Hava Durumu

#Rekolte

Kırsal Haber - Rekolte haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekolte haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMO'dan Fındık Üreticilerine Müjde: Alım Noktaları ve Kotalar Artırıldı! Haber

TMO'dan Fındık Üreticilerine Müjde: Alım Noktaları ve Kotalar Artırıldı!

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), fındık piyasasında istikrarı korumak ve üreticilerin depolama, finansman ve pazarlama ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kabuklu fındık alım faaliyetlerini kapsamlı yeni düzenlemelerle sürdürüyor. Üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına kota artışından vekaleten teslimat kolaylığına kadar birçok önemli adım atıldı. ​Genişletilmiş Alım Ağı ve Yüksek Kapasite ​24 Ağustos 2026 tarihinde 17 noktada başlayan kabuklu fındık alımları; bugün itibarıyla 55 noktada ve 75 ekiple hız kesmeden devam ediyor. İşyerlerinde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu verilirken, 4 bin tonun üzerinde fiili alım gerçekleştiriliyor. ​Şu ana kadar yaklaşık 100 bin üretici, 205 bin ton ürün için randevu oluşturdu. Randevu sisteminde herhangi bir aksama yaşanmazken, üreticiler talep ettikleri gün içinde ürünlerini aynı gün teslim etme imkanı buluyor. ​Dekara Verim Ortalamaları (Kota) Artırıldı ​Rekolte tahmin komisyonlarının çotanak sayımına dayanarak belirlediği ilçe verim ortalamaları, yüksek verim alan üreticilerin mağdur olmaması için ilk olarak %20 oranında artırılmıştı. ​Gelen talepler doğrultusunda bu oran %30 daha artırılıyor. Yapılan bu artışa rağmen kotası 100 kg/da altında kalan ilçelerdeki üreticilerin TMO'ya teslim edebileceği miktar 100 kg/da'a tamamlandı. Ayrıca ÇKS'ye ilçe verim ortalaması 160 kg/da üzerinde girilmiş olan verimler, girildiği miktar üzerinden alınmaya devam ediyor. ​Vekaleten Ürün Teslimat Kolaylığı ​Ürünlerin üreticiler tarafından bizzat getirilmesi esas olmakla birlikte; hasat sonrasında farklı illere göç eden veya ayrılan üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına önemli bir kolaylık sağlandı. Üreticiler, ürün teslimatlarını 1. ve 2. derece yakınlarına verecekleri vekaletnameler ile gerçekleştirebilecekler. ​Çürük Oranı Kriterinde Üretici Odaklı Esneklik ​Kahverengi kokarca popülasyonundaki artış ve bahçe bakımını düzenli yapan üreticilerin korunması amacıyla TMO alım kriterlerinde esnekliğe gidildi. Geçmişte %3 olan azami çürük iç fındık oranı; ​2022 yılında %5'e, ​2024 yılında ise %7'ye yükseltilmişti. ​TMO, uzun süreli depolama koşullarında yaşanabilecek kalite ve değer kayıplarını göz önünde bulundurarak üreticilerin yanında yer almayı bu dönemde de sürdürüyor.

