Hava Durumu

#Romanya

Kırsal Haber - Romanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Romanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

AKİB, 2026'nın İlk Yarısında İhracatını 9,68 Milyar Dolara Çıkardı Haber

AKİB, 2026'nın İlk Yarısında İhracatını 9,68 Milyar Dolara Çıkardı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde yüzde 17'lik büyüme yakalayarak 9,68 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Haziran ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artışla 1,7 milyar dolarlık dış satıma imza atılarak Türkiye'nin dış ticaretine güçlü bir katkı sağlandı. ​Küresel ticaretteki rekabet ve belirsizliklere rağmen üretim ve yatırım hedeflerinden taviz vermeyen Akdeniz İhracatçı Birlikleri, 2026 yılına çift haneli büyüme rakamlarıyla damga vurmaya devam ediyor. ​"Başarımızın Temelinde Üretim Disiplini ve Uyum Kabiliyeti Var" ​AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, elde edilen ivmenin sadece rakamsal bir başarı olmadığını; bölgenin üretim altyapısının ve girişimcilik kültürünün bir sonucu olduğunu vurguladı. ​Hıradağı, ihracatın niteliğini artırmanın önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: ​"Haziran ayında yakaladığımız %32'lik artış ve ilk altı aydaki %17'lik büyüme, doğru stratejilerin ve ihracatçılarımızın kararlılığının açık göstergesidir. Önceliğimiz; katma değer odaklı üretimi güçlendirmek, markalaşmayı hızlandırmak ve küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü kalıcı hale getirmektir." ​Sektörel İhracat Performansı: Kimya Zirvede, Tarımda Rekor Büyüme ​Ocak-Haziran 2026 döneminde bölge ihracatının lokomotifi Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu. Birlik, 3,58 milyar dolarlık ihracat hacmiyle AKİB'in toplam ihracatının yaklaşık üçte birini tek başına gerçekleştirdi. ​Dönemin diğer öne çıkan sektörel performansları şu şekildedir: ​Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği, yüzde 15 artışla 2,18 milyar dolarlık ihracata imza attı. ​Dönemin en dikkat çeken sıçramasını yüzde 44'lük artışla 1,22 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yakaladı. ​Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, yüzde 1 artışla 901,3 milyon dolarlık ihracat yaptı. ​Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 547,6 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 500,5 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ise 172,2 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, yüzde 26'lık artışla 290,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ​Hedef Pazarlarda Çift Haneli Büyümeler ​AKİB, 2026'nın ilk yarısında pazar çeşitliliğini güçlendirerek Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Amerika'da önemli pazar paylarına ulaştı. ​Öne Çıkan Ülke Performansları: ​En Büyük Pazar: Irak (679,6 milyon dolar). ​Avrupa Pazarı: İtalya yüzde 20 artışla 655,2 milyon dolar, Romanya yüzde 35 artışla 631,5 milyon dolar, İspanya yaklaşık yüzde 100 artışla 510,1 milyon dolar, Malta yüzde 388 artışla 175,4 milyon dolar, Almanya yüzde 6 artışla 356,7 milyon dolar, Birleşik Krallık yüzde 26 artışla 224,7 milyon dolar ve Fransa yüzde 21 artışla 201,7 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. ​Kuzey Afrika Pazarı: Fas yüzde 158 artışla 341,6 milyon dolar ve Mısır yüzde 24 artışla 296,6 milyon dolarlık ihracata yükseldi. ​Diğer Küresel Pazarlar: Rusya Federasyonu yüzde 33 artışla 519,7 milyon dolar ve ABD yüzde 17 artışla 360,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ​Başkan Hıradağı, "Avrupa Birliği'nde pazar payımızı artırıyor, Orta Doğu'daki güçlü konumumuzu koruyor, Kuzey Afrika'da yeni fırsatlar yakalıyor ve Amerika pazarındaki etkinliğimizi büyütüyoruz. Farklı kıtalarda eş zamanlı büyüyebilme kabiliyetimiz, AKİB'in en büyük rekabet avantajıdır," ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Limon İhracatı 500 Milyon Dolara Koşuyor Haber

