Hava Durumu

#Tanıtım

Kırsal Haber - Tanıtım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanıtım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Başladı Haber

10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Başladı

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen 10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi (UGTAK26), Ramada Plaza by Wyndham Eskişehir’de başladı. Kongre başkanlığını Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, kongre dönem başkanlığını ise Prof. Dr. Emrah Özkul yürüttüğü kongrenin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcıları Akın Ağca ve Oğuz Şenlik, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak ile Eskişehir’in önde gelen firmalarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Rektör Adıgüzel: “İyi bir mutfağa sahip olabilirsiniz ancak onu iyi tanıtmak ve iyi anlatmak gerekir” Açılış konuşmasında mutfak kültürünün bir toplumu anlamadaki kilit rolüne değinen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tanıtım ve hikâyeleştirmenin önemini vurguladı. Rektör Adıgüzel konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Çok iyi bir mutfağa sahip olabilirsiniz ancak bunu çok iyi tanıtmazsanız, çok iyi anlatmazsanız ve hikâyeleştirmezseniz sahip olduğunuz değerler yerel sınırlar içinde kalır. Eskişehir, çibörek ve balaban köftenin çok ötesinde zengin bir göçmen mutfağı birikimine sahip. Bu gastronomik değerlerin görünür kılınması ve yerel lezzetlerin bir arada sunulabileceği alanların oluşturulması turizm açısından büyük önem taşıyor.” Rektör Adıgüzel ayrıca Anadolu Üniversitesi Yayınları arasından çıkacak olan “Eskişehir Göçmen Mutfağı” eserinin yeniden basımı için hazırlık yaptıklarını müjdeleyerek üniversitenin nitelikli insan kaynağı ve bilimsel araştırmalarla kentin gastronomi potansiyeline katkı sunmayı sürdüreceğini belirtti. Prof. Dr. Yılmaz: “Kongremize olan ilginin artarak devam ettiğini görüyoruz” Kongrenin 10’uncusunu Eskişehir’de gerçekleştirmekten duydukları memnuniyeti dile getiren Turizm Fakültesi Dekanı ve Kongre Organizasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, kongreye gösterilen ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Prof. Dr. Yılmaz, konuşmasında şunları söyledi: “Bu yıl 303 bildiriyle bugüne kadarki en yüksek sayıya ulaştık. Kongremizin gerçekleştirilmesinde üniversite yönetimimizin, kurullarımızın ve destek veren paydaşlarımızın katkıları büyük. Özellikle lisansüstü öğrencilerimizin bu tür akademik etkinliklerde daha fazla yer almasını önemsiyoruz. Kongreler, öğrencilerimizin akademik çevrelere kendini tanıtması ve yeni bağlantılar kurması adına önemli bir fırsat sunuyor.” Yılmaz ayrıca, gastrofizik gibi yeni disiplinlerle etkileşime giren gastronomi çalışmalarının bilimsel derinliğine de dikkat çekti. Prof. Dr. Özkul: “Her kongre mesleki ilerlememiz için önemli bir gelişim alanı oluşturdu” UGTAK Dönem Başkanı Prof. Dr. Emrah Özkul ise gastronominin yalnızca yemek tariflerinden ibaret olmadığını vurgulayarak “Bir tarif, toplumların tarihine, kültürel mirasına ve değişim süreçlerine dair önemli izler taşır. Yerel kültürün turizmle dönüşümü, üreticilerin ekonomik kazanımları ve geleneksel bilginin korunması temel tartışma konularımız arasında yer alıyor. Eskişehir’in göçlerle zenginleşen mutfak mirası, kongrenin bu kentte yapılmasını çok daha anlamlı kılıyor.” dedi. Masadaki lezzet ağızda değil beyinde başlıyor Kongrenin ilk oturumunda, gastronomi ve nörobilim arasındaki ilişki, duyuların yeme-içme deneyimindeki rolü ve nörogastronomi alanındaki güncel yaklaşımlar üzerine sunum gerçekleştiren Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Charles Spence konuşmasında şunlara değindi: “Gastronomi ve nörobilimin kesişiminde yer alan gastrofizik disiplini, yeme-içme deneyimini yalnızca tat alma duyusuyla sınırlamayıp multisensöriyel (çok duyulu) bir yolculuğa dönüştürüyor. Yerel mutfak kültürü; ses, ışık, hikâye anlatımı ve görsel sunumlarla birleştirilerek küresel ölçekte gastrodiplomasi aracına dönüştürülebiliyor. Tabağın renginden yiyeceğin ismine kadar her unsur, tüketicinin satın alma ve lezzet algısını doğrudan etkiliyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yemek görsellerinin insan zihninde gerçek yemeklerden daha iştah açıcı algılanabildiği ortaya konuyor.” Tarihsel kültürel miras ve ses gastrofizikle buluşuyor Geleneksel tatların nörogastronomik yaklaşımlarla modern sunumlara entegre edilebileceğini belirten Prof. Dr. Charles Spence, Osmanlı saray mutfağındaki gül suyu, şerbet ve yenilebilir çiçek kullanımı ile Ege mutfağındaki kabak çiçeği dolması gibi geleneksel unsurların modern gastronomi anlayışı içerisinde yeniden yorumlanabileceğini ifade ederken Müzik ve ses frekanslarının tat algısı üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Spence, Sesin aynı zamanda acılık ve baharat hissinin algılanmasında da etkili olabileceğini aktardı. Kongrenin ilk günü tamamlandı UGTAK26’nın ilk panelinin ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Charles Spence’e plaket ve çiçek takdim edildi. Program, Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Emrah Özkul tarafından kongreye ev sahipliği yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e teşekkür edilmesi ve plaket takdim edilmesiyle devam etti. Ürün geliştirme ve duyusal araştırmalardan gastronomik mirasa, destinasyon markalaşmasından sürdürülebilir turizme, yapay zekâdan akıllı mutfak uygulamalarına kadar farklı temaların ele alındığı kongrenin ikinci gününde şeflerin katılımıyla çeşitli buluşmalar gerçekleştirilecek. Bilimsel oturumlarda ise tabak tasarımı, menü dili, restoran ve otel deneyimi, gastrodiplomasi, coğrafi işaretler, gıda atığı ve dijital marka kimliği gibi başlıklar ele alınacak. Kongrenin üçüncü günü çevrim içi sunumlarla devam edecek. Programın son gününde kuram ve araştırma yöntemleri, gastronomik yaratıcılık, kültürel kimlik ve bellek, yer ve ülke markalama, sürdürülebilir gıda sistemleri, iklim, eğitim, istihdam, hukuk ve sağlık konularındaki çalışmalar katılımcılarla buluşacak. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) Kaynak: anahaber.anadolu.edu.tr

