Hava Durumu

#Silajlık Mısır

Kırsal Haber - Silajlık Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silajlık Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Silajlık Mısırlar Küçük Aile İşletmelerine Ücretsiz Ulaşacak   Haber

Silajlık Mısırlar Küçük Aile İşletmelerine Ücretsiz Ulaşacak

Ankara Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyecek ve yerli üreticilere ekonomik yönden katkı sağlayacak çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü olan ATA Çiftliği’nde, 2026 üretim sezonunun son hasadı olan silajlık mısırın hasadı yapıldı. Ankara Büyükşehir’in, öz kaynaklarıyla üretilen mısır silajları ücretsiz olarak küçük aile işletmelerine dağıtılacak. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal kalkınmayı desteklemek ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere katkı sağlamak amacıyla tarımsal üretim çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda ATA Çiftliği’nde, 2026 üretim sezonunun son hasadı olan silajlık mısır hasadı yapıldı. YERLİ ÜRETİCİYE TAM DESTEK Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yetiştirilen mısırların, üretimden depolamaya kadar tüm süreci titizlikle yürütülüyor. Belediye personelleri tarafından modern makine ve ekipmanlarla arazide biçimi yapılan mısırlar, özel olarak paketleniyor. Ardından olgunlaşma süreci için istiflenip depolanıyor. Silajlık mısırlar, olgunlaşma süreci bittikten sonra Ankara genelinde hayvancılık üretimi yapan küçük aile işletmelerine ücretsiz olarak ulaştırılacak. Bu uygulamayla hem tarımsal üretime katkı sağlanıyor hem de hayvancılıkla uğraşan küçük aile işletmelerinin girdi maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. SİLAJLIK MISIRLAR YERLİ ÜRETİCİYE ÜCRETSİZ VERİLECEK Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Yüksek Ziraat Mühendisi Volkan Dinçer, ATA Çiftliği’nde 2026 üretim sezonunun son hasadını yaptıklarını belirterek, “Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak ATA Çiftliği’mizde, 2026 sezonunun en son hasadını yapıyoruz. Burada silajlık mısır üretimimiz var. İlk olarak nisan ayında ektiğimiz mısırlarımızın, tarlada biçimlerini gerçekleştiriyoruz. Biçimleri yapıldıktan sonra paketleme alanına getirip paketliyoruz. Bir olgunlaşma süresi var, bu olgunlaşma süresinden sonra da Ankara genelinde hayvancılıkla uğraşan küçük aile işletmelerimize dağıtımı ücretsiz olarak gerçekleşecektir” dedi.

