üretimin önemine dikkat çekti. ​Bir Anne Sadece Evladını Değil, Geleceği Büyütür ​Işılay Reis Yorgun, açıklamasında annesinden öğrendiği sabır, emek ve şefkat gibi değerlerin bugün iş hayatındaki başarısının anahtarı olduğunu ifade etti. Başarılı iş insanı, annesinin yetiştirme tarzının kendisini daha dirençli ve sorumluluk sahibi bir birey yaptığını belirterek şu ifadelere yer verdi: ​"Annem bana yalnızca yaşamayı öğretmedi; hayata karşı nasıl sağlam durulacağını, üretmenin onurunu ve faydalı olanı seçmenin kıymetini öğretti. Bugün yaptığım işe sadece ticari bir çerçeveden bakmıyorsam, bunun temelinde annemden aldığım bu güçlü değerler var." ​Güvenilir Gıda ve "Reis Bakliyat Köyleri" Vizyonu ​Hem bir anne hem de bir iş insanı olarak sofraya konan her ürünün bir gelecek kararı olduğunu savunan Yorgun, Reis Gıda’nın üretim felsefesini annelik duyarlılığıyla birleştirdiklerini söyledi. Özellikle yerli tohumu ve kadın emeğini destekleyen projelerin önemine değinen Yorgun; Sağlıklı ve güvenilir gıda sunmanın kurumsal bir hedeften öte bir annelik sorumluluğu olduğunu söyledi. Toprağın bereketini korumak, yerli tohumu güçlendirmek ve kadın emeğini görünür kılmak için hayata geçirilen Reis Bakliyat Köyleri'nin vizyoner bir proje olduğunu söyleyen Yorgun, çocuklara daha sağlıklı bir dünya bırakma gayesiyle yürütülen çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. ​"Kadınların Duyarlılığı Üretime Yön Veriyor" ​Kadınların iş dünyasındaki varlığının sadece katkı sunmakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bir düzen ve özen getirdiğini vurgulayan Işılay Reis Yorgun; annelerin planlama, koruma ve geleceği inşa etme yeteneklerinin iş dünyası için çok kıymetli olduğunu belirtti. ​İlham Veren Anneler, İz Bırakan Kadınlar ​Anneler Günü'nün bir teşekkürden çok daha fazlası olduğunu ifade eden Yorgun, mesajını tüm annelere saygı duruşuyla tamamladı: "İlham veren anneler ve iz bırakan kadınlar var oldukça bu topraklarda bereket de vicdan da büyüyecektir. Emeğiyle güç veren, sevgisiyle yol gösteren tüm annelerin bu özel gününü kutluyorum."

