Hava Durumu

#Tanıtım

Kırsal Haber - Tanıtım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanıtım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Er: ''Malatya’nın Gastronomisini Güçlendiriyoruz'' Haber

Başkan Er: ''Malatya’nın Gastronomisini Güçlendiriyoruz''

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın yalnızca bir tarih ve kültür şehri değil aynı zamanda güçlü bir gastronomi merkezi olduğunu söyledi. Başkan Er, “Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin kültürel değerlerini koruyan, yerel üreticimizi destekleyen ve gastronomi turizmini güçlendiren her çalışmayı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklere katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde bu yıl ''Bir Sofrada Miras'' temasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayat bulan Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Malatya Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi tarafından etkinlik düzenlendi. “MALATYA MUTFAĞI BİNLERCE YILLIK KÜLTÜRÜN SOFRAYA YANSIMASIDIR” Çamlıca Restoran’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Er, “Bizler biliyoruz ki bir şehrin hikâyesi yalnızca taşında, toprağında ya da tarihi eserlerinde değildir. Aynı zamanda mutfağında, sofrasında ve nesilden nesile aktarılan lezzetlerinde saklıdır. Malatya mutfağı binlerce yıllık kültürün, emeğin, paylaşmanın ve gönül birliğinin sofraya yansıyan en güzel hâlidir” ifadelerini kullandı. Malatya’nın 49 coğrafi işaretli tescilli ürünü ve tescil süreci devam eden 6 ürünüyle Türkiye’nin gastronomi alanında öne çıkan şehirlerinden biri hâline geldiğini aktaran Başkan Er, şunları kaydetti: “Son yıllarda artan tescilli ürün sayımız yalnızca mutfak kültürümüzün korunması açısından değil, aynı zamanda şehrimizin ekonomik kalkınması, turizm potansiyeli ve marka değeri açısından da son derece kıymetlidir. Kâğıt Kebabından, Kiraz Yaprağı Sarmasına, Sıkma Köftesinden, Ayranlı Çorbasına kadar her bir lezzetimiz bu toprakların hafızasını, üretim kültürünü ve zengin yaşam geleneğini taşımaktadır. Ünlü şef Ömür Akkor’un ifade ettiği gibi Malatya, tek malzemeden birçok yemek çıkarabilen çok özel bir mutfağa ve gerçekten büyük bir gastronomi hazinesine sahip bir şehirdir.” “MALATYA MUTFAĞI ARSLANTEPE’DEN GÜNÜMÜZE UZANAN BİR MİRAS” Arslantepe Höyüğü’nün gastronomideki önemine de dikkati çeken Başkan Er, “Bu yıl Türk Mutfağı Haftası’na ayrı bir anlam katan en önemli gelişmelerden biri de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü’nde ortaya çıkarılan, yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait et yemeklerinin pişirildiği fırın olmuştur. Bu önemli arkeolojik bulgu, Malatya’nın gastronomi geçmişinin yalnızca birkaç yüzyıla değil, binlerce yıllık kadim bir medeniyet birikimine dayandığını göstermektedir. Arslantepe’den günümüze uzanan bu mutfak mirası, Malatya’nın yalnızca bir tarih ve kültür şehri değil aynı zamanda güçlü bir gastronomi merkezi olduğunun da en somut göstergesidir. Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin kültürel değerlerini koruyan, yerel üreticimizi destekleyen ve gastronomi turizmini güçlendiren her çalışmayı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. İnanıyorum ki Türk Mutfağı Haftası kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler Malatya’mızın zengin mutfak kültürünün daha geniş kitlelere ulaşmasına, turizm hareketliliğinin artmasına ve şehrimizin ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka hâline gelmesine önemli katkılar sunacaktır” dedi. Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda şehrin dört bir köşesinden süzülüp gelen ilçe tanıtım stantlarında coğrafi işaretli ürünler ve Malatya yemekleri sergilendi. Düzenlenen etkinliğe katılan Başkan Er, burada yaptığı konuşmada, Türk mutfağının, köklü ve zengin bir mirasın adı olduğunu, geçmişten bugüne uzanan bu eşsiz birikimin yalnızca yemek kültürünü değil, paylaşmayı, üretmeyi, bereketi ve toplumsal birlikteliği de içinde barındırdığını ifade etti. “MALATYA KADİM MEDENİYETLERİN BULUŞMA NOKTASI” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde her yıl farklı bir tema ile gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası’nın beşincisinin 21-27 Mayıs tarihleri arasında “Bir Sofrada Miras” temasıyla kutlandığını kaydeden Başkan Er, “Kadim medeniyetlerin buluşma noktası olan Malatya, sahip olduğu güçlü gastronomi mirasıyla ülkemizin öne çıkan şehirleri arasında yer almaktadır. Bugün 49 coğrafi işaretli tescilli ürünümüz ve tescil süreci devam eden 6 ürünümüzle önemli bir gastronomi zenginliğine sahibiz. Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak sahip olduğumuz gastronomi değerlerini korumaya, tanıtmaya ve gelecek nesillere aktarmaya büyük önem veriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kültürünü yaşatan şehirler, geleceğini de güçlü bir şekilde inşa ederler. Asrın felaketini yaşamış bir şehir olarak bugün bir kez daha görüyoruz ki aynı sofrada buluşmak, aynı ekmeği paylaşmak, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü ifadesidir” diye konuştu. “MALATYA GÜÇLÜ BİR KÜLTÜREL MİRASA SAHİPTİR” Malatya Valisi Seddar Yavuz ise “Kadim gastronomi kültürüyle ön plana çıkan ilimizde, coğrafi işaret tescili alan Malatya Kayısısı başta olmak üzere 50 adet coğrafi işaretli ürün bulunmaktadır. İlimizin gastronomi zenginliğini yansıtan bu ürünlerimiz, şehrimize değer katmaya devam etmektedir. Türk Mutfağı Haftası’nın ilimizde düzenlenmesinde emeği geçen Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne, Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne, Bakanlığımıza ve Türk kültürü ile mutfağının tanıtımına büyük katkılar sunan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, muhterem eşleri Emine Erdoğan’a, Kültür ve Turizm Bakanımıza ve tüm Bakanlık yetkililerine teşekkürlerimi sunuyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız ve sektör temsilcilerimizle gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda, 2026 ve 2027 yıllarını da kapsayan önümüzdeki beş yıla ilişkin bir “Turizm Şehri Malatya” vizyonu ortaya koyduk. Bu vizyonun hayata geçirilebilmesi açısından Malatya’nın tarihi, kültürü ve yemek kültürüyle birlikte hem tanıtılması hem de şehrimizin ekonomisine katkı sunması bakımından bugünü ve haftayı son derece önemsiyoruz. Malatya gerçekten çok köklü bir tarihe sahiptir. Yaklaşık 5 bin 200 yıllık geçmişiyle, Arslantepe Höyüğü başta olmak üzere Selçuklu’dan Osmanlı’ya farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan güçlü bir kültürel mirasa sahiptir. Aynı zamanda zengin gastronomi kültürüyle Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Bu nedenle değerlerimizi tanıtmak, yaşatmak ve bunları ekonomik bir değere dönüştürmek hepimizin ortak hedefi olmalıdır” ifadelerini kullandı. Vali Yavuz ve Başkan Er daha sonra medeniyetin, emeğin ve sabrın harmanlandığı Malatya’nın dört bir köşesinde hazırlanan lezzet ve yöresel ürünlerin yer aldığı ilçe stantlarını gezdi. Etkinlik, konser dinletisiyle sona erdi.

Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu İlk Toplantısını Gerçekleştirdi. Haber

Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu İlk Toplantısını Gerçekleştirdi.

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığının domine ettiği kuru meyve sektöründe hayati kararların alındığı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür seçildi. Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı seçilirken, Başkan Yardımcılıklarına Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep oy birliğiyle seçildiler. Önceliklerimiz tanıtım, kalite ve gıda güvenliğini artırmak Türk kuru meyvelerinin tanıtımı için TURQUALITY ve URGE Projelerine ağırlık vereceklerini, fuarlarda Türk kuru meyvelerinin daha görünür olması için birlik ve beraberlik içinde mesai vereceklerini dile getiren Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, hedef pazarlar olarak Çin ve Hindistan’a yoğunlaşacaklarını, odaklanacakları başlıklardan birisinin de kalite ve gıda güvenliğini arttırmak olacağını vurguladı. Kuru meyve sektöründeki sorunların çözümüne yönelik olarak İzmir, Gaziantep ve İstanbul’daki Kuru Meyve İhracatçı Birlikleri olarak ortak hareket edeceklerinin altını çizen Özgür, “Bu amaçla üretim bölgelerinin nabzını tutmak amacıyla Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantılarını kuru meyve üretim bölgelerinde yapma konusunda da mutabık kaldık. Çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirde aflatoksin, okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, üreticiler, üniversiteler, araştırma enstitüleri, tüccarlar ve sektörün tüm paydaşlarıyla ortak projeler geliştireceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de 2025 yılında yaşanan iklim krizinin etkilerini 2025/26 kuru meyve ihraç sezonunda güçlü bir şekilde hissettiklerini aktaran Başkan Özgür kuru meyve sektörünün 2026 yılı ihracat performansı hakkında şöyle konuştu; “1 Ocak – 15 Mayıs 2026 döneminde 115 bin ton kuru meyve ihraç ettik ve 601 milyon 235 bin dolar dövizi ülkemize kazandırdık. 2025 yılının aynı döneminde ihracatımız 138 bin 220 ton karşılığı 678 milyon 848 bin dolar olmuştu. Miktar bazında yüzde 17, döviz getirisinde yüzde 11 kaybımız oldu. 2026 yılında iklim koşulları daha iyi seyir izlediği takdirde ihracattaki kayıplarımızı telafi edebiliriz. Yıllık 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşabiliriz.” Türkiye, 1 Ocak – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında 166 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, kuru incir ihracatı 134 milyon dolar oldu. Kuru kayısı ihracatı 97 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, Antep fıstığından elde edilen döviz geliri 50,5 milyon dolar oldu. Badem ihracatı 38,5 milyon dolar, çam fıstığı ihracatı 14 milyon dolar, ceviz ihracatı 11,5 milyon dolar ve leblebi ihracatı 10 milyon dolar döviz kazandırdı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, EKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ferhat Şen, EKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Bayhan, Nejat Almış, Miray Usta, Naci Çetin, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ve GAİB Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Çıkmaz, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Semih Ergüder ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çınar, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar.

Levrek ve Çipurada Fileto İhracatı Güç Kattı Haber

Levrek ve Çipurada Fileto İhracatı Güç Kattı

İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde de devam etti. Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde ihracatını yüzde 21 artırarak 737 milyon dolara ulaştırdı. Levrek ve çipurada fileto ihracatındaki güçlü artış, sektörün katma değerli üretimde önemli bir dönüşüm yaşadığını ortaya koydu. Türk su ürünleri sektörü 2026 yılının dört aylık diliminde her ay ortalama 32 milyon dolarlık ihracat artış hızı yakaladı. Taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 arttı Levrek, çipura, Türk somonu, orkinos, alabalık, kaya levreği ve diğer su ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterildiğine değinen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, “Su ürünleri sektörümüzde levrek ihracattaki liderliğini sürdürdü. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 197 milyon dolar olan levrek ihracatı 2026 yılının ilk dört ayında yüzde 31’lik artışla 257 milyon dolara ulaştı. Levrek ihracatının 120 milyon dolarlık kısmı taze olarak ihraç edilirken, 70 milyon dolarlık kısmı taze fileto olarak ihraç edildi. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 48 milyon dolar olan taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 artış gösterdi. Çipura ihracatı yüzde 13’lük artışla 170 milyon dolardan 192 milyon dolara yükseldi. Çipura ihracatında da dondurulmuş fileto ihracatı yüzde 41’lik artışla 14,5 milyon dolardan 20,5 milyon dolara yükseldi.” dedi. Başkan Demir, “Artık tüketici sadece kaliteli ürünü değil, aynı zamanda pratik, işlenmiş ve kullanıma hazır ürünleri tercih ediyor. Biz de sektör olarak üretim modelimizi bu talebe göre dönüştürüyoruz. Özellikle fileto ürün grubunda yakaladığımız artış, Türk firmalarının işleme teknolojilerindeki gelişimini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü net biçimde gösteriyor. Türkiye su ürünleri sektörü bugün sadece üretim hacmiyle değil, kalite standartları, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün çeşitliliğiyle dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda Türk su ürünlerine yönelik güven ve talep artıyor. Önümüzdeki dönemde işlenmiş ürün yatırımlarının artmasıyla birlikte kilogram başına ihracat değerimizi daha yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu. Tüketici işlenmiş ürüne yöneldi, ortalama ihraç fiyatımız arttı Tüketici tercihlerinin işlenmiş ürünlere kaydığını söyleyen Ufuk Atakan Demir, işlenmiş ürün ihracatındaki artışın ortalama ihraç fiyatını da yukarı taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: “2025 yılının ocak – nisan döneminde ortalama ihraç fiyatımız 7 dolar seviyesindeyken, 2026 yılının aynı döneminde 8,7 dolara çıktı. Türk su ürünlerinin ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 artış gösterdi. Üçüncü sırada 121,5 milyon dolarlık ihracatla Türk somonu yer aldı. Türk somonunun ihracat tutarı 2025 yılının 4 aylık diliminde 117 milyon dolar olmuştu. Türk somonu ihracatındaki artış yüzde 3 olarak kayıtlara geçti. Orkinos ihracatı yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47,3 milyon dolara çıktı. Türkiye, alabalık ihracatından 42,6 milyon dolar döviz geliri elde etti. Alabalık ihracatı yüzde 6 artış kaydetti. Diğer su ürünleri ihracatımız yüzde 15’lik artışla 58 milyon dolardan 67 milyon dolara yükseldi.” Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların Başkan Demir, “2026 yılının ilk dört aylık döneminde Türkiye’nin 737 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 491 milyon dolarlık büyük dilimini Birliğimiz üyesi ihracatçılar gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar olarak Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptık. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdık. Türkiye’nin levrek ihracatının yüzde 90’ını, çipura ihracatının yüzde 85’ini tek başımıza gerçekleştirdik.” dedi. Türk su ürünleri sektörü, 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdi. Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıktı. Ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliğine imza atıldı. Bu etkinlik; Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Su ürünleri sektörü; kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesine katkı sağladı. Türk su ürünleri sektörü 2025 yılını 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracat performansıyla geride bırakmıştı. Sektör, 2030 yılında 3,5 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırmak için çabalarını sürdürüyor.

