Hava Durumu

#Taban Fiyat

Kırsal Haber - Taban Fiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taban Fiyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel Gömeç’te Kadın Üreticilerle Buluştu Haber

Özgür Özel Gömeç’te Kadın Üreticilerle Buluştu

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Gömeç ilçesinde kadın zeytin üreticileriyle bir araya geldi. Zeytin üreticilerinin artan maliyetler, düşen satış fiyatları ve ihracattaki sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Özel, üretici kooperatiflerinin desteklenmesi ve zeytinde taban alım fiyatı uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Özel, “Size söz veriyorum, sizin geçim garantiniz olacak” dedi. Özgür Özel Gömeç’te Kadın Üreticilerle Buluştu YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Gömeç ilçesinde kadın zeytin üreticileriyle bir araya gelerek tarım sektörünün sorunlarını değerlendirdi. Yoğun programı kapsamında Gömeç’i ziyaret eden Özel, ilçenin kendisi için özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek kadın üreticilerle buluşmanın önemine dikkat çekti. Üreticilerin yaşadığı sorunları dinleyen Özel, zeytin tarımında artan maliyetlerin ve ürün satış fiyatlarındaki düşüşün çiftçilerin geçimini zorlaştırdığını söyledi. Türkiye’nin farklı bölgelerinde çay, fındık, Antep fıstığı, üzüm, narenciye ve buğday üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Özel, tarımda planlama ve üreticiyi koruyan politikaların önemini vurguladı. “Zeytin Karın Doyurmayan, Borç Ödetmez Noktaya Geldi” Zeytin üreticilerinin ekonomik koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, ürün fiyatları ile girdi maliyetleri arasındaki dengenin üretici aleyhine değiştiğini savundu. Geçen yıl orta boy sofralık yeşil zeytinin kilogramının 80-90 liradan satıldığını, bu yıl ise fiyatların 30-40 lira seviyelerine kadar gerilediğini aktaran Özel, mazot fiyatlarındaki artışın da üreticinin alım gücünü düşürdüğünü ifade etti. Tarım işçilerinin yevmiye ücretleri ile zeytin fiyatları arasındaki farkın giderek açıldığını belirten Özel, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. Özel, “Zeytin iki bin yıldır yetiştirilen ve yağı sıkılan, doyuran, sağlık veren bir ürünken ilk kez tarihte üreticisinin karnını doyuramayan, borcunu ödetmeyen bir noktaya bugün geldi” ifadelerini kullandı. Üreticinin maliyetlerini karşılayamaması durumunda zeytinlerin dalında kalabileceğini belirten Özel, çiftçilerin kredi borçlarını ödemekte de zorlanabileceğine dikkat çekti. “Geçişte Garanti Var, Zeytincinin Geçiminde Yok” Konuşmasında kamu-özel iş birliği projelerine yönelik eleştirilerde bulunan Özel, otoyol, tünel ve havalimanlarında uygulanan garanti sistemlerini örnek gösterdi. Bu projelerde belirli gelir veya kullanım garantileri bulunduğunu söyleyen Özel, tarımsal üretimde benzer bir güvence mekanizmasının olmadığını savundu. Özel, “Geçişte garanti var, zeytincinin geçiminde garanti yok. Böyle bir şey olmaz” diyerek üreticilerin gelirlerini koruyacak politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. “Türkiye Zeytin Üretiminin Yalnızca Yüzde 10’unu İhraç Edebiliyor” Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretimindeki konumuna değinen Özel, ülkenin yüksek üretim kapasitesine rağmen ihracatta yeterli payı alamadığını söyledi. Tunus’un zeytin üretiminin yüzde 80’ini ihraç edebildiğini, Türkiye’de ise bu oranın yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kaldığını belirten Özel, ihracat politikalarının üreticiyi ve yerli markaları destekleyecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğini savundu. Özel, dönemsel ihracat kısıtlamalarının uluslararası pazarlarda müşteri ve pazar kaybına yol açabileceğini ifade ederek Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında markalaşmaya daha fazla önem vermesi gerektiğini dile getirdi. Türk üreticisinin kaliteli ürün yetiştirmesine rağmen markalaşma ve tanıtım alanlarında yeterince desteklenmediğini öne süren Özel, üreticinin uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasının önemini vurguladı. Zeytin Üreticileri İçin Kooperatif ve Taban Fiyat Önerisi Özgür Özel, zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için üretici kooperatiflerinin kurulması ve mevcut kooperatiflerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Kooperatifler aracılığıyla zeytinlerin daha adil koşullarda işlenebileceğini, depolanabileceğini ve pazarlanabileceğini belirten Özel, üreticilerin ürünlerini daha uygun maliyetlerle değerlendirebileceğini ifade etti. Özel’in üreticiler için sıraladığı çözüm önerileri arasında şu başlıklar yer aldı: Üretici kooperatiflerinin desteklenmesi: Üreticilerin ürünlerini ortak tesislerde işleyebilmesi ve pazarlık gücünün artırılması. Zeytinde taban alım fiyatı: Üreticinin emeğini ve maliyetlerini gözeten bir fiyat mekanizmasının oluşturulması. Depolama ve ihracat desteği: Ürün fazlasının uygun koşullarda depolanması ve uluslararası pazarlara ulaştırılması. Markalaşma çalışmaları: Türk zeytini ve zeytinyağının dünya pazarlarında daha güçlü tanıtılması. Üretici ve tüketici arasındaki fiyat farkının azaltılması: Aracı maliyetlerinin düşürülerek üreticinin daha fazla gelir elde etmesi, tüketicinin ise ürüne daha uygun fiyatla ulaşması. Özel, bu politikaların uygulanmasıyla hem üreticinin gelirinin artırılabileceğini hem de tüketicinin zeytinyağını daha uygun fiyatlarla satın alabileceğini savundu. “Sizin Derdinizden Anlayan Biziz” Kendisinin de tarımla uğraşan bir aile geçmişine sahip olduğunu belirten Özel, Manisa’da üzüm üreticileriyle bir araya geldiğini ve çiftçilerin yaşadığı sorunları yakından bildiğini söyledi. Gömeç’teki kadın üreticilere seslenen Özel, zeytin üreticilerinin yanında olacaklarını ifade ederek şu sözleri kullandı: “Biz yol yapana, havaalanı yapana, köprü yapana eyvallah ama biz alnının terini zeytine damlatıp oradan bereket fışkırtanlara geçim garantisi vaat ediyoruz. Size söz veriyorum, sizin geçim garantiniz olacak.” Türkiye’de tarımsal üretimin ve çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini dile getiren Özel, zeytin üreticilerinin sorunlarının çözümü için kooperatifleşme, taban fiyat ve ihracat desteği gibi uygulamaların önemini yineledi.