Başkanı Rasim Arı, Kapadokya’nın Uzak Doğu Açılımı İçin Tokyo’da Haber

Başkanı Rasim Arı, Kapadokya’nın Uzak Doğu Açılımı İçin Tokyo’da

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Kapadokya’nın uluslararası tanıtımına güç katmak ve Uzak Doğu pazarındaki turizm payını artırmak amacıyla Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlenen Tourism Expo Japan 2026 Fuarı’na katıldı. Tokyo Big Sight Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen dev organizasyonda yer alan Belediye Başkanı Rasim Arı, Nevşehir’in tarihi, kültürel mirası ve eşsiz doğal güzelliklerinin dünya vitrinine çıkarılması için yürütülen çalışmalarda öncü rol üstlendi. Japonya ve Uzak Doğu pazarlarında Kapadokya’nın bilinirliğini artırmak ve yeni iş birliği fırsatları oluşturmak amacıyla düzenlenen üst düzey temaslara Türkiye Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul, Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, AK Parti Nevşehir İl Başkanı Muhammed Feyzi Aygün, Kapadokya Alan Başkanı A. Cem Aslanbay, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yavuz, Nevşehir Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Yüzer, belediye başkanları ve turizmciler katıldı. ''Hedefimiz Uzak Doğu Pazarında Kapadokya'nın Konumunu Güçlendirmek'' Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, fuar süresince gerçekleştirilen görüşmelerde Kapadokya’nın marka değerini dünya ölçeğinde üst seviyelere taşıma hedeflerini vurguladı. Uzak Doğu pazarının Nevşehir ve Kapadokya turizmi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Başkan Arı, yürütülen çalışmaların bölge ekonomisine ve turizm potansiyeline doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti. Görüşmelerde; bölgenin uluslararası tanıtım stratejileri, turizm çeşitliliğinin artırılması ve Japon turizm acenteleriyle kurulacak yeni iş birliği modelleri detaylı bir şekilde ele alındı. Geniş katımlı protokol heyetiyle birlikte fuar alanında incelemelerde bulunan ve stratejik görüşmeler gerçekleştiren Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Kapadokya’nın uluslararası turizm pazarındaki konumunu her geçen gün daha da sağlamlaştırdıklarını vurguladı. Bölge turizminin geliştirilmesi ve marka değerinin yükseltilmesi adına atılan bu adımların Nevşehir ekonomisine büyük katkı sağlayacağını belirten Başkan Arı, Kapadokya’yı dünyanın dört bir yanında en güçlü şekilde temsil etmeye devam edeceklerini ifade etti.

