Hava Durumu

#Sürdürülebilir Üretim

Kırsal Haber - Sürdürülebilir Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mayıs Ayında Yaş Meyve Sebze İhracatının Yüzde 41’ini Şeftali Oluşturdu Haber

Mayıs Ayında Yaş Meyve Sebze İhracatının Yüzde 41’ini Şeftali Oluşturdu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Türkiye’nin mayıs ayında 322,1 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştirdiğini belirtti. İhracat miktarında yüzde 22’lik düşüş yaşanmasına karşın değer bazında yüzde 14’lük artış elde edildiğini vurgulayan Sarıkaya, söz konusu performansın sektörün yüksek katma değerli ihracata yönelme hedefinin sahada karşılık bulduğunu ve rekabet gücünü artırdığını gösterdiğini söyledi. Türkiye yaş meyve sebze ihracatında lider konumda bulunan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin mayıs ayında gerçekleştirdiği 165,6 milyon dolarlık dış satımla, sektör ihracatına yüzde 51 oranında destek verdiğini vurgulayan Başkan Sarıkaya, “Üreticilerimizden ihracatçılarımıza uzanan güçlü değer zincirimizin katkısıyla elde ettiğimiz bu performans, Akdeniz Bölgesi’nin yaş meyve sebze sektöründeki liderliğini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü yansıtıyor. Sürdürülebilir üretim, kaliteli ürün arzı ve pazar çeşitlendirme stratejilerimizle sektörümüzün ihracatını daha yüksek seviyelere taşımaya kararlıyız.” dedi. Yaş meyve grubu ihracatı sırtladı, şeftali zirveye çıktı Özellikle yaş meyve grubunun sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadığına dikkati çeken Başkan Sarıkaya, bu kümede değer bazında yüzde 21 artışla 227,6 milyon dolara ulaşıldığını, toplam sektör ihracat gelirlerinin yüzde 71’inin yaş meyve grubundan elde edildiğini ifade etti. Şeftalinin mayıs ayının açık ara yıldızı olduğunu vurgulayan Sarıkaya, “Şeftali ihracatımız miktarda yüzde 141, değerde ise yüzde 128 artarak 132,5 milyon dolara yükseldi. Toplam yaş meyve sebze ihracatımızın yüzde 41’ini tek başına şeftali oluşturdu. Bu performans, ürün bazında yakalanan en güçlü büyüme hikâyelerinden biridir.” diye konuştu. 49,7 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alan kayısının başarılı performansını değerlendiren Başkan Sarıkaya, miktar bazında yüzde 14’lük düşüşe karşın değer bazında yüzde 10’luk artış sağlanmasının, ürünün küresel pazarlardaki talep gücünü ve fiyatlama avantajını koruduğunu gösterdiğini ifade etti. “Portakal ihracatında 4 haneli artış yakaladık” Narenciye grubundaki yükselişin de dikkat çekici olduğunu ifade eden Sarıkaya, limon ihracatının yüzde 13 artışla 16,4 milyon dolara, mandarin ihracatının yüzde 232 artışla 11,9 milyon dolara ulaştığını söyledi. Portakal ihracatında yüzde 1.137, greyfurt ihracatında ise yüzde 179 oranında değer artışı sağlandığını vurgulayan Sarıkaya, “Narenciye ürünlerinde elde ettiğimiz bu güçlü ivme, Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki talep gücünü açıkça ortaya koyuyor.” diye konuştu. Öte yandan sebze grubunda daha temkinli bir görünüm yaşandığını belirten Sarıkaya, domates ihracatının yüzde 40 gerileyerek 15,7 milyon dolara düştüğünü, buna rağmen biber ihracatının yaklaşık 20 milyon dolarlık hacimle lider sebze ürünü olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Kabak ihracatında yakalanan yüzde 54’lük değer artışının ise sektör adına önemli bir başarı olduğunu dile getirdi. “Irak, tek başına toplam ihracatın yüzde 35’ini oluşturarak en büyük pazar konumunu korudu” Mayıs ayı ülke bazlı ihracat verilerini değerlendiren Sarıkaya, Türk yaş meyve sebze sektörünün başta Ortadoğu, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Avrupa pazarlarında güçlü konumunu koruduğunu vurguladı. Sarıkaya, ihracatın coğrafi dağılımına bakıldığında yakın ve geleneksel pazarlardaki talebin sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Mayıs ayında Irak’ın 111,3 milyon dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en büyük pazarı olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Sarıkaya, bu ülkeye yapılan ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56 arttığını kaydetti. Irak’ın tek başına toplam ihracatın yüzde 35’ini oluşturduğuna dikkat çeken Sarıkaya, “Irak pazarı, Türk yaş meyve ve sebze sektörü için stratejik önemini koruyor. Bölgedeki güçlü ticari ilişkiler ve lojistik avantajlarımız ihracat performansımıza doğrudan yansıyor.” dedi. Rusya Federasyonu’nun 87,9 milyon dolarlık ihracat hacmiyle ikinci sırada yer aldığını belirten Sarıkaya, bu pazarda değer bazında yüzde 25 büyüme sağlandığını ifade etti. Irak ve Rusya’ya gerçekleştirilen toplam ihracatın yaklaşık 200 milyon dolara ulaştığını kaydeden Sarıkaya, “İki ülke toplam ihracatımızın yüzde 62’sini oluşturuyor. Bu tablo, sektörün bölgesel pazarlardaki güçlü pozisyonunu net biçimde gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Alternatif pazarlarda yaşanan yüksek büyüme dikkat çekici” Avrupa pazarlarında ise daha seçici ve değer odaklı bir ihracat yapısının öne çıktığını belirten Sarıkaya, Romanya, Almanya ve Ukrayna gibi önemli pazarlarda değer kayıpları yaşanmasına rağmen Polonya’da yüzde 8, Birleşik Krallık’ta yüzde 26 ve Çekya’da yüzde 28 oranında artış elde edildiğini söyledi. Verilerde en dikkat çekici gelişmelerden birinin alternatif pazarlarda yaşanan yüksek büyüme olduğunu vurgulayan Sarıkaya, Gürcistan’a yapılan ihracatın değer bazında yüzde 113, Belarus’a yüzde 176 ve Lübnan’a yüzde 2.734 oranında arttığını belirtti. Bu tablonun pazar çeşitlendirme çalışmalarının olumlu karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade eden Sarıkaya, “Geleneksel pazarlarımızdaki gücümüzü korurken yeni ve gelişen pazarlarda yakaladığımız yüksek büyüme oranları sektörümüz açısından son derece kıymetlidir. Özellikle Lübnan, Belarus ve Gürcistan gibi pazarlarda elde edilen ivme, ihracatçılarımızın yeni fırsatları başarıyla değerlendirdiğini gösteriyor.” diye konuştu.

