Hava Durumu

#Tarım

Kırsal Haber - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak Haber

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak

Zeytinyağında markalaşma çalışmalarını sürdüren Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na ev sahipliği yapacak. 11 Şubat 2026’da alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri, zeytin ve zeytinyağını konuşmak üzere Antalya’da bir araya gelecek. Zeytin ve zeytinyağına dair bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıkların gündeme geleceği çalıştayda, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapılacak. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenecek Çalıştay, zeytinyağında kalite bilincinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. BİLİM İNSANLARI ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINI KONUŞACAK Çalıştayda, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Fatih Alpay Vuran “Zeytinyağında Kalite Bir Sayı mıdır? Kimya ve Duyuların Kesişiminde Yeniden Düşünmek”, Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu “Zeytin Bahçesinden Kaliteli Zeytinyağı Üretimine Yolculuk”, Bursa Teknik Üniversitesi’nden Dr. Belkıs Yaşa “Zeytinyağı ve Zeytin Yaprağının Sağlık Amaçlı Kullanımı”, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş “Dünya ve Türkiye’de Zeytinyağı Ticareti ve Markalaşma: Antalya Örneği” başlığıyla sunum yapacak. Zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri de çalıştayın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Gül Kahraman, “Tavşan Yüreği Zeytinyağının Kimyasal Profili ve Antikanser Etkileri” konulu sunumunda belirli zeytin çeşitlerinin biyoaktif özelliklerine dikkat çekecek. Çalıştayın zeytinyağının turizm boyutunu ise Profesyonel Turist Rehberi Semra Demirağ anlatacak. Demirağ, “Antalya’nın Sessiz Mirası Zeytin, Zeytinyağı ve Turizmde Yeni Bir Değer” sunumuyla zeytinin gastronomi turizmi ve destinasyon kimliği açısından taşıdığı potansiyeli vurgulayacak. YOL HARİTASI BELİRLENECEK Sunumların ardından gerçekleştirilecek masa çalışmaları ile üretim ve kalite, sağlık ve fonksiyonel değer, markalaşma ve iletişim, turizm ve gastronomi ile yönetişim ve mevzuat başlıklarında somut sorunlar ve çözüm önerileri ele alınacak. Her masa, kısa ve uygulanabilir öneriler geliştirerek çalıştaya katkı sağlayacak. Çalıştay sonunda elde edilen tüm bilimsel ve teknik çıktılar, “Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Yol Haritası (2026–2035)” başlığı altında birleştirilecek. Bu yol haritası, Antalya’nın zeytinyağında kaliteyi kalıcı hale getiren, katma değeri artıran ve sürdürülebilir bir üretim modeli ortaya koymayı hedefleyen ortak bir vizyon belgesi niteliği taşıyacak. ANTALYA İÇİN KALICI DEĞER HEDEFİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinyağının Antalya için önemli bir tarım ürünü olduğunu belirterek, “Zeytinyağında kaliteyi bilimsel temelde ele alarak üretimden markalaşmaya uzanan güçlü bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalıştay, Antalya’nın zeytinyağında kalıcı bir değer üretmesi açısından önemli bir adımdır” dedi. Çandır, çalıştayın, üreticilerden akademisyenlere, ihracatçılardan turizm temsilcilerine kadar geniş bir katılımla gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, çalıştayın üreticiye doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Bölgemizde üretilen zeytinyağında kaliteyi artırmak, doğru üretim tekniklerini yaygınlaştırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak önceliğimiz. Bu çalıştay, bilim ve sahayı buluşturan önemli bir platform olacak” dedi.

