Hava Durumu

#Rusya

Kırsal Haber - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mayıs Ayında Yaş Meyve Sebze İhracatının Yüzde 41’ini Şeftali Oluşturdu Haber

Mayıs Ayında Yaş Meyve Sebze İhracatının Yüzde 41’ini Şeftali Oluşturdu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Türkiye’nin mayıs ayında 322,1 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştirdiğini belirtti. İhracat miktarında yüzde 22’lik düşüş yaşanmasına karşın değer bazında yüzde 14’lük artış elde edildiğini vurgulayan Sarıkaya, söz konusu performansın sektörün yüksek katma değerli ihracata yönelme hedefinin sahada karşılık bulduğunu ve rekabet gücünü artırdığını gösterdiğini söyledi. Türkiye yaş meyve sebze ihracatında lider konumda bulunan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin mayıs ayında gerçekleştirdiği 165,6 milyon dolarlık dış satımla, sektör ihracatına yüzde 51 oranında destek verdiğini vurgulayan Başkan Sarıkaya, “Üreticilerimizden ihracatçılarımıza uzanan güçlü değer zincirimizin katkısıyla elde ettiğimiz bu performans, Akdeniz Bölgesi’nin yaş meyve sebze sektöründeki liderliğini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü yansıtıyor. Sürdürülebilir üretim, kaliteli ürün arzı ve pazar çeşitlendirme stratejilerimizle sektörümüzün ihracatını daha yüksek seviyelere taşımaya kararlıyız.” dedi. Yaş meyve grubu ihracatı sırtladı, şeftali zirveye çıktı Özellikle yaş meyve grubunun sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadığına dikkati çeken Başkan Sarıkaya, bu kümede değer bazında yüzde 21 artışla 227,6 milyon dolara ulaşıldığını, toplam sektör ihracat gelirlerinin yüzde 71’inin yaş meyve grubundan elde edildiğini ifade etti. Şeftalinin mayıs ayının açık ara yıldızı olduğunu vurgulayan Sarıkaya, “Şeftali ihracatımız miktarda yüzde 141, değerde ise yüzde 128 artarak 132,5 milyon dolara yükseldi. Toplam yaş meyve sebze ihracatımızın yüzde 41’ini tek başına şeftali oluşturdu. Bu performans, ürün bazında yakalanan en güçlü büyüme hikâyelerinden biridir.” diye konuştu. 49,7 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alan kayısının başarılı performansını değerlendiren Başkan Sarıkaya, miktar bazında yüzde 14’lük düşüşe karşın değer bazında yüzde 10’luk artış sağlanmasının, ürünün küresel pazarlardaki talep gücünü ve fiyatlama avantajını koruduğunu gösterdiğini ifade etti. “Portakal ihracatında 4 haneli artış yakaladık” Narenciye grubundaki yükselişin de dikkat çekici olduğunu ifade eden Sarıkaya, limon ihracatının yüzde 13 artışla 16,4 milyon dolara, mandarin ihracatının yüzde 232 artışla 11,9 milyon dolara ulaştığını söyledi. Portakal ihracatında yüzde 1.137, greyfurt ihracatında ise yüzde 179 oranında değer artışı sağlandığını vurgulayan Sarıkaya, “Narenciye ürünlerinde elde ettiğimiz bu güçlü ivme, Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki talep gücünü açıkça ortaya koyuyor.” diye konuştu. Öte yandan sebze