Hava Durumu

#Sel

Kırsal Haber - Sel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuraklık ve Seller Neden Aynı Anda Yaşanıyor? Haber

Kuraklık ve Seller Neden Aynı Anda Yaşanıyor?

Türkiye, bir yanda uzun süren sıcak ve kurak dönemler, diğer yanda ise şehirleri göle çeviren ani sağanaklarla boğuşuyor. Peki, birbirine zıt gibi görünen kuraklık ve seller nasıl oluyor da aynı iklim krizinin iki farklı yüzü olarak karşımıza çıkıyor? Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Türkiye’nin su geleceğini ve değişen yağış rejimini çarpıcı verilerle açıklıyor. ​İklim değişikliği, Türkiye’de yağışların miktarından ziyade "karakterini" kökten değiştirdi. İstanbul’dan İç Anadolu’ya kadar geniş bir coğrafyada yaşanan aşırı hava olayları, artık bir "talihsizlik" değil, iklim krizinin getirdiği yeni bir normal. ​Kuraklık ve Sel: Aynı Madalyonun İki Yüzü ​Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’ya göre, Türkiye’deki en büyük yanılgı yağışları sadece "yıllık toplam" üzerinden değerlendirmek. Oysa bir bölgenin su geleceğini belirleyen şey toplam yağış miktarı değil, bu yağışın yıl içindeki dağılımı ve ritmidir. ​Sıkışan Yağışlar: İklim değişikliğiyle birlikte yağışlar daha seyrek ama çok daha şiddetli düşüyor. İnce ve düzenli yağışlar toprağı beslerken, kısa süreye sıkışan yoğun sağanaklar toprağa sızamadan sel sularına dönüşerek denize akıyor. ​Kuru Toprağın İntikamı: Uzun süren kuraklıklar nedeniyle "kabuklaşan" ve sertleşen toprak, aniden düşen şiddetli yağmuru ememiyor. Bu durum, kuraklığın paradoksal bir şekilde seli beslemesine yol açıyor. ​Clausius-Clapeyron İlişkisi: Neden Daha Şiddetli Yağmurlar? ​Doç. Dr. Yavaşlı, termodinamiğin temel prensiplerinden biri olan Clausius-Clapeyron ilişkisine dikkat çekiyor. Buna göre, atmosferdeki her 1 derecelik ısınma, havanın taşıyabileceği nem miktarını yaklaşık %7 oranında artırıyor. Bu da atmosferin daha fazla "su yükü" taşıması ve bu yükün tek seferde, aşırı şiddetli sağanaklar halinde boşalması anlamına geliyor. ​Türkiye’nin Su Güvenliği Risk Altında ​Türkiye’nin mevsim normallerinin üzerinde yağış alması, kuraklık tehlikesinin bittiği anlamına gelmiyor. Çünkü yüzeydeki sel görüntüleri, yeraltı sularının (akiferlerin) beslendiği yanılgısını yaratıyor. Gerçekte ise, yağışın büyük kısmı yer altı rezervlerine ulaşmadan kayboluyor. Bu durum, yüzeydeki geçici bolluk ile yeraltındaki yapısal kıtlık arasındaki makası giderek açıyor. ​"Artık Yağışın Ritmine Odaklanmalıyız" ​Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, afet ve su yönetiminde köklü bir zihniyet değişikliğinin şart olduğunu vurguluyor. İşte çözüm önerileri: ​Ani Taşkınlara Dayanıklı Altyapı: Şehirlerdeki betonlaşma azaltılmalı, dere yatakları korunmalı ve geçirimsiz yüzeylerin yarattığı riskler minimize edilmeli. ​Akıllı Tarım Uygulamaları: Toprağın su tutma kapasitesini artıran yöntemler ve damla sulama sistemlerine geçiş teşvik edilmeli. ​Yağmur Suyu Hasadı: Yağan her damla suyun toprağa sızdırılması veya depolanması için akifer besleme projeleri hayata geçirilmeli. ​Sonuç: Bir İklim Değişikliği Gerçeği Türkiye’nin bir bölgesinin kuruması diğerinin sel yaşaması, sistemin bozulduğunun en somut kanıtı. İklim değişikliği, mevsimsel düzeni bozarak su güvenliğimizi tehdit ediyor. Doç. Dr. Yavaşlı’nın uyarısı net: "Yağış artık düzenli gelmiyor; bu yüzden geldiğinde onu yakalayıp tutabilmeli, gelmediğinde ise elimizdekini koruyabilmeliyiz." Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş, Doç.Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı

Tarımda Afet Bilançosu: İlk 6 Ayda 900 Bin Dekar Alan Zarar Gördü! Haber

Tarımda Afet Bilançosu: İlk 6 Ayda 900 Bin Dekar Alan Zarar Gördü!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk yarısında doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini açıkladı. Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım arazisinin afetlerden etkilendiğini belirten Bayraktar, afet mağduru çiftçiler için acil destek ve borç yapılandırma çağrısında bulundu. ​İklim değişikliğinin etkisiyle dünya genelinde artan doğal afetler, Türkiye’de tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. FAO verilerine göre tarım sektöründeki yıllık küresel zarar 144 milyar dolara ulaşırken, Türkiye’de 2026 yılının ilk 6 ayı tarım sektörü için oldukça zorlu geçti. ​2026'da Tarımı Vuran Afetler ​TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, afetlerin sadece ürün kaybına yol açmadığını, aynı zamanda tohumdan gübreye, ilaçtan işçiliğe kadar tüm üretim maliyetlerini boşa çıkardığını vurguladı. 2026’nın ilk yarısındaki tablo ise şu şekilde özetlendi: ​Toplam Hasar: Yaklaşık 900 bin dekar alan sel, don, dolu, fırtına, kar, hortum ve heyelandan etkilendi. ​En Büyük Hasar: Zararın yaklaşık yarısı doğrudan sel ve su baskınlarından kaynaklandı. ​Yayılım: 28 ilde sel, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve 6 ilde hortum afeti yaşandı. ​"Sigortasız Çiftçilerimiz İçin Nakit Desteği Şart" ​Bereketli bir sezon beklentisine rağmen, afet nedeniyle ürününü ve gelirini kaybeden üreticilerin durumunun kritik olduğunu belirten Bayraktar, çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı: ​Nakit Yardım: Sigorta kapsamı dışında kalan ve büyük mağduriyet yaşayan çiftçilere doğrudan nakit yardım yapılmalı. ​Borç Yapılandırma: Afetzede üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları acilen yapılandırılmalı. ​Tarım Sigortası Vurgusu: Çiftçi gelirlerine göre primlerin yüksekliği nedeniyle sigortalılık oranının düşük kaldığını belirten Bayraktar, devlet destekli sigorta sisteminin daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini hatırlattı. ​Küresel Ölçekte Büyük Kayıp ​Bayraktar, FAO raporlarına dayanarak 1991-2023 yılları arasında doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zararın 3,26 trilyon dolar olduğunu hatırlatarak, "Son 30 yılda milyarlarca ton tahıl, meyve, sebze ve hayvansal ürün afetler nedeniyle kaybedildi. Tarım stratejik bir sektör ve afet yönetimi artık milli bir meseledir" değerlendirmesinde bulundu. ​

TARSİM Heyeti Tokat’ta: Sel ve Dolu Hasarları Yerinde İncelendi Haber

TARSİM Heyeti Tokat’ta: Sel ve Dolu Hasarları Yerinde İncelendi

TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü, Tokat’ta yaşanan sel, su baskını ve dolu hasarlarının etkilerini yerinde incelemek üzere bölgeye bir ziyaret gerçekleştirdi. Üreticilerle bir araya gelen heyet, tarım sigortasının önemine dikkat çekerek hasar tespit çalışmalarını değerlendirdi. ​24-25 Haziran tarihlerinde Tokat’ta çeşitli temaslarda bulunan TARSİM heyeti, doğal afetlerden etkilenen tarım arazilerindeki son durumu mercek altına aldı. Saha çalışmalarını bizzat takip eden Genel Müdür Bekir Engürülü ve beraberindeki heyet, bölgedeki üreticilerin ve sektör paydaşlarının sorunlarını dinleyerek çözüm yolları üzerine görüş alışverişinde bulundu. ​Protokol Ziyaretleri ve Tarım Sigortası Vurgusu ​TARSİM heyeti, programı kapsamında üst düzey ziyaretler gerçekleştirerek tarım sigortasının yaygınlaştırılması hedeflerini paylaştı. Heyet sırasıyla; Tokat Valisi Abdullah Köklü, Turhal Kaymakamı Ersin Tepeli, Tokat İl Tarım ve Orman Müdürü Ömer Cebeci, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ali Demir ile bir araya geldi. ​Yapılan görüşmelerde, TARSİM sisteminin işleyişi hakkında detaylı bilgilendirmeler yapılırken, bölgedeki çiftçilerin doğal afetlere karşı korunması için yapılabilecek ortak çalışmalar masaya yatırıldı. ​“Üreticimizin Her Zaman Yanındayız” ​Tokat il merkezi ve ilçelerinde kapsamlı incelemelerde bulunan TARSİM heyeti, bölgede görev yapan TARSİM Bölge Müdürlüğü yetkilileri ve eksperlerden hasar süreci hakkında güncel raporlar aldı. ​Üreticilerle doğrudan iletişim kuran Genel Müdür Bekir Engürülü, tarım sigortasının bir tercih değil, üretimin devamlılığı için bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Engürülü, “Doğal afetlerin yaşandığı bu zor günlerde üreticilerimizin daima yanındayız. Tarım sigortası, çiftçimizin alın terini ve geleceğini güvence altına alan en önemli kalkandır. Üreticilerimize sigortalarını ihmal etmemeleri yönündeki çağrımızı yineliyoruz” dedi. ​TARSİM heyetinin Tokat ziyareti, afet sonrası hasar ödemeleri ve bölgedeki tarımsal faaliyetlerin sigorta sistemiyle korunması adına kritik bir adım olarak değerlendirildi.