Matlı Şirketler Grubu’ndan Stratejik Satın Alma Haber

Matlı Şirketler Grubu’ndan Stratejik Satın Alma

Türkiye’nin önde gelen sanayi ve gıda gruplarından Matlı Şirketler Grubu, gıda ve tarım odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir satın almaya imza attı. Grup, İzmir Çiğli’de faaliyet gösteren Yakamoz Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerini devralarak bitkisel yağ üretiminde kapasitesini ve entegre yapısını güçlendirdi. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan tesisle birlikte Matlı Grubu; yem, hayvansal üretim ve gıda alanlarındaki yatırımlarına bitkisel yağ üretimini de ekleyerek tarımdan sofraya uzanan entegre zincirini daha da sağlamlaştırdı. Temelleri “Altınyağ” markasıyla atılan ve Türkiye’nin en köklü bitkisel yağ tesisleri arasında yer alan Yakamoz Yağ, modern altyapısı ve yüksek üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. Tesis; günlük 700 tona kadar soya fasulyesi işleme kapasitesine sahip olup ayçiçeği, kanola, keten ve aspir gibi farklı yağlı tohumların işlendiği kırma hatlarıyla faaliyet gösteriyor. Günlük 350 ton rafine yağ üretim kapasitesine sahip tesiste, 21 bin 600 ton kapasiteli yağlı tohum depolama çelik siloları ile 13 adet ham yağ tankı bulunuyor. “Protein Şirketi” vizyonunda yeni halka Matlı Şirketler Grubu, tarım ve gıda başta olmak üzere 10 farklı sektörde faaliyet gösteren entegre yapısıyla Türkiye’nin protein ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor. Grup için protein; yalnızca bir ürün değil, gıda güvenliği, sağlıklı nesiller ve güçlü bir ekonomi açısından stratejik bir unsur olarak konumlanıyor. Türkiye’yi kişi başı protein tüketiminde Avrupa Birliği ve OECD ortalamalarına taşımayı amaçlayan Grup; yerli üretimi, yem ve hammadde fiyatlarında istikrarı ve toplumsal bilinçlenmeyi önceliklendiriyor. 60 yıllık deneyimiyle yatırımlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve üretim kapasitesini sürekli artıran Matlı; tarımdan perakendeye, enerjiden lojistiğe kadar “topraktan sofraya” tüm süreci tek çatı altında yönetiyor. 10 Sektörde 30 Şirket, 12 Marka Bugün Matlı Şirketler Grubu; 30 şirketi, 12 markası, 2 Ar-Ge merkezi, binlerce çalışanı ve yaygın bayi ağıyla Türkiye ekonomisinin stratejik aktörleri arasında yer alıyor. Entegre üretim modeli ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla gıda zincirinin tüm halkalarında katma değer yaratmayı hedefliyor. Yakamoz Yağ’ın bünyeye katılmasıyla birlikte Matlı Grubu; hammadde tedarik güvenliğini artırırken bitkisel ve hayvansal üretimi kapsayan protein odaklı büyüme stratejisinde güçlü bir sinerji oluşturmayı amaçlıyor. Bu adım, grubun Türkiye’nin protein merkezi olma hedefi doğrultusunda attığı stratejik hamlelerden biri olarak değerlendiriliyor. Özer Matlı; “Tarımdan sofraya uzanan entegre yapımız var” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, satın almaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Karacabey’den çıkan ve bugün Türkiye’ye mal olmuş bir marka olarak, stratejik sektörlerin başında gelen tarıma kararlılıkla yatırım yapmaya devam ediyoruz. Yakamoz Yağ’ın bünyemize katılması, yalnızca bitkisel yağ üretiminde kapasite artışı değil; tarımdan sofraya uzanan entegre yapımızı tamamlayan, protein ekosistemimizi daha da güçlendiren stratejik bir adımdır. Gıda güvenliğinin ve sürdürülebilir üretimin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde, hammadde tedarik güvenliğini artıran yatırımları son derece kritik görüyoruz. Bu satın alma ile hem ülkemizin tarım ve gıda sektörüne uzun vadeli katkı sağlamayı hem de Türkiye’yi protein alanında bölgesel bir merkez haline getirme hedefimize bir adım daha yaklaşmayı amaçlıyoruz.”

