Hava Durumu

#Sağlıklı Beslenme

Kırsal Haber - Sağlıklı Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Amerikalıların Tercihi Sağlıklı Türk Lezzetleri Haber

Amerikalıların Tercihi Sağlıklı Türk Lezzetleri

Yıllık 240 milyar dolar gıda ürünleri ithal eden Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatını 5 milyar dolara çıkarmak isteyen Türk gıda sektörü, 4-6 Mart 2026 tarihleri arasında Kaliforniya eyaletinin Anaheim kentinde 45.kez düzenlenen Natural Products Expo West Fuarı’nda 25 firmayla yerini aldı. Türkiye Milli Katılım Organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri tarafından yapılan Natural Products Expo West Fuarı’nda sağlıklı atıştırmalıklar, hazır yiyecekler, kuru meyveler, doğal ve organik ürünler sergilendi. Natural Products Expo West Fuarı’nda 4. Kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yaptıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı olduğunu gösterdiklerini ifade etti. Türk gıda sektörünün ABD’ye ihracatını son 5 yılda yaptığı atakla yüzde 121’lik artışla 781 milyon dolardan 1 milyar 727 milyon dolara çıkardığı bilgisini veren Işık; “Sağlıklı beslenme Amerika’da yükselen trend. Zeytinyağımızdan kuru meyvelere, deniz ürünlerinden meyve sebze mamullerine, baharatlarımızdan meyve sebzelerimize, sağlıklı atıştırmalıklardan organik ürünlerimize Akdeniz mutfağının en sağlıklı lezzetlerini ABD’de tanıtarak, ABD pazarındaki büyümemizi kalıcı hale getirmek istiyoruz. ABD pazarında 30 yıldır New York Fancy Food Fuarı’nda yerimizi alıyoruz. ABD’ye gıda ihracatımızı artırmak için 2018 yılında başlattığımız Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projemiz ve Natural Products Expo West Fuarı’yla ABD pazarında tanıtım sacayağını kurduk. Önümüzdeki 10 yıllık vadede ABD’ye gıda ihracatında 5 milyar doları aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. Şubat ayında Almanya’da Nürnberg Biofach Organik Gıda Fuarı’nda yerini alan Ege İhracatçı Birlikleri, Natural Products Expo West Fuarı’nda yılın ikinci büyük buluşmasını gerçekleştirmiş oldu. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sonraki durağı 10-13 Mart 2026 tarihleri arasında Tokyo Big Sight'ta düzenlenecek Foodex Japan 2026 51. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı olacak. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye’nin gıda ihracatını artırmak için 2026 yılında sonraki durakları 28 - 30 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Summer’26 Fancy Food Show Gıda Fuarı ve 5-10 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Çin Uluslararası İthalat Fuarı olacak. 7000 üzerinde katılımcı ve 65.000 üzeri ziyaretçi ile 4-6 Mart 2026 tarihlerinde 45.kez düzenlenen Natural Products Expo West Fuarında Türkiye Milli Katılımı altında 10 firma yer aldı. T.C. Los Angeles Başkonsolosu Menekşe Onuk ve Los Angeles Ticaret Ataşeleri Ali Dolu ve Merve Tüzer Kaya Türk Firmalarını ziyaret etti. Natural Products Expo West Fuarında Türkiye Milli Katılım Organizasyonuyla katılan firmalar; CHEF SEASONS GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş., KIRICI KURU MEYVA VE GIDA SAN VE TİC. A.Ş LİDYA GRAİN TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. NİMEKS ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. OSMAN AKÇA TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. PAGMAT GIDA A.Ş. SANTE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TARİŞ İNCİR VE GIDA ÜRÜNLERİ A.Ş. TIMTAS TARIM ILAC VE MAH. TİC. A.S. YÜCEBAŞ DIŞ TİCARET GIDA SAN. A.Ş.

