Hava Durumu

#Romanya

Kırsal Haber - Romanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Romanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AKİB’in İhracatında Coğrafya Genişledi, Sektörler Güçlendi Haber

AKİB’in İhracatında Coğrafya Genişledi, Sektörler Güçlendi

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı üçüncü çeyrek sonu itibarıyla ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artırarak 13,81 milyar dolara taşıdı. AKİB’in en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, İtalya ve Romanya olurken, ihracat artışında Malta, Fas, İspanya, Gürcistan ve Ukrayna pazarları öne çıktı. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, “Eylül ayında yüzde 11 artışla 1,38 milyar dolarlık ihracata ulaştık. 2026 yılının dokuz aylık döneminde toplam 13,81 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Ocak-Eylül döneminde ülkemizin ihracatına yüzde 7,5 oranında katkı sağladık.” dedi. Dokuz aylık ihracat sonuçlarının yalnızca bir büyüme rakamı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hıradağı, farklı pazarlarda yakalanan ivmenin bölge ihracatının geleceği açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Hıradağı, ihracatçıların mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirirken yeni coğrafyalarda kalıcı ticari bağlar kurmasının, sürdürülebilir ihracat artışının temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. “AKİB’in ihracat rotası genişledi, yeni pazarlar öne çıktı” Başkan Hıradağı, “AKİB’in dokuz aylık ihracat performansında Avrupa, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve yakın coğrafyanın birlikte öne çıkması, bölge ihracatının çok merkezli bir yapıya doğru ilerlediğini ortaya koydu. Irak, 1,1 milyar dolarla en fazla ihracat yaptığımız ülke olurken, İtalya ve 824,3 milyon dolar ve Romanya 752 milyon dolarla ilk üçte yer aldı. Yılın ilk dokuz ayında ihracatımızı en fazla artırdığımız ülkeler arasında Malta, Fas, İspanya, Gürcistan, Ukrayna, Polonya ve Rusya öne çıktı. Malta’ya ihracatımız yüzde 431 artışla 285,5 milyon dolara yükselirken, Fas’a yüzde 103 artışla 423,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İspanya pazarında yüzde 60 artışla 616,8 milyon dolara ulaşılması Avrupa’daki büyüme potansiyelini güçlendirdi. Gürcistan’a yüzde 44 artışla 225,1 milyon dolar, Ukrayna’ya yüzde 37 artışla 288,6 milyon dolar, Polonya’ya yüzde 36 artışla 207,8 milyon dolar ve Rusya’ya yüzde 35 artışla 658,3 milyon dolarlık ihracat kaydedildi. Bu sonuçlar, AKİB’in ihracat haritasında mevcut ticaret kanallarının derinleştiğini ve yeni büyüme alanlarının belirginleştiğini gösteriyor. Özellikle yüksek oranlı artışların farklı coğrafyalarda gerçekleşmesi, bölge ihracatının daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıya kavuşması açısından önem taşıyor.” diye konuştu. Akdeniz’in ihracatında lokomotif sektörler vites yükseltti AKİB’in dokuz aylık ihracatında kimya, demir ve demir dışı metaller ile yaş meyve ve sebze sektörlerinin başı çektiğini belirten Hıradağı, bağlı Birliklerin performansını şöyle değerlendirdi: “Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz yüzde 21 artışla 4,63 milyar dolara, Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz yüzde 12 artışla 3,34 milyar dolara ulaştı. Akdeniz Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliğimiz ise yüzde 49’luk artışla 1,55 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek yüksek büyüme performansıyla öne çıktı. Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 1,36 milyar dolarlık, Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 850,3 milyon dolarlık, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 782,3 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz ise yüzde 38 artışla 558,6 milyon dolara çıkarak güçlü bir ivme yakaladı. Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimizin ihracatı da 291 milyon dolar oldu.” Hıradağı, sektörlerdeki büyüme ivmesini yüksek katma değerli üretim, güçlü pazar çeşitliliği ve küresel rekabet gücüyle destekleyerek AKİB’in ihracat kapasitesini daha ileri bir seviyeye taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Başkan Yüceer: "Trakya’nın ve Balkanların Geleceğini Hep Birlikte Kuralım" Haber

