Hava Durumu

#Su Yönetimi

Kırsal Haber - Su Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Rızvanoğlu'ndan Eber Gölü İçin Çağrı Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Rızvanoğlu'ndan Eber Gölü İçin Çağrı

Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü nedeniyle ulusal öneme sahip sulak alanlardan biri olan Eber Gölü’nde incelemelerde bulundu. İncelemelere CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, Bolvadin İlçe Başkanı Ömer Çengel, Çay İlçe Başkanı Murat Cingöz, Sultandağı İlçe Başkanı Fatih Türkmen, Konya İl Başkan Yardımcısı Ezgi Bilge Arslan, Akşehir İlçe Başkanı Sevim Uzun, CHP’li belediye meclis üyeleri ve sivil toplum örgütleri eşlik etti. İnceleme sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu ve beraberindeki heyet, Sultandağı ilçesine bağlı Yakasenek Köyü Kocaoğuz Mevkii’nde Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi ile birlikte ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. “Eber Gölü Yıllardır Partimizin Gündemindedir” Eber Gölü’nün uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi’nin gündeminde olduğunu belirten Rızvanoğlu, gölün daha önce de CHP’li Genel Başkan Yardımcıları ve Milletvekilleri tarafından yerinde incelendiğini, Meclis’e taşındığını ve yakından takip edildiğini vurguladı. “Eber Gölü bugün maalesef kuraklıkla ve yanlış su yönetimiyle mücadele ediyor. Oysa Eber Gölü ve Akarçay Havzası yalnızca bir doğa parçası değil; tüm canlılar ve insanlık için ortak değeri olan, doğal, ekonomik, tarihsel ve kültürel bir bütündür.” “Koruma Unvanı Var Ama Koruma Yok” Eber Gölü’nün yasal statüsüne dikkat çeken Rızvanoğlu, Anayasa’nın 63’üncü maddesini hatırlattı: “Eber Gölü bugün maalesef kuraklıkla ve yanlış su yönetimiyle mücadele ediyor. Oysa Eber Gölü ve Akarçay Havzası; yalnızca bir doğa parçası değil, tüm canlılar ve insanlık için ortak değeri olan, doğal, ekonomik, tarihsel ve kültürel bir bütün. Bakın Eber Gölü hepinizin bildiği üzere, 1. Derece Doğal Sit Alanı yani Kesin Korunacak Hassas Alan statüsünde. Anayasamız çok net. 63’üncü madde diyor ki: “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlar. Peki soralım: Bu göl koruma ünvanına sahip değil mi? E neden korumadınız?” dedi. “Bu Göl Sadece Su Değil, Yaşamdır” Rızvanoğlu, Eber Gölü’nün bölge halkı için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: “Burası, sazlıklarıyla geçimini sağlayan vatandaşlarımız için ekmek kapısı, burası, allı turnalar ve flamingolar başta olmak üzere 146 kuş türünün konaklama alanı, burası, doğanın, suyun ve insanın bir arada var olduğu eşsiz bir ekosistem.” “Gölü Besleyen Damarlar Kesildi” Eber’deki yanlış su yönetimine değinen Rızvanoğlu, bugünkü tabloyu şöyle anlattı: “Bugün Eber’e baktığımızda ne görüyorsunuz? Kontrolsüz sulama yüzünden suyu kesilmiş, artık akamayan dereleri görüyoruz.
Kuruyan sazlıkları görüyoruz. Suyun azalmasıyla karaya oturmuş kayıkları görüyoruz. Ve en acısı…Yok olan yaşamı görüyoruz. Gölü besleyen damarlar birer birer kesildi.
Dereler kontrolsüz su kullanımıyla kurutuldu. Sonuç ne oldu? Göl küçüldü. Su azaldı. Kuşlar burayı terk etmeye başladı. Sucul yaşam neredeyse bitti. Sazlıklar kurudu. Ve bu gölden geçimini sağlayan vatandaşlarımız yoksullaştı. Üstelik bugün gölün su kalitesi 4. sınıf düzeyinde. Yani yaşamı tehdit eden düzeyde. Burada sadece bir kuraklıktan bahsetmiyoruz, ekolojik ve biyolojik yok oluştan bahsediyoruz. “Sadece Kuraklık Değil, İhmal Krizi Var” İktidarın yaşanan süreci yalnızca iklim krizine bağladığını ifade eden Rızvanoğlu, asıl sorunun yanlış yönetim olduğunu vurguladı: “Ne kadar acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Kaderci iktidar şimdilerde yeni bir terim öğrendi. Göl kuruyor, iklim krizi, çiftçinin emeğini