Hava Durumu

#Tarım Arazileri

Kırsal Haber - Tarım Arazileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Arazileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar’dan İzmir ve Manisa’da "Afet" İncelemesi Haber

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar’dan İzmir ve Manisa’da "Afet" İncelemesi

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aşırı yağışlar ve Gediz Nehri’nin taşması sonucu sular altında kalan İzmir ve Manisa’daki tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Çiftçilerle bir araya gelen Bayraktar, "Üreticimizin yanındayız" mesajı verdi. ​Ege’de Tarım Arazileri Sular Altında: Zarar Büyük ​Gerçekleşen ziyaretler kapsamında TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın ilk durağı İzmir’in Menemen ilçesi oldu. Bölgede etkili olan sağanak yağışlar ve Gediz Nehri’nin taşması sonucu binlerce dönüm tarım arazisinin sular altında kaldığını yerinde gören Bayraktar, felaketin boyutlarını gözler önüne serdi. ​Menemen’de Çiftçiden Yoğun İlgi ​Menemen’e bağlı Musabey Mahallesi’nde Ziraat Odası Başkanları ve yerel üreticiler tarafından karşılanan Bayraktar, tarlalardaki son durumu inceledi. Üreticilerin sorunlarını tek tek not alan Genel Başkan, bölgedeki tarımsal kaybın tespiti ve taleplerin iletilmesi noktasında basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. ​İkinci Durak Manisa: Gediz Nehri Taşkını Vurdu ​İzmir temaslarının ardından Manisa’ya geçen Şemsi Bayraktar, Şehzadeler ilçesi Veziroğlu Köyü’nde incelemelerine devam etti. Manisa’da da benzer bir tabloyla karşılaşan Bayraktar, Gediz Nehri’nin taşmasının ardından çamur ve su altında kalan arazilerde incelemeler yaptı. ​Bayraktar’ın incelemeleri sırasında öne çıkan başlıklar: ​Doğal Afet Kayıpları: Aşırı yağışların ekili alanlara verdiği zararın boyutları. ​Çiftçi Talepleri: Üreticilerin borç erteleme ve destek ödemeleri konusundaki beklentileri. ​Gediz Nehri Sorunu: Nehir yatağındaki taşkın riskine karşı kalıcı çözüm önerileri. ​"Çiftçimizin Sesi Olmaya Devam Edeceğiz" ​Ziyaretleri sırasında Ziraat Odası Başkanları ve çiftçilerle istişare toplantıları gerçekleştiren Bayraktar, doğal afetlerin tarımsal üretime darbe vurduğunu vurguladı. Bayraktar, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: ​"Bugün burada İzmir ve Manisalı üreticilerimizin yaşadığı mağduriyeti yerinde gördük. Taşkınlar sadece arazileri değil, çiftçimizin emeğini de sular altında bırakmıştır. Tespit edilen sorunları ve çözüm önerilerimizi ivedilikle ilgili makamlara ileteceğiz."

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde toplanan İl Kriz Merkezi, tarımsal kuraklık eylem planlarını ve baraj doluluk oranlarını değerlendirdi. 2026 yılı ilk çeyrek yağış verileri uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti. ​Eskişehir’de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının verimli kullanımı için kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında düzenlenen Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi toplantısında, şehrin su karnesi ve önümüzdeki döneme dair stratejik adımlar detaylandırıldı. ​Eskişehir Yağış Verilerinde Yüzleri Güldüren Artış ​Toplantıda paylaşılan meteorolojik verilere göre, Eskişehir’de su yılı başlangıcı olan 1 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasındaki yağış miktarı dikkat çekti: ​Gerçekleşen Yağış: 224,2 mm ​Uzun Yıllar Ortalaması: 164,4 mm ​Yağış miktarının ortalamanın üzerinde seyretmesi, tarım arazileri için olumlu bir tablo oluşturdu. Hâlihazırda hem sulu hem de kuru tarım alanlarında çıkış ve gelişim problemi yaşanmadığı, hububatların kardeşlenme evresini başarıyla tamamladığı belirtildi. ​Kuraklıkla Mücadele Eylem Planı Devrede ​Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uzmanlarının sunumlarıyla katkı sağladığı toplantıda; içme suyu kaynakları, barajların mevcut doluluk oranları ve tarımsal sulama stratejileri titizlikle incelendi. 2022 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, Eskişehir İl Kuraklık Eylem Planı uygulama adımları gözden geçirildi. ​Stratejik Su Yönetimi ve Tasarruf Çağrısı ​Toplantıda kamu kurum amirleri, akademisyenler ve STK temsilcileri bir araya gelerek suyun her damlasının kıymetine vurgu yaptı. Verimliliğin korunması için önümüzdeki ay düşecek yağışların belirleyici olacağı ifade edilirken, suyun tüm alanlarda tasarruflu kullanılmasının hayati bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor Haber