GTB Akıncı: "Tarım Sadece Bir Sektör Değil, Stratejik Bir Güçtür" Haber

GTB Akıncı: "Tarım Sadece Bir Sektör Değil, Stratejik Bir Güçtür"

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, tarım sektörünün ekonomik büyüme, gıda arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı stratejik öneme değinerek, üretimin merkezindeki çiftçilerin güçlendirilmesinin ve üretim sürdürülebilirliğinin korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Küresel ölçekte yaşanan iklim krizleri, savaşlar, lojistik sorunlar ve gıda tedarik zincirindeki kırılmaların tarımın önemini daha görünür hale getirdiğini belirten Akıncı, “Bugün dünyada en stratejik başlıklardan biri gıdadır. Gıdaya hükmeden ülkeler, geleceğe yön veren ülkeler olacaktır. Bu nedenle tarım artık sadece ekonomik bir faaliyet değil; milli güvenlikten sosyal istikrara kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir güç unsurudur” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi, verimli toprakları ve güçlü tarımsal potansiyeliyle dünyanın sayılı tarım ülkeleri arasında yer aldığını kaydeden Akıncı, bu başarının arkasında büyük bir emek, fedakârlık ve alın teri bulunduğunu söyledi. “Sabahın ilk ışıklarıyla tarlasına giden, yılın dört mevsimi üretim için mücadele veren çiftçilerimiz; sadece toprağı değil, hayatı da yeşertmektedir” diyen Akıncı, tarım sektörünün ekonomiye sağladığı katkının yanında toplumun yaşam sürdürülebilirliği açısından da kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Son yıllarda tarım sektöründe üretim maliyetleri, iklimsel riskler ve kırsaldan kente göç gibi önemli sorunların yaşandığını aktaran Akıncı, özellikle genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının gelecek adına ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı. Türkiye’de genç çiftçi oranının gerilediğine dikkat çeken Akıncı, çiftçi yaş ortalamasının ise 59’a yükseldiğini hatırlattı. Bu tablonun sürdürülebilir üretim açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Akıncı, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Tarımın geleceğini koruyabilmemiz için gençlerimizi yeniden üretimin içine dahil etmek zorundayız. Kırsalda yaşamı güçlendiren, genç çiftçiyi destekleyen, kadın üreticileri teşvik eden ve tarımda teknoloji kullanımını artıran uygulamalar ile üretim altyapısını güçlendirecek adımlar, ülke tarımcılığımız açısından büyük önem taşımaktadır. Akıllı tarım uygulamaları, dijitalleşme, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim modelleri sektörün geleceğini belirleyecektir. Gençlerimizin tarımı sadece geleneksel bir uğraş değil; teknoloji, girişimcilik ve üretim gücüyle şekillenen stratejik bir alan olarak görmesi gerekiyor.” Tarım sektörünün güçlü olmasının ekonomik bağımsızlık açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Akıncı, üretimin devamlılığı için çiftçinin gelir istikrarının korunmasının şart olduğunu dile getirdi. Akıncı,mesajının sonunda, “Ülkemizin bereketini büyüten, üretimiyle ekonomimize güç katan, sofralarımıza hayat taşıyan tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyor; emeklerinin karşılığını aldığı, bereketli ve kazançlı bir üretim sezonu diliyorum” dedi.

İTB Başkanı Işınsu Kestelli: "Dünyanın Geleceği Tarım ve Gıda Güvenliğinde" Haber

İTB Başkanı Işınsu Kestelli: "Dünyanın Geleceği Tarım ve Gıda Güvenliğinde"

