Hava Durumu

#Risk Analizi

Kırsal Haber - Risk Analizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk Analizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim Krizi Denizyolu Ticaretini Vuracak Haber

İklim Krizi Denizyolu Ticaretini Vuracak

Küresel iklim krizinin tetiklediği aşırı hava olayları ve kıyı taşkınları, dünya ticaretinin belkemiği olan denizyolu taşımacılığını tehdit ediyor. TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından yayınlanan son analize göre, Türkiye’nin denizyolu ile gerçekleştirdiği ihracatta iklim krizine bağlı risk altındaki ticaret hacmi 2050 yılına kadar %29 ila %42 oranında artış gösterebilir. Dünya genelinde deniz taşımacılığı, hacimsel olarak küresel ticaretin %80'inden, değer olarak ise %70'inden fazlasını sırtlanıyor. Son yıllarda Katrina Kasırgası, Çin’deki Sanba Tropik Fırtınası ve Ren Nehri'nde yaşanan kuraklıklar gibi aşırı iklim olayları denizyolu lojistiğinin ne kadar kırılgan olduğunu kanıtladı. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Ekonomik Araştırmalar biriminden Başak Toprakci tarafından kaleme alınan “Mercek Altında: Ekosistem Krizi Türkiye’nin Denizyolu ile Ticaretini Nasıl Etkileyebilir?” başlıklı rapor, küresel ısınma senaryolarına göre Türkiye'nin karşı karşıya olduğu lojistik riskleri gözler önüne seriyor. Türkiye Dış Ticaretinin Yarısından Fazlası Denizyoluna Emanet 2025 yılı verilerine göre Türkiye, dış ticaretinde ağırlıklı olarak denizyolunu tercih ediyor. Ülke ithalatının değer bazında %53,7'si, ihracatının ise %56,3'ü deniz yoluyla gerçekleşiyor. Sektörel bazda incelendiğinde, Türkiye'nin dış ticarette kullandığı 14 ana ürün grubunun 10'unda denizyolu taşımacılığı %50'nin üzerinde bir paya sahip. Mineral ürünlerin %85,6'sı, araç ve ekipmanların %79,9'u ve metallerin %69,1'i denizler üzerinden ihraç ediliyor. Türkiye'nin ihracatında Botaş (%16,2), İstanbul (%15,5) ve Ambarlı (%9,7) limanları ilk sıraları alırken; ithalatta ise Yakacık (%11,7), Nemrut (%11,3) ve Ambarlı (%8,8) öne çıkıyor. 2050 Öngörüsü: Risk Altındaki İhracat Hacmi 617 Milyon Dolara Yükseliyor IMF Port Watch ve Oxford Üniversitesi verilerine dayandırılan analizde, 2050 yılı için 3 farklı karbonsuzlaşma/küresel ısınma senaryosu (RCP 2.6, RCP 4.5 ve RCP 8.5) değerlendirildi. Günümüzde Türkiye'nin denizyolu ihracatında iklim kaynaklı afetlerden etkilenme ihtimali bulunan risk altındaki ticaret hacmi 477 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Mevcut politikalarla uyumlu olan bu senaryoda, 2050 yılına kadar risk altındaki ihracat hacminin %29 artarak 617 milyon dolara yükselmesi öngörülüyor. Fosil yakıtlara dayalı büyümenin devam ettiği en kötü senaryoda ise risk altındaki ihracat hacminin %42 artışla 677 milyon dolara ulaşacağı hesaplanıyor. İthalat tarafında ise şu an 728 milyon dolar olan risk altındaki ticaret hacminin, orta seviye senaryoda %13,9 artarak 