Hava Durumu

#Sivil Toplum

Kırsal Haber - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de İklim Değişikliğine Karşı Güçlü İş Birliği Haber

Eskişehir’de İklim Değişikliğine Karşı Güçlü İş Birliği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı iş birliğinde yürütülen “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir” projesi kapsamında, kentteki sivil toplum kuruluşlarının (STK) katılımıyla kritik bir iklim uyum toplantısı düzenlendi. Avrupa Birliği finansmanıyla hayata geçirilen proje, Eskişehir'i gelecekteki çevresel krizlere karşı daha dirençli hale getirmeyi amaçlıyor. ​Projenin Detayları ve Katılımcılar ​AB tarafından finanse edilen, Türkiye Belediyeler Birliği, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı ve UNDP ortaklığıyla yürütülen proje çerçevesindeki buluşma, İklim Eylem Merkezi'nde gerçekleşti. ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ev sahipliğindeki toplantıya katılan başlıca kurumlar; ​TEMA Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği (TOD), ​AKUT Arama Kurtarma Derneği, ​Eskişehir Bilecik Tabip Odası ve Eskişehir Çevre Derneği, ​Sakin Okul Derneği, Eskişehir AB Derneği ve TOY Gençlik Derneği, ​TÜED, TÜKDES, TEGV, ETOS ve Eğit-Der, ​Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği ve Eskişehir Bisiklet Derneği ​Su Yönetimi ve Afetlere Hazırlık Ön Planda ​Toplantıda, Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) uyum eylemleri kapsamında; Kuraklık riskine karşı sürdürülebilir ve dirençli su yönetimi stratejileri. Olası iklim krizleri ve afet süreçlerine karşı ortak akılla geliştirilen hazırlık planları. Kentteki STK'ların iklim eylemlerine aktif entegrasyonu ve ortak çözüm önerileri masaya yatırıldı. ​Eskişehir, bu kapsamlı projeyle birlikte iklim krizine karşı yerel düzeyde örnek bir dirençlilik modeli oluşturmaya devam ediyor.

Eskişehir Genç Rençberler Derneği Açıldı: "Çiftçi Kazanırsa Eskişehir Kazanır!" Haber

Eskişehir Genç Rençberler Derneği Açıldı: "Çiftçi Kazanırsa Eskişehir Kazanır!"