Gurme İzmir Olivtech’te Eskişehir Rüzgarı! Haber

Gurme İzmir Olivtech’te Eskişehir Rüzgarı!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel üretim hamlesini İzmir’de düzenlenen prestijli Gurme İzmir Olivtech Fuarı'na taşıdı. Sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olan 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı’nda, Eskişehir’in ödüllü lezzetleri ve binlerce yıllık mutfak mirası büyük bir ilgiyle karşılandı. ​Ödüllü Dorlion Zeytinyağı Kalitesini İspatladı ​Fuarın en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Eskişehir standında, Premium Ödüllü Dorlion Zeytinyağı damga vurdu. Kısa süre önce düzenlenen Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda, gönderdiği dört numunenin dördüyle de ödül kazanan Dorlion; "Özel Seri" başta olmak üzere altın ve gümüş ödüllü ürünleriyle profesyonel tadımcılardan ve ziyaretçilerden tam not aldı. ​5 Bin Yıllık Tarih Sofralarda: Küllüoba Ekmeği ​Eskişehir’in tarihsel mirasını gastronomi ile buluşturan Küllüoba Ekmeği, fuarın en merak uyandıran ürünleri arasında yerini aldı. Küllüoba Höyüğü kazılarından elde edilen bilgilerle, yaklaşık 5 bin yıl önceki tarife sadık kalınarak yeniden hayat bulan ekmek, lezzeti ve sağlığıyla dikkat çekti. ​Taş değirmende öğütülen Kavılca, Horasan ve Gacer buğdayları, ​Besleyici mercimek unu takviyesi, ​Düşük glütenli ve tamamen katkısız yapısı ile Küllüoba Ekmeği geleneksel dokusunu koruyarak modern sofralara taşındı. ​"2026 Eskişehir Yılı" Ulusal Ölçekte Tanıtıldı ​Stantta sadece yerel lezzetler değil, kentin gelecek vizyonu da paylaşıldı. Eskişehir’in kültürel, sanatsal ve turistik potansiyelini zirveye taşıyacak olan “2026 Eskişehir Yılı” projesi, fuar ziyaretçilerine ve sektör temsilcilerine detaylıca anlatıldı. Bu büyük vizyon projesi, İzmir gibi stratejik bir noktada geniş kitlelerle buluşarak önemli bir tanıtım başarısı yakaladı. ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’dan Tam Not ​Eskişehir standını ziyaret edenler arasında önemli isimler de vardı. CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, stanttaki ürünleri yakından inceledi. ​Dorlion Zeytinyağı’nın aroması ve Küllüoba Ekmeği’nin dokusunu deneyimleyen Başkan Tugay, her iki ürünü de çok beğendiğini ifade etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye selamlarını ileten Tugay, Eskişehir’in tarımsal üretim ve yerel kalkınma konusundaki başarılı çalışmalarını takdirle karşıladığını belirterek, iki şehir arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. ​Üretim Çeşitliliği Halk Süt ile Tamamlandı ​Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Halk Ekmek A.Ş. iş birliğiyle hazırlanan stantta ayrıca Halk Süt ürünleri de sergilendi. Doğallık, kalite ve tarihsel mirasın harmanlandığı bu sunumla Eskişehir, Gurme İzmir Olivtech Fuarı’nın en dikkat çeken ve takdir toplayan katılımcılarından biri oldu.

