Hava Durumu

#Şeffaflık

Kırsal Haber - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa'nın Geleceğini Hep Birlikte İnşa Edeceğiz" Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa'nın Geleceğini Hep Birlikte İnşa Edeceğiz"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın ekonomik gelişiminde BTSO’nun üstlendiği tarihi role dikkat çekerek, yeni dönemde daha katılımcı, daha şeffaf ve birlikteliğe dayalı bir yönetim anlayışını hâkim kılacaklarını ifade etti. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, BTSO'nun 137 yıldır Bursa iş dünyasının en önemli çatı kuruluşlarından biri olduğunu söyledi. Matlı, "Bugün sahip olduğumuz güçlü sanayi altyapısında, üretim kültüründe ve girişimcilik ruhunda BTSO'nun çok önemli katkıları vardır. Bu köklü kurumun kuruluşunda emeği geçenlerden bugüne kadar görev alan tüm başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve iş dünyası temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Bursa'nın Geleceği Kapsayıcı Bir Anlayışla Şekillenmeli" Bursa'nın son yıllarda önemli bir ekonomik gelişim gerçekleştirdiğini belirten Matlı, bundan sonraki dönemin yalnızca büyümeyi değil, geleceği planlama dönemi olması gerektiğini söyledi. Matlı, "Bursa sanayi odaklı büyümesini sürdürürken artık bugünü değil, önümüzdeki 20-30 yılı konuşmamız gerekiyor. Şehrimizin geleceği; üreten, ticaret yapan, hizmet sunan ve istihdam sağlayan tüm kesimlerin katkısıyla şekillenmelidir. BTSO da bu anlayışın en güçlü temsil merkezi olmalıdır." ifadelerini kullandı. BTSO'da Katılımcı Yaklaşım Vurgusu BTSO’nun 60 bin üyesiyle Bursa iş dünyasının en geniş temsil gücüne sahip kuruluş olduğunu belirten Matlı, üyelerin yaklaşık 45 bininin ticaret ve hizmet sektörlerinde, 15 bininin ise sanayi ve üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. Matlı, "BTSO, ticaretten hizmete, üretimden sanayiye kadar Bursa ekonomisinin tüm dinamiklerini bünyesinde barındıran büyük bir yapıdır. Üyelerimizin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan ticaret ve hizmet sektörleri, Bursa ekonomisinin canlılığını sağlayan en önemli güçlerden biridir. Yeni dönemde sanayicimizin yanında olmaya devam ederken, ticaret erbabımızın ve hizmet sektörlerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını da daha güçlü şekilde gündeme taşıyacağız. Biz BTSO'nun her üyeyi dinleyen, her fikre değer veren ve tüm sektörleri karar süreçlerine dahil eden bir yapıya kavuşması gerektiğine inanıyoruz. Şeffaflık, istişare ve kapsayıcılık kurum kültürünün vazgeçilmez unsurları haline gelmelidir." dedi. "Kimseyi Ötekileştirmeden, Kimseyi Küstürmeden" Bursa'nın birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının önemine dikkat çeken Matlı, iş dünyasının kutuplaşmaya değil dayanışmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Matlı, "Bu şehirde üretime, istihdama ve ihracata katkı sağlayan herkes değerlidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil, birleştirmek vardır. Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi küstürmeden, tüm kesimleri aynı masa etrafında buluşturan bir yönetim anlayışını hâkim kılmak istiyoruz. Çünkü Bursa'nın gücü birlikten gelir." dedi. "Bursa Yeni Bir Lige Yükselmeli" Bursa'nın artık sadece bir sanayi kenti olarak anılmasının yeterli olmadığını ifade eden Matlı, şehrin ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması gerektiğini belirtti. Matlı, "Geçmişte Bursa'nın en büyük gücü üretim kapasitesiydi. Bugün de öyle. Ancak artık yeni bir döneme giriyoruz. Bursa yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın konuştuğu şehirlerden biri olmak zorundadır. Ticaretiyle, sanayisiyle, hizmetleriyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle, kültürüyle ve girişimcilik ekosistemiyle yeni bir lige yükselmelidir. Biz Bursa'nın sadece Türkiye'deki gelişmeleri takip eden değil, Türkiye'ye yön veren; sadece ulusal ölçekte değil, uluslararası ölçekte de söz sahibi olan bir şehir haline gelmesi gerektiğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı. "Bursaspor Bursa'nın Ortak Değeridir" Bursa'nın ekonomik gelişiminin yanı sıra sosyal ve sportif değerlerinin de güçlenmesi gerektiğini belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursaspor'un şehrin en önemli ortak markalarından biri olduğunu vurguladı. Matlı, "Bursaspor sadece bir spor kulübü değil, Bursa'nın ortak değeridir. Sanayicisi, ticaret erbabı, esnafı ve gençleriyle tüm Bursa'yı aynı hedef etrafında buluşturan güçlü bir markadır. Bursa iş dünyası olarak geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de Bursaspor'umuzun yanında olacağız. Güçlü bir Bursa ekonomisi ile güçlü bir Bursaspor'un birbirini tamamlayan iki önemli değer olduğuna inanıyoruz." dedi. Mesajının sonunda BTSO'nun 137. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Matlı, "Bu köklü kurumun geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğine yürekten inanıyorum. Bursa iş dünyamızın tüm temsilcilerinin ve BTSO ailemizin 137. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum." dedi.

