Hava Durumu

#Şeffaflık

Kırsal Haber - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özhan: “Üreticimizin ve Tüccarımızın Sisteme Güveni Artıyor” Haber

Özhan: “Üreticimizin ve Tüccarımızın Sisteme Güveni Artıyor”

Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk dokuz ayında tescil işlem hacmini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artırarak 61 milyar 890 milyon TL’ye taşıdı. Borsa’nın kurucu ortakları arasında yer aldığı Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’ndaki işlem hacmi ise yüzde 326 artışla 2 milyar 394 milyon TL’yi aştı. Tarımsal ticaretin güvenli, şeffaf ve kayıtlı bir yapıda gelişmesine öncülük eden Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), dokuz aylık tescil işlem hacmi verilerini açıkladı. Rakamları değerlendiren Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özhan, dokuz aylık tablonun hem üyelerin Borsa’ya duyduğu güveni hem de Bursa’nın tarım ve gıda ticaretindeki gücünü yansıttığını söyledi. Bursa’nın Tarımsal Dinamizmi Rakamlara Yansıdı Ocak-Eylül 2026 döneminde tescil işlem hacminin 2025 yılının aynı dönemine kıyasla 46 milyar 948 milyon TL’den 61 milyar 890 milyon TL’ye çıktığını belirten Başkan İbrahim Özhan, “Dokuz ayın sonunda yüzde 32’lik bir artışa ulaştık. Bu sonuç, her bir üyemizin, üreticimizin ve tüccarımızın emeğinin toplamıdır. Zorlu ekonomik koşulların ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıların belirleyici olduğu bir dönemden geçiyoruz. Böylesi bir konjonktürde elde ettiğimiz büyüme, Bursa’nın tarım sektöründeki güçlü dinamizmini ortaya koyuyor. Üyelerimizin güveni, büyümenin en sağlam temelidir. Bu başarıya katkı sunan tüm üyelerimize, üreticilerimize ve tüccarlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Zirvede Yine Zeytin Yer Aldı Dokuz aylık dönemde Borsa’da en çok işlem gören ürünleri de paylaşan Başkan İbrahim Özhan, listenin zirvesinde 13 milyar 78 milyon TL ile zeytinin yer aldığını açıkladı. Zeytini 10 milyar 330 milyon TL ile yaş sebze-meyve, 8 milyar 752 milyon TL ile canlı hayvan (büyükbaş-küçükbaş), 7 milyar 270 milyon TL ile et (büyükbaş-küçükbaş-piliç) ve 2 milyar 862 milyon TL ile yumurta izledi. Bursa tarımının en temel gücü olan ürün çeşitliliğinin Borsa için büyük bir avantaj olduğuna dikkat çeken Özhan, “Zeytinden yaş sebze-meyveye, hayvancılıktan hububata kadar geniş bir yelpazede gerçekleşen tescil işlem hacmi, Bursa’nın üreten ve ürettiğini katma değere dönüştüren çok yönlü tarım yapısını teyit ediyor. Piyasa derinliğimizin artması ve ürün çeşitliliğimizin genişlemesi, Borsamızın büyümesini kalıcı hale getiriyor” diye konuştu. Marmara ÜPAK’ta Bursa TB Damgası Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özhan, Borsa’nın kurucu ortakları arasında yer aldığı Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun (Marmara ÜPAK) dokuz aydaki işlem performansını da değerlendirdi. Bursa TB acente kaydında alım-satım olarak gerçekleşen müşteri işlem hacminin, geçen yılın aynı dönemindeki 562 milyon 443 bin TL seviyesinden yüzde 326 oranında artışla 2 milyar 394 milyon TL’ye ulaştığını kaydeden İbrahim Özhan, Bursa TB acentesi üzerinden işlem gerçekleştiren müşteri sayısının yüzde 114, aktif yatırımcı sayısının ise yüzde 120 oranında arttığını açıkladı. Özhan: “Üreticimizin ve Tüccarımızın Sisteme Güveni Artıyor” Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ve lisanslı depoculuk sisteminin tarım ürünleri ticaretine istikrar ve şeffaflık kazandırdığını söyleyen Başkan Özhan, “Lisanslı depoculuk ve ürün senedi sisteminin avantajlarını üyelerimize anlatıyoruz. Müşteri sayımızın iki katından fazla artması, üreticimizin ve tüccarımızın bu sisteme duyduğu güvenin pekiştiğini gösteriyor. Acentemiz üzerinden en çok mısır, buğday ve arpada işlem yapılıyor. Bursa Ticaret Borsası olarak amacımız, üreticimizin emeğinin karşılığını alması ve tüccarımızın işini kolayca yapabilmesidir. Yılın geri kalanında da aynı kararlılıkla üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bursa TB’de En Çok İşlem Gören 5 Ürün 1. Zeytin 13.078.871.029 TL 2. Yaş Sebze-Meyve 10.330.834.423 TL 3. Canlı Hayvan 8.752.387.108 TL 4. Et 7.270.709.479 TL 5. Yumurta 2.862.920.001 TL

BTSO Başkanı Özer Matlı’dan 'Türkiye Yüzyılı' Vurgusu: Bursa'dan Güçlü Katkı Sunacağız Haber

BTSO Başkanı Özer Matlı’dan 'Türkiye Yüzyılı' Vurgusu: Bursa'dan Güçlü Katkı Sunacağız

