Hava Durumu

#Sertifikalı Tohum

Kırsal Haber - Sertifikalı Tohum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sertifikalı Tohum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak Haber

Denizli’de TMO 10 Merkezde Alım Yapacak

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladığını belirterek, TMO tarafından ton başına makarnalık ve ekmeklik buğday alım fiyatı 16 bin 500 lira, arpa alım fiyatı ise 12 bin 750 lira olarak belirlendiğini duyurdu. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO’nun alım yapacağını belirten Başkan Tefenlili, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. TMO, 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarını kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamada, Türkiye genelinde hububat hasadının yağışlar nedeniyle geçen yıla kıyasla geciktiği ancak belirli bölgelerde halihazırda başladığı ifade edildi. Hasadını gerçekleştiren üreticilere depolama imkânı sağlamak amacıyla adımlar atıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: ''TMO tarafından 21 Mayıs'tan itibaren üreticilerimizin Çiftçi Kayıt Sistemi'nde kayıtlı buğday ve arpa ürünleri taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlanmıştır. 2026 yılı TMO hububat alım fiyatları (2. grup ürünler için) ton başına makarnalık buğdayda 16 bin 500 lira, ekmeklik buğdayda 16 bin 500 lira, arpada ise 12 bin 750 lira olarak belirlenmiştir.'' TMO HUBUBAT ALIM FİYATLARI- (2. Gruplar için ton başına) HUBUBAT 2025 2026 Makarnalık Buğday 13.500 TL 16.500 TL Ekmeklik Buğday 13.500 TL 16.500 TL Arpa 11.000 TL 12.750 TL Üreticilere Ton Başına 3 Bin 14 Lira Destek Sağlanacak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üreticilere verilecek desteklemelere ilişkin detayların da yer aldığı açıklamada; temel, planlı üretim ve sertifikalı tohum kullanım destekleri olarak dekara toplam 980 lira ödeme yapılacağı bildirildi. Bu tutarın, ülke ortalama verimi dikkate alındığında ton başına toplam 3 bin 14 lira destek ödemesine tekabül edeceği kaydedildi. Üreticinin Eline Geçecek Tutar Belli Oldu Desteklerle birlikte üreticilerin eline geçecek net rakamlara ilişkin açıklamada şu bilgiler paylaşıldı: ''Böylece desteklerle birlikte üreticilerin eline ton başına ekmeklik ve makarnalık buğday için 19 bin 514 lira, arpa için ise 15 bin 764 lira geçecektir. Ödemeler ürün teslimatına müteakip 45 gün içinde üreticilerin banka hesaplarına yapılacaktır.'' Hububat Satışları 1 Ekim'de Başlıyor TMO’nun hububat alımlarının yanı sıra iç piyasa satış takvimine ve fiyat politikasına da açıklık getirildi. Kurumun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağının altı çizilerek, satış fiyatları şu şekilde ilan edildi:" Ton başına 2. grup makarnalık buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup ekmeklik buğday için 18 bin 500 lira, 2. grup arpa için 14 bin lira olarak belirlenmiştir. Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyoruz." ifadeleri kullanıldı. “Yeni Sezonun Tüm Üreticilerimize Bereketli Olmasını Diliyorum” Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, yeni hasat döneminin şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı ve bereketli olmasını temenni ederek, üreticilerin TMO tarafından sunulan imkanlardan en verimli şekilde yararlanmalarını tavsiye etti. Yeni hasat döneminin başlamasıyla birlikte tarlalarda yeniden emek ve umudun filizlenmeye başladığını ifade eden Başkan Tefenlili, “Toprağa emek veren, alın teriyle üreten tüm çiftçilerimize bol ve bereketli bir sezon diliyorum. Umuyorum ki bu sezon hem verimlilik hem de kazanç açısından üreticimizin yüzünü güldüren bir yıl olur. Hasat dönemi boyunca tüm çiftçilerimize kolaylıklar ve hayırlı işler temenni ediyorum. Denizli’de 6 lisanslı depo 4 sabit noktada toplam 10 merkezde olmak üzere TMO alım yapacak olup üreticilerimiz için TMO randevularının açıldığı bilgisi edinilmiştir” dedi.

