Hava Durumu

#Su Verimliliği

Kırsal Haber - Su Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GTB Akıncı: "Tarım Sadece Bir Sektör Değil, Stratejik Bir Güçtür" Haber

GTB Akıncı: "Tarım Sadece Bir Sektör Değil, Stratejik Bir Güçtür"

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, tarım sektörünün ekonomik büyüme, gıda arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek, üretimin merkezindeki çiftçilerin güçlendirilmesinin ve üretim sürdürülebilirliğinin korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Küresel ölçekte yaşanan iklim krizleri, savaşlar, lojistik sorunlar ve gıda tedarik zincirindeki kırılmaların tarımın önemini daha görünür hale getirdiğini belirten Akıncı, “Bugün dünyada en stratejik başlıklardan biri gıdadır. Gıdaya hükmeden ülkeler, geleceğe yön veren ülkeler olacaktır. Bu nedenle tarım artık sadece ekonomik bir faaliyet değil; milli güvenlikten sosyal istikrara kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir güç unsurudur” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi, verimli toprakları ve güçlü tarımsal potansiyeliyle dünyanın sayılı tarım ülkeleri arasında yer aldığını kaydeden Akıncı, bu başarının arkasında büyük bir emek, fedakârlık ve alın teri bulunduğunu söyledi. “Sabahın ilk ışıklarıyla tarlasına giden, yılın dört mevsimi üretim için mücadele veren çiftçilerimiz; sadece toprağı değil, hayatı da yeşertmektedir” diyen Akıncı, tarım sektörünün ekonomiye sağladığı katkının yanında toplumun yaşam sürdürülebilirliği açısından da kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Son yıllarda tarım sektöründe üretim maliyetleri, iklimsel riskler ve kırsaldan kente göç gibi önemli sorunların yaşandığını aktaran Akıncı, özellikle genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının gelecek adına ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı. Türkiye’de genç çiftçi oranının gerilediğine dikkat çeken Akıncı, çiftçi yaş ortalamasının ise 59’a yükseldiğini hatırlattı. Bu tablonun sürdürülebilir üretim açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Akıncı, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Tarımın geleceğini koruyabilmemiz için gençlerimizi yeniden üretimin içine dahil etmek zorundayız. Kırsalda yaşamı güçlendiren, genç çiftçiyi destekleyen, kadın üreticileri teşvik eden ve tarımda teknoloji kullanımını artıran uygulamalar ile üretim altyapısını güçlendirecek adımlar, ülke tarımcılığımız açısından büyük önem taşımaktadır. Akıllı tarım uygulamaları, dijitalleşme, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim modelleri sektörün geleceğini belirleyecektir. Gençlerimizin tarımı sadece geleneksel bir uğraş değil; teknoloji, girişimcilik ve üretim gücüyle şekillenen stratejik bir alan olarak görmesi gerekiyor.” Tarım sektörünün güçlü olmasının ekonomik bağımsızlık açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Akıncı, üretimin devamlılığı için çiftçinin gelir istikrarının korunmasının şart olduğunu dile getirdi. Akıncı,mesajının sonunda, “Ülkemizin bereketini büyüten, üretimiyle ekonomimize güç katan, sofralarımıza hayat taşıyan tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyor; emeklerinin karşılığını aldığı, bereketli ve kazançlı bir üretim sezonu diliyorum” dedi.

