Hava Durumu

#Sulama

Kırsal Haber - Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ladik Fasulyesinde Hasat Dönemi Haber

Ladik Fasulyesinde Hasat Dönemi

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle üretimi sürdürülen Ladik fasulyesinde hasat başladı. Vatandaşların tarladaki mesaisi yoğun bir şekilde sürerken, üreticiler Büyükşehir’in satın alma garantisi ile satış ve pazar kaygısı yaşamadan ürünlerini topluyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Ladik fasulyesinde bugün yaşanan hasat heyecanı da üreticimize verdiğimiz desteğin sahadaki en güzel karşılıklarından biri. Hasadımızın üreticilerimize bereket, kazanç ve hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum” dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile isminden daha fazla söz ettirmeye başlayan Ladik fasulyesinde hasat dönemi başladı. Tarlaya giren üreticiler ürünlerini binbir emekle topluyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan hasat akşama kadar devam ediyor. Tek tek toplanan ürünler ardından kurutulmaya bırakılıyor. Sulama desteğinden satın alma garantisine üretim sezonu boyunca üreticilerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi onların hasat heyecanına da ortak oluyor. Üreticinin emeği güvence altında Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin “Sözleşmeli Tarım Modeli ve Ladik Fasulyesi Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi” ile üreticinin emeği güvence altına alınırken Samsun’un yöresel tarım değerlerinden biri olan Ladik fasulyesinin üretiminin yaygınlaştırılmasına da katkı sunuluyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri üretim sezonu boyunca olduğu gibi hasat sürecinde de sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Üreticilerle yapılan sözleşmeler kapsamında ürünlere satın alma garantisi sunulması, çiftçinin hasat döneminde pazar arayışıyla karşı karşıya kalmasının önüne geçiyor. Sezon başında alım güvencesi ile tohumu toprakla buluşturan üretici, ürün hasadını da aynı güvenle gerçekleştiriyor. “Bu güvenin üretim isteğini güçlendirdiğine inanıyoruz” Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmayı güçlendirecek proje ve hizmetler üretirken üreticimizin ihtiyacını sahada görerek şekillendiriyoruz. Bazen bu ihtiyaç sulama oluyor, bazen tohum bazen pazar… Çiftçimizin, üreticimizin üretimde önlerini açmak, işlerini kolaylaştırmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ladik fasulyesinde uyguladığımız model de bu çalışmalardan yalnızca biri. Üreticimiz tarlasını ekerken de yalnız olmadığını biliyor, hasat zamanı geldiğinde de yalnız olmadığını biliyor. Üreticimizin sulama imkânlarını güçlendirdik, üretim sürecinde yanında olduk ve ürününü satma kaygısı yaşamaması için satın alma garantisi sunduk. Bu güvenin üretim isteğini güçlendirdiğine inanıyoruz. Ladik fasulyesinde bugün yaşanan hasat heyecanı da üreticimize verdiğimiz desteğin sahadaki en güzel karşılıklarından biri. Hasadımızın üreticilerimize bereket, kazanç ve hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum. Üreten her çiftçimizin yanında olmaya, kırsal kalkınmayı güçlendiren projelerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Ağustos Yağışları Son 66 Yılın En Yüksek Seviyesinde Haber