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının ilk çeyreğinde de devam etti. 2025 yılının ocak – mart döneminde 445 milyon dolarlık ihracata imza atan Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının aynı döneminde ihracatını yüzde 24’lük artışla 552 milyon dolara ulaştırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı

Türkiye’nin En Çok Sevilen Fuarı YÖREX Kapılarını Açtı Haber

Türkiye’nin En Çok Sevilen Fuarı YÖREX Kapılarını Açtı

Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in açılışı yapıldı. YÖREX’in açılışına, Antalya Valisi Hulusi Şahin, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, ATB Başkanı Ali Çandır, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, il ve ilçe belediye başkanları, oda ve borsa başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. "KÜLTÜRÜMÜZ BİR UMMANDIR" Antalya Valisi Hulusi Şahin konuşmasında milli kültürün zenginliğine dikkat çekerek, "Milli kültürümüz bir ummana, bir deryaya benzer. İçinde nice renkleri, güzellikleri barındırır. Tıpkı bir kilimin desenleri gibi her biri ayrı güzel ama aslında bir bütünün parçasıdır. Artık sadece tescil değil, tanıtım ve pazarlama aşamasındayız. Bu ürünlerden ekonomik değer üretmeli, ülkemize katkı sağlamalıyız" ifadelerini kullandı. Dünyada coğrafi işaret ekonomisinin büyüklüğünü vurgulayan Şahin, bu alanda Türkiye'nin daha fazla pay alması gerektiğini belirterek, zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünlere özel alanlar oluşturulmasının önemine işaret etti. YÖREX'in Türkiye'nin vitrini olduğunu ifade eden Şahin, Antalya'nın milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir olduğuna değinerek, "En güzel ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz. Aynı zamanda bu fuar, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıtmak için de önemli bir fırsattır. Çocuklarımızı YÖREX'e getirmeliyiz" dedi. HİSARCIKLIOĞLU’NDAN YÖREX’E MARKA VURGUSU TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX'in Antalya'nın markası haline geldiğini ve ulusal nitelik kazandığını belirtti. YÖREX’in yöresel ürünlerin tanınmasına ve markalaşmasına büyük destek olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, “Ülkemizdeki coğrafi işaret bilincinin gelişmesine de önemli katkılar sunuyor. YÖREX ile coğrafi işarete sahip ürün sayısında adeta patlama yaşandı, 16 senede neredeyse 18 kat arttı ve 1800'ün üzerine çıktı." dedi. Bu rakamın yaklaşık yarısını odaların, borsaların ve kadın girişimcilerin ülkeye kazandığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, katkıda bulunan herkese teşekkür etti. YÖRESEL ZENGİNLİKLER AB NEZDİNDE KORUMA ALTINA ALINIYOR Yöresel ürünlerin yurt dışında da tanınması için çalışma yaptıklarını kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Yerel zenginliklerimizi AB nezdinde de koruma altına almaya başladık. Eskiden hiç yoktu bu işe başladığımız zaman, şimdi ise 46 ürünümüz AB'den coğrafi işaret tescilini aldı. Daha bir bu kadar ürünümüz de sırada bekliyor. TOBB Brüksel Ofisimizle, coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı oluyoruz." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, hem ülkede hem de AB'de tescilli ürün sayısını artırmaya devam edeceklerini bildirdi. YÖREX sayesinde tüm illerde yerel ürünlerin tanındığını ve daha fazla talep gördüğünü anlatan Hisarcıklıoğlu, ülkenin tüm renklerinin, Anadolu'nun el emeği, göz nuru yüzlerce ürünün fuarda bir araya geldiğini belirtti. Fuarın Türkiye'nin 7 bölgesinin yöresel ürünlerini sergileyen bir vitrin görevi gördüğünü dile getiren Hisarcıklıoğlu, milli kültürün zenginliklerini görmek isteyen, memleket hasretini gidermek isteyenler için de eşsiz bir fırsat sunduğunu ifade etti. Hisarcıklıoğlu, YÖREX'in dünyada da ses getirdiğini ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından ödüllendirildiğini vurguladı. Türkiye'nin yöresel zenginliğinin kıymetinin iyi bilinmesi gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu topraklardan çıkan ürünlerin değerini, önce biz bilmeliyiz ki dışarda da bunu pazarlayabilelim. Bakın dünyada çok az coğrafyaya nasip olan, Allah bize müthiş bir ürün çeşitliliği vermiş, yatıp kalkıp şükretmemiz lazım. Tüm bunları zenginliğe dönüştürmek de bizim elimizde. Ülkemizde ve dünyada insanlar, gelir düzeyi yükseldikçe, yöresel ve organik ürünleri daha fazla talep etmektedir. Sağlıklı yaşama yönelik artan ilgi, doğal ve coğrafi işaretli ürünleri ön plana çıkarmaktadır. Bunların fiyatları da muadili ürünlere göre daha yüksek oluyor. Böylelikle hem ülke ihracatına ve hem de yerel kalkınmaya ilave gelir sağlıyor. Bölgelerde istihdam artışına ve özellikle de kadınların iş gücüne katılmasına, girişimci olmalarına destek veriyor." ÇANDIR VE ATB’YE TEŞEKKÜR TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in düzenlenmesine öncülük eden ATB Başkanı ve yönetimini kutlarken, “Bu işin mimarını öncelikle kutlamak istiyorum. Antalya Ticaret Borsası Başkanımız, TOBB Yönetim Kurulu’ndaki çalışma arkadaşım Ali Çandır, YÖREX fikrini ortaya çıkardı ve müthiş bir başarıya imza attı. Burada büyük emekleri olan, Antalya TB yönetimini, meclisini, genel sekreterini ve tüm çalışanlarını da ayrıca tebrik ediyorum” dedi. YÖRESEL ÜRÜNLER BİR MİLLETİN HAFIZASIDIR Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, YÖREX'in Anadolu'nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Özdemir, bir ülkenin gerçek zenginliğinin, sahip olduğu yerel değerlerde saklı olduğuna dikkat çekerek, “Yöresel ürünler bir milletin hafızasıdır. Toprağın kokusunu, coğrafyanın iklimini, ustanın emeğini ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgeliği taşır. Gördüğünüz, tattığınız her ürün; sadece lezzetten ibaret değildir, onun tarihi, kültürü, kimliği vardır. İşte tam bu noktada, ürünün ait olduğu toprakla kurduğu bağı koruyarak o ürünün özgünlüğünü ve kalitesini güvence altına alan coğrafi işaretlerin gerçek değeri ortaya çıkmaktadır. YÖREX ise bu değerlerin görünür olup, sürdürülebilir hale gelmesine ve ekonomiye kazandırılmasına güçlü bir zemin sağlamaktadır. Biz, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılından bu yana Muhittin Başkanımızın ortaya koyduğu yerelden kalkınma hedefimizle; yerel üretimin güçlenmesi, kadın kooperatiflerinin kalkınması, sürdürülebilir tarımın yaygınlaşması ve Antalya’mızın bereketli topraklarının canlandırılması için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu. YÖREX ANADOLU’NUN HİKAYESİDİR Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, konuşmasına “YÖREX’e, Anadolu’nun kalbine, üretimin ve kültürün buluşma noktasına hoş geldiniz. Bugün burada fuardan öte, emeğin değer kazandığı, kültürün kimlik bulduğu, Anadolu’nun dünyaya ses verdiği bir hikâyeyi birlikte büyütüyoruz” diyerek başladı. 