Hava Durumu

#Samsun

Kırsal Haber - Samsun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Samsun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

​Ev Hanımıydı, Kendi İşinin Patronu Oldu: Samsun’da Bir Başarı Hikayesi! Haber

​Ev Hanımıydı, Kendi İşinin Patronu Oldu: Samsun’da Bir Başarı Hikayesi!

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı sera desteğiyle üretime başlayan 50 yaşındaki Filiz Köksal, 2 yılda Türkiye’nin dört bir yanına süs bitkisi gönderen bir işletme sahibi haline geldi. Aylık 100 bin TL gelir elde eden Köksal, mahallesindeki kadınlara da ekmek kapısı açtı. ​Samsun’un Bafra ilçesinde yaşayan ev hanımı Filiz Köksal’ın hayatı, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin yerel üretimi destekleme projeleriyle tamamen değişti. Lengerli Mahallesi’nde kurduğu süs bitkileri serasıyla iş hayatına atılan Köksal, kısa sürede büyük bir başarı yakalayarak kadın girişimcilere örnek oldu. ​Büyükşehir’den Tam Destek: Sera Kurulumu ve Teknik Yardım ​Samsun Büyükşehir Belediyesi, üretim yapmak isteyen vatandaşlara yalnızca ekipman değil; fide, tohum, sera kurulumu ve pazarlama süreçlerinde de teknik danışmanlık sunuyor. Bu desteklerden yararlanan Filiz Köksal, bir dönümlük sera ile başladığı serüvende bugün dev bir iş hacmine ulaştı. ​Belediye Başkanı Halit Doğan’ın vizyonuyla hareket eden projeler, özellikle ev hanımlarının ekonomik özgürlüklerini kazanmalarını ve yerel üretimin katma değere dönüşmesini sağlıyor. ​30 Çeşit Ürün: Türkiye’nin Her Yerinden Sipariş Yağıyor ​Filiz Köksal’ın serasında 2024 yılı itibarıyla üretim kapasitesi zirveye ulaştı. Serada yetiştirilen ürünler arasında şunlar yer alıyor: ​Mevsimlik süs bitkileri, Salon ve iç mekan bitkileri, ​Peyzaj ürünleri, Çilek fideleri ​Toplamda 30 farklı çeşidin üretildiği seradan bugüne kadar 30 binden fazla bitki satışı gerçekleştirildi. Türkiye’nin hemen hemen her ilinden talep aldıklarını belirten Köksal, "İmkan verildiğinde kadınların başaramayacağı hiçbir şey yok" dedi. ​"Aylık 100 Bin Lira Gelir ve Kadın İstihdamı" ​Başarı hikayesini paylaşan Filiz Köksal, kendi işinin patronu olmanın gururunu şu sözlerle anlattı: ​"İçimde hep üretme isteği vardı. Büyükşehir Belediyemiz seramızı kurdu, toprak ve malzeme desteği sağladı. Ev hanımlığından iş hayatına geçtim. Şimdi benimle birlikte mahallemizdeki diğer kadınlar da iş imkanı buluyor. Aylık ortalama 100 bin lira gelir elde ediyoruz." ​Kadın Girişimciler İçin İlham Kaynağı ​Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin sağladığı bu teşvikler, kırsal kalkınmanın ve kadın istihdamının artmasında kilit rol oynuyor. Filiz Köksal'ın hikayesi, devlet desteklerinin ve yerel yönetimlerin gücüyle birleştiğinde bir hayalin nasıl gerçeğe dönüştüğünü kanıtlıyor.

