Hava Durumu

#Sanayi

Kırsal Haber - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya’nın Su Geleceği İçin Kritik Buluşma Haber

Antalya’nın Su Geleceği İçin Kritik Buluşma

Antalya Ticaret Borsası, tarım, turizm, sanayi ve kent yaşamında suyun geleceğini ele almak üzere “Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol” toplantılarını 15-16 Eylül tarihlerinde düzenleyecek. 23 Eylül’de gerçekleştirilecek “Antalya Su Zirvesi: COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” ile Antalya’nın su yönetimine ilişkin ortak yol haritasının ortaya konulması hedefleniyor. Antalya’nın su kaynaklarının geleceği, farklı sektörlerin katılımıyla kapsamlı bir toplantı serisinde ele alınacak. Antalya Ticaret Borsası tarafından düzenlenecek etkinliklerde tarımdan turizme, sanayiden kentsel yaşama kadar suyun kullanımı ve yönetimi farklı başlıklar altında değerlendirilecek. İlk gün tarım ve turizm konuşulacak “Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol” toplantılarının ilk günü olan 15 Eylül’de iki ayrı oturum gerçekleştirilecek. “Tarım Sektörü Su Yönetimi” oturumunda tarımsal üretimde suyun etkin ve sürdürülebilir kullanımı ele alınırken, “Turizm Sektörü Su Yönetimi” oturumunda Antalya’nın turizm sektöründe su yönetimine ilişkin konular değerlendirilecek. İkinci gün kentsel ve sanayi su yönetimi gündemde 16 Eylül’de düzenlenecek toplantılarda ise “Kentsel Su Yönetimi” ve “Sanayi Sektörü Su Yönetimi” başlıkları ele alınacak. Kentsel yaşam ve sanayi sektörünün su kaynakları üzerindeki etkilerinin yanı sıra sürdürülebilir su yönetimi, kaynakların verimli kullanımı ve geleceğe yönelik çözüm önerilerinin değerlendirilmesi bekleniyor. Antalya Su Zirvesi 23 Eylül’de Toplantı serisinin ardından 23 Eylül’de Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde “Antalya Su Zirvesi: COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” gerçekleştirilecek. Zirvede, 15-16 Eylül tarihlerindeki sektör toplantılarında ortaya çıkan değerlendirmelerin ortak bir çerçevede ele alınması ve Antalya’nın su geleceğine yönelik yol haritasının oluşturulması hedefleniyor. Antalya Ticaret Borsası, düzenlenecek toplantı ve zirveyle kentin su kaynaklarının korunması, suyun verimli kullanılması ve sektörler arasında ortak bir su yönetimi anlayışının geliştirilmesine yönelik ortak aklın ortaya konulmasını amaçlıyor. Antalya’nın su geleceği masaya yatırılacak Tarım, turizm, sanayi ve kent yaşamının su ihtiyacının birlikte değerlendirileceği toplantılar, Antalya’nın gelecekte karşı karşıya kalabileceği su yönetimi sorunlarına yönelik çözüm arayışlarının da önemli başlıklarından biri olacak. 15-16 Eylül’de gerçekleştirilecek “Antalya Su Diyaloğu” toplantılarının ardından 23 Eylül’de düzenlenecek Antalya Su Zirvesi ile Antalya’nın su geleceğine ilişkin ortak eylem anlayışının güçlendirilmesi hedefleniyor.