Menteşe’de Yayla Kavunu ve Ata Sebzelerinde Hasat Heyecanı Haber

Menteşe’de Yayla Kavunu ve Ata Sebzelerinde Hasat Heyecanı

Muğla’nın Menteşe ilçesinde, yöreye özgü Yayla kavunu ile Ata tohumlarından yetiştirilen sebzelerin hasadı gerçekleştirildi. Karabağlar Yaylası’nda düzenlenen hasada Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ile beraberindeki teknik ekip katıldı. Menteşe’de yöresel tarım ürünlerinin korunması, üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi ve Ata tohumlarının yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında hasat gerçekleştirildi. Ata sebzeleri yetiştiricisi Mehmet Yıldız’a ve Yayla kavunu üreticisi Halise Dural’a ait bahçelerde gerçekleştirilen hasatta, Ata tohumlarından elde edilen sebzeler ile Muğla’nın kendine özgü lezzetiyle öne çıkan Yayla kavunları toplandı. Hasada; Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Süreyya Can, Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eren Kaçmaz ve teknik personel katıldı. Karabağlar Yaylası’nda Geleneksel Üretim Sürüyor Hasat programında açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Karabağlar Yaylası’nın kendine özgü bitki örtüsü, doğal yapısı ve tarımsal üretim kültürüyle Muğla açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Baydar, Karabağlar Yaylası’nın jeomorfolojik yapısı ve Muğla iklimi nedeniyle kış aylarında yoğun yağış aldığını, bazı bölümlerin kısa süreli olarak su altında kaldığını ifade etti. Yaz aylarında ise yaylanın hem üretim hem de yaşam alanı olarak kullanıldığını belirten Baydar, geleneksel üretim kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi. Koruma altında bulunan Karabağlar Yaylası’nın kendine özgü “irim”leriyle de dikkat çektiğini belirten Baydar, yağışlı dönemlerde ulaşım yollarının aynı zamanda drenaj kanalı işlevi gördüğünü kaydetti. Yayla Kavunu Susuz Yetiştiriliyor Karabağlar Yaylası başta olmak üzere Düğerek, Ortaköy ve Orhaniye mahallelerinde yaklaşık 400 dekar alanda Yayla kavunu yetiştiriciliği gerçekleştiriliyor. Mayıs ayında toprak tava geldiğinde dikimi yapılan kavunlar, üretim sürecinde sulama yapılmadan yetiştiriliyor. İki kez çapalama ve boğaz doldurma işlemlerinin ardından kavunların hasadı ağustos sonu ile eylül başında gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 3-4 kilogram ağırlığa ulaşan Yayla kavunları, ağırlıklı olarak kışlık tüketim amacıyla değerlendiriliyor. Sapından koparıldıktan sonra tarlada bir gün bekletilen ve sap kısmı mühürlenen kavunlar pazara sunulabildiği gibi askıya alınarak kış aylarında da tüketilebiliyor. Muğla’nın geleneksel Yayla kavunları; Paris, Pıtraklı ve Hırsız Almaz gibi yerel isimlerle anılıyor. Paris Kavunu Altı mühürlü, dilimli veya dilimsiz düz kışlık tipleri bulunan Paris çeşidi, kendine özgü aroması ve kokusuyla öne çıkıyor. Haziran ayında ekimi yapılan çeşit, uygun koşullarda nisan ayına kadar saklanabiliyor. Uzun süre muhafaza edilebilmesi ve lezzeti nedeniyle üreticiler tarafından tercih ediliyor. Pıtraklı Kavun Karabağlar Yaylası’na özgü geleneksel yerel çeşitlerden biri olan Pıtraklı kavun, kabuğundaki pıtraklı ve dokulu görünümüyle tanınıyor. İnce kabuğu, kendine özgü kokusu ve aromasıyla dikkat çekiyor. Hırsız Almaz Kavunu Yaylanın bereketli topraklarında sulama yapılmadan yetiştirilen Hırsız Almaz çeşidi ise hem kültürel değeri hem de kendine özgü görünümüyle biliniyor. Şekli nedeniyle yörede bu isimle anılan kavunun dış görünümünün aksine iç kısmının