Hava Durumu

#Sübvanse

Kırsal Haber - Sübvanse haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sübvanse haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Tarımda Alarm Zilleri Çalıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Tarımda Alarm Zilleri Çalıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, komisyonda görüşülen kanun teklifine ilişkin yaptığı kapsamlı konuşmada tarım, hayvancılık, gıda fiyatları, gübre maliyetleri ve orman düzenlemeleriyle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Gürer, kanun teklifinin hazırlanma sürecini eleştirerek, “Ben yaptım oldu anlayışıyla getirilen bir düzenleme” ifadelerini kullandı. Gürer konuşmasına kanun teklifinin hazırlanma sürecini eleştirerek başladı. Teklifin ilgili kesimlerle görüşülmeden hazırlandığını belirtti CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kanun teklifi yine kitle örgütleriyle, derneklerle, sendikalarla, odalarla yeterince görüşülmeden, muhalefetin de bu konuda ne düşündüğüne bakılmaksızın ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla getirilmiş, içinde Anayasa’ya aykırı madde tekliflerinin de yer aldığı bir düzenleme” dedi. İktidarın yıllardır görevde olduğunu hatırlatan Gürer, “AKP iktidarı yirmi dört yıldır iktidarda, yirmi dört yıl sonra getirdiğini reform diye getiriyor ama maddeleri incelediğiniz zaman enteresanlıklar var” ifadelerini kullandı. SAVAŞIN OLUMSUZ YANSIMALARI TARIMI TEHDİT EDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın, Türkiye’de tarım sektöründe var olan sorunları derinleştirdiğini belirterek, “Ülkemizde tarımda gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde ciddi arz açığı var. Dışa bağımlılığımız, bu sorunun doğrudan her kesime yansımasına neden oluyor,” dedi. Gürer, tarım politikalarının yanlış uygulamaları, pandemi ve küresel iklim değişikliği gibi süreçlerin uyarı niteliğinde olmasına rağmen iktidarın ders almadığını vurguladı. “Gıdadaki arz açığını önlemek için alınan tek önlem, ithalat vergilerini düşmek ve ihracata sınırlama getirmek oldu. Somut, çiftçiye üretimi artırmasını sağlayacak destek sağlanmadı,” diyen Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu verilerini eleştirerek, “2025 yılı dördüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,6 büyümüş ama biz bunu vatandaş olarak göremedik. Tarımsal üretim ise sert bir düşüş yaşadı, yüzde 8,8 azaldı. 2002’de üretilen buğday, arpa, fasulye, nohut, mercimekten 2025’te daha az üretim var. Buna rağmen ‘Sorun yok’ deniyor,” ifadelerini kullandı. HAYVANCILIKTA GERÇEKLER ÇARPITILIYOR Hayvancılıkta da ciddi sorunlar olduğunu belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2024 yılında hayvan varlığımız 16 milyon 900 bin, 2025’te 739 bin hayvan ithalatı var. TÜİK bunu yüzde 4 artış olarak sunuyor. Ama biz şap hastalığı ve Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanlarla birlikte kaybı biliyoruz. Damızlık Birliği verisine göre hayvan varlığı 13 milyon 100 bin, devlet verisiyle 17 milyon 390 bin. Amerika Tarım Bakanlığı 14 milyon 100 bin diyor. ‘Hayvan varlığımız arttı’ demek halkla dalga geçmektir,” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mera alanlarının ciddi şekilde azaldığını ve özellikle Doğu ile Güneydoğu’daki hayvancılığı olumsuz etkilediğini de vurguladı. “Mera alanları enerji santralleri ve terör sebebiyle hayvancılığa kapatıldı. Ahırda beslenen hayvanların yemlerinin önemli bölümü ithal geliyor, süt yemi 50 kilo ile bin liraya dayanmış. Üretici zarar edince doğumuna bir ay kalmış hayvanı kesime gönderiyor, bu da beş