Bakan Yumaklı’dan Kırsal Kalkınma Müjdesi: 2026’da 938 Milyar Liralık Dev Bütçe! Haber

Bakan Yumaklı’dan Kırsal Kalkınma Müjdesi: 2026’da 938 Milyar Liralık Dev Bütçe!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 155 yerel eylem grubuna 35 milyon avroluk destek paketi sunulduğunu açıkladı. Yumaklı, 2026 yılı için sektöre 938 milyar liralık rekor bütçe ayrıldığını duyurdu. ​ANKARA – Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsal kalkınma hamlesini IPARD III Programı ile 81 ile yayıyor. Bilkent Otel ve Konferans Merkezi'nde düzenlenen LEADER Yaklaşımı etkinliğinde konuşan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve kırsal ekonomi stratejilerine dair kritik veriler paylaştı. ​IPARD III Desteği 81 İle Yayılıyor ​Bakan Yumaklı, daha önce 42 ilde uygulanan IPARD projelerinin artık Türkiye’nin tamamında uygulanacağını müjdeledi. Kırsal kalkınmayı sadece tarımsal üretim değil, bir yaşam alanı vizyonu olarak gördüklerini belirten Yumaklı, şunları söyledi: ​"IPARD III kapsamında 155 yerel eylem grubumuza 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunuyoruz. Amacımız, girişimcimizin, kadınlarımızın ve gençlerimizin Avrupa standartlarında destekle buluşmasıdır." ​2026 Hedefi: 938 Milyar Liralık Rekor Yatırım ​Devletin üreticinin her daim yanında olduğunu vurgulayan Yumaklı, bütçe rakamlarındaki devasa artışa dikkat çekti. 2025 yılında sektöre aktarılan 706 milyar liralık kaynağın ardından, 2026 yılında sulama yatırımları ve kredi sübvansiyonları dahil toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçenin hizmete sunulacağını açıkladı. ​Genç ve Kadın Girişimcilere Öncelik ​Son 23 yılda kırsal kalkınma projeleriyle 287 bin kişilik istihdam sağlandığını ifade eden Bakan Yumaklı, IPARD-TKDK hibelerinin detaylarını paylaştı: ​Desteklenen Proje: 27 binin üzerinde sözleşme. ​Ödenen Hibe: 129 milyar lira. ​Oluşturulan İstihdam: 107 bin kişi. ​Kapsayıcılık: Toplam desteğin yarısı genç ve kadın girişimcilere aktarıldı. ​Yerelde Kalkınma: Başarı Hikayeleri Artıyor ​LEADER yaklaşımının yerel ürünlere değer kattığını belirten Yumaklı; Samsun’daki kadın kooperatiflerinden Giresun’daki rafting faaliyetlerine, Denizli’nin leblebisinden Şanlıurfa’daki sanat atölyelerine kadar pek çok örneği sıraladı. Yatağan kemik tarağı ve Çameli cevizi gibi ürünlerin coğrafi işaretle değer kazandığını hatırlattı. ​IPARD III 2026 Çağrı Takvimi Açıklandı ​Yumaklı, önümüzdeki dönem yol haritasını şu rakamlarla özetledi: ​Yatırımcılara: 85 milyon avro. ​Kırsal Altyapıya: 156 milyon avro. ​Toplam: 241 milyon avro destek TKDK vasıtasıyla üreticilere ulaştırılacak. ​Haberin sonunda Bakan Yumaklı, destek almaya hak kazanan yerel eylem gruplarına sembolik çeklerini takdim ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Tarımı Hor Görenler, Yarını Zor Görür! Haber