KTO Başkanı Gülsoy’dan OVP Değerlendirmesi Haber

KTO Başkanı Gülsoy’dan OVP Değerlendirmesi

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın ekonomi için önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Gülsoy, “İş dünyası olarak en büyük beklentimiz öngörülebilirliğin artması, fiyat istikrarının sağlanması ve üretim ile ihracat odaklı büyüme kararlılığının sahaya güçlü bir şekilde yansımasıdır.” dedi. KTO Başkanı Gülsoy, açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın (OVP) küresel ve bölgesel belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde makroekonomik dengelerin korunması ve sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından kıymetli bir çerçeve çizdiğini ifade etti. “ENFLASYONLA MÜCADELE VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK OLMAZSA OLMAZIMIZDIR” Ekonomide kalıcı başarının ve yatırımların önünü açacak en temel unsurun istikrar ve öngörülebilirlik olduğuna dikkat çeken Başkan Gülsoy, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı Yardımcımızın açıkladığı OVP’nin ülkemize, milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum. Programda enflasyonun kalıcı olarak tek haneli seviyelere düşürülmesi, mali disiplinin korunması ve dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi hedeflerini son derece önemli buluyoruz. Fiyat istikrarının tesis edilmesi, tüccarımızın ve sanayicimizin geleceğe dönük planlamalarını daha sağlıklı yapabilmesine imkân tanıyacaktır.” “FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI, ÜRETİCİ VE İHRACATÇI DESTEKLENMELİDİR” İş dünyasının sahadaki en kritik ihtiyacının makul maliyetlerle finansmana erişim olduğunu vurgulayan Gülsoy, değerlendirmesine şöyle devam etti: “İş dünyası olarak hedeflerimize ulaşabilmemizin yolu; üreten, istihdam sağlayan ve döviz kazandıran işletmelerimizin desteklenmesinden geçmektedir. OVP hedeflerinin sahada karşılık bulabilmesi için özellikle KOBİ’lerimizin, üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak somut ve kalıcı adımların atılması şarttır. Seçici finansman imkânlarının katma değer üreten firmalarımıza yönlendirilmesi ve kademeli faiz normalizasyonunun sağlanması, imalat sanayimizin rekabet gücünü koruyacaktır. İşletmelerimizin mevcut istihdamı koruyabilmesi ve yeni yatırımlara kapı açabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, ticaret erbabımızın ve sanayicimizin üzerindeki yüklerin hafifletilmesi de elzemdir.” “TİCARET VE SANAYİ BİR KUŞUN İKİ KANADI GİBİDİR” Ekonomik yapının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Başkan Gülsoy, “Ticaret ve sanayi bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu açıdan, ticaret ve sanayinin işletme büyüklüğüyle sınırlandırılmadan bir bütün olarak korunması, desteklenmesi ve teşvik edilmesi temel önceliğimiz olmalıdır. Ülkemiz için katma değer yaratan her işletme bu ekosistemin ayrılmaz bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “EKONOMİK GÜVENLİK VE DAYANIKLILIK BAŞLIĞI ÇOK KIYMETLİ” OVP’de bu yıl ilk kez yer alan başlığa da dikkat çeken KTO Başkanı Gülsoy, “Programda ''Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık'' başlığı altında enerji, su, gıda arz güvenliği ve kritik teknolojilerde yerli üretimin öne çıkarılmasını son derece vizyoner bir yaklaşım olarak görüyoruz. Küresel ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bu dönemde, yerli üretimi koruyacak haksız rekabetle mücadele adımları ve Sanayi Koruma Stratejisi reel sektörümüz için hayati önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’NİN ÜRETİM VE İHRACAT POTANSİYELİNE İNANCIMIZ TAMDIR” Türkiye’nin ve Kayseri’nin zorlu koşullara rağmen dinamik yapısıyla üstesinden gelemeyeceği zorluk bulunmadığını belirterek sözlerini tamamlayan Gülsoy: “Anadolu’nun üretim ve ihracat üssü Kayseri olarak, ülkemizin büyüme hedeflerine en yüksek katkıyı sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. Kamu ile reel sektör arasındaki güçlü istişare kültürünün korunarak programdaki reformların hızla hayata geçirilmesi en büyük temennimizdir. En küçük üretici ve esnafımızdan en büyük sanayici ve tüccarımıza kadar tüm üyelerimizin yanında durmaya, ticareti, üretimi ve ihracatı büyütmeye, istihdamı artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat rotasında Türkiye’mizi daha güçlü kılmak adına tüccarımız ve sanayicimizle birlikte tüm gücümüzle sahada olacağız.” dedi.

Türk Fındığı Şam Uluslararası Fuarı’nda Sahne Aldı Haber

Türk Fındığı Şam Uluslararası Fuarı’nda Sahne Aldı

Türk fındığının küresel pazarlardaki payını artırmaya yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 26 Ağustos – 4 Eylül 2026 tarihleri arasında Suriye'nin başkenti Şam’da düzenlenen 63. Şam Uluslararası Fuarı’na katılarak Türk fındığını tanıttı. Müşterek açılan stantta hem ticari iş birlikleri için adımlar atıldı hem de ziyaretçilere Türk fındığının lezzeti sunuldu. Üst Düzey Katılımla Görkemli Açılış Fuarın açılışı, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara tarafından gerçekleştirildi. Türkiye ile Suriye’den çok sayıda iş insanının bir araya geldiği organizasyonda, ihracatçılarımız tarafından Suriye pazarına yönelik fındık ihracatı potansiyeli, fındığın sanayi ve gıda sektörlerindeki kullanım alanları hakkında detaylı sunumlar yapıldı. Standı ziyaret eden misafirlere taze kavrulmuş Türk fındığı ve fındıktan üretilen çeşitli mamuller ikram edildi. Farklı Sektörler Şam'da Bir Araya Geldi İnşaat, gıda, kimya, teknoloji, enerji ve endüstri gibi birçok kritik sektörden dev firmaların yer aldığı fuarda Türkiye, toplam 33 stant ile güçlü bir temsil sağladı. Dünyanın dört bir yanından gelen şirketleri, yatırımcıları ve karar vericileri buluşturan 63. Şam Uluslararası Fuarı, yerel ve uluslararası işletmeler arasında stratejik ortaklıkların kurulmasına zemin hazırladı. Hedef: 10 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi Fuarın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ticari ilişkilere dikkat çekti. Bolat, 2025 yılı verilerine göre Türkiye ile Suriye arasındaki dış ticaret hacminin yaklaşık 3,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, önümüzdeki süreçte bu rakamı 10 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı. Fındık ihracatçılarının açtığı stant, bu büyük ticari hedefe ulaşma yolunda gıda sektörünün en dikkat çeken adımlarından biri oldu.

Kur İle Maliyet Arasındaki Makas Kapanmalı! Haber

Kur İle Maliyet Arasındaki Makas Kapanmalı!

