Hava Durumu

#Tarım Sektörü

Kırsal Haber - Tarım Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekonomik Kalkınma İçin Kadın İstihdamı Vurgusu Haber

Ekonomik Kalkınma İçin Kadın İstihdamı Vurgusu

Erkunt Traktör İş Mükemmelliği Grup Müdürü Bahar Aydın Baydık, ülkenin kalkınması ve ekonomik gelişiminde kadın istihdamının büyük önem taşıdığını söyledi. Ekonominin temeli olan sürdürülebilir üretim için kadın iş gücünün öneminin artarak devam ettiğini vurgulayan Baydık, dünyanın hızlı bir değişim süreci yaşadığını dile getirdi. “Tarım dönüşüyor, teknoloji üretimin merkezine yerleşiyor, sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk haline geliyor” diyen Bahar Aydın Baydık şunları söyledi: “Bu dönüşümün en güçlü aktörlerinden biri ise kadınlar. Bugün kadınlar; sahada üretimi yöneten çiftçiler, mühendislikte inovasyona imza atan uzmanlar, karar mekanizmalarında strateji belirleyen liderler olarak tarımın geleceğini şekillendiriyor. Kadınların bilgi, teknoloji ve eşit fırsatlara erişimi; yalnızca bireysel başarı değil, sektörel kalkınma ve toplumsal gelişim anlamına geliyor” ÇİFTÇİNİN GÜCÜ VİZYONU Bahar Aydın Baydık, Erkunt Traktör olarak, üretimin sürdürülebilirliğinin ancak kapsayıcı bir anlayışla mümkün olduğuna inandıklarını kaydederek sözlerine şöyle devam etti: “Yıllardır süregelen 'Çiftçinin Gücü' vizyonumuz; emeği cinsiyetten bağımsız gören, fırsat eşitliğini destekleyen ve geleceği birlikte inşa etmeyi hedefleyen bir duruşu temsil ediyor. Daha güçlü bir tarım sektörü, daha dirençli bir ekonomi ve daha adil bir gelecek için kadınların potansiyelini desteklemeye, üretimde ve yönetimde daha fazla yer almalarını teşvik etmeye kararlıyız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü; dönüşüm, liderlik ve ortak geleceğimizin günü olarak kutluyoruz”

Özer Matlı: "Tarım Stratejik Öncelik Olarak Ele Alınmalıdır" Haber

Özer Matlı: "Tarım Stratejik Öncelik Olarak Ele Alınmalıdır"

Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyürken tarım sektöründe yaşanan yüzde 8,8’lik daralmaya dikkat çeken Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, gıda arz güvenliğinin stratejik önemine vurgu yaparak, savunma sanayisinde ortaya konan milli teknoloji hamlesi ve stratejik yaklaşımın tarım sektörüne de uyarlanmasının önemine işaret etti. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyüme kaydettiğini belirten Başkan Matlı, tarım sektöründe gerçekleşen yüzde 8,8’lik daralmanın yapısal ihtiyaçları daha görünür hale getirdiğini ifade etti. “Ekonomik büyümenin tüm sektörlere dengeli yansıması önemli” Başkan Özer Matlı, GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde inşaat sektörünün yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 8 ve sanayinin yüzde 2,9 oranında büyüdüğüne dikkat çekti. Matlı, “Ekonomimiz genel anlamda büyüme trendini korurken, gıda arz güvenliğimizin teminatı olan tarım sektöründeki daralma, bu alanda daha kapsamlı ve uzun vadeli politikalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Sürdürülebilir kalkınma için büyümenin tüm sektörlere dengeli şekilde yansıması büyük önem taşımaktadır” dedi. “Tarımda yapısal dönüşüm fırsatını değerlendirmeliyiz” Tarım sektöründeki tabloyu mevsimsel etkiler ve iklim koşullarının ötesinde, kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacı çerçevesinde değerlendirmek gerektiğini belirten Başkan Özer Matlı, “Kişi başına düşen GSYH’nin 18 bin 040 ABD dolarına yükseldiği bir tabloda, tarımın bu ölçüde daralma göstermesi, sektörün uzun süredir gündemimizde olan yapısal dönüşüm ihtiyacını daha görünür kılmaktadır. Bu tabloyu, tarımı daha güçlü ve rekabetçi hale getirmek için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Girdi maliyetlerinden üretim planlamasına kadar uzanan başlıklarda bütüncül çözümler geliştirilmesi gerekmektedir. Tarım, tıpkı savunma sanayisi gibi bir ülke için stratejik bir sektördür. Sürdürülebilir gıda üretimi, toplumsal refahın ve ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarındandır” diye konuştu. Gıda arz güvenliği için stratejik yaklaşım Bursa Ticaret Borsası olarak Gıda İhtisas OSB gibi projelerle üretimin katma değerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Matlı, “Savunma sanayisinde hayata geçirilen milli teknoloji hamlesi ve stratejik odaklanma, tarım sektörü için de ilham verici bir modeldir. Gıda güvenliği günümüz dünyasında stratejik bir başlıktır. Üreticimizi destekleyen, tarımsal katma değeri artıran ve gençleri yeniden toprağa yönlendiren reformların uygulanması büyük önem taşımaktadır. Tarımsal destek mekanizmalarının stratejik yatırım perspektifiyle güçlendirilmesi sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik bir adımdır. Bugün üretimde yaşanan her yüzde 1’lik kaybın yarın enflasyon baskısı olarak geri dönmemesi için tarımın güçlü ve dirençli bir yapıya kavuşturulması ortak sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.