Tarımı Hor Görenler, Yarını Zor Görür!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, gıda güvenliği ve egemenliği açısından Türkiye'nin büyük bir risk altında olduğunu vurguladı. Mazot ve gübre fiyatlarının tarımı ve çiftçiyi vurduğunu, iktidarın yangını seyrettiğini belirten Barut, bu koşullarda traktörün kontağının dahi çevrilemediğini, adeta altına dönen gübreyi çiftçinin bir gram bile atamadığını vurguladı. "GÜBRE ADETA ALTIN OLDU" Meclis Genel Kurulu'nda İYİ Parti'nin grup önerisi üzerine CHP Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, "2026 yılı gıda güvenliğimiz ve gıda egemenliğimiz açısından çok risk altındadır. Çünkü tarımsal üretimin en önemli temel girdilerinden olan mazotun litresi 80 liraya, gübrenin tonu da 35 bin liraya dayanmıştır. Bu fiyatlarla ekim, dikim yapmak mümkün değildir. Bu fiyatlarla ekim yapmak değil, çiftçi, traktörünün kontağını dahi çeviremez durumdadır; aynı zamanda, gübre de altınla eş değer olmuş, gübrenin gramını dahi tarlasına atamaz durumdadır" dedi. ÖZELLEŞTİRME VE KAPATMA TEPKİSİ Tarımsal üretimde gübre kullanımının öneminden söz eden Barut, iktidarın yanlışlarına da dikkat çekerek şunları anlattı: "Gübre kullanmakla üründe kalite artar, rekolte artar. Üründe gübre kullanmayınca yüzde 20 ila yüzde 80 arasında rekolte kaybı olacaktır. İşte, bu nedenle diyoruz ki: 2026 yılında gıda egemenliğimiz tehlike altındadır. Türkiye'de çiftçimizin kullanmış olduğu gübre yılda 6,5 milyon tondur ve mazot da 3 milyar litredir. Bunların da tamamı -gübrenin yüzde 90'ı, mazotun da tamamı dışa bağımlıdır. Peki, neden dışa bağımlıyız? Çünkü bir zamanlar gübre fabrikaları vardı, kamuya ait, devlete ait; İGSAŞ vardı, TÜGSAŞ vardı, Kütahya, Samsun gübre fabrikaları vardı. Bunlar ne oldu şimdi? Ya özelleştirildi, ya kapatıldı. Bu krize Hürmüz Boğazı'ndaki yaşanan savaşın etkisi de eklenince maalesef çiftçinin mazot ve gübredeki sıkıntısı çok daha arttı ve savaşın şu anda en ağır faturasını da maalesef çiftçimiz ödemektedir. Bu nedenle, çiftçilerimiz bu söylediğim nedenlerden dolayı yabancıların eline ya da özel sektörün eline terk edilmiş durumdadır." "GÜBREDE FİYAT ARTIŞ 135 KATA ULAŞTI" Gübre ve mazot başta olmak üzere tarımsal üretim maliyetlerindeki fahiş artışa değinen Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Gelin, rakamlarla bir tabloya bakalım: 2002 yılında AKP iktidara geldiğinde ürenin 1 tonu 261 liraydı, üre gübrenin; şu anda 35 bin lira, tamı tamına 135 kat artmış durumda. Yine, AKP iktidarı iktidara geldiğinde mazotun litresi 1,1 liraydı, şu anda 76 lira yani 80 liraya dayanmış durumda. Yaklaşık 70 kat fiyat artmış durumda. Buradan sesleniyorum, 'Gübrede, stokta sorun yoktur' diyenlere sesleniyorum: Gelin, Çukurova'ya davet ediyorum, gübre var mı, yok mu değerli arkadaşlar, bir görelim. Olan da gübreyi maalesef şu anda stoklamış ve satmıyor. Tam ekim, dikim dönemi ama çiftçi şu anda perişan değerli arkadaşlar. Yapılması gereken çok basit, tıpkı İspanya'nın yaptığı gibi çiftçiyi ve tarımı koruyacak adımlar atılmalıdır. Mazottaki ve gübredeki ÖTV, KDV kaldırılmalıdır. Eğer bu destekler de yetmiyorsa bunlara ek destek verilmelidir. Tarımı hor görenler değerli arkadaşlar, yarını zor görür. Çiftçiyi desteklerseniz tüketiciyi de desteklemiş olursunuz."