Şeftali ve Nektarin Üretiminde Dünya Üçüncüsüyüz Haber

Şeftali ve Nektarin Üretiminde Dünya Üçüncüsüyüz

Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatı 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 146,7 milyon dolardan 343,4 milyon dolara yükseldi. Türkiye, 2026 yılını 400 milyon doların üzerinde şeftali-nektarin ihracatıyla tamamlamayı hedefliyor. Türkiye, 2025 yılının ilk sekiz aylık döneminde 82 bin 375 ton şeftali-nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı döneminde 184 bin 356 ton şeftali-nektarin ihracatına imza attı. Şeftali-nektarin ihracatı miktar bazında yüzde 124, döviz getirisinde yüzde 134’lük artış yakaladı. Şeftali-nektarin ihracatı 2026 yılında yakaladığı ihracat başarısıyla domates, biber ve limon ihracatını geçerek yaş meyve sebze ihracatı kategorisinde mandalinanın ardından ikinci sıraya tırmandı. 2026 yılının ocak – ağustos döneminde şeftali ihracatı 154,2 milyon dolar olurken, nektarin ihracatının 189,2 milyon dolar olarak kayıtlara geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 60 ülkeye şeftali, 58 ülkeye nektarin ihraç ettiklerini dile getirdi. 2025 yılında şeftali ve nektarin üretiminin soğuk hava koşullarından olumsuz etkilendiğini paylaşan Balık, “2026 yılında güzel bir sezon geçiriyoruz. 1 milyon tonun üzerinde rekoltemiz oluştu. Sezona 250 milyon dolar ihracat hedefiyle girmiştik. Şimdiden hedefimizi geçtik. Sezonu 400 milyon doların üzerinde ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsüyüz Şeftali ve nektarin ihracatında rekolte artışına rağmen ortalama ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 4 artmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye şeftali üretiminde son 22 yılda büyük gelişim gösterdi. 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretimimiz 25 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştı ve üretimde dünya üçüncülüğüne yükseldik. Şeftali ve nektarin üretimimiz 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilemişti. 2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltemiz tekrar 1 milyon tonun üzerine çıktı. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatımız bu sene büyük gelişim gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yeni hedefimiz 500 milyon doları aşmak olacak.” Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatını Rusya ve Irak domine etti. Şeftali ihracatında Irak, 72,5 milyon dolarla zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu’na 65,5 milyon dolarlık şeftali ihraç ettik. Ukrayna ve Romanya 3,5 milyon dolarlık Türk şeftalisi talep ettiler. Nektarin ihracatında Rusya Federasyonu 97 milyon dolarlık ihracatla Türk nektarinini en çok talep eden ülke olurken, Irak’a 69 milyon dolarlık nektarin ihraç edildi. Bu ülkeleri 6,8 milyon dolarla Romanya ve 5,2 milyon dolarla Ukrayna takip etti

Çiftliklerde Süt Ürünleri Üretimi ve Pazarlama Trendleri Haber

Çiftliklerde Süt Ürünleri Üretimi ve Pazarlama Trendleri

Türkiye'de tarımsal hanehalkı işletmelerinden gerçekleştirilen süt ürünleri üretimi ve bu ürünlerin pazara sunulma yöntemleri yeni bir döneme işaret ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2020 ile 2025 yılları arasında çiftlik ölçeğindeki üretim dengeleri değişirken, üreticilerin ürettikleri süt ürünlerini doğrudan pazarlama ve katma değere dönüştürme tercihleri dikkat çekici biçimde şekillendi. Üretimde Yeni Denge ve Değişen Yapı TÜİK verilerine göre, 2020 yılında tarımsal hanehalkı işletmelerinde imal edilen toplam süt ürünü miktarı 1 milyon 175 bin 848 ton seviyesinde gerçekleşmişti. Takip eden süreçte kademeli bir değişim gösteren üretim hacmi, 2025 yılı itibarıyla 742 bin 416 ton seviyesinde dengelendi. 2020-2025 dönemindeki veriler incelendiğinde; 2021 yılında 1 milyon 156 bin ton seviyelerinde seyreden rekolte, 2022'de 938 bin ton, 2024'te 834 bin ton ve 2025 yılında 742 bin ton bandında gerçekleşerek çiftlik içi imalatta yeni bir ölçek oluşturdu. Çiftçiler Doğrudan Satışa Yöneliyor Çiftliklerde üretilen ürünlerin değerlendirilme kanalları incelendiğinde, üreticilerin öz tüketimden ziyade doğrudan pazara odaklandığı ve ürünlerini daha etkin biçimde ekonomiye kazandırdığı görülüyor. 2020 yılında üretilen süt ürünlerinin yüzde 45,4'ü doğrudan tüketiciye, sokak sütçülerine veya tüccarlara satılırken; 2025 yılında bu oran yüzde 52,9'a yükseldi. Böylece doğrudan satış kanalı, çiftçiler için ana gelir kaynağı ve en yüksek paya sahip pazarlama yolu olmayı sürdürdü. Buna karşılık, hane içinde tüketilen, ücretsiz dağıtılan veya kayıp olarak kayıtlara geçen ürünlerin payı azaldı. 2020'de üretimin yüzde 49,8'ini oluşturan öz tüketim ve kayıpların payı, 2025'te yüzde 42,4 seviyesine indi. Süt toplama merkezlerine ve sanayi tesislerine satılan işlenmiş çiftlik ürünlerinin payı ise yıllar içinde yüzde 3 ile yüzde 7 arasında bir seyir izledi. Yoğurt ve Peynir Liderliğini Koruyor Çiftliklerde işlenen süt ürünleri arasında ilk iki sırayı geleneksel üretim alışkanlıklarına uygun olarak yoğurt ve peynir paylaşıyor. Yoğurt Üretimi: Çiftliklerde en çok imal edilen ürün konumundaki yoğurt, 2020 yılında 672 bin 394 ton seviyesindeyken 2025 yılında 406 bin 175 ton olarak kaydedildi. Yoğurdun yüzde 54,8'i hanelerde tüketilirken, yüzde 43,9'u doğrudan pazarlanıyor. Peynir Üretimi: 2020'de 401 bin 129 ton olan çiftlik peyniri üretimi, 2025'te 285 bin 22 ton seviyesinde gerçekleşti. Peynir, ticari değeri en yüksek ürünlerden biri olarak öne çıkıyor. Çiftliklerde üretilen peynirin yüzde 66,9 gibi büyük bir kısmı doğrudan tüketiciye ve tüccara satılırken, yaklaşık yüzde 10,3'lük kısmı ise süt işleme tesislerine aktarılıyor. Tereyağı ve Diğer Ürünler: 2020 yılında 87 bin 577 ton olan çiftlik tereyağı üretimi 2025'te 45 bin 992 ton olurken; kaymak ve diğer yan ürünler toplam üretim içinde düzenli payını koruyor. Tarımsal hanehalkları, değişen üretim ölçeklerine rağmen doğrudan satış kanallarını daha güçlü kullanarak ürünlerini katma değere dönüştürmeye ve yerel pazardaki etkinliğini sürdürmeye devam ediyor.

