Hava Durumu

#Tagem

Kırsal Haber - Tagem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tagem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kahverengi Kokarcaya Karşı Dev Mücadele Haber

Kahverengi Kokarcaya Karşı Dev Mücadele

Tarım ve başta fındık olmak üzere 300'den fazla bitkisel üründe büyük zararlara yol açan kahverengi kokarca zararlısına karşı Türkiye genelinde yürütülen entegre mücadele aralıksız sürdürülüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaptığı açıklamada, 2026 yılı içinde doğaya 1 milyon 650 bin samuray arısı salındığını ve biyolojik mücadelede dünya ölçeğinde örnek projelere imza atıldığını bildirdi. ​40 İlde Entegre ve Çok Yönlü Mücadele Stratejisi ​Zararlının yayılım gösterdiği ve risk altında bulunan 40 ilde Kahverengi Kokarca ile Mücadele Eylem Planı kararlılıkla uygulanıyor. Mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal yöntemlerin bir arada kullanıldığı süreçte şu çalışmalar öne çıkıyor: ​Kışlak Mücadelesi: Zararlının kış aylarında ev, ahır, samanlık ve depolar gibi korunaklı alanlara yöneldiği dönemde popülasyonun kırılması amacıyla 2026 yılında 859 bin 329 hanede kışlak mücadelesi gerçekleştirildi. ​Biyolojik ve Kimyasal Seferberlik: 40 ilde öncelikli olarak biyolojik mücadele yürütülürken; popülasyon yoğunluğunun ekonomik zarar eşiğini aştığı alanlarda kimyasal mücadeleye başvuruluyor. ​Cezbet-Öldür Yöntemi: Sonbahar döneminde Karadeniz ve Marmara bölgelerindeki bulaşık alanlarda feromon tuzaklar vasıtasıyla feromon tuzaklarla cezbet-öldür yöntemi uygulanıyor. ​Uluslararası İş Birliği: Azerbaycan'a Samuray Arısı Desteği ​Türkiye’nin kahverengi kokarcaya karşı geliştirdiği başarılı biyolojik mücadele modeli bölge ülkeleri tarafından da yakından takip ediliyor. Parazitoit üretim ve salımındaki tecrübelerini Gürcistan ve Azerbaycan ile paylaşan Tarım ve Orman Bakanlığı, bu kapsamda Türkiye'de üretilen 20 bin adet samuray arısını kardeş Azerbaycan'a gönderdi. Azerbaycan’daki ilk parazitoit salımı, 7 Temmuz 2026 tarihinde TAGEM'e bağlı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü uzmanlarının teknik desteğiyle başarıyla hayata geçirildi. ​Üreticilere Kapsamlı Eğitimler Veriliyor ​Kahverengi Kokarca ile Ülkesel Entegre Mücadele Yönetimi Projesi çerçevesinde çiftçilere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri de artarak devam ediyor. Uzmanlar tarafından üreticilere; zararlının biyolojisi, kışlak alanlarının tespiti, mekanik mücadele teknikleri ve alınması gereken koruyucu önlemler detaylı bir şekilde aktarılıyor. Toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla hazırlanan bilgilendirici broşürler üreticilere dağıtılarak doğru ve sürdürülebilir tarımsal uygulamalar teşvik ediliyor. ​Bilimsel Çalışmaları Güçlendirecek İki Yeni Proje Başlatıldı ​Mücadele sürecinde elde edilen başarıları daha üst seviyelere taşımak ve rekolte kayıplarını en aza indirmek adına 2026 yılı itibarıyla iki yeni stratejik proje devreye alındı: ​Kahverengi Kokarcanın Fındıkta Verim ve Kalite Kayıplarının Ekonomik Analizi ve Kimyasal Mücadele Optimizasyonu Projesi: Bu projeyle ekonomik zarar eşiği ile optimum kimyasal mücadele zamanı tespit edilerek karar destek sistemlerine entegre edilecek. ​Kahverengi Kokarcanın Farklı Konukçularındaki Zarar Potansiyelinin, Popülasyon Dinamiklerinin ve Kritik Mücadele Dönemlerinin Belirlenmesi Projesi: Farklı bitkilerdeki zarar potansiyelleri ortaya konularak, tahmin-uyarı sistemleriyle entegre yeni mücadele programları geliştirilecek.

