Hava Durumu

#Stratejik Ürünler

Kırsal Haber - Stratejik Ürünler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Ürünler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti Lideri Özel: "Alım Garantili Yeni Bir Tarım Dönemi Başlatacağız" Haber

YENİ Parti Lideri Özel: "Alım Garantili Yeni Bir Tarım Dönemi Başlatacağız"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa'nın Mudanya ilçesinde üzüm üreticileriyle bir araya gelerek tarım politikalarına ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı maliyet krizine ve gıda enflasyonuna dikkat çeken Özel, "Alım garantili ve planlı yeni bir tarım dönemini başlatacağız" dedi. ​YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mudanya Mütarekesi’nin yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ziyaret ettiği Bursa'da, Mudanya'ya bağlı Çağrışan Mahallesi'nde köylüler ve üzüm üreticileriyle buluştu. Mudanya Belediye Başkanı, il ve ilçe başkanları ile Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım Politikaları Başkanı Sencer Solakoğlu’nun da katıldığı buluşmada tarımdaki girdi maliyetleri, genç çiftçi sayısındaki düşüş ve gıda enflasyonu masaya yatırıldı. ​"4 Kilo Çağrışan Karası Ancak 1 Litre Mazot Alabiliyor" ​Çağrışan Köyü’nde üreticilerin ikram ettiği doğal koruk suyunu içerek köy kahvesinde köylülerle sohbet eden Özgür Özel, bölgenin simge ürünlerinden biri olan Çağrışan Karası üzümünün maliyet analizini yaptı. ​Kendi memleketi Manisa’daki üreticilik tecrübelerinden bahseden Özel, üzüm fiyatları ve mazot artışı arasındaki uçuruma dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ​"Geçen yıl sele kapılmış, çere-çöpe karışmış ve alkol üretimi için satılan şaraplık üzümün kilosu 20 liraydı ve mazot 50 liraydı. Bu yıl Türkiye’nin en güzel sofralık üzümlerinden biri olan Çağrışan Karası halde 25 liraya satılıyor; ancak mazot 98 lira olmuş durumda. Geçen sene 2,5 kilo şaraplık üzüm 1 litre mazot alırken, bu sene 4 kilo birinci sınıf Çağrışan Karası ancak 1 litre mazot alabiliyor. Sadece hasat ve işçilik maliyeti kilo başına 12 lirayı bulurken, toplam maliyeti 25 lira olan ürünü çiftçiden 25 liraya almaya çalışıyorlar. Bu şartlarda geçinmek mümkün değil." ​"Türkiye'deki En Büyük Beka Sorunu Tarımdaki Çöküştür" ​Türkiye'de ortalama çiftçi yaşının Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde 36'dan 57-58 seviyesine yükseldiğini belirten Özgür Özel, gençlerin çiftçilikten uzaklaşmasının büyük bir risk taşıdığını vurguladı. Gençlerin üçte ikisinin asgari ücretle sanayide çalışmayı tercih ettiğini ifade eden Özel, gıda güvenliğinin bir beka meselesi haline geldiğini söyledi. ​Türkiye’nin dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ilk dört ülkeden biri haline geldiğini belirten YENİ Parti lideri: ​"Dünyada kendi kendine yeten ülkelerden biriyken bugün gıda enflasyonunda İran, Venezuela ve Arjantin ile aynı gruptayız. Bizim dışımızdaki 177 ülkede gıda enflasyonu bizden düşük. Avrupa’da gıda enflasyonu %0,9 seviyelerine düşmüşken, bizim verimli topraklarımıza rağmen gıda enflasyonumuz %30, gerçekte ise %150-160 bandında. Toprağımız, çiftçimiz, ekipmanımız var ama yanlış politikalar yüzünden büyük bir sıkıntı yaşıyoruz." dedi. ​"Köprüye, Tünele, Hastaneye Garanti Var; Çiftçiye Alım Garantisi Yok" ​Bursa Çevre Yolu'nun ve özelleştirilen köprü ile otoyolların üretim maliyetlerini daha da artıracağına değinen Özgür Özel, köprü geçişleri, otoyollar, Şehir Hastaneleri ve çalışmayan havalimanları için verilen garantileri hatırlatarak sitem etti: ​"Osmangazi Köprüsü’ne, Avrasya Tüneli’ne, Zafer Havalimanı’na, Şehir Hastaneleri’ne garanti var. Kime garanti yok? Yoksula, çiftçiye, Çağrışan Karası’nı veya siyah inciri yetiştiren Bursalı köylüye geçim garantisi yok. Niye yok? Çünkü alım garantisi yok, planlama yok. Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapattılar, 'Kim ne biliyorsa onu eksin' dediler. Çiftçiden kredi için tapu ipoteği, memur kefil, Tarsim sigortası isteniyor; ancak afet olduğunda 'Tarsim bunu kapsamıyor' diyerek üretici yüzüstü bırakılıyor." ​Çözüm Yolu: Planlı Üretim ve Sıfır Faizli İşletme Sermayesi ​Tarımda yaşanan krizin çözümünü maddeler halinde sıralayan Özel, YENİ Parti iktidarında hayata geçirecekleri yeni tarım modelini anlattı: ​Planlı Üretim ve Doğru Teşvik: Dünya ve Türkiye pazarının ihtiyaçları önceden analiz edilecek. Hangi ürünün nerede daha verimli yetişeceği belirlenerek doğru yere doğru destek verilecek. ​Aracı Sömürüsüne Son: Devlet; soğuk hava depoları, lisanslı depoculuk ve alım anlaşmalarıyla üreticinin yanında yer alacak. ​Alım Garantisi ve Düşük Faizli Kredi: Çiftçi toprağını ipotek ettirmek zorunda kalmayacak. Gelecek seneki ürünün karşılığında düşük veya sıfır faizli işletme sermayesi sağlanarak alım garantili sistem kurulacak. ​Gıda Güvenliği ve Stratejik Ürünler: Bursa’nın inciri, şeftalisi, kestanesi gibi stratejik ürünler koruma altına alınarak uluslararası pazarlara taşınacak. ​"Bursa’dan Tarım Bakanı Çıkaracağız" ​Kendi geçmişinden ve çiftçilik kökeninden bahseden Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: ​"Ben bağ arasından, pamuk tarlasından geliyorum. 