BM'de COP31 Damgası Haber

BM'de COP31 Damgası

Türkiye’nin, iklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği ve başkanlığı, BM 81. Genel Kurulu’na damga vurdu. Genel Kurul haftası kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsündeki görsellerinin bulunduğu “Dünya’nın Geleceği Türkiye’de” başlıklı COP31 tanıtım afişleri Türkevi binasına asıldı. LED ekranlı kamyonetler COP31 tanıtım afişlerini New York sokaklarında dolaştırdı. Türkevi’nin 3 ayrı katında ve Glasshouse’da da Türkiye’nin COP31 çalışmalarına ilişkin 3 boyutlu sergi ve deneyim alanları ile uluslararası kamuoyuna interaktif bilgilendirmeler yapılıyor. BM 81. Genel Kurulu etkinlikleri kapsamında Türkiye’nin, iklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği ve başkanlık süreci büyük ilgi görüyor. TÜRKEVİ VE TIMES MEYDANI’NDA COP31 TANITIMI Diplomatik temasların yanı sıra Türkiye’nin COP31 ev sahipliğini görünür kılmak ve eylem gündemini dünyaya duyurmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda New York’ta detaylı bir program hazırlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görsellerinin bulunduğu “Dünya’nın Geleceği Türkiye’de” ve “Dünya İklim İçin Türkiye’de Bir Araya Geliyor” başlıklı COP31 tanıtım afişi Türkevi binasına asıldı. Times Meydanı ve BM güzergahı boyunca dolaşan COP31 temalı giydirilmiş LED ekranlı kamyonlar büyük ilgi gördü. Hafta boyunca giydirilmiş kamyonetler COP31 tanıtım afişlerini New York sokaklarında dolaştırıyor. TÜRKEVİ’NDE COP31 MASKOTU KARŞILIYOR Yine Türkevi’nde Türkiye’nin COP31 çalışmalarına ilişkin sergi ve sunumlar yapılacak. Times Meydanı’nda ebru sanatçısı Garip Ay sunum gerçekleştiriyor. Türkevi’ndeki “Görünmeyeni Görmek, Duyulmayanı Duymak: Bir Gelecek Tasavvuru Olarak SCOPE” temalı sergide yapay zekadan ses ve mapping uygulamalarına, immersive gösterilerden sanat enstalasyonlarına uzanan çok katmanlı bir deneyim sunuluyor. SCOPE (kapsam) başlığı altında gerçekleştirilen COP31 Türkiye sergisinde giriş katta Caretta AI – COP31 Maskotu deneyim alanı ile başlıyor. Sanatçı Gökhan Doğan tarafından geliştirilen Türkiye’nin COP31 maskotu Caretta’nın yapay zeka destekli LED uygulaması ziyaretçilerle etkileşimli deneyim kuruyor. Kaleydoskop – Fotoğraf Alanı’nda ise Türk ebru sanatından geliştirilen görsel içeriklerin kullanıldığı interaktif fotoğraf deneyimi sunuluyor. ÜÇ BOYUTLU ANTALYA EXPO ‘COP31 Alanı 3D Maketi’ kısmında ise yine sanatçı Gökhan Doğan tarafından hazırlanan COP31 alanının üç boyutlu maketi üzerinde gerçekleştirilen mapping uygulamasıyla, Antalya’daki konferans alanının genel yapısı ve deneyimi ziyaretçilere aktarılıyor. Yine giriş katta bulunan COP31 Eylem Gündemi Duvarı’nda ise COP31 Eylem Gündemi, LED ekranlarda hareketli içeriklerle anlatılıyor. LET’S COP – TÜRKİYE’NİN İKLİM YOLCULUĞU 6. katta yer alan Steteskop Alanı’nda ise dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan iklim sorunlarının “sesini dinleme” fikri üzerine kurulu Mehmet Ünal’ın ses ve mapping çalışması yer alıyor. Periskop - DIVE DEEP Alanı’nda konukların deniz ve okyanusların derinliklerine inecekleri; su altı ekosistemlerinde iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan sorunlarla karşılaşacakları deneyim alanı yer alıyor. 7. kattaki Mikroskop Alanı’nda toprak ve tarım üzerindeki iklim baskısı, Gökhan Doğan’ın “Ata Tohumu” enstalasyonu üzerinden ele alınıyor. Aynı kattaki Teleskop Alanı’nda iklim değişikliği, sera gazı salımları ve küresel ısınma gibi küresel ölçekteki konular, teleskop uygulaması üzerinden ziyaretçilere aktarılıyor. Türkevi’ndeki serginin final bölümünde LET’S COP – Türkiye’nin İklim Yolculuğu Alanı’nda Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar geniş bir LED duvar üzerinde anlatılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un uluslararası düzeydeki çalışmalarından görüntüler ile Bakanlığın icraatları sunuluyor. GLASSHOUSE’DA 4 FARKLI ANLATIYLA İKLİM VE DOĞA New York’taki Glasshouse’da da COP31 sürecine ilişkin sergi düzenlendi. Yine giriş alanında Türkiye’nin iklim vizyonu, yürüttüğü çalışmalar ve Aksiyon Ajandası yer alıyor. Serginin merkezinde ise İlhami Atalay’ın “Kuşların Dönüşü – Tavaf” adlı eseri bulunuyor. Milli Saraylar’dan New York’a getirilen eser, kuşların doğadaki kusursuz ve kolektif hareketini, tavafın ortak bir merkez etrafında buluşan ritmiyle bir araya getiriyor. Ekrem Şahin’in fotoğraflarından oluşan “Suyun Sesi” sergisi ise bu kez iklim değişikliğini su üzerinden görünür kılıyor.