grubunda daha temkinli bir görünüm yaşandığını belirten Sarıkaya, domates ihracatının yüzde 40 gerileyerek 15,7 milyon dolara düştüğünü, buna rağmen biber ihracatının yaklaşık 20 milyon dolarlık hacimle lider sebze ürünü olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Kabak ihracatında yakalanan yüzde 54’lük değer artışının ise sektör adına önemli bir başarı olduğunu dile getirdi. “Irak, tek başına toplam ihracatın yüzde 35’ini oluşturarak en büyük pazar konumunu korudu” Mayıs ayı ülke bazlı ihracat verilerini değerlendiren Sarıkaya, Türk yaş meyve sebze sektörünün başta Ortadoğu, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Avrupa pazarlarında güçlü konumunu koruduğunu vurguladı. Sarıkaya, ihracatın coğrafi dağılımına bakıldığında yakın ve geleneksel pazarlardaki talebin sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Mayıs ayında Irak’ın 111,3 milyon dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en büyük pazarı olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Sarıkaya, bu ülkeye yapılan ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56 arttığını kaydetti. Irak’ın tek başına toplam ihracatın yüzde 35’ini oluşturduğuna dikkat çeken Sarıkaya, “Irak pazarı, Türk yaş meyve ve sebze sektörü için stratejik önemini koruyor. Bölgedeki güçlü ticari ilişkiler ve lojistik avantajlarımız ihracat performansımıza doğrudan yansıyor.” dedi. Rusya Federasyonu’nun 87,9 milyon dolarlık ihracat hacmiyle ikinci sırada yer aldığını belirten Sarıkaya, bu pazarda değer bazında yüzde 25 büyüme sağlandığını ifade etti. Irak ve Rusya’ya gerçekleştirilen toplam ihracatın yaklaşık 200 milyon dolara ulaştığını kaydeden Sarıkaya, “İki ülke toplam ihracatımızın yüzde 62’sini oluşturuyor. Bu tablo, sektörün bölgesel pazarlardaki güçlü pozisyonunu net biçimde gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Alternatif pazarlarda yaşanan yüksek büyüme dikkat çekici” Avrupa pazarlarında ise daha seçici ve değer odaklı bir ihracat yapısının öne çıktığını belirten Sarıkaya, Romanya, Almanya ve Ukrayna gibi önemli pazarlarda değer kayıpları yaşanmasına rağmen Polonya’da yüzde 8, Birleşik Krallık’ta yüzde 26 ve Çekya’da yüzde 28 oranında artış elde edildiğini söyledi. Verilerde en dikkat çekici gelişmelerden birinin alternatif pazarlarda yaşanan yüksek büyüme olduğunu vurgulayan Sarıkaya, Gürcistan’a yapılan ihracatın değer bazında yüzde 113, Belarus’a yüzde 176 ve Lübnan’a yüzde 2.734 oranında arttığını belirtti. Bu tablonun pazar çeşitlendirme çalışmalarının olumlu karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade eden Sarıkaya, “Geleneksel pazarlarımızdaki gücümüzü korurken yeni ve gelişen pazarlarda yakaladığımız yüksek büyüme oranları sektörümüz açısından son derece kıymetlidir. Özellikle Lübnan, Belarus ve Gürcistan gibi pazarlarda elde edilen ivme, ihracatçılarımızın yeni fırsatları başarıyla değerlendirdiğini gösteriyor.” diye konuştu.

