Hava Durumu

#Su Kıtlığı

Kırsal Haber - Su Kıtlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kıtlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Büyükakın: “Geyik Muhabbeti Yapmıyoruz Geleceğimiz İçin Çalışıyoruz” Haber

Başkan Büyükakın: “Geyik Muhabbeti Yapmıyoruz Geleceğimiz İçin Çalışıyoruz”

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ormanya’da yetiştirdiği 9 kızıl geyiği Kuzuyayla’da doğal yaşamla buluşturdu. Böylece Kızıl Geyik Yerleştirme Projesi kapsamında iki yılda doğaya salınan geyik sayısı 39’a ulaştı. Doğayı korumanın gelecek nesillere karşı sorumluluk olduğunu vurgulayan Başkan Tahir Büyükakın, “Bugünü çocuklarımızdan emanet aldık. Bu emaneti onlara bırakmak için çalışıyoruz. Biz geyik muhabbeti yapmıyoruz, ülkemizin geleceği için çalışıyoruz” dedi. 2 YILDA 39 KIZIL GEYİK DOĞAYA SALINDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yaban hayatının güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesinin doğal yaşam merkezi Ormanya’da özenle yetiştirilen kızıl geyikler, Kızıl Geyik Yerleştirme Projesi kapsamında doğal yaşam alanlarına kavuşuyor. Projenin yeni aşamasında 9 kızıl geyik daha Kuzuyayla’da doğaya salınırken, 2024-2025 döneminde doğayla buluşturulan 30 geyikle birlikte toplam sayı 39’a yükseldi. Kuzuyayla Tabiat Parkı’nda düzenlenen programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu, Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, Kocaeli Kültür ve Turizm İl Müdürü Fatih Taşdelen, Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Ceyhun Yalçın ve AK Parti Kartepe İlçe Başkanı Murat Yılmaz katıldı. BÜYÜKAKIN’DAN GELECEK NESİLLER İÇİN ÇEVRE MESAJI Kızıl geyiklerin doğaya salınmasının yalnızca bir yaban hayatı projesi olmadığını, ekolojik dengenin korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması açısından da büyük önem taşıdığını belirten Başkan Büyükakın, doğal yaşamdan kopuşun insanlığı ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekti. “BUGÜNÜ ÇOCUKLARIMIZDAN EMANET ALDIK” Şehir yaşamının yoğun temposu içinde vatandaşların huzurunu ve yaşam kalitesini artırmaya çalışırken gelecek nesilleri de unutmadıklarını ifade eden Başkan Büyükakın, “Bütün konsantrasyonumuz, hemşehrilerimizin rahat etmesi ve huzurlu olması. Bir yandan bugün hayatı kolaylaştıracak işler yaparken diğer yandan çocuklarımızın yarın mutlu bir şekilde yaşayacakları Kocaeli’yi onlara miras bırakmayı hedefliyoruz. Asıl önemli olan bu. Bugünü çocuklarımızdan emanet aldık. Bu emaneti onlara bırakmak için çalışıyoruz. Yaban hayatını korumak ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak, insanoğlunun yapabileceği en bilgece davranışlardan biri” diye konuştu. “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARTIK İKLİM KRİZİNE DÖNÜŞTÜ” Küresel iklim krizinin uzun yıllardır bilim insanları tarafından gündeme getirildiğini hatırlatan Büyükakın, insanlığın doğayla kurduğu ilişkiyi yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı. Büyükakın, “1990’ların sonunda ve 2000’lerin başında akademisyenler küresel iklim değişikliğiyle ilgili uyarılar yapmaya başlamıştı. Birleşmiş Milletler de bu uyarıların ciddiye alınması için çeşitli konferanslar düzenledi. Küresel iklim değişikliği olarak ifade edilen mesele, bugün artık iklim krizine dönüştü. İnsanoğlu, doğadaki varoluşunu sürdüremeyeceği şekilde hareket ediyor. Böyle yaşamaya devam edersek nehirdeki son balık tükendiğinde paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacağız” ifadelerini