Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

Kırsal Haber - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAT Gıda İlk Entegre Faaliyet Raporunu Yayımladı Haber

TAT Gıda İlk Entegre Faaliyet Raporunu Yayımladı

Türkiye’nin 58 yıllık deneyime sahip gıda üreticisi Tat Gıda, kurumsal raporlama yaklaşımında önemli bir dönüşüme imza atarak 2025 yılına ilişkin ilk entegre faaliyet raporunu yayımladı. Şirket, finansal rapor ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu kapsamında hazırlanan açıklamaları ilk kez tek bir raporda birleştirerek paydaşlarına daha bütüncül ve şeffaf bir raporlama modeli sundu. Yeni nesil kurumsal raporlama yaklaşımını yansıtan entegre rapor, şirketin finansal performansını çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki sürdürülebilirlik performansıyla birlikte ele aldı. Böylece yatırımcılar, finans kuruluşları ve diğer paydaşlar için şirketin değer yaratma kapasitesine ilişkin daha kapsamlı bir görünüm ortaya koydu. Tat Gıda 2025 Entegre Faaliyet Raporu; şirketin iş modeli, stratejik öncelikleri, yönetişim yapısı, risk ve fırsat yönetimi ile sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımını tek bir çerçevede sundu. Bu yapı sayesinde finansal sonuçlar ile sürdürülebilirlik performansı arasındaki ilişki daha net biçimde ortaya konulurken, kısa vadeli operasyonel sonuçlar ile uzun vadeli büyüme hedefleri aynı kurumsal anlatı içinde değerlendirilebiliyor. Entegre rapor, sürdürülebilirlik alanında yürürlüğe giren yeni standartlara uyumlu biçimde hazırlandı Salça, domates ürünleri, sos, hazır yemek ve konserve kategorilerinde geniş ürün portföyüne sahip olan Tat Gıda’nın ilk entegre faaliyet raporu, Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında yürürlüğe giren Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu şekilde hazırlandı. Raporda, TSRS standartlarıyla uyumlu çevresel, sosyal ve yönetişim göstergelerinin yanı sıra TSRS S2 “İklimle İlgili Açıklamalar” standardı kapsamında iklim kaynaklı risk ve fırsatların şirketin finansal performansı üzerindeki olası etkilerine de yer verildi. Bu kapsamda şirketin iklimle ilgili yönetişim yapısı, stratejik yaklaşımı, risk yönetimi süreçleri ve sera gazı emisyonları gibi performans göstergelerine ilişkin hedefler ve metrikler de raporda detaylı biçimde paylaşıldı. Finansallar, sürdürülebilirlik ve iklim verilerinin tek rapor altında toplanması; veri tekrarını azaltırken farklı raporlar arasındaki tutarsızlık riskini de ortadan kaldırarak yatırımcılar açısından daha karşılaştırılabilir ve güvenilir bir bilgi altyapısı oluşturuldu. “Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm iş modelimizin merkezinde” Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, entegre raporun şirketin sürdürülebilir büyüme vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Tat Gıda, tarım ve gıda sektöründeki köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve yüksek marka değeriyle Türkiye’den çıkan küresel bir gıda markası olma vizyonu doğrultusunda faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Güven, kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen iş modelimiz sayesinde hem tüketicilerimizle hem de paydaşlarımızla güçlü bir bağ kuruyoruz.” Şirketin sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümünü stratejik öncelikleri arasında konumlandırdığını vurgulayan Veysel Memiş, sürdürülebilir gıda arzını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir faaliyet olarak değil, gelecek nesiller için güvenilir ve erişilebilir gıdayı garanti altına alan stratejik bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Yenilenebilir enerji yatırımları hızlanıyor Tat Gıda, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarına da hız veriyor. Şirketin Manisa Yunusemre Akçaköy’de kurduğu 1,98 MWe kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali (GES), 2025 yılı itibarıyla devreye alındı. Yıllık yaklaşık 3.800 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip tesisin, şirketin toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 19,5’inin yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde kurulumu devam eden ikinci güneş enerjisi santralinin devreye girmesiyle birlikte şirketin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması planlanıyor. Tat Gıda ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu şekilde 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 55 azaltmayı, 2050 yılında ise net sıfır hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor. Dijital tarım ve sözleşmeli üretim modeli Şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisinde dijital tarım uygulamaları ve sözleşmeli üretim modeli de önemli bir yer tutuyor. Tat Gıda, 500’ü sözleşmeli 1.000’in üzerinde çiftçiyle iş birliği yaparak üretimde verimlilik, izlenebilirlik ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekliyor. Uydu görüntüleme sistemleri, tarımsal sensörler, iklim istasyonları ve veri temelli üretim modelleri sayesinde tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, su ve gübre kullanımının optimize edilmesi ve çevresel etkilerin azaltılması hedefleniyor. Şirket ayrıca EBRD ile birlikte yürüttüğü genç çiftçi eğitim programları ve dijital tarım uygulamalarıyla veri temelli tarım modelinin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Tat Gıda, güçlü üretim altyapısı ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Tat Gıda’nın ilk entegre faaliyet raporu, şirketin finansal performansını sürdürülebilirlik stratejileriyle birlikte ele alarak kurumsal raporlama alanında önemli bir dönüşümü temsil ediyor. Bu yaklaşım, şirketin yalnızca bugünkü performansını değil, geleceğe yönelik sürdürülebilir değer yaratma kapasitesini de daha görünür hale getiriyor. Aynı zamanda yatırımcılar başta olmak üzere tüm paydaşlara şeffaf, karşılaştırılabilir ve bütüncül bir raporlama sunulmasını amaçlıyor. Rapor; kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk ve adillik gibi temel yönetim bileşenlerini merkeze alırken, şirketin stratejik önceliklerini, risk yönetimi yaklaşımını ve uzun vadeli değer yaratma modelini de kapsamlı biçimde ortaya koyuyor.

