Hava Durumu

#Şeffaflık

Kırsal Haber - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özer Matlı: "BTSO'da İlk İşimiz Bağımsız Denetim Olacak" Haber

Özer Matlı: "BTSO'da İlk İşimiz Bağımsız Denetim Olacak"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, NİLTİMDER, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasını ziyaret etti. Bursa iş dünyasının beklentilerini dinleyen Matlı, göreve gelir gelmez BTSO’nun bütçesini, proje harcamalarını, satın alma süreçlerini ve iştiraklerin bağımsız denetime açacaklarını açıkladı. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, saha çalışmaları kapsamında Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi. İlk olarak NİLTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Matlı, ardından bölgedeki firmaları ziyaret etti. Programın devamında Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası (YMM) Başkanı İhsan Akar ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMM) Başkanı Hüseyin Halil ile oda yönetimleri ve meslek mensuplarıyla görüşmeler gerçekleştirildi. “Üyemizi yalnızca aidat ödeyen biri olarak görmeyeceğiz. Aidatları düşüreceğiz.” NİLTİMDER ziyaretinde işletmelerin erişim ve yeni müşterilere ulaşma konusunda yaşadığı sorunları dinleyen Matlı, BTSO’nun üyeye doğrudan ekonomik değer üretmesi gerektiğini söyledi. Üyeye Değer Paketi kapsamında faaliyet belgesinin ücretsiz olacağını, aidatını ödemiş üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alacağını ve aidatların düşürüleceğini belirten Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Üyemizin ödediği aidat üzerinden yapamazsın diyorlar. Üyemizin ödediği aidatları düşüreceğiz. Bunun karşılığı 5174 sayılı kanunda var. TOBB’un belirlediği bir taban ve tavan var. Bu baremler arasında yıllık aidatı belirlemek odaların yetkisinde. İsrafı keser, öncelikleri doğru belirlerseniz doğru şeyleri yapabilirsiniz. Üyemizi yalnızca aidat ödeyen ve belge alan biri olarak göremeyiz. BTSO’nun büyüklüğü, üyenin günlük işine maliyet avantajı, finansman, yeni müşteri ve daha hızlı hizmet olarak yansımalıdır. Üyemiz ödediğinin kxsarşılığını doğrudan kendi işletmesinde görecek.” Matlı, NİLTİMDER üyelerine bu hafta içinde basınla paylaşılacak olan Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı bünyesinde bulunan Nefes Kredileri başta olmak üzere etkisi doğrudan küçük işletmelere dokunacak ve rahatlatacak Finansmana Erişim Merkezi, BTSO Birlikte Alım, Bursa İş Ağı, Bursa Ticaret Kampüsleri, ve BTSO Her Yerde projeleri hakkında da bilgi verdi. Ayrıca, yeni alanların dışında mevcut ticaret ve sanayi sitelerinde “yerinde iyileştirme” kapsamında temel altyapı geliştirmeleri, kreş gibi temel donatılar konusunda da çözüm geliştirdiklerini aktardı. “Şeffaflık bir vaat değil, yönetim standardı olacak” YMM ve SMMM odaları ziyaretlerinin ana gündemini ise BTSO’da mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim oluşturdu. Göreve gelir gelmez BTSO’nun ve iştiraklerinin mevcut mali durumunun bağımsız denetime açılacağını açıklayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun kaynağı 60 bin üyemize aittir. Üye, kaynağının nereye harcandığını, iştiraklerin nasıl yönetildiğini ve yapılan yatırımların hangi sonucu ürettiğini bilmelidir. Göreve