Hava Durumu

#Sertifikalı Tohum

Kırsal Haber - Sertifikalı Tohum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sertifikalı Tohum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor    Haber

Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor  

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, bölgenin tarımsal mirasını oluşturan yerel çeşitlerin korunması, çoğaltılması ve yeniden üretime kazandırılması amacıyla “Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor Projesi”ni sürdürüyor. Proje kapsamında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilden toplanan toplam 102 çeşit ata tohumu Yerel Tohum Gen Bankası’nda muhafaza ediliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı ile GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü arasında imzalanan ortak protokol kapsamında yürütülen projeyle, bölgede yetiştirilen ve ekonomik öneme sahip yerel tahıl ve sebze çeşitlerinin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Yerel çeşitlerin toplanması, karakterize edilmesi, tescil süreçlerinin yürütülmesi ve sertifikalı tohum üretiminin ardından yeniden çiftçiye kazandırılmasını kapsayan çalışmalarla ata tohumlarının tarımsal üretimde yaygınlaştırılması amaçlanıyor. TARIM OKULU’NDA YEREL TOHUM GEN BANKASI OLUŞTURULDU Proje kapsamında Tarım Okulu bünyesinde Yerel Tohum Gen Bankası odası oluşturuldu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilden toplanan 102 çeşit ata tohumu burada koruma altına alınırken, yerel çeşitlerin çoğaltılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Ticari öneme sahip yerel çeşitlerin standart hale getirilerek bölgede faaliyet gösteren üreticiler tarafından yetiştirilmesi ve üretimin yaygınlaştırılması projenin temel hedefleri arasında bulunuyor. Böylece yerel tohumların yalnızca muhafaza edilmesi değil, yeniden üretim döngüsüne dahil edilerek sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanıyor. 63 ÇEŞİT ANKARA’DA DA KORUMA ALTINA ALINIYOR Yerel Tohum Gen Bankası’nda bulunan çeşitlerden 63’ü ayrıca korunmak üzere Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü’ne gönderildi. Böylelikle bölgenin genetik kaynaklarının güvence altına alınmasına yönelik koruma çalışmaları güçlendirildi. Yaşayan ve sürekli gelişen bir çalışma olarak sürdürülen proje kapsamında yeni ata tohumu çeşitlerinin araştırılması, tespit edilmesi ve çoğaltılması devam ediyor. Bölgede yeni yerel çeşitlere ulaşıldıkça bu tohumlar da Yerel Tohum Gen Bankası’na dahil edilerek Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu’nun tarımsal mirasının gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.

Bakan Yumaklı: "Çiftçilerimizi Her Koşulda Desteklemeye Devam Edeceğiz" Haber

Bakan Yumaklı: "Çiftçilerimizi Her Koşulda Desteklemeye Devam Edeceğiz"

