Hava Durumu

#Sosyal Sorumluluk

Kırsal Haber - Sosyal Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda İhtisas OSB Bursa’da Şekilleniyor Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’da Şekilleniyor

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, “13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz” dedi. Gıda İhtisas OSB: Bir Sanayi Bölgesinden Çok Daha Fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, “Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Bursa’dan Bölgeye, Bölgeden Yakın Coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, “Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur” dedi. Üç Yıldır Sektörle Birlikte Çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, “Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak” diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, “Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz” dedi. Karapınar Projesinde de Çalışmalar Uzun Süredir Devam Ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, “Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak” dedi. 13 Yılda Ekosistemin Taşları Tek Tek Yerine Konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında “En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi” ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, “Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek” dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 Yıllık Birikimin Yeni Aşaması Başkan Özer Matlı, “Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır” dedi. “TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır.” “Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz.” “13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.”

ATSO Başkan Adayı Hatice Öz: “Antalya Hak Ettiği Payı Almalı” Haber

ATSO Başkan Adayı Hatice Öz: “Antalya Hak Ettiği Payı Almalı”

Antalya Ticaret Platformu (ATİP) tarafından düzenlenen “ATİP Buluşmaları” programının konuğu olan ATSO Başkan Adayı Hatice Öz, iş dünyasıyla bir araya geldi. Toplantıda Antalya’nın ekonomi, turizm, tarım ve sanayi sektörlerindeki potansiyeli ile çözüm bekleyen sorunları masaya yatırıldı. ​Antalya Ekonomisinde Turizm ve “Her Şey Dahil” Tartışması ​Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren ATİP Başkanı Emrah Nas, Antalya ekonomisinin omurgasını oluşturan turizm sektörüne ve her şey dahil sistemine dikkat çekti. Sistemin şehir esnafı, butik oteller ve yerel işletmeler üzerindeki etkilerine değinen Nas şu ifadeleri kullandı: ​"Her şey dahil sistemi uzun yıllardır Antalya turizminin temel yapı taşı oldu; ancak butik otellerimiz ve şehir esnafımız açısından önemli sorunları da beraberinde getiriyor. Turizm yalnızca büyük tesislerle sınırlı kalmamalı; tüm şehir ekonomisini bütüncül bir anlayışla güçlendirmeliyiz." ​Hatice Öz: “Antalya Turizmi Bir Memleket Meselesidir” ​Toplantının ana konuşmacısı ATSO Başkan Adayı Hatice Öz, Antalya’nın eşsiz turizm potansiyeline rağmen hedeflenen katma değere henüz tam anlamıyla ulaşamadığını belirtti. Turizmin yalnızca deniz, kum ve günden ibaret olmadığını vurgulayan Öz, şu başlıkların altını çizdi: ​Çeşitlendirilmiş Turizm: Sağlık, spor, kongre, kültür ve gastronomi turizmi gibi yüksek katma değerli alanlar güçlendirilmeli. ​Stratejik Sağlık Turizmi: Antalya, nitelikli sağlık altyapısı ve uluslararası erişilebilirliği ile dünya çapında bir sağlık merkezine dönüşebilir. ​12 Aya Yayılan Turizm: Sezonun uzatılması ve turist başına elde edilen gelirin artırılması, Türkiye’nin küresel rekabet gücü açısından bir memleket meselesidir. ​“Antalya, Ürettiği Değerden Hak Ettiği Payı Almalı” ​Antalya'nın Türkiye ekonomisine sunduğu büyük katkıya rağmen kamu yatırımları ve teşviklerden yeterli payı alamadığını belirten Hatice Öz, iş dünyasının daha güçlü bir temsil mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu ifade etti: ​"Antalya; sanayicisi, çiftçisi, turizmcisi ve tüccarıyla Türkiye’nin millî gelirine en çok katkı sunan stratejik üretim merkezlerinden biridir. Artık ürettiğimiz değerle orantılı olarak daha fazla yatırımla buluşmalıyız. İş dünyamızın taleplerini savunan, ortak akılla hareket eden etkin bir ATSO anlayışına ihtiyacımız var." ​Şirketlerin ticari başarının yanı sıra sosyal sorumluluk projelerinde ve sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alması gerektiğine de değinen Öz, kent kültürüne katkı sunmanın önemine vurgu yaptı. ​Sektörler Birlikte Güçlenecek: Ortak Akıl Vurgusu ​Sahadan gelen bir ekip olduklarını belirten Hatice Öz, sanayi, tarım, ticaret ve turizmin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğinin altını çizdi. Turizmin 12 aya yayılmasının tüm sektörleri ve yerel üreticileri doğrudan kalkındıracağını belirten Öz, "Hiçbir aklın ortak akıldan üstün olmadığına inanıyoruz. Amacımız Antalya’nın hak ettiği değeri almasını sağlayacak güçlü bir ATSO oluşturmaktır" diyerek sözlerini tamamladı. ​Yoğun katılımla gerçekleşen ATİP Buluşmaları, iş dünyasının karşılıklı fikir alışverişi ve ortak çözüm önerileriyle sona erdi.

