Hava Durumu

#Su Tasarrufu

Kırsal Haber - Su Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir'de Çiftçilere Güneş Enerjili Sulama Müjdesi Haber

Eskişehir'de Çiftçilere Güneş Enerjili Sulama Müjdesi

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, tarımda sürdürülebilirliği artırmak ve üreticilerin en büyük gider kalemlerinden olan enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara bir yenisini ekledi. Sivrihisar ilçesinde hayata geçirilen projeyle, bir çiftçinin güneş enerjili sulama sistemine %70 oranında hibe desteği sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında, Eskişehir'deki üreticilerin yüzü gülmeye devam ediyor. Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını yaygınlaştırmak, girdi maliyetlerini en aza indirmek ve modern yenilenebilir enerji sistemlerini teşvik etmek amacıyla başlatılan Tasarruflu Tarımsal Sulama Sistemlerinin Desteklenmesi 2026 yılı 21. Etap uygulaması Sivrihisar'da başarıyla tamamlandı. Enerji Maliyetlerine Yenilenebilir Güneş Enerjisi Çözümü Tarımsal üretimdeki en yüksek maliyet faktörlerinden biri olan elektrik ve yakıt giderlerini azaltmayı hedefleyen proje, Sivrihisar ilçesine bağlı Aktaş Mahallesi'nde hayata geçti. Bölge üreticilerinden Mehmet Tahir Aksoy, Kırsal Kalkınma Destekleri programına başvurarak hibe almaya hak kazandı. Aksoy’un 926 ada 17 parsel üzerinde yer alan 11 dekarlık tarımsal arazisinde kurulan sistem sayesinde, hem su tasarrufu sağlanacak hem de üretim maliyetleri önemli oranda aşağı çekilecek. 717 Bin TL'yi Aşan Hibe Desteği Sunuldu Proje kapsamında Bakanlık desteğiyle gerçekleştirilen yatırımla üreticiye kapsamlı bir modernizasyon imkanı tanındı. Toplamda 717.188,55 TL tutarındaki hibe desteği ile çiftçinin kullanımına sunulan ekipmanlar şunlardır: 30 KW gücünde derin kuyu motoru ve pompa 48 adet yüksek verimli güneş paneli ve bağlantı elemanları 129 adet modern yağmurlama sulama ekipmanı Tarımda Sürdürülebilirlik ve Verimlilik Vurgusu Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımsal sulamada kullanımını yaygınlaştıran bu tür projelerin bölge çiftçisine ekonomik rahatlık getireceğini ifade etti. Tasarruflu sulama teknikleri ile hem su kaynaklarının korunacağı hem de tarımsal verimliliğin artacağı vurgulanırken, hibe ve destekleme çalışmalarının kararlılıkla devam edeceği bildirildi.

Sapanca Gölü İçin 25,5 Milyar Liralık Dev Hamle Haber

Sapanca Gölü İçin 25,5 Milyar Liralık Dev Hamle

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sapanca Gölü Eylem Planı’nı kamuoyuna duyurdu. Gölün geleceğini kurtarmak ve bölgedeki su krizinin önüne geçmek amacıyla 5 yılda 25,5 milyar liralık yatırım yapılacağını açıklayan Yumaklı, "Sapanca Gölü mevcut durumundan kötüye giderse Kocaeli ve Sakarya susar" uyarısında bulundu. Adapazarı Kültür Merkezi'nde düzenlenen Sapanca Gölü Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, küresel su stresi ve iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkilerine dikkat çekerek hayati açıklamalarda bulundu. Dünyadaki tatlı su kaynaklarının kısıtlılığına değinen Yumaklı, Türkiye'de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1313 metreküpten 1297 metreküpe gerilediğini ve ülkenin artık su stresi altında olduğunu vurguladı. "Sapanca Gölü Kötüye Giderse Kocaeli ve Sakarya Susar" Sapanca Gölü’nün hem içme suyu hem de endüstriyel üretim açısından kritik bir stratejik eksen olduğunu belirten Bakan Yumaklı, bölgedeki tehlikenin boyutuna dikkat çekti: "Sapanca Gölü son derece önemli hem de sit alanı statüsü var. Açık ve net konuşmak zorundayız. Sapanca Gölü hâlihazırda mevcut durumundan daha kötüye giderse Kocaeli, Sakarya susar. Sanayi bölgesi artık vazifesini icra edemez, Türkiye ekonomisine gerekli katkıyı sunamaz olur." İklim projeksiyonlarına göre bölge sıcaklığında 4 derecelik bir artış ve yağışlarda %5'lik bir düşüş beklendiğini kaydeden Yumaklı, 2025 yılı verilerine göre Sapanca Gölü'nde yaklaşık 72 milyon metreküplük su azalımı yaşandığını, bu miktarın %22'sinin ise buharlaşmadan kaynaklandığını aktardı. Sapanca Gölü Eylem Planı Detayları: 5 Yılda 25,5 Milyar TL Yatırım Hazırlanan Sapanca Gölü Eylem Planı; su, gıda ve ekosistem bağlantısallığını korumayı, su güvenliğini ve verimliliğini sağlamayı amaçlıyor. Plan kapsamında; 5 yıl içerisinde eylem planındaki hususları hayata geçirmek adına 25,5 milyar liralık yatırım yapılacak. Havzaya yılda yaklaşık 114 milyon metreküp su kazandırılması hedefleniyor. İklimsel, ekolojik ve hidrolojik veriler esas alınarak 6 ana eylem başlığı ve 12 tedbir hayata geçirilecek. İçme suyu şebekelerindeki kayıp-kaçak oranı %25'e düşürülerek yıllık 16 milyon metreküp su tasarrufu sağlanacak. Yapay Zekâ Destekli Akıllı Su Yönetimi Geliyor Sapanca Gölü'nün su miktarı ve kalitesinin yapay zekâ destekli modellerle anlık olarak takip edilmeye başlandığını müjdeleyen Bakan Yumaklı, kurulacak yeni izleme sistemleriyle buharlaşma kayıplarının da kontrol altında tutulacağını söyledi. Gölden elde edilen veriler anlık olarak Akıllı Su Yönetimi Sistemi'ne aktarılacak ve oluşturulan Bilim Kurulu ile gölün durumu kesintisiz izlenecek. Alternatif Baraj Projeleriyle Göldeki Stres Azalıyor Gölden çekilen su miktarını azaltacak alternatif kaynak yatırımlarına da değinen Yumaklı, süreçle ilgili şu bilgileri verdi: Kocaeli İhsaniye Barajı: İsale hattı ve arıtma tesisi tamamlanarak içme suyu verilmeye başlandı, göldeki su stresi azaldı. Ballıkaya Barajı: 2027 yılında su tutmaya başlayacak. Faaliyete geçtiğinde gölden sağlanan su miktarı aynı oranda azaltılacak. Avcıdere Barajı: Sulama ve İçme Suyu Projesi önümüzdeki dönemde yatırım programına alınacak. "Artık Konuşma Değil, Uygulama Devri" Afetler ve su taşkınlarına karşı 25 havzada yönetim planlarının tamamlandığını ifade eden Yumaklı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Artık devir konuşma devri değil, uygulama devri. Yeteri kadar konuştuk, planladık. Bundan sonra uygulayalım. Bu güzellikler milyonlarca yılda oluştu, biz birkaç yılda buraları feda etmeyelim. Sapanca Gölü’nü hep birlikte bizden sonraki nesillere bizlere dua edecekleri şekilde aktaralım." Toplantının ardından Bakan İbrahim Yumaklı ve beraberindeki heyet, "Sapanca Gölü Eylem Planı" sergisini gezerek incelemelerde bulundu.