oldukça lezzetli olduğu belirtiliyor. Kırkağaç Kavunuyla Ürün Çeşitliliği Artırılıyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen TAKE projeleri kapsamında, TAGEM Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle temin edilen ve yüzde 75 Bakanlık hibesiyle desteklenen Kırkağaç çeşidi kavun tohumları da üreticilerle buluşturuldu. Yuvarlak yapısı, çizgili görünümü, sıkı eti ve tatlı aromasıyla öne çıkan Kırkağaç kavunu, yüksek verimiyle de dikkat çekiyor. Yaklaşık 7-8 kilogram ağırlığa ulaşabilen çeşidin, 1963’ten günümüze Ata Sebzeleri Projesi kapsamında korunan yuvarlak tipinin tamamen yerli ve Ata tohumu niteliğinde olduğu belirtildi. Her türlü toprakta yetiştirilebilen Kırkağaç kavununun, kendi tohumundan yeniden üretilebilmesi ve diğer kavun çeşitlerine göre daha uzun süre dayanabilmesi üreticiler açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Ata Sebzeleri Projesiyle 5,5 Milyondan Fazla Fide Üreticiyle Buluşturuldu Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projeleri kapsamında, 2021 yılında başlatılan ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile birlikte yürütülen Ata Sebzeleri Projesi kapsamında önemli miktarda üretim gerçekleştirildi. Proje kapsamında 2025 yılına kadar toplam 5 milyon 560 bin adet fide üreticilerle buluşturulurken, Ata Sebzeleri Projeleri için toplam 8 milyon 255 bin TL kaynak ayrıldı. 2026 yılında ise 2 milyon 177 bin TL bütçe ile 200 bin domates, 210 bin biber ve 90 bin patlıcan fidesinin yanı sıra 20 kilogram kavun, 20 kilogram kınalı bamya ve 1 kilogram marul tohumu olmak üzere toplam 500 bin Ata sebze fidesi ve 40 kilogram Ata tohumu, il genelinde 500 üreticiye yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle dağıtıldı. Ata Tohumları Üreticilere Katkı Sağlıyor Ata sebzelerinin yüksek adaptasyon kabiliyeti ve üreticilerin kendi tohumlarını sonraki yıllarda yeniden kullanabilmesi, projenin öne çıkan yönleri arasında yer alıyor. Ata tohumlarından elde edilen ürünler ise kendine özgü tat, doku, koku ve aromalarıyla pazarda ilgi görüyor. Muğla’nın sahil ve yüksek kesimlerinde gerçekleştirilen üretimler sayesinde yaklaşık 9 ay boyunca açıkta sebze üretimi yapılabiliyor. Proje kapsamında üreticilerin daha az tarımsal ilaç ve gübre kullanarak kaliteli ürün elde etmeleri hedefleniyor. Özellikle kadın üreticilerden projeye yönelik olumlu geri dönüşler alındığı ve Ata Sebzeleri Projesi’nin kadın üreticilere istihdam imkânı oluşturduğu ifade edildi. Yem Bitkileri Üretimi de Destekleniyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2026 yılında kaba yem ihtiyacının karşılanmasına yönelik yem bitkileri üretim projeleri de hayata geçirildi. Bu kapsamda yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle 100 üreticiye 1000 dekar alanda kullanılmak üzere silajlık mısır tohumu temin edildi. Üretimin yüzde 50’sinden fazlasının damla sulama sistemiyle gerçekleştirilmesi sağlandı. Ayrıca 94 üreticiye 2000 dekar alanda üretim yapılmak üzere sorgum tohumu temin edildi. Hedef Sürdürülebilir Tarım Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yürütülen projelerle üreticilerin desteklenmesi, yerel ve Ata tohumlarının korunarak gelecek nesillere aktarılması, tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyor. İl Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, “Sürdürülebilir tarım ve çevre bilinciyle üreticimizi destekleyerek üretime katkı sunmak. Üretimin ve emeğin yanındayız.” mesajı verildi.

