Hava Durumu

#Sulama

Kırsal Haber - Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!" Haber

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazar yerinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik tabloyu değerlendirdi. Gürer, "Mazota gelen her artış nakliyeyi, nakliye ise tezgahı vuruyor; pazarda artık tat tuz kalmadı" dedi. ​Türkiye’de artan üretim maliyetleri ve hayat pahalılığı pazar tezgahlarına rekor zamlar olarak yansıyor. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gerçekleştirdiği pazar ziyaretinde üreticiden tüketiciye kadar her kesimin yaşadığı mağduriyeti yerinde inceledi. ​Biber ve Domates Fiyatları Uçuşa Geçti ​Pazardaki fiyat artışlarının çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, özellikle kış sebzelerindeki fiyat farklarına dikkat çekti. Gürer, "Geçen yıl 50 lira olan kıl biber bu yıl 100 lira. Yazın tarlada 3 liraya satılamayan Kapya biber ise şu an tezgahta 120 lira. Bu sürdürülebilir bir sistem değil" ifadelerini kullandı. ​"Nakliye ve Girdi Maliyetleri Bel Büküyor" ​Ürünlerin büyük bir kısmının Antalya, Mersin ve Adana gibi şehirlerden geldiğini hatırlatan Gürer, fiyat artışının temel nedenlerini şöyle sıraladı: ​Akaryakıt Zamları: Mazot fiyatlarındaki her artış, ürünün kilosuna doğrudan 10 TL nakliye maliyeti biniyor. ​Poşet ve Giderler: Bir kilo poşetin fiyatı 125 liraya ulaştı; tanesi 50 kuruşa gelen poşet bile esnaf için ciddi bir yük. ​Gübre ve İlaç: Üreticinin gübre, ilaç ve sulama elektriği maliyetleri katlanırken, çiftçi önümüzdeki sezon nasıl üretim yapacağını düşünüyor. ​Pazarcı Esnafı: "İşgaliye ve Masraflar Bizi Bitirdi" ​Ziyaret sırasında dert yanan pazarcı esnafı, sadece ürün fiyatlarından değil, belediyenin uyguladığı yeni harçlardan da şikayetçi. Esnaf, belediyenin kendilerine danışmadan günlük işgaliye ücretini yıllığa çevirdiğini ve açılmayan tezgahlar için bile yüksek çevre temizlik vergisi talep edildiğini belirtti. ​Bir esnaf yaşadıkları durumu şu sözlerle özetledi: "Antalya’dan 150 liraya gelen biberi 10 lira kârla satmaya çalışıyoruz. Para kazanmak için değil, sadece tezgahımız açık kalsın diye uğraşıyoruz." ​"Vatandaşın Alım Gücü Tükendi" ​Vatandaşların pazara gelse dahi fileyi dolduramadığını ifade eden Gürer, marulun bile geçen yıla göre %100 zamlanarak 70 liraya çıktığını vurguladı. Vatandaşın gelirinin giderleri karşılamadığını belirten Gürer, "Pazarın tadı tuzu kaçmış durumda. Müşteri sayısı sınırlı, gelen de ancak tadımlık alabiliyor" dedi. ​"Tarım Politikası Acilen Değişmeli" ​Gürer, çözümün üretim maliyetlerini düşürecek bütüncül bir tarım politikasından geçtiğini söyledi. Gübre ve mazot desteği sağlanmadığı sürece fiyatların düşmesinin imkansız olduğunu belirterek, "Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalıya aldığı bir düzen halkı mağdur etmeye devam edecektir" uyarısında bulundu.