Türkiye’nin Limon İhracatı 500 Milyon Dolara Koşuyor

Çorbalardan salatalara, yemeklerden bitkisel çaylara lezzet katan limon Türkiye’nin ihracatında da öne çıkan ürünlerden biri konumunda. Limon ihracatında 5.sırada yer alan Türkiye, 2024 yılında 578 bin ton limon ihraç etmişken, 2025 yılında limon ihracatı miktar bazında yüzde 38’lik azalışla 361 bin tona geriledi. Türkiye’nin limon ihracatı iklim krizinin etkileriyle miktar bazında düşerken, ihracat geliri yüzde 13’lük artışla 357 milyon dolardan 402,5 milyon dolara tırmandı. Balık: Limonu daha katma değerli ihraç ettik Limon ihracatı miktar bazında yüzde 38 düşerken, döviz getirisinin yüzde 13 artmasını değerlendiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, bu artışın altında limon ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 80 artışının yattığını, Türk limonunun daha katma değerli ihraç edildiğini dile getirdi. Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 3 milyar 703 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatının yüzde 11’nin limon ihracatından olduğunu vurgulayan Başkan Balık, “Türkiye’de üretilen 58 milyon ton yaş meyve sebzenin ortalama yüzde 7’sini ihraç edilirken, limon üretimimizin yüzde 33’ü ihraç ediliyor. Limon ihracatımızdaki artış 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sürdü. Limon ihracatımız yüzde 18’lik artışla 165 milyon dolardan 195 milyon dolara çıktı. 2026 yılı sonunda limon ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin limon ihracatı 22 yılda 2,5 kat arttı Türkiye’nin limon ihracatının 2002 yılında 230 bin ton seviyesindeyken, 2024 yılında 577 bin tona kadar yükseldiğini paylaşan Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Limon ihracatımız 22 yılda 2,5 kat arttı. 2026 yılı rekoltesiyle ilgili konuşmak için erken olmakla birlikte 2025 yılından daha yüksek bir rekolte bekliyoruz. Limon ihracatındaki artışımızın ilerleyen yıllarda artarak orta vadede 1 milyar doları görecektir.” Limon ihracatında Irak, Rusya ve Romanya zirvede yer aldı Limon ihracatında öne çıkan ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılında en çok limon ihraç ettiğimiz ülkeler 161,5 milyon dolarla Irak, 81 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 23,7 milyon dolarla Romanya oldu. 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sıralama değişmedi. Irak 64,5 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, Rusya’ya limon ihracatı yüzde 62’lik artışla 30,6 milyon dolardan 50 milyon dolara yükseldi ve ikinci sıradaki yerini sağlamlaştırdı. Üçüncü sırada 14,5 milyon dolarlık ihracatla Romanya yer aldı” ifadelerini kullandı. Limon 2026 yılının ocak – nisan döneminde 195 milyon dolarlık ihracat performansıyla; mandalina, domates ve biberden sonra en çok ihraç ettiğimiz dördüncü yaş meyve sebze ürünü oldu.

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu Haber

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu

Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan turşu ürünleri, 2025 yılında dünya pazarlarında liderliğini pekiştirdi. Türkiye 2025 yılında 458 milyon dolarlık turşu ihraç ederken, İzmir, 207 milyon dolarlık turşu ihracatıyla dünyanın turşusunu kurma başarısı gösterdi. Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı. Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerin yıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı. Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı. Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi

