Hava Durumu

#Rusya

Kırsal Haber - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Su Ürünleri Deneyimi St. Petersburg’daki Balıkçılık Forumu’nda Paylaşıldı Haber

Türkiye’nin Su Ürünleri Deneyimi St. Petersburg’daki Balıkçılık Forumu’nda Paylaşıldı

Türkiye’nin su ürünleri sektöründeki üretim deneyimi, planlı üretim yaklaşımı ve sürdürülebilirlik çalışmaları, Rusya’nın St. Petersburg kentinde düzenlenen 9. Küresel Balıkçılık Forumu ve Seafood Expo Russia 2026 kapsamında uluslararası katılımcılarla paylaşıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada Genel Müdür Turgay Türkyılmaz’ın forum ve fuar kapsamında çeşitli temaslarda bulunduğu belirtildi. Türkiye’nin alabalık yetiştiriciliği deneyimi anlatıldı Turgay Türkyılmaz, 9. Küresel Balıkçılık Forumu kapsamında düzenlenen Uluslararası Alabalık Panelinde konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Türkiye’nin alabalık yetiştiriciliğindeki deneyimi, planlı üretim yaklaşımı ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi paylaşıldı. Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde elde ettiği deneyimin uluslararası platformlarda aktarılması, sektördeki uygulamaların farklı ülkelerle paylaşılmasına da imkan sağladı. Venezuela ve Rusya ile ortak çalışma alanları görüşüldü Forum kapsamında Venezuela ve Rusya heyetleriyle de görüşmeler gerçekleştirildi. Temaslarda balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği alanlarında ortak çalışma yapılabilecek konular ele alındı. Görüşmelerde ülkeler arasındaki deneyim paylaşımı ve su ürünleri sektöründe iş birliğinin geliştirilebileceği alanlar değerlendirildi. Su ürünleri ihracatı ve yeni pazar imkanları ele alındı Seafood Expo Russia 2026 kapsamında Türkiye’den fuara katılan su ürünleri yetiştiricileriyle de bir araya gelindi. Görüşmelerde su ürünleri ihracatının geliştirilmesine yönelik sektörün öncelikleri ve yeni pazar imkanları değerlendirildi. Türkiye’nin su ürünleri alanındaki üretim kapasitesi ve sektörel deneyiminin uluslararası platformlarda tanıtılması, ihracatın geliştirilmesine yönelik temasların da önemli başlıkları arasında yer aldı. Türkiye, su ürünleri sektöründeki üretim gücünü, bilgi birikimini ve deneyimini uluslararası platformlarda paylaşmaya devam ediyor.