Tarım sektörüne yeni bir soluk getirmek, girdi maliyetlerini aşağı çekmek ve üreticilerin haklarını korumak amacıyla hayata geçirilen Eskişehir Genç Rençberler Derneği'nin hizmet binası düzenlenen görkemli bir törenle açıldı. Kuruluş programında dikkat çekici açıklamalarda bulunan Dernek Başkanı Burak Kuşan, "Çiftçilik yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi ve memleket meselesidir" diyerek, tüm siyasi partilere eşit mesafede durduklarını ve tek odaklarının üretici olduğunu ifade etti. ​"Çiftçinin Alın Teri Kutsaldır, Hakkı Hepimizin Hakkıdır" ​Konuşmasına toprak ve tarımın hayati önemine değinerek başlayan Başkan Burak Kuşan, tohumun ekiminden hasat sürecine kadar yaşanan zorluklara ve verilen büyük emeğe vurgu yaptı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Köylü milletin efendisidir" sözünü anımsatan Kuşan, bu ifadenin sadece tarihi bir cümle olmadığını, soframızdaki ekmeğin ve Türkiye'nin geleceğinin temelinde çiftçinin alın terinin yattığını belirtti. ​"Sorunları Konuşan Değil, Çözüm Üreten Bir Derneğiz" ​Eskişehir Genç Rençberler Derneği’nin temel gayesinin çatışma çıkarmak değil, sahada karşılaşılan problemlere kalıcı çözümler bulmak olduğunu belirten Burak Kuşan, derneğin öncelikli hedeflerini şöyle sıraladı: ​Girdi Maliyetlerinin Düşürülmesi: Üreticinin üzerindeki maliyet yükünü hafifletmek adına çeşitli protokoller imzalamak ve avantajlar yaratmak. ​Eğitim ve Bilinçlendirme: Modern tarım teknikleri konusunda üreticilere yönelik eğitimler düzenleyerek onları bilgilendirmek. ​Dayanışma ve Birlik: Üreticiler arasındaki birlik ve beraberliği güçlendirmek için dayanışma etkinlikleri gerçekleştirmek. ​Güçlü İş Birliği: Siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin, çiftçinin sorunlarını çözmek isteyen her kurum ve kişiyle ortak hareket etmek. ​Kuşan, "Bizim için partiler değil, üreticiler önceliklidir. Bizim partimiz çiftçi, tarafımız ise üreticidir" diyerek; genç çiftçilere, kadın üreticilere ve hayvancılıkla uğraşan tüm paydaşlara kapılarının ardına kadar açık olduğunu dile getirdi. ​"Eskişehir Çiftçisi Artık Yalnız Değildir" ​Derneğin kuruluşu sürecinde maddi ve manevi katkı sağlayan tüm kamu kurumlarına, iş dünyası temsilcilerine, işletmelere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Burak Kuşan, büyük başarıların ancak büyük gönüllerle mümkün olacağını vurguladı. ​Program kapsamında Eskişehir tarımını daha güçlü kılacak projelerin müjdesi de verildi. Başkan Kuşan, sözlerini şu umut dolu mesajla noktaladı: ​"İnanıyoruz ki çiftçi kazandığında Eskişehir kazanır, Eskişehir kazandığında ise hepimiz kazanırız. Çiftçinin sadece seçim dönemlerinde değil, her daim kıymet gördüğü bir Eskişehir hayal ettik. Bu hayalin ilk adımını bugün atıyoruz. Birlik olursak başaracağız!" Açılışta söz alan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç; "Türkiye, dünyada halkını dışarıdan ithalat yapmadan doyurabilen yedi ülkeden biriydi. Peki, bu ülke nasıl bu noktaya geldi? Burak Başkan'ın her sözüne katılıyorum, hatta belki eksik bile söyledi. Bu büyük ülkede tarım ve hayvancılığa destek verilmezse yazıklar olsun. Çünkü ülkemizin tek kurtuluş yolu tarımdan geçer. Bu nedenle bu derneğe elimden gelen tüm desteği verecek ve her zaman yanlarında olacağım" dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise konuşmasında; "Ülkemizde tarım ve hayvancılığın içinde bulunduğu durum ortada, ciddi sorunlarla mücadele ediyoruz ancak dayanışma ve birlik içerisinde olursak bu zorlukların üstesinden gelebiliriz." ifadelerini kullandı. Ocak 2026'da litresi 52 TL olan mazotun şu an 100 TL'yi aştığını hatırlatan Ünlüce, "Bu şartlarda çiftçilikle uğraşmak, tarım ve hayvancılığı sürdürebilmek gerçekten bir kahramanlık ve başarı hikayesidir. Ancak toprağımızdan ve çiftçilikten asla vazgeçmeyeceğiz. Topraklarımızın bereketine güvenmeye ve geçmişten gelen gücümüzü korumaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu. ​Kültürümüzden gelen tarım ve hayvancılık yatkınlığımızı, geleceğe umutla bakan genç rençberlerimizle birlikte sürdüreceğimizi belirten Ünlüce, "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak her zaman yanlarında olacağımızı ifade etmek isterim." dedi. ​Belediyeler aracılığıyla yapılan desteklerin bir can suyu niteliğinde olduğunu vurgulayan Ünlüce, "Bunlar güçlü devlet politikaları gerektirdiği kadar, hemşerilerimizin rençberlikten vazgeçmemesiyle mümkün olabilir. Bugün vazgeçmek için çok sebep olsa da, bu kuruluş hikayesinde gördüğümüz üzere coşku ve heyecanla devam etmek isteyen çok sayıda çiftçimiz var. Bu duygularla hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Dernek Başkanı Burak Kuşan: "Destek Değil, Ürünümüzün Gerçek Değerini İstiyoruz" Haber

Dernek Başkanı Burak Kuşan: "Destek Değil, Ürünümüzün Gerçek Değerini İstiyoruz"

Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’na katılan Eskişehir Genç Rençberler Derneği, sektörün güncel sorunlarını ve genç çiftçilerin taleplerini gündeme taşıdı. Henüz iki haftalık bir geçmişe sahip olmalarına rağmen yoğun bir ilgiyle karşılaştıklarını belirten Dernek Başkanı Burak Kuşan, mazot fiyatlarındaki artıştan gençlerin topraktan uzaklaşmasına kadar pek çok kritik konuya dikkat çekti. Fuarın İlk Gününde 150 Yeni Üye Derneğin kuruluş amacını ve fuardaki atmosferi değerlendiren Burak Kuşan, üreticilerin sivil toplum çatısı altında birleşmeye büyük bir ihtiyaç duyduğunu vurguladı: Kuşan: "Eskişehir Genç Rençberler Derneği olarak çok yeni kurulduk; yaklaşık 10-15 günlük bir geçmişimiz var. Çiftçilerimizle tanışmak ve derneğimizi anlatmak için en uygun yerlerden birinin bu fuar olduğunu düşünerek katılım sağladık. Bugün fuardaki ikinci günümüz. Dün çiftçilerimizle bir araya geldik ve daha ilk günden derneğimize yaklaşık 150 üye kattık. Çiftçilerimizin derneğimize çok büyük bir teveccühü var." "Traktör Camlarında Artık Satış İlanı Göremiyoruz" Giderek artan girdi maliyetlerinin fuar alanındaki heyecanı da olumsuz etkilediğini ifade eden Kuşan, tarım sektörünün bir zincir olduğuna işaret etti: ''Çiftçilerimiz mazot fiyatlarındaki artışlardan ve tarım ile hayvancılıkta önlerini görememekten dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyor. Geçmiş yıllara kıyasla fuarda aynı heyecanı ve kalabalığı göremiyoruz. Eskiden traktör firmalarının camları satış ilanlarıyla dolu olurdu; hangi traktörün hangi köye satıldığı yazılırdı. Şimdi traktörlerin kapılarında ve camlarında bu tür satış ilanlarını göremiyoruz. Bu durum bizi ve tüm tarım sektörünü üzüyor. Tarım bir zincirdir; çiftçi mutsuz olduğunda tarım fuarına katılan şirketler ve sektörün diğer tüm paydaşları bundan doğrudan etkileniyor.'' dedi. "Girdi Maliyetleri Katlandı, 1 Yıl Sonraki Desteğin Bir Anlamı Kalmıyor" Açıklanan tarımsal desteklerin enflasyon ve yükselen maliyetler karşısında yetersiz kaldığını belirten Kuşan, mazot fiyatlarındaki değişimi örnek gösterdi: "Bakanlık destek açıklıyor; 310 liradan 367 liraya yükselen bir destek söz konusu. Ancak sezona başladığımızda mazot yaklaşık 30 liraydı, bugün ise 90 liraya ulaştı. Açıklanan bu desteği bir yıl sonra alacağız. Bir yıl sonra mazotun ne kadar olacağını kimse bilmiyor. Bugün 90 liraya ulaşacağını da daha önce tahmin etmiyorduk." "Biz Destek İstemiyoruz, Alın Terimizin Hakkını İstiyoruz" Çiftçinin bürokratik işlemlerle vakit kaybetmek yerine tarlada rehberliğe ihtiyaç duyduğunu dile getiren Burak Kuşan, temel taleplerini şu sözlerle özetledi: ''Bize destek verilmesin, ürettiğimiz ürünün gerçek değeri verilsin. Biz destek istemiyoruz; alın terimizin ve emeğimizin karşılığı neyse bize o verilsin. Ziraat mühendislerimiz, il ve ilçe tarım müdürlüklerindeki çalışanlarımız sürekli evrak işleriyle uğraşmasın. Tarlada çiftçinin yanında olsunlar, üreticiyi bilgilendirip doğru şekilde yönlendirsinler.'' "Ortalama Yaş 58'e Çıktı: Gençleri Toprakta Tutmak Zorundayız" Derneğin kuruluşundaki ana motivasyonun genç üreticileri tarımda tutmak olduğunu vurgulayan Kuşan, Türkiye’nin gıda arz güvenliği için genç nüfusun önemine değindi: ''Genç üreticiler para kazanamadıkları için topraktan uzaklaşıyor. Bir kişinin söylemesiyle bazı şeyler değişmeyebilir ancak bin kişinin aynı şeyi söylemesiyle bir şeyleri değiştirebiliriz. Tarımla uğraşanların yaş ortalaması 58’e kadar çıkmış durumda. Atalarımızdan kalan bu emaneti sürdürmemiz ve Türkiye’nin gıda arzının devamlılığını sağlamamız için genç nesle ihtiyacımız var. Çiftçilik karşılıksız yapılan bir kamu hizmeti haline gelmemeli, üretici emeğinin karşılığında para kazanabilmeli.'' Genç Çiftçiler İçin Kritik Talepler: SGK Primi ve Kredi Teşvikleri Dernek olarak atacakları somut adımları duyuran Burak Kuşan, ilgili mercilere iletecekleri talepleri açıkladı: SGK Prim Desteği: Genç çiftçilerin SGK primlerinin devlet tarafından karşılanması. Kredi ve Teşvikler: Genç çiftçilere sağlanan kredi desteklerinin ve diğer teşviklerin artırılması. Genç rençberler, hazırlayacakları dilekçeler ve yapacakları başvurularla gençlerin tarımda kalabilmesi ve üretimin kesintisiz devam edebilmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecek.