11 İlde Yapay Zekâ Destekli Sulama Dönemi Başlıyor Haber

11 İlde Yapay Zekâ Destekli Sulama Dönemi Başlıyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, DSİ Vakfının köy okullarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla düzenlediği yöresel ürün sergisinin açılışına katıldı. Yumaklı, gelecek yıl 11 ilde 22 bin hektarlık alanda yapay zekâ destekli sulama otomasyon sistemlerinin devreye alınacağını açıkladı. DSİ Vakfından Köy Okullarına Destek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünde düzenlenen, DSİ Vakfının köy okullarının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yöresel ürün sergisinin açılışına katıldı. Açılışta konuşan Yumaklı, İstanbul Maltepe'de bir binanın çökmesi sonucu hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet diledi. Anadolu'nun farklı yörelerinden gelen ürünlerin sergileneceğini belirten Yumaklı, bu ürünlerin yetiştirilmesinde DSİ'nin önemli katkıları bulunduğunu ifade etti. DSİ'nin mühendislik birikiminin üreticilerin emeğiyle buluşmasının ve suyun bereketinin üretime yansımasının, Türkiye'nin tarımsal üretimdeki güçlü altyapısını ortaya koyduğunu söyledi. DSİ Vakfının sergi aracılığıyla dayanışma kültürünü toplumsal faydaya dönüştürdüğünü belirten Yumaklı, önceki yıllarda düzenlenen sergilerden elde edilen gelirlerin Gazzeli mağdurlara gönderildiğini hatırlattı. Geçen yılki serginin ise Hatay'da orman yangınlarından etkilenen bir alanın hatıra ormanına dönüştürülmesi amacıyla düzenlendiğini kaydetti. Bu yıl köy okullarının ve ihtiyaç sahibi öğrencilerin desteklenmesine yönelik bir konsept oluşturulduğunu belirten Yumaklı, sergiye katılanların Türkiye'nin farklı bölgelerinde üretilen yöresel ürünleri satın alarak bu amaca katkı sağlayabileceklerini ifade etti. Kapalı Sistem Sulama Yatırımlarında Hedef Yüzde 45 Konuşmasında suyun verimli kullanılması ve su tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması konularına da değinen Yumaklı, kırsal alanda yaşayan çocukların suyun önemini yakından bildiğini söyledi. Su kaynaklarının önemine ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı, DSİ ve Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından okullarda eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yürütüldüğünü belirtti. Suyun verimli kullanılmasının öncelikli konular arasında yer aldığını vurgulayan Yumaklı, kapalı sistem sulama yatırımlarındaki gelişmelere ilişkin bilgi verdi. Yumaklı'nın açıklamasına göre, 2002 yılında toplam sulama yatırımları içinde kapalı sistem sulamanın payı yüzde 6 seviyesindeyken bugün bu oran yüzde 38'e yükseldi. Bakanlık, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 45'e çıkarmayı hedefliyor. 11 İlde Yapay Zekâ Destekli Sulama Sistemleri Devreye Alınacak Sulama teknolojilerindeki gelişmelere ilişkin yeni bir hedefi de paylaşan Yumaklı, gelecek yıl 11 ilde toplam 22 bin hektarlık alanda yapay zekâ destekli sulama otomasyon sistemlerinin devreye alınacağını açıkladı. DSİ mühendislerinin uluslararası alanda kabul gören bir birikime sahip olduğunu belirten Yumaklı, su kaynaklarının verimli kullanılması için yatırımların ve çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı, Anadolu'nun farklı yörelerine ait ürünlerin yer aldığı sergiyi gezdi.

Gaziantep’te Kadın Kooperatifleri İçin Yeşil Dönüşüm Buluşması Haber

Gaziantep’te Kadın Kooperatifleri İçin Yeşil Dönüşüm Buluşması

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı iş birliğinde yürütülen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında Yeşil Dönüşüm Kampı düzenlendi. Kadın üreticilerin dijital dönüşüm altyapılarını güçlendirmek amacıyla bilgisayar desteği sağlandı. Kadının emeğini teknolojiyle, üretimini sürdürülebilirlikle ve girişimciliğini geleceğin fırsatlarıyla buluşturmayı amaçlayan Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında, Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt ve Diyarbakır olmak üzere 9 ilden 30 kadın kooperatifi ve 374 kadın girişimci, Gaziantep’te düzenlenen Yeşil Dönüşüm Kampı’nda bir araya geldi. Seyr-i Antep Gençlik Kampı’nda düzenlenen törende, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin kadın girişimcilerle bir araya gelerek tecrübe paylaşımında bulundu. Program kapsamında bilgisayarların dağıtımı da gerçekleştirildi. KAMP BİLGİ VE DENEYİM PAYLAŞIMINI SAĞLAYACAK Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki kadın kooperatiflerinin yeşil dönüşüm süreçlerine uyumunu güçlendirmek amacıyla geliştirilen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında düzenlenen Yeşil Dönüşüm Kampı, 6-8 Ekim tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleştiriliyor. Kamp, bölgedeki kadın kooperatifleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken sürdürülebilir üretim kapasitelerinin geliştirilmesine de katkı sunuyor. Kadın girişimcileri hedefleyen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi ile kadınların yeşil dönüşüme uyumunun artırılması, çevre dostu üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve ekonomik sürdürülebilirliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bölgedeki kadın kooperatiflerinin enerji verimliliği, atık yönetimi, su tasarrufu, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve markalaşma alanlarındaki kapasitelerinin geliştirilmesini hedefleyen proje kapsamında eğitim, mentorluk ve uygulamalı destekler sunuluyor. KATILIMCILAR TEORİK BİLGİYİ ÜRETİM SÜREÇLERİNDE DENEYİMLEME FIRSATI SUNULACAK Üç gün süren Yeşil Dönüşüm Kampı’nda katılımcıların teorik bilgilerin yanı sıra çevre dostu uygulamaları günlük yaşamda ve üretim süreçlerinde deneyimlemelerine imkan sağlanıyor. Kamp kapsamında ev içi enerji tasarrufu, kompost, geri dönüşüm, atıksız mutfak ve su yönetimi başlıklarında deneyim atölyeleri düzenleniyor. Bunun yanı sıra sosyal etki eğitimi, şehir gezisi, sosyal ve kültürel etkinlikler ile nefes ve motivasyon çalışmaları gerçekleştiriliyor. ŞAHİN: ÇOK BÜYÜK ORTAK SORUNLARIMIZ VAR VE ORTAK ÇÖZÜM ÜRETMEMİZ GEREKİYOR Programda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi’nin doğayla dost olmayı esas aldığını belirterek şunları söyledi: “Gökyüzünü korumak, toprağı, suyu, havayı korumaktır, insanımızı korumaktır. Kediyi, köpeği, uçan kuşu korumaktır. İnsan kendi eliyle o doğanın bütün güzelliklerini bozmaya çalıştığında karşımızda kocaman bir sorun oluyor. Küresel ısınma bir sorun. Buzulların erimesi bir sorun. Şu anda yaşadığımız süper hücre bir sorun. Yaşanan bu dünyada çok büyük ortak sorunlarımız var ve ortak çözüm üretmemiz gerekiyor. Kooperatifçilik disiplin, eğitim, vizyon ister. Dünyaya bakış ister. Geleneksel yapıyı geleceğe taşımak ister. Teknolojiyi kullanma, markalaşma ister. Bunların sürdürülebilirliğini döngüsel sistemi sağlayamadığınız zaman dilek ve temenni oluyor.” KENDİ KENDİMİZE YETMEMİZ LAZIM Kooperatifçilikte iyi örneklerin çoğaltılması gerektiğini vurgulayan Başkan Fatma Şahin, konuşmasını şu ifadelerle tamamlandı: “Kendi kendimize yetmemiz lazım. En önemli başlık ‘Yeşil Ekonomi’. Bugün otuz arkadaşımız ‘Ben kooperatiflerimi kurdum. Güneydoğu yeşil kadın inisiyatifinde de buradayım’ diyorsa bu bir başar hikayesi. Bu muhteşem bir başarı. Tecrübe çok önemli. Ayakta kalmak çok mühim. Kendi kendimize yetmemiz çok önemli. Aile bazlı bakışımız çok önemli. Biz kadına erkeğe birbirine rakip yapamayız. Bizim medeniyet kodlarımız toparlayıcıdır. Birleştiricidir. Sevgi ve muhabbettir.” MARAL: BİZ BU ÇALIŞMAYI BİR PİLOT VERSİYON OLARAK GÖRÜYORUZ GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Hasan Maral ise programda yaptığı konuşmada, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen projenin önemli amaçlar taşıdığını belirterek Başkan Şahin’in süreçte yer almasının kendilerine cesaret verdiğini aktardı ve şunları söyledi: “Bu bölge, buğdayın evcilleştiği, dünyaya yayıldığı yer. Başından beri bu sürecin içerisinde kadın emeği hep oldu. Kadınlar bu buğdayı ekti, hasat etti ve günümüze kadar taşınan bir süreç oluştu. Bu bölge dünyaya büyük dönüşümü öğreten toprakların olduğu bölge. Biz de bugün bir araya geldiğimiz bu çalışmada toprağa değil ama geleceğe bir tohum ekiyoruz. Çok ciddi altyapılar var. Dünyada yeni gelişmeler var. Bu gelişmelerden hareketle yeni çalışmaların yapılmasına da ihtiyaç var. Biz bu çalışmayı bir pilot versiyon olarak görüyoruz. Bugün otuz kooperatifimizle bir aradayız ama arka planda aslında biz bir çağrı uyguladık. Bölgede bu konuya ilgi duyabilecek kooperatiflerimizin her birisini ziyaret ettik ve özel reçeteler çıkardık. Bizim bölgede kadınlarımızın üretim gücü zaten var. Eksik olan yeni pazarları çeşitlendirmek, yeni pazarlara açılmak ve yeni finansman kapıları açmak. Bu yapacağımız hamleyle aslında birden fazla adımı bir arada atmak istiyoruz.” EVRAN: ESAS HEDEFİMİZ İSE TÜRKİYE'DE BİR İLK OLAN SOSYAL ETKİ TAHVİLİNİ ÇIKARABİLMEK Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Filiz Evran ise kadın kooperatifleriyle yıllardır sahada çalıştığını aktararak şöyle konuştu: “Yeşil Kadın literatüre girsin diye yıllardır sahada çalışıyoruz. Yüzlerce eğitim verildi. Yani bugüne kadar kadın kooperatiflerine verilmeyen eğitim herhalde kalmadı. E-ticaretten pazarlamaya kadar. Ama ilk defa sahada birebir gidip kendilerinin üretim tesislerini görerek, sahada ziyaretlerini de yaparak, üretim proseslerini gördük. İşlerinde çok başarılı olan artık bu iş başarısını yurt dışına taşıyan kooperatiflerimiz de var ama çok daha küçük mikro işletme olarak çalışan kooperatiflerimiz de var. Bizim buradaki esas hedefimiz ise Türkiye'de bir ilk olan sosyal etki tahvilini çıkarabilmek. Bütün aşamalar tamamlandı. Bu, yaptığımız çalışmanın ölçülebilir ekonomik değeri olduğu kadar sosyal etkisi de var ama ölçülmediğimiz için bugüne kadar bu konuyla ilgili bir tahvil oluşturulmamış. Bunu da başarırsak hep beraber Türkiye'de bir ilk olacağını düşünüyorum.” “BAŞKANIM FATMA ŞAHİN, BİZİM İÇİN BİR ÖRNEKSİNİZ, İDOLSÜNÜZ” Kooperatifleri temsilen konuşan Batman Sason Girişimci Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Muhsine Bozkurt ise, “Çok güzel işlere imza attık. Yüzlerce kadınımıza ulaştık. İstihdama yönelik kooperatifimizi de kurduk. Burada değerli Başkanım Fatma Şahin, bizim için bir örneksiniz, idolsünüz. Halen de ben sizi takip ediyorum. Eğer Sason gibi küçük bir yerde biz bunu başarabiliyorsa ben inanıyorum kadınlarımız çok güçlü bir şekilde çok şeyi başaracaktır” ifadelerini kullandı.