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda; tarımın ekonomik bir sektör olmanın ötesinde ulusal bir güvenlik meselesi haline geldiğini vurguladı. Kestelli, gençlerin ve kadınların tarıma kazandırılması gerektiğine dikkat çekti. ​Toprağa verilen emeğin ve alın terinin önemine değinen İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, iklim krizi, savaşlar ve tedarik zinciri kırılmalarının tarımı yeniden dünyanın en stratejik sektörü konumuna getirdiğini belirtti. İTB Başkanı Kestelli yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Toprağa düşen her tohumun bir hikâyesi, soframıza gelen her yemekte bir çiftçimizin alın teri var ve toprakla kurulan bu emek dolu bağ, geleceğimizi büyütüyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, toprağa verilen emeğin zorluklarını hatırlatmak, çiftçilerimizin alın terini onurlandırmak adına kutladığımız bir gün olmanın yanı sıra; ülkemiz tarımının stratejik önemini yeniden düşünmek için de önemli bir fırsat sunuyor. Son yıllarda dünyada yaşanan iklim krizi, salgınlar, savaşlar ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar, tarım ve gıda güvenliğini ülkelerin temel gündem maddeleri arasına taşıdı. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim artık yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda sosyal ve stratejik bir mesele olarak da görülüyor. Bu nedenle, birçok ülke tarımı yeniden stratejik sektör olarak konumlandırıyor. Ülkemizin de bu dönüşümü doğru okuması gerekiyor. Bugün tarım sektörümüz Gayrisafi Yurt İçi Hasılamızın yaklaşık yüzde 6’sını oluştururken, toplam istihdamın da yaklaşık yüzde 14’ünü sağlamaya devam ediyor. Bu yönüyle tarım yalnızca üretim değil; istihdam, kırsal kalkınma ve ekonomik denge açısından da kritik öneme sahip. İzmir Ticaret Borsası olarak bizler de uzun yıllardır tarımın dönüşümüne katkı sağlayacak projelere öncelik veriyoruz. Dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, katma değerli tarım, lisanslı depoculuk ve tarım girişimciliği alanlarında yürüttüğümüz çalışmaların temel amacı; üreticimizin rekabet gücünü artırmak ve geleceğin tarımına bugünden hazırlanmak. Öte yandan; ne yazık ki çiftçi nüfusumuz giderek yaşlanıyor ve gençlerin tarıma ilgisini artırmadan, teknolojiyi üretimin merkezine yerleştirmeden ve kırsalda yaşamı güçlendirmeden geleceğin tarımını inşa etmemiz pek mümkün görünmüyor. İzmir Ticaret Borsası olarak bu durumun bilincindeyiz ve tarımın yarınlarının korunması için üstlendiğimiz misyonla elimizi taşın altına koyarak, gençlerimizi, geleceğin sektörü tarım alanında eğitim almaları ve proje geliştirmeleri konusunda teşvik ediyoruz. Tarımın yarınları için sadece gençlerin değil; kadınların da tarım ekosistemine daha güçlü şekilde entegre edilmesi büyük önem taşıyor. Kadınların üretimde, kooperatifleşmede, girişimcilikte ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda tarımsal kalkınmanın sürdürülebilirliği açısından da kritik bir gereklilik olduğuna inanıyorum. Dünyada tarımın yeniden stratejik değer kazandığı bu dönemde ülkemizin de bu dönüşümde ön sıralarda yerini alması gerekiyor. Doğru politikalar, teknoloji yatırımları ve özellikle genç nüfusun sektöre kazandırılmasıyla tarım, ülkemizin geleceğinde çok daha güçlü bir rol üstlenebilir. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle; üretimi ayakta tutan tüm çiftçilerimize şükranlarımı sunuyor, güçlü bir Türkiye’nin yolunun güçlü tarımdan geçtiğine inanıyorum." dedi.