gelir gelmez BTSO bütçesini, proje harcamalarını, satın alma süreçlerini, mali yükümlülüklerini ve iştiraklerin performansını yetkili bir bağımsız denetime tabii tutacağız. Burada hem YMM hem de SMMM odaları ile işbirliği içinde olacağız. Bağımsız denetimin yalnızca göreve başlarken yapılacak tek seferlik bir çalışma olmayacağını vurgulayan Matlı, denetimlerin düzenli olarak tekrarlanacağını ve sonuçların üyelerle paylaşılacağını söyledi. Meslek odaları sürece doğrudan katılacak Bağımsız denetim sürecinin Bursa YMM ve SMMM odalarının katkısıyla yürütüleceğini belirten Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “BTSO’nun şu anda web sitesini açın, bakın. “Mali Politikamız” başlığı altında yönetim kurulunun istediği durumlarda bağımsız denetimi çalıştırabileceği yazıyor. Bugüne kadar yapılmadı. Ama biz göreve geldiğimizde yapacağız. Denetim, yetkili ve bağımsız bir yapı tarafından gerçekleştirecek. Bununla birlikte YMM ve SMMM odalarımızın hatta tercih edeceği meslek mensupları; denetimin kapsamının belirlenmesine, sürecin izlenmesine ve sonuçların değerlendirilmesine katkı verecek. Bağımsız denetim sonuçlarını düzenli olarak üyelerimizin bilgisine sunacağız.” Denetim sonuçlarının Şeffaflık Portalı üzerinden yayınlanacağını ifade eden Matlı, BTSO bütçesinin, büyük proje harcamalarının ve iştirak performanslarının anlaşılır ve karşılaştırılabilir biçimde üyelerin erişimine açılacağını kaydetti. “Hiçbir meslek grubuyla rekabet etmeyeceğiz” YMM ve SMMM’lerin işletmeler ile kamu arasındaki mali sistemin en önemli taşıyıcılarından olduğunu söyleyen Matlı, hizmeti üyelerinin ayaklarına götüreceklerini ve BTSO’nun hiçbir meslek grubunun sunduğu hizmetlerin eş değerini kendi bünyesinde üretmeyeceğini vurguladı. “Meslek mensuplarımız sürekli değişen mevzuatın, işletmelerin mali sorunlarının ve kamu ile mükellef arasındaki iş yükünün önemli bölümünü taşıyor. BTSO, meslek mensuplarıyla rekabet eden değil, onların uzmanlığından yararlanan bir kurum olacak. Ücretsiz ilk mali değerlendirme ve danışmanlık hizmetlerini odalarımızın katkısı ve tercih edecekleri üyelerle birlikte yürüteceğiz.” Matlı ayrıca Ankara Masası, Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, Check Up 360° ve Bursa Dönüşüm Pusulası projelerinde YMM ve SMMM’lerin bilgi ve saha deneyiminden yararlanılacağını ifade etti. Kararlar üyelerle birlikte alınacak BTSO’da büyük yatırımların, sektörel önceliklerin ve üyeleri doğrudan ilgilendiren kararların dar bir çevrede alınmayacağını belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Şeffaflık yalnızca rakamları açıklamak, birlikte yönetim de yalnızca üyeyi dinlemek değildir. Üye kararın hazırlanmasına katılacak, bütçeyi ve uygulamayı izleyecek, ortaya çıkan sonucu görecek. Biz, 60 bin üyemizin söz sahibi olduğu, kaynağının hesabını verebilen ve gücünü doğrudan üyeye yansıtan bir BTSO için çalışıyoruz.” “KOBİ OSB, olmazsa olmaz ama şehrin farklı bölgelerinde olmalı” Matlı, Bursa SMMM Odası ziyaretinde KOBİ’lerin uygun üretim alanlarına erişiminin de öncelikli konulardan biri olduğunu belirterek, “KOBİ OSB Bursa için olmazsa olmaz. Ancak bu ihtiyacı tek bir bölgeye sıkıştıramayız. Bursa’nın batısında da doğusunda da KOBİ OSB olmalı.” dedi.