Kocaeli Tarımında Çift Hasat Dönemi Haber

Kocaeli Tarımında Çift Hasat Dönemi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere yüzde 75 hibe desteğiyle sağlanan yem bitkisi tohumları tarlalarda boy verdi. Çiftçiler bir yandan hasat mesaisini sürdürürken, tamamlanan tarımsal sulama yatırımlarıyla birlikte tarım arazileri suya kavuştu. Hayata geçirilen sulama yatırımları sayesinde verimli topraklarda üretim imkânları genişlerken, aynı araziden yılda iki ürün alınmasının da önü açıldı. YÜZDE 75 HİBELİ DESTEK, TARLADA ÜRÜNE DÖNÜŞÜYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak, tarımsal üretimi artırmak ve hayvancılığın sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği destekler, tarlalarda karşılığını buluyor. Büyükşehir tarafından geçen dönem yüzde 75 hibeyle dağıtılan yem bitkisi tohumları toprakla buluştuktan sonra büyüyüp gelişirken, üreticiler de suyla bereketlenen topraklardaki silajlık mısırların hasadını biçerdöverlerle sürdürüyor. BİR TARLADAN YILDA İKİ ÜRÜN ALINIYOR Selimköy Mahallesi’nde çiftçilik yapan ve aynı zamanda mahalle muhtarı olan Emin Akçay da Büyükşehir’in tarımsal desteklerinden yararlanan üreticiler arasında yer alıyor. Akçay, 50 dönümlük arazisinde ilk ürün olarak Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 75 hibeli desteğiyle süt otu yetiştirdi. Süt otunun hasadının ardından aynı araziye ikinci ürün olarak silajlık mısır eken Akçay, şimdi mısır hasadı gerçekleştiriyor. Boy atan ve gelişimini tamamlayan silajlık mısırlar, büyükbaş hayvanların yem ihtiyacının karşılanmasında kullanılacak. Üretici açısından önemli bir girdi olan yem, böylece araziden elde edilen ürünle karşılanırken, fazla üretim de ekonomik bir değer oluşturuyor. SU GELDİ, TOPRAK BEREKETLENDİ Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal sulama yatırımları da üreticinin yüzünü güldürüyor. Bölgede kapalı devre sulama kanalının tamamlanarak devreye alınmasıyla birlikte tarım arazileri düzenli ve güvenilir sulama imkânına kavuştu. Sulama imkânlarının olmadığı dönemde aynı araziden yılda yalnızca bir ürün alabildiklerini belirten üreticiler, sulama sisteminin tamamlanmasıyla ilk ürünün ardından ikinci ürünü yetiştirebiliyor. Böylelikle hem toprağın üretim kapasitesi artıyor hem de çiftçinin aynı araziden elde ettiği ekonomik değer yükseliyor. Sulama imkânlarının artması, kuraklık endişesini de azaltırken ürünlerin gelişimine olumlu katkı sağlıyor. Yeterli suya kavuşan tarım arazilerinde yem bitkileri daha güçlü şekilde gelişiyor, üreticinin verim beklentisi yükseliyor “TOPRAĞIMIZ SUYA DOYDU, VERİM ARTTI” Kandıra Selimköy Mahalle Muhtarı olan ve aynı zamanda üretim yapan Emin Akçay, Büyükşehir Belediyesi’nin tohum ve sulama desteklerinin üretim açısından önemli bir imkân sağladığını belirterek şunları söyledi: “50 dönüm arazimizde önce süt otu ektik ve hasadını yaptık. Ardından aynı yere silajlık mısır ektik. Daha önce sulama imkânımız olmadığı için yılda bir ürün alabiliyorduk. Sulama kanalının tamamlanmasıyla birlikte topraklarımız suya kavuştu. Şimdi ilk ürünün ardından ikinci ürünü de yetiştirebiliyoruz. Bu hem verimimizi hem de kazancımızı artırdı.” Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 75 hibeli yem bitkisi tohumu desteğinin maliyetleri önemli ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Akçay, “Destekleri ve sulama yatırımları için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyoruz” dedi.