2009 yılında “Bu toprakların ürettiği değer, hak ettiği yeri bulmalı” anlayışıyla YÖREX’e başladıklarını kaydeden Çandır, “İşte YÖREX, o ufkun vücut bulmuş halidir” dedi. ÜRETİCİLERE VE TOBB’A TEŞEKKÜR Yöresel Ürünler Projesini en başından beri destekleyen, güç veren, yönlendiren ve coğrafi işaretli ürünlere sahip çıkan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Çandır, “Anadolu’nun dört bir yanından ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen üreticilerimiz… Sizler sadece ürün getirmediniz; Emeğinizi, ustalığınızı, kültürünüzü ve hikâyenizi getirdiniz. Az önce izlediğimiz gösteriler bize tekrar hatırlattı: Bu topraklar sadece üretmez… Anlatır. Hissettirir. Yaşatır. Şimdi ise o hikâyenin en güçlü kısmındayız” dedi. BU TOPRAKLAR DEĞER ÜRETİYOR YÖREX’in düzenlendiği ANFAŞ’ta 5 gün boyunca 14 bin yıllık medeniyetlerin izlerinin görüleceğini kaydeden Çandır, “Bir halıda sabrı, bir peynirde emeği, bir taşta ustalığı, bir desende kültürü hissedeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, Biz sadece ürün üretmiyoruz… Biz değer üretiyoruz” dedi. VATAN ÜRETEREK YAŞATILIR Vatanın sadece uğruna can verilen yer olmadığını ifade eden Çandır, “Vatan aynı zamanda, ürettiğimiz, değer kattığımız ve geleceğe miras bıraktığımız yerdir. İşte YÖREX’in ruhu tam olarak budur” dedi. B2B’LERLE KÜRESEL PAZARLARA AÇILIYORUZ 2009’dan bugüne yerelde üretim artsın, istihdam güçlensin, göç azalsın, refah yayılsın. Ürünlerimiz markalaşsın, hakları korunsun, standartları yükselsin ve dünya pazarlarında hak ettiği yeri alsın hedefiyle çalıştıklarını belirten Ali Çandır, şunları kaydetti: “Bu yıl yine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin güçlü desteğiyle kurduğumuz B2B alanı sayesinde; Üreticilerimizi doğrudan alıcılarla buluşturuyor, Ticaret hacmini büyütüyor, yeni pazarlara kapı açıyoruz. Şimdi yeni bir aşamadayız. Coğrafi işaretlerde önemli bir sayıya ulaştık. Ama artık mesele sadece sayı değil…Mesele değer üretmek. Mesele kaliteyi büyütmek. Mesele bu ürünleri dünya markası yapmaktır. Sayın Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ortaya koyduğu bu vizyon doğrultusunda; valiliklerimizle, yerel yönetimlerimizle, oda ve borsalarımızla, üreticilerimizle, girişimcilerimizle birlikte ürünlerimizi daha güçlü sahiplenmeliyiz. Daha fazla katma değer üretmeli ve daha iddialı olmalıyız. Çünkü bu hikâye sadece geçmişimizin değil… Geleceğimizin de hikâyesidir.” YÖREX TEŞEKKÜRÜ YÖREX’i yerelde sahiplenen katkılar sunan Antalya Valisi Hulusi Şahin’e, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’e, ilçe belediye başkanlarına ve tüm kurum kuruluşlara, YÖREX’in Türkiye projesi olmasını sağlayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğu ve oda borsa başkanlarına teşekkür eden Çandır, “Uzak, yakın demeden bugün bizlerle bir arada bulunan tüm katılımcılarımıza , ziyaretçilerimize ve kıymetli basın mensuplarımıza teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi. COĞRAFİ İŞARET ÇALIŞMALARI HIZLANDI Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Antalya'nın coğrafi işaret konusunda çok ciddi potansiyeli olduğunu ve bunun başvuru sürecine yansıdığını belirtti. Ürünlerin AB sürecini de takip ettiklerini dile getiren Durak, her geçen yıl AB tescilli ürün sayısını artırdıklarını kaydetti. Durak, coğrafi işaretli ürünlerin markalaştırılması çalışmalarına da ağırlık verdiklerini aktardı. ANTALYA FUARCILIKTA DA GÜÇLÜ OLMALI ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya'nın turizmde güçlü bir şehir olduğunu belirterek, fuarcılıkta da aynı başarıyı yakalaması gerektiğini söyledi. Anadolu Ateşi Dans Topluluğunun dans gösterisi sunduğu programda, AB’den Coğrafi İşaret Tescili alan kurumlara plaket verildi. 70 İLDEN 520 KATILIMCI 22-26 Nisan tarihleri arasında açık kalacak fuarda, 70 ilden yaklaşık 520 katılımcı yer alıyor. YÖREX, 26 Nisan'a kadar açık kalacak

