Hava Durumu

#Sürdürülebilir Kalkınma

Kırsal Haber - Sürdürülebilir Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşil Dönüşüm Mercek Altında Haber

Yeşil Dönüşüm Mercek Altında

Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde hazırlanan “Türk Ekonomileri 2025 Yılı Raporu” yayımlandı. “Yeşil Ekonomiye Geçiş” temasıyla hazırlanan raporda, Türk dünyasının yeşil enerji, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi alanındaki potansiyeli ele alındı. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde yürütülen ortak çalışmalar kapsamında hazırlanan “Türk Ekonomileri 2025 Yılı Raporu” kamuoyuna sunuldu. “Yeşil Ekonomiye Geçiş” temasıyla hazırlanan rapor, Türk dünyasında sürdürülebilir ekonomik dönüşüm açısından öne çıkan alanları değerlendiriyor. Rapor; Türk Resmi Ekonomi Politikaları Araştırma Merkezleri Ağı (ERCNET), TDT Genel Sekretaryası ve Türk Yatırım Fonu iş birliğiyle hazırlandı. Çalışma, Türk Akademisi (Turkic Academy) tarafından yayımlandı. Türk dünyasının yeşil dönüşüm potansiyeli incelendi Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan rapora, İhracat Genel Müdürlüğü ile Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü de katkı sağladı. Çalışmada ayrıca Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Hazine ve Maliye ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlıklarının katkıları yer aldı. Raporda, TDT üyesi ve gözlemci ülkelerin ekonomik potansiyelinin yanı sıra yeşil enerji dönüşümü, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi alanlarındaki fırsatlar değerlendirildi. Sürdürülebilir ve dirençli ekonomi hedefi “Türk Ekonomileri 2025 Yılı Raporu”, TDT’nin 2040 Vizyonu doğrultusunda Türk dünyasının sürdürülebilir ve dirençli bir ekonomik yapıya kavuşmasına yönelik değerlendirmeler içeriyor. Raporda, bölgesel ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi ve Türk dünyasının küresel değer zincirlerindeki rekabet gücünün artırılması açısından yeşil dönüşümün taşıdığı fırsatlara dikkat çekiliyor. Türk Yeşil Vizyonu kapsamında ortak çalışmalar Türkiye, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve Yeşil Mutabakata Uyum vizyonu doğrultusunda Türk dünyasındaki yeşil dönüşüm çalışmalarına yönelik ortak adımları sürdürüyor. 6 Kasım 2024'te Bişkek'te gerçekleştirilen 11. TDT Devlet Başkanları Zirvesi'nde kabul edilen “Türk Yeşil Vizyonu” kapsamında; çevre dostu üretim ve ticaretin geliştirilmesi, yeşil enerji kaynaklarının etkin kullanılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu çalışmalarla Türk dünyasının küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesi ve ortak ekonomik geleceğe sürdürülebilirlik ekseninde katkı sağlanması amaçlanıyor.

