Hava Durumu

#Tanıtım

Kırsal Haber - Tanıtım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanıtım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Er: “Malatya Gastronominin Merkezi Olacak” Haber

Başkan Er: “Malatya Gastronominin Merkezi Olacak”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın zengin yemek kültürünün kalıcı bir şehir değerine dönüştürülmesi gerektiğini belirterek “Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Gastronomi ve Kültür Sokağı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen yarışmalarda dereceye giren yarışmacılar için düzenlenen ödül törenine katıldı. Kentteki bir otelde düzenlenen ödül töreni öncesi konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın yeniden imar ve ihya çalışmalarının yanı sıra turizm, kültür, sanat, spor ve gastronomi alanlarında da önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Başkan Sami Er, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın sadece fiziki olarak yeniden inşa edilmediğini, geleceğe yönelik önemli adımlar da atıldığını ifade etti. Malatya’nın konut ve iş yerlerinden altyapı ve ulaşıma, sanayiden tarıma ve turizme kadar birçok alanda yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Başkan Er, “Bizler sadece depremin yaralarını sarmadık, geleceğin Malatya’sını inşa ettik.” dedi. “MALATYA’NIN TURİZM POTANSİYELİNİ ORTAYA ÇIKARIYORUZ” Malatya’nın turizm potansiyelini daha etkin şekilde değerlendirmek amacıyla Turizm Çalıştayı düzenlediklerini belirten Başkan Er, kentin tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin bölgesel bir turizm anlayışıyla tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Arslantepe Höyüğü’nün Malatya’nın en önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Er, düzenlenen etkinliklerle kentin depremle değil; tarihi, kültürü ve sahip olduğu değerlerle anılmasını hedeflediklerini ifade etti. Uluslararası Arslantepe Yarı Maratonu, Kayısı Festivali ve Kültür Yolu Festivali gibi organizasyonların da Malatya’nın normalleşmesine ve tanıtımına katkı sağladığını dile getiren Er, şehre daha fazla yerli ve yabancı ziyaretçi kazandırılması gerektiğini kaydetti. “GASTRONOMİ, TURİZMİMİZİN EN ÖNEMLİ UNSURLARINDAN BİRİ” Malatya’nın turizm hedefleri içerisinde gastronominin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Sami Er, geçen yıl Kültür Yolu Festivali kapsamında gastronomiye yönelik çalışmalar yaptıklarını, bu yıl ise gastronominin festival programının önemli bir parçası hâline geldiğini söyledi. Malatya mutfağının yalnızca kayısıdan ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Er, kentin güçlü bir mutfak kültürüne sahip olduğunu ifade etti. Etkinlik kapsamında 31 lezzet noktasının oluşturulduğunu, gastronomi merkezi açıldığını, yarışmalar ve paneller düzenlendiğini belirten Er; Malatya’nın zengin mutfak kültürünün hem hemşehrilerle hem de şehir dışından gelen misafirlerle buluşturulduğunu aktardı. “MALATYA’NIN MUTFAK HAFIZASI ÇOK GÜÇLÜ” Ünlü şef Ömür Akkor’un Malatya ziyaretine de değinen Başkan Er, Akkor’un Malatya’nın sahip olduğu mutfak hafızasıyla Türkiye’nin önemli mutfaklarından birine sahip olduğunu ifade ettiğini aktardı. Başkan Er, “Biz güçlü bir iddiayla yola çıktık. Malatya sadece kayısısıyla değil, mutfağıyla da Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir.” ifadelerini kullandı. Gastronomi alanındaki çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirten Başkan Sami Er; etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere, yarışmacılara, STK temsilcilerine ve vatandaşlara teşekkür etti. “MALATYA GASTRONOMİNİN DE MERKEZİ OLACAK” Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın zengin yemek kültürünün kalıcı bir şehir değerine dönüştürülmesi gerektiğini belirterek “Malatya mutfağı, yaşayan bir mutfak. Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya mutfağının nesilden nesile aktarılan önemli bir kültürel miras olduğunu ifade etti. Gastronomi ve yemek kültürünün Malatya’nın önemli değerlerinden biri olduğunu belirterek “Hâlâ ellerimizde pişen, annelerimizden evlatlarımıza aktarılan; düğünlerimizde, bayramlarımızda ve misafir sofralarımızda yaşamaya devam eden büyük bir kültürel mirasa sahibiz. Biz de bu zenginliğin farkında olarak geçtiğimiz yıl bu etkinliğin ilkini gerçekleştirdik, bugün ise ikincisini düzenliyoruz. İnşallah Malatya daha nice etkinliklere ev sahipliği yapacak ve hep birlikte bu etkinlikleri daha da artıracağız.” diye konuştu. “GASTRONOMİYİ 365 GÜN YAŞATACAĞIZ” Amaçlarının yalnızca birkaç günlük etkinlik düzenlemek