Hava Durumu

#Rekabet

Kırsal Haber - Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KTO Başkanı Gülsoy: ''Dinamik Bir Destek Kalkanı Oluşturulması Şart'' Haber

KTO Başkanı Gülsoy: ''Dinamik Bir Destek Kalkanı Oluşturulması Şart''

Kayseri, Mart ayında 314 milyon 106 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Küresel pazarlardaki daralmaya ve maliyet artışlarına rağmen ihracatçımız büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Bu direnci korumak için reel sektörü destekleyecek mekanizmalar hayati önem taşıyor” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Mart ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Mart ayında 314 milyon 106 bin 541 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,45 oranında bir azalış yaşansa da sanayicimiz dünyanın dört bir yanına ulaşmaya devam ediyor. İthalatımız ise 154 milyon 959 bin 912 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 23,63 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. İLK ÇEYREKTE 924 MİLYON DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk üç aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk çeyreğinde toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,71’lik sembolik bir azalışla 924 milyon 429 bin 851 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 0,37 oranında gerileyerek 430 milyon 378 bin 207 dolar seviyesine kalmıştır.” dedi. Kayseri olarak Mart ayında dünya genelinde 145 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, Avusturya, Polonya, ABD, Belçika, İtalya, Fransa, Fas, Irak ve Mısır olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Kuru Meyve ve Mamulleri, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Halı gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı Metaller, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri, Madencilik Ürünleri, İklimlendirme Sanayii sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. “DİNAMİK BİR DESTEK KALKANI ŞART” Sanayicinin üzerindeki maliyet yüküne dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bu dönemde ihracat yapmak zor hale gelmiştir. Artan maliyetler karşısında sanayicinin sermayesini koruyacak dinamik bir destek kalkanı oluşturulması şarttır. Ticaretin önündeki en büyük engel öngörülemezliktir; ancak Kayserili tüccarımız bu süreci aktif bir şekilde yönetmektedir” dedi. İhracatın sürdürülebilirliği için yüksek teknoloji ve yeşil dönüşümün kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Gülsoy, “Ülkemiz için rekabet eden, istihdam sağlayan ve ekonomimize değer katan tüm ihracatçı üyelerimize ve çalışanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması Haber

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Mart ayında sergilediği yüzde 24'lük büyüme ile ihracatta güçlü bir ivme yakaladı. Kimya ve yaş meyve sebze sektörlerinin domine ettiği Mart ayında 1,81 milyar dolar ihracat rakamına ulaşılırken, yılın ilk çeyreği ise toplamda 4,58 milyar dolarla dengeli bir yükseliş grafiği çizdi. ​Sanayi ve Tarım Ele Ele: İhracatın Lokomotifi Kimya Oldu ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, Mart ayı performansının arkasında hem sanayi hem de tarım sektörlerinin eş zamanlı yükselişinin yattığını belirtti. Özellikle kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, Mart ayında yakaladığı yüzde 71'lik dev artışla toplam ihracatın parlayan yıldızı oldu. ​Mart Ayı Sektörel Artış Oranları: ​Kimya: %71 artış (796,5 milyon dolar) ​Yaş Meyve Sebze: %23 artış (193,5 milyon dolar) ​Demir ve Demir Dışı Metaller: %13 artış (398,9 milyon dolar) ​Avrupa Pazarında Agresif Genişleme ​AKİB’in 2026 stratejisinde pazar çeşitliliği meyvelerini vermeye başladı. Geleneksel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen Avrupa hattında rekor artışlar kaydedildi. İspanya ve İtalya gibi kritik pazarlardaki büyüme dikkat çekti. ​İspanya: Mart ayında %165 artış (110,9 milyon dolar) ​İtalya: Mart ayında %79 artış (172,7 milyon dolar) ​Romanya: Mart ayında %50 artış (169,2 milyon dolar) ​Yılın ilk çeyreğinde ise en dikkat çeken sıçrama %166 artış oranıyla Fas pazarında yaşandı. Polonya ve Gürcistan gibi yükselen pazarlar da AKİB’in yeni rotaları arasında yerini aldı. ​Veysel Memiş: "Küresel Ticarette Yeni Bir Oyun Alanı Kuruyoruz" ​Küresel talepteki kırılmalara rağmen dirençli bir yapı sergilediklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ihracatın geleceğine dair şu vizyonu paylaştı: ​"Rekabet artık sadece maliyetle değil; hız, esneklik ve sürdürülebilirlik ile belirleniyor. Akdeniz ihracatını yeşil dönüşüm ve dijital altyapı ekseninde yeniden konumlandırıyoruz. Hedefimiz, değişen küresel tedarik zincirinde vazgeçilmez bir üretim üssü olmak."