Narenciye İhracatında Sezon Öncesi Ulaşım Arayışı Haber

Narenciye İhracatında Sezon Öncesi Ulaşım Arayışı

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Karadeniz’de yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Rusya ve Ukrayna’ya yaş meyve ve sebze ihracatında yaşanan ulaşım sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doğru, ihracatın kesintisiz devamı için farklı taşıma güzergâhları ve çözüm önerileri üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirtti. Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya Federasyonu ve Ukrayna’nın Türkiye açısından iki büyük narenciye pazarı olduğunu belirterek, Karadeniz’de yaşanan olumsuzluklar nedeniyle bu pazarlara ulaşımda sorun yaşandığını ifade etti. Doğru, yaşanan sorunların çözümü amacıyla Cumhurbaşkanı başta olmak üzere ilgili bakanlar ve bölge milletvekilleriyle görüşmelerin sürdüğünü, ihracatçılardan alınan öneriler doğrultusunda alternatif çözüm yollarının değerlendirildiğini aktardı. Güvenli deniz ulaşımı için görüşmeler sürüyor Mutlu Doğru, Cumhurbaşkanı’nın gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde konunun gündeme getirildiğini belirterek, tahıl koridorunda olduğu gibi Türk yaş meyve ve sebzesi taşıyan gemilerin Rusya ve Ukrayna’ya güvenli şekilde ulaşabilmesi için anlaşma ortamı oluşturulması yönünde çalışmalar yapıldığını kaydetti. Doğru, konunun Tarım ve Orman Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Ticaret Bakanı ile Adana milletvekillerinin de yakın takibinde olduğunu belirterek, üreticiler adına ilgili isimlere teşekkür etti. Karayolu taşımacılığı için yabancı plakalı tır önerisi Paylaşımda, yerli nakliye sektörünü teşvik etmek amacıyla yurt dışından Türkiye’ye mal almak için boş tır girişine izin verilmediği hatırlatıldı. Karadeniz’deki sorun çözülünceye kadar artması beklenen karayolu taşıma talebinin karşılanması ve nakliye fiyatlarının düşürülmesi amacıyla yabancı plakalı boş tırların Türkiye’den mal alarak taşıma yapmasına izin verilmesi önerisinin de değerlendirildiği belirtildi. Mersin’den Rusya’ya doğrudan gemi rotası gündemde Alternatif taşıma seçenekleri arasında Mersin Limanı’ndan Mısır’ın İskenderiye Limanı’na uğramadan doğrudan St. Petersburg’a gidecek bir gemi rotasının oluşturulmasının da bulunduğu aktarıldı. Ayrıca Rusya Federasyonu’ndaki bazı büyük market zincirlerinin Mersin Limanı’ndan St. Petersburg’a gemi kaldırmasının da gündemde olduğu ifade edildi. Azerbaycan üzerinden yeni güzergâh değerlendiriliyor Paylaşımda, karayolu taşımacılığı için bir diğer alternatifin ise Azerbaycan’da oluşturulacak bir aktarma merkezi üzerinden yaş meyve ve sebzelerin Rusya Federasyonu’na ulaştırılması olduğu belirtildi. Bu seçeneğin bazı büyük alıcılar tarafından değerlendirildiği kaydedildi. Narenciye ihracatında sezon öncesi ulaşım arayışı Mutlu Doğru, tüm alternatif çözüm yollarının en üst düzeyden takip edildiğini ve Rusya ile Ukrayna’ya yaş meyve ve sebze ihracatının kesintisiz devam etmesi için yoğun çalışmalar ve görüşmeler yapıldığını belirtti. Narenciyenin lokomotif ihracat kalemlerine henüz kesim izni dahi verilmediğine dikkat çeken Doğru, üretilen Türk narenciyesinin ithalatçı ülkelerdeki tüketici ve marketler tarafından da sabırsızlıkla beklendiğini ifade etti. Doğru, üreticilerden morallerini bozmadan gelişmeleri yalnızca yetkili ağızlardan yapılacak açıklamalardan takip etmelerini isteyerek, yeni hasat sezonunun bereketli ve kazançlı geçmesini diledi.

Şeftali ve Nektarin Üretiminde Dünya Üçüncüsüyüz Haber

Şeftali ve Nektarin Üretiminde Dünya Üçüncüsüyüz

Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatı 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 146,7 milyon dolardan 343,4 milyon dolara yükseldi. Türkiye, 2026 yılını 400 milyon doların üzerinde şeftali-nektarin ihracatıyla tamamlamayı hedefliyor. Türkiye, 2025 yılının ilk sekiz aylık döneminde 82 bin 375 ton şeftali-nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı döneminde 184 bin 356 ton şeftali-nektarin ihracatına imza attı. Şeftali-nektarin ihracatı miktar bazında yüzde 124, döviz getirisinde yüzde 134’lük artış yakaladı. Şeftali-nektarin ihracatı 2026 yılında yakaladığı ihracat başarısıyla domates, biber ve limon ihracatını geçerek yaş meyve sebze ihracatı kategorisinde mandalinanın ardından ikinci sıraya tırmandı. 2026 yılının ocak – ağustos döneminde şeftali ihracatı 154,2 milyon dolar olurken, nektarin ihracatının 189,2 milyon dolar olarak kayıtlara geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 60 ülkeye şeftali, 58 ülkeye nektarin ihraç ettiklerini dile getirdi. 2025 yılında şeftali ve nektarin üretiminin soğuk hava koşullarından olumsuz etkilendiğini paylaşan Balık, “2026 yılında güzel bir sezon geçiriyoruz. 1 milyon tonun üzerinde rekoltemiz oluştu. Sezona 250 milyon dolar ihracat hedefiyle girmiştik. Şimdiden hedefimizi geçtik. Sezonu 400 milyon doların üzerinde ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsüyüz Şeftali ve nektarin ihracatında rekolte artışına rağmen ortalama ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 4 artmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye şeftali üretiminde son 22 yılda büyük gelişim gösterdi. 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretimimiz 25 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştı ve üretimde dünya üçüncülüğüne yükseldik. Şeftali ve nektarin üretimimiz 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilemişti. 2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltemiz tekrar 1 milyon tonun üzerine çıktı. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatımız bu sene büyük gelişim gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yeni hedefimiz 500 milyon doları aşmak olacak.” Türkiye’nin şeftali ve nektarin ihracatını Rusya ve Irak domine etti. Şeftali ihracatında Irak, 72,5 milyon dolarla zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu’na 65,5 milyon dolarlık şeftali ihraç ettik. Ukrayna ve Romanya 3,5 milyon dolarlık Türk şeftalisi talep ettiler. Nektarin ihracatında Rusya Federasyonu 97 milyon dolarlık ihracatla Türk nektarinini en çok talep eden ülke olurken, Irak’a 69 milyon dolarlık nektarin ihraç edildi. Bu ülkeleri 6,8 milyon dolarla Romanya ve 5,2 milyon dolarla Ukrayna takip etti