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı'' Haber

Bayraktar: ''Hububat Alım Fiyatları Üreticilerimizin Beklentilerini Karşılamadı''

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. TZOB Başkanı Bayraktar’ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: • Temel destek dekar başına 403 lira • Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira • Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

Buğdayda Yağmur Bereketi Haber

Buğdayda Yağmur Bereketi

Antalya Ticaret Borsası (ATB), buğday hasadı öncesinde “Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı” düzenledi. ATB Toplantı Salonu’nda, ATB Başkan Vekili Halil Bülbül’ün başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB Hububat Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, BATEM ve ZMO temsilcileri, ilçe ziraat odası başkanları, biçerdöverciler, üretici ve fabrika sahipleri katıldı. Toplantıda, 2026 üretim sezonunda hububatta rekolte ve kalite beklentileri, girdi maliyetleri, devlet destekleri, erken hasadın kaliteye etkisi, pas hastalığı gibi çok sayıda konu gündeme geldi. BUĞDAY BÖLGE TARIMI İÇİN ÖNEMLİ ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, buğday hasadının bereketli olmasını dilerken, hasat öncesinde sektör paydaşlarını bir araya getirerek, hasat beklentileri, hububatta yaşanan sorun, çözüm önerileri ve beklentilerini gündeme getirmek istediklerini söyledi. Antalya’da 250 bin ton civarında buğday üretimi yapıldığını belirten Bülbül, Serik, Aksu, Korkuteli ve Elmalı ilçeleri için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olan buğdayın bölge tarımı için önemini vurguladı. ÇİFTÇİSİZ HİÇ OLMAZ Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, artan maliyetlere dikkat çekerek mevcut desteklerin yetersiz olduğunu söyledi. Gübre fiyatlarının çok yükseldiğini belirten Alp, desteklerin ürün ve fatura bazlı verilmesi gerektiğini kaydetti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için etkin destek politikalarının şart olduğunu vurgulayan Alp, “Devletsiz olmaz ama çiftçisiz hiç olmaz” dedi. REKOLTEDE YÜZDE 25 ARTIŞ BEKLENTİSİ ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Sarıcalar, bölgenin yağışlar nedeniyle iyi bir hububat sezonu geçireceğini söylerken, buğdayda yüzde 25 rekolte artışı beklendiğini kaydetti. Yüksek rekoltenin fiyat baskısı oluşturabileceği uyarısında bulunan Sarıcalar, üreticinin mağdur olmaması için doğru planlama yapılması gerektiğini söyledi. DOĞRU YÖNTEMLERLE VERİM YÜZDE 20 ARTAR ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohum, doğru gübreleme ve zamanında ilaçlamayla verimin yüzde 20’ye kadar artırılabileceğini belirtti. Türkiye’nin buğday üretiminde ciddi artış potansiyeli bulunduğunu ifade eden Büyükselçuk, iklim koşullarının olumlu seyretmesi halinde bu yıl rekor seviyede üretim beklendiğini söyledi. ANIZ YAKIMI AZALDI ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Kadir Sarıcalar, bu yıl verimli bir hasat dönemi beklendiğini belirtirken, önceki yıllarda yüksek nem nedeniyle yaşanan biçim sorunlarının tekrar etmemesi gerektiğini söyledi. Hasadın zamanında yapılmasının kalite açısından önemine dikkat çeken Sarıcalar, Korkuteli bölgesinde Toprak Mahsulleri Ofisi alım ofisi açılması gerektiğini ifade etti. Anız yakmanın büyük ölçüde sona erdiğini belirten Sarıcalar, bu konuda farkındalığın arttığını söyledi. ÜRETİCİYE DOĞRU TOHUM ÇEŞİDİ VERİLMELİ ATB Üyesi Mehmet Tiryaki, devlet destekli dağıtılan bazı tohum çeşitlerinin kalite ve verim açısından yetersiz kaldığını belirterek, bölgeye uygun kaliteli çeşitlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tiryaki, desteklerin ürün bazlı verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kaliteyi artırmak için uğraşan üretici desteklenmeli. Destekleme sistemi yeniden gözden geçirilmeli” dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tekin, Antalya’ya özgü buğday çeşitlerinin yeniden geliştirilmesi için çalışma yapılabileceğini belirtirken, “Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ‘Antalya Buğdayını Arıyor” projesi tekrarlanmalı” dedi. BATEM Uzmanı Ali Koç, son yılların en yüksek yağışının alındığını belirterek, yağışların verime olumlu yansıdığını söyledi. Koç, tarımda drone ile ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. Toplantıya katılanlar, Antalya’da bu yıl buğdayda verim artışı yaşanacağını vurgularken, kalite, standardizasyon, hastalık yönetimi, pazarlama altyapısı ve destekleme politikalarına ilişkin bazı yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti. Toplantıda, sertifikalı ve bölgeye uygun tohum kullanımının artırılması, hastalıklarla mücadelede teknik kapasitenin güçlendirilmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin erken fiyat ve alım politikası açıklaması, bölgesel alım noktalarının yaygınlaştırılması, drone ve hassas tarım uygulamalarının desteklenmesi, kalite sınıflandırma altyapısının geliştirilmesi ve destekleme mekanizmalarının öngörülebilir hale getirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı.