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu Haber

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Şanlıurfa’daki köy okullarını ziyaret eden Reis Gıda, çocuklarla birlikte unutulmaz bir bayram coşkusu yaşadı. Etkinlikler, hediyeler ve renkli buluşmalarla bayram sevincini kırsaldaki çocukların kalbine taşıyan Reis Gıda, bu anlamlı günde yalnızca bir kutlama yapmadı; geleceğe ışık bırakan güçlü bir sosyal sorumluluk örneğini ortaya koydu. Bayram sevincini köy okullarına taşıdı Reis Gıda, bu yıl 23 Nisan’da bayramın ruhunu çocuklarla birlikte yaşamak için Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki köy okulları ziyaret etti. Çocukların neşesine ortak olan, onların heyecanını paylaşan ve bu özel günü daha da anlamlı hale getiren etkinliklerle 23 Nisan, okul bahçelerinde bambaşka bir coşkuya dönüştü. Hazırlanan etkinliklerde çocuklar hem eğlenceli anlar yaşadı hem de kendileri için özenle hazırlanan sürprizlerle buluştu. Bayramın birleştirici ruhu, paylaşmanın sıcaklığı ve çocukların mutluluğu gün boyunca okul bahçelerine yayıldı. Keçiburcu Köyü Keçiburcu İlkokulu ile Karabıyık Köyü Karabıyık İlkokulu’nda gerçekleştirilen bu buluşmalar, 23 Nisan’ın yalnızca bir takvim günü olmadığını; çocuklarla birlikte yaşandığında gerçek anlamına kavuştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Çocukların yüzündeki tebessüm, geleceğe bırakılan en kıymetli iz oldu Reis Gıda’nın gerçekleştirdiği bu ziyaret, bir bayram etkinliğinin ötesinde anlam taşıdı. Kırsalda eğitim gören çocukların yanında olmayı, onların mutluluğunu paylaşmayı ve hayallerine dokunmayı önemseyen marka, sosyal sorumluluğu hissedilen bir iyiliğe dönüştürdü. Çocukların gözlerindeki ışığın, kurulan her bağın ve paylaşılan her anın geleceğe bırakılan güçlü bir mesaj olduğuna inanan Reis Gıda, bu özel günde umut, dayanışma ve sevgi ekseninde örnek bir çalışma gerçekleştirdi. 22 Nisan’da Beykoz’da çocuklarla bir başka anlamlı buluşma Reis Gıda, 23 Nisan haftası kapsamında yalnızca Şanlıurfa’daki köy okullarıyla sınırlı kalmayan bir gönül köprüsü de kurdu. 22 Nisan’da Beykoz’daki Cemile Sultan Korusu’nda çocuklarla bir araya gelen Reis Gıda, mısır maskotu ve mısır arabasıyla çocuklara neşeli, sıcak ve unutulmaz anlar yaşattı. Gün boyunca çocuklarla kurulan samimi bağ, paylaşılan mutluluk ve bayram ruhunu büyüten renkli anlar, bu özel buluşmayı hafızalarda yer edecek anlamlı bir etkinliğe dönüştürdü. Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis 23 Nisan kapsamında gerçekleştirilen ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “23 Nisan, çocuklarımızın neşesini, hayallerini ve geleceğe dair umutlarını büyüttüğümüz çok özel bir gün. Şanlıurfa’daki köy okullarında çocuklarımızla bir araya gelmek, onların sevincini paylaşmak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Bunun yanı sıra Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen etkinlikte de çocuklarımızın coşkusuna ortak olmak, bu anlamlı günün birlik ve dayanışma ruhunu hep birlikte yaşamak bizim için çok kıymetliydi. Çocuklarımızın gözlerindeki ilham, yarınlara dair inancımızı daha da güçlendiriyor. Onların daha güzel yarınlar inşa edebilmesi için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki çocukların kalbine dokunan her güzel adım, geleceği aydınlatan en kıymetli izdir.” Reis Gıda’dan anlamlı 23 Nisan mesajı Toplumsal fayda odaklı projeleriyle dikkat çeken Reis Gıda, bu ziyaretle bir kez daha çocukların mutluluğunu, eğitimini ve geleceğe umutla bakmasını önceleyen yaklaşımını ortaya koydu. Reis gıda, yalnızca üretimde değil, toplumun yarınlarına değer katan çalışmalarda da sorumluluk üstlenmeye devam ediyor.