Egeli İhracatçılar Karadeniz’de Güvenli Koridor İstedi Haber

Egeli İhracatçılar Karadeniz’de Güvenli Koridor İstedi

Türkiye’nin 2025 yılında 6,7 milyar dolar ihracat, 43,4 milyar dolar ithalat yaptığı Rusya Federasyonu’yla dış ticaretinin kesintisiz sürmesi için Egeli ihracatçılar, Karadeniz’de denizyolu nakliyesinin yapılabilmesi için güvenli koridor talebinde bulundu. İzmir’i ziyaret eden Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin ile bir araya gelen Egeli ihracatçılar, Rusya’yla dış ticarette gemi yolunu kullanamaz hale geldiklerini, güvenli koridor oluşturulması halinde iki ülkenin dış ticaretinin daha güvenli ve verimli çalışacağının altını çizdiler ve Büyükelçi’den destek istediler. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türk yaş meyve sebze sektörü başta olmak üzere Türkiye’deki 26 sektörün ihracatta hedef pazarı olduğunu, Türkiye-Rusya Federasyonu arasında uzun yıllara dayanan güçlü ticari bağlar bulunduğunu vurguladı. Rusya-Türkiye arasında ticaretin devamını sağlayacak güvenlik koridorunun daha önce tesis edildiğini ve sağlıklı çalıştığını aktaran Uçak, “Son dönemde Karadeniz tehlikeli olmaya başladı. Bugün deniz yolunu kullanamıyoruz. Denizyolu tekrar kullanabileceğimiz güvenlik koridoru oluşturulmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Rusya’nın Türkiye’den meyve sebze mamulleri ithalatında uyguladığı yüzde 12-15 arasındaki gümrük vergisinin kaldırılması taleplerini de Büyükelçi Sergey Verşinin’e iletti. Demir; “Rusya ihracatta en büyük pazarımız” Türkiye’den Rusya Federasyonu’na 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 319 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç edildiğini ifade eden Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın kendileri için çok önemli bir Pazar olduğuna işaret etti. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatta su ürünleri sektörünün 277 milyon dolar pay aldığı bilgisini veren Demir, “Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında güvenli koridor açılmasını ve iki ülke arasındaki dış ticaretin artmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Moiz Hemsi, Karadeniz’de yaşanan sorunlar nedeniyle Rusya’dan Türkiye’ye buğday ithalatında aksamalar yaşandığını, bu aksaklıkların giderilmesinin yolunun güvenli koridor açılmasından geçtiğini vurguladı. Verşinin: “Türkiye bizim için çok önemli bir partner” Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin, Türkiye’nin Rusya Federasyonu için çok önemli bir siyasi ve ekonomik partner olduğunu, iki ülke arasındaki ticaretin devam etmesi için gerekli zeminin oluşturulması için çaba göstereceklerini dile getirdi.

