Hava Durumu

#Suriye

Kırsal Haber - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli Büyükşehir’in Projeleri Dünyaya Örnek Oluyor Haber

Kocaeli Büyükşehir’in Projeleri Dünyaya Örnek Oluyor

Suriye Hama Valisi Abdurrahman es-Seheyen ve beraberindeki heyet, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi’ni (TABİP) yerinde inceledi. Hama’nın yeniden yapılanma sürecinde Kocaeli’nin yerel yönetim tecrübesi hakkında bilgi alan heyet, Büyükşehir’in tarım, üretim ve kırsal kalkınma alanındaki çalışmalarını yakından görme fırsatı buldu. KOCAELİ HEM ÜRETİYOR HEM MODEL OLUYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği örnek projeler, Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası alanda da ilgi görmeye devam ediyor. Suriye Hama Valisi Abdurrahman es-Seheyen, Suriye Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Fadı Al-Kasım ve beraberindeki heyet, Kocaeli ziyareti kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı ziyaret etti. Suriye’nin Hama şehrinin yeniden yapılanması ve yerel yönetim kapasitesinin geliştirilmesine yönelik teknik iş birliği ve tecrübe paylaşımının ele alındığı ziyarette, tarımsal ve kırsal kalkınma, altyapı, su ve kanalizasyon, sanayi yatırımları ve organize sanayi bölgeleri gibi alanlarda inceleme ve değerlendirmeler gerçekleştirildi. TABİP’İ YERİNDE İNCELEDİLER Hama Valisi Abdurrahman es-Seheyen başkanlığındaki heyet, program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Ziraat Fakültesi Arslanbey Yerleşkesi’nde bulunan Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi (TABİP) Ar-Ge ve Üretim Sahası’nı ziyaret etti. 100 dönümlük alanda yürütülen çalışmaları inceleyen heyete, Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü ziraat mühendisleri tarafından teknik bilgiler aktarıldı. Biberiye, kekik, melisa, nane ve lavanta başta olmak üzere 41 farklı tıbbi ve aromatik bitkinin yetiştirildiği alanı gezen heyet, üretim süreçleri ve bitkilerin bölgeye adaptasyon çalışmaları hakkında bilgi aldı. TABİP’in üretim, Ar-Ge ve katma değerli ürün anlayışını bir araya getiren model, heyetin ilgisini çekti. TARIM AKADEMİSİ’Nİ ZİYARET ETTİLER Hama heyeti, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal eğitim ve üretime yönelik çalışmalarının yürütüldüğü Tarım Akademisi’ni de ziyaret etti. Sınıfları gezen heyete, merkezde gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri ve üreticilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. KO-MEK ÇALIŞMALARI ANLATILDI Ziyaret kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin önemli eğitim ve istihdam projelerinden Kocaeli Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) hakkında da heyete bilgi aktarıldı. Mesleki ve kişisel gelişime yönelik eğitimleriyle vatandaşların meslek edinmesine katkı sunan KO-MEK’in çalışma modeli ve elde edilen tecrübeler paylaşıldı. SURİYE’DE BENZER ÇALIŞMALAR PLANLANIYOR Kocaeli’deki incelemelerden etkilenen Hama heyeti, özellikle tarımsal ve kırsal kalkınma alanındaki uygulamaları yakından inceledi. İlerleyen süreçte Suriye’den yetkililer ve ziraat mühendislerinden oluşan bir heyetin Kocaeli’ye gelerek TABİP Ar-Ge ve Üretim Sahası’nda daha kapsamlı incelemelerde bulunması planlanıyor. Elde edilecek bilgi ve tecrübeler doğrultusunda ise Suriye’de benzer bir üretim sahasının kurulması hedefleniyor.

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık" Haber

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık"