İzmir Oda ve Borsaları, seçimlerden önceki son ortak yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ertürk, Menemen Ticaret Odası Başkanı İzzet Süsoy, Ödemiş Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı A. Latif Aka ve Tire Ticaret Odası Başkanı Mehmet Nadir Delikanlı yeni dönemde aday olmayacağını açıkladığı toplantıda, “demokratik seçim” vurgusu yapıldı. YÖNETİM KURULLARINDAN YOĞUN KATILIM İzmir Odalar ve Borsalar Yönetim Kurulları Ortak Toplantısı, Ege Bölgesi Sanayi Odası ev sahipliğinde, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar ile İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli başkanlığında, İzmir Oda ve Borsalarının yönetim kurullarının katılımıyla gerçekleşti. YORGANCILAR: SEÇİMLERİ KİM KAZANIRSA KAZANSIN ÜYELERE HİZMET ETMEK İÇİN ÇALIŞMALIDIR Ekonomiye ilişkin gelişmelerin istişare edildiği toplantının açılış konuşmasını İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası adına Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar yaptı. Yorgancılar, 2026 yılında gerçekleştirilecek Oda ve Borsa seçimlerinin eşit ve demokratik koşullarda yapılmasının önemine dikkat çekti. Seçimlerin bir yarış olduğunu ancak asıl kazananın sanayici ve Odalar olması gerektiğini belirten Yorgancılar, siyasetin seçim sürecinin dışında kalması gerektiğini söyledi. “Kim kazanırsa kazansın, seçimden sonra dört yıl boyunca üyelerine hizmet etmek için çalışmalıdır” diyen Yorgancılar, görev yapan ve yapacak tüm başkanlara başarı diledi. ENFLASYONLA MÜCADELEDEN VAZGEÇEMEYİZ Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yorgancılar, Türkiye’nin en önemli gündeminin enflasyonla mücadele olduğunu söyledi. Yüksek enflasyonun sanayicinin maliyetlerini artırarak rekabet gücünü zayıflattığını belirten Yorgancılar, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Finansmana erişimin sanayicinin önündeki en önemli sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Yorgancılar, faizlerdeki düşüşün kredi maliyetlerine henüz yeterince yansımadığını belirterek, “Sanayicinin yatırım yapabilmesi ve üretimini sürdürebilmesi için uygun maliyetli finansmana ihtiyacı var” dedi. KUR İLE MALİYET ARASINDAKİ MAKAS KAPANMALI İhracatçının kur artışı ile maliyet artışı arasında sıkıştığını dile getiren Yorgancılar, mevcut tablonun ihracatçıların rekabet gücünü zayıflattığını söyledi. “Birçok ihracatçı, pazarını kaybetmemek için zararına satış yapmak zorunda kalıyor” diyen Yorgancılar, kurun istikrarlı ancak enflasyonla daha uyumlu bir seyir izlemesi gerektiğini kaydetti. Çin ile Türkiye arasındaki dış ticaret açığının sürdürülemez boyutlara ulaştığını belirten Yorgancılar, Çin’den yapılan ithalatın yıl sonunda 50-55 milyar dolar seviyesine çıkabileceği uyarısında bulundu. Çin’in üretim fazlasını ihraç edecek pazar aradığını belirten Yorgancılar, Türk sanayisinin korunması ve rekabet gücünün sürdürülebilmesi için gerekli gümrük ve koruyucu tedbirlerin zamanında alınması gerektiğini söyledi. SANAYİSİZLEŞME RİSKİNE KARŞI HAREKETE GEÇİLMELİ Türkiye’de sanayisizleşme riskinin giderek arttığını belirten Yorgancılar, üretim ve sanayinin daha güçlü politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yüksek teknolojili üretime geçiş için nitelikli insan kaynağının önemine dikkat çeken Yorgancılar, “Eğitim 4.0 sürecini Türkiye’de acilen başlatmalıyız” mesajını verdi. İZMİR’İN REKABET GÜCÜ ARTIRILMALI İzmir’in ekonomik potansiyelinin daha güçlü değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yorgancılar; finansmana erişim, yatırım ortamı, teşvikler, ulaşım ve trafik gibi sorunların kentin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi. Deprem ve afet riskine de dikkat çeken Yorgancılar, Türkiye’nin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin acilen bir Afet Bakanlığı’na ihtiyacı var” dedi. ÖZGENER’DEN ORTAK AKIL VURGUSU İzmir Ticaret Odası Başkanı olarak görev yaptığı 8 yıl boyunca, kentte tüm oda ve borsaların katkılarıyla “ortak akıl” kültürünün oluşmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Başta Ender Başkanımız ve Işınsu Başkanımız olmak üzere, ortak projelerle kentimize katkı sağlayan ve ülkemize örnek olan bir anlayışla çalışmalarını sürdüren tüm oda-borsa başkanlarımıza ve yönetim kurullarına teşekkür ediyor, seçim sürecinin hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Bu birliktelikten alınan güçle yeni dönemde de çalışmalara devam edeceklerini ifade eden Özgener sözlerine şöyle devam etti: “İzmir’in sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak, kentimizin ve üyelerimizin ihtiyaçlarına ortak çözümler üretmek için oda ve borsalarımızla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki İzmir için atılacak en güçlü adımlar, ortak akıl ve dayanışmayla atılan adımlardır.” KESTELLİ’DEN VEDA İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise konuşmasında, Ender Yorgancılar ve Mahmut Özgener’in İzmir’in ekonomik ve sosyal gelişimine sundukları katkılara ve oda-borsalar arasındaki iş birliğine verdikleri öneme teşekkür ederek, “Ender Başkanımız ve Mahmut Başkanımızla birlikte, İzmir için ortak akıl ve iş birliği anlayışıyla çalışmak büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı oldu. Bu anlayışın güçlü bir şekilde yaşatılmasına katkı sunan ilçe oda ve borsalarımızın değerli başkanlarına, meclis üyelerine ve çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum” dedi. İzmir’deki oda ve borsaların birlikte ortaya koyduğu çalışmaların kente kalıcı değerler kazandırdığını belirten Kestelli, “Farklı koltuklarda otursak da tek bir amaç için, güzel İzmir için çalıştık. İZQ İnovasyon Merkezi’nden ikinci mamografi TIR’ına, deprem konutlarından Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgelerine ve İzmir Tarım Teknoloji Merkezi’ne kadar pek çok önemli projenin temelinde bu ortak akıl ve dayanışma var” ifadelerini kullandı. 17 yıllık başkanlık döneminin ardından oda ve borsa camiasına teşekkür eden Kestelli, “17 yıldır sizlerle birlikte çalışmaktan, üretmekten ve projeler geliştirmekten bir an olsun yorulmadım. Gururluyum; çünkü el birliğiyle çok değerli eserleri hayata geçirdik. Mutluyum; çünkü çok özel ve kıymetli dostlarla birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadım” dedi. Kestelli, konuşmasını “Geriye dönüp baktığımda sadece tek bir cümle dökülüyor ağzımdan: İyi ki yapmışız. Teşekkürler İzmir; teşekkürler kıymetli başkanlar ve sevgili dostlar” sözleriyle tamamladı.