kullandı. “KARBON EMİSYONUNU AZALTMAK ZORUNDAYIZ” Küresel iklim krizinin etkilerinin yerel ölçekte de hissedildiğini belirten Başkan Büyükakın, Kartepe bölgesinde metrekareye 150-200 kilogram yağış düştüğünü, yürütülen çalışmalar sayesinde büyük çaplı zararların önüne geçildiğini ifade etti. İklim krizinin etkilerini azaltmak için küresel ölçekte somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Büyükakın, su kıtlığı, gıda krizleri ve zorunlu göç gibi tehlikelere dikkat çekti. Büyükakın, “İklim krizi bu şekilde devam ederse su kıtlığı ve gıda krizleri yaşanacağı, insanların zorunlu göçe maruz kalacağı yönünde raporlar var. İnsanoğlu böyle devam ederse kendine yaşayacak alan bulamayacak. Geleceğin dünyasına ilişkin projeksiyonlar, tadı değişen meyveleri bile bulamayabileceğimizi gösteriyor. Bu gidişata karşı tedbir almak zorundayız” dedi. “BÜTÜN ÇALIŞMALARIMIZIN TEMELİNDE DOĞAYI KORUMAK VAR” Büyükşehir Belediyesinin çevre ve altyapı yatırımlarının bütüncül bir anlayışla yürütüldüğünü belirten Başkan Büyükakın, denizlerin ve nehirlerin temizlenmesinden kanalizasyon yatırımlarına kadar pek çok çalışmanın ekolojik dengenin korunmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Büyükakın, “Denizi temizlerken de nehirlere balık bırakırken de altyapı ve kanalizasyon çalışmaları yaparken de aslında bütün bu hikâyeyi düşünerek hareket ediyoruz. Meseleye bu açıdan baktığımızda yaptığımız çalışmalar anlam kazanıyor. İnsanoğlu, ekosistemin döngüsünü tam olarak hesap edemiyor. Yaban hayatını korumaya yönelik çalışmalarımızda kızıl geyiklerin de bu ekosistemin önemli bir parçası olduğunu gördük. Onlar, ormanın doğal döngüsüne katkı sağlayacak” diye konuştu. “DOĞAYI TAHRİP ETMEDEN VAR OLMALIYIZ” Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesinin insanlığın geleceğini tehdit ettiğini belirten Büyükakın, üretim ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini vurguladı. Doğayı korumanın yalnızca hayvanları doğal yaşam alanlarına bırakmaktan ibaret olmadığını ifade eden Büyükakın, şöyle konuştu: “Yaptıklarımız, 39 geyik bırakmaktan ibaret değil. Doğayı tahrip etmeden ihtiyaçlarımızı karşılamak, yok etmeden var etmek gerekiyor. Bir taraftan tarım yapmak için ormanları yok ediyor, diğer taraftan gıda israfıyla kaynaklarımızı tüketiyoruz. Oysa doğal dengeyi korumadan geleceğimizi güvence altına alamayız.” “BİZ GEYİK MUHABBETİ YAPMIYORUZ” Doğanın korunması için yerel yönetimlerin çabalarının tek başına yeterli olmayacağını, toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Başkan Büyükakın, çevre çalışmalarının günlük tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Büyükakın, “Tek başımıza yaptıklarımızla bu iş hallolmaz. Ama biz kızıl geyikleri doğaya salmaya, nehirlere balıkları bırakmaya devam edeceğiz. Birilerinin de bu sürece ayak uydurması gerekiyor. Önce insanları ikna etmemiz, bunun için de düşünce biçimimizi değiştirmemiz lazım. Biz bunları yaparken önümüze engel çıkarılmaması gerekiyor. Biz geyik muhabbeti yapmıyoruz, ülkemizin geleceği için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “KISIR TARTIŞMALARLA GELECEĞİMİZİ KAYBETMEMELİYİZ” Çevreyi korumaya ve şehirleri daha yaşanabilir hale getirmeye yönelik çalışmaların ortak bir sorumluluk olarak sahiplenilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Büyükakın, sözlerini şöyle tamamladı: “Gündemin kısır tartışmalara dahil edilmesiyle topyekûn memleketi kaybediyoruz. Bu çalışmaların tüm memleket tarafından sahiplenilmesi için