Hava Durumu

#Soya Fasulyesi

Kırsal Haber - Soya Fasulyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soya Fasulyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı Haber

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık dış ticaret verilerini değerlendirdi. Gürer, ihracatın yüzde 5,09 artmasına karşılık ithalatın yüzde 17,72 yükseldiğine dikkat çekerek, “Tarım ve gıda sektöründe ithalata dayalı yapı daha da belirgin hale geliyor. İhracat sınırlı artarken ithalat çok daha hızlı büyüyor” dedi. Gürer, 2026 yılının ilk 8 ayında tarım, gıda ve içecek sektöründe ihracatın 21 milyar 190 milyon dolara, ithalatın ise 20 milyar 430 milyon dolara ulaştığını belirtti. Geçen yıl aynı dönemde 20 milyar 160 milyon dolar olan ihracatın yalnızca yüzde 5,09 arttığını ifade eden Gürer, 17 milyar 360 milyon dolar seviyesindeki ithalatın ise yüzde 17,72 yükseldiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “İhracat ile ithalat arasındaki artış hızına baktığımızda ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. İhracat yüzde 5,09 artarken ithalat yüzde 17,72 artıyor. Yani ithalatın büyüme hızı ihracatın büyüme hızının üç katından fazla. Bu tablo, tarım ve gıda sektöründe dışa bağımlılığın sürdüğünü gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. AĞUSTOS AYINDA İTHALATTA YÜZDE 34,38 ARTIŞ TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağustos 2026'da sektörün 2 milyar 530 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, geçen yılın aynı ayında ihracatın 2 milyar 300 milyon dolar olduğunu aktardı. Aynı dönemde ithalatın ise 1 milyar 490 milyon dolardan 2 milyar 10 milyon dolara yükseldiğini belirten Gürer, “Ağustos ayında ihracat yüzde 9,61 artarken ithalat yüzde 34,38 arttı. Bir tarafta ihracat artıyor ama diğer tarafta ithalat çok daha hızlı yükseliyor. Tarım ve gıda sektöründe üretim gücümüzü artırmak yerine dışarıdan daha fazla ürün ve girdi almaya devam ediyoruz” dedi. HAYVAN YEMİ İTHALATI 1 MİLYAR 225 MİLYON DOLAR ARTTI İthalat kalemleri içerisinde hayvan yeminin dikkat çekici bir noktaya geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artışın 1 milyar 225 milyon dolar olduğunu belirterek, “Bunun yanı sıra bitkisel yağ ithalatı 389 milyon dolar, un ithalatı 356 milyon dolar ve canlı hayvan ithalatı 238 milyon dolar arttı. Hayvancılıkta yem sorununu çözemediğimiz gibi yem ithalatını da artırıyoruz. İlk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatı da 238 milyon dolar artmış durumda. Hem hayvanı hem de hayvanın temel girdisini dışarıdan alıyoruz” dedi. SOYA VE MISIR İÇİN MİLYARLARCA DOLAR ÖDENİYOR Tarım ve hayvancılığın temel girdilerinde ithalatın boyutuna dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda 1,6 milyar dolarlık soya fasulyesi, 1,3 milyar dolarlık dane mısır ve 1,1 milyar dolarlık ham ayçiçeği yağı ithal edildi. Bu üç ürün grubunun toplam ithalat değerinin yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı” diye konuştu. CANLI HAYVAN İTHALATI DA ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatındaki artışın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “İlk 8 ayda canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar, yalnızca Ağustos ayında 125,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi” dedi. AĞUSTOSTA 377,8 MİLYON DOLARLIK ÜÇ KALEM Ağustos ayındaki ithalat kalemlerine de değinen Gürer, yalnızca soya küspesi, sığır ve rafine palm yağı ithalatının toplamının 377,8 milyon dolara ulaştığını belirtti. Gürer, Ağustos ayında; 137,9 milyon dolar soya küspesi, 125,1 milyon dolar sığır, 114,8 milyon dolar rafine palm yağı ithal edildiğini aktardı. İHRACATTA ŞEKERLİ MAMULLER, UN, BEYAZ ET VE BAKLİYAT GERİLEDİ Ömer Fethi Gürer, toplam ihracat rakamındaki artışın sektörün bütün ürün gruplarında aynı şekilde gerçekleşmediğini de dikkat çekerek, “İlk 8 ayda; Şekerli mamuller ihracatı 227 milyon dolar, un ihracatı 189 milyon dolar, beyaz et ihracatı 150 milyon dolar ve bakliyat ihracatı 114 milyon dolar geriledi” şeklinde konuştu. Gürer, “Toplam ihracat rakamındaki yüzde 5,09'luk artış, bütün sektörlerde olumlu bir tablo olduğu anlamına gelmiyor. Önemli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kayıpları yaşanıyor. Şekerli mamullerden una, beyaz etten bakliyata kadar birçok üründe gerileme söz konusu” dedi. TÜRKİYE TARIMSAL GİRDİDE DIŞ PAZARLARA BAĞIMLI Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektöründeki ithalat kaynaklarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda Brezilya'nın 2 milyar 590 milyon dolarla ilk sırada bulunduğunu belirtti. Brezilya'yı 2 milyar 553 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 656 milyon dolarla Ukrayna ve 1 milyar 596 milyon dolarla ABD izledi. İTHALATA ÖDENEN KAYNAK YERLİ ÜRETİME AKTARILMALI Tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık verilerinin, ithalatın ihracattan çok daha hızlı büyüdüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İlk 8 ayda 20 milyar 430 milyon dolarlık ithalat gerçekleşmiş. Bunun içinde yalnızca soya fasulyesi 1,6 milyar dolar, dane mısır 1,3 milyar dolar, ham ayçiçeği yağı 1,1 milyar dolar. Hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar. Bu kaynakların daha büyük bölümünü kendi çiftçimize, kendi üreticimize aktarmamız gerekiyor” diye konuştu. Öne çıkan rakamlar İhracat: 21,19 milyar dolar İthalat: 20,43 milyar dolar İhracat artışı: %5,09 İthalat artışı: %17,72 Ağustos ihracatı: 2,53 milyar dolar Ağustos ithalatı: 2,01 milyar dolar Ağustos ithalat artışı: %34,38 Hayvan yemi ithalatındaki artış: 1,225 milyar dolar Bitkisel yağ ithalatındaki artış: 389 milyon dolar Un ithalatındaki artış: 356 milyon dolar Canlı hayvan ithalatındaki artış: 238 milyon dolar Soya fasulyesi ithalatı: 1,6 milyar dolar Dane mısır ithalatı: 1,3 milyar dolar Ham ayçiçeği yağı ithalatı: 1,1 milyar dolar Şekerli mamuller ihracatındaki düşüş: 227 milyon dolar Un ihracatındaki düşüş: 189 milyon dolar Beyaz et ihracatındaki düşüş: 150 milyon dolar Bakliyat ihracatındaki düşüş: 114 milyon dolar.