TÜRİB’e Uluslararası Yapay Zeka Ödülü Haber

TÜRİB’e Uluslararası Yapay Zeka Ödülü

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), yapay zeka destekli piyasa gözetim platformu ATİP ile teknoloji dünyasının prestijli ödüllerinden IDC "Voices of AI Innovation" ödülüne layık görüldü. Türkiye'nin tarımsal emtia piyasalarındaki güven ve şeffaflık vizyonunu teknolojiyle birleştiren TÜRİB, başarılarına bir yenisini daha ekledi. 17. IDC CIO Summit kapsamında düzenlenen ödül töreninde, TÜRİB’in öz kaynaklarıyla geliştirdiği ATİP (Algoritmik Tespit ve İzleme Platformu), yapay zekayı kurumsal stratejiye en iyi entegre eden projelerden biri olarak seçildi. Yapay Zeka ile Tarımsal Emtia Piyasasında "Veriden Güvene" TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen ve yeni nesil işlem altyapısı TÜRİS'e entegre edilen ATİP, piyasa gözetimini dijital bir boyuta taşıyor. "Veriden Güvene: Türkiye Ürün İhtisas Borsasında Yapay Zeka ile Piyasa Güvenilirliği" projesi, statik kontrollerin ötesine geçerek proaktif bir denetim mekanizması sunuyor. ATİP Platformunun Öne Çıkan Özellikleri Platform, tarımsal ürün piyasalarında işlem bütünlüğünü korumak adına şu ileri nesil teknolojileri kullanıyor: Makine Öğrenmesi ve Davranışsal Analiz: Yatırımcı profillerini analiz ederek olağan dışı hareketleri saptıyor. Anomali Tespiti: Potansiyel piyasa bozucu eylemleri ve şüpheli işlem örüntülerini anlık olarak yakalıyor. İlişki Ağı Analizi: Karmaşık işlem ağlarını çözerek şeffaflığı artırıyor. Piyasa Oynatım Kabiliyeti: Geçmiş işlem akışlarını yeniden inceleyerek gözetim uzmanlarına veri dayanaklı kanıtlar sunuyor. Akademik Birikim ve Yerli Teknoloji İş Birliği ATİP, sadece teknik bir yazılım değil, aynı zamanda bilimsel bir çalışmanın ürünü. TÜBİTAK 1005 programı kapsamında desteklenen akademik çalışmalarla metodolojik olarak güçlendirilen platform, TÜRİB’in finansal teknoloji alanındaki birikimini yansıtıyor. Ali Kırali: "Veriyi Aktif Bir Kurumsal Kapasiteye Dönüştürdük" Ödül hakkında açıklamalarda bulunan TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, şunları söyledi: "TÜRİB olarak hedefimiz, tarımsal emtia piyasalarında şeffaf ve etkin bir altyapı sunmaktır. ATİP ile veriyi izlenen bir unsur olmaktan çıkarıp piyasa güvenini artıran bir güce dönüştürdük. IDC tarafından aldığımız bu ödül, dijital dönüşüm yolculuğumuzun uluslararası düzeydeki başarısını kanıtlıyor." IDC CIO Summit: Ajan Tabanlı Sistemlerin Yükselişi Bu yıl "The Rise of Agentic Systems" temasıyla düzenlenen IDC CIO Summit, yapay zekanın iş dünyasındaki dönüştürücü gücünü mercek altına aldı. TÜRİB'in bu platformda ödül alması, Türkiye’nin FinTech ve AgriTech alanındaki küresel rekabetçiliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