Ağustos Yağışları Son 66 Yılın En Yüksek Seviyesinde

Türkiye genelinde 2026 yılı Ağustos ayında ortalama 16,2 milimetre yağış kaydedildi. Ağustos ayı yağışları, 1991-2020 dönemi normalinin yüzde 10 üzerinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 100’den fazla artış gösterdi. 2026 su yılı yağışları ise 11 aylık dönemde son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistikleri: Ağustos 2026” bülteninde, Türkiye'nin iklim, yağış, fenolojik durum ve sulama koşullarına ilişkin güncel veriler paylaşıldı. Ağustos Yağışları Normali Aştı Bültende yer alan verilere göre Türkiye genelinde 2026 yılı Ağustos ayında ortalama 16,2 milimetre yağış kaydedildi. Ağustos ayı yağış normali 14,8 milimetre olurken, 2025 yılının aynı ayında ölçülen yağış miktarı 7,9 milimetre olarak gerçekleşti. Buna göre Ağustos ayı yağışları, uzun yıllar normaline göre yüzde 10 artarken, geçen yılın Ağustos ayına kıyasla yüzde 100’den fazla artış gösterdi. 2026 Su Yılı Yağışları Son 66 Yılın En Yüksek Seviyesinde 1 Ekim 2025-31 Ağustos 2026 dönemini kapsayan 11 aylık 2026 su yılı yağışları da dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Türkiye genelinde 2026 su yılında ortalama 709,2 milimetre yağış kaydedilirken, 11 aylık dönemdeki yağış miktarı son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Söz konusu dönemde yağışlar hem uzun yıllar normalinin hem de geçen yılın aynı dönemindeki yağış miktarının üzerinde gerçekleşti. Tarımsal Üretimde Olumlu Dönem Bakanlık değerlendirmesine göre 2025-2026 tarım yılının Ağustos ayı itibarıyla tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir dönem yaşanıyor. Türkiye genelinde yaygın bir kuraklık riski bulunmazken, bazı bölgelerde aşırı yağışlara bağlı su yönetimi sorunları ile lokal hastalık ve zararlı risklerinin takip edilmesi gerekiyor. Özellikle mantari hastalıklar ve zararlı baskısının tarımsal üretim açısından izlenmeye devam edildiği belirtiliyor. İklim, Fenoloji ve Sulama Verileri Düzenli Olarak İzleniyor Tarım ve Orman Bakanlığı, sektörün şeffaflığına katkı sağlamak ve kamuoyunu güncel verilerle bilgilendirmek amacıyla farklı konularda periyodik istatistik bültenleri yayımlıyor. Ağustos 2026 bülteninde iklim, fenolojik durum ve sulama izleme istatistiklerinin yanı sıra yayımlanan verilere ilişkin ilave tablo ve metaveri dosyaları da kamuoyuyla paylaşıldı. “İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistikleri: Ağustos 2026” bültenine Tarım ve Orman Bakanlığı İstatistik Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabiliyor.

Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor Haber

Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, 2026-2027 şeker pancarı tesellüm kampanyasının başlamasıyla birlikte çiftçilerin yaşadığı girdi maliyeti sorunlarına dikkat çekti ve açıklanacak taban fiyat için adil bir denge çağrısında bulundu. ​Kampanya Başladı, Gözler Açıklanacak Fiyatta ​Şehirde bin bir emekle yetiştirilen şeker pancarında 2026-2027 Tesellüm Kampanyası, 18 Eylül 2026 Cuma günü itibarıyla resmi olarak başladı. Hasat heyecanının yaşandığı bu dönemde üreticilerin gözü ve kulağı, yakın zamanda açıklanacak olan şeker pancarı alım fiyatına çevrilmiş durumda. ​"Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor" ​Üreticilerin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunun artan üretim maliyetleri olduğunu belirten Erhan Erden, mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, işçilik ve bakım masraflarındaki ciddi artışlara dikkat çekti. Erden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Şehrimizde bin bir emekle yetiştirilen şeker pancarında 2026-2027 Tesellüm Kampanyası, 18 Eylül 2026 Cuma günü başladı. Üreticimizin gözü ve kulağı ise açıklanacak şeker pancarı fiyatındadır. Ancak bugün çiftçimizin en büyük sorunu, artan üretim maliyetleridir. Mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, işçilik, bakım ve diğer girdi maliyetlerinde yaşanan ciddi artışlar, pancar üreticimizin üzerindeki yükü her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır. Çiftçimiz tarlasını ekerken, sularken, bakımını yaparken ve hasat ederken bu maliyet artışlarını bizzat yaşamaktadır. Üretim maliyetleri sürekli yükselirken açıklanacak pancar fiyatının bu gerçeklikten uzak kalması, üreticimizi sürdürülemez bir noktaya taşıyacaktır. Üretimin devamlılığı için öncelikle üreticinin ayakta kalması gerekmektedir. Bu nedenle şeker pancarı taban fiyatı belirlenirken yalnızca geçmiş dönem fiyatları değil; bugünün gerçek üretim maliyetleri, artan girdi fiyatları, çiftçimizin emeği ve alın teri ile üretimin sürdürülebilirliği mutlaka dikkate alınmalıdır. Beklentimiz; artan maliyetleri karşılayan, çiftçimize gerçek anlamda kazandıran, emeğinin hakkını veren ve gelecek yıl da üretmeye devam etmesini sağlayabilecek adil ve sürdürülebilir bir fiyatın açıklanmasıdır."

