Hava Durumu

#Rusya

Kırsal Haber - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: “Rekolte Yüksek Ancak Fiyatlar Çok Düşük” Haber

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: “Rekolte Yüksek Ancak Fiyatlar Çok Düşük”

Türkiye’nin önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana’da erkenci portakal hasadı başladı. Kent genelinde 670 bin ton rekolte beklenirken, geçen yıl bahçede kilogramı 27-32 liradan satılan portakalın fiyatı bu yıl 5-7 liraya geriledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ihracatta yaşanan sorunlara dikkat çekerek üreticilere destek verilmesini istedi. Türkiye’nin narenciye ihtiyacının yüzde 65’inden fazlasını karşılayan Adana’da, erkenci Navelina ve Fukumoto cinsi portakalların hasadına başlandı. Kentte 160 bin dönüm alanda üretimi yapılan portakalın hasadı için işçiler sabahın erken saatlerinde bahçelere girdi. Toplanan portakallar, yurt içinde satışa sunulmak üzere Adana haline gönderildi. Adana’da Portakal Rekoltesi 670 Bin Ton Olarak Bekleniyor Adana’da dönüm başına ortalama 4 ton verim alınan portakalda, bu yıl kent genelinde 670 bin ton rekolte hedefleniyor. Ancak üretimdeki yüksek verime rağmen ihracatta yaşanan sorunlar, portakalın bahçe fiyatlarına yansıdı. Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş nedeniyle Karadeniz’de gemi trafiğinde yaşanan aksaklıklar, limon ve mandalinanın yanı sıra portakal ihracatını da etkiledi. Rusya ve Ukrayna pazarlarına ürünlerin sınırlı miktarda ve ağırlıklı olarak tırlarla gönderilebilmesi nedeniyle fiyatlar geriledi. Geçen yıl bahçede kilogramı 27 ile 32 lira arasında alıcı bulan portakal, bu yıl 5-7 liradan satılıyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: “Rekolte Yüksek Ancak Fiyatlar Çok Düşük” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, portakal üretiminde bu yıl yüksek rekolte beklendiğini ancak ihracatta yaşanan sorunların fiyatları olumsuz etkilediğini belirtti. Doğan, “Bu yıl rekolte yüksek ancak Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yurt dışına gidemiyor. O nedenle fiyatlar çok düşük. Geçen yıl bahçede kilogram fiyatı 27-32 liraydı ancak şu anda 5-7 lira. Mersin'den haftada 1-2 kere, Samsun'dan da yine aynı şekilde Rusya ve Ukrayna'ya gemi gidiyor ancak o yeterli değil” ifadelerini kullandı. Portakal Üreticileri İçin DFİF ve Navlun Desteği Talebi Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, üreticilerin yaşadığı sorunların hafifletilmesi amacıyla Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteği ile navlun desteğinin verilmesini istedi. Ürünü ağaçta kalan çiftçilere kilogram başına destek sağlanması gerektiğini belirten Doğan, şunları söyledi: “Ürünü ağaçta kalan çiftçiye kilogram başına 5 lira destek verilse, bu çok büyük para değil ama çiftçimizi rahatlatır. Geçen sene don olduğu için yok yılıydı, bu sene çok yılı. Limon ve mandalinada da verim çok ancak o da ihraç edilemediği için çok fazla para etmiyor.” Portakal Üreticisi: “Seneye Verim Almak İçin Hasat Yapıyoruz” Adana’da 240 dönüm alanda portakal üretimi yapan Vedat Yıldız da hasadın devam ettiğini ancak fiyatların düşük olduğunu belirtti. Ağaç başına 150-200 kilogram arasında verim aldıklarını ifade eden Yıldız, “240 dönüm alanda portakalımız var. Ağaç başı 150-200 kilogram arasında verim alıyoruz. Şu anda kilogram fiyatı 5 lira ve hasat devam ediyor. Seneye verim almak için meyveleri hasat yapıyoruz. Ağacın üzerinde bırakmakta olmuyor...” dedi.

Gülcan Kış: ''Çiftçinin Zararını Kim Karşılayacak?'' Haber

Gülcan Kış: ''Çiftçinin Zararını Kim Karşılayacak?''