TZOB’dan Kritik Uyarı: Zirai Don Riski Kapıda Haber

TZOB’dan Kritik Uyarı: Zirai Don Riski Kapıda

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 7–11 Nisan tarihleri arasında beklenen zirai don tehlikesine karşı üreticileri uyardı. Bayraktar, özellikle meyve bahçeleri ve yeni ekilen ürünlerin korunması için acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. ​Türkiye genelinde sıcaklıkların ani düşüşüyle birlikte tarımsal üretimde "zirai don" alarmı verildi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada çiftçileri meteorolojik verilere karşı uyanık olmaya ve ürünlerini korumak için gerekli teknik hazırlıkları tamamlamaya çağırdı. ​"Vakit Kaybetmeden Tedbir Alınmalı" ​Zirai donun tarımsal üretimde telafisi güç zararlar doğurabileceğine dikkat çeken Şemsi Bayraktar, risk altındaki alanları şu şekilde sıraladı: ​Meyve Bahçeleri: Çiçeklenme döneminde olan ağaçlar don riskine karşı en savunmasız durumda. ​Sebze Üretim Alanları: Açık sahada yetiştirilen sebzeler ani soğuklardan doğrudan etkileniyor. ​Yeni Ekilen Ürünler: Toprakla yeni buluşan tohum ve fidelerin korunması hayati önem taşıyor. ​Çiftçilere Hayati Tavsiyeler: Koruyucu Yöntemler Neler? ​Bayraktar, zirai donun etkilerini en aza indirmek için üreticilerin şu geleneksel ve teknik yöntemleri değerlendirmesini tavsiye etti: ​Örtüleme: Bitkilerin üzerinin uygun materyallerle kapatılarak soğuk hava ile temasının kesilmesi. ​Dumanlama: Bahçelerde kontrollü duman oluşturarak sıcaklığın düşmesinin engellenmesi. ​Sulama: Toprağın nemli tutulmasıyla ısı kaybının yavaşlatılması. ​Erken Uyarı SMS’lerini Takip Edin ​Modern tarımın en önemli ayağının veri takibi olduğunu belirten Bayraktar, üreticilerin yerel hava durumunu anlık izlemesi gerektiğini ifade etti: ​"Birliğimiz tarafından iletilen meteorolojik tahmin ve erken uyarı SMS’lerinin düzenli olarak takip edilmesi, zamanında müdahale açısından kritik öneme sahiptir. Ani sıcaklık düşüşlerine karşı her an hazırlıklı olunmalıdır." ​Zirai donun oluşturabileceği ekonomik kayıpların önüne geçmek için tüm üreticilerin gerekli hassasiyeti göstermesi bekleniyor.

Ömer Fethi Gürer’den TBMM’de Sert Eleştiri: “Elektrik, Mazot ve Gübre Zamları Çiftçiyi Bitiriyor” Haber

Ömer Fethi Gürer’den TBMM’de Sert Eleştiri: “Elektrik, Mazot ve Gübre Zamları Çiftçiyi Bitiriyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artışlara ve TÜİK verilerine tepki gösterdi. Gürer, "Elektriğe %25 zam geldi, gübre fiyatları bir haftada 2 bin lira arttı. Bu tablo çiftçiyi yok ediyor" dedi. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis kürsüsünden ekonomik tabloya ve artan maliyetlere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İktidarın ekonomi politikalarının dar gelirliyi, emekliyi ve üreticiyi mağdur ettiğini belirten Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilerin gerçek yaşamla bağdaşmadığını vurguladı. ​Girdi Maliyetleri Katlanıyor: Gübre ve Elektriğe Dev Zam ​Konuşmasında özellikle tarım sektöründeki maliyet artışlarına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, üretim yapmanın her geçen gün zorlaştığını ifade etti. Gürer, son dönemdeki fiyat hareketlerini şu sözlerle özetledi: ​Elektrikte %25 Artış: Tarımsal sulama ve üretimde kullanılan elektriğe gelen %25'lik zam, maliyet yükünü artırdı. ​Gübrede Haftalık Şok: Gübre fiyatlarının sadece bir haftalık süreçte 1.500 TL ile 2.000 TL arasında bir artış gösterdiğini belirtti. ​Düşük Alım Fiyatı: Girdi maliyetleri hızla yükselirken, hükümetin açıkladığı düşük alım fiyatlarının çiftçiyi üretimden kopardığını vurguladı. ​"TÜİK Verileri Emekli ve Asgari Ücretlinin Cebinden Çalıyor" ​TÜİK’in şeffaflığına yönelik eleştirilerini sürdüren Gürer, kurumun açıkladığı enflasyon rakamlarının maaş zamlarını baskılamak için düşük tutulduğunu iddia etti. Gürer, şunları söyledi: ​"Türkiye'de enflasyonun kağıt üzerinde düşürüldüğü dönemler, tam da emekli ve asgari ücretlinin maaşlarının belirlendiği dönemlere denk getiriliyor. Bu sistemle dar gelirlinin hakkı gasbediliyor. TÜİK, mahkemelerin istediği verileri bile sunamıyor çünkü talimatla hareket ediyor." ​50 Milyon İnsan Yoksullaştırıldı ​Ülkedeki yoksullaşma sürecinde TÜİK’in payı olduğunu savunan Gürer, "50 milyonun üzerinde insan ekonomik anlamda yoksullaştırıldı. Sorunu doğru saptamazsanız çözemezsiniz. TÜİK’in enflasyon verileri acilen araştırılmalıdır" çağrısında bulundu. ​Pestisit Örneğiyle "Ortalama" Eleştirisi ​İstatistiksel oyunlara dair tarımdan bir örnek veren Gürer, pestisit (tarım ilacı) kullanım verilerinin nasıl manipüle edilebileceğini anlattı: "Eğer sadece 10 ilin ortalamasını alırsanız pestisit oranı %9 çıkar, tüm Türkiye’yi alırsanız %2’ye düşer. Sonra da 'Sorun yok' dersiniz. Önemli olan sorunu doğru saptamaktır." ​Gürer, yanlış saptamaların ve düşük açıklanan alım fiyatlarının sadece çiftçiyi değil, memuru ve işçiyi de sefalete sürüklediğinin altını çizerek konuşmasını tamamladı.