AHBİB İhracatta Hem Ürün Hem Pazar Çeşitliliği İle Büyüdü Haber

AHBİB İhracatta Hem Ürün Hem Pazar Çeşitliliği İle Büyüdü

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında 151,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatlarını yüzde 4 artırdıklarını belirten AHBİB Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında özellikle Umman, Filistin, Libya, Sudan, Kenya, Tanzanya ve Somali pazarlarında kaydedilen güçlü artışların ihracat performansına önemli katkı sağladığını ifade etti. Mevcut pazarlardaki güçlü konumlarını korumayı sürdürdüklerini kaydeden Veysel Memiş, yeni ve gelişen pazarlarda yakalanan ivmenin sektörün büyüme potansiyelini desteklediğini ve ihracatın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına olanak sağladığını vurguladı. Bakliyat, pastacılık ürünleri ve şeker ihracatı başı çekti AHBİB’in mayıs ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ürün grubunun 31,6 milyon dolar değer ve yüzde 21 pay ile bakliyat sektörü olduğunu belirten Veysel Memiş, “Bakliyat grubunda özellikle kırmızı mercimek ihracatında elde ettiğimiz 21,6 milyon dolarlık hacim sektörümüzün üretim ve tedarik gücünü ortaya koydu. Kırmızı mercimek tek başına toplam ihracatımızın yüzde 15’ini oluşturdu. Irak, Sudan, Filistin, Kenya ve Cibuti gibi pazarlarda elde ettiğimiz güçlü performans, bölgemizin geleneksel ürünlerdeki rekabet avantajını teyit etti.” dedi. Pastacılık ürünlerinin 29 milyon dolarlık ihracat hacmiyle sektörün en güçlü kalemlerinden biri olmaya devam ettiğini dile getiren Memiş, tatlı bisküvi ve gofretler ile diğer pastacılık ürünlerinde sürdürülebilir bir ihracat performansı sergilendiğini kaydetti. Japonya, Irak, Yemen, Rusya Federasyonu ve Almanya gibi pazarlarda Türk gıda ürünlerine yönelik ilginin artarak devam ettiğini söyledi. Şeker ve şeker mamulleri sektöründe yüzde 26 artışla 21,7 milyon dolarlık ihracata ulaşıldığını belirten Memiş, özellikle şeker ihracatında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.068’lik artış yakalanmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında artan talebin sektörün büyümesini desteklediğini ifade eden Memiş, “İran, Hollanda, Almanya ve Rusya Federasyonu başta olmak üzere birçok pazarda güçlü bir ivme yakaladık.” diye konuştu. Afrika ve Körfez ülkeleri ihracatın lokomotifi oldu AHBİB’in mayıs ayı performansını ülkelere göre değerlendiren Başkan Veysel Memiş, ihracat yaptıkları ülke sayısının 100’ü aştığını, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa pazarlarında kaydedilen güçlü performansın sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığını belirtti. Veysel Memiş, şunları söyledi: “Mayıs ayında en büyük pazarımız 14 milyon dolarlık ihracatla Irak oldu. Irak'ı 13,6 milyon dolarla Umman ve 12,1 milyon dolarla İran takip etti. Özellikle Umman pazarında yakaladığımız güçlü ivme dikkat çekti. Geçen yılın aynı dönemine göre bu ülkeye ihracatımızda yüzde 5 bin 256 oranında artış kaydettik. Körfez bölgesinde Türk gıda ürünlerine yönelik talebin artması, firmalarımızın pazardaki etkinliğinin güçlenmesi ve ticari ilişkilerimizin gelişmesi bu başarıda önemli rol oynadı. Orta Doğu pazarlarının yanı sıra Afrika ülkelerinde de dikkat çekici sonuçlar elde ettik. Filistin'e ihracatımız yüzde 378 artışla 7,6 milyon dolara, Libya'ya yüzde 541 artışla 5,8 milyon dolara, Sudan'a ise yüzde 55 artışla 6,4 milyon dolara ulaştı. Kenya, Tanzanya ve Somali gibi ülkelerde kaydedilen yüksek artış oranları, Afrika kıtasının sektörümüz açısından giderek daha stratejik bir konuma geldiğini ortaya koyuyor. Avrupa pazarında da varlığımızı korumayı sürdürüyoruz. Almanya, İtalya, Hollanda ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ihracatımızda önemli yer tutmaya devam ediyor. Özellikle kaliteli ürün, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında sağladığımız standartlar sayesinde Avrupa pazarındaki rekabet gücümüzü artırıyoruz.”