olmadığını vurgulayan Başkan Er, Malatya gastronomi kültürünü kalıcı bir şehir değerine dönüştürmek istediklerini söyledi. Bu kapsamında Gastronomi Merkezi’ni hizmete açtıklarını belirten Başkan Er, “Bugün bizim meselemiz sadece birkaç günlük bir etkinlik düzenlemek değil. Asıl hedefimiz, Malatya’nın gastronomisini kalıcı bir şehir değerine dönüştürmek ve hak ettiği noktaya taşımaktır. Bu amaçla parkımızın içerisinde Gastronomi Merkezimizi hizmete açtık ve şehrimize çok önemli bir tesis kazandırdık.” ifadelerini kullandı. Gastronomi Merkezinde yöresel yemeklerin modern mutfak anlayışı ve dünya mutfağıyla buluşturulduğunu kaydeden Başkan Sami Er, “Kaliteli hizmeti, şık bir ortamı ve yüksek lezzet standardını bir araya getiriyoruz. Çünkü gastronomide bir iddiamız varsa bunu yalnızca festivallerde değil, yılın 365 günü yaşatmamız gerekiyor.” diye konuştu. “MUTFAK SANATLARI AKADEMİSİNİ KURUYORUZ” Gastronomi Merkezi bünyesinde Mutfak Sanatları Akademisini de kuracaklarını açıklayan Başkan Er, merkezin Malatya’nın gastronomi alanındaki gelişimine önemli katkı sunacağını söyledi. Başkan Er, “Yerimiz hazır, ekipmanlarımız hazır, ekiplerimiz hazır. İnşallah Malatya artık gastronominin de merkezi olacak. Gastronomi Merkezimizde hemşehrilerimize nezih bir ortamda kaliteli ve lezzetli yemekleri uygun fiyatlarla sunacağız. Bütün hemşehrilerimizi buraya davet ediyorum.” diye konuştu. Malatya’nın turizm potansiyelinin gastronomiyle daha da güçleneceğini ifade eden Başkan Er, kente gelen ziyaretçilerin yalnızca tarihi, doğal ve kültürel değerleri değil, Malatya’nın yemeklerini ve misafirperverliğini de hatırlayacağını dile getirdi. “MALATYA MUTFAĞI HAK ETTİĞİ KADAR TANITILAMIYOR” Malatya mutfağının Türkiye’nin önemli mutfaklarından biri olduğunu belirten Er, gastronomi alanında daha fazla tanıtım yapılması gerektiğini söyledi. Başkan Er şunları kaydetti: “Gerçekten çok önemli bir mutfağımız var. Ömür Akkor başta olmak üzere Türkiye’nin önemli gurmeleri ve şefleri de Malatya mutfağının önemini ifade ediyor. Ancak Malatya mutfağımızı hak ettiği kadar tanıtamadığımızın da farkındayız. İnşallah bundan sonra düzenleyeceğimiz festivaller ve etkinliklerle mutfağımızı daha güçlü şekilde tanıtacağız.” “Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” diyen Başkan Er, bu hedef doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti. 44 MALATYALI ESNAF ETKİNLİKTE YER ALDI Etkinliğe 44 esnafın katıldığını belirten Başkan Er, organizasyona dışarıdan esnaf alınmadığını, tüm katılımcıların Malatyalı esnaflardan oluştuğunu ifade etti. Başkan Sami Er, “Bu yıl etkinliğimize 44 esnafımız katıldı. Etkinliğimizde yer alan esnaflarımızın tamamı Malatyalı. Dışarıdan herhangi bir esnaf almadık. Tamamen yerli Malatya esnafımızla bu organizasyonu gerçekleştirdik.” diye konuştu. Gastronomi yarışmasına katılan tüm yarışmacılara teşekkür eden Er, etkinliğin kazananının Malatya olduğunu vurgulayarak “Burada aslında kazanan tek bir kişi yok. Bu etkinliğin kazananı herkes oldu, kazanan Malatya oldu.” ifadelerini kullandı. Organizasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere de teşekkür eden Er, gastronominin tüm paydaşların ortak meselesi olduğunu belirtti. Başkan Er, “Gastronomi hepimizin ortak meselesi, hepimizin ortak değeridir. Hep birlikte Malatya’yı gastronomide hak ettiği yere taşıyacağız. Üniversitemizdeki hocalarımızın katkıları da bizim için son derece kıymetli. İnşallah hep birlikte, el ele vererek Malatya gastronomisini çok daha güçlü bir noktaya getireceğiz.” dedi. Başkan Er, konuşmasının sonunda etkinliğe katılan vatandaşlara ve emeği geçenlere teşekkür ederek “Bu soğuk günde buraya kadar gelerek bizleri yalnız bırakmayan, etkinliğimize katılan, emek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. DERECEYE GİREN YARIŞMACILARA ÖDÜLLERİ VERİLDİ Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in konuşmasının ardından yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Ev hanımları kategorisinde Sibel Altun birinci, Gülsen Karabulut ikinci, Semra Gürbüz üçüncü, Gül Bakal dördüncü oldu. Yarışmacılara ödüllerini Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er takdim etti. Öğrenci dalında Ramazan Sertdemir birinci, Yusuf Hakverdi ikinci, Hilal Mercan üçüncü, İnanç Oktay ise dördüncü oldu. Influencer dalında Tülay Dağdelen birinci, Arife Dinç ikinci, Kübra Erdoğan üçüncü oldu. Şefler, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e şef önlüğü hediye etti. Festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere de plaket takdim edildi.