2026 Şeker Pancarı Fiyatı İçin 4.500 TL Talebi Haber

2026 Şeker Pancarı Fiyatı İçin 4.500 TL Talebi

S.S. Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Halil Ünal, artan üretim maliyetlerine dikkat çekerek 2026 yılı şeker pancarı taban fiyatının ton başına en az 4.500 TL olarak açıklanmasını talep etti. S.S. Eskişehir ve Civarı Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Halil Ünal, yeni şeker pancarı üretim sezonu dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, artan girdi maliyetlerinin pancar üreticisi üzerindeki yükünü gündeme taşıdı. Kooperatifin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda Ünal, bölge tarımı ve yerel ekonomi açısından şeker fabrikasının önemine dikkat çekerek yeni üretim sezonunun üreticiler, fabrika çalışanları ve bölge için hayırlı ve bereketli olmasını diledi. Pancar Üretim Maliyetlerine Dikkat Çekildi Paylaşımda son dönemde gübre, mazot, elektrik, sulama ve işçilik giderlerinde yaşanan artışların şeker pancarı üretim maliyetlerini önemli ölçüde yükselttiği belirtildi. Kooperatif tarafından gerçekleştirilen saha çalışmaları ve maliyet analizlerine göre, 1 ton şeker pancarının dekara maliyetinin bugün itibarıyla yaklaşık 4.000 TL seviyesine ulaştığı ifade edildi. 2026 Şeker Pancarı Taban Fiyatı İçin 4.500 TL Talebi Halil Ünal, üreticilerin emeğinin karşılığını alabilmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi amacıyla 2026 yılı şeker pancarı taban fiyatına ilişkin taleplerini de açıkladı. Ünal, 2026 yılı şeker pancarı taban fiyatının ton başına en az 4.500 TL olarak belirlenmesini talep etti. Yeni üretim sezonunun kazasız ve bol kazançlı geçmesini temenni eden Ünal, tüm kooperatif ortakları ile şeker fabrikası çalışanlarına başarılar diledi.

BAÇEM’in Bahçıvanlık Kursu Türkiye Çapında İlgi Gördü Haber

BAÇEM’in Bahçıvanlık Kursu Türkiye Çapında İlgi Gördü

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) tarafından altıncısı düzenlenen Uygulamalı Bahçıvanlık Kursu, Türkiye’nin dört bir yanından yoğun ilgi gördü. 14 şehirden başvuruların alındığı eğitim programında kursiyerler, bahçeciliğin temel unsurlarını teorik ve uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) tarımsal üretim, bahçecilik ve sürdürülebilir peyzaj alanlarında düzenlediği eğitimlerle sektöre nitelikli bahçıvanlar kazandırıyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen VI. Uygulamalı Bahçıvanlık Kursu, yalnızca Balıkesir’den değil Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen katılımcıları bir araya getirdi. Beş gün süren eğitim programında kursiyerlere; bitki bilgisi, toprak hazırlığı, drenaj, dikim teknikleri, bitkilerin bahçede kullanımı, budama, bitki üretim teknikleri, sulama, bitki bakımı, kompost hazırlama, tohum ekimi ve çelik alma gibi pek çok konuda kapsamlı eğitim verildi. TOPRAKTAN SOFRAYA SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM UYGULAMALARI ANLATILDI Beş günlük eğitim programında bitkinin bölümleri, ağaçların seçimi ve bakımı gibi temel konuların yanı sıra sürdürülebilir peyzaj uygulamaları da ele alındı. Kursiyerlere otsu ve odunsu bitkilerin bahçelerde kullanımı, çiçek seçimi ile çalı ve ağaçların seçimi ve bakımı konusunda hem teorik hem de uygulamalı bilgiler aktarıldı. Çim alanların yapımı ve bakımı, bahçelerin kışa hazırlanması, havai köklendirme, iç ve dış mekân bitki bakımı, mevsimlik sebze üretimi ve yükseltilmiş sebze yatağı yapımı da uygulamalı eğitimlerin konuları arasında yer aldı. Kurs programında teorik eğitimlerin yanı sıra üretim alanlarına yönelik saha çalışmaları ve üretici ziyaretleri de gerçekleştirildi. ÜRETİCİ ZİYARETLERİ İLE SAHADAKİ UYGULAMALAR İNCELENDİ BAÇEM’de düzenlenen eğitim kapsamında farklı üretim alanlarını ziyaret eden kursiyerler, bahçecilik ve bitkisel üretim alanındaki uygulamaları yerinde inceleme fırsatı buldu. Farklı üretim ve bahçecilik uygulamalarını yakından gören kursiyerler; botanik bilgisi, tohum ekimi ve çelik alma ile bitki doku kültürü yöntemiyle üretim konularında eğitimlerle bilgilerini pekiştirdi. SÜRDÜRÜLEBİLİR VE EKOLOJİK BAHÇECİLİK YAKLAŞIMI TANITILDI Kursun son gününde “Toprağı Kazmadan Bahçecilik ve Sebze Bostanı Yapımı” konusu ele alınarak sürdürülebilir bahçecilik yaklaşımı uygulamalı olarak işlendi. Sürdürülebilir peyzajda tasarım stratejileri ile bahçe tasarımında işlevsel ve estetik çözümler üzerine eğitimler verildi. BAÇEM tarafından düzenlenen uygulamalı eğitimlerle katılımcıların bahçecilik, bitki yetiştiriciliği ve sürdürülebilir peyzaj alanlarında bilgi ve uygulama becerilerinin geliştirilmesine katkı sunuldu. Beş gün süren eğitim programının sonunda kursiyerlere katılım belgeleri takdim edildi.