Gürer: “Üretici Düşük Fiyata Mahkum Ediliyor” Haber

Gürer: “Üretici Düşük Fiyata Mahkum Ediliyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Orman Köyişleri Komisyon ve Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) TBMM KİT Komisyonunda yaptığı konuşmada, tarım politikalarını ve kurumun alım uygulamalarını eleştirdi. Buğday üretim tahminleri arasındaki milyonlarca tonluk farka, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında 4,5 milyon tonu aşan buğday ithalatına ve üreticinin maliyetinin altında kalan alım fiyatlarına dikkat çeken Gürer, “Yurt dışından getirmek sanayiciye destek, çiftçiye köstek olmak demek” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TMO tahıl ve bakliyat alımlarından lisanslı depo uygulamalarına, üretim planlamasından çiftçinin borç yüküne kadar birçok konuyu gündeme taşıdı. Tarımda öngörü ve planlama eksikliğinin üreticiyi mağdur ettiğini belirten Gürer, kurumların yüksek faiz ve kira giderleriyle karşı karşıya kaldığını, buna karşın çiftçinin ürününü maliyetinin altında fiyatlarla satmak zorunda bırakıldığını söyledi. Gürer, TMO’nun tüccar gibi değil, üreticiyi ve ülkenin tarımsal geleceğini gözeterek hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, “TMO’nun uygulamaları mevcut siyasi iktidarın uygulamaları doğrultusunda gerçekleştiği için durumu tarım politikasına bakış açısından değerlendirmek uygun olacaktır. Bir şeyin altını çizeyim: Bu kadar öngörü sapması olan başka bir ülke var mı, bilmiyorum. Buğdayla ilgili öngörüde planlama, değerlendirme ve ne sonuç alınacağı konusunda net bir bakış yok. Öyle olunca hedefler de şaşıyor, uygulamalarda da sorun oluyor” dedi. BUĞDAY ÜRETİM TAHMİNLERİNDE MİLYONLARCA TONLUK FARK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TÜİK mayıs ayında bitkisel üretim tahminini açıkladı, ‘22 milyon 700 bin ton buğday olacak.’ denildi. Sayın Başkan biraz evvel bu yıl 25 milyon ton ürün elde edileceğini söylüyor. Altı aylık sapma 3 milyon tonu geçiyor. Cumhurbaşkanlığı yıllık programında da Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026’da yapacağı buğday alımının 3,5 milyon ton olacağı belirtiliyor. Demek ki buğdayla ilgili öngörüde planlama, değerlendirme ve ne sonuç alınacağı konusunda net bir bakış yok” diye konuştu. 4,5 MİLYON TONU AŞAN İTHALAT ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yurt dışından buğday getiriliyor, Türkiye’de işleniyor, un oluyor, makarna oluyor, yurt dışına satılıyor. Bazen övünürken de ‘Biz makarnada, unda dünya markasıyız, dünya birincisiyiz.’ diyorlar. Niye birinciyiz? İtalya bizim yarımız kadar satıp bizden daha çok para kazanıyor. Çünkü bizim gönderdiğimiz makarna ve un dünyanın en ucuzu. Piyasaya en ucuz ürünü biz verdiğimizden satıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’de ürün varken ithalat yapılmasını eleştiren Gürer, “Şu anda Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithalat 4,5 milyon tonu geçmiş. Bu dönemde ürün varken niye yurt dışından getiriyoruz? Yurt dışından getirmek sanayiciye destek, çiftçiye köstek olmak demek” dedi. Bu yıl üreticilerin ürünlerinden gelir elde etmeyi beklediğini ancak uygulanan alım fiyatlarının çiftçinin beklentilerini karşılamadığını belirten Gürer, ziraat odalarıyla yaptıkları çalışmalarda buğday fiyatlarının verime ve bölgeye göre 19 ile 23 lira arasında değiştiğini kaydetti. Gürer, Türkiye’de kuru tarım alanlarındaki verim düşüklüğüne de dikkat