Hava Durumu

#Sulama

Kırsal Haber - Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hamidiye'de Zeytinliklere Modern Sulama Hattı Haber

Hamidiye'de Zeytinliklere Modern Sulama Hattı

Gemlik’te tarımsal üretimi güçlendirmeye yönelik çalışmalar devam ediyor. Gemlik'in kırsal yerleşimlerinden Hamidiye köyünde, Bursa Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ ve Devlet Su İşleri ekiplerinin çalışmalarıyla zeytinlik alanlarda sulamayı kolaylaştıracak yeni bir altyapı hayata geçirildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında köyün belirli noktalarında yaklaşık 3 bin metre uzunluğunda boru hattı döşenerek zeytin ağaçlarının sulanmasına yönelik sistem kuruldu. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, yapılan çalışmanın tarımsal üretim açısından önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hamidiye köyümüzde, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ ekiplerimizin özverili çalışmalarıyla tarımda yeni bir döneme adım atıyoruz. Daha bilinçli, daha verimli ve bilimsel sulama tekniklerini yaygınlaştırarak üreticilerimizin emeğini güçlendiriyor, toprağımızın bereketini artırıyoruz. Gemlik’imizin verimli topraklarında sürdürülebilir tarımı desteklemeye, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” Başkan Deviren ayrıca, projeye katkı sunan kurum ve ekiplere teşekkür ederek, “Başta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey olmak üzere BUSKİ İl Müdürlüğümüze, Gemlik BUSKİ Müdürlüğümüze, Devlet Su İşleri’ne ve emeği geçen tüm teknik ekiplerimize yürekten teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Savaş Tarımı Derinden Etkiledi, Acil Önlem Şart! Haber

Savaş Tarımı Derinden Etkiledi, Acil Önlem Şart!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım üzerindeki etkileri ve çözüm önerilerini açıkladı. Gürer, ABD-İsrail ve İran arasında dört haftayı geride bırakan savaşın Türkiye’de zaten sorunlu olan tarım sektöründe etkileri artırdığını söyledi. Gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde dışa bağımlılığın risk oluşturduğunu belirten Gürer, yanlış tarım politikaları ve yetersiz destekler nedeniyle krizin büyüdüğünü ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,6 büyürken tarımsal üretimin yüzde 8,8 gerilediğini belirten Gürer, hububat ve meyvede çift haneli kayıplar yaşandığını söyledi. DESTEKLER ARTIRILMALIDIR CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarım alanlarının daraldığını, çiftçi sayısının nüfusa paralel artmadığını, girdi maliyetlerinin yükseldiğini ve planlı üretim modelinden uzaklaşıldığını belirterek, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ve üreticinin yeterince korunmadığını ifade etti. ÇÖZÜM VAR, İKTİDAR ELİNİ ÇABUK TUTSUN CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın etkileriyle gıda arzının kritik hale geldiğini belirterek ithalata dayalı politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Arz açığı olan ürünler için bölgesel üretim planlaması yapılması çağrısında bulunan Gürer, dünyada birçok ülkenin çiftçisine destek verdiğini ancak Türkiye’de ithalata yönelindiğini ifade etti. TARIMDA ACİL ÇÖZÜM POLİTİKALARI Gürer, tarımda alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: 1- Acilen üretici girdi fiyatlarında indirim sağlanmalıdır. Hayvansal ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliği için mevcutta ek muafiyetler sağlanmalıdır. Özellikle topraktan uzaklaşmış, kırsalda yaşayan küçük aile tipi işletmelerin toprakla tohumu buluşturması ve boşalan ahırların yeniden sürece katılmasını sağlayacak, ürün alım garantili, maliyet ve makul kar ile alım fiyatı oluşturulacak ve yem destekli cumhurbaşkanlığı çağrısı yapılmalıdır. 2- Gübre ve yem de %50 oranında sübvanse sağlanmalıdır. Sahte gübreye karşı denetimler artırılmalıdır. Gübre demek üretimde verim demektir. Gübresiz üretim verim kayıplarına da yol açar. Ülkemiz Gübre de önemli ölçüde dışa bağımlı kılınmıştır. 3- TARIM Kanun 21 maddesinde yer alan milli gelirin % 1 çiftçiye destek olarak verileri maddesi gereği 772 milyarı bulan destek yerine 2026 yılında 168 milyar destek ayrılmıştı. Bu destek kanuna uygun olarak verilmesi sağlanmalıdır. 4- Akaryakıtta ÖTV VE KDV Kaldırılmalı ve tarım kesimi ile nakliyecilere akaryakıt desteği sağlanmalıdır. Tarım kesimine verilen akaryakıt desteği artırılmalıdır. Kırmızı mazot uygulamasına geçilmelidir. 5- Tarım kesimi ve nakliyeciler ile esnaf için kredi borç yapılandırmasına gidilmeli, faizler silinmeli, ek kredi desteği sağlanmalıdır. 2025 yılı destekleri hemen ödenmelidir. Haciz işlemleri icralar derhal durdurulmalıdır. 6- Küçük aile işletmelerinde sigorta prim ödeme desteği verilmelidir. 7- Buğday ve arpa gibi ürünlerin alım fiyatı girdi maliyeti esas alınarak açıklanmalı ve taban fiyat uygulamasına dönülmelidir. 8- Sulama suyu ve elektrik borçları hasat sonuna bırakılmalıdır. 9- İhtiyaç sahibi üreticilere fide ve tohum desteği verilmelidir. 10- Arz açığı olan ürünlerde üretim artırıcı destekler sağlanmalıdır. 11- Veteriner ve aşı giderleri kamu tarafından karşılanmalıdır. 12- Hayvan hastalıklarıyla mücadele artırılmalıdır. 13- Nakliye köprü ve yol ücretleri bir yıl kaldırılmalıdır. 14- Üretim planlaması yapılmalıdır. 15- Ürün fiyat artışları kontrol altına alınmalıdır. 16- Hasat dönemlerinde iş gücü planlaması yapılmalıdır. 17- Tarım Kredi marketlerine doğrudan ürün sevki sağlanmalıdır. Gürer, savaş koşullarında gıda arz güvenliğinin daha da önem kazandığını belirterek, “Tarım stratejik bir sektördür. İktidar acil tarım destek paketini açıklamalıdır” dedi.