Kayseri Gastronomi Günleri Başlıyor Haber

Kayseri Gastronomi Günleri Başlıyor

Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek Kayseri Gastronomi Günleri, 22-25 Ekim 2026 tarihleri arasında Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilecek. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin kadim mutfak kültürünü ulusal ve uluslararası alanda tanıtmayı amaçlayan gastronomi buluşmasına tüm lezzet tutkunlarını davet etti. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kentin köklü gastronomi mirasını daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla düzenlediği Kayseri Gastronomi Günleri’nin dördüncüsünü gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 22, 23, 24 ve 25 Ekim 2026 tarihlerinde Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenecek 4. Kayseri Gastronomi Günleri ile Kayseri’nin coğrafi işaretli ürünlerinin, geleneksel lezzetlerinin ve zengin mutfak kültürünün ulusal ve uluslararası arenada tanıtılacağını duyurdu. Anadolu’nun köklü medeniyet birikiminden beslenen Kayseri mutfağının farklı yönleriyle ele alınacağı etkinlikte, gastronomi dünyasının önemli isimleri Kayserililer ve ziyaretçilerle bir araya gelecek. Türkiye’nin önde gelen şeflerinin katılımıyla gerçekleştirilecek atölye çalışmaları, söyleşiler ve yemek sunumları, dört gün boyunca gastronomi meraklılarına farklı deneyimler sunacak. Kayseri’nin Gastronomi Mirası Öne Çıkarılacak Kayseri’nin gastronomi alanındaki potansiyelinin tanıtılmasına katkı sağlayan Kayseri Gastronomi Günleri, kentin geleneksel mutfak kültürünü geleceğe taşıyan çalışmaların da önemli bir parçasını oluşturuyor. Dört Gün Boyunca Lezzet Buluşması Kayseri Gastronomi Günleri kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklerde ziyaretçiler, Kayseri mutfağının zenginliğini yakından tanıma fırsatı bulurken, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gastronomi dünyasının önemli isimlerinin deneyimlerinden de yararlanabilecek. Şehrin coğrafi işaretli ürünleri ve geleneksel lezzetlerinin ön plana çıkarılacağı organizasyon; şef buluşmaları, atölyeler, söyleşiler ve çeşitli gastronomi etkinlikleriyle Kayseri’yi dört gün boyunca önemli bir lezzet durağı haline getirecek. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 22-25 Ekim günleri arasında gerçekleştirilecek 4. Kayseri Gastronomi Günleri’ne Kayserililerin yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gastronomi meraklılarını davet ediyor. Öte yandan UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi’nde yer alan Kayseri, Büyükşehir Belediyesi’nin gastronomi alanındaki yatırımları ve tanıtım çalışmalarıyla sahip olduğu mutfak mirasını daha geniş kitlelere ulaştırıyor. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında hayata geçirilen Mutfak Sanatları Merkezi, “Mülhem Kayseri Mutfağı”, Mutfak Sanatları Merkezi Organizasyon ve Kahvaltı Evi gibi projelerle kentin gastronomi kültürü modern ve nitelikli konseptlerle buluşturuluyor. Bu çalışmalarla Kayseri’nin yöresel ürünlerinin, geleneksel yemeklerinin ve mutfak kültürünün korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.