Kütahya’da Blueberry Hamlesi: Hollandalı Heyetten Teknik Saha İncelemesi Haber

Kütahya’da Blueberry Hamlesi: Hollandalı Heyetten Teknik Saha İncelemesi

"Blueberry Yetiştiriciliği Eğitimi" programının ikinci günü, kapsamlı saha ziyaretlerine sahne oldu. Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) organizasyonunda gerçekleşen programda, Hollanda Ticaret Müsteşarı Niels Veenis ve beraberindeki uzman heyet, Kütahya’nın üzümsü meyve üretim potansiyelini yerinde değerlendirdi. ​Kütahya’nın Toprak ve İklim Yapısı İncelendi ​Ziyaret kapsamında Kütahya genelindeki tarım arazilerini gezen heyete; KÜTBO Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri ve sektör temsilcileri eşlik etti. Yapılan incelemelerde, Kütahya topraklarının yaban mersini yetiştiriciliğine olan elverişliliği, bölgenin mikroklima özellikleri ve su verimliliği gündeme gelirken Hollanda Tarım Danışmanı Marcel de Jong tarafından paylaşılan uluslararası üretim sistemleri değerlendirildi. ​"Hedefimiz Katma Değerli Tarım" ​KÜTBO Başkanı Necati Gültekin, saha incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, Kütahya tarımında ürün çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Gültekin, "Uluslararası yatırımcılarla kurduğumuz bu köprü, Kütahya’da modern tarım uygulamalarının yaygınlaşması ve katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi için tarihi bir adımdır" dedi. ​İhracat Potansiyeli ve Yeni Yatırım Fırsatları ​Hollandalı yatırımcılar ve tarım uzmanları, Kütahya’nın lojistik avantajları ve üretim kapasitesinin blueberry ihracatı için büyük fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Teknik ekiplerin sunduğu raporlar doğrultusunda, bölgede yeni yatırım alanlarının oluşturulması ve modern üretim tesislerinin kurulması planlanıyor.

Bakan Yumaklı: "Sulamada Yenilikçi Uygulamaları Hayata Geçiriyoruz" Haber

Bakan Yumaklı: "Sulamada Yenilikçi Uygulamaları Hayata Geçiriyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su verimliliğindeki asıl başarının tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu belirterek, "Suyu merkeze alan ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme mekanizmaları, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz." dedi. Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) tarafından düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF), Bakan Yumaklı, Dünya Su Konseyi (WWC) Başkanı Loic Fauchon, Birleşmiş Milletler (BM) Su İşlerinden Sorumlu Özel Temsilcisi Retno Marsudi ve çok sayıda ülkenin ilgili bakanlarının katılımıyla başladı. Bu yıl teması "Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme" olan forum, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştiriliyor. Bakan Yumaklı, forumun açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın, iklim koşulları, şehirleşme ve artan üretim baskısı nedeniyle, giderek derinleşen su kıtlığı gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Suya atfedilen değerin ve yönetim biçiminin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eden Yumaklı, krizlere karşı dirençli, esnek ve proaktif yapılar kurulması gerektiğini bildirdi. Bakan Yumaklı, teorik tartışmaların, iyi niyet beyanlarının ötesine geçme vaktinin geldiğini belirterek, "Yapay zekadan uzaktan algılamaya kadar, dijital teknolojilerden yeni finansman modellerine kadar elimizdeki tüm yenilikçi