95 Proje İle Kırsal Kalkınmaya Katkı Haber

95 Proje İle Kırsal Kalkınmaya Katkı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2019’dan 2026 yılına kadar geçen 7 yılda tarım ve hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirdiği 95 proje ile üreticilere toplam 1 milyar 455 milyon TL destek verdi. Gübre, mazot, tohum, sulama ve stratejik tarım projeleriyle binlerce çiftçi üretime kesintisiz devam etti. 95 PROJE İLE KIRSAL KALKINMAYA KATKI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısında üretime devam edebilmesini sağlamak amacıyla tarıma yönelik desteklerini sürdürüyor. 2019 ile 2026 yılı Şubat ayı arasında yürütülen çalışmalar kapsamında 95 ayrı proje hayata geçirilirken, tarım ve hayvancılık alanında üreticilere toplam 1 milyar 455 milyon TL destek sağlandı. Uygulanan projelerle üretimin sürdürülebilirliği, çiftçi gelirlerinin artırılması ve Kocaeli’nin tarımsal potansiyelinin güçlendirilmesi hedeflendi. 5 BİN ÇİFTÇİYE GÜBRE DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik önemli projelerinden biri olan yüzde 50 hibeli “Zirai Gübre Destek Projesi” kapsamında 10 ilçe ve 277 mahallede üretim yapan 5 bin çiftçiye 1.850 ton (37 bin paket) gübre desteği verildi. Yaklaşık 48 milyon TL maliyetli proje ile 74 bin dekar meyve, sebze ve fındık bahçesi destek kapsamına alındı. KARTEPE’DE 2 BİN 500 ÇİFTÇİYE 53 MİLYON TL DESTEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 2019 yılından itibaren Kartepe ilçesinde yürütülen tarımsal destek projeleri kapsamında 2 bin 500 çiftçiye toplam 53 milyon TL değerinde destek verildi. Büyükşehir’in tarım projeleri ilçedeki üretimin güçlenmesine katkı sağladı. GÜBRE VE MAZOT EN BÜYÜK DESTEK KALEMİ Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal destek programında üreticilerin en önemli maliyet kalemleri olan gübre ve mazot destekleri öne çıktı. Bu kapsamda 10 bin 250 çiftçiye 203 milyon TL gübre desteği, 16 bin 500 çiftçiye 208 milyon TL mazot desteği (7,6 milyon litre) verildi. Bu desteklerle çiftçilerin girdi maliyetlerinin azaltılması ve üretimin devamlılığının sağlanması amaçlandı. YEM BİTKİSİ ÜRETİMİNE 295 MİLYON TL Hayvancılığın sürdürülebilirliği için yem bitkisi üretimi de desteklenmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 bin 500 çiftçiye 9 bin 950 ton yem bitkisi tohumu dağıtılırken, bu projelerin toplam destek tutarı 295 milyon TL oldu. GÜBRE DESTEĞİ YILLARDIR SÜRÜYOR Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere yönelik gübre destekleri geçmiş yıllarda da aralıksız sürdürüldü. Bu kapsamda 2021 yılında 6 bin 800 üreticiye 60 bin paket, 2023 yılında 7 bin üreticiye 78 bin paket, 2024 yılında 3 bin üreticiye 18 bin 500 paket, 2025 yılında ise 1.765 üreticiye 10 bin paket gübre desteği sağlandı. Bu destekler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik sürdürülebilir destek politikasının önemli bir göstergesi oldu. STRATEJİK TARIM PROJELERİ HAYATA GEÇİRİLDİ Tarımda katma değeri yüksek üretimi artırmak amacıyla TABİP (Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Projesi) de uygulamaya alındı. Proje kapsamında 700 dekar alanda üretim yapıldı, 5,5 milyon fide dikildi, 80,5 milyon TL destek sağlandı. 2025 yılında proje kapsamında 176 ton ürün elde edildi. SERACILIK VE HAYVANCILIĞA DESTEK Seracılığın geliştirilmesi amacıyla 207 modern sera kurulurken, 1.400 üreticiye sera naylonu desteği verildi. Bu çalışmalar için toplam 68,5 milyon TL kaynak kullanıldı. Hayvancılık alanında ise 310 üreticiye 76 bin tavuk, 343 çiftçiye damızlık koç, 18 işletmeye damızlık manda, arıcılara ise ekipman ve şeker desteği sağlandı. TARIMSAL SULAMAYA 525 MİLYON TL YATIRIM Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için sulama altyapısına da büyük yatırımlar yapıldı. Üç etap halinde gerçekleştirilen sulama projeleri kapsamında kilometrelerce iletim hattı, hidrant yapıları, terfi merkezleri ve su depoları inşa edildi. Bu yatırımların toplam maliyeti 525 milyon TL olarak kayıtlara geçti. ÜRETİCİYE ÇOK YÖNLÜ DESTEK Büyükşehir Belediyesi tarafından ayrıca meyve fidanı dağıtımı, sebze tohumu ve fide destekleri, süt tankı dağıtımları, kooperatif destekleri, ücretsiz toprak ve süt analizleri ile tarım makineleri hibeleri de üreticilere sunuluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü projelerle hem tarımsal üretimi artırmayı hem de kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi sürdürüyor.