Leyla Alaton: "Pandora’nın Kutusu Açıldı, Artık Geriye Dönüş Yok" Haber

Leyla Alaton: "Pandora’nın Kutusu Açıldı, Artık Geriye Dönüş Yok"

İzmir Ticaret Odası'nda iş kadınlarına seslenen Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, kadınların daha yukardaki mevkilerde görev alması gerektiğini belirterek, "Türk kadını uyandı. Pandora’nın kutusu açıldı. Artık geriye dönüş yok" dedi. KADINLARDAN BÜYÜK İLGİ İzmir Ticaret Odası tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “İş Yaşamı ve Kadın” konulu söyleşi; Alarko Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton’un katılımı ve Gazeteci Banu Şen’in moderatörlüğünde gerçekleşti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer’in açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliğe; İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Seda Kaya Ösen, Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Cemal Elmasoğlu ve Emre Kızılgüneşler, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, Yönetim Kurulu Üyeleri Jülide Tutan, Mehmet Şahin Çakan ve Nuray Eyigele İşleyen, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, TOBB İzmir Kadın Girişimciler İcra Komitesi Başkanı Deniz Celep, EBSO Meclis Başkan Yardımcısı Işın Yılmaz, Gazeteci ve Yazar İsmail Küçükkaya ve her yaştan İzmirli kadınlar katıldı. ÖZGENER: KADININ GÜÇLENMESİ TOPLUMUN GÜÇLENMESİDİR Konuşmasında İzmir’in tarih boyunca kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlü olduğu bir şehir olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Cumhuriyet’in aydınlık yüzünü taşıyan bu kent, kadın girişimciliğinde ve kadın istihdamında her zaman öncü olma iddiasını sürdürdü. Bizler de İzmir iş dünyası olarak; kadın girişimciliğini desteklemeyi, kadın istihdamını artırmayı, genç kızlarımızın eğitim ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadının güçlenmesi yalnızca bireysel bir başarı değildir. Kadının güçlenmesi; ailenin güçlenmesidir. Toplumun güçlenmesidir. Ekonominin güçlenmesidir” dedi. 8 MART FARKINDALIK GÜNÜDÜR Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: “8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil, eşitliğin, fırsatlara erişimin, temsil gücünün ve adaletin yeniden hatırlatıldığı güçlü bir farkındalık günüdür. Kadınların hayatın her alanında daha görünür, daha etkili ve daha karar verici konumda olması gerektiğini hatırladığımız bir gündür. İş dünyasında kadın varlığı arttıkça yalnızca şirketler değil, toplum da güçleniyor. Kadınların yönetim kademelerinde yer aldığı kurumların sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal duyarlılıkta fark yarattığını görüyoruz. Tam da bu nedenle bugün aramızda bulunan Sayın Leyla Alaton’un hayat yolculuğu bizler için çok kıymetli. Sayın Alaton; cesaretiyle, bağımsız duruşuyla ve üretkenliğiyle Türkiye’de kadın liderliğinin sembol isimlerinden biri. Kendisi yalnızca bir iş insanı değil; aynı zamanda fikir üreten, sınırları zorlayan, genç kadınlara ilham veren bir rol model. Bugün burada kendisini dinleyecek olmanın; özellikle genç kadınlarımız için çok değerli bir fırsat olduğuna inanıyorum” İMER: BU TOPLANTI BİR SORUMLULUK ÇAĞRISI Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer ise, “Bugün burada iş yaşamında kadınların yerini, emeğini ve liderliğini konuşmak üzere bir aradayız. Bu toplantı yalnızca bir değerlendirme değil; aynı zamanda bir sorumluluk çağrısıdır. Kadınlar çalışıyor, üretiyor, yönetiyor. Ama hâlâ eşit ücret için, eşit temsil için, karar masalarında hak ettikleri yer için mücadele ediyorlar. Bu bir yetkinlik meselesi değil; bir sistem meselesidir. Eşitlik beklenmez. İnşa edilir. Ve bu inşa, cesaretle başlar. Bizim dönem mottomuz bunu hatırlatıyor: “Köklerimiz Gücümüz, Kadınlar Umudumuz.” Köklerimizden aldığımız güçle, kadınların potansiyelini sınırlayan görünmez engelleri kaldırmak zorundayız. Çünkü kadınların ekonomik güçlenmesi, toplumun güçlenmesidir. Bugün burada atacağımız her adım, yarının daha adil iş dünyasını şekillendirecek. Ve biz, sadece konuşan değil, dönüştüren tarafta olacağız” dedi. ALATON: KADINLAR YÖNETİMLERDE DAHA ETKİN OLMALI Açılış konuşmalarının ardından Gazeteci Banu Şen’in sorularını yanıtlayan İş İnsanı Leyla Alaton, “İzmir’de çok sayıda girişimci, sanayici, yurtdışından dönmüş kadın var. Girişimci olmak doğurmaktır. Bunların çoğalmasını ve bayrağı başka yerlere götürmesini diliyorum” dedi. Kadınların yönetimlerde daha etkin olması gerektiğini savunan Alaton, “Alarko Holding’in toplantısını yapıyorduk. Yönetimde kadınların oranının dört kişide iki kişi olmalıydı. Altta hamallığı kadınlar yapıyor. Önemli olan karar mekanizmasında yer almalarıdır. ‘Sizin şu anda yaptığı görevi bir kadının yapamayacağını düşünen var mı?’ diye sordum. Bir parmak bile kalkmadı. Bu mevkilere, bu koltuklara kendimizi layık görmeliyiz. Ben de 40 sene oldu, yeni uyandım. Başkaldırmadığım senelerin verdiği şeyle daha güçlü konuşuyorum. Daha yukarılara oynamalıydım ya da daha fazlasını istemeliydim. Kadınlarda güven eksikliği var. İnşallah yeni nesilde bu olmayacak diye düşünüyorum” dedi. Kadınların sektörlerinde dernekleşmesi gerektiğini vurgulayan Alaton, mevcut kadın derneklerinin de birlikte hareket etmesini önerdi. SAVAŞÇI BİR RUHUM VAR Kadınlara da önerilerde bulunan Leyla Alaton, şunları söyledi: “Ne kadar az şeyle ne kadar mutlu olduğunu bildiğim için daha dik durabiliyorum. Savaşçı bir ruhum var. Babama benziyorum biraz. Armut dibine düşüyor. Rol modeller önemli. Kıskanılacak bir şey varsa Üzeyir ve İshak beyle yakın çalışma imkanı bulmamdır. Tsunami de gelse bina yerinde duruyor. O manevi değerlere önem vermek faydalı ve kurtarıcı. Miras problemi kadar iğrenç bir şey olamaz. Neredeyse bir şey bırakmasalar daha iyi olacak. O kadar üzücü şeyler ki bunlar. Değerlerin de yok olmasına neden oluyor. Ayrılırken çıkış planı çok önemli. Evlilik ön anlaşması gibi. Onu oturup medeni şekilde konuşmalısınız. Bunu yaparsan ya o an ayrılırsın ya da hiç ayrılmazsın.” Söyleşinin ardından, İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu’nda Ressam Haydar Ekinek’in “Barışın Kadınları” adlı resim sergisinin açılış töreni gerçekleştirildi.