Sıfır Atık Hareketi 9 Yaşında Haber

Sıfır Atık Hareketi 9 Yaşında

Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık Hareketi 9. yılına girerken, geri kazanım oranı yüzde 37,53’e yükseldi. Proje kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırılırken, 365 milyar liralık ekonomik katkı sağlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Hareketi’nin 9. yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Emine Erdoğan’ın himayelerinde 27 Eylül 2017’de başlatılan hareketin bugün Türkiye sınırlarını aşan bir çevre ve iklim gündemine dönüştüğünü belirten Kurum, Sıfır Atık anlayışının Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile küresel iklim mücadelesine taşındığını ifade etti. Kurum, “9 yıl önce atılan adım bugün dünyaya yön veriyor!” ifadeleriyle başladığı mesajında, Sıfır Atık Hareketi’nin “atma, dönüştür” çağrısıyla kaynaklara bakış açısında dönüşüm başlattığını belirterek, “Ortak evimiz için, ortak geleceğimiz için, dünya için 0’dan COP31’e” mesajını verdi. Sıfır Atık’ın 9. yıl teması: “0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte” Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda 27 Eylül 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılında yeni bir küresel hedefle öne çıkıyor. Türkiye’nin bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olması nedeniyle hareketin 9. yıl teması “0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte” olarak belirlendi. COP31’in 10 öncelikli temasından biri Sıfır Atık Antalya’da düzenlenecek COP31’in Eylem Gündemi’nde 10 öncelikli tema arasında Sıfır Atık da yer alıyor. Sıfır Atık, aynı zamanda “2035 Küresel Uygulama Hedefleri” kapsamında geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulama projesi olarak öne çıkıyor. COP31’in hedefleri arasında bulunan “Sıfır Atık ve metan azaltımı” başlığıyla, dünya genelinde atık üretimindeki artışın 2035 yılına kadar yarı yarıya azaltılması amaçlanıyor. Türkiye’nin geri kazanım oranı yüzde 37,53’e yükseldi Sıfır Atık Hareketi kapsamında Türkiye genelinde atıkların geri kazanımına yönelik çalışmalar yıllar içinde genişletildi. Proje kapsamında; 220 bin bina ve yerleşkede Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ne geçildi. 28 milyon kişiye Sıfır Atık konusunda eğitim verildi. 2017 yılında yüzde 13 olan geri kazanım oranı, 2024’te yüzde 36,08’e, 2025’te ise yüzde 37,53’e yükseldi. Türkiye’nin geri kazanım oranını 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70’e çıkarması hedefleniyor. 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırıldı Sıfır Atık Hareketi’nin başlangıcından 2025 yılı sonuna kadar toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık işlenerek ekonomiye kazandırıldı. Bu miktarın 36,1 milyon tonunu kağıt-karton, 10,2 milyon tonunu plastik, 3,5 milyon tonunu cam, 9,6 milyon tonunu metal, 30,6 milyon tonunu ise organik ve diğer geri kazanılabilir atıklar oluşturdu. Geri kazanılan atıkların ekonomiye kazandırılmasıyla 365 milyar liralık katkı sağlandığı belirtildi. 613 milyon ağacın kesilmesi önlendi Sıfır Atık uygulamalarının çevresel kazanımları arasında enerji ve su tasarrufunun yanı sıra doğal kaynakların korunması da bulunuyor. Proje kapsamında 54 milyon hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer 270 milyar kWh enerji tasarrufu sağlandı. İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eşdeğer 2 trilyon litre su tasarrufu elde edilirken, 60 milyar litre petrol tasarrufu gerçekleştirildi. Yaklaşık 55 bin futbol sahası büyüklüğündeki 390 milyon metreküp atık depolama alanı ihtiyacının önüne geçildi. Ayrıca 613 milyon ağacın kesilmesi önlenirken, yaklaşık 180 milyon ton sera gazı salımının da önüne geçildi. Sıfır Atık projeleri farklı alanlara yayılıyor Sıfır Atık Hareketi kapsamında yalnızca atıkların geri kazanımına yönelik çalışmalar değil, farklı alanlarda farkındalık oluşturmayı amaçlayan projeler de yürütülüyor. Denizlerin korunmasına yönelik Sıfır Atık Mavi, içecek ambalajlarının toplanarak yeniden değerlendirilmesini amaçlayan Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi (DOA) ile hareketin uygulama alanı genişletiliyor. 2023 yılında kurulan Sıfır Atık Vakfı da ulusal ve uluslararası projelerin yürütülmesinde rol üstleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda farklı bakanlıklar ve belediyelerle 81 ilde çeşitli projeler uygulanırken, UNDP, TRT, Türk Kızılay, TEMA Vakfı, Türkiye Basketbol Federasyonu ve Türkiye Futbol Federasyonu gibi kuruluşlarla da çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. Sıfır Atık’ın küresel boyutu Sıfır Atık Hareketi, Türkiye’de başlayan çalışmaların uluslararası alana taşınmasıyla birlikte küresel çevre gündeminin de başlıklarından biri haline geldi. 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin ortak sunuculuğunda gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oylamasında 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesi kabul edildi. Emine Erdoğan’ın girişimleriyle Birleşmiş Milletler bünyesinde “BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu” da oluşturuldu. 12 Nisan 2023’te kurulan kurulun başkanlığını Emine Erdoğan yürütüyor. Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı ise farklı ülkelerden kişi ve kuruluşların katılımıyla küresel ölçekte yaygınlaştırılmaya devam ediyor. Sıfır Atık Hareketi, 9. yılında Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında döngüsel ekonomi, geri dönüşüm, kaynakların verimli kullanımı ve atık yönetimi başlıklarıyla küresel iklim gündemindeki yerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Antalya Su Zirvesi’nde Su Yönetimi ve Ortak Eylem Çağrısı Haber