Aydın'da Tarlalar Drone İle Ücretsiz Gübreleniyor Haber

Aydın'da Tarlalar Drone İle Ücretsiz Gübreleniyor

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen ve tüm Türkiye’de örnek gösterilen çalışmalar arasında yer alan “Drone ile ücretsiz gübreleme desteği” uygulaması üreticilerin yanında olmayı sürdürüyor. Başkan Çerçioğlu tarafından 2024 yılında başlatılan proje ile Aydın Büyükşehir Belediyesi, küçük ölçekli üreticilerin üretim süreçlerine katkı sunmaya devam ediyor. Proje kapsamında, 50 dekarın altında arazisi bulunan üreticilerin tarlalarında drone teknolojisi kullanılarak ücretsiz gübreleme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Modern teknoloji ile yapılan uygulama sayesinde gübreleme işlemleri hızlı ve verimli bir şekilde tamamlanırken, ürün kayıpları da en aza indiriliyor. Tamamen ücretsiz olarak sunulan destekten bugüne kadar yüzlerce çiftçi faydalandı; on binlerce dönüm tarla drone teknolojisi kullanılarak gübrelendi. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik destekleri sayesinde hem üretim süreçleri kolaylaştırılıyor hem de modern tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlanarak çiftçilerin verimli ve sürdürülebilir üretim yapması destekleniyor. Üreticilerden Başkan Çerçioğlu’na teşekkür Kuyucak ilçesi Başaran Mahallesi’nde üreticilik yapan Mercan Özsel, üreticiler için hayata geçirdiği hizmetlerden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Özsel, “Özlem Başkana yaptığı bu hizmetten dolayı çok teşekkür ediyoruz, minnettarız. Aydın Büyükşehir Belediyesi’ni aradık, randevumuzu aldık, iyi de bir zaman denk geldi; iyi oldu yani bizim için. Traktörün tekerleği geniş olduğu için buğday çiğneniyor, zarar veriyor. Drone daha uygun, mükemmel bir olay” dedi. Drone ile gübreleme hizmeti sayesinde ürün kaybının da önüne geçildiğini belirten Mehmet Uğur ise “Ben bu tarlaya kendi traktörümle girseydim bir maliyeti olacaktı tabii ki de; ürün de ister istemez çiğnenecekti, zayiat olacaktı, verim kaybı olacaktı. Dronela gübrelediğimiz için bu kayıp olmadı. Özlem Başkana teşekkür ederiz” diye konuştu.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği'nde Ali Fuat Gürle Güven Tazeledi Haber