Türkiye’nin İlk Kaz Kooperatifi Samsun’da Kuruldu Haber

Türkiye’nin İlk Kaz Kooperatifi Samsun’da Kuruldu

Samsun merkezli olarak Burak Şahinkaya öncülüğünde 30 üreticinin katılımıyla Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve Pazarlama Kooperatifi kuruldu. Kooperatif, entegre tesis yatırımıyla kaz eti ve yan ürünlerini işleyerek üretimde katma değeri artırmayı ve Türk kaz ürünlerini uluslararası pazara taşımayı hedefliyor. Türkiye’de kaz yetiştiriciliği alanında önemli bir adım atıldı. Burak Şahinkaya öncülüğünde 30 üreticinin bir araya gelmesiyle Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve Pazarlama Kooperatifi kuruldu. Samsun merkezli olarak kurulan kooperatifin hedefi, kaz yetiştiriciliğini planlı ve sürdürülebilir bir üretim modeline dönüştürerek Türkiye genelinde yaygınlaştırmak. Kooperatif üyeleri ilk toplantılarını gerçekleştirirken, sektörde katma değeri artıracak önemli projeler için de yol haritası belirlendi. ENTEGRE TESİS KURULACAK Kooperatifin ilk etap hedefleri arasında Samsun’da modern bir kesimhane ve soğuk hava deposu kurulması yer alıyor. Bu sayede üreticilerin yetiştirdiği kazların değerinde değerlendirilmesi ve pazara daha güçlü şekilde sunulması amaçlanıyor. Planlanan entegre tesis içerisinde ayrıca üretimhane, kesimhane, soğuk hava deposu ve kaz tüyü işleme merkezi bulunacak. Böylece kaz eti, kaz tüyü, kaz yağı ve diğer yan ürünlerin işlenmesi sağlanarak üretimde katma değer artırılacak. HEDEF ULUSLARARASI PAZAR Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Burak Şahinkaya, sadece bölgesel üretimi güçlendirmekle kalmayıp Türk kaz ürünlerini uluslararası pazarlara taşımayı hedeflediklerini belirterek, "Kurulacak altyapı ile kaz eti, kaz tüyü ve diğer yan ürünlerin yurt dışına ihraç etmeyi planlıyoruz. Kooperatifimizin uzun vadeli hedefleri arasında üreticileri ortak bir yapı altında güçlendirmek, bölgesel kalkınmaya katkı sağlamak ve yeni istihdam alanları oluşturmak yer alıyor. Anadolu’nun köklü üretim kültürlerinden biri olan kaz yetiştiriciliğinin, kurulacak kooperatif sayesinde daha güçlü bir ekonomik değere dönüşmesini hedefliyoruz. Samsun’dan başlayan bu girişimin ilerleyen süreçte Türkiye genelinde yaygınlaştırılması planlıyoruz" şeklinde konuştu.

