Hava Durumu

#Tari̇ş

Kırsal Haber - Tari̇ş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tari̇ş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eylül'de Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Farkı En Fazla Limonda! Haber

Eylül'de Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Farkı En Fazla Limonda!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Eylül ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimlere ilişkin hazırlanan raporu yayınladı. “Eylül ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 633,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 339,1 ile kuru incir, yüzde 337,8 ile havuç, yüzde 237,9 ile elma, yüzde 228,3 ile maydanoz takip etti. Limon 7,3 kat, kuru incir ve havuç 4,4 kat, elma 3,4 kat, maydanoz ise 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 7 lira olan limon markette 51 lira 34 kuruşa, 130 lira olan kuru incir 570 lira 77 kuruşa,11 lira olan havuç 48 lira 16 kuruşa, 21 lira 66 kuruş olan elma 73 lira 20 kuruşa, 7 lira 66 kuruş olan maydanoz 25 lira 14 kuruşa satıldı. Eylül ayında fiyatı en fazla artan ürün markette patlıcan, üreticide kuru fasulye olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette limon, üreticide ise kuru incir oldu.” Market fiyatları “Eylül ayında markette 36 ürünün 25 inde fiyat artışı, 11’ inde ise fiyat azalışı görüldü. Eylül ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 26 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 21,1 ile kırmızı mercimek, yüzde 18,5 ile sivri biber, yüzde 16,4 ile yeşil mercimek ve Antep fıstığı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 39,5 ile limon oldu. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 33,4 ile yeşil soğan, yüzde 21 ile kuru soğan, yüzde 18,3 ile elma ve yüzde 14,3 ile mısırözü yağı izledi.” Üretici fiyatları “Eylül ayında üreticide 28 ürünün 16’sında fiyat artışı olurken 11’inde fiyat düşüşü görüldü. 1 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 48 ile kuru incirde görüldü. Kuru incirdeki fiyat düşüşünü yüzde 30 ile limon, yüzde 20,7 ile patates, yüzde 14,1 ile kuru soğan ve yüzde 13,6 ile kuru üzüm izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 62,5 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyedeki fiyat artışını yüzde 23,3 ile patlıcan, yüzde 15,5 ile elma, yüzde 13,1 ile kabak ve yüzde 12,1 ile yeşil mercimek izledi.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Kuru incirde TARİŞ’in alım fiyatını henüz açıklamamış olması, piyasada fiyatların geçtiğimiz sezonun altında oluşmasına neden oldu ve üretici fiyatları 130 lira seviyelerine kadar geriledi. Üreticiler, piyasadaki fiyat düşüşünün önlenmesi ve istikrarın sağlanması amacıyla TMO’nun alım fiyatını açıklayarak piyasaya müdahil olmasını bekliyor. Limon da hasat döneminin halen devam etmesi ile birlikte depolarda geçen yıldan kalan ürünlerinde piyasaya arz edilmesi, arzın artmasına ve buna bağlı olarak fiyatların gerilemesine neden oldu. Patates ve kuru soğanda hasadın devam etmesiyle birlikte piyasaya ürün arzının artması, fiyatların düşmesine neden oldu. Patlıcan ve kabakta olumsuz hava koşulları ve tarladan seraya geçiş döneminde olunması nedeniyle arz azaldı ve fiyatlar yükseldi. Kuru fasulye ve elmada hasadın yeni başlamasıyla birlikte üretici fiyatlarında artış yaşandı.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Eylül ayında, Ağustos ayına göre DAP gübresi yüzde 9,9, ÜRE gübresi yüzde 6,7, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 6,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 6,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,4 oranında artış gösterdi. Geçen yılın Eylül ayına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresi yüzde 69,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 55,6, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,6, DAP gübresi yüzde 35,9, ÜRE gübresi yüzde 13,7 oranında arttı. Eylül ayında Ağustos ayına göre süt yemi yüzde 4,4, besi yemi yüzde 4,2, son bir yılda besi yemi ve süt yemi yüzde 31,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,7 oranında arttı. Eylül ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 12,8 oranında, yıllık yüzde 70,7 oranında arttı.”

Manisa'da Üzüm Üreticilerinden İsyan! Haber

Manisa'da Üzüm Üreticilerinden İsyan!