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor

Manisa’da yaklaşık 6 yıldır tamamen kuruyan ve ekosistemi çöken Marmara Gölü, son yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen ve yerel temsilciler bölgede incelemelerde bulunarak, "Göl yaşasın, başka derdimiz yok" çağrısı yaptı. ​Manisa’nın Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçeleri sınırlarında yer alan, "Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan" tescilli Marmara Gölü’nde yıllar süren sessizlik yerini umuda bıraktı. Kuş cenneti olarak bilinen ancak kuraklık nedeniyle 400’e yakın kuş türünün terk ettiği, balıkçılığın bittiği gölde su seviyesinin yükselmeye başlaması bölge halkını heyecanlandırdı. ​"Marmara Gölü Siyaset Üstü Bir Konudur" ​Göl çevresinde incelemelerde bulunan CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, gölün kurtarılmasının hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Başevirgen, "Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok. İktidar ya da muhalefet fark etmez, esas mesele bu ekosistemi geri kazanmaktır" diyerek yetkililere seslendi. ​Tarım Arazileri ve Menemen Ovası İçin Kritik Önem ​Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan, gölün su tutmasının sadece bir doğa olayı değil, bölgesel bir ekonomi meselesi olduğunu belirtti. Ziyan, şu noktalara dikkat çekti: ​Tarımsal Değer: Göl ne kadar su tutarsa, çevresindeki araziler o kadar değer kazanıyor. Kuruyan göl çevresinde toprak çoraklaşıyor. ​Geniş Sulama Ağı: Marmara Gölü, sulama kanallarıyla İzmir Menemen Ovası’na kadar su temini sağlıyor. ​Proje Beklentisi: Bozdoğan kar suyunun göle aktarılması için hazırlanan ve yıllık 25 milyon metreküp su sağlayacak projenin bütçe beklediğini ifade etti. ​"Burası Cennet Gibiydi, Şimdi Kuruduk" ​Gölün kurumasıyla birlikte geçim kaynaklarını kaybeden bölge kadınları, yaşanan dramı çarpıcı sözlerle özetledi. 25 yıl boyunca gölde balıkçılık yapan emekçiler, göl kuruduktan sonra yevmiyeli işlere gitmek zorunda kaldıklarını belirterek şunları söyledi: ​"Göl kurumadan önce hem suyumuz hem balığımız hem de mahsulümüz vardı. Göl kuruduğundan beri kapımın önündeki limon ağacından bile verim alamıyorum. Bağlarımızı don vuruyor; çünkü göl varken bölgeyi koruyordu. Burası eskiden cennet gibiydi." ​Ekosistem ve İklim Değişikliği ​Marmara Gölü'nün kuruması sadece balıkçılığı bitirmekle kalmadı, bölgedeki mikroklimal dengeyi de bozdu. Gölün yokluğuyla birlikte bölgede don olaylarının ve şiddetli kuraklığın arttığı gözlemlendi. Uzmanlar, Demirköprü ve Gördes Barajlarından yapılacak kontrollü su takviyeleriyle gölün eski canlılığına kavuşabileceğini belirtiyor.

