Hava Durumu

#Sıfır Atık

Kırsal Haber - Sıfır Atık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıfır Atık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer Belediyesi "Sıfır Atık Belgesi"ni Yeniledi Haber

Nilüfer Belediyesi "Sıfır Atık Belgesi"ni Yeniledi

1995 yılından bu yana ilçede atık yönetimi ve geri kazanım çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni yeniledi. Belediye, ambalaj atıklarından elektronik atıklara, atık ilaçlardan pillere kadar geniş bir yelpazede toplama faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Nilüfer Belediyesi, 12 Temmuz 2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında kurduğu sistemle Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya ve yenilemeye hak kazandı. Söz konusu belge, 13 Mart 2031 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak. İlçe sınırları dahilindeki mahallelerden haftada bir gün ambalaj atığı toplayan belediye ekipleri, dini bayramlar ve resmi tatiller de dahil olmak üzere çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Mahalle toplama günlerinde sabah saat 08.00’e kadar dışarı çıkarılan geri kazanım poşetleri araçlar tarafından toplanırken, hanelere alınan dolu poşet sayısı kadar boş poşet bırakılıyor. Sisteme dahil olmak isteyen vatandaşlar, 444 16 03 numaralı hattı arayarak kayıt oluşturabiliyor ve geri dönüşüm kutusu ile poşet taleplerini iletebiliyor. Sadece 2025 yılı içinde ilçe sakinlerine toplam 7 bin 63 adet geri dönüşüm kutusu teslim edildi. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına muhtarlık binalarına da düzenli olarak poşet bırakılıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, çevre duyarlılığının Nilüfer’de bir kurum kültürü olduğuna dikkat çekti. Nilüfer’de yıllardır başarıyla sürdürülen çevre dostu politikaların Sıfır Atık Belgesi ile taçlanması ve yenilenmesinin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Hemşehrilerimizin atık ayrıştırma konusundaki hassasiyeti ve desteği olmadan bu başarıyı elde etmemiz mümkün değildi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir ve temiz bir Nilüfer bırakmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. 14 FARKLI TÜRDE ATIK KABUL EDİLİYOR Belediyenin atık yönetimi çalışmaları sadece ambalaj atıklarıyla da sınırlı kalmıyor. Ocak 2021’den bu yana faaliyette olan 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, 14 farklı türde atığı kabul ederek lisanslı firmalar aracılığıyla geri kazanıma ve bertarafa gönderiliyor. Vatandaşlar elektronik atıklarını bu merkeze kendi imkanlarıyla getirebildikleri gibi, 444 16 03 numaralı hattı arayıp kayıt bırakmaları halinde atıkların 3 iş günü içinde evlerinden alınmasını da sağlayabiliyorlar. Ayrıca, Bursa Eczacılar Odası tarafından belirlenen 59 eczaneden ayda bir kez atık ilaç toplanarak güvenli bir şekilde bertaraf tesislerine iletiliyor. Daha yeşil, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya hedefiyle geri kazanım çalışmalarını yürüten Nilüfer Belediyesi, eğitim kurumlarında da çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen Atık Pil Toplama Yarışması sonucunda her yıl dereceye giren okullar ödüllendiriliyor. Doğaya zarar vermemesi adına evsel atıklardan ayrı toplanması gereken piller, şeffaf pet şişelerde biriktirilerek güvenle geri kazanım sistemine dahil ediliyor.

