Hava Durumu

#Su Tasarrufu

Kırsal Haber - Su Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve Haber

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) ve TÜSEDAD iş birliğiyle düzenlenen "Su Kısıtında Sürdürülebilir Hayvancılık" toplantısı, bölge üreticisi için yeni bir yol haritası çizdi. Toplantıda, su krizine karşı münavebeli ekim ve hayvan besleme stratejileri masaya yatırıldı. Sektör Temsilcileri ve Üreticiler Konya’da Buluştu TÜSEDAD Üretici ve Sektör Temsilcileri Buluşmaları’nın 5.’si, Türkiye’nin tarım ambarı Konya’da gerçekleştirildi. Konya DSYB Başkanı Edip Yıldız, TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru ve TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali İmamoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, hayvancılığın en büyük maliyet kalemlerinden biri olan yem ve su kullanımı arasındaki denge ele alındı. Programa; tarım ilçe müdürlükleri, Ziraat Bankası yetkilileri, veteriner hekimler odası ve ziraat odaları gibi sektörün tüm paydaşları yoğun katılım sağladı. Silajlık Mısırda Münavebe Dönemi: Su Tasarrufu ve Verimlilik Toplantı kapsamında düzenlenen panelde, Konya bölgesinde yoğun olarak ekimi yapılan silajlık mısır mercek altına alındı. Nihat Öztürk moderatörlüğünde; Prof. Dr. Armağan Hayırlı, Prof. Dr. Süleyman Soylu ve Hüseyin Doğançukuru’nun paylaştığı verilere göre, mısır ekiminin münavebeye (ekim nöbeti) bağlanmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Panelden Öne Çıkan Başlıklar: Su Yönetimi: Azalan su kaynakları karşısında mısır ekim alanlarının planlanması. Hayvan Besleme: Münavebenin kaba yem kalitesi ve hayvan rasyonları üzerindeki doğrudan etkileri. Ekonomik Sürdürülebilirlik: Girdi maliyetlerini düşürmek için alternatif ürün desenlerinin kullanımı. Üreticiler İçin Çözüm Odaklı Yaklaşım Panelistler, sadece sorunu tespit etmekle kalmayıp üreticilere uygulanabilir çözüm önerileri sundu. Özellikle su kısıtı olan bölgelerde sürdürülebilir hayvancılık için akademik bilgiyle sahadaki tecrübenin birleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ziraat Bankası ve TKDK temsilcilerinin de katılımıyla, bu dönüşümü destekleyecek finansal mekanizmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

Bursa’da Çiftçiye Dev Destek Haber

Bursa’da Çiftçiye Dev Destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticinin girdi maliyetlerini düşürmek amacıyla başlattığı hibe programı kapsamında 17 ilçedeki binlerce çiftçiye can suyu oldu. %50 hibeli damla sulama borusu ve sıvı gübre desteğiyle, hem tarımsal verimliliğin artırılması hem de su kaynaklarının korunması hedefleniyor. ​17 İlçede 4 Bin 261 Çiftçiye "Damla Damla" Bereket ​Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen proje ile şehrin dört bir yanındaki üreticilere ulaşıldı. Toplamda 4 bin 261 çiftçinin yararlandığı destekleme kapsamında dağıtılan boru miktarları dikkat çekti: ​6 milyon 976 bin 800 metre yuvarlak damla sulama borusu, ​4 milyon 735 bin metre yassı damla sulama borusu üreticilerle buluşturuldu. ​Projenin devamında toplamda 17 bin 442 adet yuvarlak ve 1.894 adet yassı sulama borusunun daha teslim edileceği açıklandı. ​%100 Geri Dönüşüm, %100 Yerli Üretim ​Dağıtılan damla sulama borularının en dikkat çeken özelliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Tarım Peyzaj AŞ bünyesindeki Tarım Plast Fabrikası’nda %100 geri dönüşüm malzemesinden üretilmiş olması. Bu çevreci yaklaşım, tarımda sürdürülebilirliği desteklerken maliyet avantajını da beraberinde getiriyor. ​"Çiftçimizin Emeğini Koruyoruz" ​Hüdavendigar Kent Parkı’nda düzenlenen törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, suyun doğru kullanımının hayati önem taşıdığını vurguladı. Saldız, "Çiftçimizin girdi maliyetlerini azaltmak ve üretim gücünü artırmak için her zaman yanlarındayız. Bu borularla hem su tasarrufu sağlayacağız hem de topraklarımızın verimini artıracağız" dedi. ​Törene katılan CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Kayıhan Pala da tarımın stratejik bir sektör olduğunu hatırlatarak, yerel yönetimlerin bu tür projelerle üretim sürdürülebilirliğine sağladığı katkının önemine değindi. ​Sıvı Gübre Desteği ile Verim Artışı ​Sadece sulama altyapısı değil, bitki besleme konusunda da üreticiyi yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediyesi, törene katılan çiftçilere sıvı gübre dağıtımı da gerçekleştirdi. Dağıtılan gübrelerin, bitki gelişimini hızlandırarak hasat döneminde yüksek rekolte sağlanmasına yardımcı olması bekleniyor.