ZMO Eskişehir Şubesi 2026 Tarım Sezonunu Değerlendirdi Haber

ZMO Eskişehir Şubesi 2026 Tarım Sezonunu Değerlendirdi

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Kara ve Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder'in katılımıyla gerçekleştirilen ortak basın toplantısında, 2026 tarım sezonu bilimsel veriler ışığında masaya yatırıldı. Toplantıda yüksek rekolte beklentilerinin sevindirici olduğu ancak tarımın yalnızca tonaj artışından ibaret olmadığı vurgulandı. ​TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2026 yılı tarım sezonuna dair stratejik değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Eskişehir Şube binasında düzenlenen basın toplantısında; iklim krizinden su yönetimine, bitki sağlığından girdi maliyetlerine kadar tarımsal üretimin geleceğini yakından ilgilendiren kritik başlıklar ele alındı. ​2026 Tarım Sezonunda Rekolte Beklentileri ve Gelir Dengesi ​Yılın ilk resmi bitkisel üretim tahminlerine göre, 2026 tarım sezonunda önemli üretim artışları öngörülüyor. Açıklanan öngörü rakamları şu şekildedir: ​Buğday üretimi: 22,8 milyon ton ​Arpa üretimi: 9 milyon ton ​Ayçiçeği üretimi: 2,3 milyon ton ​Şeker pancarı üretimi: Yaklaşık 22 milyon ton ​Mısır üretimi: 8 milyon tona gerileme ​Beklenen rekolte artışlarına dikkat çeken ZMO Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Kara, yüksek tonajların tek başına bir başarı ölçütü olamayacağını belirtti. Kara, üretimin artmasının tek başına yeterli olmadığını, üreticinin o ürünü hangi maliyetle ürettiğinin ve hasat sonunda ne kazandığının en az verim kadar önemli olduğunu ifade etti. ​Eskişehir Tarımında Kritik Eşik: Su ve Toprak Yönetimi ​Eskişehir özelinde tarımsal yapının detaylı bir analizi de paylaşıldı. Kentin yaklaşık 546.200 hektarlık toplam tarım arazisinin %61,7'sine (337.000 hektar) denk gelen beş ana ürün öne çıkıyor: ​Buğday: Yaklaşık %40 pay ​Mısır: Yaklaşık %10 pay ​Şeker Pancarı ve Yağlık Ayçiçeği: Yaklaşık %4-5'er pay ​Eskişehir'de artık "Hangi ürünü ne kadar ekelim?" sorusunun ötesine geçilmesi gerektiği belirtilerek, "Hangi ürünü nerede, ne kadar su kullanarak ve hangi ekonomik değerle üretmeliyiz?" sorusunun sorulmasının elzem olduğu ifade edildi. ​Bitki Sağlığında "4 D Anahtarı" ile Erken Mücadele ​Eskişehir tarımında ekim alanları ve verimin yanı sıra bitki sağlığının da yakından takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Yapılan arazi kontrollerinde öne çıkan riskler ve hastalıklar şöyle sıralandı: ​Şeker pancarında: Cercospora yaprak leke hastalığı. ​Mısırda: Empoasca yaprak piresi, yaprak kurtları ve iki noktalı kırmızı örümcek. ​Buğdayda: Kök-kökboğazı ve sarıpas (Fusarium, Rhizoctonia ve Bipolaris etmenleri). ​Ayçiçeğinde: Mildiyö ve yeşil kurt zararlıları. ​Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi aramak yerine düzenli sürvey, doğru teşhis, doğru zamanlama ve entegre mücadelenin şart olduğu belirtildi. Bitki korumadaki başarının **"4 D Anahtarı"**na bağlandığı ifade edilerek bu anahtarlar; Doğru İlaç, Doğru Teşhis, Doğru Zaman ve Doğru Uygulama olarak sıralandı. ​Tarımın Merkezinde Ziraat Mühendisi Yer Almalıdır ​Gelişen hassas tarım teknolojileri, uydu görüntüleri, drone uygulamaları ve yapay zekâ sistemlerine rağmen tarladaki gerçek durumu okuyacak uzmanlara olan ihtiyacın hiçbir zaman azalmayacağına dikkat çekildi. TMMOB ZMO Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, ziraat mühendislerinin sadece teknik birer kişi olmadığını; tarım ekonomisinden zootekniye kadar pek çok alt bilim dalıyla tarladaki toprağın zemininden başlayan süreci okuyan temel aktörler olduğunu vurguladı. ​Ayrıca kamuda, özel sektörde ve bayilerde görev yapan tüm ziraat mühendislerinin sosyal haklarının, itibarının ve istihdam olanaklarının üst seviyeye çıkarılması için mücadeleye devam edecekleri ifade edildi. ​Çözüm Ortak Akılda ​Toplantının sonunda, siyasi ayrım gözetmeksizin tüm paydaşların ortak bir zeminde buluşması gerektiği yinelendi. Ziraat Odaları, Tarım ve Orman Bakanlığı, üniversiteler, araştırma kuruluşları, özel sektör ve üreticilerin aynı hedef doğrultusunda birlikte çözüm üretmesinin şart olduğu belirtildi.