Hayvansal üretimde 2026 yılı, bitkisel üretimde 2027 üretim yılı için destek tutarları Resmi Gazete'de yayımlandı. Diğer yandan; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce müjdesini verdiği, bölgedeki savaş ve çatışmalardan dolayı artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünün hafifletilmesine yönelik, 2026 yılı için bitkisel üretimde temel destek ve planlı üretim desteği tutarları da güncellendi. Yeni düzenlemelerle bitkisel üretimden hayvancılığa, arıcılıktan su ürünleri yetiştiriciliğine kadar birçok alanda destekler artırıldı. BİTKİSEL ÜRETİMDE DESTEK KATSAYISI ARTIRILDI “2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" kapsamında, 2026 üretim yılı uygulamaları için dekar başına 310 TL olarak belirlenen destek katsayı değeri, 367 TL olarak güncellendi. Böylece 2025 üretim yılında 244 TL olan dekar başına destek katsayı değeri yüzde 50,4 artmış oldu. 2027 üretim yılı desteklemeleri için ise; destek katsayı değeri 442 TL'ye çıkarıldı. Ürün bazında en yüksek artış ise mercimek ve nohut desteklerinde gerçekleşti. Planlama kapsamında yer alan mercimek ve nohut ürünlerinde planlı üretim desteği yüzde 141 artırılarak dekara 884 TL'ye yükseltildi. Mercimek ve nohut üreten üretici temel ve planlı üretim desteği olarak 2026 üretim yılı için dekara 734 TL destek alırken, 2027 üretim yılı için dekara 1.326 TL destek alacak. Üretim planlaması kapsamına giren ürünlerden buğday, arpa ve mısırda, temel destek ve planlı üretim desteği toplamı 2026 üretim yılı için 806 TL olarak belirlenmişken, bu rakam 954 TL olarak güncellendi. 2027 üretim yılı içinse bu tutar 1.149 TL'ye yükseltildi. Ayçiçeği, fasulye, soya ve kanolada ise 2026 üretim yılı için temel destek ve planlama desteği toplamı 930 TL iken 1.101 TL olarak güncellendi. 2027 üretim yılında bu tutar 1.326 TL'ye çıktı. Pamukta ise 1.395 TL olan tutar 1.652 TL olarak güncellenirken, 2027 için 1.989 TL oldu. Patates, soğan ve aspirde ise 620 TL olan temel destek ve planlama desteği toplamı 734 TL olarak güncellendi, 2027 içinse 884 TL olarak belirlendi. Sertifikalı tohum kullanım desteğinde de önemli artışlar yapıldı. Buna göre 2027 üretim yılında sertifikalı tohum kullanımında dekar başına destek; Soya ve yer fıstığında yüzde 101 artışla 442 TL'ye, Nohut ve yem bezelyesinde yüzde 201 artışla 442 TL'ye, Mercimekte yüzde 141 artışla 353,6 TL'ye çıktı. Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği de bir önceki yıla göre yüzde 40 artırılarak 345 bin 450 TL'den 483 bin 630 TL'ye yükseltildi. HAYVANCILIK DESTEKLERİNDE YÜZDE 43'E VARAN ARTIŞ “2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" kapsamında da 2026 yılı uygulamalarında büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık destekleri artırıldı. Karara göre, büyükbaş hayvancılıkta hayvan başına buzağı temel desteği 1.400 TL'den 2.000 TL'ye, malak desteği ise 2.800 TL'den 4.000 TL'ye çıkarıldı. Bu desteklerdeki artış oranı yüzde 43 oldu. Küçükbaş hayvancılıkta ise hayvan başına kuzu ve oğlak temel desteği yüzde 43 artırılarak 300 TL'den 430 TL'ye yükseltildi. Çoban desteği de yüzde 43 artırılarak 81 bin TL'den 116 bin 100 TL'ye çıkarıldı. ARICILIK, İPEK BÖCEĞİ VE TİFTİK ÜRETİMİ İÇİN DESTEKLER DE ARTIRILDI Karar kapsamında, arıcılık desteğinde, üretici ve yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına verilen temel destek 140 TL'den 250 TL'ye yükseltildi. Örgüt üyesi olmayan üreticiler için ise temel destek tutarı ise kovan başına 100 TL'den 200 TL'ye çıkarıldı. İpek böceği temel desteği yüzde 36 artırılarak kilogram başına 1.100 TL'den 1.500 TL'ye yükseltildi. Tiftik üretimi temel desteği ise yüzde 38 artırılarak kilogram başına 160 TL'den 220 TL'ye çıkarıldı. GEBE HAYVANLARDA YAVRU KAYIPLARINA YÖNELİK DESTEKLERDE YENİ DÖNEM Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, atık desteğinin kapsamı genişletildi ve verilen desteklerde yüzde 100 artış yapıldı. Buna göre, gebe hayvanlarda, Bakanlık tarafından uygulanan programlı aşılar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları için ödenen desteğin kapsamına, bulaşıcı hastalıklar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları da dâhil edildi. Buzağı/malak başına verilen destek 20 bin TL'ye, kuzu/oğlak başına verilen destek ise 4 bin TL'ye çıkarıldı. ÜRETİCİLERE İLAVE DESTEKLER Yeni düzenleme kapsamında ayrıca, bazı üretim alanlarında ilave destekler de sağlanacak. Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi kapsamındaki hayvanlarda, etçi ırk sperma ile yapılan tohumlama sonucunda doğan buzağılar için ilave 1.000 TL/baş destek verilecek. Göçer sevk kontrol noktasında doğan kuzu ve oğlaklar için ilave 215 TL/baş, ari işletmelerde doğan dişi kuzu ve oğlaklar için ise ilave 860 TL/baş destek sağlanacak. Tam izole bölgelerde koruma altına alınan arı gen kaynaklarını tampon koruma bölgesinde muhafaza eden üretici ve yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına ilave 75 TL, üye olmayanlara ilave 60 TL destek verilecek. Çiğ süt desteği kapsamında ise ürettikleri sütü, Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip çiğ süt toplama ve/veya depolama sorumluları aracılığıyla işleme tesislerine satan üreticilere temel desteğe ilave destek sağlanacak. SU ÜRÜNLERİ VE HAYVAN GEN KAYNAKLARI DESTEKLERİ DE ARTIRILDI Su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelere, ürettikleri türler ve üretim şekillerine göre verilen temel destek oranlarında yüzde 30 ile yüzde 100 arasında değişen artışlar yapıldı. Hayvan gen kaynakları için verilen birim destek tutarları da bir önceki yıla göre yüzde 60 artırıldı. BAKAN YUMAKLI: “ÇİFTÇİLERİMİZİ HER KOŞULDA DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Resmi Gazete'deki kararlarla ilgili, sosyal medya hesaplarından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, tarımsal üretimimizi artırmak ve gıda arz güvenliğimizi güvence altında tutmak için hazırladığımız bitkisel ve hayvansal üretimde destekleme tutarlarını artıran kararlar Resmî Gazete'de yayımlandı. Ayrıca bölgedeki savaş ve çatışmalardan dolayı artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünün hafifletilmesine yönelik, bitkisel üretimde 2026 üretim yılı için daha önce açıklanan temel destek ve planlı üretim desteği tutarları da güncellendi. Tarımsal Üretim Planlaması ile desteklerimizi 3 yıllık dönemler halinde, üretim sezonundan önce açıklayarak ve her yıl güncelleyerek, üreticimize "planlı ve öngörülebilir" bir tarım vizyonu sunuyoruz. Hayvancılık Yol Haritamızı merkeze alan destekleme modelimizle büyükbaştan, küçükbaşa; arıcılıktan, balıkçılığa kadar kapsayıcı şekilde üreticimizin yanında oluyoruz. Stratejik ürünlerimizi koruyan, aile işletmelerimizi güçlendiren ve verimliliği merkeze alan bu destekleme modeliyle "Üreten Türkiye"nin gücüne güç katacak, çiftçilerimizi her koşulda desteklemeye devam edeceğiz. Tarladan sofraya emeği geçen tüm çiftçilerimize ve yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli olsun."