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, limonda üretim maliyetinin altında kalan alım fiyatlarını ve narenciye ihracatındaki taşıma sorunlarını gündeme taşıdı. Ticaret Bakanlığının önergesine verdiği yanıtı değerlendiren Kış, “Navlun desteği sorduk, genel destekleri anlattılar. Üreticinin ürününü nasıl koruyacaklarını sorduk, somut bir tedbir açıklamadılar. Mersinli çiftçinin bir yıllık emeği, ‘değerlendiriyoruz’ cümlesine bırakılamaz” dedi. Mersin’de narenciye hasat ve ihracat sezonu sürerken, limon üreticisinin gündeminde düşük alım fiyatları, yüksek üretim maliyetleri ve dış pazarlara ulaşımda yaşanan güçlükler bulunuyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, üretici temsilcilerinin uyarılarına dikkat çekerek Ticaret Bakanlığından üreticinin gelirini koruyacak önlemleri ve bunların uygulama takvimini açıklamasını istedi. Kış’ın 23 Eylül 2026 tarihinde verdiği on soruluk yazılı önergeye, Ticaret Bakanı Ömer Bolat imzasıyla 22 Ekim’de gönderilen cevapta genel ihracat destekleri, tanıtım faaliyetleri, alternatif güzergâh çalışmaları ve Ukrayna ile ticaret anlaşmasına yer verildi. Ancak sevkiyat kayıplarının miktarı, navlun desteği, Mersin–St. Petersburg hattı ve üretici fiyatlarını koruyacak somut tedbirler konusunda istenen bilgiler açıklanmadı. “ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ SATTIĞINDA MASRAFINI KARŞILAYABİLECEK Mİ?” Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin’in 20 Ekim’de kamuoyuna yansıyan açıklamasında, limon alım fiyatlarının kilogram başına 4–15 lira, üretim maliyetlerinin ise 15–20 lira arasında değiştiğini belirttiğini hatırlatan Kış, bu tablonun üreticinin karşı karşıya olduğu gelir kaybını ortaya koyduğunu söyledi. Fiyatların ürünün çeşidine, kalitesine ve bahçenin koşullarına göre değişebildiğini belirten Kış, şöyle konuştu: “Üretici temsilcisi, alım fiyatlarının maliyeti karşılamadığını söylüyor. Çiftçi gübreye, ilaca, sulamaya, işçiliğe para harcıyor; aylarca bahçesinde çalışıyor. Hasat geldiğinde ise ürününü satıp masrafını çıkarıp çıkaramayacağını düşünüyor. Bakanlığın cevap vermesi gereken soru budur: Mersinli çiftçi bu sezon emeğinin karşılığını nasıl alacak?” “SORUNU DA ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ DE SEZON BAŞINDA İLETTİK” Mersin Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun eylül ayında güvenli sevkiyat, alternatif güzergâhlar ve taşıma kapasitesinin artırılması için çağrı yaptığını anımsatan Kış, üreticilerin taleplerini sezon başında Meclis gündemine taşıdığını belirtti. Önergede Rusya ve Ukrayna’ya sevkiyatta yaşanan iptal, gecikme ve kapasite kayıplarını; güvenli ticaret koridoru için yürütülen görüşmeleri; Mersin’den St. Petersburg’a düzenli deniz hattı oluşturulmasını ve navlun desteği verilmesini sorduğunu ifade eden Kış, şunları kaydetti: “Üreticilerimiz yalnızca sorun anlatmadı, çözüm de önerdi. Biz de bu taleplerin hangi aşamada olduğunu sorduk. Bakanlık on soruyu tek başlık altında cevapladı. Kaç sevkiyat aksadı, ne kadar kapasite kaybedildi, hangi destek ne zaman verilecek; bunlar açıklanmadı. Üreticinin önünü görebilmesi için açık karar, yeterli kaynak ve uygulama takvimi gerekiyor.” “MALİYETİ HESAPLADINIZ, ÜRETİCİYİ KORUMAK İÇİN NE YAPTINIZ?” Tarım ve Orman Bakanlığının 30 Eylül tarihli duyurusunda, Mersin’de narenciye üretim maliyetlerinin belirlenmesine yönelik teknik toplantı yapıldığının açıklandığına dikkat çeken Kış, toplantıda ele alınan maliyetlerin sonuçlarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Gübreleme, sulama, işçilik, hasat ve taşıma giderlerinin değerlendirildiği çalışmayı hatırlatan Kış, iki bakanlığa şu soruları yöneltti: “Kamunun elinde maliyet çalışması varsa sonuçlarını açıklayın. Mersin’de limonun, mandalinanın, portakalın kilogram başına üretim maliyetini ne kadar hesapladınız? Bu maliyetlerle bahçedeki alım fiyatlarını karşılaştırdınız mı? Üretici maliyetinin altında satış yapmak zorunda kalıyorsa hangi önlemi devreye sokacaksınız? Maliyet hesabı, çiftçiyi koruyacak karara dönüşmediği sürece bahçedeki sorunu çözmez.” “İHRACAT RAKAMI ÇİFTÇİNİN NET KAZANCINI GÖSTERMİYOR” Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin açıkladığı dokuz aylık verilerde ihracat artışı bulunduğunu belirten Kış, toplam ihracat gelirinin yeni hasat dönemindeki üretici fiyatlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Aynı Birliğin Karadeniz’de güvenli ticaret koridoru oluşturulması çağrısı yaptığına işaret eden Kış, “İhracatın artması ülkemiz için değerlidir. Ancak ihracat tablosundaki artış, çiftçinin cebine ne kaldığını tek başına göstermiyor. Üreticinin maliyeti, satış fiyatı ve borcu da o tablonun yanında görülmelidir. Mersin’in ihracattaki gücünü sürdürebilmesi için önce üreticisinin ayakta kalması gerekir” dedi. “YENİ HAT ÖNEMLİ; KAPASİTESİ VE MALİYETİ DE AÇIKLANMALI” Arkas’ın 30 Ekim tarihli açıklamasında, Mersin ile St. Petersburg arasında yıl sonuna kadar iki gemiyle çalışılması planlanan servise ilişkin bilgi verildiğini belirten Kış, alternatif deniz bağlantılarının geliştirilmesini önemli bulduğunu ifade etti. Kış, bu gelişmenin üretici ve ihracatçı açısından somut sonuçlarının izlenmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: “Yeni bağlantının sezonun ihtiyacını ne ölçüde karşılayacağını, taşıma maliyetini nasıl etkileyeceğini görmek istiyoruz. Kaç ton ürün taşınabilecek, seferler hangi sıklıkla yapılacak, küçük üretici ve ihracatçı bu imkândan nasıl yararlanacak? Bakanlık, özellikle sorduğumuz bu hat hakkında önerge cevabında bilgi vermedi. Şimdi kapasiteyi, maliyeti ve kamunun sağlayacağı desteği açıklamalıdır.” “BUGÜNKÜ HASADA BUGÜNÜN ÇÖZÜMÜ GEREKİYOR” Bakanlık cevabında Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması’na da yer verildiğini hatırlatan Kış, anlaşmanın ticarete katkısının önemli olduğunu, ancak mevcut hasat dönemindeki sorunlar bakımından somut sonuçlarının açıklanması gerektiğini söyledi. Bakanlığın bilgilendirmesine göre anlaşmanın 1 Ekim’de yürürlüğe girdiğini, mal ticaretine ilişkin gümrük vergisi indirimlerinin ise 1 Ocak 2027’de uygulanmaya başlayacağını belirten Kış, “Anlaşmanın bugünkü taşıma sorununa, navlun maliyetine ve üreticinin satış fiyatına katkısı nedir? Hasat takvimi ilerliyor. Çiftçinin ödemeleri beklemiyor. Bu sezonun ürününü ve üreticisini koruyacak kararların şimdi açıklanması gerekiyor” ifadelerini kullandı. “MERSİN’İN BEREKETİ ÜRETİCİSİNİN BORCUNA DÖNÜŞMESİN” Kış, Bakanlıklara üretim maliyetlerini yayımlama, sevkiyat kayıplarını açıklama, navlun desteği konusunda karar verme ve üretici örgütleriyle birlikte takvimli bir çalışma yürütme çağrısında bulundu. “Bu mesele bahçeden limana kadar Mersin’in meselesidir. Üreticinin kazanamadığı yerde tarım işçisi, nakliyeci, paketleme tesisi ve esnaf da etkilenir. Mersinli çiftçi üretmekten vazgeçmesin diye emeğinin karşılığını güvence altına almak zorundayız. Bakanlığın cevabı var; fakat üreticinin kazancını koruyacak somut kararlar o cevapta yok. Biz bu kararların takipçisi olacağız. Mersin’in bereketinin üreticisinin borcuna dönüşmesine izin vermeyeceğiz.”