TARİŞ Üzüm Birliği 2026 Sezonu Kuru Üzüm Alım Fiyatını Belirledi Haber

TARİŞ Üzüm Birliği 2026 Sezonu Kuru Üzüm Alım Fiyatını Belirledi

TARİŞ Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu, 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alım sezonuna ilişkin uygulama esaslarını ve alım takvimini kararlaştırdı. Birlik tarafından paylaşılan detaylara göre yeni sezonda kalite ayrımı gözetilmeksizin brüt 80 TL/kg ön alım (avans) fiyatı üzerinden alımlara başlanacak. Piyasa gelişmelerinin yakından izleneceğini vurgulayan Birlik yönetimi, bu avans fiyatıyla hem üretici ortakların ürünlerinin en iyi şekilde değerlendirilmesini hem de kurumun sürdürülebilir yapısının korunmasını hedefliyor. Alım Kotaları ve Teslimat Şartları Belirlendi Alım kotalarının detaylandırıldığı duyuruda, üretici ortakların bağlı bulundukları kooperatiflere bildirdikleri 2026 yılı rekolte miktarının %50’sine kadar olan kısmının ürün alımı kapsamında değerlendirileceği ifade edildi. Ürün vadeli borcu bulunan üretici ortaklar için ise özel bir düzenlemeye gidildi. Bu doğrultuda, %50 oranındaki ürün tesliminin mevcut borcu karşılayamaması halinde, kooperatife bildirilen rekolte miktarını aşmamak kaydıyla borcu karşılayacak oranda ilave ürün teslimi kabul edilebilecek. Randevu ve Fiziki Alım Takvimi Üreticilerin alım sürecini planlayabilmesi amacıyla operasyonel takvim de netleştirildi: Randevu Sistemi: Alım işlemleri için randevu sistemi 7 Eylül 2026 tarihinde açılacak. Fiziki Alımlar: Bağlı kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirilecek fiziki ürün alımlarına 10 Eylül 2026 tarihinde başlanacak.