Türkiye, Küresel Sera Gazı Emisyonlarında 13. Sıraya Yükseldi Haber

Türkiye, Küresel Sera Gazı Emisyonlarında 13. Sıraya Yükseldi

Avrupa Komisyonu’nun Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ile birlikte derlediği ve Küresel Atmosferik Araştırmalar için Emisyon Veritabanı (EDGAR) değerlerine dayanan Joint Research Centre’ın (JRC) “Tüm Dünya Ülkelerinin Seragazı Emisyonları 2026” başlıklı yeni raporu yayımlandı. Rapora göre, COVID-19 sonrası emisyonlardaki yükseliş eğilimi, önceki yıla kıyasla daha düşük bir hızda da olsa devam etti. İki istisnai dönem olan 2009 finansal krizi ve COVID-19 pandemisi haricinde küresel emisyonlar 21. yüzyıl boyunca artış eğilimini sürdürürken, 2025 yılında küresel sera gazı emisyonları 2024'e kıyasla %0,7 artarak rekor bir seviye olan 54 gigaton (Gt) karbondioksit eşdeğerine (CO₂e) ulaştı. ​Yayımlanan raporda en büyük altı kirletici olarak öne çıkan Çin, ABD, Hindistan, AB, Rusya ve Endonezya, 2025’te küresel emisyonların %62’sinden sorumlu olurken; ABD emisyonlarını 2024’e kıyasla %2,2 artırarak dünya çapında en büyük mutlak artışı kaydetti. Buna karşın Çin ve Hindistan emisyon seviyelerini ilk kez sabit tuttu veya azalttı (sırasıyla +%0,1 ve -%0,2). En büyük 16 kirleticiden altısı olan Hindistan, AB, Rusya, Brezilya, Japonya ve Avustralya 2025’te emisyonlarını azaltma başarısı gösterirken; Avrupa Birliği (AB) de LULUCF (Arazi kullanımı, arazi kullanım değişikliği ve ormancılık) hariç sera gazı emisyonlarını 2024 yılına kıyasla %0,2 düşürdü. Bu miktar, AB'nin 1990 seviyelerine kıyasla %35,6’lık bir düşüş elde ettiğini ortaya koydu. ​Ancak raporda Türkiye ile ilgili paylaşılan veriler dikkat çekici ve endişe verici bir tabloyu gözler önüne serdi. COP31 Başkanı Türkiye, en fazla emisyona neden olan ülkeler arasında 13. sıraya yükselirken, COP31 Müzakereler Başkanı Avustralya Türkiye’nin hemen ardından 14. sırada yer aldı. Türkiye ayrıca, en büyük 16 emisyon kaynağı arasında, emisyonlarını en hızlı artıran (% +4,2) ülke olarak kayıtlara geçti. Büyük kirleticiler arasında Türkiye'nin yanı sıra İran (% +1,7) ve Suudi Arabistan’ın da (% +1,3) emisyonları kayda değer oranda arttı. ​Avrupa Komisyonu verilerinin ardından Türkiye’de faaliyet gösteren uzman sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle kurulan İklim Ağı, konuya ilişkin sert ve uyarıcı bir değerlendirme paylaştı. İklim Ağı açıklamasında, "Avrupa Komisyonu’nun verileri, Türkiye’nin sera gazı emisyonlarını hızla artırdığını ortaya koyuyor. İklim Ağı olarak daha önce de vurguladığımız gibi, emisyonların bugün hâlâ artıyor olması, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefiyle uyumlu, gerçek bir emisyon azaltım politikasına acilen ihtiyaç duyduğunu gösteriyor" ifadelerine yer verildi. ​Türkiye’nin COP31 Başkanlığı döneminde iklim liderliği iddiasının hakkını vermesinin yolunun fosil yakıtlara dayalı yatırımları sonlandırmaktan ve emisyonları bugünden itibaren azaltmaktan geçtiğini belirten uzmanlar; kömürden çıkışın planlanması, fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması, yenilenebilir enerjinin doğayı ve yöre sakinlerini koruyacak şekilde yaygınlaştırılması ve adil geçiş politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. İklim Ağı, "Türkiye, emisyonlarını artıran politikalarla iklim krizine dirençli bir toplum yaratamaz" diyerek acil eylem çağrısında bulundu. Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş Kaynak: https://edgar.jrc.ec.europa.eu/report_2026