anlatmaya devam edeceğiz. Dünyanın ve ülkemizin uzun vadeli hayrına olacak güzel işlere imza atıyoruz. Kartepe’mize, şehrimize, ülkemize ve dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.” “KIZIL GEYİKLER KARTEPE’NİN GÜZELLİĞİNE DEĞER KATIYOR” Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman da Kartepe’nin doğal güzelliklerinin korunması ve yaban hayatının zenginleştirilmesine yönelik katkılarından dolayı Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Kızıl geyiklerin doğayla buluşturulmasının bölgenin doğal güzelliklerine ayrı bir değer kattığını belirten Kocaman, “Samanlı Dağlarımızda o güzel geyiklerimizi doğaya salıyoruz. Birçok program ve turizm faaliyeti gerçekleştiriyoruz ancak bunların içindeki en doğal olanı kızıl geyiklerin salınması. Kartepe’nin güzelliğine ne kadar değer katıyor. Mavinin, gölün ve doğanın güzelliğini, canlı çeşitliliğini koruyarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Başkanımızın şahsında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu güzelliklerin artmasını temenni ediyorum” diye konuştu. KUZUYAYLA’DA YABAN HAYATI VE TURİZM BİRLİKTE GELİŞİYOR Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu, kızıl geyiklerin Samanlı Dağları bölgesine salınmasının yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Çalışmanın bölgenin turizm potansiyeline de katkı sağlayacağını ifade eden Ulu, “Asıl amacımız, kış turizmi, ekoturizm ve doğa yürüyüşlerinin yapıldığı bu bölgede geyik üretimini desteklemek ve bilimsel veriler ışığında doğayı korumak. Geçen yıl Kuzuyayla’yı 300 bin kişi ziyaret etti. Yapılan yatırımlarla bu sayının 2-3 katına çıkacağını öngörüyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. ORMANYA’DAN DOĞAL YAŞAMA UZANAN KORUMA PROJESİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje, bölgede kızıl geyik popülasyonunun güçlendirilmesini hedefliyor. Ormanya’da yetiştirilen ve bakımları titizlikle gerçekleştirilen geyikler, gerekli hazırlıkların ardından doğal yaşam koşullarına uygun alanlara bırakılıyor. Samanlı Dağları ve Kandıra ormanları başta olmak üzere uygun yaşam alanlarına yönelik çalışmalarla bölgenin biyolojik çeşitliliğinin desteklenmesi amaçlanıyor. ORMANYA, KIZIL GEYİKLERİN YUVASI OLUYOR Ormanya, kızıl geyiklerin bakımının yapıldığı, üremelerinin ve korunmalarının desteklendiği önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Ormanya’da 2024 yılında 17 kızıl geyik yavrusu dünyaya gelirken, kızıl geyik üretiminde yaklaşık yüzde 20 artış sağlandığı bildirildi. Merkezde yürütülen çalışmalar, yaban hayatının devamlılığına ve kızıl geyiklerin doğal yaşam alanlarında varlıklarını sürdürmelerine katkı sağlıyor. HEDEF, SAĞLIKLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YABAN HAYATI Projede kızıl geyik sayısını artırmanın yanı sıra genetik çeşitliliğin korunmasına da önem veriliyor. Ormanya’daki sürülerde yürütülen çalışmalarla baskın erkek bireylerin değiştirilmesi ve yakın akraba çiftleşmesi riskinin azaltılması hedefleniyor. Böylece doğaya bırakılan geyiklerin uzun vadede sağlıklı bir popülasyon oluşturmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ormanya’nın uzmanlığını ve deneyimini yaban hayatının korunması için değerlendirerek insanla doğa arasındaki uyumun güçlendirilmesine katkıda bulunuyor. Kızıl geyiklerin doğal yaşam alanlarında yeniden varlık göstermesini hedefleyen proje, biyolojik çeşitliliği koruma ve doğal mirası gelecek nesillere aktarma sorumluluğunun önemli bir örneğini oluşturuyor.