Manisa Kendi Enerjisini Üretecek Haber

Manisa Kendi Enerjisini Üretecek

Manisa Büyükşehir Belediyesi, iklim krizine karşı kararlı bir duruş sergileyerek enerji sektöründe önemli bir adım attı. “Yeşil Dönüşüm” hareketinin öncüsü olması hedeflenen Manisa Enerji AŞ’nin lansmanı, geniş bir katılımla yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Manisalı hemşehrilerimize etiket fiyatlarından 1 yıl boyunca yüzde 10 indirim yapıyoruz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini ekleyerek Manisa Enerji AŞ’yi kamuoyuna tanıttı. Lansman toplantısına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra; CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, CHP ilçe başkanları, Türkiye Enerji Platformu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Lansman öncesi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tebrik mesajı okundu; ardından Manisa Enerji’nin vizyonunu anlatan tanıtım videosu gösterildi. Manisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, şirketin vizyonunu ve hedeflerini yaptığı sunumla anlattı. İstanbul Enerji AŞ Genel Müdürü Yüksel Yalçın da İstanbul’da hayata geçirdikleri enerji projeleri ile ilgili bir konuşma yaptı. “Manisa Artık Kendi Enerjisini Üretiyor” Manisa Enerji AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, yaptığı sunumda şirketin kuruluş felsefesini anlattı. Merhum Ferdi Zeyrek’in vizyonuyla temelleri atılan bu hayali gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Aksoy, “Bu hayalin gerçeğe dönüşmesinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’nun ortaya koyduğu vizyon ve güçlü destek bizlere yol gösterdi. Manisa artık yalnızca enerjisini tüketen değil, enerjisini üreten bir şehir olma yolunda kararlı adımlar atıyor. Doğanın gücünü geleceğin vizyonuyla buluştururken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği değerlere sahip çıkarak ilerliyoruz” dedi. “Küresel Vizyon: 2050’de Net-Sıfır Emisyon” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, konuşmasında Manisa Enerji AŞ’nin stratejik önemine vurgu yaptı. Şubat ayında imzalanan “Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (GCoM)” ile Manisa’nın dünyanın en büyük kentsel iklim koalisyonuna dahil olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece bir şirketin tanıtımını yapmıyoruz; Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Attığımız bu imza, evlatlarımıza iklim krizine karşı dirençli, havası temiz ve doğası canlı bir Manisa bırakacağımıza dair verdiğimiz bir sözdür. 2050 yılındaki ‘Net-Sıfır Emisyon’ hedefimiz doğrultusunda Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızı (SECAP) şehrimizin anayasası olarak güncelliyoruz. Valiliğimizden üniversitemize, sanayi odalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza kadar tüm paydaşlarımızın katılımıyla Manisa’nın iklim kırılganlıklarını ve risk haritalarını ortak akılla belirliyoruz” “Dirençli bir şehir inşa ediyoruz” Dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Dutlulu, “Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği Komitesi ile çalışmalarımızı kurumsal bir yapıya kavuşturduk. Bilimsel veriler ışığında; tarımdan sanayiye, enerji verimliliğinden yeşil bina uygulamalarına kadar her alanda dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedefliyoruz. İklim krizinin en somut etkisi olan su stresiyle mücadele kapsamında MASKİ Genel Müdürlüğümüz organizasyonunda DSİ ile stratejik iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Şehrimizde yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımını yaygınlaştırıyor, su kaynaklarımızı korumak adına geçirgen yüzey malzemeleri ve modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz. Şehrimizin dört bir yanına kazandırdığımız ve sayısını her geçen gün artırdığımız su göletleri ile tarımsal sulamada can suyu oluyoruz. Yalnızca su depolamakla yetinmiyor; suyun her damlasını kıymetli kılan modern sulama tekniklerini ve yağmur suyu hasadı uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Belediyemize ait tüm taşınmazlarda enerji verimliliği taraması başlatarak kamu binalarımızı “Yeşil Bina” sertifikasyon sürecine hazırlıyoruz. Sokak aydınlatmalarımızı modern ve tasarruflu sistemlerle yenilerken, projelerimizi uluslararası fon ve hibe programlarıyla destekleyerek şehrimize artı değer