Hava Durumu

#Şanlıurfa

Kırsal Haber - Şanlıurfa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şanlıurfa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa’da İyi Pamuk Buluşması Haber

Şanlıurfa’da İyi Pamuk Buluşması

Şanlıurfa’da düzenlenen 4. İyi Pamuk Çiftçi Buluşması’nda sürdürülebilir pamuk üretimi, iklim değişikliğine dayanıklı tarım uygulamaları ve doğal kaynakların verimli kullanılması ele alındı. İyi Pamuk Projesi kapsamında Şanlıurfa ve Diyarbakır’da 2 bin 118 lisanslı çiftçi, 446 bin 130 dekar alanda üretim gerçekleştiriyor. Şanlıurfa’nın Göktepe Köyü’nde gerçekleştirilen 4. İyi Pamuk Çiftçi Buluşması, üreticiler, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlendi. Etkinlikte sürdürülebilir pamuk üretiminin geliştirilmesi, iyi pamuk kriterlerinin yaygınlaştırılması ve tarımsal üretimin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması konuları değerlendirildi. Sürdürülebilir Pamuk Üretimi Ele Alındı Buluşmada çiftçiler, pamuk üretiminde karşılaştıkları sorunları ve sahadaki deneyimlerini paylaşma fırsatı buldu. Çevreye duyarlı üretim yöntemleri, doğal kaynakların etkin kullanımı ve iklim değişikliğine uyum sağlayan tarımsal uygulamalar etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Program kapsamında kadınlara ve çocuklara yönelik düzenlenen atölyelerle etkinliğin katılımcı yapısı güçlendirildi. İyi Pamuk Projesi 446 Bin Dekar Alanda Uygulanıyor GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle yürütülen İyi Pamuk Projesi kapsamında, Şanlıurfa ve Diyarbakır’da toplam 2 bin 118 lisanslı çiftçi tarafından 446 bin 130 dekar alanda İyi Pamuk üretimi gerçekleştiriliyor. Proje ile pamuk tarımında çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi, doğal kaynakların daha verimli kullanılması ve üreticilerin refah düzeyinin artırılması hedefleniyor. İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarım Hedefleniyor İyi Pamuk Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar, pamuk üretiminde çevreye duyarlı yöntemlerin yaygınlaştırılmasına ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine karşı dayanıklılığın artırılmasına odaklanıyor. Şanlıurfa’da dördüncüsü gerçekleştirilen çiftçi buluşması ise üreticiler ile ilgili kurumlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sağlayarak sürdürülebilir pamuk üretiminin geliştirilmesine yönelik iş birliğini destekledi.

Gemlik'te Hemşehri Dernekleri Festivalinde Kültür Mozaiği Haber

Gemlik'te Hemşehri Dernekleri Festivalinde Kültür Mozaiği

Gemlik Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde, 20 derneğin katılımıyla düzenlenen 11. Hemşehri Dernekleri Festivali, ikinci gününde de farklı yörelere ait kültürleri, türküleri ve halk oyunlarını Gemliklilerle buluşturdu. Şanlıurfa, Erzurum, Dersim ve Afyonkarahisar kültürlerinin tanıtıldığı etkinliklerde, hemşehri dernekleri kendi yörelerine özgü değerleri ziyaretçilerle paylaştı. Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba, Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Durmuş Uslu, Yeni Parti İlçe Başkanı Canan Bulut ve parti yönetimi ile belediye meclis üyeleri de programlara katıldı. Festivalin ikinci gününde Gemlik 63 Şanlıurfalılar Kültür ve Dayanışma Derneği, Gemlik Erzurum İli Hınıslılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Gemlik Dersimliler Derneği ile Gemlik Afyonkarahisarlılar Sosyal Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği tarafından programlar gerçekleştirildi. “Dostluk ve Kardeşlik İçinde Kültürlerimizi Yaşatıyoruz” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, festivalin ikinci gününe ilişkin yaptığı konuşmada, farklı yörelerin kültürel değerlerinin bir araya gelmesinin toplumsal birlikteliğe katkı sağladığını belirtti. Başkan Deviren, yöresel kültürlerin, türkülerin ve halk oyunlarının paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Başkan Deviren, festivalin düzenlenmesine katkı sunan hemşehri derneklerine, sahne alan sanatçılara ve etkinliklere katılan vatandaşlara teşekkür etti.