Elektrik Maliyetleri Tarımsal Üretimi Durma Noktasına Getirdi Haber

Elektrik Maliyetleri Tarımsal Üretimi Durma Noktasına Getirdi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine verilen yanıt, tarımsal sulamada elektrik maliyetlerinin çiftçiler üzerindeki ağır yükünü ortaya koydu. Resmi verilere göre son dört yılda yaklaşık 75 bin tarımsal abonenin elektriği borç nedeniyle kesildi. Gürer, artan elektrik maliyetlerinin çiftçiyi borç sarmalına sürüklediğini belirterek üreticiyi koruyacak özel tarifeler ve desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. TARIMSAL SULAMADA ELEKTRİK MALİYETİ KRİZİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde kullanılan elektriğe gelen zamların üreticiyi ciddi şekilde zorladığını belirterek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na soru önergesi verdi. Gürer, özellikle sulama dönemlerinde elektrik fiyatlarının yükselmesi nedeniyle çiftçilerin borçlandığını ve bazı üreticilerin üretim faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını ifade etti. 4 YILDA 75 BİNE YAKIN ÇİFTÇİNİN ELEKTRİĞİ KESİLDİ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verdiği yanıt, tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Borcunu ödeyemediği için elektriği kesilen abone sayısı ise şu şekilde gerçekleşti: 2022: 19 bin 454 2023: 16 bin 18 2024: 21 bin 106 2025: 18 bin 214 Böylece dört yılda yaklaşık 74 bin 792 tarımsal abonenin elektriği borç nedeniyle kesildi. BAKANLIK: TARİFELER MALİYETLERE GÖRE BELİRLENİYOR Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın verdiği yanıtta elektrik tarifelerinin; üretim, iletim, dağıtım ve perakende satış maliyetlerinden oluştuğu belirtilerek tarifelerdeki değişimlerin bu maliyetlerdeki artış veya azalışların sonucu olduğu ifade edildi. Yanıtta ayrıca belirli tüketici gruplarına yönelik sübvansiyonların 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında Cumhurbaşkanı kararıyla yapılabileceği, tarımsal desteklerin ise 5488 sayılı Tarım Kanunu çerçevesinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütüldüğü belirtildi. ÇİFTÇİYE ÖZEL TARİFE VAR MI? Gürer ise tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin giderek büyüyen bir sorun haline geldiğine dikkat çekerek çiftçiler için özel düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı. Elektrik maliyetlerinin düşürülmesi için dağıtım bedellerinin azaltılması, KDV’nin kaldırılması ve üreticilere özel tarife uygulanması gerektiğini belirtti. TARIMDA MALİYET BASKISI ARTIYOR Tarımda maliyetlerin hızla arttığını ve üreticinin her geçen gün daha ağır bir ekonomik baskı altında kaldığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle tarımsal sulamada kullanılan elektriğin çiftçiler için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Gürer, “Tarlada üretimin sürdürülebilmesi için suya, suyun tarlaya ulaşması için de elektriğe ihtiyaç var. Ancak bugün çiftçi elektrik faturasını ödeyemediği için sulama yapamaz hale getiriliyor. Borç nedeniyle elektriğin kesilmesi yalnızca bir hizmetin durması değil, doğrudan üretimin kesilmesi anlamına gelir. Elektriği kesilen çiftçi ya ürününü kurutmak zorunda kalıyor ya da borçlanarak üretime devam etmeye çalışıyor. Bu tablo, tarımda işlerin iyi gitmediğini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Elektrik kesintilerinin tarımsal üretimde zincirleme sorunlara yol açtığını ifade eden Gürer, “Çiftçi sulama yapamazsa verim düşer, üretim azalır ve sonuçta gıda fiyatları daha da artar. Enerji maliyetleri üretimin en kritik girdilerinden biri haline gelmiş durumda. Çiftçiye özel bir elektrik tarifesi uygulanmadan, dağıtım bedelleri ve vergiler düşürülmeden üreticinin ayakta kalması mümkün değil. Tarım stratejik bir sektördür; üreticinin elektriğini kesmek, aslında ülkenin gıda güvenliğini riske atmaktır” diye konuştu.