çekerek, “TÜİK’e göre Türkiye’nin kuru tarımda ortalama dönüm eldesi 270, bizim orada 140’a kadar düşüyor. Bu yıl havaların yağmurlu gitmesi süreci olumlu kıldı ama bu tamamen mevsimsel dönüşümle gerçekleşti. Türkiye’nin kuru tarım alanlarında, sulu tarım yapılmadığı yerde verimlilik düşük. Bunun için yapılması gerekenler var” diye konuştu. YEŞİL MERCİMEK 22 LİRAYA DÜŞTÜ TÜCCARDAN 32 LİRAYA ALINDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakliyatta 2025 döneminde nohut, kırmızı ve yeşil mercimekte serbest piyasa fiyatları üretici lehine oluştu.’ diyorsunuz. Yeşil mercimek 22 liraya kadar düştü, siz kalktınız alıma başladınız. Çiftçi 22 liradan ürünü verdi, siz tüccardan 32 liradan ürün aldınız. Bunu almanız gereken çiftçiydi. Çiftçiye o desteği vermediniz, piyasayı başıboş bıraktınız. Çoğu üründe de aynısını yaptınız” ifadelerini kullandı. Serbest piyasa uygulamasının üreticiyi korumaya yetmediğini belirten Gürer, “Diyorsunuz ki ‘Piyasa otursun.’ Niye otursun? Piyasayı serbest bıraktığınız süreçte tüccar bunu fırsat biliyor, alması gereken ürünü alıyor, sonra piyasadan çekiliyor. Ondan sonra çiftçi mağdur oluyor. Rafa giden üründe de üç dört aracı el değiştirdiği için para kazanıyor” dedi. TMO’NUN SATTIĞI DEPOLARDA YENİDEN KİRACI OLMASI ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankaya verdiğiniz faizi, lisanslı depoya verdiğiniz kirayı çiftçinin ürün alımlarının üzerine eklesek herhâlde onların çiftçi refahını sağlarız. Lisanslı depodaki ürünün sizin olması övünülecek bir olay değil, üzülecek bir durum. Çünkü Toprak Mahsulleri Ofisi 2006 yılında Türkiye’nin çok yerindeki deposunu yok pahasına sattı ve sonra çoğunda da gitti kiracı oldu. Bu nasıl bir bakıştır, nasıl bir yaklaşımdır? Eğer kurum varsa, üretim varsa depo ihtiyaçtır. Depo ihtiyaçsa niye tasfiye edildi?” diye konuştu. Gürer, “Benim kendi ilçemde, Bor ilçesinde, Ofisin binası yıkıldı. Orayı ranta açtılar, çok katlı binalara verdiler, arazisini değerlendirdiler. Şimdi Bor ilçesinde alım yapmıyor TMO, merkezileştirdiniz. Bir yurttaş çiftçi tarlasına gelen adama borcundan dolayı ürününü hemen vermek istiyor. Çiftlik ilçemizden kalksa gitse 70 kilometre ileride ürün vereceği TMO var. Mazotun bu kadar arttığı süreçte gidip de o ürünü oraya vermektense gelene daha düşük fiyatla veriyor. Orada da büyük bir mağduriyet yaşıyor” dedi. MAZOT 90 LİRAYI AŞTI GİRDİ MALİYETLERİ HESABA KATILMALI Gürer, “Kurumlar genelde açıklarken güncel rakamlar üzerinden yaptıklarını değerlendiriyorlar ama maliyet hesaplarken o ürünün ekiliş dönemine göre konuyu ele alıyorlar. Mazot geçen yıl 55 liraydı. Bugün 90 lirayı geçen fiyatlar var. DAP gübre 50 lira olmuş, sulama giderleri, elektrik paraları artmış. Siz onu ektiği döneme göre fiyatlandırıp maliyet çıkarıyorsunuz ama çiftçi o maliyeti bugün aynı şekilde yaşamıyor ki” ifadelerini kullandı. MERCİMEKTE İTHALAT ÜRETİMİN ÖNÜNE GEÇTİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mercimeği herkes artık biliyor. Anadolu ana vatanıydı diyoruz, bu yıl mercimek ithalatımız üretimimizden fazla. İhracat yapıyormuşuz; bu beni daha da üzüyor. Türkiye’nin en kaliteli mercimeğini biz yetiştiriyoruz, onu ihraç ediyoruz. İçeriğinin ne olduğunu bilmediğimiz mercimek getiriyoruz. Biri çamur gibi, biri sarı kehribar gibi. Yabancıya giden kaliteli mercimek, bize yedirdikleri Kanada’dan, Kazakistan’dan, Rusya’dan gelen mercimek” dedi. Mercimek ekim alanlarının