Özer Matlı'dan Bursa İş Dünyasında Yeni Dönem Haber

Özer Matlı'dan Bursa İş Dünyasında Yeni Dönem

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı tarafından kurulan Birlikte Çalışma Merkezi, Bursa iş dünyasının yoğun katılımıyla kapılarını açtı. Sanayiciden KOBİ'lere, tüccardan esnafa kadar tüm kesimleri kucaklayan Matlı, 60 bin BTSO üyesini merkeze alan adalet, şeffaflık ve birlikte yönetim vizyonunu paylaştı. ​Bursa'nın ekonomik hayatında stratejik bir dönüşümün fitilini ateşleyen açılış töreninde konuşan Özer Matlı, buranın sıradan bir seçim ofisi olmadığını vurgulayarak, "Bu akşam Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" dedi. ​"Biz Bu Yarışa Sadece Alternatif Olmak İçin Çıkmadık" ​Konuşmasında üretimin içinden gelen bir isim olduğuna dikkat çeken Matlı; 32 şirket, 31 marka ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşıyla Türkiye genelinde edindikleri tecrübeyi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'na (BTSO) taşımaya hazır olduklarını belirtti. ​Geçmiş dönemde Bursa Ticaret Borsası'nda hayata geçirilen başarılı projelere atıfta bulunan Matlı, kurumların binalarıyla değil üyeleriyle yaşadığını vurguladı: ​Adalet ve Şeffaflık: Odanın imkânlarının belli bir zümreye değil, 60 bin üyenin tamamına adaletle ulaştırılacağı vurgulandı. ​Güçlü Komiteler: 70 meslek komitesinin yalnızca sorun aktaran yapılar değil; bütçesi, yetkisi ve hedefleri olan aktif çalışma merkezlerine dönüştürüleceği ifade edildi. ​Kapsayıcı Yaklaşım: Sanayi ve ticaretin birbirinin rakibi değil, eşit derecede değerli birer unsur olduğu yinelendi. ​"Bursa Dönüşüm Planı Yakında Açıklanacak" ​Dünyada üretim ve ticaret kurallarının hızla değiştiğine dikkat çeken Özer Matlı, Bursa'nın yerinde sayamayacağını belirterek yakın zamanda kapsamlı bir Bursa Dönüşüm Planı açıklayacaklarını duyurdu. Çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimcilerine kadar herkesin planı olacak bu projede hiçbir sektörün dışarıda bırakılmayacağı ifade edildi. ​Matlı, basın mensuplarının sorularına açık, şeffaf ve katılımcı bir iletişim modeli vadettiklerini belirterek şu müjdeyi verdi: ​"Çok yakında düzenleyeceğimiz bir basın toplantısıyla Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayan dönüşüm planımızı paylaşacağız. Ardından Eylül ayı içinde, Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini bir araya getireceğimiz geniş katılımlı büyük bir buluşma düzenleyeceğiz." ​Açılış töreni, katılımcıların coşkulu "Birlikte güçlü, birlikte ileri!" sloganları ve iyi dilek temennileriyle son buldu.

TAT Gıda Şeffaflığı Ambalajın Ön Yüzüne Taşıdı Haber

TAT Gıda Şeffaflığı Ambalajın Ön Yüzüne Taşıdı

Tüketicilerin satın alma kararlarında ürün içeriğine ilişkin bilgilerin daha görünür ve anlaşılır olmasının önem kazanması, gıda şirketlerinin ürün reçeteleri ve ambalaj tasarımlarında yeni yaklaşımlara yönelmesini beraberinde getirdi. Tat Gıda, bu eğilime ketçap ve mayonezde Tat Premium serisiyle yanıt verdi. Şirket, yeni ürün ailesinde daha sade içerik yapısını öne çıkarırken, ürünlerin temel içerik bilgilerini ambalajın ön yüzünde görünür hale getirdi. Clean label (temiz içerik) yaklaşımı ürünlerin daha yalın ve temiz içeriklerle sunulmasını esas alırken, front label (ön yüzde şeffaf bilgilendirme) uygulaması tüketicilerin ürünün öne çıkan içerik bilgilerine ambalajı çevirmeden ulaşmasına imkân sağladı. Tat Gıda’nın yeni ürün ailesinde yer alan Tat Premium Ketçap, mevsiminde hasat edilen yaz domateslerinden üretildi. Altı içerikten oluşan reçetede koruyucu ve katkı maddesine yer verilmezken, yoğun domates lezzeti öne çıkarıldı. Tat Premium Mayonez ise 8 içerikten oluşan reçetesiyle sunuldu. Ürünün yumurta ve yağ oranı artırılarak daha kremsi, zengin ve yoğun bir yapı elde edildi. “Şeffaflığı ambalajın ön yüzüne taşıdık” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tat Gıda Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Yıldız, tüketicilerin beklentilerindeki değişimin ürün geliştirme süreçlerinde daha fazla dikkate alındığını belirtti. Tat Gıda’nın yaklaşık 60 yıllık üretim deneyimiyle tarladan sofraya uzanan bir anlayışla faaliyet gösterdiğini aktaran Seçkin Yıldız, uluslararası pazarlarda öne çıkan clean label ve front label uygulamalarını Türkiye’de ketçap ve mayonez kategorilerine taşıdıklarını ifade etti. Yıldız, “Tat Premium ile öne çıkan içerik bilgilerimizi ambalajın ön yüzünde görünür hale getirdik. Böylece tüketicilerin ürün hakkında bilgiye daha kolay ve doğrudan ulaşmasını sağladık.” diye konuştu. “Premium deneyimi yalnızca lezzetle tanımlamadık” Tat Premium ürünlerinde içerik yapısını da yeniden ele aldıklarını belirten Yıldız, Tat Premium Ketçap’ta domates oranını artırarak gerçek domates lezzetini öne çıkardıklarını bildirdi. Yıldız, Tat Premium Mayonez’de ise yumurta ve yağ oranını artırdıklarını, koruyucu ve katkı maddesi kullanmadan zengin ve kremsi yapıda gerçek mayonez lezzetine ulaştıklarını kaydetti. Premium yaklaşımını yalnızca lezzet üzerinden değerlendirmediklerini vurgulayan Yıldız, “Premium deneyimi lezzetin yanı sıra şeffaflık, doğallık ve güvenle birlikte tanımladık. Çünkü bize göre iyi içerik gizlenmez; hak ettiği yerde, ön yüzde durur.” ifadelerini kullandı. Tat Premium Ketçap ve Tat Premium Mayonez, temiz içerik, görünür reçete ve gerçek lezzetiyle raflarda tüketicilerin beğenisine sunuldu.