829 milyon dolara çıkması ve liman arıza sürelerinin yıllık 2,80 günden 3,23 güne yükselmesi bekleniyor. En Çok Hangi Sektörler Tehlikede? Küresel ısınmanın getirdiği lojistik aksamalar her sektörü aynı oranda etkilemiyor. Raporun sektörlere göre risk analizi şu sonuçları ortaya koyuyor: İhracatta En Riskli Sektörler: İhracat hacmine oranla en büyük iklim riskini metaller sektörü taşıyor. Bunu hazır yiyecek ve içecekler, kimya sanayisi ve hayvansal ürünler takip ediyor. İthalatta En Riskli Sektörler: İthalat hacmine oranla en yüksek risk ahşap ve ahşap ürünleri, sebze ürünleri ile tekstil ve ayakkabı sektörlerinde öngörülüyor. Risk Artış Şampiyonu: Hem ithalatta hem de ihracatta risk payı en fazla artış gösterecek sektör hazır yiyecekler ve içecekler olarak belirlendi. Türkiye Limanlarında En Büyük Tehdit: Kıyı Taşkınları Liman altyapıları incelendiğinde Türkiye limanları için her iklim senaryosunda istikrarlı bir şekilde yükselen en kritik risk faktörünün kıyı taşkınları olduğu görülüyor. Orta seviye karbonsuzlaşma senaryosuna göre, kıyı taşkınları kaynaklı fiziksel hasarın Türkiye genelinde mevcut duruma kıyasla yaklaşık 6 kat artacağı tahmin ediliyor. İzmir Limanı: Kıyı taşkını kaynaklı hasar artışında başı çekiyor. İzmir Limanı'nda 2050'ye kadar fiziksel hasarın 10,6 kat (yaklaşık 11 kat) artması bekleniyor. Diğer Hassas Limanlar: İzmir'i 5,9 kat artışla Botaş, 5,4 kat artışla Delta Terminali, 5,3 kat artışla Toros Gübre ve 5,0 kat artışla Güllük limanları izliyor. Asıl Tehlike Ticaret Yapılan Dış Limanlarda! Rapordaki en dikkat çekici detaylardan biri de risğin kaynağı. Türkiye'nin kendi limanlarında deprem ve nehir taşkını gibi diğer faktörler düşüldüğünde toplam fiziksel risk artışı sınırlı kalsa da, ticaret yapılan dış limanlardaki riskler çok daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Türkiye'nin ihracat yaptığı varış limanlarında fiziksel hasarın %76,4, ithalat yaptığı çıkış limanlarında %80,5 ve aktarma limanlarında (Pire, Singapur, Algeciras vb.) %82,3 oranında artması öngörülüyor. Bu durum, Türkiye'nin kendi liman altyapısını korusa dahi, küresel tedarik zincirindeki kopmalar nedeniyle dış ticarette aksamalar yaşayabileceğini gösteriyor. Ticaret Rotaları Yeniden Çizilecek Raporun sonuç bölümünde, ekosistem krizinin getirdiği asimetrik risklerin gelecekte küresel ticaret haritalarını ve lojistik hatlarını yeniden şekillendireceği vurgulanıyor. Türkiye'nin sadece kendi limanlarını iklim krizine karşı dayanıklı hale getirmesinin yeterli olmayacağı; ticaret bağlantısı kurduğu ülkelerdeki ve aktarma limanlarındaki fiziksel riskleri de stratejik planlamalarına dâhil etmesi gerektiği ifade ediliyor. Kaynak: Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Ekonomik Araştırmalar Kaynak: Başak Toprakcı Kaynak: https://www.tskb.com.tr/uploads/file/mercek-altinda-ekosistem-krizi-denizyolu-ticareti.pdf