Çukurova Narenciyesinin Geleceği İçin Eylem Planı Haber

Çukurova Narenciyesinin Geleceği İçin Eylem Planı

Çukurova’da narenciyenin geleceği, Adana Ticaret Borsası’nda düzenlenen toplantıda ele alındı. Sektörün üretimden ihracata, sanayiden tüketime kadar tüm değer zincirinin güçlendirilmesi, yeni pazarların oluşturulması ve katma değerli üretimin geliştirilmesine yönelik öneriler değerlendirildi. Toplantıya, Adana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç’in yanı sıra TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve Adana Milletvekili Abdullah Doğru, Adana Vali Yardımcısı Abdullah Şahin, Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek, İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, üretici Mehmet Mühür ve sektör temsilcileri katıldı. “Her kilogram narenciyeye pazar oluşturmalıyız” Şahin Bilgiç, narenciye sektörünün yalnızca fiyat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek üretim, depolama, pazarlama, ihracat, sanayi ve tüketim kanallarının birlikte güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bilgiç, “Temel hedefimiz yalnızca ürünü satmak değil, üretilen her kilogram narenciyeye bir pazar oluşturmaktır” dedi. Mevcut ihracat pazarlarının korunmasının yanı sıra Orta Doğu, Körfez ülkeleri, Orta Asya, Uzak Doğu, Güneydoğu Asya ve Afrika gibi yeni pazarlara yönelik çalışmaların hızlandırılması gerektiği ifade edildi. İç tüketim ve katma değerli üretim öne çıktı Toplantıda zincir marketler, belediyeler, okullar, üniversiteler, yurtlar, hastaneler ve otellerin önemli pazar kanalları olarak değerlendirilmesi önerildi. “Narenciye Satış Noktaları”, “Adana/Çukurova Okul Narenciyesi Programı”, taze narenciye suyu satış noktaları, hediye paketleri ve e-ticaret gibi uygulamalar gündeme geldi. Narenciyenin meyve suyu, konsantre, aroma, uçucu yağ, pektin ve kurutulmuş ürünlere dönüştürülerek katma değerinin artırılması gerektiği belirtilirken, “Narenciye Entegre İşleme ve Katma Değer Merkezi” oluşturulmasına yönelik fizibilite çalışmalarının değerlendirilmesi önerildi. Çukurova Narenciye Ekosistemi hedefleniyor Sektörde sürdürülebilir bir yapı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Bilgiç, hedefin dalında kalan ürünü yönetmek değil, üretilen her kilogram narenciyenin ekonomik değer bulacağı güçlü bir Çukurova Narenciye Ekosistemi oluşturmak olduğunu ifade etti. Toplantıda ayrıca sektör paydaşları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla “Çukurova Narenciye Koordinasyon Masası” ile piyasa verilerinin düzenli izlenmesini sağlayacak “Çukurova Narenciye Piyasa Bilgi Sistemi” oluşturulması önerileri değerlendirildi. Adana Ticaret Borsası’nın, Çukurova narenciyesinde üreticiden tüketiciye uzanan değer zincirinin güçlendirilmesi ve yeni pazarların oluşturulması amacıyla çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.