Antalya Su Zirvesi’nde Su Yönetimi ve Ortak Eylem Çağrısı

Antalya Ticaret Borsası tarafından COP31 öncesinde düzenlenen Antalya Su Zirvesi’nde, kentin su kaynaklarının korunması, tarımda su verimliliği, kaçak kuyular, akıllı sulama sistemleri ve ortak su yönetimi ele alındı. Antalya Ticaret Borsası, 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde Antalya Su Zirvesi; COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi düzenledi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ev sahipliğinde Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Su Zirvesi, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ilçe belediye başkanları, kurum ve kuruluşların temsilcileri, akademisyenler çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Zirve kapsamında düzenlenen “Sulak Alanlar: Görünmez Aciliyeti Görünür Kılmak” Fotoğraf Sergisi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. SORUN BELLİ, ÇÖZÜMLER DE BİLİNİYOR Vali Hulusi Şahin, su konusunda artık sorunun ve çözüm yollarının büyük ölçüde bilindiğini belirterek, bundan sonraki aşamanın uygulama olduğunu söyledi. Şahin, “Sorun belli, herkes aynı fikirde. Çözüm nedir? Aslında çözümler de biliniyor. Çözümler acı reçeteyi içeriyor" dedi. Tarımın su tüketimindeki payına dikkati çeken Şahin, sulama yöntemlerinin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Şahin, “Suyun yüzde 70'ini tarım uygulamaları harcıyor. Nasıl sulardık biz tarlalarımızı, salma sulamayla. Başka bir ismi ne, vahşi sulama. Gerçekten çok vahşi. Sonra yağmurlamaya geçtik. Bir anda kullandığımız su miktarı yarıya düştü. Sonra damlama suya, basınçlı sulamaya geçtik; bir yarıya daha düştü. Şimdi artık o da kurtarmıyor. Yeni yöntemler bulmak ve uygulamak zorundayız" diye konuştu. 29 YAŞINDA SERALARIMIZ VAR Antalya'daki seraların da yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından seraların mevcut durumunun incelendiğini söyledi. Seraların yeni teknolojiyle yenilenmesi gerektiğini belirten Şahin, “Ortalama kaç yaşında seralarımız, 29 yaşında. 29 yaşında arabası olan var mı? Traktörü olan kaldı mı? Yok. Ama serası olan çok. Seralarımızı değiştireceğiz, yeni tip bir anlayışla yeniden yapacağız. Bu acı reçeteyi yutacağız. Bu ödemeyi yapacağız. 'Oğluma Konyaaltı'ndan birkaç ev alayım', öyle yok. Bu masraf önce o seraya yapılacak ve orada yağmur hasadı gibi yeni çözümleri bulacağız" ifadelerini kullandı. KUYULARIMIZIN YÜZDE 90'I KAÇAK Kaçak kuyuların su yönetimindeki sorunlardan biri olduğunu belirten Şahin, “Bizim şu andaki kuyularımızın yüzde 90'ı kaçak" dedi. Kaçak kuyulardan elde edilen suyun tarımda kullanıldığını belirten Şahin, “Bu kaçak kuyulardan elde edilen suyla tarımın ana gövdesini yapıyoruz ve pervasızca harcıyoruz suyu, pervasızca. Nasıl olsa bedava. Hesap da yok, nasıl olsa alttan geliyor. Halbuki Konya Ovası kurudu, buraların, aşağısının kurumayacağını kim söyleyebilir?" diye konuştu. Su kaynaklarının korunmaması halinde tarım, hayvancılık ve turizmin sürdürülemeyeceğini söyleyen Şahin, “Eğer belli çözümleri yapmazsak bu tarımı, bu hayvancılığı ve bu turizmi devam ettirme şansımız yok. Acı reçeteyi kendimize uygulayacağız, finansmanı kendimiz karşılayacağız. Bunun başka yolu yok. Emin olun devlet, siz bir adım atın, 15 adım atacaktır; ona hiçbir şüphe yok" dedi. KORKUTELİ'DE AKILLI SAYAÇLA SU TASARRUFU Korkuteli Barajı'nda su seviyesinin yaklaşık 2 yıl kadar önce yüzde 19'a kadar düştüğünü belirten Şahin, sulamada akıllı sayaç sisteminin uygulanmasıyla mevcut suyun daha verimli kullanıldığını anlattı. Şahin, “O seneyi, hani yandık öldük diyorduk ya, o seneyi su fazlasıyla, o barajdaki yüzde 19'un çok azını kullanarak bitirdik. Bütün sulamalar yapılmış olmasına rağmen" dedi. Suyun ihtiyaca göre kullanılması halinde mevcut kaynakların yeterli olabileceğini belirten Şahin, “Suyu doğru kullanırsanız, ihtiyacınız kadar kullanırsanız, 'çok fazla kullanayım, fazla kullanayım' demezseniz bizim suyumuz bize yeter" diye konuştu. SUYU İSRAF ETMEMEK BİR KÜLTÜR Su tasarrufunun yalnızca teknik önlemlerle değil, yaşam biçimiyle de ilgili olduğunu ifade eden Şahin, “Bu bir yaşam biçimi, bir anlayış meselesi. Suyu israf etmemek bir kültür. Bu kültürü edineceğiz. Bizim babalarımızda vardı, nedense bizde yok. Çocuklarımızda var mı şüpheliyim ama eğer gayret edersek yeniden o kültürü kazanabiliriz" dedi. Kuraklığın tarih boyunca medeniyetler üzerinde etkili olduğunu belirten Şahin, “Koca koca imparatorlukları yok eden kuraklıktır. Kuraklık tarihin her döneminde hiçbir kimseye iltimas geçmedi. Tedbir almazsanız yok olur gidersiniz. Tedbir alalım, kalıcı olalım" diye konuştu. ORTAK AKIL VURGUSU Şahin, su konusunda çözümün kamu kurumlarının yanı sıra üretici, turizmci, sanayici ve vatandaşların sorumluluk almasıyla mümkün olacağını söyledi. Şahin, “Çiftçiysem sorumluluğumun gereğini yerine getireyim. Turizmciysem sorumluluğumun gereğini yerine getireyim. Sanayiciysem işte çözümler ortada. Sürdürülebilir bir üretim arayışı. Gizlisi saklısı hiçbir şey yok, bilim hepsinin çözümünü bulmuş. Bir maliyeti var, buna katlanacağım ve buna göre faaliyetimi yöneteceğim" diye konuştu. Şahin, zirvenin tabandan gelen ihtiyaçların ortak akılla eyleme dönüştürülmesi açısından önem taşıdığını belirterek, su konusunda kalıcı çözümler için ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. SU, ANTALYA’NIN GELECEK 30 YILLIK MESELESİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Zirve’de yalnızca suyu konuşmak için değil, Antalya’nın geleceğini konuşmak için bir araya geldiklerini söylerken, “Çünkü su artık yalnızca çevrenin ya da tarımın konusu değildir. Su, üretimdir, gıdadır, turizmdir, sanayidir, kent yaşamıdır, ekonomidir. Ve hepsinden önemlisi, Antalya’nın geleceğidir” dedi. Antalya’nın büyüdüğünü, Antalya’da üretimin, turizmin, nüfusun ve ekonominin büyüdüğünü kaydeden Ali Çandır, diğer taraftan ise iklimin, yağış rejiminin değiştiğini, kuraklık ve su stresinin arttığına dikkat çekti. Çandır, “Bir tarafta büyüyen bir Antalya, diğer tarafta çok daha dikkatli yönetmemiz gereken su kaynakları. Antalya Ticaret Borsası olarak 2026 yılı çalışma temamızı ‘su’ olarak belirlememizin ve bu çalışmaya başlamamızın temel nedeni budur. Çünkü biz su meselesini yalnızca bugünün problemi olarak görmüyoruz. Antalya’nın önümüzdeki 10, 20, 30 yıllık geleceğinin temel meselelerinden biri olarak görüyoruz. Artık yalnızca; ‘Ne kadar suyumuz var?’ sorusunu sormamız yeterli değil. Asıl sorumuz, ‘Sahip olduğumuz suyu ne kadar doğru ve ne kadar verimli kullanıyoruz?’ olmalı. Bunun da ötesinde şunu sormalıyız: ‘Kullandığımız her birim su ne kadar ekonomik ve sosyal değer üretiyor?’ Ve artık konuşmanın ötesinde eyleme geçmeliyiz” diye konuştu. “TARIMIN SU BAŞKA, TURİZMİN SUYU BAŞKA DEĞİLDİR” Zirve öncesinde 15 ve 16 Eylül tarihlerinde Antalya Su Diyaloğu toplantılarını gerçekleştirdiklerini, tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimi olmak üzere dört temel alanı ele aldıklarını anımsatan Başkan Çandır, tarafları aynı masada buluşturarak, mevcut durum ve risklerin konuşulduğunu, iyi uygulamaların ele alındığını, “Bundan sonra ne yapacağız?” sorusuna cevap aradıklarını söyledi. Çandır, “Bu çalışmaların bize gösterdiği ilk gerçek: Suyu artık sektör sektör, kurum kurum birbirinden bağımsız yönetemeyiz. Tarımın suyu başka, turizmin suyu başka, sanayinin ya da kentin suyu başka değildir. Hepsi Antalya’mızın suyudur. Hepsi aynı kaynağın, aynı havzanın, aynı geleceğin parçasıdır. Bu nedenle Antalya’nın ihtiyacı parçalı ya da müstakil çözümler değil, bütüncül ve kapsayıcı bir su yönetimi anlayışıdır” dedi. SUYUMUZU ÖLÇELİM, YÖNETELİM Suyun önemini vurgulayan Başkan Çandır, “Suyumuzu daha iyi yönetmeliyiz” dedi. Suyun ölçülmesi, kayıpları azaltılması, verimli kullanılması, yağmur suyunun tutması, arıtılmış suyun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Çandır, “Kullandığımız suyun her damlasının ne kadar değer ürettiğini bilmeliyiz. Çünkü; ölçmeden yönetemeyiz, kıyaslamadan iyileştiremeyiz. Dünyadaki başarılı uygulamalara baktığımızda da aynı anlayışı görüyoruz. Suyu sadece temin etmek değil, verimli kullanmak ve mümkün olduğunca yeniden kullanmak öne çıkıyor. Kentler, sektörleri yalnızca toplam su tüketimiyle değil, ürettikleri değerle birlikte ölçüyor. Biz de Antalya’da bunu yapabilmeliyiz” diye konuştu. Tarımda bir metreküp suyla ne kadar ürün ve ne kadar ekonomik değer oluşturulduğunu, turizmde bir misafir için ne kadar su kullanıldığını, sanayide bir birim üretim için ne kadar su tüketildiğini, kentte kişi başına tüketim ve şebeke kayıpların ölçülmesi gerektiğini kaydeden Çandır, her sektörün kendi şartları içinde değerlendirilmesi, kendi su verimliliği hedefini ortaya koymalıdır” dedi. Suyun yeniden kullanımının da önemini vurgulayan Başkan Ali Çandır, şunları kaydetti: “Artık her kullanım için içme suyu kalitesinde su tüketmek zorunda olmadığımızı düşünmeliyiz. Uygun koşullarda arıtılmış suyu; tarımda, sanayide, peyzajda ve farklı kullanım alanlarında yeniden hayata ve ekonomiye kazandırabilmeliyiz. Yağmur suyunu mümkün olduğu kadar hızla şehirden uzaklaştırılacak bir yük değil, değerlendirilecek bir kaynak olarak görmeliyiz. Tarımda yalnızca modern sulama sistemlerine geçmekle yetinmemeli; toprağın, bitkinin ve iklimin gerçek ihtiyacına göre