Tarımda Dış Ticaret Açığı 2025’te Yüzde 134 Arttı Haber

Tarımda Dış Ticaret Açığı 2025’te Yüzde 134 Arttı

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 2025 yılında tarımda dış ticaret açığının bir önceki yıla göre yüzde 134 arttığını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı dış ticaret verilerini değerlendiren Ün, 2025 yılında 7 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 12,7 milyar dolarlık ithalat yapıldığını belirtti. Bir önceki yıla kıyasla ihracatın yalnızca yüzde 2 arttığını, buna karşın ithalatın yüzde 36 yükseldiğini ifade eden Ün, “2024 yılında tarımda dış ticaret açığımız 2,4 milyar dolardı. 2025’te bu rakam 5,7 milyar dolara çıktı. Yani dış ticaret açığı yüzde 134 arttı. Bu tablo, ülkenin kaynaklarının yabancı şirketlere ve yabancı çiftçilere aktarıldığını açıkça gösteriyor” dedi. AKP iktidarı döneminde Türkiye tarımının dışa bağımlı hale geldiğini vurgulayan Ün, bu tespitin TÜİK verileriyle sabit olduğunu söyledi. Ün, “Türkiye tarımı dışa bağımlıdır. Bunu ben söylemiyorum, TÜİK’in açıkladığı rakamlar söylüyor. Son 23 yılda 89,3 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 148,5 milyar dolarlık ithalat yapılmış. Ortaya çıkan dış ticaret açığı 59,2 milyar dolar. Bu kaynaklar ülke çiftçisine ve tarım sanayisine aktarılsaydı, Türkiye sadece kendini değil, dünyayı besleyen bir ülke konumuna gelirdi” diye konuştu. Dünyadaki örneklere de dikkat çeken Ün, “Çin, Rusya, Hindistan ve Güney Amerika ülkeleri tarıma ciddi yatırımlar yapıyor. Serbest Ticaret Anlaşmaları yoluyla ürettiklerini birbirlerine satarak hem güçleniyor hem de küresel ölçekte söz sahibi oluyorlar. Peki biz ne yapıyoruz? İşte bu soruyu artık kendimize sormamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin üretimle hem ekonomik krizden çıkabileceğini hem de çiftçisinin kazanabileceğini belirten Ün, ithalata dayalı anlayışın ülkeyi ileriye taşıyamayacağını söyledi. Ün, “AKP iktidarının 23 yılının 21’inde Türkiye tarımda dış ticaret açığı verdi. Bu anlayış ülke tarımını bir metre bile ileri götüremez. Türkiye’nin ulusal ve uzun vadeli bir tarım politikasına ihtiyacı var. Günübirlik politikalar hayvancılığı çökertti. Bitkisel üretimde yaşanan derin yara ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bir an önce değişim şart” değerlendirmesinde bulundu.