TMO Yeşil Mercimek Alım Fiyatını Açıkladı Haber

TMO Yeşil Mercimek Alım Fiyatını Açıkladı

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), üretici beklentileri ve piyasa koşulları doğrultusunda uzun bir aradan sonra yeşil mercimek alım fiyatını açıkladı. 2026 dönemi natürel yeşil mercimek alım fiyatı ton başına 32.000 TL olarak belirlenirken, alım süreçlerinin detayları da netleşti. ​2026 Yeşil Mercimek Alımları Hakkında Önemli Detaylar Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yapılan açıklamada, ​TÜİK verilerine göre 2026 yılında yeşil mercimek üretiminin geçen yıla kıyasla %62,6 oranında artarak 48 bin tona ulaşması öngörülüyor. Piyasaların yakından izlenmesi sonucunda ihtiyaç duyulan TMO alımlarına 31 Ağustos 2026 tarihinde başlanacak. Ürün bedelleri, teslimatı takip eden 21. günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına yatırılacak. Üreticilerin ÇKS'de kayıtlı üretim miktarının tamamı TMO tarafından satın alınabilecek. İş yerlerinde resmi tatiller ve pazar günleri hariç, haftanın 6 günü alım yapılacak. Uzun kuyrukların önüne geçmek için randevulu alım sistemi uygulanmaya devam edecek. ​Üreticilere Sağlanan Kolaylıklar ve Destekler ​TMO, üreticilerin maliyetlerini hafifletmek ve süreçleri hızlandırmak amacıyla çeşitli avantajlar sundu. Buna göre, TMO iş yerlerine satılan ürünlerin borsa tescil ücreti doğrudan TMO tarafından karşılanacak. Geçici alım merkezlerinde %1 hizmet bedeli kesintisi yapılmayacak ve damperli araçlardan boşaltma ücreti talep edilmeyecek. Bakanlık tarafından üreticilere temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği ödemeleri yapılacak. ​Üreticilerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar TMO tarafından ​alım noktalarında herhangi bir aksaklık veya zorlukla karşılaşmamak adına üreticilerin ÇKS kayıt ve bilgilerini güncellemesi, randevuların randevu.tmo.gov.tr adresinden, e-Devlet üzerinden ya da başmüdürlük, şube müdürlükleri ve ajans amirliklerinden mutlaka alınması ve ürünlerin randevu gününde teslim edilmesi, Anlaşmalı bankalardan temin edilen banka kartı veya IBAN/hesap numaraları ile başvuru yapılması, Ürünlerin, iş yerlerindeki depolara ürün sahibinin kendisi veya vekâlet verdiği kişi tarafından getirilmesi gerektiği ifade edildi. ​İletişim ve Randevu Kanalları ​Üreticiler, randevularını resmi internet sitesi ve e-Devler üzerinden kolayca oluşturabilecek. TMO işlemleri hakkında detaylı bilgi almak isteyenler; www.tmo.gov.tr ve randevu.tmo.gov.tr ve Alo Ürün Hattı: 0312 416 34 10 (8 hat) ​üzerinden yetkililere ulaşabilecek.