Ticaret Bakanı Bolat, Tarım, Sanayi, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı'na Katıldı Haber

Ticaret Bakanı Bolat, Tarım, Sanayi, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı'na Katıldı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Tarım, Sanayi, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı'na Katıldı Ticaret Bakanı Bolat, "Dünyanın 7’nci büyük tarımsal üreticisi ülkeyiz ve dünyada kendi kendine yeterli olabilen ilk 10 ülke arasında tarımda yer alıyoruz." dedi. Tekirdağ Valiliği ziyaretiyle temaslarına başlayan Bakan Bolat, Vali Recep Soytürk'ten kentteki çalışmalar ve ekonomik durum hakkında bilgi aldı. Ardından beyaz eşya sektörü temsilcileriyle bir araya gelen Bolat, sektörün talep ve beklentilerini dinledi. Bakan Bolat, daha sonra sahil dolgu alanında düzenlenen Tekirdağ Tarım, Sanayi, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı'nın açılışına katıldı. Burada konuşan Bolat, fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, organizasyonun katılımcılar, firmalar ve ziyaretçiler için bereketli ve verimli geçmesini diledi. Tekirdağ'ın kendisi için ayrı bir öneme sahip olduğunu belirten Bolat, kentin nüfusunun her geçen gün arttığını kaydetti. Tekirdağ'ın Türkiye'nin parlayan yıldızı haline geldiğini vurgulayan Bolat, fuara katılan iktidar ve muhalefet partilerinin milletvekillerinin güzel bir birlik ve dayanışma tablosu sergilediklerini ifade etti. Vatandaşlar da Bolat'ın konuşmasına alkışlarla destek verdi. Pandemi döneminde tarımın öneminin bir kez daha anlaşıldığını aktaran Bolat, hükümet ve devlet olarak tarımsal üretimin desteklendiğini belirtti. "Türkiye büyük bir üretim ülkesi haline geldi" Bolat, Türkiye'nin sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde dünyada ilk 10'da yer aldığını söyledi. Türkiye'de üretilen birçok ürünün dünyada aranan ürünler arasında olduğunu aktaran Bolat, şöyle devam etti: "Türkiye büyük bir üretim ülkesi haline geldi. Sanayide, tarımda, hizmetler sektöründe hep dünyada ilk 10'ların içerisindeyiz. Tarım ürünlerimiz de lezzetiyle, o güzel tadıyla yine başta Avrupa olmak üzere aranan ve takdir gören ürünler arasında yer almakta. Bu sayede Avrupa'nın birinci tarım ülkesiyiz. 83 milyar dolar üretimle, 2002'de bu üretimimiz 23 milyar dolardı. Dünyanın 7'nci büyük tarımsal üreticisi ülkeyiz ve dünyada kendi kendine yeterli olabilen ilk 10 ülke arasında tarımda yer alıyoruz. Tabii tarımın yan kollarında da dünyada iyi sıralardayız. Mekanizasyonda 4’üncüyüz. Tarım makinelerinde ve birçok tarım ürününde de dünyada 1’inci, 2’nci, 3’üncü konumda ürünlerimiz var." Bolat, bakanlığın destekleri hakkında bilgi verdi. "Bu yıl tarım sektörümüzün ikinci çeyrekte büyüme oranı yüzde 13,3 oldu" Bu yılın verimli olduğunu anlatan Bolat, şöyle devam etti: "Bu yıl tarım sektörümüzün ikinci çeyrekte büyüme oranı yüzde 13,3 oldu. Maşallah. 2026 yılının başından itibaren karlar, yağmurlar Rabbimize hamdolsun büyük bir bereket getirdi. Yeraltı suları, tarımsal sulama barajları, içme suyu barajları ve HES barajları suya doydu. Bu durum tarımsal üretimde de büyük artışlar meydana getirdi ve bu yılın sonunda inşallah göreceğiz ki tarımda yüzde 10’ların üzerinde çift haneli bir büyümeyi göreceğiz." Programda Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ve Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Cengiz Günay birer konuşma yaptı. Günay, konuşmaların ardından Bakan Bolat'a plaket takdim etti. Ardından fuarın açılış kurdelesini kesen Bolat ve beraberindekiler fuar alanını gezdi. Açılışa, Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Tekirdağ Milletvekilleri Çiğdem Koncagül, Mestan Özcan ve Gökhan Diktaş ile CHP Tekirdağ Milletvekilleri Nurten Yontar, İlhami Özcan Aygun ve Cem Avşar da katıldı.

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var" Haber

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var"

