Hava Durumu

#Su Yönetimi

Kırsal Haber - Su Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: "Pamukta Tehlike Çanları Çalıyor" Haber

Gürer: "Pamukta Tehlike Çanları Çalıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer pamukta tehlike çanları çaldığını ve pamuk üretiminin Çukurova başta olmak üzere oluşan sorunlardan dolayı gerilediğini söyledi. Pamuk ürünün stratejik bir ürün olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer “Pamuk ürünü stratejik bir üründür. Tarım ve sanayi arasında bağ oluşturan pamuk tekstil ve hazır giyim endüstrisi temel hammaddesidir, Pamuk üretimi doğrudan her kesimi de ilgilendirmektedir. Çok yönlü kullanım alanları vardır. Tekstil ve hazır giyim yanı sıra yemeklik yağ üretiminde, küspesi hayvan yemi olarak ve de sabunda elde edilmek üzere de çoklu üretim sağlanıyor. Ülkemizde dünyada pamuk ekilişi ve üretimi ile önemli bir konuma da sahipti. Son yıllarda oluşan sorunlar pamuk üretimini tehdit etmektedir. Pamuk verimliliği son 10 yılda ortalama hektara 1713 kg olarak gerçekleşirken 2025-2026 dönemi için 1.654 kg hektar düşmesi tahmin edilmektedir. Küresel iklim değişikliği yanında su sorunu ve girdi maliyetlerinde ciddi artış ve düşük alım fiyatı pamuk üreten çiftçiyi doğrudan etkilemektedir. Üretimim sürdürülebilmesinde verimlilik ve modern tarım tekniklerinin yeterince yaygınlaşmamasının da olumsuz etkisi göz ardı edilmemelidir. “Dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Pamuk ekiminin başladığı bu dönemde üreticinin pamuk ekmekte isteksiz olduğunu geçen yıl üreticinin yine üründen para kazanmadığı ve sulama suyunda yaşadığı sorunlar içinde farklı ürün desenlerine yöneldiklerini görüştüğü çiftçilerin ifade ettiğini de söyledi. Geçtiğimiz yıl 22 TL ile 25 TL arasında fiyatlanan pamuğun girdi maliyetleri ile çiftçiyi zarar ettirdiğini söyleyen CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer rekoltenin düştüğünü ve ithalatında arttığını belirtti. Gürer “Ülkemizde 2021 2025 yılları arasında ortalama 460 bin hektarda pamuk ekimi gerçekleşti. 2022 yılında ekim alanı artması ile 2.750.000 ton çıkan çırçırlanmış kütlü üretimi, 1.017.500 ton çırçırlanmış lifli pamuk üretimi 2024 yılında 2.234.000 ton çırçırlanmış kütlü, 2024 yılında 829.910 çırçırlanmış lifli pamuk üretimi geriledi. 2025 yılında lifli pamuk üretiminde 830 bin ton civarında gerçekleşirken Bu yılda üretimde düşme öngörülmektedir .”diye konuştu. Gürer” Kot kumaşı, kadife ve havlu kumaşı gibi bir çok tekstil ürününde yaygın kullanılan pamuk aynı zamanda tekstil sektörünün geleceğine yönelikte önemlidir. Yurt içi pamuk üretiminde gerileme ve yetersizlik için çiftçi desteklemek yerine ithalat ile açık kapatılmaya çalışılmaktadır. 2024 yılında 762 bin 269 ton pamuk ithal edilirken 1 milyon 548 bin dolar yurt dışına dövizimiz gitti.2025 yılında 971 bin 530 bin ton, ithal karşılığı 1 milyon 707 bin dolar yurt dışına ödendi. 2026 yılı ilk iki ayında 182 bin 708 ton pamuk ithal edildi. 297 bin 209 dolar yurt dışına giden dövizimiz oldu. Ve artan bir ithalatımızda söz konusudur. Çiftçilerin, pamuk yerine daha az masraflı ve daha karlı gördükleri alternatif ürünlere yönelmesi nedeniyle pamuk ekim alanlarında %18'lik bir azalma (yaklaşık 350.000 hektara düşüş) öngörülmektedir. Hazır giyim ve tekstil sektöründeki küresel siparişlerin azalması, iplik fabrikalarının kapasite kullanım oranlarını daraltması, İç talepteki durgunluk, pamuk üreticisi üzerinde olumsuz fiyat baskısı yaratmaya devam etmektedir. Ülkemiz dünya pamuk üretiminde önemli bir yere sahip iken bu alanda da giderek gerilemektedir. Ege ve Güneydoğu da pamuk üretimi yoğunlaşırken Beyaz altın olarak tanımlanan Çukurova bölgesinde pamuk üretimi yerini farklı ürün desenlerine terk etmiştir. Özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) bölgesinde ve Ege'de sulama suyuna erişimdeki yerel maliyet artışları ve olası kısıtlamalar, yüksek su tüketen bir bitki olan pamuk için temel bir üretim sorununa dönüşmektedir. Düşük uluslararası fiyatlar ülkemizde yüksek girdi maliyeti ile oluşan fiyat nedeni ile pamuk üretimi sorun artacağı görülmektedir. Dayalı olduğu sanayinin devamı içinde pamuk doğru planlanması gereken başlıca ürünlerdendir. Sürdürülebilir pamuk üretimi girdi maliyet artışı dengelenmesi, alım fiyatının maliyete uygun oluşması yanında su yönetimi ile doğrudan ilgili noktaya ermiştir. Bu bağlamda pamukta özellikle GAP ve EGE de su sorunu doğru planlanıp yönetilmesi zorunludur. Planlı üretim yanında destekler ekonomik durumun yarattığı olumsuzluk altında kalmaması için alım fiyat girdi maliyeti makul kar dikkate alınarak belirlenmelidir. ”dedi. TBMM Tarım orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer” Ülkemizin yıllık pamuk ihtiyacının 1 milyon 600 bin ton olduğu düşünüldüğünde iç üretim ile yarısı karşılanabilmektedir. Binlerce üreticimizin gelir kapısı ve de binlerce işçimizin istihdamını sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörünün Türkiye ihracatında % 30 luk bir paya sahip olduğu da unutulmamalıdır. Üretim zinciri korunması pamuk üretiminin artırılması için tedbirler alınması pamukta kooperatiflerin yeniden işlevlerini artırılması da sağlanmalıdır. Ülkemiz için stratejik öneme sahip ürünün güçlü bir tarım sanayi politikasının olması da sağlanmalıdır. Daha çok üretim daha çok istihdam daha çok yurt dışına ürün ihracatı ve ülke ekonomisine katkısı yüksek pamuk ürününe sahip çıkılması şarttır.” Diye konuştu.