Dünya Pamuk Gününde Türkiye’de Pamuk Üretiminin Önemi Bir Kez Daha Öne Çıkıyor Haber

Dünya Pamuk Gününde Türkiye’de Pamuk Üretiminin Önemi Bir Kez Daha Öne Çıkıyor

Türkiye’nin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan pamuk, 7 Ekim Dünya Pamuk Günü’nde üretici emeği, tarımsal üretim ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla gündeme geliyor. Tarladan tekstile uzanan geniş bir üretim zincirinin temel hammaddelerinden biri olan pamuk, özellikle Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştiriliyor. Türkiye’de 2,2 milyon ton kütlü pamuk üretimi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü (TEPGE) tarafından yayımlanan rapora göre, TÜİK’in 2025 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahmini kapsamında Türkiye’nin kütlü pamuk üretiminin 2,2 milyon ton olması öngörüldü. Ulusal Pamuk Konseyi’nin Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilerine dayandırdığı değerlendirmeye göre ise Türkiye, 2024/25 sezonunda 465 bin hektar pamuk ekim alanına ve 840 bin ton lif pamuk üretimine ulaştı. Bu veriler, pamuğun Türkiye tarımındaki önemli üretim alanlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Pamuk üretiminde üç bölge öne çıkıyor Türkiye’de pamuk yetiştiriciliği ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde gerçekleştiriliyor. Bu bölgelerdeki iklim, toprak yapısı ve sulama olanakları pamuk üretiminin gelişmesinde etkili oluyor. Şanlıurfa, Diyarbakır, Aydın, Hatay ve İzmir pamuk üretiminin gerçekleştirildiği önemli iller arasında bulunuyor. Pamuk hasadı ise üretim bölgelerinin iklim ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak farklı dönemlerde gerçekleştiriliyor. Eylül ve ekim ayları, Türkiye’de pamuk hasadının yoğunlaştığı dönemler arasında yer alıyor. Pamuğun geleceğinde sürdürülebilir üretim önemli Pamuk üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, doğal kaynakların korunması da önem taşıyor. Özellikle su kaynaklarının etkin kullanılması ve toprağın korunması, pamuk üretiminin geleceği açısından öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulusal Pamuk Konseyi arasında 6 Ekim 2026’da imzalanan protokolle, İyi Tarım Uygulamaları sertifikalı Türk pamuğunun BCI standardıyla eşdeğerliğine yönelik iş birliği gerçekleştirildi. Çalışmada sürdürülebilir üretim, suyun verimli kullanılması ve toprağın korunması gibi başlıklar öne çıktı. Tarladan tekstile uzanan üretim zinciri Pamuk, tarlada başlayan üretim sürecinin ardından çırçırlama, iplik, dokuma ve hazır giyim gibi farklı aşamalardan geçerek geniş bir ekonomik zincirin parçası haline geliyor. Bu nedenle pamuk üretiminin geleceği; üreticinin emeği, verimlilik, su kaynaklarının korunması, toprak sağlığı ve iklim koşullarına uyum gibi birçok başlığın birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor. 7 Ekim Dünya Pamuk Günü ise Türkiye’nin pamuk üretimindeki yerini, üreticilerin emeğini ve sürdürülebilir üretimin önemini bir kez daha gündeme taşıyor.