Lezzet Kadar Çevre de Kazandı Haber

Lezzet Kadar Çevre de Kazandı

Kocaeli’de düzenlenen liseler arası yemek yarışmasında 11 okulun genç yetenekleri hünerlerini sergiledi. "Sıfır Atık" temasıyla dikkat çeken yarışmada, Gebze Muallimköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi birincilik kürsüsüne çıktı. ​Kocaeli genelinde yiyecek ve içecek hizmetleri bölümünde eğitim gören öğrencilerin mesleki becerilerini geliştirmek ve yaratıcılıklarını sergilemek amacıyla düzenlenen yarışma, büyük bir heyecana sahne oldu. Toplam 11 takımdan 33 öğrencinin katıldığı organizasyon, hem lezzet hem de sürdürülebilirlik odaklı bir gastronomi şölenine dönüştü. ​Uzman Jüri Beş Farklı Kategoride Puanladı ​Yarışmanın değerlendirme aşamasında akademi ve sektörün önde gelen isimleri görev aldı. Kocaeli Üniversitesi Turizm Fakültesi'nden Prof. Dr. Selda Uca Karacabey ve Doç. Dr. Nihan Akdemir’in yanı sıra Mustafa Çınar, Yasemin Ergin ve Abdullah Yıldız gibi profesyonellerden oluşan jüri; öğrencileri şu beş kriterde titizlikle inceledi: ​Tat ve Lezzet Dengesi ​Görsel Sunum ve Estetik ​Doku ve Kıvam ​Hijyen Kurallarına Uygunluk ​Sıfır Atık Temasına Uyum ​Gebze Okulları Yarışmaya Damga Vurdu ​11 takımın kıyasıya rekabet ettiği yarışmada, teknik becerileri ve yaratıcı sunumlarıyla öne çıkan okullar ödüllendirildi. Dereceye giren okullar şu şekilde sıralandı: ​Birinci: Gebze Muallimköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ​İkinci: Gebze Mesleki Eğitim Merkezi ​Üçüncü: Körfez Çamlıtepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ​"Sıfır Atık" Özel Ödülü Karamürsel’in ​Yarışmanın en anlamlı ödüllerinden biri olan "Sıfır Atık Jüri Özel Ödülü", mutfakta minimum atık prensibiyle çalışan Karamürsel Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne verildi. Gençlerin sürdürülebilir mutfak tekniklerini öğrenmesi ve uygulaması jüriden tam not aldı. ​Mesleki Gelişim ve Keyifli Anlar Bir Arada ​Yarışma sayesinde meslek lisesi öğrencileri, yeni mutfak tekniklerini profesyonellerden öğrenme ve rekabet ortamında kendilerini deneme fırsatı buldu. Keyifli anların yaşandığı organizasyon, Kocaeli’nin gelecekteki aşçı adaylarının potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.