TUSAF Eylül 2026 Sektör Raporu Yayımlandı Haber

TUSAF Eylül 2026 Sektör Raporu Yayımlandı

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), un sanayisine ilişkin güncel verileri, piyasa gelişmelerini ve sektörel değerlendirmeleri içeren Eylül 2026 Sektör Raporu’nu yayımladı. Raporda dünya ve Türkiye buğday piyasasından un ihracatına, hububat fiyatlarından üretici fiyat endekslerine kadar çok sayıda başlık ele alınıyor. Buğday ve hububat piyasasına ilişkin güncel veriler TUSAF Eylül 2026 Sektör Raporu’nda, küresel ve yurt içi hububat piyasalarının seyrine ilişkin güncel göstergeler bir araya getiriliyor. Raporda FAO Hububat ve Gıda Fiyat Endeksleri ile aylara göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksleri (Yİ-ÜFE) verilerine yer verilirken, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) buğday fiyatları ve işlem hacmi de değerlendiriliyor. Kırmızı sert buğday piyasa fiyatları ile diğer buğday piyasa fiyatlarının yanı sıra, IGC buğday ihracat fiyatları ($/ton), Rusya ve Ukrayna buğday fiyatları ile Avrupa Birliği buğday fiyatları (€/ton) raporda yer alan başlıklar arasında bulunuyor. Dünya buğday piyasaları da raporda TUSAF raporunda uluslararası buğday piyasalarındaki gelişmeler de kapsamlı biçimde ele alınıyor. Şikago Borsası buğday vadeli işlem fiyatlarının yanı sıra dünya buğday üretimi ve ihracatına ilişkin USDA verileri raporda yer alıyor. IGC buğday piyasa görünümünün de değerlendirildiği rapor, küresel buğday piyasasındaki gelişmelerin takip edilmesine yönelik güncel veriler sunuyor. Türkiye'nin buğday ve un ticareti mercek altında Eylül 2026 Sektör Raporu’nda Türkiye’nin buğday ve un ticaretine ilişkin göstergeler de bulunuyor. Bu kapsamda buğday ekmeklik ithalatı ve Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında gerçekleştirilen ithalat verileri ele alınıyor. Yıllara göre buğday unu ihracatı ve güncel buğday unu ihracatı verilerinin yanı sıra dünya buğday unu ticaretine ilişkin TradeMap verileri de raporda yer alıyor. Raporda ayrıca buğday kepeği ithalatına ilişkin veriler de sektörün dış ticaret görünümü kapsamında değerlendiriliyor. Un sanayisinin güncel görünümüne ışık tutuyor TUSAF tarafından yayımlanan Eylül 2026 Sektör Raporu; buğday fiyatları, üretim ve ihracat göstergeleri, küresel piyasa gelişmeleri, yurt içi fiyat endeksleri ve un ticaretine ilişkin verileri bir arada sunuyor. Sektör paydaşları açısından güncel piyasa göstergelerinin takip edilmesine katkı sağlayan rapor, Türkiye ve dünya buğday piyasalarındaki gelişmelere ilişkin kapsamlı bir görünüm ortaya koyuyor. TUSAF Eylül 2026 Sektör Raporu’na federasyonun web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