Türk yaş meyve sebze sektörü, 2025 yılı Nisan ayında sergilediği performansla göz doldurdu. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) seçimli genel kurulunda başkanlığa seçilen Bülent Sarıkaya, göreve rekor rakamlarla başladı. Nisan ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 artışla 329,4 milyon dolara ulaştı. ​AKİB’de Yeni Yönetim ve Sürdürülebilirlik Vizyonu ​Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda, Sarıkaya Tarım temsilcisi Bülent Sarıkaya bayrağı Ferhat Gürüz’den devraldı. Tek listeyle girilen seçimlerin ardından açıklama yapan Sarıkaya, yeni dönemde temel önceliklerinin ihracatta sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim olduğunu vurguladı. ​Başkan Sarıkaya, "Üretici ile ihracatçı arasındaki bağı güçlendirerek küresel rekabet gücümüzü artıracağız. Lojistik maliyetlerin optimizasyonu ve pazar çeşitliliği stratejik rotamız olacak," dedi. ​Nisan Ayı İhracat Verileri: Mandalina ve Limon Zirvede ​Türkiye’nin nisan ayı yaş meyve sebze ihracat verilerini paylaşan Sarıkaya, sektörün başarısında AKİB’in kilit rol oynadığını belirtti. Toplam ihracatın yüzde 44’ünü tek başına sırtlayan AKİB, 143,7 milyon dolarlık dış satıma imza attı. Öne çıkan ürünler ise şu şekilde; ​Mandalina: Yüzde 326 artışla 82,2 milyon dolar. ​Limon: Yüzde 57 artışla 52,3 milyon dolar. ​Domates: 49 milyon dolar ihracat geliri. ​Öne Çıkan Diğer Ürünler: Portakal, havuç, turp ve nar ihracat hacminde en güçlü ivmeyi yakalayan gruplar oldu. ​Irak Pazarında %222’lik Değer Patlaması ​Nisan ayında en dikkat çekici büyüme Irak pazarında yaşandı. Irak, hem miktar hem de değer bazında Türkiye'nin bir numaralı ihracat rotası konumuna yükseldi. ​Irak: İhracat geliri yüzde 222 artışla 98,9 milyon dolara çıktı. ​Rusya: 43,9 milyon dolarlık gelirle yerini korudu. ​Romanya: Değer bazında yüzde 16 artışla 40,7 milyon dolarlık performans sergiledi. ​Suudi Arabistan ve Gürcistan: Dinamik yükselişiyle dikkat çeken diğer önemli pazarlar oldu. ​Hedef Kuzey Amerika: Kanada Çıkartması ​Pazar çeşitlendirme stratejisi kapsamında rotayı Kuzey Amerika’ya çeviren AKİB, Kanada’nın Toronto şehrinde düzenlenen CPMA Convention and Trade Show’a katıldı. Türk narenciyesi, narı ve incirinin kalitesini Kanadalı profesyonel alıcılara tanıtan birlik, uluslararası arenadaki güvenilir tedarik zinciri imajını güçlendirdi.

Ediz Ün: “Türkiye Ayçiçeği İthalatında Dünya Birincisi Oldu” Haber

Ediz Ün: “Türkiye Ayçiçeği İthalatında Dünya Birincisi Oldu”