Besi Çiftliklerini ve Tarım Arazilerini Su Bastı Üretici Destek Bekliyor Haber

Besi Çiftliklerini ve Tarım Arazilerini Su Bastı Üretici Destek Bekliyor

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa’da etkili olan yağış sonrasında selden kaynaklı tarım arazileri ve besi çiftlikleri zarar gören üreticileri ziyaret etti. Başevirgen’e sorunlarını anlatan üreticiler, aralıksız devam eden yağış sonrasında tarım arazilerinin su ile kaplandığını, besi çiftliklerinde hayvanların zarar gördüğünü ve bölgede yaşayan bazı vatandaşların evlerinde ise selden kaynaklı maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Şiddetli yağmurun devam etmesi durumunda malını çıkaracak hiçbir yolunun olmadığını söyleyen üretici, “Biz hayvancılar olarak sular altındayız ama şu an bize uzanan bir tane el yok. Hep büyüklere destek var. Küçük üreticileri destekleyeceksin ki bu ülke kalkınacak” sözleriyle isyan etti. Manisa genelinde etkili olan sağanak yağışı sonrası sel suları hayatı olumsuz etkiledi. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Turgutlu ilçesinde selden kaynaklı tarım arazileri ve besi çiftlikleri zarar gören üreticileri ziyaret etti. “MANİSA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ” Başevirgen’e sorunlarını anlatan üreticiler, aralıksız devam eden yağış sonrasında tarım arazilerinin su ile kaplandığını, besi çiftliklerinde hayvanların zarar gördüğünü ve bölgede yaşayan bazı vatandaşların evlerinde ise selden kaynaklı maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Hayvan yemlerinin de sular altında kalmasıyla beraber zarar görmeyen hayvanlarında bu kez de aç kalma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken üreticiler, sel sularından kapanan yollar nedeniyle hayvanlar için yem almaya gidemediklerini de belirttiler. Manisa’nın afet bölgesi ilan edilmesi çağrısında da bulunan üreticiler, destek bekliyor. “BİZ HAYVANCILAR OLARAK SULAR ALTINDAYIZ” Bir üretici selden kaynaklı zarar gören silajın maliyetinin 150-200 bin lirayı bulduğunu belirtirken, “Evimizde halı, koltuk, televizyon ne varsa her şey gitti. 3 tane kuzu öldü. Hayvanlarımızdan ayağı kırılanlar var. Sadece saman verebiliyoruz yetmiyor, besi yemi veriyorduk o selde gitti” dedi. Şiddetli yağmurun devam etmesi durumunda malını çıkaracak hiçbir yolunun olmadığını söyleyen bir diğer üretici ise, “Bir yolum vardı oradan da şu an hiçbir nakliye arabası geçmez. Yemim bitiyor, içeriye şu an yem koyacak durumum yok. Nakliyeciden istesem yemi nereden getireceğim diyecek. Komşudan isteyeceğim suyun içinden sırtımda taşıyarak bir şekilde geçireceğim. Ödenecek borçlarım var, ticaretim durdu mal satamıyorum. Bir yandan alacaklılar arıyor. Malımızı mı kurtaracağız, canımızı mı kurtaracağız, ödemeleri mi yapacağız? Biz hayvancılar olarak sular altındayız ama şu an bize uzanan bir tane el yok. Hep büyüklere destek var. Küçük üreticileri destekleyeceksin ki bu ülke kalkınacak” sözleriyle isyan etti.