Konya Büyükşehir Çiftçiye Desteğini Sürdürüyor Haber

Konya Büyükşehir Çiftçiye Desteğini Sürdürüyor

Konya Büyükşehir Belediyesi, susuz tarım modeliyle üretimi yaygınlaştırmak için çiftçilere nohut tohumu desteğinde bulundu. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Az su isteyen ve iklim şartlarına daha dayanıklı ürünlerin yaygınlaştırılması amacıyla 31 ilçemizde başvuruları alınan çiftçilerimize yüzde 50 hibeli, 115 bin 875 kilogram nohut tohumu desteğinde bulunduk. Amacımız üreticimizin daha az suyla daha fazla verim alabileceği bir üretim modeline geçişini desteklemek. Bereketli olsun” dedi. Konya Büyükşehir Belediyesi, kuraklığa karşı dayanıklı, az suyla yüksek verim elde edilen ürünlerin Konya genelinde yaygınlaşması için çiftçiye desteğini sürdürüyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, değişen iklim şartlarına karşı 31 ilçede tarımsal destekleri şekillendirdiklerini belirterek, “Kuraklıkla mücadelede ürün deseninin değişmesi büyük önem taşıyor. Nohut gibi az su isteyen ve iklim şartlarına daha dayanıklı ürünlerin yaygınlaştırılması çiftçimizin maliyetini düşürdüğü gibi su kaynaklarının korunmasına da katkı sağlıyor. Biz de 31 ilçemizde önceden başvurularını aldığımız çiftçilerimize 7 bin 725 dekar alanda ekilmek üzere yüzde 50 hibeli, 115 bin 875 kilogram nohut tohumu desteğinde bulunduk. Yapılan bu destekleme ile yaklaşık bin 100 futbol sahası büyüklüğündeki bir alanı susuz tarımla üretime kazandırmış olacağız. Bereketli olmasını diliyorum” diye konuştu. “AMACIMIZ ÜRETİCİMİZİN DAHA AZ SUYLA DAHA FAZLA VERİM ALABİLECEĞİ BİR ÜRETİM MODELİNE GEÇİŞİNİ DESTEKLEMEK” Ülkenin gıda güvenliği açısından Konya’nın stratejik bir konumda olduğunu vurgulayan Başkan Altay, “Amacımız üreticimizin daha az suyla daha fazla verim alabileceği bir üretim modeline geçişini desteklemek. Nohut gibi baklagil ürünleri hem toprağın verimliliğini artırıyor hem de su tüketimi açısından avantaj sağlıyor. Burada üretilecek her ürün sadece Konyalı çiftçimizi değil, Türkiye’nin tamamını ilgilendiriyor. Bu bilinçle hareket ediyor, üreticimizin yanında duruyoruz. Rabbim bol yağmurlu, rahmetli günler versin” değerlendirmesini yaptı. NOHUT TOHUMU Baklagiller familyasından, kurağa dayanıklı ve besin değeri yüksek bir bitki olan nohut üretimi hem çiftçiler hem de tüketiciler için birçok avantaj sunuyor. Nohut ayrıca sürdürülebilir tarım ve sağlıklı beslenme açısından önemli bir ürün olarak öne çıkıyor.

Büyükşehir Uzmanından Ramazan’da Beslenme Tavsiyeleri Haber

Büyükşehir Uzmanından Ramazan’da Beslenme Tavsiyeleri

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. EN KRİTİK ÖĞÜN, SAHUR Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. SAHUR NASIL YAPILMALI? Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, “Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz” dedi. İFTARDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ? İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, “Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir” diye konuştu. RAMAZAN’DA SIVI TÜKETİMİ ÖNEMLİ Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, “Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır” dedi.