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi Haber

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 süreci kapsamında Trabzon’da düzenlenen Denizler ve Okyanuslar Zirvesi'de konuştu. Yaşam kaynağı okyanusların iklim risklerine dikkat çeken Bakan Kurum, Türkiye’nin dijital ikiz uygulamalarını, Akdeniz’de uluslararası merkez kurma ve mapa-şamandıra gibi adımlarını anlattı. COP31 için ülkelere iş birliği çağrısı yapan Bakan Kurum, “Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Ve tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Ve bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var” dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında Trabzon’da Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu düzenlendi. Farklı ülkelerden temsilcilerin katıldığı programda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby, UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga, Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç yer aldı. “OKYANUS EKOSİSTEMLERİNDEKİ BOZULMANIN EKONOMİK MALİYETİ 2050 YILINA KADAR 400 MİLYAR DOLARI AŞABİLİR” Programda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen okyanusların karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekti. Bakan Kurum, “Hem Karadeniz, hem de tüm denizlerimiz iklim değişikliğinden negatif etkiler alıyor, ortak evimiz dünyamızın mavi akciğerleri adeta alarm veriyor. Açık ve net söylüyorum. 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre; okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir” dedi. Bu tablo karşısında sınırlı da olsa olumlu adımların da hayata geçirildiğini belirten COP31 Başkanı Kurum, Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildiğini, dijital ikiz uygulamaları gibi teknolojik çalışmaların ilerlediğini ve mavi ekonomi uygulamalarının da giderek yaygınlaştığını vurguladı. “İKLİM KRİZİNE DİRENÇLİ DENİZ VE OKYANUSLAR HEDEFİNİ TEORİDE BIRAKMIYORUZ” Türkiye’nin denizlerde hayata geçirdiği projeleri anlatan Bakan Kurum, “Türkiye olarak iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede gerçekten önemli bir deneyime sahibiz. Çünkü hem Akdeniz’in hem de Karadeniz’in küresel ortalamanın çok üzerinde çok daha fazla ısındığı bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu nedenle; iklim krizine dirençli deniz ve okyanuslar hedefini teoride bırakmıyor, pratikte uyguluyoruz. Deniz ve okyanusların korunmasına yönelik politika ve uygulamalarımızı; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncüsü olan ‘Sudaki Yaşam’ hedefi başlığı doğrultusunda yürütüyoruz. Deniz alanlarının planlanması, deniz koruma alanlarının sayı ve yüzölçümü bakımından artırılması, dijital ikiz modelleri gibi yenilikçi karar destek sistemlerinin geliştirilmesi ve mavi ekonomi uygulamalarının da yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz” diye konuştu. “DENİZLERİMİZİ GÖLLERİMİZİ ANLIK TAKİP EDİYORUZ” Türkiye’nin çabalarıyla iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz’de iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla Akdeniz ülkelerinin ortak kararıyla bir merkez kurulduğunu hatırlatan Bakan Kurum, Fethiye-Göcek’te denizi koruyacak Mapa-Şamandıra Sistemi’ni anlattı: 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sistemle, bir çapanın deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine, balıkların yaşam ve üreme alanlarına zarar vermesine mani olduk. Bu tecrübeyi COP31’de Antalya’da anlatacağız. Çok kısa zamanda da bütün koyları bu anlamda düzen ve kontrol altına alacağız. Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyor; adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıyor; denetimlerle kirletenlere karşı ciddi yaptırımlar uyguluyoruz. Denizlerimizin neye ihtiyacı olduğunu iyi biliyoruz. Ve yine biz; tüm denizlerimizin, farklı adlarla anılsa da aslında birbirine bağlı, tek bir iklim ve tek bir hayat sistemi olduğunu biliyoruz. “DENİZ BİZE BAKIYOR, BİZ DE DENİZE BAKMAK ZORUNDAYIZ” “Okyanus ve Denizler” temasını COP31 Eylem Gündemi’nin önceliklerinden biri olduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, “Başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, İklim Şampiyonları ve okyanus alanındaki tüm paydaşlarımızla birlikte iş birliğimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Bölgesel iş birliğini küresel düzeye taşıyoruz. Yani burada bu istişareleri yapacağız. Birbirimizden bilgi, teknoloji ve yine birikimlerimizi paylaşma imkanına erişmiş olacağız. Ve en önemlisi de bu sorunları gidermek için ‘Mavi Finansman’ dediğimiz yeni imkanları geliştirmek durumundayız. Deniz olmasa aç kalırız. Deniz bize bakıyor, biz de denize bakmak zorundayız, okyanuslara da bakmak zorundayız. Bu kötü gidişata eğer 'dur' demek istiyorsak her şeyden önce okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedef etrafında buluşturmak zorundayız” dedi. ‘MAVİ COP’ YAKLAŞIMI Bakan Kurum, Trabzon’daki toplantının amacına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: ‘Okyanus ve Denizler’ teması kapsamında bugüne kadar sağladığımız ilerlemeleri, Mavi Paket gibi somut çıktıları ve bu alandaki önemli girişimleri ortak bir zeminde buluşturuyoruz. Geçtiğimiz ay İstanbul’da başlayan çalışmaları bugün Trabzon’da ileriye taşıyoruz. Toplantılar süresince; Bakanlarımızı, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcilerini, gençleri, yerel yönetimleri, akademisyenleri, özel sektör ve finans kuruluşlarının temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdik. Bu geniş katılımla teknik, bilimsel ve politik boyutları bir araya getirerek hem süreci hem de birlikte elde edeceğimiz sonuçları daha güçlendirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz 2 günlük çalışmaların sonucunda da ‘Mavi COP’ yaklaşımımız doğrultusunda somut, uygulanabilir ve üzerinde uzlaşılan çıktıları yine alacağımız karara bağlanmasını istiyoruz. Buradan Antalya'ya giden yolda o diyaloğu en iyi şekilde yapacağız. Antalya'da da karar alacağız, netice alacağız. Trabzon'da şekillenecek bu çıktıları COP31 küresel eyleme taşıyacağız ve uygulanabilir sonuçlara dönüştürmek için de hep birlikte mücadele edeceğiz. “GİDİŞATI DEĞİŞTİRMEK BİZİM ELİMİZDE” İnsanlığın geleceği için uygulamaya yönelik ortak iradenin otaya konulması gerektiğinin altını çizen Bakan Kurum, iş birliği çağrısını yineledi: Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Türkiye olarak, denizlerimizin korunması konusunda edindiğimiz tecrübeyi ve başarılı uygulamaları paylaşmaya hazırız. Başta Avustralya ve Pasifik Ada Devletleri - iklim değişikliğinin denizler ve okyanuslar başlığında en fazla etkilenen ülkeler- olmak üzere onların önceliklerini bilerek, onların sorunlarına kendi sorunlarımız gibi sahip çıkacağız. Tüm ortaklıklarımızla, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendirmek ve başarılı, somut adımlar atmak üzere hep birlikte çalışacağız. “ROTAMIZ DAHA ADİL, DAHA YEŞİL VE DAHA MAVİ BİR DÜNYA” Bakan Kurum sözlerini şöyle tamamladı: Karadeniz'imizi şöyle biliriz, hırçın dalgalarıyla biliriz ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir; ‘Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun, rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli limana ulaşacaktır.’ İnsanlık olarak, rotamız bellidir. Rotamız temiz denizlerdir, rotamız dirençli kıyılardır, rotamız çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır. BAKAN URALOĞLU TÜRKİYE’NİN YEŞİL LİMAN SERTİFİKASINI ANLATTI Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin denizcilikte sera gazı takibi ve azaltımı için hayata geçirdiği projeleri anlattı: Gemi kaynaklı emisyonların azaltılması, yeni nesil yakıtlar, enerji verimliliği, limanlarda yeşil dönüşüm ve mavi karbon ekosistemlerinin korunması Bakanlığımızın önceliklerindendir. Yeşil Liman Sertifika Uygulamasını hayata geçirdik. Yeşil Liman kriterleri kapsamında yenilenebilir enerji kullanımını, liman ekipmanlarının elektrifikasyonunu, gemilere kıyıdan elektrik sağlanmasını, enerji verimliliğini ve Sıfır Atık uygulamalarını teşvik ediyoruz, destekliyoruz. Böylece gemilerin limanda bulundukları sürede fosil yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları azaltmayı, düşük karbonlu liman altyapısını geliştirmeyi hedefliyoruz. Şu anda Yeşil Liman Sertifikası’na sahip 4 limanımız bulunuyor. Mevzuatımızla yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25'ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerini, Yeşil Liman kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu hale getirdik. UNFCCC DİREKTÖRÜ NJENGA: PAYLAŞILAN DENİZ, PAYLAŞILAN SORUMLULUKLAR DEMEKTİR Programda konuşan UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga da iş birliği için erişilebilir ‘Mavi Finansman’ hedefine dikkat çekerek, “Paylaşılan denizler, paylaşılan sorumluluklar demektir. Dolayısıyla lokal, bölgesel ve global çabalara ihtiyaç var ortaklaşa olarak. Eylem çağrımız şöyle; Birlikte çalışalım. Uluslararası bir koalisyon kuralım. Kıyı devletlerinin, bölge deniz örgütlerinin, iklim ve biyoçeşitlilik enstitülerinin, kalkınma bankalarının, özel sektörün, bilim camiasının ve toplumların bir arada olduğu yapıda, sizleri planlarınızı, verilerinizi, bilgilerinizi paylaşmaya davet ediyorum. Erişilebilir ‘Mavi Finansmanı’ mobilize edebilmek için denizler ve okyanuslar NDC'lere, uyum planlarına ve yatırım planlarına entegre edilmeli. COP31 yolunda, Antalya yolunda bizim görevimiz yıllardır sürdürdüğümüz diyaloğu artık somut ilerlemelere çevirmek” dedi. AVUSTRALYA TEMSİLCİSİ WORBY: TÜRKİYE İLE HEDEFLERİ MAVİ EYLEME DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby de ülkesinin ve ada devletlerinin COP31 beklentilerini dile getirdi: COP31'de Avustralya, Türkiye ve Pasifik'teki ortaklarımızın çok sade ve pratiğe dönük bir hedefi var; hedefleri mavi eyleme dönüştürmek. Türkiye ve Pasifik bölgesiyle birlikte çalışarak okyanusların güçlü, görünür ve büyüyen bir ‘mavi hat’ olmasını sağlıyoruz. Pre-COP yolculuğunda ve müzakereler yolculuğunda hedefimiz hükümetleri, toplumları, yatırımcıları, bilim insanlarını ve sivil toplumu mobilize etmek, burada uygulanabilir eylemler etrafında toplanmak ve iklim için gerçek sonuçlar elde etmek. Neden? Çünkü okyanuslar hem iklim değişikliğinin ön cephesinde yer alıyor, hem de iklim çözümünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Çünkü Paris Anlaşması'nın hedeflerine ulaşmak istiyorsak, okyanusları göz ardı edemeyiz.