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; yüksek finansman maliyetleri ve artan giderlerin üretici üzerindeki yükünü artırdığını belirterek, "İş dünyası olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir” dedi. Konuşmasında KTO Kayseri TEKMER Projesi’nin onaylandığını ve fiziki altyapıya yönelik çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirten Başkan Gülsoy; robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri bulunan girişimciler için başvuru çağrılarına çok yakında çıkacaklarını söyledi. Kayseri Ticaret Odası M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis ve Komite Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri ile basın mensupları katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda, Odanın Ağustos ayı faaliyetleri değerlendirilerek gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi. "Zaferler Ayını Gururla İdrak Ediyoruz" Toplantıdaki konuşmasına Ağustos ayının tarihi önemine değinerek başlayan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Malazgirt Zaferi, Sakarya Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak şu ifadeleri kullandı: "Ağustos ayı tarihimizde zaferlerle doludur. 26 Ağustos Zaferi bir başlangıç, 30 Ağustos Zaferi ise onun mührüdür. Anadolu’yu bizlere vatan kılan Sultan Alparslan’ı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve saygıyla yad ediyorum.” “İş Dünyasının Hareket Alanı Kısıtlanıyor” Küresel ekonomide belirsizliklerin derinleştiğini, Türkiye ekonomisinde ise öngörülebilirlik ve istikrarın yeniden oluşturulmaya çalışıldığını belirten Gülsoy, iç ve dış pazardaki gelişmelerin iş dünyasının hareket alanını ciddi şekilde kısıtladığını söyledi. Sanayici ve tüccarın faaliyetlerini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için ekonomik netliğe ve güven ortamına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gülsoy, şöyle konuştu: “İş dünyası olarak şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir. Bir sanayicinin, bir tüccarın işini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için her şeyden önce ekonomik netlik ve güven ortamına ihtiyacı vardır.” “Üretimin Cazibesi Zayıflıyor” Ticaret savaşları, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin dünya ekonomisini etkilediğini kaydeden Gülsoy, sahadaki sorunların yalnızca dış etkenlerle açıklanamayacağını ifade etti. Yüksek enflasyon, döviz kuru üzerindeki baskı ve finansman maliyetlerinin işletmelerin omuzlarına ağır bir yük bindirdiğini belirten Gülsoy, özellikle üretici ve ihracatçıların küresel pazarda rekabet etmekte zorlandığını söyledi. “Kapasite Kullanımı Geriledi” Ekonomik verilerin üretimdeki zayıflamayı ortaya koyduğunu dile getiren Gülsoy, Ağustos ayında imalat sanayi kapasite kullanım oranının yüzde 73,5’e, yatırım mallarındaki kapasite kullanım oranının ise yüzde 69,7’ye gerilediğini hatırlattı. İmalat sanayisinin 27 aydır daralma bölgesinde bulunduğunu belirten Gülsoy, Temmuz ayında 47,7 seviyesinde gerçekleşen PMI verisinin de sektördeki daralmanın devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Gülsoy, “Fabrikalarımız çalışıyor ancak giderek daha büyük bir bölümü atıl kapasiteyle üretim yapıyor.” ifadelerini kullandı. “Geçici Tedbirler Yerine Yapısal Reform Bekliyoruz” Tasarrufların yeniden fabrikalara, makinelere, Ar-Ge’ye, teknolojiye ve katma değerli yatırımlara yönelmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, iş dünyasının geçici tedbirler yerine üretim ve ticaretin temelini güçlendirecek yapısal reformlar beklediğini söyledi. Küresel pazarlarda kalıcı olabilmenin yolunun yüksek katma değerli üretimden geçtiğini ifade eden Gülsoy, markalaşma, özgün tasarım, teknoloji ve yenilikçiliğe odaklanılması gerektiğini, bunun için de güçlü ve sürdürülebilir desteklere ihtiyaç olduğunu belirtti. “İş Dünyası Denge İstemektedir” İş dünyasının talebinin fiyat istikrarı hedefinden uzaklaşmadan üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı daha güçlü destekleyecek dengeli bir ekonomik zeminin oluşturulması olduğunu ifade eden Gülsoy, “İhtiyacımız olan şey, enflasyonla mücadele ile üretimi birbirinin alternatifi olarak değil, birbirini tamamlayan iki temel hedef olarak değerlendirmektir. Kısacası iş dünyası denge istemektedir.” diye konuştu. “Döviz Dönüşüm Desteğine İki Kat Artış Memnuniyet Verici” Ekonomi yönetiminin açıkladığı sanayi destek paketleri ile Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı’nın kapsamının genişletilmesini olumlu bulduklarını belirten Gülsoy, döviz dönüşüm desteğine ilişkin yeni düzenlemeyi de değerlendirdi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı düzenlemeyle, 1 Ekim’den itibaren emek yoğun sektörler ile katma değerli üretim ve istihdam sağlayan sektörlerde döviz dönüşüm priminin iki kat artırılacağını