Hava Durumu

#Sanat

Kırsal Haber - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşil Çomlu Kavun Festivali’nde Tarım, Kültür ve Sanat Buluştu Haber

Yeşil Çomlu Kavun Festivali’nde Tarım, Kültür ve Sanat Buluştu

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bu yıl 10’uncusu düzenlenen Yeşil Çomlu Kavun Festivali, tarım, kültür ve sanat etkinlikleriyle bölge halkını bir araya getirdi. Coğrafi İşaret ile tescillenen Yeşil Çomlu Kavunu’nun tanıtıldığı festivalde,üreticilerin emeği ve bölgenin tarımsal değerleri ön plana çıktı. Festival kortej ve sancak töreniyle başladı Festival kapsamında hemşehrilerin yoğun katılımıyla kortej yürüyüşü ve sancak töreni gerçekleştirildi. Programın devamında üreticilerle birlikte kavun hasadına katılım sağlanırken, Yeşil Çomlu’nun tarımsal üretim kültürüne dikkat çekildi. Coğrafi İşaretli Yeşil Çomlu Kavunu öne çıktı Festivalin merkezinde yer alan Yeşil Çomlu Kavunu, Coğrafi İşaret tesciliyle bölgenin önemli tarımsal ürünlerinden biri olarak tanıtıldı. Festival etkinlikleriyle ürünün bilinirliğinin artırılması, üreticilerin emeğinin görünür kılınması ve yerel tarım kültürünün gelecek nesillere aktarılması hedeflendi. Kültür ve sanat etkinlikleri de düzenlendi Tarım etkinliklerinin yanı sıra festival programında kültür ve sanata yönelik etkinlikler de yer aldı. Sanatçı Feyim Kayalık’ın “Kuşlarımız Ahşapta” adlı rölyef sergisinin açılışı gerçekleştirilirken, sergideki eserler katılımcıların beğenisine sunuldu. Dursun Mirza sosyal medya hesabından paylaştı Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, 10. Yeşil Çomlu Kavun Festivali kapsamında gerçekleştirilen etkinliklere ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Mirza paylaşımında festival korteji, sancak töreni, kavun hasadı ve Feyim Kayalık’ın rölyef sergisinden görüntülere yer verdi. Yeşil Çomlu Kavun Festivali, bölgenin köklü tarım kültürünü, üreticilerin emeğini, Coğrafi İşaretli Yeşil Çomlu Kavunu’nu ve yerel sanat değerlerini bir araya getiren etkinliklerle gerçekleştirildi.