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, son yıllarda artan ithalat, düşük alım fiyatları ve kuraklık nedeniyle yağlık ayçiçeği üretiminin gerilediğini, buna karşılık ithalatın rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Ün, uygulanan tarım politikalarının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını savundu. Türkiye’de 58 ilde yağlık ayçiçeği üretimi yapıldığını ifade eden Ediz Ün, “Ülkemizin dörtte üçünde ayçiçeği üretimi gerçekleştiriliyor. Ancak 2025 yılında 1,6 milyon tonluk üretimle son 9 yılın en düşük seviyesine geriledik. 2025’teki yağlık ayçiçeği üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 12, üretimin zirve yaptığı 2022 yılına göre ise yüzde 30 azaldı. Üstelik son 4 yıldır üst üste üretim düşüyor. Daha önce böyle bir tablo yaşanmamıştı” dedi. Edirne’nin geçmişte yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Ün, bugün üçüncü sıraya gerilediğini belirterek şunları söyledi: “Son 15 yılda Edirne’deki üretim yüzde 48 azaldı. Bu, bölgede yaşanan kuraklık ve tarlaların suya kavuşturulamamasından kaynaklanmaktadır. Edirne’nin temel tarımsal ürünlerinden biri olan ayçiçeğinde yaşanan bu gerileme hem bölge hem de Türkiye açısından büyük kayıptır.” “İthalatta dünya birincisiyiz” Ayçiçeği ithalatındaki artışa da dikkat çeken Ün, geçen yılın ilk 3 ayında 393 bin ton olan yağlık ayçiçeği ithalatının bu yıl aynı dönemde yüzde 54 artarak 607 bin tona yükseldiğini ifade etti. “İthalat 1,5 kattan fazla arttı. Üstelik bu ithalat tam da ekim öncesi dönemde yapılıyor” diyen Ün, AKP dönemindeki ithalat politikalarını şu sözlerle eleştirdi: “AKP döneminde ayçiçeği tohumu ve türevleri ithalatına 30 milyar dolar ödendi. Bu rakam, yaklaşık 57 milyon ton ayçiçeğine karşılık geliyor. Yani Türkiye’nin yaklaşık 30 yıllık üretimine eş değer bir ithalat yapılmış durumda. Düşünebiliyor musunuz, 30 yıllık üretim kadar ürün dışarıdan alınmış. İthalatı o kadar abarttılar ki Türkiye her yıl ayçiçeği ithalatında dünya birincisi oluyor.” İthalatın ağırlıklı olarak komşu ülkelerden yapıldığını belirten Ün, “İthalatın yüzde 40’ı Romanya’dan, yüzde 38’i Moldova’dan, yüzde 19’u ise diğer sınır komşumuz Bulgaristan’dan geliyor. Kısacası Türkiye’ye gelen her 10 ayçiçeği tohumunun 6’sı Romanya ve Bulgaristan’dan geliyor. Biz neden üretmiyoruz, neden ihraç eden ülke konumunda değiliz? Çünkü ithalatı seven bir AKP iktidarı ve bundan beslenen çevreler var” ifadelerini kullandı. “Tarımda dışa bağımlılık her geçen gün artıyor” Ekim sezonunun sürdüğünü hatırlatan Ün, üreticinin en büyük beklentisinin ürününün para edip etmeyeceği ve devlet desteği olduğunu belirtti. “Üretici bugün şunu soruyor: ‘Ürünüm para edecek mi, zarar edersem devlet yanımda olacak mı?’ Ancak görüyoruz ki AKP iktidarı ithalattan vazgeçmiyor. ‘Dışarıda ucuzsa ithal et’ anlayışını her geçen gün daha da sertleştirerek sürdürüyorlar. Bu politika belki birilerini zengin ediyor olabilir ama Türkiye tarımda her geçen gün kan kaybediyor, dışa bağımlılığı artıyor” diyen Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Buradan AKP iktidarını uyarıyorum. Bir an önce aklınızı başınıza alın. Giderayak bu ülkenin tarımına daha fazla zarar vermeyin.”

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız" Haber

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız"