Gürer: ''Meralarda Hayvan Sürülerinin Yerini Sessizlik Alıyor'' Haber

Gürer: ''Meralarda Hayvan Sürülerinin Yerini Sessizlik Alıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Culuk Mahallesinde (Köyü) ahır ve ağılları gezdi. Gürer’in ziyareti sırasında köyde hem ilk kuzu doğumuna tanıklık edildi hem de hayvancılığın içinde bulunduğu derin kriz bir kez daha gözler önüne serildi. Gürer, mevsimin dönmesiyle birlikte hayvanların yavrulamaya başladığını ancak buna rağmen hayvancılıkla uğraşanların büyük ölçüde sorunlarına çözüm beklediğini vurguladı. Ömer Fethi Gürer, “Dünde hayvancılık yapanlar bugün kazanamıyoruz diyor ve hayvancılığı bırakıyor. Şu anda ciddi sorunlar yaşıyorlar” ifadelerini kullandı. 400 DAVARDAN 50’YE DÜŞEN SÜRÜLER Köyde besicilik yapan Zafer Özyiğit, yaşanan süreci anlattı. Özyiğit, “Önceden 400 davar vardı, 400 davardan 50–60 davara düştü. Yayamıyor, bakamıyorum. bize kimse destek çıkmıyor. Yem alamıyorum. Yem fiyatları pahalı. Gücümüz yetmiyor” dedi. Meraların daraldı” dedi . meraya çıkamadıklarını belirten Özyiğit, sorunun yalnızca kendi ailesine ait olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece bir kişi değil, köyün tamamı böyle. Köyde 20 aile hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6’ya düştü. Göç de var. Köyde kimse kalmadı. Bizim gibi 60 kişi kaldı, başka da kimse yok. Bir Allah’ın kulu Tarım Bakanlığından gelip de ‘derdiniz nedir’ demiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 50 BİN BAŞ HAYVANDAN 2.500’E GERİLEYEN KÖY Culuk Köyü Muhtarı İsmet Gökdemir de köyün geçmişi ile bugünü arasındaki farkı rakamlarla ortaya koydu. “Durum çok kötü sayın vekilim” diyen Gökdemir, geçmişte köyde 50 bin baş hayvan ve 2 bin büyükbaş bulunduğunu, bugün ise toplam hayvan sayısının 2.500’ü ancak bulduğunu ifade etti. Gençlerin köyde kalmadığını, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını belirten Gökdemir, “Yem desen öyle, çoban bulunmuyor. Hayvancılık sürdürülebilir olmaktan çıktı. Sürekli göç veriyoruz” dedi. Köyün tarım potansiyeline rağmen üretimin sürdürülemediğine dikkat çeken Gökdemir, yaş ortalamasının 65’in üzerine çıktığını, bu yaşla çiftçilik yapılmaya çalışıldığını söyledi. “Yaklaşık 100–120 bin dönüm arazimiz var. İç Anadolu’nun en geniş topraklarına sahibiz ama hayvan varlığı en fazla azalan yerlerden biri haline geldik” sözleriyle tabloyu özetledi. “ÜRETİM YOK, TÜKETİM ARTIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da köylerin hızla boşaldığını vurguladı. Koç, “Köyler boşaldı. Hayvancılık bitiyor. Vatandaş 400 hayvandan 60 hayvana düşmüş. Bunun gibi çok örnek var” dedi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta ciddi bir gerileme yaşandığını belirten Koç, “Üretim yok ama tüketim hızla artıyor. Köylere hızlı bir dönüş sağlanması gerekiyor. Bunun için Tarım Bakanlığının el atması lazım. Hem tarıma hem hayvancılığa özel destek gerekiyor” çağrısında bulundu. Koç, Tarım Bakanı’na seslenerek, “Çiftçinin, besicinin sesini duysunlar. Köyleri bir gezsinler” dedi. “HAYVANCILIK GERİLERSE FİYATLAR DAHA DA ARTAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Culuk Köyü’nde gördüklerinin Türkiye genelinde yaşanan sorunun bir özeti olduğunu ifade etti. “Burası Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Culuk Köyü. Kent çevresinde tarım arazileri daraldıkça, hayvancılık geriledikçe hayvan dışarıdan gelecek. Bu da nakliye demek, fiyatların daha da artması demek” diyen Gürer, ithal hayvana yönelmenin kalite ve lezzet kaybına da yol açtığını söyledi. Büyük kent çevrelerinde tarım arazilerinin korunması ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ağılın mevcut durumuna dikkat çekti. “Bu ağıl, tüm olumsuz koşullara rağmen üretimin, besiciliğin sürdürüldüğü bir yer. Burada hayvancılık yapanlar çok zor şartlarda çalışıyor. Modern ahırlar yok. Veterineri, aşısı, bakımı, işçiliği yetersiz. Eldeki imkânlarla üretim sürdürülmeye çalışılıyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın ayakta kalabilmesi için yeterli destek sağlanması ve sorunlara duyarlı bir yaklaşım gösterilmesi çağrısında bulundu.