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve Haber

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) ve TÜSEDAD iş birliğiyle düzenlenen "Su Kısıtında Sürdürülebilir Hayvancılık" toplantısı, bölge üreticisi için yeni bir yol haritası çizdi. Toplantıda, su krizine karşı münavebeli ekim ve hayvan besleme stratejileri masaya yatırıldı. Sektör Temsilcileri ve Üreticiler Konya’da Buluştu TÜSEDAD Üretici ve Sektör Temsilcileri Buluşmaları’nın 5.’si, Türkiye’nin tarım ambarı Konya’da gerçekleştirildi. Konya DSYB Başkanı Edip Yıldız, TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru ve TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali İmamoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, hayvancılığın en büyük maliyet kalemlerinden biri olan yem ve su kullanımı arasındaki denge ele alındı. Programa; tarım ilçe müdürlükleri, Ziraat Bankası yetkilileri, veteriner hekimler odası ve ziraat odaları gibi sektörün tüm paydaşları yoğun katılım sağladı. Silajlık Mısırda Münavebe Dönemi: Su Tasarrufu ve Verimlilik Toplantı kapsamında düzenlenen panelde, Konya bölgesinde yoğun olarak ekimi yapılan silajlık mısır mercek altına alındı. Nihat Öztürk moderatörlüğünde; Prof. Dr. Armağan Hayırlı, Prof. Dr. Süleyman Soylu ve Hüseyin Doğançukuru’nun paylaştığı verilere göre, mısır ekiminin münavebeye (ekim nöbeti) bağlanmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Panelden Öne Çıkan Başlıklar: Su Yönetimi: Azalan su kaynakları karşısında mısır ekim alanlarının planlanması. Hayvan Besleme: Münavebenin kaba yem kalitesi ve hayvan rasyonları üzerindeki doğrudan etkileri. Ekonomik Sürdürülebilirlik: Girdi maliyetlerini düşürmek için alternatif ürün desenlerinin kullanımı. Üreticiler İçin Çözüm Odaklı Yaklaşım Panelistler, sadece sorunu tespit etmekle kalmayıp üreticilere uygulanabilir çözüm önerileri sundu. Özellikle su kısıtı olan bölgelerde sürdürülebilir hayvancılık için akademik bilgiyle sahadaki tecrübenin birleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ziraat Bankası ve TKDK temsilcilerinin de katılımıyla, bu dönüşümü destekleyecek finansal mekanizmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