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 173,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Birlik, yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine İran, Irak ve Suriye pazarlarında ulaşırken, İspanya ve Bulgaristan'a yönelik ihracatındaki yüksek oranlı artışlarla da dikkat çekti. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, temmuz ayında 1,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen ulusal sektör ihracatından yüzde 15,3 oranında pay aldıklarını belirtti. Bölge ihracatçılarının geleneksel pazarlardaki konumunu korurken yeni ve yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlarda da önemli kazanımlar elde ettiğini kaydeden Veysel Memiş, “Yakın coğrafyamızdaki güçlü pazarlarımızın yanı sıra Avrupa, Afrika, Asya ve Latin Amerika'da elde ettiğimiz artışlar, Türk hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlarımızdaki payımızı artırırken yeni pazarlara erişim çalışmalarımıza da ağırlık vereceğiz." dedi. “Bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri ihracatın yüzde 63’ünü taşıdı” AHBİB üyesi ihracatçıların temmuz ayında toplam 206 bin 411 ton ürünü uluslararası pazarlara ulaştırdığını belirten Veysel Memiş, en fazla ihracatın bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri gruplarında gerçekleştirildiğini söyledi. Veysel Memiş, “Birliğimizin ürün grupları bazındaki ihracatında bakliyat 36,3 milyon dolarlık değer ve yüzde 22 payla ilk sırada yer alırken, bitkisel yağlar 35,8 milyon dolarlık ihracatla toplam dış satımın yüzde 21'ini oluşturdu. Pastacılık ürünleri ise 32,8 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20 payla üçüncü sırada yer aldı. Kırmızı mercimek ihracatı miktar bazında yüzde 101, değer bazında yüzde 65 artarak 26,6 milyon dolara ulaştı. Böylece kırmızı mercimek tek başına toplam Birlik ihracatının yaklaşık yüzde 16'sını oluşturdu. Şeker, diğer gıda müstahzarları, margarin, soya yağı ve fraksiyonları ile yağlı tohum ve meyvelerin un ve küspesi ürünleri, ihracat değerindeki yükselişleriyle öne çıktı.” diye konuştu. “İspanya’da 12,5 kat, Bulgaristan’da 11,6 kat ihracat artışı sağladık” Bölge ihracatını ülkelere göre değerlendiren Veysel Memiş, temmuz ayında en fazla dış satım yaptıkları ülkelerin başında İran, Irak ve Suriye’nin geldiğini belirtti. İspanya ve Bulgaristan başta olmak üzere birçok pazarda elde edilen güçlü artışların ise ihracatın coğrafi çeşitliliğini desteklediğini ifade eden Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “İran’a yönelik ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 123 artırarak 21,3 milyon dolara yükselttik. Irak’a 16,8 milyon dolar, Suriye’ye ise 9,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle İspanya ve Bulgaristan pazarlarında kaydettiğimiz yüksek oranlı artışlar dikkat çekti. İspanya’ya ihracatımız yüzde 1.250 artışla 8,6 milyon dolara, Bulgaristan’a ihracatımız ise yüzde 1.063 artışla 7,4 milyon dolara ulaştı. Bunun yanı sıra Sudan, Libya ve ABD gibi pazarlarda da ihracatımızı önemli ölçüde artırdık. Bu tablo, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirdiğini ve pazar çeşitliliğimizi güçlendirdiğini gösteriyor.” Küresel gıda ticaretinde fiyat hareketleri, tedarik zincirlerindeki değişimler ve bölgesel gelişmelerin ihracatçılar açısından yeni fırsat ve riskleri beraberinde getirdiğine dikkati çeken Veysel Memiş, rekabet gücünün korunması için katma değerli üretim ve pazar çeşitliliğinin önem kazandığını vurguladı. Veysel Memiş, "2026'da ihracatçılarımız değişen küresel ticaret koşullarına uyum sağlarken yeni pazarlara erişim konusunda da önemli mesafe aldı. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi ve katma değerli üretim kapasitemizi artırarak sürdürülebilir ihracat artışını hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı Haber