Tarım Teknolojileri TEKNOFEST'te İkinci Yılında Haber

Tarım Teknolojileri TEKNOFEST'te İkinci Yılında

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıldan itibaren tarım teknolojilerinin TEKNOFEST'te yer almaya başladığını belirterek, gıda arz güvenliğinin de savunma sanayisi kadar önemli bir milli güvenlik meselesi olduğunu söyledi. Yumaklı, savunma sanayisinde yakalanan mühendislik başarısının tarım teknolojilerinde de yakalanabileceğini ifade etti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'yu ziyaret etti. Etkinlik kapsamında stantları ziyaret eden Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'e yönelik yoğun ilgiye dikkati çekerek, TEKNOFEST'in savunma sanayisi konusunda Türkiye'nin mühendislik anlamında geldiği noktayı ülkenin gündemine ve üretime dönüştürerek dünyanın gündemine sokmayı başardığını belirtti. Yumaklı, bu anlamda Selçuk Bayraktar'ı ve ekibini tebrik etti. Tarım teknolojileri TEKNOFEST'te ikinci yılında Bakan Yumaklı, tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te yer aldığını belirterek şunları kaydetti: "TEKNOFEST'e geçen yıldan itibaren tarım teknolojileri dahil oldu. Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir. Bu yıl tarım teknolojileri ikinci yılına geldi. İnanıyorum ki savunma sanayisinde yakalamış olduğumuz mühendislik başarısını tarım teknolojilerinde de yakalayacağız. Geliştirilen teknolojiler sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlayacak. Bu ülkenin insanları daha kaliteli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim için burada üretilen zihinsel, fikirsel ve uygulamalı olarak da geliştirilmiş teknolojiyi kullanacak, hatta bu teknolojiyi farklı ülkelere de ihraç ederek başka bir getirinin de yolunu açacak." Tarım teknolojileri alanındaki çalışmaları inceledi Bakan Yumaklı, daha sonra Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı'nın TEKNOFEST'teki alanında yer alan uydu fotoğraflarıyla tarla takip sistemi hakkında bilgi aldı. Yumaklı, topraktan teknolojiye deneyim atölyelerine geçerek burada deneyim yaşayan çocuklarla sohbet etti ve yem hazırlamayı otomasyon hale getiren sistemi inceledi. “Bu bir vatan savunmasıdır” Etkinlik kapsamında TÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli”ne katılan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtaç olduğunu söyledi. Türkiye'de TEKNOFEST'in savunma sanayi başlığının altında ülkenin savunmasının en önemli garantisi olarak görüldüğünü belirten Yumaklı, TÜME ile geçtiğimiz yıl TEKNOFEST'in içinde tarım teknolojileri kümelenmesi kavramının girdiğini ifade etti. Yumaklı, “Bu bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Ülkeler, gıda güvenliği konusunu bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada büyük problemleri yaşamanız mümkün. Tohumdan sofranızdaki bir lokma ekmeğe kadarki olan süreci bloklar arasında bir boşluk bırakmadan yapmanız gerekir.” ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'in Şanlıurfa başta olmak üzere bundan sonraki illerde de büyük bir heyecan oluşturacağını vurgulayarak, her geçen gün katlanarak, artarak devam edeceğini kaydetti. Tarımda doğru planlama ve teknoloji vurgusu Tarımda doğru planlamanın önemine değinen Yumaklı, “Doğru bir şekilde planlayıp tam o an hazır olmanız gerekir. Geçtiğimiz yıl birbiriyle entegre bir otonom çiftlik sisteminin nasıl olmalı konusunu konuşurken, orada insan unsuru önemliydi.” diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu yıl TÜME'de sivil toplum kuruluşlarının, finansman ayağının, regüle edici bir kamu otoritesinin bir araya geldiğini söyledi. 