CHP'li Kış: "Bu Ülkenin Çiftçisi Üretirken Neden İthalat Yapılıyor?" Haber

CHP'li Kış: "Bu Ülkenin Çiftçisi Üretirken Neden İthalat Yapılıyor?"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda ithalatına ilişkin verdiği yazılı soru önergesi yanıtına sert tepki gösterdi. Kış, “Sayfalarca yazı yazılmış ama tek bir somut veri yok. Biz hikâye değil, hesap istedik” dedi. Kış’ın Türkiye’nin gıda ve tarımsal ürün ithalatına ilişkin yönelttiği 10 maddelik soru önergesine gelen yanıtın, soruların özünü karşılamadığını belirten Kış, özellikle ürün bazlı ithalat miktarları, ülke dağılımı ve döviz yüküne ilişkin hiçbir açık veri paylaşılmadığına dikkat çekti. “Somut veri yerine genel ifadelerle geçiştirdiler” Bakanlık yanıtında Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve destek politikalarına geniş yer verildiğini ancak soruların büyük bölümünün cevapsız bırakıldığını vurgulayan Kış, şu ifadeleri kullandı: “Hangi üründen ne kadar ithalat yapıldı dedik, yok. Hangi ülkeden alındı dedik, yok. İlk 10 ithalat kalemi nedir dedik, yok. Ödenen döviz ne kadar dedik, yine yok. Ama sayfalarca ‘üretim arttı’ anlatısı var.” “Kendine yeten ülke diyorsunuz, ithalatı açıklayamıyorsunuz” Bakanlık yanıtında Türkiye’nin birçok üründe kendine yeter olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Kış, bu söylem ile artan ithalat arasında açık bir çelişki olduğunu söyledi: “Bir yandan ‘kendine yeten ülkeyiz’ diyorsunuz, diğer yandan ithalat neden artıyor sorusuna cevap veremiyorsunuz. Bu çelişkiyi açıklamak yerine konuyu dağıtmayı tercih ediyorsunuz.” “TÜİK’e bakın demek sorumluluktan kaçmaktır” Bakanlığın ithalat verileri için TÜİK’i işaret ettiğini de eleştiren Kış, şunları kaydetti: “Biz zaten dağınık veriyi değil, derlenmiş, analiz edilmiş, kamuoyunun anlayacağı net tabloyu istiyoruz. ‘TÜİK’e bakın’ demek bu sorumluluktan kaçmaktır.” “Bu bir cevap değil, denetimden kaçıştır” Kış, verilen yanıtın Meclis denetim mekanizmasını zayıflattığını belirterek şöyle konuştu: “Yazılı soru önergesi anayasal bir denetim aracıdır. Ama siz soruya cevap vermek yerine genel politika metni gönderiyorsanız, bu denetimden kaçmaktır. Biz sayfa sayfa hikâye istemedik. Somut, net, ölçülebilir veri istedik.” “Gerçek tabloyu açıklayana kadar sormaya devam edeceğiz” CHP’li Kış, gıda ithalatı konusunun Türkiye açısından stratejik önemde olduğunu vurgulayarak, şeffaflık çağrısını yineledi: “Bu ülkenin çiftçisi üretirken neden ithalat yapılıyor? Hangi ürünlerde dışa bağımlılık artıyor? Bunun bedelini kim ödüyor? Bu soruların cevabını alana kadar sormaya devam edeceğiz.”

Tekirdağ'ın Geleceğine Candan İmza: "Söz Verdik, Yaptık!" Haber

Tekirdağ'ın Geleceğine Candan İmza: "Söz Verdik, Yaptık!"