Yöresel Lezzetler Gastronomi Sokağında Ziyaretçilerle Buluşuyor Haber

Yöresel Lezzetler Gastronomi Sokağında Ziyaretçilerle Buluşuyor

Malatya, 6 Şubat depremlerinin ardından yaralarını sararak yeniden ayağa kalkarken bu kez eşsiz mutfağıyla Türkiye’nin gastronomi rotasında yerini almaya hazırlanıyor. Kültür Yolu Festivali kapsamında Yüzüncü Yıl Kent Parkı’nda kurulan Gastronomi Sokağı, Malatya’nın yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Kentin her yönden ayağa kalkması için hummalı bir çalışma yürüten Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er; düzenlenen festival ve etkinliklerin Malatya’nın tanıtımına, turizmine ve ekonomisine önemli katkılar sunacağını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte 8-16 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Malatya Kültür Yolu Festivali kapsamında Yüzüncü Yıl Kent Parkı’nda kurulan stantları ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Festival alanında oluşturulan Gastronomi ve Kültür Sokağı’nı da gezen Başkan Er, Malatya’nın ilçelerinin yöresel ürün ve lezzetlerinin tanıtıldığı stantlarda uzun süre incelemelerde bulundu. Esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden Başkan Er, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin taleplerini de geri çevirmedi. “Gastronomiyi Kültür Yolu Festivali’ne dâhil ettik” Geçen yıl Kültür Yolu Festivali kapsamında oluşturulan Gastronomi Sokağı’nın yoğun ilgi gördüğünü belirten Başkan Sami Er, bu yıl ekim-kasım aylarında yapılması planlanan Gastronomi Festivali’ni Kültür Yolu Festivali ile birleştirdiklerini söyledi. Başkan Er; “Malatya'da geçen yıl Kültür Yolu Festivali’nin ilki yapıldı. Programda yoktu ancak büyük bir talep vardı. Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy ile yaptığımız görüşme neticesinde festival şehrimizde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi olarak bu yıl ekim-kasım aylarında Gastronomi Festivali düzenleme planımız vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığımız gastronomiyi Kültür Yolu Festivali ile birleştirdi. Biz de gerçekleştirmeyi planladığımız Gastronomi Festivalimizi bu festivalle birleştirmiş olduk.” dedi. Festivalin ilk gününde yoğun bir katılım yaşandığını ifade eden Er, 16 Ağustos’a kadar kentte çok sayıda kültürel, sanatsal ve gastronomi etkinliğinin gerçekleştirileceğini belirtti. “Hedefimiz Malatya’nın artık depremle anılmaması” Malatya’nın zengin kültürel ve doğal varlıklarının yanı sıra güçlü bir mutfak kültürüne sahip olduğunu vurgulayan Başkan Er, düzenlenen etkinliklerle kentin turizm potansiyelini daha fazla öne çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Er; “Temel hedefimiz, Malatya’nın artık depremle anılmamasını sağlamak; Malatya’nın normalleştiğini, normal yaşamına devam ettiğini göstermek ve turizmini canlandırmak. Malatya, kültür varlıkları ve doğal varlıkları açısından zengin bir il. Bu tür etkinliklerle Malatya’yı yeniden öne çıkarıyor ve normalleştiğini gösteriyoruz.” diye konuştu. Gastronominin dünyada önemli bir turizm alanı hâline geldiğine dikkati çeken Başkan Sami Er, Malatya mutfağının daha geniş kitlelere tanıtılması için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Başkan Er; “İnsanların bazı illere sadece yemek ve tatlı yemek için geldiğini görüyoruz. Biz de Malatya mutfağını daha fazla tanıtacağız. Temel hedefimiz Malatya’da gastronomi konusunda farkındalık oluşturmak. Bu zengin mutfağımızı önce Türkiye kamuoyuna, ardından dünyaya tanıtacağız.” ifadelerini kullandı. Gastronomi çalışmalarının yalnızca tanıtım açısından değil, kent ekonomisi açısından da önemli olduğunu aktaran Başkan Er, şunları kaydetti: “31 noktada lezzet noktamız var. Hem esnafımız yemeklerini tanıtacak hem de ticari ve ekonomik anlamda katkı sağlanacak. Gastronomi bizim için aynı zamanda esnafımızın, üreticimizin ve şehrimizin ekonomisine katkı sağlayacak önemli bir alan.” Festival kapsamında toplam 149 etkinliğin gerçekleştirildiğini belirten Başkan Er; Malatya’nın spor, kültür, sanat ve gastronomi alanlarında düzenlenen organizasyonlarla yeniden etkinliklerle buluştuğunu ifade etti. Büyükşehir Belediyesi olarak önemli organizasyonlar düzenlediklerini kaydeden Başkan Sami Er; "Arslantepe Yarı Maratonu’nu yaptık. Malatya Kayısı Festivali’ni gerçekleştirdik. Dağ Bisikleti Yarışması düzenledik. Uluslararası Altın Kayısı Satranç Turnuvamızı düzenleyeceğiz. Malatya daha birçok ulusal ve uluslararası etkinliklerle tanışmaya devam edecek. İnşallah halkımızın memnun olacağı birçok etkinlik yapacağız.” diye konuştu. Malatya’da gastronomi kültürünün geliştirilmesi amacıyla önemli bir merkezin de hizmete alındığını açıklayan Başkan Er, Yüzüncü Yıl Kent Parkı içerisinde yapımı tamamlanan Malatya Gastronomi Merkezi’nin açılışının ünlü şef Ömür Akkor’un katılımıyla gerçekleştirileceğini söyledi. Merkezin yalnızca yöresel yemeklerin sunulduğu bir restoran olmayacağını belirten Er, gastronomi alanında eğitim ve çeşitli çalışmaların da burada gerçekleştirileceğini ifade etti. Başkan Er, Gastronomi Merkezi ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Malatya Gastronomi Merkezi’ni kurduk. Burası Malatya mutfağının tanıtılacağı ve çeşitli etkinliklerin yapılacağı bir merkez olacak. Burada Malatya’nın lezzetleriyle birlikte insanlarımızın farklı lezzetlere de ulaşmasını amaçlıyoruz. Aynı zamanda burası gastronominin merkezi olacak. Öğrenciler için kurslar düzenlenecek, gastronomiyle ilgili çeşitli çalışmalar yapılacak. Böylece Malatya mutfağını geliştirmiş olacağız.” Ömür Akkor ve Türkiye’nin önemli şefleri Malatya’da Gastronomi etkinliklerine ünlü şef Ömür Akkor’un da eşlik ettiğini belirten Başkan Er, Akkor’un Türkiye’nin önemli şefleri ile gastronomi alanında görev yapan basın mensuplarını Malatya’da ağırladığını söyledi. Başkan Er; "Ünlü şef Ömür Akkor ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin önemli şefleri Malatya’da. Gastronomi ile ilgili basın mensupları da burada. Umarım Malatya gastronomisiyle hak ettiği yere gelir.” ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, düzenlenen festival ve etkinliklerin Malatya’nın tanıtımına, turizmine ve ekonomisine önemli katkılar sunacağına inandığını belirterek kentin sahip olduğu tarihi, kültürel, doğal ve gastronomik değerleri daha güçlü şekilde tanıtmak için çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