2000'li yıllarda Türkiye'nin nüfusunun 68 milyon olduğunu anımsatan Yumaklı, “Bugün 86 milyon, dünya nüfusu ise 6 milyardı, bugün 8 milyar. Bu nüfusun ihtiyacı olan doğumundan ölümüne kadarki bütün tarımsal üretim ihtiyacını karşılamanız gerekir. Burada soru şu oluyor. Ne kadar çok hayvanımız var değil. Bir birim hayvandan alacağınız verim, süt hayvanıysa kaç kilogram alıyorsunuz? Nicelik değil niteliğe dönmüş durumda. Bunları yapabilmek için teknolojiye ihtiyacımız var. Bir entegre sistem olarak kullanabilecek, bunun kendi içinde içselleştirmiş insana ihtiyacımız var. Neyi ürettiğiniz değil nasıl ürettiğiniz önemli. Üretim planlaması konusu da tam da bu anlamda devreye girdi. Bizim mutlaka üretim planlaması yapmamız gerekir.” değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, geçmişte yaptıkları üretim planlamalarına dikkati çekerek, bu planlamaların, somutlaştırdıkları otonom çiftlikler gibi sonuçlar vermeye başladığını aktardı. “Çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız” Bunun bir anda bütün Türkiye'de etki etmesini beklemediklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: “Bu aynı zamanda da bir zihinsel dönüşümü gerektiriyor. Şu anda Türkiye'deki bütün üreticilerimiz ne üretiyor olursa olsun, tarımsal üretimde artık üretim planlamasını sahiplenmiş ve bununla ilgili bütün unsurları kendileri uygulamaya başlamış. Hatta geliştirilmesiyle ilgili de bizlere sürekli geri bildirimde bulunmaya başlamış durumdalar. Bu bizim gibi geleneklerine bağlı, çok da görmeden inanmayan ya da uygulamayan bir kültür için kolay bir hadise değildi. Bir senede çok ciddi bir sahiplenme oldu. Şimdi sonuçlarını doğru alma zamanı. Mevcuttaki işimizi çok iyi yapıyoruz, ama geliştirmeye, modellemeye ve sürdürülebilir kılmaya dönük bütün uygulamalarımızı çok yakından takip edecek bir veri oluşturma, bunları analiz edebilme ve politikalara yansıtabilme zamanıdır.” Yumaklı, üretimde katma değerin önemine işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirinden kalır bir yanı olmadığını dile getirdi. Türkiye'nin devasa potansiyeli olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Pırıl pırıl gençlerimiz ve imkanımız var. Çok güzel bir ülkedeyiz. Her mevsimde farklı şeyler üretebilir haldeyiz. Yılın 12 ayı her türlü ürünü talep etme ve bunu üretme pozisyonundayız. Bütün bunları yapabilmek için un var, şeker var, helva yapmamız gerekiyor. Çiftçi olmak, üretmek, utanılacak bir şey asla değil. Eli öpülesi diye tabir ettiğimiz aslında gurur duyduğumuz çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız. Ayağımızdaki ayakkabıdan üzerimizdeki kıyafetten, soframıza koyacağımız lokmaya kadar içtiğimiz suda yetiştirdiğimiz balığa kadar çok geniş bir alanımız var.” dedi. Yumaklı, Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu aktararak, Çiftçi Kayıt Sistemi'ndeki 2 milyon 380 bin çiftçinin sadece yüzde 13'ünün genç, yüzde 58'inin orta yaşlı, onun üzerindekilerin de ileri yaşlı olduğunu ifade etti. 7,3 milyon hektarlık alan sulamaya açıldı Gençler ve kadın girişimcilerin “Ben bu işi yapıyorum.” dediği her yerde var olduklarını dile getiren Yumaklı, Bakanlığın bütün teşvikleri ve destekleriyle onları hangi konuda olursa olsun birlikte hareket etmeyi sağlayacak her türlü oluşumun içinde olduklarını ve olacaklarını söyledi. Yumaklı, teknoloji denildiğinde sadece cihazın anlaşılmaması gerektiğini belirterek, tohumun da bir teknoloji olduğunu ifade etti. Tohumların yüzde 96'sını Türkiye'nin ürettiğini ve dünyada ilk 10 içinde yer aldığını belirten Yumaklı, dünyanın farklı ülkelerine gidildiğinde karşılarına Türk tohumculuk firmalarının çıktığını söyledi. Bitkisel üretimin verimli olması için sulama yapılması gerektiğine işaret eden Yumaklı, sulama teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “7,3 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık daha da devam ediyoruz.” dedi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi bulunuyor Yumaklı, organize tarım bölgelerini çok önemsediklerini vurgulayarak, bunun bütçede ve uygulamalarında çok önemli bir yeri olduğunu bildirdi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi olduğunu aktaran Yumaklı, “Bunlardan 16 tanesinde üretim başladı. Bu sene peyderpey onlar devreye girmiş olacak. ORKÖY kredileri, destekleri ve hibeleri var. Amacımız küresel pazarda lider bir Türkiye oluşturmak.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Yumaklı, Bakanlığın standına geçerek stantta yer alan kurumların faaliyetleri hakkında bilgi aldı.