Kompost Üretim Tesisinde Atık Yok, Doğaya Dönüş Var Haber

Kompost Üretim Tesisinde Atık Yok, Doğaya Dönüş Var

Mersin Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu uygulamalarıyla sıfır atık hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Akdeniz ilçesi Sarıibrahimli Mahallesi’nde bulunan Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi bünyesindeki kompost üretim tesisinde, evsel nitelikli organik atıklar, toprak iyileştirici ürüne dönüştürülerek çevreye geri kazandırılıyor. Büyükşehir 2024 yılından bu yana 835 ton organik atığı işleyerek doğaya geri kazandırdı. Büyükşehir Belediyesi, “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla ekolojik dengenin korunması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; meyve-sebze atıkları, park ve bahçe budama atıkları, çay ve kahve posaları ile mezbahane atıkları gibi farklı içeriklere sahip organik atıklar ön fiziksel işlemlerin ardından doğal yollarla komposta dönüştürülüyor. Sıfır atık felsefesi ve doğa temelli atık yönetimini esas alan Büyükşehir Belediyesi bugüne kadar işlediği 835 ton organik atık sayesinde hem depolama sahasına giden atık miktarını azalttı hem de toprağın verimini artıran doğal bir ürün elde etti. Üretilen kompostlar, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı birimlerin koordinasyonunda bitki ekim-dikim ve peyzaj çalışmalarında kullanılırken, aynı zamanda Büyükşehir tarafından düzenlenen etkinliklerde vatandaşlara dağıtılıyor. Büyükşehir, sıfır atık bilinciyle çevre dostu uygulamalarına devam edecek. Dr. Altun “Kompost üretim sürecine başladığımız günden bu yana 835 ton organik atığı işledik” Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nda Sıfır Atık Yönetimi ve Denetimi Şefi olarak görev yapan Dr. Zeki Altun, kompost üretim süreci hakkında bilgi vererek, “2024 yılı itibarıyla kompost üretim tesisimizde işleme alınan organik atıklar; öncelikle ön fiziksel işlemlerden geçirilmekte, ardından yığınlar halinde biyolojik dönüşüm sürecine bırakılarak doğal yollarla komposta dönüştürülmektedir. “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” sloganıyla sürdürdüğümüz bu çalışmalar kapsamında; sıfır atık felsefesi ve doğa temelli atık yönetimi uygulamalarını esas alarak sürdürülebilir bir yaşamı önceliklendiriyoruz. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı olarak, kompost üretim sürecine başladığımız günden bu yana; meyve-sebze atıkları, park ve bahçe budama atıkları, çay-kahve posası ve mezbahane atıkları gibi farklı içeriklere sahip en az 835 ton organik atığı işleyerek sıfır atık kapsamında değerlendirmiş bulunuyoruz” dedi. “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” Kompost üretiminin hem atık miktarını azalttığını hem de toprağın verimini artırdığını ifade eden Dr. Altun, “Bu süreç aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye de katkı sağlıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak; ekolojik dengenin korunması ve sürdürülebilir, sağlıklı bir yaşamın desteklenmesi amacıyla “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı organik atıklarını ayrıştırmaya ve sıfır atık hareketine destek olmaya davet ediyoruz. Unutmayalım ki atık doğru yönetildiğinde değerli bir kaynaktır” ifadelerine yer verdi.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor

Üreticilere destekleri ve yerel kalkınmaya katkılarıyla kentin adından söz ettiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, kısa bir süre önce Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, kentten gelen kadınlara yönelik ilk atölyeyi başlattı. Kadınların katılımı ile gerçekleştirilen eğitimde; Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı işlenerek, kurutma yöntemleri teknik detaylarıyla anlatıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede verilen eğitimde, uzman personel ve profesyonel ekipmanlar eşliğinde kurutma işlemleri gerçekleştirildi. Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutularak tüketime hazır hale getiriliyor Gıda Mühendisleri eşliğinde gerçekleştirilen atölyede, Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalları, uygun ölçülerde dilimlenerek kurutma ekipmanlarında fırınlanıyor. Yapılan işlemin ardından tüketime hazır olan ürünler, belli gramajlarda paketlenerek etiketleniyor. Atölyeye katılan yurttaşlar teknik detayları öğrenmenin yanı sıra, satış ve tanıtım hakkında da bilgi sahibi oluyor. Portakalları tüm bu işlemlerden geçirerek hazırlayan katılımcılar, doğal bir lezzeti el emeği ile üretmiş olmanın memnuniyetini yaşıyor. Mersin’in yerel ürünlerini tanıtmak, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilere katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen projede, eğitimlerin yapıldığı alanda iş güvenliği ve sağlığı hakkında bilgiler de veriliyor. Katılımcılara üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yapılıyor. Mersin’in yerel lezzetlerini, katma değeri yüksek ürünler haline getirmeyi amaçlayan eğitimlerde, tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması da hedefleniyor. Atölye alanında, üretime yönelik geniş bir teknik altyapı bulunuyor Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilerek yurttaşların hizmetine sunuluyor. Atölye alanında; kan portakalı işlemlerinde kullanılan araçların yanı sıra, hamur yoğurma ve yufka makinesi, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanları, reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanları gibi geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Yerel ürünleri tanıtırken sıfır atık yaklaşımını da göz önünde bulunduran eğitimlerde, üretimde atık oluşumunun azaltılması da sağlanıyor. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri, uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Karacan: “Kurutmadaki amacımız, kan portakalının katma değerini daha da artırmak” Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimi hakkında bilgi veren Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan, “Atölyedeki amacımız, kan portakalını 12 ay boyunca tüketilebilir katma değeri daha da yüksek bir ürüne dönüştürmek. Atölyeye katılan vatandaşlarımız kentten kırsala gelerek, kan portakalının yetiştiği ortamı da görme fırsatı buluyor. Atölyemizde ürünlerin yıkanması, dilimleme kalınlıkları, kurutma sıcaklığı ve süresi, paketleme, etiketleme ve muhafaza koşulları ile ilgili teknik bilgiler veriliyor” sözlerini kaydetti. Atölyede profesyonel ekipmanların kullanıldığını sözlerine ekleyen Karacan, “Atölyemiz her yönüyle çok güzel geçti. Genel olarak insanlar çok isteklilerdi ve ‘Bizler de ürün getirip burada üretim yapabilir miyiz?’ diye sordular” dedi. Üretici kadınlar, bölge ekonomisinin ve yerel kalkınmanın bir parçası oluyor Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimine kızı ile birlikte katılarak, niş ürünler hakkında bilgi sahibi olma fırsatı yakaladığını belirten Berrin Gülerer, “Atölyede çok güzel tanıtımlar yapıldı ve kullanacağımız bilgileri aldık. Mersin hakkında bilmediğimiz bir sürü şeyi öğrendik. Tüm kadınlara tavsiye ediyoruz. Böyle etkinlikleri kaçırmayıp katılsınlar. El emeğiyle doğradığımız kan portakallarımızı, fırınlara kendi ellerimizle koyduk. Her şey çok güzeldi. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Tarım sektöründe çalışan ve narenciyeyle ilgilendiğini dile getiren Aysel Oğuz, “Kan portakalı gerçekten bölgemiz için çok önemli bir ürün. Bu ürünün yurt dışında tanıtımı için, elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Ama öncelikle bunu kendi halkımıza tanıtmamız gerekiyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize çok teşekkür ediyorum. Portakalların hangi şartlarda ve nasıl kurutulacağını, özelliklerini çok güzel anlattılar” ifadelerini kullandı. Atölyenin eğitici olduğu kadar eğlenceli de geçtiğini belirten Selin Tandik, “Kan portakalı gibi niş bir ürünün, kurutma aşamasıyla yeni bir ürüne dönüştürülmesi ve bundan gelir elde edilmesi gerçekten çok güzel. Böyle bir ortamın belediye tarafından sağlanıp desteklenmesi de çok kıymetli. Köylerdeki yaşamın devam edebilmesi için çok fazla desteğe ihtiyaç var. Desteklenmesi gereken bu projeler için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