Temmuz Ayı İklim, Fenolojik Durum ve Sulama Bülteni Yayınlandı Haber

Temmuz Ayı İklim, Fenolojik Durum ve Sulama Bülteni Yayınlandı

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin “İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme” istatistik bültenini yayımladı. Bültende yer alan değerlendirmelere göre, 2025-2026 tarım sezonunda Temmuz ayı itibarıyla Türkiye genelinde tarımsal üretim açısından olumlu ve dengeli bir dönem yaşanıyor. Mevcut koşulların tarımsal üretim açısından verim potansiyelini de desteklediği belirtiliyor. Temmuz 2026’da yağışlar, uzun yıllar normallerine göre yüzde 18, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 92 arttı. Yağışlardaki artışın ülke genelinde toprak nemini yükselterek bitki gelişimini desteklediği değerlendirildi. Sulama amaçlı barajlarda da olumlu bir tablo ortaya çıktı. Temmuz ayı itibarıyla sulama amaçlı barajların doluluk oranı yüzde 72,6 seviyesine ulaşırken, bu seviyenin önceki yıla göre su kaynakları açısından daha güçlü bir duruma işaret ettiği kaydedildi. Bültende, Türkiye genelinde yaygın bir kuraklık riskinin bulunmadığı değerlendirilirken, bazı bölgelerde aşırı yağışlara bağlı su yönetimi sorunlarına dikkat çekildi. Bunun yanı sıra aşırı yağış ve uygun nem koşullarına bağlı olarak lokal hastalık risklerinin de izlenmesi gerektiği belirtildi. Özellikle mantari hastalıklar ve zararlı baskısının bazı bölgelerde takip edilmesinin önem taşıdığı ifade edildi. Bölgesel değerlendirmelerin de yer aldığı bültende, 2025-2026 tarım sezonunun Temmuz ayı itibarıyla genel görünümünün tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek olduğu ortaya konuldu. 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin “İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme” istatistik bülteninin tamamına Tarım ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesindeki bu bağlantıdan ulaşılabiliyor.

"Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri" Projesi Hayata Geçti Haber

"Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri" Projesi Hayata Geçti

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel üreticileri ve çiftçileri desteklemek amacıyla "Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri" projesini hayata geçirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin seçim vaatleri arasında yer alan projenin pilot uygulaması Sarıcakaya, Alpu ve Çifteler ilçelerinde başlatıldı. Erken Uyarı İle Doğal Afet ve Hastalıklara Karşı Önlem Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında kurulan meteorolojik istasyonlar ve kameralar aracılığıyla hava durumu, yağış, rüzgâr ve dolu riski ile toprak nemi ve sıcaklığı gibi tarımsal üretim açısından önem taşıyan veriler anlık olarak takip ediliyor. Sistem üzerinden yetkili ziraat mühendisleri tarafından istasyonlardan elde edilen veriler ve kamera görüntüleri günlük olarak kontrol edilmekte, tarım arazilerinde hastalık ve zararlı oluşumuna yönelik gözlemler gerçekleştirilmektedir. Yapılan kontroller sonucunda hastalık veya zararlı tespit edilmesi ya da risk oluşması durumunda, üreticilerin kolaylıkla anlayabileceği sade uarı mesajları hazırlanıyor. Hazırlanan uyarı ve bilgilendirmeler ilgili Ziraat Odaları ile SMS yoluyla paylaşılmakta, Ziraat Odaları tarafından da kendi kayıtlarında bulunan üreticilere iletilmektedir. Bu sistem sayesinde üreticilerin; tarımsal üretimi tehdit edebilecek hastalık ve zararlılar konusunda zamanında bilgilendirilmesi ve gerekli önlemleri erken dönemde alarak ürün kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Üreticilerden Tam Not Sistemin tarlalara kurulması ve kullanıma sunulmasıyla ilgili memnuniyetlerini dile getiren bölge üreticileri ve temsilcileri projenin önemine dikkat çekti: Eskişehir Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Necat Yatır: Kentte mısır, pancar ve patates gibi ürünlerin yoğun olarak ekildiğini belirterek bu sistem sayesinde hastalıkların önceden tespit edilip zamanında mücadele edileceğini söyledi. Yatır; kayıtlı 2 bin 200 üyeden en az bin 500'ünün bu hizmetten doğrudan faydalanacağını ifade ederek Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Abbas Halim Paşa Mahallesi Muhtarı Mehmet Gücen: Çiftçilerin don, sel felaketi, yağış ve çevre hastalıklardan önceden haberdar olarak tedbir alabileceğini, hava durumuna göre gübreleme yapabileceğini belirterek memnuniyetini dile getirdi. Bölge Çiftçileri: Gübreleme, sulama ve ilaçlama zamanları konusunda tereddüt yaşadıklarını ancak cep telefonlarına gelen erken uyarı mesajları ve mobil uygulama takibi sayesinde artık tarlalarını daha verimli ve bilinçli bir şekilde yönetebildiklerini aktardılar. Çiftçilere Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sisteminin hayırlı olmasını dileyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de şu ifadeleri kullandı: “Hayata geçirdiğimiz Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi, çiftçilerimizin emeğini ve ürünlerini korumak adına çok kıymetli bir adım. Hava durumu, yağış, don, dolu riski, toprak nemi ve sıcaklığı gibi birçok verinin anlık olarak takip edilmesi; hastalık ve zararlılara karşı üreticimizin zamanında bilgilendirilmesi, daha bilinçli, daha verimli ve daha güvenli bir tarım için önemli bir katkı sağlayacaktır. Çiftçimizin tarlasındaki emeğinin ziyan olmaması, doğru zamanda sulama, gübreleme ve ilaçlama yapabilmesi hepimizin ortak temennisidir. Hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir üretim sezonu diliyorum.” Başvurular İnternet Üzerinden Yapılıyor Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri hizmetinden yararlanmak isteyen çiftçiler, basvuru.eskisehir.bel.tr adresi üzerinden başvurularını gerçekleştirebilirler. Ayrıca diğer kırsal ilçelerde de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından "Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri" projesinin çalışmaları devam edecektir.

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” Haber

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde mısır hasadının başlamasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) henüz alım fiyatı açıklamamasını eleştirdi. Belirsizliğin tüccarın fiyatları düşük tutmasına yol açtığını belirten Gürer, üreticinin mağdur olmaması için kilogram fiyatının en az 17 lira olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. ​TMO Fiyat Açıklamadı, Tüccar Piyasayı Düşük Tutuyor ​Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hasadın başlamasıyla birlikte üreticilerin gözünü TMO’ya çevirdiğini ancak kurumun henüz fiyat duyurusu yapmamasının piyasada belirsizlik yarattığını ifade etti. ​TMO'nun sessizliğinin tüccarlar tarafından fırsata çevrildiğini belirten Gürer, fiyatların düşük tutulduğunu vurguladı. Gürer çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi için TMO alım fiyatının derhal kamuoyuna duyurulması gerektiği dile getirdi. ​“Mısırın Kilogram Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” ​Gübre, mazot, ilaç, tohum ve sulama giderlerindeki aşırı artışların çiftçiyi omuzlayamayacağı bir noktaya getirdiğine dikkat çeken CHP’li Gürer, artan maliyetler ve makul kâr beklentisinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti: ​"Çiftçimiz yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ediyor. TMO, üreticinin belini büken bu maliyetleri dikkate alarak mısır alım fiyatını kilogram başına en az 17 lira olarak açıklamalıdır." ​Türkiye’de Mısır Üretimi Var, İthalat Baskısı Devam Ediyor ​Mısırın tanelik, yağlık ve yemlik olarak kritik bir stratejik ürün olduğuna işaret eden Ömer Fethi Gürer, yerli üretime rağmen ithalat bağımlılığının sürdüğünü kaydetti. TÜİK verilerine göre bu yıl yaklaşık 8 milyon tonluk mısır üretimi öngörülmesine karşın, yaklaşık 3 milyon tonluk ithalat beklentisi bulunuyor. 2024-2025 döneminde mısır ithalatının 5,5 milyon tona kadar yükseldiği hatırlatılarak, yerli üreticinin desteklenmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. ​“Yanlış Politikalar Üreticiyi Tarımdan Uzaklaştırıyor” ​Uygulanan yanlış fiyat politikalarının üreticiyi topraktan ve üretimden soğuttuğunu belirten Gürer, sözlerini şu uyarılarla tamamladı: ​"Açığın oluşmaması için çiftçinin refahını sağlayacak bir alım fiyatı esas alınmalıdır. Üreticiler bu anlamda acil fiyat beklemektedir. Düşük alım fiyatları, üreticinin o üründen hızla uzaklaşmasına neden olmaktadır."