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, görevdeki ikinci yılını ‘Söz Verdik, Yaptık’ vizyonuyla kamuoyuna sundu. Ekonomik zorluklara rağmen Türkiye’nin en güçlü mali yapılarına sahip komu kurumlarından biri olduklarını belirten Candan Başkan, Tekirdağ’ı borçsuz, özkaynakları artmış, altyapıdan sosyal hizmetlere kadar her alanda, doğumdan ölüme her kesime dokunan hizmetler üreten bir belediyecilik anlayışıyla buluşturduklarını vurguladı. CANDAN BAŞKAN: “TBB KAMU KURUMLARI ARASINDA ÖRNEK GÖSTERİLECEK BİR MALİ YAPIDA” Candan Belediyeciliğin ilk iki yılının değerlendirildiği basın toplantısında, kentte görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelen Başkan Dr. Candan Yüceer; temel önceliklerinin mali disiplin, şeffaf yönetim ve sosyal dayanışma olduğunu ifade etti. Günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Yüceer, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin bugün Türkiye’de örnek gösterilecek bir mali yapıda olduğunu söyledi. “ŞEFFAFLIK KONUSUNDA TÜRKİYE ORTALAMASININ ÇOK ÜSTÜNDEYİZ” Şeffaflık ve mali disiplin konusundaki iddialarını çarpıcı verilerle dile getiren Candan Başkan, “Hep söylüyorum; mali disiplin bir kurumun güveninin en bilimsel ölçüsüdür ve rakamlar yalan söylemez. Bugün vadesi geçmiş tek bir kuruş borcumuz yok. Özgelirlerimizi yüzde 7’den yüzde 14’e çıkardık. Şeffaflık konusunda ise sadece Türkiye’nin ortalamasının çok üstündeyiz. Biz bu alanda kendimizle yarışıyoruz. Türkiye genelinde açık ihale oranı yüzde 70’ler seviyesindeyken, biz bu oranı yüzde 93.44’e çıkardık. Bu, halkımızın her bir kuruşunun nerede ve nasıl harcandığının en açık kanıtıdır” şeklinde konuştu. “KİRALAMA GİDERLERİMİZİ BÜTÇEDE SEMBOLİK BİR DÜZEYE İNDİRDİK” Göreve gelir gelmez en büyük gider kalemlerinden olan kiralama yöntemine son verdiklerini ifade eden Candan Başkan, “Göreve geldiğimiz gün ‘kendi baskımızı kendimiz yapacağız, kendi araçlarımızla kentimize hizmet edeceğiz demiştik. Tek bir mülkümüzü satmadan, bir kuruş kredi çekmeden 433 yeni hizmet aracını öz malımız yaptık. Kiralama giderlerimizi bütçede sembolik bir düzeye indirdik. Biz bu şehrin kaynaklarını en doğru, en bereketli şekilde kullanma iradesini ortaya koyduk” dedi. “ŞİMDİ BU TEKİRDAĞ’A, TEKİRDAĞLIYA HAKSIZLIK DEĞİL Mİ?” Tekirdağ’ın vergi ödemede ilk 5 şehir arasında yer almasına rağmen merkezi hükümet yatırımlarından beklediği payı alamadığına dikkat çeken Candan Başkan, “Büyükşehirler ortalama merkezi idareden kişi başı ortalama 6 bin 817 lira bedelinde yatırım almış. Tekirdağ ortalamasına baktığımızda kişi başına 5 bin lirada kalmış. Şimdi bu Tekirdağ’a, Tekirdağlıya haksızlık değil mi?” ifadelerini kullandı. “DOĞUMDAN ÖLÜME HER KESİMİN YANINDAYIZ” Hizmetin merkezine insanı koyduklarını, belediyeciliğin sadece fiziksel yatırımlardan ibaret olmadığını hatırlatan Başkan Yüceer konuşmasını şöyle sürdürdü: “Belediyecilik sadece beton dökmek değildir; üreticimizin mazot desteğinde, öğrencimizin ulaşımında, emeklimizin pazar alışverişinde yanında olmaktır. Biz de bu anlayışla görev yılımızın ilk yılı dolmadan sosyal desteklerimizi tam 7 kat artırdık. Belediyemizin tüm birimlerini, yapılarını daha işlevsel bir yapıya dönüştürdük. Doğumdan ölüme kadar her bir hemşehrimizin sofrasında, eğitiminde, sağlığında yanındayız. Sorumluluğumuz büyük, aldığımız vebal çok yüksek. Bu gerçeklikle, gecemizi gündüzümüze katarak Tekirdağ için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Toplantının ardından Candan Başkan, basın mensuplarıyla birlikte belediye bünyesinde yeni kurulan Dijital Baskı Merkezi’ni ziyaret etti. Matbaa ve baskı işlemlerinin artık belediyenin kendi öz gücüyle yapılacağını belirten Başkan Yüceer, her adımda kaynaklarını daha verimli kullanmaya çalıştıklarını ifade etti. Program, merkezin teknik imkânlarının tanıtılmasının ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile son buldu.