Asya Tohumculuk Kongresi (ASC 2026) İçin Geri Sayım Haber

Asya Tohumculuk Kongresi (ASC 2026) İçin Geri Sayım

Dünya tohumculuk sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Asya Tohumculuk Kongresi (Asian Seed Congress - ASC 2026), 1-5 Aralık 2026 tarihlerinde Türkiye’de ilk kez düzenlenecek. Dev organizasyon öncesinde, Asya-Pasifik Tohumcular Birliği (APSA) heyeti ve Türkiye’nin tohumculuk sektörü temsilcileri Antalya Granada Luxury Otel’de 2. Tanıtım Toplantısı kapsamında bir araya geldi. Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRKTED) iş birliğiyle organize edilecek kongrenin bilgilendirme toplantısına Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, APSA Yönetim Kurulu Başkanı Teck Wah Koh ve uluslararası heyetin yanı sıra kamu, akademi ve özel sektörden çok sayıda üst düzey yetkili katıldı. Türkiye Tohumculukta Küresel Gücünü ASC 2026 ile Pekiştirecek Toplantının açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, Türkiye'nin sertifikalı tohum üretiminde 1 milyon 351 bin tona ulaştığını ve 117 ülkeye 368 milyon dolarlık tohum ihracatı gerçekleştirerek net ihracatçı bir küresel aktör haline geldiğini vurguladı. Erdem, Belek'te gerçekleşecek dev kongreye Asya-Pasifik bölgesi başta olmak üzere dünya genelinden 1.500’e yakın sektör temsilcisinin katılmasının beklendiğini aktardı. TÜRKTED Başkanı Gönen: "İş Birliğimiz Ticaretin Ötesine Geçecek" TÜRKTED Yönetim Kurulu Başkanı Burak Gönen, Türkiye’nin uluslararası tohum pazarındaki yerine dikkat çekerek kongrenin Asya-Pasifik ülkeleri ile stratejik ortaklıklar kurmak adına tarihi bir fırsat olduğunu belirtti. Gönen, bu iş birliğinin yalnızca ticaretle sınırlı kalmayıp ortak AR-GE projeleri, teknoloji transferi ve ortak tohum üretimi alanlarında yeni kapılar açacağını ifade etti. Gönen ayrıca, Türk uzmanların APSA teknik komitelerindeki temsil gücünün 2025 yılındaki 1 üyeden 2026 yılında 9 üyeye yükseldiğini açıklayarak Türkiye’nin küresel ölçekteki etkinliğinin hızla arttığını vurguladı. TÜRKTOB Başkanı Yıldırım: "Bu Organizasyon Stratejik Bir Fırsat" TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı M. Kayhan Yıldırım, tohumun gıda arz güvenliği ve ülke stratejileri açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. ASC 2026’yı sadece birkaç günlük bir etkinlik olarak görmediklerini, Türkiye'nin üretim ve AR-GE altyapısını dünyaya tanıtacak uzun vadeli bir vizyon projesi olarak kabul ettiklerini söyledi. Yıldırım, kamu kurumları, sektör paydaşları ve basının koordineli desteğiyle organizasyonun küresel ölçekte büyük bir başarıya ulaşacağını belirtti. APSA Başkanı Koh: "Türkiye, Avrupa ile Asya Arasında Güçlü Bir Köprü" APSA Yönetim Kurulu Başkanı Teck Wah Koh ise Türkiye’nin jeopolitik konumu, gelişmiş tarım altyapısı ve AR-GE yetkinliği ile ASC 2026 için en ideal ev sahiplerinden biri olduğunu belirtti. İklim değişikliği ve gıda güvenliği gibi küresel krizlerin yalnızca uluslararası dayanışma ile aşılabileceğini ifade eden Koh, Antalya’da atılacak imzaların ve kurulacak temasların uzun yıllar boyunca sektörün geleceğine yön vereceğini dile getirdi. Açılış ve protokol konuşmalarının ardından toplantı, TÜRKTOB, TÜRKTED ve APSA temsilcilerinin gerçekleştirdiği detaylı sunumlar ve otel sahasındaki organizasyon incelemeleri ile sona erdi.