Türkiye’nin Tarım ve Gıda İhracatı 20,84 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye’nin Tarım ve Gıda İhracatı 20,84 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe 2026 yılının eylül ayında ihracat 20,84 milyar dolar, ithalat ise 19,69 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracat yıllık bazda yüzde 5,93 artarken ithalattaki artış yüzde 18,41 oldu. Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörüne ilişkin 2026 yılı eylül ayı dış ticaret verileri açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dış ticaret verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan TGDF Veri Paneli verilerine göre, sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,93 artarak 20,84 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 18,41 artışla 19,69 milyar dolara ulaştı. Veriler, tarım ve gıda sektöründe hem ihracatın hem de ithalatın yükseldiğini ortaya koydu. İhracattaki artışa rağmen ithalatın daha yüksek oranda artması dikkat çekti. Tarım ve gıda ürünlerinde birim ihracat değeri arttı Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe birim ihracat değeri de yükseliş gösterdi. Eylül ayında ton başına ihracat değeri yüzde 13,2 artarak 1.583 dolara çıktı. Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) kapsamında açıklanan verilere göre, aylık bazda ihracat 2,38 milyar dolar, ithalat ise 1,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu dönemde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,99, ithalat ise yüzde 16,77 arttı. Tarım ve gıda ihracatında Irak ilk sırada Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında Irak ilk sırada yer aldı. Irak’a yapılan ihracat yüzde 7,96 artarak 2,487 milyar dolara ulaştı. Almanya, 1,637 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken bu ülkeye yapılan ihracat yüzde 12 arttı. Rusya Federasyonu ise 1,419 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada bulundu. Rusya’ya yapılan ihracatta yıllık bazda yüzde 21,11 artış gerçekleşti. Tarım ürünleri ithalatında Brezilya ilk sırada Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe en fazla ithalat gerçekleştirdiği ülke Brezilya oldu. Brezilya’dan yapılan ithalat 2,664 milyar dolar olarak kaydedildi. Rusya Federasyonu, 2,532 milyar dolarlık ithalatla ikinci sırada yer alırken Ukrayna’dan yapılan ithalat 1,639 milyar dolara ulaştı. Böylece Rusya ve Ukrayna, Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri tedarikinde öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. En çok ihraç edilen ürünler fındık ve ayçiçeği yağı oldu 2026 yılı eylül ayında ürün bazında ihracat sıralamasında fındık içi ilk sırada yer aldı. Fındık içi ihracatı yüzde 13,76 artarak 931 milyon doları aştı. Rafine ayçiçeği yağı ihracatı yüzde 17,64 artışla 928,7 milyon dolara yükseldi. Ambalajlı fındık ise yüzde 32,39 artışla 713,2 milyon dolarlık ihracat değeriyle üçüncü sırada yer aldı. İthalat tarafında ise soya fasulyesi ilk sırada bulundu. Eylül ayında soya fasulyesi ithalatı 1,643 milyar dolar olarak gerçekleşti. Soya fasulyesini 1,309 milyar dolarla dane mısır ve 1,129 milyar dolarla sığır ithalatı takip etti. Yaş meyve ve sebze ihracatta, hayvan yemi ithalatta öne çıktı Sektörel dağılıma göre, 2026 yılı eylül ayında en fazla ihracat gerçekleştiren sektör 3,299 milyar dolarla yaş meyve ve sebze oldu. Bu sektörü yaklaşık 2,338 milyar dolarla şekerli mamuller ve yaklaşık 1,898 milyar dolarla sert kabuklu meyveler takip etti. Toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 18,71 olan yaş meyve ve sebze sektörü ilk sıradaki yerini korudu. Şekerli mamullerin ihracattaki payı yüzde 13,26, sert kabuklu meyvelerin payı ise yüzde 10,77 olarak açıklandı. İthalatta ise hayvan yemi sektörü 5,422 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Hayvan yeminin toplam ithalat içindeki payı yüzde 33,66 oldu. Bitkisel yağ sektörü 2,755 milyar dolarlık ithalatla ikinci, şekerli mamuller sektörü ise 1,404 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. Bitkisel yağ sektörünün toplam ithalat içindeki payı yüzde 17,10, şekerli mamuller sektörünün payı ise yüzde 8,72 olarak kaydedildi. Tarım ve gıda ticaretinde ithalat artışı dikkat çekti Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörüne ilişkin eylül ayı verileri, ihracatta büyümenin sürdüğünü ancak ithalatın daha hızlı arttığını gösterdi. Fındık, ayçiçeği yağı ve yaş meyve-sebze ihracatı öne çıkarken soya fasulyesi, mısır ve hayvan yemi ithalatı dikkat çeken kalemler arasında yer aldı.