Başkan Seçer Dünya Bakliyat Günü Programı’na Katıldı Haber

Başkan Seçer Dünya Bakliyat Günü Programı’na Katıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Ticaret Borsası (MTB) tarafından ‘Dünya Bakliyat Günü’ dolayısıyla ‘Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat’ sloganıyla düzenlenen programa katıldı. MTB’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Başkan Seçer’in yanı sıra; Mersin Valisi Atilla Toros, kent protokolü, ilçe belediye başkanları, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerin temsilcileri ve sektör paydaşları katıldı. Başkan Seçer: “İş dünyasının Türkiye’nin sosyal barışında, huzurunda ve saygın bir ülke olmasında çok önemli katkısı var” Konuşmasına MTB Başkanı Abdullah Özdemir’in dile getirdiği ‘Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için bakliyat tüketeceğiz’ mottosunu tekrar ederek başlayan Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm yerel idare yöneticilerinin görevlerinden birinin; sektörde yer alan üreten, işleyen, dünya pazarlarına arz eden iş insanlarının faaliyetini kolaylaştırmak olduğunu söyledi. İş dünyasının ülkenin gelişimi için çok önemli roller üstlendiğine dikkat çeken Seçer, “Hepimiz Türkiye ekonomisinin ihya olmasını ve Türkiye’nin toplumsal refahının artmasını istiyoruz. Türkiye’nin toplumsal refahının artmasının, Türkiye’nin birçok sosyal problemini de çözecek olan reçetedeki ilaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğal olarak da iş dünyasının Türkiye’nin sosyal barışında, huzurunda ve ülkemizin dünyada saygın bir konumda olmasında çok önemli katkısı var” dedi. “İş dünyasının önünde oluşabilecek sorunlara karşı hassas çalışmalar yürütüyoruz” Kentin belediye başkanı olarak iş dünyasıyla ilgili sorunları yakından takip ettiğini, oluşabilecek sorunlara karşı planlama yapıp yatırım konusunda hızlı davrandıklarını aktaran Seçer, “İş dünyasının önünde oluşabilecek sorunları ön görüp, yatırım konusunda hızlı davranma ya da bir projeksiyon, bir vizyon ortaya koymakta son derece hassas çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu. Bakliyatçılık sektörünün kentin doğusunda yer alan Akdeniz ilçesinde kümelendiğini, bu bölgedeki işletme sahipleri ve çalışanlarının ikametlerinin ise genel olarak kentin batı bölgesinde olduğunu belirten Seçer, söz konusu yurttaşların işe gidiş-gelişlerinde trafikte zorluk yaşadıklarını bildiklerini ve bu yönde yatırım yaptıklarını anlattı. Mersin’in fiili nüfusunun resmi rakamın yüzde 30 üzerinde, araç sayısının ise yine resmi rakamlara göre yüzde 15-20 oranında üzerinde olduğunun bilgisini paylaşan Seçer, “Bu durum da trafiği sorun haline getiriyor. Biz de bunun önlemini almaya gayret ediyoruz. Hem merkezi yönetime bağlı çalışan kurumlar hem başta Mersin Büyükşehir Belediyesi olmak üzere bu konuda tedbirler almaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı. D-400 karayolunda merkezi yönetimce yapılacak revizyon çalışmalarının önemli olduğunu, bunun yanı sıra Büyükşehir Belediyesi’nin de kendi yetki alanında gerekli çalışmaları hızla sürdürdüğünü dile getiren Seçer, “Özellikle işletmelerin yoğun olduğu