Hava Durumu

#Tarım Sanayi

Kırsal Haber - Tarım Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor" Haber

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasının 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördüğünü belirterek, “Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." dedi. Bakan Yumaklı, Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı “Foodist İstanbul"un açılış programına katıldı. Fuarın açılışında konuşan Bakan Yumaklı, dünyadaki gelişmelere bakıldığında insanlık tarihinin önemli kırılma noktalarından birine tanıklık edildiğini, küresel iklim değişikliği, ekstrem hava olayları, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, yükselen girdi maliyetleri, gübre krizleri ve hızla artan dünya nüfusunun bunlardan olduğunu dile getirdi. Bu dönemde tarım ve gıda sektörünün klasik bir ekonomik faaliyet alanı olmanın ötesine geçtiğini ifade eden Yumaklı, “Tarım ve gıda, bugün doğrudan bir milli güvenlik ve beka meselesidir. Nitekim dünyada yükselen gıda milliyetçiliği ve ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu bunun en açık göstergesidir." dedi. Bakan Yumaklı, nüfus artışı ve kentleşme hızına bakıldığında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) projeksiyonlarının 2050'de bugün üretilenden çok daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını gösterdiğini söyledi. “DÜNYADAKİ TARIMSAL ÜRETİMİN OLUŞTURDUĞU KATMA DEĞERİN YÜZDE 1,75'İ TÜRKİYE'YE AİT" Kaynakların sınırlı olduğunu, doğal kaynakların korunması gerektiğini belirten Yumaklı, şöyle devam etti: “Birim alandan daha fazla verim alacağız. Teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koyacağız. Tarımı, sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşıyacağız. İşte tüm bu küresel fırtınanın ortasında Türkiye, pasif bir izleyici değil süreci yöneten, altyapısını güçlendiren ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör. Bunun tesadüf olmadığını gösteren somut verilerimiz var. 2025 Dünya Bankası verilerine göre dünya ekonomisinde Türkiye'nin payı yaklaşık yüzde 1,35. Tarıma baktığımızda çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşıyoruz. Dünyadaki tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerin yüzde 1,75'i Türkiye'ye ait. 2002'de tarımsal hasılada dünyada 12'nci sırada bulunan Türkiye, bugün 7'nci sıraya yükselmiş durumda. Tarımsal hasılamız 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihimizin en yüksek seviyesini gördü. Bu, Cumhuriyet tarihimizin tarımsal hasılada ulaştığı en yüksek seviye. Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." “TÜRKİYE'NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ, KALİTESİNİ VE GÜVENİLİRLİĞİNİ KÜRESEL BİR MARKA DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ" Bakan Yumaklı, mevcut başarılarla yetinmediklerini, üretmek kadar üretileni dünyaya ulaştırmanın da önemli olduğunu ve bu nedenle ihracatçıların yeni pazarlara erişimini son derece önemsediklerini söyledi. Bir taraftan üretim gücünü artırırken, diğer taraftan yürüttükleri yoğun müzakerelerle ürünlerin önündeki teknik engelleri kaldırdıklarını ve yeni pazarların kapılarını açtıklarını dile getiren Yumaklı, “İstiyoruz ki Türk çiftçisinin emeği, dünyanın dört bir yanında raflarda yer alsın. Türkiye'nin üretim gücünü, kalitesini ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu doğrultuda yürüttükleri tarım diplomasisinin somut sonuçlarını almaya başladıklarını belirterek, somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerinin yanı sıra bademin de Çin pazarına girişinin önünü açtıklarını ifade etti. Çin'e kanatlı eti ürünleri ihracatının önünü açacak süreci ilerlettiklerini belirten Yumaklı, “Kiraz ihracatımızın daha etkin gerçekleştirilmesi için teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İncir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerimizde de yeni pazarların önünü açmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Diğer taraftan yaş meyve ve sebzeden su ürünlerine, süt ürünlerinden kanatlıya kadar birçok alanda işletmelerimizin onay süreçlerini hızlandırıyor, ihracatçımızın Rusya pazarındaki konumunu güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi. Yumaklı, Avrupa Birliği başta olmak üzere geleneksel pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini güvence altına almak amacıyla gıda güvenilirliği, bitki ve hayvan sağlığı, izlenebilirlik ve sertifikasyon alanlarında da çalışmaları kararlılıkla yürüttüklerini