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Özer Matlı, seçimlerin ardından birlik ve beraberlik mesajı verdi. Yeni dönemde 60 bin üyenin tamamına eşit mesafede hizmet edeceklerini belirten Matlı, “BTSO hepimizin. Yönetim Kurulumuz, Meclis Başkanlık Divanımız, Meclis üyelerimiz, komisyonlarımız ve komitelerimizle Bursa’nın üretimini, ticaretini ve geleceğini güçlendirmek için el ele vereceğiz.” dedi. 8 Ekim’de BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri seçiminin ardından açıklamalarda bulunan Matlı, kendisine duyulan güven için teşekkür etti. Seçim sürecindeki farklı tercihlerin geride kaldığını vurgulayan Matlı; Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini dinleyen, üyelerin katkısına açık bir yönetim anlayışıyla çalışacaklarını söyledi. "60 BİN ÜYENİN TAMAMININ BAŞKANIYIM" Her üyenin kendisini BTSO’nun bir parçası olarak hissetmesinin önemine dikkat çeken Matlı, şu ifadeleri kullandı: “Artık 60 bin üyemizin tamamının başkanı olarak her üyemizin sesini duymak, sorunlarına çözüm üretmek ve Bursa iş dünyasına hizmet etmek için çalışacağım. Bugünden itibaren ayrım gözetmeden; BTSO’nun tüm üyelerine eşit mesafede, şeffaf ve kapsayıcı bir anlayışla Bursa için çalışacağız.” BTSO Meclisinin bütün üyelerin ortak temsil alanı olduğunu belirten Matlı, farklı görüş ve önerilerin yeni dönemin çalışmalarına zenginlik katacağını söyledi. Üyelerin taleplerini doğrudan dinleyen, karar süreçlerine katılımlarını sağlayan ve sorunlarına çözüm üreten bir Oda için çalışacaklarını ifade etti. Seçim sürecindeki olası kırgınlıklara da değinen Matlı, “İlk iş olarak, bu süreçte farkında olmadan gönlünü kırdığımız, incittiğimiz arkadaşlarımız varsa her birinden helallik alacağım. Gönüllerini almak için samimiyetle çalışacağım.” dedi. TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN İŞ BİRLİĞİ Kamu kurumları ve sivil toplumla iş birliğinin önemini vurgulayan Matlı, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda; devletimizin kurumlarıyla, yerel yönetimlerimizle, yerel kamu kuruluşlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla tam bir iş birliği içinde olacağız. Bursa’nın üretim gücünü ve ticaretini geliştirmek, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmak için kurumlarımızın birikimini ve desteğini çok önemsiyoruz.” “BİZ BİR SEVDİK, ONLAR BİN SEVDİ” Bursaspor taraftarları için söylediği “Biz bir sevdik, onlar bin sevdi” sözünü hatırlatan Matlı; Bursa’nın sevgisine ve dayanışmasına layık olmak için gece gündüz çalışacaklarını belirtti. Şehre ve üreten insanlarına olan bağlılığını dile getiren Matlı, “Biz bu şehrin çocuklarıyız, bu şehrin evladıyız. Bu şehirde üreterek kazandık.” dedi. Bursa’nın sanayisi, ticareti, tarımı, turizmi, kültürü, sanatı ve zanaatıyla bir bütün olduğunu ifade eden Matlı, şehrin farklı kesimlerini buluşturan bu dayanışma ruhunu BTSO’nun yeni döneminde daha da güçlendireceklerini söyledi. MECLİS VE KOMİTELERLE BURSA İÇİN EL ELE Yeni dönemde Yönetim Kurulu olarak bütün Meclis üyeleriyle, Meclis ihtisas komisyonlarıyla ve meslek komiteleriyle omuz omuza çalışacaklarını belirten Matlı, Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarına ortak sorumluluk anlayışıyla çözüm üreteceklerini ifade etti. Matlı; Yönetim Kurulu’nda birlikte görev yapacağı arkadaşlarını, Meclis Başkanı seçilen Erol Dağlıoğlu’nu, Meclis Divanını, Meclis üyelerini, TOBB delegelerini, Disiplin Kurulu üyelerini ve komisyonlarda görev alacak tüm isimleri tebrik ederek başarılar diledi. "ÇALIŞANLARIMIZIN EMEĞİNE VE EKMEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ" BTSO çalışanlarına da seslenen Matlı, şu güvenceyi verdi: “Bütün çalışma arkadaşlarımız BTSO ailemizin değerli bir parçasıdır. Her birinin emeği, birikimi ve katkısı bizim için kıymetlidir. Hiçbirinin ekmeğiyle oynamayacağız. Herkesin kendini değerli hissettiği, huzur ve güven içinde çalıştığı bir ortamda üyelerimize hep birlikte daha iyi hizmet sunacağız.” DUYULAN GÜVENİ HİZMETE DÖNÜŞTÜRME ZAMANI Yeni görevin büyük bir sorumluluk getirdiğini belirten Matlı, “Bugün büyük bir sorumluluk üstlendik. Şimdi bize duyulan güveni hizmete dönüştürme zamanı.” diyerek projelerini hayata geçirmek için hemen çalışmaya başlayacaklarını vurguladı. Yeni Dönemin Öncelikli Çalışma Alanları: Oda aidatlarının azaltılması, Finansmana erişimin kolaylaştırılması, KOBİ’lerin desteklenmesi, Oda hizmetlerinin üyelerin bulunduğu noktalara taşınması, Bursa içi ticaretin güçlendirilmesi. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin yönetim anlayışlarının temelinde yer alacağını ifade eden Matlı, BTSO kaynaklarının tamamen üyelerin yararına kullanılacağını ve tüm faaliyetlerin şeffafça paylaşılacağını belirtti. EMEK VEREN VE İYİ DİLEKLERİNİ PAYLAŞAN HERKESE TEŞEKKÜR Özer Matlı, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini şahsıma emanet eden Meclis üyelerimize, bu yolculukta yanımızda olan ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum.” dedi. Seçim sonucunun ardından tebriklerini ileten milletvekillerine, belediye başkanlarına, kamu kurumu yöneticilerine, siyasi parti temsilcilerine, Oda ve Borsa camiasının yöneticilerine, iş dünyası ile STK temsilcilerine ve tüm dostlarına şükranlarını sundu. Geçmiş yönetimlerde görev alarak BTSO’ya katkı sunan herkese teşekkür eden Matlı, son olarak ailesine ve çalışma arkadaşlarına şu sözlerle teşekkür etti: “Bu yolculukta gece gündüz yanımda olan çalışma arkadaşlarıma, ailelerimize ve bize inanan herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Verilen her emek, yapılan her çalışma ve gösterilen her fedakârlık bizim için çok kıymetliydi.” BTSO’NUN YENİ YÖNETİMİ Yönetim Kurulu Başkanı: Özer Matlı Yönetim Kurulu Üyeleri: Abidin Şakir Özen, Sinan Topuk, Murat Çağlar, Osman Güler, Safa Yaşar Çelik, Seyfullah Baylan, Savaş Keskin, Mehmet Zahit Yanar, Elif Özhan, Zeki Eker. MECLİS BAŞKANLIK DİVANI Meclis Başkanı: Erol Dağlıoğlu Meclis Başkan Yardımcıları: Gülçin Güleç, İbrahim Kahraman Meclis Divan Katipleri: Atilla Kaan Aslanoba, Gökhan Dinçer