Bu Yaklaşım Tarımın Yapısal Sorunlarını Çözmekten Uzak Haber

Bu Yaklaşım Tarımın Yapısal Sorunlarını Çözmekten Uzak

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, son günlerde kamuoyunda gündeme gelen destekleme haberlerinin tarımın yapısal sorunlarını çözmekten uzak olduğunu ifade etti. Basında “çiftçiye nefes aldıracak” bir adım olarak sunulan “planlı üretim yapan çiftçinin mazot maliyetinin tamamı, gübresinin ise yarısı karşılanacak” haberleri kamuoyuna olumlu bir gelişme gibi yansıtılsa da, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal bu yaklaşımın tarımın yapısal sorunlarını çözmekten uzak olduğunu belirtti. Sarıbal, desteklerin kurgulanma biçimine dikkati çekerek, “Bakanlığın konuya ilişkin resmi bir açıklaması bulunmazken, basına yansıyan bilgiler üzerinden görüyoruz ki maliyetler hızla artarken desteklerin bu artışlara paralel ve doğrudan bağlı olmaması, bu modeli ekonomik gerçeklikten koparıyor. Tam anlamıyla ne Musa’ya ne İsa’ya yarıyor” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024 yılında destekleme modelini kökten değiştirdiğini ve 1 Ocak 2025 itibarıyla bitkisel üretimde “katsayı” sistemine geçildiğini kaydeden Sarıbal, bu değişiklikle birlikte yıllardır uygulanan mazot ve gübre desteklerinin kaldırıldığını, yerine “temel destek” adı altında yeni bir sistem getirildiğini hatırlattı. Milletvekili Sarıbal, “2023 yılında 11 milyar 318 milyon lira olan mazot desteği yüzde 41,9 artışla 2024’te 16 milyar 57 milyon liraya çıkarıldı. 2025 yılı ödemesi ise yüzde 25 artışla 20 milyar 77 milyon liraydı. Mazot desteğinin toplam destekleme bütçesindeki payı bu 3 yılda yüzde 17,9’dan yüzde 14,9’a geriledi. Gübre desteği ise 2023’te 4 milyar 638 milyon lirayken 2024’te yüzde 7 artışla 4 milyar 965 milyon liraya çıkarıldı. 2025 bütçesinde öngörülen gübre desteği 8 milyar 281 milyon liraydı. 2025 üretim yılı destekleri belirlenirken mazotun litresi yaklaşık 40 lira seviyesindeydi. Bugün ise 70 liranın üzerine çıktı. Yani mazot fiyatı neredeyse yüzde 80–100 aralığında arttı. Gübre fiyatlarında da aynı dönemde yüzde 40–60 bandında artış yaşandı.2025 üretim yılı için çiftçiye dekar başına 244 TL temel destek verilmesi kararlaştırıldı. Her ürün için belirlenen katsayılarla bu rakam çarpılarak destek miktarı belirlendi. Örneğin buğday ve arpada katsayı 1,3 olduğu için çiftçi dekar başına 317 TL temel destek alacak. Eğer planlı üretim kapsamındaki havzada üretim yapıyorsa buna 317 TL planlı üretim desteği, ayrıca şartları sağlıyorsa 122 TL sertifikalı tohum desteği ekleniyor. 2026 yılı için katsayı sistemi devam ettirildi ve temel destek 244 TL’den 310 TL’ye çıkarıldı. Bunun yanında planlı üretim desteği de yine katsayı üzerinden veriliyor ve sadece Bakanlığın belirlediği havzalarda, belirlenen ürünleri eken çiftçiler bu destekten yararlanabiliyor. Havza dışında üretim yapan çiftçi ise bu desteklerin dışında kalıyor” ifadelerini kullandı. DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMİYOR 2025 üretim yılına ait desteklerin 2026 bütçesinden ve çoğu zaman bir yıl gecikmeyle ödendiğini kaydeden Sarıbal, “Çiftçi mazotu, gübreyi bugün peşin alıyor; ama desteği aylar hatta yıllar sonra alabiliyor. Bu da desteğin maliyeti düşüren bir araç olmaktan çıkarıyor. Verilen destek, çiftçinin artan maliyetini gerçekten karşılıyor mu, zamanında ulaşıyor mu ve üretimi sürdürülebilir kılıyor mu, bunu sorgulamak gerek. Atılan her adım önemli. Bakanlık’tan resmi bir açıklama yapılmamasına rağmen, basında çıkan haberleri dikkate alarak söyleyebilirim ki bu model, üretimi güçlendiren, çiftçiyi koruyan, gıda arzını güvence altına alan yapısal bir çözüm olmaktan uzak. Daha çok, mevcut sorunları öteleyen ve günü kurtarmaya dönük bir düzenleme niteliği taşıyor. Tarım, öngörülebilir, maliyetlere duyarlı ve üretimi merkeze alan köklü bir destekleme sistemine ihtiyaç duyuyor” diye konuştu. KAPSAYICI DESTEKLEME ŞART! Destekleme politikasının, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilere dönük olduğunu, mazot ve gübre tüketiminin sahada doğru ve gerçekçi biçimde analiz edilmesi ve desteklerin bu maliyetlerin gerçek karşılığı olacak şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, “İçinde bulunduğumuz dönem bir savaş ve çoklu kriz sürecidir. Böyle bir dönemde üretimi ayakta tutan çiftçileri kategorilere ayırmak, desteklemenin dışında bırakmak ya da gecikmeli ve yetersiz desteklerle yalnız bırakmak kabul edilemez. Bu koşullarda yapılması gereken, üretimin tamamını koruyan, kapsayıcı ve zamanında destekleyen bir model kurmaktır” dedi.