Gaziantep’te COP31 Seferberliği: "İklim Meselesi Bir Kalkınma Meselesidir" Haber

Gaziantep’te COP31 Seferberliği: "İklim Meselesi Bir Kalkınma Meselesidir"

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı’nda yaptığı konuşmada, iklim krizinin artık bir çevre sorunu olmaktan çıkıp küresel bir kalkınma ve güvenlik meselesine dönüştüğünü vurguladı. ​Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından, SANKO Holding’in destekleriyle düzenlenen COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı başladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç iklim elçileri, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine Gaziantep’ten hazırlanıyor. ​Fatma Şahin: "İklim Tercih Değil Zorunluluktur" ​Toplantının açılışında konuşan Başkan Fatma Şahin, doğa dostu bir gelecek için en büyük gücün gençler olduğunu belirtti. Şahin, "İklim meselesi artık sadece çevrenin ötesinde; üretimin, suyun, gıdanın ve geleceğin meselesidir. Ölçmediğiniz hiçbir şeyi düzeltemezsiniz. Biz 2011 yılından bu yana tüm adımlarımızı veriye dayalı ve planlı bir şekilde atıyoruz," dedi. ​Gaziantep’in sürdürülebilirlik alanındaki başarılarına dikkat çeken Şahin, şu projelerin altını çizdi: ​Yenilenebilir Enerji: Güneş enerjisi yatırımları ve hidrojen teknolojileri ile enerji dönüşümü. ​Akıllı Su Yönetimi: Kayıp-kaçakla mücadele ve akıllı sayaç sistemleri. ​Yeşil Ulaşım: Elektrikli otobüs ve bisiklet modellerine geçiş süreci. ​Yeşil Alan Artışı: Kişi başına düşen yeşil alan miktarının 8,5 metrekareden 12 metrekarenin üzerine çıkarılması. ​Türkiye Topraklarının %88'i Risk Altında ​İklim Değişikliği Başkanlığı Başkan Yardımcısı Orhan Solak, çarpıcı veriler paylaşarak iklim krizinin kapıda değil, hayatımızın tam merkezinde olduğunu hatırlattı. Solak, "2025 yılı son 55 yılın en kurak yıllarından biri oldu. Araştırmalar, Türkiye topraklarının %88’inin çölleşme riski altında olduğunu gösteriyor. Bu durum iklim değişikliğini bir güvenlik meselesi haline getiriyor," uyarısında bulundu. ​Gençler Değişimin Aktörü Olacak ​UNICEF Türkiye Temsilci Yardımcısı Malti Gandhi ve SANKO Holding CEO’su Cantekin Dinçerler'in de katıldığı kampta, gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de değişim aktörleri olduğu vurgulandı. Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecinde gençlerin sesinin yerelden küresele duyurulması hedefleniyor. ​İki gün sürecek olan eğitim kampı boyunca gençler; iklim politikaları, atölye çalışmaları ve stratejik planlama eğitimleri alarak Türkiye’nin iklim elçileri olarak yetkinliklerini artıracak.