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelinde TMO’nun üzüm alım noktalarında, üzüm üreticilerin sorunlarını dinledi. Genç bir üretici, “Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim. Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar” sözleriyle isyan etti. Bir diğer üretici, “Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor, bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan” dedi. Bir başka üretici, “Türkiye’de tarım bitiyor, bunu devlet gözetmiyor. 40 yıldan beri bu işin içindeyim. 20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Üzümünün geri dönmesi durumunda bir daha ki randevusunun Ekim’in 30’unda olduğunu belirten çiftçi, “Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var. Yarın TARSİM’in ödeme günü. 90 bin lira para yatacak para yok. Bu sene ki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz” sözleriyle isyan etti. Girdi maliyetleri altında ezilen üzüm üreticisi, önce TARİŞ sonra TMO’nun açıkladığı üzüm fiyatlarıyla mağdur oldu. Üzüm üreticileri şimdi de maliyetinin altına bile olsa üzümlerini satabilmek için TMO’nun alım ofislerinin önünde traktörlerle saatler, hatta günler süren uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalıyor. Üstelik TMO, üzüm için türlü bahanelerle ciddi oranda üreticinin üzümünü almayarak ya geri çeviriyor ya da fire kesintisi yapıyor. Bu durum çiftçinin eline 75-80 lira kalmasına ve maliyeti 95 liralara varan üzümden zarar etmesine sebep oluyor. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelinde TMO’nun üzüm alım noktalarında, üzümünü satabilmek için uzun kuyruklar oluşturan üreticilerin sorunlarını dinledi. “BİZİM GİBİ GENÇLERE RESMEN ‘BU İŞİ YAPMAYIN’ DİYORLAR” Başevirgen’e dert yanan genç bir üzüm üreticisi, “10 numara üzüm bile getirsen direk 9 numara yazıyorlar. 10 numara için depo bile açmamışlar. Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim. 4 ton üzüm sat öde. Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar. Gidin asgari ücrete çalışın diyorlar. Baştaki paşalara çalışacağız mecbur. Üretmesek bir yerde çalışsak bu işten daha karlı. 85 lira hayal, öyle bir para elimize geçmiyor. 5 lira otomatikman kesiyorlar 80 lira, yüzde 3-5’te fire verdiler mi üzümün fiyatı 70-75 liraya geliyor. Zaten tüccar dışarıda 7 numara üzümü 60 liraya alıyor. TARİŞ’in bize hiçbir yararı yok. 3 sene önce ben bu üzümü 110 liraya satıyordum, 3 sene önce mazot kaç paraydı bir düşünsünler. Ben şimdi 1,5 ton üzüm satıyorum 1 ton mazot alıyorum. Ben yılda zaten 2 ton mazot yakıyorum. Özel tüketim vergisi bu motorlardan kaldırılmalı. Biz bunlarla üretim yapıyoruz. Şu anda 95 lira bu üzümün maliyeti var zaten. 120-130 lira olması lazım ki adam 40 lira dönümünden kazansın” sözleriyle isyan etti. “KORKUDAN ÜZÜM BİLE YEMİYORUM” Girdi maliyetleri altında ezilen bir diğer üretici ise artık üzümü yemek bile istemediğini söyledi. Üretici, “7 dönüm yer bakıyorum. Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor, bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan. Bir senelik kendi emeğim, gelip gitmem, sinirim stresim onlar bedava. Bu emeği başkasının bağında versem para kazanırım. Bu dönemde satmak istesem satamam da bırakayım, kurtulayım deme şansım da yok” sözleriyle durumunu anlattı. “TÜRKİYE’DE TARIM BİTİYOR, BUNU DEVLET GÖZETMİYOR” Üzüm üreticisinin durumunun çok kötü olduğunu belirten bir diğer çiftçi, “Maliyetlerimiz çok yüksek. Fiyatlarımızda geçen senenin çok çok altında. Yani döndürme şansımız çok zor. Eğer sigorta da yapmış olsaydım cebimden en az 150-200 bin para ödeyecektim. 80-85 liralarla çiftçinin döndürme şansı yok, mümkün değil. Şu anda bir işçinin maliyeti 2 bin lira. Bugün 4-5 traktörü geri gönderdiler. Bu zamanla daha da artacak. Yani üzümü almamak için bahane üretiyorlar. Önümüzdeki yılların daha da zorlu geçeceğini düşünüyorum. Türkiye’de tarım bitiyor, bunu devlet gözetmiyor. 