Reis Gıda’ya Yeşil Ekonomi Ödülü Haber

Reis Gıda’ya Yeşil Ekonomi Ödülü

21 Şubat’ta Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri, iklim krizinin ertelenemez bir küresel meydan okuma olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu yılki ödül, sürdürülebilir tarım ve iklim dostu üretim anlayışı ile öne çıkan Reis Gıda’ya verildi. 21 Şubat’ta gerçekleştirilen Kurultay’da bilim dünyası, iş dünyası ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek iklim dönüşümünün kentlere, ekonomiye ve yaşam biçimlerine etkilerini kapsamlı biçimde değerlendirdi. Toplantıda, tarımsal üretimin güçlendirilmesi, doğal kaynakların bilinçli kullanımı ve gıda arz güvenliğinin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi yönünde kararlılık mesajları paylaşıldı. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, 2000’li yılların başından bu yana sürdürülebilir tarımı şirket vizyonunun temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Mehmet Reis, 2016 Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirdiği sunumda; su verimliliği, toprak sağlığının korunması ve planlı üretimin stratejik önemine dikkat çekmiş, bakliyatın hem çevresel hem ekonomik değer üreten bir ürün grubu olduğunu ifade etti. Reis, farklı platformlarda yaptığı açıklamalarda üretimin doğayla uyum içinde yürütülmesinin hem ekonomik kalkınma hem de gelecek kuşaklar için değer oluşturduğunu vurguluyor. Sürdürülebilir Tarımda Güçlü ve Yapıcı Bir Model Mehmet Reis’in yaklaşımında sürdürülebilir tarım, verimlilik artışı ile doğal kaynakların korunmasını aynı potada buluşturan bütüncül bir model olarak tanımlanıyor. Tarımın iklim koşullarına hızlı uyum sağlayabilen bir sektör olduğunu ifade eden Reis, suyun etkin kullanımı, toprağın verimliliğinin desteklenmesi ve yerel üretimin güçlendirilmesiyle dayanıklı bir tarım yapısının mümkün olduğunu belirtiyor. Kırsalda üretim dinamizminin artırılması, gençlerin tarıma kazandırılması ve dijital tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, Reis Gıda’nın vizyonunun önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, üretim kapasitesini güçlendirirken aynı zamanda tarımsal sürdürülebilirliği desteklemektedir. Mehmet Reis’in vizyonunu yansıtan ifadelerden biri şu şekilde: “İklim değişikliği tarımı, tarım ekonomiyi, ekonomi ise toplumsal refahı doğrudan etkiliyor. Üretirken doğayı gözetmek bir sorumluluktur. Toprağı korumak geleceği korumaktır.” Sahada Hayata Geçen Projelerle Güçlenen Vizyon Reis Gıda’nın Yeşil Ekonomi Ödülü’ne layık görülmesi, sürdürülebilirlik vizyonunun sahadaki uygulamalarla desteklenmesinin bir göstergesi olduğu ifade edildi. 2020 yılında başlatılan Reis Bakliyat Köyleri Projesi ile yerli ve sertifikalı tohum kullanımı yaygınlaştırılırken; Samsun Bafra’da çeltik ve bakliyat üretimi gerçekleştirildi, Bolu Çamyayla’da kadın kooperatifleriyle iş birliği içinde üretim modeli güçlendirildi. Proje sonraki yıllarda da devam ederken, Niğde Çarıklı köyünde ata tohumlarıyla üretim yapılarak yerel çeşitliliğin korunmasına katkı sağlandı. Bu çalışmalar, toprağın verimliliğini destekleyen ve yerel kalkınmayı güçlendiren bir model ortaya koyuyor. Reis Gıda, sürdürülebilir tarımı yalnızca üretim modeli olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinç ve dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Bu kapsamda, gıda israfının azaltılmasına yönelik küresel ölçekte yürütülen 10x20x30 girişimine destek vererek, tedarik zincirinde kayıpların azaltılması ve daha verimli üretim süreçlerinin teşvik edilmesi yönünde sorumluluk üstleniyor. Uluslararası ölçekte benimsenen bu yaklaşım, üretimden perakendeye kadar uzanan değer zincirinde daha bilinçli bir sistem kurulmasına katkı sağlıyor. Reis Gıda aynı zamanda “Sofrana Sahip Çık” gibi ulusal farkındalık kampanyalarına katılarak, tüketiciden üreticiye kadar tüm paydaşları kapsayan bir bilinç dönüşümünü destekliyor. Reis bakliyatın hem çevresel sürdürülebilirlik hem de sağlıklı beslenme açısından taşıdığı değeri farklı platformlarda anlatarak iklim dostu ürün gruplarının yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Gençlerin tarıma kazandırılması ve kırsalda üretim dinamizminin artırılması ise şirket vizyonunun önemli bir parçası. Mehmet Reis’in söylemlerinde de sık sık vurguladığı üzere, genç nüfusun tarıma dahil edilmesi ve çiftçilerin bilgi teknolojileri ile desteklenmesi, sürdürülebilir tarım için kritik öncelikler arasında yer alıyor. Mehmet Reis’in bu yılki Kurultay’daki değerlendirmeleri, Reis Gıda’nın vizyonunu özetler nitelikte olup şu ifadelere yer verildi: “Tarım, iklim değişikliğine karşı en ön cephedir. Toprağı korumak, suyu verimli kullanmak ve yerel üretimi güçlendirmek, hem ulusal gıda güvenliğimizi hem de iklim dayanıklılığımızı artırır.” Reis Gıda, Yeşil Ekonomi Ödülü ile bu vizyonunu bir kez daha tescil ederken stratejik, uzun vadeli ve somut iklim eylem planlarını sürdürme kararlılığını bir kez daha gösterdi.