Başkan Yüceer: "Trakya’nın ve Balkanların Geleceğini Hep Birlikte Kuralım"

Trakya Belediyeler Birliği Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Candan Yüceer’in başkanlığında gerçekleştirildi. Bölgesel işbirliği, su, afet, çevre, ortak projeler ve yerel yönetimlerin kapasitesinin güçlendirilmesinin öne çıktığı toplantıda konuşan Candan Başkan, “Birlikte düşünelim, birlikte üretelim, birlikte mücadele edelim ve Trakya’nın, Balkanlar’ın geleceğini birlikte kuralım” dedi. Trakya’nın ortak sorunlarına ortak akılla çözüm üretme anlayışının öne çıktığı toplantıda, belediyeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel ölçekte ortak çalışmaların geliştirilmesi mesajı verildi. Trakya Belediyeler Birliği Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya, Trakya genelinden belediye başkanları ve meclis üyeleri katıldı. Toplantıda Birlik tüzüğüne ilişkin düzenlemelerin yanı sıra yeni üyelik talepleri, belediyeler arası işbirliği, 2027 yılı yatırım planı ve çalışma programı ile bütçe konuları görüşüldü. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Trakya Belediyeler Birliği arasında yürütülecek iş birliğine ilişkin çalışmalar da ele alındı. Toplantıda ayrıca Romanya Güneydoğu Bölgesi Belediyeler Birliği ve Bulgaristan RAM Trakya Belediyeler Birliği heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen temasların sonuçları değerlendirilirken, bölgesel ve yerel yönetimler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar gündeme geldi. CANDAN BAŞKAN: “TRAKYA BİR BÜTÜNDÜR” Toplantıda katılımcılara hitaben bir konuşma yapan Candan Başkan, yeni çalışma döneminin ilk önemli buluşmalarından birinde bölge belediyeleriyle ortak akıl ve dayanışma anlayışıyla bir araya geldiklerini belirterek, “Romanya Güneydoğu Bölgesi Belediyeler Birliği ve Bulgaristan RAM Trakya Belediyeler Birliği heyetleri ile dün tüm gün birlikte vakit geçirdik, neler yapabileceğimiz üzerine konuştuk. Buna vesile olan, emeği ve katkısı bulunan herkese, ayrıca Trakya Belediyeler Birliğimizin çok kıymetli çalışma arkadaşlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Dünkü toplantılarımızda bölgesel ve yerel yönetimler arasında işbirliğini nasıl sağlayabileceğimiz üzerine çalışmalar yaptık. İşbirliği protokolümüzü ve birlikte hayata geçirebileceğimiz çalışmaları değerlendirdik. Yeni çalışma dönemimizin ilk önemli buluşmalarından birinde, ortak akıl ve dayanışmayla buradayız. Bu dayanışmanın sizlerin katılımıyla daha da büyüyeceğinden, çoğalacağından ve güçleneceğinden dolayı çok mutluyuz. Çünkü biz biliyoruz ki Trakya bir bütündür. Sorunlarımız ortak; doğal olarak çözümlerimiz de ortak olmak zorundadır” dedi. “GÜÇLÜ BİR YEREL YÖNETİM ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRMEK İSTİYORUZ” Trakya Belediyeler Birliği’ni yalnızca toplantı yapan ve karar alan bir yapı olarak görmediklerini ifade eden Başkan Yüceer, belediyelerin bilgi ve deneyimlerini paylaşacağı, ortak projeler üreteceği bir işbirliği anlayışını büyütmek istediklerini ifade ederek, “Biz Trakya Belediyeler Birliğimizi