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, nisan ayında 173,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yılın dördüncü ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 oranında artış sağladıklarını vurgulayan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, Irak ve Suriye pazarında derinleştiklerini, en güçlü ivmelenmeyi Cibuti, İran, Suudi Arabistan, Ürdün ve Tunus pazarında yakaladıklarını belirtti. Bakliyat, pastacılık ve şeker mamulleri öne çıktı 2025 yılı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda üyelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeleyen Başkan Veysel Memiş, AHBİB’in nisan ayı ihracat performansını ürün gruplarına göre değerlendirirken bakliyat, pastacılık ürünleri ile şeker ve şeker mamullerinin dikkat çekici ihracat rakamlarıyla öne çıktığını vurguladı. Yılın dördüncü ayında 209 bin 760 ton ürünü uluslararası pazarlarda dövize dönüştürdüklerini belirten Başkan Veysel Memiş, “Bölge ihracatında bakliyat, 52,4 milyon dolarlık değeri ve yüzde 32’lik payıyla lider konumda yer aldı. Yüzde 87’lik artış kaydettiğimiz bu grup içinde özellikle kırmızı mercimek, 41,4 milyon dolar değer ile toplam ihracatımızın yüzde 25’ini oluşturdu. Katma değeri yüksek ürünler arasında yer alan pastacılık ürünleri, 33,7 milyon dolarlık ihracatla yüzde 34’lük büyüme sağladı. Şeker ve şeker mamulleri ihracatı ise 22,4 milyon dolara ulaştı.” dedi. Lokomotif pazarlar Orta Doğu ve Afrika Nisan ayında bölge ihracatının lokomotif pazarlarının Irak, Suriye, Cibuti, Sudan, Almanya, İran, Suudi Arabistan, İtalya, Rusya ve Ürdün olduğunu bildiren Veysel Memiş, bu ülkelerin AHBİB’in ihracatında istikrar ve büyümenin temelini oluşturduğunu, özellikle katma değeri yüksek ürünlerdeki artışın Türkiye’nin küresel tarım rekabetçiliğini güçlendirdiğini vurguladı. Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “AHBİB’in nisan ayı ihracat rakamlarını ülke bazında analiz ettiğimizde, geleneksel pazarlarımızdaki güçlü duruşun kararlılıkla sürdüğünü görüyoruz. Bölge ihracatımızda Irak, 18,5 milyon dolarlık hacmi ve yüzde 11’lik pazar payı ile liderlik koltuğundaki yerini korudu. Irak’ı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artış sağlayarak 13,9 milyon dolarlık hacme ulaşan ve yüzde 8 pay alan Suriye yakından takip etti. Nisan ayının en dikkat çeken performansı ise Cibuti’den geldi. Bu pazarımızda yakaladığımız yüzde 482’lik rekor çıkışla 10,3 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak yüzde 6’lık bir pay elde ettik.” Yeni hizmet döneminde temel öncelikler ve hedefler Yeni hizmet dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Veysel Memiş, ihracatı daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya taşıma sözü verdi. 2022 yılından bu yana yürüttükleri görev süresince somut çıktılara odaklandıklarını vurgulayan Başkan Veysel Memiş, “Hedef pazarlara yönelik 4 sektörel ticaret heyeti organize ederken, dünya genelinde 19 uluslararası fuara katılım sağlayarak yeni iş bağlantılarının yolu açtık. İhracatçı firmaların gücüne güç katmak amacıyla 4 UR-GE projesi hayata geçirdik. Yurt dışı pazarlama ve eğitim programlarıyla firmaların kurumsal altyapısını geliştirdik. Sektör içi koordinasyonu sağlamak adına 9 istişare toplantısı gerçekleştirdik. Başarıyı ödüllendirmek amacıyla 4 büyük ödül töreni düzenledik. Tüm hamlelerin neticesinde 2025 yılı itibarıyla 1,8 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaştık. Yeni hizmet döneminde kazanılan başarıların üzerine koyarak ilerleyeceğiz. Temel önceliğimiz, sektörümüzün ihtiyaçlarını her platformda en gür sesle ifade etmek ve ihracatçımızın küresel rekabet gücünü artırmaktır.” diye konuştu.

Egeli İhracatçılar Zorlukları Aştı: İhracatın Yarısı Avrupa Birliği’ne! Haber

Egeli İhracatçılar Zorlukları Aştı: İhracatın Yarısı Avrupa Birliği’ne!

Son üç yıldır enflasyon ve döviz kuru arasındaki dengesizlik nedeniyle rekabet gücü baskılanan Egeli ihracatçılar, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2026’nın Ocak-Nisan döneminde ihracatını yüzde 4 artırarak 6 milyar 155 milyon dolar seviyesine taşıdı. ​Avrupa Birliği Pazarı Ege İçin Vazgeçilmez Oldu ​EİB’nin 2026 yılı ilk dört aylık verilerine göre, geleneksel pazar olan Avrupa Birliği (AB), Egeli ihracatçıların kalesi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 2 milyar 689 milyon dolar olan AB ihracatı, yüzde 13,4’lük bir yükselişle 3 milyar 50 milyon dolara ulaştı. ​Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, her 100 dolarlık ihracatın 50 dolarının AB ülkelerine yapıldığını belirterek, AB’nin toplam ihracattaki payının yüzde 45’ten yüzde 50’ye çıktığını vurguladı. Ege, bu performansıyla Türkiye genelindeki yüzde 46’lık AB payı ortalamasının da üzerine çıkmış oldu. ​Zirvenin Sahibi Almanya, Yıldızı İtalya Oldu ​Ülke bazlı sonuçlarda Almanya, 605 milyon dolarlık ihracat rakamı ile liderliğini sürdürdü. Almanya’yı 507 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri takip ederken, dönemin en dikkat çeken çıkışı İtalya’dan geldi. İtalya’ya yapılan ihracat yüzde 26 artarak 459 milyon dolara ulaştı. ​Pazardaki diğer önemli gelişmeler ise şu şekilde gerçekleşti: ​İspanya: Yüzde 19’luk artışla 336 milyon dolar ihracat yapılarak İngiltere geride bırakıldı. ​Uzak Pazarlar: Çin’e yapılan ihracat yüzde 24 artışla 209 milyon dolara yükseldi. ​Alternatif Pazarlar: Yemen’e yapılan ihracatta yüzde 136, Suriye’de ise yüzde 94’lük rekor artışlar kaydedildi. ​Dünya Ticareti Daralırken Ege Büyüyor ​Küresel ekonomik daralma sinyallerine dikkat çeken Başkan Muhammet Öztürk, IMF ve Dünya Ticaret Örgütü’nün 2026 yılı için büyüme tahminlerini düşürdüğünü hatırlattı. Dünya ticaretinin 2025’e oranla daha zorlu geçeceği öngörülürken, EİB üyelerinin 204 farklı gümrüklü bölgeye ulaşarak ihracatlarını geliştirmesinin büyük bir başarı olduğunu ifade etti. ​İlk 10 Ülkenin Payı Artıyor ​Ege’nin en çok ihracat yaptığı ilk 10 ülke (Almanya, ABD, İtalya, İspanya, İngiltere, Hollanda, Fransa, Çin, Yunanistan ve Rusya), toplam ihracattan aldığı payı yüzde 53’e çıkardı. Bu ülkeler yapılan toplam ihracat, geçen yıla oranla yüzde 9,4 artarak 3 milyar 286 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Ege Bölgesi Meyve Sebze Mamulleri İhracatında Liderliğini Perçinledi Haber