sulama yapmalıyız. Sera çatılarımıza düşen yağmuru değerlendirmeliyiz. Yeraltı suyunu yalnızca çektiğimiz bir kaynak olarak değil, korumamız gereken stratejik bir rezerv olarak görmeliyiz. Turizmde iyi uygulamaları ölçmeli ve yaygınlaştırmalıyız. Sanayide suyun nerede kullanıldığını, nerede kaybedildiğini ve ne kadarının yeniden kullanılabileceğini ortaya koymalıyız. Kentlerimizde ise kayıp-kaçağı azaltırken, suyu ölçen, izleyen ve yöneten bir altyapıya geçmeliyiz.” HEDEF KALICI, KAPSAYICI SU ETKİLEŞİM AĞI KURMAK Antalya Su Diyaloğu’nun çıktılarının önemine değinen Başkan Çandır, “Düzenlediğimiz Su Diyalogları bize bir şeyi daha gösterdi: Antalya’nın bilgisi var. Tecrübesi var. Kurumsal kapasitesi var. İyi uygulama örnekleri var. Eksik olan, bütün birikimi ortak hedeflere, somut ve ölçülebilir eylemlere dönüştürmektir. İşte Zirvemizin temel amacı budur. Bu amaçla Antalya’da kalıcı ve kapsayıcı bir su etkileşim ağı oluşturmak istiyoruz. Bu ağ; Kamu, yerel yönetim, üniversite, üretici, turizm, sanayi, meslek kuruluşları ve sivil toplumun aynı hedefler etrafında sürekli iletişim içinde olmasını sağlayacak bir yapı olmalı. Suyun arzını ve kullanımını performans kriterleriyle takip etmek, sektörel ve kentsel kullanımlarını ekonomik fayda ve katma değer açısından değerlendirmek, elde ettiğimiz verileri düzenli olarak raporlamak, kamuoyunu bilgilendirmek, kurumlarımız arasındaki işbirliğini ve yönetişimi güçlendirmek ce ortaya çıkan sonuçları politika yapıcılarla paylaşarak takibini sağlamak istiyoruz. Bunun için Antalya’mızın su verisini ortak bir sistem ve ortak bir anlayışla toplamaya, ölçmeye, izlemeye ve sonuçlarını düzenli olarak paylaşmaya ihtiyacımız var” diye konuştu. SORUNLARI BİLİYORUZ CEVAPLARI ORTAYA KOYMALIYIZ Su ile ilgili sorunların büyük ölçüde bilindiğini, artık soruların cevabının ortaya konulması gerektiğini kaydeden Ali Çandır, “Ne yapacağız? Kim yapacak? Nasıl yapacağız? Ne zaman yapacağız? Ve en önemlisi; Sonucunu nasıl ölçeceğiz? Buna bir soru daha eklemeliyiz: Bunu nasıl finanse edeceğiz? Çünkü iyi bir fikir, uygulanabilir değilse sonuç üretmez. Bu nedenle ortaya koyacağımız hedeflerin yalnızca doğru ve ölçülebilir değil, aynı zamanda uygulanabilir ve finanse edilebilir olması gerekiyor. Bizim istediğimiz; niyeti eyleme, eylemi takvime, takvimi sorumluluğa, sorumluluğu ölçülebilir sonuca dönüştürmektir. Bunun için yalnızca bir eylem planına değil, bu planın uygulanmasını takip edecek kalıcı bir işbirliği ve izleme mekanizmasına da ihtiyacımız var. Antalya’nın suyunu birlikte ölçebilmeli, izleyebilmeli, kıyaslayabilmeli ve gelişmeyi her yıl ortaya koyabilmeliyiz. Bu nedenle bu çalışmanın yalnızca bir belge olarak kalmasını istemiyoruz. Kısa, orta ve uzun vadeli; uygulanabilir, ölçülebilir, takip edilebilir ve finanse edilebilir bir yol haritası olmasını istiyoruz” dedi. COP31 BÜYÜK FIRSAT Antalya’nın önünde COP31 gibi büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Başkan Çandır, “Biz COP31’i yalnızca Antalya’da gerçekleştirilecek büyük bir uluslararası organizasyon olarak görmüyoruz. Antalya’nın yıllardır konuştuğu iklim ve su konularında somut adımlar atması için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. İstiyoruz ki Antalya COP31’e; yalnızca ev sahibi olan bir kent olarak değil, sorunlarını bilen, verilerini ortaya koyan, çözümünü ortak akılla tartışan, hedeflerini belirleyen, harekete geçen ve sonuçları tüm paydaşlarıyla paylaşan bir kent olarak çıksın. Antalya Su Diyaloğu bunun ilk adımıydı” dedi. ARTIK UYGULAMA ADIMLARI ATILMALI Antalya Su Zirvesi’nin su konusunda ikinci adım olduğunu, bundan sonraki adımların uygulama olması gerektiğini vurgulayan Başkan Çandır, “Sonraki adım ise elde ettiğimiz sonuçları ölçmek, paylaşmak ve geliştirmektir. Ve uygulamanın COP31 ile sınırlı kalmasını da istemiyoruz. Zirvede ortaya çıkacak sonuçları uygulayacağız, sonuçlarını ölçeceğiz, eksiklerimizi göreceğiz ve gerektiğinde hedeflerimizi yeniden değerlendireceğiz. Çünkü su konusunda kalıcı başarı, bir toplantıyla değil, yıllar boyunca sürdürülen kararlı bir uygulamayla mümkün olacaktır. Zirvede ortaya çıkacak sonuçların yalnızca Antalya’da kalmasını da istemiyoruz. Çünkü bugün Antalya’nın karşı karşıya olduğu su, kuraklık ve iklim sorunları; Akdeniz havzasındaki birçok kentin de ortak meselesidir. Antalya’da geliştireceğimiz uygulanabilir çözümleri COP31’de dünyayla paylaşmak istiyoruz. Yalnızca sorunlarımızı değil, çözümlerimizi de anlatmak ve paylaşmak istiyoruz” diye konuştu. SUYUN SAHİBİ TEK BİR KURUM DEĞİLDİR Su konusunda hiçbir kurumun tek başına kalıcı ve kapsayıcı çözüm üretemeyeceğini söyleyen Çandır, merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, üreticinin, turizmcinin, sanayicinin, meslek kuruluşlarının ve vatandaşların ortak sorumluluğuna dikkat çekti. Çandır, “Çünkü suyun sahibi tek bir kurum değildir. Ama suyun sorumluluğu hepimizindir. Antalya Ticaret Borsası olarak bizim niyetimiz toplantılar yapmak değildir. Niyetimiz; Antalya’nın suyunu koruyacak, üretimini sürdürecek, ekonomisini ve rekabet gücünü güçlendirecek ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir kent bırakacak ortak bir iradenin oluşmasına katkı sağlamaktır. Çünkü önümüzde artık belirsiz bir gelecekten çok, yönetmemiz gereken bir risk vardır. Suyun bol olduğu günlerde değil, kıt olduğu günlerde ne yapacağımızı bugünden planlamalıyız. Birkaç yıl sonra; “Keşke daha önce başlasaydık.” dememek için bugün başlamalıyız” diye konuştu. SUYU KORURSAK ANTALYA’NIN GELECEĞİNİ KORURUZ Antalya Su Zirvesi’nin suyun yönetiminde önemli bir başlangıç olmasını dileyen Başkan Çandır, “Bugün burada oluşacak ortak aklın, Antalya’nın ortak eylemine dönüşmesini temenni ediyorum. Ve inanıyorum ki Antalya’nın bugün kendi geleceği için ortaya koyacağı çözümler, yarın COP31’de ve dünyanın farklı coğrafyalarında karşılık bulabilir. Çünkü; Suyu korursak üretimi koruruz. Suyu korursak ekonomimizi koruruz. Suyu korursak Antalya’nın geleceğini koruruz” dedi. BAŞKAN ÇANDIR’DAN TEŞEKKÜR Başkan Çandır, Zirveye katılanlara katkı koyanlara teşekkür ederken, “Her zaman yanımızda olan ve bütün çalışmalarımızı destekleyen Sayın Valimize, Sayın Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimize, Sayın Rektörümüze özellikle teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca Zirvemize değerli katkılar sunan tüm kurum ve kuruluşlarımıza, kıymetli bilim insanlarımıza, sektör temsilcilerimize ve bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. SU KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın su kaynakları üzerindeki baskının her geçen gün arttığına dikkat çekerken, “İçme suyu kaynaklarımızın yüzde 98’ini oluşturan yeraltı sularımıza erişimde her geçen gün daha alt seviyelere inmek zorunda kalıyoruz. Nüfus ve ziyaretçi sayısındaki artış su ihtiyacını büyütüyor. Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 2,7 milyon vatandaşa ve nüfusun yaklaşık 10 katına karşılık gelen 27 milyona yakın ziyaretçiye içme suyu hizmeti sunuyoruz. Entegre kentsel su yönetim planını hayata geçirdik ve ASAT SCADA sistemiyle şebekeyi anlık olarak izliyoruz” dedi. Su kaynaklarının azalmasıyla kuraklık riskinin arttığını belirten Özdemir, Büyükşehir Belediyesi olarak su kayıplarının azaltılması, altyapının yenilenmesi, arıtılmış suyun yeniden kullanılması ve tarımda kapalı devre sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini belirten Özdemir, “Bütün bu çalışmaların ortak bir amacı var; Bir damla suyun dahi boşa heba edilmemesi" dedi. Zirveden çıkacak sonuçların Antalya Su Eylem Planı'na ve COP31 sürecine taşınması gerektiğini belirten Özdemir, “Bu zirveden çıkacak sonuçların Antalya'nın su konusunda ortaya koyduğu ortak iradenin kalıcı bir yol haritasına dönüşmesini diliyorum" diye konuştu. ÖZKAN: “ANTALYA’NIN DÜNYAYA SÖYLEYECEK BİR SÖZÜ OLMALI” Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Su Zirvesi’nde suyun yalnızca çevresel bir konu olmadığını, tarımdan gıdaya, turizmden ekonomiye kadar geleceğin temel meselelerinden biri olduğunu söyledi. Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğinin etkilerini yoğun biçimde yaşadığını belirten Özkan, Antalya’nın su kaynaklarını koruması ve suyu daha verimli kullanması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de kullanılan suyun yaklaşık dörtte üçünün tarımda tüketildiğine dikkat çeken Özkan, geleceğin üretim modelinin daha az suyla daha verimli ve sürdürülebilir üretim üzerine kurulması gerektiğini ifade etti. Akdeniz Üniversitesi’nin su verimli üretim, akıllı tarım, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalarına değinen Özkan, üniversite bünyesinde Su Enstitüsü kurulmasına yönelik adımlar attıklarını açıkladı. COP31’in Antalya için önemli bir fırsat olduğunu belirten Özkan, “Antalya’nın dünyaya söyleyecek bir sözü olmalı” diyerek, kentin sorunlarını anlatmanın ötesine geçerek çözüm üreten ve uygulamalarını ortaya koyan bir şehir olması gerektiğini söyledi. Özkan, “Antalya’dan başlayalım. Türkiye için yapalım. Çocuklarımız için başaralım” dedi. Zirvede, Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Bülent Topkaya, Prof. Dr Ayşe Muhammetoğlu, Prof. Dr. Harun Kaman, Prof. Dr. Ethem Karadilek sunum yaptılar. Toplantının ardından Bilim Kurulu Üyelerine plaket takdim edildi.

