Hava Durumu

#Sera Gazı

Kırsal Haber - Sera Gazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sera Gazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: ''Dünyada Üretilen Gıdanın Üçte Biri Çöpe Gidiyor!'' Haber

Bakan Yumaklı: ''Dünyada Üretilen Gıdanın Üçte Biri Çöpe Gidiyor!''

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen "Sıfır Atık Forumu 2026" etkinlikleri kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. "Hasat Sonrası Kayıpların Azaltılması-Gıda Tedarik Zincirinde Verimliliğin Artırılması" temalı Yüksek Düzeyli Tarım Bakanları Paneli'nin açılış konuşmasını yapan Yumaklı, küresel gıda krizi ve israfın çevresel boyutlarına dikkat çekti. Bakan Yumaklı, dünyada milyarlarca ton gıda üretilmesine rağmen milyonlarca insanın açlıkla mücadele etmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Küresel Ekonomiye Yıllık 1 Trilyon Dolar Zarar Gıda kaybı ve israfının sadece ekonomik bir problem olmadığını, aynı zamanda insani ve ahlaki bir sorumluluk taşıdığını belirten Bakan Yumaklı, küresel ölçekteki çarpıcı istatistikleri paylaştı. Üretilen gıdanın sofralara ulaşmadan yok olduğunu ifade eden Yumaklı, şu verileri aktardı: "Küresel ölçekte üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13'ü hasat sonrası süreçlerde zayi olmaktadır. Yüzde 19'u ise evlerde, marketlerde, restoranlarda ve toplu tüketim alanlarında israf edilmektedir. Sonuç olarak, üretilen gıdanın 3'te biri daha sofralarımıza ulaşmadan yok olmaktadır. Bu gıda kaybının küresel ekonomiye yıllık zararı 1 trilyon dolardır. Aynı zamanda bu durum, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8 ila 10'unu oluşturmaktadır." "Çocukların Temel Gıdaya Ulaşamadığı Bir Düzeni Kabul Edemeyiz" Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyara yaklaşacağının öngörüldüğünü hatırlatan Bakan İbrahim Yumaklı, gelecekte daha güçlü üretim sistemlerine ihtiyaç duyulacağını belirtti. Açlığın sadece istatistiksel bir veri olmadığını söyleyen Yumaklı, "Açlık, bir annenin kaygısı, bir çocuğun eksik kalan öğünüdür. Dünyanın farklı bölgelerinde çatışmalara büyük kaynaklar ayrılırken, çocukların temel gıdaya ulaşamadığı bir düzenin kabul edilmesi mümkün değildir" dedi. Gazze başta olmak üzere kriz bölgelerinde yaşanan dramların, gıdaya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladığını sözlerine ekledi. COP31 Bu Yıl Antalya'da Gerçekleştirilecek Türkiye'nin çevre ve iklim politikalarındaki kararlılığına değinen Tarım ve Orman Bakanı, Birleşmiş Milletler'in 31. İklim Zirvesi olan COP31'in bu yıl kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenleneceğini müjdeledi. Sıfır Atık Forumu'nda atılan adımların COP31 hedefleriyle tam bir uyum içinde olduğunu belirten Yumaklı, döngüsel ekonomi ve sıfır atık kültürünü topluma yaymakta kararlı olduklarını ifade etti. "Gıdayı Korumak; Emeği, Suyu ve Toprağı Korumaktır" Türk kültüründe ve İslam inancında israfın yerinin olmadığını ve bu köklü anlayışı tarım politikalarından su yönetimine kadar her alana yansıttıklarını anlatan Bakan Yumaklı, konuşmasını şu güçlü mesajlarla tamamladı: "Gıdayı üretmek kadar korumak da önemlidir. Gıdayı korumak; emeği, suyu ve toprağı korumaktır. Aynı zamanda iklimi, insan onurunu ve gelecek nesilleri korumaktır. Hasat sonrası kayıpların azaltılması amacıyla atacağımız her somut adım, bizi daha dirençli gıda sistemlerine ve daha güçlü bir kırsal kalkınmaya ulaştıracaktır."