Erkunt Traktör Egeli Çiftçilere Yeniden Merhaba Dedi Haber

Erkunt Traktör Egeli Çiftçilere Yeniden Merhaba Dedi

Türkiye tarımının ihtiyaçlarını çiftçilerle beraber çözümleyen Erkunt Traktör, 2026 tarım sezonuna, tüm tarımsal faaliyetler için hazır kıta durumundaki ürün ordusuyla birlikte İzmir’de düzenlenen 21’inci Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı'nda merhaba dedi. Bölgeye özel meyvecilik ve bahçe tarımına odaklanan güçlü ürün gamını Türk çiftçisinin beğenisine sunan Erkunt Traktör, özellikle Ege Bölgesi başta olmak üzere; yoğun meyve üretimi yapılan bölgelerde doğru makine seçiminin verimlilik üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekiyor. Meyvecilikte manevra kabiliyeti, performans, yakıt verimliliği ve işletme maliyetlerinin her geçen gün daha kritik hale geldiğini vurgulayan Erkunt Traktör, traktör çözümlerini Hisarlar Tarım Makineleri’nin bahçe tarımına özel ekipmanlarıyla birlikte sunarak çiftçilere entegre, uyumlu ve yüksek verimli bir çalışma sistemi sağlıyor. ÇİFTÇİLERİN İHTİYAÇLARI ÖN PLANDA Meyvecilik ve bahçe tarımına yönelik çalışmaların merkezinde her zaman çiftçi geri bildirimlerinin yer aldığını belirten Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, fuarda Egeli çiftçilerle bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Meyvecilik ve bahçe tarımının her zamankinden daha fazla hassasiyet, doğru makine seçimi ve sürdürülebilir çözümler gerektirdiğini vurgulayan Saylan, “Biz Erkunt Traktör olarak bu alanı yalnızca bir ürün segmenti olarak değil, çiftçimizin geleceğini doğrudan etkileyen bir üretim alanı olarak görüyoruz. İzmir ve Ege Bölgesi gibi meyveciliğin yoğun, arazi yapısının ise farklılık gösterdiği bölgelerde doğru traktör seçiminin ne kadar kritik olduğunu görüyoruz. Bu bakış açısıyla geliştirdiğimiz Meyveci ve Kısmet Serisi traktörlerimiz, meyvecilik yapan üreticilerimizin sahadaki ihtiyaçlarına doğrudan cevap veriyor. Özellikle 65–95 beygir güç segmentindeki Meyveci modellerimiz; İzmir ve çevresinde yaygın olan bahçe yapıları için ideal çözümler sunuyor. Bahçe içinde yüksek manevra kabiliyeti sağlayan bu traktörler, ekipman kullanımında da üstün performans sunarken; yakıt tüketimi açısından sağladığı avantajlarla işletme maliyetlerinin düşürülmesine ciddi katkı sağlıyor. Bu güç seviyesi, meyvecilikte hem performansı hem de ekonomiyi birlikte düşünen üreticilerimiz için doğru bir denge noktası” diye konuştu. DOĞRU TRAKTÖR VE DOĞRU EKİPMAN Meyvecilikte verimliliğin yalnızca traktörle sınırlı olmadığını dile getiren Tolga Saylan şöyle devam etti: “Doğru sonuç, doğru traktörle, doğru ekipmanın uyum içinde çalışmasıyla mümkün oluyor. Bu noktada Hisarlar Tarım Makineleri ile sunduğumuz bahçe tarımına özel ekipmanlar sayesinde çiftçimiz, traktöründen ekipmanına kadar uyumlu, verimli ve güvenilir bir çalışma sistemine sahip oluyor. Biz çiftçimize tek bir ürün değil, baştan sona düşünülmüş bütüncül bir çözüm sunmayı önemsiyoruz. Bir diğer gurur kaynağımız ise ürün gamımızı Euro 5 normlarındaki traktörlerimizle donatmış olmamızdır. Tüm ürünlerimizde; daha çevreci, daha verimli ve daha ekonomik motor teknolojileriyle hem doğaya, hem de çiftçimizin bütçesine saygılı bir üretim anlayışını benimsiyoruz. Bu dönüşümü yalnızca bir zorunluluk olarak değil, tarımın geleceğine yapılan önemli bir yatırım olarak görüyoruz” MOTORLAR 5 YIL GARANTİ KAPSAMINDA Saylan sözlerine şöyle devam etti: “Elbette bu teknolojik gelişimin arkasında durmak ve çiftçimize gerçek anlamda güven vermek bizim için büyük önem taşıyor. Yerli üretim gücümüzle geliştirdiğimiz motorlarımıza sunduğumuz 5 yıl garanti, ürünümüze duyduğumuz güven ve çiftçimize gösterdiğimiz saygının en net göstergesidir. Uzun vadede bakım ve işletme maliyetlerini düşüren bu yaklaşım, özellikle meyvecilik yapan üreticilerimiz için ciddi bir tasarruf anlamına geliyor. Fuar İzmir’de, Kısmet Seri ve Meyveci Seri başta olmak üzere; tüm Türkiye tarımı için beğenilerine sunduğumuz traktör ve ekipman çözümlerini anlatıyoruz. Satış ve satış sonrası temsilcilerimiz ile birebir sohbet etmek isteyen tüm çiftçilerimizi de ağırlıyoruz. Herkese katılımlarından ötürü teşekkür ediyorum”