Bursa Dünyaya Tanıtıldı Haber

Bursa Dünyaya Tanıtıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en prestijli turizm fuarlarından olan 'ITB Berlin’de Bursa standıyla yer alarak kentin tarihi ve kültürel mirası ile gastronomisini Avrupa’ya tanıttı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in öncülük ettiği Green Bursa (Yeşil Bursa) projesi kapsamında ilk üçe giren kadın dernekleri ve kooperatifleri de Good Travel Alliance-Green Destinations etkinliğinde sertifika aldı. Turizm sektörünün lider fuarı konumunda olan ve 1966 yılından bu yana düzenlenen Berlin Turizm Fuarı (ITB 2026) 160’tan fazla ülkeden 6.000’e yakın firmanın katılımıyla gerçekleştirildi. Fuar kapsamında iş dünyası, bilim ve siyaset çevrelerinden yaklaşık 400 üst düzey konuşmacı dört sahnede ve 17 tematik başlık altında bir araya getirildi. Fuara Türkiye’den 144 kurum ve kuruluş katılırken, Türk turizmciler Türkiye’nin potansiyelini hem ziyaretçilere hem de sektör temsilcilerine aktardı. Fuarda birçok kamu ve özel kurum temsilcisi de hem yöresel hem de ulusal kimlikte öne çıkan çalışmalarını ve ürünlerini tanıtma fırsatı buldu. BERLİN TURİZM FUARI'NDA YOĞUN TEMASLAR ITB Berlin 2026’da Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin standı da büyük ilgi gördü. ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla organizasyonda yer alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihleri arasında yerli ve yabancı sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Bursa’nın turizm potansiyelini anlattı. Fuardaki diğer firmaların stantlarını da gezen Başkan Mustafa Bozbey, birebir görüşmeler gerçekleştirerek yapılabilecek iş birliklerini konuştu. Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğul’u ve Türk-Alman İşverenler Derneği Başkanı Remzi Kaplan’ı da ziyaret eden Başkan Mustafa Bozbey, yapılabilecek iş birlikleri hakkında fikir alışverişinde bulunurken Bursaspor forması ve atkısı hediye etti. YÖRESEL LEZZETLER TANITILDI Öte yandan Good Travel Alliance iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yeşil Bursa Sertifikasyon Sistemi’ kapsamında sertifika alan Bursalı kadın kooperatifleri de organizasyonda yerini aldı. Bursa’nın kültürel zenginlikleri ve turizm potansiyeli hakkında bilgilendirmenin de yapıldığı stant, etkinlik boyunca yoğun ilgi gördü. Stantta ikram edilen yöresel lezzetler de ziyaretçilerin damak zevkine hitap etti. “AMACIMIZ BURSA'DA GECELEME SAYISINI ARTIRMAK” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, hem Bursa'yı hem de Bursa'nın farklı yönlerini yerli ve yabancı misafirlere tanıtmak için fuara katıldıklarını söyledi. Aynı zamanda katılan diğer firmaları da gözlemleyerek stantlarda nelerin yapıldığını, turizmle ilgili nelerin öne çıkarıldığını görme fırsatı bulduklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Bursa’nın 8500 yıllık tarihi birikimini, turizm potansiyelini, coğrafi ve kültürel değerlerini ve gastronomisini daha fazla tanıtmak istediklerinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa'ya daha fazla turistin gelmesi, Avrupalı turistlerin Bursa'ya daha farklı ve olumlu bakış açısı geliştirmeleri amacıyla çaba gösteriyoruz. Amacımız Bursa'da geceleme sayısını artırmak. Hem ikna ederek hem de güven vererek dünyanın her yerinden insanları Bursa'da ağırlamak istiyoruz” dedi. “AVRUPA'DAKİ GÜZEL İNSANLARI BURSA'YA BEKLİYORUM” Büyükşehir Belediyesi olarak geliştirdikleri Green Destination projelerine de dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, projeye 20 civarında kadın derneğinin müracaatta bulunduğunu, kriterlere uyan ilk üç kooperatifin yetkililerini fuara getirdiklerini anlattı. Bursa gastronomisine kattıkları el emeği ürünleri yerli ve yabancı konuklara tanıttıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa gastronomisi birçok yerden çok daha üstün, iyi ve nitelikli. Kadın kooperatifleri de kendi ürünlerini tanıtarak turizm elçisi olarak misafirleri Bursa’ya davet ediyorlar. Avrupa'daki güzel insanları Bursa'ya bekliyorum” diye konuştu. BURSA STANDINA TÜRK VE ALMANLARDAN YOĞUN İLGİ Berlin’de yaşayan Bursalı bir ziyaretçi, fuarı gezdiğini ve Bursa standını görünce çok mutlu olduğunu belirterek, “Yeşil Bursa’yı görünce çok duygulandım. Burada görmek bize ayrı bir heyecan katıyor” dedi. Daha önce Türkiye’de bulunduğunu ancak Bursa’ya gitme fırsatı bulamadığını belirten Alman kadın ziyaretçi, standta tattığı lezzetleri beğendiğini söyledi. Alman erkek ziyaretçi ise Türkiye gastronomisini bildiğini ve Bursa standında ürünlerin lezzetli olduğunu belirtti. BURSA’NIN TERMAL YÖNÜ ANLATILDI Etkinlik kapsamında Avrupa Tarihi Termal Şehirler Ağı (EHTTA) tarafından düzenlenen ‘Avrupa’nın termal kentleri geleceğine yatırım yapıyor’ paneline de Bursa Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Turizm Danışmanı Arzu Kutucu Özenen, konuşmacı olarak katıldı. Başkan Mustafa Bozbey, programın sonunda konuşmacılara Bursa’yı tanıtıcı hediyeler verdi. BURSALI KADINLAR DÜNYA SAHNESİNE ÇIKTI ITB Berlin Fuarı kapsamında çok sayıda ülkeden katılımcının yarıştığı ve en değerli projelerin ödüllendirildiği Green Destinations/Good Travel etkinliği de düzenlendi. Etkinlikte Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in öncülük ettiği Green Bursa (Yeşil Bursa) projesi kapsamında sertifika almaya hak kazanan ve ilk üçe giren Zeyniler Çalıkuşu Kooperatifi, Cumalıkazık Koperatifi ve Nilüfer Çamlıca Kadın Derneği de sahneye çıktı. “BURSA’YA DAVET EDİYORUZ” Yeşil Bursa Sürdürülebilirlik Sertifikası sürecinin öncüsü Seden Bozbey, törende yaptığı konuşmada, turizmin artık yalnızca ekonomik büyümeyle değil, sosyal ve çevresel etkisiyle de ölçüldüğünü vurguladı. Bursa’nın bu dönüşümü izleyen değil, yön veren bir şehir olduğunu ifade eden Seden Bozbey, “Kente özgü olarak geliştirilen Green Bursa modeli sadece bir sertifika sistemi değil. Yerel üretimi güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan ve kültürel mirası koruyan bütüncül bir sürdürülebilirlik yaklaşımıdır. Süreç özellikle kadın dernekleri ve kooperatiflerle başlatıldı. ‘Sürdürülebilirlik sahada başlar’ mesajı paylaşıldı. Kadın örgütlerinin üretim, dayanışma ve yerel kalkınma temelli çalışmaları, Bursa’nın sürdürülebilir turizm dönüşümünün lokomotifidir. Uluslararası turizm profesyonellerini Bursa’ya davet ediyoruz. Turizmin geleceği, iş birliği, etik değerler ve kapsayıcılıkla inşa edilecektir. Bursa, bu dönüşüme hazır ve bu değişime öncülük etmeye kararlı” dedi.