yavrunun yok olmasına yol açıyor. Şap döneminde Türkiye buzağı ölümlerinde rekor kırdı,” diye konuştu. TARIM ALANLARI VE ÜRETİM DÜŞÜŞÜ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım alanlarındaki gerilemeyi de sert şekilde eleştirdi: “1980’de 28 milyon hektar olan tarım alanımız, Cumhurbaşkanlığı programına göre 23 milyon hektara gerilemiş. Meralar 40 milyon hektardan 14 milyona düşmüş. Türkiye’nin üretim modeli, ekilmeyen araziler, plansızlık ve öngörüsüzlük yüzünden çöküyor,” dedi. Bu bağlamda gübre ve yem fiyatlarındaki astronomik artışa da dikkat çeken Gürer, “2020 yılında 2.140 lira olan DAP gübrenin ton fiyatı şimdi 39 bin lira. Üre gübre ise 2020’de 1.860 liraydı, bugün 31.200 lira. Çiftçi bunu alıp atacak durumda değil. Bu nedenle acilen sübvanse destek sağlanmalı,” ifadelerini kullandı. Gürer, sahte gübre kullanımının üretimde ciddi kayıplara yol açtığını da belirtti. ÇİFTÇİYE SOMUT DESTEK TALEPLERİ Gürer, üreticiyi doğrudan destekleyecek önlemleri şöyle sıraladı: “Yem ve gübrede yüzde 50 sübvanse sağlanmalı.” “Ürün alım garantili ekim uygulamaları hayata geçirilmeli.” “Çiftçi, devletin alım garantisiyle ekim yapabilmeli.” “Akaryakıt üzerinden ÖTV ve KDV kaldırılmalı, nakliyecilere destek verilmeli, köprü ve yol geçiş ücretleri bir yıl alınmamalı.” Patates üretimi üzerinden örnek veren Gürer, “2000 yılında 6,5 milyon ton patates üretilmiş, 2024’te aynı miktar. Nüfus artmış, yemek alışkanlıkları değişmiş, çiftçi tarlasını satamıyor. Toplum yararı projeleri ile ürünler halkla buluşturulabilir. Tarım politikaları bu açıdan acilen güncellenmeli,” dedi. GIDA VE ENFLASYON SORUNLARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda fiyatları ve enflasyon ilişkisine de değinerek, “Çiğ süt fiyatları sabit tutuluyor, yem fiyatı serbest. Sanayici yemi satıyor, süt fiyatı yükselmiyor. Raflarda peynirin maliyetini hesapladığınızda çiftçi kazanamıyor, aracılar kazanıyor. Makul girdi maliyeti ve kâr belirlenmeli. Yerli ürünün fiyatını ithalattan yüksek satmak kabul edilemez,” ifadelerini kullandı. TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ Son olarak Gürer, savaşın tarımı stratejik bir öneme taşıdığını vurguladı: “Savaş bir ders olmalı. Arz açığı olan ürünler için planlamalar yapılmalı. Çiftçi ve üretici desteklenmeli. ‘Sanayide, turizmde ilerleriz, tarımı da ithal ederiz’ mantığı çökmüştür. Gelişmiş ülkeler kendi üreticisini destekleyerek gıda güvenliğini sağlıyor. Türkiye de bunu yapmak zorunda,” dedi. 180 BİN FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE ORMAN ALANI STATÜSÜNÜ KAYBEDECEK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis’te görüşülen düzenlemeye tepki göstererek, söz konusu maddeyle kesinleşmiş orman kadastrosuna göre devlet ormanı sayılan alanların idari bir değerlendirmeyle orman dışına çıkarılmasının önünün açıldığını ve bunun Anayasa’nın 169’uncu maddesine açıkça aykırı olduğunu belirtti. Gürer, düzenlemenin kabul edilmesi hâlinde 129 bin hektar, yaklaşık 180 bin futbol sahası büyüklüğündeki orman alanının statüsünü kaybedeceğini vurgulayarak, “Bir vatandaş ormanı kesip kaçak villa yapıyor, Orman İdaresi dava açıyor, mahkeme ‘Burası ormandır’ diyor; ancak bu maddeyle, yıkılması gereken yapı iki yıl içinde başvuru yapılmasıyla sahibine iade edilecek. Bu düzenleme, hukuksuzluğu ödüllendirmek, ormanları daraltmak ve kamu yararını zedelemek anlamına gelir. Devletin kendi ormanından vazgeçmesi kabul edilemez. Bu nedenle ormanların daraltılmasına yol açacak bu madde teklifinin kanun metninden çıkarılması gerekmektedir” dedi.