Aydın İnciri Çin'de Tanıtıldı Haber

Aydın İnciri Çin'de Tanıtıldı

Aydın İnciri, Çin’in Hangzhou kentinde düzenlenen uluslararası seminerde farklı ülkelerden bilim insanları ve ülke temsilcileriyle buluştu. İncir cipsi ve incir lokumu başta olmak üzere incirden geliştirilen katma değerli ürünler de uluslararası katılımcıların beğenisine sunuldu. Türk İnciri ve İnovatif Ürünler Çin’de Tanıtıldı Çin’in Hangzhou kentinde, 14 farklı ülkeden bilim insanları ve ülke temsilcilerinin katılımıyla uluslararası bir seminer gerçekleştirildi. Seminer kapsamında Çin’e davet edilen İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü araştırmacıları, Türkiye’nin dünyaca tanınan tarımsal ürünlerinden Aydın İnciri ile incirden geliştirilen inovatif ürünleri tanıttı. Tanıtım programında incir cipsi ve incir lokumu başta olmak üzere incirden elde edilen katma değerli ürünler uluslararası katılımcıların beğenisine sunuldu. Türkiye’ye özgü farklı tarımsal ürünler ve geleneksel lezzetler de etkinlik kapsamında tanıtıldı. İncir Cipsi ve İncir Lokumu İlgi Gördü İncirden geliştirilen katma değerli ürünler arasında yer alan incir cipsi ve incir lokumu, seminer katılımcılarından yoğun ilgi gördü. Farklı ülkelerden bilim insanları ve ülke temsilcilerinin bir araya geldiği uluslararası platformda, Türk incirinin yanı sıra incir sektöründe yürütülen Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları hakkında da tanıtım yapıldı. Aydın İncirinin Uluslararası Tanıtımına Katkı İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, incirin üretiminden işlenmesine ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesine kadar farklı alanlarda çalışmalarını sürdürüyor. Enstitünün Hangzhou’daki uluslararası seminerde gerçekleştirdiği tanıtımla, Aydın İnciri ve Türkiye’nin zengin tarımsal ürün çeşitliliğinin farklı ülkelerden bilim insanları ve temsilcilere ulaştırılmasına katkı sağlandı.