sadece toplantı yapan ya da karar alan bir birlik olarak görmüyoruz. Bizim hedefimiz; belediyelerimizin bilgi ve deneyimlerini paylaşan, birbirimizin kapasitesini güçlendiren, ortak projeler üreten ve ortak meselelerde birlikte söz söyleyen güçlü bir yerel yönetim anlayışını hayata geçirmek” şeklinde konuştu. “SU, BÖLGESEL VE BÜTÜNCÜL ANLAYIŞLA YÖNETİLMELİ” Trakya’nın ortak gündemindeki en önemli başlıklardan birinin su olduğunu vurgulayan Candan Başkan, iklim değişikliği, kuraklık, tarımsal sulama, sanayi ve artan su ihtiyacının bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Trakya’nın önündeki en önemli başlıklardan biri, takdir edersiniz ki, su sorunudur. İklim değişikliği, kuraklık, tarımsal sulama, sanayi ve yoğun göçle birlikte artan su ihtiyacı hepimizi ilgilendiren ortak sorunlardır. Su meselesi artık tek bir belediyenin çözüm üretebileceği bir mesele değildir. Su, havza bazında, bölgesel ve bütüncül bir anlayışla yönetilmelidir. Bu nedenle Trakya Belediyeler Birliği olarak su kaynaklarının korunması, kayıp kaçakla mücadele edilmesi, alternatif su kaynaklarının geliştirilmesi, kuraklıkla mücadele edilmesi ve bu alandaki politikaların oluşturulması noktasında daha güçlü bir işbirliği geliştirmeliyiz.” “AMACIMIZ: AFET OLMADAN ÖNCE HAZIRLANAN BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRMEK” Afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın da ortak sorumluluk olduğuna işaret eden Yüceer, belediyeler arasında ekipman, eğitim, arama kurtarma ve müdahale kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların önemini vurgulayarak, “Bir diğer önceliğimiz afetlere karşı dirençli kentler oluşturmaktır. Geçtiğimiz yıllarda deprem, yangın ve sel gibi birbirinden farklı afetlerle karşı karşıya kaldık. İşte tam da bu nedenle afetlere karşı dayanışmayı hep birlikte kurumsallaştırmamız gerekiyor. Biraz sonra arkadaşlarımız ve bürokratlarımız bu konuda sunumlarını gerçekleştirecek. Ortak ekipman havuzları, eğitim programları, arama kurtarma kapasitesinin geliştirilmesi ve ortak müdahale alanlarının oluşturulması gibi başlıkları ele alacağız. Amacımız, afet olduktan sonra müdahale eden değil, afet olmadan önce hazırlanan bir belediyecilik anlayışını hayata geçirmek” ifadelerini kullandı. “TRAKYA’NIN ÇEVRE POLİTİKASI ORTAK OLMALI” Çevre politikalarının da bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğini belirten Candan Başkan, atık yönetimi, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve su kaynaklarının korunması gibi alanlarda ortak çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Bölge belediyeleri olarak birlikte hareket etmenin bir zorunluluk olduğunu ifade eden Yüceer, “Çevre de ortak sorumluluğumuzdur. Trakya’nın çevre politikası ortak olmalıdır. Atık yönetiminden iklim değişikliğiyle mücadeleye, yenilenebilir enerji kaynaklarından su kaynaklarının korunmasına kadar pek çok alanda birlikte çalışmamız gerekiyor. Finansman, Avrupa Birliği fonları, uluslararası ve ulusal hibe programları konusunda da bütün belediyelerimizin, küçük ya