araçları, sahada uygulanabilir politikalara dönüştürmek zorundayız." diye konuştu. Forumla su dirençliliği ve verimliliğine ulaşmak için deneyimlerin, iyi uygulamaların ve yenilikçi yaklaşımların paylaşılacağı yüksek düzeyli bir platform oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Yumaklı, "İstanbul'dan çıkacak mesajlar, 2026 Birleşmiş Milletler Su Konferansı, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31), 2027 Dünya Su Forumu ve ülkemiz ev sahipliğindeki Dünya Su Kongresi gibi küresel etkinliklere önemli katkı sağlayacak." ifadelerini kullandı. Yumaklı, su stresi altındaki ülke olarak, suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem verdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Bu bilinçle, Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde Su Verimliliği Seferberliği'ni başlattık. Suda sıfır kayıp ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil, bir zihniyet dönüşümüdür. Bu dönüşüm, kamu kurumlarından özel sektöre, okullardan yerel yönetimlere kadar geniş bir kesimi kapsıyor. Amacımız her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır. Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda, suyu merkeze alan ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme mekanizmaları, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz." "UYGULANABİLİR POLİTİKA VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GELİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ" Suyun etkin, şeffaf ve sürdürülebilir yönetimi için dijital dönüşümün zorunluluk olduğuna işaret eden Yumaklı, dijital teknolojilerle suyun tüm döngüsünü izleyebildiklerini söyledi. Bakan Yumaklı, tarımda uydu verileri ve yapay zekâ destekli karar sistemlerinin, sulama verimliliğini artırdığına dikkati çekerek, "Bu dönüşümün yaygınlaştırılması için sonuç odaklı finansman modelleri, güçlü kamu-özel sektör işbirlikleri, veri standartlarının oluşturulması ve teknik kapasitenin geliştirilmesi kritik önemdedir. Bu süreç yalnızca teknolojiyle değil, kurumsal kapasite, doğru finansman ve güçlü işbirliği ile başarıya ulaşabilir. Bu kapsamda, forumdaki oturumlarda, su yönetiminde dijital dönüşümün tüm boyutlarını birlikte ele alarak, uygulanabilir politika ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "TÜRKİYE OLARAK SUYUN BİRLEŞTİRDİĞİNE İNANIYORUZ" Türkiye'nin yakın coğrafyasında istikrarın sağlanmasına, ekonomik kalkınmaya ve refahın artırılmasına önem verdiklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: "Bu anlamda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Daha adil bir dünya mümkün' ilkesine uygun olarak politikalarımızı şekillendiriyoruz. Komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılması esasıyla, diyaloğumuzu ve işbirliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sınır aşan havzalarımızda, su kaynaklarının korunması ve kullanılması için, karşılıklı fayda esasıyla, bilgi, deneyim ve teknoloji transferi gerçekleştiriyor ve ortak teknik projeler geliştiriyoruz. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için, Afrika'daki ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ülkeye, su sektöründe mali ve teknik destek sağlıyoruz." Açılış konuşmalarının ardından Bakan Yumaklı ve protokol heyeti aile fotoğrafı çektirdi. Forum iki gün boyunca farklı konuların ele alınacağı panellerle devam edecek.