daralması ve verimliliğin gerilemesinin üretimin geleceği açısından risk oluşturduğunu belirten Gürer, “Bizim insanımız o mercimeği yesin ama mercimek ekim alanı daralıyor, rekolte düşüyor, verimlilik geriye geliyor. Mercimekte, çeltikte hem ithalat yapıyoruz hem buradaki çiftçinin desteklenmesi yönünde girişimde bulunmuyoruz” diye konuştu. Girdi maliyetlerini düşürmeye yönelik desteklerin önemini vurgulayan Gürer, “Bu enflasyonu yalnızca çiftçiye verilen alım fiyatları mı yükseltir? Girdi maliyetlerine niye bakılmaz? Tohumuna, ilacına, gübresine, sulama suyuna, mazotuna, elektriğine niye sübvansiyon sağlayacak destekler verilmez?” ifadelerini kullandı. ALIM FİYATI AÇIKLANIYOR AMA PİYASA BU FİYATIN ALTINA DÜŞÜYOR Gürer, “Türkiye’de taban fiyat kalkalı otuz sene oldu, hatta kırk sene oldu yanılmıyorsam. Alım fiyatı var. Alım fiyatı açıklandığında onun altına fiyatın gelmemesi lazım ama neyi açıklıyorsanız onun altında fiyat var. Siz de orayı tutamıyorsunuz. Tutamadığınıza göre bir sıkıntı var. Onun için soruna çok yönlü bakmak lazım” dedi. Fındık ve kuru üzüm gibi Türkiye’nin ihracatında önemli yer tutan ürünlerde de üreticinin sorun yaşadığını belirten Gürer, “Geçen yılki fiyatın altında üzümün fiyatı oluşuyor. Fındıkta da üreticilerin 350 lira beklentisi neredeyse 270 lirayla sonuçlandırılarak mağduriyet yaratılıyor. Yetmiyor, Türkiye’de müteşebbis alıp fındığı başka ülkeye götürüp oraya dikiyor, Türkiye’ye pazarda nasıl sekte vururum diye çalışma yürütüyor” diye konuştu. ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1 TRİLYON 511 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Gürer, “Tarımda ortada şöyle bir tablo var: Planlama ve öngörü konuşulduğu hâlde uygulamada yok, düşük alım fiyatları var, faizle ortaya çıkan kurumlarınızın içine düşürüldüğü durum var. Hem yüksek faiz ödeniyor hem kira bedeli veriliyor hem düşük alım fiyatı gerçekleştiriliyor. Bunların tümünün yansıması tarım kesimini zora sokuyor” dedi. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üretici sayısının azaldığını ve borç yükünün ağırlaştığını belirten Gürer, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dâhil 2 milyon 300 bin çiftçimiz kalmış. Ziraat odalarına üye 5 milyon çiftçi var ama şu an ÇKS’si olmayan üretimi de saymıyoruz. Bunun yanında çiftçilerin bankalara 1 trilyon 511 milyar lira kredi borcu var. Kredi borcu olmadan çiftçiliği sürdürebilen insan kalmamış. Sizin gibi kuruluşlar çiftçiye alım fiyatının düşük tutulmasına, baskılanmasına ses çıkarmazsa bu çiftçinin de bu tarımın da bu üreticinin de geleceği sorunlu. Ben bu fiyatı sizin belirlediğinizi düşünmüyorum. Size de bu konuda ‘Şunu uygulayın.’ dendiği için yapıyorsunuz. Ancak alım fiyatları konusunda bu yıl ortaya çıkan tablo, beni önümüzdeki seçim yoktur düşüncesine getirdi. Eğer olsaydı çiftçiye gereken destek sağlanırdı” dedi. GÜRER’DEN TMO’YA PATATES ÇAĞRISI Gürer, “Patates deyince akla Niğde gelir, oradan bir cümle söylemesek olmaz. Biz 1 milyon ton patates yetiştiriyoruz. Patatesi TMO geçmişte aldı, 1984 yılında TMO patatesi aldı. Alamaz diye bir şey yok. Çünkü TMO’nun asli görevlerinden biri, tarımla ilgili bütün sorunlarda çözüm üretebilecek kapasiteye ve bölgesel dağılıma sahip olması. TMO’nun mevcut hâliyle tüccar gibi düşünmeden üreticiyi, çiftçiyi ve ülkenin gelecek tarımını düşünerek politikalarını oluşturmasında daha öngörülü ve daha kararlı davranması gerektiğini düşünüyorum.”