Gürer: "Tarladaki Ürün, Tarım Politikalarının İflasının Fotoğrafıdır" Haber

Gürer: "Tarladaki Ürün, Tarım Politikalarının İflasının Fotoğrafıdır"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde ili Bor İlçesinde Sinandı Bölgesinde 25 dönüm alanda satılamadığı için tarlada kalan karalahananın çürüdüğünü söyledi. Gürer kara lahana tarlasında yaptığı incelemede, tarımda yaşanan derin soruna dikkat çekti. 25 dönümlük alana ekilen kara lahanaların tek bir tanesinin bile sökülmediği tarlada anlatan üretici Hasan Aydın ürettik ama satamadık” dedi. Karalahana tarlasında konuşan Ömer Fethi Gürer, ürünün maliyetini karşılamadığı için tarlada bırakıldığını, bunun ise hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurguladı. Gürer, “Kara lahana tarlasındayız. Bu tarlada yaklaşık 25 dönümlük bir alanda kara lahana ekilmiş ama üreticimiz bir tanesini bile sökmedi. Çünkü maliyetini karşılamadı. İşçilik giderini de kattığı zaman üretici zarar edeceğini düşündüğü için bu lahanaya sökmediğini anlattı. Görüldüğü gibi kara lahana tarlada kaldı” dedi. TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi ,Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazarda bugün tanesi 25 liraya satılan ürünün döneminde alan olmadığından sökülmediği için artık çürümek üzere olduğunu belirterek, “Bu tarlaya yaklaşık 500 bin liralık tohum ve işçilik masrafı yapıldı ve üretici büyük zarara erdi,” dedi. “SATILMADI, TARLADA KALDI; BORCU NASIL ÖDEYECEĞİZ BİLMİYORUM” Üretici Hasan Aydın ise yaşadığı tabloyu çaresizlikle anlattı. “Burası 25 dönüm. Buraya 500 bin lira masraf ettik. Satılmadı, tarlada kaldı. Tanesi 5 lira verdiler ama nakliyesini, işçiliğini kurtarmadığı için kesmedik. Ondan sonra da böyle kaldı” diyen Aydın, banka kredisi çiftçinin genelinin kullandığını ancak satılan ürün olmadığında ödeme güçlüğü yaşadığını söyledi. “Banka kredi kullandık ama ürün yok tarlada. Nasıl ödeyeceğiz bilmiyorum.” sözleriyle içinde bulunduğu çıkmazı dile getirdi. Aydın, ürünün neden tarlada kaldığını ise maliyet kalemlerini tek tek sıralayarak anlattı: “Bunu 5 liraya kesmek, buradan yüklemek, Adana’ya, Mersin’e göndermek; işçiliğiyle, masrafıyla hiçbirini kurtarmıyor. Fidesi zaten 5-6 lira. Gübre var, su var. Bunların hepsi gider.” Aydın, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde fiyatların yüksek olmasına rağmen kendilerinin ürünü satamadığını da vurguladı. “ÜRÜN GİTMEYİNCE ORADA FİYAT ARTIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üretim zincirindeki kopuşun sonuçlarına işaret ederek, “Buradan ürün gitmeyince orada fiyat artıyor, vatandaş alamıyor. Sizde de binlerce dönüm ürün tarlada kalıyor,” dedi. “Bir üretici olarak ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ise Hasan Aydın’ın yanıtı net oldu: “Bırakacağız. Yapmayacağız. Zarar ettikten sonra ne yapalım? Emeğimizi karşılamadık. Çapası, gübresi, ilacı… Çoluk çocuk tırnaklarımız burada kaldı.” Aydın, daha önce de kara lahana ektiğini ancak aynı sonucun yaşandığını belirterek, “Binlerce dönüm ürün ne yazık ki çöp oldu. Bir liralık bile satış olmadı. Soğuklar başladı, dondu” dedi. “DESTEK YOK, KÖSTEK VAR” Tarladaki çürümüş ürünleri gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise yaşananların somut bir kanıt olduğunu ifade ederek, “Bu, lahananın tarlada kaldığının somut göstergesi. Bu kara lahanadan bir tane bile satılmadı. Hava soğuyunca da dondu, yok oldu” dedi. Üreticinin zararını tespit eden bir mekanizma olmadığını da vurgulayan Gürer, “Destek deniyor ama ortada destek yok, köstek var. Konuşursa başı ağrıyor, konuşmazsa ürün tarlada kalıyor ve üretimden uzaklaşıyor” sözleriyle AKP iktidarının tarım politikalarını eleştirdi. Ömer Fethi Gürer, üretimden uzaklaşan çiftçinin sonucunun gelecek yıl raflarda daha pahalı ürün olarak yurttaşa döndüğünü belirterek, bu kısır döngünün kırılmadığı sürece sorunun büyüyerek devam edeceğini söyledi. “SENEYE EKİLİR Mİ? HAYIR” “Seneye buraya kara lahana eker misiniz?” sorusuna Hasan Aydın’ın yanıtı kısa ve kesin oldu: “Ekilmez. Bir de bunu yarın sürüp kaldıracaksın. Hayvan yemi bile olmadı. Zaten çürümüş.” Bu yanıtın, tarımın geleceği açısından son derece çarpıcı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Binlerce dönüm kara lahana tarlada kalıyor, Ankara’da, İstanbul’da vatandaş markette alamıyor. Emekli alamıyor, asgari ücretli alamıyor. Ülkenin tarım politikasının en acı tablolarından biri bu” dedi. “BU TARLA İSRAFIN EN SOMUT GÖSTERGESİ” Üreticinin borç yüküne de dikkat çeken Gürer, “Ürün tarlada kalıyor, üretici mağdur. ‘Borcumu nasıl ödeyeceğim?’ diyor ama borç yapılandırması yok. Bankaya gidince BAĞ-KUR prim borcun var deniyor, kredi verilmiyor. Çiftçi kredi alamadan üretimi nasıl yapacak?” diye sordu. Açıklamasının sonunda ülkeyi yönetenlere seslenen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Bu kara lahana tarlası israfın en somut göstergesidir. Bu çiftçiye sahip çıkın. Böyle giderse bir gün bu tarlada kara lahana da, başka ürün de olmayacak. Geriye sadece boz bir toprak kalacak” ifadelerini kullandı.