Türkiye’nin Limon İhracatı 500 Milyon Dolara Koşuyor Haber

Türkiye’nin Limon İhracatı 500 Milyon Dolara Koşuyor

Çorbalardan salatalara, yemeklerden bitkisel çaylara lezzet katan limon Türkiye’nin ihracatında da öne çıkan ürünlerden biri konumunda. Limon ihracatında 5.sırada yer alan Türkiye, 2024 yılında 578 bin ton limon ihraç etmişken, 2025 yılında limon ihracatı miktar bazında yüzde 38’lik azalışla 361 bin tona geriledi. Türkiye’nin limon ihracatı iklim krizinin etkileriyle miktar bazında düşerken, ihracat geliri yüzde 13’lük artışla 357 milyon dolardan 402,5 milyon dolara tırmandı. Balık: Limonu daha katma değerli ihraç ettik Limon ihracatı miktar bazında yüzde 38 düşerken, döviz getirisinin yüzde 13 artmasını değerlendiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, bu artışın altında limon ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 80 artışının yattığını, Türk limonunun daha katma değerli ihraç edildiğini dile getirdi. Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 3 milyar 703 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatının yüzde 11’nin limon ihracatından olduğunu vurgulayan Başkan Balık, “Türkiye’de üretilen 58 milyon ton yaş meyve sebzenin ortalama yüzde 7’sini ihraç edilirken, limon üretimimizin yüzde 33’ü ihraç ediliyor. Limon ihracatımızdaki artış 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sürdü. Limon ihracatımız yüzde 18’lik artışla 165 milyon dolardan 195 milyon dolara çıktı. 2026 yılı sonunda limon ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin limon ihracatı 22 yılda 2,5 kat arttı Türkiye’nin limon ihracatının 2002 yılında 230 bin ton seviyesindeyken, 2024 yılında 577 bin tona kadar yükseldiğini paylaşan Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Limon ihracatımız 22 yılda 2,5 kat arttı. 2026 yılı rekoltesiyle ilgili konuşmak için erken olmakla birlikte 2025 yılından daha yüksek bir rekolte bekliyoruz. Limon ihracatındaki artışımızın ilerleyen yıllarda artarak orta vadede 1 milyar doları görecektir.” Limon ihracatında Irak, Rusya ve Romanya zirvede yer aldı Limon ihracatında öne çıkan ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılında en çok limon ihraç ettiğimiz ülkeler 161,5 milyon dolarla Irak, 81 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 23,7 milyon dolarla Romanya oldu. 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sıralama değişmedi. Irak 64,5 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, Rusya’ya limon ihracatı yüzde 62’lik artışla 30,6 milyon dolardan 50 milyon dolara yükseldi ve ikinci sıradaki yerini sağlamlaştırdı. Üçüncü sırada 14,5 milyon dolarlık ihracatla Romanya yer aldı” ifadelerini kullandı. Limon 2026 yılının ocak – nisan döneminde 195 milyon dolarlık ihracat performansıyla; mandalina, domates ve biberden sonra en çok ihraç ettiğimiz dördüncü yaş meyve sebze ürünü oldu.

Çilek İhracatında Katma Değerli Büyüme Sürüyor Haber

Çilek İhracatında Katma Değerli Büyüme Sürüyor

Taze ve dondurulmuş halde yaklaşık 40 ülkeye ihraç edilen yaş meyve grubunun katma değerli ürünü çileğin Türkiye geneli ihracatı 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde yüzde 56 artış gösterdi. Türkiye geneli çilek ihracatı ilk dört ayda 20 milyon 871 bin dolara yükseldi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2026’nın ilk dört ayında Türkiye geneli çilek ihracatımız yüzde 56 artarak 20 milyon 871 bin dolara, Bölgemiz ise yüzde 50 artışla 4 milyon 676 bin dolara ulaştı. Türkiye genelinde yaklaşık 40 ülkeye çilek ihraç ediyoruz. 2026 yılında 6 bin 608 ton taze çilek ihraç ettik. Miktar bazında yüzde 32 azalış gerçekleşti. Bu azalışın sebepleri arasında çilek fiyatları, ürünün bu yıl beklenildiği kadar fazla olmaması ve iç piyasadaki fiyatın şu an için cazip olması yer alıyor. Buna rağmen ihracatımızdaki yükseliş, Türk çileğinin uluslararası pazardaki güçlü konumunu gösteriyor.” dedi. Başkan Balık, “Çilek ihracatımızın yüzde 69’unu Rusya’ya gerçekleştirirken Rusya’yı Gürcistan, Irak ve Malezya takip etti. Taze çilek ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye geneli dondurulmuş çilek ihracatımız ise 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde yüzde 44 artışla 59 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ilk sırada yüzde 100 artışla 16 milyon dolarla Kanada yer alıyor. Almanya, ABD ve İtalya da dondurulmuş çilek ihracatımızda öne çıkan ülkeler arasında. Bölgemizden de 5 milyon dolarlık dondurulmuş çilek ihracatı yapıldı.” diye konuştu. Türkiye’de çilek üretiminin 2024 yılında 606 bin ton, 2025 yılında ise 595 bin ton olarak gerçekleştiğini söyleyen Balık, “Dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika’dan sonra Türkiye 5. sırada yer alırken, ihracatta değerde 20. sırada, miktarda 12. sırada yer alıyor. Çilek üretim ve ihracatında Ege Bölgesi’nin önemli bir yeri var. Çilek üretiminin yüzde 27’si Bölgemizde gerçekleşiyor. Özellikle Aydın’da çilek üretiminin son yıllarda önemli oranda arttı. Aydın örtü altı çilek üretiminde Mersin ve Antalya’dan sonra en büyük il durumunda.” dedi. İhracatın sürdürülebilir bir şekilde büyümesinin üretim kalitesine bağlı olduğunu vurgulayan Cengiz Balık, “Bu yüzden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak üretim bölgelerinde pestisit kullanımını izlemek ve kalıntı haritasını ortaya çıkarmak amacıyla yürüttüğümüz "Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi" kapsamındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son iki yılda toplamda 400’ün üzerinde numune toplayıp analiz yaptırdık. Üreticilerimize doğru tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak için ziraat mühendislerimiz, üniversitelerimiz ve Tarım ve Orman Bakanlığımız ile iş birliğimizi her geçen yıl daha da güçlendiriyoruz.” diye konuştu.