''Antalya Su Zirvesi'' Öncesinde Su Diyaloğu Toplantıları Yapıldı Haber

''Antalya Su Zirvesi'' Öncesinde Su Diyaloğu Toplantıları Yapıldı

9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde Antalya Su Diyaloğu toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürü Cengiz Gülebay, arıtılmış suların tarım, yeşil alan sulaması ve uygun endüstriyel kullanımlarda yeniden değerlendirilmesinin Antalya’nın su geleceği açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Yaklaşan COP31 öncesinde Antalya Ticaret Borsası ev sahipliğinde Antalya Su Diyaloğu düzenlendi. Tarım, turizm, ticaret ve sanayi sektöründe su yönetimi başlıklarının ele alındığı zirvede kentin su geleceği, iklim değişikliği ve kuraklık riskine karşı alınması gereken önlemler ele alındı. Toplantıya Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy katılırken, kamu, üniversite ve sektör temsilcileri de toplantıda yer aldı. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KAPIMIZIN ÖNÜNDE COP31 öncesi böyle bir toplantıyı düzenlediği için Antalya Ticaret Borsası’na teşekkür eden Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, “Hepimizin ortak derdi su. Buradaki herkes bu şehre su yönetimi ve suyun gelecek nesillere aktarılması ile ilgili çok büyük katkılar sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak da bizler de suyla ilgili önemli çalışmalara imza atıyoruz. Antalya iklim değişikliğini Manavgat yangınından sonra konuşur oldu. İklim değişikliği kapımızın önünde. Neler yapabiliriz, geleceğe nasıl katkı koyabiliriz diye baktığımızda çalışmalarımızı su ve su kaynaklarını daha verimli kullanmaya odaklandırdık” dedi. SU KAYNAKLARIMIZI KORUMALIYIZ ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, Antalya’nın artan nüfusu, turizm ve tarımsal faaliyetleriyle birlikte suya olan talebin de artacağını belirterek, su yönetiminde kaynakların daha verimli kullanılmasının önemine dikkat çekti. Gülebay, ASAT’ın çalışmalarını su kaynaklarını korumak, kayıp ve kaçakları azaltmak, arıtılmış suyu yeniden kazanmak ve alternatif su kaynaklarını değerlendirmek olmak üzere dört temel hedef doğrultusunda sürdürdüğünü ifade etti. ANTALYA’NIN SU GELECEĞİ Su kaynaklarının gelecek nesiller için korunması gerektiğini vurgulayan Gülebay, içme suyu şebekelerinin yenilenmesi, SCADA ve akıllı ölçüm sistemlerinin geliştirilmesiyle su kayıplarının azaltılacağını söyledi. Arıtılmış suların tarım, yeşil alan sulaması ve uygun endüstriyel kullanımlarda yeniden değerlendirilmesinin de Antalya’nın su geleceği açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Gülebay, “Hedefimiz daha fazla su tüketen bir Antalya değil, mevcut suyunu daha akıllı kullanan bir Antalya. ASAT olarak kaynaklarımızı koruyan, kayıpları azaltan, atık suyu yeniden kazanan ve gelecek nesillerin su hakkını güvence altına alan bir su yönetim sistemi için çalışıyoruz” dedi. BÜYÜKŞEHİR SUYU KORUYOR ÜRETİMİ BÜYÜTÜYOR Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Melike Kireçcibaşı da toplantıda “Yerel Yönetimlerde Tarımsal Su Yönetimi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Kireçcibaşı tarafından yapılan sunumda Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği projeler paylaşıldı. Melike Kireçcibaşı, “Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin daha verimli sulama yapabilmesi adına 2019 yılından bugüne 26 kapalı sistem tarımsal sulama tesisi yapılarak hizmete sunulmuştur. Sulama kooperatiflerine ve muhtarlıklara bugüne kadar 700 kilometrelik sulama borusu desteği sağladık. Eski açık sulama tesislerini revize ederek kapalı devre sulama sistemlerine dönüştürüldü. Böylece yüzde 75 su tasarrufu sağlandı. Antalya, 43 bin dekarlık modern sulama alanına kavuştu. Saniyede 2.875 litre su sağlanırken, bin kilometrelik de toplam boru hattı sağlandı. Üreticilerimize dijital tarım uygulamaları, biyolojik mücadele, fide ve fidan destekleri sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