Elektrik Zammı Tarımı Vurdu! Haber

Elektrik Zammı Tarımı Vurdu!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, elektriğe gelen %25’lik zammın tarımsal üretimde maliyetleri katlayacağını açıkladı. Özellikle yeraltı suyuyla üretim yapan İç Anadolu bölgesinde sulama maliyetlerinin %40’a varan oranlarda artması bekleniyor. ​Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki son gelişmeleri değerlendirdi. Gübre, mazot ve tohum fiyatlarındaki artışın ardından gelen elektrik zammı, üreticiyi "şalter kapatma" noktasına getirdi. ​Elektrik Zammı Sulama Suyunu Doğrudan Etkileyecek ​Gürer, tarımsal girdilerin halihazırda çok yüksek olduğunu belirterek, elektriğe yapılan %25'lik artışın zincirleme bir etki yaratacağını vurguladı. Sulama suyu fiyatlarının bu zamla birlikte fahiş seviyelere çıkacağını ifade eden Gürer, "Çiftçi daha toprağa tohumu atmadan %40 maliyet artışıyla karşı karşıya kaldı" dedi. ​Yeraltı Suyuyla Üretim Yapan Bölgeler Tehlikede ​Özellikle Niğde, Konya ve Aksaray gibi yeraltı sularına bağımlı bölgelerin bu zamdan en çok etkilenecek yerler olduğunu söyleyen Gürer, şu kritik uyarılarda bulundu: ​Trafolara Gelen Yük: Bölgede sulama trafolar yardımıyla yeraltından yapılıyor. Şaltere basıldığı an %25 zamlı tarife işlemeye başlıyor. ​Verim Kaybı Riski: Kuru tarımda buğday verimi dönüm başına 140 kiloya kadar düşebilirken, sulu tarımda bu rakam 800 kiloya kadar çıkıyor. Su olmazsa verim de olmuyor. ​Patates Üreticisi Mağdur: Misli Ovası gibi bölgelerde patatesin yılda en az 14 kez sulanması gerekiyor. Artan elektrik fiyatları doğrudan gıda fiyatlarına yansıyacak. ​Girdi Maliyetleri Kontrolden Çıktı ​Gürer, çiftçinin sırtındaki yükün sadece elektrikle sınırlı olmadığını, temel girdilerdeki artışın sürdürülemez olduğunu belirtti: ​DAP Gübre: Tonu 40 bin TL’ye ulaştı. ​ÜRE Gübre: Ton fiyatı 33 bin TL’yi gördü. ​Mazot: Litre fiyatı 80 TL barajını aşarak rekor kırdı. ​Sulama Ücretleri: Geçen yıl 350-400 TL olan birim fiyatların, bu yıl kooperatiflerde bile en az %40 zamlanması öngörülüyor. ​"Çiftçi Üretimden Vazgeçebilir" ​Girdi maliyetlerinin her ay katlandığını hatırlatan Ömer Fethi Gürer, düşük alım fiyatları açıklanması durumunda çiftçinin borç sarmalına gireceğini ifade etti. Gürer, "Su çiftçi için hayattır, candır. Ancak elektriğe gelen bu son zamla su artık ulaşılamaz bir lüks haline geliyor. Artan maliyetler üreticiyi topraktan koparacak" diyerek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde toplanan İl Kriz Merkezi, tarımsal kuraklık eylem planlarını ve baraj doluluk oranlarını değerlendirdi. 2026 yılı ilk çeyrek yağış verileri uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti. ​Eskişehir’de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının verimli kullanımı için kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında düzenlenen Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi toplantısında, şehrin su karnesi ve önümüzdeki döneme dair stratejik adımlar detaylandırıldı. ​Eskişehir Yağış Verilerinde Yüzleri Güldüren Artış ​Toplantıda paylaşılan meteorolojik verilere göre, Eskişehir’de su yılı başlangıcı olan 1 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasındaki yağış miktarı dikkat çekti: ​Gerçekleşen Yağış: 224,2 mm ​Uzun Yıllar Ortalaması: 164,4 mm ​Yağış miktarının ortalamanın üzerinde seyretmesi, tarım arazileri için olumlu bir tablo oluşturdu. Hâlihazırda hem sulu hem de kuru tarım alanlarında çıkış ve gelişim problemi yaşanmadığı, hububatların kardeşlenme evresini başarıyla tamamladığı belirtildi. ​Kuraklıkla Mücadele Eylem Planı Devrede ​Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uzmanlarının sunumlarıyla katkı sağladığı toplantıda; içme suyu kaynakları, barajların mevcut doluluk oranları ve tarımsal sulama stratejileri titizlikle incelendi. 2022 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, Eskişehir İl Kuraklık Eylem Planı uygulama adımları gözden geçirildi. ​Stratejik Su Yönetimi ve Tasarruf Çağrısı ​Toplantıda kamu kurum amirleri, akademisyenler ve STK temsilcileri bir araya gelerek suyun her damlasının kıymetine vurgu yaptı. Verimliliğin korunması için önümüzdeki ay düşecek yağışların belirleyici olacağı ifade edilirken, suyun tüm alanlarda tasarruflu kullanılmasının hayati bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor Haber

