Hava Durumu

#Tarım Master Planı

Kırsal Haber - Tarım Master Planı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Master Planı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu Haber

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu

Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından Interfresh Eurasia Sebze, Meyve, Ambalaj, Depolama, Lojistik, Tarım Makine ve Teknolojileri Fuarı İzmir’de üçüncü kez kapılarını açtı. Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, 2026 yılının 8 aylık döneminde tarım ürünleri ihracatımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. Taze meyve sebze ve mamul ihracatı 8 ayda 4 milyar doları aştı Tarım sektöründeki güçlü yapının önemli bileşenlerinden birini yaş meyve ve sebze sektörünün oluşturduğunu paylaşan Kılıçkaya, “2025 yılında yaş meyve ve sebze ihracatımız 3,2 milyar dolar, meyve ve sebze mamulleri ihracatımız ise 2,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk sekiz ayında ise yaş meyve ve sebze ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde meyve ve sebze mamulleri ihracatımız 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece yaş meyve ve sebze ile mamullerini birlikte değerlendirdiğimizde, yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumdayız. Bizim açımızdan asıl fırsat da burada. Yaş üründeki güçlü üretim kapasitemizi; işleme, ambalaj, teknoloji, marka ve yenilikçi ürünlerle daha yüksek katma değere dönüştürmek” diye konuştu. “Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; birim değeri yükselen, pazarda süreklilik sağlayan ve daha fazla katma değerin ülkemizde kaldığı bir ihracat yapısını güçlendirmek” diyen Kılıçkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu dönüşümün en güçlü merkezlerinden biri de kuşkusuz İzmir. Tarih boyunca Anadolu’nun dünyaya açılan önemli ticaret kapılarından biri olan İzmir, bugün de üretim kültürü, liman altyapısı ve güçlü ihracat ekosistemiyle ülkemizin dış ticaretinde öncü şehirlerimiz arasında yer alıyor. 2025 yılında İzmir’in toplam ihracatı 23,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun yaklaşık 4,3 milyar dolarlık bölümünü tarım ürünleri oluşturdu. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yalnızca ürünlerini üretmelerini değil; dünyaya açılmalarını, yeni pazarlara girmelerini ve girdikleri pazarlarda kalıcı olmalarını sağlayacak güçlü bir destek ekosistemi oluşturuyoruz. Fuar desteklerinden ticaret ve alım heyetlerine, UR-GE projelerinden markalaşma ve TURQUALITY programlarına kadar çok geniş bir alanda ihracatçılarımızın yanındayız. Tarım sektöründe 1.225 firmamızın yer aldığı 48 aktif UR-GE projesi yürütüyoruz. Tarım ve gıda alanında 48 markamız Marka ve TURQUALITY programlarımız kapsamında destekleniyor. Fuarları da yeni pazarlara açılmanın en etkili araçlarından biri olarak görüyoruz. 2026 yılında tarım, gıda ve gıda teknolojileri alanında 200 fuarı bireysel katılım, 56 fuarı ise milli katılım kapsamında destekliyoruz. Ülkemizde düzenlenen 6 fuar da destek kapsamımızda bulunuyor. Bütün bu çalışmalar için ihracatçılarımıza ayırdığımız kaynağı 2025 yılındaki 33 milyar TL seviyesinden 2026 yılında 45 milyar TL’ye yükselttik.” Öztürk: “Ege Bölgesi dünyanın gıda ambarı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının 7,5 milyar dolarlık diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı konumunda olduğunu söyledi. “Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alıyoruz” diye konuşan Öztürk; “Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerimiz Türkiye genelinde son bir yıllık dönemde 8,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi bu ihracattan 2 milyar 300 milyon dolarlık pay aldı. Kuru meyve ve meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye’nin lideri konumundayız. Taze meyve sebze üretiminde ve ihracatında da güçlü bir üretim ve ihracat merkeziyiz. İzmir’de Dikili, Bayındır ve Kınık’ta tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerine yönelik çalışmalar hızla ilerliyor. Bu üç bölgemizin sağlayacağı itici güçle önümüzdeki beş yılın sonunda Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolara ulaşacak potansiyele ulaşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Fuar üretim ve ihracat potansiyelinin artmasına katkı sağlayacak Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık ise yaş meyve ve sebze sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi ve İzmir’in güçlü üretim yapısı, ürün çeşitliliği, lojistik altyapısı ve ihracat tecrübesiyle bu yapının en önemli merkezleri arasında yer aldığını belirten Balık, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren uluslararası organizasyonların İzmir’de düzenlenmesini son derece değerli bulduklarını ifade etti. Balık, “Interfresh’in yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve özellikle Ege Bölgesi’nin üretim ve ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Yıldır; “Tarım Master Planı için çalışmalarımız sürüyor” Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, tarımın çok geniş ve yaşamsal bir alan olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında destek sağladıklarını ve Tarım Master Planı için çalışmaların sürdüğünü söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını ifade eden Yıldır, “Tarımsal hizmetler dediğimiz zaman sudan tutun da verilen ekipman ve malzemelere kadar üretimin her aşamasında bulunuyoruz. Böyle olduğu için bu konuda bir çalışma gerçekleştirdik. Tarım Master Planı raporu hazırladık. Şu anda taslak aşamasında. Katılımcılarımızın da bu taslaktan haberdar olmasını ve düşüncelerini bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Her şeyin master planı var ama tarımın master planının bütün bunların içerisinde en önemlilerinden biri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Tarımda sürdürülebilirliğin önemine de dikkat çeken Dr. Zafer Levent Yıldır, her alana sürdürülebilirlik bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Tarımsal planlama çalışmaları kapsamında kırsalda yaşayan gençlere yönelik bir araştırma da yaptıklarını belirten Yıldır, “Kırsalda yaşayan gençliğin yaşam ve gelecek planları üzerine bir anket raporu hazırlattık. Tarım alanında ciddi bir iş gücü sorunumuz var. Bu konuda birtakım önlemlerin alınmasını ve desteklerin sağlanmasını en kısa sürede başarmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın büyük emeklerle gerçekleştirildiğini söyledi. Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 milyar doları aşmakta olan bu sektördeki ihracatının yanı sıra hala ambargo altında bulunan ve kolay kolay ticaret yapamayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciyesini, portakalını ve her türlü yaş meyve sebzesini buradan dünyaya pazarlamak için destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. KKTC’nin üretim ve girişimcilik potansiyelinin her geçen gün arttığını ifade eden Tatar, “Potansiyelimiz ve girişim yeteneklerimiz artmıştır. Elbette birtakım zorluklar vardır, ancak bu sektör önemlidir. Üreticimizin, sanayicimizin ve sektör paydaşlarının ekonomik olarak ayakta durmaları, istihdam yaratmaları ve ekonomiye katkı sağlamaları için sektörü büyütüp geleceğe taşıyabilmemiz adına yatırıma ihtiyaç vardır” diye konuştu. Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da Interfresh Eurasia Fuarı’nın Türkiye’nin yaş meyve sebze sektörünün üretim ve ihracattaki gücünü uluslararası platformda ortaya koyan önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kaçmaz, fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantıları ve ticari anlaşmaların üreticiye, ihracatçıya ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. “Yabancı alıcı sayısı yüzde 300 arttı” Interfresh Eurasia Fuarı Genel Koordinatörü Murat Özer de fuarın uluslararası etkinliğini her geçen yıl artırarak yoluna devam ettiğini söyledi. 2018 yılından bu yana özellikle yurt dışından gelen alıcı sayısını bu yıl yüzde 300 artırdıklarını ifade eden Özer, fuar alanında 80’in üzerinde ülkeden 580’i aşkın kayıtlı yabancı alıcıyı ağırlayacaklarını belirtti. Fuar boyunca bin 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Özer, “Amacımız Interfresh’i her yıl üzerine koyarak geliştirmek, uluslararası etkinliğini artırmak ve yurt dışında sektörümüzün önemli bir vitrini haline getirmek. Bugün itibarıyla Türkiye’nin tek yaş meyve sebze fuarı olarak büyüyerek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fuarın partner ülkesi, Denizli’nin ise partner şehri olduğunu belirten Özer, Denizli’nin üretim gücünü fuara taşımasından ve gösterdiği güçlü katılımdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. İnterfresh Eurasia Fuarı 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziemir Fuar İzmir alanında ziyaretçileri ağırlayacak.