da büyük ölçekli fark etmeksizin, proje üretebilmesi için destek olacağız” dedi. “TRAKYA’NIN SESİ DE SÖZÜ DE İŞBİRLİĞİ SAYESİNDE DAHA GÜÇLÜ ÇIKMALI“ Belediyelerin farklı alanlarda ortaya koyduğu başarılı çalışmaların bölge genelinde paylaşılması gerektiğini ifade eden Yüceer, Trakya Belediyeler Birliği çatısı altında deneyim paylaşımını güçlendireceklerini belirterek konuşmasına şu şekilde devam etti: “Her bir belediyemizin farklı başarı öyküleri var. Biz inanıyoruz ki bu başarılar sadece o belediyenin sınırları içinde kalmamalı, bütün Türkiye’ye örnek olmalı. Bu işbirliği sayesinde birimizin iyi uygulamasını diğer belediyelerimiz örnek alacak, birimizin deneyiminden diğerleri yararlanacak, birimizin imkânını diğeriyle paylaşacağız. Çok güzel bir atasözümüz var: ‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var.’ Trakya’nın sesi de sözü de işbirliği sayesinde daha güçlü çıkmalı.” “BU BİRLİĞİN GÜCÜ TÜM ÜYE BELEDİYELERİMİZİN ORTAK İRADESİDİR” Tarım, su, çevre, ulaşım, turizm, sanayi, afet yönetimi, kırsal kalkınma ve sosyal belediyecilik gibi başlıklarda ortak aklın büyütülmesi gerektiğini söyleyen Candan Başkan, Birliğin gücünün tüm üye belediyelerin ortak iradesinden geldiğini vurguladı. Yüceer, “Tarım, su, çevre, ulaşım, turizm, sanayi, afet yönetimi, kırsal kalkınma ve sosyal belediyecilik… Bütün bu alanlarda ortak aklı, ortak projeleri ve ortak mücadeleyi büyütmeliyiz. Trakya Belediyeler Birliği’nin gücü sadece birliğin ya da biz başkanların gücü değil, bu birliğin gücü tüm üye belediyelerimizin ortak iradesidir. Buna çok inanıyoruz. Her belediyemizin deneyimi, her başkanımızın önerisi, her meclis üyemizin katkısı bizim için çok kıymetli. Her deneyim, her fikir ve her sohbet çok önemli ve çok değerli. Ben inanıyorum ki bu dayanışmayı büyüttüğümüz, birlik içinde, bir ve beraber olduğumuz sürece Trakya’mızın ve bu coğrafyanın geleceğini el birliğiyle daha güzel inşa edeceğiz” diye konuştu. “TRAKYA’NIN VE BALKANLAR’IN GELECEĞİNİ BİRLİKTE KURALIM” Bölgesel dayanışma ve ortak mücadele mesajı veren Yüceer, toplantının Trakya, bölge belediyeleri ve yurttaşlar için hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sözlerimi bu anlayışla bitirmek istiyorum: Birlikte düşünelim, birlikte üretelim, birlikte mücadele edelim ve Trakya’nın, Balkanlar’ın geleceğini birlikte kuralım. Eylül ayı olağan meclis toplantımızın bölgemiz, belediyelerimiz ve hemşehrilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bugün aramızda bulunan ve bu işbirliğini geliştirmek için davetimize içtenlikle karşılık veren çok kıymetli Bulgaristan ve Romanya heyetlerine, belediye başkanlarına ve temsilcilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun.” Trakya Belediyeler Birliği, ortak akıl ve dayanışma temelinde geliştirdiği işbirlikleriyle bölge belediyelerini aynı hedef etrafında buluşturmayı sürdürüyor. Trakya’nın ortak sorunlarına ortak çözümler üretme anlayışıyla yürütülecek çalışmaların, bölgesel işbirliğini daha da güçlendirmesi ve Trakya’nın ortak geleceğine katkı sunması hedefleniyor.