katıyoruz. “Manisa’nın parası Manisa’da kalsın istiyoruz” Manisa Enerji’nin kuruluş amacını ve vizyonuna değinen Başkan Dutlulu, “Dünya değişiyor, iklim krizi artık kapımızda değil, hayatımızın tam merkezinde. Bizler bu değişim karşısında sadece bugünü kurtaran değil, evlatlarımızın geleceğini teminat altına alan bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz. İşte Manisa Enerji, tam da bu sorumluluk bilinciyle güvenin, sürdürülebilirliğin ve hizmetin adı olarak doğdu! Peki, neden Manisa Enerji? Çünkü Manisa Enerji, sadece bir enerji tedarikçisi değil, şehrimizin enerji ekosistemini dönüştüren teknolojik bir merkezdir. Dünyanın en gelişmiş şehirlerinde hangi teknoloji varsa, Manisa Enerji ile bizim sokaklarımızda da o olacak. 48,4 milyon kilowatt-saat seviyelerine ulaşan tedarik hacmimizle kamu kurumlarından işletmelere kadar devasa bir ağa kesintisiz güç sağlıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki; Manisa’nın parası Manisa’da kalsın! İstiyoruz ki; bu şehrin sanayicisi, esnafı ve kamu kurumları enerjisini Manisa’nın öz kaynaklarından, Manisa’nın güneşinden alsın. Biz sadece elektrik tedarik etmiyoruz; biz Manisa’nın ekonomik gücünü tahkim ediyor, şehrimizin çevresel geleceğine doğrudan imzamızı atıyoruz” dedi. “Güneşin gücünü her eve her işletmeye taşımaya kararlıyız” Başkan Dutlulu, “Manisa Enerji, sadece bir tabela değil, topyekün bir “Yeşil Dönüşüm” hareketidir! “Elektrik faturanı güneş ödesin” diyerek yola çıktık. Çatılardan büyük ölçekli projelere kadar güneşin gücünü her haneye, her işletmeye taşımaya kararlıyız. Ücretsiz keşif ve fizibilite çalışmalarımızla süreci başlatıyor; projelendirmeden resmi onay takibine kadar her adımı uçtan uca yönetiyoruz. Buradan tüm hemşerilerimize sesleniyorum: Evinizin çatısına kuracağınız her panelde Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin imzası ve güveni var. Sadece kurulum değil, hibrit depolama çözümlerimizle de kesintisiz enerjiyi kapınıza getiriyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece çatılarla sınırlı değil; biz bu enerjiyi toprağın bereketiyle birleştiriyoruz. “Çiftçimizin yanındayız” Manisalı üreticilere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Dutlulu, “Çiftçimizin en büyük maliyet kalemi olan enerji ve su kullanımını optimize etmek adına, damlama sulama sistemlerine yönelik çok güçlü bir destek süreci başlattık. Modern sulama sistemlerine geçişi teşvik ederek hem su tasarrufu sağlıyor hem de enerji verimliliğini tarlalarımıza taşıyoruz. Manisa’nın üreticisi artık daha az maliyetle daha modern yöntemlerle toprağını işleyecek” dedi. “Manisa’nın Yarınları Küresel Standartlarla Mühürleniyor” Manisa’nın sürdürülebilir enerji stratejileriyle artık küresel ölçekte takip edilen bir “dünya şehri” kimliği kazandığını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, şehrin dijital ve çevreci dönüşümünü şu sözlerle özetledi: “Şehrimizin dört bir yanını çevre dostu şarj istasyonlarıyla donatıyor, Manisa’yı elektrikli araç çağına hazırlıyoruz. Yapay zeka destekli izleme platformlarımızla operasyonel süreçlerde yüksek verimlilik sağlıyor; reaktif güç takibi ve akıllı alarm mekanizmalarıyla işletmelerimizin maliyet risklerini en aza indiriyoruz. Manisa Enerji AŞ, sanayi kuruluşlarımıza ISO 14064 standartlarıyla uyumlu dijital altyapı çözümleri sunarak karbon ayak izi yönetiminde rehberlik ediyor. Biz burada sadece enerji üretmiyoruz; Manisa’nın yarınlarını küresel standartlarla mühürlüyoruz!” Başkan Dutlulu’dan İndirim Müjdesi Şeffaf ve izlenebilir bir yönetim modelini şehirde kurumsallaştırdıklarını ifade eden Başkan Dutlulu, büyük vizyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını şu müjdeyle tamamladı: “Manisa artık sadece tarımı ve sanayisiyle değil, sürdürülebilir enerji stratejileriyle de parlayan bir yıldızdır. Bu devasa vizyonun en güçlü kalesi olan Manisa Enerji AŞ’nin tüm hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu büyük adımın sevincini paylaşmak adına, Manisalı hemşerilerimize enerji etiket fiyatları üzerinden bir yıl boyunca yüzde 10 indirim uygulanacağının müjdesini veriyorum.” Lansman programı, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Törenin ardından Manisa Enerji AŞ yetkilileri, şirketin faaliyet alanları ve hedefleri hakkında konuklara bilgiler verdi.