ITB Başkanı Hüdai Şahin: "Ortak Akılla Borsamızı Güçlendireceğiz" Haber

ITB Başkanı Hüdai Şahin: "Ortak Akılla Borsamızı Güçlendireceğiz"

Isparta Ticaret Borsası organ seçimlerinin ardından yönetim kurulu ve meclis görev dağılımı resmen tamamlandı. Güven tazeleyen Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, seçimlerin ardından yayımladığı teşekkür mesajında yeni dönem projelerine kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. 3 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen organ seçimlerinin ardından Isparta Ticaret Borsası (ITB), yapılan ikinci etap görev dağılımı seçimleriyle yeni çalışma dönemine başladı. Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin ve Meclis Başkanı Nevzat Demirel önderliğinde şekillenen yeni yönetim, Isparta’nın tarım, hayvancılık ve ticaret potansiyelini yükseltmeyi hedefliyor. Başkan Hüdai Şahin: "Ortak Akılla Borsamızı Güçlendireceğiz" Seçim sürecinin büyük bir olgunluk, şeffaflık ve demokratik coşkuyla tamamlandığını vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, yayımladığı teşekkür mesajında şu ifadelere yer verdi: "Şahsıma ve yol arkadaşlarıma gösterdiğiniz yüksek güven, destek ve teveccüh için her bir üyemize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sandığa yansıyan bu güçlü irade; önümüzdeki dönemde Isparta’mızın tarım ve hayvancılık ekonomisini daha ileriye taşıma kararlılığımızın ortak bir göstergesidir. Geçmiş dönemde olduğu gibi yeni hizmet dönemimizde de vizyoner projelerimizle ilimizin ekonomik potansiyelini en üst seviyeye çıkarmaya, üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik içerisinde, ortak akılla hareket ederek Borsamızı daha da güçlü kılacağız." Sürecin huzur ortamında geçmesine katkı sağlayan kurum ve kişilere de teşekkür eden Şahin; Merkez İlçe Seçim Kurulu yetkililerine, emniyet mensuplarına, sandık başına giden borsa üyelerine ve borsa personeline şükranlarını ileterek seçim sonuçlarının Isparta ve Türkiye ekonomisine hayırlı olmasını diledi. Isparta Ticaret Borsası Yeni Dönem Görev Dağılımı Yapılan seçimlerin ardından Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu ve Meclis üyeliklerinde görev dağılımı şu şekilde gerçekleşti: Yönetim Kurulu Görev Dağılımı Görev İsim Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin Başkan Yardımcısı Abdülkadir Kurucu Başkan Yardımcısı Erhan Göçerli Sayman Üye Mehmet Bayındır Yönetim Kurulu Üyesi Sadettin Güneş Meclis Görev Dağılımı Görev İsim Meclis Başkanı Nevzat Demirel Meclis Başkan Yardımcısı Mahmut Barış Aydın Meclis Başkan Yardımcısı Kadir Köklü Meclis Katip Üyesi Mehmet Eski Meclis Üyeleri Ertuğrul Bölükbaşıoğlu, Mustafa Özdemir, Halil İbrahim Doğan, Bayram Özkan, Osman Aşır

NİLKOOP’ta Resul Tarman Güven Tazeledi Haber

NİLKOOP’ta Resul Tarman Güven Tazeledi

S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin (NİLKOOP) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda mevcut başkan Resul Tarman, iki yıl daha başkanlık görevine seçildi. S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, Çatalağıl Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve NİLKOOP üyeleri katıldı. Divan başkanlığını Okan Şahin’in, divan üyeliklerini ise Emre Karagöz, Salih Güleç ve Gülver Deniz’in üstlendiği genel kurulda gündem maddeleri görüşülerek oylandı. Tek listeyle gidilen seçimde mevcut başkan Resul Tarman, iki yıl süreyle yeniden başkanlığa seçildi. “ORTAK AKIL VE ŞEFFAFLIKLA ÇALIŞACAĞIZ” Genel kurulun açılışında konuşan NİLKOOP Başkanı Resul Tarman, kooperatifin geleceği açısından önemli bir buluşma gerçekleştirdiklerini ifade etti. Tarman, “Hep birlikte, ortak akılla ve dayanışma içinde kooperatifimizi daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için çalışacağız. Temel amacımız, üreticimizin alın terinin karşılığını alması, kooperatifimizin büyümesi ve sahada çok daha etkin hale gelmesidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şeffaflık, dayanışma ve ortaklarımızın menfaatlerini ön planda tutacağız. Genel kurulumuzun kentimize ve üreticimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “ÇİFTÇİ PARA KAZANMAZSA BU TOPRAKLARI KORUYAMAYIZ” Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, NİLKOOP’un işlevini ve sahadaki gücünü artırmayı hedeflediklerini belirtti. Tarımda kooperatifleşmenin hayati bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Şadi Özdemir, belediye bünyesinde kurdukları Kooperatif Destekleme Merkezi ile üreticiye kurumsal destek sağladıklarını hatırlattı. Gelecekte dünyanın ciddi bir gıda ve su kriziyle karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Biz kendi verimli topraklarımızın üretim dışı kalmasına izin veremeyiz. Tarım alanlarımızı ve köylerimizi koruyabilmemizin tek yolu var; çiftçimizin, köylümüzün bu topraklardan para kazanmasını sağlamak. Üretici para kazanmazsa bu toprakları koruma şansımız kalmaz. Gençlerimize bu topraklarda para kazanabileceklerini göstermek zorundayız. Bu nedenle belediye olarak tüm imkanlarımızla kooperatiflerimizin arkasındayız. Çiftçimize ziraat mühendisliği desteği veriyoruz, toprak analizlerini yapıyoruz. Üretimin her aşamasında yanlarındayız; yeter ki üretici örgütlü olsun.” YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ Tek liste ile gidilen seçimin ardından Resul Tarman başkanlığındaki yeni yönetim netleşti. NİLKOOP Yönetim Kurulu asil üyeliklerine Akın Uludağ, Mustafa Aslan, Demirhan Aslan, İrfan Özer, Ali Yavuz Kaya, Semiha Öztan, Erdal Karakaya, Ali Çekçek, Alper Akbulut ve Erol Bora seçildi. Yönetim kurulu yedek listesinde ise Ekrem Erk, Celaleddin Boran, Gökçe Güney, Recep Bayraktar, Salih Güleç, Hüseyin Otman, Ertan Ateş, İbrahim Olgun, İsmail Duman, Erol Aydın ve Kenan Erbaş yer aldı. Kooperatifin Denetim Kurulu asil üyeliklerine Mehtap Esen, Berna Hacer Bilici ve Ata Erk Şanlı getirilirken; Ali Sezgin, Gülver Deniz ve Tuğçe Savaş da denetim kurulu yedek üyeleri olarak belirlendi.