CHP'li Gürer: "Mars'ta Yaşam Bulunsa Et İthal Edeceksiniz!" Haber

CHP'li Gürer: "Mars'ta Yaşam Bulunsa Et İthal Edeceksiniz!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık ve et ithalatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, iktidarın yıllardır sürdürdüğü ithalat politikalarının ne üreticiyi ne de tüketiciyi rahatlattığını vurguladı. Gürer, Türkiye’nin koyun etini 17 bin kilometre uzaklıktaki Yeni Zelanda ve Avustralya’dan ithal etmesini eleştirerek, “Okyanus ötesinden et getiriliyor ama vatandaş hâlâ ete ulaşamıyor” dedi. Gürer, sürecin başlangıcına dikkat çekerek, “AKP iktidarları döneminde, 2010 yılında hayvan ve et ithalatı başladı. O günden bugüne 11 milyon hayvan ithal edildi, yaklaşık 12 milyar dolar döviz yurt dışına gitti. Buna rağmen sorun çözülmedi,” dedi. Her değişen bakanın ithalatın biteceğini söylediğini hatırlatan Gürer, “2025 yılında bakan, hayvan varlığımızın arttığını açıkladı. Ama buna rağmen ithalat devam ediyor,” ifadelerini kullandı. “İTHALAT ARTIYOR, ÇELİŞKİ BÜYÜYOR” Rakamlarla durumu ortaya koyan Gürer, “2025 yılında 739 bin hayvan ithal edildi. 2026 yılı için 500 bin hayvan ithalatı planlandı. Yılbaşından bu yana da 85 bin 561 hayvan ithalatı gerçekleşti,” dedi. Et ithalatının da hız kesmediğini belirten Gürer, “2025 yılında 695 ton koyun eti ithal edildi, karşılığında 9 milyon 392 bin dolar ödendi. Büyükbaşta ise 65 bin 707 ton et ithalatına 537 milyon 356 bin dolar verildi,” diye konuştu. 2026 yılında da ithalatın sürdüğünü vurgulayan Gürer, “Yılın ilk aylarında 37 ton koyun eti ithal edildi, 557 bin 274 dolar ödendi. Büyükbaşta ise 3 bin 117 ton ithalat için yaklaşık 29 milyon 942 bin dolar yurt dışına gitti,” dedi. “17 BİN KİLOMETREDEN ET GETİRİYORUZ” İthalatın kaynağına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan koyun eti ithal ediyoruz. 17 bin kilometre öteden, aktarmalı uçuşla bir kişi yaklaşık 30 saatlik yolculukla bu ülkelere gidebiliyor. Bu gidişle Mars’ta yaşam bulunsa oradan da ithalat yapılacak.” İktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalata yöneldiğini söyleyen Gürer, “Kendi üreticimizi, besicimizi desteklemek yerine ithalata sarılıyorlar. Bir yandan ‘koyun eti tüketin’ diyorlar, diğer yandan okyanus ötesinden koyun eti getiriyorlar. Bu ne yaman çelişkidir?” dedi. “UCUZA ALINIYOR, PAHALIYA SATILIYOR” İthal etin fiyat politikalarını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mezbahanede kesim fiyatı 600 lira civarında ama rafta fiyat 1000 liranın altına düşmüyor,” dedi. “İthalat piyasayı dengelemek için yapılır ama burada tam tersi oluyor,” diyen Gürer, “Yurt dışından ucuza alınan ürünler Türkiye’de pahalıya satılıyor,” ifadelerini kullandı. “BESİCİ AYAKTA KALAMIYOR” Üreticinin içinde bulunduğu durumu da anlatan Gürer, “Besicinin yem fiyatı, ahır gideri, veteriner ve aşı maliyetleri sürekli artıyor. Bu şartlarda hayvancılık sürdürülemez hale geliyor,” dedi. “17 bin kilometre