AKİB'den Fas Pazarında Yüzde 405'lik Rekor Artış Haber

AKİB'den Fas Pazarında Yüzde 405'lik Rekor Artış

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) şubat ayında 1,34 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, yılın ikinci ayında en yüksek ihracat değerlerine kimya, demir-çelik ve yaş meyve sebze sektörlerinde ulaşırken, en fazla ihracatı Rusya, Irak ve Fas’a yaptıklarını belirtti. Şubat ayında 21 milyar dolarlık ülke ihracatına yüzde 7,2 oranında katkı verdiklerini kaydeden AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, bölge ihracatının son iki aylık periyotta 2,76 milyar dolara ulaştığını, yıllıklandırılmış dış satım performansının ise yüzde 16,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini bildirdi. Küresel ticaretin giderek daha karmaşık ve belirsiz bir hâl aldığını, jeopolitik gerilimler ve bölgesel savaşların lojistik, tedarik zinciri ve pazar dinamiklerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ortaya çıkan konjonktürde Akdenizli ihracatçıların gelişmeleri yakından takip ederken pazar çeşitlendirmesi, yenilikçi üretim ve dijital ticaret odaklı yaklaşımlarıyla zorlukları fırsata dönüştürmeye gayret ettiğini söyledi. AKİB, 2026’yı sürdürülebilirlik yılı ilan etti AKİB’in ana hedefinin üye firmaların uluslararası pazarlarda daha etkili olmalarını sağlamak, ihracat yapmayan ya da ihracat potansiyelini yeterince değerlendiremeyen KOBİ’leri de kazanmak olduğunu anımsatan Başkan Veysel Memiş, kurum olarak ihracat performansını daha yukarılara taşımak adına iki önemli projeyi faaliyete geçirdiklerini belirtti. 2026 yılını “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan ederek Türk ihracatçılarının yeşil dönüşüm sürecine uyumunu stratejik öncelik hâline getirdiklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, sahada firmalara birebir destek sunan Yeşil Mentörlük Programı’nı hayata geçirdiklerini bu sayede her firma için özel sürdürülebilirlik yol haritalarının hazırlanacağını söyledi. Başkan Veysel Memiş, “Program kapsamında firmalarımızın karbon ayak izi, enerji verimliliği, atık yönetimi, kurumsal yönetişim ve dijitalleşme alanlarındaki performanslarını ölçülebilir şekilde değerlendireceğiz. Sürdürülebilirlik Karnesi ve Öncü Adım Belgeleri ile bu sürecin hem görünür hem de kalıcı bir farkındalığa dönüşmesini sağlayacağız. Ayrıca Yeşil Dönüşüm Webinar Serisi ile firmalarımızın bilgiye kolayca erişmelerini mümkün kıldık. Böylece ihracatçılarımızı, küresel değer zincirlerinde daha şeffaf, sürdürülebilir ve rekabetçi bir konuma taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu. “İlk kez bir UR-GE projesi ihtiyaç analizini kendi uzman kadromuz hazırladı” Başkan Veysel Memiş, AKİB koordinasyonunda Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) iş birliğiyle ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) tarafından hayata geçirilen Süt ve Süt Ürünleri UR-GE Projesi’nin 20 firmanın katılımıyla ihracat artışını sürdürülebilirlik, karbon yönetimi ve kurumsal kapasite gelişimiyle birlikte ele alan bütüncül bir rekabetçilik modeli ortaya koyduğunu ifade etti. Başkan Veysel Memiş, “Firmaların kurumsal kapasitelerini, pazar potansiyellerini ve eğitim ihtiyaçlarını sistematik bir bütünlükle analiz eden bu çalışmayı asıl ayrıcalıklı kılan nokta ise kurum tarihinde ilk kez bir UR-GE projesi ihtiyaç analizinin dışarıdan hizmet alımı yerine tamamen birliğin kendi uzman kadrosu tarafından hazırlanmış olmasıdır. Kendi iç kaynaklarımızla üretilen bu rapor; karbon yönetimi, dijital pazarlama ve stratejik pazar analizleri gibi somut çözüm önerileriyle firmalarımızı küresel değer zincirinde üst sıralara taşıyacak uygulanabilir bir rehber niteliği taşımaktadır.” dedi. “Yaş meyve sebze, hazır giyim, demir-çelik ve tekstil sektörlerinde ivmelenme kaydettik” Mersin, Adana, Hatay, Kayseri ve Karaman illeri başta olmak üzere Türkiye genelinde 30 bini aşkın üyesiyle büyük bir aile olan AKİB’in şubat ayındaki ihracatında yaş meyve sebze, hazır giyim, demir-çelik ve tekstil sektörlerinde ivmelenme kaydettiğini ifade eden Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “Yılın ikinci ayında en çok ihracatı 361,7 milyon dolar değer ile Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz gerçekleştirdi. Bu birliğimizi, 321,6 milyon dolar değer ile Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz ikinci sıradan, 225,4 milyon dolar değer ile Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz üçüncü sıradan takip etti. Yine şubat ayında Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 140,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 87,6 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 87 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 41,4 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 30 milyon dolar ihracat değeri elde etti.” “Fas pazarında yüzde 405 artış yakaladık” AKİB’in şubat ayı ihracat performansını ülkelere göre değerlendiren Başkan Veysel Memiş, “Söz konusu dönemde en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler listesinde ilk üç sırada Rusya, Irak ve Fas yer aldı. Rusya’ya 98,6 milyon dolar, Irak’a 98,6 milyon dolar ve Fas’a 86,1 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Şubat ayında ihracat hacminde en güçlü artışı yüzde 405 artışla Fas pazarında yakaladık. Gürcistan, Ukrayna, ABD, Rusya ve Polonya bu dönemde anlamlı ihracat artışları sağladığımız ülkeler oldu.” dedi.