40 yıldan beri bu işin içindeyim. 20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle Salihli’de bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” dedi. “BU SENE PARA KAZANMA ŞANSIMIZ YOK, BORCUMUZU BİLE ÖDEYEMEYİZ” Üzümden gelecek paranın borçlarını ödemeye bile yetmeyeceğini söyleyen üzüm üreticisi ise, “En maliyetlisi bağ ama şu anda karşılığını alamıyoruz. Bu sene borcumuz var onu seneye nasıl aktaracağız diye onu düşünüyoruz. Traktörü galericiden aldık 350 bin lira şimdi satmak istesek 200-250 bin liraya almazlar. Bağın dönümü 500’dü şimdi satayım de onu da yarı yarıya satamazsın. Almaz adam ne yapacak? Hayvanın varsa hayvanını satacaksın, borcunu elbette bir şekilde ödeyeceksin. Bu sene para kazanma şansımız yok, borcumuzu bile ödeyemeyiz” diye konuştu. “ÇİFTÇİNİN SONU GELİYOR” Bankalara çok borcunun olduğundan dert yanan başka bir üzüm üreticisi, “TMO’ya 80 liradan üzüm verdiğimizde borcumuzu kapatamayız. Önce bir Ziraat Bankası’ndaki opsiyonlu krediyi yatırıp, geri çekip öbür taraftaki borçları kapatabilir miyiz, üstüne bir daha kredi alabilir miyiz onu hesaplıyoruz. Çiftçinin herhalde sonu geliyor” dedi. Bir diğer çiftçi ise bağını sattığını ve üzüm üretimini bıraktığını söyledi. Üretici, “İşin içinden çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu maliyetlerle çiftçinin girdiği kapıdan bile çıkamayacağını söyleyen bir diğer üretici “Bu rakamlarla çiftçi girdiği kapıdan bile çıkamaz. Ortakçı dönümünde 15 bin lira, mal sahibi kafa kafaya çıkar. Sigorta yaptıysa mal sahibi de zarar eder” dedi. “MİLLET İNTİHAR ETME DERECESİNDE, BİZ ÇİFTÇİYİZ, KÖTÜLÜK YAPMIYORUZ” Gece 12’den beri TMO üzüm alım noktasında beklediğini öğle vakti gelmesine rağmen hala içeri alınmadıklarını dile getiren bir başka üretici, “Arkadaşlarımın altın gibi üzümüne 7 numara yazmışlar. Yazık günah. 4-12 vardiyaya gittim, vardiyadan çıktım traktörü aldım buraya geldim. Öğlen oldu hala almadılar. Öğleden sonra birde fabrikaya işe gideceğim. Allah’tan fabrikaya işe gidiyoruz. TMO’nun üzümü alacağının da garantisi yok, elim yüreğimde bekliyorum, borçluyum. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz. Üzümün yüzde 99’unu 7 numaradan alıyorlar. Üzümüm geri dönerse bir daha ki randevum Ekim’in 30’unda. Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var. Yarın TARSİM’in ödeme günü. 90 bin lira para yatacak para yok. TARSİM yaparken 130 liradan sigorta yaptılar. Üzümün düşüğünü 85 lira açıkladın. TARSİM’in bunu öngöremedik diyerek sigorta parasını 85 liraya çekmesi gerek. Veya ‘borcunuzu siliyoruz’ deyin. Üzümü verirsem hayır yapacağım. Veremezsem borçlarımı ödeyemeyeceğim. İlaççıda, amale de, gübreci de, mazotçu da ödenmeyecek. Altımda bir traktör var hacizli, diğer traktör emanet. Bu sene ki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim” sözleriyle isyan etti. “ŞU ANDA TARSİM’İMİ, İLAÇÇIMI, MAZOTU, AMELESİNİ BENİM ÜZÜM ÇIKARTMIYOR” 20 ton üzümü olduğunu söyleyen üzüm üreticisi ise şu sözlerle sorunlarını dile getirdi: “Fiyatlara bakarsanız 78-80 lira civarlarında. Şu anda TARSİM’imi, ilaççımı, mazotu, amelesini benim üzüm çıkartmıyor. Bankada kredim var. O kredimi ne ile ödeyeceğim? Tarla mı satarız artık ne yapacağız bilmiyorum. TMO’ya üzüm veremediğin zamanda tüccar seni bekliyor. Daha önce 67 lira verdiği üzüme ‘gel senin üzümün 60 lira’ diyor. Benim beslenmeyen danalarım var. Daha 5-6 ay durması lazım ama üzüm kurtarmadığı için satacağım, belki borcumu onlarla öderim diye. Banka beklemiyor. Haciz koyacak, bir daha kredi çekmemiz lazım. TARSİM sigortası kilo başına 120 lira, bizden primini öyle tahsis ediyor. Ama üzümü 60-70 liradan vereceğim. Ne yapacağımızı bizde şaşırdık.”