Edirne Belediyesi Sıfır Atık Market’e Ödül Haber

Edirne Belediyesi Sıfır Atık Market’e Ödül

Edirne Belediyesi’nin sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle hayata geçirdiği Sıfır Atık Market projesi, ulusal çapta ses getirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl hizmete giren ve vatandaşlardan yoğun ilgi gören “Sıfır Atık Market”, Boğaziçi Çevre Ödülleri’nde zirveye yerleşti. Çevre kirliliğiyle mücadele ve geri dönüşümü teşvik etme konusunda örnek projelere imza atan Edirne Belediyesi, başarısını prestijli bir ödülle taçlandırdı. Boğaziçi Üniversitesi Elektroteknoloji Kulübü ve IEEE Öğrenci Kolu tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri töreninde, Edirne Belediyesi "Yılın Geri Dönüşüm Projesi" ödülüne layık görüldü. Ödülün merkezinde, geçtiğimiz yıl Şükrüpaşa Mahallesi’nde açılan ve kısa sürede kentin en uğrak noktalarından biri haline gelen Sıfır Atık Market yer alıyor. Açıldığı günden bu yana yoğun talep gören market, atık yönetimini bir zorunluluktan çıkarıp vatandaş için kazançlı bir modele dönüştürdü. ATIKLAR ÇÖP DEĞİL, KAZANCA DÖNÜŞÜYOR Vatandaşlar; kağıt, plastik, cam, metal ve bitkisel atık yağ gibi geri dönüştürülebilir malzemeleri çöpe atmak yerine Sıfır Atık Market’e getiriyor. Burada tartılan atıklar karşılığında Waste Log Atık Bildir mobil uygulaması üzerinden vatandaşların hesaplarına puan yükleniyor. Vatandaşlar yüklenen bu puanlar sayesinde markette yer alan ürünlere sahip olabiliyorlar. BAŞKAN GENCAN "GELECEK NESİLLERE BORCUMUZ" Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Sıfır Atık Market projesinin gördüğü yoğun ilginin halkın çevre bilincini kanıtladığını belirterek, "Bu ödül, temiz bir Edirne ve sürdürülebilir bir dünya için attığımız adımların ne kadar doğru olduğunun bir göstergesidir" mesajını verdi. Başkan Gencan, bu başarının sadece bir başlangıç olduğu vurgulandı. Akademik dünyanın ve çevreci toplulukların takdirini kazanan proje, Türkiye genelindeki diğer yerel yönetimler için de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