KÜTSO Heyetinden Gıdacılar Sitesine Ziyaret Haber

KÜTSO Heyetinden Gıdacılar Sitesine Ziyaret

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat ile Yönetim Kurulu Üyeleri Melih Aslan, Semra Tozaraydın ve Fatih Alkış, Kütahya’da faaliyet gösteren Gıdacılar Sitesi’ni ziyaret etti. Toplam 30.000 metrekarelik alan üzerinde kurulu olan ve bünyesinde 24 firmanın faaliyet gösterdiği Gıdacılar Sitesi, depolama alanlarıyla birlikte kentin gıda ticaretine önemli katkı sunan merkezler arasında yer alıyor. Ziyaret kapsamında, site içerisinde faaliyet gösteren işletmelerin üretim, depolama ve ticari faaliyetlerine ilişkin yerinde incelemelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen ziyarette; Sultan Gıda’dan Habil Yılmaz ve Furkan Yılmaz, Site Yöneticisi Ahmet Çakar, Irmak Ticaret’ten Ramazan Çekmez, Yıldırım Ticaret’ten Rahim Yıldırım ve Erdinç Yıldırım, Kahraman Süt’ten Kadir Kahraman, İnci Pastaneleri’nden Erkan Arkaç, Muzcu Kardeşler’den Ahmet Yörükoğlu ve Mesut Göz, Cebeci Gıda’dan Eyüp Alkış, Gevrekoğlu’ndan Mehmet Ali Sarı ve Murat Sarı ile Antepli İsmail Usta İsmail Enliçay yer aldı. Ziyaret sırasında; gıda sektöründe yaşanan güncel gelişmeler, sektör temsilcilerinin talep ve beklentileri ile Gıdacılar Sitesi özelinde karşılaşılan sorunlar ele alındı. İşletmeler tarafından özellikle site içerisindeki yapısal ihtiyaçlar, ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliği ve sektörde karşılaşılan rekabet koşullarına ilişkin görüşler paylaşılırken, çözüm odaklı değerlendirmelerde bulunuldu. KÜTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’da gıda sektörünün hem üretim hem de ticaret açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, sektör temsilcilerinin görüş ve önerilerinin KÜTSO’nun yürüttüğü çalışmalar açısından yol gösterici olduğunu ifade etti. Programın devamında, KÜTSO heyeti tarafından Alkış Kadayıf’a ziyaret gerçekleştirilerek işletmenin faaliyetleri hakkında bilgi alındı. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve iyi niyet temennileri ile sona erdi.