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu Haber

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Şanlıurfa’daki köy okullarını ziyaret eden Reis Gıda, çocuklarla birlikte unutulmaz bir bayram coşkusu yaşadı. Etkinlikler, hediyeler ve renkli buluşmalarla bayram sevincini kırsaldaki çocukların kalbine taşıyan Reis Gıda, bu anlamlı günde yalnızca bir kutlama yapmadı; geleceğe ışık bırakan güçlü bir sosyal sorumluluk örneğini ortaya koydu. Bayram sevincini köy okullarına taşıdı Reis Gıda, bu yıl 23 Nisan’da bayramın ruhunu çocuklarla birlikte yaşamak için Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki köy okulları ziyaret etti. Çocukların neşesine ortak olan, onların heyecanını paylaşan ve bu özel günü daha da anlamlı hale getiren etkinliklerle 23 Nisan, okul bahçelerinde bambaşka bir coşkuya dönüştü. Hazırlanan etkinliklerde çocuklar hem eğlenceli anlar yaşadı hem de kendileri için özenle hazırlanan sürprizlerle buluştu. Bayramın birleştirici ruhu, paylaşmanın sıcaklığı ve çocukların mutluluğu gün boyunca okul bahçelerine yayıldı. Keçiburcu Köyü Keçiburcu İlkokulu ile Karabıyık Köyü Karabıyık İlkokulu’nda gerçekleştirilen bu buluşmalar, 23 Nisan’ın yalnızca bir takvim günü olmadığını; çocuklarla birlikte yaşandığında gerçek anlamına kavuştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Çocukların yüzündeki tebessüm, geleceğe bırakılan en kıymetli iz oldu Reis Gıda’nın gerçekleştirdiği bu ziyaret, bir bayram etkinliğinin ötesinde anlam taşıdı. Kırsalda eğitim gören çocukların yanında olmayı, onların mutluluğunu paylaşmayı ve hayallerine dokunmayı önemseyen marka, sosyal sorumluluğu hissedilen bir iyiliğe dönüştürdü. Çocukların gözlerindeki ışığın, kurulan her bağın ve paylaşılan her anın geleceğe bırakılan güçlü bir mesaj olduğuna inanan Reis Gıda, bu özel günde umut, dayanışma ve sevgi ekseninde örnek bir çalışma gerçekleştirdi. 22 Nisan’da Beykoz’da çocuklarla bir başka anlamlı buluşma Reis Gıda, 23 Nisan haftası kapsamında yalnızca Şanlıurfa’daki köy okullarıyla sınırlı kalmayan bir gönül köprüsü de kurdu. 22 Nisan’da Beykoz’daki Cemile Sultan Korusu’nda çocuklarla bir araya gelen Reis Gıda, mısır maskotu ve mısır arabasıyla çocuklara neşeli, sıcak ve unutulmaz anlar yaşattı. Gün boyunca çocuklarla kurulan samimi bağ, paylaşılan mutluluk ve bayram ruhunu büyüten renkli anlar, bu özel buluşmayı hafızalarda yer edecek anlamlı bir etkinliğe dönüştürdü. Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis 23 Nisan kapsamında gerçekleştirilen ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “23 Nisan, çocuklarımızın neşesini, hayallerini ve geleceğe dair umutlarını büyüttüğümüz çok özel bir gün. Şanlıurfa’daki köy okullarında çocuklarımızla bir araya gelmek, onların sevincini paylaşmak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Bunun yanı sıra Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen etkinlikte de çocuklarımızın coşkusuna ortak olmak, bu anlamlı günün birlik ve dayanışma ruhunu hep birlikte yaşamak bizim için çok kıymetliydi. Çocuklarımızın gözlerindeki ilham, yarınlara dair inancımızı daha da güçlendiriyor. Onların daha güzel yarınlar inşa edebilmesi için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki çocukların kalbine dokunan her güzel adım, geleceği aydınlatan en kıymetli izdir.” Reis Gıda’dan anlamlı 23 Nisan mesajı Toplumsal fayda odaklı projeleriyle dikkat çeken Reis Gıda, bu ziyaretle bir kez daha çocukların mutluluğunu, eğitimini ve geleceğe umutla bakmasını önceleyen yaklaşımını ortaya koydu. Reis gıda, yalnızca üretimde değil, toplumun yarınlarına değer katan çalışmalarda da sorumluluk üstlenmeye devam ediyor.