Trakya Belediyeler Birliği’nin Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yeniden başkanlığa seçilen Başkan Dr. Candan Yüceer, “Trakya bir bütündür ve sorunlarımız ortak, çözümümüz de ortak olmak zorunda... Birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” mesajıyla bölgeyi tehdit eden nükleer santral ve su krizi gibi kritik konularda dayanışma vurgusu yaptı. Trakya Belediyeler Birliği’nin 2026 Yılı Nisan Dönemi Olağan Meclis Toplantısı Tekirdağ’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan seçimler sonucunda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, ikinci kez Trakya Belediyeler Birliği Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Nisan Dönemi Meclis Toplantısı öncesinde önceki dönemin son encümen toplantısı yapılırken, ardından gerçekleştirilen meclis toplantısında birlik yönetim organları yeniden belirlendi. Gizli oylama ile yapılan seçimlerde birlik başkanlığının yanı sıra meclis birinci ve ikinci başkan vekillikleri, kâtip üyelikleri, encümen üyeleri ile plan ve bütçe komisyonu üyeleri seçildi. Yeni dönemde birlik yönetim yapısı şekillenirken, gündemde yer alan maddeler de görüşülerek karara bağlandı. GÜNDEM MADDELERİ VE İŞBİRLİKLERİ Toplantıda ayrıca Trakya Belediyeler Birliği’nin 2025 yılı faaliyet raporu ve kesin hesapları meclisin onayına sunulurken, Trakya Kalkınma Ajansı ile işbirliği yapılmasına yönelik protokol için birlik başkanına yetki verilmesi ve uluslararası işbirliklerine ilişkin adımlar da ele alındı. Türkiye’den Trakya Belediyeler Birliği ile Bulgaristan, Romanya ve Kuzey Makedonya’daki yerel yönetim birlikleri arasında planlanan dört taraflı işbirliği protokolü de gündemde yer aldı. ÜYE SAYISI 43’E YÜKSELDİ Birliğin büyümesini sürdürdüğü toplantıda yeni üyelikler de dikkat çekti. Daha önce birlikten ayrılan Balıkesir Marmara Adalar Belediyesi yeniden üye olurken, Çanakkale Kepez Belediyesi’nin de katılımıyla üye sayısı 43’e yükseldi. SUNUMLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ Toplantı kapsamında çeşitli sunumlar da gerçekleştirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eğitim Şube Müdürü Erkan Ilgaz, birlik bünyesinde yürütülen eğitim faaliyetlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener, İklim ve Afet Platformu çalışmaları kapsamında afet yönetimine ilişkin mevcut durum ve yapılması gerekenler hakkında değerlendirmeler yaparken, İklim Platformu Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş da iklim konusu hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Trakya Kalkınma Ajansı uzmanı Berkay Habiboğlu ise Avrupa Birliği fonları ve diğer finansman kaynaklarına ilişkin bilgiler vererek, belediyelerin bu fonlardan yararlanabilmesi için güçlü proje ekiplerinin önemine dikkat çekti. Çorlu Belediye Başkan Yardımcısı Güner Çetin de uluslararası işbirliği perspektifinde dört ülkeyi kapsayan protokol sürecine ilişkin sunum yaptı. CANDAN BAŞKAN: “TRAKYA’NIN MESELESİ SADECE TRAKYA’NIN DEĞİL, TÜRKİYE’NİN MESELESİDİR” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı ve Trakya Belediyeler Birliği Başkanı Dr. Candan Yüceer, Trakya Bölgesi’nin Türkiye açısından önemine değinerek, “Trakya, köklü tarihi, güçlü üretim kültürü ve stratejik konumuyla ülkemizin en kıymetli bölgelerinden biridir. Aynı anda hem sanayiyi hem tarımı hem ticareti taşıyan, üretimiyle, ihracatıyla, ödediği vergilerle Türkiye’ye büyük katma değer sağlayan bir bölgedir. Bu nedenle Trakya’nın meselesi sadece Trakya’nın değil, Türkiye’nin meselesidir” şeklinde konuştu. “TRAKYA BİR BÜTÜNDÜR” Bölgenin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Başkan Yüceer, “Biz Trakya’ya bir bütün olarak bakıyoruz. Sanayisiyle, tarımıyla, limanlarıyla, üniversiteleriyle Trakya bir bütündür. Ve bu bütünlüğü koruyarak, hiçbir alanı ihmal etmeden yol yürümek zorundayız” dedi. “NÜFUS VE İHTİYAÇLAR ÇOK HIZLI BÜYÜYOR ANCAK KAYNAKLARIMIZ AYNI HIZDA BÜYÜMÜYOR” Trakya’nın karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çeken Candan Başkan, “Bugün bölgemiz çok ciddi bir baskı altında. Trakya, özellikle Tekirdağ’ımız yoğun bir göç alıyor. Nüfus hızla artıyor, sanayi büyüyor, tüketim artıyor ama kaynaklarımız aynı hızda büyümüyor. En başta da su… Yer altı sularına bağımlılığımız her geçen gün artıyor ve bu durum sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı. NÜKLEER SANTRAL VURGUSU Trakya Bölgesi’nde inşa edilmesi planlanan nükleer santral konusuna da değinen Başkan Yüceer, nükleer santralin bölgeyi felakete sürükleyeceğini ifade ederek, “İşte tam da bu noktada, bölgemizin taşıma kapasitesini zorlayacak adımlara çok dikkat etmek zorundayız. Özellikle nükleer santral gibi su tüketimi, çevresel etkileri ve uzun vadeli riskleri son derece yüksek olan projelerin Trakya’nın gerçekleriyle uyumlu olmadığını açıkça ifade etmek durumundayız. Bu mesele sadece bir enerji meselesi değil; suyun, tarımın, doğanın ve gelecek nesillerimizin meselesidir” dedi. “SORUNLARIN HİÇBİRİ İL YA DA İLÇE SINIRI TANIMIYOR” Başkan Yüceer, bölgenin ortak sorunlarına da değinerek, “Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlar da ortak. İklim krizi, kuraklık, çevre sorunları, ekonomik zorluklar… Bunların hiçbiri il ya da ilçe sınırı tanımıyor. O yüzden bu sorunlara verilecek cevap da ortak olmak zorunda” diye konuştu. “BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ, BİRLİKTE TRAKYA’YIZ” Trakya Belediyeler Birliği’nin önemine vurgu yapan Candan Başkan, “İşte tam da bu noktada Trakya Belediyeler Birliği’nin varlığı çok kıymetli. Bu birliğin en temel amacı; dayanışmayı kurumsallaştırmak, bilgi ve deneyimi paylaşmak, ortak aklı büyütmektir. Çünkü biz biliyoruz ki; birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” ifadelerini kullandı. “ORTAK SORUMLULUKLA HAREKET ETMELİYİZ” Konuşmasının devamında birlik ruhuna dikkat çeken Yüceer, “Hiçbir belediyemizin kendini yalnız hissetmediği, her birimizin birbirine omuz verdiği bir anlayışı büyütmek zorundayız. Farklılıklarımız olabilir ama bizi bir araya getiren ortak sorumluluğumuzdur, ortak sevdamızdır” dedi. “TRAKYA’NIN YARINI AYDINLIK OLSUN“ Başkan Yüceer, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bizim meselemiz; Trakya’nın sesini daha güçlü duyurmak, potansiyelini ortaya çıkarmak ve bunu sürdürülebilir kılmaktır. İnanıyorum ki, bu birlik çatısı altında dayanışmamızı büyüterek, ortak aklı güçlendirerek ve birlikte hareket ederek Trakya’nın geleceğini çok daha güçlü şekilde inşa edeceğiz. Bu duygularla bugüne kadar emek veren herkese teşekkür ediyor, bundan sonra görev alacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Birliğimiz daim olsun, Trakya’nın yarını aydınlık olsun. Hepinize saygılar sunuyorum.” Toplantı, yeni dönemde görev alacak üyelere başarı dilekleri ve Trakya’nın ortak geleceğine vurgu yapılan mesajlarla sona erdi.