don vuruyor iklim krizi Evet iklim krizinin etkisi var. Ama burada aynı zamanda bir ihmal krizi var. Gölün su bütçesi korunmadan yapılan aşırı su çekimleri, sanayi kaynaklı atıklar, Eber Gölü’nü ülkemizin en kirli göllerinden biri haline getirdi. Burada yaşayan endemik türler, örneğin Eber Sarısı, bugün tehdit altında. Türkiye’nin en büyük 12. gölü, her yıl biraz daha küçülüyor, küçülüyor, küçülüyor.” ifadesini kullandı. “Eber’in Yaşaması İçin Acil Adımlar Atılmalıdır” Rızvanoğlu, Eber Gölü’nün yaşaması için gölü besleyen derelerin kontrollü olarak yeniden doğal akışına kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, “Oysa Eber Gölü’nün yaşaması sadece bir çevre meselesi değil. Bu aynı zamanda bir yaşam meselesi, bir geçim meselesi. Biz buradan açıkça söylüyoruz: Dereler kontrollü olarak göle akmadan, Eber yaşayamaz. Sanayi atıkları temizlenmeden, bu göl nefes alamaz. Bilimsel ve kontrollü su yönetimi olmadan, bu havza korunamaz. Çiftçi desteklenmeden, Su tasarrufu sağlanamaz. Saz yakmalarına göz yumuldukça,Bu göl ayağa kalkamaz. Eber Gölü’nün sorunları ve çözüm yolları bilimsel çalışmalarla, göl uzmanlarınca defalarca ortaya kondu. Peki iktidar neyi bekliyor? Gölün tamamen kurumasını mı?”dedi. “Eber Kâğıt Üzerinde Değil, Gerçekte Korunmalıdır” Bilimsel, şeffaf ve katılımcı programların derhal hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Rızvanoğlu, CHP’nin yeni parti programındaki su politikalarını da hatırlattı: “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yeni parti programımızda, su kaynaklarını nasıl yöneteceğimizi açıkça ortaya koyduk. Dedik ki; suyu plansızlığa, keyfiliğe, ihmale bırakmayacağız. Havza temelli ve korumacı bir yaklaşımı esas alıyoruz. Biz yeraltı ve yerüstü sularını birlikte koruyacağız. Bilimsel, planlı ve bütüncül bir su yönetimini temel politika haline getireceğiz. Ama bu sadece bir program maddesi değil. Bu, yıllardır yanlış politikalar yüzünden derinleşen su krizine verilmiş açık bir cevaptır.” “Eber Gölü Yaşasın” Rızvanoğlu sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı: “Bugün Türkiye’nin dört bir yanında göller kuruyor, tarım çöküyor. Bu tablonun en acı örneklerinden birinin tam ortasındayız: Eber Gölü’ndeyiz. Buradan çağrımız açık ve nettir: Eber Gölü için artık söz değil, icraat istiyoruz. Eber Gölü yaşasın istiyoruz.”

Su Kaynaklarını Korumak Ortak Sorumluluğumuz Haber

Su Kaynaklarını Korumak Ortak Sorumluluğumuz

Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’DEKİ DÜNYA SICAKLIĞINA 2025'TE ULAŞILDI Etkinliğin açılışında konuşan Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025'in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. “TÜRKİYE, SU KITLIĞI ÇEKEN ÜLKE DURUMUNA GELEBİLİR” Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Ülkemizin yüzde 88'inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye'nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi” dedi. “SUYU NASIL KORUYACAĞIMIZI KONUŞMALIYIZ” Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı'dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz” diye konuştu. “SU SEVİYESİ 250 METRENİN ALTINA İNDİ” Bursa’nın, Uludağ'dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz” dedi. “ÜRETİM İLE SU ARASINDA YENİ BİR DENGE KURMALIYIZ” Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız” diye konuştu. “GERİ KAZAN, YENİDEN DEĞERLENDİR” Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15'inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa'da atık su arıtma tesislerini bu bağlamda ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa'nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır” dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı'nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.