Ege Bölgesi Meyve Sebze Mamulleri İhracatında Liderliğini Perçinledi

Türkiye’nin tarımsal üretim gücü, katma değerli ihracatla dünya sofralarına taşınmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye genelinde gerçekleşen 511 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihracatının 221 milyon dolarlık kısmını tek başına üstlenen Ege Bölgesi, %43’lük pay ile sektörün "aslan payını" alarak liderliğini sürdürdü. ​İhracatın Lokomotifi: Turşu ve Kuru Domates ​Ege Bölgesi, özellikle spesifik ürün gruplarında Türkiye’nin toplam ihracatını domine eden bir performans sergiledi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği verilerine göre bölge; Kuru domates ihracatının %95’ini, ​Kornişon turşu ihracatının %94’ünü, ​Biber turşusu ihracatının %90’ını tek başına gerçekleştirdi. ​2026 Sonu Hedefi: 3 Milyar Dolar ​Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, iklim krizine rağmen 2025 yılını 2,6 milyar dolarla kapattıklarını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: ​"Türkiye dünyanın gıda ambarıdır. Sanayiye yönelik üretim bilincinin artmasıyla meyvelerimizi katma değerli mamullere dönüştürüyoruz. 2026 yılı sonunda, hava koşullarında büyük bir olumsuzluk yaşanmazsa 3 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşacağımıza inanıyoruz." ​En Çok İhraç Edilen Ürünler: Gazlı İçecekler ve Salça Yükselişte ​Türkiye genelinde ihracat listesinin başında 58 milyon dolarla sebze konserveleri yer alırken, onu 50 milyon dolarla gazlı içecekler izledi. Diğer dikkat çeken kalemler ise şöyle sıralandı: ​Meyve Suyu: %14 artışla 48 milyon dolar. ​Domates Salçası: %22 artışla 44 milyon dolar. ​Biber Turşusu: 40 milyon dolar. ​Kuru Domates: 29,5 milyon dolar. ​İhracatın Zirvesindeki Ülkeler: ABD ve Almanya Başta ​Türk meyve sebze mamullerine en yoğun talep okyanus ötesinden geldi. ABD, 81 milyon dolarlık ithalatla ilk sırada yer alırken, onu 67,3 milyon dolarla geleneksel pazar Almanya ve 35,5 milyon dolarla İngiltere takip etti. Irak, Hollanda, KKTC, Suriye, İtalya, Fransa ve Filistin ise ilk 10’da yer alan diğer ülkeler oldu. ​Ege’nin İhracat Yıldızları ​Ege Bölgesi özelinde yapılan ihracatta 36 milyon dolarla biber turşusu birinciliği göğüsledi. Bölgeden yapılan ihracatta ülke bazlı dağılımda ise 41,3 milyon dolarla ABD ve 40,2 milyon dolarla Almanya arasındaki rekabet dikkat çekti.

Güneydoğu Anadolu’nun 3 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 871,3 Milyon Dolar Haber

Güneydoğu Anadolu’nun 3 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 871,3 Milyon Dolar