Gaziantep Büyükşehir'den Nizip’e Örnek Tarımsal Destekler Haber

Gaziantep Büyükşehir'den Nizip’e Örnek Tarımsal Destekler

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Nizip ilçesinde bitkisel ve hayvansal üretimi güçlendirmek amacıyla binlerce çiftçiye; Türkiye’de ilk niteliği taşıyan mazot desteğinden tohum ve fide dağıtımına, gübreden ekipmana, yemden pazarlama desteğine kadar uzanan geniş kapsamlı katkılar sundu. Gaziantep’te üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve çiftçiyi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde olduğu gibi Nizip ilçesinde de binlerce üreticiye doğrudan ulaşan destek programlarını hayata geçirdi. Tarım ve hayvancılığın her alanına dokunan uygulamalar sayesinde hem verimlilik artırıldı hem de üreticinin mali yükü önemli ölçüde hafifletildi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığın tüm alanlarında üreticinin yanında olmayı sürdürerek kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi ve kentin üretim potansiyelini sürdürülebilir biçimde artırmayı hedefliyor. NİZİP ÇİFTÇİSİNE YAKLAŞIK 3,5 MİLYON LİTRE MAZOT DESTEĞİ Çiftçiler için tarımdaki en büyük gider kalemlerinden biri olan yakıt maliyetlerini düşürmek ve üretime katkı sağlamak amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 2022 yılında başlatılan mazot desteği artarak sürüyor. Nizip’te ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere yönelik gerçekleştirilen mazot dağıtımı kapsamında, toplam 23 bin 961 çiftçiye 3 milyon 413 bin 661 litre mazot ulaştırıldı. SULAMA KANALLARIYLA TARLALARA CAN GELİYOR Tarımsal altyapıyı güçlendirmeye yönelik yatırımlarını sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri (DSİ) iş birliğinde Nizip ilçesinde Yer Üstü Sulama (YÜS) projeleri kapsamında kırsal mahallelerde yoğun bir çalışma yürüttü. İlk etapta Adaklı Mahallesi’nde 900 metre, Salkım Mahallesi’nde 2 bin 170 metre ve Gülkaya Mahallesi’nde 1.535 metre olmak üzere toplam 4 bin 605 metre yer üstü sulama kanalı tamamlandı. Böylece üreticilerin suya erişimi kolaylaştırılarak tarımsal verimliliğin artırılması hedeflendi. Devam eden çalışmalar kapsamında ise ilçede çok daha geniş bir hat hizmete alındı. Adaklı’da 4 bin 300 metre, Salkım’da 3 bin metre, Uluyatır’da 5 bin 881 metre, Sekili’de 6 bin 264 metre, Bahçeli’de 3 bin 600 metre ve Akçakent’te 655 metre olmak üzere toplam 23 bin 700 metre yer üstü sulama kanalı tamamlandı. Böylece iki etapta hayata geçirilen çalışmalar sonucunda, Nizip genelinde toplam 28 bin 305 metre yer üstü sulama kanalı üreticilerin kullanımına sunulmuş oldu. BİTKİSEL ÜRETİM