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı Haber

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, nisan ayında 173,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yılın dördüncü ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 oranında artış sağladıklarını vurgulayan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, Irak ve Suriye pazarında derinleştiklerini, en güçlü ivmelenmeyi Cibuti, İran, Suudi Arabistan, Ürdün ve Tunus pazarında yakaladıklarını belirtti. Bakliyat, pastacılık ve şeker mamulleri öne çıktı 2025 yılı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda üyelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeleyen Başkan Veysel Memiş, AHBİB’in nisan ayı ihracat performansını ürün gruplarına göre değerlendirirken bakliyat, pastacılık ürünleri ile şeker ve şeker mamullerinin dikkat çekici ihracat rakamlarıyla öne çıktığını vurguladı. Yılın dördüncü ayında 209 bin 760 ton ürünü uluslararası pazarlarda dövize dönüştürdüklerini belirten Başkan Veysel Memiş, “Bölge ihracatında bakliyat, 52,4 milyon dolarlık değeri ve yüzde 32’lik payıyla lider konumda yer aldı. Yüzde 87’lik artış kaydettiğimiz bu grup içinde özellikle kırmızı mercimek, 41,4 milyon dolar değer ile toplam ihracatımızın yüzde 25’ini oluşturdu. Katma değeri yüksek ürünler arasında yer alan pastacılık ürünleri, 33,7 milyon dolarlık ihracatla yüzde 34’lük büyüme sağladı. Şeker ve şeker mamulleri ihracatı ise 22,4 milyon dolara ulaştı.” dedi. Lokomotif pazarlar Orta Doğu ve Afrika Nisan ayında bölge ihracatının lokomotif pazarlarının Irak, Suriye, Cibuti, Sudan, Almanya, İran, Suudi Arabistan, İtalya, Rusya ve Ürdün olduğunu bildiren Veysel Memiş, bu ülkelerin AHBİB’in ihracatında istikrar ve büyümenin temelini oluşturduğunu, özellikle katma değeri yüksek ürünlerdeki artışın Türkiye’nin küresel tarım rekabetçiliğini güçlendirdiğini vurguladı. Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “AHBİB’in nisan ayı ihracat rakamlarını ülke bazında analiz ettiğimizde, geleneksel pazarlarımızdaki güçlü duruşun kararlılıkla sürdüğünü görüyoruz. Bölge ihracatımızda Irak, 18,5 milyon dolarlık hacmi ve yüzde 11’lik pazar payı ile liderlik koltuğundaki yerini korudu. Irak’ı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artış sağlayarak 13,9 milyon dolarlık hacme ulaşan ve yüzde 8 pay alan Suriye yakından takip etti. Nisan ayının en dikkat çeken performansı ise Cibuti’den geldi. Bu pazarımızda yakaladığımız yüzde 482’lik rekor çıkışla 10,3 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak yüzde 6’lık bir pay elde ettik.” Yeni hizmet döneminde temel öncelikler ve hedefler Yeni hizmet dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Veysel Memiş, ihracatı daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya taşıma sözü verdi. 2022 yılından bu yana yürüttükleri görev süresince somut çıktılara odaklandıklarını vurgulayan Başkan Veysel Memiş, “Hedef pazarlara yönelik 4 sektörel ticaret heyeti organize ederken, dünya genelinde 19 uluslararası fuara katılım sağlayarak yeni iş bağlantılarının yolu açtık. İhracatçı firmaların gücüne güç katmak amacıyla 4 UR-GE projesi hayata geçirdik. Yurt dışı pazarlama ve eğitim programlarıyla firmaların kurumsal altyapısını geliştirdik. Sektör içi koordinasyonu sağlamak adına 9 istişare toplantısı gerçekleştirdik. Başarıyı ödüllendirmek amacıyla 4 büyük ödül töreni düzenledik. Tüm hamlelerin neticesinde 2025 yılı itibarıyla 1,8 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaştık. Yeni hizmet döneminde kazanılan başarıların üzerine koyarak ilerleyeceğiz. Temel önceliğimiz, sektörümüzün ihtiyaçlarını her platformda en gür sesle ifade etmek ve ihracatçımızın küresel rekabet gücünü artırmaktır.” diye konuştu.