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!" Haber

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazar yerinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik tabloyu değerlendirdi. Gürer, "Mazota gelen her artış nakliyeyi, nakliye ise tezgahı vuruyor; pazarda artık tat tuz kalmadı" dedi. ​Türkiye’de artan üretim maliyetleri ve hayat pahalılığı pazar tezgahlarına rekor zamlar olarak yansıyor. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gerçekleştirdiği pazar ziyaretinde üreticiden tüketiciye kadar her kesimin yaşadığı mağduriyeti yerinde inceledi. ​Biber ve Domates Fiyatları Uçuşa Geçti ​Pazardaki fiyat artışlarının çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, özellikle kış sebzelerindeki fiyat farklarına dikkat çekti. Gürer, "Geçen yıl 50 lira olan kıl biber bu yıl 100 lira. Yazın tarlada 3 liraya satılamayan Kapya biber ise şu an tezgahta 120 lira. Bu sürdürülebilir bir sistem değil" ifadelerini kullandı. ​"Nakliye ve Girdi Maliyetleri Bel Büküyor" ​Ürünlerin büyük bir kısmının Antalya, Mersin ve Adana gibi şehirlerden geldiğini hatırlatan Gürer, fiyat artışının temel nedenlerini şöyle sıraladı: ​Akaryakıt Zamları: Mazot fiyatlarındaki her artış, ürünün kilosuna doğrudan 10 TL nakliye maliyeti biniyor. ​Poşet ve Giderler: Bir kilo poşetin fiyatı 125 liraya ulaştı; tanesi 50 kuruşa gelen poşet bile esnaf için ciddi bir yük. ​Gübre ve İlaç: Üreticinin gübre, ilaç ve sulama elektriği maliyetleri katlanırken, çiftçi önümüzdeki sezon nasıl üretim yapacağını düşünüyor. ​Pazarcı Esnafı: "İşgaliye ve Masraflar Bizi Bitirdi" ​Ziyaret sırasında dert yanan pazarcı esnafı, sadece ürün fiyatlarından değil, belediyenin uyguladığı yeni harçlardan da şikayetçi. Esnaf, belediyenin kendilerine danışmadan günlük işgaliye ücretini yıllığa çevirdiğini ve açılmayan tezgahlar için bile yüksek çevre temizlik vergisi talep edildiğini belirtti. ​Bir esnaf yaşadıkları durumu şu sözlerle özetledi: "Antalya’dan 150 liraya gelen biberi 10 lira kârla satmaya çalışıyoruz. Para kazanmak için değil, sadece tezgahımız açık kalsın diye uğraşıyoruz." ​"Vatandaşın Alım Gücü Tükendi" ​Vatandaşların pazara gelse dahi fileyi dolduramadığını ifade eden Gürer, marulun bile geçen yıla göre %100 zamlanarak 70 liraya çıktığını vurguladı. Vatandaşın gelirinin giderleri karşılamadığını belirten Gürer, "Pazarın tadı tuzu kaçmış durumda. Müşteri sayısı sınırlı, gelen de ancak tadımlık alabiliyor" dedi. ​"Tarım Politikası Acilen Değişmeli" ​Gürer, çözümün üretim maliyetlerini düşürecek bütüncül bir tarım politikasından geçtiğini söyledi. Gübre ve mazot desteği sağlanmadığı sürece fiyatların düşmesinin imkansız olduğunu belirterek, "Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalıya aldığı bir düzen halkı mağdur etmeye devam edecektir" uyarısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.