TZOB Başkanı Bayraktar'dan Dünya Meteoroloji Günü Açıklaması Haber

TZOB Başkanı Bayraktar'dan Dünya Meteoroloji Günü Açıklaması

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünya Meteoroloji Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Tarımsal üretimin doğaya bağımlı bir şekilde yapıldığını vurgulayan Bayraktar, “Bu nedenle her türlü aşırı doğa olayından etkileniyor” dedi. Başkan Bayraktar açıklamasını şöyle sürdürdü; “Yağışların aşırı olması sel afetine, az olması ise kuraklığa sebebiyet verebiliyor. Bu yüzden tarım doğada denge istiyor. Maalesef geçtiğimiz 2025 yılında 1011 aşırı doğa olayı yaşandı ve ülkemizin doğal afetlerden had safhada etkilendiği bir yıl oldu. Şubat ve nisan aylarında meydana gelen zirai donlar meyveler üzerinde, tarımsal kuraklık ise tahıl ve baklagil üzerinde verim kayıplarına yol açtı. 2026 yılına da hızlı başladık. Yılın ilk 2 ayında Hatay’dan Çanakkale’ye kadar kıyı şeridindeki illerimizde aşırı yağışlardan (sel, hortum, su baskını) etkilenmeyen tek bir şehir kalmadı. Yaptığım ziyaretlerde bu afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkisini bizzat gördüm. Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Meteoroloji Günü’nün teması bu yıl Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından ‘bugünü gözlemlemek, yarını korumak’ olarak belirledi. Çünkü tarım sektörü için meteoroloji yalnızca hava tahmininden ibaret değildir. Bugünün gözlenmesi ve erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor. Yıllar itibarıyla afetlerin sayısının ve şiddetinin arttığı hesaba katıldığında bugünün gözlenmesi gelecekte ölümlerin, ürün ve hayvan kayıplarının azaltılması demektir. Bu konuda Birliğimizin de Türk tarımına katkıları büyüktür. 2018 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’yle yaptığımız protokol çerçevesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan erken tahmin ve uyarılar anında Ziraat Odalarımıza, oradan da çiftçilerimize SMS olarak gidiyor. Bu sayede afetlerin olumsuz etkilerinden kurtulabilmek için alınabilecek önlemler zamanında alınabiliyor. Türk çiftçisi son yıllarda artan doğal afetlerden en çok zarar gören kesim oldu. Hem yaşanabilecek aşırı hava olaylarının uyarılarının yapılması hem de çiftçilerimizin ekim, gübre ve ilaç gibi tarımsal uygulamalarının takvimini ayarlayabilmesi açısından meteorolojinin önemi büyüktür. Bu vesileyle tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum.”