Üzüm Üreticisi Çıkmazda: Rekolte Düştü, Fiyatlar Eridi Haber

Üzüm Üreticisi Çıkmazda: Rekolte Düştü, Fiyatlar Eridi

Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen), üzüm üreticilerinin hasat döneminde yaşadığı ağır ekonomik sorunlara dikkat çekti. Verim kaybı, taban fiyatlardaki sert düşüş ve TMO ile TARİŞ’in uyguladığı bürokratik engellerin üreticiyi tüccarın insafına terk ettiğini belirten sendika, acilen bu yanlıştan dönülmesi çağrısında bulundu. ​Üzüm üreticileri, 2026 yılı hasat sezonunda tarihinin en zorlu süreçlerinden birini yaşıyor. Beklenen verimliliğin aksine hem doğa olayları hem de piyasa ve kurum politikaları üreticiyi adeta köşeye sıkıştırdı. Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu imzasıyla yayımlanan basın açıklamasında, üreticinin yaşadığı mağduriyetler tüm detaylarıyla gözler önüne serildi. ​Tatlanma Sorunu Verimi ve Oranı Vurdu ​2026 yılı kuru üzüm rekoltesinin geçmiş yıllara oranla daha verimli geçmesi beklenirken, beklenen tablo gerçekleşmedi. Üzümlerde yaşanan yeterli tatlanmama sorunu, üretim maliyetlerini ve fire oranlarını doğrudan artırdı: ​Eski Oran: Geçmiş yıllarda 1 kg kuru üzüm, 5 ile 5.5 kg yaş üzümden elde ediliyordu. ​Yeni Oran: Bu yıl tatlanma yetersizliği nedeniyle 7 ile 7.5 kg yaş üzüm, 1 kg kuru üzüm elde edilebilir hâle geldi. ​Sumalık Üzüm Fiyatları Çakıldı ​Hasat döneminde taban fiyatlarda yaşanan düşüş üreticinin elini kolunu bağladı. Geçtiğimiz yıl 16-18 TL/kg civarından işlem gören sumalık yaş üzüm alım fiyatı, bu yıl 11 TL/kg seviyesinden başlasa da birkaç gün içinde 7-8 TL/kg seviyelerine kadar geriledi. ​TARİŞ ve TMO Fiyatları Üreticiyi Hayal Kırıklığına Uğrattı ​Önceki yıllarda çekirdeksiz kuru üzüm alım fiyatlarını yüksek tutan kurumlar, 2026 sezonunda üreticiyi hayal kırıklığına uğrattı: ​TARİŞ: 2024-2025 yıllarında 120 TL ve üzerinde alım açıklamışken, 2026 yılı avans fiyatını 80 TL olarak duyurdu. ​TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi): TARİŞ’ten çok farklı bir politika izlemeyerek alım fiyatını 90 TL olarak açıkladı. ​Kurumlardan Çiftçiye Bürokratik Engeller ​Alım fiyatlarının maliyetlerin çok altında kalması yetmezmiş gibi, üreticilerin kurumsal satışlarda da büyük engellerle karşılaştığı belirtildi: ​TARİŞ Borç Mahsubu: TARİŞ, kendisine borcu olan ortaklarından piyasa şartlarını gözetmeksizin doğrudan borcu kadar üzüm almaya başladı. ​TMO ÇKS Engeli: TMO, üreticilerin ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarında "sofralık sultaniye çekirdeksiz üzüm" beyanı yer almasına rağmen, "kurutmalık" ibaresi açıkça yazılmadığı gerekçesiyle alım randevusu vermiyor. ​Çiftçi-Sen, on yıllardır üreticinin üzümünün bir kısmını sofralık olarak değerlendirip kalanını sergiye yatırarak kuruttuğunu hatırlatarak, bu bürokratik bahânenin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu uygulamanın, halihazırda borç batağında olan üreticileri doğrudan tüccarların insafına terk etmek anlamına geldiği ifade edildi. ​Çiftçi-Sen’den Acil Çağrı: “Bu Yanlıştan Dönülmelidir” ​Zaten ekonomik olarak tükenme noktasına gelen üreticinin batışını hızlandıran bu politikalardan derhal vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı. Üzüm üreticisinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve piyasada koruma altına alınması için kurumların şeffaf, adil ve üreticiyi destekleyen adımlar atması talep edildi.