Yerel Kalkınma Hamlesi Projeleri Erzincan'da Değerlendirildi Haber

Yerel Kalkınma Hamlesi Projeleri Erzincan'da Değerlendirildi

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) 166. Yönetim Kurulu Toplantısı, Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu başkanlığında Erzincan Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Erzurum Valisi Aydın Baruş, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, Erzincan İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Cavit Şireci ve Bayburt İl Genel Meclisi Başkanı Hüseyin Şahin katıldı. Toplantıda, Erzurum, Erzincan ve Bayburt’tan oluşan Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına yönelik çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bölgenin yatırım ve turizm potansiyelinin geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşüm, uluslararası iş birlikleri ile önümüzdeki döneme ilişkin stratejik planlama konuları ele alındı. Yerel Kalkınma Hamlesi projeleri değerlendirildi Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 yılı uygulaması kapsamında sunulan yatırım projelerine ilişkin değerlendirmeler Yönetim Kurulunda görüşülerek karara bağlandı. Yapılan değerlendirme sonucunda başarılı bulunan yatırım projelerinin, programın bir sonraki aşaması olan komite değerlendirmesine sunulmasına karar verildi. Fizibilite Desteği kapsamında 4,3 milyon TL destek Toplantıda ayrıca 2026 Yılı Fizibilite Desteği Programı kapsamında Aziziye Belediyesi, Erzincan Organize Sanayi Bölgesi ve Bayburt Belediyesi tarafından sunulan üç proje değerlendirildi. Başarılı bulunan projelere toplam 4 milyon 329 bin TL destek tahsis edilmesi kararlaştırıldı. Söz konusu desteklerle bölgede uygulanması planlanan yatırımların teknik ve ekonomik açıdan daha sağlıklı şekilde değerlendirilmesi ve yatırım kararlarının veriye dayalı olarak güçlendirilmesi hedefleniyor. Turizm altyapısı ve yatırım ortamı gündemde Yönetim Kurulu toplantısında, turizm altyapısının geliştirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi, bölgesel rekabet gücünün artırılması, yeşil ve dijital dönüşümün desteklenmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmalar değerlendirildi.