CHP'li Gürer: "Türk Malı İmajına Zarar Veren Firmalar Açıklanmalı" Haber

CHP'li Gürer: "Türk Malı İmajına Zarar Veren Firmalar Açıklanmalı"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, "Türk malı" imajına zarar veren firmalara ilişkin verdiği soru önergesine Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan yanıt geldi. Bakanlık, 2023 yılından 2026 yılının ilk altı ayına kadar toplam 23 firmaya idari para cezası uygulandığını açıklarken, söz konusu firmaların isimlerini paylaşmadı. Gürer, kamuoyunun doğrudan ilgisini ilgilendiren bu konuda, yalnızca rakamların açıklanmasının yeterli olmadığını belirterek, tüketicilerin yanıltılmasına neden olan firmaların daha şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. GÜRER'İN SORU ÖNERGESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduğu soru önergesinde şu soruları yöneltti: 1- Türk malı imajına zarar veren firmalardan 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılının ilk aylarında kaç firmaya idari para cezası uygulanmıştır? 2- İdari para cezalarından ne kadar tahsilat gerçekleştirilmiştir? 3- Bu firmaların iştigal alanları nelerdir? BAKANLIKTAN GELEN YANIT Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yanıtta, 2023 yılında 8, 2024 yılında 5, 2025 yılında 6 ve 2026 yılının ilk altı ayında 4 firmaya idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "2023 yılında 8 firmaya, 2024 yılında 5 firmaya, 2025 yılında 6 firmaya ve 2026 yılının ilk altı ayında 4 firmaya, güvenli olmayan veya tağşişe konu olan ya da işaretleme, etiketleme ve belgelendirme işlemleriyle tüketiciyi yanıltan ürünleri ihraç etmeleri nedeniyle idari para cezası uygulanmıştır. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında uygulanan bu idari para cezalarının toplam 3 milyon 729 bin 167 lira 15 kuruşluk bölümünün ödendiğine ilişkin belgeler Bakanlığa ulaştırılmıştır. İdari para cezası uygulanan firmaların faaliyet alanlarının ise tarım ve gıda ürünleri, ayakkabı ve tekstil ürünleri ile çeşitli sanayi ürünlerinden oluştuğu belirtilmiştir." Bakanlık ayrıca, Reklam Kurulunun doğrudan "Türk malı" imajına yönelik bir denetim mekanizması yürütmediğini, buna karşın 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirilen denetimler sonucunda yaklaşık 787 milyon liralık idari para cezası uygulandığını bildirdi. "RAKAMLAR VAR, ŞEFFAFLIK YOK" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakanlığın verdiği yanıtın kamuoyunun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. Gürer, "Bakanlık, kaç firmaya ceza verildiğini ve ne kadar tahsilat yapıldığını açıklıyor ancak hangi firmaların Türk malı imajına zarar verdiğini açıklamıyor. Tüketicinin korunması ve ihracatta güven unsurunun sağlanması için yalnızca ceza uygulanması yeterli değildir. Şeffaflık da sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı. Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki itibarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gürer, özellikle tarım, gıda, ayakkabı ve tekstil sektörlerinde yaşanan sorunların tüm üreticileri olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Gürer, "Bir firmanın yaptığı hata, binlerce üreticinin emeğine zarar verebilir. Bu nedenle denetim süreçleri daha etkin yürütülmeli, caydırıcı önlemler artırılmalı ve tüketicinin doğru bilgiye ulaşması sağlanmalıdır." dedi. TOPLAM 23 FİRMAYA CEZA UYGULANDI Bakanlığın verdiği rakamlara göre; 2023 yılında 8 firmaya, 2024 yılında 5 firmaya, 2025 yılında 6 firmaya, 2026 yılının ilk altı ayında ise 4 firmaya, olmak üzere toplam 23 firmaya idari para cezası uygulandı. Buna karşın, kamuoyunun en çok merak ettiği konuların başında gelen firma isimleri ve hangi ürünlerde usulsüzlük tespit edildiği soruları yanıtsız kaldı.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa'nın Geleceğini Hep Birlikte İnşa Edeceğiz" Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa'nın Geleceğini Hep Birlikte İnşa Edeceğiz"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın ekonomik gelişiminde BTSO’nun üstlendiği tarihi role dikkat çekerek, yeni dönemde daha katılımcı, daha şeffaf ve birlikteliğe dayalı bir yönetim anlayışını hâkim kılacaklarını ifade etti. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, BTSO'nun 137 yıldır Bursa iş dünyasının en önemli çatı kuruluşlarından biri olduğunu söyledi. Matlı, "Bugün sahip olduğumuz güçlü sanayi altyapısında, üretim kültüründe ve girişimcilik ruhunda BTSO'nun çok önemli katkıları vardır. Bu köklü kurumun kuruluşunda emeği geçenlerden bugüne kadar görev alan tüm başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve iş dünyası temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Bursa'nın Geleceği Kapsayıcı Bir Anlayışla Şekillenmeli" Bursa'nın son yıllarda önemli bir ekonomik gelişim gerçekleştirdiğini belirten Matlı, bundan sonraki dönemin yalnızca büyümeyi değil, geleceği planlama dönemi olması gerektiğini söyledi. Matlı, "Bursa sanayi odaklı büyümesini sürdürürken artık bugünü değil, önümüzdeki 20-30 yılı konuşmamız gerekiyor. Şehrimizin geleceği; üreten, ticaret yapan, hizmet sunan ve istihdam sağlayan tüm kesimlerin katkısıyla şekillenmelidir. BTSO da bu anlayışın en güçlü temsil merkezi olmalıdır." ifadelerini kullandı. BTSO'da Katılımcı Yaklaşım Vurgusu BTSO’nun 60 bin üyesiyle Bursa iş dünyasının en geniş temsil gücüne sahip kuruluş olduğunu belirten Matlı, üyelerin yaklaşık 45 bininin ticaret ve hizmet sektörlerinde, 15 bininin ise sanayi ve üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. Matlı, "BTSO, ticaretten hizmete, üretimden sanayiye kadar Bursa ekonomisinin tüm dinamiklerini bünyesinde barındıran büyük bir yapıdır. Üyelerimizin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan ticaret ve hizmet sektörleri, Bursa ekonomisinin canlılığını sağlayan en önemli güçlerden biridir. Yeni dönemde sanayicimizin yanında olmaya devam ederken, ticaret erbabımızın ve hizmet sektörlerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını da daha güçlü şekilde gündeme taşıyacağız. Biz BTSO'nun her üyeyi dinleyen, her fikre değer veren ve tüm sektörleri karar süreçlerine dahil eden bir yapıya kavuşması gerektiğine inanıyoruz. Şeffaflık, istişare ve kapsayıcılık kurum kültürünün vazgeçilmez unsurları haline gelmelidir." dedi. "Kimseyi Ötekileştirmeden, Kimseyi Küstürmeden" Bursa'nın birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının önemine dikkat çeken Matlı, iş dünyasının kutuplaşmaya değil dayanışmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Matlı, "Bu şehirde üretime, istihdama ve ihracata katkı sağlayan herkes değerlidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil, birleştirmek vardır. Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi küstürmeden, tüm kesimleri aynı masa etrafında buluşturan bir yönetim anlayışını hâkim kılmak istiyoruz. Çünkü Bursa'nın gücü birlikten gelir." dedi. "Bursa Yeni Bir Lige Yükselmeli" Bursa'nın artık sadece bir sanayi kenti olarak anılmasının yeterli olmadığını ifade eden Matlı, şehrin ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması gerektiğini belirtti. Matlı, "Geçmişte Bursa'nın en büyük gücü üretim kapasitesiydi. Bugün de öyle. Ancak artık yeni bir döneme giriyoruz. Bursa yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın konuştuğu şehirlerden biri olmak zorundadır. Ticaretiyle, sanayisiyle, hizmetleriyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle, kültürüyle ve girişimcilik ekosistemiyle yeni bir lige yükselmelidir. Biz Bursa'nın sadece Türkiye'deki gelişmeleri takip eden değil, Türkiye'ye yön veren; sadece ulusal ölçekte değil, uluslararası ölçekte de söz sahibi olan bir şehir haline gelmesi gerektiğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı. "Bursaspor Bursa'nın Ortak Değeridir" Bursa'nın ekonomik gelişiminin yanı sıra sosyal ve sportif değerlerinin de güçlenmesi gerektiğini belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursaspor'un şehrin en önemli ortak markalarından biri olduğunu vurguladı. Matlı, "Bursaspor sadece bir spor kulübü değil, Bursa'nın ortak değeridir. Sanayicisi, ticaret erbabı, esnafı ve gençleriyle tüm Bursa'yı aynı hedef etrafında buluşturan güçlü bir markadır. Bursa iş dünyası olarak geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de Bursaspor'umuzun yanında olacağız. Güçlü bir Bursa ekonomisi ile güçlü bir Bursaspor'un birbirini tamamlayan iki önemli değer olduğuna inanıyoruz." dedi. Mesajının sonunda BTSO'nun 137. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Matlı, "Bu köklü kurumun geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğine yürekten inanıyorum. Bursa iş dünyamızın tüm temsilcilerinin ve BTSO ailemizin 137. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum." dedi.