Yapay Zeka COP31 Gündeminde: İklime Faydadan Çok Zarar Verir mi? Haber

Yapay Zeka COP31 Gündeminde: İklime Faydadan Çok Zarar Verir mi?

Yapay zekanın iklim üzerindeki etkisi tartışılırken gözler çoğunlukla veri merkezlerinin hızla artan elektrik tüketimine çevriliyor. Konuyu önceliklendirdiğini açıklayan COP31 Başkanı Türkiye de 2026 Antalya Yapay Zeka Taahhüdü’nün hazırlandığını duyurdu. Ancak yeni bir araştırma; yapay zekanın asıl iklim etkisinin, ne kadar enerji tükettiğinin yanı sıra ne için kullanıldığına bağlı olacağını gösteriyor. Fosil yakıt sektöründeki kullanımları sınırlandırılmadığı takdirde yapay zeka, emisyonları azaltmak yerine önemli ölçüde artıracak. Çalışmanın yazarlarından Holly Alpine, Türkiye’nin COP31’de çizeceği çerçevenin, yapay zekanın hangi amaçlarla kullanıldığını da ele alması gerektiğine dikkat çekiyor. Kasım ayında düzenlenecek iklim zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, COP31 Eylem Gündemi’ni açıkladığı toplantıda; yapay zekanın sorumlu kullanımını hedefleyen 2026 Antalya Yapay Zeka Taahhüdü’nün önümüzdeki haftalarda açıklanacağını duyurdu. New York İklim Haftası (Climate Week) kapsamında konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; hükümetlerin yapay zekayla ilgili kurallar koymaya başlaması ve teknolojinin artan enerji tüketiminin açıkça konuşulması gerektiğini söyledi. Taahhüdün yanı sıra Yapay Zeka Destekli Temiz Teknolojiler Girişimi kurulacağı, öncelikli sektörlerde yapay zeka destekli temiz teknoloji projelerinden oluşan portföyler yaratılarak yatırımcılarla buluşturulacağı aktarıldı. Yapay zekanın iklim değişikliği üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılıyor ve bu tartışmalar büyük ölçüde veri merkezlerinin artan enerji tüketimine odaklanıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Nisan 2025 tarihli Enerji ve Yapay Zeka raporunda; veri merkezlerinin 2024’te küresel elektrik tüketiminin %1,5’inden sorumlu olduğu ve bu tüketimin 2030’a kadar iki katına çıkmasının beklendiği ifade ediliyordu. Nitekim veri merkezlerindeki elektrik tüketimi 2025’te %17 arttı. IEA, "Enerji olmadan yapay zeka olamayacağı gibi, yapay zekanın da enerji sektörünü dönüştürme potansiyeli bulunduğuna" dikkat çekiyor. Npj Climate Action adlı hakemli dergide Ağustos 2026’da yayımlanan yeni bir makale ise veri merkezlerindeki elektrik tüketiminin buzdağının yalnızca görünen ucu olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zeka kaynaklı üretkenlik artışlarının fosil yakıt ve yenilenebilir enerji sektörlerini nasıl etkileyeceğini modelleyen çalışmaya göre; regüle edilmediği takdirde yapay zeka emisyonları azaltmak yerine kayda değer ölçüde artıracak. 64 senaryonun incelendiği araştırmaya göre emisyonlar, yalnızca yapay zekanın fosil yakıt üretimini desteklemediği senaryolarda düşüş gösteriyor. Çalışmanın yazarlarından Holly Alpine, Türkiye’nin açıkladığı yapay zeka gündeminin bu nedenle "resmin yarısını gözden kaçırdığını" ifade etti. "Veri merkezlerinin enerji kullanımında şeffaflık çağrısında bulunmak ve yapay zekanın temiz teknoloji potansiyeline yatırım yapmak doğru adımlar" diyen Alpine, teknolojinin gerçekte ne amaçla kullanıldığının gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguladı. Alpine’a göre konunun COP31’de inandırıcı bir şekilde ele alınabilmesi için iklim üzerindeki etkilerinin bütüncül değerlendirilmesi şart. Enabled Emissions Campaign (Yol Açılan Emisyonlar Kampanyası) Direktörü ve Stanford Üniversitesi McCoy Aile ve Etik Merkezi’nde Etik ve Teknoloji Uygulamacı Bursiyeri Holly Alpine’ın değerlendirmeleri şöyle: Yapay Zekanın Net Etkisi, Enerji Sistemine Bağlı Yapay zeka genel amaçlı bir teknolojidir; dolayısıyla aynı özellikleri yalnızca tek bir alanda değil, uygulandığı diğer alanlarda da gelişme sağlar, taraf tutmaz. Fosil yakıt üretiminde kullanıldığında çıkarma maliyetlerini düşürür ve ekonomik olarak çıkarılabilir kaynakları artırır. Yenilenebilir enerjiye uygulandığında ise üretim tahminlerini ve yer seçimini geliştirerek verimliliği artırır. Yapay zeka her iki yönde de üretkenliği artırdığından, net etkisinin sera gazı emisyonlarının artmasına mı yoksa azalmasına mı yol açacağı teknolojinin kendisine değil, içinde faaliyet gösterdiği enerji sisteminin temel dengesine bağlıdır. Veri Merkezlerindeki Elektrik Tüketimine Odaklananlar Büyük Resmi Kaçırıyor Kamuoyundaki tartışmanın aksine, odak noktasını yalnızca veri merkezlerindeki elektrik kullanımında tutmama fikri, iki anlaşmanın rakamlarını inceledikten sonra ortaya çıktı: Microsoft’un Exxon ve Chevron’la yaptığı teknoloji iş birlikleri, günde 50 bin ila 400 bin varil ek fosil yakıt üretimi sağlıyordu ve bu artışın tamamı teknolojiye atfediliyordu. Tek başına bu durum bile Microsoft’un kendi operasyonel karbon ayak