Harran Üniversitesi’nde Zeytin Gen Bankası Açıldı Haber

Harran Üniversitesi’nde Zeytin Gen Bankası Açıldı

Harran Üniversitesi Osmanbey Yerleşkesi’nde kurulan Zeytin Gen Bankası hizmete açıldı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetiştirilen zeytin çeşitlerinin Şanlıurfa koşullarında bir araya getirilmesi hedeflenen proje, zeytin gen kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir ıslah çalışmaları için bilimsel altyapı oluşturacak. Zeytin çeşitleri Şanlıurfa’da bir araya getirilecek Harran Üniversitesi Osmanbey Yerleşkesi’nde hayata geçirilen Zeytin Gen Bankası’nın açılışı; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü ve Üniversitelerarası Kurul Başkanı Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’deki üniversiteler arasında ilk zeytin ve zeytinyağı işleme tesisine sahip olan Harran Üniversitesi, Zeytin Gen Bankası projesiyle ülkenin farklı bölgelerinde yetiştirilen zeytin çeşitlerini Şanlıurfa koşullarında bir araya getirmeyi amaçlıyor. Zeytinlerin özellikleri bilimsel olarak incelenecek Zeytinyağı tesisi kurucusu ve Zeytin Gen Bankası Projesi yürütücüsü Prof. Dr. Ebru Sakar öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, gen bankasında yer alan zeytin çeşitlerinin morfolojik, fiziksel ve duyusal özelliklerinin karakterize edilmesi planlanıyor. Çalışmayla birlikte iklim ve toprak koşullarına adaptasyon potansiyeli yüksek genotiplerin belirlenmesi hedeflenirken, elde edilecek verilerin sürdürülebilir zeytin ıslah çalışmalarına bilimsel altyapı sağlaması bekleniyor. Yerel zeytin çeşitleri genetik erozyona karşı korunacak Zeytin Gen Bankası, yalnızca farklı çeşitlerin bir arada tutulduğu bir merkez olmanın ötesinde, yerel zeytin çeşitlerinin korunmasına yönelik bilimsel çalışmaların yürütülmesine de katkı sağlayacak. Proje kapsamında yerel çeşitlerin genetik erozyona karşı koruma altına alınması ve zeytin gen kaynaklarının gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor. Harran Üniversitesi için yeni bir araştırma alanı Zeytin Gen Bankası’nın bölgesel tarımsal uygulamalara örnek oluşturması ve üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor. Projenin aynı zamanda Harran Üniversitesi’nin zeytincilik alanındaki araştırma kapasitesini güçlendirmesi ve üniversitenin bu alanda önemli bir araştırma merkezi haline gelmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Fırat Havzası’na 86 Milyon Avroluk Dev Yatırım Haber

Fırat Havzası’na 86 Milyon Avroluk Dev Yatırım

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 6 ili kapsayan Fırat Havzası Rehabilitasyon Projesi’nin lansmanında önemli açıklamalarda bulundu. 2031 yılına kadar sürecek projeyle hem doğal kaynakların korunması hem de kırsal kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya İnönü Üniversitesi’nde düzenlenen Fırat Havzası Rehabilitasyon Projesi lansmanına katıldı. Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje için 86 milyon avro bütçe ayrıldığını duyuran Bakan Yumaklı, bu girişimin kırsal kalkınmada yeni bir model oluşturacağını belirtti. ​6 İlde 40 Bin Haneye Ulaşılacak ​Projenin Malatya, Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ ve Şanlıurfa illerini kapsadığını ifade eden Yumaklı, hedeflerini şu sözlerle açıkladı: ​"2031 yılına kadar devam edecek bu çalışmalar kapsamında 6 ilimizde, 39 ilçemizde, 400 orman köyümüzde ve 40 mikro havzada yaklaşık 40 bin hanemize ulaşmış olacağız." ​İklim Değişikliğiyle Mücadelede Güçlü Hamle ​İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Bakan Yumaklı, orman yangınları, kuraklık ve sel gibi afetlere karşı projenin büyük bir koruma kalkanı işlevi göreceğini vurguladı. Proje kapsamında yapılacak yatırımlar şunları içeriyor: ​Doğal Kaynak Koruma: Toprak muhafazası, sel kontrolü ve ağaçlandırma çalışmaları. ​Altyapı ve Islah: Mera ıslahı ve hayvan içme suyu tesisleri. ​Hibe ve Kredi Desteği: Modern sulama, yenilenebilir enerji, hayvancılık, seracılık ile tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği. ​"Cumhuriyet Tarihinin En Yüksek Üretim Sonuçlarını Bekliyoruz" ​Geçen yıl Malatya’daki kayısı üreticisini zorlayan zirai don olayına değinen Bakan Yumaklı, devletin üreticinin yanında olduğunu hatırlattı. Bu yıl yağışların da etkisiyle hasat döneminin umut verici geçtiğini belirten Yumaklı, "Bu sene inşallah Cumhuriyet tarihimizin en yüksek tarımsal üretim sonuçlarını alacağız" dedi. ​Gençler ve Kadınlar Odak Noktasında ​Fırat Havzası Rehabilitasyon Projesi’nde kadınların ve gençlerin üretime katılımına özel bir önem verdiklerini ifade eden Bakan Yumaklı, bu modelin sadece bölge için değil, Türkiye’nin diğer bölgeleri için de örnek teşkil edeceğini belirtti. ​Programın ardından Bakan Yumaklı, Malatya Orman İşletme Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirerek bölgedeki temaslarını tamamladı.