Güneydoğu Anadolu'nun toplam ihracatındaki yüzde 31,2 payı ile liderliğini sürdüren hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı yılın ilk çeyreğinde 871,3 milyon dolar oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bölgedeki hububat sektörü ihracatı miktar bazında yüzde 6,8 düşerken, değer bazında gerileme yüzde 2,9 seviyesinde kaldı. Üç aylık süreçte yaklaşık olarak 285,8 bin ton makarna, 191,8 bin ton buğday unu, 121 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 31,1 artış ile 195,6 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 9,4 artışla 156,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 4,2 olarak gerçekleştiği bu dönemde Orta Doğu’ya ihracat yüzde 20,8 düşüşle 340,7 milyon dolar olurken, 317,2 milyon dolar ihracat yapılan Afrika pazarında yüzde 20,9 artış sağlandı. “Alıcıların daha temkinli ve fiyat odaklı hareket edeceği bir döneme giriyoruz” Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında enerji ve lojistik dengelerinin yeniden tanımlandığını, Hürmüz Boğazı’nda artan risklerin ve enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizliklerin Türkiye’nin lojistik merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini belirten Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu şunları söyledi: “Irak’ın petrol ihracatında Türkiye güzergâhını daha aktif kullanma stratejisi ve Kalkınma Yolu gibi projelerin hız kazanması, ülkemizi yalnızca bir transit ülke değil, bölgesel ticaretin ve enerji akışının merkezlerinden biri haline getirebilecek stratejik bir fırsat sunuyor. Jeopolitik avantajların kısa vadeli kazanımlarla sınırlı kalmaması ve uzun vadede rekabet gücüne dönüşebilmesi için elbette ticaret altyapısının, finansman ve tahsilat süreçlerinin ve sınır kapılarındaki operasyonel akışın aynı ölçüde güçlü ve öngörülebilir olması gerekiyor. Savaşa bağlı gerekçelerle, küresel tarım piyasalarında ihracatçılarımız açısından baskı yaratan unsurların bir süre daha devam etmesini bekliyoruz. Karadeniz havzasında üretim beklentilerinin güçlü seyretmesine de bağlı olarak, fiyat odaklı rekabetin daha da artacağı bir döneme giriyoruz. Bu tablo, özellikle buğday unu, makarna ve ayçiçek yağı gibi temel ürünlerde daha da belirleyici olacak. Öte yandan enerji, gübre ve lojistik maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerine yansıması yalnızca ihracat fiyatlarını değil, aynı zamanda ticaretin kontrat yapısını, risk iştahını ve pazar tercihlerini de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle mevcut dönemi yalnızca jeopolitik bir kırılma olarak değil; fiyatlama davranışlarından tedarik zincirlerine, rekabet dengelerinden üretim planlamasına kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm süreci olarak değerlendirmek gerekiyor.” “Bazı pazarlarda daha yoğun bir rekabetle karşılaşacağız” Bölgesel ticarette lojistik ve güzergâh konularında yaşanan değişimin, rekabet baskısını artıracağını da dile getiren Kadooğlu şunları söyledi: “Irak ile Suriye arasında yaklaşık 14 yıldır kapalı olan sınır kapısının yeniden açılması ve alternatif transit hatların devreye girmesi, bölgesel ticaretin toplam büyüklüğünü artırma potansiyeli taşırken Türkiye açısından mevcut lojistik üstünlüğün daha rekabetçi bir zemine taşınmasına neden olabilir. Bugüne kadar Türkiye üzerinden akan ticaretin belirli bir zorunlulukla şekillendiği bir yapıdan, alternatif koridorların olduğu çok merkezli bir yapıya geçilebilir. Maliyet ve süre avantajları sağlayan yeni hatların aktif hale gelmesinin, Türk ihracatçılarının bazı pazarlarda daha yoğun bir rekabetle karşılaşmasına yol açması muhtemel. Nitekim bu süreçte yalnızca lojistik hatlar değil, aynı pazarlara erişen tedarikçilerin sayısı ve çeşitliliği de artıyor; bu da özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarında fiyat hassasiyetinin daha da belirleyici hale gelmesine yol açıyor. Dolayısıyla bizim için asıl mesele, bölgesel ticaret içindeki payımızın ve yönlendirme kapasitemizin korunması olacak. Bu nedenle Orta Doğu’ya açılan gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle ve kesintisiz çalışması, mevcut hatların hız ve maliyet avantajını koruyacak şekilde güçlendirilmesi ve Türkiye’nin ‘doğal tedarikçi’ konumunu destekleyecek politikaların sürdürülmesi kritik önem taşıyor.”