Bin Yıllık Zeytin Mirası Objektiflerde Hayat Buluyor Haber

Bin Yıllık Zeytin Mirası Objektiflerde Hayat Buluyor

Binlerce yıldır barışın sembolü olan zeytin ağacı, Anadolu’da kök salmış en güçlü miraslardan biri. Bu miras Ege Zeytin Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği (İFOD) ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) iş birliğiyle gerçekleştirdiği Yeşilin Altın Damlası; Türkiye’nin Zeytin ve Zeytinyağı Mirası 2 Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın yaklaşımıyla geleceğe taşınıyor. Yeşilin Altın Damlası; Türkiye’nin Zeytin ve Zeytinyağı Mirası 2 Ulusal Fotoğraf Yarışması’nın son başvuru tarihi 15 Şubat’ta sona eriyor. Ege Zeytin Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, “Bu yarışmayla amacımız; zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunda hasattan sıkıma kadar geçen tüm süreçlerde Türkiye’nin kalite, hijyen ve teknoloji odaklı üretim anlayışını görsel bir dille anlatmaktır. Katılımcılardan, zeytinin toplanması ve işlenmesi sırasında emeği, doğallığı, hijyen kurallarına uygun üretim ortamlarını ve modern teknolojileri estetik bir bakış açısıyla yansıtan fotoğraflar bekliyoruz.” dedi. Başkan Uygun, “EZZİB olarak bu yarışmayı, zeytin ve zeytinyağı üretimindeki emeği, kalite anlayışını ve kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirdik. Geçmişin mirasını günümüzün modern üretim anlayışıyla buluşturan bu çalışmalarla, ülkemizin zeytin ve zeytinyağı alanındaki kültürel zenginliğini ve yüksek üretim kalitesini uluslararası platformda görünür kılmayı amaçlıyoruz.” diye konuştu. Yarışma, genel kategorinin yanında, yaratıcı anlatım ve özgün kurgulara da açıktır. Böylece uluslararası platformda Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretimindeki gücünü, kültürel zenginliğini ve yüksek üretim kalitesini görsel sanatlar aracılığıyla etkili biçimde tanıtmak hedeflenmektedir. Yarışmayla ilgili detaylı bilgi ve başvuru formuna linkten ulaşabilirsiniz; https://tfsfonayliyarismalar.org/tr/yarisma/detay/yesilin-altin-damlasi-turkiye-nin-zeytin-ve-zeytinyagi-mirasi-2-ulusal-fotograf-yarismasi-tr Derece ve Sergileme Ödülleri: 1.Kategori Birincilik: Canon PROGRAF PRO-1100 Profesyonel Fotoğraf Yazıcısı + 25.000 TL İkincilik: Canon PROGRAF PRO-310 Profesyonel Fotoğraf Yazıcısı Üçüncülük: Canon Selphy CP1500 Fotoğraf Yazıcısı Mansiyon (3 adet) : Canon Selphy QX20 Fotoğraf Yazıcısı Sergileme: Sergileme (En fazla 20 adet) : 1.000 ₺ 2.Kategori Birincilik: Canon PROGRAF PRO-310 Profesyonel Fotoğraf Yazıcısı + 25.000 TL İkincilik: Canon Selphy CP1500 Fotoğraf Yazıcısı Üçüncülük: Canon Selphy QX20 Fotoğraf Yazıcısı Sergileme: Sergileme (En fazla 10 adet) : 1.000 ₺