Balıkesir’de Tarımın Geleceği Konuşuldu: "Suyun İzinde" Paneli Yoğun İlgi Gördü Haber

Balıkesir’de Tarımın Geleceği Konuşuldu: "Suyun İzinde" Paneli Yoğun İlgi Gördü

Balıkesir Ticaret Odası (BATO) tarafından düzenlenen “Suyun İzinde: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Nereye Gidiyor?” paneli, sektörün uzman isimlerini ve paydaşlarını bir araya getirdi. Panelde, iklim krizi ve su yönetiminin tarımsal üretimin geleceği üzerindeki kritik rolü vurgulandı. ​Tarım ve hayvancılığın lokomotif şehirlerinden biri olan Balıkesir, gıda güvenliği ve su kaynaklarının korunması adına önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Balıkesir Ticaret Odası Barış Aydın Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen panele, iş dünyası ve tarım sektörü temsilcileri yoğun katılım gösterdi. ​Başkan Rahmi Kula: "Su Artık Bir Tercih Değil, Varoluş Meselesidir" ​Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Balıkesir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Kula, küresel iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekerek suyun hayati önemini hatırlattı. Kula, tarımsal sürdürülebilirliğin ancak su kaynaklarının doğru yönetimiyle mümkün olacağını belirterek, "İklim değişikliği kapımızda değil, artık hayatımızın merkezinde. Suyun her damlasını planlamak zorundayız," ifadelerini kullandı. ​Uzman İsimlerden Tarım ve Gıda Analizi ​Ekonomi Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım ve Bloomberg HT Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat’ın konuşmacı olarak katıldığı panelde, Türkiye ve dünya genelindeki tarım politikaları masaya yatırıldı. ​Mevcut Durum: Gıda enflasyonu, üretim maliyetleri ve hayvancılık sektöründeki son gelişmeler detaylandırıldı. ​Su Yönetimi: Vahşi sulamadan modern tekniklere geçişin hızı ve stratejik su yönetimi planları ele alındı. ​Gelecek Öngörüleri: Önümüzdeki 10 yılda gıda arz güvenliğini sağlamak için atılması gereken adımlar paylaşıldı. ​Geniş Katılımlı Buluşma ​Panele BATO Meclis Başkanı Okan Telaşeli, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emrah Bilcanlı, Yönetim Kurulu Üyeleri Faruk Demiraslan ve F. Tağmaç Şengörenoğlu ile çok sayıda meclis ve komite üyesi katıldı. Etkinlik sonunda, katılımcıların soruları uzman konuklar tarafından yanıtlanarak yerel üreticilere yönelik çözüm önerileri sunuldu.

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor Haber

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), "Sürdürülebilir Hayvancılık, Maliyet Yönetimi ve Verimlilik Çalıştayı" ile sektörün devlerini bir araya getirdi. Akademisyenler ve üreticiler, hayvancılıkta verimlilik artışı ve yerli üretim stratejilerini masaya yatırdı. Hayvancılık alanında Türkiye’nin ihtisas üniversitesi olan MAKÜ, sektörün kronik sorunlarına bilimsel çözümler üretmeye devam ediyor. 09 Nisan 2026 tarihinde Lavanta Tepesi Otel’de gerçekleştirilen çalıştayda; maliyet yönetimi, biyoteknoloji ve sürdürülebilir tarım politikaları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar: "Çıkış Yolu Verimlilik Artışı" Çalıştayın açılış konuşmasını yapan MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, küresel ekonomik baskıların hayvancılık sektörünü zorladığını ifade etti. Rektör Dalgar, kaynakların verimli kullanılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün dünya genelinde ciddi bir maliyet baskısı var. Bu döngüyü kırmanın tek yolu, aynı kaynakla daha fazla ve kaliteli üretim yapmaktır. MAKÜ olarak yerli embriyo üretiminde öncüyüz ve yüksek genetik kapasiteli hayvan ırkları üzerinde çalışıyoruz." Dalgar, genetik gelişimin tek başına yeterli olmadığını; modern çiftlik modelleri, doğru bakım ve besleme yöntemleriyle bu sürecin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. TAGEM Genel Müdürü Atalay: "Bilimi Sahaya İndiriyoruz" Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, çalıştayda yaptığı konuşmada üniversite-kamu iş birliğinin altını çizdi. Atalay, "Sadece akademik bilgi üretmek yetmez, bu bilginin sahada karşılığı olmalı. Bakanlık politikalarımızla uyumlu, üreticiye dokunan projeler önceliğimizdir" dedi. Atalay, Türkiye'nin hayvancılıktaki temel risklerini ise şöyle sıraladı: Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması. İklim değişikliği ve kuraklık tehdidi. Yem maliyetleri ve dışa bağımlılık riskleri. Çalıştayda Ele Alınan 3 Temel Başlık Sektörün geleceğine ışık tutan çalıştay, üç ana oturum halinde gerçekleştirildi: Besleme ve Maliyet Yönetimi: Hayvansal üretimde yem maliyetlerini düşücek alternatif yöntemler. İklim ve Dayanıklılık: Kuraklığa dayanıklı yem bitkilerinin geliştirilmesi ve su yönetimi. Politika ve İş Birliği: Teşvik mekanizmaları, devlet destekleri ve kurumsal projeler. Hayvancılıkta Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Çalıştayın sonuç raporunda; akıllı tarım uygulamaları, dijitalleşme ve biyoteknolojik gelişmelerin yaygınlaştırılmasının sektörün kurtuluş reçetesi olduğu belirtildi. MAKÜ bünyesinde yürütülen yerli embriyo ve yüksek verimli ırk projelerinin, Türkiye’nin et ve süt üretimindeki yeterliliğini artırması hedefleniyor.