Jeopolitik Gerilim Bölgesel Ticaret Akışlarını Doğrudan Etkiliyor Haber

Jeopolitik Gerilim Bölgesel Ticaret Akışlarını Doğrudan Etkiliyor

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, şubat ayında 140,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Başkan Veysel Memiş, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen ürün çeşitliliği ve katma değerli üretimin ihracatta dengeleyici rol oynadığını vurgulayarak, “Şubat ayında bölge ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir düşüş gösterdi; ancak işlenmiş gıda ürünlerimiz ve geniş ürün portföyümüzün güçlü performansı sayesinde ihracatımız istikrarlı bir şekilde yüksek seviyesini koruyor.” dedi. “Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim bölgesel ticaret akışlarını doğrudan etkiliyor” Küresel gelişmelerin sektöre yansımalarını değerlendiren Başkan Veysel Memiş, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimin bölgesel ticaret akışlarını doğrudan etkilediğini belirterek, özellikle lojistik maliyetlerde yaşanan sert artışın ihracat planlamasını zorlaştırdığını söyledi. Veysel Memiş, “Orta Doğu’daki gerilim, ticaret rotalarının güvenliği ve maliyet yapısı üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Bölgenin içinde bulunduğu belirsizlik ortamı, hem ticaret akışını hem de fiyat dengelerini doğrudan etkiliyor. Bu süreçte bazı fırsatçı yaklaşımların maliyetleri spekülatif şekilde artırması ihracatçılar açısından önemli bir risk oluşturuyor.” diye konuştu. Navlun ve operasyonel giderlerde yaşanan artışın yalnızca taşıma ücretleriyle sınırlı kalmadığını ifade eden Veysel Memiş, özellikle savaş riski nedeniyle uygulanan ek primlerin lojistik maliyetlerini hızla yükselttiğine dikkat çekti. Veysel Memiş, “Yük taşıma ücretlerinin yanı sıra yükleme ve boşaltma bedelleri, liman hizmetleri, sigorta primleri ve risk farkları da ciddi oranlarda arttı. Özellikle savaş riski gerekçesiyle uygulanan ek teminat ve sigorta primleri toplam lojistik maliyetlerini katladı. Kısa süre içinde 4-5 kat seviyesine ulaşan bu artış, ihracatçının maliyet hesaplarını öngörülemez hale getiriyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Lojistik maliyetlerde dengeli ve makul bir yapı korunmalı” Artan maliyetlerin ihracatçıların kârlılığını doğrudan erittiğini vurgulayan Veysel Memiş, maliyetlerin fiyatlara yansıtılması halinde ise hedef pazarlarda rekabet avantajının zayıfladığına işaret etti. Veysel Memiş, “İhracatçı bu maliyet artışını tek başına üstlenemez. Fiyatlara yansıtıldığında ise rekabet gücü zayıflıyor ve sipariş akışı yavaşlıyor. Bu durum yalnızca maliyet artışı değil, aynı zamanda pazar kaybı riski anlamına geliyor. Bu nedenle lojistik maliyetlerde dengeli ve makul bir yapı korunmalı.” diye konuştu. Kriz dönemlerinde lojistik zincirinin kesintisiz işlemesinin ticaretin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını belirten Veysel Memiş, ani ve kontrolsüz maliyet artışlarının küresel tedarik zincirini de olumsuz etkilediğini dile getirdi. Veysel Memiş, “Lojistikte yaşanan sert dalgalanmalar yalnızca ihracatçıyı değil, ithalatçı firmaları ve nihai tüketicileri de etkiliyor. Tedarik güvenliğinin korunması için maliyetlerde öngörülebilir ve dengeli bir yapının sürdürülmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “En fazla ihracatı pastacılık ürünlerinde gerçekleştirdik; ülke bazında ise Suriye öne çıktı” AHBİB’in şubat ayı ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Veysel Memiş, özellikle işlenmiş gıda ürünlerinin ihracatta önemli bir denge unsuru olmaya devam ettiğini vurguladı. Veysel Memiş, şunları söyledi: “Sektör ihracatımızda ürün çeşitliliğinin sağladığı avantajı açık şekilde görüyoruz. Pastacılık ürünleri 27,4 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20’lik pay ile şubat ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ürün grubu oldu. Tatlı bisküvi ve gofretler ise yaklaşık 8 milyon dolarlık ihracatla toplam ihracatımızın yüzde 6’sını oluşturdu. Bakliyat ürünlerinde ise küresel fiyat hareketleri ve talep değişimlerinin etkisi hissediliyor. Şubat ayında bakliyat ihracatımız 26,7 milyon dolar olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23’lük bir gerileme yaşandı. Özellikle bezelye ve bazı baklagil kalemlerinde miktar ve değer bazında düşüşler dikkat çekti. Buna karşın kırmızı mercimek 19,6 milyon dolarlık ihracatla sektörümüzün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam etti. Bitkisel yağ grubunda ise güçlü bir performans yakaladık. Bu alandaki ihracatın sektör için önemli bir büyüme alanı oldu. Yağlı tohumlar ihracatımız yüzde 16 artışla 20,9 milyon dolara ulaştı. Özellikle yer fıstığı ve ayçiçeği tohumu ürünlerinde artan talep, bu ürün grubunun toplam ihracatımız içindeki payını güçlendirdi. AHBİB’in ülke bazında şubat ayı ihracat verilerine göre en fazla ihracatın komşu ülkelere gerçekleştirildiğini belirten Veysel Memiş, bölge pazarlarının sektör için stratejik önemini koruduğunu dile getirdi. Veysel Memiş, “Şubat ayında en fazla ihracatı 14,5 milyon dolar ve yüzde 11 pay ile Suriye’ye gerçekleştirdik. Bu ülkeyi 11,9 milyon dolar ve yüzde 9 pay ile Irak takip etti. Sudan 8,7 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer alırken Almanya 6,9 milyon dolar değer ile Avrupa pazarında önemli bir konumda bulunuyor.” dedi.