TÜRİB’e Uluslararası Yapay Zeka Ödülü Haber

TÜRİB’e Uluslararası Yapay Zeka Ödülü

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), yapay zeka destekli piyasa gözetim platformu ATİP ile teknoloji dünyasının prestijli ödüllerinden IDC "Voices of AI Innovation" ödülüne layık görüldü. Türkiye'nin tarımsal emtia piyasalarındaki güven ve şeffaflık vizyonunu teknolojiyle birleştiren TÜRİB, başarılarına bir yenisini daha ekledi. 17. IDC CIO Summit kapsamında düzenlenen ödül töreninde, TÜRİB’in öz kaynaklarıyla geliştirdiği ATİP (Algoritmik Tespit ve İzleme Platformu), yapay zekayı kurumsal stratejiye en iyi entegre eden projelerden biri olarak seçildi. Yapay Zeka ile Tarımsal Emtia Piyasasında "Veriden Güvene" TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen ve yeni nesil işlem altyapısı TÜRİS'e entegre edilen ATİP, piyasa gözetimini dijital bir boyuta taşıyor. "Veriden Güvene: Türkiye Ürün İhtisas Borsasında Yapay Zeka ile Piyasa Güvenilirliği" projesi, statik kontrollerin ötesine geçerek proaktif bir denetim mekanizması sunuyor. ATİP Platformunun Öne Çıkan Özellikleri Platform, tarımsal ürün piyasalarında işlem bütünlüğünü korumak adına şu ileri nesil teknolojileri kullanıyor: Makine Öğrenmesi ve Davranışsal Analiz: Yatırımcı profillerini analiz ederek olağan dışı hareketleri saptıyor. Anomali Tespiti: Potansiyel piyasa bozucu eylemleri ve şüpheli işlem örüntülerini anlık olarak yakalıyor. İlişki Ağı Analizi: Karmaşık işlem ağlarını çözerek şeffaflığı artırıyor. Piyasa Oynatım Kabiliyeti: Geçmiş işlem akışlarını yeniden inceleyerek gözetim uzmanlarına veri dayanaklı kanıtlar sunuyor. Akademik Birikim ve Yerli Teknoloji İş Birliği ATİP, sadece teknik bir yazılım değil, aynı zamanda bilimsel bir çalışmanın ürünü. TÜBİTAK 1005 programı kapsamında desteklenen akademik çalışmalarla metodolojik olarak güçlendirilen platform, TÜRİB’in finansal teknoloji alanındaki birikimini yansıtıyor. Ali Kırali: "Veriyi Aktif Bir Kurumsal Kapasiteye Dönüştürdük" Ödül hakkında açıklamalarda bulunan TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, şunları söyledi: "TÜRİB olarak hedefimiz, tarımsal emtia piyasalarında şeffaf ve etkin bir altyapı sunmaktır. ATİP ile veriyi izlenen bir unsur olmaktan çıkarıp piyasa güvenini artıran bir güce dönüştürdük. IDC tarafından aldığımız bu ödül, dijital dönüşüm yolculuğumuzun uluslararası düzeydeki başarısını kanıtlıyor." IDC CIO Summit: Ajan Tabanlı Sistemlerin Yükselişi Bu yıl "The Rise of Agentic Systems" temasıyla düzenlenen IDC CIO Summit, yapay zekanın iş dünyasındaki dönüştürücü gücünü mercek altına aldı. TÜRİB'in bu platformda ödül alması, Türkiye’nin FinTech ve AgriTech alanındaki küresel rekabetçiliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