Şeftali ve Nektarin Üretiminde Dünya Üçüncüsüyüz Haber

Şeftali ve Nektarin Üretiminde Dünya Üçüncüsüyüz

Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatı 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 146,7 milyon dolardan 343,4 milyon dolara yükseldi. Türkiye, 2026 yılını 400 milyon doların üzerinde şeftali-nektarin ihracatıyla tamamlamayı hedefliyor. Türkiye, 2025 yılının ilk sekiz aylık döneminde 82 bin 375 ton şeftali-nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı döneminde 184 bin 356 ton şeftali-nektarin ihracatına imza attı. Şeftali-nektarin ihracatı miktar bazında yüzde 124, döviz getirisinde yüzde 134’lük artış yakaladı. Şeftali-nektarin ihracatı 2026 yılında yakaladığı ihracat başarısıyla domates, biber ve limon ihracatını geçerek yaş meyve sebze ihracatı kategorisinde mandalinanın ardından ikinci sıraya tırmandı. 2026 yılının ocak – ağustos döneminde şeftali ihracatı 154,2 milyon dolar olurken, nektarin ihracatının 189,2 milyon dolar olarak kayıtlara geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 60 ülkeye şeftali, 58 ülkeye nektarin ihraç ettiklerini dile getirdi. 2025 yılında şeftali ve nektarin üretiminin soğuk hava koşullarından olumsuz etkilendiğini paylaşan Balık, “2026 yılında güzel bir sezon geçiriyoruz. 1 milyon tonun üzerinde rekoltemiz oluştu. Sezona 250 milyon dolar ihracat hedefiyle girmiştik. Şimdiden hedefimizi geçtik. Sezonu 400 milyon doların üzerinde ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsüyüz Şeftali ve nektarin ihracatında rekolte artışına rağmen ortalama ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 4 artmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye şeftali üretiminde son 22 yılda büyük gelişim gösterdi. 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretimimiz 25 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştı ve üretimde dünya üçüncülüğüne yükseldik. Şeftali ve nektarin üretimimiz 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilemişti. 2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltemiz tekrar 1 milyon tonun üzerine çıktı. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatımız bu sene büyük gelişim gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yeni hedefimiz 500 milyon doları aşmak olacak.” Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatını Rusya ve Irak domine etti. Şeftali ihracatında Irak, 72,5 milyon dolarla zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu’na 65,5 milyon dolarlık şeftali ihraç ettik. Ukrayna ve Romanya 3,5 milyon dolarlık Türk şeftalisi talep ettiler. Nektarin ihracatında Rusya Federasyonu 97 milyon dolarlık ihracatla Türk nektarinini en çok talep eden ülke olurken, Irak’a 69 milyon dolarlık nektarin ihraç edildi. Bu ülkeleri 6,8 milyon dolarla Romanya ve 5,2 milyon dolarla Ukrayna takip etti

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

AKİB, 2026'nın İlk Yarısında İhracatını 9,68 Milyar Dolara Çıkardı Haber

AKİB, 2026'nın İlk Yarısında İhracatını 9,68 Milyar Dolara Çıkardı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde yüzde 17'lik büyüme yakalayarak 9,68 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Haziran ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artışla 1,7 milyar dolarlık dış satıma imza atılarak Türkiye'nin dış ticaretine güçlü bir katkı sağlandı. ​Küresel ticaretteki rekabet ve belirsizliklere rağmen üretim ve yatırım hedeflerinden taviz vermeyen Akdeniz İhracatçı Birlikleri, 2026 yılına çift haneli büyüme rakamlarıyla damga vurmaya devam ediyor. ​"Başarımızın Temelinde Üretim Disiplini ve Uyum Kabiliyeti Var" ​AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, elde edilen ivmenin sadece rakamsal bir başarı olmadığını; bölgenin üretim altyapısının ve girişimcilik kültürünün bir sonucu olduğunu vurguladı. ​Hıradağı, ihracatın niteliğini artırmanın önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: ​"Haziran ayında yakaladığımız %32'lik artış ve ilk altı aydaki %17'lik büyüme, doğru stratejilerin ve ihracatçılarımızın kararlılığının açık göstergesidir. Önceliğimiz; katma değer odaklı üretimi güçlendirmek, markalaşmayı hızlandırmak ve küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü kalıcı hale getirmektir." ​Sektörel İhracat Performansı: Kimya Zirvede, Tarımda Rekor Büyüme ​Ocak-Haziran 2026 döneminde bölge ihracatının lokomotifi Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu. Birlik, 3,58 milyar dolarlık ihracat hacmiyle AKİB'in toplam ihracatının yaklaşık üçte birini tek başına gerçekleştirdi. ​Dönemin diğer öne çıkan sektörel performansları şu şekildedir: ​Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği, yüzde 15 artışla 2,18 milyar dolarlık ihracata imza attı. ​Dönemin en dikkat çeken sıçramasını yüzde 44'lük artışla 1,22 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yakaladı. ​Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, yüzde 1 artışla 901,3 milyon dolarlık ihracat yaptı. ​Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 547,6 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 500,5 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ise 172,2 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, yüzde 26'lık artışla 290,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ​Hedef Pazarlarda Çift Haneli Büyümeler ​AKİB, 2026'nın ilk yarısında pazar çeşitliliğini güçlendirerek Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Amerika'da önemli pazar paylarına ulaştı. ​Öne Çıkan Ülke Performansları: ​En Büyük Pazar: Irak (679,6 milyon dolar). ​Avrupa Pazarı: İtalya yüzde 20 artışla 655,2 milyon dolar, Romanya yüzde 35 artışla 631,5 milyon dolar, İspanya yaklaşık yüzde 100 artışla 510,1 milyon dolar, Malta yüzde 388 artışla 175,4 milyon dolar, Almanya yüzde 6 artışla 356,7 milyon dolar, Birleşik Krallık yüzde 26 artışla 224,7 milyon dolar ve Fransa yüzde 21 artışla 201,7 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. ​Kuzey Afrika Pazarı: Fas yüzde 158 artışla 341,6 milyon dolar ve Mısır yüzde 24 artışla 296,6 milyon dolarlık ihracata yükseldi. ​Diğer Küresel Pazarlar: Rusya Federasyonu yüzde 33 artışla 519,7 milyon dolar ve ABD yüzde 17 artışla 360,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ​Başkan Hıradağı, "Avrupa Birliği'nde pazar payımızı artırıyor, Orta Doğu'daki güçlü konumumuzu koruyor, Kuzey Afrika'da yeni fırsatlar yakalıyor ve Amerika pazarındaki etkinliğimizi büyütüyoruz. Farklı kıtalarda eş zamanlı büyüyebilme kabiliyetimiz, AKİB'in en büyük rekabet avantajıdır," ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Limon İhracatı 500 Milyon Dolara Koşuyor Haber