Akdeniz İklim Zirvesi Muğla’da Başladı Haber

Akdeniz İklim Zirvesi Muğla’da Başladı

Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Europe iş birliğiyle düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi dünyanın üç kıtasından gelen katılımcılarla başladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Ağı ICLEI Europe, iklim değişikliğinin etkilerinin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olan Akdeniz’in geleceğini Muğla’da masaya yatırdı. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen Akdeniz İklim Zirvesi’ne Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ev sahipliğinde Muğla Vali vekili İsmail Soykan, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr.Babatunde Ahonsi, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Fas Şafşavan Belediye Başkanı ve ICLEI Başkan Yardımcısı Mohamed Sefiani, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, çok sayıda yerli ve yabancı misafir katıldı. Gonca Köksal Aras: “Aynı denizin kıyısından aynı geleceğe bakıyoruz” Akdeniz İklim Zirvesi’nin açılışında konuşan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras; “İklim Krizi artık geleceği ilişkin bir öngörü olmaktan çıktı, hepimizin derinden hissettiği kentlerimizin, gündelik yaşamına, ülkelerin kentlerinin ekonomisine, tarım alanlarımıza, su kaynaklarımıza, ormanlarımıza, kıyılarımıza, denizlerimize doğrudan dokunan bir gerçekliğe dönüştü. Bizler yerel yönetimler olarak, deneyim ve imkânlarımızı ortak çözüm haline getirmek zorundayız. Geleceğimizi nasıl inşa edeceğiz bunu konuşmalıyız. Aynı denizin kıyısından aynı geleceğe bakıyoruz. Bu bakış açısıyla zirvemizin yeni fikirlerin yeni ortak iradeye katkı sunacağına inanıyorum.” dedi. Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş; “Akdeniz’e kıyısı bulunan Muğla, iklim krizinin etkilerini en erken ve yoğun hisseden bölgelerimizden biri” Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş yaptığı konuşmada şu sözlere yer verdi. ”Burada Akdeniz’in ortak geleceğini tartışmak ve bu geleceğe ilişkin birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak üzere bir aradayız. Akdeniz’e kıyısı bulunan Muğla, iklim krizinin etkilerini en erken ve yoğun hisseden bölgelerimizden biri. Kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar, orman yangınları, seller ve biyolojik çeşitlilik kaybı artık gelecekte karşılaşacağımız ihtimaller değil, bugünün sorunlarıdır.Bugün ise bu salondan Akdeniz havzasının geleceğine ilişkin çıkacak sonuçların yalnızca burada kalmamasını; dünya gündemine ve COP31’e taşınmasını son derece önemsiyoruz. COP31’i aynı zamanda Türkiye’nin iklim alanında yürüttüğü çalışmaları dünyaya anlatmak açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bütün tarafları dahil eden kapsayıcı bir süreç yürütmeyi önemsiyoruz.” dedi. Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr.Babatunde Ahonsi; “Akdeniz İklim Zirvesi de finansmana erişim, kapasite geliştirme ve bilgi paylaşımı açısından önemli bir platform sunuyor” Zirvenin önemli isimlerinden biri olan Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr.Babatunde Ahonsi; Akdeniz İklim Zirvesi’nin projelerin finansmanlar ile buluşturulması için bir adım olacağına dikkat çekti. Ahonsi; “Öncelikle böylesine acil ve önemli bir konuda bu kadar farklı paydaşı bir araya getiren tüm ortakları tebrik etmek istiyorum. Bugün önümüzdeki temel soru şu; Ortaya koyduğumuz planları nasıl anlamlı ve somut eylemlere dönüştürebiliriz Akdeniz daha sık ve şiddetli sıcak hava dalgaları, su kıtlığı ve sellerle karşı karşıya. Bu etkiler yalnızca doğal çevreyi değil; ekonomiyi, altyapıyı ve insanların refahını da doğrudan etkiliyor. Akdeniz İklim Zirvesi de finansmana erişim, kapasite geliştirme ve bilgi paylaşımı açısından önemli bir platform sunuyor. Finansman burada kritik bir başlık. Fakat geniş ölçekli uygulamaların hayata geçirilebilmesi için finansmanın tek başına var olması yeterli değil. Yerel yönetimler, özel sektör ve finans kuruluşları arasında daha güçlü bir bağ kurmamız ve yerel kapasiteyi artırmamız gerekiyor. Bugün şehirlerin ve belediyelerin projeleri var. Dünyada bu projeleri destekleyebilecek finansman kaynakları da var. Ancak çoğu zaman ikisi arasında bir boşluk bulunuyor. Asıl mesele bu boşluğu kapatabilmek. Planlardan projelere, projelerden uygulamaya geçmeliyiz. Fas Şafşavan Belediye Başkanı ve ICLEI Başkan Yardımcısı Mohamed Sefiani; “İklim krizini Akdeniz’in hiçbir kenti, hiçbir bölgesi ve hiçbir ülkesi tek başına çözemez” Zirvenin bir diğer önemli ismi Fas Şafşavan Belediye Başkanı ve ICLEI Başkan Yardımcısı Mohamed Sefiani konuşmasında Muğla ile Fas’ın Akdeniz’in iki farklı kıyısında olmasına rağmen aslında aynı gerçekliklerle karşı karşıya olduğunu belirtti.Mohamed