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak Haber

Kadın Girişimciler İhracatta Daha Güçlü Adım Atacak

Ege İhracatçı Birlikleri’nin ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle yürütülen “İhracatta Kadın Gücü 2026 – Kadın Girişimciler İçin İhracatta Dönüşüm Programı”nın açılış dersi gerçekleştirildi. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla düzenlenen programda; küresel ekonomideki dönüşüm, girişimciliğin geleceği ve ilk ihracat hikâyeleri ele alındı. İlham Buluşmaları kapsamında ise TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk ilk ihracat deneyimlerini aktararak katılımcılara yol gösterdi. Prof. Dr. Yaşar Uysal’ın moderasyonunda gerçekleşen oturumda; “Değişen Dünya Ekonomisi ve Geleceğin Girişimcisi” başlığıyla önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Sektörümüz üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Burada “İhracatta Kadın Gücü” başlığı altında bir araya gelmemiz, aslında yalnızca bir farkındalık oluşturma çabası değil; aynı zamanda ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında kadın girişimcilerimizin üstleneceği kritik rolün de güçlü bir göstergesidir. Başkanı olduğum sektör, yani hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat performansı ile ülke ekonomisinin temel taşlarından biri konumundadır. Bugün 190’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz, küresel pazarlarda güçlü bir yer edinmiş durumdadır.” dedi. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biri Başkan Öztürk, “Artık yalnızca üretmek ve ihraç etmek yeterli değil. Değişen dünya ekonomisinde; katma değerli üretim, markalaşma, sürdürülebilirlik ve inovasyon gibi alanlarda kendimizi sürekli geliştirmek zorundayız. İşte tam da bu noktada, kadın girişimcilerimizin sürece daha fazla dahil olması büyük önem taşıyor. Kadınların iş dünyasına kattığı bakış açısı, disiplin ve sürdürülebilirlik yaklaşımı, ihracatımızın niteliğini artıracak en önemli unsurlardan biridir. Bugün konuşacağımız ihracat yolculuğu; yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, aynı zamanda daha güçlü markalar yaratmak, küresel rekabette kalıcı olmak ve ülkemizi daha yüksek katma değerli üretimle öne çıkarmak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Bizi daha ileriye taşıyacak olan kadın girişimcilerimizin daha aktif rol alması Ege Bölgesi olarak güçlü bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, “Bu gücü daha ileriye taşıyacak olan ise kadın girişimcilerimizin bu yapının içinde daha aktif rol almasıdır. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, kadın girişimcilerimizin ihracata yönlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişimlerinin artırılması ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Programımızın yeni bakış açıları kazandıracağına, ilham verici hikâyelerle hepimize yol göstereceğine ve güçlü iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına TOBB İzmir KGK İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Seyfeli, “Geçtiğimiz yıl ilk kez başlattığımız bu program, kadın girişimcilerden gördüğümüz yoğun ilgi ve ortaya çıkan güçlü sonuçlar doğrultusunda bu yıl ikinci kez uygulanıyor. Bu durum, kadın girişimcilerimizin ihracata yönelik gelişim talebinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu alandaki çalışmaların ne kadar doğru bir ihtiyaca karşılık verdiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış dersi, yalnızca bir eğitim programının başlangıcı değil; aynı zamanda kadın girişimcilerimizin yerel pazardan küresel pazara uzanan yolculuğunda atılan stratejik bir adımdır. “İhracat Yolculuğuna Başlarken: Küresel Perspektif ve İlham” başlığıyla başlayan bu süreç, önümüzdeki haftalarda ihracat süreç yönetiminden devlet desteklerine, markalaşmadan e-ihracata, liderlikten yapay zekâ destekli pazar araştırmasına kadar birçok kritik başlığı kapsayan bütüncül bir gelişim programı olarak ilerleyecektir.” dedi. Temel hedefimiz kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atması Seyfeli, “Günümüzde kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi, markalarını güçlendirebilmesi ve rekabet gücünü artırabilmesi için ihracat artık bir seçenek değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu programın temel hedefi de tam olarak bu noktada; kadın girişimcilerimizin ihracata daha bilinçli, daha güçlü ve daha özgüvenli adım atmasını sağlamaktır. İnanıyoruz ki bu süreç sonunda yalnızca bilgi kazanan değil; aynı zamanda ihracata yönelen, yeni pazarlara açılan ve başarı hikâyeleriyle örnek olacak kadın girişimciler kazanmış olacağız.” diye konuştu. Kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, küresel ticaretin hızla dönüştüğü bir dönemden geçtiğini, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerinin artık ihracatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu yeni düzende başarılı olmak, yalnızca üretmekle değil; doğru stratejiyle, doğru araçlarla ve doğru bilgiyle hareket etmekle mümkün. Biz de Ege İhracatçı Birlikleri olarak bu ihtiyacı çok net görüyoruz. Bu nedenle, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulumuz ile birlikte, kadın girişimcilerimizin ihracata erişimini kolaylaştıracak, onları sistemli ve sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek bu programı hayata geçirdik. Bu programı klasik bir eğitim sürecinden farklı olarak kurguladık. Katılımcılarımız yalnızca bilgi edinmeyecek; aynı zamanda kendi firmaları için somut çıktılar üretecekler.” Her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. İşbırakmaz, “Program süresince; ihracata hazırlık seviyelerini objektif olarak değerlendirecek, rekabet ve marka stratejilerini geliştirecek, satış ve B2B kapasitelerini güçlendirecek, e-ihracat ve dijital pazarlama süreçlerini öğrenecek ve yapay zekâ destekli pazar araştırması araçlarını etkin şekilde kullanmayı deneyimleyecekler. En önemlisi ise, program sonunda her bir katılımcımız kendi ihracat yol haritasını oluşturmuş olacak. Yaklaşık 10 haftaya yayılan bu süreçte; eğitimlerin yanı sıra ilham buluşmaları, B2B eşleştirme günü ve final zirvesi ile katılımcılarımıza yalnızca bilgi değil, aynı zamanda güçlü bir iş ağı da sunuyoruz. Kadın girişimcilerimizin ihracattaki varlığı güçlendikçe, ülkemizin ihracat kapasitesi de aynı ölçüde güçlenecektir.” dedi.