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği'nde Ali Fuat Gürle Güven Tazeledi

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin gerçekleştirilen genel kurulunda, mevcut başkan Ali Fuat Gürle tek liste ile girdiği seçimde 4 yıl için yeniden başkanlığa seçildi. 2026-2030 döneminde vites artırmayı hedefleyen Birlik, 2026 yılı için 1 milyar dolarlık ihracat barajını aşma hedefini koydu. ​İhracatın Yeni Yol Haritası: "2026'da Seyyah Olacağız" ​Genel kurulda üyelerine seslenen Ali Fuat Gürle, 2022-2026 döneminde hayata geçirdikleri URGE projeleri, sektörel ticaret heyetleri ve tasarım yarışmalarıyla Türkiye’nin en aktif birliklerinden biri olduklarını vurguladı. Gürle, "2026 yılı bizim için küresel pazarlarda daha fazla ayak izi bıraktığımız bir yıl olacak. Fuarlar ve alım heyetleriyle 1 milyar dolarlık ihracat hedefine kararlılıkla yürüyoruz," dedi. ​Mobilya Sektöründe Küresel Açılım ve Tasarım Gücü ​Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, maliyet artışlarına rağmen esnek üretim ve tasarım odaklı stratejilerle ayakta kaldıklarını belirtti. Geçtiğimiz dönemde 8 ülkeye ticaret heyeti düzenlediklerini hatırlatan Güngör, 2026 planlarını şu şekilde özetledi: ​ABD Pazarı: Las Vegas HD Expo & Conference fuarına milli katılım organizasyonu gerçekleştirilecek. ​Tasarım Kültürü: "Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması"nın 6. edisyonu ile genç yetenekler sektöre kazandırılmaya devam edilecek. ​URGE Projeleri: Sürdürülebilir üretim teknikleri ve dijital pazarlama odaklı eğitimler artırılacak. ​Kâğıt ve Ambalajda Üç Dev Fuar Çıkartması ​Kâğıt ve ambalaj sektörünün ihracat liderliğini koruduğuna dikkat çeken Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer, 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilecek üç kritik fuarı duyurdu: ​Paper & Tissue Show (Abu Dhabi): 3-5 Haziran 2026 ​RosUpack (Moskova): 16-19 Haziran 2026 ​Paper & Tissue Show (Londra): 11-12 Kasım 2026 ​Ayrıca, katma değerli ihracatı artırmak amacıyla sektörde bir ilk olan 1. Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması hayata geçirilecek. ​Odun Dışı Ürünlerde Lobicilik ve Teknik Komite Hamlesi ​Türkiye’nin kekik ihracatının %94’ünün yapıldığı Ege Bölgesi'nde, odun dışı orman ürünleri (defne, adaçayı, biberiye vb.) için stratejik adımlar atılıyor. Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Altuntaş, 2025’te kurulan Teknik Komite aracılığıyla Avrupa ve ABD Baharat Birlikleri ile yürütülen lobicilik faaliyetlerinin 2026 yılında meyvelerini vereceğini ifade etti. ​Yeni Yönetim ve Denetim Kurulu Belirlendi ​Genel kurul sonunda Ali Fuat Gürle 45 oyla yeniden başkan seçilirken, EMKO’nun yeni yönetim kadrosu şu isimlerden oluştu: ​Yönetim Kurulu: Hikmet Güngör, Ferit Kora, Engin Çakmak, Şeyma Başterzi, Metin Güreler, Kazım İlter Gürel, Bahadır Enes Helvacı, Mustafa Yurteri, Etem Uyar ve Şükrü Altuntaş. ​Denetim Kurulu: İmran Yük, Özge Ertuğrul Parlas ve Mehmet Türer.