Tarım ve Gıdada Ağustosun Kazananları Belli Oldu Haber

Tarım ve Gıdada Ağustosun Kazananları Belli Oldu

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe 2026 yılının ağustos ayında ihracat 18,46 milyar dolar, ithalat ise 17,99 milyar dolar oldu. İhracatta Irak, ithalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Paneli verilerine göre, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ağustos ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,36 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 17,53 milyar dolar olan ihracat, 2026 yılının ağustos ayında 18,46 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 18,57 artışla 15,17 milyar dolardan 17,99 milyar dolara çıktı. Birim ihracat değeri ton başına 1.569 dolara yükseldi Tarım, gıda ve içecek sektöründe birim ihracat değeri de arttı. Ağustos ayında birim ihracat değeri yüzde 14,07 artışla ton başına 1.569 dolar oldu. Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayımlanan Dış Ticaret Verileri’ne göre, 2026 yılında aylık temelde ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,16 artışla 2,1 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 13,73 artarak 1,62 milyar dolar olarak gerçekleşti. Tarım ve gıda ihracatında Irak ilk sırada 2026 yılının ağustos ayında Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke Irak oldu. Irak’a yapılan ihracat yüzde 8,11 artarak 2,167 milyar dolara ulaştı. Almanya, 1,453 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Almanya’ya yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,14 arttı. Rusya Federasyonu ise 1,275 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracat yüzde 21,40 arttı. İthalatta ise ilk sırada Rusya Federasyonu bulundu. Rusya’dan yapılan ithalat 2,499 milyar dolar olurken, Brezilya 2,446 milyar dolarla ikinci, Ukrayna ise 1,581 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. Ayçiçek yağı ihracatı 860,3 milyon doları geçti 2026 yılının ağustos ayında en fazla ihraç edilen ürünler arasında ilk sırayı Ayçiçek yağı, rafine aldı. Ayçiçek yağı, rafine ihracatı yüzde 21,60 artışla 860,3 milyon doları geçti. İkinci sırada yer alan Fındık içi ihracatı yüzde 11,26 artarak 853,5 milyon dolar oldu. Fındık Ambalajlı ihracatı ise yüzde 33,62 artışla 640,9 milyon dolara ulaştı. İthalatta ilk sırada 1,553 milyar dolarla Soya Fasulyesi yer aldı. Soya Fasulyesini 1,309 milyar dolarla Mısır Dane ve 1.029 milyar dolarla Sığır ithalatı izledi. Yaş Meyve ve Sebze ihracatta lider Sektörler bazında değerlendirildiğinde, 2026 yılı ağustos ayında en fazla ihracat 2,973 milyar dolarla Yaş Meyve/Sebze sektöründe gerçekleşti. Yaş Meyve/Sebze sektörünü yaklaşık 2,032 milyar dolarlık ihracatla Şekerli Mamuller Sektörü ve yaklaşık 1,719 milyar dolarlık ihracatla Sert Kabuklu Meyveler Sektörü takip etti. Yaş Meyve/Sebze sektörünün toplam ihracat içindeki dolar bazındaki payı yüzde 19,03 olurken, Şekerli Mamuller sektörünün payı yüzde 13,01, Sert Kabuklu Meyveler sektörünün payı ise yüzde 11 oldu. İthalatta ise 5,081 milyar dolarla Hayvan Yemi sektörü ilk sırada yer aldı. Hayvan Yemi sektörünü 2,533 milyar dolarla Bitkisel yağ sektörü ve 1,288 milyar dolarla Şekerli mamuller sektörü takip etti. Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki dolar bazındaki payı yüzde 34,27, Bitkisel yağ sektörünün payı yüzde 17,09, Şekerli mamuller sektörünün payı ise yüzde 8.69 olarak gerçekleşti.