Güneydoğu’nun Ramazan Bereketi Orta Doğu ve Afrika Pazarlarından Haber

Güneydoğu’nun Ramazan Bereketi Orta Doğu ve Afrika Pazarlarından

Güneydoğu Anadolu'da hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı Ocak ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 7,1 daralma ile 279,9 milyon dolar oldu. İhracatın tonaj olarak yüzde 12,3 gerilemeyle 355,5 bin ton olduğu bu dönemde 88,4 bin ton makarna, 63,8 bin ton buğday unu, 35,8 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 11,6 artış ile 56,6 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı %1,2 gerilemeyle 48,9 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 5,9’a ulaştığı bu dönemde ihracatı oransal olarak en fazla düşen ürünler yemler, soya fasulyesi ve kakaosuz şeker mamulleri oldu. Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine gerçekleştirdiği 296 milyon dolarlık hububat ihracatının yüzde 40’tan fazla kısmı Güneydoğu’dan gerçekleşirken, Afrika’ya yapılan 213,9 milyon dolarlık hububat ihracatı içinde bölgenin payı 46,4’e yükseldi. “Ramazan öncesi, temel gıda ürünlerine yönelik talep doğal olarak hızlandı” Bölgenin temel gıda alanında güçlü ve sürdürülebilir tedarik yapısıyla Orta Doğu ve Afrika pazarlarında üstlendiği role dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölge ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar Müslüman nüfusun yarısına yakınının yaşadığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyası hem ticari ilişkilerimizin uzun yıllardır istikrarlı biçimde geliştiği hem de temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin kritik önem taşıdığı bölgeler. Geçen yıl 2,7 milyar dolar hacimle Güneydoğu’nun hububat sektörü ihracatında yüzde 76,3 paya sahip olan bu bölgelerde Irak, Suriye, Cibuti, Gana, Sudan ve Somali gibi ülkeler en büyük pazarlarımız arasında yer alıyor. Bu ülkeler girişimlerimizin sahada karşılık bulduğu, güven ilişkisiyle büyüyen stratejik ortaklarımız olarak da öne çıkıyor. Ramazan ayı öncesi dönemde bu pazarlarda temel gıda ürünlerine yönelik talebin doğal olarak hızlandığını görüyoruz. Biz de bu dönemi yalnızca bir satış takvimi olarak değil, tedarik sürekliliği ve piyasa istikrarı açısından sorumluluk gerektiren bir süreç olarak ele alıyoruz. İhracatçılarımız fiyat istikrarını gözeten, teslimat güvenilirliğini güçlendiren ve karşılıklı ticari güveni büyüten bir yaklaşımı merkeze alıyor; üretim, stok ve sevkiyat planlamasını bu hassasiyetle yapıyor. İslam coğrafyasında bereketin, paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olan Ramazan, aynı zamanda üreticilerimize ve ihracatçılarımıza da emeklerinin karşılığını veren bir bereket ayı. Bölgemiz bu coğrafyalarda sofralara güvenli gıdanın zamanında ulaşmasını sağlayan bir ticari sorumluluğu temsil ediyor.” “Tahsilat sorunları Irak’la ticaret akışımızı zorluyor” Bölgenin en yakın ve en büyük pazarlarından biri olan Irak pazarına ayrı bir parantez açan Kadooğlu, ülkede son dönemde ödeme ve tahsilat süreçlerinde yaşanan teknik ve bankacılık kaynaklı sorunların ticaret akışını etkilemeye devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl Irak’a ihracatımızda yüzde 16,8’lik bir daralma yaşanmıştı, bu yıl Ocak ayında ise aylık bazda gerileme yüzde 30’u aştı. Sahada yaşanan temel sorun, Kuzey Irak’ın Türkiye’ye açılan kapısı olan İbrahim Halil Sınır Kapısının Irak Merkezi Hükümeti tarafından uygulamaya geçirilen ASYCUDA sistemine henüz entegrasyon sağlamamış olmasıdır. Bu yapısal aksaklık nedeniyle, ihracat bedellerinin bankacılık sistemi üzerinden tahsili imkânsız hale gelmiştir. ASYCUDA sistemine tam entegre olunmaması ve Iraklı ithalatçılar tarafından ön beyan şartının yerine getirilememesi nedeniyle ihracat fiilen tamamlanmasına rağmen, Irak Merkez Bankası nezdinde ödeme süreçlerinin bloke olması firmalarımızı ciddi bir nakit akışı baskısıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu durum sadece ticari hacmi değil, üretim planlamasını ve finansal dengeleri de doğrudan etkiliyor. Öte yandan, son dönemde uygulamaya alınan bazı gümrük düzenlemeleri ve mali yükler konusunda Irak’taki yerel tüccar ve esnafın maliyet artışlarına ilişkin tepkilerini kamuoyuna yansıttığını görüyoruz. Bu tablo, sorunun yalnızca ihracatçıları değil, piyasanın tüm aktörlerini etkileyen bir nitelik taşıdığını gösteriyor. Habur hattında günlük araç geçişlerinde yüzde 40-50’yi bulan düşüşler yaşanması, sorunun sahadaki etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Ramazan ayı gibi, temel gıda talebinin arttığı bir dönemde ödeme kanallarında yaşanan bu tıkanıklık piyasa istikrarını zorluyor. Beklentimiz, ilgili makamlar nezdinde yürütülen girişimlerle birlikte ya İbrahim Halil Gümrüğü’nün ASYCUDA sistemine entegrasyonunun hızlandırılması ya da bu süreç tamamlanıncaya kadar geçici ve işlevsel bir bankacılık mekanizmasının devreye alınmasıdır.”