Çin İle Defne Yaprağı İhracatı İçin Protokol İmzalandı Haber

Çin İle Defne Yaprağı İhracatı İçin Protokol İmzalandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye ile Çin arasında defne yaprağının ihracatına ilişkin protokol imza törenine katıldı. İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Yumaklı, son zamanlarda tarım diplomasisi konusunda çok önemli temasların sağlandığını, bugün de Çin heyetini ağırladıklarını söyledi. Yumaklı, geçen yıl ekimde Çin'e gerçekleştirdikleri ziyarette başta badem olmak üzere farklı ürünler için protokoller imzaladıklarını belirterek, "Şimdi bugün Çin heyetiyle ülkemizin üretiminde öncü ürünlerden, katma değerli ürünlerden biri olan defne yaprağı ile ilgili protokoller imzalanmış oldu. Yıllık yaklaşık 60 milyon dolarlık bir ihracatımız söz konusu." dedi. Söz konusu protokollerin Türkiye'de üretilen diğer ürünlerin de farklı pazarlara ulaşması için son derece önemli olduğuna işaret eden Yumaklı, özellikle Çin pazarının ülkede üretilen tarım ürünleri açısından önemli bir payının olacağını ifade etti. "KANATLI ETİNDE YAKIN ZAMANDA İYİ HABERLERİ VERMİŞ OLACAĞIZ" Bakan Yumaklı, gelecek dönemde bu tür anlaşmalar yapmayı sürdüreceklerini vurgulayarak, "Özellikle kanatlı eti konusunda çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Burada da yakın zamanda iyi haberleri vermiş olacağız." diye konuştu. Su ürünleri başta olmak üzere diğer ürünlerin ihracatı için Çin'le ilişkilerin gıda ve tarım alanında devam ettirileceğinin altını çizen Yumaklı, özellikle teknoloji, bilgi ve deneyim aktarının sürdürüleceğini dile getirdi. “GÜBRE TEDARİKİ İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR" Yumaklı, dün Bakanlıktan bir heyetin Rusya'da bulunduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: "Özellikle tarımsal üretimin yeniden başlayacağı ekim ayından itibaren, tarımsal girdiler arasında çok önemli yeri olan gübreyle ilgili hazırlıklarımıza çok öncesinde başlamıştık. Bu konuda önemli bir tedarikçi olan Rusya'yla ilgili de arkadaşlarımız görüşmelerini tamamladılar. Orada da gerekli imzalar atıldı. Sadece Rusya değil, gübreyle alakalı tedarik konusunda önemli ülkelerle çalışmalarımız devam ediyor. Amacımız ekim dönemi geldiğinde ülkemizde herhangi bir problemin olmamasını sağlamak." Bu ziyaretler ve anlaşmaların ülkedeki üretim ve ihracat için önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, ilerleyen haftalarda Alman mevkidaşının da Türkiye'ye geleceğini söyledi. "GİRDİLERDE BİR SIKINTI YAŞANMAMASINI SAĞLAMAYA GAYRET EDİYORUZ" Yumaklı, tarım diplomasisi konusunda hem üretim hem de üreticilerin katma değerli ürün ihraç edebilmeleri için bütün çalışmaları gerçekleştirmeye devam ettiklerini belirterek, Rusya ile gübre konusundaki anlaşmaya ilişkin şunları kaydetti: "Hasadın sonlarına geldiğimiz bu dönemde yeni dönemin planlamasını yapmak, girdilerde herhangi bir şekilde sorun olmamasını sağlamak ve ürettiğimiz ürünlerin katma değerli bir şekilde ihracatını sağlamak için de çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ülkeler arasındaki anlaşmalar, içeride ihtiyaç duyduğumuz ve üretmediğimiz, üretemediğimiz gübrelerin teminiyle alakalı ülke garantilerini içeriyor. Bu konuda ülkemizde de zaman zaman girdilerle alakalı ya da farklı hususlarda ihracatla ilgili birtakım kotalar ve yasaklar koyabiliyoruz. Aynı şekilde Rusya da bunu yapıyor. Yaptığımız anlaşma ülkemizin ihtiyacı olan gübre ham maddelerini ve gübrenin ithalatıyla ilgili Rusya'nın herhangi bir şekilde kota veya sınırlama uygulamayacağı yönünde. Herhangi bir şekilde girdilerde bir sıkıntı yaşanmamasını sağlamaya gayret ediyoruz."