Sefiani; “Belediye başkanlarının, kentlerin ve bölgelerin ortak sesi küresel iklim yönetiminin her aşamasında duyulmalıdır. Küresel hedefler ile yereldeki uygulamalar arasında güçlü bir bağ kurulmalıdır. Çünkü iklim politikalarının gerçek karşılığını gördüğümüz yer kentlerimiz ve bölgelerimizdir.COP31 bu açıdan önemli fırsatlar sunacaktır. Ortak kırılganlıklarımızı ortaya koyarken, ortak çözüm imkânlarımızı da görünür hale getirecektir. Ortak yolculuğumuza birlikte devam edelim. Bugün burada konuştuklarımızı iş birliğine, iş birliğimizi somut projelere dönüştürelim ve birlikte güçlendirelim. Çünkü iklim krizini Akdeniz’in hiçbir kenti, hiçbir bölgesi ve hiçbir ülkesi tek başına çözemez. Bu sorumluluğu paylaşmak zorundayız. Muğla’yı bu anlamda güçlü bir Akdeniz ittifakının başlangıç noktalarından biri haline getirelim.” dedi. Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş; “İklim Değişikliğinin Etkileri Yerelde Ortaya Çıkıyor Ve Çözümün Önemli Bir Bölümü Yerelde Üretiliyor” Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş Akdeniz İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Akdeniz kentlerinin ortak sorunlarını ve önceliklerini ele almak, kent deneyimlerimizi paylaşmak, birlikte geliştirebileceğimiz çözümleri değerlendirmek üzere bir aradayız. Akdeniz iklimi, suyu, doğası, kültür ve ekonomisi ile bizleri birbirine bağlayan ortak bir yaşam alanı ancak bu coğrafya iklim değişikliğinin etkilerini giderek daha ağır bir biçimde hissetmektedir. Akdeniz Bölgesi küresel ortalamalardan yaklaşık yüzde 20 daha hızlı ısınıyor. Aşırı sıcaklıklar, kuraklık ve seller artık geleceğe ilişkin riskler olmaktan çıkmış belediyelerimizin bugün yönetmek zorunda olduğu gerçeklere dönüşmüştür. İklim değişikliğinin etkileri artık belediyelerimizin yalnızca çevre politikalarını değil günlük hizmetlerinden uzun vadeli planlama ve süreçlerine kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle kentlerin yalnızca iklim politikalardan uygulayıcısı olarak görünmemesi gerektiğine inanıyoruz. Kentler aynı zamanda iklim politikalarının geliştirilmesinde, uygulanmasında ve sonuçlarının değerlendirilmesinde etkin aktörler olmalıdır çünkü iklim değişikliğinin etkileri yerelde ortaya çıkıyor ve çözümün önemli bir bölümü yerelde üretiliyor.” dedi. Başkan Aras; “Akdeniz İklim Zirvesi İle Üç Kıtayı Muğla’da Buluşturduk” Akdeniz İklim Zirvesi’nin ev sahipliğini yapan Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın iklim krizi geçekliğinin farkında olduğunu, somut adımlarla hareket ettiğini belirtti ve Akdeniz İklim Zirvesi’nde üç kıtadan katılımcıları buluşturduğunu söyledi. Başkan Aras; ”Bugün COP31’e olan yolculuğumuzda Akdeniz kentlerinin sorunlarını, çözüm süreçlerini konuşmak için bir araya geldik. Muğla’mız coğrafi konumu sebebiyle küresel iklim krizin en çok hisseden illerden biri. Bu nedenle Muğla olarak Sıfır Atık projesi olsun, güneş panelleri sistemleri olsun, deniz kıyı temizliği olsun, Fethiye Körfezi’nin dip çamuru temizliği konusu olsun zaten bir farkındalıkla harekete geçerek bu hususlarda önemli adımlar attık. Kıyı temizliği için 14 teknemiz ile kıyılarımızı temizliyoruz. Gökova ve Bodrum’da Posidonia çayırlarının dip haritasını çıkarttık ve nasıl korunacağı hakkında çalışmalar yapıyoruz. Gerçekleştirmeyi planladığımız bir diğer proje ise Akyaka Azmak Nehrindeki teknelerin motorlarının elektrikli motorlara dönüştürülmesi. Kirliliği azaltmak ve sürdürülebilir enerji açısından önemli bulduğumuz noktalardan birisi. Yerel yönetimler bu iklim krizi çözüm çalışmalarında baş aktörlerdir. Destekleri bu nedenle çok önemlidir. Bizler Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak bölgede yapılan ve yapılacak olan tüm çalışmalara katılıp destek olmaya hazırız. “ dedi. Vali Vekili İsmail Soykan; “Sıfır atık kültürünü eğitim kurumlarımızda en temelden inşa ediyoruz” Akdeniz İklim Zirvesi’nde konuşan Muğla Vali vekili İsmail Soykan Akdeniz Havzası’nın tarih boyunca önemli medeniyetlerin buluştuğu bir coğrafya olduğunu belirtti. Soykan; “Şehrimizin geleceğini korumak; doğasını, denizini, kıyısını, ormanını, suyunu korumakla eş değerdir. Bu nedenle bu önemli işi eğitimden ele alarak başladık. Okullarda çocuklarımıza çevre bilinci ve sıfır atık kültürünü eğitim kurumlarımızda en temelden inşa ediyoruz.” dedi. Akdeniz İklim Zirvesi’nin ilk günü açılış konuşmaları ardından Dirençli Bir Akdeniz Yerel Liderlik ve Bölgesel işbirliğini Güçlendirilmesi, Ortak Zorluklardan Bölgesel Eyleme oturumları ile devam etti. Akdeniz İklim Zirvesi’nin ikinci günü olan 29 Eylül Salı günü COP31’e Doğru; Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu, Değişen İklim Koşullarında Dirençli Kentler, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenecek.