Kınık’ta Asırlık Çömlekçilik Geleneği Festivalle Yaşatılıyor Haber

Kınık’ta Asırlık Çömlekçilik Geleneği Festivalle Yaşatılıyor

Bilecik’in Pazaryeri ilçesine bağlı Kınık Köyü’nde, yaklaşık bir asırdır kuşaktan kuşağa aktarılan çömlekçilik geleneğini yaşatmak ve tanıtmak amacıyla Uluslararası Kınık Çömlek & Sanat Festivali düzenlendi. Festival, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer’in katılımıyla gerçekleştirildi. Çömlekçilikle özdeşleşen Kınık Köyü’ndeki festivalde geleneksel üretim yöntemleri, ustaların el emeğiyle hazırladığı eserler ve çömlek sanatının incelikleri ziyaretçilerle buluştu. Festival kapsamında çömlek atölyelerini ve sergi alanlarını ziyaret eden Vali Sözer, ustalar ve vatandaşlarla bir araya geldi. Kınık’ta yaklaşık bir asırdır sürdürülen çömlekçilik geleneğinin yalnızca bir üretim faaliyeti değil, aynı zamanda gelecek nesillere aktarılması gereken önemli bir kültürel miras olduğunu ifade etti.Ayrıca, Vali Sözer, Kınık’ın çömlekçilik alanındaki değerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasının ve genç nesillerin bu geleneksel sanata sahip çıkmasının önemine dikkat çekti. Kınık çevresinden çıkarılan kırmızı kilin işlenmesiyle hazırlanan çömlekler, ustaların ellerinde şekillendirilerek geleneksel yöntemlerle fırınlanıyor. Geçmişte ağırlıklı olarak testi, sürahi ve su kabı üretilirken, günümüzde ürün çeşitliliği artarak Kınık çömlekleri kendine özgü bir kimlik kazandı. Kınık’ta üretilen çömlekler başta İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerine ulaştırılırken, tanıtım çalışmaları sayesinde yurt dışından da ilgi görüyor. Çömlekçilik, köyün kültürel kimliğinin yanı sıra önemli geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. Festival kapsamında ayrıca geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden ve “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülüne layık görülen Kınıklı çömlek ustası Salim Yaşar rahmet ve minnetle anıldı.