Suyumuz Azalıyor, Tarım Tehdit Altında! Haber

Suyumuz Azalıyor, Tarım Tehdit Altında!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünya su günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Dünyada yaşanan su krizinin tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, tatlı suyun önemine dikkat çekmek ve 2 milyardan fazla insanın güvenli suya erişimi olmadığı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen küresel bir etkinliktir. Birleşmiş Milletler tarafından her yıl farklı bir tema belirlenmekte olup, 2026 yılı teması ise ‘Su ve Cinsiyet’ olarak açıklandı. Su, yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam güvencesidir. Bu nedenle suyun korunması, doğru yönetilmesi ve sürdürülebilir kullanımı tüm ülkeler için hayati bir sorumluluktur. Ancak ne yazık ki su kaynaklarının hızla azaldığı, iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedildiği bir dönemdeyiz.” “Küresel su krizi tarımı ve gıda güvenliğini tehdit ediyor” “Birleşmiş Milletler tarafından yapılan değerlendirmeler, dünyada giderek derinleşen su krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda küresel ekonomi, gıda güvenliği ve siyasi istikrar açısından ciddi riskler oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle tarım sektörü üzerinde büyük bir baskı yaratıyor. Modern tarımda su ve bitki besin maddeleri birbirinden ayrı düşünülemez; yeterli su olmadan bitkiler besin maddelerini etkin şekilde kullanamaz, bu da verim kayıplarına ve gıda üretiminde istikrarsızlığa yol açar. Günümüzde dünya tarım arazilerinin ise yaklaşık yüzde 40’ı su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor. Bir bölgede yaşanan su kıtlığı yalnızca yerel üretimi değil, uluslararası gıda fiyatlarını, ticaret dengelerini ve jeopolitik ilişkileri de etkileyebilecek sonuçlar doğuruyor. Dünya genelinde tatlı su kullanımının yaklaşık yüzde 69’u tarım sektöründe gerçekleşiyor. Bu nedenle suyun verimli kullanılması tarımın sürdürülebilirliği açısından kritik bir önem taşıyor. Tarım ve gübre sektöründe geliştirilen hassas tarım teknolojileri, bitki besin maddelerinin su mevcudiyetine göre uygulanmasını sağlayarak hem kaynak israfını azaltmakta hem de su kullanım verimliliğini artırıyor. Bunun yanında bitkilerin besin alımını artırırken su ihtiyacını azaltan yüksek verimli gübrelerin geliştirilmesi, çiftçilere yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve toprak sağlığını güçlendiren uygulamaların desteklenmesi de önem kazanıyor. Gelecekte gıda sistemlerinin dayanıklılığı, su–besin–gıda ilişkisinin doğru yönetilmesine bağlıdır ve bu nedenle su kaynaklarının korunması ile sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması hayati bir gereklilik haline geldi.” “Suyumuz azalıyor, tarım tehlike altında” “Dünya nüfusunun hızla artması gıda talebini artırıyor, bu durum ise tarımsal üretimde su ihtiyacını daha da büyütüyor. Dünyada kullanılan suyun en büyük kısmı tarım sektöründe kullanılmasının yanı sıra evsel ve sanayi kullanımının artması da su kaynakları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Türkiye’de teknik ve ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarı yaklaşık 8,5 milyon hektardır. Gelişen teknoloji ile bu alanın 10,5 milyon hektara çıkabileceği öngörülüyor. Ancak bugün itibarıyla brüt olarak 7,28 milyon hektar alan sulamaya açıldı. Geriye kalan 1,22 milyon hektarlık alanın sulamaya açılması için gerekli yatırımların hızlandırılması büyük önem taşıyor. Ülkemizin yıllık 