Büyükşehir Selden Etkilenen Arıcıyı Yalnız Bırakmadı Haber

Büyükşehir Selden Etkilenen Arıcıyı Yalnız Bırakmadı

Manisa’nın Salihli ilçesi Yılmaz Mahallesi’nde, Gediz Nehri’nin taşması sonucu kovanların zarar görmesiyle arıları telef olan üretici Hakan Bozyel’e, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından 40 adet kovan desteği sağlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi, şiddetli yağışların ardından Gediz Nehri’nin taşmasıyla zarar gören üreticilere destek sağladı. Salihli ilçesi Yılmaz Mahallesi’nde arıcılık yapan Hakan Bozyel’in sel sularına kapılan kovanları zarar gördü, arıları telef oldu. Büyükşehir Belediyesi ekipleri bölgede inceleme yaparak hasar tespit çalışmalarında bulundu. Yapılan saha çalışmasında zararın boyutu yerinde tespit edilirken, üreticinin yeniden üretime devam edebilmesi için gerekli planlanma da hızla yapıldı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, selden etkilenen üretici Bozyel’e 40 adet kovan desteği sağlandı. “Vatandaşlarımızı Yalnız Bırakmamak En Önemli Sorumluluklarımızdan Biri” Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Şube Müdür Vekili Hüseyin Sungur, Hakan Bozyel’in zarar gördüğünü yerinde tespit ettiklerini belirterek, “Yaşanan afetten etkilenen üreticimizin durumunu öğrendiğimiz andan itibaren hızlıca harekete geçtik. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımız ile koordinasyon sağlayarak kendisiyle iletişime geçtik. Zararının tamamını karşılamak mümkün olmasa da imkânlarımız ölçüsünde en kısa sürede destek vereceğimizi ilettik. Gerekli planlamaların ardından kovanlarını teslim ederek üreticimizin yanında olduk” dedi. Sungur, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun öncülüğünde üreticilere yönelik desteklerin devam ettiğini vurgulayarak, “Büyükşehir Belediyesi olarak üretimin ve üreticinin her zaman yanındayız. Özellikle afet ve zor zamanlarda vatandaşlarımızı yalnız bırakmamak en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Başkanımız Besim Dutlulu’nun öncülüğünde, kırsal kalkınmayı desteklemeye ve üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Bu Zor Zamanda Yanımda Oldular” Yoğun yağışlardan dolayı zarar gördüğünü ifade eden Arıcı Hakan Bozyel, “Toplam 103 kovanım vardı. Sel sonrası elimden geldiğince kurtarabildiklerimi kurtardım ancak 88 kovanım zarar gördü. Bu süreçte Manisa Büyükşehir Belediyesi bana ulaşarak Kırsal Hizmetler Dairesi’nin benimle iletişime geçeceğini ve afet nedeniyle zarar gören kovanlarım için destek sağlayacaklarını bildirdi. Kısa süre içinde benimle iletişime geçtiler ve 40 adet kovan desteğinde bulunuldu. Bu zor zamanda yanımda oldular. Desteklerinden dolayı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya ve Kırsal Hizmetler Dairesi ekiplerine çok teşekkür ediyorum” dedi.