Suyumuz Azalıyor, Tarım Tehdit Altında! Haber

Suyumuz Azalıyor, Tarım Tehdit Altında!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dünya su günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Dünyada yaşanan su krizinin tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, tatlı suyun önemine dikkat çekmek ve 2 milyardan fazla insanın güvenli suya erişimi olmadığı konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen küresel bir etkinliktir. Birleşmiş Milletler tarafından her yıl farklı bir tema belirlenmekte olup, 2026 yılı teması ise ‘Su ve Cinsiyet’ olarak açıklandı. Su, yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam güvencesidir. Bu nedenle suyun korunması, doğru yönetilmesi ve sürdürülebilir kullanımı tüm ülkeler için hayati bir sorumluluktur. Ancak ne yazık ki su kaynaklarının hızla azaldığı, iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedildiği bir dönemdeyiz.” “Küresel su krizi tarımı ve gıda güvenliğini tehdit ediyor” “Birleşmiş Milletler tarafından yapılan değerlendirmeler, dünyada giderek derinleşen su krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda küresel ekonomi, gıda güvenliği ve siyasi istikrar açısından ciddi riskler oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle tarım sektörü üzerinde büyük bir baskı yaratıyor. Modern tarımda su ve bitki besin maddeleri birbirinden ayrı düşünülemez; yeterli su olmadan bitkiler besin maddelerini etkin şekilde kullanamaz, bu da verim kayıplarına ve gıda üretiminde istikrarsızlığa yol açar. Günümüzde dünya tarım arazilerinin ise yaklaşık yüzde 40’ı su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor. Bir bölgede yaşanan su kıtlığı yalnızca yerel üretimi değil, uluslararası gıda fiyatlarını, ticaret dengelerini ve jeopolitik ilişkileri de etkileyebilecek sonuçlar doğuruyor. Dünya genelinde tatlı su kullanımının yaklaşık yüzde 69’u tarım sektöründe gerçekleşiyor. Bu nedenle suyun verimli kullanılması tarımın sürdürülebilirliği açısından kritik bir önem taşıyor. Tarım ve gübre sektöründe geliştirilen hassas tarım teknolojileri, bitki besin maddelerinin su mevcudiyetine göre uygulanmasını sağlayarak hem kaynak israfını azaltmakta hem de su kullanım verimliliğini artırıyor. Bunun yanında bitkilerin besin alımını artırırken su ihtiyacını azaltan yüksek verimli gübrelerin geliştirilmesi, çiftçilere yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve toprak sağlığını güçlendiren uygulamaların desteklenmesi de önem kazanıyor. Gelecekte gıda sistemlerinin dayanıklılığı, su–besin–gıda ilişkisinin doğru yönetilmesine bağlıdır ve bu nedenle su kaynaklarının korunması ile sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması hayati bir gereklilik haline geldi.” “Suyumuz azalıyor, tarım tehlike altında” “Dünya nüfusunun hızla artması gıda talebini artırıyor, bu durum ise tarımsal üretimde su ihtiyacını daha da büyütüyor. Dünyada kullanılan suyun en büyük kısmı tarım sektöründe kullanılmasının yanı sıra evsel ve sanayi kullanımının artması da su kaynakları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Türkiye’de teknik ve ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarı yaklaşık 8,5 milyon hektardır. Gelişen teknoloji ile bu alanın 10,5 milyon hektara çıkabileceği öngörülüyor. Ancak bugün itibarıyla brüt olarak 7,28 milyon hektar alan sulamaya açıldı. Geriye kalan 1,22 milyon hektarlık alanın sulamaya açılması için gerekli yatırımların hızlandırılması büyük önem taşıyor. Ülkemizin yıllık 112 milyar metreküp kullanılabilir su potansiyeli bulunuyor. Kullandığımız suyun yaklaşık yüzde 79’u tarımsal sulamada tüketiliyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1301 metreküp seviyesindedir. Bu rakam, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını açıkça gösteriyor. Diğer taraftan nüfus artışı ve iklim değişikliği dikkate alındığında su kaynaklarımız üzerindeki baskı her geçen yıl daha da artıyor. Bu tablo, suyun tarım için ne kadar hayati olduğunun yanı sıra tarımda doğru ve modern sulama sistemlerine daha çok önem vermemiz gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.” “İklim krizi en fazla çiftçiyi etkiliyor” “İklim değişikliği yağış rejimini değiştiriyor, kuraklığı artırıyor ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Bu durumdan en fazla etkilenen sektör ise şüphesiz tarım sektörü oluyor. Bunun bir örneğine geçtiğimiz haftalarda Aydın ili ziyaretimizde şahit olduk. Aydın'da şubat ayında etkili olan aşırı yağışlar ve Büyük Menderes Nehri'nin taşması sonucu, başta Söke Ovası olmak üzere binlerce dönüm tarım arazisi sular altında kalarak büyük çaplı maddi zarara yol açtı. İklim değişikliğiyle birlikte yağış rejiminin düzensizleşmesi, Aydın'da olduğu gibi ani ve şiddetli taşkınları kaçınılmaz kılıyor; bu nedenle modern taşkın kontrolünde artık sadece beton setler değil, doğa tabanlı çözümler ve erken uyarı sistemleri ön plana çıkıyor. Su akışını yavaşlatmak için üst havzalarda ağaçlandırma ve teraslama yapılırken, şehir ve tarım alanlarında suyun tahliyesini hızlandıracak akıllı drenaj kanalları ile nehir yataklarının ekosistemi bozmadan genişletilmesi hayati önem taşıyor. Bir diğer konu ise eski ve verimsiz sulama kanalları yenilenmeli, sulama altyapısı modernize edilmelidir. Böylece mevcut su kaynaklarından daha fazla verim alınması mümkün olacaktır.” “Sulu tarım giderek daha maliyetli hale geliyor, yüzde 50 oranında desteklenmelidir” “İklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar bitkilerin su ihtiyacını artırırken, sulama ücretlerinde yaşanan artışlar çiftçilerimizi zor durumda bırakıyor. Elektrik ve mazot fiyatlarındaki yükselişle birlikte sulu tarım giderek daha maliyetli hale geliyor. Bu nedenle 2023 yılında uygulandığı gibi tarımsal sulama amaçlı su kullanım hizmet bedelinin yüzde 50 oranında desteklenmesi gerekiyor. Çiftçilerimizin üretimde kalabilmesi için bu desteklerin sürdürülmesi artık bir zorunluluktur.” “Modern sulama sistemleri acilen yaygınlaştırılmalıdır” “Su ihtiyacı karşısında mevcut kaynakların daha verimli kullanılması gerekiyor. Bitkilerde verim kaybına ve toprakta tuzlanmaya yol açan vahşi sulama yöntemleri artık terk edilmelidir. Modern sulama sistemleri hem su tasarrufu sağlamakta hem de üretim verimliliğini artırıyor. Ancak yüksek maliyetler nedeniyle çiftçilerimizin bu sistemlere geçişi oldukça zorlaştı. Bu nedenle modern sulama sistemleri için verilen teşviklerin ve uygun kredi imkânlarının artırılması büyük önem taşıyor.” “Su geleceğimizdir” “Su yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda gıda güvenliğinin ve tarımsal üretimin temelidir. Su yönetiminde yapılacak her hata, doğrudan tarımsal üretimi ve çiftçilerimizin geleceğini etkiliyor. Bu nedenle su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması ve çiftçilerimizin üretimde kalabilmesi için gerekli tüm politikaların vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki suya sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır.”