İzmir Tarımının İklim Değişikliğine Karşı Direncini Artıracak Adım Haber

İzmir Tarımının İklim Değişikliğine Karşı Direncini Artıracak Adım

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kuraklıkla mücadele kapsamında tarımsal sulamada 30 milyon liralık ön ödemeli ultrasonik su sayacı yatırımını hayata geçiriyor. Daha az suyla daha verimli üretim imkânı sunan uygulamayla, 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki tarımsal alanın vahşi sulamadan kurtarılması ve yüzde 35 oranında su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Geleneksel yöntemlerin yerine, çiftçinin yalnızca kullandığı kadar suyun bedelini ödediği sistemle maliyetler düşürülerek daha adil bir üretim modeli oluşturulacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden bu yana sürdürdüğü kuraklıkla mücadele çalışmaları kırsalda da devam ediyor. Tarımsal sulamada su tasarrufunu ve verimliliği artırmak amacıyla 30 milyon liralık ön ödemeli ultrasonik su sayacı yatırımı hayata geçiriliyor. Tarımsal sulamada dekar bazlı ücretlendirmeden hacim bazlı ücretlendirmeye geçilmesini sağlayacak sistemle hem çiftçinin kullandığı su kadar ödeme yapması hem de vahşi sulamanın önüne geçilmesi hedefleniyor. İzmir’in 9 ilçesindeki 11 sulama tesisinde toplam 947 ön ödemeli ultrasonik su sayacının kurulumuna başlandı. Projenin tamamlanmasıyla yaklaşık 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki 21 bin 746 dekar tarım arazisinde üretim yapan 2 bin 63 çiftçi ailesi, daha kontrollü, ölçülebilir ve verimli bir sulama sisteminden yararlanacak. Akıllı sayaç sistemiyle tarımsal sulamada en az yüzde 30-35 oranında su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. “İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak adım” Proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “Ön ödemeli ultrasonik sayaç uygulamasını sadece teknolojik bir yatırım olarak görmüyoruz. Suyun her metreküpünü takip edip tüketimi ölçebildiğimiz, çiftçimizin yalnızca kullandığı suyun bedelini ödediği adil bir sistem oluşturuyoruz. Dekar ve süre yönetiminin uygulandığı klasik sistemden, gerçek tüketim üzerinden ücretlendirmenin yapıldığı adil bir sisteme geçiyoruz. Damla sulama ve diğer basınçlı sulama sistemleriyle birlikte kullandığımız bu uygulamanın, hem üreticilerimizin maliyetlerine hem de su kaynaklarının korunmasına büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Amacımız, sadece yüzde 35 oranında tasarruf sağlamak değil. Projenin su kaynaklarının korunmasına da ciddi katkı sunacağına inanıyoruz. Dokuz ilçedeki 11 sulama tesisinde, 21 bin 746 dekar alanda üretim yapan 2 bin 63 aileyi kapsayan bu çalışma, İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak önemli bir adım” dedi. Daha az su, daha yüksek verim İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak daha az su ile daha verimli tarımsal üretimi yaygınlaştırmak için çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “Daha az suyla, daha yüksek verimde üretim yaparak, İzmir tarımının devamlılığını sağlıyoruz. İzmir tarımının geleceği ile su kaynaklarının geleceği ayrı düşünülemez. Bu yatırımı İzmir tarımının geleceğine ve su güvenliğine yapılmış önemli bir yatırım olarak görüyoruz” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak suyu ölçerek ve bilimsel yöntemlerle dağıttıklarını belirten Üngür, “İklim değişikliği ve tarımsal su yönetimini artık klasik yöntemlerle sürdürmek mümkün değil. Bugün dünyada su yönetiminde temel yaklaşım; suyu kaynağından itibaren ölçmek, izlemek ve doğru zamanda, bitkinin ihtiyacı kadar kullanmak. Türkiye’de kullanılan suyun çok büyük bölümünün tarımsal üretimde tüketildiğini düşündüğümüzde, en çok korumamız gereken alanın tarımsal sulama olduğu gayet açık. Biz de İzmir’de bu dönüşümü teknoloji, modern sulama sistemleri ve üreticilerin katılımını birlikte ele alarak gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. “Damlama sistemini yap, suyu al” Akıllı sayaç uygulamasının kullanılabilmesi için damla sulama yöntemini zorunlu tuttuklarını belirten Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar, “Damla sulama hem suyun tasarruflu kullanılmasını sağlıyor hem de mahsulün daha çabuk gelişmesini sağlıyor. Öbür türlü mahsulü boğuyoruz. Nar ya da narenciyeye bol su verdiğimizde kurur. Suyun buraya gelip damlamayla verilmesi çok önemli. Biz de çiftçimizi ona göre yönlendiriyoruz. ‘Damlama sistemini yap, suyu al’ diyoruz. Sayaç sisteminin kooperatiflere de katkısı çok önemli. Sayaç sistemi olduğu zaman önce parayı ödüyorlar, kontörünü yüklüyoruz; sonra kullanmaya başlıyorlar. Diğer tesisleri de sayaç sistemine çevirirsek, o zaman değmeyin kooperatifin verdiği hizmete” dedi. “Vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk” Selçuklu üretici Ali Akyüz, “Bizim için su hayattır. Bu proje ekonomik anlamda bizim için çok iyi oldu. Daha önce vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk. Bu da ister istemez su tüketiminin fazla olmasına neden oluyordu. Bu vesileyle damla sulama yöntemine geçtik. Ülke ekonomisine katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda daha verimli bir sulama yapıyoruz. Sadece sulamak istediğimiz bölgeyi suluyoruz. Su tasarrufu ve yeraltı kaynaklarının doğru kullanılması açısından biz de bu tasarruf anlayışına uyuyoruz” dedi. “Herkes kullandığı suyu ödeyecek” Uygulamanın çiftçiye adil bir sulama imkânı sunduğunu belirten Recep Arslan, “Su kaynakları açısından kaçak kullanımını önlemek adına bizim için çok iyi olacak. Çiftçiye de çok faydası var. Daha önce dönüm hesabıyla herkes aynı parayı ödüyordu. Şimdi herkes kullandığı su kadar ödeme yapacak. Vahşi sulama olmayacak, her taraf damla sulama olacak. Kaynakların korunması için vahşi sulamayı kaldırmamız lazım. Biz şu anda tamamen damla sulamaya geçtik. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese bu yatırım için çok teşekkür ediyoruz” dedi. “Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz” Ahmet Taşpınar ise “Araziye tatlı su gelmesiyle toprak yeni bir canlılık kazandı. Bu bölgede yetişen narlar çok güzel oluyor. Bizler, çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. Suyun gelmesinden çok memnunuz. Tonunu 10 liradan alıyoruz. Sayaç sistemi var. Sistem, yüklediğimiz ücreti kullanıma göre düşüyor. Biz ne kadar kullandıysak o kadar ödeme yapıyoruz. Kooperatifimize giderek istediğimiz miktarda yükleme yapıyoruz. Damla sulama sistemimizi kurduk. Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz. Bize bu suyu kazandıran herkese çok teşekkür ederiz” diye konuştu. “Su miktarı anlık ve hassas şekilde ölçülebilecek” İzmir Büyükşehir Belediyesi, suyun kaynağından tarım arazisine kadar kontrollü ve verimli şekilde ulaştırılması, tüketimin hassas biçimde ölçülmesi ve gereğinden fazla su kullanımının önüne geçilmesi amacıyla ön ödemeli ultrasonik su sayaçlarını devreye aldı. Ön ödemeli sayaç sistemiyle üreticilerin kullandığı su miktarı anlık ve hassas şekilde ölçülebilecek. Böylece suyun kontrolsüz ve ihtiyaçtan fazla kullanılmasının önüne geçilirken, tüketilen su miktarı üzerinden daha adil ve ölçülebilir bir sulama yönetimi sağlanacak. 9 ilçede 11 tesise kurulacak 947 akıllı sayaç, İzmir’in 9 ilçesinde bulunan 11 sulama tesisinde kurulacak. Aliağa Hacıömerli Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bayındır Arıkbaşı Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bergama Kozluca Sulama Tesisi, Dikili Deliktaş Sulama Göleti Sulama Tesisi, Karaburun Parlak Sulama Tesisi, Kemalpaşa Vişneli Sulama Tesisi, Kemalpaşa Yukarıkızılca Sulama Tesisi, Menderes Çatalca Sulama Göleti Sulama Tesisi, Menderes Yeniköy Sulama Göleti Sulama Tesisi, Seferihisar Payamlı Sulama Göleti Sulama Tesisi, Selçuk Merkez YAS (Yeraltı Suyu) Sulama Tesisi’nde kurulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, böylelikle İzmir genelinde akıllı sulama sayacı sayısını 1870’e ulaştıracak