Çiftçiler Dert Yandı: "12 Bin Liraya Dolan Depo, Şimdi 20 Bin Liraya Dolmuyor!" Haber

Çiftçiler Dert Yandı: "12 Bin Liraya Dolan Depo, Şimdi 20 Bin Liraya Dolmuyor!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde çiftçilerle bir araya gelerek tarım sektöründe yaşanan sorunları dinledi. Bu yıl farklı ürünlerde rekoltenin yüksek olmasının beklendiğini belirten Gürer, yüksek rekoltenin çiftçinin gelirinin de yüksek olacağı anlamına gelmediğine dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetleri ile ürünlerin düşük alım fiyatları arasında sıkışan üreticinin yaşadığı sorunların giderek büyüdüğünü söyledi. Gürer, “Bu yıl rekoltenin farklı ürünlerde bol olması bekleniyor. Ancak bunun bol olması üreticinin, çiftçinin gelirinin de yüksek olması anlamına gelmiyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Düşük alım fiyatlarından dolayı çok yerde ürün beklenen faydayı çiftçiye sağlayamadı. Niğde’nin Bor ilçesindeyiz. Burada arpa eken, buğday eken, mısır eken ve pancar eken üretici, doğal olarak girdi maliyetleri arttığı için ‘Kazancımız girdi maliyetine göre düşük kalıyor’ diyor.” diye konuştu. ÇİFTÇİ: “DURUM KÖTÜ, ÜRÜNÜMÜZ PARA ETMİYOR” Bor ilçesinde üretim yapan çiftçiler ise buğday ve mısır ektiğini belirterek yüksek maliyetlerden ve ürünlerin para etmemesinden yakındılar. Çiftçiler, “Bu sene buğday, mısır ektik. Durum kötü. Para etmiyor” dedi. Gübre ve mazot fiyatlarının üreticiyi zorladığını belirteler Çiftçiler , “Gübreyi en son 39 liradan kilosunu almıştım. Gübre, mazot 80 lira. Mazot aldı başını gidiyor. Elektrik de aynı şekilde. Şu anda çiftçinin durumu yatsın kalksın ağlasın” ifadelerini kullandı. Çiftçi olarak destek istemediklerini söyleyen çiftçiler , asıl beklentilerinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi olduğunu belirterek, “Bize destek vermesinler. Destek istemiyoruz biz. Desteği de büyükler alıyor. Bizim elektriğimizi, gübremizi, ilacımızın fiyatını düşürsünler. Destek onların olsun. 1 lira destek veriyorsa bizden 100 lira gidiyor. Nasıl çıkacağız bunun içinden?” diye konuştu. GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ Çiftçinin taleplerinin destekten ziyade üretim maliyetlerinin düşürülmesi noktasında yoğunlaştığını belirten Gürer, çiftçilere , “Siz diyorsunuz ki girdi maliyetleri düşürse, maliyetimiz uygun bir yere gelirse, çiftçi refahı içinde girdi maliyetine artı bir makul kâr bize yeter diyorsunuz. Bir şey istemiyorsunuz değil mi?” diye sordu. Ömer Fethi Gürer, üreticinin bir yıl boyunca emek vererek yetiştirdiği ürünün tarladan çıktıktan sonra çok daha yüksek fiyatlarla tüketiciye ulaştığını belirterek, “Şimdi biz çiftçilerimize konuşurken diyorlar ki biz aynı zamanda ürettiğimizin dışında satın alanız. Eğer bizim girdi maliyetlerimiz düşük olursa, ürün uygun fiyatta da üretildiği zaman piyasada uygun oluşur. Ama bizden ürün çıktı mı 4-5 kat fiyatta başkaları bu işten para kazanıyor. Biz bir yıl emek veriyoruz. Bir yıl emek veren para kazanamıyor ama bunu alıp götürüp satan para kazanıyor.” dedi. ENFLASYONU ÇİFTÇİNİN SIRTINDAN DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR Çiftçiler ise ürünün tüketiciye ulaşmasındaki maliyetlerin de yüksek olduğunu belirterek, aracı ve nakliye maliyetlerine dikkat çekti. Bir çiftçi, “Şimdi satana da bir şey demiyoruz. Mazot pahalı, yol pahalı, nakliye pahalı. O adam da üstüne koyacak. Her şey girdi maliyetlerinden geliyor yani sonuçta. Mazot, nakliye. Adam otobana çıktı mı dünyanın yol parasını veriyor” dedi. Yaşanan tablonun enflasyonla da doğrudan bağlantılı olduğunu savunan çiftçi, “Enflasyonu çiftçinin sırtından düşürmeye çalışıyorlar. Başka bir şey değil. Ürün para etmesin, enflasyonumuz düşük görünsün. Başka bir şey değil” ifadelerini kullandı. “SİLAJLIK MISIRDA ALAN YOK, TALEP YOK” Çiftçiler, silajlık mısır üretiminde de geçen yıla göre fiyatların düştüğünü ve ürünlerini satmakta zorlandıklarını anlattı. Bir üretici, “Bu sene silajlık mısır diktik. Silajlıkta fiyatlar geçen yıla göre düşük. Alan yok şu anda. Talep yok” dedi. Mısır üreticisi Necip Gök de geçen yıl ile bu yıl arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek, “Geçen sene 2 buçuğa verdiğimiz mısırı şu anda bin 800 liraya veriyoruz. Geçen yılın altında fiyatta satamıyoruz.” diye konuştu. EMEKLİ ÇİFTÇİ: “SALÇAYLA SOĞAN YİYORUM” Çiftçi Ahmet Eren ise hem emekli maaşı hem de tarımsal üretim maliyetleri nedeniyle geçinemediğini söyledi. “Emekliyim. Aldığım emekli parasını, su parasına yetiştiremiyorum. 