Kooperatifçilikte Dijital Devrim: KOOPBİS ile Şeffaf ve Modern Dönem Başlıyor Haber

Kooperatifçilikte Dijital Devrim: KOOPBİS ile Şeffaf ve Modern Dönem Başlıyor

Ticaret Bakanlığı, kooperatifçilik sektöründe köklü bir değişim başlatıyor. Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) ile kooperatiflerin tüm iş süreçleri dijital ortama taşınırken; şeffaflık, verimlilik ve yönetim kolaylığı en üst seviyeye çıkarılıyor. Sisteme veri girişleri için son tarih 26 Nisan 2026 olarak belirlendi. ​KOOPBİS Nedir? Dijital Dönüşümün Yeni Adı ​1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nda 2021 yılında yapılan düzenlemeyle hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS), Türkiye’deki kooperatifçilik faaliyetlerini daha etkin ve şeffaf bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Gelinen son noktada, kooperatiflerin veri aktarım süreçleri 26 Nisan 2026 tarihinde tamamlanarak sistem tam kapasiteyle uygulamaya girecek. ​Kooperatif Ortakları İçin e-Devlet Kolaylığı ​KOOPBİS, kooperatif ortaklarına bilgilerine anlık erişim imkanı tanıyor. Sistem sayesinde ortaklar; ​e-Devlet Entegrasyonu: Ortağı oldukları kooperatiflere ait tüm bilgilere güvenli bir şekilde ulaşabilecek, ​Finansal Takip: Genel kurul toplantıları öncesinde kooperatifin mali durumunu dijital ortamda inceleyebilecek, ​Bilgi Edinme Hakkı: Haklarını daha etkin ve hızlı bir şekilde kullanabilecekler. ​Yönetimde Dijital Kolaylık ve Doğru Veri ​Kooperatif yönetimleri için de devrim niteliğinde yenilikler getiren sistem; bilançoların, faaliyet raporlarının ve ortak kayıtlarının dijital ortamda tutulmasını sağlıyor. Bu sayede; ​Hesap ve işlemler geçmiş kayıtlarla birlikte izlenebilecek, ​Genel kurul öncesi hazırlanan hazirun listeleri sistem üzerinden hatasız ve eksiksiz bir şekilde oluşturulacak, ​Yönetimsel süreçlerde bürokrasi azalırken verimlilik artacak. ​Bakanlıklardan Bütüncül ve Güçlü İş Birliği ​Ticaret Bakanlığı koordinesinde yürütülen bu dev proje; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görev alanındaki kooperatifleri de kapsıyor. Bütüncül bir bakış açısıyla oluşturulan bu dijital altyapı, Türkiye’nin kooperatifçilik istatistiklerinin daha sağlıklı tutulmasına ve sektöre yönelik yeni stratejilerin geliştirilmesine olanak tanıyacak. ​"Güçlü Kooperatifler, Güçlü Ekonomi" ​Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, dijitalleşmenin kooperatifçilikte güven ortamını pekiştireceği vurgulanarak; "Yeni imkan ve kolaylıkları beraberinde getiren bu adım, ülkemize ve tüm kooperatiflerimize hayırlı olsun" ifadelerine yer verildi.