Türk Lezzetleri Dallas’ta Vitrine Çıktı Haber

Türk Lezzetleri Dallas’ta Vitrine Çıktı

Ege İhracatçı Birlikleri, Türk gıda ürünlerinin Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatını 5 yılda 750 milyon dolardan 1 milyar 730 milyon dolara taşıyan Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi kapsamında Dallas’ta Gala Yemeği düzenledi. Gala Yemeğine ABD’li distribütörler ve şeflerin katılırken, öğle saatinde Türk Kahvesi ve atıştırmalıklarla bir etkinlik düzenlendi. Amerikalılar, Türk lezzetlerine hayran kaldı. Işık: “ABD’de kalıcı gastronomi köprüsü kurmayı amaçlıyoruz” Amerika Birleşik Devletleri, gıda sektörünün seçkin temsilcilerini Türk lezzetleriyle buluşturmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Türkiye’nin 35 milyar dolara ulaşan tarım ve gıda ürünleri ihracatında Amerika Birleşik Devletleri’nin her geçen yıl daha da stratejik bir önem kazandığını, ABD’ye gıda ihracatında yeni hedeflerinin 5 milyar dolar olduğunu dillendirdi. Türkiye’nin, dünya kuru meyve üretiminde ve ihracatında lider ülkelerden biri olduğu bilgisini veren Işık, “İncir, kayısı, üzüm ve diğer geleneksel ürünlerle ABD pazarında güçlü bir konuma sahibiz. ABD pazarında yalnızca hacim değil; sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, izlenebilirlik ve yüksek kalite standartlarıyla uzun vadeli bir iş birliği kurmayı arzu ediyoruz. Bu amaçla Turkish Tastes TURQUALITY Projesini hayata geçirdik. Turkish Tastes Projesi kapsamında, ülkemizi ziyaret eden değerli şeflere üretim tesislerimizi, tarım altyapımızı ve binlerce yıllık gastronomi kültürümüzü tanıtma imkânı bulduk. Onlardan aldığımız olumlu geri bildirimler, doğru bir yolda ilerlediğimizi gösterdi ve projeye olan inancımızı daha da güçlendirdi. Aynı şekilde siz değerli misafirlerimizin görüşleri, beklentileri ve önerileri de bizim için son derece kıymetli. ABD pazarında daha güçlü ve kalıcı olabilmemiz için sizlerin geri bildirimleri yol gösterici olacak. ABD’nin farklı bölgelerinde katıldığımız fuarlarda hem Amerikalı hem de Türk şeflerle birlikte çalışarak ziyaretçilere Türk ürünlerinden oluşan özel tadım menüleri sunuyoruz. Amacımız yalnızca ürün tanıtmak değil; Türk lezzetlerini Amerikan damak tadıyla buluşturarak kalıcı bir gastronomi köprüsü kurmak. Bu vesileyle sizleri, haziran ayı sonunda New York’ta düzenlenecek Fancy Food Fuarı’nda Türkiye Standımızda gerçekleştireceğimiz tadım etkinliğine ve ihhaziran firmalarımızı ziyaret etmeye davet etmek isterim. Aynı şekilde, önümüzdeki hafta Anaheim’da gerçekleşecek Expo West Fuarı’nda da Türkiye’den ihracatçılarımız yer alacak. Stantlarımıza yapacağınız ziyaretler, iki ülke arasındaki gıda ticaretinin daha da gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır” dedi. Öztürk: “ABD’ye ihracatımız 350 milyon dolardan 900 milyon dolara çıktı” Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Hububatlardan bakliyatlara, baharatlardan pastacılık ürünlerine, yağlı tohumlardan bitkisel yağlara, şekerli ve çikolatalı mamullerden kedi ve köpek mamalarına geniş ve zengin bir ürün yelpazesini temsil ettiklerini ABD’ye ihracatlarının 2020 yılında 350 milyon dolar seviyesindeyken, 2025 yılı sonunda 900 milyon dolara ulaştığı bilgisini verdi. “Akşam yemeğinde, özel bir kutlamada ya da keyifli bir kahve molasında mutlaka bizim ürünlerimiz sofranızda yer alıyor. Çünkü biz; mutfağın temelini, lezzetin yapı taşlarını ve tatlı anların vazgeçilmezlerini temsil ediyoruz” şeklinde konuşan Öztürk, “Ege Bölgesinde ve ülkemizde bu ürünleri yüksek kalite standartlarında üreten, uluslararası normlara uygun şekilde işleyen ve dünyanın dört bir yanına ihraç eden güçlü firmalarımızın bulunması bizler için büyük bir gurur kaynağı. Türkiye’nin üretim gücü ile ABD’nin dinamik ve yenilikçi pazarı buluştuğunda ortaya çıkan sinerji ise ihracat rakamlarına açıkça yansımakta. ABD’ye ihracatımızın önemli bir bölümünü şekerli ve çikolatalı mamuller oluştursa da sunduğumuz ürün çeşitliliği çok daha geniş. Turkish Tastes Projemiz ile bu zenginliği ve ürün portföyümüzün derinliğini ABD pazarında daha görünür kılmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca ürün satmak değil; Türk mutfağının temel lezzetlerini Amerikan sofralarında kalıcı hale getirmek” ifadelerini kullandı. Girit: “ABD’nin Protein ihtiyacınızı karşılıyoruz” Et, balık, kanatlı ürünleri, yumurta, peynir ve bal gibi Türkiye’nin yüksek kaliteli protein kaynaklarını dünyaya ulaştırdıklarını dillendiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, ABD ile Türkiye arasındaki gıda ticaretinin her geçen yıl daha da güçlendiğinin altını çizdi. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün ABD’ye ihracatının 2025 yılında 150 milyon dolara ulaşmasını iki ülke arasındaki gıda ticaretinin artmasının en en somut göstergesi olarak nitelendiren Girit sözlerini şöyle tamamladı: “Bu başarı yalnızca üreticilerimizin ve firmalarımızın değil, aynı zamanda bizlere güvenen, ürünlerimizi tercih eden ve iş birliğimizi büyüten siz Amerikalı dostlarımızın da başarısıdır. Bu nedenle teşekkürlerimi özellikle sizlere sunmak isterim. İhracatımız yalnızca hacim olarak değil, çeşitlilik açısından da önemli bir gelişim gösteriyor. ABD pazarındaki yolculuğumuza ağırlıklı olarak levrek ve çipura ile başlamıştık. Bugün ise Türk yumurtasını, peynirlerini, balını ve diğer hayvansal ürünlerini de burada daha sık görmenin gururunu yaşıyoruz. Bu çeşitlenme sayesinde son beş yılda su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatımızı üç katına çıkarmayı başardık. Bu büyüme, iki ülke arasındaki karşılıklı güvenin, kalite anlayışının ve uzun vadeli iş birliğinin bir sonucudur. Dallas’ta bu etkinliği ilk kez gerçekleştiriyor olmaktan ayrıca büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu bölgenin sunduğu potansiyele inanıyoruz ve Türk ürünlerinin burada daha güçlü bir şekilde konumlanması için sabırsızlanıyoruz. ABD’nin farklı bölgelerinde büyüyen bu iş birliği ağı, Türkiye–ABD gıda ticaretinin geleceğine dair bizlere büyük bir umut veriyor.” Uygun: “Ege Bölgesi, Türk zeytin ve zeytinyağının kalbi” Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu, Ege Bölgesi’nin de Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün kalbi olduğunu ifade eden Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü açısından en stratejik ve en öncelikli pazarlardan biri konumunda olduğuna işaret etti. ABD pazarında Türk zeytin ve zeytinyağını daha görünür kılmak için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Uygun, “New York, Chicago, Anaheim ve Las Vegas gibi önemli ticaret ve gastronomi merkezlerinde gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle Türk gıda ürünlerini tanıtırken; 2025 yılında özellikle zeytin ve zeytinyağı sektörüne odaklanan başarılı bir Ticaret Heyeti programını da hayata geçirdik.Bu yıl da yeni bir heyet organizasyonu ile ABD’li iş ortaklarımızla daha güçlü, daha sürdürülebilir ve uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz. En büyük arzumuz; sağlık yönüyle ön planda olan Türk zeytinyağının ABD’deki market raflarında daha fazla yer alması ve Amerikan sofralarında kalıcı bir konuma ulaşmasıdır. Binlerce yıllık zeytin kültürümüzü modern üretim tesisleri ve uluslararası kalite standartlarıyla buluşturuyoruz. Daha önce ülkemizi ziyaret eden Şef Greg’in Türkiye izlenimlerini büyük bir heyecan ve takdirle paylaşması bizler için çok kıymetliydi. Önümüzdeki dönemde de ABD’li dostlarımızı Türkiye’de ağırlamaktan, zeytinliklerimizi ve modern tesislerimizi yerinde göstermekten büyük mutluluk duyacağımızı özellikle ifade etmek isterim” diyerek ABD’li şefleri ve satın almacıları Türkiye’ye davet etti. Gala Yemeğine Türkiye’nin Houston Başkonsolosu Ahmet Akıntı, Ticaret Ateşesi Hasan Önal, Turkish Tastes Elçisi Greg Matchett, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Amerikalı şefler, satın alma yöneticileri katıldı.