Dalaman’da 5. İncir Ve Nar Festivali Kapılarını Açtı Haber

Dalaman’da 5. İncir Ve Nar Festivali Kapılarını Açtı

Dalaman Belediyesi ev sahipliğinde, bölgenin en önemli tarımsal değerleri olan incir ve narı tanıtmak ve Yörük-Türkmen kültürünü yaşatmak amacıyla düzenlenen 5. Dalaman İncir ve Nar Festivali büyük bir coşkuyla başladı. Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen ve üç gün sürecek olan festivalin ilk gün programı, renkli görüntülere sahne oldu. Festivalin açılışına Dalaman Kaymakamı Ferhat Vardar, Yeni Parti Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Belediye Başkan Yardımcıları İlhan Kural, Rıza Kurt ve Eray Yıldız, siyasi parti ilçe başkanları, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş, Dalaman Ziraat Odası Başkanı Aydın Çepel, belediye meclis üyeleri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, mahalle muhtarları, Yörük Türkmen dernekleri ve vatandaşların yoğun katılımıyla; birlik, beraberlik, dostluk ve kardeşlik içerisinde gerçekleştirildi. Festival, belediye önünden Cumhuriyet Meydanı’na uzanan temsili yörük göçü yürüyüşüyle başladı. Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş ve eşi Binnaz Durmuş, yöresel kıyafetleriyle dikkat çekti. Çiftçilerin traktörlerle katıldığı yürüyüş boyunca davul zurna eşliğinde oyunlar oynandı. Yürüyüşün hemen ardından Aydın Germencik Belediyesi Çiçek Kızlar Folklor Ekibi'nin sergilediği halk oyunları gösterisi meydandakilere keyifli anlar yaşattı. BAŞKAN SEZER DURMUŞ: "GELECEK NESİLLERE GÜÇLÜ BİR TARIM KÜLTÜRÜ BIRAKMAYI ÖNEMSEYEN BİR BELEDİYEYİZ" Açılış töreninde konuşan Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, Dalaman'ın bereketli topraklarını, üretim yapan çiftçileri ve Yörük kültürünü yaşatmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Durmuş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dalaman’ımızın bereketli topraklarını, alın teriyle üretim yapan çiftçilerimizi, Yörük kültürümüzü, geleneklerimizi ve bizi biz yapan değerlerimizi hep birlikte yaşatmak için 3 gün boyunca beraberiz. İncirimiz de narımız da bu toprakların bereketinin birer simgesi. Bizler Dalaman Belediyesi olarak üreticimizin emeğinin değer görmesini, yerel ürünlerimizin tanıtılmasını ve gelecek nesillere güçlü bir tarım kültürü bırakılmasını çok önemsiyoruz." DALAMAN İNCİRİ MARKALAŞMA YOLUNDA Festivalde konuşan Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Başkanı Bülent Karakuş, Dalaman İncirinin coğrafi işaretle tescillenmesi amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulunduklarını belirtti. Amaçlarının yalnızca ürünleri alıcıyla buluşturmak olmadığını ifade eden Karakuş, “Ürünlerimizi markalaştırmak, katma değerini artırmak ve üreticimizin daha fazla kazanmasını sağlamak istiyoruz. Çünkü üretici kazanırsa Dalaman kazanır, Dalaman kazanırsa Muğla kazanır” dedi. Festivalin Dalaman’ın inciri, narı ve tarımsal potansiyelinin tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakuş, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Dalaman Ziraat Odası Başkanı Aydın Çepel de, festivalin düzenlenmesinde emeği geçen başta Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş olmak üzere İlçe Tarım Müdürlüğü, kurum ve kuruluşlar, üreticiler ve gönüllülere teşekkür etti. Festivalin Dalaman’a ve üreticilere hayırlı olmasını dileyen Çepel, “Festivalimizin bereketli ve güzel sonuçlara vesile olmasını, bereketimizin daim olmasını diliyorum” dedi. Resmi açılış konuşmaları ve kurdele kesim töreninin ardından, keşkek dövme ve ikramı gerçekleştirildi. Katılımcılar, Cumhuriyet Meydanı’na kurulan Yörük çadırlarını ve yöresel ürün stantlarını gezerek yerel lezzetleri ve el emeği ürünleri inceleme fırsatı buldu. Festival kapsamında Dalaman Belediye Başkan Yardımcısı Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. İlhan Kural ile İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Koray Karataş, incirin üretiminden geleceğine uzanan süreçte bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştılar. GECE MÜZİKLE TAÇLANDI İlk günün akşam programında ise Dalamanlılar müzik dolu bir gece yaşadı. Kültür Bakanlığı THM Sanatçısı İsmail Uzunoğlu, Ümmet Çelik, cura sanatçısı Sabri Özdemir ve sipsi sanatçısı Yasin Akkaya, geleneksel ezgileriyle festival coşkusunu zirveye taşıdı. Dalaman'ın bereketini ve neşesini yansıtan festival, yarışmalar, gastronomi şovları ve halk oyunlarıyla devam edecek. Etkinliğin son gününde ise Kapukargın Mahallesi’nde Nar Hasadı Şenliği gerçekleştirilecek ve akşamında Cumhuriyet Meydanı’nda Manuş Baba Konseri ile festival coşkusu final yapacak.