Yöresel Lezzetler Gastronomi Sokağında Ziyaretçilerle Buluşuyor Haber

Yöresel Lezzetler Gastronomi Sokağında Ziyaretçilerle Buluşuyor

Malatya, 6 Şubat depremlerinin ardından yaralarını sararak yeniden ayağa kalkarken bu kez eşsiz mutfağıyla Türkiye’nin gastronomi rotasında yerini almaya hazırlanıyor. Kültür Yolu Festivali kapsamında Yüzüncü Yıl Kent Parkı’nda kurulan Gastronomi Sokağı, Malatya’nın yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Kentin her yönden ayağa kalkması için hummalı bir çalışma yürüten Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er; düzenlenen festival ve etkinliklerin Malatya’nın tanıtımına, turizmine ve ekonomisine önemli katkılar sunacağını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte 8-16 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Malatya Kültür Yolu Festivali kapsamında Yüzüncü Yıl Kent Parkı’nda kurulan stantları ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Festival alanında oluşturulan Gastronomi ve Kültür Sokağı’nı da gezen Başkan Er, Malatya’nın ilçelerinin yöresel ürün ve lezzetlerinin tanıtıldığı stantlarda uzun süre incelemelerde bulundu. Esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden Başkan Er, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin taleplerini de geri çevirmedi. “Gastronomiyi Kültür Yolu Festivali’ne dâhil ettik” Geçen yıl Kültür Yolu Festivali kapsamında oluşturulan Gastronomi Sokağı’nın yoğun ilgi gördüğünü belirten Başkan Sami Er, bu yıl ekim-kasım aylarında yapılması planlanan Gastronomi Festivali’ni Kültür Yolu Festivali ile birleştirdiklerini söyledi. Başkan Er; “Malatya'da geçen yıl Kültür Yolu Festivali’nin ilki yapıldı. Programda yoktu ancak büyük bir talep vardı. Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy ile yaptığımız görüşme neticesinde festival şehrimizde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi olarak bu yıl ekim-kasım aylarında Gastronomi Festivali düzenleme planımız vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığımız gastronomiyi Kültür Yolu Festivali ile birleştirdi. Biz de gerçekleştirmeyi planladığımız Gastronomi Festivalimizi bu festivalle birleştirmiş olduk.” dedi. Festivalin ilk gününde yoğun bir katılım yaşandığını ifade eden Er, 16 Ağustos’a kadar kentte çok sayıda kültürel, sanatsal ve gastronomi etkinliğinin gerçekleştirileceğini belirtti. “Hedefimiz Malatya’nın artık depremle anılmaması” Malatya’nın zengin kültürel ve doğal varlıklarının yanı sıra güçlü bir mutfak kültürüne sahip olduğunu vurgulayan Başkan Er, düzenlenen etkinliklerle kentin turizm potansiyelini daha fazla öne çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Er; “Temel hedefimiz, Malatya’nın artık depremle anılmamasını sağlamak; Malatya’nın normalleştiğini, normal yaşamına devam ettiğini göstermek ve turizmini canlandırmak. Malatya, kültür varlıkları ve doğal varlıkları açısından zengin bir il. Bu tür etkinliklerle Malatya’yı yeniden öne çıkarıyor ve normalleştiğini gösteriyoruz.” diye konuştu. Gastronominin dünyada önemli bir turizm alanı hâline geldiğine dikkati çeken Başkan Sami Er, Malatya mutfağının daha geniş kitlelere tanıtılması için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Başkan Er; “İnsanların bazı illere sadece yemek ve tatlı yemek için geldiğini görüyoruz. Biz de Malatya mutfağını daha fazla tanıtacağız. Temel hedefimiz Malatya’da gastronomi konusunda farkındalık oluşturmak. Bu zengin mutfağımızı önce Türkiye kamuoyuna, ardından dünyaya tanıtacağız.” ifadelerini kullandı. Gastronomi çalışmalarının yalnızca tanıtım açısından değil, kent ekonomisi açısından da önemli olduğunu aktaran Başkan Er, şunları kaydetti: “31 noktada lezzet noktamız var. Hem esnafımız yemeklerini tanıtacak hem de ticari ve ekonomik anlamda katkı sağlanacak. Gastronomi bizim için aynı zamanda esnafımızın, üreticimizin ve şehrimizin ekonomisine katkı sağlayacak önemli bir alan.” Festival kapsamında toplam 149 etkinliğin gerçekleştirildiğini belirten Başkan Er; Malatya’nın spor, kültür, sanat ve gastronomi alanlarında düzenlenen organizasyonlarla yeniden etkinliklerle buluştuğunu ifade etti. Büyükşehir Belediyesi olarak önemli organizasyonlar düzenlediklerini kaydeden Başkan Sami Er; "Arslantepe Yarı Maratonu’nu yaptık. Malatya Kayısı Festivali’ni gerçekleştirdik. Dağ Bisikleti Yarışması düzenledik. Uluslararası Altın Kayısı Satranç Turnuvamızı düzenleyeceğiz. Malatya daha birçok ulusal ve uluslararası etkinliklerle tanışmaya devam edecek. İnşallah halkımızın memnun olacağı birçok etkinlik yapacağız.” diye konuştu. Malatya’da gastronomi kültürünün geliştirilmesi amacıyla önemli bir merkezin de hizmete alındığını açıklayan Başkan Er, Yüzüncü Yıl Kent Parkı içerisinde yapımı tamamlanan Malatya Gastronomi Merkezi’nin açılışının ünlü şef Ömür Akkor’un katılımıyla gerçekleştirileceğini söyledi. Merkezin yalnızca yöresel yemeklerin sunulduğu bir restoran olmayacağını belirten Er, gastronomi alanında eğitim ve çeşitli çalışmaların da burada gerçekleştirileceğini ifade etti. Başkan Er, Gastronomi Merkezi ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Malatya Gastronomi Merkezi’ni kurduk. Burası Malatya mutfağının tanıtılacağı ve çeşitli etkinliklerin yapılacağı bir merkez olacak. Burada Malatya’nın lezzetleriyle birlikte insanlarımızın farklı lezzetlere de ulaşmasını amaçlıyoruz. Aynı zamanda burası gastronominin merkezi olacak. Öğrenciler için kurslar düzenlenecek, gastronomiyle ilgili çeşitli çalışmalar yapılacak. Böylece Malatya mutfağını geliştirmiş olacağız.” Ömür Akkor ve Türkiye’nin önemli şefleri Malatya’da Gastronomi etkinliklerine ünlü şef Ömür Akkor’un da eşlik ettiğini belirten Başkan Er, Akkor’un Türkiye’nin önemli şefleri ile gastronomi alanında görev yapan basın mensuplarını Malatya’da ağırladığını söyledi. Başkan Er; "Ünlü şef Ömür Akkor ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin önemli şefleri Malatya’da. Gastronomi ile ilgili basın mensupları da burada. Umarım Malatya gastronomisiyle hak ettiği yere gelir.” ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, düzenlenen festival ve etkinliklerin Malatya’nın tanıtımına, turizmine ve ekonomisine önemli katkılar sunacağına inandığını belirterek kentin sahip olduğu tarihi, kültürel, doğal ve gastronomik değerleri daha güçlü şekilde tanıtmak için çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