TAT Gıda’dan Karacabey'e 10 Bin Fidanlık Hatıra Ormanı Haber

TAT Gıda’dan Karacabey'e 10 Bin Fidanlık Hatıra Ormanı

Türkiye’nin gıda devi Tat Gıda, sürdürülebilirlik vizyonunu somut bir adımla taçlandırarak Bursa Karacabey’de anlamlı bir projeye imza attı. Memişoğlu Tarım Ürünleri ve Tat Bakliyat’ın kurucusu Şerafettin Memiş anısına oluşturulan hatıra ormanı kapsamında 10 bin fidan toprakla buluşturuldu. Bu anlamlı çalışma doğaya duyulan saygının, çevresel sorumluluğun ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma kararlılığının güçlü yansıması olarak öne çıktı. 21 Mart Orman Haftası kapsamında başlatılan proje, 25 Mart tarihinde tamamlanarak doğaya kalıcı bir değer kazandırdı. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, 3 Kasım 2024 tarihinde 63 yaşında vefat eden babası Şerafettin Memiş’in adının verildiği sahada şirket çalışanlarıyla birlikte fidanları dikerken duygu dolu anlar yaşandı. Babasının anısına oluşturulan projenin kendileri için büyük anlam taşıdığını dile getiren Veysel Memiş, son yıllarda artan orman yangınları, kuraklık ve iklim krizinin bu projenin hayata geçmesine neden olduğunu vurguladı. Hatıra ormanı çalışmalarının çıkış noktasının çevresel sorunlar olduğuna dikkat çeken Veysel Memiş, “Biz yalnızca sorunlara dikkat çeken bir marka olmayı yeterli görmüyoruz. Somut çözümler üreten ve bu yaklaşımı sürdürülebilir kılan bir yapı inşa ediyoruz. Bu doğrultuda benzer çevresel projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.” dedi. Bursa Karacabey’de yer alan üretim tesisleri nedeniyle bu bölgeye öncelik verdiklerini vurgulayan Veysel Memiş, faaliyet gösterdikleri coğrafyada değer yaratmanın ve yerel ekosisteme katkı sağlamanın temel öncelikleri arasında bulunduğunu ifade etti. Tat Gıda’nın değer üreten büyük bir aile olduğunu ve bu anlayışla hem kurum içinde hem de toplumda güçlü bağlar kurmaya devam ettiklerini ifade eden Veysel Memiş, “Her fidan, doğaya ve gelecek nesillere bıraktığımız değerin simgesi; biz de bu değerleri yaşatarak hem ailemiz hem de toplumumuz için kalıcı izler bırakmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu. “Doğal kaynak verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve iklim risklerine uyum önceliğimiz” Çam fidanlarıyla oluşturulan Şerafettin Memiş Hatıra Ormanı’nın Tat Gıda’nın sürdürülebilir büyüme stratejisinin çevresel ayağını önemli ölçüde güçlendirdiğini belirten Veysel Memiş, doğal kaynak verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve iklim risklerine uyum başlıklarının öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydetti. “Sürdürülebilirlik, iş modelimizin temel yapı taşlarından biri” Küresel piyasalarda şirket değerlemelerinde çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerinin belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Memiş, Tat Gıda’nın bu alandaki yatırımlarını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını söyledi. Veysel Memiş, “Biz sürdürülebilirliği yalnızca bir söylem olarak değil, iş modelimizin temel yapı taşlarından biri olarak ele alıyoruz. Çevresel sorumluluk ile finansal sürdürülebilirliği birlikte yönetiyoruz. Bu yaklaşım, hem operasyonel verimliliğimizi artırıyor hem de uzun vadeli rekabet gücümüzü tahkim ediyor. Karacabey’de hayata geçirdiğimiz hatıra ormanı da doğaya duyduğumuz sorumluluğun ve uzun vadeli değer üretme yaklaşımımızın somut göstergesidir.” diye konuştu. Sürdürülebilir tarım, dijitalleşme ve kaynak verimliliği alanlarında yürüttükleri çalışmaların çevre projeleriyle daha da anlamlı hale geldiğini ifade eden Veysel Memiş, şirketin 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda çevresel etkilerini azaltmaya yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti. Tat Gıda’nın sözleşmeli tarım modeli, dijital tarım uygulamaları ve su verimliliği projeleriyle sektörde ölçeklenebilir bir dönüşüm modeli ortaya koyduğunu hatırlatan Veysel Memiş, hatıra ormanının bu yaklaşımın doğal bir uzantısı olduğunu sözlerine ekledi.