Bakan Yumaklı: "Türkiye Dünya İncir Üretiminde Birinci Sırada!" Haber

Bakan Yumaklı: "Türkiye Dünya İncir Üretiminde Birinci Sırada!"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Türkiye, dünya incir üretiminde yüzde 28'lik oranla birinci sırada. Aynı zamanda kuru incirde de çok önemli bir ihracatçı. 2026 rekolte tahmini yaklaşık 388 bin ton yaş incir, 94 bin ton da kuru incir olarak gerçekleşmiş olacak." dedi. Bakan Yumaklı, İncirliova ilçesinde bulunan İncir Araştırma Enstitüsü'nde incir hasadına katıldı. Tarım işçileriyle bir araya gelen Yumaklı, işçilerle birlikte örtü üstüne düşen kuru incirleri ve ağaçlardaki yaş incirleri topladı. Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Girne Limanı açıklarında batan gemide hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara şifa diledi. Aydın'a incir hasadına katılmak için geldiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu yıl son 66 yılın en iyi yağışını aldığını ifade etti. Birçok üründe yüksek rekolte beklendiğini aktaran Bakan Yumaklı, "Özellikle hububatta artık tamamlanma aşamasına geldi. 140 milyon tonun üzerinde bir bitkisel üretim miktarı bekliyoruz. Bu bütün zamanların en önemli en büyük rekoru olmuş olacak." dedi. “DÜNYA KURU İNCİR TALEBİNİN YÜZDE 60-65'LİK ORANINI ÜLKEMİZ KARŞILIYOR" Türkiye'nin incir üretiminde dünyada ilk sırada olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: "Türkiye, dünya incir üretiminde yüzde 28'lik oranla birinci sırada. Aynı zamanda kuru incirde de çok önemli bir ihracatçı. 2026 rekolte tahmini yaklaşık 388 bin ton yaş incir, 94 bin ton da kuru incir olarak gerçekleşmiş olacak. Dünya kuru incir talebinin de ülkemiz yaklaşık yüzde 60 ila 65'i oranında bir yüzdesini karşılıyor. Bu anlamda hakikaten çok emsalsiz bir ürünün dünya birinciliği de ülkemizde. Türkiye'deki incirin de yüzde 60'ı aynı zamanda Aydın'da üretiliyor. Aynı zamanda organik incir üretimi de yine Aydın'da çok önemli miktarlarda gerçekleşiyor. Türkiye'de üretilen organik incirin de yüzde 84'ü Aydın'da." İncir Araştırma Enstitüsü'nün Aydın başta olmak üzere Türkiye'deki incir üretimine yönelik Ar-Ge çalışmalarını yürüttüğünü belirten Yumaklı, enstitünün gen bankasında 354 incir çeşidinin genetik kaynaklarının korunduğunu söyledi. Bakan Yumaklı, incirde hasat, depolama, işleme, iklim ve diğer koşullara bağlı olarak aflatoksin ve okratoksin oluşabildiğine dikkati çekti. Bu tür sorunların ihracatta ürünlerin geri dönmesine neden olabileceğini ifade eden Yumaklı, "Biz sorunların minimuma indirilmesi için hem kendimiz bakanlık olarak hem üreticiler olarak hem de bunun ihracatını yapanlar olarak birlikte çalışmaya gayret ediyoruz." dedi. İncirin Türkiye için önemli bir geçim kaynağı ve dünya birinciliğine sahip bir ürün olduğunu vurgulayan Yumaklı, sektördeki sorunların çözümü için üretici, ihracatçı ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. İncir işleme tesislerinin sözleşmeli üretim yapmasının sektöre disiplin getirmesi açısından önemli olduğunu belirten Yumaklı, ürünün toplanmasından pazara sunulmasına kadar farklı aşamalarda bakanlığın destek ve teşviklerinin bulunduğunu ifade etti. Yumaklı, ülkede hasat döneminin tüm üreticiler için hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.