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor

Manisa’da yaklaşık 6 yıldır tamamen kuruyan ve ekosistemi çöken Marmara Gölü, son yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen ve yerel temsilciler bölgede incelemelerde bulunarak, "Göl yaşasın, başka derdimiz yok" çağrısı yaptı. ​Manisa’nın Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçeleri sınırlarında yer alan, "Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan" tescilli Marmara Gölü’nde yıllar süren sessizlik yerini umuda bıraktı. Kuş cenneti olarak bilinen ancak kuraklık nedeniyle 400’e yakın kuş türünün terk ettiği, balıkçılığın bittiği gölde su seviyesinin yükselmeye başlaması bölge halkını heyecanlandırdı. ​"Marmara Gölü Siyaset Üstü Bir Konudur" ​Göl çevresinde incelemelerde bulunan CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, gölün kurtarılmasının hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Başevirgen, "Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok. İktidar ya da muhalefet fark etmez, esas mesele bu ekosistemi geri kazanmaktır" diyerek yetkililere seslendi. ​Tarım Arazileri ve Menemen Ovası İçin Kritik Önem ​Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan, gölün su tutmasının sadece bir doğa olayı değil, bölgesel bir ekonomi meselesi olduğunu belirtti. Ziyan, şu noktalara dikkat çekti: ​Tarımsal Değer: Göl ne kadar su tutarsa, çevresindeki araziler o kadar değer kazanıyor. Kuruyan göl çevresinde toprak çoraklaşıyor. ​Geniş Sulama Ağı: Marmara Gölü, sulama kanallarıyla İzmir Menemen Ovası’na kadar su temini sağlıyor. ​Proje Beklentisi: Bozdoğan kar suyunun göle aktarılması için hazırlanan ve yıllık 25 milyon metreküp su sağlayacak projenin bütçe beklediğini ifade etti. ​"Burası Cennet Gibiydi, Şimdi Kuruduk" ​Gölün kurumasıyla birlikte geçim kaynaklarını kaybeden bölge kadınları, yaşanan dramı çarpıcı sözlerle özetledi. 25 yıl boyunca gölde balıkçılık yapan emekçiler, göl kuruduktan sonra yevmiyeli işlere gitmek zorunda kaldıklarını belirterek şunları söyledi: ​"Göl kurumadan önce hem suyumuz hem balığımız hem de mahsulümüz vardı. Göl kuruduğundan beri kapımın önündeki limon ağacından bile verim alamıyorum. Bağlarımızı don vuruyor; çünkü göl varken bölgeyi koruyordu. Burası eskiden cennet gibiydi." ​Ekosistem ve İklim Değişikliği ​Marmara Gölü'nün kuruması sadece balıkçılığı bitirmekle kalmadı, bölgedeki mikroklimal dengeyi de bozdu. Gölün yokluğuyla birlikte bölgede don olaylarının ve şiddetli kuraklığın arttığı gözlemlendi. Uzmanlar, Demirköprü ve Gördes Barajlarından yapılacak kontrollü su takviyeleriyle gölün eski canlılığına kavuşabileceğini belirtiyor.