Şanlıurfa’nın Gastronomi Vizyonu İstanbul’da Tanıtıldı Haber

Şanlıurfa’nın Gastronomi Vizyonu İstanbul’da Tanıtıldı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kentin binlerce yıllık mutfak mirasını küresel bir markaya dönüştürmek amacıyla “Şanlıurfa 2029 Dünya Gastronomi Şehri Adaylığı” lansmanını Tersane İstanbul’da gerçekleştirdi. Başkan Mehmet Kasım Gülpınar, "Halil İbrahim Sofrası’nın bereketini dünyaya duyurmaya hazırız" dedi. Şanlıurfa Mutfak Kültürü Dünya Sahnesine Çıkıyor UNESCO tarafından daha önce “Müzik Şehri” unvanıyla tescillenen Şanlıurfa, şimdi de mutfak kültürünü dünya ligine taşımaya hazırlanıyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen lansman programı; siyaset, akademi ve gastronomi dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, kaymakamlar, rektörler ve uluslararası gastronomi temsilcileri katıldı. Altı Aşamalı "İnsanlığın Sofra Yolculuğu" Menüsü Gecede Şanlıurfa mutfağı sadece yemekleriyle değil, tarihsel bir anlatıyla sunuldu. Şefler Gökhan Çilak ve Efe Çetin tarafından hazırlanan özel menü, Şanlıurfa’nın tarım ve medeniyet tarihindeki rolünü yansıtan altı ana başlıktan oluştu: Buğdayın Sesi, Toplamak, Öğütmek, Közlemek, Paylaşmak, Hatırlamak Harran Üniversitesi Vox Humanis Grubu’nun müzik dinletisi eşliğinde sunulan bu özel tadım, davetlilere duygusal ve kültürel bir deneyim yaşattı. Başkan Gülpınar: "Gastronomi Bir Hafıza Meselesidir" Lansmanda önemli açıklamalarda bulunan Başkan Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa’nın insanlık tarihinin en eski sofralarından birine sahip olduğunu vurguladı. Gülpınar, şu ifadeleri kullandı: “Şanlıurfa’da gastronomi sadece bir lezzet değil, bir hafıza meselesidir. Buğdayın ilk kez ehlileştirildiği bu topraklarda, Göbeklitepe ve Karahantepe’den süzülüp gelen bir birikim var. 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi adaylığımız, sadece bir unvan arayışı değildir; bu, çiftçimizi, ata tohumumuzu ve geleneksel üretimi güçlendirme iradesidir.” Sürdürülebilir Turizm ve Kırsal Kalkınma Hedefi Başkan Gülpınar, projenin temel amacının gastronomiyi üretimden sofraya uzanan bütüncül bir değer zinciri olarak ele almak olduğunu belirtti. Hedefin turizmi sadece şehir merkezinde değil, kırsalda da canlandırarak yerel yaşamla birlikte büyütmek olduğunun altını çizdi. Vali Davut Gül: "En Kadim Sofralardan Biri" İstanbul Valisi Davut Gül ise lansmanda yaptığı konuşmada, Şanlıurfa’nın eşsiz lezzetlerinin dünya ile buluşması yolunda atılan bu adımın kıymetini belirterek, emeği geçen tüm ekibe ve Başkan Gülpınar’a teşekkür etti.