söyledi. Yeni dönemde önemli bir başka fırsatın daha olduğunu ifade eden Yumaklı, Türkiye'nin Suriye üzerinden Ürdün'e ve oradan Körfez ülkelerine uzanan kara yolu bağlantısının yeniden işler hale gelmesinin, özellikle yaş meyve ve sebze ile raf ömrü kısa ürünler için önemli bir lojistik avantaj sağlayacağını ifade etti. Bakan Yumaklı, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan transit koridorunun 15 Nisan 2026'dan itibaren faaliyete başladığını belirterek, bu hattın etkin kullanılmasıyla üreticilerin ürünlerini Körfez pazarlarına çok daha kısa sürede ulaştırabilecek yeni bir ticaret güzergahına kavuştuklarını dile getirdi. Üreticinin emeğini yalnızca Türkiye'nin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Yumaklı, “Türkiye'yi, bulunduğu coğrafyanın imkanlarını en iyi şekilde değerlendiren, kaliteli, güvenilir ve rekabetçi gıdanın dünyanın önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz." diye konuştu. “YIL SONUNA KADAR 4 OTB'Yİ DAHA ÜRETİME KAZANDIRACAĞIZ" Bakan Yumaklı, tarım-sanayi entegrasyonu açısından kritik öneme sahip Organize Tarım Bölgelerine (OTB) değinerek, Sera Organize Tarım Bölgelerinde jeotermal enerjinin kesintisiz gücünü seralarla buluşturduklarını, Besi Organize Tarım Bölgeleri ile de hayvancılıkta güçlü olunan yörelerin kalkınmasına katkı sağladıklarını dile getirdi. Bugüne kadar 46 OTB'ye tüzel kişilik kazandırdıklarını belirten Yumaklı, “16 OTB'de üretim başladı. Yıl sonuna kadar 4 OTB'yi daha üretime kazandıracağız. Diğer taraftan kırsal kalkınma yatırımlarımızdaki hibe ve teşviklerle, kırsalda üretimden işleme ve paketlemeye kadar gıda sanayimizin farklı alanlarındaki yatırımları destekliyoruz. Bu yatırımlarla, tıpkı AB coğrafi işaret tescilli 46 ürünümüzde olduğu gibi dünya çapında tanınan markalarımızın sayısını da artıracağız." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, güvenilir gıdanın önemine işaret ederek, vatandaşların gıda tüketim yerlerinin denetim geçmişine hızlıca ulaşabilmesi için karekod uygulamasını başlattıklarını ve belirli işletmeler için zorunlu hale getirdiklerini söyledi. Hasat öncesinden sonrasına, hallerden toplu tüketim ve satış yerlerine kadar denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Yumaklı, şunları kaydetti: “Başta B-Reçete olmak üzere aldığımız tedbirlerle önemli mesafe katettik. Zararlılarla mücadelede kimyasal yöntemler yerine biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi önceleyen politikalarımıza da devam ediyoruz. RASFF bildirim sayısının son 4 yılda yüzde 75 azalması, bu alanda doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ancak daha yapacak çok işimiz olduğunu da biliyoruz. Çünkü hedefimiz sadece bugün güvenilir gıda üretmek değil, Türk tarım ürünlerinin güvenilirliğini dünya pazarlarında güçlü bir marka değerine dönüştürmek. Bu doğrultuda karekodlu sağlık sertifikası, onaylı işletme prosedürleri ve benzeri yenilikçi uygulamalar geliştiriyoruz. Hem ithalat hem de ihracat süreçlerinde daha güvenilir, daha izlenebilir ve daha kaliteli bir gıda sistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bütün bu düzenlemeleri sektörümüzün paydaşlarıyla birlikte hayata geçiriyoruz. Gıda ve içecek sanayicilerimize, üretici ve ihracatçı birliklerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve bu çalışmalara katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." “SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİ HEM ÜRETİCİMİZ HEM SANAYİCİMİZ İÇİN GÜVENLİ BİR LİMAN OLARAK GÖRÜYORUM" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajı, modern üretim altyapısı, teknolojiye hızla adapte olan dinamik yapısı ve kararlı politikalarıyla, küresel fırtınaları en az zayiatla atlatarak küresel gıda tedarikinin güvenli limanı olmaya devam edeceğini söyledi. Sektörün rekabet gücünü daha da artırmak için sözleşmeli üretimin önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Özellikle ham madde tedarikinde sanayicimizin karşı karşıya kaldığı riskleri azaltmak, üretici ile sanayiciyi daha güçlü bir zeminde buluşturmak için sözleşmeli üretim modelini çok daha fazla benimsememiz gerekiyor. Ben sözleşmeli üretimi, hem üreticimiz hem sanayicimiz için güvenli bir liman olarak görüyorum." diye konuştu. Bakan Yumaklı, kurdele kesiminin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve beraberindeki heyetle fuar alanını gezerek firmalardan ürünlerine ilişkin bilgi aldı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.