Bakan Yumaklı Kayısı Hasadına Katıldı Haber

Bakan Yumaklı Kayısı Hasadına Katıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Görgü Mahallesi'nde kayısı hasadı programına katıldı. Bakan Yumaklı programda yaptığı açıklamada, geçen yıl nisan ayında etkili olan zirai don sonrası kente gelerek üreticilerle görüştüklerini hatırlatarak, o dönemde üreticilere endişe etmemeleri, ağaçlarını kesmemeleri ve bakım süreçlerinde devletin her aşamada yanlarında olacağı mesajını verdiklerini söyledi. Geçen yıl ürünün olmadığı ağaçlarda bu yıl yeniden verim elde edildiğini dile getiren Yumaklı, şöyle konuştu: "Bugün hepimizin yüzünü güldüren, geçtiğimiz senenin o karamsar zamanını üzerimizden atan, hamdolsun Rabb'ime ki çok güzel bir ürün şu anda görüyoruz ağaçlarda. Kayısı çok önemli ürünlerden bir tanesi. Neden? Çünkü biz Türkiye olarak dünya üretiminde kayısıda birinci sıradayız. Malatya da yüzde 54'lük üretim oranıyla Türkiye'de birinci sırada. Malatya kayısısını biliyorsunuz coğrafi işaretli. Dolayısıyla bu manada da çok özellikli ve önemli ürünlerimizden. Kuru kayısıda Malatya'nın üretimdeki oranı yüzde 85. Aslında Malatya'nın kayısı anlamında bütün dünyaya bir çıkış kapısı olduğunu söylemek mümkün. Yaklaşık 19 milyar liralık Malatya ekonomisine bir katkısı var kayısının. Geçen yıl dediğim gibi bu bahçede, bu ağaçlarda bu dallarda herhangi bir şekilde ürün yoktu. Neredeyse bir tane bile numunelik yoktu. Yaprak yoktu. Çiçekler yanmıştı, yok olmuştu." Geçen yıl yaşanan zirai don sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Türkiye'de olağanüstü hal ilan ettiklerini ve üretime devam edilebilmesi için çiftçilere yaklaşık 47 milyar liraya yakın zirai don desteği verildiğini ifade eden Yumaklı, bu desteğin yaklaşık 8 milyar lirasının ise Malatya'daki üreticilere yapıldığını söyledi. KÜKÜRTLEME VE KURUTMA TESİSLERİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI Malatya'da bulunan Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne (TAGEM) bağlı Kayısı Araştırma Enstitüsü'nün kayısının katma değerini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Yumaklı, özellikle modern kükürtleme ve kurutma tesislerinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Bakan Yumaklı, geçen yıl zirai donun ardından ziyaret ettiği üreticinin bahçesine yeniden geldiğini belirterek o dönemde üreticilere devletin her zaman yanlarında olacağı mesajını verdiklerini söyledi. "ÜRETİCİLERİMİZİN TARSİM YAPTIRMALARINI İSTİYORUZ" Konuşmasında iklim değişikliğine de değinen Yumaklı, şunları kaydetti: "İklim değişikliği artık bizim her şeyimizi etkilemeye başladı. Buna göre hazır olmamız gerekir. TARSİM yani tarım sigortası yaptırılması konusunu buradan tekrar ifade edelim. Tarım sigortası yaptırmayan üreticilerimizin bu ihtiyaçlarını daha sonra herhangi bir şekilde karşılaştıkları problemlerin tazmini konusu sürdürülebilir bir konu değil. O yüzden bütün üreticilerimizin TARSİM yaptırmalarını istiyoruz. Artık bize iklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil, ama bizim hazır olmamız gerekir. Bu birinci kısmıydı. İkinci kısmı da bu konu gerçekleştiğinde kulaktan dolma bilgilerle değil, dedikodularla değil tabiri caizse, biz bunun siyasi saiklerle olduğunu da burada tespit etmiştik. Bakanlığımızın üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli, sorumlu Bakanlığımızın karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim. Eğer bunu yaparsak işte bugünkü güzel sonuçları almış oluyoruz. Ben hem Malatya'ya hem hasadın diğer ürünlerde de devam etmiş olduğu güzel ülkeme hayırlı, bereketli, kazasız, belasız bir hasat dönemi diliyorum." Bakan Yumaklı daha sonra işçilerle birlikte kayısı topladı, kayısıların kurutulmaya bırakılmadan önce çekirdeğini çıkardı.