Türkiye Tarım, Gıda ve İçecek Sektörünün Haziran 2026 Dış Ticaret Verileri Açıklandı Haber

Türkiye Tarım, Gıda ve İçecek Sektörünün Haziran 2026 Dış Ticaret Verileri Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Panelinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü 2026 yılının Haziran ayında 14 milyar dolar ihracat, 14,19 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. ​Söz konusu dönemde sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %4,37 oranında bir artışla 13,41 milyar dolardan 14 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde yapılan ithalat ise %18,3 artışla 12 milyar dolardan 14,19 milyar dolara çıktı. Bu dönemde birim ihracat değeri %16,06 oranında artarak ton başına 1.564 dolar oldu. ​Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayınlanan verilere göre, 2026 yılında aylık bazda ihracat geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında %25,62 artışla 2,37 milyar dolar seviyesine ulaşırken, ithalat ise %62,26 artarak 2,85 milyar dolar olarak gerçekleşti. ​En Çok İhracat ve İthalat Yapılan Ülkeler ​Tarım, gıda ve içecek sektörünün en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında 1,540 milyar dolarla Irak ilk sırada yer aldı. İkinci sırada yer alan Almanya’ya yapılan ihracat %13,60 artışla 1,125 milyar dolar olurken, üçüncü sırada ise 982,8 milyon dolar ve %17,82'lik artışla Rusya Federasyonu yer aldı. ​En çok ithalat yapılan ülkeler sıralamasında da zirvede yine Rusya Federasyonu bulundu. Rusya’dan gerçekleştirilen ithalat 2,185 milyar dolar oldu. İkinci sırayı 1,819 milyar dolarlık ithalatla Brezilya alırken, 1,318 milyar dolarlık ithalatın yapıldığı Ukrayna ise üçüncü sırada yer aldı. ​Öne Çıkan İhraç ve İthal Ürünler ​Haziran 2026 döneminde ihracatta öne çıkan ürünler sıralamasında %13,82'lik artışla Fındık İçi ilk sırada yer aldı ve fındık içi ihracatı 754,2 milyon doları geçti. İkinci sıradaki Rafine Ayçiçek Yağı ihracatında %20,01 artış yaşanarak 661,8 milyon dolar değerinde satış gerçekleştirildi. Ambalajlı Fındık ise 502,4 milyon dolarlık değeri ve %40,35'lik ihracat artışıyla üçüncü sırada kendisine yer buldu. ​Aynı ayda en çok ithalatı gerçekleştirilen ürün 1,232 milyar dolarla Soya Fasulyesi oldu. Soya fasulyesini 1,084 milyar dolarla Dane Mısır ve 746,3 milyon dolarla Ham Ayçiçeği Yağı ithalatı takip etti. ​Sektörel Bazda Dış Ticaret Rakamları ​2026 yılı Haziran ayı dış ticaret verileri sektörel bazda incelendiğinde, en fazla ihracatın 2,369 milyar dolar ile Yaş Meyve/Sebze sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü yaklaşık 1,497 milyar dolarla Şekerli Mamuller Sektörü ve yaklaşık 1,439 milyar dolarla Sert Kabuklu Meyveler Sektörü izledi. Yaş Meyve/Sebze sektörünün toplam ihracat içindeki payı %20,01 olurken, Şekerli Mamuller sektörünün payı %12,64, Sert Kabuklu Meyveler sektörünün payı ise %12,16 olarak kayıtlara geçti. ​Yine aynı dönemde en fazla ithalat 4,131 milyar dolar ile Hayvan Yemi sektöründe gerçekleştirildi. Hayvan Yemi sektörünün ardından en çok ithalat yapan diğer sektörler sırasıyla 2,089 milyar dolarla Bitkisel Yağ ve 1,044 milyar dolarla Şekerli Mamuller Sektörü oldu. ​Söz konusu dönemde Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki payı %34,80, Bitkisel Yağ sektörünün payı %17,60, Şekerli Mamuller sektörünün payı ise %8,79 olarak gerçekleşti. Kaynak: Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu

Özer Matlı: "Tarımın Geleceğine Yatırım Yapmaya Devam Edeceğiz" Haber

Özer Matlı: "Tarımın Geleceğine Yatırım Yapmaya Devam Edeceğiz"

Tarım ve gıda sektörüne yönelik hayata geçirdiği projelerle üretimden ticarete uzanan değer zincirini güçlendiren Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk yarısında tescil işlem hacmini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artırarak 41 milyar 668 milyon TL’ye yükseltti. Bursa TB, kurucu ortakları arasında yer aldığı Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’ndaki işlem hacmini de yüzde 316 artırarak, borsalar arasında ilk sıradaki yerini korudu. Tarımsal ticaretin güvenli, şeffaf ve kayıtlı bir yapıda gelişmesine katkı sağlayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin tescil işlem hacmi verilerini açıkladı. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yılın ilk yarısında elde edilen verilerin, Bursa’nın tarım ve gıda sektöründeki güçlü üretim altyapısını ve kayıtlı ticaret kültürünü bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Ocak-Haziran 2026 döneminde tescil işlem hacminin 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 35 artış göstererek 41 milyar 668 milyon 448 bin TL’ye ulaştığını açıklayan Başkan Özer Matlı, “Bu tablo, küresel piyasalardaki tüm belirsizliklere ve firmalarımızın yaşadığı finansman sorunlarına rağmen kentimizin tarım ve gıda sektöründeki dinamizmini, üyelerimizin Borsamıza duyduğu güveni açıkça ortaya koymaktadır. Elde edilen bu sonuçta emeği bulunan tüm üyelerimize, üreticilerimize ve sanayicilerimize teşekkür ediyorum” dedi. Tarımın geleceğini bugünden inşa ediyoruz Tarım ve gıda sektörünün yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, gıda arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Başkan Matlı, “Tarımın geleceği, bugünden atılan doğru adımlar ve hayata geçirilen güçlü projelerle şekillenir. Üreticimizin rekabet gücünü artıran, ticareti kolaylaştıran ve piyasalarda güven ortamını güçlendiren her çalışma, ülkemizin tarımsal geleceğine yapılmış önemli bir yatırımdır. Bursa Ticaret Borsası olarak Gıda İhtisas OSB gibi üyelerimize değer katacak projeleri hayata geçirmeyi ve sektörümüzün gelişimine katkı sunmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Zirvenin sahibi yine zeytin oldu Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2026 yılının ilk yarısında en fazla işlem gören ürünleri de açıkladı. Buna göre 9 milyar 217 milyon 851 bin TL ile zeytin ilk sırada yer aldı. Zeytini sırasıyla 6 milyar 107 milyon 269 bin TL ile canlı hayvan, 5 milyar 518 milyon 047 bin TL ile et, 4 milyar 762 milyon 485 bin TL ile yaş sebze-meyve ve 2 milyar 572 milyon 244 bin TL ile soya fasulyesi takip etti. İşlem hacminde öne çıkan ürünlerin Bursa’nın tarımsal üretimdeki zenginliğini ve ticaretteki çeşitliliğini ortaya koyduğunu belirten Başkan Matlı, “Zeytinden canlı hayvana, etten yaş sebze ve meyveye kadar uzanan geniş ürün yelpazesi, kentimizin tarım ekonomisindeki çok yönlü yapısını yansıtıyor. Ürün çeşitliliğimiz ve her geçen gün derinleşen piyasa yapımız, Borsamızın işlem hacmindeki istikrarlı büyümenin en önemli dinamikleri arasında yer alıyor” dedi. Marmara ÜPAK’ta Bursa TB Damgası Başkan Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın kurucu ortakları arasında yer aldığı Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun (Marmara ÜPAK) 2026 yılının ilk yarısındaki performansını da değerlendirdi. Bursa Ticaret Borsası’nın Marmara ÜPAK’taki işlem hacminin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 316 artış göstererek 2 milyar 45 milyon 288 bin TL’ye ulaştığını açıklayan Özer Matlı, “Lisanslı depoculuk sistemi ile Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) piyasasına olan ilginin her geçen gün artması, doğru yönde ilerlediğimizi gösteriyor. Marmara ÜPAK bünyesinde yer alan borsalar arasında işlem hacmi bakımından ilk sırada yer alırken, acente kaydındaki müşteri sayımızı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 191 artırdık. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve yatırımcılarımızın sisteme duyduğu güveni açıkça ortaya koyuyor” diye konuştu. Marmara ÜPAK’ta Bursa Ticaret Borsası acentesi üzerinden en fazla işlemin sırasıyla mısır, buğday ve arpada gerçekleştiğini belirten Başkan Özer Matlı, lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaşması ve ürün piyasalarının daha da derinleşmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Bursa TB’de En Çok İşlem Gören 5 Ürün Zeytin 9.217.851.118 TL Canlı Hayvan 6.107.269.312 TL Et 5.518.047.575 TL Yaş Sebze Meyve 4.762.485.278 TL Soya Fasulyesi 2.572.244.482 TL