Başkan Vekili Biba’nın lezzet sırrı: Sevgi baharatı Haber

Başkan Vekili Biba’nın lezzet sırrı: Sevgi baharatı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, bu yıl ‘Fetheden Lezzetler’ temasıyla düzenlenen Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali’nde mutfaktaki hünerlerini de sergiledi. Bursa’nın Coğrafi İşaretli ürünlerini kullanarak geleneksel tarifleri deneyimleyen Başkan Vekili Biba, yemekte lezzetin sırrının ‘sevgi baharatı’ olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa Kültür, Turizm ve Tanıtma Birliği’nin katkılarıyla şehrin köklü mutfağını dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlenen Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali kapsamında Başkan Vekili Şahin Biba, ‘700 Yıllık Fetih Yemekleri’ yarışmasına katıldı. Şef önlüğünü giyen Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın coğrafi tescilli ürünlerini kullanarak Orhaneli’nin yöresel lezzeti yufka ıslamasını hazırladı. Yöresel tarifi şeflerle birlikte hazırlayan Başkan Vekili Biba, mutfaktaki hünerlerini bir kez daha sergiledi. HER TARİFTE BİR TUTAM SEVGİ Yemekte lezzetin sırrının ‘sevgi baharatı’ olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Şahin Biba, “Yemek yapmak artık sanat icrası niteliği taşıyor. Kullanılan ürünlerin kalitesi, tariflerin özgünlüğü elbette çok önemli. Bu yönüyle Türk mutfağı eşsiz zenginlikleri ve benzersiz tarifleri barındırıyor. Bursa’mızın gastronomi çeşitliliği de Türk mutfağında özgün bir yer tutuyor. Festivalimiz, şehrimizin bu alandaki kapasitesini ve potansiyeli her yönden resmediyor. Biz de bugün Bursa’mızın Coğrafi İşaret tescili bulunan ürünlerini kullanarak yöresel yemeklerimizden bazılarını tariflerine uygun şekilde hazırladık. Şeflerimizin destekleriyle sunduğumuz yemeklerimize ‘sevgi baharatımızı’ da kattık. Bir yemek sevgiyle hazırlanıyorsa tadına doyum olmaz. Yemek yapmayı seven biri olarak mutfaktaki sırrım sevgi baharatıdır. Her işimizde olduğu gibi bu tarife de sevgimizi kattık” ifadelerini kullandı. Öte yandan program kapsamında AK Parti İl Başkan Yardımcısı Kamil Bayramiç ‘Bursa kebabı’, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ‘muntancana’, Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Başkanı Aziz Elbas ‘Kirde kebabı’, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Abdullah Damar ‘Kuzu etli enginar dolması’, BURFAŞ Genel Müdürü Erhan Pamukçu ise ‘Mürdüm erikli kuzu yahnisi’ hazırladı. Şeflerin rehberliğinde hazırlanan yemeklerle Bursa’nın farklı yörelerine ait geleneksel tatlar tanıtılırken; alanı dolduran vatandaşlar, protokol üyelerinin mutfaktaki çalışmalarını yakından takip etti. Etkinlik sonunda yarışmada görev alan şeflere plaket takdim edildi

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı Haber

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), bölgenin köklü kültürünü ve yerel mirasını ekonomik değere dönüştürecek dev bir adımı hayata geçiriyor. 2026 Yılı Çalışma Programı ve Bütçesi kapsamında hazırlanan Anadoludakiler Coğrafi İşaretli Ürünlerin Üretimi ve Tanıtımı Mali Destek Programı, 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmen ilan edildi. Toplam bütçesi 75 milyon TL olan bu program; Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerindeki tescilli veya tescil süreci başlamış coğrafi işaretli ürünlerin üretim ve tanıtım kapasitesini artırmayı hedefliyor. Yerel Ürünler "Anadoludakiler" Markasıyla Küresel Pazara Açılıyor Programın temel amacı; Doğu Anadolu’nun özgün lezzetlerini ve kültürel değerlerini sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüştürmek. Bu kapsamda Erzurum, Erzincan ve Bayburt’ta yerel üretici örgütlerinin rekabet gücünün artırılması, ürünlerin işleme ve kalite altyapılarının güçlendirilmesi ile ulusal ve uluslararası pazarlara erişimin kolaylaştırılması planlanıyor. Desteklenecek projelerde üç temel öncelik öne çıkıyor: Coğrafi işaretli ürünlerin turizmle entegre bir şekilde tanıtılması ve deneyim alanlarının oluşturulması. Et, süt ve arıcılık gibi bölge için hayati önem taşıyan sektörlerde üretim, işleme ve kalite standartlarının yükseltilmesi. Üretimde kullanılan yerel ve doğal kaynakların sürdürülebilir, katma değerli yöntemlerle işlenmesine yönelik altyapıların kurulması. Proje Başına 10 Milyon TL’ye Varan Destek ve Önemli Şartlar KUDAKA tarafından sağlanan destek oranları projenin toplam uygun maliyetinin yüzde 25’i ile yüzde 50’si arasında değişecek. Proje başına verilecek destek miktarı asgari 2 milyon TL, azami ise 10 milyon TL olarak belirlendi. Uygulama süreleri 12 ile 24 ay arasında planlanan projelerde kritik bir zorunluluk da bulunuyor: Her projenin uygun bütçesinin yüzde 10 ile yüzde 25’lik kısmı, "Anadoludakiler" markasıyla bütünleşik tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerine ayrılmak zorunda. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve birlikler başvuru yapabilecek. Bireysel başvuruların kabul edilmediği programda gerçek kişiler başvuru sahibi olamayacak. Başvuru Takvimi ve Eğitim Süreçleri Projelerin Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 9 Kasım 2026 saat 23.50’ye kadar onaylanması gerekiyor. Sistem üzerinden alınan taahhütnamelerin ise 16 Kasım 2026 saat 18.00’e kadar e-imza ile ya da elden/posta yoluyla KUDAKA’ya teslim edilmesi şart. KUDAKA, potansiyel başvuru sahiplerini bilgilendirmek amacıyla bölgede kapsamlı bir toplantı ve eğitim programı da başlattı. Yüz yüze bilgilendirme toplantıları 23 Eylül'de Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda başlayarak, 24 Eylül'de Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası, 25 Eylül'de Bayburt Valiliği, 6 Ekim'de Oltu İlçe Belediyesi ve 7 Ekim'de Pasinler İlçe Belediyesi bünyesinde 14.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca proje hazırlık sürecini kolaylaştırmak amacıyla 8 ve 9 Ekim 2026 tarihlerinde saat 13.00-15.00 arasında Zoom platformu üzerinden çevrim içi KAYS başvuru eğitimleri verilecek. Programın tüm detaylarına ve başvuru rehberine KUDAKA’nın resmi internet sitesindeki "Açık Destek Programları" bölümünden ulaşılabiliyor.