Hal bölgesinde, 2. Çevre Yolu’nu yoğun kullandığınız o bölgelerde bizim yol genişletme, köprülü kavşak çalışmalarımız da var. Akdeniz ilçesinin imar planları henüz yeni tamamlandı. Orada açılacak yeni bulvarlara da öncelik tanıdığımızı bilmenizi istiyoruz. Şu anda Hal Katlı Kavşağı’nı hızla tamamlıyoruz. Nisan ayı başında hep beraber açacağız ve orada sıkışan trafiği de önlemiş olacağız” sözlerine yer verdi. “Mersin, kimsenin elinin tersiyle itebileceği bir yer değil” Kentlerin canlı birer organizma gibi olduğunu, yöneticilerin bir sorunu çözdüğünde yeni bir sorun ile karşılaşacağını söyleyen Seçer, Mersin’in de hem canlı hem gelişen hem de serpilen, büyüyen bir kent olduğunu kaydetti. Yapılan yatırımlardan ziyade en önemli noktanın kentte sağlanan huzur olduğuna dikkat çeken Seçer, “Sizler için yaptığımız yollardan, temiz tuttuğumuz parklardan ya da sosyal politikalardan çok daha önemlisi kentin huzuru var mı? Kentin birliği beraberliği var mı? Bunun üzerinde kafa yormak gerekli. Mersin elinizin tersiyle itilecek bir kent değil. Ne bir belediye başkanı için ne bugünkü Türkiye’nin yönetim sisteminde bir Sayın Cumhurbaşkanı için Mersin elinin tersiyle itilecek bir yer değil” ifadelerini kullandı. “Mersin’in kalkınması demek Türkiye’nin kalkınması demektir” Mersin’in bütün güzelliklerin bir arada yaşandığı, renk cümbüşü bir kent olduğunu dile getiren Seçer, “Mersin’in huzuru demek Türkiye’nin huzuru demektir. Mersin’in kalkınması demek Türkiye’nin kalkınması demektir. Görevimizi bu bilinçle yapmaya çalışıyoruz. Son zamanlarda da Mersin’de çok değerli bir uyumun olduğunu görüyoruz. Bu da hepimizin işini kolaylaştırıyor. Yatırımları daha fazla hızlandırıyor. Valiliğimizin koordinasyonundaki kurumlar ya da yerel yönetimler fark etmeksizin bir arada, hizmetlerimize siyaseti karıştırmayarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu da kente, kentin enerjisine ve sinerjisine yarıyor” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Özdemir: “Bakliyat yalnızca bugünün değil, geleceğin de gıdasıdır” Türkiye’nin baklagillerin anavatanı kabul edildiğini ve bereketin simgesi olan bu kültürel mirasın daha da yaygınlaştırılması gerektiğini söyleyen MTB Başkanı Abdullah Özdemir, küresel ısınmadan söz edilen bir dönemde az su ihtiyacı duyan baklagillerin toprağa azot, fosfor ve potasyum katarak verimi de artırdığına dikkat çekti. Limanı ve sanayisi ile baklagiller için çok önemli bir yere sahip olan Mersin’de, işleme tesislerinin yanı sıra baklagilleri işleyen makinelerin de üretildiğini söyleyen Özdemir, “Baklagiller için mevcutta yapılan destek kat sayısı üreticilerimiz için yeterli değildir. Beklentimiz, bakliyat destekleme kat sayılarının bu dezavantajı giderecek şekilde yeniden düzenlenmesidir. Dileğimiz genç nesillere bu bilinci aktarmaktır; çünkü bakliyat yalnızca bugünün değil, geleceğin de gıdasıdır” şeklinde konuştu. Dünya Bakliyat Birliği geçmiş dönem Başkanı Hüseyin Aslan ve AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’in de birer konuşma yaptığı program, bakliyat ürünlerinden yapılan yemeklerin ikram edilmesinin ardından sona erdi.