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor Haber

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe artan ithalat ve yem maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, hayvancılıkta dışa bağımlılığın giderek arttığını belirterek, özellikle yem hammaddelerinde yaşanan ithalatın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını söyledi. Hayvancılıkta sorunların her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Gürer, “Bölgemizde yaşanan savaş gübre ve yem fiyatlarını etkileyecektir. Bakanlık hayvan varlığımız arttı derken daha ilk ayda ithalata sarıldı. Savaşla birlikte gübre, yem ve hayvan varlığında yeterliliğin önemi bir kez daha görüldü. Bu süreç doğru yönetilmezse et ve süt ürünlerinde fiyatlar katlanacağı gibi, tüm gıda ürünlerinin maliyeti de artacağı için raf fiyatları da artacaktır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, özelleştirmelerle kamunun yem ve gübre fabrikalarının satıldığını, bunun da ithalata kapı açtığını belirtti. İran’dan önemli miktarda gübre ithalatı yapıldığını ifade eden Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yem hammaddesi tedariki için ihaleye çıkmasının da ithalatın devam edeceğinin göstergesi olduğunu söyledi. 739 BİN SIĞIR İTHAL ETTİK AKP iktidarlarının yanlış hayvancılık politikalarının ithalata dayalı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllardaki ithalat rakamlarına dikkat çekti. Gürer, “Hayvancılıkta sorunlar bitmiyor. 2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal ettik. Bunun için de 1 milyar 19 milyon doları yurt dışına ödedik. 2026 yılının sadece ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır için 131 milyon doları yurt dışına gönderdik. Bu yıl 500 bin baş ithal hayvan hedefinin de ilk ay ithalatına bakıldığında aşılacağı görülüyor.” dedi. İthalatın sektörde kalıcı çözüm üretmediğini belirten Gürer, besicinin desteklenmesi yerine dış alımın tercih edilmesinin sorunu büyüttüğünü dile getirdi. YEM İTHALATI 5,7 MİLYAR DOLARI AŞTI Hayvancılıkta en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem konusunda da Türkiye’nin büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta yem ithalatı da önemli rakamlara ulaştı. Yemi dışarıdan aldığımız sürece fiyat artışları da devam edecek. 2025 yılında 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithal ettik. En çok dövizi ise soya fasulyesi, dane mısır ve kepeğe harcadık.” diye konuştu. SOYADA YÜZDE 95 DIŞA BAĞIMLIYIZ Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın çok yüksek seviyelere ulaştığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında en çok ithal edilen yemlerden biri soya fasulyesi oldu. 4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi için 1 milyar 773 milyon dolar ödedik. Soyada yüzde 95 oranında yurt dışına bağımlıyız. Dane mısırda ise 4 milyon 730 bin ton karşılığında 1 milyar 139 milyon dolar ödedik. Kepekte ise 1 milyon 997 bin ton karşılığında 416 milyon dolar ödeme yapıldı.” diye konuştu. 2026’NIN İLK AYINDA 475 MİLYON DOLARLIK YEM İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılının sadece ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar gitti. İlk üç sırada yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi yer alıyor.” ifadelerini kullandı. ARPA ÜRETİMİ DÜŞTÜ, AÇIK BÜYÜDÜ Yem üretiminde yerli üretimin yeterince değerlendirilmediğini belirten Ömer Fethi Gürer, üretimdeki düşüşe de dikkat çekerek, “Tüketimde üst sıralarda yer alan bu ürünlerden arpa üretimi 2024 yılında 8 milyon 200 bin ton iken 2025 yılında 6 milyon tona düştü ve böylece açık daha da arttı.” dedi. 800 BİN TONA YAKIN YEM HAMMADDESİ İTHALATI PLANLANIYOR Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihalelerin de yem ithalatının boyutunu ortaya koyduğunu belirten TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi toplam 455 bin ton yem hammaddesi tedariki için mart ayında ihale açıyor. 