CHP'li Kış: "Bu Ülkenin Çiftçisi Üretirken Neden İthalat Yapılıyor?" Haber

CHP'li Kış: "Bu Ülkenin Çiftçisi Üretirken Neden İthalat Yapılıyor?"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda ithalatına ilişkin verdiği yazılı soru önergesi yanıtına sert tepki gösterdi. Kış, “Sayfalarca yazı yazılmış ama tek bir somut veri yok. Biz hikâye değil, hesap istedik” dedi. Kış’ın Türkiye’nin gıda ve tarımsal ürün ithalatına ilişkin yönelttiği 10 maddelik soru önergesine gelen yanıtın, soruların özünü karşılamadığını belirten Kış, özellikle ürün bazlı ithalat miktarları, ülke dağılımı ve döviz yüküne ilişkin hiçbir açık veri paylaşılmadığına dikkat çekti. “Somut veri yerine genel ifadelerle geçiştirdiler” Bakanlık yanıtında Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve destek politikalarına geniş yer verildiğini ancak soruların büyük bölümünün cevapsız bırakıldığını vurgulayan Kış, şu ifadeleri kullandı: “Hangi üründen ne kadar ithalat yapıldı dedik, yok. Hangi ülkeden alındı dedik, yok. İlk 10 ithalat kalemi nedir dedik, yok. Ödenen döviz ne kadar dedik, yine yok. Ama sayfalarca ‘üretim arttı’ anlatısı var.” “Kendine yeten ülke diyorsunuz, ithalatı açıklayamıyorsunuz” Bakanlık yanıtında Türkiye’nin birçok üründe kendine yeter olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Kış, bu söylem ile artan ithalat arasında açık bir çelişki olduğunu söyledi: “Bir yandan ‘kendine yeten ülkeyiz’ diyorsunuz, diğer yandan ithalat neden artıyor sorusuna cevap veremiyorsunuz. Bu çelişkiyi açıklamak yerine konuyu dağıtmayı tercih ediyorsunuz.” “TÜİK’e bakın demek sorumluluktan kaçmaktır” Bakanlığın ithalat verileri için TÜİK’i işaret ettiğini de eleştiren Kış, şunları kaydetti: “Biz zaten dağınık veriyi değil, derlenmiş, analiz edilmiş, kamuoyunun anlayacağı net tabloyu istiyoruz. ‘TÜİK’e bakın’ demek bu sorumluluktan kaçmaktır.” “Bu bir cevap değil, denetimden kaçıştır” Kış, verilen yanıtın Meclis denetim mekanizmasını zayıflattığını belirterek şöyle konuştu: “Yazılı soru önergesi anayasal bir denetim aracıdır. Ama siz soruya cevap vermek yerine genel politika metni gönderiyorsanız, bu denetimden kaçmaktır. Biz sayfa sayfa hikâye istemedik. Somut, net, ölçülebilir veri istedik.” “Gerçek tabloyu açıklayana kadar sormaya devam edeceğiz” CHP’li Kış, gıda ithalatı konusunun Türkiye açısından stratejik önemde olduğunu vurgulayarak, şeffaflık çağrısını yineledi: “Bu ülkenin çiftçisi üretirken neden ithalat yapılıyor? Hangi ürünlerde dışa bağımlılık artıyor? Bunun bedelini kim ödüyor? Bu soruların cevabını alana kadar sormaya devam edeceğiz.”

Tekirdağ'ın Geleceğine Candan İmza: "Söz Verdik, Yaptık!" Haber

Tekirdağ'ın Geleceğine Candan İmza: "Söz Verdik, Yaptık!"