izinin (veri merkezleri dahil) %300’ünden fazlasına denk geliyor. Bu da iklim hesap verilebilirliğinin sadece veri merkezlerindeki elektrik kullanımına odaklanmasının büyük resmi kaçırdığını net bir şekilde gösteriyor. Veri Merkezlerinin Emisyonlarından 13 Kat Büyük Olabilir Yapay zekanın fosil yakıtlar nedeniyle sebep olacağı emisyonlar, veri merkezlerindeki enerji tüketiminin neden olacağı emisyonlardan 13 kata kadar daha fazla olabilir. Veri merkezlerinin neden olduğu emisyonlar doğrudan tespit edilebilir ve mevcut operational ayak izi muhasebesine dahil edilebilir. Bu tür veriler, mevcut bilgilendirme çerçevelerinin zaten yakalamak üzere tasarlandığı niteliktedir. Dolaylı olarak yol açılan emisyonlar (enabled emissions) ise bir adım daha uzaktır. Şu anki standart iklim muhasebesi ve yönetişim çerçeveleri bu emisyonları hesaba katacak şekilde tasarlanmamıştır. Bu nedenle, daha büyük olmalarına rağmen daha görünmez kalırlar. Yapay Zeka Şimdiden Rezervleri Artırıyor, Maliyetleri Düşürüyor Modellememiz için buradan yola çıktık. Mevcut analizler; veri merkezlerinin enerji talebini, yenilenebilir enerji optimizasyonunu ve talep tarafındaki verimliliği inceliyor. Ancak yapay zekanın fosil yakıt arz ekonomisini nasıl yeniden şekillendirdiğini yeterince ele almıyor. Örneğin Batı Teksas Havzası’nda (Permiyen Havzası) başabaş maliyetler varil başına 90 doların üzerindeyken yapay zeka ile birlikte yaklaşık 40 dolara geriledi. Goldman Sachs, yapay zekanın ABD’deki kaya gazı rezervlerini %8 ila %20 oranında artırabileceğini tahmin ediyor. Sektörel veriler, petrol ve gaz sektöründe arama ve üretim yapan kuruluşların %44’ünün keşif aşamalarında şimdiden yapay zeka kullandığını gösteriyor. Oysa sürekli yatırım yapılmadığı takdirde petrol ve gaz sahalarının üretimi yılda yaklaşık %8 oranında azalır. Bu nedenle üreticiler, üretimi artırmak bir yana, sadece sabit tutmak için bile sürekli olarak yeni kaynaklar bulmak ve geliştirmek zorundadır. Yapay zeka bu sürecin maliyetini düşürüyor; arama çalışmalarını, çıkarma verimliliğini ve mevcut sahalardan geri kazanımı iyileştiriyor. Dengenin Sağlanması İçin Fark 4-5 Kat Olmalı Modellemenin önemli bir bulgusu şu: Yapay zekanın sera gazı emisyonları üzerinde hiçbir etkisi olmaması —yani emisyonların sabit kalabilmesi— için bile yenilenebilir enerjide yapay zeka kaynaklı verimlilik artışının, fosil yakıtlardaki verimlilik artışından 4 ila 5 kat daha fazla olması gerekiyor. Fosil yakıtlar hâlâ küresel birincil enerjinin %80’inden fazlasını sağlıyor. Bu nedenle aynı orandaki verimlilik artışı, fosil yakıt sistemlerinde yenilenebilir enerji kaynaklarına kıyasla çok daha büyük bir etki yaratıyor. Altyapı bağımlılığının, politik-ekonomik geri beslemelerin ve patikaya bağımlı yatırımların zaman içinde tespit ettiğimiz bu asimetriyi daha da güçlendirmesi beklenebilir. Bu durum, makalede atıfta bulunduğumuz daha geniş tarihsel örüntüyle de tutarlı: Teknolojik ilerlemeler mevcut enerji sistemlerine uygulandığında bu sistemlerin ömrünü uzatıyor. Yapay Zekanın Ne İçin Kullanıldığı da Yönetilmeli Yapay zeka ile net emisyon azaltımı sağlamak mümkün. Fakat bunun için yol açılan emisyonların (enabled emissions) ayrı ve izlenebilir bir kategori olarak ele alınması, yapay zeka aracılığıyla fosil yakıt üretim verimliliğini artıracak adımların doğrudan sınırlandırılması gerekiyor. Arz tarafında kısıtlamalar olmaksızın yapay zekanın yalnızca yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve daha verimli hale gelmesi için kullanılması yeterli olmayacaktır. Yönetişim, hem yapay zekanın hangi enerjiyle çalıştığını hem de ne amaçla kullanıldığını ele almalıdır. COP31’de Yapay Zekanın İklim Etkileri Bütüncül Ele Alınmalı Türkiye’nin yapay zeka konusundaki taahhüdü sunma biçimi resmin yarısını gözden kaçırıyor. Veri merkezlerinin enerji kullanımında şeffaflık çağrısında bulunmak ve yapay zekanın temiz teknoloji potansiyeline yatırım yapmak doğru adımlardır. Ancak yapay zekanın günümüzde gerçekten nasıl kullanıldığı gözden kaçırılıyor: Yapay zeka, fosil yakıtların çıkarılmasını ve üretimini azaltmak için değil, aksine büyük ölçüde bunları artırmak için kullanılıyor. Araştırmamız, bu tür mesajlarda öne çıkarılanın aksine, yapay zekanın sebep olduğu fosil yakıt emisyonlarının temiz enerji kazanımlarından çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Yapay zekanın iklim açısından sorumlu kullanılmasının COP31’de inandırıcı bir gündem maddesi olabilmesi için; yalnızca olumlu yönlerine odaklanmak veya kullanılan enerjinin kaynağına bakmak yerine iklim üzerindeki etkisini bütüncül olarak ele almak şarttır. Kaynak: İklim Masası / www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş Kaynak: Holly Alpine Kaynak: https://www.nature.com/articles/s44168-026-00411-0