Hamidiye'de Zeytinliklere Modern Sulama Hattı Haber

Hamidiye'de Zeytinliklere Modern Sulama Hattı

Gemlik’te tarımsal üretimi güçlendirmeye yönelik çalışmalar devam ediyor. Gemlik'in kırsal yerleşimlerinden Hamidiye köyünde, Bursa Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ ve Devlet Su İşleri ekiplerinin çalışmalarıyla zeytinlik alanlarda sulamayı kolaylaştıracak yeni bir altyapı hayata geçirildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında köyün belirli noktalarında yaklaşık 3 bin metre uzunluğunda boru hattı döşenerek zeytin ağaçlarının sulanmasına yönelik sistem kuruldu. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, yapılan çalışmanın tarımsal üretim açısından önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hamidiye köyümüzde, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ ekiplerimizin özverili çalışmalarıyla tarımda yeni bir döneme adım atıyoruz. Daha bilinçli, daha verimli ve bilimsel sulama tekniklerini yaygınlaştırarak üreticilerimizin emeğini güçlendiriyor, toprağımızın bereketini artırıyoruz. Gemlik’imizin verimli topraklarında sürdürülebilir tarımı desteklemeye, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” Başkan Deviren ayrıca, projeye katkı sunan kurum ve ekiplere teşekkür ederek, “Başta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey olmak üzere BUSKİ İl Müdürlüğümüze, Gemlik BUSKİ Müdürlüğümüze, Devlet Su İşleri’ne ve emeği geçen tüm teknik ekiplerimize yürekten teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Savaş Tarımı Derinden Etkiledi, Acil Önlem Şart! Haber