28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ihale açılmıştı. Bu son ihalelerle birlikte kısa süre içinde planlanan toplam yem hammaddesi ithalatı 800 bin tonu aşıyor.” dedi. KABA YEMİN SADECE YÜZDE 31’İ ÜRETİLEBİLİYOR Gürer, Türkiye’de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu belirterek, “Ülkemizde hayvansal üretim için gerekli olan minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 31’i üretilebiliyor. Bu da yaklaşık yüzde 70 oranında bir açığa işaret ediyor.” dedi. MERA ISLAHI VE YEM BİTKİSİ ÜRETİMİ ARTIRILMALI Hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim odaklı politikalara ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Yem bitkileri talebinin karşılanması açısından mera ıslah çalışmaları büyük önem taşıyor. Meraların kalitesinin artırılması ve verimliliğin sağlanması, yem ihtiyacı olan ürünlerde üretimin artırılması gerekiyor.” diye konuştu. YEM FİYATLARI ET VE SÜT FİYATLARINI DA ARTIRIYOR Gürer, yem maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek, “Eğer yemdeki bu süreç devam ederse özellikle ithal yemlerdeki fiyat artışı et ve süt ürünlerinin yanında beyaz ette de fiyatların artmasına yol açacak. Çünkü gerek kırmızı et gerekse beyaz et üretiminde kullanılan yemlerin önemli bölümü yurt dışından ithal ediliyor. İthal yem oranının yüzde 70’e ulaşması nedeniyle ülkemizde yem fiyatları sürekli dövize bağlı olarak artıyor ve her artış hayvancılıkta yeni maliyetler oluşturuyor.” şeklinde konuştu. SÜT YEMİ 900 LİRAYA ÇIKTI Yem fiyatlarındaki artışın üreticiye doğrudan yansıdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde süt yemi de 50 kiloluk torbalarda 900 liraya kadar çıktı. Süt yeminin de önemli bir bölümü ithal girdilere dayanıyor. Ayrıca yonca, saman ve küspe fiyatları da sürekli artıyor. Bu artışlar hayvancılıktaki maliyetleri katlayarak üretimi daha da zorlaştırıyor.” dedi. YEMDE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu koşullar altında hayvancılığın sürdürülebilirliği ciddi risk altında. Özellikle hayvancılık yapan üretici aynı zamanda tarım yapmıyorsa bu faaliyetin sürdürülebilirliği giderek daha da zor hale geliyor. İthal yemlerdeki fiyat artışı hayvancılığın sürdürülebilirliğinin önünde önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle yem üretimini artırıcı politikalar geliştirilmelidir. Yemde dışa bağımlılığın en aza indirilmesinin yolları aranmalı, meralar ıslah edilmeli ve hayvanların tükettiği yemlerde yüzde 50 sübvansiyon sağlanarak hayvancılık yapan üreticilere destek verilmelidir.” dedi. GÜBREDE DE FİYAT ARTIŞI SÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübrede de savaşın olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Gürer, çiftçilerin en çok kullandığı gübre türlerindeki artışa dikkat çekerek şunları kaydetti: “Üre gübresinin tonu yılbaşında 26.000 TL idi, bugün bayi fiyatı 30.500 TL’yi geçti. DAP gübresinin tonu yılbaşında 32.000 TL iken savaş başladığında 35.000 TL’ye çıktı, bugün ise bayi fiyatı 37.500 TL’yi aştı. %21 Amonyum Sülfat gübresi mart ayına 14.500 TL/ton fiyatıyla başladı, 16.500 TL’ye çıktı. %26 CAN gübresi ise ay başında 15.600 TL/ton iken 10 gün içinde tonu 16.500 TL oldu. Savaş sürerse fiyat artışlarının devam etmesi bekleniyor. Çiftçi bu koşullarda nasıl üretim yapacak? Bu fiyatlar raflara yansıyacak, vatandaş gıda ürünlerini nasıl alacak? Emekli ve asgari ücretli, geçen yıla göre daha düşük alım gücüyle nasıl yaşamını sürdürecek? Kendi kendine yeterli olmanın önemi bir kez daha görülmüştür.” dedi.