öteden et taşınması sorun görülmüyor ama yerli üreticinin yaşadığı sorunlar görmezden geliniyor,” diyen Gürer, mevcut politikanın sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “ÇÖZÜM YERLİ ÜRETİMDE” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mutlaka yem sübvanse edilmeli. Ahır giderleri düşürülmeli. Hayvancılık ithalata değil, yerli üretime dayalı olarak geliştirilmelidir. Hayvan varlığı arttı denilen bir ülkede neden Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan et ithal edilir? Bunun cevabı verilmelidir,” dedi. “SURİYE’DEN KOYUN ALIYORSANIZ, OKYANUS AŞMANIN ANLAMI NE?” İthalat politikalarındaki çelişkiye dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Suriye’den 400 koyun ithal edilmiş. Madem çevre ülkelerden hayvan alınabiliyor, o zaman neden 17 bin kilometre öteden ithalat yapılıyor?” diye sordu. “Çevre ülkeleri aştınız, yetmedi okyanusu geçtiniz. Bunun mantığı nedir?” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞ ET ALAMIYOR” Son olarak tüketicinin durumuna dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Yapılan ithalata rağmen vatandaş ete erişemiyor. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli et almakta zorlanıyor,” dedi. “Besici kazanamıyor, üretici kazanamıyor ama aradaki aracılar kazanıyor,” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “İthalat yapıyorsunuz, bari bunun vatandaşa faydası olsun. Ama yok. Fiyatlar rafta artıyor, birçok vatandaşın evine artık et girmiyor.”

Gürer: "Üretici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor" Haber

Gürer: "Üretici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Yeşilgölcük kasabasında süt inekçiliği yapan üretici Bülent Özden’i ziyaret ederek hayvancılığın geldiği noktayı yerinde inceledi. Artan yem fiyatları, şap salgını nedeniyle yaşanan hayvan kayıpları ve süt fiyatlarının maliyetleri karşılamaması üreticiyi çıkmaza sürüklerken, sahada dile getirilen tablo hayvancılığın geleceğine dair kaygıları büyüttü. “50 KİLOLUK SÜT YEMİ 900 LİRAYA DAYANDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, süt inekçiliğinin artan girdi maliyetleri altında ezildiğini belirterek, “Süt inekçiliği süt yemi verilerek hayvanın beslenmesini zorunlu kılıyor. Bugün süt yeminin 50 kiloluk torbası 900 liraya dayanmış durumda. 12 ay kapalı alanda sürekli besleme gerekiyor. Hayvan refahı sağlanmadan hayvan yeterli süt de vermiyor. Bu sütü alabilmek için yem almak gerekiyor. Yem maliyeti arttıkça hayvancılık daha da zorlaşıyor,” dedi. Ömer Fethi Gürer, çok sayıda üreticinin hayvan satmak zorunda kaldığını vurgulayarak, şap hastalığı döneminde yaşanan kayıpların sektörü daha da zayıflattığını ifade etti, Gürer “ Süt inekleri aynı zamanda yavrulama yapıyor ama buzağılar doğduktan sonra özellikle şap döneminde çok sayıda hayvan telef oldu. Ülkemiz hayvancılığı ciddi biçimde sorunlu ve risk altında. Bunun önüne geçmek için hayvancılık yapanlarla ilgili gerçekçi projeler