Kırsalda Bereket Projesi Bin 500 Üreticiyle Sınırlı mı Kalacak? Haber

Kırsalda Bereket Projesi Bin 500 Üreticiyle Sınırlı mı Kalacak?

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan "Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi"nin kapsamını Meclis gündemine taşıdı. Bakan İbrahim Yumaklı tarafından cevaplandırılması istemiyle verilen soru önergesinde, projenin mevcut haliyle Türkiye genelindeki üretici sayısına oranla oldukça sınırlı kaldığı vurgulandı. ​"150 Bin Hayvan, Sadece 1.500 Üretici Demek" ​Milletvekili Kılıç, projenin 2026–2028 dönemini kapsayan planlamasında toplam 150 bin küçükbaş hayvanın dağıtılacağının açıklandığını hatırlattı. Her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere 100 baş hayvan verileceği bilgisi üzerinden hesaplama yapan Kılıç, şunları kaydetti: ​"Bu planlama, projenin toplamda yalnızca yaklaşık 1.500 üreticiye ulaşabileceğini göstermektedir. Türkiye genelinde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan on binlerce üreticimiz göz önüne alındığında, bu rakamın sektörde hayal kırıklığı ve soru işaretleri yaratması kaçınılmazdır." ​Bakan Yumaklı’ya 7 Kritik Soru ​Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi kapsamında toplam kaç üreticinin desteklenmesi planlanmaktadır? Proje kapsamında illere göre dağıtım planı nasıl yapılacaktır? İl bazında kontenjan belirlenmiş midir? Türkiye genelindeki küçükbaş hayvan yetiştiricisi sayısı dikkate alındığında, destekten yararlanacak üretici sayısının sınırlı kalacağı yönündeki eleştiriler hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Proje kapsamının genişletilmesi veya daha fazla üreticinin destekten yararlanmasını sağlayacak ilave bir çalışma yapılması planlanmakta mıdır? Başvuru ve değerlendirme kriterleri nelerdir? Seçim sürecinin şeffaflığı nasıl sağlanacaktır? Genç ve kadın üreticilere yönelik özel bir kota veya pozitif ayrımcılık uygulanacak mıdır? Destek alan üreticilere hayvan temini dışında yem, veterinerlik, eğitim ve teknik danışmanlık gibi tamamlayıcı destekler sağlanacak mıdır? ​Kırsal Kalkınmada Sürdürülebilirlik Vurgusu ​Önergesinde küçük aile işletmelerinin korunmasının hayati önemde olduğunu belirten Şerafettin Kılıç, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin ancak geniş tabanlı ve adil bir destekleme modeliyle mümkün olabileceğini ifade etti. Bakanlığın bu eleştirilere vereceği yanıt, önümüzdeki üç yılın hayvancılık politikasının netleşmesi açısından kritik önem taşıyor