Çiftçilere Reflektör Dağıtımı İçin Protokol İmzalandı Haber

Çiftçilere Reflektör Dağıtımı İçin Protokol İmzalandı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı iş birliğinde, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı ve traktörü bulunan çiftçilere yönelik “Reflektör Tak Görünür Ol” projesi kapsamında reflektör dağıtımı için protokol imzalandı. Türkiye’de ilk kez gazi şehirde dağıtılacak olan reflektörler, ÇKS’ye kayıtlı yaklaşık 46 bin 500 çiftçiden traktörü bulunan çiftçilere verilecek. Proje ile il sınırları içerisinde trafikte görünürlüğün artırılması, can ve mal güvenliğinin sağlanmasına katkı sunulması amacıyla traktör ve tarımsal römorklarda reflektör kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında, traktörlerde reflektör kullanılmamasından kaynaklanan kazaların önüne geçilmesi amaçlanıyor. 2025 yılında yapılan Tarım Fuar’ında Büyükşehir Belediyesi tarafından çiftçilere anket yapıldı. Anket sonuçlarına göre çiftçilerin yüzde 40’ının reflektör talebinin ardından proje çalışması yürütüldü. ŞAHİN: EĞER ŞEHİR GÜVENLİ DEĞİLSE KOYDUĞUNUZ BÜTÜN HEDEFLERİN HİÇBİR ANLAMI YOK Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, protokol töreninde yaptığı konuşmada İl Jandarma Komutanlığı ile koordineli önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Jandarmanın dosta güven, düşmana korku salan o disiplinli duruşu, o gün için bakanlıktaki en önemli ilk dersim oldu. Sizleri daha yakından tanıma fırsatım oldu ve hakikaten bu kurumun ne kadar önemli olduğunu çok daha yakından bilme fırsatı yakaladım. İnsanların malı, ailesi bize emanet. Eğer şehir güvenli değilse koyduğunuz bütün hedeflerin hiçbir anlamı yok. Bize verilen talimatı uygulamak ve insanların canını, malını korumak en büyük görev alanımız. Şehrin güvenli ve dirençli olması en önemli kısım. Biz bir taraftan motosiklet kullanan kuryelerin kafasındaki kaskı düşünüyor, onların eğitimini çalışıyoruz. Bir taraftan da traktör için ‘reflektör tak, görünür ol’ diyerek Türkiye Cumhuriyeti Yüzyılı belediye sistemini uyguluyoruz” diye konuştu. Konuşmasının devamında projeye ilişkin çalışmalara değinen ve emeği geçenlere teşekkür eden Şahin, şunları aktardı: “İl Jandarma Komutanımızın verdiği bilgiye göre kaza sayısı 37’den 25’e düşüyor. Bir can… Her şey o bir canla başlıyor. Şimdi 46 bin traktörde 46 bini bunu taktığı zaman bu 25 sayısı çok hızlı bir şekilde sıfırlanacaktır. Emelimiz, muradımız, gücümüz budur. O yüzden kıymetli valimin koordinasyonu, değerli komutanımın talimatı ve