geliştirilmeli. Destekler verilmeli. İthalat değil, yerli hayvancılığın gelişimine yönelik çalışmalar yapılmalı,” şeklinde konuştu. Gürer, mevcut politikaların günü kurtarmaya yönelik olduğunu belirterek uyardı: “Ne et ucuzluyor, ne süt ucuzluyor, ne hayvan sayısı artıyor. Süreç doğru yönetilmezse ülkenin hayvancılığı ciddi bir çıkmaza doğru yol alıyor.” “100 HAYVANIM VARDI, 70’E DÜŞTÜM” 20 yıldır hayvancılık yaptığını belirten üretici Bülent Özden, “20 yıldır hayvancılık yapıyorum. Durumlar iç açıcı değil. Maliyetler yüksek, yem fiyatları yüksek. Veteriner, girdiler hepsi yüksek. Yetişemiyoruz,” diye konuştu. Hem tarım hem hayvancılık yaptıklarını ifade eden Özden, son iki yılda ciddi küçülmeye gittiklerini belirterek, “100 tane hayvanım varsa ben 70’e falan düşürdüm. Şaptan dolayı, hastalıktan dolayı telef olan hayvanlarımız da var. İlaç tedavisini bayağı yaptık ama yine de yüzde 20 zayiat verdik. Sütü azaldı. Hayvanlarda bayağı bir sıkıntı yaşadık,” dedi. Artan yem ve enerji maliyetlerinin üreticiyi borç sarmalına ittiğini dile getiren Bülent Özden, şöyle konuştu: “50 kilo yem 900 liraya yakın. Yonca, silaj… Verirsen süt alıyorsun ama bu sefer de yemciye çalışıyorsun, samancıya çalışıyorsun, yoncacıya çalışıyorsun. Elektrik şu anda 2 lira 22 kuruş oldu. Sütün litre fiyatı bize 20,5 lira olarak yansıyor.” ULUSAL SÜT KONSEYİNİN FİYATI UYGULANMIYOR Ulusal Süt Konseyinin açıkladığı 22 lira 22 kuruş olan süt fiyatının bölgede 20,5 lira olarak uygulandığını belirten Üretici Bülent Özden, “Biz direkt aracıya veriyoruz. Fabrikalara satamıyoruz. Burada sütçüler var, onlara veriyoruz. Soğutma tankından gelip alıyorlar. Günde iki sefer sabah akşam.” Hayvan kesime verdiklerini de belirten Özden, durumun sürdürülebilir olmadığını söyledi: “Kesime de hayvan veriyoruz, besi de yapıyoruz ama al birini vur ötekine. Maliyetler yüksek. Ekmeği zordan yiyoruz. Kendimiz çoluk çocuğumuz çalışmasa, dışarıdan bir eleman tutsak bu işin içinden çıkamayız.” “12 AY KAPALI SİSTEM, MALİYET ÇOK YÜKSEK” Bölgedeki hayvanların meraya çıkmadığını ve yıl boyunca kapalı sistemde bakıldığını belirten Özden, sözlerini şöyle tamamladı: “12 ay kapalı. Devamlı hazır yem yiyor. Maliyetler yüksek. Çoluk çocuk kendimiz bakmayalım ekmek kalmaz. Şu anda çiftçi çok zorda. Hayvancılık zorda. Bu işin sürdürülebilirliği kalmadı.” HAYVANCILIK SORUNLARI ALARM VERİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yem maliyetleri ile süt fiyatı arasındaki dengesizliğin giderilmemesi halinde üreticinin sektörden çekilmeye devam edeceğini vurguladı. Artan girdi maliyetleri, hastalık kaynaklı kayıplar ve aracı sistemi nedeniyle düşük gelirle karşı karşıya kalan üreticiler, yerli hayvancılığın desteklenmesini ve kalıcı çözümler üretilmesini talep ediyor. Hayvan hastalıkları önlenip buzağı ölümleri azaltılması yanında yemin sübvanse edilmesi ahır giderleri azaltılması gerekiyor,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.