Denizli Leblebisine Uluslararası Vizyon Haber

Denizli Leblebisine Uluslararası Vizyon

Denizli leblebi üreticilerinin ihracata açılmasını hedefleyen proje kapsamında, Denizli Ticaret Borsası ev sahipliğinde istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Denizli leblebisini uluslararası pazarlarda hak ettiği konuma taşımak için kurumlar arası iş birliğiyle çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Toplantıda, üreticilerin ihracata hazırlanmasına yönelik izlenecek yol haritası, yeni hedef pazarlar ve sektörün ihtiyaçları ele alındı. Denizli leblebi üreticilerinin ihracata açılmasını hedefleyen proje kapsamında, Denizli Ticaret Borsası ev sahipliğinde istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Oda ve Borsa Genel Sekreterleri, Borsa Meclis Üyeleri ve leblebi üreticileri katıldı. Denizli Leblebisi Dünya Pazarına Hazırlanıyor Toplantıda Denizli leblebi üreticileri adına söz alan İbrahim Kaplan, sektörün mevcut durumu ve üreticilerin beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaplan, üreticilerin ihracata hazırlanabilmesi için ihtiyaç duyulan destekleri ve öncelikli talepleri sıralayarak; yeni pazarlara ulaşılması, ihracat süreçlerine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri, uluslararası fuarlara katılım, yabancı alım heyetleriyle buluşmalar, coğrafi işaretli Denizli leblebisinin tanıtımının güçlendirilmesi ile markalaşma çalışmalarına ağırlık verilmesi konularında destek beklediklerini ifade etti. Denizli Leblebisinde Hedef: Yeni Pazarlar, Güçlü İhracat Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Denizli’nin önemli değerlerinden olan leblebinin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma taşınması, üreticilerin ihracat kapasitesinin artırılması ve sektörün gelişimine yönelik yapılabilecek çalışmaların önemine dikkat çekti. Başkan Tefenlili, Denizli leblebisinin ihracat yolculuğunda tüm paydaşların ortak hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Tefenlili, üreticilere yerinde hizmet sunulması, katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve coğrafi işaretli Denizli leblebisinin korunarak marka değerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade etti. Tefenlili: "Ortak Akılla İhracat Hedefine Ulaşacağız" Tefenlili, yeni hedef pazarların oluşturulması amacıyla uluslararası fuarlara katılımın artırılacağını, yabancı alım heyetleriyle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirileceğini ve özellikle Bulgaristan ile Balkan ülkeleri başta olmak üzere potansiyel pazarlarda iş birliği fırsatlarının değerlendirileceğini söyledi. Ayrıca, tüm kurumların ortak bir çalışma masası etrafında koordinasyon içinde hareket ederek üreticilerin ihracata hazırlanması ve Denizli leblebisinin uluslararası pazarlarda hak ettiği değere ulaşması için çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı. DTO'dan Dış Ticaret Desteği Mesajı Toplantıda konuşan Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli leblebisinin ihracat potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, üreticilerin uluslararası pazarlara açılma sürecinde kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, Denizli Ticaret Odası olarak üreticilere yönelik eğitim, dış ticaret ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesine yönelik destek çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. DSO'dan Verimlilik ve Model Fabrika Desteği Toplantıda konuşan Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüz rekabet koşullarında verimliliğin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı. Bu doğrultuda Denizli Sanayi Odası olarak üretim süreçlerinde verimliliği artırmak, işletmelerin rekabet gücünü yükseltmek ve yalın üretim anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla Model Fabrika'yı hayata geçirdiklerini belirten Kasapoğlu, bu merkezin üreticilere süreçlerini iyileştirme ve daha etkin üretim yapma konusunda önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Kasapoğlu, Denizli leblebi üreticilerinin de bu imkânlardan faydalanarak hem üretim verimliliğini hem de ihracat kabiliyetini artırabileceklerini dile getirdi. Kasapoğlu ayrıca devlet desteklerinden faydalanılması için kurulu ofisimizle birlikte üzerimize düşeni yapmaya hazırız dedi. DENİB'den Yeni Pazar Hamlesi Toplantıda konuşan DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Denizli leblebisinin ihracat potansiyelini artırmak için mevcut pazarların yanı sıra yeni hedef pazarların oluşturulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Uğurlu, uluslararası tanıtım faaliyetleri, sektörel ticaret heyetleri ve alım heyeti organizasyonlarıyla üreticilerin yeni pazarlara ulaşmasını destekleyeceklerini ifade ederek, katma değeri yüksek ihracat hedefi doğrultusunda kurumlar arası iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. SONUÇ BİLDİRGESİ Toplantının sonunda uluslarası hedef pazarların belirlenmesi, UR-GE projelerinden faydalanma, kurumların mevcut yapıları içinde tüm imkanların değerlendirilmesi, desteklerden faydalanma, ihracata yönelik eğitimlerin kapsamının geliştirilmesi, leblebinin glutensiz olduğunun belgelendirilmesi gibi hususlarda yol haritasının belirlenmesi kararına varıldı.

Başkan Er: ''Malatya’nın Gastronomisini Güçlendiriyoruz'' Haber

Başkan Er: ''Malatya’nın Gastronomisini Güçlendiriyoruz''