Bakan Yumaklı Açıkladı: Pestisit Kaynaklı İhracat İadeleri %74 Azaldı! Haber

Bakan Yumaklı Açıkladı: Pestisit Kaynaklı İhracat İadeleri %74 Azaldı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin bitkisel üretimde 140 milyon tonluk rekor hedefi doğrultusunda, gıda güvenliğini önceleyen "Kalıntı Eylem Planı" ve "B Reçete" uygulamasının meyvelerini verdiğini açıkladı. İhracatta geri dönen ürün oranının son 5 yılda %74 düştüğünü vurgulayan Bakan Yumaklı, biyolojik mücadelenin Türkiye tarımı için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. ​Muğla’nın Fethiye ilçesinde faydalı böcek üretimi yapan biyolojik mücadele tesisini ziyaret eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal vizyonu ve sürdürülebilir üretim hedefleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. ​“Kalıntı ile Mücadelede Yeni Dönem: B Reçete” ​Dünya genelinde iklim değişikliği ve zararlı popülasyonlarındaki artışın bitkisel üretim üzerindeki baskısına dikkat çeken Bakan Yumaklı, pestisit kullanımının kontrollü bir şekilde yürütülmesi için atılan adımları şu sözlerle aktardı: ​"Bakanlık olarak, bitki koruma ürünlerinin sürdürülebilir ve doğru kullanımı için 15 ilimizde 'Kalıntı Eylem Planı' uyguluyoruz. 1 Temmuz itibarıyla başlattığımız 'B Reçete' sistemi ile zirai ilaçların kontrolsüz kullanımını engelliyoruz. Bu gayretler, son 5 yılda ihracattan geri dönen ürün oranımızı %74 oranında düşürdü. Hedefimiz, bu başarıyı yurt içi kullanımda da aynı seviyeye taşımak." ​Biyolojik Mücadeleye 1,9 Milyar Lira Destek ​Zirai ilaç yerine zararlının doğal düşmanlarıyla mücadelenin (biyolojik ve biyoteknik mücadele) tarımsal verimliliği artırdığını belirten Bakan Yumaklı, son 15 yılda bu alana 1,9 milyar liralık destek sağlandığını ifade etti. ​TAGEM bünyesindeki 9 enstitüde kahverengi kokarca, turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği gibi bölgesel tehditlere karşı avcı böcekler yetiştirildiğini hatırlatan Yumaklı, bu entegre mücadele yöntemleriyle yaklaşık 9 milyar liralık ürün zararının önüne geçildiğini vurguladı. ​Genç Girişimcilere Tam Destek ​Ziyaret ettiği tesisteki genç ziraat mühendisi Ali Rıza Günal’ın başarısını örnek gösteren Bakan Yumaklı, tarımın gençleştiğine ve modernleştiğine dikkat çekti: "Artık gençlerimiz, tarımsal üretimi hayatlarını kazanacakları ve ülkeye değer katacakları bir alan olarak görüyor. Biz de Bakanlık olarak, biyolojik mücadele gibi inovatif alanlarda yatırım yapan genç girişimcilerimizin yanında olmaya ve bu modeli Türkiye genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz." ​Hedef: 140 Milyon Ton Bitkisel Üretim ​Türkiye’nin gıda arz güvenliğini teminat altına almak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Yumaklı, 2026 yılı için belirlenen 140 milyon tonluk bitkisel üretim rekoruna odaklandıklarını söyledi. Kamu altyapısı, AR-GE çalışmaları ve özel sektör iş birliğiyle Türk tarımının uluslararası alandaki marka değerini artırmaya kararlı olduklarının altını çizdi.