TAT Gıda’dan Hazır Yemekte Kadın İstihdamı Ve El Emeği Odaklı Üretim Haber

TAT Gıda’dan Hazır Yemekte Kadın İstihdamı Ve El Emeği Odaklı Üretim

Türkiye’nin köklü gıda markalarından Tat Gıda, hazır yemek kategorisindeki liderliğini geleneksel lezzetleri modern üretim anlayışıyla buluşturarak güçlendirdi. Salçadan domates ürünlerine, soslardan pratik hazır yemeklere ve turşulara uzanan geniş ürün gamıyla sektörde lokomotif rol oynayan Tat Gıda, hazır yemek portföyüne eklediği Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Tat Zeytinyağlı Vişneli Yaprak Sarma ile kategoride fark yaratan yeni bir üretim modelini hayata geçirdi. Dünya genelinde 5 kıtada 50 ülkeye ihracat yapan Tat Gıda’nın, sağlıklı beslenme trendlerine yön verdiğini kaydeden Veysel Memiş, geleneksel konserve markası imajını modern ve inovatif ürünlerle komple bir gıda markasına dönüştürme vizyonuyla ilerlediklerini belirtti. Tüketici beklentilerinin hızla dönüştüğüne dikkat çeken Veysel Memiş, “Bugün hazır gıda kategorisinde rekabet; içerik kalitesi, üretim anlayışı ve markanın temsil ettiği değerler üzerinden şekilleniyor. Tat Gıda olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla ürün portföyümüze eklediğimiz Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Vişneli Yaprak Sarma yalnızca yeni bir ürün değil; aynı zamanda kategoride kavramsal bir netlik iddiası taşıyor.” dedi. Gerçek zeytinyağı, özenle seçilmiş yapraklar ve lezzetli iç harçla geleneksel usullerle hazırlanıyor Veysel Memiş, “Gerçek zeytinyağı, özenle seçilmiş yapraklar ve dengeli iç harçla, geleneksel usullere sadık kalarak tüketicilerimize ev yapımı yaprak sarma lezzetini sunuyoruz .” diye konuştu. Klasik Zeytinyağlı Yaprak Sarma’nın yanı sıra Zeytinyağlı Vişneli Yaprak Sarma çeşidi ile de tüketicilere gurme bir lezzet sunarak ürün çeşitliliğini rafta genişlettiklerini belirten Veysel Memiş, bu ürünlerin yemeğe hazır HYP ambalaj formatıyla zaman ve kullanım kolaylığı sağladığını ifade etti. “Ürünleri kadın çalışanlarımız tek tek ellerinde sarıyor” Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma’nın üretim sürecinde el emeğinin ön plana çıkarıldığına işaret eden Veysel Memiş, ürünlerin kadın çalışanlar tarafından tek tek elle sarıldığını; bu üretim modeliyle kadın istihdamının desteklendiğini, kadın emeğine ve üretimdeki rolüne verilen değerin somut biçimde hayata geçirildiğini ifade etti. Bu üretim modeliyle sosyal sorumluluk yaklaşımının güçlendirildiğini kaydeden Veysel Memiş, “Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ile hem geleneksel lezzetleri koruduk hem de hazır yemek kategorisinde kalite, şeffaflık ve sosyal sorumluluk ekseninde yeni bir referans noktası oluşturduk.” değerlendirmesinde bulundu. Tat Gıda’nın hazır yemek kategorisinde barbunya pilaki ve fasulye pilaki gibi klasik ürünlerle pazar liderliğini sürdürdüğünü belirten Veysel Memiş, tüketici geri bildirimleri doğrultusunda ürün portföyünün sürekli genişletildiğini aktardı. Haşlanmışlardan konservelere, salatalardan zeytinyağlılara oluşan geniş ürün gamıyla; kaliteli, lezzetli, sağlıklı ve pratik beslenmek isteyen tüketicilere güçlü bir alternatif sunduklarını belirten Veysel Memiş, yapılan paketleme yatırımlarıyla kutu, tabak ve doypack ambalajların portföye eklendiğini; yoğun AR-GE çalışmalarıyla da “Aç & Ye” ve “Isıt & Ye” konseptli ürünlerin geliştirildiğini ifade etti.