Türkiye Ortak Tarım Politikası Ağı Ankara’da Toplandı Haber

Türkiye Ortak Tarım Politikası Ağı Ankara’da Toplandı

Türkiye Ortak Tarım Politikası Ağı 2. Ulusal İzleme ve Değerlendirme Komite Toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi. Yaklaşık 300 temsilcinin katıldığı toplantıda üretim planlaması, sürdürülebilir tarım, kırsal kalkınma ve kadın ile gençlerin tarımdaki rolü ele alındı. Tarım Reformu Genel Müdürü ve IPARD Yönetim Otoritesi Başkanı Dr. Osman Yıldız’ın başkanlığında düzenlenen toplantıya; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, özel sektör, tarımsal örgütler ve çiftçi temsilcileri katıldı. 26 bölgeden temsilcilerin yer aldığı toplantıda, Türkiye’nin tarımsal ve kırsal kalkınma politikalarının sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesi değerlendirildi. Üretim planlamasında ortak hareket vurgusu Toplantıda konuşan Dr. Osman Yıldız, üretim planlamasının bitkisel üretim, hayvancılık ve balıkçılık alanlarında sürdürüldüğünü belirtti. Yıldız, tarım politikalarının oluşturulmasında yerel yöneticiler, çiftçiler, sivil toplum kuruluşları ve tarımsal örgütlerin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Üretim planlamasının yalnızca tek bir destek mekanizmasıyla yürütülmediğini ifade eden Yıldız; tarımsal destekler, kırsal kalkınma programları, tarımsal krediler ve sözleşmeli üretim gibi araçların da planlamayla birlikte değerlendirildiğini söyledi. Sürdürülebilir tarım için ortak yol haritası Tarım politikalarında kayıtlılık, kalite, verimlilik, yatırım ve sürdürülebilirliğin öncelikli alanlar olduğunu belirten Yıldız, farklı kurum ve paydaşların koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Ortak Tarım Politikası Ağı’nın bu süreçte önemli bir görev üstlendiğini belirten Yıldız, sahadan alınan görüş ve önerilerin ulusal tarım politikalarının şekillendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Kırsal kalkınmada kadın ve gençlere öncelik Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de kırsal kalkınmada kadınların ve gençlerin rolü oldu. Yıldız, Ortak Tarım Politikası Ağı’nın yalnızca bir kırsal kalkınma programı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kırsal bölgelerde yaşayan üreticilerin yaşam kalitesinin artırılması ve sürdürülebilir tarımsal üretimin sağlanmasının temel hedefler arasında olduğunu söyledi. Kırsal kalkınma politikalarında kadınların ve gençlerin önceliklendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, Bakanlık olarak bu alanlara yönelik çalışmaları sürdürdüklerini kaydetti. Toplantıda 26 bölgenin tarımsal ve kırsal kalkınma potansiyeli, bölgesel ihtiyaçları ve öncelikleri değerlendirilirken, sahadan gelen görüşler doğrultusunda daha sürdürülebilir, kapsayıcı ve yerel ihtiyaçlara duyarlı bir tarım ve kırsal kalkınma vizyonunun güçlendirilmesi hedeflendi.

Eskişehir'de Tarihi Gün, Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali Başladı Haber