Dünya Veteriner Hekimler Günü'nde “Tek Sağlık” ve “Özlük Hakları” Vurgusu Haber

Dünya Veteriner Hekimler Günü'nde “Tek Sağlık” ve “Özlük Hakları” Vurgusu

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) tarafından düzenlenen Dünya Veteriner Hekimler Günü kutlama programı, Ankara’da mesleğin geleceğine ışık tutan geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı (TAGEM) ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte; veteriner hekimlerin toplum sağlığı, gıda güvenliği ve hayvancılık sektöründeki vazgeçilmez rolü ile çözüm bekleyen yapısal sorunlar masaya yatırıldı. ​TVHB Başkanı Ali Eroğlu: “Veteriner Hekimlik Sağlık Hizmetleri Sınıfıdır” ​Programın açılış konuşmasını yapan TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, veteriner hekimlerin hayvan sağlığından gıda güvenliğine, biyogüvenlikten ekosistem dengesine kadar kritik sorumluluklar üstlendiğini belirtti. Mesleki statünün iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, şu ifadeleri kullandı: ​"Veteriner hekimler zorlu coğrafi şartlarda, gece gündüz demeden toplum sağlığı için görev yapmaktadır. Bu özverili emeğin karşılığı olarak veteriner hekimlerin özlük haklarının güçlendirilmesi ve fiilen dahil oldukları sağlık hizmetleri sınıfında hak ettikleri statüye kavuşturulması bir zorunluluktur." ​Eroğlu ayrıca, görevi başında şiddete maruz kalarak hayatını kaybeden Volkan Lale gibi meslek şehitlerini anarak, veteriner hekimlere yönelik şiddetin son bulması için yasal düzenleme çağrısını yineledi. ​Bakan Yardımcısı Gümen: “Genç Veteriner Hekimlere Hibe Desteği Geliyor” ​Programa katılan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, veteriner hekimliğin günümüzde stratejik bir savunma alanı haline geldiğini ifade etti. Bakanlık olarak yürütülen projeler hakkında bilgi veren Gümen, müjdeli haberler paylaştı: ​Genç Girişimci Desteği: Kırsal kalkınma yatırımları kapsamında genç veteriner hekimlere yönelik yeni hibe destekleri devreye alınacak. ​Tek Sağlık Kapasitesi: Erken uyarı sistemleri, laboratuvar altyapısı ve insan kaynağı kapasitesini güçlendirecek projelere hız verilecek. ​Stratejik Denetim: Gıda güvenliği ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelede veteriner yol kontrol istasyonlarının sayısı ve etkinliği artırılacak. ​“Tek Sağlık” Yaklaşımı Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluk ​Etkinlikte öne çıkan en önemli başlıklardan biri olan “Tek Sağlık” vizyonu üzerine hem akademi hem de sivil toplum temsilcileri ortak görüş bildirdi. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrılamayacağı vurgulanırken, Türkiye’de bu alanda etkin bir koordinasyon mekanizmasının kurulmasının pandemi ve zoonotik hastalık risklerine karşı hayati önem taşıdığı kaydedildi. ​Bilimsel Perspektif: Gıdanın Teminatı Veteriner Hekimler ​TVHB Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Naim Deniz Ayaz, yaptığı sunumda veteriner hekimlerin "tarladan sofraya" gıda zincirindeki koruyucu rolünü bilimsel verilerle ortaya koydu. Ayaz, iklim değişikliği ve küresel krizler çağında veteriner hekimliğin gıda arz güvenliğinin anahtarı olduğunu hatırlattı. ​Ödül Töreni ve Hipodrom Coşkusu ​Program, mesleğe uzun yıllar emek veren duayen isimlere, bilimsel başarıları ile öne çıkan akademisyenlere ve mesleğin görünürlüğüne katkı sağlayan basın mensuplarına verilen ödüllerle devam etti. Kutlamalar, Ankara 75. Yıl Hipodromu’nda düzenlenen Dünya Veteriner Hekimler Günü Koşusu ve kupa töreni ile görkemli bir şekilde tamamlandı.