Türk Lezzetleri Kanada Yolunda Haber

Türk Lezzetleri Kanada Yolunda

Türkiye, tarım ürünlerindeki gücünü Kuzey Amerika’ya taşıyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, yıllık 23 milyar dolarlık ithalat potansiyeli olan Kanada pazarına göz dikti. 23-26 Mart 2026 tarihlerinde düzenlenen pazarlama faaliyetiyle, Türk yaş meyve sebze ve mamullerinin Kanada sofralarındaki payının artırılması hedefleniyor. ​Kanada Pazarına URGE Çıkartması ​Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen URGE Projesi kapsamında 8 Türk firması, Kanada’nın ticaret merkezi Toronto’da önemli temaslarda bulundu. Heyet, Kanada’nın dev perakende zincirleri olan Loblaws ve Costco gibi noktaları ziyaret ederek saha araştırması gerçekleştirdi. ​Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve EYMSİB Başkanı Hayrettin Uçak, Kanada pazarının stratejik önemine vurgu yaparak şunları söyledi: ​"Kanada, 2025 yılında 10 milyar dolar yaş meyve sebze, 13,4 milyar dolar ise meyve sebze mamulü ithal etti. Bizim bu pazardaki 60 milyon dolarlık ihracat hacmimizi kısa sürede 100 milyon dolara çıkarma hedefimiz var." ​Toronto’da Kritik B2B Görüşmeleri ​Programın ikinci gününde Türk ihracatçılar, Kanadalı ithalatçılarla bir araya geldi. Toronto Başkonsolosu Can Yoldaş ve Ticaret Ataşesi Merve Orhan’ın da katılım sağladığı etkinlikte: ​18 Kanadalı ithalatçı firma ile masaya oturuldu. ​Toplamda 70 ikili iş görüşmesi (B2B) gerçekleştirildi. ​Ontario Meyve Sebze Hali ve Metro süpermarket zincirinin ofisleri ziyaret edilerek yerinde incelemeler yapıldı. ​İhracatın Yıldızları Kanada’da ​Heyette EYMSİB Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan ve Tolga Selim Kağan da yer alarak Türk ürünlerinin kalitesini ve sürdürülebilir üretim kapasitesini Kanadalı iş ortaklarına aktardı. ​Türk yaş meyve sebze sektörü, Kanada gibi yüksek standartlara sahip bir pazarda kalıcı bir yer edinerek, hem döviz girdisini artırmayı hem de "Türk Lezzetleri" markasını küresel ölçekte güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bodrum Mandalini Değerleniyor: Üreticiye 5 Milyon TL’lik Dev Destek! Haber

Bodrum Mandalini Değerleniyor: Üreticiye 5 Milyon TL’lik Dev Destek!

Bodrum Belediyesi, yerel üretimi canlandırmak ve Bodrum Mandalinini dünya markası yapmak için düğmeye bastı. 2025-2026 üretim sezonunda 103 üreticiye yaklaşık 5 milyon TL girdi sağlayan belediye, yerel kalkınmanın modelini oluşturuyor. ​Bodrum Belediyesi'nden Yerel Üreticiye Can Suyu ​Bodrum Belediyesi, tarımsal kalkınma hamlesiyle bölgedeki üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Bodrum Belediye A.Ş. ve Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen projede, bu yıl yeşil ve turuncu Bodrum Mandalini üreten 103 farklı üreticiye yaklaşık 5 milyon Türk Lirası doğrudan destek sağlandı. ​Bu destekle sadece üreticinin ekonomisi güçlendirilmekle kalmadı, aynı zamanda bölgenin en önemli tarımsal mirası olan Bodrum Mandalininde sürdürülebilir üretim garanti altına alındı. ​Bodrum Mandalini Gastronomi Dünyasına Açılıyor ​Yerel değerlerin marka değerini yükseltmeyi hedefleyen Bodrum Belediyesi, mandalinayı sadece bir meyve olarak değil, katma değerli bir ürün olarak konumlandırıyor. Profesyonel firmalarla yapılan iş birlikleri sayesinde: ​Özel Reçeteler: Bodrum Mandalinine özgü aromalar gastronomi dünyasına kazandırılıyor. ​Düzenli Alım Garantisi: Üreticinin emeği, kurulan alım mekanizmaları ile koruma altına alınıyor. ​Küresel Tanıtım: Bodrum'un simgesi olan bu ürünün hem ulusal hem de uluslararası pazarlardaki konumu güçlendiriliyor. ​Dijital Köprü: "Bodrum Yerel Ürün" Platformu Yayında ​Belediye, üretici ile tüketiciyi buluşturmak adına teknolojik bir adım da attı. Bodrum Yerel Ürün web sitesi, yerel üreticilerin dijital rehberi haline geldi. Bu platform sayesinde hem Bodrum sakinleri hem de dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, yerel ürünlere doğrudan ulaşabiliyor. ​Dijital platform, Bodrum’da üretim yapan yerel halkın ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırarak sürdürülebilir bir bağ kurmasını sağlıyor. ​"Üreticimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz" ​Belediye yetkilileri, yerel üretimi destekleyen bu modelin önümüzdeki süreçte genişleyerek devam edeceğini belirtti. Bodrum'un tarımsal zenginliklerini korumanın yanı sıra, üreticinin emeğinin karşılığını alması için yeni projelerin yolda olduğu müjdesi verildi.