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu Haber

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Şanlıurfa’daki köy okullarını ziyaret eden Reis Gıda, çocuklarla birlikte unutulmaz bir bayram coşkusu yaşadı. Etkinlikler, hediyeler ve renkli buluşmalarla bayram sevincini kırsaldaki çocukların kalbine taşıyan Reis Gıda, bu anlamlı günde yalnızca bir kutlama yapmadı; geleceğe ışık bırakan güçlü bir sosyal sorumluluk örneğini ortaya koydu. Bayram sevincini köy okullarına taşıdı Reis Gıda, bu yıl 23 Nisan’da bayramın ruhunu çocuklarla birlikte yaşamak için Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki köy okulları ziyaret etti. Çocukların neşesine ortak olan, onların heyecanını paylaşan ve bu özel günü daha da anlamlı hale getiren etkinliklerle 23 Nisan, okul bahçelerinde bambaşka bir coşkuya dönüştü. Hazırlanan etkinliklerde çocuklar hem eğlenceli anlar yaşadı hem de kendileri için özenle hazırlanan sürprizlerle buluştu. Bayramın birleştirici ruhu, paylaşmanın sıcaklığı ve çocukların mutluluğu gün boyunca okul bahçelerine yayıldı. Keçiburcu Köyü Keçiburcu İlkokulu ile Karabıyık Köyü Karabıyık İlkokulu’nda gerçekleştirilen bu buluşmalar, 23 Nisan’ın yalnızca bir takvim günü olmadığını; çocuklarla birlikte yaşandığında gerçek anlamına kavuştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Çocukların yüzündeki tebessüm, geleceğe bırakılan en kıymetli iz oldu Reis Gıda’nın gerçekleştirdiği bu ziyaret, bir bayram etkinliğinin ötesinde anlam taşıdı. Kırsalda eğitim gören çocukların yanında olmayı, onların mutluluğunu paylaşmayı ve hayallerine dokunmayı önemseyen marka, sosyal sorumluluğu hissedilen bir iyiliğe dönüştürdü. Çocukların gözlerindeki ışığın, kurulan her bağın ve paylaşılan her anın geleceğe bırakılan güçlü bir mesaj olduğuna inanan Reis Gıda, bu özel günde umut, dayanışma ve sevgi ekseninde örnek bir çalışma gerçekleştirdi. 22 Nisan’da Beykoz’da çocuklarla bir başka anlamlı buluşma Reis Gıda, 23 Nisan haftası kapsamında yalnızca Şanlıurfa’daki köy okullarıyla sınırlı kalmayan bir gönül köprüsü de kurdu. 22 Nisan’da Beykoz’daki Cemile Sultan Korusu’nda çocuklarla bir araya gelen Reis Gıda, mısır maskotu ve mısır arabasıyla çocuklara neşeli, sıcak ve unutulmaz anlar yaşattı. Gün boyunca çocuklarla kurulan samimi bağ, paylaşılan mutluluk ve bayram ruhunu büyüten renkli anlar, bu özel buluşmayı hafızalarda yer edecek anlamlı bir etkinliğe dönüştürdü. Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis 23 Nisan kapsamında gerçekleştirilen ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “23 Nisan, çocuklarımızın neşesini, hayallerini ve geleceğe dair umutlarını büyüttüğümüz çok özel bir gün. Şanlıurfa’daki köy okullarında çocuklarımızla bir araya gelmek, onların sevincini paylaşmak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Bunun yanı sıra Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen etkinlikte de çocuklarımızın coşkusuna ortak olmak, bu anlamlı günün birlik ve dayanışma ruhunu hep birlikte yaşamak bizim için çok kıymetliydi. Çocuklarımızın gözlerindeki ilham, yarınlara dair inancımızı daha da güçlendiriyor. Onların daha güzel yarınlar inşa edebilmesi için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki çocukların kalbine dokunan her güzel adım, geleceği aydınlatan en kıymetli izdir.” Reis Gıda’dan anlamlı 23 Nisan mesajı Toplumsal fayda odaklı projeleriyle dikkat çeken Reis Gıda, bu ziyaretle bir kez daha çocukların mutluluğunu, eğitimini ve geleceğe umutla bakmasını önceleyen yaklaşımını ortaya koydu. Reis gıda, yalnızca üretimde değil, toplumun yarınlarına değer katan çalışmalarda da sorumluluk üstlenmeye devam ediyor.