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak Haber

B-Reçete Temmuz Ayından İtibaren Bütün Türkiye'de Uygulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katettiklerini belirterek, "15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor." dedi. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü (BATEM) ziyaret eden Yumaklı, BATEM'deki biyolojik mücadelede faydalı böcek üretim tesisi ve laboratuvarlarını gezerek, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yumaklı, merkez bahçesinde turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımı gerçekleştirdikten sonra açıklama yaptı. “GIDA ARZ GÜVENLİĞİNİN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ BİTKİSEL ÜRETİM" Gıda arz güvenliğinin en önemli başlıklarından birinin bitkisel üretim olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de 206 çeşit bitkisel üretim yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, hem ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak hem de ülke ekonomisine katkısını sağlamak amacıyla yoğun şekilde ihraç edilen Türkiye'ye has ürünlerin sağlıklı şekilde üretimi ile verimli ve kaliteli olmasının farklı bir mücadeleyi getirdiğini söyledi. Üretimi etkileyen en önemli hususlardan zararlıların özellikle iklim değişikliğinin getirdiği çok önemli etkilerden biri olduğunu ifade eden Yumaklı, "Daha önce ülkemizde görünmeyen zararlıların son dönemde çok yoğun şekilde bitkisel üretimimize etki ettiğini görüyoruz. Buna ilişkin Bakanlığımız Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünün enstitülerinde ülkemizin farklı yerinde 40'ın üzerinde enstitüyle bu mücadeleyi gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, zararlılarla mücadele konusunda Ar-Ge çalışmaları yaparken bazı araştırma enstitülerinin de bunun ötesine geçerek bu zararlıların karşıtlarını yani faydalı böcekleri üretme adına faaliyetler icra ettiğini vurguladı. “ZARARLILARLA MÜCADELEDE İLK 5 İÇİNDEYİZ" Son dönemde bununla ilgili özellikle biyolojik mücadele kapsamında önemli gelişmeler sağlandığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu: "Bu konuda gerçekten dünyada ilk 5 içerisine girdiğimiz birçok konu oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki kahverengi kokarca, Akdeniz Bölgesi'ndeki çok farklı zararlılar bu anlamda bizim bu mücadelemizin ülke ekonomimiz, bitkisel üretim, gıda arz güvenliği açısından önemli bir noktasını oluşturuyor. Tabii bitkisel üretimi yaparken bu zararlılardan kaçınmak adına kimyasal ilaçlar yani pestisitler kullanılıyor. Bunların dozajında kullanılmaması ya da gerektiği zaman kullanılmaması sadece üretilen ürünler için değil kalıntı oluşması hasebiyle de insan sağlığı açısından risk teşkil etme potansiyeline sahip büyük oranda. Bizler de bu pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz. 15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor. Bununla da bu mücadeleye pestisit azaltma başlığında devam ediyoruz." "O KÜÇÜCÜK, BİZLER İÇİN SAVAŞAN CANLILAR, O ZARARLI BÖCEKLERİN ÜRETİME OLAN ETKİSİNİ EN AZA İNDİRİYOR" Bakan Yumaklı, Türkiye'den Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın çok farklı ülkesine ihraç edilen ürünlerle alakalı birtakım tezviratlar yapıldığını belirterek, "Büyük çoğunluğu da "RASFF bildirimi" dediğimiz AB'nin kendilerine Türkiye'den ihraç ettiğimiz ürünlerin geri dönüşüne ilişkin yapmış olduğu bildirimler. Bunlar, açık ve şeffaf yapılan bildirimler. Bizler de aynı şekilde sadece bu bildirimleri değil ülke içerisinde yaptığımız takipleri de zaman zaman sonuçları itibarıyla yayınlıyoruz. Bu sistemde son 5 yıldaki uygunsuzluk oranımız yüzde 74 oranında azalmış durumda. Bu çok önemli bir başarı. Yani komple bir mücadele yürütüldüğünü, doğayla bu manada savaşmak değil dezavantajları avantaja çevirmek adına çalışmalar yürüttüğümüzü özellikle ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi tercih eden üreticilere bu zamana kadar 2 milyar liralık destekte bulunduklarını anlatan Yumaklı, "Bugün biyolojik mücadelenin en güzel örneklerinden biri olan turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımını yaptık. O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor." şeklinde konuştu. BATEM'de özellikle bölgenin ürünlerine ilişkin her türlü araştırma ve geliştirmenin yapıldığını aktaran Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) 10 enstitüsünde kahverengi kokarca başta olmak üzere turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği için çalışmaya devam edildiğini söyledi. BATEM'de turunçgil zararlısına karşı faydalı böcek üretildiğini anlatan Yumaklı, "turunçgil unlu biti" diye bilinen zararlıya karşı da yine burada faydalı böcek üretimi yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, 4,5 milyon avcı böceğinin de üretilip doğaya salındığını belirtti. TAGEM'in bakanlığın en önemli Ar-Ge birimlerinin içerisinde toplandığı genel müdürlük olduğunu anlatan Yumaklı, bu mücadeleyi hem Türkiye'de hem de ülke dışında yaygınlaştırmaya gayret ettiklerini kaydetti.