Güzelbahçe Payamlı Bardacık Festivali’ne Ev Sahipliği Yapacak Haber

Güzelbahçe Payamlı Bardacık Festivali’ne Ev Sahipliği Yapacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, tarımı güçlendirmek ve üreticiyi kalkındırmak amacıyla şehrin kırsal yerleşimlerinde yürüttüğü destek çalışmalarının uygulandığı bölgelerden Güzelbahçe Payamlı bu hafta sonu Bardacık Festivali’ne ev sahipliği yapacak. 22-23 Ağustos tarihlerindeki festival öncesi Payamlı’yı ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Tarım Master Planı kapsamında toplanan veriler doğrultusunda kentteki üreticiye desteklerin artacağını söyledi. Güzelbahçe Belediyesi Başkan Vekili Ayşe Akın ise destekleri için Başkan Cemil Tugay’a gönülden teşekkür ederek, tüm İzmirlileri 22-23 Ağustos’ta Payamlı’ya çağırdı. Güzelbahçe’nin tarım faaliyetlerinin yoğun olarak sürdürüldüğü mahallelerinden Payamlı 22-23 Ağustos tarihlerinde yapılacak Bardacık Festivali’yle renkli bir hafta sonu geçirecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, bu yıl 12’ncisi düzenlenen festival öncesi Güzelbahçe Belediyesi Başkan Vekili Ayşe Akın ile birlikte Payamlı’yı ziyaret etti. Burada vatandaşlar ve üreticilerle bir araya gelen Başkan Vekili Yıldır ile Akın’a; İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ve Güzelbahçe Belediyesi Meclis Üyesi Memet Eren, Payamlı Muhtarı Celal Tekin, Payamlı Kooperatifi Başkanı Uğur Kahya ile meclis üyeleri eşlik etti. Yıldır: Sorunların neler olduğu hakkında çok ciddi veriler topladık İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, “Payamlı’ya Bardacık Festivali öncesinde ziyarette bulunduk. Büyükşehir Belediyesi olarak, Tarım Master Planı’nı yaptık. Bu doğrultuda Payamlı’da, Kavacık’ta, başka mahallelerde sorunların neler olduğu hakkında çok ciddi veriler topladık. Bunların dışında, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gücü elverdiğince insanlarımıza destek olmaya devam edeceğiz. Cemil Başkanımız da bu konuda oldukça kararlı. Bardacık Festivali’nin çok başarılı geçmesini, herkesin hoşnut kalmasını diliyorum” dedi. Akın: Hemşehrilerimizi Payamlı’ya bekliyoruz Güzelbahçe Belediyesi Başkan Vekili Ayşe Akın, “Köylümüze olan desteği için Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’a gönülden teşekkür ediyoruz. Özenle toplanmış bardacıkları, salkım salkım üzümlerimizi, buzlu bademlerimizi hep birlikte tatmak için Güzelbahçeli ve İzmirli hemşehrilerimizi 22-23 Ağustos’ta Payamlı’ya bekliyoruz” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı. Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü önleyecek politikalarla İzmir tarımına yeni bir yol çiziyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üretimi sürdüren çiftçinin emeğini, gıda güvenliğindeki kritik rolünü ve kırsal kalkınmanın önemini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de tarımın geleceğine yön veren adımlarıyla öne çıkıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma rotasını belirledi. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dirençli bir kent hedefiyle oluşturulan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı. Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli çiftçileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan plan kapsamında, ziraat odalarıyla birlikte kent genelindeki 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle kapsamlı görüşmeler yapıldı. Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın uzman ekipleri sahaya çıkarak tüm kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticilerin talepleri önceliklendirilerek uygulama süreci başlatıldı. “Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var” Başkan Dr. Cemil Tugay ile tarımda, kırsal kalkınmada bütüncül olarak bir yol haritası belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026'da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Kooperatiflerin ortak endişesi susuzluk Kooperatiflerle yapılan görüşmelerin ışığında Tarım Master Planı’nın ana hedeflerini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi. Kurucu, iklim değişikliğine uyum konusunda kooperatiflerle iş birliği yaptıklarını belirterek “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu. Gençlerin olması şart İkinci ana konunun, genç nüfusun kırsaldan kente göçü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız. Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi. Tarımda teknolojiyi önerdiklerini vurgulayan Kurucu, “Tarımsal teknolojinin gelişmesi lazım ancak 65-75 yaş aralığındaki çiftçilere yeni tarımsal teknolojiyi öğretmek çok zor. Onlardan, bundan sonra 10 yıl daha bir tarımsal üretimin içerisinde kalmalarını beklemek de çok zor. Bu nedenle gençlere çok önem veriyoruz. İstediğimiz, genç nüfusun yerinde kalması. Burada başlattığımız ‘Toprağın Genç Aklı’ projesi, sevindirici bir şekilde karşılık buldu ve çok umut vericiydi. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu. “İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor” Pandemi, susuzluk ve gıda krizi gibi konulara dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Başka krizler gelebilir. Bu gibi durumlarda İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım. Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. “Amacımız çok kooperatif değil, ortağı çok, dirençli kooperatif” Mevcut kooperatiflerin yapılarının güçlendirilmesi için eğitimlerin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda gittiğinizde kooperatiflere karşı bir güven kaybı var. Bu güven kaybının temel nedeni yönetimsel sorunlar olabiliyor. Hatalar yapıyorlar; hatalar yapınca bu kez karşılığı bir ceza, borç gibi bir şeyler gelebiliyor ve güven kaybı oluyor; kooperatif tasfiyeye gidiyor, iflasa gidiyor. Bunları engellemek için de önce kendi birimimize kooperatifle ilgili mevzuat eğitimi verdik. Kooperatifler bizden eğitim talep etti, onları da planlıyoruz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla da kooperatifçilik eğitimini biz yerinde onlara vereceğiz. Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi. “Doğayı kirletmeden, yerinde üretim” 2025 Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın "Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar" mottosunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bugün Fransa'da, Almanya'da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde. Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.