"Hamzabeyli Köyümüz Atölye" Projesi Kapsamında Eğitimler Başladı Haber

"Hamzabeyli Köyümüz Atölye" Projesi Kapsamında Eğitimler Başladı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer’in katılımlarıyla, Hamzabeyli Mahallesi’nde kısa bir süre önce hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, üretici kadınlara yönelik ilk eğitimler başladı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede gerçekleştirilen eğitimlerde, atölyeden yararlanmak isteyen kadın üreticiler birçok konuda bilgi edindi. Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan Gıda Mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından makine ve ekipman tanıtımı yapılırken, Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan ise kapsamlı hijyen eğitimi verdi. Üretici kadınlar atölye alanını gezerek, kurulu ekipmanlar hakkında detaylı bilgi aldı. İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanı Harun Alptekin Topçu, kadın üreticilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vererek; üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yaptı. ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesiyle; kırsalda üretim yapan kadınların bilgi ve ekipman desteğiyle güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaşması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması amaçlanıyor. Atölye sayesinde, ürünlerin katma değerinin daha yüksek hale getirilmesi hedefleniyor Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde yetiştirilen Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı ve nar işlenerek, katma değeri daha yüksek hale getirilecek. Hijyen kurallarına uygun üretim ortamı sayesinde, hem üretici kadınların gelir elde etmesi hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması hedefleniyor. Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilecek. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Üretici kadınlara geniş ekipman desteği ve eğitim imkanı sunuluyor Köyümüz Atölye’de, üretici kadınların ihtiyaç duyduğu pek çok makine ve ekipman ortak kullanıma sunuluyor. Hamur yoğurma makinesinden yufka, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanlarına; reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanlarından tarhana gibi ürünler için öğütme makinesine kadar geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Ayrıca nar taneleme ve sıkma makinesi ile turşu ve konserve yapım ekipmanları da atölyede yer alıyor. Bu donanım sayesinde kadın üreticiler, kendi yetiştirdikleri ürünleri hijyenik ve kontrollü bir ortamda işleyerek katma değeri daha yüksek ürünlere dönüştürebilecek. Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Bölgenin geleneksel tatları, modern üretim teknikleriyle buluşturuluyor Atölye çalışmalarında, sıfır atık yaklaşımı ve yerel lezzetlerin yaşatılması ön planda tutuluyor. Kan Portakalı Reçeli, Kan Portakallı Limonata ve Çikolatalı Kan Portakal Çubukları gibi ürünlerle, hem coğrafi işaretli ürünler değerlendiriliyor hem de üretimde atık oluşumunun azaltılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra Tapı Ekmeği, turunç ve limon ekşisi yapımı, kurutma ve tütsü atölyeleriyle; bölgenin geleneksel tatları modern üretim teknikleriyle buluşturularak, hem kültürel miras korunuyor hem de ekonomik değere dönüştürülüyor. Gürlekoğlu: “Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Gıda Mühendisi olarak görev yapan Döndü Gürlekoğlu, ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de, üretici kadınların Mersin Kan Portakalı ve nar için katma değerli bir üretim yapabileceklerini ve bunun yanı sıra diğer tarımsal ürünleri de katma değerli hale getirebileceklerini anlatarak, “Ürünler, ambalajlamadan etiketlemeye kadar sağlıklı ve güvenilir gıda haline gelecek. Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk” dedi. ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’nin, İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından verilen işletme kayıt belgesine sahip bir yer olduğunu ifade eden Gürlekoğlu, “Burada, ortak kullanım yapmak isteyenlerin kaydını açacağız. Üreticinin ismi ve üreteceği ürünün kaydı alınacak. O kişiye bir teknik personel ataması yapılacak. Teknik personelimiz eşliğinde formları tutularak, ürünlerin izlenebilirliği sağlanacak ve ürünler son haline getirilecek. Böylece kadınlar da kendi ürünlerini güvenli gıda şekline dönüştürerek, satışlarını daha kolay hale getirecek” diye konuştu. “Verdiğimiz eğitimlerle kadınlar, atölyeyi daha aktif ve doğru bir şekilde kullanacak” Atölye’nin ortak alan, eğitim ve diğer birimler olmak üzere kullanım detaylarını da paylaşan Gürlekoğlu; atölyeler sayesinde kentteki vatandaşları kırsala getirerek, proje ve tarımsal ürünlerin tanıtımını yapacaklarını kaydetti. Gürlekoğlu, “Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de kadınların eğitim alarak, ortak kullanıma başlaması gerekiyor. O yüzden ilk olarak makine-ekipman kullanımı, personel hijyeni ve iş sağlığı güvenliği ile ilgili eğitimler düzenledik. Verdiğimiz bu eğitimlerle, mahalledeki kadınlar bu alanı daha aktif ve doğru bir şekilde kullanacaklar. Köyümüz Atölye Projesi’ni biz kurduk, fakat bunun devamlılığını sağlayacak olanlar kadınlardır. O yüzden tarımsal ürünlerini bu alanda üretip, bu alanın devamlılığını sağlamalarını bekliyoruz” ifadelerine yer verdi. Üreten kadınların bir diğer adresi bundan sonra Köyümüz Atölye olacak Bölgenin niş ürünü Kan Portakalı ile birçok ürün elde eden üreticilerden Merve Cömertler, “Köyümüz Atölye’nin açılması, buradaki kadınların ellerindeki ürünleri değerlendirmesi açısından çok iyi oldu. Ben Kan Portakalı üretiyorum ve Kan Portakalı’ndan kurabiye yapıyorum. Burada reçel yapmayı da düşünüyorum. Daha önce lokum denemiştim. Evde kendi başıma üretimler yapıyordum, ama burada gıda teknikeri arkadaşlarla daha bilinçli bir şekilde üretim yapabileceğiz” dedi. Aldıkları eğitim hakkında da bilgi veren Cömertler, “Bugün hijyen eğitimi verildi. Makinelerin kullanımı anlatıldı. Hangi makinenin ne işe yaradığını öğrendik. Atölyede çeşitli makinelerimiz var. Geniş imkanlara sahibiz. Belediyemize ve özellikle Meral Hanım’a, bize böyle bir imkan sundukları için minnettarız. Büyükşehir Belediyemiz, üreten kadına her zaman destek veriyor” diye konuştu. Bir başka üretici kadın Meryem Oktay, eğitim programında Köyümüz Atölye’yi yakından tanıdıklarından bahsederek, “Bahçemizde kan portakalı, zeytin, nar yetiştiriyoruz. Nar ekşisini kaynatmak ve Kan Portakalı’nın reçeli, kurutma makineleri sayesinde daha kolay olacak. Köyümüz Atölye, biz üreten kadınlar için bir armağan oldu. Mesela benim evimde yufka yapmak için müsait bir yerim yok. Buradaki yufka açma bölümü hoşuma gitti. Herkesin ihtiyacını karşılayacak makineler var. Başkanımıza ve Meral Hanım’a teşekkürlerimizi sunuyorum” ifadelerine yer verdi. Üreten kadınlardan Eda Bilgiç, mahallelerinde açılan Köyümüz Atölye’nin kendileri için bir fırsat olduğunu belirterek, “Üretim yapabileceğimiz güzel bir alan oluştu. Herkes evinde bir şeyler üretiyor zaten. Bunu uygun koşullarda, uygun şekilde üretip belediyenin de desteğiyle pazarlamak güzel bir şey. Ben evimde çok fazla tarhana ve erişte yapıyorum. Özellikle köyde yetişen otları kullanarak yaptığım sebzeli eriştelerim de var. Bunları burada uygun koşullarda üretmek benim için de iyi olacak” dedi. Kadınların dayanışmasıyla yapılan ürünlerin, Büyükşehir’in ve Mersinden Kadın Kooperatifi’nin desteğiyle kadınlara bir geçim kaynağı olabileceğini de sözlerine ekleyen Bilgiç, “Hep birlikte üretip pazarlayabileceğiz. Bu açıdan çok önemli bir proje. Köyüm adına çok mutluyum” dedi.