takibiyle, bizim arkadaşlarımızla jandarma ekiplerinin birlikte çalışmasıyla bu reflektörleri vermeye yönelik bir imza atıyoruz. Bir canı kurtarmak, bir yaralıya merhem olmak, bir annenin duası olmak, bir çocuğun gülümsemesi olmak, bir babanın dağ gibi arkamızda durması Türkiye Yüzyılı belediyeciliğidir. Bu reflektörle de bunu başarmış olacağız. Ben şehrimize, çiftçimize, bunu kullanan traktör sahiplerine ve herkese hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ÇEBER: BAZEN ÇOK BASİT TEDBİRLER CAN GÜVENLİĞİNİZİ MUHAFAZA ETMENİZE YETERLİ OLUYOR Gaziantep Valisi Kemal Çeber, ÇKS’ye kayıtlı ve traktörü olan çiftçilere reflektörlerin dağıtılacağını, can ve mal kaybı yaşanmaması için bunların kullanılmasının zorunlu olduğunu ifade ederek, “Bazen çok basit tedbirler can güvenliğinizi muhafaza etmenize yeterli oluyor. Gaziantep’te Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 46 bin 500 çiftçimiz var ve bunların yüzde sekseninin traktörü bulunuyor. Yani yaklaşık 38 bin traktör var. Özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde ve hasat zamanında traktörleri trafikte sıkça görüyoruz. Ülke genelindeki tespitler de traktör kazalarında bu durumu ortaya koyuyor. Biz her sorunumuzu, her derdimizi ve her sevincimizi paylaştığımız gibi bunu da Büyükşehir Belediyemizle paylaştık ve ‘ne yapabiliriz’ dedik. Her konuda olduğu gibi Sayın Fatma Şahin yine bizimle birlikte bu işe el attı. Bugün de bu protokolü imzalıyoruz. Protokol sonucunda inşallah çiftçi kardeşlerimize bu reflektörler dağıtılacak. Biz de kendilerinden reflektörleri mutlaka hemen kullanmaya başlamalarını ve traktörlerine takmalarını rica ediyoruz” dedi. ŞEN: GÖRÜNÜR OLMAK HAYAT KURTARIR Gaziantep İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen, projenin amacı hakkında bilgi vererek, “Traktör sürücülerini reflektör kullanımı konusunda bilinçlendirmek, gece ve düşük görüş koşullarında meydana gelebilecek kazaları önlemek ve en önemlisi can kayıplarını ve yaralanmaları en aza indirmektir. Özellikle akşam saatlerinde ve gece koşullarında traktörlerin yeterince görünür olmaması hem sürücüler hem de diğer yol kullanıcıları açısından ciddi riskler taşımaktadır. Oysaki bu kazaların büyük bir bölümü, basit ama hayati öneme sahip reflektör kullanımıyla büyük ölçüde azaltılabilmektedir. Dağıtımını gerçekleştireceğimiz reflektörler traktör ekipmanı gibi görünse de bir hayatı kurtaracak kadar hayati öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki görünür olmak hayat kurtarır” diye konuştu.