Özer Matlı: "BTSO'da İlk İşimiz Bağımsız Denetim Olacak" Haber

Özer Matlı: "BTSO'da İlk İşimiz Bağımsız Denetim Olacak"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, NİLTİMDER, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasını ziyaret etti. Bursa iş dünyasının beklentilerini dinleyen Matlı, göreve gelir gelmez BTSO’nun bütçesini, proje harcamalarını, satın alma süreçlerini ve iştiraklerin bağımsız denetime açacaklarını açıkladı. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, saha çalışmaları kapsamında Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi. İlk olarak NİLTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Matlı, ardından bölgedeki firmaları ziyaret etti. Programın devamında Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası (YMM) Başkanı İhsan Akar ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMM) Başkanı Hüseyin Halil ile oda yönetimleri ve meslek mensuplarıyla görüşmeler gerçekleştirildi. “Üyemizi yalnızca aidat ödeyen biri olarak görmeyeceğiz. Aidatları düşüreceğiz.” NİLTİMDER ziyaretinde işletmelerin erişim ve yeni müşterilere ulaşma konusunda yaşadığı sorunları dinleyen Matlı, BTSO’nun üyeye doğrudan ekonomik değer üretmesi gerektiğini söyledi. Üyeye Değer Paketi kapsamında faaliyet belgesinin ücretsiz olacağını, aidatını ödemiş üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alacağını ve aidatların düşürüleceğini belirten Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Üyemizin ödediği aidat üzerinden yapamazsın diyorlar. Üyemizin ödediği aidatları düşüreceğiz. Bunun karşılığı 5174 sayılı kanunda var. TOBB’un belirlediği bir taban ve tavan var. Bu baremler arasında yıllık aidatı belirlemek odaların yetkisinde. İsrafı keser, öncelikleri doğru belirlerseniz doğru şeyleri yapabilirsiniz. Üyemizi yalnızca aidat ödeyen ve belge alan biri olarak göremeyiz. BTSO’nun büyüklüğü, üyenin günlük işine maliyet avantajı, finansman, yeni müşteri ve daha hızlı hizmet olarak yansımalıdır. Üyemiz ödediğinin kxsarşılığını doğrudan kendi işletmesinde görecek.” Matlı, NİLTİMDER üyelerine bu hafta içinde basınla paylaşılacak olan Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı bünyesinde bulunan Nefes Kredileri başta olmak üzere etkisi doğrudan küçük işletmelere dokunacak ve rahatlatacak Finansmana Erişim Merkezi, BTSO Birlikte Alım, Bursa İş Ağı, Bursa Ticaret Kampüsleri, ve BTSO Her Yerde projeleri hakkında da bilgi verdi. Ayrıca, yeni alanların dışında mevcut ticaret ve sanayi sitelerinde “yerinde iyileştirme” kapsamında temel altyapı geliştirmeleri, kreş gibi temel donatılar konusunda da çözüm geliştirdiklerini aktardı. “Şeffaflık bir vaat değil, yönetim standardı olacak” YMM ve SMMM odaları ziyaretlerinin ana gündemini ise BTSO’da mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim oluşturdu. Göreve gelir gelmez BTSO’nun ve iştiraklerinin mevcut mali durumunun bağımsız denetime açılacağını açıklayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun kaynağı 60 bin üyemize aittir. Üye, kaynağının nereye harcandığını, iştiraklerin nasıl yönetildiğini ve yapılan yatırımların hangi sonucu ürettiğini bilmelidir. Göreve gelir gelmez BTSO bütçesini, proje harcamalarını, satın alma süreçlerini, mali yükümlülüklerini ve iştiraklerin performansını yetkili bir bağımsız denetime tabii tutacağız. Burada hem YMM hem de SMMM odaları ile işbirliği içinde olacağız. Bağımsız denetimin yalnızca göreve başlarken yapılacak tek seferlik bir çalışma olmayacağını vurgulayan Matlı, denetimlerin düzenli olarak tekrarlanacağını ve sonuçların üyelerle paylaşılacağını söyledi. Meslek odaları sürece doğrudan katılacak Bağımsız denetim sürecinin Bursa YMM ve SMMM odalarının katkısıyla yürütüleceğini belirten Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “BTSO’nun şu anda web sitesini açın, bakın. “Mali Politikamız” başlığı altında yönetim kurulunun istediği durumlarda bağımsız denetimi çalıştırabileceği yazıyor. Bugüne kadar yapılmadı. Ama biz göreve geldiğimizde yapacağız. Denetim, yetkili ve bağımsız bir yapı tarafından gerçekleştirecek. Bununla birlikte YMM ve SMMM odalarımızın hatta tercih edeceği meslek mensupları; denetimin kapsamının belirlenmesine, sürecin izlenmesine ve sonuçların değerlendirilmesine katkı verecek. Bağımsız denetim sonuçlarını düzenli olarak üyelerimizin bilgisine sunacağız.” Denetim sonuçlarının Şeffaflık Portalı üzerinden yayınlanacağını ifade eden Matlı, BTSO bütçesinin, büyük proje harcamalarının ve iştirak performanslarının anlaşılır ve karşılaştırılabilir biçimde üyelerin erişimine açılacağını kaydetti. “Hiçbir meslek grubuyla rekabet etmeyeceğiz” YMM ve SMMM’lerin işletmeler ile kamu arasındaki mali sistemin en önemli taşıyıcılarından olduğunu söyleyen Matlı, hizmeti üyelerinin ayaklarına götüreceklerini ve BTSO’nun hiçbir meslek grubunun sunduğu hizmetlerin eş değerini kendi bünyesinde üretmeyeceğini vurguladı. “Meslek mensuplarımız sürekli değişen mevzuatın, işletmelerin mali sorunlarının ve kamu ile mükellef arasındaki iş yükünün önemli bölümünü taşıyor. BTSO, meslek mensuplarıyla rekabet eden değil, onların uzmanlığından yararlanan bir kurum olacak. Ücretsiz ilk mali değerlendirme ve danışmanlık hizmetlerini odalarımızın katkısı ve tercih edecekleri üyelerle birlikte yürüteceğiz.” Matlı ayrıca Ankara Masası, Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, Check Up 360° ve Bursa Dönüşüm Pusulası projelerinde YMM ve SMMM’lerin bilgi ve saha deneyiminden yararlanılacağını ifade etti. Kararlar üyelerle birlikte alınacak BTSO’da büyük yatırımların, sektörel önceliklerin ve üyeleri doğrudan ilgilendiren kararların dar bir çevrede alınmayacağını belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Şeffaflık yalnızca rakamları açıklamak, birlikte yönetim de yalnızca üyeyi dinlemek değildir. Üye kararın hazırlanmasına katılacak, bütçeyi ve uygulamayı izleyecek, ortaya çıkan sonucu görecek. Biz, 60 bin üyemizin söz sahibi olduğu, kaynağının hesabını verebilen ve gücünü doğrudan üyeye yansıtan bir BTSO için çalışıyoruz.” “KOBİ OSB, olmazsa olmaz ama şehrin farklı bölgelerinde olmalı” Matlı, Bursa SMMM Odası ziyaretinde KOBİ’lerin uygun üretim alanlarına erişiminin de öncelikli konulardan biri olduğunu belirterek, “KOBİ OSB Bursa için olmazsa olmaz. Ancak bu ihtiyacı tek bir bölgeye sıkıştıramayız. Bursa’nın batısında da doğusunda da KOBİ OSB olmalı.” dedi.