Mihalıççık'a Üç Projeyle 40 Milyon Liralık Yatırım Haber

Mihalıççık'a Üç Projeyle 40 Milyon Liralık Yatırım

IPARD III Programı kapsamında Eskişehir genelinde hibe almaya hak kazanan 6 projenin 3’ü Mihalıççık’tan geldi. İlçeye kazandırılan yaklaşık 40 milyon TL'lik yatırım, bölge ekonomisine can suyu olacak. ​Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi, tarımsal kalkınma ve turizm alanında büyük bir başarıya imza attı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla yürütülen IPARD III Programı 7. Çağrı Dönemi sonuçlarına göre, Mihalıççık kooperatifleri tarafından sunulan üç önemli proje onay alarak büyük bir yatırıma kapı araladı. ​Eskişehir’in Gururu Mihalıççık ​İlçe kooperatiflerinin hazırladığı projelerden biri, değerlendirme sürecinde en yüksek puanı alarak birinci sırada yer aldı. Eskişehir genelinde hibe desteği almaya hak kazanan toplam altı projenin yarısının Mihalıççık ilçesinden çıkması, bölgedeki kooperatifçilik başarısını gözler önüne serdi. ​Üç Farklı Alanda Dev Yatırım ​Yaklaşık 40.000.000,00 TL değerindeki bu yatırım hamlesiyle hayata geçirilecek projeler şunlardır: ​At Çiftliği Projesi: Sınırlı Sorumlu Sazak Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından hayata geçirilecek.​ Yarıkçı Termal Tesisi Projesi: Sınırlı Sorumlu Mihalıççık İlçesi Turizm Geliştirme Kooperatifi bünyesinde turizme kazandırılacak.​ Modern Tarım Mekanizasyonu: Sınırlı Sorumlu Kayı Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından alınacak olan Biçerdöver, Taş Toplama ve Gübre Serpme Makineleri ile tarımda verimlilik artırılacak.​ "Dayanışma ve Üretimle Devam Edeceğiz" ​Proje sürecine katkı sunan kooperatif başkanlarına ve teknik ekiplere teşekkür eden Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum yaptığı açıklamada, yatırımların hem ilçeye hem de ülke ekonomisine önemli bir değer katacağını vurguladı. Başkan Çorum yaptığı açıklamada Mihalıççık için çalışmaya, üretmeye ve yeni yatırımlar kazandırmaya kararlılıkla devam edileceklerini ifade etti.

Arı Yetiştiricileri BAÇEM Kurslarında Donanımlarını Artırıyor Haber

Arı Yetiştiricileri BAÇEM Kurslarında Donanımlarını Artırıyor

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) tarafından ikincisi düzenlenen Uygulamalı Arıcılık Kursu başarıyla tamamlandı. 50 katılımcının yer aldığı kursta teorik ve uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın “Tarımda Balıkesir Modeli” ile sürdürülebilir bir tarımsal üretim modeli hayata geçirilirken, Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) tarafından düzenlenen kurslarla alanında uzman üreticiler yetiştiriliyor. Bu kapsamda Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi (BAÇEM) tarafından düzenlenen 2. Uygulamalı Arıcılık Kursu başarıyla tamamlandı. Yoğun ilgi gören ve yapılan değerlendirmeler sonucunda belirlenen 50 kursiyerin katılımıyla gerçekleştirilen kursta teorik bilgi ve uygulamalı eğitimler birlikte yürütüldü. ARICILIĞA DAİR TÜM DETAYLAR ANLATILDI Yurt genelinden çok sayıda katılımın olduğu 2. Uygulamalı Arıcılık Kursu’nda uzman eğitmenler tarafından arıcılığa giriş ve temel kavramlar, koloni yönetimi, mevsimsel bakım uygulamaları ve ana arı yetiştiriciliği ile ilgili tüm detaylar anlatıldı. Ayrıca kursta; arı hastalıkları ve zararlılarıyla mücadele yöntemlerinin yanı sıra kovan ekipmanları ile bal ve diğer arı ürünlerinin üretim süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgiler aktarıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.