İTO ve Güvenilir Ürün Platformu’ndan Reis Gıda’ya Stratejik Ziyaret Haber

İTO ve Güvenilir Ürün Platformu’ndan Reis Gıda’ya Stratejik Ziyaret

İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Güvenilir Ürün Platformu, "İsrafa Dur De" projesi kapsamında Reis Gıda’nın merkez fabrikasını ziyaret etti. Ziyarette, gıda israfını önleyen üretim stratejileri, sıfır atık uygulamaları ve sürdürülebilirlik projeleri yerinde incelendi. ​İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer ve Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, gıda sektörünün öncü markalarından Reis Gıda’nın üretim tesislerinde incelemelerde bulundu. Görüşmede, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirinde kayıpların nasıl asgariye indirildiği ve yerli üretimin sürdürülebilirliğe katkısı masaya yatırıldı. ​Gıda İsrafı ile Mücadelede Bütüncül Üretim Disiplini ​Reis Gıda, gıda kaybını sadece tüketim aşamasında değil, hammaddenin fabrikaya girişinden sevkiyat aşamasına kadar her noktada kontrol altında tutuyor. Sıfır atık yaklaşımıyla hareket eden şirket; dökülme kaynaklı kayıpların önlenmesi, paketleme firelerinin azaltılması ve veri odaklı üretim planlaması ile verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. ​Reis Gıda için israf sadece ürün kaybı anlamına gelmiyor; aynı zamanda emek, zaman, enerji ve su gibi kıymetli kaynakların da korunması hedefleniyor. ​Türkiye’nin Gıda İsrafı Karnesi: Yılda 23 Milyon Ton Kayıp ​TİSVA’nın 2025 İsraf Raporu verilerine göre Türkiye, gıda israfında dünyada 15. sırada yer alıyor. Ülkemizde her yıl çöpe giden 23 milyon ton gıda, yaklaşık 900 bin ailenin yıllık geçimine eş değer bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Kişi başına yıllık gıda israfının 102 kg seviyesinde olduğu tahmin edilirken, israfta yapılacak %2’lik bir iyileşmenin bile ekonomiye 10 milyar TL tasarruf sağlayabileceği vurgulanıyor. ​Sürdürülebilirlik Vizyonu ve “Bakliyat Köyleri” Projesi ​Reis Gıda’nın toplumsal fayda odaklı çalışmaları arasında öne çıkan başlıklar şunlar: ​10x20x30 Girişimi: Dünya Kaynakları Enstitüsü liderliğindeki küresel projeye katılan Reis Gıda, 2030’a kadar gıda kaybını %50 azaltmayı taahhüt ediyor. ​Reis Bakliyat Köyleri: Türkiye’de bir ilk olan bu modelle; yerli üretim destekleniyor, planlı tarım yaygınlaştırılıyor ve tarladaki kayıplar önleniyor. ​Sosyal Market Desteği: Ambalajı deforme olmuş ancak tüketilebilir durumdaki ürünler, sosyal marketler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılarak israfın önüne geçiliyor. ​Işılay Reis: "İsrafı Önlemek Geleceği Korumaktır" ​Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, gıda güvenliğinin temelinde "koruma" kültürünün yattığını belirtti. Reis, "Gıda kaybı ve israfı çok yönlü bir sorumluluk alanıdır. Üretim süreçlerinde kaynakları verimli kullanarak sadece ekonomik kaybı değil; toprağı, suyu ve geleceğimizi koruyoruz," ifadelerini kullandı.