Çanakkale’de Süt Sektörünün Geleceği Masaya Yatırıldı Haber

Çanakkale’de Süt Sektörünün Geleceği Masaya Yatırıldı

Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından Çanakkale Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen “Çanakkale Bölgesel Değerlendirme Toplantısı”, tarım ve hayvancılık dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Toplantıda, Çanakkale’nin Türkiye peynir üretimindeki %7’lik payı ve süt sektöründeki stratejik önemi vurgulandı. ​Süt Sektöründe Ortak Akıl Vurgusu ​Çanakkale Ticaret Borsası (ÇTB) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı; bakanlık yetkilileri, bilim insanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Bölge hayvancılığının mevcut durumunun analiz edildiği buluşmada, sürdürülebilir üretim ve çözüm önerileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. ​Abdullah Deniz: "Süt Ekonomik Bir Değerden Fazlasıdır" ​Toplantının açılışında konuşan Çanakkale Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Deniz, sütün stratejik önemine dikkat çekti. Deniz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ​“Süt, sağlıklı nesillerin yetişmesi için sadece ekonomik bir değer değil, stratejik bir üründür. Çanakkale; modern tesisleri ve ari işletmeleriyle hayvancılıkta bir ‘marka kent’ olma yolunda ilerliyor. Üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, tüketicinin ise kaliteli süte uygun şartlarda ulaştığı bir ekosistemi birlikte inşa etmeliyiz.” ​Rakamlarla Çanakkale Hayvancılığı: 70 Milyar Liralık Tarımsal Hasıla ​Tarım ve Orman İl Müdürü Ergün Demirhan, kentin tarımsal potansiyelini çarpıcı verilerle ortaya koydu. Demirhan’ın paylaştığı verilere göre Çanakkale: ​Tarımsal Hasıla: 70 milyar lirayı aşan dev bir ekonomi. ​Hayvan Varlığı: 219 bin sığır, 543 bin koyun ve 238 bin keçi. ​Süt Üretimi (2025): 522 bin ton inek sütü, 27 bin ton koyun sütü ve 42 bin ton keçi sütü. ​Üretim Gücü: Türkiye peynir üretiminin %7’si Çanakkale’deki 63 modern tesiste üretiliyor. ​Hamit Can: "Çanakkale Türkiye Ortalamasının Üzerinde" ​Ulusal Süt Konseyi Başkanı Hamit Can, kentin süt üretim performansını takdirle karşıladıklarını belirtti. Çanakkale’nin 5 tonun üzerindeki üretim ortalamasıyla Türkiye’deki birçok ili geride bıraktığını ifade eden Can, verimli üretim modelinden dolayı yerel üreticileri ve organizasyona katkı sunan ÇTB ekibini tebrik etti. ​Sektörün Sorunlarına Bilimsel Yaklaşım ​Programın ikinci yarısında düzenlenen panelde, teknik ve akademik konular uzmanlar tarafından tartışıldı. USK Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Artık moderatörlüğündeki panelde şu isimler yer aldı: ​Emre Gürçay (Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı) ​Prof. Dr. Muhittin Özder (USK Yönetim Kurulu Üyesi) ​Prof. Dr. Pınar Demir (USK Araştırma Kurulu Üyesi) ​Prof. Dr. Hakan Üstüner (USK Araştırma Kurulu Üyesi) ​Panelde, sahadaki teknik aksaklıklar ve bilimsel çözüm yolları masaya yatırıldı. Üreticilerin sorularının yanıtlandığı toplantı, ulusal politikalara ışık tutacak bir sonuç raporunun hazırlanmasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.