Cimin Üzümünde 2026 Hasat Sevinci Haber

Cimin Üzümünde 2026 Hasat Sevinci

Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde yetiştirilen coğrafi işaretli Cimin Üzümünde 2026 yılı hasat sezonu başladı. Kendine özgü aroması, rengi ve lezzetiyle öne çıkan Cimin Üzümü, üreticilerin aylar süren emeğinin ardından bağlardan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Cimin Üzümü 9 Bin 294 Dekar Alanda Yetiştiriliyor Erzincan’ın önemli tarımsal değerleri arasında yer alan Cimin Üzümü, başta Üzümlü ilçesi ve köyleri olmak üzere bölgede 9 bin 294 dekar alanda üretiliyor. Bölge ekonomisine önemli katkı sağlayan üzüm, aynı zamanda Erzincan’ın geleneksel tarımsal üretim kültürünün önemli ürünlerinden biri olarak öne çıkıyor. 2025 yılında Cimin Üzümünde 4 bin 192 ton rekolte elde edilirken, 2026 yılında da üreticiler bağlarında yoğun bir hasat mesaisi yürütüyor. Üreticiler Hasat Heyecanı Yaşıyor Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Üzümlü ilçesinde üretici Alaattin Karaağaç’ın Cimin Üzümü hasadına katılarak üreticinin hasat sevincine ortak oldu. Aylar süren bakım, yetiştirme ve üretim çalışmalarının ardından bağlarda başlayan hasatla birlikte Cimin Üzümünde emek ürüne dönüşüyor. Cimin Üzümü Erzincan’ın Tarımsal Değerlerinden Biri Coğrafi işaretli Cimin Üzümü; kendine özgü aroması, rengi ve lezzetiyle Erzincan’ın tanınan tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Üzümlü ilçesiyle özdeşleşen Cimin Üzümü, bölgenin tarımsal üretim potansiyelinin yanı sıra yöresel ürün zenginliğini de yansıtıyor. 2026 yılı Cimin Üzümü hasat sezonunun üreticiler açısından bereketli ve kazançlı geçmesi beklenirken, bağlarda emek veren üreticiler çalışmalarını sürdürüyor. Erzincan’ın bereketli topraklarında yetişen Cimin Üzümünde hasat sezonunun tüm üreticilere hayırlı ve bereketli olması temenni ediliyor.

TMO'nun 2026 Fındık Alımları Düzce'de Başladı Haber

TMO'nun 2026 Fındık Alımları Düzce'de Başladı

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026/2027 sezonu kabuklu fındık alımlarına 24 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla başladı. Düzce’de sezonun ilk alımlarının gerçekleştirildiği TMO fındık alım deposunu ziyaret eden heyet, üreticilerin fındık teslim sürecini yerinde inceledi. AK Parti MKYK Üyesi Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Düzce Milletvekili Ercan Öztürk ve Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Düzce Çilimli Topçular’da bulunan TMO fındık alım deposunda gerçekleştirilen alımları takip etti. Heyete, TMO Sakarya Başmüdürü Dursun Esen de eşlik ederek yürütülen alım faaliyetleri ve süreç hakkında bilgi verdi. Ziyarette; üreticilerin randevu sistemiyle getirdikleri fındıkların teslim alınması, numune alınması, nem ve kalite kriterlerinin belirlenmesi ile fiyatlandırma süreci hakkında bilgi alındı. AK Parti MKYK Üyesi Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Düzce’nin Türkiye’nin önemli fındık üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, TMO’nun piyasada önemli bir denge unsuru olduğunu belirtti. Üreticilerin ürünlerini değerinde pazarlayabilmelerinin önemine vurgu yapan Keşir, “Üreticimizi korumak istiyoruz, fındığı korumak istiyoruz. TMO alımlarının başlamasının piyasaya olumlu katkı sağlamasını ve üreticilerimizin emeğinin karşılığını almasını temenni ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Düzce Milletvekili Ercan Öztürk ise TMO’nun fındık alım sürecinin üreticiler açısından önemli bir güvence oluşturduğunu belirterek, “Üreticilerimizin ürünlerini değerlendirebilecekleri alternatiflerin bulunmasını önemsiyoruz. TMO’nun alımlara başlamasıyla üreticimizin elinin güçleneceğine inanıyoruz. Yeni sezonun bütün üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.” dedi. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun da fındığın Düzce tarımının en önemli ürünlerinden biri olduğunu ifade ederek, “Üreticilerimizin büyük emeklerle yetiştirdiği fındığın değerinde pazarlanması ve sağlıklı piyasa şartlarının oluşması büyük önem taşıyor. TMO alımlarının başlaması üreticilerimiz açısından önemli bir alternatif oluşturuyor. Üreticilerimizin ürünlerini açıklanan alım kriterlerine uygun şekilde hazırlayarak randevu günlerinde teslim etmeleri sürecin sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacaktır. İl Müdürlüğü olarak üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu. TMO tarafından yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre 2026 yılı kabuklu fındık alım fiyatları; Giresun kalite fındık için 255 TL/kg, Levant kalite fındık için 250 TL/kg, Sivri ve diğer kalite fındık için ise 245 TL/kg olarak uygulanıyor. Alıma sunulacak fındıklarda rutubet oranının yüzde 6,5’e kadar, sağlam iç fındık oranının yüzde 40 ve üzeri, buruşuk iç fındık oranının yüzde 10 ve altı, çürük ve bozuk iç fındık oranının yüzde 7 ve altı, yabancı madde oranının ise yüzde 0,5 ve altında olması gerekiyor. Belirlenen kriterleri taşıyan ÇKS’ye kayıtlı fındıklar TMO tarafından satın alınıyor. 2025 yılı TÜİK verilerine göre Düzce’de 631 bin 347 dekar alanda 53 bin 723 ton fındık üretimi gerçekleştirilirken ilimiz Türkiye genelinde 5’inci sırada yer aldı. 2026 yılı rekolte tahmin çalışmalarında ise Düzce’de 102 bin 71 ton fındık üretimi bekleniyor. Ziyaret, üreticilerle gerçekleştirilen sohbetin ardından yeni fındık alım sezonunun Düzce’ye ve üreticilere hayırlı, bereketli ve kazançlı olması temennileriyle sona erdi.