Dünya’nın İklim Acil Sinyaline Büyük Yanıt Haber

Dünya’nın İklim Acil Sinyaline Büyük Yanıt

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde kritik bir çağrıda bulundu. Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, Antalya’da düzenlenecek tarihi COP31 zirvesine doğru ilerlerken Türkiye’nin iklim eylemini hızlandırması gerektiğini vurguladı. Dünya genelinde iklim krizi etkileri her geçen gün daha sert hissedilirken, Türkiye çevre bilincini tabana yaymak ve iklim eylemini hızlandırmak için dev bir harekete imza atıyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası kapsamında, Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) "Adımlarımızı Türkiye’miz için atalım" çağrısıyla yeşil bir dönüşüm hareketi başlattı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, bu yıl küresel olarak "İklim Eylemi", ülkemizde ise "Sıfır Atık" temasıyla kutlanan bu özel haftanın Türkiye’nin iklim vizyonu için bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Hedef Antalya COP31: Sıfır Atık İlk Sırada! Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) öncülüğünde kutlanan Dünya Çevre Günü'nün bu yılki küresel ev sahibinin Azerbaycan olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Karaosmanoğlu, Türkiye'nin önünde çok önemli bir uluslararası randevu olduğunu vurguladı: "Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) yolunda Dünya Çevre Günü ayrı bir öneme sahip. Uygulama, Finansman ve Adil Geçiş odaklı COP31 zirvesinin öncelik sıralamasında Sıfır Atık ilk sırada yer alıyor." "İnkâr ve Şüphe Dönemi Bitti, Çaresiz Değiliz" Sera gazı emisyonlarının tetiklediği sıcak hava dalgaları, eriyen buzullar, orman yangınları ve ekosistem tahribatlarına dikkat çeken Karaosmanoğlu, insanlığın artık iklim acil sinyalini görmezden gelemeyeceğini ifade etti: "Onlarca yıldır bu sinyali duysak da cevabımız inkâr ve şüpheyle gölgelenip gecikerek bugünlere geldik. Ancak çaresiz değiliz. Küresel iklim değişikliği mücadelesinde; yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, şehirlerin yeniden tasarlanması, yeniden ağaçlandırma ve ileri iklim teknolojileri ile geri sinyalimiz her geçen gün güçleniyor. Hepimiz iklimle olan ilişkimizi yeniden şekillendirmeliyiz." 24 Saatte 10 Bin Adım Atana Bakanlık Ödülü! 1-7 Haziran tarihleri arasında kutlanan Türkiye Çevre Haftası, bu yıl oldukça renkli ve hareketli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen projelerle çevre bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması hedefleniyor. Öne çıkan etkinlikler ve başlıklar ise şöyle: 81 İlde 81 Milyar Adım: Ankara Kızılcahamam’da başlayan çevre yürüyüşü tüm Türkiye'ye yayılıyor. Mobil Uygulama İle Ödül Fırsatı: "81 Milyar Adım" mobil uygulamasını indirip 5 Haziran'dan 6 Haziran'a kadar 24 saat içinde 10 bin adım atanlar, Bakanlık tarafından verilecek özel ödüller için çekiliş hakkı kazanacak. Toplu Fidan Dikimi: İklim değişikliğine karşı hayati önem taşıyan yutak alanları artırmak amacıyla, 81 ilin toprak yapısına uygun fidanlar öğrencilerle birlikte toprakla buluşturulacak. Sıfır Atık Festivali: 4-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen festival, çevre dostu teknolojileri ve yaşam pratiklerini bir araya getiriyor. Çevre Dostu Ulaşım: 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nde düzenlenen "Çevre Dostu Bir Yaşam için Bisiklet Turu" ile karbon emisyonsuz ulaşıma dikkat çekildi. Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, Türkiye'nin çevre hamlesini destekleyen mesajını şu sözlerle tamamladı: "Adımlarımızı Türkiye’miz için atalım. Dünya Çevre Günü kutlu, sürdürülebilir yaşam kültürümüzle günlerimiz verimli, bereketli, sağlıklı ve mutlu olsun."