112 milyar metreküp kullanılabilir su potansiyeli bulunuyor. Kullandığımız suyun yaklaşık yüzde 79’u tarımsal sulamada tüketiliyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1301 metreküp seviyesindedir. Bu rakam, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını açıkça gösteriyor. Diğer taraftan nüfus artışı ve iklim değişikliği dikkate alındığında su kaynaklarımız üzerindeki baskı her geçen yıl daha da artıyor. Bu tablo, suyun tarım için ne kadar hayati olduğunun yanı sıra tarımda doğru ve modern sulama sistemlerine daha çok önem vermemiz gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.” “İklim krizi en fazla çiftçiyi etkiliyor” “İklim değişikliği yağış rejimini değiştiriyor, kuraklığı artırıyor ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Bu durumdan en fazla etkilenen sektör ise şüphesiz tarım sektörü oluyor. Bunun bir örneğine geçtiğimiz haftalarda Aydın ili ziyaretimizde şahit olduk. Aydın'da şubat ayında etkili olan aşırı yağışlar ve Büyük Menderes Nehri'nin taşması sonucu, başta Söke Ovası olmak üzere binlerce dönüm tarım arazisi sular altında kalarak büyük çaplı maddi zarara yol açtı. İklim değişikliğiyle birlikte yağış rejiminin düzensizleşmesi, Aydın'da olduğu gibi ani ve şiddetli taşkınları kaçınılmaz kılıyor; bu nedenle modern taşkın kontrolünde artık sadece beton setler değil, doğa tabanlı çözümler ve erken uyarı sistemleri ön plana çıkıyor. Su akışını yavaşlatmak için üst havzalarda ağaçlandırma ve teraslama yapılırken, şehir ve tarım alanlarında suyun tahliyesini hızlandıracak akıllı drenaj kanalları ile nehir yataklarının ekosistemi bozmadan genişletilmesi hayati önem taşıyor. Bir diğer konu ise eski ve verimsiz sulama kanalları yenilenmeli, sulama altyapısı modernize edilmelidir. Böylece mevcut su kaynaklarından daha fazla verim alınması mümkün olacaktır.” “Sulu tarım giderek daha maliyetli hale geliyor, yüzde 50 oranında desteklenmelidir” “İklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar bitkilerin su ihtiyacını artırırken, sulama ücretlerinde yaşanan artışlar çiftçilerimizi zor durumda bırakıyor. Elektrik ve mazot fiyatlarındaki yükselişle birlikte sulu tarım giderek daha maliyetli hale geliyor. Bu nedenle 2023 yılında uygulandığı gibi tarımsal sulama amaçlı su kullanım hizmet bedelinin yüzde 50 oranında desteklenmesi gerekiyor. Çiftçilerimizin üretimde kalabilmesi için bu desteklerin sürdürülmesi artık bir zorunluluktur.” “Modern sulama sistemleri acilen yaygınlaştırılmalıdır” “Su ihtiyacı karşısında mevcut kaynakların daha verimli kullanılması gerekiyor. Bitkilerde verim kaybına ve toprakta tuzlanmaya yol açan vahşi sulama yöntemleri artık terk edilmelidir. Modern sulama sistemleri hem su tasarrufu sağlamakta hem de üretim verimliliğini artırıyor. Ancak yüksek maliyetler nedeniyle çiftçilerimizin bu sistemlere geçişi oldukça zorlaştı. Bu nedenle modern sulama sistemleri için verilen teşviklerin ve uygun kredi imkânlarının artırılması büyük önem taşıyor.” “Su geleceğimizdir” “Su yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda gıda güvenliğinin ve tarımsal üretimin temelidir. Su yönetiminde yapılacak her hata, doğrudan tarımsal üretimi ve çiftçilerimizin geleceğini etkiliyor. Bu nedenle su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması ve çiftçilerimizin üretimde kalabilmesi için gerekli tüm politikaların vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki suya sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır.”