TAT Gıda Suyu Koruyan Üretim Modeli İle İlham Veriyor Haber

TAT Gıda Suyu Koruyan Üretim Modeli İle İlham Veriyor

Türk gıda endüstrisinde salça, domates ürünleri, sos, hazır yemek ve konserve üretiminde lider üretici Tat Gıda, sürdürülebilir üretim ve kaynak verimliliği hedefleri doğrultusunda su yönetimi alanında hayata geçirdiği projeler sayesinde su tüketimini yüzde 20 azaltırken, su geri kazanım oranını ise yüzde 30 seviyesine yükseltti. 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında su yönetimi ve su verimliliği alanlarında yürüttükleri çalışmaları değerlendiren Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, 58 yıldır Türkiye ekonomisi için değer üreten şirketin sürdürülebilirlik alanında sektöre ilham veren projelere imza attığını belirtti. “Su kaynaklarının etkin ve tasarruflu kullanılması en temel hedeflerimizden” Tat Gıda’da su ve atık su yönetiminin yazılı Su ve Atık Su Yönetim Politikası çerçevesinde sistematik bir şekilde yürütüldüğünü Veysel Memiş, su kaynaklarının etkin ve tasarruflu kullanılmasının en temel hedeflerden biri olduğunu söyledi. Veysel Memiş, üretim süreçlerinde su tüketiminin sürekli izlenmesi, oluşan atık suların çevre mevzuatına uygun şekilde arıtılması ve kontrollü biçimde deşarj edilmesinin bu politikanın ana ilkeleri arasında yer aldığını vurguladı. Şirketin üretim tesislerinde su temini ve kullanım süreçlerinin düzenli olarak ölçüldüğünü aktaran Veysel Memiş, atık su arıtma tesislerinin kesintisiz şekilde işletildiğini kaydetti. Deşarj kalite parametrelerinin sürekli takip edildiğini belirten Veysel Memiş, süreçlerin Sürekli Atık Su İzleme Sistemi (SAİS) üzerinden anlık olarak izlenip raporlandığını söyledi. Veysel Memiş, bu sayede çevre mevzuatına tam uyum sağlanırken, su yönetimi süreçlerinin şeffaf ve kontrol edilebilir bir yapıda yürütüldüğünü dile getirdi. Su verimliliğini artırmaya yönelik yatırımların da sürdüğünü belirten Veysel Memiş, biyolojik arıtma tesislerinin kapasitesinin artırıldığını, gelişmiş filtrasyon sistemlerinin devreye alındığını ve üretim süreçlerinde suyun yeniden kullanımını teşvik eden uygulamaların yaygınlaştırıldığını ifade etti. “Suyun verimli kullanımını ve korunmasını sürdürülebilir üretim anlayışımızın merkezinde konumlandırıyoruz” Veysel Memiş, “Gıda üretiminde su, stratejik öneme sahip bir kaynaktır. Bu nedenle Tat Gıda olarak suyun verimli kullanımını ve korunmasını sürdürülebilir üretim anlayışımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Su temini ve kullanım süreçlerimizi düzenli olarak ölçüyor, veri temelli izleme sistemleriyle analiz ediyoruz. Verimlilik projelerimiz sayesinde su tüketimimizi yüzde 20 oranında azaltmayı başardık. Aynı zamanda geri kazanım uygulamalarımızla su geri kazanım oranımızı yüzde 30 seviyesine çıkardık.” dedi. Sürdürülebilirlik yaklaşımını kurumsal yönetim yapısıyla da desteklediklerini belirten Veysel Memiş, şirket bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Komitesi aracılığıyla çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansın düzenli olarak takip edildiğini belirtti. Veysel Memiş, “Enerji ve su verimliliği, emisyon yönetimi, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve çalışan gelişimi gibi başlıklar sürdürülebilirlik stratejimizin önemli bileşenlerini oluşturuyor. Sözleşmeli tarım modeli, damla sulama uygulamaları ve dijital tarım teknolojileriyle tarımsal tedarik zincirimizi daha verimli ve izlenebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. Üretim süreçlerimizde ise su, enerji ve emisyon yönetimini güçlendiren uygulamalarla çevresel etkimizi azaltmayı hedefliyoruz. Tat Gıda’nın sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yürüttüğümüz su yönetimi çalışmaları, şirketimizin hem operasyonel verimliliğini artırmasına hem de doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, su stresinin giderek arttığı küresel ölçekte sürdürülebilir üretim modelinin güçlendirilmesi açısından da önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Reis Gıda’ya Yeşil Ekonomi Ödülü Haber