Türkiye’nin Somon İhracatında Hedefi Dünya Genelinde İlk Üçe Girmek Haber

Türkiye’nin Somon İhracatında Hedefi Dünya Genelinde İlk Üçe Girmek

Türk somonu ihracatında son yıllarda dikkat çekici bir başarı hikayesine imza atan Türk su ürünleri sektörü, 4 yıllık süreçte yakaladığı ivmeyle Çin, Fransa, Almanya, Litvanya, Rusya Federasyonu, Avustralya gibi ülkeleri geride bırakarak dünya genelinde 11. sıraya yükseldi. Türkiye'nin somon ihracatında yeni hedefi dünya genelinde ilk üçe girmek. Türk somonu, 2019 yılında Türk su ürünleri ihracatından yüzde 2,8 pay alıyorken, 2026 yılında Türk su ürünleri ihracatının yüzde 24’ünü temsil eder hale geldi. Türk somonu ihracatçıları, somon ihracatında dünya ihracatının üçte birini tek başına yapan Norveç’in tanıtım ve pazarlama stratejisine yön veren Norveç Deniz Ürünleri Konseyi’nin çalışma modelini hayata geçirmek istiyor. Türk somonunun bugünü ve geleceği Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde düzenlenen Türk Somonu Çalıştayı’nda masaya yatırıldı. Kızıltan: “Dünya somon ihracatından aldığımız pay yüzde 0,8’ten yüzde 1,7’ye yükseldi” Çalıştayda konuşan Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türk somonunun 40 ülkeye ihraç edilir konuma geldiğini, 2026 yılının ocak-eylül dönemindeki 1 milyar 810 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının yüzde 24’ünü Türk somonunun temsil ettiğini, Türk somonu ihracatının 9 aylık dönemde 431 milyon dolara ulaştığını dile getirdi. Somon ihracatının dünya genelinden 39 milyar doları aşan bir hacme sahip olduğu bilgisini veren Kızıltan, “Norveç, 12,5 milyar dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Şili 6,4 milyar dolar, İsveç 4,8 milyar dolarla takip ediyor. Türkiye 2025 yılı sonunda dünya somon ihracatından yüzde 1,7’lik payla 11. sırada. 2021 yılı sonrasında yakaladığımız ivmeyle Çin, Fransa, Almanya, Litvanya, Rusya Federasyonu, Avustralya’yı geride bıraktık. 2021 yılında dünya somon ihracatında yüzde 0,8 pay alıyorken 2025 yılı sonunda yüzde 1,7’ye yükseldik” şeklinde konuştu. Erling Haaland Norveç Somonunun Marka Büyükelçisi “Norveç Deniz Ürünleri Konseyi, Norveç deniz ürünlerinin küresel pazardaki değerini ve bilinirliğini artırmak amacıyla dünya genelinde kapsamlı ve çok kanallı tanıtım yapıyor” diyen Kızıltan sözlerini şöyle sürdürdü; “Norveçli deniz ürünü ihracatçılarının ödediği ihracat vergilerinden karşılanan konsey, dünyanın en büyük markasız ortak gıda pazarlama organizasyonlarından birisi konumunda. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi 2025 yılında çoğunluğu Norveç somonu için olmak üzere 43,5 milyon dolarlık tanıtım bütçesine sahip. 2026 bütçesi 45 milyon dolara yükseldi. 19 milyar dolara ulaşan somon tanıtım bütçesiyle ABD, İtalya, İspanya, Çin, Güney Kore ve Fransa başta olmak üzere çok sayıda ülkede Norveç somonu tanıtım çalışmaları yapılıyor. Norveç somonunun tanıtımı için ünlü isimlerle çalışılıyor. Norveçli ünlü futbolcu Erling Haaland ile uzun soluklu anlaşma yapıldı. Haaland Marka Büyükelçiliği görevine getirildi. Dünya genelinde reklam ve sosyal medya çalışmaları yapılıyor. Tanınmış şefler, beslenme uzmanları ve influencer’larla çalışıyorlar. Türk somonu için Norveç somonuna benzer bir tanıtım programını hayata geçirdiğimiz takdirde dünyanın en çok somon ihraç eden ilk üç ülkesinden biri olacak güce sahibiz.” Kılıçkaya; “Bugünkü seviye çok daha büyük bir ihracat potansiyelinin başlangıcı” Türk somonunun, yakaladığı ihracat ivmesi ve dünya pazarlarında giderek güçlenen konumuyla ülkemizin su ürünleri sektöründe ortaya çıkan yeni fırsatların en somut örneklerinden biri hâline geldiğinin altını çizen Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, Türk somonunun başta Rusya ve Vietnam olmak üzere uluslararası pazarlarda giderek artan talebiyle önemli bir gelişim potansiyelini ortaya koyduğunu kaydetti. Kılıçkaya, “Türk somonunun bugün ulaştığı seviyeyi bir sonuçtan ziyade, çok daha büyük bir ihracat potansiyelinin başlangıcı olarak görüyoruz” şeklinde konuştu. Türkyılmaz: “Türk somonu ihracatında pazar çeşitliliğini artırmalıyız” Türk somonunu, tarım sektöründe gelişimin dikkat çekici örneklerinden birisi olarak tanımlayan Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türk somonunun uluslararası pazarlarda önemli bir yer edindiğini vurguladı. “Türk somonu ihracatının belirli pazarlarda yoğunlaşması pazar çeşitliliğinin artırılmasını gerekli kılmaktadır” tespitinde bulunan Türkyılmaz, “Yeni pazarlara erişim, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi ve birim ihracat değerinin yükseltilmesi; kalite, güvenilirlik ve markalaşmayla birlikte ele alınmalıdır. Bugünkü çalıştayın temel başlıklarından biri olan standartlaşma konusunun Türk somonunun sürdürülebilir gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade etmek isterim. Ürün tanımı ve sınıflandırması, kalite özellikleri, hasat ve işleme uygulamaları, izlenebilirlik ve pazarlama süreçlerinin ortak bir anlayışla ele alınması gerektiğine inanıyorum. Türk somonu elbette biyolojik olarak gökkuşağı alabalığıdır. Bununla birlikte, ülkemizde gelişen üretim modeli ve ticari kimliği sayesinde uluslararası pazarlarda kendine özgü bir konum kazanmıştır. Bu konumun güçlendirilmesi için bilimsel doğruluk, ilgili mevzuat, ürün kalitesi, tüketici güveni ve ticari beklentilerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Geçmişte yürütülen çalışmaların birikiminden yararlanarak ortak bir yaklaşım geliştirilmesini ve somut sonuçlara ulaşılmasını önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Türk Somonu Çalıştayı’nda; Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi, TİM Tarım Kurulu, Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu, su ürünleri sivil toplum kuruluşları Türk somonunun ihracat hedeflerine ulaşması için bir araya geldi. Türk somonu ihracatında baş döndürücü yükseliş Türkiye, 2019 yılında 29 milyon dolarlık Türk somonu ihraç ediyorken, 2020 yılında 56,8 milyon dolarlık ihracata imza attı. Türk su ürünleri sektörü 2021 yılında 131 milyon dolarlık Türk somonu ihracat hacmine ulaşırken, 2022 yılında 363,1 milyon dolara sıçradı. Türk somonu ihracatı 2023 yılında 396 milyon dolara, 2024 yılında 458,5 milyon dolara ilerledi. 2025 yılında 520 milyon dolarla tarihi zirveyi gördü.