Eskişehir'de Tarihi Gün, Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali Başladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “2026 Eskişehir Yılı” kapsamında, ETİ ana sponsorluğunda düzenlediği Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, binlerce Eskişehirlinin katıldığı görkemli kortej yürüyüşüyle başladı. “Porsuk akıyor, dünya Eskişehir’de buluşuyor” mottosuyla düzenlenen festivalin ilk günü muhteşem anlara sahne oldu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Bugün 2 Eylül, Eskişehir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılını kutluyoruz ve ilk defa 2 Eylül'de Eskişehir'de Uluslararası Porsuk Festivali'ni başlatıyoruz. Hep beraber festivalin ruhunu bütün şehrimizde özellikle Porsuk’ta hissedelim.” dedi. Eskişehir’in simgesi Porsuk Çayı’nın etrafında şehri ve dünyayı buluşturmayı hedefleyen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, görkemli açılışıyla Eskişehirlilere unutulmaz bir akşam yaşattı. Festivalin başlangıç noktası olan Vilayet Meydanı, kortej öncesinde binlerce Eskişehirlinin buluşma noktası oldu. İlk olarak Vilayet Meydanı’nda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehirlilere seslendi. Festivalin kentin kültürel ve sosyal hayatına yeni bir soluk getireceğini belirten Başkan Ünlüce, “Sevgili Eskişehirliler, festivalimize renk katan yerli ve yabancı sanatçılarımız, festivalimize hoş geldiniz. Bugün 2 Eylül, Eskişehir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılını kutluyoruz ve ilk defa 2 Eylül'de Eskişehir'de Uluslararası Porsuk Festivali'ni başlatıyoruz. Hep beraber festivalin ruhunu bütün sokaklarımızda, caddelerimizde, bulvarlarımızda ama özellikle Porsuk'un kenarında hissedeceğiz. Porsuk akıyor, dünya Eskişehir’de buluşuyor.” dedi. Başkan Ünlüce’nin konuşmasının ardından kortej yürüyüşü başladı. Yürüyüşe Başkan Ünlüce’nin yanı sıra, festivalin ana sponsoru ETİ Kurumsal İletişim ve Müşteri İlişkileri Kıdemli Direktörü Dilge Berktaş, Cassaba Modern Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Zaim Buyan, Festival Direktörü ve Sözcüsü Murat Danacı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, 21 ülkeden gelen 136 sanatçı, sivil toplum kuruluşları, dernekler, odalar ve çok sayıda vatandaş katıldı. ESKİŞEHİR SOKAKLARINDA FESTİVAL COŞKUSU Vilayet Meydanı’ndan başlayan kara korteji, Köprübaşı’nda sona erdi. Ellerinde birbirinden renkli ve eğlenceli dövizlerle yürüyen Eskişehirliler, festival coşkusunu kentin sokaklarına taşıdı. Kortejde “Porsuk çağırdı, biz geldik!”, “Şehir bu hafta daha mı güzel?”, “Bu kortej nereye, biz oraya!”, “Eskişehir bildiğiniz gibi!”, “Festival bahane, Eskişehir şahane!”, “Porsuk akıyor, festival başlıyor!”, “Porsuk’ta hayat var!”, “Porsuk en güzel miras, sahip çıkalım!”, “Porsuk birleştirir!”, “Konum: Porsuk, Mod: Festival”, “Porsuk Akıyor, Dünya Eskişehir’de Buluşuyor!” ve “Eskişehir bizim için festival!” yazılı dövizler renkli görüntüler oluşturdu. Kortejin en dikkat çeken isimlerinden biri ise festival için hazırlanan “Porsuk Ruhu” figürü oldu. “Porsuk Ruhu” figürü özellikle çocukların büyük ilgisini çekerken ortaya neşeli ve eğlenceli görüntüler çıktı. KARADA BAŞLAYAN COŞKU, PORSUK’TA DEVAM ETTİ Kara kortejinin Köprübaşı’nda sona ermesinin ardından festival coşkusu bu kez Porsuk Çayı’na taşındı. Gerçekleştirilen nehir kortejinde, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce tekneye binerek Porsuk boyunca ilerledi ve Porsuk kıyısını hıncahınç dolduran Eskişehirlileri selamladı. Porsuk üzerinde ilerleyen birbirinden özel tematik gondollar ise büyük beğeni topladı. Eskişehir’in kültürel ve kent kimliğinin önemli simgeleri olan Odunpazarı Evleri, Porsuk ruhu, Şehir Tiyatroları, lületaşı ve Frig temalarıyla hazırlanan gondollar, Porsuk’un üzerinde görsel bir şölen oluşturdu. Ayrıca Atatürk’e ve Cumhuriyet’e saygı duruşu niteliği taşıyan Atatürk ve Cumhuriyet gondolu geçiş sırasında büyük alkış aldı. Diğer yandan Eskişehirspor futbol takımı da tekneyle geçiş yaparak, “Es Es Ki Ki Ki!” sloganlarıyla festival coşkusuna ortak oldu. PORSUK’TA IŞIKLAR, GÖKYÜZÜNDE GÖSTERİ Nehir kortejinin ardından festival alanında Flyboard ve Lazer Gösterisi gerçekleştirildi. Porsuk üzerinde ve gökyüzünde gerçekleştirilen gösteriler, izleyenlere görsel bir şölen sundu. Porsuk Konukevi önünde yer alan ve üzerinde 2026 Eskişehir Yılı logosunun bulunduğu Işık Kulesi de festival gecesine ayrı bir renk kattı. Işık gösterileriyle aydınlanan kule, Porsuk çevresinde oluşan festival atmosferinin en dikkat çekici noktalarından biri oldu. DJ KEMAL KAYA BATMAZ’DAN UNUTULMAZ FESTİVAL GECESİ Gecenin ilerleyen saatlerinde ise müzik ve eğlence dolu programıyla DJ Kemal Kaya Batmaz performans sergiledi. Eskişehirlilerin yoğun ilgi gösterdiği konser alanında müzik, dans ve eğlence gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti. Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nin ilk gününde yaşanan coşku, Eskişehir’in festival kültürünü bir kez daha ortaya koyarken, kentte yaşayanlar kadar Eskişehir’e yurtdışından gelen sanatçılara da unutulmaz anlar yaşattı. “Porsuk akıyor, dünya Eskişehir’de buluşuyor” sloganıyla başlayan festival coşkusu, birbirinden renkli etkinliklerle yarın da devam edecek. Eskişehir, 6 Eylül’e kadar Porsuk Bulvarı Adalar mevki, Kentpark, Sümerpark ve İskele26; konserlerden gösterilere, atölyelerden çocuk etkinliklerine, kültür-sanat buluşmalarından çeşitli aktivitelere kadar çok sayıda programa ev sahipliği yapacak.