Kadınların Olduğu Yerde Gelecek Vardır! Haber

Kadınların Olduğu Yerde Gelecek Vardır!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki varlığının güçlenmesinin sürdürülebilir kalkınmanın temel unsuru olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler sistemi içinde 2026 yılı için belirlenen “Tüm kadınlar ve kız çocukları için: Haklar, Adalet, Eylem.” teması çerçevesinde konuşan Işılay Reis, eşitliğin; hakların güvence altına alındığı, adaletin güçlendiği ve somut adımların hayata geçirildiği bir yaklaşımla kalıcı hale geldiğini ifade etti. Reis; “Bu tema bize çok net bir şeyi hatırlatıyor: Kadınların haklarını güçlendiren her adım, toplumun tamamını ileri taşır. Eşitlik; stratejiyle, kararlılıkla ve uygulamayla büyür.” dedi. Kadın Temsiliyeti İçin Aktif Çalışmalar Reis açıklamasında; “Kadınların üretimde, yönetimde ve girişimcilikte daha güçlü yer alması için proje üretmek, uygulamak ve sonuç almak esastır. Kadın emeğinin görünür olduğu, kadın liderliğinin desteklendiği bir ekonomi; daha adil, daha yenilikçi ve daha dayanıklıdır.” dedi. Kadın girişimcilerle geliştirilen iş birlikleri, sektörel zirveler ve farkındalık programları aracılığıyla kadınların iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Reis, sektörel platformlarda kadın temsiliyetinin artmasını stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını ifade etti. Uzun yıllardır iş dünyasında ve sivil toplum platformlarında kadınların güçlenmesine yönelik projelerde aktif rol alan Işılay Reis; kadın girişimciliğinin desteklenmesi, üretimde kadın emeğinin görünür kılınması ve karar alma mekanizmalarında kadın temsiliyetinin artırılması için sürdürülebilir çalışmalar yürütüyor. Işılay Reis, iş dünyasındaki rolünün yanı sıra TOBB Kadın Girişimciler Kurulu çatısı altında yürüttüğü çalışmalarla da kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmek için aktif görev üstleniyor. Işılay Reis, Kadın girişimciliğinin yaygınlaştırılması, yerel üreticilerin desteklenmesi ve sektörlerde kadın temsilinin artırılması için sürdürülen çalışmaların yalnızca bireysel başarı hikayeleri üretmediğini, aynı zamanda ekonomik dönüşümü hızlandırdığını ifade etti. “Kadın girişimcinin güçlenmesi, yerel ekonominin güçlenmesidir. Kadın liderin çoğalması, sektörün vizyonunun genişlemesidir.” dedi. Bakliyat Köyleri: Kadın Üretici Modeli Reis Gıda’nın sahada hayata geçirdiği Bakliyat Köyleri Projesi ile kadın üreticilerin tarımsal üretimde aktif rol aldığını belirten Reis, kırsalda kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesini öncelik olarak gördüklerini söyledi.Bu kapsamda sertifikalı tohum üretimi ve sözleşmeli tarım modeli kapsamında kadın üreticilerin gelir elde etmesi, bilgiye erişmesi ve üretimde güçlenmesi sağlandığı ifade edildi. Reis; “Toprağın bereketi kadın emeğiyle büyür. Kadın üreticiyi desteklemek yalnızca kırsal kalkınma değil, gıda güvenliğinin teminatıdır.” dedi. Türkiye’de Katılım Artıyor, Hedef Daha Yüksek TÜİK’in yayımladığı “İstatistiklerle Kadın 2024” verilerine atıfta bulunan Reis, 2023 yılı itibarıyla kadınlarda işgücüne katılım oranının %35,8, erkeklerde ise %71,2 olduğunu hatırlatarak kadınların iş hayatındaki varlığının her geçen yıl güçlendiğini belirtti. Reis; “Kadınlar eğitimde, üretimde, girişimde ve yönetimde daha görünür oldukça ülkemizin rekabet gücü artıyor. Ölçülebilir hedefler ve güçlü iş birlikleriyle bu yükselişi daha da hızlandırabiliriz.” dedi. Sektörel Güçlenme ve Liderlik Kadınların yönetim kademelerinde ve stratejik karar alma pozisyonlarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çeken Işılay Reis, şirket yönetimlerinde ve kurumsal yapılarda cinsiyet dengesinin performansı ve verimliliği artırdığını vurguladı. Reis; “Kadınların iş gücüne katılımı kadar; nitelikli, yüksek katma değerli ve liderlik pozisyonlarında temsil edilmesi de büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım hem ekonomik büyümeyi hem de kurumsal sürdürülebilirliği destekliyor. Kadınlar eğitimde, üretimde, girişimde ve yönetimde daha görünür oldukça; ülkenin rekabet gücü artıyor. Ancak işgücüne katılım ve fırsat eşitliği gibi başlıklarda ölçülebilir hedefler koymadan gerçek bir dönüşüm sağlayamayız.” dedi. Reis Gıda’dan örnek duruş: Kadın temsiliyetini güçlendiren yaklaşım Işılay Reis, Reis Gıda’nın kurum kültüründe kadınların güçlenmesini yalnızca bir söylem değil, sürdürülebilir bir yönetim yaklaşımı olarak gördüğünü belirterek şunları ekledi: “Kadınların yetkinliklerinin görünür olduğu, gelişim alanlarının açıkça tanımlandığı ve adil fırsatların oluşturulduğu bir çalışma düzeni; kurumsal performansı da toplumsal güveni de büyütür. Biz, kadınların üretimde ve yönetimde daha güçlü yer almasını; daha nitelikli, daha kalıcı ve daha adil bir gelecek için stratejik bir öncelik olarak görüyoruz.” 8 Mart’ın güçlü bir farkındalık günü olduğunu vurgulayan Reis, kadın istihdamını artıran uygulamaların, iş-yaşam uyumunu destekleyen modellerin ve eşit fırsat anlayışının birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti. Işılay Reis sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınların haklarını güçlendiren ve adaleti büyüten her adım, toplumun tamamını ileri taşır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün; tüm kadınlara cesaret, kurumlara vizyon ve topluma daha kapsayıcı bir gelecek bilinci kazandırmasını diliyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.