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın yalnızca bir tarih ve kültür şehri değil aynı zamanda güçlü bir gastronomi merkezi olduğunu söyledi. Başkan Er, “Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin kültürel değerlerini koruyan, yerel üreticimizi destekleyen ve gastronomi turizmini güçlendiren her çalışmayı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinliklere katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde bu yıl ''Bir Sofrada Miras'' temasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayat bulan Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Malatya Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi tarafından etkinlik düzenlendi. “MALATYA MUTFAĞI BİNLERCE YILLIK KÜLTÜRÜN SOFRAYA YANSIMASIDIR” Çamlıca Restoran’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Başkan Er, “Bizler biliyoruz ki bir şehrin hikâyesi yalnızca taşında, toprağında ya da tarihi eserlerinde değildir. Aynı zamanda mutfağında, sofrasında ve nesilden nesile aktarılan lezzetlerinde saklıdır. Malatya mutfağı binlerce yıllık kültürün, emeğin, paylaşmanın ve gönül birliğinin sofraya yansıyan en güzel hâlidir” ifadelerini kullandı. Malatya’nın 49 coğrafi işaretli tescilli ürünü ve tescil süreci devam eden 6 ürünüyle Türkiye’nin gastronomi alanında öne çıkan şehirlerinden biri hâline geldiğini aktaran Başkan Er, şunları kaydetti: “Son yıllarda artan tescilli ürün sayımız yalnızca mutfak kültürümüzün korunması açısından değil, aynı zamanda şehrimizin ekonomik kalkınması, turizm potansiyeli ve marka değeri açısından da son derece kıymetlidir. Kâğıt Kebabından, Kiraz Yaprağı Sarmasına, Sıkma Köftesinden, Ayranlı Çorbasına kadar her bir lezzetimiz bu toprakların hafızasını, üretim kültürünü ve zengin yaşam geleneğini taşımaktadır. Ünlü şef Ömür Akkor’un ifade ettiği gibi Malatya, tek malzemeden birçok yemek çıkarabilen çok özel bir mutfağa ve gerçekten büyük bir gastronomi hazinesine sahip bir şehirdir.” “MALATYA MUTFAĞI ARSLANTEPE’DEN GÜNÜMÜZE UZANAN BİR MİRAS” Arslantepe Höyüğü’nün gastronomideki önemine de dikkati çeken Başkan Er, “Bu yıl Türk Mutfağı Haftası’na ayrı bir anlam katan en önemli gelişmelerden biri de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü’nde ortaya çıkarılan, yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait et yemeklerinin pişirildiği fırın olmuştur. Bu önemli arkeolojik bulgu, Malatya’nın gastronomi geçmişinin yalnızca birkaç yüzyıla değil, binlerce yıllık kadim bir medeniyet birikimine dayandığını göstermektedir. Arslantepe’den günümüze uzanan bu mutfak mirası, Malatya’nın yalnızca bir tarih ve kültür şehri değil aynı zamanda güçlü bir gastronomi merkezi olduğunun da en somut göstergesidir. Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin kültürel değerlerini koruyan, yerel üreticimizi destekleyen ve gastronomi turizmini güçlendiren her çalışmayı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. İnanıyorum ki Türk Mutfağı Haftası kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler Malatya’mızın zengin mutfak kültürünün daha geniş kitlelere ulaşmasına, turizm hareketliliğinin artmasına ve şehrimizin ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka hâline gelmesine önemli katkılar sunacaktır” dedi. Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda şehrin dört bir köşesinden süzülüp gelen ilçe tanıtım stantlarında coğrafi işaretli ürünler ve Malatya yemekleri sergilendi. Düzenlenen etkinliğe katılan Başkan Er, burada yaptığı konuşmada, Türk mutfağının, köklü ve zengin bir mirasın adı olduğunu, geçmişten bugüne uzanan bu eşsiz birikimin yalnızca yemek kültürünü değil, paylaşmayı, üretmeyi, bereketi ve toplumsal birlikteliği de içinde barındırdığını ifade etti. “MALATYA KADİM MEDENİYETLERİN BULUŞMA NOKTASI” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde her yıl farklı bir tema ile gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası’nın beşincisinin 21-27 Mayıs tarihleri arasında “Bir Sofrada Miras” temasıyla kutlandığını kaydeden Başkan Er, “Kadim medeniyetlerin buluşma noktası olan Malatya, sahip olduğu güçlü gastronomi mirasıyla ülkemizin öne çıkan şehirleri arasında yer almaktadır. Bugün 49 coğrafi işaretli tescilli ürünümüz ve tescil süreci devam eden 6 ürünümüzle önemli bir gastronomi zenginliğine sahibiz. Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak sahip olduğumuz gastronomi değerlerini korumaya, tanıtmaya ve gelecek nesillere aktarmaya büyük önem veriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki kültürünü yaşatan şehirler, geleceğini de güçlü bir şekilde inşa ederler. Asrın felaketini yaşamış bir şehir olarak bugün bir kez daha görüyoruz ki aynı sofrada buluşmak, aynı ekmeği paylaşmak, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü ifadesidir” diye konuştu. “MALATYA GÜÇLÜ BİR KÜLTÜREL MİRASA SAHİPTİR” Malatya Valisi Seddar Yavuz ise “Kadim gastronomi kültürüyle ön plana çıkan ilimizde, coğrafi işaret tescili alan Malatya Kayısısı başta olmak üzere 50 adet coğrafi işaretli ürün bulunmaktadır. İlimizin gastronomi zenginliğini yansıtan bu ürünlerimiz, şehrimize değer katmaya devam etmektedir. Türk Mutfağı Haftası’nın ilimizde düzenlenmesinde emeği geçen Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne, Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne, Bakanlığımıza ve Türk kültürü ile mutfağının tanıtımına büyük katkılar sunan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, muhterem eşleri Emine Erdoğan’a, Kültür ve Turizm Bakanımıza ve tüm Bakanlık yetkililerine teşekkürlerimi sunuyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız ve sektör temsilcilerimizle gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda, 2026 ve 2027 yıllarını da kapsayan önümüzdeki beş yıla ilişkin bir “Turizm Şehri Malatya” vizyonu ortaya koyduk. Bu vizyonun hayata geçirilebilmesi açısından Malatya’nın tarihi, kültürü ve yemek kültürüyle birlikte hem tanıtılması hem de şehrimizin ekonomisine katkı sunması bakımından bugünü ve haftayı son derece önemsiyoruz. Malatya gerçekten çok köklü bir tarihe sahiptir. Yaklaşık 5 bin 200 yıllık geçmişiyle, Arslantepe Höyüğü başta olmak üzere Selçuklu’dan Osmanlı’ya farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan güçlü bir kültürel mirasa sahiptir. Aynı zamanda zengin gastronomi kültürüyle Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Bu nedenle değerlerimizi tanıtmak, yaşatmak ve bunları ekonomik bir değere dönüştürmek hepimizin ortak hedefi olmalıdır” ifadelerini kullandı. Vali Yavuz ve Başkan Er daha sonra medeniyetin, emeğin ve sabrın harmanlandığı Malatya’nın dört bir köşesinde hazırlanan lezzet ve yöresel ürünlerin yer aldığı ilçe stantlarını gezdi. Etkinlik, konser dinletisiyle sona erdi.

Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu İlk Toplantısını Gerçekleştirdi. Haber

Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu İlk Toplantısını Gerçekleştirdi.

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığının domine ettiği kuru meyve sektöründe hayati kararların alındığı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür seçildi. Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı seçilirken, Başkan Yardımcılıklarına Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep oy birliğiyle seçildiler. Önceliklerimiz tanıtım, kalite ve gıda güvenliğini artırmak Türk kuru meyvelerinin tanıtımı için TURQUALITY ve URGE Projelerine ağırlık vereceklerini, fuarlarda Türk kuru meyvelerinin daha görünür olması için birlik ve beraberlik içinde mesai vereceklerini dile getiren Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, hedef pazarlar olarak Çin ve Hindistan’a yoğunlaşacaklarını, odaklanacakları başlıklardan birisinin de kalite ve gıda güvenliğini arttırmak olacağını vurguladı. Kuru meyve sektöründeki sorunların çözümüne yönelik olarak İzmir, Gaziantep ve İstanbul’daki Kuru Meyve İhracatçı Birlikleri olarak ortak hareket edeceklerinin altını çizen Özgür, “Bu amaçla üretim bölgelerinin nabzını tutmak amacıyla Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantılarını kuru meyve üretim bölgelerinde yapma konusunda da mutabık kaldık. Çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirde aflatoksin, okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, üreticiler, üniversiteler, araştırma enstitüleri, tüccarlar ve sektörün tüm paydaşlarıyla ortak projeler geliştireceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de 2025 yılında yaşanan iklim krizinin etkilerini 2025/26 kuru meyve ihraç sezonunda güçlü bir şekilde hissettiklerini aktaran Başkan Özgür kuru meyve sektörünün 2026 yılı ihracat performansı hakkında şöyle konuştu; “1 Ocak – 15 Mayıs 2026 döneminde 115 bin ton kuru meyve ihraç ettik ve 601 milyon 235 bin dolar dövizi ülkemize kazandırdık. 2025 yılının aynı döneminde ihracatımız 138 bin 220 ton karşılığı 678 milyon 848 bin dolar olmuştu. Miktar bazında yüzde 17, döviz getirisinde yüzde 11 kaybımız oldu. 2026 yılında iklim koşulları daha iyi seyir izlediği takdirde ihracattaki kayıplarımızı telafi edebiliriz. Yıllık 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşabiliriz.” Türkiye, 1 Ocak – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında 166 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, kuru incir ihracatı 134 milyon dolar oldu. Kuru kayısı ihracatı 97 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, Antep fıstığından elde edilen döviz geliri 50,5 milyon dolar oldu. Badem ihracatı 38,5 milyon dolar, çam fıstığı ihracatı 14 milyon dolar, ceviz ihracatı 11,5 milyon dolar ve leblebi ihracatı 10 milyon dolar döviz kazandırdı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, EKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ferhat Şen, EKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Bayhan, Nejat Almış, Miray Usta, Naci Çetin, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ve GAİB Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Çıkmaz, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Semih Ergüder ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çınar, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar.

Levrek ve Çipurada Fileto İhracatı Güç Kattı Haber

Levrek ve Çipurada Fileto İhracatı Güç Kattı

İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde de devam etti. Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde ihracatını yüzde 21 artırarak 737 milyon dolara ulaştırdı. Levrek ve çipurada fileto ihracatındaki güçlü artış, sektörün katma değerli üretimde önemli bir dönüşüm yaşadığını ortaya koydu. Türk su ürünleri sektörü 2026 yılının dört aylık diliminde her ay ortalama 32 milyon dolarlık ihracat artış hızı yakaladı. Taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 arttı Levrek, çipura, Türk somonu, orkinos, alabalık, kaya levreği ve diğer su ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterildiğine değinen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, “Su ürünleri sektörümüzde levrek ihracattaki liderliğini sürdürdü. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 197 milyon dolar olan levrek ihracatı 2026 yılının ilk dört ayında yüzde 31’lik artışla 257 milyon dolara ulaştı. Levrek ihracatının 120 milyon dolarlık kısmı taze olarak ihraç edilirken, 70 milyon dolarlık kısmı taze fileto olarak ihraç edildi. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 48 milyon dolar olan taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 artış gösterdi. Çipura ihracatı yüzde 13’lük artışla 170 milyon dolardan 192 milyon dolara yükseldi. Çipura ihracatında da dondurulmuş fileto ihracatı yüzde 41’lik artışla 14,5 milyon dolardan 20,5 milyon dolara yükseldi.” dedi. Başkan Demir, “Artık tüketici sadece kaliteli ürünü değil, aynı zamanda pratik, işlenmiş ve kullanıma hazır ürünleri tercih ediyor. Biz de sektör olarak üretim modelimizi bu talebe göre dönüştürüyoruz. Özellikle fileto ürün grubunda yakaladığımız artış, Türk firmalarının işleme teknolojilerindeki gelişimini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü net biçimde gösteriyor. Türkiye su ürünleri sektörü bugün sadece üretim hacmiyle değil, kalite standartları, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün çeşitliliğiyle dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda Türk su ürünlerine yönelik güven ve talep artıyor. Önümüzdeki dönemde işlenmiş ürün yatırımlarının artmasıyla birlikte kilogram başına ihracat değerimizi daha yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu. Tüketici işlenmiş ürüne yöneldi, ortalama ihraç fiyatımız arttı Tüketici tercihlerinin işlenmiş ürünlere kaydığını söyleyen Ufuk Atakan Demir, işlenmiş ürün ihracatındaki artışın ortalama ihraç fiyatını da yukarı taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: “2025 yılının ocak – nisan döneminde ortalama ihraç fiyatımız 7 dolar seviyesindeyken, 2026 yılının aynı döneminde 8,7 dolara çıktı. Türk su ürünlerinin ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 artış gösterdi. Üçüncü sırada 121,5 milyon dolarlık ihracatla Türk somonu yer aldı. Türk somonunun ihracat tutarı 2025 yılının 4 aylık diliminde 117 milyon dolar olmuştu. Türk somonu ihracatındaki artış yüzde 3 olarak kayıtlara geçti. Orkinos ihracatı yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47,3 milyon dolara çıktı. Türkiye, alabalık ihracatından 42,6 milyon dolar döviz geliri elde etti. Alabalık ihracatı yüzde 6 artış kaydetti. Diğer su ürünleri ihracatımız yüzde 15’lik artışla 58 milyon dolardan 67 milyon dolara yükseldi.” Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların Başkan Demir, “2026 yılının ilk dört aylık döneminde Türkiye’nin 737 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 491 milyon dolarlık büyük dilimini Birliğimiz üyesi ihracatçılar gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar olarak Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptık. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdık. Türkiye’nin levrek ihracatının yüzde 90’ını, çipura ihracatının yüzde 85’ini tek başımıza gerçekleştirdik.” dedi. Türk su ürünleri sektörü, 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdi. Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıktı. Ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliğine imza atıldı. Bu etkinlik; Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Su ürünleri sektörü; kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesine katkı sağladı. Türk su ürünleri sektörü 2025 yılını 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracat performansıyla geride bırakmıştı. Sektör, 2030 yılında 3,5 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırmak için çabalarını sürdürüyor.