İÇİN DEV DESTEKLER Bitkisel üretimi desteklemek amacıyla yüzlerce çiftçiye sertifikalı tohum desteği sağlandı. Bu kapsamda 738 çiftçiye 366 ton sertifikalı buğday ve arpa dağıtılırken; 2022 yılında ise 136 çiftçiye 103 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu ulaştırıldı. Ayrıca fiğ, mısır ve arı otu tohumlukları üreticilere teslim edilerek alternatif ürün çeşitliliği artırıldı. Fıstık üreticilerine yönelik 35 ton gübre desteği sağlanarak toprak verimliliği güçlendirilirken, zararlılarla mücadele kapsamında binlerce feromon tuzak dağıtıldı. Zeytin ve antepfıstığı üreticileri de destek programlarından önemli ölçüde faydalandı. Zeytin fidanı ve taşıma kasası dağıtımı gerçekleştirilirken, antepfıstığında verimi artırmak amacıyla erkek fidan desteği sağlandı ve 23 çiftçinin 205 ağacında erkek aşılama çalışması yapıldı. Antep fıstığı ağaçlarında 2021 yılında yoğun olarak görülen fitoplazma kaynaklı sararma ve kuruma sorununa karşı ise üreticilere bitki besin paketleri dağıtılarak sürdürülebilir verimlilik hedeflendi. Sebze üretimini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında binlerce biber, patlıcan ve domates fidesi çiftçilere ulaştırıldı. Özellikle bölgeye özgü Nizip Beyaz Patlıcan fidesinin dağıtımıyla yerel çeşitlerin korunması ve yaygınlaştırılması amaçlandı. Nizip Semt Pazarı’nda vatandaşlara 5 bin adet saksıda süs biberi fidanı dağıtılarak hem üretime hem de kent estetiğine katkı sağlandı. Nizip ilçesinde çiftçilerin hizmetine sunulan dal öğütme makinesiyle tarımsal atıkların değerlendirilmesi sağlanırken, “Zeytinyağı Üretiminde Kalite ve Verimliliğin Artırılması Projesi” Gaziantep Ticaret Odası iş birliğiyle sürdürülerek zeytinyağı üretiminde kalite standartlarının yükseltilmesi hedeflendi. Hasat ve pazarlama sürecinde de üretici yalnız bırakılmadı. 2 bin çiftçiye toplam 40 bin adet hasat kasası dağıtılarak ürün kayıplarının önüne geçilmesi amaçlandı. Ayrıca Gaziantep ÇKS’ye kayıtlı üreticilerden piyasa koşullarında oluşabilecek düşük fiyatlara karşı koruma sağlamak amacıyla 82 bin 910 kilogram Boz Kavlak fıstık alımı gerçekleştirildi. HAYVANSAL ÜRETİMDE MODERN DESTEKLER Hayvansal üretim alanında da önemli destekler sağlandı. Büyükşehir Belediyesi’nin TÜRKVET Kayıt Sistemi kapsamında, Nizip ilçesindeki büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiricilerine toplam 753 bin 750 kilogram yem dağıtılarak 1.499 yetiştiriciye ulaşıldı. Nizip Dayıdağı ve Tatlıcak mahallelerindeki meralarda bulunan güneş panelli hayvan içme suyu kuyularının tadilat ve bakımları yapılarak üreticilerin hizmetine sunuldu.