Bakan Yumaklı: "Sulamada Yenilikçi Uygulamaları Hayata Geçiriyoruz" Haber

Bakan Yumaklı: "Sulamada Yenilikçi Uygulamaları Hayata Geçiriyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su verimliliğindeki asıl başarının tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu belirterek, "Suyu merkeze alan ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme mekanizmaları, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz." dedi. Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) tarafından düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF), Bakan Yumaklı, Dünya Su Konseyi (WWC) Başkanı Loic Fauchon, Birleşmiş Milletler (BM) Su İşlerinden Sorumlu Özel Temsilcisi Retno Marsudi ve çok sayıda ülkenin ilgili bakanlarının katılımıyla başladı. Bu yıl teması "Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme" olan forum, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştiriliyor. Bakan Yumaklı, forumun açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın, iklim koşulları, şehirleşme ve artan üretim baskısı nedeniyle, giderek derinleşen su kıtlığı gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Suya atfedilen değerin ve yönetim biçiminin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eden Yumaklı, krizlere karşı dirençli, esnek ve proaktif yapılar kurulması gerektiğini bildirdi. Bakan Yumaklı, teorik tartışmaların, iyi niyet beyanlarının ötesine geçme vaktinin geldiğini belirterek, "Yapay zekadan uzaktan algılamaya kadar, dijital teknolojilerden yeni finansman modellerine kadar elimizdeki tüm yenilikçi araçları, sahada uygulanabilir politikalara dönüştürmek zorundayız." diye konuştu. Forumla su dirençliliği ve verimliliğine ulaşmak için deneyimlerin, iyi uygulamaların ve yenilikçi yaklaşımların paylaşılacağı yüksek düzeyli bir platform oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Yumaklı, "İstanbul'dan çıkacak mesajlar, 2026 Birleşmiş Milletler Su Konferansı, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31), 2027 Dünya Su Forumu ve ülkemiz ev sahipliğindeki Dünya Su Kongresi gibi küresel etkinliklere önemli katkı sağlayacak." ifadelerini kullandı. Yumaklı, su stresi altındaki ülke olarak, suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem verdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Bu bilinçle, Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde Su Verimliliği Seferberliği'ni başlattık. Suda sıfır kayıp ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil, bir zihniyet dönüşümüdür. Bu dönüşüm, kamu kurumlarından özel sektöre, okullardan yerel yönetimlere kadar geniş bir kesimi kapsıyor. Amacımız her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır. Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda, suyu merkeze alan ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme mekanizmaları, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz." "UYGULANABİLİR POLİTİKA VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GELİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ" Suyun etkin, şeffaf ve sürdürülebilir yönetimi için dijital dönüşümün zorunluluk olduğuna işaret eden Yumaklı, dijital teknolojilerle suyun tüm döngüsünü izleyebildiklerini söyledi. Bakan Yumaklı, tarımda uydu verileri ve yapay zekâ destekli karar sistemlerinin, sulama verimliliğini artırdığına dikkati çekerek, "Bu dönüşümün yaygınlaştırılması için sonuç odaklı finansman modelleri, güçlü kamu-özel sektör işbirlikleri, veri standartlarının oluşturulması ve teknik kapasitenin geliştirilmesi kritik önemdedir. Bu süreç yalnızca teknolojiyle değil, kurumsal kapasite, doğru finansman ve güçlü işbirliği ile başarıya ulaşabilir. Bu kapsamda, forumdaki oturumlarda, su yönetiminde dijital dönüşümün tüm boyutlarını birlikte ele alarak, uygulanabilir politika ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "TÜRKİYE OLARAK SUYUN BİRLEŞTİRDİĞİNE İNANIYORUZ" Türkiye'nin yakın coğrafyasında istikrarın sağlanmasına, ekonomik kalkınmaya ve refahın artırılmasına önem verdiklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: "Bu anlamda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Daha adil bir dünya mümkün' ilkesine uygun olarak politikalarımızı şekillendiriyoruz. Komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılması esasıyla, diyaloğumuzu ve işbirliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sınır aşan havzalarımızda, su kaynaklarının korunması ve kullanılması için, karşılıklı fayda esasıyla, bilgi, deneyim ve teknoloji transferi gerçekleştiriyor ve ortak teknik projeler geliştiriyoruz. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için, Afrika'daki ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ülkeye, su sektöründe mali ve teknik destek sağlıyoruz." Açılış konuşmalarının ardından Bakan Yumaklı ve protokol heyeti aile fotoğrafı çektirdi. Forum iki gün boyunca farklı konuların ele alınacağı panellerle devam edecek.