hatırlatan Gülsoy, şunları söyledi: “Döviz dönüşüm desteğinin yetersiz kaldığını, bu primin 3+5 şeklinde revize edilerek artırılması gerektiğini her platformda dile getirdik. Bakanımızın desteği iki katına çıkaran açıklamasını memnuniyetle karşılıyor, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek uygulamayı büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Çünkü bugün üreticimizin, ihracatçımızın tam anlamıyla nefese ihtiyacı vardır! Bu ve benzeri adımların devam etmesi, yeni "Nefes Kredisi" paketleriyle desteklenmesi en büyük beklentimizdir. Ancak şunun da altını çizmeliyiz: Desteklerin yalnızca açıklanması yetmez; üreticinin ihtiyaç duyduğu anda, bürokrasiye takılmadan ve kolayca erişilebilir olması hayati önem taşımaktadır.” KTO KAYSERİ TEKMER ONAYLANDI: "KAYSERİ MODELİ" GELİYOR Kayseri’nin üretim gücünü teknolojiyle, girişimcilik ruhunu ise yenilikle buluşturacak dev bir projenin müjdesini veren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Kayseri TEKMER projesinin KOSGEB tarafından resmi olarak onaylandığını açıkladı. Fiziki altyapı çalışmalarının son aşamaya geldiğini belirten Gülsoy, "Merkezimiz, Odagazisi konferans salonu binamızda daha önce restoran olarak kullanılan alanda, iki katlı ve toplam 1.700 metrekarelik bir alanda hizmet verecektir. Çok kısa bir süre içerisinde Kayseri TEKMER’i faaliyete geçirerek gençlerimizin, girişimcilerimizin ve teknoloji odaklı işletmelerimizin hizmetine sunacağız. Burası sadece çalışma alanlarından ibaret bir bina olmayacak; fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün ise yatırıma ve ticari başarıya dönüştüğü güçlü bir teknoloji ve girişimcilik üssü haline gelecektir" dedi. “Teknolojik Girişimler İçin Başvuru Çağrıları Yakında Başlıyor” Kayseri TEKMER’in odaklanacağı kritik sektörleri ve hedef kitlesini açıklayan Gülsoy, başvuru süreçlerinin yakında başlayacağını ifade etti: "Robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri olan girişimcilerimiz için başvuru çağrılarına çok yakında çıkıyoruz. İşletmesini henüz kurmamış genç girişimcilerden, teknoloji tabanlı ürününü büyütmek isteyen işletmelere kadar geniş bir kitleye kapılarımızı açacağız. Girişimcilerimize yalnızca ofis tahsis etmekle kalmayacak; mentörlük, eğitim, teknik danışmanlık, prototipleme, yatırımcı buluşmaları, finansman ve iş ağlarına erişim gibi çok yönlü destekler sunacağız.” “Türkiye’ye Örnek Olacak Bir Model Kuruyoruz” Merkezin Kayseri sanayisinin dönüşümüne öncülük edeceğini ve Türkiye'de yeni bir model oluşturacağını vurgulayan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Teknoloji Merkezimizi, özellikle Kayseri sanayisine hizmet verecek yenilikçi ürün ve üretim yöntemleri ekseninde tasarladık. Amacımız, sanayimizin üretim kapasitesini ve yüksek teknolojili ürün çeşitliliğini artırmaktır. Burada sanayici ve yatırımcı üyelerimiz ile genç girişimcileri aynı çatı altında buluşturacak aktif bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu yapısıyla merkezimiz, Türkiye’deki teknoloji merkezleri arasında yeni bir referans noktası olacak 'Kayseri Modeli'ni geliştirmektedir. Kayseri TEKMER ile gençlerimize 'Fikrini burada geliştir, ürününü burada tasarla, şirketini burada büyüt ve dünyaya Kayseri’den açıl' çağrısında bulunuyoruz. Kayseri’yi sadece sanayi değil, fikir ve teknoloji ihraç eden bir cazibe merkezi yapma kararlılığındayız. Bu merkez, Kayseri’nin geleceğine açılan yeni bir kapıdır.” “Okul Alışverişinde Yerel Esnafımızı Tercih Edelim” 2026-2027 eğitim-öğretim yılının 14 Eylül Pazartesi günü başlayacağını hatırlatarak öğrenci, öğretmen ve velilere başarılar dileyen Gülsoy, okul alışverişlerinde yerel esnafın desteklenmesi çağrısında bulundu. Şehrin sürdürülebilir ticaretine güç verilmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, “Okul alışverişlerimizde lütfen yerel işletmelerimizi ve kendi esnafımızı tercih edelim. Yılın 365 günü şehrimizin yükünü çeken, istihdam sağlayan esnafımıza sahip çıkalım. Alışverişimizi kendi esnafımızdan yapalım ki önce kentimiz, ardından ülkemiz kazansın. Sadece sezonluk zincir yapılara değil, şehrimizin ticaretine güç verelim” dedi. “Gurbetçilerimizin Gelişi Esnafımıza Nefes Oldu” Yaz döneminde Kayseri’ye gelen gurbetçilerin kent ekonomisine katkı sağladığını belirten Gülsoy, çarşı ve pazarda yaşanan hareketliliğin esnafa moral olduğunu ifade etti. Gülsoy, “Gurbetçilerimizin gelişiyle birçok sektörümüzde bir hareketlilik yaşandı. Piyasadaki zorlukları tamamen ortadan kaldırmasa da ticaretimize önemli bir dinamizm getirdi. Temennimiz bu hareketliliğin Eylül ayı sonuna kadar sürmesidir. Memleketlerini yalnız bırakmayan tüm gurbetçi hemşehrilerimize teşekkür ediyor, yaşadıkları ülkelere huzurla dönmelerini niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