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı'' Haber

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrı yaptı. Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirterek, bu yıl açıklanacak alım fiyatının çiftçiyi yeniden üretime yönlendirecek seviyede olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 2026 yılında yağışların yeterli seviyede gerçekleşmesi nedeniyle buğday ve arpada verim artış öngörüldüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde hasat dönemine girildiğini belirtti. Çukurova’da kısa süre içinde hasadın yaygınlaşacağını anımsatan Gürer, buna rağmen halen alım fiyatının açıklanmamış olmasını eleştirdi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle buğday ve arpada rekolte artışı bekleniyor. Ancak üreticinin gözü açıklanacak alım fiyatında. Çiftçi ekim yaparken yüksek maliyetlerle mücadele etti. Şimdi ürününü zarar etmeden satabilmek istiyor” dedi. “2002’DE 19,5 MİLYON TONDU, 2025’TE 17,9 MİLYON TONA GERİLEDİ” Türkiye’nin buğday üretiminde yıllar içinde gerileme yaşadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise bu rakam 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl ani hava değişimleri nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandı. Bu yıl ise verim beklentisi daha yüksek görünüyor,” dedi. Gürer, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday ihtiyacı bulunduğunu belirterek, üretimde yaşanan düşüşün ithalat baskısını artırdığına dikkat çekti. “PİYASA TÜCCARA BIRAKILIRSA ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası uygulaması gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, piyasada oluşacak düşük fiyatların çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir kârla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlaka teminatıyla alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı oluşuyor. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi zarar ediyor ve bir sonraki yıl buğdaydan, arpadan uzaklaşıyor,” şeklinde konuştu. “YURT DIŞINDAN 6 İLE 10 MİLYON TON BUĞDAY ALINIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin dâhilînde işleme rejimi kapsamında her yıl milyonlarca ton buğday ithal ettiğini ifade ederek, “Ülkemiz yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday tüketiyor. Ancak dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından her yıl 6 ila 10 milyon ton arasında buğday alınıyor. Bu buğday un ve makarna yapılarak yeniden ihraç ediliyor. Oysa o buğdayı da bizim çiftçimiz üretebilir,” dedi Tarım arazilerindeki kayba da dikkat çeken Gürer, “2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2 milyon 800 bin hektar tarım arazisi devre dışı kaldı. Eğer bu alanlarda üretim devam etseydi bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı üretip ihraç edebilirdik,” diye konuştu. “SULU TARIMDA MALİYET 20 LİRA, KURU TARIMDA 21 LİRAYI AŞIYOR” Üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Gürer, “Sulu tarımda buğdayın kilogram maliyeti yaklaşık 20 lira seviyesinde oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bu nedenle en az 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı açıklanmalı ki çiftçi emeğinin karşılığını alabilsin,” dedi. Gürer, üreticinin kazanmasının yalnızca çiftçi açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da zorunlu olduğunu belirterek, “Çiftçi para kazanırsa yeniden buğday ve arpa üretimine yönelir. Ürün deseni korunur. İthalatçı politikalar yerine kendi çiftçimizi, kendi üreticimizi desteklemeliyiz. Bunun yolu da üretilen ürünün değerinde alınmasından geçiyor,” diye konuştu. “1 KİLO BUĞDAYDAN 8 SİMİT ÇIKIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade ederek, “Bugün 1 kilo buğdaydan yaklaşık 800 gram un elde ediliyor. O undan da 8 simit çıkıyor. Simidin içinde un var, tuz var, kira var, işçilik var. Ama buğday bir yıllık emeğin sonucu üretiliyor. Çiftçinin emeği korunmadan üretimde sürdürülebilirlik sağlanamaz,” dedi. “RUSYA’NIN, UKRAYNA’NIN BUĞDAYINA MUHTAÇ OLMAYALIM” Türkiye’nin buğdayda tam anlamıyla kendine yeter hale gelmesi gerektiğini belirten Gürer, yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekerek, “Çiftçi refahı sağlanırsa ülkemiz buğdayda kendi kendine yeter noktaya gelir. Bugün yaklaşık yüzde 97 seviyesinde bir yeterlilikten söz ediliyor ama üretim desteklenirse tamamen kendi kendimize yetebiliriz. Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayız,” şeklinde konuştu.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi

Türk yaş meyve sebze sektörü, 2025 yılı Nisan ayında sergilediği performansla göz doldurdu. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) seçimli genel kurulunda başkanlığa seçilen Bülent Sarıkaya, göreve rekor rakamlarla başladı. Nisan ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 artışla 329,4 milyon dolara ulaştı. ​AKİB’de Yeni Yönetim ve Sürdürülebilirlik Vizyonu ​Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda, Sarıkaya Tarım temsilcisi Bülent Sarıkaya bayrağı Ferhat Gürüz’den devraldı. Tek listeyle girilen seçimlerin ardından açıklama yapan Sarıkaya, yeni dönemde temel önceliklerinin ihracatta sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim olduğunu vurguladı. ​Başkan Sarıkaya, "Üretici ile ihracatçı arasındaki bağı güçlendirerek küresel rekabet gücümüzü artıracağız. Lojistik maliyetlerin optimizasyonu ve pazar çeşitliliği stratejik rotamız olacak," dedi. ​Nisan Ayı İhracat Verileri: Mandalina ve Limon Zirvede ​Türkiye’nin nisan ayı yaş meyve sebze ihracat verilerini paylaşan Sarıkaya, sektörün başarısında AKİB’in kilit rol oynadığını belirtti. Toplam ihracatın yüzde 44’ünü tek başına sırtlayan AKİB, 143,7 milyon dolarlık dış satıma imza attı. Öne çıkan ürünler ise şu şekilde; ​Mandalina: Yüzde 326 artışla 82,2 milyon dolar. ​Limon: Yüzde 57 artışla 52,3 milyon dolar. ​Domates: 49 milyon dolar ihracat geliri. ​Öne Çıkan Diğer Ürünler: Portakal, havuç, turp ve nar ihracat hacminde en güçlü ivmeyi yakalayan gruplar oldu. ​Irak Pazarında %222’lik Değer Patlaması ​Nisan ayında en dikkat çekici büyüme Irak pazarında yaşandı. Irak, hem miktar hem de değer bazında Türkiye'nin bir numaralı ihracat rotası konumuna yükseldi. ​Irak: İhracat geliri yüzde 222 artışla 98,9 milyon dolara çıktı. ​Rusya: 43,9 milyon dolarlık gelirle yerini korudu. ​Romanya: Değer bazında yüzde 16 artışla 40,7 milyon dolarlık performans sergiledi. ​Suudi Arabistan ve Gürcistan: Dinamik yükselişiyle dikkat çeken diğer önemli pazarlar oldu. ​Hedef Kuzey Amerika: Kanada Çıkartması ​Pazar çeşitlendirme stratejisi kapsamında rotayı Kuzey Amerika’ya çeviren AKİB, Kanada’nın Toronto şehrinde düzenlenen CPMA Convention and Trade Show’a katıldı. Türk narenciyesi, narı ve incirinin kalitesini Kanadalı profesyonel alıcılara tanıtan birlik, uluslararası arenadaki güvenilir tedarik zinciri imajını güçlendirdi.