TTDG’den Karadeniz’de Güvenli Tahıl Ticareti İçin 7 Maddelik Yol Haritası Haber

TTDG’den Karadeniz’de Güvenli Tahıl Ticareti İçin 7 Maddelik Yol Haritası

Türkiye’nin tarım ve gıda sektörlerinden farklı paydaşları aynı platformda buluşturan Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), Karadeniz’de güvenli tahıl ticaretinin yeniden tesis edilmesi için Türkiye merkezli koordinasyon, doğrulanabilir “Gıda Gemisi” kaydı ve savaş riski garantisini içeren yedi maddelik bir mekanizma önerdi. Karadeniz ve Azak Denizi’nde ticari gemileri, limanları ve tahıl terminallerini hedef alan saldırıların giderek yoğunlaşması, küresel gıda ticaretine yönelik riskleri artırıyor. Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), gıda ticaretini ve sivil deniz taşımacılığını savaşın dışında tutacak yeni bir uluslararası mekanizma kurulması çağrısında bulundu. Türk tarım ve gıda sektörlerinin dünyaya açılmasını, uluslararası temsilinin güçlendirilmesini ve küresel iş birliklerinin geliştirilmesini hedefleyen TTDG; akademisyenler, bürokratlar, iş insanları, ihracatçılar, üreticiler, medya mensupları ve sektörel kuruluş temsilcilerinden oluşan 80’i aşkın gönüllüyü bir araya getiriyor. TTDG, 31 Ağustos 2026 tarihli politika tavsiye bildirisinde, 2022 Karadeniz Tahıl Girişimi'nin tecrübesinden yararlanan ancak bugünkü güvenlik ve ticaret koşullarına göre yeniden tasarlanan bir “Karadeniz Gıda ve Tarımsal Ticaret Güvenliği Mekanizması” kurulmasını önerdi. Mekanizmanın Türkiye'nin kolaylaştırıcılığında; Birleşmiş Milletler, ilgili uluslararası kuruluşlar, Karadeniz ülkeleri, finans kuruluşları ile tahıl, denizcilik ve sigorta sektörlerinin katılımıyla geliştirilmesi istendi. KARADENİZ'DEKİ KESİNTİNİN ETKİSİ KÜRESEL Rusya ve Ukrayna, 2025/26 sezonunda birlikte küresel buğday ihracatının yaklaşık yüzde 27'sini gerçekleştirdi. İki ülke aynı zamanda mısır, arpa ve ayçiçek yağı başta olmak üzere temel tarımsal ürünlerin en önemli tedarikçileri arasında bulunuyor. Bu nedenle bölgedeki güvenlik sorunu yalnızca Karadeniz ülkelerini değil, özellikle ithalata bağımlı düşük ve orta gelirli ülkeleri doğrudan etkiliyor. Bu noktaya dikkat çekilen bildiride, “Gıda, tarımsal üretim, sivil ticari gemiler ve bunları dünya pazarlarına ulaştıran lojistik altyapı savaşın dışında tutulmalıdır. Gıda güvenliği ortak bir insanlık meselesidir; gıda savaşın aracı olmamalıdır.” denildi. Bildiride yer verilen verilere göre Ukrayna'nın 1-21 Ağustos dönemindeki tahıl ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 69 geriledi. Alternatif güzergâhlara yönelen yükler nedeniyle Tuna'daki Sulina Kanalı çevresinde yaklaşık 70 gemilik kuyruk oluştu. Novorossiysk'te toplam yıllık ihracat kapasitesi 14 milyon tonu aşan iki büyük tahıl terminali faaliyetlerini durdururken, Rusya'nın ağustos ayı buğday ihracatının geçen yılki 4,5 milyon tondan yaklaşık 2,2 milyon tona düşeceği öngörüldü. Gerilim fiyatlara da yansıdı. Chicago buğday vadeli işlemleri temmuz başından 20 Ağustos'a kadar yüzde 17'den fazla yükseldi. Artan savaş riski primleri, navlun maliyetleri ve gemi sahiplerinin bölgeye yönelik risk iştahındaki düşüş, tahılın nihai teslim maliyetini artırıyor. TTDG'DEN YEDİ MADDELİK GÜVENLİK MEKANİZMASI TTDG'nin önerdiği mekanizma şu başlıklardan oluşuyor: 1. Gıda altyapısına karşı saldırmazlık: Tahıl terminalleri, silolar, depolar ve yükleme tesisleri için sınırlı bir çatışmasızlık düzenlemesi oluşturulması. 2. Sivil gıda gemilerine güvenli seyrüsefer: Tahıl, yağlı tohum, bitkisel yağ, gübre ve diğer temel tarımsal ürünleri taşıyan gemiler için şeffaf bildirim ve koordinasyon sistemi kurulması. 3. Türkiye merkezli uluslararası koordinasyon: İstanbul'daki Müşterek Koordinasyon Merkezi tecrübesinden yararlanılarak Türkiye'nin kolaylaştırıcı rol üstlenmesi. 4. Doğrulanabilir “Gıda Gemisi” kaydı: Gemilerin sivil niteliğini, yükünü ve rotasını teyit edecek gönüllü bir şeffaflık sistemi oluşturulması. 5. Savaş riski sigorta ve garanti mekanizması: Türkiye, uluslararası finans kuruluşları ve özel sigorta/reasürans piyasalarının katılımıyla tarımsal yük taşıyan sivil gemiler için güvence geliştirilmesi. 6. Alternatif güzergâhların güçlendirilmesi: Tuna limanları, demiryolu ve karayolu hatları ile Romanya-Bulgaristan bağlantılarının kapasitesinin artırılması. 7. Erken uyarı ve erken eylem: FAO, WFP ve IGC verileriyle fiyat, navlun, ihracat ve stokların izlenmesi; kritik eşiklerde alternatif tedarik, finansman veya insani yardım araçlarının devreye alınması. 2022 TECRÜBESİ DİPLOMASİNİN MÜMKÜN OLDUĞUNU GÖSTERDİ TTDG, Türkiye ve Birleşmiş Milletler'in girişimleriyle kurulan 2022 Karadeniz Tahıl Girişimi'nin savaş sürerken dahi insani ve ekonomik bir alanın çatışmanın dışında tutulabileceğini gösterdiğini vurguladı. Grup, geçmiş modelin birebir tekrarı yerine, mevcut koşullara uygun daha kapsayıcı bir düzenleme geliştirilmesini istedi. Bildiride, Karadeniz'in derin deniz limanlarındaki kaybın Tuna, demiryolu ve karayolu güzergâhlarıyla tamamen telafi edilemeyeceğine dikkat çekildi. Bu nedenle güvenli seyrüseferin yeniden tesis edilmesinin yalnızca bir denizcilik konusu değil, küresel gıda arz güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI TTDG; Rusya Federasyonu ve Ukrayna'ya, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Birleşmiş Milletler'e, FAO, WFP ve IMO başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara, Karadeniz ülkelerine, finans kuruluşlarına ve sektör temsilcilerine yeni bir mutabakat için gecikmeden temas başlatma çağrısında bulundu. Bildiride, “Savaşın tamamen sona ermesini beklemeden de gıda güvenliği için ortak bir zemin oluşturabiliriz. Sivil gemileri, tarımsal altyapıyı ve temel tarımsal ürünlerin güvenli hareketini koruyabiliriz. Karadeniz'de tarımsal diplomasi için harekete geçmenin zamanı bugündür,” çağrısı yapıldı. TTDG Hakkında... Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), 4. Tarım Orman Şûrası kapsamında faaliyet gösteren Tarımsal Diplomasi Çalışma Grubu’nun, Şûra’nın tamamlanmasının ardından yeniden yapılanarak çalışmalarına bağımsız ve gönüllü bir oluşum olarak devam etme kararı almasıyla Haziran 2025’te kuruldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Tarım Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu’nun başkanlığını yürüttüğü Grup; akademisyenler, bürokratlar, iş insanları, ihracatçılar, üreticiler, medya mensupları ve sektörel kuruluş temsilcilerinden oluşan 87 üyeyi bir araya getirmektedir. TTDG; Türkiye’nin tarım ve gıda alanındaki potansiyelini dünyaya daha etkili biçimde anlatmayı, uluslararası kuruluşlarda Türk temsilini güçlendirmeyi ve tarım-gıda ihracatının gelişmesine katkı sağlayacak fikir, proje ve iş birlikleri üretmeyi hedeflemektedir. Türk mutfağının ve gastronomi değerlerinin küresel ölçekte tanıtılması, sektörel etkinliklerin düzenlenmesi ve Türkiye’nin tarımsal diplomasi kapasitesinin geliştirilmesi Grubun öncelikli çalışma alanları arasındadır.