12 yaşında traktör üzerinde kültivatör çekmiş, ahırda kürek sallamış, süt sağmış biriyim. Çiftçinin emeğini en iyi ben bilirim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi 'Çiftçi milletin efendisidir' anlayışını yeniden hâkim kılacağız. Allah’ın izinle Bursa’dan bir Tarım Bakanı çıkaracağız ve çiftçimizin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yeri alırken tarım toprakları heba edilmeyecek. Bugün ana muhalefet lideri olarak geldiğim bu köye, bir dahaki sefere iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gıda Arz Güvenliği Sorunumuz Yoktur'' Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gıda Arz Güvenliği Sorunumuz Yoktur''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı. Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik etti. "Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa, bunda sizin alın teriniz var" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa, bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Millî Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin." "AMBARIN ANAHTARI KİMDEYSE GÜÇ ONDADIR" Geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil tarıma toplam 706 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde 'gıda milliyetçiliği' denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların, tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halindeyiz. Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir." Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunun olmadığını ifade eden Erdoğan, gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıkları yaptıklarını söyledi. Cennet vatanda şu anda 206 çeşit tarım mahsulünün yetiştiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil uluslararası kuruluş söylüyor, sebze üretiminde dünyada 3'üncü, meyvede 4'üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür, bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor, sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak." "BÜYÜKBAŞ DESTEK PROGRAMIMIZ MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırsal kalkınmanın sadece tarımın değil kalkınma politikalarının da temelini teşkil ettiğini dile getirdi. Bu alandaki önceliklerinin bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Amaç, özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak, üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor, sürüler büyüyor, üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı'na ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20'sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30'unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70'i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran'a kadar devam edecek." Erdoğan, gençleri, hanım üreticileri, tarımla iştigal eden tüm vatandaşları bu avantajlı programdan faydalanmaya davet etti. GIDA ARZ GÜVENLİĞİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirledikleri devrim niteliğindeki üretim planlamasında 2 yılı geride bıraktıklarını söyledi. Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağladıklarını anlatan Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz." dedi. TÜRKİYE TARIM GIDA SEKTÖRÜNÜN İSTİHDAM VE KIRSAL REFAH İÇİN DÖNÜŞÜM PROJESİ Kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördükleri projeyi milletle paylaşmak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci safhasına geçtiklerini aktardı. Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla, Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak, Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'ni bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle, tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sağlayacağız. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimcilerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesinin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum." Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da programda bir konuşma yaptı. Tarımın ne kadar stratejik bir alan olduğunu tüm dünyanın artık çok daha net gördüğüne işaret eden Yumaklı, "Savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği ve su krizleri, bir kez daha göstermiştir ki ülkelerin en büyük gücü üretim kabiliyetidir. Biz de bu bilinçle hareket ediyoruz." diye konuştu. Yumaklı, bereketin sadece toprağa düşen yağmurla değil, doğru planlamayla, güçlü desteklerle ve sürdürülebilir üretimle mümkün olduğunu bildirdi. Bu anlayışla, üretim planlamasını 2 yıldır kararlılıkla uyguladıklarını dile getiren Yumaklı, hangi ürünün nerede ve hangi imkanlarla üretileceğini daha öngörülebilir bir hale getirdiklerini ifade etti. "KAZANIMLARIN ARTACAĞINA İNANCIMIZ TAM" Bakan Yumaklı, bu uygulamayla, suyu koruyan, verimliliği artıran, üreticiyi güçlendiren yeni bir üretim modeli inşa ettiklerini belirterek şunları kaydetti: "Planlamanın olumlu sonuçlarını almaya başladık. Önümüzdeki günlerde bu kazanımların çok daha artacağına inancımız tamdır. Bakanlık olarak mesai arkadaşlarımla birlikte çiftçilerin derdiyle hemhal olmayı, yüklerini hafifletmeyi ve emeklerinin bereketini artırmayı en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Çünkü çiftçimizin kazandığı yerde Türkiye kazanır, çiftçimizin güçlendiği yerde Türkiye güçlenir. Çiftçimizin bereketi arttıkça, milletimizin geleceği daha da parlar. Çiftçilerimizin emeğini akıl ve alın teriyle buluşturarak, Türkiye Yüzyılı'nı 'bereketin yüzyılı' yapmaya söz verdik. Bu hedef uğruna gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.