Nilüfer’in Gıda Modeli Bükreş’te Anlatıldı Haber

Nilüfer’in Gıda Modeli Bükreş’te Anlatıldı

Nilüfer Belediyesi, Romanya’da düzenlenen “Bükreş Gıda Sohbetleri” toplantısında tarım arazilerinin korunması ve kentsel gıda güvenliği alanındaki çalışmalarını paylaştı. Nilüfer’in 107 noktadan oluşan gıda ağı ve dijital tarım uygulamaları, kendi gıda politikasını oluşturmaya hazırlanan Bükreş için referans modellerden biri oldu. Nilüfer Belediyesi, kentsel gıda direnci ve tarım alanlarının korunması konularındaki uygulamalarını Romanya’da düzenlenen “Bükreş Gıda Sohbetleri” (Bucharest Food Conversations) konferansında aktardı. Bükreş’in gıda politikası oluşturma sürecinin ilk adımı sayılan toplantıda, Nilüfer’in tarımsal altyapısı ve gıda tedarik zincirindeki rolü paylaşıldı. Institut Français de Roumanie’de yapılan ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Eurocities ile Let’s Food Association temsilcilerinin katıldığı zirvede Nilüfer Belediyesi’ni, Sağlıklı Kentler Proje Koordinatörü ve Nilüfer Planlama ve Kalkınma Ajansı (PlaKA) Sorumlusu Mehmet Can Yılmaz temsil etti. Hızlı kentleşme ve sanayi baskısı altındaki tarım topraklarını korumanın önemine değinen Yılmaz, arazilerdeki yapılaşma riskine karşı yürütülen çalışmaları anlattı. Yılmaz, belediyenin, kırsal ile kent arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla Hasanağa Gıda Merkezi ve Nilüfer Bostan satış noktaları üzerinden üretimi doğrudan kentliyle buluşturduğunu ve sürdürülebilir bir ekonomik model oluşturduklarını ifade etti. 107 NOKTADA GIDA AĞI Sistemin, 64 mahalle komitesi ve Nilüfer Kent Konseyi’nin dahil olduğu katılımcı bir yapıyla şekillendiğini belirten Yılmaz; tohum kütüphanesinden aşevlerine, kompost tesisinden çocuklara yönelik “Bostan Kaşifleri” eğitimlerine kadar 107 noktada faaliyet gösterdiklerini vurguladı. Toplantıda ayrıca, Nilüfer Belediyesi’nin test aşamasındaki tarım-gıda mobil uygulaması ile toprak kullanım haritaları ve analiz raporlarını içeren dijital altyapısı hakkında katılımcılara bilgi verildi. Yılmaz sunumunda, “Bu sistem, kadın derneklerinden mahalle komitelerine kadar tüm Nilüferlilerin desteğiyle oluşturulan kolektif bir yapıdır. Belediye olarak hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği dirençli bir kent için sistemdeki eksiklikleri gidermeye devam ediyoruz. Bu ekosistem, emek ve zaman verildiğinde yerel yönetimlerin neleri başarabileceğinin bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı Haber