KÜTSO Başkanı Argat Kütahya’nın Önceliklerini Aktardı Haber

KÜTSO Başkanı Argat Kütahya’nın Önceliklerini Aktardı

Kütahya'da Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katılımıyla, Zafer Kalkınma Ajansı Toplantı Salonunda Sivil Toplum Kuruluşları (STK) İstişare Toplantısı gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Kütahya Valisi Musa Işın’ın yaptığı toplantıya, Kütahya Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir, Adil Biçer, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve iş insanları katılım sağladı. Toplantıda söz alan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’nın sürdürülebilir kalkınma sürecinde ikiz, yeşil ve dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, işletmelerin değişen üretim ve rekabet koşullarına uyum sağlamalarının desteklenmesini, özellikle KOBİ’lerin teknolojik ve dijital dönüşüm kapasitelerinin geliştirilmesinin yanı sıra sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaştırılmasının gerekliliğini vurgulayarak, Kütahya iş dünyasının beklentileri, kentin ekonomik gelişimi ve önümüzdeki dönemde öncelik verilmesi gereken alanlara ilişkin değerlendirmelerini Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a ve katılımcılara aktardı. Konuşmasına devamında, Kütahya ekonomisinin daha güçlü ve dirençli bir yapıya kavuşması için sektörel çeşitlenmenin sağlanması ve katma değerli yatırımların artırılması gerektiğini, mevcut sektörlerin güçlendirilmesinin yanında kente yeni sektörlerin kazandırılmasının da önemli olduğunu ifade ederek, savunma sanayi sektörünün Kütahya’ya çekilmesine yönelik çalışmaların, kentin sanayi altyapısı, üretim kabiliyeti ve ekonomik gelişimi açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğine dikkat çekti. Ayrıca Güral Argat, Kütahya’da faaliyet gösteren mevcut sektörlerin verimlilik ve rekabetçiliğinin artırılması, işletmelerin teknolojiye erişiminin desteklenmesi ve üretimde katma değerin yükseltilmesi gerektiğini belirterek, firmaların ihracat kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde yer almalarının da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Konuşmasında nitelikli insan kaynağının korunmasına da değinen Güral Argat, yetişmiş iş gücünün Kütahya’da kalmasını sağlayacak koşulların oluşturulmasının kentin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti. Özellikle genç ve nitelikli insan kaynağının kentte istihdam edilmesi, yeni kariyer ve girişimcilik fırsatlarının oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Argat, bu kapsamda Kütahya’ya yönelik göç politikalarına öncelik verilmesinin önemini vurguladı. Bu politikaların yalnızca mevcut insan kaynağının kentte tutulmasını değil, farklı alanlarda nitelikli iş gücünün Kütahya’ya çekilmesini de sağlayarak kentin ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkı sunacağını ifade etti. Toplantıda, Ticaret Bakanlığı tarafından ayrıca İhracat Akademisi Kütahya Programı’nın hayata geçirileceğinin duyurulmasının ardından söz alan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’daki firmaların ihracat bilgi ve yetkinliklerinin geliştirilmesi, yeni pazarlara erişimlerinin desteklenmesi ve kentin ihracat kapasitesinin artırılması açısından eğitimlerin Kütahya’da gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Güral Argat ayrıca, program kapsamında Ticaret Bakanlığında, İhracat Genel Müdürlüğü ve Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) arasında protokolün imzalanacağını katılımcılara aktardı.