Kapalı Sulama Sistemleri Gecikmeden Tamamlanmalı Haber

Kapalı Sulama Sistemleri Gecikmeden Tamamlanmalı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Toros Dağları’nın Bolkarlar bölgesinde yaşanan su sorununu gündeme taşıdı. Gürer, bölgede kar yağışının az olması nedeniyle 2025 yılında hem sulama hem de içme suyu açısından ciddi sıkıntılar yaşandığını belirterek acil önlem çağrısında bulundu. “KAR YAĞIŞININ AZ OLMASI SU SIKINTISINI ARTIRDI” TBMM’de yaptığı konuşmada bölgedeki kuraklığa dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle Ulukışla ilçesi ve Toros Dağları’nın Bolkar Dağları kesiminde kar yağışının yetersiz kalmasının su kaynaklarını ciddi biçimde etkilediğini ifade etti. Gürer, “Niğde ili Ulukışla ilçesi Toros Dağları'nın Bolkarlar bölgesinde karın az yağması neticesinde 2025 yılında sulama ve içme suyu sıkıntısı yaşanmıştır.” “NAPOLYON KİRAZI BÖLGE EKONOMİSİ İÇİN STRATEJİK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bölgenin dünyaca ünlü Napolyon kirazı üretimi açısından önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Üretilen kirazın büyük bölümünün ihraç edildiğini vurgulayan Gürer, bunun Türkiye ekonomisi için önemli bir döviz kaynağı olduğunu belirterek, “Dünyaca ünlü Napolyon kirazının yetiştiği bölgede ürünlerin tamamı yurt dışına ihraç edilip ülkemize döviz girdisi sağlanmaktadır,” dedi. Gürer ayrıca, su sorununun üretimi doğrudan tehdit ettiğini de ifade etti. KÖYLERDE GÖLET BEKLENTİSİ Bölgedeki bazı köylerde su depolama amacıyla gölet yapılması beklentisinin bulunduğunu belirten Gürer, özellikle Darboğaz köyünde sulama ihtiyacının Devlet Su İşleri tarafından yapılan sulama göletiyle karşılanmaya çalışıldığını söyledi. Ancak mevcut sulama yöntemlerinin su tüketimini artırdığını belirten Gürer, “Darboğaz köyünde Devlet Su İşleri sulama göletinden bahçelere su sağlanmaktadır. Sulama 1/3 oranında damlama, 2/3 oranında vahşi sulama yapıldığından su sıkıntısı su kullanım yöntemiyle daha da artmaktadır,” diye konuştu. 7 YILDIR BEKLEYEN PROJE CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaklaşık yedi yıl önce hazırlanan Darboğaz Köyü Kapalı Sulama Damla Sistemi Projesinin hâlâ hayata geçirilmediğini belirterek projenin Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı bünyesinde beklediğini söyledi. Gürer, söz konusu projenin hayata geçirilmesi gerektiğini şu sözlerle dile getirdi: “Yedi yıl kadar önce projesi hazırlanan Darboğaz Köyü Kapalı Sulama Damla Sistemi Projesi Konya KOP'ta beklemektedir. Darboğaz Sol Vadi kapalı sulama tesisinin bir an önce yapım ödeneği ayrılıp 2026 yılı sulama sezonuna yetiştirilmesi sağlanmalıdır.” AKKAYA BARAJI İÇİN DE KAPALI SİSTEM ÇAĞRISI Niğde ve Bor ilçesinde sulama altyapısının modernize edilmesi gerektiğini de ifade eden CHP’li Ömer Fethi Gürer, özellikle Akkaya Barajı sulama sisteminin açık sistemden kapalı sisteme dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Gürer, bu dönüşümün su kayıplarını önleyeceğini vurgulayarak, “Niğde ili ve Bor ilçesinde de Akkaya Barajı açık sulama sistemi kapalı sisteme alınmalıdır, su kayıpları bu yolla önlenmelidir,” şeklinde konuştu. “SU YÖNETİMİ ÜRETİMİN GELECEĞİNİ BELİRLİYOR” Konuşmasında iklim değişikliği ve kuraklık riskine de dikkat çeken Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için modern sulama yatırımlarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Kapalı sulama sistemleri ve damla sulama uygulamalarının yaygınlaştırılmasının hem su tasarrufu sağlayacağını hem de üreticinin geleceğini güvence altına alacağını ifade etti.

Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak Haber

Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak

Manisa Büyükşehir Belediyesi, Salihli Ziraat Odası iş birliğinde Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı’nı hayata geçirdi. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Her zaman üreticimizin arkasındayız. Çok iyi biliyoruz ki; tarlada, bahçede, serada üretim olmazsa Türkiye’nin geleceği olmaz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Manisa’da tarımın gelişmesi için üreticilere desteğini sürdürüyor. Çiftçilerin ürünlerinin veriminin artması, bilim desteği ile toprağını işlemesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesini sağlamak amacıyla Salihli Ziraat Odası işbirliğiyle Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi. Açılış törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ulaş Aydın, Erk Kayabaş, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yılmaz Usta, CHP İlçe Başkanı Mustafa Özer, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, Akhisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Akbuğa, Salihli Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Koruk ile mahalle muhtarları katıldı. Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak 30 dönüm ve altında tarım arazisi olan üreticilere sembolik bir ücret karşılığında toprak analizi hizmeti verecek olan laboratuvardan 30 dönüm üstü arazi sahipleri de faydalanabilecek. Laboratuvar, üreticilerin ürün verimliliğini artırmasını, ekonomik bir tarım yapmasını hedefliyor. “Çiftçimiz Bilimle Buluşuyor, Bilinçli Üretim Başlıyor” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Salihli, Manisa’mızın en nadide köşelerinden biri. 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra merhum Ferdi Başkanımızla başlattığımız bu kıymetli vizyonu, Mazlum Başkanımız ve Cem Başkanımızla omuz omuza vererek kararlılıkla sürdürüyoruz. Laboratuvarımız eksiklerini tamamlayıp modern bir yapıya kavuşturduk. Amacımız çok net: Manisa’nın her bir çiftçisine, her bir üreticisine omuz vermek. Yaprak, toprak, ve su analizi yapabilen bu merkez, özellikle 30 dönüm altı arazisi olan küçük üreticimiz için büyük bir kazanç. Bölgedeki tüm üreticilerimiz, cüzi bir ücretle analizlerini yaptırarak topraklarını daha iyi tanıyacak. Böylece daha ekonomik, daha verimli ve bilinçli bir üretim modeline geçiş yapacağız. El birliğiyle çiftçimizi hak ettiği daha ileri noktaya taşıyacağız” dedi. “Üretim Olmazsa Türkiye’nin Geleceği Olmaz” Manisa'nın bereketli ovalarıyla Türkiye’nin tarımsal kalbi olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, “Bizim görevimiz, bu kalbin her zaman güçlü atmasını sağlamak. Bu kırsal kalkınma hamlesini sadece Salihli ile sınırlandırmıyor; Akhisar ve Demirci Ziraat Odalarımızdan gelen taleplerle birlikte tüm ilçelerimize yayıyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman üreticimizin arkasındayız. Çok iyi biliyoruz ki; tarlada, bahçede, serada üretim olmazsa Türkiye’nin geleceği olmaz. Bu bilinçle, her bir ilçemizde tarımı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. “Zor Durumdaki Üreticiye Can Suyu Oluyoruz” Başkan Dutlulu sözlerini şöyle tamamladı; “Bugün çiftçimiz maliyet artışları, düşük alım fiyatları ve aracıların yarattığı haksız piyasa koşullarıyla boğuşuyor. Bunun üzerine bir de su kaynaklarımızın yönetimi ekleniyor. Son dönemdeki yağmurlar bizi yanıltmamalı; su, geleceğimizin en stratejik meselesidir. Manisa’daki çiftçimizin suya ulaşımını kolaylaştırmak için sulama kooperatiflerimize verdiğimiz desteği artırdık. Şimdi ise bir adım daha ileri giderek, %100 hibeli kapalı sistem damlama sulama borusu desteğimizi başlatıyoruz. Küçük ve orta ölçekli üreticimizi korumak, toprağına sahip çıkmak zorundayız. Başvurularımız başladı; tüm çiftçilerimizi bu can suyu niteliğindeki projeye davet ediyorum.” “Tarımı, Bilimle Buluşturmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz” Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, kendisinin de tarımla uğraştığını belirterek, “Tarımı, bilimle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanım, Ziraat Odası Başkanımı saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Hayırlı, uğurlu olsun” dedi. “Başkanımızın Maddi Manevi Desteği Oldu” Projenin merhum başkan Ferdi Zeyrek zamanında başladığını hatırlatan Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, Ferdi başkanın odayı ziyaret ettiğini, odanın gücü olmadığından dolayı, toprağın verimliliğini artırmak amacıyla kendisinden Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı kurulmasını istediklerini hatırlattı. Oda Başkanı Yalvaç, “Topraktan daha iyi verim alalım diye Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı yapalım diye karar verdi. Birçok ülkeden malzeme geldi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu da bize maddi ve manevi destek oldu. Tarımın üretimin çok zor olduğu bu dönemde, mazot fiyatlarının, gübre fiyatlarının, ilaç fiyatlarının en çok arttığı dönemde çok zor durumda olan çiftçimizin yanında olmaya devam edeceklerdir” dedi.