Genç Çiftçiler Ankara’da Buluştu Haber

Genç Çiftçiler Ankara’da Buluştu

Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen "Tarım Gıda Etiği Genç Çiftçiler Buluşması" Ankara’da gerçekleştirildi. 38 gencin katıldığı etkinlikte tarımın geleceği ve etik değerler masaya yatırıldı. ​ANKARA – Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç üreticiler, 1-3 Nisan 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen tarihi bir etkinlikte buluştu. Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı ile TARGET tarafından organize edilen “Tarım Gıda Etiği Genç Çiftçiler Buluşması”, tarım sistemlerindeki değer sorunlarını bilimsel bir perspektifle ele aldı. ​Geleceğin Tarımı İçin "Etik" Vurgusu ​Etkinliğin açılışında konuşan TARGET Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ, “genç çiftçi” kavramının stratejik önemine dikkat çekti. Taluğ, gençlerin sadece üretici değil, aynı zamanda adil ve doğaya dost bir gıda sisteminin en büyük güvencesi olduklarını belirtti. ​Açılış oturumuna; TOB Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Bülent Kahraman Çolakoğlu, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber ve Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Zümrüt Begüm Ögel gibi sektörün öncü isimleri katılarak gençlere destek verdi. ​Üç Günlük Yoğun Eğitim Maratonu ​Etkinlik süresince gençler, alanında uzman akademisyenlerden kritik konularda eğitim alma fırsatı buldu: ​İletişim ve Teknoloji: Prof. Dr. Fatih Keskin ile "Etkili İletişim ve Etik", Mine Ataman ile "Algoritmaların İştahı". ​Toprak ve Su Yönetimi: Prof. Dr. Ayten Namlı’dan "Toprak Sağlığı" ve Murat Mengüloğlu’ndan "Su Yönetiminde Humusun Önemi". ​Finans ve Girişimcilik: Prof. Dr. Kürşat Demiryürek ile "Girişim Etiği" ve İbrahim Oğuz ile "Finansman Etiği". ​Ar-Ge ve İnovasyon: TAGEM Genel Müdürü M. Altuğ Atalay’ın "AR-GE Etiği" sunumu katılımcılardan büyük ilgi gördü. ​Genç Çiftçilerin Sesi: Anket ve Değerlendirme ​Programın son gününde gerçekleştirilen anket çalışmasıyla, genç çiftçilerin tarım ve gıda etiği konusundaki görüşleri kayıt altına alındı. Sonuçların tartışıldığı oturumda, gençlerin sektördeki etik beklentileri ve karşılaştıkları zorluklar analiz edildi. ​Kapanış konuşmasında Prof. Dr. Cemal Taluğ, "Üretken, adil ve emeğe saygılı bir sistem için genç çiftçiler bizim en büyük teminatımızdır" diyerek, projenin sürdürülebilirliği mesajını verdi.