"Tarım Varsa Hayat Var Projesi" Sektör Temsilcilerini Buluşturdu Haber

"Tarım Varsa Hayat Var Projesi" Sektör Temsilcilerini Buluşturdu

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Güvenilir Ürün Platformu iş birliğiyle hayata geçirilen “Tarım Varsa Hayat Var Projesi’’ kapsamında tarım ve gıda sektörünün önde gelen temsilcileri ile sivil toplum kuruluşları TİGEM Karacabey İşletmesi’nde buluştu. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç başkanlığında iki gün süren etkinlikte katılımcılar; tohum üretim alanlarından damızlık hayvancılık tesislerine, modern mekanizasyon altyapısından sürdürülebilir üretim modellerine kadar kurumsal çalışmaları uzmanlar eşliğinde yerinde görme imkanı buldu. Saha ziyaretlerinde, TİGEM’in Türkiye’nin gıda arz güvenliğine sağladığı katkılar, gen kaynaklarının korunmasına yönelik yürütülen faaliyetler ve yüksek verimli üretim yaklaşımları detaylarıyla paylaşıldı. SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM VE KÜRESEL İHRACAT ATILIMI Değerlendirme toplantısında açıklamalar yapan TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, kurumun 8 bin 145 personeli, 17 işletmesi, 3,6 milyon dekar arazisi ve 13,3 milyar TL’yi aşan sermayesiyle Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim gücü olduğunu ifade etti. Sertifikalı tohum pazarında yüzde 25 pay ile sektör liderliğini sürdürdüklerini vurgulayan Gezginç, 2026 yılı bitkisel üretim döneminde hububatta 380 bin ton rekolte ile 233 bin ton sertifikalı tohum üretimi hedeflediklerini belirtti. İklim değişikliğiyle mücadele doğrultusunda tohumluk üretim alanlarının yüzde 40’ının kurağa dayanıklı çeşitlerden oluşturulduğunu dile getirerek, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Mirasımız Yerel Tohum Projesi kapsamında tescillenen 1 milyon paket tohumun üreticilerle buluşturulduğunu, ayrıca KKTC, Azerbaycan ve Irak gibi ülkelere sertifikalı tohum ihracatının kesintisiz devam ettiğini kaydetti. HAYVANCILIKTA KIRSAL DESTEK VE MİLLİ GENETİK MİRASIN KORUNMASI Kurumun hayvancılık alanındaki faaliyetlerine de değinen Gezginç; 70 bin büyükbaş ve 300 bini aşkın küçükbaş hayvan varlığıyla damızlık üretiminde öncü olduklarını aktardı. “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Projesi” ile üreticilere 2 yılı ödemesiz 5 yıl vadeli Ziraat Bankası kredisi desteği sağlandığını ve 3 yılda 150 bin küçükbaş hayvanın çiftçilere ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Malatya Sultansuyu İşletmesinde kurulan Boğa Sperma Merkezi ve Boğa Anası Tesisi ile dondurulmuş boğa spermasında yıllık 1 milyon doz üretime ulaşılarak iç piyasa ihtiyacının yüzde 40’ının tek başına karşılandığını açıkladı. Ayrıca bin 548 başlık safkan Arap atı sürüsünün yanı sıra Asya ceylanı, Ankara tiftik keçisi, Akbaş ve Kangal köpekleri gibi milli genetik mirasların başarıyla muhafaza edildiği, altyapıda ise sulu tarım alanının 1 milyon 41 bin dekara çıkarıldığı ve 48 MW’ı aşan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerinin yürütüldüğü vurgulandı.