Yemek Sipariş Platformlarında Yeni Dönem Haber

Yemek Sipariş Platformlarında Yeni Dönem

Ticaret Bakanlığı, son dönemde sosyal medyada ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran yemek siparişi platformlarına yönelik şeffaflık ve adil ticaret düzenlemesini hayata geçirdi. Yeni düzenleme ile restoranlardan alınan hizmet bedelleri tamamen şeffaf hale getirilirken, "zorunlu ek ücret" devri de resmen kapandı. ​Restoran ve Platform Arasındaki İlişkiye Bakanlık Müdahalesi ​Özellikle elektronik ticaret pazar yerlerinin (yemek sipariş siteleri ve uygulamaları) restoranlarla kurduğu ticari ilişkilerdeki belirsizlikler ve yüksek maliyetler, Ticaret Bakanlığı'nın radarına girdi. Yapılan kapsamlı incelemeler sonucunda, piyasada güven ortamını yeniden tesis etmek amacıyla radikal kararlar alındı. ​Yeni Düzenleme Neleri Değiştiriyor? ​Bakanlık tarafından açıklanan yeni kararların temelinde şeffaflık ve öngörülebilirlik yatıyor. İşte öne çıkan başlıklar: ​Hizmet Bedellerinde Şeffaflık: Yemek sipariş platformlarının restoranlardan tahsil ettiği tüm komisyon ve hizmet bedelleri artık açık, anlaşılır ve tam anlamıyla öngörülebilir olacak. ​Zorunlu Ek Ücretlere Son: Platformların restoranlara dayattığı zorunlu ek ücret uygulamaları tamamen sona erdirildi. ​Kampanyalarda Gönüllülük Esası: Restoranlar, platformlar tarafından düzenlenen indirim ve kampanyalara katılmaya zorlanamayacak. Süreçlerde tamamen "gönüllülük" esas alınacak. ​Tüketici Bilgilendirmesi: Tüketicilerin eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesi sağlanarak, sipariş esnasında gizli maliyetlerin önüne geçilecek. ​Ticaret Bakanlığı: "Güven Ortamı Tesis Edilecek" ​Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, söz konusu gelişmelerin hassasiyetle takip edildiği vurgulandı. Düzenlemenin temel amacının, elektronik ticarette şeffaflığı en üst düzeye çıkarmak ve hem işletmeciyi hem de tüketiciyi koruyan bir ekosistem oluşturmak olduğu belirtildi. ​Bu adımın, özellikle maliyet artışlarıyla mücadele eden yerel restoran işletmeleri için önemli bir nefes alma alanı yaratması bekleniyor.

Türk Havlusu Dünyaya "Dijital Mühür" ile Açılıyor Haber

Türk Havlusu Dünyaya "Dijital Mühür" ile Açılıyor

Denizli’nin asırlık zanaat mirası Turkish Towels, ETKO iş birliğiyle küresel bir kalite standardına dönüşüyor. Yeni nesil izlenebilirlik projesiyle Türk havlusu, tarladan pakete kadar dijital olarak doğrulanabilir hale gelecek. ​Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), dünya markası haline gelen Turkish Towels (Türk Havlusu) için stratejik bir dönüşüm başlattı. Yüzyıllardır süregelen üretim geleneğini modern teknolojiyle birleştiren DENİB, izlenebilirlik ve sertifikasyon altyapısını kurmak amacıyla ETKO ile resmi iş birliği anlaşması imzaladı. ​Zanaatkârlık Mirası Dijital Doğrulama ile Buluşuyor ​DENİB hizmet binasında gerçekleştirilen lansmanla duyurulan proje, Türk havlusunun sadece bir menşei işareti değil, uluslararası geçerliliği olan bir sürdürülebilir kalite standardı olmasını hedefliyor. Bu model sayesinde; pamuğun üretiminden ipliğe, dokumadan paketlemeye kadar olan tüm süreçler kayıt altına alınacak. ​Turkish Towels İzlenebilirlik Projesi Neleri Kapsıyor? ​Proje, küresel ticaretin yeni anahtarı olan "şeffaflık" ve "güven" üzerine inşa edildi. Altı aylık bir yol haritası belirlenen çalışmanın temel taşları şunlar: ​Dijital Takip: Üretim zincirinin her aşaması dijital sistemlerle izlenebilir olacak.​Küresel Standart: Uluslararası sosyal ve çevresel uygunluk belgelerine sahip üreticiler sisteme dahil edilecek.​Uluslararası Görünürlük: Sertifikalı firmalar; dijital platformlar, etiketleme sistemleri ve uluslararası fuarlarda öncelikli konumda yer alacak.​Başkan Memişoğlu: "Sektörü Koruyacak Güçlü Bir Altyapı Kuruyoruz" ​DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, 15 yıllık markalaşma yolculuğunda kritik bir eşiğin aşıldığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Turkish Towels markamızı uluslararası ölçekte tanımlanabilir ve sürdürülebilir bir kalite standardına dönüştürüyoruz. Amacımız, sadece bir köken referansı oluşturmak değil, sektörümüzü uluslararası alanda koruyacak teknik ve dijital bir zırh oluşturmaktır. Altı ay sonunda devreye alacağımız sertifikasyon programı ile Türk tekstilinin gücünü dünyaya bir kez daha kanıtlayacağız." ​Kırsaldan Küresel Pazara: Sürdürülebilir Değer ​Günümüz tüketicisinin "sorumlu üretim" beklentisine güçlü bir yanıt veren bu proje, Denizli’nin geleneksel ustalığını geleceğin ticaret diline tercüme ediyor. Turkish Towels çatısı altındaki firmalar, bu dijital doğrulama sistemi sayesinde dünya pazarlarında daha güvenilir ve rekabetçi bir konuma yükselecek.