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor Haber

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor

İki sezondur ihracatta kan kaybeden Türk zeytinyağı sektörü, doğru tespit edilen rekolteyle ve Avrupa Birliği’nden alınacak kotayla ihracattaki tıkanıklığı aşmayı hedefliyor. Türk zeytinyağı sektörü, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması”nda bir araya geldi. Sektörün geleceğiyle ilgili yol haritasını belirledi. Sektör buluşmasında rekoltenin doğru tespit edilmesi ve AB’nden kota alınması başlıkları öne çıktı. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat şampiyonları ödüllerine kavuştu Zeytin ağacının tarladan başlayan serüvenini bilimsel temellere oturtarak uluslararası pazarlardaki konumunu ele alma gayreti içinde olduklarını dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün gelişimi için Bakanlıklar, odalar, borsalar, ihracatçı birlikleri dâhil tüm paydaşların omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Önceliğimiz öngörülebilir ihracat ortamının tesisi Önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinin öngörülebilir bir ihracat ortamının tesis edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve ambalajlı ihracatı destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi olacağını vurgulayan Uygun, “Sektörümüz, ithal girdiye bağımlı olmayan yapısı ile ülkemize net döviz kazandıran stratejik bir sektör. Bu gücün sürdürülebilir biçimde ihracata yansıtılması hem üretici hem de ihracatçı açısından hayati önem taşımaktadır. Bu öngörülebilirliği sağlamanın, başarılı bir ihracat stratejisinin ilk adımı; eldeki ürünün, yani rekoltenin doğru tespit edilmesinden geçiyor. Maalesef eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturuyor” diye konuştu. AB’nden beklentimiz serbest ticaretin ruhuna uygun adil bir rekabet ortamı Türkiye’nin zeytinyağında İspanya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaştığını hatırlatan Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Avrupa Birliği pazarında karşımıza çıkarılan sembolik 100 tonluk kota; üretim kapasitemiz ve hedeflerimizle bağdaşmamaktadır. Özellikle Kuzey Afrika’daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş hakkı tanınırken, Türkiye’ye uygulanan bu sınırlama açık bir negatif ayrımcılık teşkil etmektedir. Bizim beklentimiz bir ayrıcalık değil; serbest ticaretin ruhuna uygun, adil bir rekabet ortamıdır. Avrupa pazarı, katma değerli ve ambalajlı ihracat vizyonumuz açısından kritik öneme sahiptir. Kendi coğrafyamızın bu eşsiz ürününü Avrupa’daki tüketicilere kendi markalarımızla sunabilmemizin önündeki bu tarife engelinin mutlaka aşılması gerekmektedir. Bu noktada, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde zeytinyağının hak ettiği kotaya kavuşması, Avrupa pazarındaki konumumuzu doğrudan etkileyecektir. Bu süreçte Brüksel’de müzakere yürüten kıymetli bürokratlarımızın elini güçlendirmek, onlara gerekli tüm veriyi sağlamak ve sektör olarak tek ses hâlinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Bugün bu salondan çıkacak ortak irade, devletimizin en güçlü dayanağı olacaktır.” Dünya ekonomisinin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın hassas bir dönemden geçtiğini dile getiren İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin her geçen gün güç kazandığını vurguladı. Gıda milliyetçiliği kavramı öne çıktı Dünya’da öngörülebilir dış ticaret politikalarının pandemi ve savaşlar ortamında yıkıldığını aktaran Kılıç, “Belirsizlikler üzerine kurulan dünya dış ticareti devam ediyor. Her sabah Çin ile ABD arasında ticaret savaşları devam ederken bölgemizdeki savaşlarla karşı karşıya kaldık. Bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik gerilimler gıdanın artık sadece bir ticaret kalemi olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Gıda bugün toplumsal istikrarın ve ulusal güvenliğin en stratejik parçası haline gelmiştir. Birçok ülkenin gıda ihracatına kısıtlamağa getirdiği, gıda milliyetçiliği kavramının öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreci geçici bir kriz olarak değil, küresel ticaretin yeni ve yapısal bir gerçeği olarak okuyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak bu riskli ortamda hem iç piyasa dengemizi korumak hem de Türkiye'yi dünyanın en güvenilir gıda tedarikçisi olarak konumlandırmanın çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Türk tarım sektörünün 75 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya sahip olduğunu ifade eden Kılıç şöyle devam etti; “Bu rakam ülkemizin üretim gücünü ve emek yoğun çalışmasını temsil ediyor. 