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak Haber

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladığını belirterek, TMO tarafından ton başına makarnalık ve ekmeklik buğday alım fiyatı 16 bin 500 lira, arpa alım fiyatı ise 12 bin 750 lira olarak belirlendiğini duyurdu. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO’nun alım yapacağını belirten Başkan Tefenlili, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. TMO, 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarını kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamada, Türkiye genelinde hububat hasadının yağışlar nedeniyle geçen yıla kıyasla geciktiği ancak belirli bölgelerde halihazırda başladığı ifade edildi. Hasadını gerçekleştiren üreticilere depolama imkânı sağlamak amacıyla adımlar atıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: ''TMO tarafından 21 Mayıs'tan itibaren üreticilerimizin Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı buğday ve arpa ürünleri taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlanmıştır. 2026 yılı TMO hububat alım fiyatları (2. grup ürünler için) ton başına makarnalık buğdayda 16 bin 500 lira, ekmeklik buğdayda 16 bin 500 lira, arpada ise 12 bin 750 lira olarak belirlenmiştir.'' TMO HUBUBAT ALIM FİYATLARI- (2. Gruplar için ton başına) HUBUBAT 2025 2026 Makarnalık Buğday 13.500 TL 16.500 TL Ekmeklik Buğday 13.500 TL 16.500 TL Arpa 11.000 TL 12.750 TL Üreticilere Ton Başına 3 Bin 14 Lira Destek Sağlanacak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üreticilere verilecek desteklemelere ilişkin detayların da yer aldığı açıklamada; temel, planlı üretim ve sertifikalı tohum kullanım destekleri olarak dekara toplam 980 lira ödeme yapılacağı bildirildi. Bu tutarın, ülke ortalama verimi dikkate alındığında ton başına toplam 3 bin 14 lira destek ödemesine tekabül edeceği kaydedildi. Üreticinin Eline Geçecek Tutar Belli Oldu Desteklerle birlikte üreticilerin eline geçecek net rakamlara ilişkin açıklamada şu bilgiler paylaşıldı: ''Böylece desteklerle birlikte üreticilerin eline ton başına ekmeklik ve makarnalık buğday için 19 bin 514 lira, arpa için ise 15 bin 764 lira geçecektir. Ödemeler ürün teslimatına müteakip 45 gün içinde üreticilerin banka hesaplarına yapılacaktır.'' Hububat Satışları 1 Ekim'de Başlıyor TMO’nun hububat alımlarının yanı sıra iç piyasa satış takvimine ve fiyat politikasına da açıklık getirildi. Kurumun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağının altı çizilerek, satış fiyatları şu şekilde ilan edildi:" Ton başına 2. grup makarnalık buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup ekmeklik buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup arpa için 14 bin lira olarak belirlenmiştir. Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyoruz." ifadeleri kullanıldı. “Yeni Sezonun Tüm Üreticilerimize Bereketli Olmasını Diliyorum” Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, yeni hasat döneminin şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı ve bereketli olmasını temenni ederek, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. Yeni hasat döneminin başlamasıyla birlikte tarlalarda yeniden emek ve umudun filizlenmeye başladığını ifade eden Başkan Tefenlili, “Toprağa emek veren, alın teriyle üreten tüm çiftçilerimize bol ve bereketli bir sezon diliyorum. Umuyorum ki bu sezon hem verimlilik hem de kazanç açısından üreticimizin yüzünü güldüren bir yıl olur. Hasat dönemi boyunca tüm çiftçilerimize kolaylıklar ve hayırlı işler temenni ediyorum. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO alım yapacak olup üreticilerimiz için TMO randevularının açıldığı bilgisi edinilmiştir” dedi.

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı'' Haber

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı''

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. TZOB Başkanı Bayraktar’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: • Temel destek dekar başına 403 lira • Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira • Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