Aykut Kaya’dan Elma İthalatının Durdurulması ve Üreticiye Destek Çağrısı Haber

Aykut Kaya’dan Elma İthalatının Durdurulması ve Üreticiye Destek Çağrısı

Yeni Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, elma üreticilerinin artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle zor durumda olduğunu belirterek elma ithalatının durdurulmasını ve yerli üreticiye kilogram başına teşvik verilmesini istedi. Kaya, üreticiyi koruyacak taban fiyat uygulaması çağrısında bulundu. Yeni Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Türkiye'de elma üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdi. Antalya'nın Elmalı ilçesinde üreticilerin elmalarını maliyetine yakın fiyatlarla dahi satmakta zorlandığını belirten Kaya, yerli üretimin korunması için Tarım ve Orman Bakanlığına çağrıda bulundu. Elma üreticisinin kilogram başına maliyeti 15 lira Antalya'nın Elmalı ilçesinde yetiştirilen elmanın kilogram başına üretim maliyetinin yaklaşık 15 lira olduğunu ifade eden Aykut Kaya, üreticilerin ürünlerini 15 ila 20 lira arasında değişen fiyatlarla satmaya çalıştığını ancak yeterli talep bulamadığını söyledi. Üreticilerin geçen yıl meyve suyu fabrikalarına kilogramı 12 liradan sattığı elmaları bu yıl 3,5 liraya vermek zorunda kaldığını aktaran Kaya, fiyatlardaki düşüşün üreticilerin ekonomik koşullarını daha da ağırlaştırdığını dile getirdi. Elmaların soğuk hava depolarında muhafaza edilmesinin de üreticilere ek maliyet getirdiğini belirten Kaya, ürünlerin satılamamasının çiftçilerin zararını artırdığına dikkat çekti. Üreticide alıcı yok, markette elma 80 lira Elma fiyatlarındaki üretici ve tüketici arasındaki farka dikkat çeken Aykut Kaya, marketlerde kilogramı 80 liraya satılan elmanın üreticinin elinde kaldığını ve üreticilerin ürünlerine 10 lira seviyesinde bile alıcı bulmakta zorlandığını ifade etti. Üreticinin yüksek maliyetlerle yetiştirdiği ürününü değerinde satamadığını belirten Kaya, tarladaki fiyat ile market rafındaki fiyat arasındaki farkın hem çiftçiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini vurguladı. “Elma ithalatını durdurun” Tarım ve Orman Bakanlığına seslenen Aykut Kaya, yerli elma üreticisinin korunması için ithalatın durdurulmasını istedi. Kaya, üreticilere kilogram başına teşvik ve destek verilmesi gerektiğini belirterek taban fiyat uygulaması çağrısında bulundu. Üretim maliyetlerinin dikkate alınması ve bu maliyetlerin üzerine makul bir kâr eklenerek fiyat belirlenmesi gerektiğini ifade eden Kaya, yerli üreticinin emeğinin karşılığını almasının önemine dikkat çekti. Yerli elma üreticisine destek çağrısı Elma üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için ithalat politikalarının ve tarımsal desteklerin yeniden değerlendirilmesini isteyen Kaya, üreticiyi koruyan adımların atılması gerektiğini belirtti.

Zeytin Üreticisi Ayrıcalık Değil, Emeğinin Karşılığını İstiyor Haber

Zeytin Üreticisi Ayrıcalık Değil, Emeğinin Karşılığını İstiyor

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, artan üretim maliyetleri ve düşen ürün fiyatları nedeniyle zor günler geçiren zeytin ve zeytinyağı üreticileri için acil destek çağrısında bulundu. Ergun, kilogram başına en az 50 TL doğrudan ürün desteği ve mazot desteğinin artırılmasını istedi. İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdi. Üreticilerin artan maliyetler, düşen ürün fiyatları ve borç yükü altında üretim yapmaya çalıştığını belirten Ergun, gerekli önlemlerin gecikmeden alınması gerektiğini söyledi. “Zeytin dalda kalma riskiyle karşı karşıya” Zeytin üreticilerinin çok zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Metin Ergun, gübre, işçilik, ilaç ve nakliye giderlerindeki artışın üreticiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Açıklanan alım fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamadığını savunan Ergun, mevcut koşulların devam etmesi halinde zeytinlerin dalda kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Zeytine verilen fiyatın toplama maliyetini dahi karşılamadığını söyleyen Ergun, üreticinin giderleri artarken zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının aynı oranda yükselmediğini, aksine gerilediğini ifade etti. “Üretici emeğinin karşılığını istiyor” Hasat döneminin sonunda üreticilerin geçim kaygısı yaşamasının kabul edilemez olduğunu belirten Ergun, zeytin üreticilerinin ayrıcalık değil, emeklerinin karşılığını talep ettiğini vurguladı. Ergun, üreticilerin ürünlerini maliyetlerini karşılayan fiyatlarla satabilmesi, borçlarını ödeyebilmesi ve ailelerinin geçimini sağlayabilmesi gerektiğini belirterek, zeytin ve zeytinyağı sektöründeki ekonomik darboğazın aşılması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Zeytin üreticisine kilogram başına 50 TL destek talebi İYİ Partili Metin Ergun, zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için hükümete yönelik destek önerilerini de açıkladı. Ergun, üreticilere kilogram başına en az 50 TL doğrudan ürün desteği verilmesini ve mazot desteğinin artırılmasını istedi. Üreticinin gerçek üretim maliyetlerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Ergun, adil bir taban fiyat politikasının uygulanması çağrısında bulundu. Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin artan maliyetler karşısında korunması gerektiğini vurgulayan Ergun, sektörün sürdürülebilirliği ve üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için gerekli desteklerin gecikmeden hayata geçirilmesini istedi.