2025 yılı itibariyle tarım ürünleri ihracatımız 32,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2026 yılında bu performansımız devam edecek. Zeytinyağı ihracatımızda ambalajlı ürünün genel toplam içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 70 seviyesine ulaştı. Geçen yıl zeytinyağında yaşadığımız ihracat gerilemesinin yanında ambalajlı ihracat yüzümüzü güldüren bir taraf oldu.” Fuar desteklerinden TURQUALITY’ye, e-ihracattan URGE projelerine kadar geniş bir yelpazede ihracatı desteklediklerini aktaran Kılıç, “2025 yılında ihracatçılarımıza toplam 33 milyar TL kaynak sunduk. 2026'da ise bu desteği 45 milyar TL'ye yükselttik. URGE projelerimiz kapsamında tarım sektörlerinde 20 aktif projemiz devam etmekte. Bu projelerde 478 firmamız yer alıyor. 2025 yılında tarım söktürüne yönelik 14 sektörel ticaret heyeti ve 5 alım heyeti düzenledik. Bu heyetlerin ikisi doğrudan zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik gerçekleştirildi” dedi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’nın “Sürdürülebilir Zeytin Tarımı için Bilimsel Rekolte Tespit Yöntemleri” başlıklı ilk oturumunu Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım modere etti. Panelde; İspanya Tarım Bakanlığı Zeytinyağı ve Endüstriyel Bitkiler Dairesi’nden Fernando Mosquera Escribano, Endülüs Bölgesel Hükümeti Tarım Departmanı Araştırma ve İstatistik Başkanı Juan Bascón Fernández, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Murat Özaltaş ve Doktar Kurucu Ortağı Tanzer Bilgen konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturum olan “Türk Zeytinyağının Rekabet Gücü ve Avrupa Birliği Kotaları” paneli de yine Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde düzenlendi. Panelde; Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı Halis Kaya, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği ile Kurumsal İlişkiler ve Tarım Dairesi Başkanı Ahmet Selçuk Nalbant ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Brüksel Temsilcisi Mehmet Tan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması sonrasında 2025 yılında sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe 6 kategoride 32 firmanın ödüllendirildiği “Zeytin ve Zeytinyağı İhracatının Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’na Verde Yağ Altın Sponsor olurken, Uygun Rafine Yağ Sanayi., Yunuslar Tarım Ürünleri, İzmir Ticaret Borsası, Kozoliv Gıda Ürünleri ve Ticaret ve Sanayi Kontuvarı Gümüş Sponsor olarak destek verdiler. Günkar Gıda, Eroğlu Gıda, Yeniçağ Gıda, Eker Gıda, Zer Zeytincilik, Balsarı Yağ ve Aydın Ticaret Borsası Bronz Sponsor olarak yer aldılar. EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACATIN YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİ ÖDÜL ALAN FİRMALAR LİSTESİ SOFRALIK ZEYTİN İHRACATINDA İLK 10 FİRMA EKER GIDA NAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. YUNUSLAR TARIM ÜR. GIDA İNŞ. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. AYDONA GIDA İNŞ. PETR. İLETİŞİM KUY. TUR. NAK.OTO.SAN.İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. MAROLİ GIDA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. ZER ZEYTİNCİLİK TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SAN.VE TİC. A. Ş. SAHA TARIM ÜR. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKS. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. UGS-URLA GIDA VE TARIM ÜR. SAN. VE TİC. A.Ş. AKSA ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. EROĞLU YERLİ ÜRÜNLER GIDA TUR. İHR. İTH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA İLK 10 FİRMA VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SAN. VE TİC.A.Ş. KOZMOPOLİTAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. SAVOLA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TİCARET VE SANAYİ KONTUVARI TÜRK A.Ş. YONCA GIDA SAN. İŞL. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. KAHRAMAN YAĞ VE GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. POYRAZ ZEYTİNYAĞI TAR. SAN. VE TİC. A.Ş. BUNGE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. OVE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. ALHATOĞLU ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ 1878 ZEYTİN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş. RAPUNZEL ORGANİK TAR. ÜR. VE GIDA TİC. LTD. ŞTİ. HENRY LAMOTTE GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE LİDER DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. SÜLEYMAN AYDIN GIDA NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ÇOBANOĞLU ZEYTİNCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZEYTİNYAĞI EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ HERŞEYMERŞEY MAĞAZACILIK A.Ş. DARDANOS İHR.İTH. TİC. LTD. ŞTİ. NOVA VERA GIDA VE TAR. SAN.TİC.A.Ş. ZEYTİNYAĞI İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE ERORHAN GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZER SALÇA KONSERVE TAR. ÜR. GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. BESTOLİO GIDA LTD. ŞTİ.