Urla’da 12. Enginar Festivali Coşkusu  Haber

Urla’da 12. Enginar Festivali Coşkusu 

İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. “İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir” Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, “İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihsel olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor” diye konuştu. “Urla’nın önce kökenini bilmek lazım” Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihsel ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz” dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, “Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız” diye konuştu. “İzmir'de yaşamaya her zaman özeniyorlar” Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, “Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor” dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, “Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor” diye konuştu. “Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız” İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu. “Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak” Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir” diye konuştu. “Urla’da toprak konuşur, emek büyür” Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, “Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır” dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Tarım Gastronomi ve Turizm” başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere karşın kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, “İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz” dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. “Ege Bölgesi adeta bir maden” Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, “Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden” dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda müzik dinletileri yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

Manisa’nın Tescilli Lezzetleri Gastronomi Arenası’nda Tanıtıldı Haber

Manisa’nın Tescilli Lezzetleri Gastronomi Arenası’nda Tanıtıldı

486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen “Manisa’nın Lezzet ve Kültür Haritası: 17 İlçenin Tescilli Değerleri” programı, Ulupark Gastronomi Arenası’nda gerçekleştirildi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve ünlü şef Danilo Zanna’nın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, kentin gastronomi kültürü ve tescilli yerel lezzetleri masaya yatırıldı. Manisa’nın kültürel mirasını ve mutfak zenginliğini vatandaşlarla buluşturan festivalde; 17 ilçeye özgü tescilli değerler ve yöresel tarifler detaylı bir şekilde ele alındı. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Mesir Macunu geleneğinin merkezde olduğu programda, kentin gastronomi potansiyeli ve köklü lezzet hafızası katılımcılara aktarıldı. ​“Lezzetiyle Yaşayan Festival” temasıyla düzenlenen etkinlikte; 1.500 yıllık ağaçlardan elde edilen zeytinyağları, Akhisar Köfte, Salihli Odun Köfte, Alaşehir Kapama, Keşkek, Manisa Kebabı, tahinli pide ve üzüm suyu gibi pek çok coğrafi işaretli ürün tadılarak değerlendirildi. Ünlü şef Danilo Zanna, Manisa’ya özgü tahinli pideyi çok beğendiğini ifade ederek, bu lezzeti MasterChef programındaki pide bölümüne taşıyacağının müjdesini verdi. Başkan Dutlulu: “Festivali Bilim, Sanat ve Gastronomiyle Çeşitlendirdik” ​Programda konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, festivalin kapsamını genişlettiklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Mesir Festivali 486 yıllık köklü bir geçmişe sahip. Son iki yıla kadar daha kısıtlı bir konseptte kutlanan bu geleneği, geçtiğimiz yıl rahmetli Ferdi Başkanımızla başlattığımız vizyonla bu sene daha da zenginleştirdik. Kurduğumuz gastronomi panayırının yanı sıra doğa sporları, fitoterapi (tıbbi bitki bilimi) konferansları, tiyatro oyunları ve sergilerle dolu dolu bir program hazırladık. Mesir aslında 41 çeşit baharatın karışımıyla oluşan şifalı bir ilaçtır. Biz bu şifayı bilim ve sanatla harmanladık.” ​Başkan Dutlulu ayrıca Manisa’nın bereketli ovası ile Spil Dağı’nın sunduğu bitki çeşitliliğinin, kentin mutfak kültüründeki en büyük şans olduğunu belirtti. Danilo Zanna: “Manisa Gastronomik Açıdan Çok Şanslı” ​Ünlü şef Danilo Zanna ise Manisa ile olan bağının Türkiye’ye geldiği ilk yıllara dayandığını belirterek, “Türkiye’de keşfettiğim ilk şehirlerden biri Manisa’ydı. Gastronomik açıdan çok büyük bir zenginliğe sahipsiniz; burada bu lezzet mirasını sizlerle birlikte değerlendirmekten büyük mutluluk duyuyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.