Özer Matlı'dan Bursa İş Dünyasında Yeni Dönem Haber

Özer Matlı'dan Bursa İş Dünyasında Yeni Dönem

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı tarafından kurulan Birlikte Çalışma Merkezi, Bursa iş dünyasının yoğun katılımıyla kapılarını açtı. Sanayiciden KOBİ'lere, tüccardan esnafa kadar tüm kesimleri kucaklayan Matlı, 60 bin BTSO üyesini merkeze alan adalet, şeffaflık ve birlikte yönetim vizyonunu paylaştı. ​Bursa'nın ekonomik hayatında stratejik bir dönüşümün fitilini ateşleyen açılış töreninde konuşan Özer Matlı, buranın sıradan bir seçim ofisi olmadığını vurgulayarak, "Bu akşam Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" dedi. ​"Biz Bu Yarışa Sadece Alternatif Olmak İçin Çıkmadık" ​Konuşmasında üretimin içinden gelen bir isim olduğuna dikkat çeken Matlı; 32 şirket, 31 marka ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşıyla Türkiye genelinde edindikleri tecrübeyi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'na (BTSO) taşımaya hazır olduklarını belirtti. ​Geçmiş dönemde Bursa Ticaret Borsası'nda hayata geçirilen başarılı projelere atıfta bulunan Matlı, kurumların binalarıyla değil üyeleriyle yaşadığını vurguladı: ​Adalet ve Şeffaflık: Odanın imkânlarının belli bir zümreye değil, 60 bin üyenin tamamına adaletle ulaştırılacağı vurgulandı. ​Güçlü Komiteler: 70 meslek komitesinin yalnızca sorun aktaran yapılar değil; bütçesi, yetkisi ve hedefleri olan aktif çalışma merkezlerine dönüştürüleceği ifade edildi. ​Kapsayıcı Yaklaşım: Sanayi ve ticaretin birbirinin rakibi değil, eşit derecede değerli birer unsur olduğu yinelendi. ​"Bursa Dönüşüm Planı Yakında Açıklanacak" ​Dünyada üretim ve ticaret kurallarının hızla değiştiğine dikkat çeken Özer Matlı, Bursa'nın yerinde sayamayacağını belirterek yakın zamanda kapsamlı bir Bursa Dönüşüm Planı açıklayacaklarını duyurdu. Çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimcilerine kadar herkesin planı olacak bu projede hiçbir sektörün dışarıda bırakılmayacağı ifade edildi. ​Matlı, basın mensuplarının sorularına açık, şeffaf ve katılımcı bir iletişim modeli vadettiklerini belirterek şu müjdeyi verdi: ​"Çok yakında düzenleyeceğimiz bir basın toplantısıyla Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayan dönüşüm planımızı paylaşacağız. Ardından Eylül ayı içinde, Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini bir araya getireceğimiz geniş katılımlı büyük bir buluşma düzenleyeceğiz." ​Açılış töreni, katılımcıların coşkulu "Birlikte güçlü, birlikte ileri!" sloganları ve iyi dilek temennileriyle son buldu.