Çorum Belediyesi Barajlarda Ölçüm Yapıyor Haber

Çorum Belediyesi Barajlarda Ölçüm Yapıyor

Çorum Belediyesi, artan kuraklık ve olası su kıtlığı riskine karşı su kaynaklarının daha etkin yönetilmesi amacıyla önemli bir çalışma başlattı. Belediye, şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayan dört barajda su seviyelerinin daha doğru ve detaylı şekilde belirlenebilmesi için batimetrik haritalama çalışmalarına başladı. Yürütülen çalışmalar kapsamında barajlardaki su miktarı bilimsel yöntemlerle detaylı olarak ölçülerek gerçek doluluk oranları ortaya konulacak. Bu sayede yalnızca yüzey verilerine dayalı ölçümlerin ötesine geçilerek, toplam su hacmi daha sağlıklı ve güvenilir biçimde hesaplanabilecek. Çorum Belediyesi’nden yapılan açıklamada, son dönemde etkisini artıran kuraklık tehlikesine dikkat çekilerek mevcut su kaynaklarının planlı ve bilinçli kullanımının büyük önem taşıdığı vurgulandı. Batimetrik haritalama çalışmalarıyla elde edilecek verilerin, su yönetiminde daha isabetli ve sürdürülebilir kararlar alınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Açıklamada ayrıca, elde edilen veriler doğrultusunda gerekli operasyonel planlamaların yapılacağı ve olası risklere karşı önceden önlem alınacağı belirtildi. Çorum Belediyesi, suyun korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusundaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Ayrıca, vatandaşlara su tasarrufu konusunda duyarlı olunması çağrısında bulunuldu.

İzmir’de Yağmur Suyu Hasadı Yaygınlaşıyor Haber

İzmir’de Yağmur Suyu Hasadı Yaygınlaşıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor. Çatılara kurulan depolarda biriktirilen yağmur suları yeniden kullanılarak şebeke suyuna olan bağımlılık azaltılıyor, su kaynakları korunuyor. Son olarak ESHOT, İzmir Doğal Yaşam Parkı ve Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda yağmur suyu hasadı sistemleri devreye alındı. Uygulamanın kısa süre içinde 32 hizmet binasında daha hayata geçirilmesi planlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliği ve kuraklığın artırdığı su stresine karşı, belediyeye ait hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ile Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nın ilgili birimlerle iş birliği içinde yürütülen çalışmalar kapsamında toplanan yağmur suları; park ve bahçe sulamasında, bina temizliğinde, teknik bakımda ve çeşitli hizmet alanlarında değerlendirilerek şebeke suyundan tasarruf ediliyor. Çalışmalar kapsamında Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Tenis Kortu, HİM Binası ve Eşrefpaşa Hastanesi’nde yağmur suyu hasadı sistemleri kuruldu. ESHOT Gediz Ağır Bakım Tesisleri, Doğal Yaşam Parkı ve Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda da sistem devreye alındı. Mezarlıkların suyu da yağmurdan Yağmur suyu hasadı uygulamasının yaygınlaştırılacağı alanlardan biri de mezarlıklar oldu. Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda başlatılan uygulamayla depolarda biriken yağmur suları; mezarlık alanlarının sulanmasında, bitki bakımında, mezar taşları ile gasilhanelerin temizliğinde kullanılıyor. Mezarlıklar Dairesi Başkanı Ali Kemal Elitaş, İzmir genelinde 30 ilçedeki mezarlıklarda çalışmaları sürdürdüklerini belirterek, kuraklığın artık ciddi bir tehdit haline geldiğini vurguladı. Elitaş, kent genelinde köyler dahil 2 bin 500 mezarlık parseli bulunduğunu ifade ederek, köy mezarlıklarında da yağmur suyu tanklarıyla sistemli bir uygulama yürütmeyi hedeflediklerini söyledi. Toplanan suların yeniden kullanılmasıyla hem önemli ölçüde su tasarrufu sağlanacağını hem de ekonomik katkı elde edileceğini belirten Elitaş, uygulamanın küresel iklim krizine karşı su kaynaklarının korunmasına da destek olacağını kaydetti. ESHOT ve Doğal Yaşam Parkı’nda aktif kullanım Yağmur suyu hasadı, ESHOT Gediz Ağır Bakım Tesisleri’nde de devreye alındı. Hasat edilen yağmur suları; motor alt yıkama, parça temizliği ve güneş panellerinin yıkanmasında kullanılarak şebeke suyu tüketimi azaltılıyor. İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda kurulan tank sistemleri sayesinde ise 130 türde, 1.500’ü aşkın yaban hayvanının bulunduğu alandaki barınakların temizliği yağmur suyu ile gerçekleştiriliyor. Böylece hem doğal kaynaklar korunuyor hem de sürdürülebilir su yönetimine katkı sağlanıyor. “Yağmur suyu hasadı önemli” Su yönetimi ve su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla oluşturulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Kurulu üyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Şimşek, yürütülen çalışmaların kuraklıkla mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti. İzmir’de son iki yıldır kuraklığa bağlı sorunlar yaşandığını hatırlatan Şimşek, özellikle bin metrekarenin üzerindeki kamu binalarına yerleştirilen yağmur suyu depolarının su tasarrufuna somut katkı sunduğunu ifade etti. Toplanan suların bina temizliği ile park ve bahçelerin sulanmasında kullanıldığını kaydeden Şimşek, bu alanlarda içme suyu yerine alternatif kaynakların değerlendirilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Uygulamanın yaygınlaştırılması halinde içme suyu tüketiminde yaklaşık yüzde 10 oranında tasarruf sağlanabileceğine dikkat çeken Şimşek, bunun kent ölçeğinde kayda değer bir kazanım olacağını söyledi. “Yeni imara açılacak bölgelerde uygulanmalı” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki park ve bahçelerin genişliğine işaret eden Şimşek, bu alanlarda hasat edilen yağmur suyunun kullanılmasıyla su kaynakları üzerindeki baskının azaltılabileceğini belirtti. Özellikle yeni imara açılan bölgelerde ve inşa edilecek yapılarda yağmur suyu hasadı sistemlerinin zorunlu hale getirilmesinin uzun vadede ciddi tasarruf sağlayacağını ifade etti. Çok sayıda hizmet binasına depo yerleştirildi Yağmur suyu hasadı uygulaması; İzmir Doğal Yaşam Parkı, Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Kapalı Tenis Kortu, HİM binası, Eşrefpaşa Hastanesi, ESHOT Gediz Atölyesi ve Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda devreye alındı. Zeytinlik Hizmet Binası, Makine İkmal Yerleşkesi, MTK Park Bahçeler Birimi, Mürselpaşa Trafik İşleri Müdürlüğü, Atlas Pavyonu, İsmet İnönü Sanat Merkezi, Gençlik Tiyatrosu, İlber Ortaylı Kütüphanesi, İzmir İtfaiyesi Toros Yerleşkesi, İzmir İtfaiyesi Toros Yerleşkesi, Buca Toros’taki Bilgi İşlem Binası ile İzmir Ulaşım Merkezi’nde (İZUM) ise yağmur suyu depolarının kurulumu sürüyor. Öte yandan Eski İZFAŞ binası, Oğuzlar Ek Hizmet Binası, 30 ilçedeki itfaiye binaları da önümüzdeki süreçte sisteme dahil edilecek.