Gaziantep Büyükşehir'den Nizip’e Örnek Tarımsal Destekler Haber

Gaziantep Büyükşehir'den Nizip’e Örnek Tarımsal Destekler

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Nizip ilçesinde bitkisel ve hayvansal üretimi güçlendirmek amacıyla binlerce çiftçiye; Türkiye’de ilk niteliği taşıyan mazot desteğinden tohum ve fide dağıtımına, gübreden ekipmana, yemden pazarlama desteğine kadar uzanan geniş kapsamlı katkılar sundu. Gaziantep’te üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve çiftçiyi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde olduğu gibi Nizip ilçesinde de binlerce üreticiye doğrudan ulaşan destek programlarını hayata geçirdi. Tarım ve hayvancılığın her alanına dokunan uygulamalar sayesinde hem verimlilik artırıldı hem de üreticinin mali yükü önemli ölçüde hafifletildi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılığın tüm alanlarında üreticinin yanında olmayı sürdürerek kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi ve kentin üretim potansiyelini sürdürülebilir biçimde artırmayı hedefliyor. NİZİP ÇİFTÇİSİNE YAKLAŞIK 3,5 MİLYON LİTRE MAZOT DESTEĞİ Çiftçiler için tarımdaki en büyük gider kalemlerinden biri olan yakıt maliyetlerini düşürmek ve üretime katkı sağlamak amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 2022 yılında başlatılan mazot desteği artarak sürüyor. Nizip’te ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere yönelik gerçekleştirilen mazot dağıtımı kapsamında, toplam 23 bin 961 çiftçiye 3 milyon 413 bin 661 litre mazot ulaştırıldı. SULAMA KANALLARIYLA TARLALARA CAN GELİYOR Tarımsal altyapıyı güçlendirmeye yönelik yatırımlarını sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Devlet Su İşleri (DSİ) iş birliğinde Nizip ilçesinde Yer Üstü Sulama (YÜS) projeleri kapsamında kırsal mahallelerde yoğun bir çalışma yürüttü. İlk etapta Adaklı Mahallesi’nde 900 metre, Salkım Mahallesi’nde 2 bin 170 metre ve Gülkaya Mahallesi’nde 1.535 metre olmak üzere toplam 4 bin 605 metre yer üstü sulama kanalı tamamlandı. Böylece üreticilerin suya erişimi kolaylaştırılarak tarımsal verimliliğin artırılması hedeflendi. Devam eden çalışmalar kapsamında ise ilçede çok daha geniş bir hat hizmete alındı. Adaklı’da 4 bin 300 metre, Salkım’da 3 bin metre, Uluyatır’da 5 bin 881 metre, Sekili’de 6 bin 264 metre, Bahçeli’de 3 bin 600 metre ve Akçakent’te 655 metre olmak üzere toplam 23 bin 700 metre yer üstü sulama kanalı tamamlandı. Böylece iki etapta hayata geçirilen çalışmalar sonucunda, Nizip genelinde toplam 28 bin 305 metre yer üstü sulama kanalı üreticilerin kullanımına sunulmuş oldu. BİTKİSEL ÜRETİM İÇİN DEV DESTEKLER Bitkisel üretimi desteklemek amacıyla yüzlerce çiftçiye sertifikalı tohum desteği sağlandı. Bu kapsamda 738 çiftçiye 366 ton sertifikalı buğday ve arpa dağıtılırken; 2022 yılında ise 136 çiftçiye 103 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu ulaştırıldı. Ayrıca fiğ, mısır ve arı otu tohumlukları üreticilere teslim edilerek alternatif ürün çeşitliliği artırıldı. Fıstık üreticilerine yönelik 35 ton gübre desteği sağlanarak toprak verimliliği güçlendirilirken, zararlılarla mücadele kapsamında binlerce feromon tuzak dağıtıldı. Zeytin ve antepfıstığı üreticileri de destek programlarından önemli ölçüde faydalandı. Zeytin fidanı ve taşıma kasası dağıtımı gerçekleştirilirken, antepfıstığında verimi artırmak amacıyla erkek fidan desteği sağlandı ve 23 çiftçinin 205 ağacında erkek aşılama çalışması yapıldı. Antep fıstığı ağaçlarında 2021 yılında yoğun olarak görülen fitoplazma kaynaklı sararma ve kuruma sorununa karşı ise üreticilere bitki besin paketleri dağıtılarak sürdürülebilir verimlilik hedeflendi. Sebze üretimini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında binlerce biber, patlıcan ve domates fidesi çiftçilere ulaştırıldı. Özellikle bölgeye özgü Nizip Beyaz Patlıcan fidesinin dağıtımıyla yerel çeşitlerin korunması ve yaygınlaştırılması amaçlandı. Nizip Semt Pazarı’nda vatandaşlara 5 bin adet saksıda süs biberi fidanı dağıtılarak hem üretime hem de kent estetiğine katkı sağlandı. Nizip ilçesinde çiftçilerin hizmetine sunulan dal öğütme makinesiyle tarımsal atıkların değerlendirilmesi sağlanırken, “Zeytinyağı Üretiminde Kalite ve Verimliliğin Artırılması Projesi” Gaziantep Ticaret Odası iş birliğiyle sürdürülerek zeytinyağı üretiminde kalite standartlarının yükseltilmesi hedeflendi. Hasat ve pazarlama sürecinde de üretici yalnız bırakılmadı. 2 bin çiftçiye toplam 40 bin adet hasat kasası dağıtılarak ürün kayıplarının önüne geçilmesi amaçlandı. Ayrıca Gaziantep ÇKS’ye kayıtlı üreticilerden piyasa koşullarında oluşabilecek düşük fiyatlara karşı koruma sağlamak amacıyla 82 bin 910 kilogram Boz Kavlak fıstık alımı gerçekleştirildi. HAYVANSAL ÜRETİMDE MODERN DESTEKLER Hayvansal üretim alanında da önemli destekler sağlandı. Büyükşehir Belediyesi’nin TÜRKVET Kayıt Sistemi kapsamında, Nizip ilçesindeki büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiricilerine toplam 753 bin 750 kilogram yem dağıtılarak 1.499 yetiştiriciye ulaşıldı. Nizip Dayıdağı ve Tatlıcak mahallelerindeki meralarda bulunan güneş panelli hayvan içme suyu kuyularının tadilat ve bakımları yapılarak üreticilerin hizmetine sunuldu.