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, görevdeki ikinci yılını ‘Söz Verdik, Yaptık’ vizyonuyla kamuoyuna sundu. Ekonomik zorluklara rağmen Türkiye’nin en güçlü mali yapılarına sahip komu kurumlarından biri olduklarını belirten Candan Başkan, Tekirdağ’ı borçsuz, özkaynakları artmış, altyapıdan sosyal hizmetlere kadar her alanda, doğumdan ölüme her kesime dokunan hizmetler üreten bir belediyecilik anlayışıyla buluşturduklarını vurguladı. CANDAN BAŞKAN: “TBB KAMU KURUMLARI ARASINDA ÖRNEK GÖSTERİLECEK BİR MALİ YAPIDA” Candan Belediyeciliğin ilk iki yılının değerlendirildiği basın toplantısında, kentte görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelen Başkan Dr. Candan Yüceer; temel önceliklerinin mali disiplin, şeffaf yönetim ve sosyal dayanışma olduğunu ifade etti. Günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Yüceer, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin bugün Türkiye’de örnek gösterilecek bir mali yapıda olduğunu söyledi. “ŞEFFAFLIK KONUSUNDA TÜRKİYE ORTALAMASININ ÇOK ÜSTÜNDEYİZ” Şeffaflık ve mali disiplin konusundaki iddialarını çarpıcı verilerle dile getiren Candan Başkan, “Hep söylüyorum; mali disiplin bir kurumun güveninin en bilimsel ölçüsüdür ve rakamlar yalan söylemez. Bugün vadesi geçmiş tek bir kuruş borcumuz yok. Özgelirlerimizi yüzde 7’den yüzde 14’e çıkardık. Şeffaflık konusunda ise sadece Türkiye’nin ortalamasının çok üstündeyiz. Biz bu alanda kendimizle yarışıyoruz. Türkiye genelinde açık ihale oranı yüzde 70’ler seviyesindeyken, biz bu oranı yüzde 93.44’e çıkardık. Bu, halkımızın her bir kuruşunun nerede ve nasıl harcandığının en açık kanıtıdır” şeklinde konuştu. “KİRALAMA GİDERLERİMİZİ BÜTÇEDE SEMBOLİK BİR DÜZEYE İNDİRDİK” Göreve gelir gelmez en büyük gider kalemlerinden olan kiralama yöntemine son verdiklerini ifade eden Candan Başkan, “Göreve geldiğimiz gün ‘kendi baskımızı kendimiz yapacağız, kendi araçlarımızla kentimize hizmet edeceğiz demiştik. Tek bir mülkümüzü satmadan, bir kuruş kredi çekmeden 433 yeni hizmet aracını öz malımız yaptık. Kiralama giderlerimizi bütçede sembolik bir düzeye indirdik. Biz bu şehrin kaynaklarını en doğru, en bereketli şekilde kullanma iradesini ortaya koyduk” dedi. “ŞİMDİ BU TEKİRDAĞ’A, TEKİRDAĞLIYA HAKSIZLIK DEĞİL Mİ?” Tekirdağ’ın vergi ödemede ilk 5 şehir arasında yer almasına rağmen merkezi hükümet yatırımlarından beklediği payı alamadığına dikkat çeken Candan Başkan, “Büyükşehirler ortalama merkezi idareden kişi başı ortalama 6 bin 817 lira bedelinde yatırım almış. Tekirdağ ortalamasına baktığımızda kişi başına 5 bin lirada kalmış. Şimdi bu Tekirdağ’a, Tekirdağlıya haksızlık değil mi?” ifadelerini kullandı. “DOĞUMDAN ÖLÜME HER KESİMİN YANINDAYIZ” Hizmetin merkezine insanı koyduklarını, belediyeciliğin sadece fiziksel yatırımlardan ibaret olmadığını hatırlatan Başkan Yüceer konuşmasını şöyle sürdürdü: “Belediyecilik sadece beton dökmek değildir; üreticimizin mazot desteğinde, öğrencimizin ulaşımında, emeklimizin pazar alışverişinde yanında olmaktır. Biz de bu anlayışla görev yılımızın ilk yılı dolmadan sosyal desteklerimizi tam 7 kat artırdık. Belediyemizin tüm birimlerini, yapılarını daha işlevsel bir yapıya dönüştürdük. Doğumdan ölüme kadar her bir hemşehrimizin sofrasında, eğitiminde, sağlığında yanındayız. Sorumluluğumuz büyük, aldığımız vebal çok yüksek. Bu gerçeklikle, gecemizi gündüzümüze katarak Tekirdağ için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Toplantının ardından Candan Başkan, basın mensuplarıyla birlikte belediye bünyesinde yeni kurulan Dijital Baskı Merkezi’ni ziyaret etti. Matbaa ve baskı işlemlerinin artık belediyenin kendi öz gücüyle yapılacağını belirten Başkan Yüceer, her adımda kaynaklarını daha verimli kullanmaya çalıştıklarını ifade etti. Program, merkezin teknik imkânlarının tanıtılmasının ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.