Sarıgöl’de Üzüm Üreticisinden Traktörlü Protesto Haber

Sarıgöl’de Üzüm Üreticisinden Traktörlü Protesto

Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde, artan girdi maliyetlerine karşılık üzüm alım fiyatlarının gerilemesi çiftçiyi sokağa döktü. İYİ Parti heyetinin düzenlediği "Üzümüne Sahip Çık" eyleminin ardından onlarca traktörle konvoy oluşturan bağcılar, korna sesleriyle ilçe meydanında seslerini duyurmaya çalıştı. ​Manisa Sarıgöl’de bağcılık yapan üreticiler, yüksek enflasyon, katlanan mazot ve gübre giderleri ile dip yapan üzüm fiyatları kıskacında tarihinin en derin ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Bölgedeki mağduriyete dikkat çekmek amacıyla harekete geçen İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, Manisa İl Başkanı Gözde Aytaç ve Sarıgöl İlçe Başkanı Ahmet Aktan’dan oluşan parti heyeti, bağları ve sumalık üzüm alım merkezlerini ziyaret ederek üreticinin durumunu yerinde inceledi. ​Saha taramasının ardından gerçekleşen kitlesel basın açıklamasında üreticiler, yaşadıkları çaresizliği göz önüne serdi. ​"Ürün Dalında Kaldı, Üzüm Yere Kesiliyor" ​Üreticinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirten İYİ Parti Manisa İl Başkanı Gözde Aytaç, maliyet yükünün altından kalkamayan çiftçinin radikal kararlar almak zorunda kaldığını vurguladı. Aytaç, işçilik, mazot ve gübreye gelen zamlar karşısında alım fiyatlarının çakıldığını söyleyerek, zarar eden pek çok üreticinin üzümü dalında bıraktığını ya da ürünü yere kesmek zorunda kaldığını ifade etti. ​İYİ Partili Ulusoy’dan Bakan’a Acil Çağrı: "İşi Gücü Bırakın, Manisa'ya Gelip Hali Görün" ​Sert eleştirilerde bulunan İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nı doğrudan hedef aldı. Sahadaki tablonun bir dram dönüştüğünü belirten Ulusoy, şunları kaydetti: ​"Tarım Bakanı'na buradan sesleniyorum; yarın işi gücü bırakın Manisa'ya gelin. Kuru üzüme, taze üzüme ve zeytinin durumuna bir bakın. Bağ sahipleri mahcubiyetinden, gözündeki yaş nedeniyle bağına giremiyor. Sadece bağ sahibi değil, üzümle birlikte günlük 1.400 liraya çalışan tarım işçileri de derin bir mağduriyet yaşıyor." ​Korna Sesleriyle İlçe Meydanına Akın Ettiler ​Basın açıklamasının tamamlanmasıyla birlikte Sarıgöllü üzüm üreticileri tepkilerini eyleme dönüştürdü. Onlarca traktörün katılımıyla oluşan dev konvoy, korna sesleri eşliğinde ilçe merkezine yürüdü. ​Girdi maliyetlerine acil müdahale edilmesini ve taban fiyatların yeniden düzenlenmesini isteyen çiftçiler, seslerini yetkililere duyurana kadar mücadele edeceklerinin mesajını verdi.

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden: "Çiftçiye Bir Şok Daha!" Haber

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden: "Çiftçiye Bir Şok Daha!"