Türk Gıda Ürünleri Miami’de Üç Farklı Mutfakla Yorumlandı Haber

Türk Gıda Ürünleri Miami’de Üç Farklı Mutfakla Yorumlandı

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Türk gıda ürünlerinin ABD pazarındaki bilinirliğini ve pazar payını artırmak amacıyla yürütülen Turkish Tastes Turquality Projesi’nin son etkinliği, 14-16 Eylül 2026 tarihlerinde Miami Beach Convention Center’da düzenlenen Americas Food & Beverage Show kapsamında gerçekleştirildi. “Turkish Tastes” markası altında oluşturulan yemek tadım alanında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 tarım ve gıda sektörünün ürünleri; Türk, Modern Amerikan ve Latin Amerikan mutfaklarında hazırlanan menülerle sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu. Başta Miami ve ABD Doğu Yakası olmak üzere Amerika kıtasının farklı bölgelerinden alıcıları, distribütörleri, şefleri ve restoran işletmecilerini buluşturan fuarda Turkish Tastes tadım alanı, Türk gıda ürünlerinin kullanım alanlarını doğrudan mutfak profesyonellerine anlatan bir tanıtım platformu oldu. Türk ürünlerine üç farklı mutfaktan yorum Etkinlik kapsamında üç farklı mutfak kültüründen esinlenen menüler canlı olarak hazırlandı. 2026 yılında Texas Chefs Association tarafından “Yılın Şefi” seçilen Şef Kubilay Önder Türk mutfağını, Şef Greg Matchett Modern Amerikan mutfağını, Şef Melissa Zuniga ise Latin Amerikan mutfağını yorumladı. Canlı yemek demolarında Türk gıda ürünlerinin farklı mutfak kültürleri, damak zevkleri ve menü konseptleri içerisindeki kullanım olanakları sektör profesyonellerine uygulamalı olarak gösterildi. Turkish Tastes tadım etkinliğini Türkiye Cumhuriyeti Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye Cumhuriyeti Miami Başkonsolosu Yeşim Kebapçıoğlu ve Miami Ticaret Ataşesi Erdinç Erbay da ziyaret etti. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde yürütülen Turkish Tastes Projesi ile ABD pazarına uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, projenin özellikle HoReCa sektörüne erişim açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. Başkan Öztürk, “Amerika Birleşik Devletleri, dünya gıda ticaretinin en büyük ve rekabetin en yoğun olduğu pazarlardan biri. Böyle bir pazarda sürdürülebilir başarı elde etmek için kaliteli ürün sunmanın yanında o ürünün hikâyesini, kullanım alanlarını ve farklı mutfaklara nasıl entegre edilebileceğini de doğru anlatmamız gerekiyor. Turkish Tastes ile tam olarak bunu yapıyoruz. Türk gıda ürünlerini şeflere, satın almacılara, distribütörlere ve restoran profesyonellerine bu ürünlerle hangi menülerin oluşturulabileceğini uygulamalı olarak gösteriyoruz” dedi. Miami’de Türk ürünlerinin Türk mutfağının yanı sıra Modern Amerikan ve Latin Amerikan mutfakları içerisinde kullanıldığına dikkati çeken Öztürk şöyle devam etti: “Bir gıda ürününün uluslararası pazarlardaki gücünü artıran unsurlardan biri farklı mutfak kültürlerine uyum sağlayabilmesidir. Miami’de gerçekleştirdiğimiz canlı demolar da Türk gıda ürünlerinin yalnızca geleneksel Türk yemeklerinde