Kocaeli Çiftçisi Büyükşehir’le Hep Güçlü Haber

Kocaeli Çiftçisi Büyükşehir’le Hep Güçlü

Kocaeli’de kırsal kalkınmayı sağlayan ve çiftçinin gelir düzeyinin artırılması için pek çok projeyi hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, üretime değer katan adımlarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda meyve, sebze ve fındık üretimi yapan 5 bin çiftçiye yüzde 50 hibeli toplam 1.850 ton (37 bin paket) zirai gübre desteği sağlanıyor. TOPRAĞA CAN, ÜRETİME NEFES Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda toprağa can, üretime nefes olmaya devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir; meyve, sebze ve fındık üretimi yapan 5 bin çiftçiye yüzde 50 hibeli toplam 1.850 ton (37 bin paket) zirai gübre desteği sağlıyor. Yaklaşık 48 milyon TL değerindeki proje kapsamında 74 bin dekar meyve ve sebze bahçesi desteklenecek. Bu kapsamda ilçelerde gübreler çiftçilere belli program çerçevesinde teslim ediliyor. GÜBRELERİNİ ALAN TARLALARIN YOLUNU TUTUYOR Gübrelerin ilk dağıtımı geçtiğimiz günlerde Kartepe ilçesi Eşme Mahallesi’nde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın katılımıyla düzenlenen törenle başlamıştı. İlk paketlerin teslim edilmesiyle birlikte destek programı il genelinde uygulamaya alındı. Büyükşehir’in yüzde 50 hibe desteğinden yararlanan çiftçiler, gübrelerini teslim alarak tarlalarının yolunu tutuyor. DAĞITIM PLANI SMS İLE BİLDİRİLİYOR Dağıtımlar planlanan takvim doğrultusunda diğer ilçelerde de sürüyor. Çiftçilere gübrelerini teslim alacakları yer ve tarih bilgisi SMS ile bildiriliyor. Sistemli şekilde yürütülen organizasyon sayesinde üreticiler, belgeleriyle dağıtım noktalarına gelerek gübrelerini vakit kaybetmeden teslim alıyor. BAŞKAN BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR Tarım faaliyetlerinin yoğun olarak sürdürüldüğü Kandıra ilçesinde de dağıtım çalışmaları devam ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığa yönelik istikrarlı desteklerinin sahada karşılık bulduğunu vurgulayan üreticiler, verilen desteklerle üretime daha güçlü şekilde devam ettiklerini belirtiyor. Üreticiler, yapılan desteğin özellikle artan girdi maliyetleri karşısında önemli bir katkı sunduğunu ifade ediyor. Destekten duydukları memnuniyeti dile getiren çiftçiler, sağlanan gübre desteğinin üretime can suyu olduğunu vurgulayarak, Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. ATIL DURUMDAKİ ARAZİLER TARIMA KAZANDIRILIYOR Son yıllarda tarım ve hayvancılığa yönelik çok sayıda projeyi hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Sertifikalı tohum, yem bitkisi, modern sera, yumurta tavuğu, fidan destekleri, makine ekipman hibeleri, sulama kanalları ve tarımsal altyapı yatırımlarıyla atıl durumdaki araziler yeniden üretime kazandırıldı. Arıcılık, küçük ve büyükbaş hayvancılığa yönelik destek programlarıyla kırsal kalkınma güçlendirildi. Yürütülen çalışmalarla birlikte Kocaeli’de tarımsal üretim ve verimlilik artarken, devam eden gübre desteğiyle birlikte üreticinin maliyet yükünün azaltılması ve ekilmedik toprak bırakılmaması hedefleniyor.