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Nisan ayında sergilediği performansla Türkiye’nin dış ticaretine damga vurdu. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş tarafından açıklanan verilere göre, bölge ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla %27 artarak 1,65 milyar dolara yükseldi. ​Bu güçlü büyüme ivmesiyle birlikte, 2026 yılının ilk dört aylık döneminde (Ocak-Nisan) toplam ihracat %11 artışla 6,3 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış bölge ihracatı ise 17,4 milyar dolar seviyesine tırmandı. ​Sektörel Bazda Kimya ve Demir-Çelik Lokomotif Oldu ​Nisan ayı performansının ana itici gücü katma değerli üretim yapan sektörler oldu. AKİB bünyesindeki birliklerin ihracat karnesinde özellikle kimyevi maddeler ve demir-çelik sektörlerindeki rekor artışlar dikkat çekti. ​AKİB Nisan Ayı Sektörel Performans Özeti: ​Kimyevi Maddeler ve Mamulleri: 581,9 milyon dolar (%27 artış) ile birinciliği göğüsledi. ​Demir ve Demir Dışı Metaller: 418 milyon dolar (%46 artış) ile en güçlü büyüme oranlarından birini yakaladı. ​Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar: 173,3 milyon dolar (%29 artış) ile üçüncü sırada yer aldı. ​Yaş Meyve Sebze: 162,9 milyon dolar (%41 artış) ile tarım sektöründeki gücünü korudu. ​Diğer Sektörler: Tekstil 103,7 milyon dolar, Mobilya ve Orman Ürünleri 91,2 milyon dolar, Hazır Giyim ise 41,4 milyon dolarlık katkı sağladı. ​Avrupa ve Kuzey Afrika’da Pazar Derinliği Artıyor ​Başkan Veysel Memiş, AKİB’in pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlar verdiğini vurguladı. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler İtalya (145,2 milyon $), Romanya (141,8 milyon $) ve Irak (108,8 milyon $) olurken, bazı pazarlarda üç haneli büyüme oranları kaydedildi. ​En Hızlı Büyüyen Pazarlar: ​İspanya: %183 artış (84,4 milyon $) ​Fas: %154 artış (35,1 milyon $) ​Mısır: %88 artış (65,4 milyon $) ​İtalya: %80 artış ​Ukrayna: %74 artış ​Başkan Memiş, "İspanya ve İtalya gibi zorlu Avrupa pazarlarında bu denli yüksek artış yakalamak, doğru ürün konumlandırmasının sonucudur. Fas ve Mısır gibi Kuzey Afrika hatlarındaki ivme ise lojistik avantajlarımızı etkin kullandığımızı gösteriyor," dedi. ​"Üretim ve İhracata Desteklerle İvme Korunacak" ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, hükümet tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve sağlanan teşviklerin ihracatçılar için hayati önem taşıdığını belirtti. ​Başkan Memiş, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: ​"Kurumlar vergisi indirimi ve döviz dönüşüm desteğinin uzatılması, maliyet baskısı altındaki üreticimize nefes aldırmıştır. Kur, maliyet ve talep dengesi kritikliğini korusa da üretim kabiliyetimiz ve esnek pazar yapımızla yılı çift haneli büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz." ​Öte yandan, Irak pazarındaki yatay seyir ile Almanya ve Fransa gibi geleneksel pazarlardaki zayıf talebe dikkat çeken Memiş, bu durumu bir risk olarak değil, pazar çeşitlendirme stratejisini güçlendirmek için bir fırsat olarak okuduklarını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.