değil, dünyanın farklı mutfaklarında rahatlıkla kullanılabileceğini ortaya koydu. Bu yaklaşım ürünlerimizin kullanım alanını genişletirken satın almacılar ve profesyonel mutfaklar açısından da yeni fırsatlar oluşturuyor.” “Hedefimiz sürdürülebilir ticari ilişkiler kurmak” Turkish Tastes Projesi’nin 2019 yılında başladığını ve ikinci dönem çalışmalarının devam ettiğini aktaran Öztürk, projenin tanıtım faaliyetlerinin ötesinde kalıcı ticari bağlantılar oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Öztürk, “Turquality Projemizin temel amacı Türk gıda ürünlerinin ABD’deki bilinirliğini artırmak, başta otel, restoran ve kafe sektörü olmak üzere profesyonel satın almacılarla uzun vadeli ilişkiler kurmak ve Türk mutfağının uluslararası gastronomi dünyasındaki görünürlüğünü güçlendirmek. ABD’de fuarlardan üniversitelere, şef organizasyonlarından gala yemeklerine ve üretim tesisi ziyaretlerine kadar birbirini tamamlayan çok geniş bir faaliyet zinciri oluşturduk. Her etkinliği bir öncekinin üzerine yeni bir temas ve yeni bir iş birliği alanı ekleyecek şekilde planlıyoruz” diye konuştu. New York’tan Miami’ye uzanan tanıtım zinciri Turkish Tastes Projesi kapsamında ABD’de bugüne kadar çok sayıda etkinliğe imza atıldı. Projenin önemli kilometre taşlarından biri 2022 yılında New York’ta düzenlenen Summer Fancy Food Show’da Turkish Tastes Referans Kitabı’nın lansmanı oldu. Ardından 16-19 Temmuz 2023 tarihlerinde New Orleans’ta Amerikan Aşçılık Federasyonu (ACF) Ulusal Kongresi’ne katılım sağlandı. 24 Şubat 2024’te Florida’da gala yemeği düzenlenirken, 18-21 Mayıs 2024 tarihlerinde Chicago’da NRA Show’a katılım gerçekleştirildi. 8 Haziran 2024’te Seattle’da Turkish Tastes Şef Yarışması düzenlendi, 24 Haziran 2024’te ise New York Türkevi’nde tadım ve tanıtım etkinliği gerçekleştirildi. Proje, akademi ve sektör arasındaki bağın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla da desteklendi. 3 Aralık 2024’te Las Vegas’ta University of Nevada, Las Vegas’ta (UNLV) seminer düzenlendi. 2024 yılının Ağustos-Aralık döneminde US Foods bünyesindeki şefler İzmir ve Manisa’daki üretim tesislerini ziyaret ederek Türk gıda ürünlerini kaynağında inceleme fırsatı buldu. 22 Şubat 2025’te Virginia’da gala yemeği gerçekleştirilirken, 2025 ve 2026 yıllarının Mayıs aylarında Chicago’da düzenlenen NRA Show’a Turkish Tastes standıyla katılım sağlanarak profesyonellere yönelik tadım etkinlikleri yapıldı. Aynı dönemde Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirilen Türkiye milli katılım organizasyonu kapsamında New York’taki Summer Fancy Food Show’da Türk gıda ürünleriyle hazırlanan yemekler ziyaretçilere sunuldu; New York Türkevi’nde düzenlenen resepsiyonlarla sektör profesyonelleriyle temaslar güçlendirildi. Miami’deki Americas Food & Beverage Show kapsamında gerçekleştirilen son etkinlikle Turkish Tastes, Türk gıda ürünlerini ABD’nin farklı bölgelerindeki profesyonel mutfaklara ulaştırmaya yönelik çalışmalarına yeni bir halka ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.