Matlı Şirketler Grubu’ndan Stratejik Satın Alma Haber

Matlı Şirketler Grubu’ndan Stratejik Satın Alma

Türkiye’nin önde gelen sanayi ve gıda gruplarından Matlı Şirketler Grubu, gıda ve tarım odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir satın almaya imza attı. Grup, İzmir Çiğli’de faaliyet gösteren Yakamoz Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerini devralarak bitkisel yağ üretiminde kapasitesini ve entegre yapısını güçlendirdi. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan tesisle birlikte Matlı Grubu; yem, hayvansal üretim ve gıda alanlarındaki yatırımlarına bitkisel yağ üretimini de ekleyerek tarımdan sofraya uzanan entegre zincirini daha da sağlamlaştırdı. Temelleri “Altınyağ” markasıyla atılan ve Türkiye’nin en köklü bitkisel yağ tesisleri arasında yer alan Yakamoz Yağ, modern altyapısı ve yüksek üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. Tesis; günlük 700 tona kadar soya fasulyesi işleme kapasitesine sahip olup ayçiçeği, kanola, keten ve aspir gibi farklı yağlı tohumların işlendiği kırma hatlarıyla faaliyet gösteriyor. Günlük 350 ton rafine yağ üretim kapasitesine sahip tesiste, 21 bin 600 ton kapasiteli yağlı tohum depolama çelik siloları ile 13 adet ham yağ tankı bulunuyor. “Protein Şirketi” vizyonunda yeni halka Matlı Şirketler Grubu, tarım ve gıda başta olmak üzere 10 farklı sektörde faaliyet gösteren entegre yapısıyla Türkiye’nin protein ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor. Grup için protein; yalnızca bir ürün değil, gıda güvenliği, sağlıklı nesiller ve güçlü bir ekonomi açısından stratejik bir unsur olarak konumlanıyor. Türkiye’yi kişi başı protein tüketiminde Avrupa Birliği ve OECD ortalamalarına taşımayı amaçlayan Grup; yerli üretimi, yem ve hammadde fiyatlarında istikrarı ve toplumsal bilinçlenmeyi önceliklendiriyor. 60 yıllık deneyimiyle yatırımlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve üretim kapasitesini sürekli artıran Matlı; tarımdan perakendeye, enerjiden lojistiğe kadar “topraktan sofraya” tüm süreci tek çatı altında yönetiyor. 10 Sektörde 30 Şirket, 12 Marka Bugün Matlı Şirketler Grubu; 30 şirketi, 12 markası, 2 Ar-Ge merkezi, binlerce çalışanı ve yaygın bayi ağıyla Türkiye ekonomisinin stratejik aktörleri arasında yer alıyor. Entegre üretim modeli ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla gıda zincirinin tüm halkalarında katma değer yaratmayı hedefliyor. Yakamoz Yağ’ın bünyeye katılmasıyla birlikte Matlı Grubu; hammadde tedarik güvenliğini artırırken bitkisel ve hayvansal üretimi kapsayan protein odaklı büyüme stratejisinde güçlü bir sinerji oluşturmayı amaçlıyor. Bu adım, grubun Türkiye’nin protein merkezi olma hedefi doğrultusunda attığı stratejik hamlelerden biri olarak değerlendiriliyor. Özer Matlı; “Tarımdan sofraya uzanan entegre yapımız var” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, satın almaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Karacabey’den çıkan ve bugün Türkiye’ye mal olmuş bir marka olarak, stratejik sektörlerin başında gelen tarıma kararlılıkla yatırım yapmaya devam ediyoruz. Yakamoz Yağ’ın bünyemize katılması, yalnızca bitkisel yağ üretiminde kapasite artışı değil; tarımdan sofraya uzanan entegre yapımızı tamamlayan, protein ekosistemimizi daha da güçlendiren stratejik bir adımdır. Gıda güvenliğinin ve sürdürülebilir üretimin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde, hammadde tedarik güvenliğini artıran yatırımları son derece kritik görüyoruz. Bu satın alma ile hem ülkemizin tarım ve gıda sektörüne uzun vadeli katkı sağlamayı hem de Türkiye’yi protein alanında bölgesel bir merkez haline getirme hedefimize bir adım daha yaklaşmayı amaçlıyoruz.”

İTB'nin Geleneksel ''Toprağın Kadın Yüzü'' Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı Haber

İTB'nin Geleneksel ''Toprağın Kadın Yüzü'' Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı

135 yıldır Türkiye’nin siyasi ve ekonomik hayatına tanıklık eden nadir kurumlardan olan İzmir Ticaret Borsası’nın bu yıl, 1 Ekim-15 Aralık 2025 tarihleri arasında “Toprağın Kadın Yüzü” ana temasıyla düzenlediği geleneksel Instagram Fotoğraf Yarışmasının dokuzuncusu sonuçlandı. Herhangi bir sınırlama söz konusu olmadan kadın emeğinin üretim zincirindeki değerini öne çıkarmayı hedefleyen fotoğrafları konu edinen yarışmada; kadınların tarım alanındaki alın teri, emeği, üretim koşulları ve kırsal yaşamın gerçek yüzünü anlatan tüm kareler gönderildi ve her biri alanında uzman jüri üyelerinin titiz değerlendirmeleri sonucunda, dereceler belli oldu. Yarışma sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, “Tarihi Borsa Sarayımızı konu alan ilk Instagram yarışmamız ve sırasıyla üzüm ve incir, pamuk ve zeytin-zeytinyağı, hayvancılık, Toprak ve Çocuk, Tarımda Sürdürülebilirlik, Cumhuriyetin 100. Yılında Tarım ile Geçmişten Emanet, Geleceğe Miras Tarım temalı fotoğraf yarışmalarımız büyük ilgi görmüştü. Yarışmamızın başlangıcından bu yana yönetimimiz ve akademisyenlerden oluşan, her biri alanında uzman jüri üyelerimizin titiz çalışmaları sonucunda birbirinden güzel temalar, yarışmacılarımız sayesinde oldukça başarılı karelere dönüştü. 135 yıldır Türkiye’nin siyasi ve ekonomik hayatına tanıklık eden nadir kurumlardan olan İzmir Ticaret Borsası, tarımda üretim ve çeşitliliğin devam etmesi, gelişmesi ve geleceğe taşınması amacıyla geçmişten aldığı emanetleri, geleceğe miras bırakabilmek adına her biri alanında öncü projeler geliştiriyor. Üstlendiğimiz bu değerli misyonla sektördeki diğer kuruluş ve paydaşlara örnek oluyor, onları teşvik ediyoruz. Bu yıl dokuzuncusunu gerçekleştirdiğimiz ve artık geleneksel hale gelen Instagram yarışmamızda Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözünden ilham aldık ve toprağın bereketi, üretimin sürekliliği ve tarımın geleceğinde kadınların rolü ve emeğine değindik.” dedi. Işınsu Kestelli: Birleşmiş Milletler’in (BM) 2026 yılını Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan etmesi yarışmamızın temasıyla eşleşen hoş bir tesadüf oldu Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 2026 yılını Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan etme kararına değinen ve Borsa’nın “Toprağın Kadın Yüzü” temasıyla düzenlediği yarışmanın tamamladığı tarihle art arda gelmesinin oldukça hoş bir tesadüf olduğunu belirten Işınsu Kestelli, Borsa olarak her fırsatta tarımın görünmeyen kahramanlarını görünür kılmayı, aynı zamanda kadın emeğinin üretim zincirindeki değerini öne çıkarmayı hedeflediklerini söyleyerek, yarışma sonucunda bu amacı oldukça değerli karelerle somutlaştırdıklarının altını çizdi. BM 2026 yılında dünya genelinde kadın çiftçilerin tarım ve gıda sistemlerindeki hayati rolüne ve gıda güvenliği, beslenme ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasına yaptıkları katkılara ilişkin farkındalığı artırmaya davet ediyor. Ne hoş bir tesadüftür ki bizler de yarışmamızda tam da bu temayı konu almıştık. Çünkü tarımın ve hayvancılığın her alanında kadınların varlığı, üretimin devamlılığını sağlayan en önemli güçlerden biridir. Bu anlamda, ‘Toprağın Kadın Yüzü’ Instagram fotoğraf yarışması yalnızca bir yarışma değil; 135 yıldır üreticilerimizin emeğini görünür kılmayı kendine görev edinmiş İzmir Ticaret Borsası’nın, tarımda kadın emeğine dikkat çekmek için attığı güçlü bir farkındalık adımıdır. Geçmişten aldığımız güçle, bugünün üretim hikâyelerini geleceğe taşımayı; tarımın kadın yüzünü tüm gerçekliğiyle gözler önüne sermeyi amaçlıyoruz” diye konuştu. Kestelli, “Yarışma ile ilgili Facebook ve Instagram kanallarında yapılan reklam çalışmamız toplamda 112 bin 801 kez gösterildi. Yarışma duyurusu, sosyal medya yoluyla 44 bin 857 kişiye erişti. 2 bin 776 kişi tıklayarak, www.itb.org.tr adresli web sitesinde yer alan yarışma sayfamıza yönlendi. Yarışmaya 1092 eser yüklendi, şartnameye uygunluk gösteren 906 eser jüri değerlendirmesine sunuldu. Yarışmanın kazananları iki etapta gerçekleştirilen eleme toplantıları neticesinde belirlendi. Katılım ve ilgi her yıl katlanarak artıyor. Artık geleneksel hale gelen yarışmamıza gösterilen ilgi bizleri çok mutlu ediyor” diye ekledi. Ödüller Sahiplerini Buluyor “Toprağın Kadın Yüzü” ana temasıyla tek kategoride düzenlenen yarışmada birincilik ödülü 30 bin TL, ikincilik ödülü 15 bin TL, üçüncülük ödülü 10 bin TL ve mansiyon ödülü ise 7 bin 500 TL olarak belirlendi. Yarışmada derece alanlar haricinde sergileme alan eserlere ise 2 bin 500 TL sergi katılım ödülü verilecek. Yarışmaya katılan eserler; İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz, Sayman Üye İlhan Zincircioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Sonnur Kırmızıoğlu, 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Birinci, Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Aşman Alikılıç, Emekli Öğretim Üyesi Dr. Ahmet İmançer, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Turan Gültekin ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Ege Bölge Temsilcisi Şükrü Akın’dan oluşan jüri heyeti tarafından iki etap halinde gerçekleştirilen toplantıda değerlendirildi. Elemeler sonucunda toplam 35 eser sergileme alırken, aralarından 6’sı dereceye layık görüldü. Yarışmanın ödül töreni ve sergisi önümüzdeki günlerde İzmir Ticaret Borsası’nın sosyal medya hesaplarından ilan edeceği takvimde gerçekleştirilecek. Jüri değerlendirmesi sonucunda, yarışma kategorilerinde derece alanlar şöyle oluştu: 1- Ahmet Harmancı / @ahmet_hrmnc 2- Seyit Konyalı / @seyit_konyali 3- Ebubekir Bürçün / @ebubekirburcun 4- Funda Kılıç / @fndfndk 5- Yalçın Akkaya / @yalcinakkaya07 6- Yunus Yazıcı / @yunusyaziciart Sergileme Alanlar: 7- Hasan Uçar / @hasanucar_photography 8- Esengül Alıcı / @esen.artt 9- Mustafa Kılınç / @mustafkilinc 10- Kenan Nihat Elçi / @kenannihatelcii 11- İlhan Uzunismail / @ilhanuzunismail 12- Ali Fatih Akçay / @alifatihakcay 13- Seyit Konyalı / @seyit_konyali 14- İhsan Korkut / @korkut.ihsan 15- Elif Alkan Bora / @eliff_alkanbora 16- Erdal Türkoğlu / @erdalturkoglu_ 17- Ahmet Aslan / @ahmetaslanphoto 18- Faysal Kanber / @faysalkanber 19- Bekir Can Sağlam / @bekirsaglam7 20- Ahmet Fatih Sönmez / @afatihsonmez 21- Murat Adıyaman / @murat_semsur 22- Murat Bakmaz / @bakmaz_murat 23- Mehmet Demiralp / @mmehmetdemiralp 24- Okan Özdemir / @okanozdemir.image 25- Yılmaz Topçu / @yilmaztopcu34 26- Ümmü Nisan Kandilcioğlu / @unisankandilcioglu 27- Nuket Uluç / nuketuluc 28- Tacettin Yüksel / @taciyuksel 29- Ragıp Sarı / @ragipsarii 30- Faik Yılmaz / @faikyilmaz 31- Burak Demir / @burakdemirburak 32- Mehmet Özdemir / @karayemistrabzon 33- Erdal Türkoğlu / @erdalturkoglu_ 34- Fatma Çınar / @yldzfatosh2 35- Gazi Aydın / @gaziaydin26

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.