Eskişehir Ticaret Borsası'ndan "Tarım ve Su" Paneli Haber

Eskişehir Ticaret Borsası'ndan "Tarım ve Su" Paneli

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB), bölge tarımında verimliliği artırmak ve üreticileri bilimsel verilerle buluşturmak amacıyla "Tarım ve Su" başlıklı kapsamlı bir panele ev sahipliği yaptı. Meclis Başkanı Hasan Öztürk’ün ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, iklim değişikliğinden modern sulama tekniklerine kadar hayati konular masaya yatırıldı. ​Bilimsel Verilerle Sürdürülebilir Tarım ​2 Nisan 2026 tarihinde Eskişehir Ticaret Borsası M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panel, sektör paydaşlarını ve üreticileri bir araya getirdi. Panelde, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri ve bu sürece adaptasyon yöntemleri uzman isimler tarafından detaylandırıldı. ​Uzman Panelistlerden Stratejik Sunumlar ​Tarım ve su yönetiminin tüm boyutlarıyla ele alındığı panelde, alanında uzman isimler şu başlıklar altında önemli bilgiler paylaştı: ​İklim ve Meteoroloji: Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nden Zir. Yük. Müh. Uygar Us, "Eskişehir İklimi ve Zirai Meteoroloji" sunumuyla yerel iklim verilerini analiz etti. ​Stresle Mücadele: TMMOB ZMO Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Dr. Necmettin Bolat, tahıllarda abiyotik ve biyotik streslerle mücadele yöntemlerini aktardı. ​Doğru Gübreleme: NBC Tarım’dan Dr. Cemal Çekiç, "Tahıllarda Gübreleme" teknikleri üzerine üreticileri bilgilendirdi. ​Planlama ve Destekler: Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şube Müdürü Nizamettin Çetiner, tarımsal üretim planlaması ve güncel desteklemeleri anlattı. ​Su Yönetimi: ESOGÜ Ziraat Fakültesi’nden Doç. Dr. Koç Mehmet Tuğrul, "Tarımda Suyun Etkin Kullanımı" konusuna vurgu yaptı. ​Finansal Çözümler: Ziraat Katılım Bankası Şube Müdürü Adnan Önder Bulut ise tarımsal ürünlerin finansmanı konusundaki olanakları sundu. ​"Üreticimizi Bilimle Desteklemeye Devam Edeceğiz" ​Eskişehir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hasan Öztürk, panelin açılışında yaptığı konuşmada, bölge tarımının kalkınması için bilimsel verinin önemine değindi. Öztürk, iklim değişikliği ve su kısıtı gibi zorluklara karşı üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini ve bu tür bilgilendirme faaliyetlerinin sürdürülebilir tarım için kritik rol oynadığını belirtti. ​Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve bölge tarımı için hazırlanan çözüm önerilerinin paylaşılmasıyla sona erdi.

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde toplanan İl Kriz Merkezi, tarımsal kuraklık eylem planlarını ve baraj doluluk oranlarını değerlendirdi. 2026 yılı ilk çeyrek yağış verileri uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti. ​Eskişehir’de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının verimli kullanımı için kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında düzenlenen Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi toplantısında, şehrin su karnesi ve önümüzdeki döneme dair stratejik adımlar detaylandırıldı. ​Eskişehir Yağış Verilerinde Yüzleri Güldüren Artış ​Toplantıda paylaşılan meteorolojik verilere göre, Eskişehir’de su yılı başlangıcı olan 1 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasındaki yağış miktarı dikkat çekti: ​Gerçekleşen Yağış: 224,2 mm ​Uzun Yıllar Ortalaması: 164,4 mm ​Yağış miktarının ortalamanın üzerinde seyretmesi, tarım arazileri için olumlu bir tablo oluşturdu. Hâlihazırda hem sulu hem de kuru tarım alanlarında çıkış ve gelişim problemi yaşanmadığı, hububatların kardeşlenme evresini başarıyla tamamladığı belirtildi. ​Kuraklıkla Mücadele Eylem Planı Devrede ​Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uzmanlarının sunumlarıyla katkı sağladığı toplantıda; içme suyu kaynakları, barajların mevcut doluluk oranları ve tarımsal sulama stratejileri titizlikle incelendi. 2022 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, Eskişehir İl Kuraklık Eylem Planı uygulama adımları gözden geçirildi. ​Stratejik Su Yönetimi ve Tasarruf Çağrısı ​Toplantıda kamu kurum amirleri, akademisyenler ve STK temsilcileri bir araya gelerek suyun her damlasının kıymetine vurgu yaptı. Verimliliğin korunması için önümüzdeki ay düşecek yağışların belirleyici olacağı ifade edilirken, suyun tüm alanlarda tasarruflu kullanılmasının hayati bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.