CHP'li Sarıbal: "Artık Tarladan Değil Limandan Geliyor" Haber

CHP'li Sarıbal: "Artık Tarladan Değil Limandan Geliyor"

2025 yılı tarımsal ithalat-ihracat verilerini değerlendiren CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin stratejik gıda ürünlerinde dışa bağımlı ithalat kolonisine dönüştürüldüğünü vurguladı, “Gıda artık tarladan sofraya değil, limandan sofraya geliyor. Ortada açık bir gıda bağımlılığı var” dedi. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis’te yaptığı basın toplantısında Türkiye’de derinleşen gıda krizine dikkati çekti. Dünya genelinde gıda fiyatları gerilerken Türkiye’de mutfaktaki yangının büyüdüğünü söyleyen Sarıbal, “Dünya genelinde gıda fiyatları son bir yılda yüzde 0,6 gerilerken, Türkiye’de artış oranının yüzde 31,6 oldu. Bu tablo; çiftçiyi üretimden koparan, ithalatı çözüm diye pazarlayan ve tarımı şirketlere teslim eden politikaların sonucudur. Gıda artık tarladan sofraya değil, limandan sofraya geliyor. Ortada gıda güvenliği değil, açık bir gıda bağımlılığı var” ifadelerini kullandı. Hasat dönemlerinde ucuz ithal ürünlerin piyasaya sürülerek yerli üreticinin fiyatlarının çökertildiğini ifade eden Sarıbal, “Çiftçi zarar ederken ithalatçı büyük şirketler rekor karlar açıklıyor. Devlet politikaları fiilen şirketler tarafından yönlendiriliyor. Bu, küçük üreticiden büyük şirketlere doğrudan kaynak aktarımıdır” dedi. Sarıbal, çiftçi sayısının hızla azaldığını, köylerin boşaldığını ve Türkiye’nin stratejik gıda ürünlerinde dışa bağımlı bir ithalat kolonisine dönüştürüldüğünü vurguladı. KİT’LER ÖZELLEŞTİRİLDİ, KAMU TASFİYE EDİLDİ Tarımsal üretimin en yakıcı sorununun kontrolsüz biçimde artan girdi maliyetleri olduğuna vurgu yapan Sarıbal, tohum, gübre ve ilaç piyasalarında kamunun tamamen tasfiye edildiğini söyledi. KİT’lerin özelleştirilmesinin ardından piyasanın çoğunun yabancı sermayeli tekelci şirketlerin eline geçtiğini belirten Sarıbal, “Kamunun fiyat denetleme rolü ortadan kalktı. Artık girdi fiyatlarını şirketler ve döviz kuru belirliyor. Kur her yükseldiğinde üretim maliyetleri şişiyor” diye konuştu. Hububat ve bazı baklagiller dışında kalan ürünlerde fiyat politikalarının bütünüyle özel şirketlere bırakıldığını vurgulayan Sarıbal, özellikle fındık ve tütün piyasalarında yabancı tekellerin belirleyici olduğunu söyledi, “Üreticiye ya maliyetin altında ya da ancak başa baş fiyatlar dayatılıyor. Serbest piyasa adı altında üretici, yabancı sermayenin sömürü düzenine mahkûm ediliyor” dedi. Hayvancılık politikalarının da dışa bağımlılığı büyüttüğünü ifade eden Sarıbal, endüstriyel yeme dayalı modelin karma yem üretiminde ithalat oranını yüzde 50’nin üzerine çıkardığını vurguladı. Milletvekili Sarıbal, mısır, soya ve diğer yem hammaddelerinde artan ithalatın, meraların ranta açılmasıyla birlikte yerli üretimi daha da zayıflattığını söyledi. FINDIK İHRACATINDA CİDDİ KAYIP YAŞANDI Milletvekili Sarıbal, özel ticaret sistemine göre hububat, bakliyat, yağlı tohum ve küspeleri ile bitkisel yağ ithalatının 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 21 artarak 7,6 milyar dolardan 9,2 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. 2025 yılının ihracat sıralamasında en dikkat çeken ürünün iç fındık olduğunu belirten Sarıbal, toplam 119 ülkeye 239 bin ton iç fındık ihracatı yapıldığını ve bu ihracat karşılığında 2 milyar 255 milyon dolar döviz geliri elde edildiğini ifade etti. Ancak fındık ve mamulleri ihracatında bir önceki yıla göre önemli bir gerileme yaşandığını vurgulayan Sarıbal, ihracatın miktar bazında 84 bin ton azalarak yüzde 26,2 gerilediğini, değer bazında ise 381 milyon dolarlık, yüzde 14,4’lük kayıp oluştuğunu kaydetti. Mevcut tarım ve ticaret politikalarıyla fındık ihracatının sürdürülebilir bir zeminde devam edemeyeceğini dile getiren Sarıbal, 2026 yılı için kapsamlı ve ivedi yeni politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. AYÇİÇEĞİ YAĞI İHRACATI ARTTI Milletvekili Sarıbal, ihracatta ikinci sırayı ayçiçeği yağının aldığını belirtti, bu üründe ihracatın bir önceki yıla göre yüzde 21 artış göstererek 1 milyar 76 milyon dolar olarak kaydedildiğini açıkladı. İhracatta üçüncü sırada mandalinanın yer aldığını ifade eden Sarıbal, mandalina ihracatının 892 milyon dolar değerine ulaştığını ve söz konusu üründe yüzde 107 oranında artış yaşandığını söyledi. 