Karadeniz’de Güvenli Ticaret Koridorunun Acilen Oluşturulması Gerekiyor Haber

Karadeniz’de Güvenli Ticaret Koridorunun Acilen Oluşturulması Gerekiyor

Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatı ocak-eylül döneminde yüzde 42 artışla 3,17 milyar dolara ulaşırken, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği aynı dönemde ihracatını yüzde 55 artırarak 1,38 milyar doların üzerine çıkardı. Ulusal sektör ihracatının yaklaşık yüzde 44’ünü gerçekleştiren Birlik; mandalina ve şeftali başta olmak üzere birçok ürün grubunda kaydettiği yükselişle sektörün büyümesine önemli bir katkı sağladı. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, 2026 yılı üçüncü çeyreği sonu itibarıyla sektörün ihracat performansını değerlendirdi. Sarıkaya; üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıma, ürün çeşitliliğini artırma ve ticari ilişkileri geliştirme çalışmalarının sonuçlarını almaya devam ettiklerini belirtti. Geçen yılın aynı döneminde 894,2 milyon dolar olan Birlik ihracatını 1,38 milyar doların üzerine çıkardıklarını kaydeden Sarıkaya, dokuz ayda toplam 1,2 milyon ton ürünü dünya pazarlarında değere dönüştürdüklerini açıkladı. "En çok narenciye ve sert çekirdekli meyveler ihraç ettik" Narenciye ve sert çekirdekli meyvelerin, Birliğin yılın ilk 9 ayındaki ihracat artışında belirleyici rol üstlendiğini vurgulayan Sarıkaya, narenciye ihracatının yüzde 72 artışla 642,5 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Sarıkaya; mandalinanın yüzde 86 artış ve 357,9 milyon dolarlık ihracat değeriyle Birlik ihracatından yaklaşık yüzde 26 pay aldığını ifade etti. Şeftali ihracatında da güçlü bir performans sergilendiğini aktaran Sarıkaya; bu ürün grubunda miktar bazında yüzde 132, değer bazında ise yüzde 144 artışla 221,1 milyon dolarlık dış satıma ulaşıldığını bildirdi. Limon ihracatının 171,1 milyon dolar, kayısının 78,2 milyon dolar, portakalın ise 67 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Sarıkaya, kiraz ve vişne ihracatının yüzde 584 artışla 33,4 milyon dolara yükselmesinin dikkat çekici olduğunu kaydetti. Başkan Sarıkaya, “Ürün gruplarında yakalanan bu başarı; mevcut pazarların yanında farklı pazarlardaki talebin doğru değerlendirilmesinin bir sonucu olarak gerçekleşti. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracat yüzde 47 artışla 463,4 milyon dolara ulaştı. Yakın coğrafyadaki pazarlarda artan ticari hareketliliğin yanı sıra Avrupa pazarlarındaki ilişkilerin geliştirilmesi de ihracat performansımıza önemli katkılar sağladı.” dedi. “Mersin, 937,1 milyon dolarlık ihracatla Türkiye yaş meyve sebze sektöründeki liderliğini korudu” Mersin, Hatay ve Adana’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve lojistik avantajlarıyla sektörün gelişiminde önemli rol üstlendiğini ifade eden Sarıkaya, 9 aylık bölge ihracatını illere göre değerlendirirken şunları söyledi: “Bölgemizdeki iller bazında ihracat performansına bakıldığında, Mersin 937,1 milyon dolarlık dış satım ve yüzde 30’luk payla Türkiye yaş meyve sebze ihracatındaki liderliğini korudu. Hatay’ın ihracatı ise yüzde 22 artışla 375,4 milyon dolar oldu. Adana’nın ihracatı 129,9 milyon dolar düzeyinde oluştu.” “Karadeniz’de güvenli ticaret koridorunun acilen oluşturulması gerekiyor” Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında sevkiyatların yaklaşık yüzde 80’inin deniz, yüzde 20’sinin kara yoluyla gerçekleştirildiğine dikkat çeken Sarıkaya, özellikle yüksek rekolte beklentisinin bulunduğu narenciye sezonunda deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksaklıkların ihracatı ciddi ölçüde sekteye uğratabileceğini ifade etti. Sarıkaya, “Narenciye sezonuna girerken Karadeniz’de güvenli bir ticaret koridorunun acilen oluşturulması gerekiyor. Rekoltenin yüksek olduğu bu dönemde ürünlerimizi pazarlara zamanında ulaştıramamamız, ihracatımızda önemli kayıplara yol açabilir. Üreticimizin emeğinin karşılığını bulması ve ihracat pazarlarımızdaki konumumuzun korunması için deniz taşımacılığının güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülmesi büyük önem taşıyor.” diye konuştu. “Küresel pazarlarda yeni fırsatlar peşindeyiz” Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin uluslararası tanıtım faaliyetlerinin ihracat hedeflerini doğrudan desteklediğini belirten Sarıkaya; eylül ayında Rusya’da düzenlenen WorldFood Moscow 2026 ve ekim ayında İspanya’da gerçekleştirilen Fruit Attraction 2026 fuarlarında sektör temsilcilerini uluslararası alıcılarla buluşturduklarını ifade etti. Madrid’deki fuara koordinasyonunu üstlendikleri milli katılım organizasyonu kapsamında 23 firmayla katıldıklarını kaydeden Sarıkaya, 50’den fazla ülkeden gelen alıcılar ve perakende temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerin yeni ticari bağlantıların kurulması ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi açısından büyük fırsatlar sunduğunu vurguladı. Moskova’daki temaslarda narenciye, kayısı ve nar gibi taze ürünlerin yanı sıra dondurulmuş meyve ve meyve püresine yönelik talebi de değerlendirdiklerini aktaran Sarıkaya, özellikle premium segment limon ve mandalinaya gösterilen ilginin öne çıktığını belirtti. Hindistan gibi alternatif pazarlara elma ihracatı konusunda da uluslararası ölçekte görüşmeler gerçekleştirdiklerini bildiren Sarıkaya, fuarların farklı pazarlardaki talebi yakından izlemek ve yeni ihracat fırsatlarını yakalamak için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak küresel pazarlarda uzun vadeli ticari ilişkilere odaklandıklarını vurgulayan Sarıkaya, “Kalıcı ihracat başarısının anahtarı, sürdürülebilir ve güçlü ticari ilişkiler kurmaktır. Amacımız; güvenilir tedarikçi kimliğimizi pekiştirmek, ürün portföyümüzü pazar beklentilerine göre şekillendirerek üreticimizin altın teri ve emeğini dünya sofralarında daha güçlü konumlandırmaktır.” diye konuştu.