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor Haber

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), "Sürdürülebilir Hayvancılık, Maliyet Yönetimi ve Verimlilik Çalıştayı" ile sektörün devlerini bir araya getirdi. Akademisyenler ve üreticiler, hayvancılıkta verimlilik artışı ve yerli üretim stratejilerini masaya yatırdı. Hayvancılık alanında Türkiye’nin ihtisas üniversitesi olan MAKÜ, sektörün kronik sorunlarına bilimsel çözümler üretmeye devam ediyor. 09 Nisan 2026 tarihinde Lavanta Tepesi Otel’de gerçekleştirilen çalıştayda; maliyet yönetimi, biyoteknoloji ve sürdürülebilir tarım politikaları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar: "Çıkış Yolu Verimlilik Artışı" Çalıştayın açılış konuşmasını yapan MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, küresel ekonomik baskıların hayvancılık sektörünü zorladığını ifade etti. Rektör Dalgar, kaynakların verimli kullanılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün dünya genelinde ciddi bir maliyet baskısı var. Bu döngüyü kırmanın tek yolu, aynı kaynakla daha fazla ve kaliteli üretim yapmaktır. MAKÜ olarak yerli embriyo üretiminde öncüyüz ve yüksek genetik kapasiteli hayvan ırkları üzerinde çalışıyoruz." Dalgar, genetik gelişimin tek başına yeterli olmadığını; modern çiftlik modelleri, doğru bakım ve besleme yöntemleriyle bu sürecin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. TAGEM Genel Müdürü Atalay: "Bilimi Sahaya İndiriyoruz" Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, çalıştayda yaptığı konuşmada üniversite-kamu iş birliğinin altını çizdi. Atalay, "Sadece akademik bilgi üretmek yetmez, bu bilginin sahada karşılığı olmalı. Bakanlık politikalarımızla uyumlu, üreticiye dokunan projeler önceliğimizdir" dedi. Atalay, Türkiye'nin hayvancılıktaki temel risklerini ise şöyle sıraladı: Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması. İklim değişikliği ve kuraklık tehdidi. Yem maliyetleri ve dışa bağımlılık riskleri. Çalıştayda Ele Alınan 3 Temel Başlık Sektörün geleceğine ışık tutan çalıştay, üç ana oturum halinde gerçekleştirildi: Besleme ve Maliyet Yönetimi: Hayvansal üretimde yem maliyetlerini düşücek alternatif yöntemler. İklim ve Dayanıklılık: Kuraklığa dayanıklı yem bitkilerinin geliştirilmesi ve su yönetimi. Politika ve İş Birliği: Teşvik mekanizmaları, devlet destekleri ve kurumsal projeler. Hayvancılıkta Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Çalıştayın sonuç raporunda; akıllı tarım uygulamaları, dijitalleşme ve biyoteknolojik gelişmelerin yaygınlaştırılmasının sektörün kurtuluş reçetesi olduğu belirtildi. MAKÜ bünyesinde yürütülen yerli embriyo ve yüksek verimli ırk projelerinin, Türkiye’nin et ve süt üretimindeki yeterliliğini artırması hedefleniyor.