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi Haber

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, COP31 hazırlık süreçlerine ilişkin değerlendirmelerin ele alındığı “COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep” toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak COP31 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne hazırlık çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen program, GAİB Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yapıldı. Yaklaşık 200 ülkenin katılımıyla düzenlenecek zirvede ülkeler iklim anlaşmalarına ilişkin müzakereler yürütecek. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi (COO) Burak Demiralp’in yanı sıra protokol üyeleri, kamu kurumları, özel sektör ve akademi temsilcileri ile ilgili paydaşlar katıldı. BAŞKAN ŞAHİN, GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 12 YILLIK ÇALIŞMALARINI AKTARDI Programda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31’in önemi ve zirveye yönelik hazırlık çalışmaları hakkında sunum yaptı. Başkan Şahin, “Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın başarıda kara tahtaya yazdığı ‘Oku, düşün’ dediği; kıymetli hocalarımızın, ‘Uygulama ve neticelendirme’ dediği biziz, yani bu Türkiye Yüzyılı Belediyeciliği” sözleriyle yerel yönetimlerin uygulamadaki rolüne dikkat çekti. Başkan Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin COP31’e yönelik hazırlık sürecini, bu kapsamda belirlenen prensipleri ve 2014 yılından bu yana hayata geçirilen yatırımları katılımcılara aktardı. Şahin ayrıca kenti daha dirençli hale getirme hedefi doğrultusunda yürütülen projeler ile sıfır atık, ulaşımda yeşil dönüşüm ve atık yönetimi başta olmak üzere çevre alanında hayata geçirilen çalışmaları anlattı. COP31’DE GAZİANTEP MUTFAĞI ULUSLARARASI MİSAFİRLERE TANITILACAK Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, COP31 kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mutfak Sanatları Merkezi’nin (MSM) de bir restoranla yer alacağını ifade etti. Demiralp, restoran aracılığıyla uluslararası katılımcıların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve yatırımcıların da Gaziantep mutfağını tanıma fırsatı bulacağını belirtti. DEMİRALP: “BAŞKAN ŞAHİN, ‘BAŞARILI BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLUR?’ BİZE GÖSTERDİ Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi Burak Demiralp, Gaziantep’in üretim ve girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin ekonomik geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Başkan Şahin, ‘Başarılı bir büyükşehir belediye başkanı nasıl olur?’ bize kendisi burada gösterdi. Bugün Türkiye Çevre ve İklim Politikaları’nı geliştirmekte ve uygulama yönünden küresel camiada takip edilen bir konuma erişmiştir. Bu başarının arkasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan 2053 Net-Sıfır ve Yeşil Kalkınma Vizyonu yatmaktadır. Bununla birlikte sınırları aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Seferberliği, çevreye duyarlı, somut adımlarımızın en büyük sivil ve toplumsal örneği olmuştur.” BİZ FARKINDALIĞI ARTIRMAK İÇİN BUGÜN GAZİANTEP’İMİZE GELDİK Demiralp, konuşmasında COP31 sürecindeki eylem gündemleri arasında yeşil sanayinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeşil Kalkınma Hareketi bugün sanayimiz açısından yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, yeni pazarlara erişmenin, finansman imkanlarını geliştirmenin ve uluslararası rekabet gücünü korumanın önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Türkiye olarak bu önemli bir uluslararası sorumluluğu üstleniyoruz. Biz farkındalığı arttırmak için bugün Gaziantep’imize geldik. Gaziantep, birçok kültürün ve medeniyeti bir arada bulunduran, tarihi zenginliklerle dolu devasa bir sanayi ve ticaret alanı sahip olan bu şehir COP31 operasyonları süreçlerinde destekçilerimizden bir tanesi de olacaktır. Ben burada Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” GÜL: BU HAYATTAKİ ÖDEVLERİMİZDEN BİRİSİ EMANET ALDIĞIMIZ ÇEVREYİ BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE DEVRETMEK AK Parti Grup Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül ise Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlarla küresel ölçekteki etkinliğini artırdığını belirterek şunları ifade etti: “Burada da en büyük pay güçlü liderliğiyle, kararlı duruşuyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bunun en önemli sebeplerinden birisi. Emanet olarak aldığımız çevrenin bizden sonraki nesillere de güçlü, sağlıklı bir şekilde bırakma gibi bir ödevimiz var. Yani bu hayattaki ödevlerimizden birisi emanet aldığımız bu çevreyi bizden sonraki nesillere çok sağlıklı bir şekilde devretme. Böyle bir görevi ve çok önemli bir misyonu ifade ediyoruz. Özellikle Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de Sıfır Atık Projesi bu çevre hareketi de insanlık için çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Gaziantep'imize de Büyükşehir Belediye Başkanımız Değerli Fatma Şahin Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon çalışmalar çok kıymetli.” ÇEBER: İL OLARAK BİZ COP31’E HAZIRLANIYORUZ, HAZIR OLACAĞIZ VE EN ÇOK DESTEK VERENLERDEN BİRİ OLACAĞIZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise Başkan Fatma Şahin’in iklim ve çevre konusundaki şehir vizyonunu başarılı şekilde anlattığını belirterek şöyle konuştu: “İl olarak biz COP31'e hazırlanıyoruz, hazır olacağız ve en çok destek verenlerden biri olacağız, onu vaat ediyoruz, bu konuda bize liderlik yapar ve bu liderliğiyle de Türkiye Yüzyıl’ı denildiğinde neyi anlatmak istediğini daha iyi anlamamıza gayret etmemiz gereken Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuna teşekkür ediyorum. Emine Hanımefendi bu konuların mihmandarlığını yapıyor. Bütün dünyanın gözü burada olacak. Orada Gaziantep'in harika bir standı, gastronomi merkezlerinden birisi olarak yeri olacak. Burada Fatma Başkan'ın gayreti var. Gaziantep stant olarak da bu ülkelerin önünde olacak.” Konuşmaların ardından İklim Değişikliği Başkanı ve COP31 İklim Diplomasisi Başyetkilisi Prof. Dr. Halil Hasar, COP31 Operasyon Yönetimi Koordinatörü Halil Erdoğan ve COP31 Green Zone İşbirliği Direktörü Elif Avşar, katılımcılara COP31 hazırlık sürecine ilişkin sunum yaptı. Öte yandan kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve ilgili paydaşların katıldığı toplantıda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve COP31 hazırlık süreci ele alındı.

"Trade & Climate Tracker" ile İklim ve Enerji Odaklı Anlaşmalar Takipte Haber

"Trade & Climate Tracker" ile İklim ve Enerji Odaklı Anlaşmalar Takipte

Uluslararası ticaret anlaşmaları artık yalnızca gümrük vergileri ve serbestleşmeyle sınırlı kalmıyor; iklim krizi, enerji güvenliği ve yeşil dönüşüm küresel ticaretin merkezine yerleşiyor. Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD), bu alandaki büyük bir boşluğu doldurmak için çevrimiçi bir platform olan Trade & Climate Tracker (Ticaret ve İklim Takipçisi) projesini hayata geçirdi. ​1 Ocak 2025’ten bu yana imzalanan 70’ten fazla anlaşmayı haritalandıran platform, ticaret politikalarının küresel enerji dönüşümünü nasıl desteklediğini gözler önüne seriyor. ​Veriler Ne Söylüyor? Son Dönem Ticaret Anlaşmalarının Öne Çıkan Bulguları ​IISD tarafından metinleri kamuya açık 46 ticaret anlaşması üzerinden yapılan analizler, ticaret ve iklim ilişkisinin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor: ​İklim İşbirliği Artıyor: Anlaşmaların %58’inde iklim işbirliğine açıkça yer verilirken, %40’ında emisyon azaltımı vurgulanıyor. Ayrıca anlaşmaların yarısından fazlasında ormansızlaşmayla ilgili hükümler bulunuyor. ​Enerji Altyapısı Güvence Altında: Metinlerin %67’si enerji verimliliği ve elektrik şebekeleri gibi kritik altyapı yatırımlarını kapsayan enerji işbirliği hükümleri içeriyor. ​Yenilenebilir Enerji Birleştirici Unsur: Anlaşmaların %36’sında yenilenebilir enerjiye dair hükümler yer alıyor. Uzmanlar, yenilenebilir enerjinin son dönem ticaret anlaşmalarında güçlü bir ortak payda olarak öne çıktığına dikkat çekiyor. ​Kritik Hammaddeler Odak Noktasında: Anlaşmaların %53’ü kritik hammaddeleri kapsıyor. Bu başlık altında madenlere erişimin güvence altına alınması ve tedarik zinciri güvenliği ittifaklarının geliştirilmesi hedefleniyor. ​"Geleceğin Yeşil Pazarları Şekilleniyor" ​IISD’nin Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma Direktörü Alice Tipping, yeni platformun önemini şu sözlerle değerlendirdi: ​"Hükümetler, 21. yüzyılda büyümenin ve kalkınmanın, düşük karbonlu ve iklime dayanıklı ekonomilere dayalı olacağının farkında. Tracker, bu dönüşümü görünür hale getiriyor ve ülkelerin, geleceğin küresel yeşil pazarlarını oluşturmak için ekonomik anlaşmaları nasıl kullandığını görmemizi sağlıyor." ​Veriler, bu eğilimin yalnızca iklim politikalarında iddialı ülkelerle sınırlı kalmadığını; farklı ekonomik ve siyasi önceliklere sahip hükümetlerin imzaladığı anlaşmalarda da ortak bir standart haline gelmeye başladığını gösteriyor. Trade & Climate Tracker, küresel ticaret diplomasisinde yeşil dönüşümü izlemek isteyenler için kritik bir başvuru kaynağı olmayı sürdürüyor.