Türkiye’nin Limon İhracatı 500 Milyon Dolara Koşuyor

Çorbalardan salatalara, yemeklerden bitkisel çaylara lezzet katan limon Türkiye’nin ihracatında da öne çıkan ürünlerden biri konumunda. Limon ihracatında 5.sırada yer alan Türkiye, 2024 yılında 578 bin ton limon ihraç etmişken, 2025 yılında limon ihracatı miktar bazında yüzde 38’lik azalışla 361 bin tona geriledi. Türkiye’nin limon ihracatı iklim krizinin etkileriyle miktar bazında düşerken, ihracat geliri yüzde 13’lük artışla 357 milyon dolardan 402,5 milyon dolara tırmandı. Balık: Limonu daha katma değerli ihraç ettik Limon ihracatı miktar bazında yüzde 38 düşerken, döviz getirisinin yüzde 13 artmasını değerlendiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, bu artışın altında limon ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 80 artışının yattığını, Türk limonunun daha katma değerli ihraç edildiğini dile getirdi. Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 3 milyar 703 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatının yüzde 11’nin limon ihracatından olduğunu vurgulayan Başkan Balık, “Türkiye’de üretilen 58 milyon ton yaş meyve sebzenin ortalama yüzde 7’sini ihraç edilirken, limon üretimimizin yüzde 33’ü ihraç ediliyor. Limon ihracatımızdaki artış 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sürdü. Limon ihracatımız yüzde 18’lik artışla 165 milyon dolardan 195 milyon dolara çıktı. 2026 yılı sonunda limon ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin limon ihracatı 22 yılda 2,5 kat arttı Türkiye’nin limon ihracatının 2002 yılında 230 bin ton seviyesindeyken, 2024 yılında 577 bin tona kadar yükseldiğini paylaşan Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Limon ihracatımız 22 yılda 2,5 kat arttı. 2026 yılı rekoltesiyle ilgili konuşmak için erken olmakla birlikte 2025 yılından daha yüksek bir rekolte bekliyoruz. Limon ihracatındaki artışımızın ilerleyen yıllarda artarak orta vadede 1 milyar doları görecektir.” Limon ihracatında Irak, Rusya ve Romanya zirvede yer aldı Limon ihracatında öne çıkan ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılında en çok limon ihraç ettiğimiz ülkeler 161,5 milyon dolarla Irak, 81 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 23,7 milyon dolarla Romanya oldu. 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sıralama değişmedi. Irak 64,5 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, Rusya’ya limon ihracatı yüzde 62’lik artışla 30,6 milyon dolardan 50 milyon dolara yükseldi ve ikinci sıradaki yerini sağlamlaştırdı. Üçüncü sırada 14,5 milyon dolarlık ihracatla Romanya yer aldı” ifadelerini kullandı. Limon 2026 yılının ocak – nisan döneminde 195 milyon dolarlık ihracat performansıyla; mandalina, domates ve biberden sonra en çok ihraç ettiğimiz dördüncü yaş meyve sebze ürünü oldu.