Reis Gıda’ya Yeşil Ekonomi Ödülü

21 Şubat’ta Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri, iklim krizinin ertelenemez bir küresel meydan okuma olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu yılki ödül, sürdürülebilir tarım ve iklim dostu üretim anlayışı ile öne çıkan Reis Gıda’ya verildi. 21 Şubat’ta gerçekleştirilen Kurultay’da bilim dünyası, iş dünyası ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek iklim dönüşümünün kentlere, ekonomiye ve yaşam biçimlerine etkilerini kapsamlı biçimde değerlendirdi. Toplantıda, tarımsal üretimin güçlendirilmesi, doğal kaynakların bilinçli kullanımı ve gıda arz güvenliğinin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi yönünde kararlılık mesajları paylaşıldı. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, 2000’li yılların başından bu yana sürdürülebilir tarımı şirket vizyonunun temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Mehmet Reis, 2016 Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirdiği sunumda; su verimliliği, toprak sağlığının korunması ve planlı üretimin stratejik önemine dikkat çekmiş, bakliyatın hem çevresel hem ekonomik değer üreten bir ürün grubu olduğunu ifade etti. Reis, farklı platformlarda yaptığı açıklamalarda üretimin doğayla uyum içinde yürütülmesinin hem ekonomik kalkınma hem de gelecek kuşaklar için değer oluşturduğunu vurguluyor. Sürdürülebilir Tarımda Güçlü ve Yapıcı Bir Model Mehmet Reis’in yaklaşımında sürdürülebilir tarım, verimlilik artışı ile doğal kaynakların korunmasını aynı potada buluşturan bütüncül bir model olarak tanımlanıyor. Tarımın iklim koşullarına hızlı uyum sağlayabilen bir sektör olduğunu ifade eden Reis, suyun etkin kullanımı, toprağın verimliliğinin desteklenmesi ve yerel üretimin güçlendirilmesiyle dayanıklı bir tarım yapısının mümkün olduğunu belirtiyor. Kırsalda üretim dinamizminin artırılması, gençlerin tarıma kazandırılması ve dijital tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, Reis Gıda’nın vizyonunun önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, üretim kapasitesini güçlendirirken aynı zamanda tarımsal sürdürülebilirliği desteklemektedir. Mehmet Reis’in vizyonunu yansıtan ifadelerden biri şu şekilde: “İklim değişikliği tarımı, tarım ekonomiyi, ekonomi ise toplumsal refahı doğrudan etkiliyor. Üretirken doğayı gözetmek bir sorumluluktur. Toprağı korumak geleceği korumaktır.” Sahada Hayata Geçen Projelerle Güçlenen Vizyon Reis Gıda’nın Yeşil Ekonomi Ödülü’ne layık görülmesi, sürdürülebilirlik vizyonunun sahadaki uygulamalarla desteklenmesinin bir göstergesi olduğu ifade edildi. 2020 yılında başlatılan Reis Bakliyat Köyleri Projesi ile yerli ve sertifikalı tohum kullanımı yaygınlaştırılırken; Samsun Bafra’da çeltik ve bakliyat üretimi gerçekleştirildi, Bolu Çamyayla’da kadın kooperatifleriyle iş birliği içinde üretim modeli güçlendirildi. Proje sonraki yıllarda da devam ederken, Niğde Çarıklı köyünde ata tohumlarıyla üretim yapılarak yerel çeşitliliğin korunmasına katkı sağlandı. Bu çalışmalar, toprağın verimliliğini destekleyen ve yerel kalkınmayı güçlendiren bir model ortaya koyuyor. Reis Gıda, sürdürülebilir tarımı yalnızca üretim modeli olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir bilinç ve dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Bu kapsamda, gıda israfının azaltılmasına yönelik küresel ölçekte yürütülen 10x20x30 girişimine destek vererek, tedarik zincirinde kayıpların azaltılması ve daha verimli üretim süreçlerinin teşvik edilmesi yönünde sorumluluk üstleniyor. Uluslararası ölçekte benimsenen bu yaklaşım, üretimden perakendeye kadar uzanan değer zincirinde daha bilinçli bir sistem kurulmasına katkı sağlıyor. Reis Gıda aynı zamanda “Sofrana Sahip Çık” gibi ulusal farkındalık kampanyalarına katılarak, tüketiciden üreticiye kadar tüm paydaşları kapsayan bir bilinç dönüşümünü destekliyor. Reis bakliyatın hem çevresel sürdürülebilirlik hem de sağlıklı beslenme açısından taşıdığı değeri farklı platformlarda anlatarak iklim dostu ürün gruplarının yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Gençlerin tarıma kazandırılması ve kırsalda üretim dinamizminin artırılması ise şirket vizyonunun önemli bir parçası. Mehmet Reis’in söylemlerinde de sık sık vurguladığı üzere, genç nüfusun tarıma dahil edilmesi ve çiftçilerin bilgi teknolojileri ile desteklenmesi, sürdürülebilir tarım için kritik öncelikler arasında yer alıyor. Mehmet Reis’in bu yılki Kurultay’daki değerlendirmeleri, Reis Gıda’nın vizyonunu özetler nitelikte olup şu ifadelere yer verildi: “Tarım, iklim değişikliğine karşı en ön cephedir. Toprağı korumak, suyu verimli kullanmak ve yerel üretimi güçlendirmek, hem ulusal gıda güvenliğimizi hem de iklim dayanıklılığımızı artırır.” Reis Gıda, Yeşil Ekonomi Ödülü ile bu vizyonunu bir kez daha tescil ederken stratejik, uzun vadeli ve somut iklim eylem planlarını sürdürme kararlılığını bir kez daha gösterdi.

İstanbul Uluslararası Su Forumu İle Dünya Su Kongresi'ne Ev Sahipliği Yapacak Haber