2025 yılında buğday unu ihracatının dördüncü sıraya gerilediğini belirten Sarıbal, yıl içerisinde uygulanan ithalat kısıtlamaları, Irak’ta yaşanan gelişmeler, Kızıldeniz’deki olaylar ve konteyner krizinin un ihracatını olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu gelişmeler nedeniyle un ihracatının 3 milyon tondan 2,3 milyon tona düştüğünü aktaran Sarıbal, değer bazında ise ihracatın 1,2 milyar dolardan yüzde 25 gerilemesine rağmen 871 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti. HUBUBAT, BAKLİYAT VE YAĞLI TOHUM İTHALATI REKOR DÜZEYE ULAŞTI Sarıbal’ın paylaştığı bilgilere göre, 2025 yılında toplam hububat ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 22 artarak 8,5 milyon tondan 10,4 milyon tona yükseldi. Bakliyat ithalatı ise yüzde 23’lük artışla 834 bin tondan 1 milyon 29 bin tona çıktı. Yağlı tohumlar ithalatının da dikkat çekici biçimde arttığını belirten Sarıbal, bu kalemde ithalatın yüzde 31 artışla 4,3 milyon tondan 5,6 milyon tona yükseldiğini ifade etti. Bitkisel yağlar ithalatının 1,8 milyon ton seviyesinde sabit kaldığını aktaran Sarıbal, yağlı tohum küspeleri ithalatının ise rekor düzeyde gerçekleşen soya ve ayçiçeği tohumu ithalatından elde edilen küspeler nedeniyle 2,3 milyon tondan 2,1 milyon tona gerilediğini kaydetti. ÜRÜN BAZINDA İTHALATTA SOYA FASÜLYESİ ZİRVEDE Ürün bazında ithalat verilerine de değinen Sarıbal, en yüksek ithalat tutarının soya fasulyesinde gerçekleştiğini belirtti. Buna göre, soya fasulyesi ithalatı yaklaşık 1,8 milyar dolar ile ilk sırada yer aldı. Soya fasulyesini 1,3 milyar dolarla ayçiçeği yağı, 1,2 milyar dolarla dane mısır ve 1,2 milyar dolarla buğday ithalatı izledi. Miktar bazında ise dane mısır ve soya ithalatında tarihi rekor kırıldığına dikkat çeken Sarıbal, 4,7 milyon ton dane mısır ve 4,1 milyon ton soya ithalatı gerçekleştirildiğini açıkladı. TÜRKİYE ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERE BAĞIMLI HALE GETİRİLDİ Ürünlere göre ithalattaki artış oranları arpada yüzde 1.445, ayçiçeği tohumunda yüzde 391, nohutta yüzde 242, pirinçte yüzde 34, dane mısırda yüzde 32 ve ayçiçeği yağında yüzde 25 olarak gerçekleşti. İthalatın belirli ülkelere yoğunlaştığına dikkati çeken Sarıbal, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin buğday ithalatının yüzde 95’ini Rusya’dan, mercimeğin yüzde 45’ini Kazakistan’dan, yüzde 30’unu Kanada’dan, soyanın yüzde 49’unu Brezilya’dan, yüzde 24’ünü Ukrayna’dan karşıladığını ifade etti. Ayçiçeği tohumu ithalatının yüzde 50’sinin Romanya, yüzde 29’unun Moldova kaynaklı olduğunu belirten Sarıbal, ayçiçeği yağında ise ithalatın yüzde 60’ının Rusya, yüzde 25’inin Ukrayna menşeli olduğunu söyledi. Sığır ithalatında da benzer bir yoğunlaşma olduğunu vurgulayan Sarıbal, bu ithalatın yüzde 52’sinin Brezilya, yüzde 45’inin Uruguay kaynaklı gerçekleştiğini kaydetti. Küresel ölçekte tahıl ve yağlı tohum ticaretinin giderek birkaç çok uluslu şirketin kontrolüne girdiğine dikkat çeken Sarıbal, Archer Daniels Midland (ADM), Bunge, Cargill ve Louis Dreyfus gibi şirketlerin dünya tahıl ticaretinin önemli bir bölümünü elinde bulundurduğunu belirtti. Bu şirketlerin fiyat oluşumu ve arz akışında belirleyici hale geldiğini ifade eden Sarıbal, ithalata dayalı tarım politikalarının Türkiye’yi hem ülkelere hem de bu çok uluslu şirketlere bağımlı hale getirdiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.