Besi Çiftliklerini ve Tarım Arazilerini Su Bastı Üretici Destek Bekliyor Haber

Besi Çiftliklerini ve Tarım Arazilerini Su Bastı Üretici Destek Bekliyor

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa’da etkili olan yağış sonrasında selden kaynaklı tarım arazileri ve besi çiftlikleri zarar gören üreticileri ziyaret etti. Başevirgen’e sorunlarını anlatan üreticiler, aralıksız devam eden yağış sonrasında tarım arazilerinin su ile kaplandığını, besi çiftliklerinde hayvanların zarar gördüğünü ve bölgede yaşayan bazı vatandaşların evlerinde ise selden kaynaklı maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Şiddetli yağmurun devam etmesi durumunda malını çıkaracak hiçbir yolunun olmadığını söyleyen üretici, “Biz hayvancılar olarak sular altındayız ama şu an bize uzanan bir tane el yok. Hep büyüklere destek var. Küçük üreticileri destekleyeceksin ki bu ülke kalkınacak” sözleriyle isyan etti. Manisa genelinde etkili olan sağanak yağışı sonrası sel suları hayatı olumsuz etkiledi. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Turgutlu ilçesinde selden kaynaklı tarım arazileri ve besi çiftlikleri zarar gören üreticileri ziyaret etti. “MANİSA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ” Başevirgen’e sorunlarını anlatan üreticiler, aralıksız devam eden yağış sonrasında tarım arazilerinin su ile kaplandığını, besi çiftliklerinde hayvanların zarar gördüğünü ve bölgede yaşayan bazı vatandaşların evlerinde ise selden kaynaklı maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Hayvan yemlerinin de sular altında kalmasıyla beraber zarar görmeyen hayvanlarında bu kez de aç kalma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken üreticiler, sel sularından kapanan yollar nedeniyle hayvanlar için yem almaya gidemediklerini de belirttiler. Manisa’nın afet bölgesi ilan edilmesi çağrısında da bulunan üreticiler, destek bekliyor. “BİZ HAYVANCILAR OLARAK SULAR ALTINDAYIZ” Bir üretici selden kaynaklı zarar gören silajın maliyetinin 150-200 bin lirayı bulduğunu belirtirken, “Evimizde halı, koltuk, televizyon ne varsa her şey gitti. 3 tane kuzu öldü. Hayvanlarımızdan ayağı kırılanlar var. Sadece saman verebiliyoruz yetmiyor, besi yemi veriyorduk o selde gitti” dedi. Şiddetli yağmurun devam etmesi durumunda malını çıkaracak hiçbir yolunun olmadığını söyleyen bir diğer üretici ise, “Bir yolum vardı oradan da şu an hiçbir nakliye arabası geçmez. Yemim bitiyor, içeriye şu an yem koyacak durumum yok. Nakliyeciden istesem yemi nereden getireceğim diyecek. Komşudan isteyeceğim suyun içinden sırtımda taşıyarak bir şekilde geçireceğim. Ödenecek borçlarım var, ticaretim durdu mal satamıyorum. Bir yandan alacaklılar arıyor. Malımızı mı kurtaracağız, canımızı mı kurtaracağız, ödemeleri mi yapacağız? Biz hayvancılar olarak sular altındayız ama şu an bize uzanan bir tane el yok. Hep büyüklere destek var. Küçük üreticileri destekleyeceksin ki bu ülke kalkınacak” sözleriyle isyan etti.

Sel Kader Değil, Tarım Topraklarımız Yok Oluyor! Haber

Sel Kader Değil, Tarım Topraklarımız Yok Oluyor!

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, son yıllarda artan sel ve su baskınlarının tarımsal üretime vurduğu darbeye dikkat çekerek, yetkilileri sadece "görüntü vermek" yerine bilimsel ve kalıcı çözümler üretmeye çağırdı. Kaçın, "Üreticilerimiz ülkemizin bacasız fabrikalarıdır; bu fabrikaların kapanmasına seyirci kalınamaz," dedi. ​"Tarım Topraklarının %12’si Kaybedildi" ​Türkiye genelinde tarım topraklarının yaklaşık %12’sinin kaybedildiğini belirten Ebru Kaçın, üreticilerin her 2-3 yılda bir, hatta bazı bölgelerde her yıl doğal afetlerle boğuştuğunu vurguladı. Birinci sınıf tarım arazilerinin ve seraların büyük risk altında olduğunu ifade eden Kaçın, üreticinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirtti. ​Genç Nüfus Tarımdan Uzaklaşıyor: Ortalama Yaş 58! ​Tarımın sürdürülebilirliği konusunda tehlike çanlarının çaldığını ifade eden ZMO Şube Başkanı Kaçın; "Üreticilerimizin yaş ortalaması 58’e ulaştı. Gençler hızla sektörden uzaklaşıyor. Bu tablo, ülkemizin gıda güvenliği için ciddi bir alarmdır," uyarısında bulundu. ​Antalya’da Yapılaşma ve Sel Riski ​Antalya özelinde kritik bölgelere dikkat çeken Kaçın, özellikle Kumluca, Aksu (Kemerağzı, Kundu, Boztepe) ve Serik bölgelerinin her yıl ağır zararlar gördüğünü hatırlattı. Ayrıca Konyaaltı ilçesi Çakırlar bölgesindeki TOKİ planlamasına dair endişelerini dile getiren Kaçın, şu ifadeleri kullandı: ​"Çakırlar’daki konut alanlarının sel riski taşıdığı bilinmektedir. Plansız ve bilimsel verilerden uzak yapılaşmalar, sadece konutları değil, çevredeki stratejik tarım alanlarını da geri dönüşü olmayan zararlara sürüklemektedir." ​"Afet Kaderdir Ama Tedbir Sorumluluktur" ​Doğal afetlerin kaçınılmaz olabileceğini ancak risklerin bilimle yönetilebileceğini savunan Ebru Kaçın, "Sel kader değil; önlenebilir riskler için tedbir almak yetkililerin sorumluluğundadır. Üreticimizi ve gıda güvenliğimizi korumak için acilen kalıcı çözümler hayata geçirilmelidir," diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.