İstanbul Uluslararası Su Forumu İle Dünya Su Kongresi'ne Ev Sahipliği Yapacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen iftar programında çiftçilerle bir araya geldi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin başta su ve gıda israfı olmak üzere birçok alanda politika belirleyici konumda olduğunu belirterek, "İstanbul bu yıl Uluslararası Su Forumu, gelecek yıl 20. Dünya Su Kongresi'ne ev sahipliği yapacak. İşte bunlar, tarım alanında güçlü olan Türkiye'nin tarım diplomasisinde de aktör olduğunun en büyük göstergesidir." dedi. Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen çiftçilerle iftar programında yaptığı konuşmada, toprağı alın teriyle yoğuran, üretimi ibadet bilerek çalışan tüm çiftçilerin ramazan ayını tebrik ettiğini söyledi. Çiftçilerin Türkiye'nin görünmeyen ama vazgeçilmez kahramanları olduğunu ifade eden Yumaklı, "Bu kahramanlığınızı, en sıcak yaz günlerinde, en çetin kış şartlarında, yağmurda, çamurda, üretimden vazgeçmeyip tarlanıza, ahırınıza koştuğunuzda gösterdiniz." diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, çiftçilerin alın terini berekete dönüştürenler olduğunu anlatarak, şöyle devam etti: "Siz, toprağa düşen her tohumu, bu milletin yarınlarına atılmış bir imza gibi görenlersiniz. Siz sofralara gelen her lokmada emeği, sabrı ve şükrü olanlarsınız. Ailenizin, çocuklarınızın rızkı için çalışırken, aynı zamanda 85 milyonun rızkına omuz verdiniz. Çünkü, bir avuç buğdayın, bir damla sütün, bir kasa sebzenin sadece ürün değil, bağımsızlık meselesi olduğunu en iyi siz bilirsiniz. İyi ki varsınız, iyi ki bu toprağa sevdalısınız." "TÜRKİYE, HER ALANDA BAŞARILARA İMZA ATMAYA DEVAM EDİYOR" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesiyle devletin destekleri ve üreticilerin azmiyle bugün tarımsal hasılada Türkiye'nin Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu anlatan Yumaklı, bunları yeterli görmediklerini dile getirdi. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin potansiyelini daha çok çalışarak, çiftçilerle omuz omuza vererek daha üst seviyeye çıkaracaklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bitkisel üretim ve hayvancılıkta başlattığımız üretim planlamasıyla, kırsal kalkınma desteklerimizle, yeni projelerimizle, organize tarım bölgelerimizle, su ve sulama yatırımlarımızla, gençleri ve kadınları üretime daha güçlü dahil ederek tarımda yeni bir sıçrama dönemini birlikte gerçekleştiriyoruz. Türkiye, her alanda başarılara imza atmaya devam ediyor. Tarımdan enerjiye, sağlıktan eğitime, savunma sanayiden dış politikaya geldiğimiz nokta ortada. Türkiye, bölgesinden öte küresel bir aktör olarak yerini almış durumda. Bu sadece siyaset ve ekonomi alanında geçerli değil. Bugün tarım diplomasisinde de önemli işlere imza atıyoruz." Türkiye'nin başta su ve gıda israfı olmak üzere birçok alanda politika belirleyici konumda olduğunu belirten Yumaklı, "Su verimliliği seferberliği, sıfır atık hareketi artık Türkiye'nin değil dünyanın gündeminde. İstanbul bu yıl Uluslararası Su Forumu, gelecek yıl 20. Dünya Su Kongresi'ne ev sahipliği yapacak. İşte bunlar, tarım alanında güçlü olan Türkiye'nin tarım diplomasisinde de aktör olduğunun en büyük göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Kayseri'de Tarım ve Hayvancılığa 119 Milyon TL’lik Yatırım Haber