TAT Gıda İlk Entegre Faaliyet Raporunu Yayımladı Haber

TAT Gıda İlk Entegre Faaliyet Raporunu Yayımladı

Türkiye’nin 58 yıllık deneyime sahip gıda üreticisi Tat Gıda, kurumsal raporlama yaklaşımında önemli bir dönüşüme imza atarak 2025 yılına ilişkin ilk entegre faaliyet raporunu yayımladı. Şirket, finansal rapor ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu kapsamında hazırlanan açıklamaları ilk kez tek bir raporda birleştirerek paydaşlarına daha bütüncül ve şeffaf bir raporlama modeli sundu. Yeni nesil kurumsal raporlama yaklaşımını yansıtan entegre rapor, şirketin finansal performansını çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki sürdürülebilirlik performansıyla birlikte ele aldı. Böylece yatırımcılar, finans kuruluşları ve diğer paydaşlar için şirketin değer yaratma kapasitesine ilişkin daha kapsamlı bir görünüm ortaya koydu. Tat Gıda 2025 Entegre Faaliyet Raporu; şirketin iş modeli, stratejik öncelikleri, yönetişim yapısı, risk ve fırsat yönetimi ile sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımını tek bir çerçevede sundu. Bu yapı sayesinde finansal sonuçlar ile sürdürülebilirlik performansı arasındaki ilişki daha net biçimde ortaya konulurken, kısa vadeli operasyonel sonuçlar ile uzun vadeli büyüme hedefleri aynı kurumsal anlatı içinde değerlendirilebiliyor. Entegre rapor, sürdürülebilirlik alanında yürürlüğe giren yeni standartlara uyumlu biçimde hazırlandı Salça, domates ürünleri, sos, hazır yemek ve konserve kategorilerinde geniş ürün portföyüne sahip olan Tat Gıda’nın ilk entegre faaliyet raporu, Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında yürürlüğe giren Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu şekilde hazırlandı. Raporda, TSRS standartlarıyla uyumlu çevresel, sosyal ve yönetişim göstergelerinin yanı sıra TSRS S2 “İklimle İlgili Açıklamalar” standardı kapsamında iklim kaynaklı risk ve fırsatların şirketin finansal performansı üzerindeki olası etkilerine de yer verildi. Bu kapsamda şirketin iklimle ilgili yönetişim yapısı, stratejik yaklaşımı, risk yönetimi süreçleri ve sera gazı emisyonları gibi performans göstergelerine ilişkin hedefler ve metrikler de raporda detaylı biçimde paylaşıldı. Finansallar, sürdürülebilirlik ve iklim verilerinin tek rapor altında toplanması; veri tekrarını azaltırken farklı raporlar arasındaki tutarsızlık riskini de ortadan kaldırarak yatırımcılar açısından daha karşılaştırılabilir ve güvenilir bir bilgi altyapısı oluşturuldu. “Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm iş modelimizin merkezinde” Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, entegre raporun şirketin sürdürülebilir büyüme vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Tat Gıda, tarım ve gıda sektöründeki köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve yüksek marka değeriyle Türkiye’den çıkan küresel bir gıda markası olma vizyonu doğrultusunda faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Güven, kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen iş modelimiz sayesinde hem tüketicilerimizle hem de paydaşlarımızla güçlü bir bağ kuruyoruz.” Şirketin sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümünü stratejik öncelikleri arasında konumlandırdığını vurgulayan Veysel Memiş, sürdürülebilir gıda arzını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir faaliyet olarak değil, gelecek nesiller için güvenilir ve erişilebilir gıdayı garanti altına alan stratejik bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Yenilenebilir enerji yatırımları hızlanıyor Tat Gıda, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarına da hız veriyor. Şirketin Manisa Yunusemre Akçaköy’de kurduğu 1,98 MWe kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali (GES), 2025 yılı itibarıyla devreye alındı. Yıllık yaklaşık 3.800 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip tesisin, şirketin toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 19,5’inin yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde kurulumu devam eden ikinci güneş enerjisi santralinin devreye girmesiyle birlikte şirketin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması planlanıyor. Tat Gıda ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu şekilde 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 55 azaltmayı, 2050 yılında ise net sıfır hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor. Dijital tarım ve sözleşmeli üretim modeli Şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinde dijital tarım uygulamaları ve sözleşmeli üretim modeli de önemli bir yer tutuyor. Tat Gıda, 500’ü sözleşmeli 1.000’in üzerinde çiftçiyle iş birliği yaparak üretimde verimlilik, izlenebilirlik ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekliyor. Uydu görüntüleme sistemleri, tarımsal sensörler, iklim istasyonları ve veri temelli üretim modelleri sayesinde tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, su ve gübre kullanımının optimize edilmesi ve çevresel etkilerin azaltılması hedefleniyor. Şirket ayrıca EBRD ile birlikte yürüttüğü genç çiftçi eğitim programları ve dijital tarım uygulamalarıyla veri temelli tarım modelinin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Tat Gıda, güçlü üretim altyapısı ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Tat Gıda’nın ilk entegre faaliyet raporu, şirketin finansal performansını sürdürülebilirlik stratejileriyle birlikte ele alarak kurumsal raporlama alanında önemli bir dönüşümü temsil ediyor. Bu yaklaşım, şirketin yalnızca bugünkü performansını değil, geleceğe yönelik sürdürülebilir değer yaratma kapasitesini de daha görünür hale getiriyor. Aynı zamanda yatırımcılar başta olmak üzere tüm paydaşlara şeffaf, karşılaştırılabilir ve bütüncül bir raporlama sunulmasını amaçlıyor. Rapor; kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk ve adillik gibi temel yönetim bileşenlerini merkeze alırken, şirketin stratejik önceliklerini, risk yönetimi yaklaşımını ve uzun vadeli değer yaratma modelini de kapsamlı biçimde ortaya koyuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.