25 lira, 23 lira maaş alıyorum. Yemiyorum, içmiyorum. Salçayla soğan yiyorum. Su parasını anca karşılıyor” diyen Eren , sulama maliyetlerinin de üreticinin yükünü artırdığını ifade etti. Eren , “Sulama parası da yüksek. Saati 500 lira” dedi. Mazot fiyatlarındaki artışın traktör kullanım maliyetlerini de katladığını belirten Eren , “Geçen yıl mazotun litresi 44 liraydı. Bu sene 80 liraya çıktı. Şu an daha da artıyor. Geçen sene benim traktörümün deposu 12 bin lira doluyordu. Şimdi 20 bin lira dolmuyor.” Girdi maliyetlerinin neredeyse tamamında büyük artış yaşandığını belirten çiftçi , “Tabii traktörün kontağını çevirdiğinizde geçen yıla göre katlamış oldu. Gübre katladı. Ama mahsulün fiyatı bir türlü katlamıyor” diye konuştu. “TARIM, MİLLİ GÜVENLİK KADAR ÖNEMLİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise farklı bölgelerde çiftçilerle yaptığı görüşmelerde benzer sorunlarla karşılaştığını belirterek, üreticilerin tarımı bırakmak istemese de başka seçeneklerinin olmadığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Genelde nereye gitsek çiftçi arkadaşların söylediği şu: ‘Yapacak başka işimiz yok. Traktör var, arazi var. Gidip de bir sanayi kuruluşunda çalışma şansımız da yok. Eve ekmek anca buradan geliyor. Onun için de bunu sürdürüyoruz diyorlar.” şeklinde konuştu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Gürer, üreticinin üretimden kopmasının ülke açısından ciddi sonuçlar doğuracağını ifade ederek, “Tarım, milli güvenlik kadar önemli. Stratejik bir alan. Birden çok ürünümüz tarlada çiftçimiz ürettiği halde değer bulmayınca doğal olarak onların üretimden uzaklaşması, çocuklarının tarımdan kopması ülke geleceği açısından da sorun” dedi. Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yeten bir ülke olduğunu ancak bugün birçok üründe dışa bağımlı hale geldiğini savunan Ömer Fethi Gürer, “Yani biz kendi kendine yeten bir ülkeyken bugün için farklı ürünlerde artık dışa bağımlıyız. 21 üründe arz açığımız var” ifadelerini kullandı. “BUĞDAYI, ARPADA, FASULYEDE, NOHUTTA, MERCİMEKTE DIŞARIDAN ÜRÜN GETİRİYORUZ” Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin tarımsal üretimde sahip olduğu potansiyele rağmen bazı temel ürünlerde ithalata yönelmesini eleştirerek, “Buğdayda, arpada, fasulyede, nohutta, mercimekte yurt dışından ürün getiriyoruz. Oysa bizim çiftçimiz bunları yetiştirebilir. Niğde patatesle ünlü ama eskiden Niğde soğanla da ünlüydü. Şimdi Niğde’de soğan dikimi kalmadı” dedi. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim deseninin de değiştiğini belirten Gürer, “Adana’da dünyanın en güzel pamuğu yetişiyordu. Şimdi pamuk yetişen yerde tarlada havuçtu, soğandı, patates yetişiyor” diye konuştu. Gürer, çözümün doğru bir üretim planlamasından geçtiğini belirterek, “Üretim planlaması sağlanmalı. Ürün deseni doğru oluşturulmalı. Üretenler ürettiğinden para kazanıp bu işi severek yapmalı” ifadelerini kullandı. “GELECEK DÖNEMLERDE ÇİFTÇİ DE BULAMAYACAĞIZ” Çiftçinin üretimden kopmasının yalnızca bugünün değil, geleceğin de sorunu olduğunu vurgulayan TBMM Tarım Orman Köyişleri Komisyon Üyesi ,CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eğer bu işi severek yapmazlarsa gelecek dönemlerde çiftçi de bulamayacağız, ekilecek arazi de bulamayacağız” dedi. Tarım arazilerinin imara açılması konusunda da uyarıda bulunan Gürer, “Çünkü zaten imara giren bölgede tarlasını nasıl bir müteahhide veririm diye millet uğraşıyor. Onun için üreticimizin sorunları görülmeli” diye konuştu. “ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1 TRİLYON 459 MİLYAR LİRAYI BULMUŞ DURUMDA” Çiftçinin borç yüküne de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında verilmesi gereken destek ile fiilen verilen destek arasında büyük fark olduğunu belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre 722 milyar lira 2026 yılında destek verilmesi gerekirken 168 milyar lira verildi. Çiftçinin borç yükü ise giderek büyüdüğü. Şu an çiftçilerin bankalara borcu 1 trilyon 459 milyar lirayı bulmuş durumda. Çiftçi geliri giderini karşılamayınca haciz geliyor. Bu arada bölgede haciz gelenler de var” ifadelerini kullandı. ÇİFTÇİ: “TÜM HER ŞEYİMİZ İCRALIK” Gürer’in sözleri üzerine bir çiftçi de kendisinin doğrudan icra sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Çiftçi, “Bizzat kendimde var. Şu anda banka kredimizi ödeyemedik. Tüm her şeyimiz icralık” dedi. Çiftçinin borç ve icra sorununa ilişkin değerlendirmede bulunan Ömer Fethi Gürer, “Bir an önce bu icralar da durdurulmalı, çiftçiye ek destek sağlanmalı ve çiftçinin üretimin içinde durması sağlanmalıdır” dedi.