Bakan Yumaklı’dan Kırsal Kalkınma Müjdesi: 2026’da 938 Milyar Liralık Dev Bütçe! Haber

Bakan Yumaklı’dan Kırsal Kalkınma Müjdesi: 2026’da 938 Milyar Liralık Dev Bütçe!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 155 yerel eylem grubuna 35 milyon avroluk destek paketi sunulduğunu açıkladı. Yumaklı, 2026 yılı için sektöre 938 milyar liralık rekor bütçe ayrıldığını duyurdu. ​ANKARA – Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsal kalkınma hamlesini IPARD III Programı ile 81 ile yayıyor. Bilkent Otel ve Konferans Merkezi'nde düzenlenen LEADER Yaklaşımı etkinliğinde konuşan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve kırsal ekonomi stratejilerine dair kritik veriler paylaştı. ​IPARD III Desteği 81 İle Yayılıyor ​Bakan Yumaklı, daha önce 42 ilde uygulanan IPARD projelerinin artık Türkiye’nin tamamında uygulanacağını müjdeledi. Kırsal kalkınmayı sadece tarımsal üretim değil, bir yaşam alanı vizyonu olarak gördüklerini belirten Yumaklı, şunları söyledi: ​"IPARD III kapsamında 155 yerel eylem grubumuza 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunuyoruz. Amacımız, girişimcimizin, kadınlarımızın ve gençlerimizin Avrupa standartlarında destekle buluşmasıdır." ​2026 Hedefi: 938 Milyar Liralık Rekor Yatırım ​Devletin üreticinin her daim yanında olduğunu vurgulayan Yumaklı, bütçe rakamlarındaki devasa artışa dikkat çekti. 2025 yılında sektöre aktarılan 706 milyar liralık kaynağın ardından, 2026 yılında sulama yatırımları ve kredi sübvansiyonları dahil toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçenin hizmete sunulacağını açıkladı. ​Genç ve Kadın Girişimcilere Öncelik ​Son 23 yılda kırsal kalkınma projeleriyle 287 bin kişilik istihdam sağlandığını ifade eden Bakan Yumaklı, IPARD-TKDK hibelerinin detaylarını paylaştı: ​Desteklenen Proje: 27 binin üzerinde sözleşme. ​Ödenen Hibe: 129 milyar lira. ​Oluşturulan İstihdam: 107 bin kişi. ​Kapsayıcılık: Toplam desteğin yarısı genç ve kadın girişimcilere aktarıldı. ​Yerelde Kalkınma: Başarı Hikayeleri Artıyor ​LEADER yaklaşımının yerel ürünlere değer kattığını belirten Yumaklı; Samsun’daki kadın kooperatiflerinden Giresun’daki rafting faaliyetlerine, Denizli’nin leblebisinden Şanlıurfa’daki sanat atölyelerine kadar pek çok örneği sıraladı. Yatağan kemik tarağı ve Çameli cevizi gibi ürünlerin coğrafi işaretle değer kazandığını hatırlattı. ​IPARD III 2026 Çağrı Takvimi Açıklandı ​Yumaklı, önümüzdeki dönem yol haritasını şu rakamlarla özetledi: ​Yatırımcılara: 85 milyon avro. ​Kırsal Altyapıya: 156 milyon avro. ​Toplam: 241 milyon avro destek TKDK vasıtasıyla üreticilere ulaştırılacak. ​Haberin sonunda Bakan Yumaklı, destek almaya hak kazanan yerel eylem gruplarına sembolik çeklerini takdim ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.