Osmanlı Saraylarının İhtişamı Gaziantep’te Yaşıyor Haber

Osmanlı Saraylarının İhtişamı Gaziantep’te Yaşıyor

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in girişimleriyle yeniden hayat bulan "Saray Kumaşı" Kutnu, asırlık dokuma geleneğini modern tasarımlarla buluşturuyor. Şehzadelerin kaftanlarını süsleyen bu özel miras, şimdi dünya vitrinine çıkmaya hazırlanıyor. ​Osmanlı döneminde padişah ve sultanların vazgeçilmezi olan, ancak zamanla unutulmaya yüz tutan Kutnu kumaşı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 yılında başlattığı seferberlikle küllerinden doğdu. Gaziantep Sanayi Odası’nın destekleriyle 2016 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen Kutnu, bugün şehrin en prestijli kültürel markalarından biri haline geldi. ​Saraydan Günümüze: İpek ve Pamuğun Muazzam Uyumu ​Kutnu kumaşı, içeriğindeki ipek ve pamuk karışımıyla sadece bir tekstil ürünü değil, aynı zamanda bir zanaat harikası olarak kabul ediliyor. Kendine has parlaklığı ve dokusuyla tarih boyunca saray tekstilinin vazgeçilmezi olan bu kumaş, günümüzde ev tekstilinden modaya, aksesuardan dekorasyona kadar geniş bir yelpazede yeniden yorumlanıyor. ​Zahmetli Yolculuk: 9 Aşamada Gelen Bir Sanat ​Kutnu kumaşının üretimi, sabır ve ustalık gerektiren çok aşamalı bir süreçten oluşuyor. Gazikültür AŞ Atölye Sorumlusu Ayşegül Tanrıöver, kumaşın üretim zorluğunu şu sözlerle özetliyor: ​"Kutnu, üretimi ve dokunması oldukça zahmetli bir kumaş. Tam 8-9 farklı aşamadan geçtikten sonra o muazzam doku ortaya çıkıyor. Günümüzde hâlâ geleneksel el tezgâhlarında dokunmaya devam ederek ruhunu koruyor." ​Tanrıöver, el emeği olması nedeniyle maliyeti yüksek olsa da özellikle turistlerin ve koleksiyonerlerin bu özel dokumaya yoğun ilgi gösterdiğini vurguluyor. ​Yeni Ustalar GASMEK ve TAGEM ile Yetişiyor ​Gaziantep’in bu kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması için akademik ve kurumsal iş birlikleri de hız kesmiyor. ​Gaziantep Üniversitesi Naci Topçuoğlu MYO bünyesinde akademik çalışmalar yürütülüyor. ​Olgunlaşma Enstitüsü ve Büyükşehir Belediyesi’nin eğitim merkezi GASMEK’te düzenlenen kurslarla yeni Kutnu ustaları yetiştiriliyor. ​Kültürel Miras ve Modern Tasarım Bir Arada ​Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen projeler, Kutnu’yu sadece müzelik bir değer olmaktan çıkarıp günlük yaşamın bir parçası haline getirdi. Modern tasarımcıların dokunuşlarıyla canlanan Kutnu kumaşı, geleneksel el tezgâhlarındaki yerini korurken küresel moda dünyasında da yerini sağlamlaştırıyor.