Gurme İzmir Olivtech’te Eskişehir Rüzgarı! Haber

Gurme İzmir Olivtech’te Eskişehir Rüzgarı!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel üretim hamlesini İzmir’de düzenlenen prestijli Gurme İzmir Olivtech Fuarı'na taşıdı. Sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olan 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı’nda, Eskişehir’in ödüllü lezzetleri ve binlerce yıllık mutfak mirası büyük bir ilgiyle karşılandı. ​Ödüllü Dorlion Zeytinyağı Kalitesini İspatladı ​Fuarın en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Eskişehir standında, Premium Ödüllü Dorlion Zeytinyağı damga vurdu. Kısa süre önce düzenlenen Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda, gönderdiği dört numunenin dördüyle de ödül kazanan Dorlion; "Özel Seri" başta olmak üzere altın ve gümüş ödüllü ürünleriyle profesyonel tadımcılardan ve ziyaretçilerden tam not aldı. ​5 Bin Yıllık Tarih Sofralarda: Küllüoba Ekmeği ​Eskişehir’in tarihsel mirasını gastronomi ile buluşturan Küllüoba Ekmeği, fuarın en merak uyandıran ürünleri arasında yerini aldı. Küllüoba Höyüğü kazılarından elde edilen bilgilerle, yaklaşık 5 bin yıl önceki tarife sadık kalınarak yeniden hayat bulan ekmek, lezzeti ve sağlığıyla dikkat çekti. ​Taş değirmende öğütülen Kavılca, Horasan ve Gacer buğdayları, ​Besleyici mercimek unu takviyesi, ​Düşük glütenli ve tamamen katkısız yapısı ile Küllüoba Ekmeği geleneksel dokusunu koruyarak modern sofralara taşındı. ​"2026 Eskişehir Yılı" Ulusal Ölçekte Tanıtıldı ​Stantta sadece yerel lezzetler değil, kentin gelecek vizyonu da paylaşıldı. Eskişehir’in kültürel, sanatsal ve turistik potansiyelini zirveye taşıyacak olan “2026 Eskişehir Yılı” projesi, fuar ziyaretçilerine ve sektör temsilcilerine detaylıca anlatıldı. Bu büyük vizyon projesi, İzmir gibi stratejik bir noktada geniş kitlelerle buluşarak önemli bir tanıtım başarısı yakaladı. ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’dan Tam Not ​Eskişehir standını ziyaret edenler arasında önemli isimler de vardı. CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, stanttaki ürünleri yakından inceledi. ​Dorlion Zeytinyağı’nın aroması ve Küllüoba Ekmeği’nin dokusunu deneyimleyen Başkan Tugay, her iki ürünü de çok beğendiğini ifade etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye selamlarını ileten Tugay, Eskişehir’in tarımsal üretim ve yerel kalkınma konusundaki başarılı çalışmalarını takdirle karşıladığını belirterek, iki şehir arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. ​Üretim Çeşitliliği Halk Süt ile Tamamlandı ​Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Halk Ekmek A.Ş. iş birliğiyle hazırlanan stantta ayrıca Halk Süt ürünleri de sergilendi. Doğallık, kalite ve tarihsel mirasın harmanlandığı bu sunumla Eskişehir, Gurme İzmir Olivtech Fuarı’nın en dikkat çeken ve takdir toplayan katılımcılarından biri oldu.

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının ilk çeyreğinde de devam etti. 2025 yılının ocak – mart döneminde 445 milyon dolarlık ihracata imza atan Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının aynı döneminde ihracatını yüzde 24’lük artışla 552 milyon dolara ulaştırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.