Samsunlu Arı Yetiştiricilerine Büyükşehir'den Destek Haber

Samsunlu Arı Yetiştiricilerine Büyükşehir'den Destek

Tarım ve hayvancılığı destekleyerek üreticilerin her zaman yanında olan Samsun Büyükşehir Belediyesi, arıcılık sektörüne yönelik önemli bir çalışmayı hayata geçirdi. “Samsun İlinde Arı Ürünleri Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi” kapsamında Ana Arı Üretim Seti ve Arı Sütü Üretim Seti Dağıtım Töreni düzenlenerek çiftçilere setler teslim edildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) iş birliğinde gerçekleştirilen “Samsun İlinde Arı Ürünleri Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi” kapsamında, üreticilere Ana Arı Üretim Seti ve Arı Sütü Üretim Seti teslim edildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen törene; DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız, Samsun İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Rasim Kaplan ve arı yetiştiricileri katıldı. Kırsal kalkınmayı desteklemek, arıcılık faaliyetlerinde katma değeri yüksek ürünlerin üretimini artırmak ve üretici gelirlerini yükseltmek amacıyla yürütülen proje kapsamında 100 üreticiye Ana Arı Üretim Seti ve Arı Sütü Üretim Seti dağıtımı gerçekleştirildi. Dağıtılan bu setlerin; ana arı kalitesinin artırılmasına, koloni verimliliğinin yükseltilmesine ve arı sütü üretiminin yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sunması hedefleniyor.

Büyükşehir'den Köy Fırınları Projesi Haber

Büyükşehir'den Köy Fırınları Projesi

Samsun Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde sosyal yaşamı güçlendirmek ve geleneksel kültürü yaşatmak amacıyla Köy Fırınları Projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında, Havza ve Çarşamba ilçelerinde toplam 10 yeni köy fırını inşa edildi. 3 mahalle fırını ise onarıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Bir taraftan kırsal alanlarımızı destekliyor bir taraftan da geleneklerimizin gelecek nesillere aktarılmasını hedefliyoruz” dedi. Kırsal kalkınmaya büyük önem veren ve bu alanda yaptığı çalışmalar, verdiği desteklerle dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediyesi, “Köy Fırınları Projesi” ile de yüzleri güldürdü. Proje kapsamında Havza’da 9, Çarşamba’da 1 olmak üzere 10 köy fırını inşa edildi. Yine proje kapsamında 3 mahallede ise mevcut köy fırınlarının bakım ve onarımı gerçekleştirildi. Kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve yerel üretimi desteklemek amacıyla başlatılan “Köy Fırınları Projesi” ile ilgili konuşan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Kırsal kalkınma hedefi ile çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Bir taraftan üreticilerimizi destekliyor, bir taraftan mahallelerimize dokunuşlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda mahallerimize fırınlar kazandırıyoruz. Modern yapıda tasarlanan fırınlar ile insanımıza ekmeğini ya da diğer unlu mamullerini kendi mahallelerinde yapabilme imkanı sunuyoruz. Köy fırınları, mahallelerimizin sosyal dokusunu güçlendiren, kültürümüzü ve dayanışmayı da yaşatan merkezlerdir. Amacımız, kırsal alanlarımızı desteklerken, geleneklerimizi de gelecek nesillere aktarmaktır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.