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, TÜRKŞEKER tarafından açıklanan 3.720 TL’lik şeker pancarı alım fiyatına tepki gösterdi. Erden, artan girdi maliyetlerine dikkat çekerek taban fiyatın ton başına en az 4.500 TL olması gerektiğini belirtti. ​Açıklanan Şeker Pancarı Alım Fiyatı Çiftçiye Bir Şok Daha Yaşattı! ​TÜRKŞEKER, 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını ton başına 3.720 TL olarak açıkladı. Ancak açıklanan rakam, girdi maliyetlerinin altında kalan pancar üreticisinde büyük hayal kırıklığı yarattı. Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, taban fiyatın en az 4.500 TL olması gerektiğini vurguladı. ​TÜRKŞEKER tarafından duyurulan ve geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 20’lik bir artışa denk gelen 3.720 TL/ton şeker pancarı alım fiyatı, tarım sektöründe tepkiyle karşılandı. Tarımsal alanda yaşanan fahiş maliyet artışlarına dikkat çeken Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentilerinin çok altında kaldığını ifade etti. ​Girdi Maliyetleri Yüzde 35 Artarken Fiyat Yüzde 20 Artamaz ​Açıklanan fiyatın üretim sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirten Erhan Erden, mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik gibi temel tarımsal girdilerdeki yıllık artışın yüzde 35 seviyelerine ulaştığını hatırlattı. Maliyetler bu derece artarken pancar alım fiyatına yapılan yüzde 20'lik zammın çiftçinin emeğini karşılıksız bıraktığını vurgulayan Erden, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik maliyetleri sürekli artarken üreticimizin emeğinin karşılığını alması giderek zorlaşmaktadır. Maliyet artışlarının gerisinde kalan bu fiyat artışı, pancar üreticimizin kazancını azaltmakta ve üretimin sürdürülebilirliğini riske atmaktadır. Tarladan fabrikaya uzanan güçlü üretim zinciri, açıklanan bu fiyatla ciddi bir darbe almıştır." ​"Şeker Pancarı Taban Fiyatı En Az 4.500 TL/Ton Olmalıdır" ​Taban fiyat belirlenirken üreticilerin sırtındaki ağır maliyet yükünün yeterince dikkate alınmadığının altını çizen Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, yetkililere çağrıda bulunarak adil bir fiyat politikası uygulanmasını talep etti. ​Üreticinin tarladan kopmaması ve üretimin devamlılığı için gerçekçi bir fiyatlandırma yapılması gerektiğini belirten Erden, beklentilerini şu sözlerle dile getirdi: ​"Beklentimiz, üreticimizin artan maliyetlerinin dikkate alınması, emeğinin karşılığını alabileceği ve üretimden kopmayacağı bir fiyat politikasının uygulanmasıdır. Çiftçimizin hakkı ve üretimin devamı için olması gereken taban fiyat ton başına 4.500 TL'dir."

Başkan Halil Ünal: ''Pancar Taban Fiyatı Revize Edilmeli" Haber

Başkan Halil Ünal: ''Pancar Taban Fiyatı Revize Edilmeli"

Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ünal, 2026 yılı için açıklanan şeker pancarı alım fiyatına tepki göstererek taban fiyatın en az 4.500 TL/ton seviyesine yükseltilmesi çağrısında bulundu. Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi, 2026 üretim yılı için ilan edilen şeker pancarı alım fiyatına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ünal imzasıyla paylaşılan duyuruda, açıklanan rakamların artan üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı ve fiyatların acilen yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. "Artan Maliyetler %20'lik Zammın Çok Üzerinde" Açıklanan fiyatın üreticilerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "2026 yılı için açıklanan, kota tamamlama primi dâhil 3.720 TL/ton pancar alım fiyatı, üreticilerimizin beklentilerini karşılamamaktadır. Gübre, mazot, işçilik ve enerji maliyetlerinde yaşanan artışlar, pancar alım fiyatına yapılan %20’lik zammın çok üzerindedir. Şeker pancarının üretim maliyeti ise yaklaşık 4.000 TL/ton seviyesindedir." "Bugün Üreticiyi Mağdur Eden Karar, Yarın Gıda Güvenliğini Riske Atar" Şeker pancarı üretiminin stratejik önemine dikkat çekilen duyuruda, mevcut alım fiyatlarının tarımsal sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyeceği ifade edildi: "Şeker pancarı üretimi yalnızca çiftçilerimizin geçim kaynağı değil; şeker fabrikalarının, gıda sanayisinin, hayvancılığın ve ülke ekonomisinin de temel taşlarından biridir. Bugün üreticilerimizi mağdur eden bu karar, yarın ülkemizin gıda güvenliğini riske atacaktır." Taban Fiyat Talebi: En Az 4.500 TL/Ton Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ünal, çiftçilerin üretime devam edebilmesi için alım fiyatının revize edilmesi gerektiğini belirterek taleplerini şu sözlerle özetledi: "Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi olarak üreticilerimizin emeklerinin karşılığını alabilmeleri ve üretime devam edebilmeleri adına açıklanan pancar alım fiyatının yeniden değerlendirilerek en az 4.500 TL/TON seviyesine yükseltilmesini arz ve talep ediyoruz."

Çeltikte Hasat Başladı, Taban Fiyat Çıkmadı: "Çiftçi Perişan!" Haber

Çeltikte Hasat Başladı, Taban Fiyat Çıkmadı: "Çiftçi Perişan!"

​YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada çeltik ve ayçiçeği üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Hasadın başlamasına rağmen TMO'nun henüz çeltik taban fiyatı açıklamadığını belirten Tahtasız, çeltik için en az 50 TL alım fiyatı çağrısında bulundu. ​Türkiye'de tarım sektörünün ve üreticilerin yaşadığı ekonomik zorluklar TBMM gündemine taşınmaya devam ediyor. YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmada, özellikle Çorum ve ilçelerindeki çeltik ile ayçiçeği üreticilerinin içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekti. ​Çorum’da Çeltik Hasadı Başladı Ama Fiyat Yok ​Çorum’un Osmancık, Kargı ve Laçin ilçelerinde çeltik hasadının başladığını hatırlatan Mehmet Tahtasız, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından hâlâ alım fiyatı açıklanmamasını sert sözlerle eleştirdi. ​Maliyetlerin altında satış yapılmak zorunda kalındığını vurgulayan Tahtasız, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ​"Türkiye'de çiftçi perişan, ürettiğinin karşılığını alamıyor. Çorum, Osmancık, Kargı, Laçin ilçelerimizde çeltik hasadı başladı ancak Toprak Mahsulleri Ofisi hâlâ taban fiyat açıklamadı, alım yapmıyor, üretici zorda. Bugün 1 kilo çeltiğin maliyeti 47 lira, fiyat açıklanmadığı için üreticimiz 40 liraya kadar çeltik satmak zorunda kalıyor." ​"1 Kilo Çeltiğin Maliyeti 47 TL, Taban Fiyat En Az 50 TL Olmalı" ​Tarımsal girdilerdeki aşırı artışın çiftçinin belini büktüğünü belirten Tahtasız; mazot, gübre, tohum ve ilaç gibi temel kalemlerde geçen yıla göre %100'e yakın maliyet artışı yaşandığını kaydetti. Çiftçinin alım gücünün ciddi oranda düştüğünü ifade eden Milletvekili Tahtasız, sözlerine şöyle devam etti: ​"Geçen yıl 1 kilo çeltikle 1,5 litre mazot alan üretici, bugün maalesef 2 kilo pirinçle 1 litre mazot alamıyor. Çeltiğin üretim maliyetini göz önünde alarak Toprak Mahsulleri Ofisi çeltikte fiyatı en az 50 TL açıklamalıdır." ​Ayçiçeği Üreticisi de Mağdur: "Açıklanan Fiyat Kabul Edilemez" ​Sadece çeltikte değil, ayçiçeği alım fiyatlarında da üreticinin zarara uğratıldığını ifade eden Tahtasız, ithalat politikalarını eleştirdi. Maliyeti 35 TL olan yağlık ayçiçeği için açıklanan 34 TL'lik taban fiyatın üreticiyi perişan ettiğini aktardı: Temel girdilerde %100'e yakın artış yaşandı. Ayçiçeği alım fiyatı geçen yıla göre yalnızca %17 artırıldı. TMO'nun Eylül ayında 12 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı yapması üreticiye darbe vurdu. ​Tahtasız, maliyetlerin gerisinde kalan ve ithalatla baskılanan taban fiyat politikalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, iktidarı ve Toprak Mahsulleri Ofisi'ni çiftçinin sesini duymaya ve acil önlem almaya davet etti.

Geçen Yıl 90 TL Olan Zeytin Bu Yıl 55 TL! Haber

Geçen Yıl 90 TL Olan Zeytin Bu Yıl 55 TL!

YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Akhisar’ın Zeytinliova Mahallesi'nde zeytin üreticileriyle bir araya geldi. Girdi maliyetlerinin hızla arttığı bir dönemde zeytin alım fiyatlarının düşmesine tepki gösteren Bakırlıoğlu, "Üretici daha hasadın başında zararını hesaplamak zorunda kalıyor" dedi. ​Manisa’nın önemli zeytin üretim merkezlerinden Akhisar’da zeytin alım fiyatlarının düşmesi üreticiyi zor durumda bıraktı. Akhisar Zeytinliova Mahallesi'nde zeytin üreticilerinin düzenlediği basın açıklamasına katılan YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, açıklanan alım fiyatlarına ve artan üretim maliyetlerine sert tepki gösterdi. ​"Maliyetler Artıyor, Zeytin Fiyatı Düşüyor" ​Zeytin üreticilerinin bir yıllık emeğinin karşılığını alamadığını vurgulayan Bakırlıoğlu, fiyatlardaki düşüşe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ​"Geçen yıl kilogramı 90 TL’den alıcı bulan zeytin, bu yıl ne yazık ki 55 TL’den alınıyor. Mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri katlanarak artarken zeytinin alım fiyatının gerilemesi kabul edilemez. Üreticimiz bir yıl boyunca alın teri döküyor ancak daha hasadın başında ne kadar zarar edeceğini hesaplamak zorunda kalıyor." ​Bakırlıoğlu’ndan Zeytin Üreticisi İçin Çözüm Çağrısı ​Zeytin üreticisinin desteklenmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi için atılması gereken adımları sıralayan Bakırlıoğlu, iktidara ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Bakırlıoğlu; "Zeytin üreticisi maliyetlerin altında ezilmeyecek adil bir alım fiyatı ile buluşturulmalıdır. Piyasa koşullarına karşı üreticiyi koruyacak taban fiyat acilen belirlenmelidir. Artan girdi maliyetlerine karşı üreticilere doğrudan prim ve girdi desteği sağlanmalıdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.