Buğdayda Yağmur Bereketi Haber

Buğdayda Yağmur Bereketi

Antalya Ticaret Borsası (ATB), buğday hasadı öncesinde “Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı” düzenledi. ATB Toplantı Salonu’nda, ATB Başkan Vekili Halil Bülbül’ün başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB Hububat Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, BATEM ve ZMO temsilcileri, ilçe ziraat odası başkanları, biçerdöverciler, üretici ve fabrika sahipleri katıldı. Toplantıda, 2026 üretim sezonunda hububatta rekolte ve kalite beklentileri, girdi maliyetleri, devlet destekleri, erken hasadın kaliteye etkisi, pas hastalığı gibi çok sayıda konu gündeme geldi. BUĞDAY BÖLGE TARIMI İÇİN ÖNEMLİ ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, buğday hasadının bereketli olmasını dilerken, hasat öncesinde sektör paydaşlarını bir araya getirerek, hasat beklentileri, hububatta yaşanan sorun, çözüm önerileri ve beklentilerini gündeme getirmek istediklerini söyledi. Antalya’da 250 bin ton civarında buğday üretimi yapıldığını belirten Bülbül, Serik, Aksu, Korkuteli ve Elmalı ilçeleri için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olan buğdayın bölge tarımı için önemini vurguladı. ÇİFTÇİSİZ HİÇ OLMAZ Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, artan maliyetlere dikkat çekerek mevcut desteklerin yetersiz olduğunu söyledi. Gübre fiyatlarının çok yükseldiğini belirten Alp, desteklerin ürün ve fatura bazlı verilmesi gerektiğini kaydetti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için etkin destek politikalarının şart olduğunu vurgulayan Alp, “Devletsiz olmaz ama çiftçisiz hiç olmaz” dedi. REKOLTEDE YÜZDE 25 ARTIŞ BEKLENTİSİ ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Sarıcalar, bölgenin yağışlar nedeniyle iyi bir hububat sezonu geçireceğini söylerken, buğdayda yüzde 25 rekolte artışı beklendiğini kaydetti. Yüksek rekoltenin fiyat baskısı oluşturabileceği uyarısında bulunan Sarıcalar, üreticinin mağdur olmaması için doğru planlama yapılması gerektiğini söyledi. DOĞRU YÖNTEMLERLE VERİM YÜZDE 20 ARTAR ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohum, doğru gübreleme ve zamanında ilaçlamayla verimin yüzde 20’ye kadar artırılabileceğini belirtti. Türkiye’nin buğday üretiminde ciddi artış potansiyeli bulunduğunu ifade eden Büyükselçuk, iklim koşullarının olumlu seyretmesi halinde bu yıl rekor seviyede üretim beklendiğini söyledi. ANIZ YAKIMI AZALDI ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Kadir Sarıcalar, bu yıl verimli bir hasat dönemi beklendiğini belirtirken, önceki yıllarda yüksek nem nedeniyle yaşanan biçim sorunlarının tekrar etmemesi gerektiğini söyledi. Hasadın zamanında yapılmasının kalite açısından önemine dikkat çeken Sarıcalar, Korkuteli bölgesinde Toprak Mahsulleri Ofisi alım ofisi açılması gerektiğini ifade etti. Anız yakmanın büyük ölçüde sona erdiğini belirten Sarıcalar, bu konuda farkındalığın arttığını söyledi. ÜRETİCİYE DOĞRU TOHUM ÇEŞİDİ VERİLMELİ ATB Üyesi Mehmet Tiryaki, devlet destekli dağıtılan bazı tohum çeşitlerinin kalite ve verim açısından yetersiz kaldığını belirterek, bölgeye uygun kaliteli çeşitlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tiryaki, desteklerin ürün bazlı verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kaliteyi artırmak için uğraşan üretici desteklenmeli. Destekleme sistemi yeniden gözden geçirilmeli” dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tekin, Antalya’ya özgü buğday çeşitlerinin yeniden geliştirilmesi için çalışma yapılabileceğini belirtirken, “Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ‘Antalya Buğdayını Arıyor” projesi tekrarlanmalı” dedi. BATEM Uzmanı Ali Koç, son yılların en yüksek yağışının alındığını belirterek, yağışların verime olumlu yansıdığını söyledi. Koç, tarımda drone ile ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. Toplantıya katılanlar, Antalya’da bu yıl buğdayda verim artışı yaşanacağını vurgularken, kalite, standardizasyon, hastalık yönetimi, pazarlama altyapısı ve destekleme politikalarına ilişkin bazı yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti. Toplantıda, sertifikalı ve bölgeye uygun tohum kullanımının artırılması, hastalıklarla mücadelede teknik kapasitenin güçlendirilmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin erken fiyat ve alım politikası açıklaması, bölgesel alım noktalarının yaygınlaştırılması, drone ve hassas tarım uygulamalarının desteklenmesi, kalite sınıflandırma altyapısının geliştirilmesi ve destekleme mekanizmalarının öngörülebilir hale getirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı.