Özer Matlı: "Tarımın Geleceğine Yatırım Yapmaya Devam Edeceğiz" Haber

Özer Matlı: "Tarımın Geleceğine Yatırım Yapmaya Devam Edeceğiz"

Tarım ve gıda sektörüne yönelik hayata geçirdiği projelerle üretimden ticarete uzanan değer zincirini güçlendiren Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk yarısında tescil işlem hacmini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artırarak 41 milyar 668 milyon TL’ye yükseltti. Bursa TB, kurucu ortakları arasında yer aldığı Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’ndaki işlem hacmini de yüzde 316 artırarak, borsalar arasında ilk sıradaki yerini korudu. Tarımsal ticaretin güvenli, şeffaf ve kayıtlı bir yapıda gelişmesine katkı sağlayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin tescil işlem hacmi verilerini açıkladı. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yılın ilk yarısında elde edilen verilerin, Bursa’nın tarım ve gıda sektöründeki güçlü üretim altyapısını ve kayıtlı ticaret kültürünü bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Ocak-Haziran 2026 döneminde tescil işlem hacminin 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 35 artış göstererek 41 milyar 668 milyon 448 bin TL’ye ulaştığını açıklayan Başkan Özer Matlı, “Bu tablo, küresel piyasalardaki tüm belirsizliklere ve firmalarımızın yaşadığı finansman sorunlarına rağmen kentimizin tarım ve gıda sektöründeki dinamizmini, üyelerimizin Borsamıza duyduğu güveni açıkça ortaya koymaktadır. Elde edilen bu sonuçta emeği bulunan tüm üyelerimize, üreticilerimize ve sanayicilerimize teşekkür ediyorum” dedi. Tarımın geleceğini bugünden inşa ediyoruz Tarım ve gıda sektörünün yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, gıda arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Başkan Matlı, “Tarımın geleceği, bugünden atılan doğru adımlar ve hayata geçirilen güçlü projelerle şekillenir. Üreticimizin rekabet gücünü artıran, ticareti kolaylaştıran ve piyasalarda güven ortamını güçlendiren her çalışma, ülkemizin tarımsal geleceğine yapılmış önemli bir yatırımdır. Bursa Ticaret Borsası olarak Gıda İhtisas OSB gibi üyelerimize değer katacak projeleri hayata geçirmeyi ve sektörümüzün gelişimine katkı sunmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Zirvenin sahibi yine zeytin oldu Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2026 yılının ilk yarısında en fazla işlem gören ürünleri de açıkladı. Buna göre 9 milyar 217 milyon 851 bin TL ile zeytin ilk sırada yer aldı. Zeytini sırasıyla 6 milyar 107 milyon 269 bin TL ile canlı hayvan, 5 milyar 518 milyon 047 bin TL ile et, 4 milyar 762 milyon 485 bin TL ile yaş sebze-meyve ve 2 milyar 572 milyon 244 bin TL ile soya fasulyesi takip etti. İşlem hacminde öne çıkan ürünlerin Bursa’nın tarımsal üretimdeki zenginliğini ve ticaretteki çeşitliliğini ortaya koyduğunu belirten Başkan Matlı, “Zeytinden canlı hayvana, etten yaş sebze ve meyveye kadar uzanan geniş ürün yelpazesi, kentimizin tarım ekonomisindeki çok yönlü yapısını yansıtıyor. Ürün çeşitliliğimiz ve her geçen gün derinleşen piyasa yapımız, Borsamızın işlem hacmindeki istikrarlı büyümenin en önemli dinamikleri arasında yer alıyor” dedi. Marmara ÜPAK’ta Bursa TB Damgası Başkan Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın kurucu ortakları arasında yer aldığı Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun (Marmara ÜPAK) 2026 yılının ilk yarısındaki performansını da değerlendirdi. Bursa Ticaret Borsası’nın Marmara ÜPAK’taki işlem hacminin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 316 artış göstererek 2 milyar 45 milyon 288 bin TL’ye ulaştığını açıklayan Özer Matlı, “Lisanslı depoculuk sistemi ile Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) piyasasına olan ilginin her geçen gün artması, doğru yönde ilerlediğimizi gösteriyor. Marmara ÜPAK bünyesinde yer alan borsalar arasında işlem hacmi bakımından ilk sırada yer alırken, acente kaydındaki müşteri sayımızı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 191 artırdık. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve yatırımcılarımızın sisteme duyduğu güveni açıkça ortaya koyuyor” diye konuştu. Marmara ÜPAK’ta Bursa Ticaret Borsası acentesi üzerinden en fazla işlemin sırasıyla mısır, buğday ve arpada gerçekleştiğini belirten Başkan Özer Matlı, lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaşması ve ürün piyasalarının daha da derinleşmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Bursa TB’de En Çok İşlem Gören 5 Ürün Zeytin 9.217.851.118 TL Canlı Hayvan 6.107.269.312 TL Et 5.518.047.575 TL Yaş Sebze Meyve 4.762.485.278 TL Soya Fasulyesi 2.572.244.482 TL