TAT Gıda’dan Hazır Yemekte Kadın İstihdamı Ve El Emeği Odaklı Üretim Haber

TAT Gıda’dan Hazır Yemekte Kadın İstihdamı Ve El Emeği Odaklı Üretim

Türkiye’nin köklü gıda markalarından Tat Gıda, hazır yemek kategorisindeki liderliğini geleneksel lezzetleri modern üretim anlayışıyla buluşturarak güçlendirdi. Salçadan domates ürünlerine, soslardan pratik hazır yemeklere ve turşulara uzanan geniş ürün gamıyla sektörde lokomotif rol oynayan Tat Gıda, hazır yemek portföyüne eklediği Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Tat Zeytinyağlı Vişneli Yaprak Sarma ile kategoride fark yaratan yeni bir üretim modelini hayata geçirdi. Dünya genelinde 5 kıtada 50 ülkeye ihracat yapan Tat Gıda’nın, sağlıklı beslenme trendlerine yön verdiğini kaydeden Veysel Memiş, geleneksel konserve markası imajını modern ve inovatif ürünlerle komple bir gıda markasına dönüştürme vizyonuyla ilerlediklerini belirtti. Tüketici beklentilerinin hızla dönüştüğüne dikkat çeken Veysel Memiş, “Bugün hazır gıda kategorisinde rekabet; içerik kalitesi, üretim anlayışı ve markanın temsil ettiği değerler üzerinden şekilleniyor. Tat Gıda olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla ürün portföyümüze eklediğimiz Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Vişneli Yaprak Sarma yalnızca yeni bir ürün değil; aynı zamanda kategoride kavramsal bir netlik iddiası taşıyor.” dedi. Gerçek zeytinyağı, özenle seçilmiş yapraklar ve lezzetli iç harçla geleneksel usullerle hazırlanıyor Veysel Memiş, “Gerçek zeytinyağı, özenle seçilmiş yapraklar ve dengeli iç harçla, geleneksel usullere sadık kalarak tüketicilerimize ev yapımı yaprak sarma lezzetini sunuyoruz .” diye konuştu. Klasik Zeytinyağlı Yaprak Sarma’nın yanı sıra Zeytinyağlı Vişneli Yaprak Sarma çeşidi ile de tüketicilere gurme bir lezzet sunarak ürün çeşitliliğini rafta genişlettiklerini belirten Veysel Memiş, bu ürünlerin yemeğe hazır HYP ambalaj formatıyla zaman ve kullanım kolaylığı sağladığını ifade etti. “Ürünleri kadın çalışanlarımız tek tek ellerinde sarıyor” Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma’nın üretim sürecinde el emeğinin ön plana çıkarıldığına işaret eden Veysel Memiş, ürünlerin kadın çalışanlar tarafından tek tek elle sarıldığını; bu üretim modeliyle kadın istihdamının desteklendiğini, kadın emeğine ve üretimdeki rolüne verilen değerin somut biçimde hayata geçirildiğini ifade etti. Bu üretim modeliyle sosyal sorumluluk yaklaşımının güçlendirildiğini kaydeden Veysel Memiş, “Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ile hem geleneksel lezzetleri koruduk hem de hazır yemek kategorisinde kalite, şeffaflık ve sosyal sorumluluk ekseninde yeni bir referans noktası oluşturduk.” değerlendirmesinde bulundu. Tat Gıda’nın hazır yemek kategorisinde barbunya pilaki ve fasulye pilaki gibi klasik ürünlerle pazar liderliğini sürdürdüğünü belirten Veysel Memiş, tüketici geri bildirimleri doğrultusunda ürün portföyünün sürekli genişletildiğini aktardı. Haşlanmışlardan konservelere, salatalardan zeytinyağlılara oluşan geniş ürün gamıyla; kaliteli, lezzetli, sağlıklı ve pratik beslenmek isteyen tüketicilere güçlü bir alternatif sunduklarını belirten Veysel Memiş, yapılan paketleme yatırımlarıyla kutu, tabak ve doypack ambalajların portföye eklendiğini; yoğun AR-GE çalışmalarıyla da “Aç & Ye” ve “Isıt & Ye” konseptli ürünlerin geliştirildiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.