Mesir Ticaret Fuarı Kapılarını 32’nci Kez Açtı Haber

Mesir Ticaret Fuarı Kapılarını 32’nci Kez Açtı

Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında yer alan Manisa Mesir Ticaret Fuarı, kapılarını 32’nci kez açtı. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasında yer aldığını ve Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ettiğini vurguladı. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, bu yıl 32’nci kez düzenlenen Manisa Mesir Ticaret Fuarı törenle açıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Baro Başkanı Sevgi Başak Yeşil, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş, Manisa’yı Mesir'i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Fuarın açılış konuşmasını TACT fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu yaptı. “Ekonomik Dayanışma ve Tanıtım için Kritik” Manisa Valisi Vahdettin Özkan, fuarın 32 yıldır festival havasında geçerek şehrin yaşam kalitesini ve ekonomik göstergelerini iyileştirdiğini belirtti. Bu dayanışmanın üretimi teşvik eden bir mahiyette olduğunu söyleyen Vali Özkan, organizasyonun küresel rekabet gücü açısından büyük bir girdi sağladığını ifade etti. Özkan, haftanın sanat ve şifa dolu geçmesini diledi. “Manisa Ege’nin Parlayan Yıldızı Olmaya Devam Ediyor” Manisa’nın 486 yıllık köklü geleneğini, şehrin ekonomik vizyonuyla birleştirdiklerini dile getiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Geçtiğimiz yıl 300 bin ziyaretçiyi ağırlayarak çıtayı çok yükseğe taşıyan bu fuar, yalnızca Manisa’nın değil, Türkiye’nin ticaret ve sanayi kalbi olduğunun en somut örneğidir. Ekonomik veriler bizlere rakamların ötesinde bir gerçeği, Manisa’nın sarsılmaz üretim iradesini fısıldıyor. Bugün Manisa; 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasındaki yerini koruyan, Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam eden bir şehirdir. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak; sanayicimizin, ihracatçımızın ve esnafımızın her zaman en güçlü yol arkadaşı olmaya kararlıyız. Hepimizin ortak hedefi Manisa’mızın üretimdeki öncü rolünü pekiştirmek ve bu bereketli toprakların gücünü dünya pazarlarında en üst sıralara taşımaktır” ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, Ortak Akıl ve İşbirliğine Vurgu Yaptı Yönetim anlayışlarının merkezinde ‘Ortak Akıl’ olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, “Manisa hızla büyüyor. Biz bu büyümeyi trafikten imara, otoparktan sanayi alanlarına kadar doğru planlamak zorundayız. Hedefimiz; Ticaret Odalarımızla, OSB’lerimizle, Esnaf Odalarımızla, Ziraat Odalarımızla ve tüm iş dünyası temsilcilerimizle birlikte bir Beyin Takımı kurmaktır. Bu birliktelik, sadece kağıt üzerinde kalan bir yapı değil, Manisa’nın geleceği için yol haritası çizen, şehrin kaderini belirleyen bir koordinasyon merkezi olacaktır. Şehrimizin jeopolitik avantajlarını kalkınmaya dönüştürmek, yatırımcılarımızın sorunlarına hızlı çözümler üretmek ve bürokrasiyi azaltarak istihdamı artırmak ancak bu güçlü iş birliğiyle mümkündür” diye konuştu. “Yerel Ekonomimize ve Esnafımıza Can Suyu Oluyor” 486’ncı yaşı kutlanan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘Yaşayan Festival’ konseptiyle kent geneline yaydıklarını söyleyen Başkan Dutlulu, “Mesir coşkusunu sadece bir saçım töreniyle sınırlı tutmayıp; fuarlarla, gastronomiyle, sanatla ve sporla harmanladık. Bu büyük organizasyon sayesinde şehrimize gelen binlerce misafirimiz, yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor. Ben, bu büyük organizasyonun 32 yıldır kesintisiz sürmesinde emeği geçen, bu bayrağı bugüne taşıyan tüm kurumlarımıza ve emektarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Fuarımızda yer alan tüm firmalarımıza bereketli kazançlar; ziyaretçilerimize ise Manisa’nın üretim gücünü tamamen hissedecekleri verimli bir fuar diliyorum” dedi. “Çadırda Başlayan Serüven Ticaret Merkezine Dönüştü” Açılışta konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, fuarların geniş kitlelere ulaşma gücüne vurgu yaptı. Laleli’de bir çadırda başlayan sürecin modern bir ticaret merkezine dönüştüğünü belirten Tanık, bu başarının büyüyerek devam etmesini temenni ettiğini dile getirdi. Tanık, fuarların tüm dünyada olduğu gibi Manisa için de vazgeçilmez bir önemi olduğunu hatırlattı. “Mesir Demek, Manisa Demek” Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Mesir’in şehir kimliğiyle olan kopmaz bağına dikkat çekerek, “Mesir demek, Manisa demek” dedi. Bu etkinliğin şehrin en önemli yüz akı projelerinden biri olduğunu ifade eden Balaban, Manisa’nın bir hafta boyunca güzelliklerle anılacağını vurguladı. Balaban, tüm vatandaşları bu coşkuya ortak olmaya davet etti. “İki Büyük Marka Şehri Güçlendiriyor” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Mesir Festivali ve Ticaret Fuarı’nın şehrin üretim gücünü dünyaya anlatan iki kıymetli marka olduğunu söyledi. Bu organizasyonları daha ileriye taşımak için var güçleriyle çalışacaklarını belirten Şimşek, hedeflerinin Manisa’yı her yönüyle güçlü bir marka şehir haline getirmek olduğunu ifade etti. Şimşek, bu mirasın kültürel ve ekonomik önemine değindi. Fuarın Açılış Kurdelesi Kesildi Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla 32. Manisa Mesir Ticaret Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Ardından stantları ziyaret eden protokol üyeleri, firmalardan ürünler hakkında bilgi aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.