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım Haber

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım

Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, İzmir Ticaret Odası’nda iş dünyası ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için tüm fırsatların detaylı bir şekilde aktarıldığı toplantıda konuşan First Lady Zeikate, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. İki önemli unvan ile First Lady’i ağırlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, İzmir’in güçlü potansiyelini vurgulayarak, sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi için çağrıda bulundu. İZTO’YU ZİYARET EDEN İLK FİRST LADY İzmir Ticaret Odası, ilk kez bir First Lady’i ağırlamanın gururuyla önemli bir organizasyona imza attı. Kosta Rika ile ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantı, Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız ve Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas ile EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner'in açılış konuşmalarıyla başladı. FİRST LADY ZEİKATE: BAŞKALARI BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZÜ GÖREMEYEBİLİR Sözlerine asırlardır süregelen tarihi ve güzellikleri ile İzmir’de bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, Türkiye ve Kosta Rika’nın sağlam dostluk tarihi ve güvenilir ilişkileri ile fırsatları ufukta aradığını ve dışarıdan bir gözün bunu göremeyeceğini düşündüğünü belirtti. Sözlerine İzmir’e çok açık bir düşünce ile geldiklerine değinerek devam eden Zeikate, ülkelerimizin kurduğu ilişkiye büyük önem verdiklerini ve ilişkilerimizin birçok konuda potansiyel taşıdığını düşündüklerini bildirdi. AMERİKA KITASINA ULAŞMAK İÇİN GÜÇLÜ BİR KAPI 2026 Kosta Rika genel seçimlerine değinerek sözlerine devam eden First Lady, 1 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde İktidar partisi (PPSO) adayı Laura Fernández Delgado’nun seçimleri kazandığını ifade ederek, Kosta Rika kongresinde ilk defa kadınların üstünlük sağladığına, bu nedenle geleceğe umutla baktıklarına dikkat çekti. Ülkesinin erişim kolaylığı ve güvenilirlik gibi avantajlarına değinen First Lady, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu tüketicinin çoğunluğunun iki dilli olduğunun altını çizen First Lady, ülkedeki firmaların %99’unun yenilenebilir enerji kaynakları kullandığına ve aslında Amerika pazarının en katı yeşil standardına sahip ülkesinin Kosta Rika olduğuna değindi. KEBAPCIOĞLU: İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN 75. YILI T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, geçen yıl Kosta Rika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin kuruluşunun 75. yılını kutladıklarını belirtirken, ülkeler arasındaki ilişkinin bugünkü büyüklüğünden oldukça memnun olduklarını, bu potansiyelin daha da gelişeceğine inandıklarını ifade etti. KIZILGÜNEŞLER: BUGÜN BURADA İKİ ÖNEMLİ GÖREVİ BİR ARADA ÜSTLENİYORUM İki önemli görevi bir arada üstlenmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, konuşmasında Kosta Rika’nın sürdürülebilir kalkınma modeli, çevre bilinci ve yüksek yaşam kalitesiyle öne çıktığını; yüksek katma değerli üretim ve yenilenebilir enerji odaklı ekonomik yapısının uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. KOSTA RİKA TÜM DÜNYAYA İLHAM VERİYOR Kosta Rika’nın, barış, istikrar ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortaya koyduğu yaklaşımla tüm dünyaya ilham verdiğine dikkat çeken Kızılgüneşler, doğayla uyumlu kalkınma modeli, güçlü çevre bilinci ve “Pura Vida” (Saf Yaşam) felsefesi ile yönetilen ülkenin, uluslararası araştırmalarda dünyanın en mutlu ülkeleri arasında üst sıralardaki yerini koruduğunun altını çizdi. Türkiye ile Kosta Rika arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 175 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Kızılgüneşler, mevcut potansiyelin daha yüksek olduğunu ve özellikle sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlenebileceğini vurguladı. Sözlerine, iki ülke arasında öne çıkan iş birliği alanlara dikkat çekerek devam eden Kızılgüneşler, Kosta Rika’nın biyoturizm alanındaki deneyiminin İzmir için önemli bir örnek teşkil ettiğini, özellikle doğa temelli ve sürdürülebilir turizm alanında ortak çalışmalar yapılabileceği belirtti. Kızılgüneşler ayrıca, Efes ve Meryem Ana Evi gibi önemli destinasyonların Kosta Rika kamuoyuna daha etkin tanıtılmasının da yeni iş birliklerine katkı sağlayacağına ve ‘İzmir–Kosta Rika Akademik Ağı’nın kurulmasının önemine dikkat çekti. BÜYÜKELÇİ FALLAS: İZMİR, BİZİM İÇİN KRİTİK BİR ŞEHİR Misafirperverlikleri için İzmir Ticaret Odası’na teşekkür ederek sözlerine başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas, Kosta Rika ve Türkiye’nin ilişkilerinin 2014 yılında karşılıklı olarak Büyükelçiliklerin açılmasından bu yana hızla gelişmekte olduğunu vurguladı. Türkiye ve Kosta Rika’nın hiç bu kadar yakın olmadığını belirten Büyükelçi, iki ülkenin yükseköğretim öğrencileri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, Türkiye ve Kosta Rika’nın sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda birlikte yürüdüğü yolun her geçen gün daha da genişlediğini vurguladı. AŞKINER: KOSTA RİKA’YI ZİYARET EDEREK ÖNEMLİ İŞ BAĞLANTILARI KURDUK Konuşmasında T.C. San Hose Büyükelçisi Naciye Gökçen Kaya’nın daveti üzerine Kosta Rika’ya yaptıkları ziyareti anlatan EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner ise, Türkiye ile Kosta Rika arasındaki diplomatik ilişkilerin 75. yılı kapsamında gerçekleştirilen ziyaretin, iki ülke arasında özellikle kadın girişimciliği alanında ilk doğrudan temasların kurulmasına imkân sağladığını ifade etti. 2025 Kasım ayında First Lady Zeikate ile Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda görüştüklerini ifade eden Aşkıner, Kosta Rika ziyaretleri kapsamında ayrıca ülkemizde TOBB benzeri bir yapıya sahip olan ve 400’ü aşkın üyesi bulunan Kosta Rika Özel Sektör Odaları ve Dernekleri Birliği (UCCAEP) ile de bir araya geldiklerini belirtti. 3 ÖNEMLİ SUNUM YAPILDI Konuşmaların ardından, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez ile İzmir Ticaret Odası İş Geliştirme Müdürlüğü Dış Ekonomik İlişkiler Sorumlusu Cemre Moal tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Toplantıya kimler katıldı? Toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi'nin değerli eşi An Minnen, Kosta Rika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın değerli eşi Adriana Jimenez, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez, EGİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Aslı Sancaktar Öztürk ile Güler Toksoy, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Korkmaz ve Bülent Uçak, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yağmur Yarol, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Mısır ve Güney Afrika İş Konseyleri Geçmiş Dönem Başkanı ve Maden İhracatçısı Zuhal Mansfield, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, Genel Koordinatörü Pınar Karayılanoğlu ile Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu Danışmanı Mehmet Şenbağcı katıldı.