Bu Kanun Teklifi Doğayı Ticarileştiriyor, Derhal Geri Çekilmeli Haber

Bu Kanun Teklifi Doğayı Ticarileştiriyor, Derhal Geri Çekilmeli

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, kamuoyunda tartışmalara yol açan Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ile Çeltik Kanunu’nda değişiklik öngören kanun teklifine sert tepki gösterdi. Gürer, düzenlemenin ormanları piyasa aktörlerine açtığını ve köylüyü kendi toprağında işçi haline getireceğini savundu. ​"Ormanlar Rant Alanına Dönüştürülüyor" ​TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Ömer Fethi Gürer, teklifin Cumhur İttifakı oylarıyla komisyondan geçtiğini hatırlattı. Düzenlemenin içeriğini "tehlikeli" olarak nitelendiren Gürer, şu ifadeleri kullandı: ​"Bu teklif; doğayı ticarileştirme, ormanları piyasa aktörlerine açma ve tarım alanlarını şirketleşmeye yönlendirme amacı taşımaktadır. Ormanlar sadece ekonomik kaynak değil; suyun, havanın ve biyolojik çeşitliliğin güvencesidir. Bu zihniyet, ağacın gölgesini değil, o gölgenin kaç para edeceğini hesaplıyor." ​Karbon Yutak Alanları ve Şirketleşme Tehlikesi ​Gürer, teklifte yer alan "Karbon Yutak Alanları" düzenlemesinin çevre koruma maskesi altında bir ticarileştirme projesi olduğunu öne sürdü. Bu uygulama ile ormanların kirleten şirketlere para karşılığı tahsis edilmesinin önünün açıldığını belirten Gürer, kamusal niteliğin zayıflayacağı uyarısında bulundu. ​Kanun Teklifindeki Kritik Başlıklar ve Riskler ​Ömer Fethi Gürer, basın açıklamasında teklifin yaratacağı tahribatı şu başlıklarla özetledi: ​Eşdeğer Alan Uygulaması: Orman alanlarının takas edilmesinin önü açılıyor, bu da fiilen orman sınırlarının daraltılması anlamına geliyor. ​Tarımda Şirketleşme: Küçük üretici sistem dışına itiliyor, çiftçi kendi toprağında sözleşmeli işçiye dönüştürülüyor. ​Hobi Bahçeleri Yaptırımları: 24 yıldır göz yumulan hobi bahçelerine ağır para cezaları, yıkım ve abonelik kesme yaptırımları getiriliyor. ​Yaban Hayatı Tehdit Altında: Bazı yaban hayvanlarının "zararlı" sayılarak öldürülmesine imkan tanınıyor, bu da ekolojik dengeyi bozma riski taşıyor. ​"Etki Analizi Raporu Saklanıyor" ​Teklifin hazırlanış sürecindeki usulsüzlüklere de değinen Gürer, ilgili oda, sendika ve birliklerin görüşünün alınmadığını vurguladı. Israrlı taleplere rağmen **"Etki Analizi Raporu"**nun milletvekilleriyle paylaşılmadığını belirterek, şeffaflık vurgusu yaptı. ​Tarım Sektörü Alarm Veriyor ​Türkiye’deki tarım alanlarının daraldığını ve genç nüfusun köyleri terk ettiğini hatırlatan Gürer, tütün üretimindeki gerilemeye ve artan girdi maliyetlerine dikkat çekti. "Halkın çözüm bekleyen sorunları yerine, bir avuç mutlu azınlığın çıkarları TBMM gündemine alınıyor" diyerek kanun teklifinin geri çekilmesi çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.