Karadeniz'deki Gemi Saldırıları Yaş Meyve Sebze İhracatını Riske Attı Haber

Karadeniz'deki Gemi Saldırıları Yaş Meyve Sebze İhracatını Riske Attı

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Karadeniz’de gemi taşımacılığına yönelik saldırıların Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatını tehlikeye attığını belirterek, tahıl koridoruna benzer bir taşımacılık koridorunun acilen açılması çağrısında bulundu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Son günlerde Karadeniz’de, Rusya ve Ukrayna tarafından gemi taşımacılığına yapılan saldırılar, bu ülkelere de yoğun bir şekilde yapılan Türk yaş ve meyve ticaretinin riske girmesine ve gemi taşımacılık maliyetlerinin de artmasına sebep olmaktadır. Özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen yaş meyve ve sebzenin büyük bir kısmının Karadeniz aracılığıyla Rusya ve Ukrayna’ya ihraç edildiği düşünüldüğünde bu ülkemiz için önemli bir ekonomik kayba sebep olacaktır. Bu nedenle başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın uluslararası girişimleriyle, tıpkı insani amaçlı tahıl koridorunda yapıldığı gibi Türkiye çıkışlı yaş meyve ve sebze taşıyan gemiler için de Karadeniz’de bir taşımacılık koridoru açılması; tüm yaş meyve sebze üreten çiftçilerimiz, ihracatçılarımız ve sektörde çalışan yüzbinlerce emekçimiz için önemli bir konudur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.