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu Haber

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu

Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan turşu ürünleri, 2025 yılında dünya pazarlarında liderliğini pekiştirdi. Türkiye 2025 yılında 458 milyon dolarlık turşu ihraç ederken, İzmir, 207 milyon dolarlık turşu ihracatıyla dünyanın turşusunu kurma başarısı gösterdi. Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı. Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerin yıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı. Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı. Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi

Türk yaş meyve sebze sektörü, 2025 yılı Nisan ayında sergilediği performansla göz doldurdu. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) seçimli genel kurulunda başkanlığa seçilen Bülent Sarıkaya, göreve rekor rakamlarla başladı. Nisan ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 artışla 329,4 milyon dolara ulaştı. ​AKİB’de Yeni Yönetim ve Sürdürülebilirlik Vizyonu ​Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda, Sarıkaya Tarım temsilcisi Bülent Sarıkaya bayrağı Ferhat Gürüz’den devraldı. Tek listeyle girilen seçimlerin ardından açıklama yapan Sarıkaya, yeni dönemde temel önceliklerinin ihracatta sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim olduğunu vurguladı. ​Başkan Sarıkaya, "Üretici ile ihracatçı arasındaki bağı güçlendirerek küresel rekabet gücümüzü artıracağız. Lojistik maliyetlerin optimizasyonu ve pazar çeşitliliği stratejik rotamız olacak," dedi. ​Nisan Ayı İhracat Verileri: Mandalina ve Limon Zirvede ​Türkiye’nin nisan ayı yaş meyve sebze ihracat verilerini paylaşan Sarıkaya, sektörün başarısında AKİB’in kilit rol oynadığını belirtti. Toplam ihracatın yüzde 44’ünü tek başına sırtlayan AKİB, 143,7 milyon dolarlık dış satıma imza attı. Öne çıkan ürünler ise şu şekilde; ​Mandalina: Yüzde 326 artışla 82,2 milyon dolar. ​Limon: Yüzde 57 artışla 52,3 milyon dolar. ​Domates: 49 milyon dolar ihracat geliri. ​Öne Çıkan Diğer Ürünler: Portakal, havuç, turp ve nar ihracat hacminde en güçlü ivmeyi yakalayan gruplar oldu. ​Irak Pazarında %222’lik Değer Patlaması ​Nisan ayında en dikkat çekici büyüme Irak pazarında yaşandı. Irak, hem miktar hem de değer bazında Türkiye'nin bir numaralı ihracat rotası konumuna yükseldi. ​Irak: İhracat geliri yüzde 222 artışla 98,9 milyon dolara çıktı. ​Rusya: 43,9 milyon dolarlık gelirle yerini korudu. ​Romanya: Değer bazında yüzde 16 artışla 40,7 milyon dolarlık performans sergiledi. ​Suudi Arabistan ve Gürcistan: Dinamik yükselişiyle dikkat çeken diğer önemli pazarlar oldu. ​Hedef Kuzey Amerika: Kanada Çıkartması ​Pazar çeşitlendirme stratejisi kapsamında rotayı Kuzey Amerika’ya çeviren AKİB, Kanada’nın Toronto şehrinde düzenlenen CPMA Convention and Trade Show’a katıldı. Türk narenciyesi, narı ve incirinin kalitesini Kanadalı profesyonel alıcılara tanıtan birlik, uluslararası arenadaki güvenilir tedarik zinciri imajını güçlendirdi.