Türkmenli Göletinde Su Kalitesini Koruma Çalışmaları Haber

Türkmenli Göletinde Su Kalitesini Koruma Çalışmaları

Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) Genel Müdürlüğü, Tekirdağ’ın su kaynaklarını korumak ve geliştirmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Marmaraereğlisi’nde bulunan ve bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Türkmenli Göleti’nde 2025 yılında yaşanan kuraklık ve alg patlaması nedeniyle göletten içme suyu temini geçici olarak durdurulmuştu. 2026 yılı ile birlikte artan yağışların da etkisiyle gölet su seviyesinde gözle görülür bir yükselme başladı. Bu gelişme ile birlikte elde edilen su kalitesini korumak ve alg oluşumunu kontrol altına almak amacıyla ivedilikle harekete geçen TESKİ ekipleri tarafından önemli bir adım atıldı. TESKİ tarafından Türkmenli Göleti’nde algasid dozlama çalışmaları başlatıldı. Bu çalışmalar kapsamında su kalitesi düzenli olarak kontrol ediliyor. Uygulamalar çevreye ve halk sağlığına zarar vermeyecek şekilde titizlikle yürütülüyor. Gölet ekosistemi korunarak sürdürülebilir su yönetiminin sağlanması adına önemli çalışmalar yapılıyor. Yapılan uygulama ile özellikle sıcaklık artışıyla birlikte yeniden oluşabilecek alg çoğalmasının kontrol altına alınması hedefleniyor. Çalışmaların, gölet suyunun içme suyu standartlarına uygunluğunu desteklemesi ve arıtma süreçlerini kolaylaştırması bekleniyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TESKİ ekipleri, Marmaraereğlisi’nde yaşayan vatandaşlara sağlıklı, güvenli ve kesintisiz içme suyunu ulaştırmak, su kaynaklarını korumak ve geleceğe güvenle ulaştırmak için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. CANDAN BAŞKAN: “İÇME SUYU KAYNAKLARIMIZIN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ TÜM TEKNİK VE İDARİ ÇALIŞMALARI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ” Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer de yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, içme suyu kaynaklarının korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını vurguladı. Başkan Yüceer konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “2025 yılında yaşanan kuraklık ve alg patlaması nedeniyle Türkmenli Göleti’nden içme suyu teminine ara vermek zorunda kalmıştık. 2026 yılıyla birlikte yağışların artmasıyla göletimizde su seviyesinin yeniden yükselmesi bizler için sevindirici bir gelişme oldu. Ancak su miktarındaki artış kadar, su kalitesinin korunması da büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda TESKİ ekiplerimiz hızla harekete geçerek Türkmenli Göleti’nde algasid dozlama çalışmalarını başlattı. Amacımız, suyumuzu kaynağında korumak, olası alg oluşumlarını kontrol altına almak ve hemşehrilerimize sürdürülebilir, sağlıklı ve güvenli içme suyu teminini kesintisiz şekilde sağlamaktır. İklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak, izlemek ve bilimsel yöntemlerle yönetmek zorundayız. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak içme suyu kaynaklarımızın korunması için gerekli tüm teknik ve idari çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yetkililer, Türkmenli Göleti’nde yürütülen çalışmaların belirli periyotlarla devam edeceğini ve su kalitesinin sürdürülebilir şekilde korunması için gerekli tüm önlemlerin alınacağını belirtti. Ayrıca gölet havzasında su kalitesini olumsuz etkileyebilecek unsurların da takip edildiği ve bütüncül bir su yönetimi yaklaşımıyla çalışmaların sürdürüldüğü ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.