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi Haber

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, COP31 hazırlık süreçlerine ilişkin değerlendirmelerin ele alındığı “COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep” toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak COP31 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne hazırlık çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen program, GAİB Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yapıldı. Yaklaşık 200 ülkenin katılımıyla düzenlenecek zirvede ülkeler iklim anlaşmalarına ilişkin müzakereler yürütecek. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi (COO) Burak Demiralp’in yanı sıra protokol üyeleri, kamu kurumları, özel sektör ve akademi temsilcileri ile ilgili paydaşlar katıldı. BAŞKAN ŞAHİN, GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 12 YILLIK ÇALIŞMALARINI AKTARDI Programda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31’in önemi ve zirveye yönelik hazırlık çalışmaları hakkında sunum yaptı. Başkan Şahin, “Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın başarıda kara tahtaya yazdığı ‘Oku, düşün’ dediği; kıymetli hocalarımızın, ‘Uygulama ve neticelendirme’ dediği biziz, yani bu Türkiye Yüzyılı Belediyeciliği” sözleriyle yerel yönetimlerin uygulamadaki rolüne dikkat çekti. Başkan Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin COP31’e yönelik hazırlık sürecini, bu kapsamda belirlenen prensipleri ve 2014 yılından bu yana hayata geçirilen yatırımları katılımcılara aktardı. Şahin ayrıca kenti daha dirençli hale getirme hedefi doğrultusunda yürütülen projeler ile sıfır atık, ulaşımda yeşil dönüşüm ve atık yönetimi başta olmak üzere çevre alanında hayata geçirilen çalışmaları anlattı. COP31’DE GAZİANTEP MUTFAĞI ULUSLARARASI MİSAFİRLERE TANITILACAK Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, COP31 kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mutfak Sanatları Merkezi’nin (MSM) de bir restoranla yer alacağını ifade etti. Demiralp, restoran aracılığıyla uluslararası katılımcıların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve yatırımcıların da Gaziantep mutfağını tanıma fırsatı bulacağını belirtti. DEMİRALP: “BAŞKAN ŞAHİN, ‘BAŞARILI BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLUR?’ BİZE GÖSTERDİ Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi Burak Demiralp, Gaziantep’in üretim ve girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin ekonomik geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Başkan Şahin, ‘Başarılı bir büyükşehir belediye başkanı nasıl olur?’ bize kendisi burada gösterdi. Bugün Türkiye Çevre ve İklim Politikaları’nı geliştirmekte ve uygulama yönünden küresel camiada takip edilen bir konuma erişmiştir. Bu başarının arkasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan 2053 Net-Sıfır ve Yeşil Kalkınma Vizyonu yatmaktadır. Bununla birlikte sınırları aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Seferberliği, çevreye duyarlı, somut adımlarımızın en büyük sivil ve toplumsal örneği olmuştur.” BİZ FARKINDALIĞI ARTIRMAK İÇİN BUGÜN GAZİANTEP’İMİZE GELDİK Demiralp, konuşmasında COP31 sürecindeki eylem gündemleri arasında yeşil sanayinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeşil Kalkınma Hareketi bugün sanayimiz açısından yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, yeni pazarlara erişmenin, finansman imkanlarını geliştirmenin ve uluslararası rekabet gücünü korumanın önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Türkiye olarak bu önemli bir uluslararası sorumluluğu üstleniyoruz. Biz farkındalığı arttırmak için bugün Gaziantep’imize geldik. Gaziantep, birçok kültürün ve medeniyeti bir arada bulunduran, tarihi zenginliklerle dolu devasa bir sanayi ve ticaret alanı sahip olan bu şehir COP31 operasyonları süreçlerinde destekçilerimizden bir tanesi de olacaktır. Ben burada Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” GÜL: BU HAYATTAKİ ÖDEVLERİMİZDEN BİRİSİ EMANET ALDIĞIMIZ ÇEVREYİ BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE DEVRETMEK AK Parti Grup Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül ise Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlarla küresel ölçekteki etkinliğini artırdığını belirterek şunları ifade etti: “Burada da en büyük pay güçlü liderliğiyle, kararlı duruşuyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bunun en önemli sebeplerinden birisi. Emanet olarak aldığımız çevrenin bizden sonraki nesillere de güçlü, sağlıklı bir şekilde bırakma gibi bir ödevimiz var. Yani bu hayattaki ödevlerimizden birisi emanet aldığımız bu çevreyi bizden sonraki nesillere çok sağlıklı bir şekilde devretme. Böyle bir görevi ve çok önemli bir misyonu ifade ediyoruz. Özellikle Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de Sıfır Atık Projesi bu çevre hareketi de insanlık için çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Gaziantep'imize de Büyükşehir Belediye Başkanımız Değerli Fatma Şahin Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon çalışmalar çok kıymetli.” ÇEBER: İL OLARAK BİZ COP31’E HAZIRLANIYORUZ, HAZIR OLACAĞIZ VE EN ÇOK DESTEK VERENLERDEN BİRİ OLACAĞIZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise Başkan Fatma Şahin’in iklim ve çevre konusundaki şehir vizyonunu başarılı şekilde anlattığını belirterek şöyle konuştu: “İl olarak biz COP31'e hazırlanıyoruz, hazır olacağız ve en çok destek verenlerden biri olacağız, onu vaat ediyoruz, bu konuda bize liderlik yapar ve bu liderliğiyle de Türkiye Yüzyıl’ı denildiğinde neyi anlatmak istediğini daha iyi anlamamıza gayret etmemiz gereken Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuna teşekkür ediyorum. Emine Hanımefendi bu konuların mihmandarlığını yapıyor. Bütün dünyanın gözü burada olacak. Orada Gaziantep'in harika bir standı, gastronomi merkezlerinden birisi olarak yeri olacak. Burada Fatma Başkan'ın gayreti var. Gaziantep stant olarak da bu ülkelerin önünde olacak.” Konuşmaların ardından İklim Değişikliği Başkanı ve COP31 İklim Diplomasisi Başyetkilisi Prof. Dr. Halil Hasar, COP31 Operasyon Yönetimi Koordinatörü Halil Erdoğan ve COP31 Green Zone İşbirliği Direktörü Elif Avşar, katılımcılara COP31 hazırlık sürecine ilişkin sunum yaptı. Öte yandan kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve ilgili paydaşların katıldığı toplantıda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve COP31 hazırlık süreci ele alındı.