Ediz Ün: “Türkiye Ayçiçeği İthalatında Dünya Birincisi Oldu” Haber

Ediz Ün: “Türkiye Ayçiçeği İthalatında Dünya Birincisi Oldu”

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, son yıllarda artan ithalat, düşük alım fiyatları ve kuraklık nedeniyle yağlık ayçiçeği üretiminin gerilediğini, buna karşılık ithalatın rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Ün, uygulanan tarım politikalarının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını savundu. Türkiye’de 58 ilde yağlık ayçiçeği üretimi yapıldığını ifade eden Ediz Ün, “Ülkemizin dörtte üçünde ayçiçeği üretimi gerçekleştiriliyor. Ancak 2025 yılında 1,6 milyon tonluk üretimle son 9 yılın en düşük seviyesine geriledik. 2025’teki yağlık ayçiçeği üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 12, üretimin zirve yaptığı 2022 yılına göre ise yüzde 30 azaldı. Üstelik son 4 yıldır üst üste üretim düşüyor. Daha önce böyle bir tablo yaşanmamıştı” dedi. Edirne’nin geçmişte yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Ün, bugün üçüncü sıraya gerilediğini belirterek şunları söyledi: “Son 15 yılda Edirne’deki üretim yüzde 48 azaldı. Bu, bölgede yaşanan kuraklık ve tarlaların suya kavuşturulamamasından kaynaklanmaktadır. Edirne’nin temel tarımsal ürünlerinden biri olan ayçiçeğinde yaşanan bu gerileme hem bölge hem de Türkiye açısından büyük kayıptır.” “İthalatta dünya birincisiyiz” Ayçiçeği ithalatındaki artışa da dikkat çeken Ün, geçen yılın ilk 3 ayında 393 bin ton olan yağlık ayçiçeği ithalatının bu yıl aynı dönemde yüzde 54 artarak 607 bin tona yükseldiğini ifade etti. “İthalat 1,5 kattan fazla arttı. Üstelik bu ithalat tam da ekim öncesi dönemde yapılıyor” diyen Ün, AKP dönemindeki ithalat politikalarını şu sözlerle eleştirdi: “AKP döneminde ayçiçeği tohumu ve türevleri ithalatına 30 milyar dolar ödendi. Bu rakam, yaklaşık 57 milyon ton ayçiçeğine karşılık geliyor. Yani Türkiye’nin yaklaşık 30 yıllık üretimine eş değer bir ithalat yapılmış durumda. Düşünebiliyor musunuz, 30 yıllık üretim kadar ürün dışarıdan alınmış. İthalatı o kadar abarttılar ki Türkiye her yıl ayçiçeği ithalatında dünya birincisi oluyor.” İthalatın ağırlıklı olarak komşu ülkelerden yapıldığını belirten Ün, “İthalatın yüzde 40’ı Romanya’dan, yüzde 38’i Moldova’dan, yüzde 19’u ise diğer sınır komşumuz Bulgaristan’dan geliyor. Kısacası Türkiye’ye gelen her 10 ayçiçeği tohumunun 6’sı Romanya ve Bulgaristan’dan geliyor. Biz neden üretmiyoruz, neden ihraç eden ülke konumunda değiliz? Çünkü ithalatı seven bir AKP iktidarı ve bundan beslenen çevreler var” ifadelerini kullandı. “Tarımda dışa bağımlılık her geçen gün artıyor” Ekim sezonunun sürdüğünü hatırlatan Ün, üreticinin en büyük beklentisinin ürününün para edip etmeyeceği ve devlet desteği olduğunu belirtti. “Üretici bugün şunu soruyor: ‘Ürünüm para edecek mi, zarar edersem devlet yanımda olacak mı?’ Ancak görüyoruz ki AKP iktidarı ithalattan vazgeçmiyor. ‘Dışarıda ucuzsa ithal et’ anlayışını her geçen gün daha da sertleştirerek sürdürüyorlar. Bu politika belki birilerini zengin ediyor olabilir ama Türkiye tarımda her geçen gün kan kaybediyor, dışa bağımlılığı artıyor” diyen Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Buradan AKP iktidarını uyarıyorum. Bir an önce aklınızı başınıza alın. Giderayak bu ülkenin tarımına daha fazla zarar vermeyin.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.