Savaş Tarımı Derinden Etkiledi, Acil Önlem Şart!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım üzerindeki etkileri ve çözüm önerilerini açıkladı. Gürer, ABD-İsrail ve İran arasında dört haftayı geride bırakan savaşın Türkiye’de zaten sorunlu olan tarım sektöründe etkileri artırdığını söyledi. Gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde dışa bağımlılığın risk oluşturduğunu belirten Gürer, yanlış tarım politikaları ve yetersiz destekler nedeniyle krizin büyüdüğünü ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,6 büyürken tarımsal üretimin yüzde 8,8 gerilediğini belirten Gürer, hububat ve meyvede çift haneli kayıplar yaşandığını söyledi. DESTEKLER ARTIRILMALIDIR CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarım alanlarının daraldığını, çiftçi sayısının nüfusa paralel artmadığını, girdi maliyetlerinin yükseldiğini ve planlı üretim modelinden uzaklaşıldığını belirterek, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ve üreticinin yeterince korunmadığını ifade etti. ÇÖZÜM VAR, İKTİDAR ELİNİ ÇABUK TUTSUN CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın etkileriyle gıda arzının kritik hale geldiğini belirterek ithalata dayalı politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Arz açığı olan ürünler için bölgesel üretim planlaması yapılması çağrısında bulunan Gürer, dünyada birçok ülkenin çiftçisine destek verdiğini ancak Türkiye’de ithalata yönelindiğini ifade etti. TARIMDA ACİL ÇÖZÜM POLİTİKALARI Gürer, tarımda alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: 1- Acilen üretici girdi fiyatlarında indirim sağlanmalıdır. Hayvansal ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliği için mevcutta ek muafiyetler sağlanmalıdır. Özellikle topraktan uzaklaşmış, kırsalda yaşayan küçük aile tipi işletmelerin toprakla tohumu buluşturması ve boşalan ahırların yeniden sürece katılmasını sağlayacak, ürün alım garantili, maliyet ve makul kar ile alım fiyatı oluşturulacak ve yem destekli cumhurbaşkanlığı çağrısı yapılmalıdır. 2- Gübre ve yem de %50 oranında sübvanse sağlanmalıdır. Sahte gübreye karşı denetimler artırılmalıdır. Gübre demek üretimde verim demektir. Gübresiz üretim verim kayıplarına da yol açar. Ülkemiz Gübre de önemli ölçüde dışa bağımlı kılınmıştır. 3- TARIM Kanun 21 maddesinde yer alan milli gelirin % 1 çiftçiye destek olarak verileri maddesi gereği 772 milyarı bulan destek yerine 2026 yılında 168 milyar destek ayrılmıştı. Bu destek kanuna uygun olarak verilmesi sağlanmalıdır. 4- Akaryakıtta ÖTV VE KDV Kaldırılmalı ve tarım kesimi ile nakliyecilere akaryakıt desteği sağlanmalıdır. Tarım kesimine verilen akaryakıt desteği artırılmalıdır. Kırmızı mazot uygulamasına geçilmelidir. 5- Tarım kesimi ve nakliyeciler ile esnaf için kredi borç yapılandırmasına gidilmeli, faizler silinmeli, ek kredi desteği sağlanmalıdır. 2025 yılı destekleri hemen ödenmelidir. Haciz işlemleri icralar derhal durdurulmalıdır. 6- Küçük aile işletmelerinde sigorta prim ödeme desteği verilmelidir. 7- Buğday ve arpa gibi ürünlerin alım fiyatı girdi maliyeti esas alınarak açıklanmalı ve taban fiyat uygulamasına dönülmelidir. 8- Sulama suyu ve elektrik borçları hasat sonuna bırakılmalıdır. 9- İhtiyaç sahibi üreticilere fide ve tohum desteği verilmelidir. 10- Arz açığı olan ürünlerde üretim artırıcı destekler sağlanmalıdır. 11- Veteriner ve aşı giderleri kamu tarafından karşılanmalıdır. 12- Hayvan hastalıklarıyla mücadele artırılmalıdır. 13- Nakliye köprü ve yol ücretleri bir yıl kaldırılmalıdır. 14- Üretim planlaması yapılmalıdır. 15- Ürün fiyat artışları kontrol altına alınmalıdır. 16- Hasat dönemlerinde iş gücü planlaması yapılmalıdır. 17- Tarım Kredi marketlerine doğrudan ürün sevki sağlanmalıdır. Gürer, savaş koşullarında gıda arz güvenliğinin daha da önem kazandığını belirterek, “Tarım stratejik bir sektördür. İktidar acil tarım destek paketini açıklamalıdır” dedi.