Kayseri'de Tarım ve Hayvancılığa 119 Milyon TL’lik Yatırım Haber

Kayseri'de Tarım ve Hayvancılığa 119 Milyon TL’lik Yatırım

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 2025 yılı itibariyle tarım ve hayvancılığı güçlendirmek için önemli projelere imza attı. Sadece 1 yılda 119 milyon TL’lik yatırım ile Kayseri'nin kırsal kalkınma süreci hız kazanırken, bereketli topraklarda sürdürülebilir üretim ve verimlilik arttırıcı projeler hayata geçirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılıkla kendi kendine yeten ve üreten bir şehir olma hedefi doğrultusunda 2025 yılına damgasını vuran büyük yatırımlar yaptı. Erciyes’in gölgesinde yer alan bereketli topraklarda sürdürülebilir tarımsal üretimi arttırmak, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretim verimliliğini arttırmak amacıyla birçok önemli proje hayata geçirildi. Sadece 1 yılda 119 milyon TL’lik dev bir yatırım, Kayseri’nin tarım sektörünü daha modern, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Su Verimliliği İçin Modern Sulama Altyapıları Büyükşehir Belediyesi, Kayseri'nin verimli topraklarının su kaynaklarını daha etkin kullanıyor. 28 kapalı sulama tesisi ile suyun verimli kullanılması sağlanarak, hem su tasarrufu elde ediliyor hem de üretim verimliliği arttırılıyor. Toplamda 43 milyon 364 bin TL yatırım yapılmış projeler, çiftçilerin suya erişimini güvence altına alırken, kuraklık gibi iklim değişikliği risklerine karşı da önemli bir önlem teşkil ediyor. Kırsal Mahallelerde Sulama Desteği Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kayseri’nin kırsal mahallelerinde tarımsal üretimi desteklemek için 4 açık sulama tesisi projeleri hayata geçirildi. Bu projelere ayrılan kaynak miktarı ise 6 milyon 527 bin TL. Açık sulama tesisleri, yerleşimlerin tarımsal faaliyetlerine doğrudan katkı sağlarken, kırsal kalkınmayı da tetikliyor. Su Sorunlarına Kalıcı Çözümler: Drenaj ve Köy Çeşmeleri Büyükşehir ekipleri, köy yerleşimlerinde su temini ve altyapı iyileştirmeleri için 259 farklı lokasyonda drenaj çalışmaları gerçekleştirdi. 65.232 metre boru döşenerek köy çeşmeleri yeniden akmaya başladı. Bu projeye toplamda 21 milyon 71 bin TL’lik yatırım yapıldı. Hem içme suyu hem de tarımsal sulama için köylere sunulan bu çözümler, bölgenin su ihtiyacını güvence altına almakta. Çiftçilere Destek: Tohum ve Gübre Projeleri Çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak ve tarımsal üretimi teşvik etmek için nohut, mercimek, buğday, arpa ve gübre destekleri verildi. Altı ayrı projeyle toplamda 12 milyon 526 bin TL tutarında destek sağlanarak, üreticilerin maliyetlerini düşürüp verimliliklerini arttırmak hedeflendi. Büyükşehir’in bu destekleri, Kayseri’nin tarımda daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya bürünmesini sağladı. Canlı Hayvan Destekleri Kayseri'nin hayvancılık potansiyelini geliştirmek amacıyla arı, manda, koyun ve damızlık arı destekleri verildi. 13 milyon 62 bin TL’lik yatırımla, üreticilere verilen bu destekler, bölgedeki hayvancılığın kalitesini arttırırken, üretim kapasitesinin yükselmesine katkı sağladı. Bununla birlikte, hayvancılıkla uğraşan 9.629 vatandaşa yüzde 50 su desteği sunularak, hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği güvence altına alındı. Bu projeye de 19 milyon 42 bin TL tutarında katkı sağlandı. Yenilenebilir Enerji ile Hayvancılığa Destek Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenebilir enerji kullanımıyla hayvancılığın desteklendiği projeler de dikkat çekiyor. Güneş enerjili hayvan içme suyu tesisleri için 9 farklı proje başlatıldı ve bu projelere toplamda 9 milyon 728 bin TL yatırım yapıldı. Güneş enerjisinin kullanıldığı bu tesisler, hem çevre dostu hem de hayvanların su ihtiyacını kesintisiz bir şekilde karşılamak için büyük önem taşıyor. Seyyar ve Sabit Su Tekneleri ile Hayvancılığa Katkı Hayvanların su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 565 adet seyyar su teknesi ve 889 adet sabit beton su teknesi üreticilere dağıtıldı. Bu projeler, hayvancılığın sürdürülebilirliğini ve verimliliğini arttırmayı amaçlıyor. Seyyar su tekneleri projesine 2 milyon 810 bin TL, sabit beton su tekneleri projesine ise 4 milyon 445 bin TL yatırım yapıldı. 2025 Yılında 119 Milyon TL’lik Yatırım 2025 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığa yönelik gerçekleştirdiği yatırımlar, toplamda 119 milyon 52 bin 375,31 TL tutarında kaynak kullanılarak hayata geçirildi. Sürdürülebilir Tarım ve Hayvancılıkla Kayseri'nin Geleceği Aydınlatılacak Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılık sektörüne yaptığı bu büyük yatırımlarla Kayseri’yi sürdürülebilir ve verimli bir üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Toprağın bereketi, suyun verimli kullanımı ve yenilikçi teknolojilerin hayata geçirilmesiyle Kayseri'nin geleceğinin daha parlak olacağını söyleyen Başkan Büyükkılıç, “Kayseri'nin kırsal yaşamını destekleyerek, bereketli topraklarımızı geleceğe taşımayı amaçlıyoruz” dedi ve şehrin tarım ve hayvancılık alanında kalkınmaya devam edeceğini belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Rızvanoğlu'ndan Eber Gölü İçin Çağrı Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Rızvanoğlu'ndan Eber Gölü İçin Çağrı

Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü nedeniyle ulusal öneme sahip sulak alanlardan biri olan Eber Gölü’nde incelemelerde bulundu. İncelemelere CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, Bolvadin İlçe Başkanı Ömer Çengel, Çay İlçe Başkanı Murat Cingöz, Sultandağı İlçe Başkanı Fatih Türkmen, Konya İl Başkan Yardımcısı Ezgi Bilge Arslan, Akşehir İlçe Başkanı Sevim Uzun, CHP’li belediye meclis üyeleri ve sivil toplum örgütleri eşlik etti. İnceleme sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu ve beraberindeki heyet, Sultandağı ilçesine bağlı Yakasenek Köyü Kocaoğuz Mevkii’nde Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi ile birlikte ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. “Eber Gölü Yıllardır Partimizin Gündemindedir” Eber Gölü’nün uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi’nin gündeminde olduğunu belirten Rızvanoğlu, gölün daha önce de CHP’li Genel Başkan Yardımcıları ve Milletvekilleri tarafından yerinde incelendiğini, Meclis’e taşındığını ve yakından takip edildiğini vurguladı. “Eber Gölü bugün maalesef kuraklıkla ve yanlış su yönetimiyle mücadele ediyor. Oysa Eber Gölü ve Akarçay Havzası yalnızca bir doğa parçası değil; tüm canlılar ve insanlık için ortak değeri olan, doğal, ekonomik, tarihsel ve kültürel bir bütündür.” “Koruma Unvanı Var Ama Koruma Yok” Eber Gölü’nün yasal statüsüne dikkat çeken Rızvanoğlu, Anayasa’nın 63’üncü maddesini hatırlattı: “Eber Gölü bugün maalesef kuraklıkla ve yanlış su yönetimiyle mücadele ediyor. Oysa Eber Gölü ve Akarçay Havzası; yalnızca bir doğa parçası değil, tüm canlılar ve insanlık için ortak değeri olan, doğal, ekonomik, tarihsel ve kültürel bir bütün. Bakın Eber Gölü hepinizin bildiği üzere, 1. Derece Doğal Sit Alanı yani Kesin Korunacak Hassas Alan statüsünde. Anayasamız çok net. 63’üncü madde diyor ki: “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlar. Peki soralım: Bu göl koruma ünvanına sahip değil mi? E neden korumadınız?” dedi. “Bu Göl Sadece Su Değil, Yaşamdır” Rızvanoğlu, Eber Gölü’nün bölge halkı için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: “Burası, sazlıklarıyla geçimini sağlayan vatandaşlarımız için ekmek kapısı, burası, allı turnalar ve flamingolar başta olmak üzere 146 kuş türünün konaklama alanı, burası, doğanın, suyun ve insanın bir arada var olduğu eşsiz bir ekosistem.” “Gölü Besleyen Damarlar Kesildi” Eber’deki yanlış su yönetimine değinen Rızvanoğlu, bugünkü tabloyu şöyle anlattı: “Bugün Eber’e baktığımızda ne görüyorsunuz? Kontrolsüz sulama yüzünden suyu kesilmiş, artık akamayan dereleri görüyoruz.
Kuruyan sazlıkları görüyoruz. Suyun azalmasıyla karaya oturmuş kayıkları görüyoruz. Ve en acısı…Yok olan yaşamı görüyoruz. Gölü besleyen damarlar birer birer kesildi.
Dereler kontrolsüz su kullanımıyla kurutuldu. Sonuç ne oldu? Göl küçüldü. Su azaldı. Kuşlar burayı terk etmeye başladı. Sucul yaşam neredeyse bitti. Sazlıklar kurudu. Ve bu gölden geçimini sağlayan vatandaşlarımız yoksullaştı. Üstelik bugün gölün su kalitesi 4. sınıf düzeyinde. Yani yaşamı tehdit eden düzeyde. Burada sadece bir kuraklıktan bahsetmiyoruz, ekolojik ve biyolojik yok oluştan bahsediyoruz. “Sadece Kuraklık Değil, İhmal Krizi Var” İktidarın yaşanan süreci yalnızca iklim krizine bağladığını ifade eden Rızvanoğlu, asıl sorunun yanlış yönetim olduğunu vurguladı: “Ne kadar acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Kaderci iktidar şimdilerde yeni bir terim öğrendi. Göl kuruyor, iklim krizi, çiftçinin emeğini don vuruyor iklim krizi Evet iklim krizinin etkisi var. Ama burada aynı zamanda bir ihmal krizi var. Gölün su bütçesi korunmadan yapılan aşırı su çekimleri, sanayi kaynaklı atıklar, Eber Gölü’nü ülkemizin en kirli göllerinden biri haline getirdi. Burada yaşayan endemik türler, örneğin Eber Sarısı, bugün tehdit altında. Türkiye’nin en büyük 12. gölü, her yıl biraz daha küçülüyor, küçülüyor, küçülüyor.” ifadesini kullandı. “Eber’in Yaşaması İçin Acil Adımlar Atılmalıdır” Rızvanoğlu, Eber Gölü’nün yaşaması için gölü besleyen derelerin kontrollü olarak yeniden doğal akışına kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, “Oysa Eber Gölü’nün yaşaması sadece bir çevre meselesi değil. Bu aynı zamanda bir yaşam meselesi, bir geçim meselesi. Biz buradan açıkça söylüyoruz: Dereler kontrollü olarak göle akmadan, Eber yaşayamaz. Sanayi atıkları temizlenmeden, bu göl nefes alamaz. Bilimsel ve kontrollü su yönetimi olmadan, bu havza korunamaz. Çiftçi desteklenmeden, Su tasarrufu sağlanamaz. Saz yakmalarına göz yumuldukça,Bu göl ayağa kalkamaz. Eber Gölü’nün sorunları ve çözüm yolları bilimsel çalışmalarla, göl uzmanlarınca defalarca ortaya kondu. Peki iktidar neyi bekliyor? Gölün tamamen kurumasını mı?”dedi. “Eber Kâğıt Üzerinde Değil, Gerçekte Korunmalıdır” Bilimsel, şeffaf ve katılımcı programların derhal hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Rızvanoğlu, CHP’nin yeni parti programındaki su politikalarını da hatırlattı: “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yeni parti programımızda, su kaynaklarını nasıl yöneteceğimizi açıkça ortaya koyduk. Dedik ki; suyu plansızlığa, keyfiliğe, ihmale bırakmayacağız. Havza temelli ve korumacı bir yaklaşımı esas alıyoruz. Biz yeraltı ve yerüstü sularını birlikte koruyacağız. Bilimsel, planlı ve bütüncül bir su yönetimini temel politika haline getireceğiz. Ama bu sadece bir program maddesi değil. Bu, yıllardır yanlış politikalar yüzünden derinleşen su krizine verilmiş açık bir cevaptır.” “Eber Gölü Yaşasın” Rızvanoğlu sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı: “Bugün Türkiye’nin dört bir yanında göller kuruyor, tarım çöküyor. Bu tablonun en acı örneklerinden birinin tam ortasındayız: Eber Gölü’ndeyiz. Buradan çağrımız açık ve nettir: Eber Gölü için artık söz değil, icraat istiyoruz. Eber Gölü yaşasın istiyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.