Büyükşehir Tarım Arazilerini Taşkınlara Karşı Koruyor Haber

Büyükşehir Tarım Arazilerini Taşkınlara Karşı Koruyor

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yapılan dere temizlik çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. 2025 yılı içinde 400 kilometrelik dere temizliği yapan MASKİ ekipleri son Kula ilçesi Ahmetli ve İbrahimağa Mahallelerinde de yaklaşık 10 kilometrelik dere temizlik çalışmasını tamamladı. Bölgede bulunan tarım arazileri yağışlı havalarda meydana gelebilecek taşkınlara karşı koruma altına alınmış oldu. Manisa Büyükşehir Belediyesi, çevreyi korumaya yönelik çalışmalarına devam ederken bir yandan da MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri dere yataklarında temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Dere yataklarında suyun akışını engelleyen atıkları ve zararlı maddeleri temizleyerek tarım arazilerini taşkınlardan korumaya devam ediyor. MASKİ Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından Kula ilçesi Ahmetli ve İbrahimağa Mahallelerinde 10 kilometrelik dere temizliği çalışması gerçekleştirildi. Dere yatağındaki atıklar ve zararlı maddeler temizlenerek, suyun sağlıklı akışı sağlandı. “2025 Yılı İçerisinde 400 Kilometre Dere Temizledik” Dere temizlik çalışmalarının büyük bir bölümünün MASKİ ekipleri tarafından sağlandığını söyleyen MASKİ Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Recep Günay, “2025 yılı içerisinde yapılan çalışmalarda 400 km dere temizlik çalışması yaptık. Gerekli durumlarda Büyükşehir Belediyemiz ile ilçe belediyeleri personelini de çalışmalara entegre ederek oluşturduğumuz yeni hizmet modelimiz ile kurum bütçemizden yaklaşık 108 milyon TL tasarruf sağladık. Son olarak Kula ilçemize bağlı Ahmetli ve İbrahimağa Mahalleleri sınırları içerisinden geçen 10 kilometrelik deremizin temizlik çalışmasını gerçekleştirdik. Muhtarlarımızdan gelen taleplerin değerlendirilmesi sonucu derenin tıkalı olduğu tespit edilmesinin ardından temizlik çalışmalarına başladık. Kısa süre içerisinde de çalışmaları tamamlayarak vatandaşlarımıza rahat bir nefes aldırdık. 2026 yılında da dere temizlik çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. “50 Yıldır Temizlenmiyordu” Dere yatağının 50 yıldır temizlenmediğini söyleyen Ahmetli Mahalle Muhtarı Şinasi Kaymak, “Mahallemiz sınırları içinden geçen ve özellikle kış aylarında tarım arazilerini olumsuz yönde etkileyen dere yatağımız 50 yıldır temizlenmemişti. Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü’ne yaptığımız müracaatlar sonucunda deremizin temizlik çalışması hemen başladı. Allah razı olsun ekipler iki kepçeyle gelerek çalışmaları çok güzel bir şekilde yürüttü. Hizmetlerinden ötürü Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya çok teşekkür ediyorum” dedi. “Araziler Sular Altında Kalıyordu” Kış aylarında arazilerin sular altında kaldığını söyleyen İbrahimağa Mahalle Muhtarı Kerim Gündüz ise, “Ahmetli ve İbrahimağa mahallelerimiz sınırları içinden geçen deremizde temizlik çalışması başladı. 50 yıldır temizlenmeyen dere nedeniyle kış aylarında çiftçilerimizin arazileri sular altında kalıyordu. Üreticilerimizi olumsuz yönde etkileyen bu deremiz için gerekli yerlere dilekçeler verdik. Akabinde hemen incelemeler yapılarak temizlik çalışmalarına başlandı. Şuan çalışmalar tamamlandı. Ekipler çok güzel ve hızlı bir şekilde çalışmaları yürüttü. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.