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve Haber

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) ve TÜSEDAD iş birliğiyle düzenlenen "Su Kısıtında Sürdürülebilir Hayvancılık" toplantısı, bölge üreticisi için yeni bir yol haritası çizdi. Toplantıda, su krizine karşı münavebeli ekim ve hayvan besleme stratejileri masaya yatırıldı. Sektör Temsilcileri ve Üreticiler Konya’da Buluştu TÜSEDAD Üretici ve Sektör Temsilcileri Buluşmaları’nın 5.’si, Türkiye’nin tarım ambarı Konya’da gerçekleştirildi. Konya DSYB Başkanı Edip Yıldız, TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru ve TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali İmamoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, hayvancılığın en büyük maliyet kalemlerinden biri olan yem ve su kullanımı arasındaki denge ele alındı. Programa; tarım ilçe müdürlükleri, Ziraat Bankası yetkilileri, veteriner hekimler odası ve ziraat odaları gibi sektörün tüm paydaşları yoğun katılım sağladı. Silajlık Mısırda Münavebe Dönemi: Su Tasarrufu ve Verimlilik Toplantı kapsamında düzenlenen panelde, Konya bölgesinde yoğun olarak ekimi yapılan silajlık mısır mercek altına alındı. Nihat Öztürk moderatörlüğünde; Prof. Dr. Armağan Hayırlı, Prof. Dr. Süleyman Soylu ve Hüseyin Doğançukuru’nun paylaştığı verilere göre, mısır ekiminin münavebeye (ekim nöbeti) bağlanmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Panelden Öne Çıkan Başlıklar: Su Yönetimi: Azalan su kaynakları karşısında mısır ekim alanlarının planlanması. Hayvan Besleme: Münavebenin kaba yem kalitesi ve hayvan rasyonları üzerindeki doğrudan etkileri. Ekonomik Sürdürülebilirlik: Girdi maliyetlerini düşürmek için alternatif ürün desenlerinin kullanımı. Üreticiler İçin Çözüm Odaklı Yaklaşım Panelistler, sadece sorunu tespit etmekle kalmayıp üreticilere uygulanabilir çözüm önerileri sundu. Özellikle su kısıtı olan bölgelerde sürdürülebilir hayvancılık için akademik bilgiyle sahadaki tecrübenin birleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ziraat Bankası ve TKDK temsilcilerinin de katılımıyla, bu dönüşümü destekleyecek finansal mekanizmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

Samsun’da Yonca Tohumu ve Gübre Dağıtımı Başladı Haber

Samsun’da Yonca Tohumu ve Gübre Dağıtımı Başladı

Samsun Büyükşehir Belediyesi, "Yem Bitkileri Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında çiftçilere yönelik dev bir destek paketini hayata geçirdi. Ladik ilçesinde düzenlenen törenle, yaklaşık 15 milyon TL değerindeki yonca tohumu ve gübreler üreticilere teslim edildi. ​Tarım şehri Samsun’da üreticinin yükünü hafifletmeyi hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, hayvancılık sektörünün en büyük maliyet kalemi olan kaba yem ihtiyacına yönelik stratejik bir adım attı. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, törende yaptığı konuşmada, "Üreticimiz yeter ki üretsin, biz her koşulda yanlarındayız" mesajı verdi. ​376 Çiftçiye 13 Ton Tohum ve 150 Ton Gübre ​Ladik, Havza, Kavak ve Vezirköprü ilçelerini kapsayan dev projeyle hayvancılığın protein ve enerji ihtiyacı yerli üretimle karşılanacak. Destek paketinin detayları ise şöyle: ​Yonca Tohumu: Ladik, Havza ve Kavak ilçelerinde toplam 10 bin kilogram (10 ton) yonca tohumu dağıtıldı. ​Silajlık Mısır: Vezirköprü ilçesinde büyükbaş hayvancılığı desteklemek adına 200 paket silajlık mısır tohumu ulaştırıldı. ​DAP Gübresi: Toprağın verimliliğini artırmak amacıyla toplam 150 bin kilogram (150 ton) DAP gübresi çiftçilere teslim edildi. ​Toplam Destek: Proje kapsamında toplam 13 ton tohum ve 150 ton gübre, 376 çiftçiye ulaştırıldı. ​Başkan Halit Doğan: "Sözümüzün Arkasındayız" ​Samsun’un üretim gücüne vurgu yapan Başkan Halit Doğan, bir yıl önce Vezirköprü’de verilen sözlerin tutulduğunu belirtti. Doğan, "Lâdik’ten Vezirköprü’ye kadar bu toprakları nasırlı elleriyle işleyen üreticilerimizin emeği başımızın tacıdır. Sağladığımız bu desteklerle hem kaliteli kaba yem üretimini artırmayı hem de hayvancılık işletmelerimizin maliyetlerini düşürmeyi hedefliyoruz. Çiftçimizin hasadı bol, kazancı bereketli olsun" dedi. ​Kırsal Kalkınmada Sürdürülebilir Hamle ​Yaklaşık 15 milyon TL bütçeli bu proje ile bölgedeki hayvancılık işletmelerinin dışa bağımlılığının azaltılması ve üreticilerin gelir seviyesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Törene protokol üyelerinin yanı sıra çok sayıda çiftçi katılarak sağlanan hibe desteğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