Kütahya Tarımı İçin Kritik Temaslar Haber

Kütahya Tarımı İçin Kritik Temaslar

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat ve beraberindeki heyet, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda üst düzey ziyaretler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Kütahya’nın tarımsal üretim kapasitesi ve modern tarım projeleri masaya yatırıldı. ​Kütahya ekonomisinin lokomotif güçlerinden biri olan tarım ve hayvancılık sektörünü geliştirmek amacıyla Ankara’da bir dizi temaslarda bulunan KUTSO heyeti, hem havza bazlı planlama hem de tarımsal Ar-Ge çalışmalarına odaklandı. KUTSO Başkanı Esin Güral Argat’a; Başkan Vekili Emin Yüce ile Yönetim Kurulu Üyeleri Fatih Alkış, Melih Aslan ve Semra Tozaraydın eşlik etti. ​Tarım Havzaları ve Ürün Deseni Planlaması ​KUTSO heyetinin ilk durağı Tarım Havzaları Daire Başkanı Dr. Emre Yeniay oldu. Nezaket ziyareti kapsamında gerçekleşen görüşmede, Kütahya’nın tarım potansiyelini maksimize edecek stratejik adımlar değerlendirildi. ​Görüşmede öne çıkan başlıklar: ​Havza Bazlı Planlama: Kaynakların etkin kullanımı için doğru ürün deseninin belirlenmesi. ​Üretim Kapasitesi: Kütahya’nın mevcut tarım ve hayvancılık verilerinin iyileştirilmesi. ​Stratejik İş Birliği: Bölgesel kalkınma için bakanlık ve oda arasındaki eşgüdümün artırılması. ​TAGEM ile Yenilikçi Tarım Teknolojileri Gündemde ​Heyet, Ankara temasları kapsamında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü (TAGEM) Dr. Mustafa Altuğ Atalay’ı da makamında ziyaret etti. Kütahya’da tarımsal verimliliği artıracak modern uygulamaların ele alındığı görüşmede, Ar-Ge çalışmalarının önemi vurgulandı. ​Kırsal Kalkınma ve Modernizasyon ​TAGEM ziyaretinde özellikle şu konular üzerinde duruldu: ​İklim Değişikliğine Uyum: Kuraklığa dayanıklı üretim modelleri ve yerli tohum projeleri. ​Katma Değerli Üretim: Tarımsal ürünlerin sanayi ile entegrasyonu ve markalaşma süreci. ​Sulama ve Teknoloji: Sulama altyapısının güçlendirilmesi ve dijital tarım teknolojilerinin yaygınlaştırılması. ​Hayvancılıkta Verim: Yerli ıslah çalışmalarıyla hayvancılıkta birim başına alınan verimin yükseltilmesi. ​İş Birliği Mesajı ​Ziyaretlerin sonunda KUTSO Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya’nın tarımsal kalkınma hedeflerine ulaşması için bakanlık birimleriyle sürdürülen diyaloğun çok kıymetli olduğunu belirtti. Karşılıklı iyi niyet temennilerinin ardından ziyaretler, iş birliğinin artarak devam etmesi kararlılığıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.