Çorum Belediyesi Barajlarda Ölçüm Yapıyor Haber

Çorum Belediyesi Barajlarda Ölçüm Yapıyor

Çorum Belediyesi, artan kuraklık ve olası su kıtlığı riskine karşı su kaynaklarının daha etkin yönetilmesi amacıyla önemli bir çalışma başlattı. Belediye, şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayan dört barajda su seviyelerinin daha doğru ve detaylı şekilde belirlenebilmesi için batimetrik haritalama çalışmalarına başladı. Yürütülen çalışmalar kapsamında barajlardaki su miktarı bilimsel yöntemlerle detaylı olarak ölçülerek gerçek doluluk oranları ortaya konulacak. Bu sayede yalnızca yüzey verilerine dayalı ölçümlerin ötesine geçilerek, toplam su hacmi daha sağlıklı ve güvenilir biçimde hesaplanabilecek. Çorum Belediyesi’nden yapılan açıklamada, son dönemde etkisini artıran kuraklık tehlikesine dikkat çekilerek mevcut su kaynaklarının planlı ve bilinçli kullanımının büyük önem taşıdığı vurgulandı. Batimetrik haritalama çalışmalarıyla elde edilecek verilerin, su yönetiminde daha isabetli ve sürdürülebilir kararlar alınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Açıklamada ayrıca, elde edilen veriler doğrultusunda gerekli operasyonel planlamaların yapılacağı ve olası risklere karşı önceden önlem alınacağı belirtildi. Çorum Belediyesi, suyun korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusundaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Ayrıca, vatandaşlara su tasarrufu konusunda duyarlı olunması çağrısında bulunuldu.

Su Kaynaklarını Korumak Ortak Sorumluluğumuz Haber

Su Kaynaklarını Korumak Ortak Sorumluluğumuz

Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’DEKİ DÜNYA SICAKLIĞINA 2025'TE ULAŞILDI Etkinliğin açılışında konuşan Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025'in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. “TÜRKİYE, SU KITLIĞI ÇEKEN ÜLKE DURUMUNA GELEBİLİR” Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin yüzde 88'inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye'nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi” dedi. “SUYU NASIL KORUYACAĞIMIZI KONUŞMALIYIZ” Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı'dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz” diye konuştu. “SU SEVİYESİ 250 METRENİN ALTINA İNDİ” Bursa’nın, Uludağ'dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz” dedi. “ÜRETİM İLE SU ARASINDA YENİ BİR DENGE KURMALIYIZ” Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız” diye konuştu. “GERİ KAZAN, YENİDEN DEĞERLENDİR” Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15'inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa'da atık su arıtma tesislerini bu bağlamda ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa'nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır” dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı'nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.