Başevirgen: "TARİŞ'in Açıkladığı Üzüm Fiyatı İle Çiftçi 1 Litre Mazot Alamaz!" Haber

Başevirgen: "TARİŞ'in Açıkladığı Üzüm Fiyatı İle Çiftçi 1 Litre Mazot Alamaz!"

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TARİŞ Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alım fiyatına sert tepki gösterdi. Başevirgen, “TARİŞ geçen yıl numarasına göre 100 ila 120 lira arasında aldığı üzümü bu yıl kalite gözetmeksizin 80 liradan alacağını açıkladı. Girdi maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 50-60 oranında arttı. Bugün TARİŞ’in açıkladığı 80 lira üzüm fiyatı ile çiftçi litresi 82,50 lira olan mazottan 1 litre bile alamıyor. Geçen yılın aynı dönemlerinde ise 120 liralık fiyat ile çiftçi 2,5 litre mazot alabiliyordu. Daha önce de söyledik; kuru üzümde 150 liranın altındaki bir fiyat üreticinin yarasına merhem olmaz. Şimdi TMO’nun sorumluluk alma zamanıdır. TMO piyasayı tüccarın insafına terk etmemeli, derhal alım fiyatını açıklamalıdır. Kuru üzüm için açıklanacak fiyat en az 150 TL olmalıdır. Bunun altındaki rakam üreticiyi korumaz” dedi. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TARİŞ’in 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alımlarına kalite ayrımı gözetmeksizin brüt 80 TL/kg avans fiyatı açıklamasına tepki gösterdi. TARİŞ’in açıkladığı fiyatın üzüm üreticisinde büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirten Başevirgen, üreticinin bir yıl boyunca artan maliyetlerle mücadele ettiğine dikkat çekti. TMO’ya da fiyat çağrısında bulunan Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Başevirgen, “Gübreden ilaca, mazottan elektriğe, sulamadan işçiliğe kadar üreticinin bütün girdileri katlanarak arttı. Çiftçi bir yıl boyunca bağına baktı, ürününü ayakta tutabilmek için borçlandı, bütün riski sırtlandı. Hasat zamanı geldiğinde ise karşısına 80 liralık fiyat çıkardılar. Bu fiyat üreticiye açıkça ‘zararına üret’ demektir. Böyle bir rakamı kabul etmemiz mümkün değil. Ayrıca kalite gözetmeksizin 80 liradan alınacağı ifade ediliyor. 10 numara üzümü olanda 7 numara üzümü olanda aynı parayı alacak. TARİŞ hem fiyatı düşük açıklıyor hem de adaletli alım yapmıyor” ifadelerini kullandı. Kuru üzüm üreticisinin yıllardır artan maliyetler karşısında gelir kaybına uğradığını vurgulayan Başevirgen, “Üretici sadaka istemiyor. Bağında döktüğü alın terinin karşılığını istiyor. Bir taraftan üretim maliyetleri yükselirken diğer taraftan çiftçinin ürününü yok pahasına elinden çıkarması bekleniyor. 80 TL’lik avans fiyatı üreticinin ne maliyetini karşılar ne de gelecek yıl yeniden üretim yapmasına imkân verir. Çiftçiyi borca, bankaya ve tüccara mahkûm eden bu anlayışın sonu üretimden kopuştur” diye konuştu. “TMO SEYİRCİ KALAMAZ, EN AZ 150 TL AÇIKLAMALI” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasaya müdahale etmesi gerektiğini belirten Başevirgen, TMO’ya 150 TL/kg fiyat çağrısını yineledi. Başevirgen, “TARİŞ geçen yıl numarasına göre 100 ila 120 lira arasında aldığı üzümü bu yıl kalite gözetmeksizin 80 liradan alacağını açıkladı. Girdi maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 50-60 oranında arttı. Bugün TARİŞ’in açıkladığı 80 lira üzüm fiyatı ile çiftçi litresi 82,50 lira olan mazottan 1 litre bile alamıyor. Geçen yılın aynı dönemlerinde ise 120 liralık fiyat ile çiftçi 2,5 litre mazot alabiliyordu. Daha önce de söyledik; kuru üzümde 150 liranın altındaki bir fiyat üreticinin yarasına merhem olmaz. Şimdi TMO’nun sorumluluk alma zamanıdır. TMO piyasayı tüccarın insafına terk etmemeli, derhal alım fiyatını açıklamalıdır. Kuru üzüm için açıklanacak fiyat en az 150 TL olmalıdır. Bunun altındaki rakam üreticiyi korumaz” dedi. “ÇİFTÇİ BORÇLA BAĞINI AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYOR” Üreticinin zararına üretmeye devam edemeyeceği uyarısında bulunan Başevirgen, “Bugün çiftçinin ürününü para etmez hale getirirseniz yarın o çiftçiden üretmeye devam etmesini bekleyemezsiniz. Çiftçi borçla bağını ayakta tutmaya çalışıyor. Üretici kazanamadığı zaman üretimden vazgeçer ve sonunda bağını kökler. Manisa’nın en önemli geçim kaynaklarından biri olan kuru üzümde üreticinin emeğinin değersizleştirilmesine sessiz kalmayacağız. 80 TL’lik fiyatı kabul etmiyoruz. TMO’yu göreve çağırıyoruz. En az 150 TL/kg alım fiyatı açıklansın, üreticinin ürünü gerçek değerinden alınsın. Manisa’nın üzümünü de üzüm üreticisinin alın terini de kimseye ezdirmeyeceğiz” dedi.