TÜSEDAD, Tarım Bakanı Yumaklı ile Görüştü Haber

TÜSEDAD, Tarım Bakanı Yumaklı ile Görüştü

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve bakanlık bürokratlarıyla Ankara’da bir araya gelerek üreticinin sorunlarını masaya yatırdı. Toplantıda çiğ süt tavsiye fiyatlarından besilik hayvan ithalatına kadar hayvancılık sektörünü yakından ilgilendiren önemli kararlar paylaşıldı. ​İşte zirveden öne çıkan başlıklar ve üreticilerin bilmesi gereken detaylar: ​Çiğ Süt Fiyatları Nisan Ayında Yeniden Belirleniyor ​Üreticilerin en çok merak ettiği konuların başında gelen çiğ süt tavsiye fiyatı hakkında Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) mevcut işleyişine dair bilgilendirme yapıldı. Üç Aylık Periyot: USK, çiğ süt fiyatlarını üç ayda bir değerlendirmeye ve açıklamaya devam edecek. Nisan Müjdesi: Son olarak Ocak ayında belirlenen fiyatların ardından, Nisan ayı içerisinde yeni bir fiyat artışı beklentisiyle güncelleme yapılacağı ifade edildi. ​Kalite Odaklı Fiyatlandırma: Bakanlık, açıklanan fiyatın "tavsiye" niteliğinde olduğunu hatırlatarak; sütün kalitesi, hijyen standartları ve tonajına göre piyasada fiyat farklılıklarının oluşabileceğini vurguladı. ​Hayvancılık Desteklemelerinde Yeni Strateji: Kalite ve Hijyen ​Bakanlık yetkilileri, hayvancılık desteklemelerinin temel amacının üreticiyi ayakta tutmak olduğunu belirtti. Ancak yeni dönemde desteklerin kaliteyi yükseltme odaklı planlandığı, hijyen standartlarını artıran işletmelerin uzun vadede gelirlerini daha fazla güvence altına alacağı kaydedildi. ​Besilik Hayvan İthalatı ve Dağıtım Takvimi ​Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yürütülen besilik hayvan ithalatı sürecine dair güncel veriler paylaşıldı: 2025 Taahhütleri: Planlanan dağıtım süreci hız kesmeden devam ediyor. Gemi Planlaması: Hali hazırda 4 geminin sevkiyat planlaması yapılmış durumda. Teslimat Tarihi: İthal edilen hayvanların dağıtımının bu ay sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. ​Su Kısıtı Olan Bölgelerde Silajlık Mısır Ekimi ​Su kısıtı uygulanan bölgelerdeki üreticileri ilgilendiren silajlık mısır ekimi kurallarında bu yıl bir değişiklik yapılmayacağı, mevcut uygulamaların aynen süreceği bildirildi. TÜSEDAD, sistemin tam olarak oturmasının ardından süt ve besi hayvancılığının yoğun olduğu bölgelere özel istisnalar getirilmesi için girişimlerini sürdüreceğini beyan etti. ​TÜSEDAD Yönetim Kurulu, üyelerden gelen tüm taleplerin ve çözüm önerilerinin Bakan İbrahim Yumaklı’ya yazılı bir rapor halinde sunulduğunu belirterek, üreticinin sesi olmaya devam edeceklerini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.