95 Proje İle Kırsal Kalkınmaya Katkı Haber

95 Proje İle Kırsal Kalkınmaya Katkı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2019’dan 2026 yılına kadar geçen 7 yılda tarım ve hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirdiği 95 proje ile üreticilere toplam 1 milyar 455 milyon TL destek verdi. Gübre, mazot, tohum, sulama ve stratejik tarım projeleriyle binlerce çiftçi üretime kesintisiz devam etti. 95 PROJE İLE KIRSAL KALKINMAYA KATKI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısında üretime devam edebilmesini sağlamak amacıyla tarıma yönelik desteklerini sürdürüyor. 2019 ile 2026 yılı Şubat ayı arasında yürütülen çalışmalar kapsamında 95 ayrı proje hayata geçirilirken, tarım ve hayvancılık alanında üreticilere toplam 1 milyar 455 milyon TL destek sağlandı. Uygulanan projelerle üretimin sürdürülebilirliği, çiftçi gelirlerinin artırılması ve Kocaeli’nin tarımsal potansiyelinin güçlendirilmesi hedeflendi. 5 BİN ÇİFTÇİYE GÜBRE DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik önemli projelerinden biri olan yüzde 50 hibeli “Zirai Gübre Destek Projesi” kapsamında 10 ilçe ve 277 mahallede üretim yapan 5 bin çiftçiye 1.850 ton (37 bin paket) gübre desteği verildi. Yaklaşık 48 milyon TL maliyetli proje ile 74 bin dekar meyve, sebze ve fındık bahçesi destek kapsamına alındı. KARTEPE’DE 2 BİN 500 ÇİFTÇİYE 53 MİLYON TL DESTEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 2019 yılından itibaren Kartepe ilçesinde yürütülen tarımsal destek projeleri kapsamında 2 bin 500 çiftçiye toplam 53 milyon TL değerinde destek verildi. Büyükşehir’in tarım projeleri ilçedeki üretimin güçlenmesine katkı sağladı. GÜBRE VE MAZOT EN BÜYÜK DESTEK KALEMİ Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal destek programında üreticilerin en önemli maliyet kalemleri olan gübre ve mazot destekleri öne çıktı. Bu kapsamda 10 bin 250 çiftçiye 203 milyon TL gübre desteği, 16 bin 500 çiftçiye 208 milyon TL mazot desteği (7,6 milyon litre) verildi. Bu desteklerle çiftçilerin girdi maliyetlerinin azaltılması ve üretimin devamlılığının sağlanması amaçlandı. YEM BİTKİSİ ÜRETİMİNE 295 MİLYON TL Hayvancılığın sürdürülebilirliği için yem bitkisi üretimi de desteklenmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 bin 500 çiftçiye 9 bin 950 ton yem bitkisi tohumu dağıtılırken, bu projelerin toplam destek tutarı 295 milyon TL oldu. GÜBRE DESTEĞİ YILLARDIR SÜRÜYOR Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere yönelik gübre destekleri geçmiş yıllarda da aralıksız sürdürüldü. Bu kapsamda 2021 yılında 6 bin 800 üreticiye 60 bin paket, 2023 yılında 7 bin üreticiye 78 bin paket, 2024 yılında 3 bin üreticiye 18 bin 500 paket, 2025 yılında ise 1.765 üreticiye 10 bin paket gübre desteği sağlandı. Bu destekler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik sürdürülebilir destek politikasının önemli bir göstergesi oldu. STRATEJİK TARIM PROJELERİ HAYATA GEÇİRİLDİ Tarımda katma değeri yüksek üretimi artırmak amacıyla TABİP (Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Projesi) de uygulamaya alındı. Proje kapsamında 700 dekar alanda üretim yapıldı, 5,5 milyon fide dikildi, 80,5 milyon TL destek sağlandı. 2025 yılında proje kapsamında 176 ton ürün elde edildi. SERACILIK VE HAYVANCILIĞA DESTEK Seracılığın geliştirilmesi amacıyla 207 modern sera kurulurken, 1.400 üreticiye sera naylonu desteği verildi. Bu çalışmalar için toplam 68,5 milyon TL kaynak kullanıldı. Hayvancılık alanında ise 310 üreticiye 76 bin tavuk, 343 çiftçiye damızlık koç, 18 işletmeye damızlık manda, arıcılara ise ekipman ve şeker desteği sağlandı. TARIMSAL SULAMAYA 525 MİLYON TL YATIRIM Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için sulama altyapısına da büyük yatırımlar yapıldı. Üç etap halinde gerçekleştirilen sulama projeleri kapsamında kilometrelerce iletim hattı, hidrant yapıları, terfi merkezleri ve su depoları inşa edildi. Bu yatırımların toplam maliyeti 525 milyon TL olarak kayıtlara geçti. ÜRETİCİYE ÇOK YÖNLÜ DESTEK Büyükşehir Belediyesi tarafından ayrıca meyve fidanı dağıtımı, sebze tohumu ve fide destekleri, süt tankı dağıtımları, kooperatif destekleri, ücretsiz toprak ve süt analizleri ile tarım makineleri hibeleri de üreticilere sunuluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü projelerle hem tarımsal üretimi artırmayı hem de kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.