Bakan Yumaklı Sakaryabaşı'nda İncelemelerde Bulundu Haber

Bakan Yumaklı Sakaryabaşı'nda İncelemelerde Bulundu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bir dizi inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir'e geldi. Bakan Yumaklı Eskişehir ziyaretinde ilk olarak, Sakarya Nehri'nin kaynaklarından, Eskişehir'in Çifteler ilçesindeki Sakaryabaşı Kaynak Koruma ve Mesire Havuzu Rehabilitasyon Projesi'nde incelemelerde bulundu. Bakan Yumaklı, projeyi inceledikten sonra yaptığı açıklamada, su konusunun çok önemli olduğunu, özellikle 2023 yılından beri bu konunun çeşitli vesilelerle konuşulduğunu ve yaşandığını söyledi. Son 23 yılda bugünkü rakamlarla 4,7 trilyon lira bedelli 11 binin üzerinde su ve sulama tesisi, baraj ve suyla alakalı yatırım yapıldığını belirten Yumaklı, bu yıl da 300 tesisin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) tamamlamasıyla vatandaşların hizmetine sunulacağını aktardı. Yumaklı, Eskişehir'e de son 23 yılda 34 milyar liralık su ve sulama yatırımı yapıldığını belirterek, 172 tesisin de vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti. Sakarya Nehri'nin başlangıç noktası olan Sakaryabaşı'nın nehrin can damarlarından biri olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Buradaki su akışı, hem iklim değişikliğinin etkisi ama maalesef ki belediyenin bu sit alanında herhangi bir şekilde izin almaması ve hatta herhangi bir mühendislik hususunu gözetmemesiyle birlikte kurumuştu. Arkadaşlarımız bununla ilgili çalışmaları başlattılar. Özellikle vekillerimiz, il başkanımız, valimiz, yani Eskişehir ile ilgili derdi olan kimler varsa bu konunun halledilmesiyle ilgili hep birlikte çaba gösterdik. Arkadaşlarımız, DSİ, bu çalışmanın sonuçlarını, meyvelerini şu anda arkamızda gördüğünüz şekilde Sakarya Nehri'nin çıkış noktasını tekrar eski haline getirmiş oldular. Diliyorum inşallah bir daha böyle bir şey yaşamamış oluruz. Zaten o izinsiz yapılan işlemlerle ilgili de gerekli hukuki süreçler yürüyecek." ESKİŞEHİR'DE BU YIL 5 MİLYON 26 FİDAN TOPRAKLA BULUŞACAK Bakan Yumaklı, Eskişehir'deki yatırımlara değinerek, şunları kaydetti: "2 milyar lira maliyetli İlyaspaşa Sulaması'nı inşallah 44 bin dekarlık bir alanı sulayacak bir yatırımı, bu yıl tamamlamış olacağız. Yerleşim yerlerini taşkınlardan koruyacak 3 yatırımı, bu yıl hizmete almış olacağız. Eskişehir'e içme ve sulama suyu sağlayan Karacaşehir regülatörünün yapımını da önümüzdeki yıl tamamlamış olacağız. Herkesin uzunca bir süredir beklediği Alpagut Göleti'ni de inşallah önümüzdeki yıl vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız. Bunlar değil sadece. Biz, 2026 yılındayız. Eskişehir'in plakası 26. dolayısıyla Eskişehir, 2026'yı plaka yılı olarak görüyor. Biz de bu manada özellikle 2026'da 5 milyon 26 fidanı toprakla buluşturarak yeşil vatana bir katkı da Eskişehir'den yapmış olacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.