Satsuma Mandalinada İhracat Zamanı Haber

Satsuma Mandalinada İhracat Zamanı

Sonbahar ve Kış mevsimlerinde C vitamini deposu olan, soğuk algınlığına karşı kalkan görevi gören, aroması, ince kabuğu ve çekirdeksiz yapısıyla en çok tercih edilen mandalina türü satsumada ihracat zamanı. Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihinde başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. Balık: “Rekoltede yüzde 10-20 artış bekliyoruz” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Uçak: “Mandalina ihracatında pazar çeşitliliği ve katma değer önemli” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında bağışıklığınızı mandalinayla güçlendirin Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi. Rusya’ya ihracatta gemi yolu açılmalı, AB’ye ihracatta dozvala belgesi limiti artırılmalı Gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, yaş meyve sebze ihracatında en büyük ihraç pazarları olan Rusya Federasyonu’na savaş nedeniyle gemi yolunun kapalı olduğunu, Avrupa Birliği’ne ihracatta Macaristan üzerinden gidecek araçlar için Dozvala Belgesi kotasının dolması nedeniyle sorunlar yaşandığını ihracatta aksama yaşanmaması için iki güzergahtaki lojistik sorunlarının çözülmesi gerektiğini, aksi takdirde ihracatta kayıplar yaşanabileceğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığındaki komisyon emsal bahçelerde yaptığı incelemeler ve İzmir Laboratuvar Müdürlüğü’nün analizleri sonucunda, satsuma mandalinanın ihracatı için 19 Ekim 2026 Pazartesi günü başlanmasına karar verilmişti. “Satsuma Mandalina Hasat Töreni”ne; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği YK Üyesi Sadık Demircan, DK Üyesi Recep Çöpten ve mandalina üreticileri katıldı.

Dünyanın Gıda Ambarı Türkiye Haber

Dünyanın Gıda Ambarı Türkiye

Türkiye, 2026 yılının ilk dokuz ayında tarım ürünleri ihracatını yüzde 4 geliştirerek 27,1 milyar dolara taşıdı. Türkiye’nin yıllık tarım ürünleri ihracatı da yüzde 4’lük artışla 37,5 milyar doları aştı. Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu.