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının ilk çeyreğinde de devam etti. 2025 yılının ocak – mart döneminde 445 milyon dolarlık ihracata imza atan Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının aynı döneminde ihracatını yüzde 24’lük artışla 552 milyon dolara ulaştırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı

Türkiye’nin Kiraz Seferi Başladı Haber

Türkiye’nin Kiraz Seferi Başladı

Türkiye, dünya lideri olduğu kiraz üretiminde 2026 sezonuna "rekor" parolasıyla girdi. Geçtiğimiz yıl yaşanan iklim krizi ve zirai don olayları nedeniyle kiraza hasret kalan hem üretici hem de tüketici için bu yıl "bolluk yılı" olacak. Kuzey Yarım Küre’nin ilk hasadının yapıldığı Manisa’da ilk kirazlar açık artırmada 6 bin TL’den alıcı bulurken, ihracatçılar gözünü 200 milyon dolarlık döviz gelirine dikti. Manisa'dan Iğdır'a 1850 Kilometrelik Hasat Yolculuğu Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna uzanan devasa bir üretim hattı bulunuyor. Nisan ortasında Manisa’nın Şehzadeler ve İzmir’in Kemalpaşa ilçelerinde başlayan hasat; Denizli, Afyonkarahisar, Isparta, Konya, Niğde ve Gaziantep rotasını izliyor. Bu eşsiz yolculuk, Temmuz ayında Doğu Anadolu’nun Çukurova’sı olarak bilinen Iğdır’da 1850 kilometrelik bir parkurun sonunda noktalanıyor. Başkan Hayrettin Uçak: "Geçen Yılın Hasreti Bu Sene Bitecek" Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2025 yılında iklimsel değişiklikler nedeniyle ihracatta büyük bir kayıp yaşandığını hatırlattı. Başkan Uçak, 2026 yılı hedefleriyle ilgili şu verileri paylaştı:2023 yılında 83 bin ton ihracatla 214 milyon dolar gelir elde edilmişti. 2025'te üretim kaybı nedeniyle ihracat 6 bin tona, döviz getirisi ise 48 milyon dolara kadar geriledi. Çiçeklenme döneminin verimli geçmesiyle bu yıl 60 bin tonu aşan bir ihracat ve 200 milyon dolar döviz geliri hedefleniyor. Uçak: "Bu sene kiraz sezonunda sadece üreticimiz değil; lojistikçimiz, ambalajcımız ve tüm sektör paydaşlarımız kazanacak. Çiçeklenme dönemindeki olumlu hava şartları rekolteye yansıyacak." Kiraz Üretiminin Kalbi Ege Bölgesi'nde Atıyor Türkiye'nin toplam kiraz üretiminin yüzde 30'unu tek başına gerçekleştiren Ege Bölgesi, yıllık 250 bin ton üretim kapasitesine sahip. Ege içindeki üretim dağılımı ise şöyle: İzmir: %40 pay ile lider (Özellikle Kemalpaşa ilçesi). Manisa: %20 pay (Şehzadeler ilçesi). Afyonkarahisar: %18 pay (Sultandağı ilçesi). Başkan Uçak, Ege Bölgesi özelinde ise 2024 yılındaki 55 milyon dolarlık ihracat rakamının bu yıl üzerine çıkmayı hedeflediklerini belirtti. Türk Kirazının En Büyük Alıcısı: Almanya ve Rusya Zengin C vitamini, potasyum ve antioksidan deposu olan Türk kirazı, dünya pazarlarında yoğun talep görüyor. İhracat verilerine göre zirvedeki ülkeler: Almanya: 95 milyon dolarlık taleple ilk sırada. Rusya Federasyonu: 44 milyon dolarla ikinci sırada. Avusturya ve İtalya: Listeyi takip eden önemli pazarlar arasında. Kiraz Hakkında Merak Edilenler: Neden Türkiye? İklim çeşitliliği sayesinde Nisan'dan Temmuz'a kadar kesintisiz taze kiraz sunabilen tek ülke konumundayız. Sağlık Deposu: Antioksidan özelliğiyle bağışıklığı güçlendiriyor, yaz aylarının en sağlıklı meyvesi olarak sofralarda yerini alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.