İzmit Mezbahası: Tüketiciye Güven Veren Adres Haber

İzmit Mezbahası: Tüketiciye Güven Veren Adres

Ankara’da gerçekleştirilen “I. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi”, helal uygunluk değerlendirme sistemlerinin küresel ölçekte taşıdığı stratejik önemi bir kez daha gözler önüne serdi. “Küresel Helal Kalite Altyapısında Güvenin Mihenk Taşı: Helal Akreditasyon” temasıyla düzenlenen kongrede Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmit Mezbahası, tüketiciye güven veren bir model olarak gösterildi. KONGREDE BİRÇOK BAŞLIK ÖNE ÇIKTI I. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde güvenilir üretim, şeffaf denetim mekanizmaları, sürdürülebilirlik ve tüketici güveni gibi başlıklar öne çıktı. Akademisyenler, kamu temsilcileri ve sektör paydaşlarını bir araya getiren kongrede, helal akreditasyonun yalnızca dini bir gereklilik değil, aynı zamanda modern dünyada kalite, güven ve etik üretimin temel unsuru olduğu vurgulandı. İZMİT MEZBAHASI BU STANDARTLARI YILLARDIR KARŞILIYOR Kongrede dile getirilen tüm bu kriterlerin, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren İzmit Mezbahası’nda uzun süredir uygulandığı dikkat çekiyor. Modern altyapısı, hijyenik üretim anlayışı ve düzenli denetim süreçleriyle öne çıkan tesis, helal akreditasyonun sahadaki başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle 2021 yılında Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından “Kesim Kalitesi Standardı” ile belgelendirilen mezbaha, aradan geçen 6 yıllık süreçte bu standartları sürdürülebilir şekilde koruyarak güvenilirliğini perçinledi. 6 AYDA BİR DENETİM, SÜREKLİ İYİLEŞTİRME İzmit Mezbahası’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri de düzenli denetim mekanizması. Tesis, TSE tarafından her 6 ayda bir detaylı denetime tabi tutuluyor. Bu denetimler yalnızca belgeyi korumaya yönelik değil, aynı zamanda sürekli iyileştirme ve geliştirme amacı taşıyor. Denetimlerde personelin kişisel hijyeninden tesisin genel koşullarına, kullanılan temizlik kimyasallarından arıtma sistemlerine kadar birçok başlık titizlikle inceleniyor. Ayrıca helal kesim kurallarına uygunluk ve personel eğitimlerinin sürekliliği de denetim sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor. HELAL KESİM, HİJYEN VE GIDA GÜVENLİĞİ BİR ARADA Tarım ve Orman Bakanlığı ruhsatına sahip olan tesis, son teknoloji ekipmanlarla hizmet veriyor. 4.300 metrekare kapalı alana sahip mezbahada, 900 metrekarelik soğuk hava depoları sayesinde etler uygun koşullarda muhafaza ediliyor. Aynı anda 200 adet büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesim kapasitesine sahip olan tesis, helal kesim kurallarına uygun üretim gerçekleştirirken, sıfır atık yaklaşımıyla da çevreye duyarlı bir model sunuyor. Biyolojik atıkların geri dönüştürülmesiyle sürdürülebilirlik hedefleri de destekleniyor. KONGREDE ANLATILAN MODELİN SAHADAKİ KARŞILIĞI Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde ele alınan güven inşası, risk analizi, sürdürülebilirlik ve uygunluk değerlendirme süreçleri gibi başlıkların, İzmit Mezbahası’nda aktif olarak uygulanıyor olması dikkat çekiyor. Bu yönüyle tesis, yalnızca yerel bir hizmet noktası olmanın ötesine geçerek, küresel ölçekte tartışılan helal kalite altyapısının somut bir örneğini oluşturuyor. TÜKETİCİYE GÜVEN VEREN BİR MODEL Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Mezbahası’nda yürüttüğü bu sistem; tüketicilere sağlıklı, güvenilir ve helal standartlara uygun et ürünleri sunarken, aynı zamanda kamu eliyle yürütülen başarılı bir gıda güvenliği modeli olarak öne çıkıyor. Uluslararası platformlarda dile getirilen hedeflerin, yerel ölçekte başarıyla uygulanıyor olması ise Türkiye’nin helal akreditasyon alanındaki güçlü konumunu pekiştiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.