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü İhracatta Zirveye Demir Atmak İstiyor Haber

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü İhracatta Zirveye Demir Atmak İstiyor

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2026’nın ilk 9 ayında ihracatını yüzde 15 artırarak 1 milyar 509 milyon dolara taşıdı. Eylül ayında 193 milyon dolarlık ihracata imza atan Birlik, Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altında tarihinde ilk kez ayın ihracat şampiyonu oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, “Hedefimiz zirveye çıkmakla yetinmeyip zirveye demir atmak” dedi. Son çeyrek asırda ihracat performansıyla öne çıkan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki ağırlığını artırıyor. Ağustos ayında son 12 aylık ihracatı ilk kez 2 milyar dolar barajını aşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, eylül ayında gerçekleştirdiği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliği arasında ilk kez ayın ihracat lideri oldu. Birlik, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artırarak 1 milyar 313 milyon dolardan 1 milyar 509 milyon dolara çıkardı ve yeni bir rekora imza attı. “Hedefimiz zirveye demir atmak” Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde ilk kez en fazla ihracat gerçekleştiren birlik olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, sektörün 25 yıllık dönüşümüne dikkat çekti. Demir, “2001 yılında 50 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde son sırada yer alan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz, bugün 2 milyar doların üzerinde ihracat hacmine ulaşan bir yapıya kavuştu. 2001 yılında Ege İhracatçı Birlikleri’nin toplam ihracatında yüzde 1,8 pay alıyorken günümüzde yüzde 15,3’e ulaştık. Bu başarı, üretim gücümüzün, ihracatçılarımızın girişimciliğinin ve uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğimizin sonucu. Eylül ayında elde ettiğimiz liderlik önemli bir kilometre taşı. Ancak hedefimiz zirveye çıkmakla yetinmeyip zirveye demir atmak. Bu başarıya katkı sağlayan tüm ihracatçılarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu. İhracatın lokomotifi su ürünleri Su ürünleri sektörünün ihracatın lokomotifi olmayı sürdürdüğünü belirten Demir, 2026 yılının ocak-eylül döneminde su ürünleri ihracatının 1 milyar 222 milyon dolara ulaştığını söyledi. Su ürünlerinin Birliğin toplam ihracatındaki payının yüzde 81'e yükseldiğini kaydeden Demir, levrek, çipura ve Türk somonunun uluslararası pazarlardaki güçlü konumunun ihracat performansına önemli katkı sağladığını vurguladı. Levrek ihracatı 531 milyon dolara ulaştı Türkiye’nin levrek ve çipura üretimi ile ihracatında dünya birincisi konuma geldiğini belirten Demir, Egeli ihracatçıların bu iki üründe göz kamaştırıcı başarıya imza attıklarını ifade etti. Demir, “2026 yılının ocak-eylül döneminde levrek ihracatımız yüzde 25 artışla 424 milyon dolardan 531 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin toplam 596 milyon dolarlık levrek ihracatının yüzde 89’unu Egeli ihracatçılarımız gerçekleştirdi. Çipura ihracatımız da 390 milyon dolara ulaşırken Türkiye’nin toplam çipura ihracatının yüzde 86’sını karşıladık. Türk somonu ihracatımız ise yüzde 24 artışla 176 milyon dolardan 216 milyon dolara çıktı” dedi. Yumurta ihracatında yüzde 79 artış Su ürünlerinin yanı sıra diğer ürün gruplarında da ihracat artışlarının yaşandığını belirten Demir, “Yumurta ihracatımız 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 79 artışla 71 milyon dolardan 128 milyon dolara yükseldi. Böylece yumurta, su ürünlerinin ardından en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ürün gruplarından biri oldu. Aynı dönemde kanatlı sektörümüz 93 milyon dolar, süt ürünleri sektörümüz 27 milyon dolar, bal sektörümüz 10,6 milyon dolar, diğer ürün gruplarımız ise 24 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Tüm ürün gruplarımızın katkısıyla ihracatımızı 2027 yılında 2,3 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu. Rusya’ya su ürünleri, İtalya’ya yumurta, Irak’a kanatlı ürünleri ihraç ettik Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin su ürünleri ihracatında ilk sırayı 182 milyon dolarla Rusya Federasyonu alırken, Yunanistan, İtalya’yı geçerek 179 milyon dolarla ikinci sıraya yerleşti. İtalya ise, 175 milyon dolarlık Türk balıkları talebiyle listedeki güçlü konumunu korudu. Yumurta ihracatında İtalya 26 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, Polonya’ya yumurta ihracatı yüzde 704’lük rekor artışla 2 milyon 2,7 milyon dolardan 22 milyon dolara fırladı ve zirve ortağı oldu. Yumurta ihracatında üçüncü büyük pazar Birleşik Arap Emirlikleri’ne 17,8 milyon dolarlık yumurta ihraç edildi. Kanatlı ürünleri ihracatında Irak 14,8 milyon dolarla listenin birinci sırasında yer alırken, süt ürünleri ihracatımızda 3,3 milyon dolarlık tutarla Kıbrıs Türk Cumhuriyeti öne çıktı. Bal ihracatının zirvesinde 5,5 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı.