İhracatta Büyük Hedeflere Kadın ve Erkek Birlikte Yürüyerek Ulaşabiliriz Haber

İhracatta Büyük Hedeflere Kadın ve Erkek Birlikte Yürüyerek Ulaşabiliriz

Gelişmiş toplumların kadın – erkek birlikte çalışarak bugünlere geldiğinin altını çizen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin her alanda olduğu gibi sürdürülebilir kalkınma ve ihracat hedeflerine ulaşmasının yolunun kadın-erkek eşitliğini güçlendirmekten geçtiğini söyledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin dünyanın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi olan Global Compact’a üye olan ilk ihracatçı birliği olduğunu hatırlatan Eskinazi, “Kadınların ekonomide, bilimde, eğitimde, sağlıkta ve yönetim kademelerinde güçlü şekilde temsil edildiği ülkelerin daha hızlı kalkındığını ve küresel rekabette daha güçlü konuma ulaştığını görüyoruz. Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyadaki her şey kadının eseridir” sözünü ilke edinerek kadın erkek eşit temsiliyetini güçlendiren adımları atmalıyız. Bu adımları attığımız zaman Türkiye’nin gelişmiş ülkeler arasında yerini aldığını göreceğiz” şeklinde konuştu. Kalkınmanın yalnızca çevresel değil sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğinin altını çizen Eskinazi şöyle devam etti: “OECD ve AB ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 60’ın üzerinde. Türkiye’de ise yüzde 30’lar bandında. Araştırmalar, kadınların iş gücüne katılımının artmasının GSYH büyümesini önemli ölçüde desteklediğini gösteriyor. Kadınların üretimde, ihracatta ve karar alma süreçlerinde daha fazla yer alması Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracaktır. İhracatta büyük hedeflere ulaşmak istiyorsak kadın ve erkeklerin birlikte hareket ettiği bir ekonomik yapı kurmak zorundayız.” Birliğimizde 106 çalışanımızın 48’i erkek 58’i kadın Türkiye’nin ihracatta yüksek katma değerli üretim hedeflerine ulaşmasının insan kaynağının etkin kullanımıyla mümkün olacağını belirterek kadınların üretim ve ihracat ekosisteminde daha fazla yer almasının ekonomik büyüme açısından da büyük önem taşıdığını ifade eden Eskinazi, “Kadınların iş gücüne katılımı yalnızca sosyal bir kazanım değil aynı zamanda ekonomik büyüme için güçlü bir kaldıraçtır. Birliğimizde 106 çalışanımızın 48’İ erkek 58’i kadın. Ege İhracatçı Birlikleri’nde gelecek dönemlerde tecrübeli ve kadın- erkek temsiliyetini merkezine alan bir anlayışın hâkim olması için Ege İhracatçı Birlikleri Genç İhracatçılar Konseyini kurduk. GİK’de kadın ve erkek temsiliyeti eşit. 2026 yılı Nisan ayında EİB çatısı altındaki 12 ihracatçı birliğinde seçimli genel kurullar yapılacak. Bu süreç sonrasında yönetim ve denetim kurullarında kadın temsiliyetinin artmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, üretimde, ihracatta, bilimde ve hayatın her alanında değer yaratan tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak sözlerini noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.