CHP'li Karaca’dan Tekstil Sektörü İçin Çağrı Haber

CHP'li Karaca’dan Tekstil Sektörü İçin Çağrı

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, başta Denizli olmak üzere tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaşanan sorunların üretim, ihracat ve istihdama etkilerinin araştırılması için TBMM’ye Meclis Araştırması önergesi sundu. Önergede kriz koşullarının özellikle kadın istihdamında yarattığı daralma ve alınması gereken ekonomik ve sosyal tedbirler öne çıkarıldı. DENİZLİ MERKEZLİ, TÜRKİYE ÖLÇEĞİNDE BİR UYARI CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca tarafından 23 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesinde, tekstil ve konfeksiyon sektörünün Türkiye ekonomisi ve istihdam açısından temel alanlardan biri olduğu vurgulandı. Önergede Denizli’nin, ev tekstili başta olmak üzere güçlü üretim birikimi, ihracat kapasitesi ve yan sanayi ekosistemiyle sektörün başlıca merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. KADIN EMEKÇİLER İÇİN SOSYAL POLİTİKA VURGUSU Araştırma önergesinde, sektördeki daralmanın kadın emekçiler bakımından daha ağır sonuçlar doğurduğu vurgulandı. Kadınların yoğun biçimde istihdam edildiği alanda iş kayıplarının hane gelirini azalttığı, yoksulluk riskini artırdığı, bakım yükünü ağırlaştırdığı ve kadınların işgücünden çekilmesine yol açabildiği belirtilerek, meselenin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal politika ve toplumsal cinsiyet boyutu taşıdığına işaret edildi. SEKTÖR YOĞUN İLLERDE KATILIMCI DİNLEME, İZLEME, İNCELEME Önergede kadın istihdamındaki daralmanın nedenlerinin araştırılması ve kadınların yeniden istihdama dönüşünü güçlendirecek bakım hizmetleri, beceri dönüşümü ve hedefli destek araçlarının belirlenmesi gerektiği kaydedildi. Denizli başta olmak üzere sektör yoğun illerde yerinde inceleme yapılması, ilgili bakanlıklar, meslek kuruluşları, ihracatçı birlikleri, işçi ve işveren örgütleri, üniversiteler ve uzmanların dinlenmesi çağrısı da gerekçede yer aldı. MALİYET, FİNANSMAN VE DIŞ TALEP BASKISI Önergenin gerekçesinde; üretim maliyetlerindeki artış, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, enerji ve girdi fiyatlarındaki oynaklık, kur-enflasyon dengesizliğinin rekabet gücüne etkileri, küresel talep daralması ve düşük maliyetli ülkelerle artan rekabetin sektör üzerinde eş zamanlı baskı yarattığı belirtildi. Bu koşulların sipariş kayıpları, kapasite düşüşleri ve istihdam daralması riskini büyüttüğü ifade edildi. MECLİS ARAŞTIRMASIYLA SAHA, VERİ VE POLİTİKA MASAYA YATIRILSIN Biçer Karaca’nın önergesinde, kurulacak komisyon marifetiyle sektörde maliyet-finansman-enerji-kur-dış talep kaynaklı baskıların ana unsurlarının tespit edilmesi; kapasite düşüşü ve kapanma risklerinin nedenlerinin belirlenmesi; kayıt dışılık ve çalışma yaşamına ilişkin sorunların değerlendirilmesi; mevcut kamu desteklerinin etkililiğinin incelenmesi, yeşil ve dijital dönüşüm yükümlülüklerinin sektöre etkilerinin ortaya konulması gerektiği ifade edildi. AMAÇ: KRİZİN KALICI HASARA DÖNÜŞMESİNİ ÖNLEMEK Araştırma önergesiyle, başta Denizli olmak üzere tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaşanan sorunların ve kriz koşullarının kadın istihdamı üzerindeki etkileriyle birlikte tüm yönleriyle araştırılması, mevcut politikaların etkililiğinin değerlendirilmesi ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor.