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı Haber

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık dış ticaret verilerini değerlendirdi. Gürer, ihracatın yüzde 5,09 artmasına karşılık ithalatın yüzde 17,72 yükseldiğine dikkat çekerek, “Tarım ve gıda sektöründe ithalata dayalı yapı daha da belirgin hale geliyor. İhracat sınırlı artarken ithalat çok daha hızlı büyüyor” dedi. Gürer, 2026 yılının ilk 8 ayında tarım, gıda ve içecek sektöründe ihracatın 21 milyar 190 milyon dolara, ithalatın ise 20 milyar 430 milyon dolara ulaştığını belirtti. Geçen yıl aynı dönemde 20 milyar 160 milyon dolar olan ihracatın yalnızca yüzde 5,09 arttığını ifade eden Gürer, 17 milyar 360 milyon dolar seviyesindeki ithalatın ise yüzde 17,72 yükseldiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “İhracat ile ithalat arasındaki artış hızına baktığımızda ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. İhracat yüzde 5,09 artarken ithalat yüzde 17,72 artıyor. Yani ithalatın büyüme hızı ihracatın büyüme hızının üç katından fazla. Bu tablo, tarım ve gıda sektöründe dışa bağımlılığın sürdüğünü gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. AĞUSTOS AYINDA İTHALATTA YÜZDE 34,38 ARTIŞ TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağustos 2026'da sektörün 2 milyar 530 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, geçen yılın aynı ayında ihracatın 2 milyar 300 milyon dolar olduğunu aktardı. Aynı dönemde ithalatın ise 1 milyar 490 milyon dolardan 2 milyar 10 milyon dolara yükseldiğini belirten Gürer, “Ağustos ayında ihracat yüzde 9,61 artarken ithalat yüzde 34,38 arttı. Bir tarafta ihracat artıyor ama diğer tarafta ithalat çok daha hızlı yükseliyor. Tarım ve gıda sektöründe üretim gücümüzü artırmak yerine dışarıdan daha fazla ürün ve girdi almaya devam ediyoruz” dedi. HAYVAN YEMİ İTHALATI 1 MİLYAR 225 MİLYON DOLAR ARTTI İthalat kalemleri içerisinde hayvan yeminin dikkat çekici bir noktaya geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artışın 1 milyar 225 milyon dolar olduğunu belirterek, “Bunun yanı sıra bitkisel yağ ithalatı 389 milyon dolar, un ithalatı 356 milyon dolar ve canlı hayvan ithalatı 238 milyon dolar arttı. Hayvancılıkta yem sorununu çözemediğimiz gibi yem ithalatını da artırıyoruz. İlk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatı da 238 milyon dolar artmış durumda. Hem hayvanı hem de hayvanın temel girdisini dışarıdan alıyoruz” dedi. SOYA VE MISIR İÇİN MİLYARLARCA DOLAR ÖDENİYOR Tarım ve hayvancılığın temel girdilerinde ithalatın boyutuna dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda 1,6 milyar dolarlık soya fasulyesi, 1,3 milyar dolarlık dane mısır ve 1,1 milyar dolarlık ham ayçiçeği yağı ithal edildi. Bu üç ürün grubunun toplam ithalat değerinin yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı” diye konuştu. CANLI HAYVAN İTHALATI DA ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatındaki artışın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “İlk 8 ayda canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar, yalnızca Ağustos ayında 125,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi” dedi. AĞUSTOSTA 377,8 MİLYON DOLARLIK ÜÇ KALEM Ağustos ayındaki ithalat kalemlerine de değinen Gürer, yalnızca soya küspesi, sığır ve rafine palm yağı ithalatının toplamının 377,8 milyon dolara ulaştığını belirtti. Gürer, Ağustos ayında; 137,9 milyon dolar soya küspesi, 125,1 milyon dolar sığır, 114,8 milyon dolar rafine palm yağı ithal edildiğini aktardı. İHRACATTA ŞEKERLİ MAMULLER, UN, BEYAZ ET VE BAKLİYAT GERİLEDİ Ömer Fethi Gürer, toplam ihracat rakamındaki artışın sektörün bütün ürün gruplarında aynı şekilde gerçekleşmediğini de dikkat çekerek, “İlk 8 ayda; Şekerli mamuller ihracatı 227 milyon dolar, un ihracatı 189 milyon dolar, beyaz et ihracatı 150 milyon dolar ve bakliyat ihracatı 114 milyon dolar geriledi” şeklinde konuştu. Gürer, “Toplam ihracat rakamındaki yüzde 5,09'luk artış, bütün sektörlerde olumlu bir tablo olduğu anlamına gelmiyor. Önemli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kayıpları yaşanıyor. Şekerli mamullerden una, beyaz etten bakliyata kadar birçok üründe gerileme söz konusu” dedi. TÜRKİYE TARIMSAL GİRDİDE DIŞ PAZARLARA BAĞIMLI Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektöründeki ithalat kaynaklarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda Brezilya'nın 2 milyar 590 milyon dolarla ilk sırada bulunduğunu belirtti. Brezilya'yı 2 milyar 553 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 656 milyon dolarla Ukrayna ve 1 milyar 596 milyon dolarla ABD izledi. İTHALATA ÖDENEN KAYNAK YERLİ ÜRETİME AKTARILMALI Tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık verilerinin, ithalatın ihracattan çok daha hızlı büyüdüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İlk 8 ayda 20 milyar 430 milyon dolarlık ithalat gerçekleşmiş. Bunun içinde yalnızca soya fasulyesi 1,6 milyar dolar, dane mısır 1,3 milyar dolar, ham ayçiçeği yağı 1,1 milyar dolar. Hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar. Bu kaynakların daha büyük bölümünü kendi çiftçimize, kendi üreticimize aktarmamız gerekiyor” diye konuştu. Öne çıkan rakamlar İhracat: 21,19 milyar dolar İthalat: 20,43 milyar dolar İhracat artışı: %5,09 İthalat artışı: %17,72 Ağustos ihracatı: 2,53 milyar dolar Ağustos ithalatı: 2,01 milyar dolar Ağustos ithalat artışı: %34,38 Hayvan yemi ithalatındaki artış: 1,225 milyar dolar Bitkisel yağ ithalatındaki artış: 389 milyon dolar Un ithalatındaki artış: 356 milyon dolar Canlı hayvan ithalatındaki artış: 238 milyon dolar Soya fasulyesi ithalatı: 1,6 milyar dolar Dane mısır ithalatı: 1,3 milyar dolar Ham ayçiçeği yağı ithalatı: 1,1 milyar dolar Şekerli mamuller ihracatındaki düşüş: 227 milyon dolar Un ihracatındaki düşüş: 189 milyon dolar Beyaz et ihracatındaki düşüş: 150 milyon dolar Bakliyat ihracatındaki düşüş: 114 milyon dolar.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.