Kılavuzlu Suyu Nurdağı Ve İslahiye Tarlalarıyla Buluştu Haber

Kılavuzlu Suyu Nurdağı Ve İslahiye Tarlalarıyla Buluştu

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Devlet Su İşleri (DSİ) iş birliğiyle yürütülen Kılavuzlu Barajı Sulama Projesi’nde büyük bir adım atıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde yapımı tamamlanan pompaj alanını ziyaret ederek sistemi ilk kez devreye aldı. Başkan Şahin’in düğmeye basmasıyla birlikte bölgedeki binlerce hektarlık bereketli tarım arazisi suyla buluştu. 15 Bin Hektarlık Tarım Arazisine Can Suyu Proje kapsamında Kılavuzlu Ana Kanalı üzerinde P11-1 kısmı için 4, P12 kısmı için ise 5 adet yüksek kapasiteli pompanın imalatı tamamlandı. %84’ü bitirilen dev yatırımın mevcut aşamasında 8 bin hektar arazi sulamaya açılırken, projenin tamamlanmasıyla toplam 15 bin 151 hektar tarım arazisi modern sulama sistemine kavuşacak. Sistem sayesinde kanaldan alınan su, 70 ve 90 metre seviyelerine basınçlandırılarak kapalı borulu sistem üzerinden tarlalara aktarılıyor. Cazibeli ve kapalı sulama yöntemi sayesinde: Çiftçilerin en büyük gider kalemlerinden olan sulama elektriği maliyeti minimuma inecek.Toprağın suyla buluşmasıyla bölgedeki ürün çeşitliliği ve rekolte yükselecek. Kapalı sistem sulama sayesinde buharlaşma ve su kaybı engellenecek. Başkan Şahin: "25 Yıllık Hayal Gerçek Oldu" Arazilerin suyla buluştuğu tarihi anda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, projenin bölge için 25 yıllık bir hayal olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu: "’Sen istersen o bir hayal değildir’ diyorlar. Bunu başarmış bir ekibin bir parçası olmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Toprak çok mühim. Akıllı tarım baktığınız zaman çok önemli. Bereketli hilalin ortasındayız. Toprağın ürününün en güzeli, en kalitelisi burada. Büyük bir tecrübe var, 50 yıllık beklenti var. Suyun olduğu yere hayat geliyor ve bu projeyle de bunu birlikte başarmış olacağız." Bölge Protokolü Tam Kadro Katıldı Törene Nurdağı Kaymakamı Nurullah Cemil Erciyas, İslahiye Kaymakamı Emre Oğuztürk, Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, ziraat odası başkanları ve çok sayıda yetkili katıldı. Protokol üyeleri, projenin Nurdağı ve İslahiye çiftçisine sağlayacağı ekonomik katkının altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.