Eskişehir Klasik Sanayi Şehrinden Küresel Teknoloji Merkezine Dönüşüyor Haber

Eskişehir Klasik Sanayi Şehrinden Küresel Teknoloji Merkezine Dönüşüyor

Eskişehir Sanayi Odası (ESO), kentin güçlü üretim altyapısını teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve yenilikçi yatırımlarla geleceğe taşıyacak olan “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” raporunu düzenlenen kapsamlı bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, kentin geleceğe yönelik stratejik hedefleri, sanayicilerin güncel sorunları ve teknoloji odaklı dönüşüm projeleri paylaşıldı. ​Klasik Sanayi Şehrinden Küresel Teknoloji Merkezine ​Eskişehir’in köklü üretim kültürünü koruyarak yeni bir sıçrama yapması gerektiğinin altını çizen ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, kentin gelecekteki konumunu şu sözlerle özetledi: ​"Bir hayalimiz var. Eskişehir’in köklü üretim mirasını teknolojiyle, sürdürülebilirlikle ve nitelikli insan gücüyle geleceğe taşımak; gökyüzünden raylara uzanan gücümüzü dünyaya teknoloji ihraç eden bir yapıyla taçlandırmak istiyoruz." ​Vizyon 2030 ile gençlerin kariyerlerini ve geleceklerini kendi şehirlerinde kurmaları, teknoloji şirketleri ile Ar-Ge yatırımlarının Eskişehir’de artması hedefleniyor. ​Sanayinin Güncel Sorunları ve Çözüm Arayışları ​Gelecek hedefleri ortaya konulurken sanayinin bugünkü gerçeklerinin de göz ardı edilmediğini belirten Kesikbaş; yüksek finansman, iş gücü, enerji, ham madde maliyetleri ve ihracattaki rekabet baskısının sanayicinin üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekti. ​Zorluklara rağmen üreticilerin istihdamdan ve ihracattan vazgeçmediğini vurgulayan Kesikbaş, sürdürülebilir bir büyüme için üretimin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve teknolojik dönüşümün desteklenmesi gerektiğini belirtti. ​ESO: Bir Proje Fabrikası ve Dönüşüm Üssü ​Son yıllarda hayata geçirilen yapılarla ESO’nun çözüm üreten bir kuruma dönüştüğünü ifade eden Kesikbaş, Vizyon 2030’un en güçlü altyapısının bu yapılarla kurulduğunu söyledi: ​Eskişehir Model Fabrika ve Dijital Dönüşüm Merkezi: Yalın, verimli ve dijital üretim altyapısı. ​Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi: Karbon yönetimi ve yeşil dönüşüm çalışmaları. ​İhracat Destek ve İstihbarat Merkezi: Yeni pazarlara açılma ve uluslararasılaşma hamleleri. ​ESO Akademi: Sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni nesil yetkinliklerin kazandırılması. ​Eskişehir’in Tamamı Bir Teknoloji Kampüsü Olacak ​Vizyon 2030; 10 stratejik eksen üzerine inşa edilerek Eskişehir’i bilginin üretildiği ve teknolojinin geliştirildiği büyük bir ekosistem olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda öne çıkan amiral projeler şunlardır: ​Eskişehir İleri Teknoloji ve İnovasyon Vadisi ​Eskişehir Şehir Fonu ve Yüksek Teknoloji Serbest Bölgesi ​Teknoloji Yaşam Bölgesi ve Akıllı Fabrika Uygulama Merkezi ​Ortak Karbon Yönetim Merkezi ​Havacılık ve Raylı Sistemler Mühendislik ve Test Merkezleri ile Endüstriyel Veri Merkezi ​Celalettin Kesikbaş, sanayi, üniversiteler, kamu ve yerel yönetimlerin ortak projelerde buluşacağı Eskişehir Teknoloji Dönüşüm Platformu'nun kurulacağını da müjdeleyerek sözlerini şöyle tamamladı: ​"Hedefimiz; bilgiyi ürüne, teknolojiyi ihracata, girişimciliği yatırıma ve sanayideki büyümeyi toplumsal refaha dönüştürmek."

ETO'da Moğolistan ve Eskişehir Arasında İşbirliği Ele Alındı Haber

ETO'da Moğolistan ve Eskişehir Arasında İşbirliği Ele Alındı

Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Ochir Lkhagvasuren’in beraberindeki heyetle birlikte Eskişehir Ticaret Odası’na gerçekleştirdiği ziyarette; iki ülke arasındaki ticaret ve sanayinin geliştirilmesi için atılacak adımlar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Ochir Lkhagvasuren, Başkatip Khosbayar Galsandondog ve Moğolistan Eskişehir Fahri Konsolosu İlhan Köse, Eskişehir Ticaret Odası’na (ETO) konuk oldu. ETO Başkanı Metin Güler, Başkan Yardımcısı Özgür Alp, meclis divanı ve yönetim kurulundan oluşan heyetin yer aldığı görüşme, 25 Ağustos Salı günü gerçekleştirildi. Görüşmede Eskişehir ile Moğolistan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesi ve iki ülkenin iş insanlarının daha fazla bir araya gelmesi için atılabilecek adımlar ele alındı. Eskişehir’in üretim gücü Moğolistan için fırsat Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ETO Başkanı Metin Güler, Türkiye ile Moğolistan arasındaki tarihi ve kültürel bağların ekonomik ilişkilere de daha güçlü şekilde yansıtılması gerektiğinin altını çizdi. Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve yüksek katma değerli üretim kabiliyetine vurgu yapan Güler, Moğolistan ile karşılıklı ticareti geliştirmek için iki ülkenin iş insanlarının temaslarının artırılmasının önemine değindi. İki ülkenin iş insanlarının buluşması ticareti geliştirir Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Ochir Lkhagvasuren ise Eskişehir Ticaret Odası’nda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Moğolistan’ın ticaret ve sanayi alt yapısı, üretimdeki çeşitliliği hakkında bilgi verdi. Türkiye ile Moğolistan arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmeyi arzu ettiklerini belirten Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Ochir Lkhagvasuren, Eskişehir ile Moğolistan arasında yeni iş birliği alanlarının oluşturulması için gerekli zemini oluşturmaya hazır olduklarının altını çizdi. Görüşmede yer alan Moğolistan Eskişehir Fahri Konsolosu İlhan Köse ise Eskişehir ile Moğolistan arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmaya devam ettiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.