Kayseri'de Kapalı Sulama Sistemi İle Tarımsal Üretime Can Suyu Haber

Kayseri'de Kapalı Sulama Sistemi İle Tarımsal Üretime Can Suyu

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın tarım üretime destek vizyonu doğrultusunda Özvatan ilçesi Taşlık Mahallesi, Pınarbaşı ilçesi Yukarıbeyçayır Mahallesi ve Kocasinan ilçesi Yuvalı Mahallesi’nde kapalı sistem sulama tesisi projelerini tamamlayarak hizmete aldı. Özvatan Taşlık’ta 3 milyon lirayı aşkın, Pınarbaşı Yukarıbeyçayır’da yaklaşık 3 milyon TL ve Kocasinan Yuvalı’da 2,5 milyon TL olmak üzere toplam yatırım maliyeti yaklaşık 9 milyon TL olan 3 sulama sistemi şehrin tarımsal üretimine güç katacak. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanında üreticilere yönelik desteklerini, günün koşullarına uygun şekilde modern sistemlerle hayata geçirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda, Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nca Özvatan ilçesi Taşlık Mahallesi, Pınarbaşı ilçesi Yukarıbeyçayır Mahallesi ve Kocasinan ilçesi Yuvalı Mahallesi’nde kapalı sistem sulama tesisi projelerini tamamlayarak üreticinin hizmetine sunuldu. Bir Damla Suya İki Kat Bereket: Taşlık Mahallesi'ne Modern Sulama Hamlesi Büyükşehir, Özvatan ilçesi Taşlık Mahallesi'nde geçirilen rehabilitasyon projesi kapsamında, sözleşme bedeli 3 milyon 345 bin TL olan sulama tesisi yapım işi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında 80 litre/saniye debiye sahip su kaynağı değerlendirilerek, 1.100 dekar tarım arazisi, geleneksel vahşi salma sulama yönteminden kurtarılarak modern kapalı basınçlı sulama sistemine kavuşturuldu. Yatırım kapsamında 6.265 metre uzunluğunda çeşitli çaplarda HDPE boru iletim hattı inşa edilirken, çiftçilerin suya kontrollü ve kolay erişimini sağlamak amacıyla hat üzerine 60 adet su alım hidrantı yerleştirildi. Ayrıca 3 adet çiftçi yapımı sulama havuzunun bakım-onarımı ile havuzların daha verimli ve uzun ömürlü çalışması sağlandı. Pınarbaşı Yukarıbeyçayır Kapalı Sistem Sulama Tesisi Hizmete Alındı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'ın öncülüğünde, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen "Kayseri-Pınarbaşı-Yukarıbeyçayır Mahallesi YÜS Kapalı Sistem Sulama Tesisi Projesi" tamamlandı. Yaklaşık 3 Milyon TL’lik Yatırımla, Aynı Su ile 2 Katı Arazi Sulanıyor 35 litre/saniye debiye sahip su kaynağından, cazibeli sistem ve kot farkından yararlanılarak enerji maliyeti oluşturmadan sulama yapılabilmeye imkân tanıyan proje kapsamında toplam 3.024 metre boru hattı ile 20 adet hidrant inşa edildi. Yapım işi, 2 milyon 996 bin 610 TL sözleşme bedeli ile tamamlandı. Yaklaşık 40 hanenin faydalandığı mahallede, daha önce açık kanal sistemiyle sulanan alanlar modernize edilerek aynı su debisiyle sulama kapasitesi önemli ölçüde artırıldı. Mevcut sulama sahası yaklaşık iki kat büyütülerek 600 dekar tarım arazisinin modern yöntemlerle sulanması mümkün hale getirildi. Büyükşehir ile Su Verimliliği Dönemi Başladı: Yuvalı Mahallesi’nde Kapalı Sistem Sulama Devrede Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 2,5 milyon TL’lik Kocasinan Yuvalı Mahallesi Kapalı Sistem Sulama Projesi’ni tamamlayarak hizmete aldı. Proje ile birlikte bölgedeki mevcut 300 dekar olan sulama sahası 730 dekara çıkarılırken böylece tarımsal üretim kapasitesinde yaklaşık 2,5 katlık bir artış sağlandı. Açık Kanal Sisteminden Modern Kapalı Sisteme Geçiş Yapılan çalışmalarda, ekonomik ömrünü tamamlamış ve yüksek su kayıplarına neden olan açık beton kanal sulama altyapısı tamamen rehabilite edilerek kapalı borulu sisteme dönüştürüldü. Bu dönüşümle birlikte; su iletim kayıpları minimize edildi, sulama randımanı önemli ölçüde artırıldı, enerji ve su kullanımında verimlilik sağlandı ve öte yandan iklim değişikliğine uyumlu modern tarımsal altyapı kurulmuş oldu. Toplamda 3.500 metre boru hattı döşenen projede 24 adet hidrant noktası ile çiftçilerin tarlalarına kontrollü ve eşit su dağıtımı sağlandı. Su kaynağının 42 lt/sn debi kapasitesi ile modern damla ve yağmurlama sulama sistemlerine uygun hale getirilmesi, bölge tarımında verimlilik odaklı yeni bir dönemi başlattı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin 3 ilçe kırsalında uyguladığı 3 projenin toplam yatırım maliyeti 8 milyon 841 bin 610 TL oldu. Daha Yüksek Tasarruf ile Daha Verimli Üretim Modern kapalı sulama sistemi sayesinde su kayıpları önemli ölçüde azaltılarak böylece su kaynaklarının daha etkin kullanılması sağlanırken, kuraklıkla mücadeleye ve sürdürülebilir su yönetimine de önemli katkı sunuldu. Kapalı sistem sulama sistemleri ile yalnızca hububat üretiminin değil; meyvecilik, yem bitkileri, sebzecilik ve sanayi bitkileri gibi yüksek katma değerli ürünlerin üretiminin de artması bekleniyor. Ürün deseninin çeşitlenmesiyle birlikte tarımsal verimliliğin yükselmesi, üreticilerin gelir düzeyinin artarak kırsal kalkınmanın güçlenmesi hedefleniyor. İklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği son yıllarda, modern basınçlı sulama sistemleri suyun her damlasının verimli kullanılmasını sağlayarak doğal kaynakların korunmasına katkı sunuyor. Proje; su tasarrufu, enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğine uyum açısından örnek bir yatırım niteliği taşıması yönü ile öne çıkıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde tarımsal altyapıyı güçlendiren yatırımlarıyla üreticilerin yanında olmaya, su kaynaklarını koruyan çevreci projeleri hayata geçirmeye ve sürdürülebilir tarımı desteklemeye kararlılıkla devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.