Kayseri'de Tarım ve Hayvancılığa 119 Milyon TL’lik Yatırım

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 2025 yılı itibariyle tarım ve hayvancılığı güçlendirmek için önemli projelere imza attı. Sadece 1 yılda 119 milyon TL’lik yatırım ile Kayseri'nin kırsal kalkınma süreci hız kazanırken, bereketli topraklarda sürdürülebilir üretim ve verimlilik arttırıcı projeler hayata geçirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılıkla kendi kendine yeten ve üreten bir şehir olma hedefi doğrultusunda 2025 yılına damgasını vuran büyük yatırımlar yaptı. Erciyes’in gölgesinde yer alan bereketli topraklarda sürdürülebilir tarımsal üretimi arttırmak, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretim verimliliğini arttırmak amacıyla birçok önemli proje hayata geçirildi. Sadece 1 yılda 119 milyon TL’lik dev bir yatırım, Kayseri’nin tarım sektörünü daha modern, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Su Verimliliği İçin Modern Sulama Altyapıları Büyükşehir Belediyesi, Kayseri'nin verimli topraklarının su kaynaklarını daha etkin kullanıyor. 28 kapalı sulama tesisi ile suyun verimli kullanılması sağlanarak, hem su tasarrufu elde ediliyor hem de üretim verimliliği arttırılıyor. Toplamda 43 milyon 364 bin TL yatırım yapılmış projeler, çiftçilerin suya erişimini güvence altına alırken, kuraklık gibi iklim değişikliği risklerine karşı da önemli bir önlem teşkil ediyor. Kırsal Mahallelerde Sulama Desteği Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kayseri’nin kırsal mahallelerinde tarımsal üretimi desteklemek için 4 açık sulama tesisi projeleri hayata geçirildi. Bu projelere ayrılan kaynak miktarı ise 6 milyon 527 bin TL. Açık sulama tesisleri, yerleşimlerin tarımsal faaliyetlerine doğrudan katkı sağlarken, kırsal kalkınmayı da tetikliyor. Su Sorunlarına Kalıcı Çözümler: Drenaj ve Köy Çeşmeleri Büyükşehir ekipleri, köy yerleşimlerinde su temini ve altyapı iyileştirmeleri için 259 farklı lokasyonda drenaj çalışmaları gerçekleştirdi. 65.232 metre boru döşenerek köy çeşmeleri yeniden akmaya başladı. Bu projeye toplamda 21 milyon 71 bin TL’lik yatırım yapıldı. Hem içme suyu hem de tarımsal sulama için köylere sunulan bu çözümler, bölgenin su ihtiyacını güvence altına almakta. Çiftçilere Destek: Tohum ve Gübre Projeleri Çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak ve tarımsal üretimi teşvik etmek için nohut, mercimek, buğday, arpa ve gübre destekleri verildi. Altı ayrı projeyle toplamda 12 milyon 526 bin TL tutarında destek sağlanarak, üreticilerin maliyetlerini düşürüp verimliliklerini arttırmak hedeflendi. Büyükşehir’in bu destekleri, Kayseri’nin tarımda daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya bürünmesini sağladı. Canlı Hayvan Destekleri Kayseri'nin hayvancılık potansiyelini geliştirmek amacıyla arı, manda, koyun ve damızlık arı destekleri verildi. 13 milyon 62 bin TL’lik yatırımla, üreticilere verilen bu destekler, bölgedeki hayvancılığın kalitesini arttırırken, üretim kapasitesinin yükselmesine katkı sağladı. Bununla birlikte, hayvancılıkla uğraşan 9.629 vatandaşa yüzde 50 su desteği sunularak, hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği güvence altına alındı. Bu projeye de 19 milyon 42 bin TL tutarında katkı sağlandı. Yenilenebilir Enerji ile Hayvancılığa Destek Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenebilir enerji kullanımıyla hayvancılığın desteklendiği projeler de dikkat çekiyor. Güneş enerjili hayvan içme suyu tesisleri için 9 farklı proje başlatıldı ve bu projelere toplamda 9 milyon 728 bin TL yatırım yapıldı. Güneş enerjisinin kullanıldığı bu tesisler, hem çevre dostu hem de hayvanların su ihtiyacını kesintisiz bir şekilde karşılamak için büyük önem taşıyor. Seyyar ve Sabit Su Tekneleri ile Hayvancılığa Katkı Hayvanların su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 565 adet seyyar su teknesi ve 889 adet sabit beton su teknesi üreticilere dağıtıldı. Bu projeler, hayvancılığın sürdürülebilirliğini ve verimliliğini arttırmayı amaçlıyor. Seyyar su tekneleri projesine 2 milyon 810 bin TL, sabit beton su tekneleri projesine ise 4 milyon 445 bin TL yatırım yapıldı. 2025 Yılında 119 Milyon TL’lik Yatırım 2025 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığa yönelik gerçekleştirdiği yatırımlar, toplamda 119 milyon 52 bin 375,31 TL tutarında kaynak kullanılarak hayata geçirildi. Sürdürülebilir Tarım ve Hayvancılıkla Kayseri'nin Geleceği Aydınlatılacak Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılık sektörüne yaptığı bu büyük yatırımlarla Kayseri’yi sürdürülebilir ve verimli bir üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Toprağın bereketi, suyun verimli kullanımı ve yenilikçi teknolojilerin hayata geçirilmesiyle Kayseri'nin geleceğinin daha parlak olacağını söyleyen Başkan Büyükkılıç, “Kayseri'nin kırsal yaşamını destekleyerek, bereketli topraklarımızı geleceğe taşımayı amaçlıyoruz” dedi ve şehrin tarım ve hayvancılık alanında kalkınmaya devam edeceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.