Türk Fındığı Hindistan'da Hızla Yükseliyor Haber

Türk Fındığı Hindistan'da Hızla Yükseliyor

Karadeniz ile İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri, Hindistan pazarında Türk fındığının bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Fındık ihracatçıları, 23–25 Ocak 2026 tarihlerinde Yeni Delhi’de düzenlenen ve Hindistan’ın kuruyemiş sektörü açısından en büyük etkinliği olan MEWA Fuarı’nda tanıtım faaliyetlerinin son halkasını hayata geçirdi. Türk Fındık Tanıtım Standı ve Ünlü Şef Ajay Chopra’dan Türk Fındıklı Gösteri Fuarda açılan Türk fındığı tanıtım standının yanı sıra, sosyal medyada 1,5 milyona yakın takipçisiyle Hindistan’ın tanınmış şeflerinden olan Ajay Chopra tarafından Türk fındığı kullanılarak bir gösteri gerçekleştirildi. Ünlü şefin hazırladığı yaratıcı tarifler, Türk fındığının aroma ve kalite üstünlüğünü öne çıkarırken ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Türkiye Cumhuriyeti Yeni Delhi Büyükelçisi Ali Murat Ersoy ve Ticaret Müşavirleri Birkan Kum ile Yeliz Gürlek de etkinliğe bizzat iştirak ederek tanıtım faaliyetlerine destek verdi. Başkan SABIR: “Fındık Hindistan’daki tüketici kitlesi tarafından giderek daha fazla tercih ediliyor.” MEWA Fuarı kapsamında gerçekleştirilen panelde konuşmacı olarak yer alan Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman Sabır, güncel piyasa gelişmelerinin yanı sıra son üç yıldır Hindistan’da yürütülmekte olan reklam ve tanıtım faaliyetleri hakkında bilgi verirken, Türk fındığının ülkedeki tüketim potansiyeline dikkat çekti ve fındığın Hindistan’daki tüketici kitlesi tarafından giderek daha fazla tercih edildiğine vurgu yaptı. Tanıtım Meyvelerini Veriyor: 5 Yılda %180 Artış Öte yandan, Türkiye’nin Hindistan’a gerçekleştirdiği fındık ihracatında son beş yılda yaşanan artış dikkat çekiyor. 2020 yılında 352 ton/iç olan ihracat, 2025 yılında 985 ton/iç seviyesine yükselerek %180 artış gösterdi. Değer bazında ise 2020’de 2,7 milyon dolar olan ihracat geliri, 2025 yılında 10 milyon dolara çıkarak yaklaşık %270 artış kaydetti. Konuya dair yaptığı değerlendirmede Başkan Sabır, “Türk fındığında fiyat istikrarının sağlanması, Hindistan gibi yüksek potansiyele sahip alternatif pazarlarda ihracatın beklenen seviyelere yükseltilebilmesi için büyük önem taşımaktadır. Türk fındığının geleceğinin ihracat odaklı bir perspektifle planlanması gerekiyor. ABD’nin Hindistan’a yılda yaklaşık 190.000 ton badem ihraç ettiği düşünüldüğünde, geniş nüfuslu pazarların ihracat açısından değeri çok daha net ortaya çıkmaktadır. Fındıkta ihracat odaklı stratejilerin uygulanması halinde tıpkı Avrupa’da olduğu gibi Hindistan ve Çin gibi pazarlarda da Türk fındık ihracatçıları her daim sektördeki ikame ürünler ile güçlü bir rekabet yaratabilecek imkân ve kabiliyete sahiptir.” sözlerine yer verdi. Yoğun çabalarının karşılığını şimdiden görmeye başlayan fındık ihracatçıları, Türk fındığının Hindistan’da daha geniş kitlelere ulaşması için tanıtım çalışmalarını önümüzdeki dönemde de sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.