TARİŞ Üzüm Birliği 2026 Sezonu Kuru Üzüm Alım Fiyatını Belirledi Haber

TARİŞ Üzüm Birliği 2026 Sezonu Kuru Üzüm Alım Fiyatını Belirledi

TARİŞ Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu, 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alım sezonuna ilişkin uygulama esaslarını ve alım takvimini kararlaştırdı. Birlik tarafından paylaşılan detaylara göre yeni sezonda kalite ayrımı gözetilmeksizin brüt 80 TL/kg ön alım (avans) fiyatı üzerinden alımlara başlanacak. Piyasa gelişmelerinin yakından izleneceğini vurgulayan Birlik yönetimi, bu avans fiyatıyla hem üretici ortakların ürünlerinin en iyi şekilde değerlendirilmesini hem de kurumun sürdürülebilir yapısının korunmasını hedefliyor. Alım Kotaları ve Teslimat Şartları Belirlendi Alım kotalarının detaylandırıldığı duyuruda, üretici ortakların bağlı bulundukları kooperatiflere bildirdikleri 2026 yılı rekolte miktarının %50’sine kadar olan kısmının ürün alımı kapsamında değerlendirileceği ifade edildi. Ürün vadeli borcu bulunan üretici ortaklar için ise özel bir düzenlemeye gidildi. Bu doğrultuda, %50 oranındaki ürün tesliminin mevcut borcu karşılayamaması halinde, kooperatife bildirilen rekolte miktarını aşmamak kaydıyla borcu karşılayacak oranda ilave ürün teslimi kabul edilebilecek. Randevu ve Fiziki Alım Takvimi Üreticilerin alım sürecini planlayabilmesi amacıyla operasyonel takvim de netleştirildi: Randevu Sistemi: Alım işlemleri için randevu sistemi 7 Eylül 2026 tarihinde açılacak. Fiziki Alımlar: Bağlı kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirilecek fiziki ürün alımlarına 10 Eylül 2026 tarihinde başlanacak.

ÇİFTÇİ-SEN’den Üzüm Üreticisi İçin Acil Çağrı: "Verim Var, Fiyat Yok!" Haber

ÇİFTÇİ-SEN’den Üzüm Üreticisi İçin Acil Çağrı: "Verim Var, Fiyat Yok!"

Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN), 2026 yılı üzüm hasat sezonunun başlamasıyla birlikte bağcılık sektöründe yaşanan derin krize dikkat çekti. Rekoltede %50’ye varan artışa rağmen girdi maliyetlerinin katlandığını ve alım fiyatlarının maliyetin altına düştüğünü vurgulayan ÇİFTÇİ-SEN, 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için referans taban fiyatının en az 151,50 TL/kg olması gerektiğini açıkladı. İzmir merkezli Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu imzasıyla yayımlanan bildiride; artan mazot ve girdi maliyetleri, tarım alanlarını tehdit eden maden ve enerji projeleri, dolandırıcı tüccarlar ve şirket odaklı tarım politikaları sert bir dille eleştirildi. "Verim Artarken Kazanç Yok: Üretici Daha Çok Borçlanıyor" Üzüm üretim bölgelerinde son 2-3 yıldır ulaşılamayan verimliliğe bu yıl ulaşılmasına rağmen çiftçinin sevinemediğini belirten ÇİFTÇİ-SEN, tüccar ve şirketlerin belirlediği alım fiyatlarının geçmiş yılların dahi gerisinde kaldığını belirtti. Açıklamada, mazottaki fahiş artışa dikkat çekilerek şu kıyaslamaya yer verildi: "Mazot fiyatları 2024 yılında litresi 41-44 TL, 2025 yılında 45-53 TL arasında iken 2026 yılında 55 TL’den başlayıp 83 TL’ye kadar çıkmıştır. Yani sadece mazotta %50'yi aşan bir artış yaşanmıştır. Buna karşın, geçen yıl 16-18 TL/kg bandında olan sumalık yaş üzüm alım fiyatı bu yıl 11 TL/kg seviyesine kadar düşmüştür." Maden ve Enerji Yatırımları Bağcılığı Tehdit Ediyor Bölgedeki madencilik faaliyetleri ve enerji yatırımlarının doğaya yaydığı asit, gaz ve aşırı tozun mevsim dışı doğa olaylarına yol açtığını belirten sendika yetkilileri; üreticilerin bağlarını koruyabilmek adına petrol türevi naylon örtüler kullanmak zorunda kaldığını, bu durumun da masraf kalemlerini fırlattığını vurguladı. Şaraplık Üzüm Üreticisi Şirketlerin İnsafına Bırakıldı Tekel’in özelleştirilmesinin ardından şaraplık üzüm üreten çiftçilerin büyük şirketlerin inisiyatifine terk edildiği ifade edildi. Mevcut mevzuat nedeniyle üreticinin üzümünü işleyip şarap olarak satmasının yasak olduğuna dikkat çekilerek: Üreticinin kendi imkânlarıyla işletme kurmasının ve ağır vergi/bandrol yükümlülüklerini karşılamasının imkânsız olduğu, Kurutma imkânı da kısıtlı olan üreticilerin üzümlerini şarap fabrikalarına yok pahasına satmak zorunda kaldığı dile getirildi. Kuru Üzüm Maliyeti 93 TL: Referans Taban Fiyat En Az 151,50 TL Olmalı ÇİFTÇİ-SEN, 2026 yılı kuru üzüm maliyet analizini de kamuoyuyla paylaştı. Rekolte artışına rağmen ortalama kuru üzüm kg maliyetinin 93,00 TL/kg civarında hesaplandığı belirtilerek taban fiyatının en az 151.50 TL/kg olması gerektiği ifade edildi. ÇİFTÇİ-SEN’den 9 Maddelik Çözüm Deklarasyonu Çiftçiler Sendikası, bağcılığın ve üreticinin kurtarılması için acilen atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı: Sendikal Katılım: Fiyat belirleme süreçlerine çiftçi sendikaları dahil edilmelidir. TARİŞ’in Yeniden Yapılandırılması: TARİŞ, üreticilerin söz sahibi olacağı şekilde düzenlenmeli ve destekleme alımlarında aktif kılınmalıdır. Taban Fiyat ve Destek: ÇİFTÇİ-SEN’in açıkladığı 151,50 TL referans fiyatı üzerinden TARİŞ aracılığıyla destekleme alımı yapılmalıdır. Şaraplık Üzüm Yasasında Düzenleme: Üreticilerin ürünlerini işleyip satabilmelerinin önü açılmalı ve teşvik edilmelidir. Maden ve Enerji Kısıtlaması: Tarım alanlarındaki maden ve enerji faaliyetleri durdurulmalı, faal olanlar kapatılmalıdır. Caydırıcı Cezalar ve Deşifre: Çiftçileri dolandıran tüccar ve şirketlere yönelik caydırıcı cezalar ve ticaretten men yasası getirilmelidir. TARSİM Reorganizasyonu: Tarım Sigortaları Yasası çiftçi lehine yeniden düzenlenmelidir. Agroekolojik Üretim Teşviki: Kamusal kaynaklar ekolojik üretime yönelen çiftçilere aktarılmalıdır. Gıda Egemenliği: Uluslararası şirketlerin değil, halkın ve köylünün gıda egemenliği savunulmalıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.