Reis Gıda, Gulfood 2026’da Türk Bakliyatını Küresel Sahneye Taşıyor Haber

Reis Gıda, Gulfood 2026’da Türk Bakliyatını Küresel Sahneye Taşıyor

Bakliyat, pirinç ve bulgur kategorilerinde Türkiye’nin köklü markaları arasında yer alan Reis Gıda, ihracat gücü ve yenilikçi ürün portföyüyle dünyanın en büyük gıda ve içecek fuarlarından Gulfood 2026’da yerini aldı. 26’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Reis, Dubai’de düzenlenen fuarda hem ürün çeşitliliğini hem de Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyelini uluslararası profesyonellerle buluşturuyor. 26–30 Ocak 2026 tarihleri arasında Dubai Exhibition Centre & Dubai World Trade Centre’da gerçekleştirilen Gulfood 2026, her edisyonunda 100 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi ve binlerce firmayı ağırlayan küresel ölçekte bir ticaret platformu olarak öne çıkıyor. Reis Gıda, bu yıl fuara dördüncü kez katılarak uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Yenilikçi Ürünler, Değişen Beslenme Alışkanlıkları Küresel gıda sektöründe yaşanan dönüşümün merkezinde bugün sağlıklı beslenme, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik zincirleri yer alıyor. Reis Gıda, gıdanın geleceğinin; toprağa duyulan saygı, üreticiyle kurulan güçlü bağlar ve tüketici beklentilerini doğru okuyan yenilikçi ürünlerle şekillendiği yaklaşımıyla hareket ediyor. Bu anlayış doğrultusunda Reis Gıda, glutensiz ürünler başta olmak üzere nohut unu, kırmızı mercimek unu ve karabuğday unu gibi yüksek besin değerine sahip, doğal protein ve lif kaynağı ürünlerden oluşan portföyünü uluslararası profesyonellerle buluşturuyor. Günümüzün hızlanan yaşam temposuna uyum sağlayan bu ürünler; pratik kullanımları, çok yönlü tariflere uygunlukları ve temiz içerik yaklaşımlarıyla hem bireysel tüketicilerin hem de profesyonel mutfakların beklentilerine güçlü bir yanıt sunuyor. Bu ürün grubu, Reis Gıda’nın sağlıklı beslenme vizyonunu ve yerli tarımsal üretime dayalı katma değerli üretim yaklaşımını küresel pazarlara taşıyan önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Beslenme trendlerinin hızla dönüştüğü küresel pazarda ve sağlıklı ürünlere olan ilginin arttığına dikkat çeken Reis Gıda, bu alandaki ürün geliştirme yatırımlarıyla ihracatını niteliksel olarak büyütmeyi amaçlıyor. Türkiye’nin Tarımsal Gücü Uluslararası Arenada Reis Gıda Gulfood’un hem ticari bir buluşma hem de gıdanın geleceğinin konuşulduğu bir platform olduğuna işaret ediyor. Reis, Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesinin ve bakliyat kültürünün bu tür organizasyonlarda daha görünür olmasının önemini vurguluyor. Reis Gıda, tarladan sofraya uzanan üretim yaklaşımında kalite, izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze alıyor. Sözleşmeli tarım modeli ve çiftçi iş birlikleriyle yerli üretimi destekleyen Reis, hammadde güvenliğini güçlendirirken uluslararası kalite standartlarına uygun üretim anlayışıyla küresel pazarlarda güvenilir bir iş ortağı olarak konumlanıyor. Dünya Sofralarında Türk Markası “Dünya Sofrasında, Türk Markası” vizyonuyla hareket eden Reis Gıda, Gulfood 2026’yı küresel büyüme ve ihracat stratejisinin önemli bir adımı olarak değerlendiriyor. Reis, mevcut pazarlarda derinleşmeyi, yeni iş birlikleriyle ihracat ağını genişletmeyi ve uluslararası perakende zincirleri nezdinde marka bilinirliğini artırmayı hedefliyor. North Hall N4-202 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayan Reis Gıda’nın, fuar boyunca kuracağı temasların yeni ihracat fırsatlarına ve uzun vadeli ticari ortaklıklara zemin oluşturması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.