Bu Yaklaşım Tarımın Yapısal Sorunlarını Çözmekten Uzak Haber

Bu Yaklaşım Tarımın Yapısal Sorunlarını Çözmekten Uzak

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, son günlerde kamuoyunda gündeme gelen destekleme haberlerinin tarımın yapısal sorunlarını çözmekten uzak olduğunu ifade etti. Basında “çiftçiye nefes aldıracak” bir adım olarak sunulan “planlı üretim yapan çiftçinin mazot maliyetinin tamamı, gübresinin ise yarısı karşılanacak” haberleri kamuoyuna olumlu bir gelişme gibi yansıtılsa da, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal bu yaklaşımın tarımın yapısal sorunlarını çözmekten uzak olduğunu belirtti. Sarıbal, desteklerin kurgulanma biçimine dikkati çekerek, “Bakanlığın konuya ilişkin resmi bir açıklaması bulunmazken, basına yansıyan bilgiler üzerinden görüyoruz ki maliyetler hızla artarken desteklerin bu artışlara paralel ve doğrudan bağlı olmaması, bu modeli ekonomik gerçeklikten koparıyor. Tam anlamıyla ne Musa’ya ne İsa’ya yarıyor” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024 yılında destekleme modelini kökten değiştirdiğini ve 1 Ocak 2025 itibarıyla bitkisel üretimde “katsayı” sistemine geçildiğini kaydeden Sarıbal, bu değişiklikle birlikte yıllardır uygulanan mazot ve gübre desteklerinin kaldırıldığını, yerine “temel destek” adı altında yeni bir sistem getirildiğini hatırlattı. Milletvekili Sarıbal, “2023 yılında 11 milyar 318 milyon lira olan mazot desteği yüzde 41,9 artışla 2024’te 16 milyar 57 milyon liraya çıkarıldı. 2025 yılı ödemesi ise yüzde 25 artışla 20 milyar 77 milyon liraydı. Mazot desteğinin toplam destekleme bütçesindeki payı bu 3 yılda yüzde 17,9’dan yüzde 14,9’a geriledi. Gübre desteği ise 2023’te 4 milyar 638 milyon lirayken 2024’te yüzde 7 artışla 4 milyar 965 milyon liraya çıkarıldı. 2025 bütçesinde öngörülen gübre desteği 8 milyar 281 milyon liraydı. 2025 üretim yılı destekleri belirlenirken mazotun litresi yaklaşık 40 lira seviyesindeydi. Bugün ise 70 liranın üzerine çıktı. Yani mazot fiyatı neredeyse yüzde 80–100 aralığında arttı. Gübre fiyatlarında da aynı dönemde yüzde 40–60 bandında artış yaşandı.2025 üretim yılı için çiftçiye dekar başına 244 TL temel destek verilmesi kararlaştırıldı. Her ürün için belirlenen katsayılarla bu rakam çarpılarak destek miktarı belirlendi. Örneğin buğday ve arpada katsayı 1,3 olduğu için çiftçi dekar başına 317 TL temel destek alacak. Eğer planlı üretim kapsamındaki havzada üretim yapıyorsa buna 317 TL planlı üretim desteği, ayrıca şartları sağlıyorsa 122 TL sertifikalı tohum desteği ekleniyor. 2026 yılı için katsayı sistemi devam ettirildi ve temel destek 244 TL’den 310 TL’ye çıkarıldı. Bunun yanında planlı üretim desteği de yine katsayı üzerinden veriliyor ve sadece Bakanlığın belirlediği havzalarda, belirlenen ürünleri eken çiftçiler bu destekten yararlanabiliyor. Havza dışında üretim yapan çiftçi ise bu desteklerin dışında kalıyor” ifadelerini kullandı. DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMİYOR 2025 üretim yılına ait desteklerin 2026 bütçesinden ve çoğu zaman bir yıl gecikmeyle ödendiğini kaydeden Sarıbal, “Çiftçi mazotu, gübreyi bugün peşin alıyor; ama desteği aylar hatta yıllar sonra alabiliyor. Bu da desteğin maliyeti düşüren bir araç olmaktan çıkarıyor. Verilen destek, çiftçinin artan maliyetini gerçekten karşılıyor mu, zamanında ulaşıyor mu ve üretimi sürdürülebilir kılıyor mu, bunu sorgulamak gerek. Atılan her adım önemli. Bakanlık’tan resmi bir açıklama yapılmamasına rağmen, basında çıkan haberleri dikkate alarak söyleyebilirim ki bu model, üretimi güçlendiren, çiftçiyi koruyan, gıda arzını güvence altına alan yapısal bir çözüm olmaktan uzak. Daha çok, mevcut sorunları öteleyen ve günü kurtarmaya dönük bir düzenleme niteliği taşıyor. Tarım, öngörülebilir, maliyetlere duyarlı ve üretimi merkeze alan köklü bir destekleme sistemine ihtiyaç duyuyor” diye konuştu. KAPSAYICI DESTEKLEME ŞART! Destekleme politikasının, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilere dönük olduğunu, mazot ve gübre tüketiminin sahada doğru ve gerçekçi biçimde analiz edilmesi ve desteklerin bu maliyetlerin gerçek karşılığı olacak şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, “İçinde bulunduğumuz dönem bir savaş ve çoklu kriz sürecidir. Böyle bir dönemde üretimi ayakta tutan çiftçileri kategorilere ayırmak, desteklemenin dışında bırakmak ya da gecikmeli ve yetersiz desteklerle yalnız bırakmak kabul edilemez. Bu koşullarda yapılması gereken, üretimin tamamını koruyan, kapsayıcı ve zamanında destekleyen bir model kurmaktır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.