TAT Gıda Şeffaflığı Ambalajın Ön Yüzüne Taşıdı Haber

TAT Gıda Şeffaflığı Ambalajın Ön Yüzüne Taşıdı

Tüketicilerin satın alma kararlarında ürün içeriğine ilişkin bilgilerin daha görünür ve anlaşılır olmasının önem kazanması, gıda şirketlerinin ürün reçeteleri ve ambalaj tasarımlarında yeni yaklaşımlara yönelmesini beraberinde getirdi. Tat Gıda, bu eğilime ketçap ve mayonezde Tat Premium serisiyle yanıt verdi. Şirket, yeni ürün ailesinde daha sade içerik yapısını öne çıkarırken, ürünlerin temel içerik bilgilerini ambalajın ön yüzünde görünür hale getirdi. Clean label (temiz içerik) yaklaşımı ürünlerin daha yalın ve temiz içeriklerle sunulmasını esas alırken, front label (ön yüzde şeffaf bilgilendirme) uygulaması tüketicilerin ürünün öne çıkan içerik bilgilerine ambalajı çevirmeden ulaşmasına imkân sağladı. Tat Gıda’nın yeni ürün ailesinde yer alan Tat Premium Ketçap, mevsiminde hasat edilen yaz domateslerinden üretildi. Altı içerikten oluşan reçetede koruyucu ve katkı maddesine yer verilmezken, yoğun domates lezzeti öne çıkarıldı. Tat Premium Mayonez ise 8 içerikten oluşan reçetesiyle sunuldu. Ürünün yumurta ve yağ oranı artırılarak daha kremsi, zengin ve yoğun bir yapı elde edildi. “Şeffaflığı ambalajın ön yüzüne taşıdık” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tat Gıda Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Yıldız, tüketicilerin beklentilerindeki değişimin ürün geliştirme süreçlerinde daha fazla dikkate alındığını belirtti. Tat Gıda’nın yaklaşık 60 yıllık üretim deneyimiyle tarladan sofraya uzanan bir anlayışla faaliyet gösterdiğini aktaran Seçkin Yıldız, uluslararası pazarlarda öne çıkan clean label ve front label uygulamalarını Türkiye’de ketçap ve mayonez kategorilerine taşıdıklarını ifade etti. Yıldız, “Tat Premium ile öne çıkan içerik bilgilerimizi ambalajın ön yüzünde görünür hale getirdik. Böylece tüketicilerin ürün hakkında bilgiye daha kolay ve doğrudan ulaşmasını sağladık.” diye konuştu. “Premium deneyimi yalnızca lezzetle tanımlamadık” Tat Premium ürünlerinde içerik yapısını da yeniden ele aldıklarını belirten Yıldız, Tat Premium Ketçap’ta domates oranını artırarak gerçek domates lezzetini öne çıkardıklarını bildirdi. Yıldız, Tat Premium Mayonez’de ise yumurta ve yağ oranını artırdıklarını, koruyucu ve katkı maddesi kullanmadan zengin ve kremsi yapıda gerçek mayonez lezzetine ulaştıklarını kaydetti. Premium yaklaşımını yalnızca lezzet üzerinden değerlendirmediklerini vurgulayan Yıldız, “Premium deneyimi lezzetin yanı sıra şeffaflık, doğallık ve güvenle birlikte tanımladık. Çünkü bize göre iyi içerik gizlenmez; hak ettiği yerde, ön yüzde durur.” ifadelerini kullandı. Tat Premium Ketçap ve Tat Premium Mayonez, temiz içerik, görünür reçete ve gerçek lezzetiyle raflarda tüketicilerin beğenisine sunuldu.

CHP'li Gürer: "Türk Malı İmajına Zarar Veren Firmalar Açıklanmalı" Haber

CHP'li Gürer: "Türk Malı İmajına Zarar Veren Firmalar Açıklanmalı"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, "Türk malı" imajına zarar veren firmalara ilişkin verdiği soru önergesine Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan yanıt geldi. Bakanlık, 2023 yılından 2026 yılının ilk altı ayına kadar toplam 23 firmaya idari para cezası uygulandığını açıklarken, söz konusu firmaların isimlerini paylaşmadı. Gürer, kamuoyunun doğrudan ilgisini ilgilendiren bu konuda, yalnızca rakamların açıklanmasının yeterli olmadığını belirterek, tüketicilerin yanıltılmasına neden olan firmaların daha şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. GÜRER'İN SORU ÖNERGESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduğu soru önergesinde şu soruları yöneltti: 1- Türk malı imajına zarar veren firmalardan 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılının ilk aylarında kaç firmaya idari para cezası uygulanmıştır? 2- İdari para cezalarından ne kadar tahsilat gerçekleştirilmiştir? 3- Bu firmaların iştigal alanları nelerdir? BAKANLIKTAN GELEN YANIT Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yanıtta, 2023 yılında 8, 2024 yılında 5, 2025 yılında 6 ve 2026 yılının ilk altı ayında 4 firmaya idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "2023 yılında 8 firmaya, 2024 yılında 5 firmaya, 2025 yılında 6 firmaya ve 2026 yılının ilk altı ayında 4 firmaya, güvenli olmayan veya tağşişe konu olan ya da işaretleme, etiketleme ve belgelendirme işlemleriyle tüketiciyi yanıltan ürünleri ihraç etmeleri nedeniyle idari para cezası uygulanmıştır. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında uygulanan bu idari para cezalarının toplam 3 milyon 729 bin 167 lira 15 kuruşluk bölümünün ödendiğine ilişkin belgeler Bakanlığa ulaştırılmıştır. İdari para cezası uygulanan firmaların faaliyet alanlarının ise tarım ve gıda ürünleri, ayakkabı ve tekstil ürünleri ile çeşitli sanayi ürünlerinden oluştuğu belirtilmiştir." Bakanlık ayrıca, Reklam Kurulunun doğrudan "Türk malı" imajına yönelik bir denetim mekanizması yürütmediğini, buna karşın 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirilen denetimler sonucunda yaklaşık 787 milyon liralık idari para cezası uygulandığını bildirdi. "RAKAMLAR VAR, ŞEFFAFLIK YOK" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakanlığın verdiği yanıtın kamuoyunun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. Gürer, "Bakanlık, kaç firmaya ceza verildiğini ve ne kadar tahsilat yapıldığını açıklıyor ancak hangi firmaların Türk malı imajına zarar verdiğini açıklamıyor. Tüketicinin korunması ve ihracatta güven unsurunun sağlanması için yalnızca ceza uygulanması yeterli değildir. Şeffaflık da sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı. Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki itibarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gürer, özellikle tarım, gıda, ayakkabı ve tekstil sektörlerinde yaşanan sorunların tüm üreticileri olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Gürer, "Bir firmanın yaptığı hata, binlerce üreticinin emeğine zarar verebilir. Bu nedenle denetim süreçleri daha etkin yürütülmeli, caydırıcı önlemler artırılmalı ve tüketicinin doğru bilgiye ulaşması sağlanmalıdır." dedi. TOPLAM 23 FİRMAYA CEZA UYGULANDI Bakanlığın verdiği rakamlara göre; 2023 yılında 8 firmaya, 2024 yılında 5 firmaya, 2025 yılında 6 firmaya, 2026 yılının ilk altı ayında ise 4 firmaya, olmak üzere toplam 23 firmaya idari para cezası uygulandı. Buna karşın, kamuoyunun en çok merak ettiği konuların başında gelen firma isimleri ve hangi ürünlerde usulsüzlük tespit edildiği soruları yanıtsız kaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.