ATSO Başkan Adayı Hatice Öz: “Antalya Hak Ettiği Payı Almalı” Haber

ATSO Başkan Adayı Hatice Öz: “Antalya Hak Ettiği Payı Almalı”

Antalya Ticaret Platformu (ATİP) tarafından düzenlenen “ATİP Buluşmaları” programının konuğu olan ATSO Başkan Adayı Hatice Öz, iş dünyasıyla bir araya geldi. Toplantıda Antalya’nın ekonomi, turizm, tarım ve sanayi sektörlerindeki potansiyeli ile çözüm bekleyen sorunları masaya yatırıldı. ​Antalya Ekonomisinde Turizm ve “Her Şey Dahil” Tartışması ​Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren ATİP Başkanı Emrah Nas, Antalya ekonomisinin omurgasını oluşturan turizm sektörüne ve her şey dahil sistemine dikkat çekti. Sistemin şehir esnafı, butik oteller ve yerel işletmeler üzerindeki etkilerine değinen Nas şu ifadeleri kullandı: ​"Her şey dahil sistemi uzun yıllardır Antalya turizminin temel yapı taşı oldu; ancak butik otellerimiz ve şehir esnafımız açısından önemli sorunları da beraberinde getiriyor. Turizm yalnızca büyük tesislerle sınırlı kalmamalı; tüm şehir ekonomisini bütüncül bir anlayışla güçlendirmeliyiz." ​Hatice Öz: “Antalya Turizmi Bir Memleket Meselesidir” ​Toplantının ana konuşmacısı ATSO Başkan Adayı Hatice Öz, Antalya’nın eşsiz turizm potansiyeline rağmen hedeflenen katma değere henüz tam anlamıyla ulaşamadığını belirtti. Turizmin yalnızca deniz, kum ve günden ibaret olmadığını vurgulayan Öz, şu başlıkların altını çizdi: ​Çeşitlendirilmiş Turizm: Sağlık, spor, kongre, kültür ve gastronomi turizmi gibi yüksek katma değerli alanlar güçlendirilmeli. ​Stratejik Sağlık Turizmi: Antalya, nitelikli sağlık altyapısı ve uluslararası erişilebilirliği ile dünya çapında bir sağlık merkezine dönüşebilir. ​12 Aya Yayılan Turizm: Sezonun uzatılması ve turist başına elde edilen gelirin artırılması, Türkiye’nin küresel rekabet gücü açısından bir memleket meselesidir. ​“Antalya, Ürettiği Değerden Hak Ettiği Payı Almalı” ​Antalya'nın Türkiye ekonomisine sunduğu büyük katkıya rağmen kamu yatırımları ve teşviklerden yeterli payı alamadığını belirten Hatice Öz, iş dünyasının daha güçlü bir temsil mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu ifade etti: ​"Antalya; sanayicisi, çiftçisi, turizmcisi ve tüccarıyla Türkiye’nin millî gelirine en çok katkı sunan stratejik üretim merkezlerinden biridir. Artık ürettiğimiz değerle orantılı olarak daha fazla yatırımla buluşmalıyız. İş dünyamızın taleplerini savunan, ortak akılla hareket eden etkin bir ATSO anlayışına ihtiyacımız var." ​Şirketlerin ticari başarının yanı sıra sosyal sorumluluk projelerinde ve sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alması gerektiğine de değinen Öz, kent kültürüne katkı sunmanın önemine vurgu yaptı. ​Sektörler Birlikte Güçlenecek: Ortak Akıl Vurgusu ​Sahadan gelen bir ekip olduklarını belirten Hatice Öz, sanayi, tarım, ticaret ve turizmin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğinin altını çizdi. Turizmin 12 aya yayılmasının tüm sektörleri ve yerel üreticileri doğrudan kalkındıracağını belirten Öz, "Hiçbir aklın ortak akıldan üstün olmadığına inanıyoruz. Amacımız Antalya’nın hak ettiği değeri almasını sağlayacak güçlü bir ATSO oluşturmaktır" diyerek sözlerini tamamladı. ​Yoğun katılımla gerçekleşen ATİP Buluşmaları, iş dünyasının karşılıklı fikir alışverişi ve ortak çözüm önerileriyle sona erdi.

Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz.” Haber

Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz.”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, üyelerin gerçek sorunlarını, beklentilerini ve nasıl bir BTSO istediklerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini belirterek, “Şimdi daha yoğun bir saha dönemine geçiyoruz. Üyelerimizle daha fazla buluşacak, nasıl bir yönetim anlayışı önerdiğimizi ve hazırladığımız çözümleri nasıl hayata geçireceğimizi anlatacağız. Hiçbir üyemiz merak etmesin; artık hep birlikteyiz” dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı. Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti. Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: “Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.” “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu: “Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyle ve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti: “Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi, Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kent olması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içinde kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.