Başkentli Üreticiye Bir Milyon 500 Kilogram Nohut Tohumu Desteği Haber

Başkentli Üreticiye Bir Milyon 500 Kilogram Nohut Tohumu Desteği

Ankara Büyükşehir Belediyesi, yüzde 50 hibe ile nohut tohumu desteğini tamamladı. Balâ’dan Çubuk’a, Polatlı’dan Nallıhan’a kadar 25 ilçede 1 milyon 500 bin kilogram sertifikalı tohum üreticiyle buluştu. Destek sayesinde yaklaşık 100 bin dekar alanın ekilmesi hedefleniyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal kalkınmayı desteklemek ve artan tarımsal girdi maliyetlerine karşı üreticiyi güçlendirmek amacıyla yürüttüğü nohut tohumu desteğini tamamladı. Balâ’dan Çubuk’a, Polatlı’dan Nallıhan’a, Ayaş’tan Kalecik’e kadar 25 ilçenin tamamında gerçekleştirilen dağıtımla çiftçiler ekim sezonuna destekle başladı. Tarımda sürdürülebilirliği artırmak ve boş arazileri yeniden üretime kazandırmak için hayata geçirilen proje kapsamında, 1 milyon 500 bin kilogram sertifikalı nohut tohumu, 4 bin 780 üreticiye teslim edildi. YAKLAŞIK 100 BİN DEKAR ALAN EKİLECEK ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, destek sayesinde Ankara genelinde yaklaşık 100 bin dekar alanın ekilmesinin sağlanacağını söyleyerek, “Toplam 1 milyon 500 bin kilogram nohut tohumu dağıttık. Nohut bizim için önemli, özellikle kuraklık döneminde üreticinin ciddi para kazanabileceği bir ürün. Bu dağıttığımız tohumla Ankara genelinde yaklaşık 100 bin dekar alanın ekilmesini sağlatmış oluyoruz” dedi. ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal da “Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak tarım alanlarının etkin ve verimli kullanımı için çeşitli projeler hazırlıyoruz. Bunlardan biri de yüzde 50 hibe destekli sertifikalı nohut tohumu dağıtımı. Kırsalda boş kalan arazilerin, ekilmeyen arazilerin daha düzgün iyi tohumlarla ekilerek üstün verim elde edilmesine yönelik bir çalışma” diye konuştu. ZOBU: “ÜRETİCİLERİMİZİN HER DAİM YANINDA OLDUK” Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu ise Ankaralı üreticilerin her zaman yanında olacaklarını söyleyerek, “Bitkisel üretim kaliteli ve sertifikalı bir tohumla başlar. Biz de Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 4 bin 780 üreticimize sertifikalı nohut tohumunun dağıtımını bitirmiş oluyoruz. Üreticimiz yeter ki üretsin, ithalatımız azalsın. Son yıllarda baklagil ithalatımız bir hayli arttı. Yerli üreticiyi teşvik ve ithalatı mümkün olduğunca azaltarak vatandaşlarımızın sofralarında yerli ürünü kullanmasını tercih ediyoruz. Mansur Başkan’ımızın destekleriyle Ankaralı üreticilerimizin her daim yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.