İstanbul Uluslararası Su Forumu İle Dünya Su Kongresi'ne Ev Sahipliği Yapacak Haber

İstanbul Uluslararası Su Forumu İle Dünya Su Kongresi'ne Ev Sahipliği Yapacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen iftar programında çiftçilerle bir araya geldi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin başta su ve gıda israfı olmak üzere birçok alanda politika belirleyici konumda olduğunu belirterek, "İstanbul bu yıl Uluslararası Su Forumu, gelecek yıl 20. Dünya Su Kongresi'ne ev sahipliği yapacak. İşte bunlar, tarım alanında güçlü olan Türkiye'nin tarım diplomasisinde de aktör olduğunun en büyük göstergesidir." dedi. Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen çiftçilerle iftar programında yaptığı konuşmada, toprağı alın teriyle yoğuran, üretimi ibadet bilerek çalışan tüm çiftçilerin ramazan ayını tebrik ettiğini söyledi. Çiftçilerin Türkiye'nin görünmeyen ama vazgeçilmez kahramanları olduğunu ifade eden Yumaklı, "Bu kahramanlığınızı, en sıcak yaz günlerinde, en çetin kış şartlarında, yağmurda, çamurda, üretimden vazgeçmeyip tarlanıza, ahırınıza koştuğunuzda gösterdiniz." diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, çiftçilerin alın terini berekete dönüştürenler olduğunu anlatarak, şöyle devam etti: "Siz, toprağa düşen her tohumu, bu milletin yarınlarına atılmış bir imza gibi görenlersiniz. Siz sofralara gelen her lokmada emeği, sabrı ve şükrü olanlarsınız. Ailenizin, çocuklarınızın rızkı için çalışırken, aynı zamanda 85 milyonun rızkına omuz verdiniz. Çünkü, bir avuç buğdayın, bir damla sütün, bir kasa sebzenin sadece ürün değil, bağımsızlık meselesi olduğunu en iyi siz bilirsiniz. İyi ki varsınız, iyi ki bu toprağa sevdalısınız." "TÜRKİYE, HER ALANDA BAŞARILARA İMZA ATMAYA DEVAM EDİYOR" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesiyle devletin destekleri ve üreticilerin azmiyle bugün tarımsal hasılada Türkiye'nin Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu anlatan Yumaklı, bunları yeterli görmediklerini dile getirdi. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin potansiyelini daha çok çalışarak, çiftçilerle omuz omuza vererek daha üst seviyeye çıkaracaklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bitkisel üretim ve hayvancılıkta başlattığımız üretim planlamasıyla, kırsal kalkınma desteklerimizle, yeni projelerimizle, organize tarım bölgelerimizle, su ve sulama yatırımlarımızla, gençleri ve kadınları üretime daha güçlü dahil ederek tarımda yeni bir sıçrama dönemini birlikte gerçekleştiriyoruz. Türkiye, her alanda başarılara imza atmaya devam ediyor. Tarımdan enerjiye, sağlıktan eğitime, savunma sanayiden dış politikaya geldiğimiz nokta ortada. Türkiye, bölgesinden öte küresel bir aktör olarak yerini almış durumda. Bu sadece siyaset ve ekonomi alanında geçerli değil. Bugün tarım diplomasisinde de önemli işlere imza atıyoruz." Türkiye'nin başta su ve gıda israfı olmak üzere birçok alanda politika belirleyici konumda olduğunu belirten Yumaklı, "Su verimliliği seferberliği, sıfır atık hareketi artık Türkiye'nin değil dünyanın gündeminde. İstanbul bu yıl Uluslararası Su Forumu, gelecek yıl 20. Dünya Su Kongresi'ne ev sahipliği yapacak. İşte bunlar, tarım alanında güçlü olan Türkiye'nin tarım diplomasisinde de aktör olduğunun en büyük göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası Belirlendi Haber

Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası Belirlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, Sıfır Atık Vakfı’nın organizasyonu ve Gaziantep Valiliği’nin himayesinde, 81 ilde “Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık” temasıyla düzenlenen “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları”nın Gaziantep ayağı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla gerçekleştirilen sonuç konferansıyla tamamlandı. Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın vizyonu ve himayelerinde, israfla mücadelede yerel çözümlerin ulusal politikalara dönüştürülmesini amaçlayan çalıştayların Gaziantep bölümü, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen sonuç konferansıyla sona erdi. Programa Bakan Yumaklı’nın yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri ile il protokolü katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gazi şehirde yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar ürettiğini ortaya koyduğunu belirterek, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin evsel atıklardan enerji üretimi projesi ile yürütülmesinde ortak olduğu “Geri Dönüşüm Evde Başlar” ve “Yeşil Antep” projelerini güçlü örnekler olarak nitelendirdi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve gönüllüler; dört ana başlık altında oluşturulan 14 tematik masa aracılığıyla yürüttükleri çalışmalar sonucunda, Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası’nı şekillendirdi. Çalışmalarda; kent ölçeğinde somut politika önerileri, kısa, orta ve uzun vadeli uygulama ve izleme mekanizmaları ile ulusal hedeflerle uyumlu şehir ölçekli dönüşüm stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Konferansta çalıştay çıktıları ile “Şehir Sıfır Atık Hedef Belgesi”ne ilişkin sunum, İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Vekili Harun Topçu tarafından gerçekleştirildi. GAZİANTEP, İSRAFLA MÜCADELEDE VE SIFIR ATIK HAREKETİNDE YALNIZCA BİR UYGULAMA ALANI DEĞİL, AYNI ZAMANDA GÜÇLÜ BİR KÜLTÜREL BEŞİKTİR Programda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sakarya ve Muğla’nın ardından Gaziantep’te düzenlenen toplantının, yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin ulusal politikalara entegre edilmesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Konuşmasında Gaziantep’in coğrafi işaret başarısına da değinen Yumaklı şunları söyledi: “Bu toplantının Gaziantep’te gerçekleştirilmesi tesadüf değildir. Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil, tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep’te yetiştirilmektedir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep’te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep’in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dâhil edilen Türkiye’nin ilk şehridir. Bu unvan; Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep, israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir.” Bakan Yumaklı, konuşmasının devamında; dünyada yaşanan iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçildiğine dikkat çekti. Türkiye’de gıda israfı, su verimliliği ve sıfır atık konularında yürütülen çalışmalar ile ev sahipliği yapılan uluslararası etkinliklere değindi. GAZİANTEP’TE YÜRÜTÜLEN YEREL UYGULAMALAR, SIFIR ATIK YAKLAŞIMININ YEREL ÖLÇEKTE SOMUT VE ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR ÜRETTİĞİNİ AÇIKÇA GÖSTERİYOR Konuşmasının son bölümünde Bakan Yumaklı, küresel platformlarda belirlenen hedeflerin gerçek karşılığının şehirlerde görüleceğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun–çözüm–hedef–izleme yaklaşımı sayesinde, bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak Yerel Sıfır Atık Hedef Belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir. Gaziantep’te yürütülen yerel uygulamalar, sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça göstermektedir. Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. “Geri Dönüşüm Evde Başlar” ve “Yeşil Antep” gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkân tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’nın; elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum.” ŞAHİN: GAZİANTEP SIFIR ATIĞIN ANA ŞEHRİ OLACAK Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise konuşmasında kurum olarak sıfır atık konusuna verdikleri önemi vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün Birleşik Milletler Gaziantep'i yirmi şehir içerisinde bizi layık gördüyse bu bir takım işidir. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın gelir gelmez Paris Antlaşması'ndan çıktığına şahit olduk. Ama Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ismini değiştirdik. Şehir ve Şehircilik Bakanlığı'nın yanına İklim Değişikliği’ni koyduk ve vakfı kurduk, ajansı kurduk. Bu bir duruştur. Bugün Saygıdeğer Bakanım bizi uyardı. Su savaşları başlayacak. Biz OECD'nin şampiyon şehriyiz. Burada bir çalışma yaptı. Burada katılımcılık, kapsayıcılığı sağlandı. EBRD bütün Türkiye'yi inceledi. Şu anda Yeşil Şehir olan tek şehriyiz. Avrupa Konseyi bize on altı oyla Euro Prize onur ödülünü verdi. Akıllı Şehir, yeşil şehir sosyal dönüşüm. Bu şehir vazgeçmeyenlerin şehri. O yüzden kazananların şehri olacak. Gaziantep sıfır atığın ana şehri olacak. Sıfır atığın COP31'de ana temsilcisi olmaktan bu yirmi şehirden bir olmaktan çok mutluyuz. Sıfır atıkla değiştireceğiz. Birlikte değiştireceğiz. Sıfır atık, sıfır açlık demek. Bunu birlikte başaracağız.” VARANK: TÜRKİYE’DEKİ İYİ ÖRNEKLERİMİZİ DÜNYAYLA PAYLAŞACAĞIZ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, 2017 yılından bu yana geri dönüşüm alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek şöyle konuştu: “2017’den bugüne geldiğimiz süreçte çok uzun yollar kat ettik. İlk başladığımızda atıkların dönüşüm oranı Türkiye'de yüzde 13’ken bugün yüzde 36. Net sıfır emisyon hedefimiz 2053 tarihinde. Süreçte geldiğimiz gün itibariyle COP31'in Türkiye'ye gelme sürecinde aslında biz, yerel belediyelerimiz, milletvekillerimiz, tüm paydaşlarımız, kamu kurumlarımız, bakanlıklarımız hep birlikte mücadele ettik ve ev sahibi ve başkanlığı almayı başardık. Bu toplantıda çevreye dair, iklim değişikliğine dair ne varsa konuşacağız. İşte bütün dünyanın iklimle ilgili gibi görülen ama tüm konuların iklim başlığı altında konuşulduğu bu konferansta dünyanın diplomasisi on gün için İstanbul ve Ankara'da. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu bir vizyonu şimdiye kadar çok geniş kitlelere yaymayı başardık. Biz bu süreçte seksen bir ilde yapacağımız bu toplantıları tamamlayarak bunların bütün dünyayla paylaşıp ajandamızın artık uygulamaya geçme kısmının ilk adımlarını atmış olacağız. Türkiye'de bizim iyi örneklerimizi dünyayla paylaşacağız. Bunu çok önemli bir fırsat olarak görüyorum ve tüm gençlerin tüm halkımızın bu sürece katkı vermesini canı gönülden istiyorum.” ÇEBER: GAZİANTEP OLARAK SIFIR ATIK KONUSUNDA ÇALIŞMAYA GAYRET EDİYORUZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise sıfır atık konusunun artık akademik çevrelerin ötesine geçerek toplumun geneline yayıldığını belirtti ve şunları söyledi: “Bu tip toplantılar, bana dünya gezegeninin insanoğluna doğru yıllarca yıllardır yaptığı çığlığın duyulmaya başladığını ifade edilen ortamlar gibi geliyor. Evet dünya bize yıllardır bas bas bağırıyor. ‘İnsanoğlu sen beni çok hor kullanıyorsun. Bana çok kötü davranıyorsun. Doğamı, yani insanoğlunun ayak bastığı her yeri kirletiyorsun’ diye uzun süredir bağırıyor. İşte bu toplantılar ve benzerleri artık bu çığlığın duyulmaya başladığını sanki bana ifade ediyor. Ama bir taraftan da işte bu ortamlarla bazı kıvılcımları sanki görmeye başlıyoruz. İnsanoğlu dünyanın çığlığını sanıyorum duydu. Özellikle yeni nesil beni çok umutlandırıyor. Biz de Gaziantep olarak sıfır atık konusunda çalışmaya gayret ediyoruz. Birçok projeyi başlattık. Birçok projeyi uygulamaya koyduk.” COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı’nın çalışmalarına değinerek Gaziantep’in Birleşmiş Milletler tarafından seçilen 20 şehir arasında yer almasının önemli bir başarı olduğunu ifade etti. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir politika değil; aynı zamanda ekonomik, toplumsal ve kültürel bir dönüşümün temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Haluk Kalyoncu ise üniversitenin sıfır atık konusundaki çalışmalarının artarak süreceğini belirtti. Programın devamında plaket takdimi gerçekleştirildi. Konferans kapsamında ayrıca protokol üyeleri, Gaziantep’in öne çıkan “Sıfır Atık Uygulama Örnekleri”nin yer aldığı sergi alanını ve Gaziantep Sıfır Atık stantlarını ziyaret etti.