Türkiye’nin Suriye’ye İhracatı 2,6 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye’nin Suriye’ye İhracatı 2,6 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) kayıtlarına göre; Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı 2025’te, önceki yıla göre yüzde 69,6 artışla 2,6 milyar dolara yükseldi. Yıl boyunca artan ticari temaslar, sahada kurulan sürekli diyalog mekanizmaları ve ihracatçıların değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen yapısı, bu artışta belirleyici rol oynadı. TİM Suriye Masası Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, ortaya çıkan tablonun tekil gelişmelerin değil, yıl geneline yayılan ve sahada kararlılıkla sürdürülen sistematik bir çalışmanın sonucu olduğuna dikkat çekerek, “2025 yılı, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinin daha öngörülebilir, daha kurumsal ve daha sürdürülebilir bir zemine oturduğu bir yıl oldu. Yıl boyunca ihracatçılarımızın sahadan ilettiği ihtiyaçları kamu otoriteleriyle eş zamanlı olarak ele aldık; temas, çözüm ve sonuç üretme refleksini sürekli canlı tuttuk. Ulaştığımız 2,6 milyar dolarlık ihracat seviyesi, bu yaklaşımın somut bir çıktısıdır” dedi. “İlişkilerimiz daha kurumsal bir yapıya evrildi” İller bazında Suriye’ye en fazla ihracat 653 milyon dolar ile Gaziantep’ten yapılırken, kentin ihracatı geçen yıla göre yüzde 35,7 arttı. İstanbul, yüzde 140,1 artışla 382 milyon dolara, Ankara ise yüzde 1.501 gibi dikkat çekici bir artışla 281,8 milyon dolara ulaştı. Bu görünüm, Suriye pazarının sınır illerinin ötesinde, Türkiye genelindeki farklı üretim merkezlerini de kapsadığını ortaya koydu. Sektörel dağılımda yüzde 35,4 artış gerçekleşen hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri 700 milyon dolarla ilk sırada yer aldı; kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı yüzde 78,6 artışla 299,1 milyon dolara, elektrik ve elektronik ihracatı ise yüzde 61 artışla 224,3 milyon dolara yükseldi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Suriye’ye ihracatı 2025’te 967,8 milyon dolar olurken, bölgenin toplam içindeki payı yüzde 37,7 olarak gerçekleşti; bölgeden en fazla ihracat yapan sektör 400,9 milyon dolarla hububat oldu. Suriye ile ticarette 2025 yılı verilerini değerlendirirken, ihracattaki artışın arkasında yalnızca kısa vadeli ticari hareketlilik değil, ilişkilerin derinleşmesi ve yatırımların oluşturduğu güven zemininin bulunduğunu vurgulayan TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “Bölgede yatırımlar arttıkça karşılıklı güven ve öngörülebilirlik güçleniyor; bu da ticari ilişkilerin hem hacmine hem de niteliğine doğrudan yansıyor. Yatırım, ticareti takip eden bir sonuç değil; ticaretin kalıcı hale gelmesini sağlayan temel unsurdur. 2025 yılı boyunca Suriye ile gelişen temaslar, bu ilişkinin daha kurumsal bir yapıya evrildiğini açık biçimde gösterdi.” “İhracatımız nitelik ve çeşitlilik açısından daha da derinleşecek” Orta Doğu’da güçlenen istikrar ortamının Türkiye-Suriye ticaretini daha geniş bir çerçeveye taşıdığına dikkat çeken Kadooğlu, bölgesel perspektifi şu sözlerle tamamladı: “Orta Doğu’da istikrarın güçlenmesi, ekonomik ilişkilerin daha sağlıklı ve uzun vadeli bir zemine oturmasını sağlıyor. Suriye’nin yeniden bölgesel ticaret ağlarına entegre olması; Türkiye açısından yalnızca ikili ticareti büyüten bir gelişme değil, aynı zamanda Orta Doğu, Afrika ve Körfez pazarlarına uzanan daha geniş bir ticaret hattının güçlenmesi anlamına geliyor. Türkiye, üretim kapasitesi, tedarik zinciri gücü ve coğrafi konumuyla bu yeni dönemin doğal merkez ülkelerinden biri. Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret daha dengeli, daha öngörülebilir ve uzun vadeli bir yapıya doğru ilerlediğinden; 2026 yılında da istikrar, yatırım ve ticaret arasındaki ilişkinin güçlenmesini, ihracatımızın nitelik ve çeşitlilik açısından daha da derinleşmesini bekliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.