Başkan Aşgın Danimarka’da Enerji Kentleri Modelini İnceledi Haber

Başkan Aşgın Danimarka’da Enerji Kentleri Modelini İnceledi

Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Danimarka-Türkiye Sektörel İş Birliği kapsamında düzenlenen Belediyeler Arası Bilgi Paylaşımı Çalışması’na katılarak; fosil yakıtsız, çevreci ve sürdürülebilir şehircilik uygulamalarını yerinde inceledi. Danimarka’da gerçekleştirilen Danimarka–Türkiye Sektörel İş Birliği Belediyeler Arası Bilgi Paylaşımı Çalışması’nda enerji verimliliği, çevre politikaları ve sürdürülebilir şehircilik uygulamaları ele alındı. Türkiye’den bakanlık yetkilileri, belediye başkanları ve akademisyenlerin katıldığı çalışma ziyaretinde, Danimarka’nın enerji alanında hayata geçirdiği örnek uygulamalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ziyarette, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nı temsilen Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanı Dr. Bilal Düzgün, Bakan Yardımcısı Danışmanı Özgür Yılmaz ile EVÇED Isı ve Kojenerasyon Grup Koordinatörü Burhan Güldibi yer aldı. Heyette ayrıca Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger, Afyon Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş, AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkan Yardımcısı Mustafa Kenan Yılmaz ile Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da bulundu. Danimarka Enerji Ajansı yetkilileri ise program boyunca çalışmalara eşlik etti. Ziyaret kapsamında Aurus Jeotermal Tesisi, Kalundborg ve Svebolle saha ziyaretleri, Hoje Taastrup Isı Pompası ile Amager Bakke Enerji Tesisi incelendi. Danimarka’nın, kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtları neredeyse hiç kullanmadan şehirlerini ve sanayi kuruluşlarını ısıtıp soğutabilen enerji sistemleri dikkat çekti. Sap, saman, ağaç artıkları, dal ve benzeri katı atıkların biyokütle olarak değerlendirildiği tesislerin; ısı pompaları ve ısı üretim-transfer merkezleriyle entegre şekilde çalıştığı ve sıfır atık anlayışıyla kurulan bu sistemlerin, enerji alanında dışa bağımlılığı büyük ölçüde ortadan kaldırdığı ifade edildi. Programın ülkemiz açısından önemli kazanımlar sağladığını belirten Başkan Aşgın, enerji alanında edinilen yeni vizyonun yol gösterici olduğunu belirtti. Danimarka’da incelenen uygulamaların; ülkemizde yenilenebilir enerji yatırımları ve atıkların enerjiye dönüştürülmesine yönelik çalışmalara katkı sunacağını ifade etti. “Başkan Aşgın, ziyaretler kapsamında Danimarka’nın ikinci büyük şehri olan Aarhus’un Belediye Başkanı Anders Winnerskjold ile de bir araya geldi. Aşgın, görüşme sonunda Winnerskjold’a Hitit Güneş Kursu figürü hediye etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.