Gürer: ''İthal Değil, Yerli Üretimle Tarım Ayağa Kalkmalıdır'' Haber

Gürer: ''İthal Değil, Yerli Üretimle Tarım Ayağa Kalkmalıdır''

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin kredi kullanarak ayakta durmaya çalıştığını belirtti. Geçen yıl yaşanan üretim kayıplarının tarımdaki sorunları artırdığını ifade eden Gürer, ithale dayalı olarak gıda açığının giderilmeye çalışılmasının, çevremizde birden çok savaşın yaşandığı bir dönemde ciddi riskler yarattığını vurguladı. Bu nedenle arz açığı bulunan temel gıda ürünleri için acil önlemler alınması gerektiğini söyledi. Savaşların ve salgınların ders niteliğinde olduğuna dikkat çeken Gürer, bu nedenle üretimin kapsamlı biçimde planlanması gerektiğini belirterek, “Savaşlar, gıdada kendi kendine yeterliliğin zorunluluğunu gösteriyor. İthal değil, yerli üretimle tarım ayağa kaldırılmalıdır. Çiftçi, üretici ve besici, borçla üretimi ve hayvancılığı sürdürmeye çalışmaktadır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tarım kesimi için çok zor bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kuraklık ve zirai donun yanı sıra düşük alım fiyatları, çiftçiyi, üreticiyi ve besiciyi daha çok borçlanmaya neden oldu. Tarım sektörü geçen yıl saatte 42 milyon TL borçlandı. Kredi ödeyemeyen çiftçi ve besici icralık oldu. Bunun yanında, 2002 yılının altında üretim yapılan ürünler de oldu. Dünya; savaş, salgın ve iklim değişikliğinin etkisi altında. Birçok ülkede olduğu gibi, kendi kendine yeten ülkeler dışında ithal ürün alan ülkeler her olumsuz gelişmeden doğrudan etkileniyor. Ülkemizde yaşanan süreçleri dikkate alarak mutlaka bakliyat ve hububat başta olmak üzere gıda üretiminde yeterli düzeye ermeliyiz. Bunun yolu da ihtiyaçlar dikkate alınarak planlı üretime geçilmesidir.” CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin bir yılda kredi borcunun 370 milyar TL artarak 1,2 trilyon lirayı aşan bir boyuta ulaştığını belirtti. Bu borç yükünün tarım sektörünü icra kıskacına aldığını ifade eden Gürer, 5 binden fazla tarla ve yüzlerce üretim aracının icra daireleri tarafından satışa çıkarıldığını söyledi. “Yeni krediye erişemeyen, beklediği gelire de ulaşamayan üretici büyük sıkıntıya düştü.” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “Artık sadece traktör değil, iflas edenlerin tohumu ve ilacı bile icradan satılıyor. Çiftçi, üretici ve besici, borçları nedeniyle tarımın dışına itilmemelidir.” GEÇEN YIL HERGÜN 1 MİLYARIN ÜSTÜNDE TARIM KESİMİ BORÇLANDI. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım borçları son bir yılda %42,7 oranında artış gösterdi. Bu artış hızı, sadece bir günde ortalama 1 milyar 15 milyon TL yeni borç yükü anlamına geliyor. 26 Şubat 2026 gününe kadar bu yıl verileri ise her gün yaklaşık 200 tarlanın icra daireleri ve sulh hukuk mahkemesi tarafından satışa çıkarıldığını gösteriyor” diye konuştu. "1 YILDA BORÇ DAĞ GİBİ BÜYÜDÜ" Ömer Fethi Gürer, 2024 ve 2025 yılları arasındaki değişkenlik 2026 yılına bu yönden de iktidarın daha çözümcü bakması gerektiğini gösteriyor. 2024 yılını tarım sektörü 868 milyar 658 milyon TL borçla bitirmişti. 2025 yılını 1 trilyon 239 milyar 445 milyon TL borçla kapattı. Bu, tarım tarihimizde bir yılda yaşanan en yüksek artıştır. Çiftçinin sırtına bir yılda tam 370 milyar liradan fazla ek yük bindi. Bunu tarım kesimi sırtına yüklemek üretenleri ezer.Bu nedenle destekler artırılmalıdır.Özellikle akaryakıt,gübre,yem ithal ürünler olarak savaşlarında etkisiyle artacağı görülüyor.Bu süreç tarım kesimini daha zorlayacaktır.Aynı zamanda savaşlar stoklama gereği artırması ithal ürün temininde sorun yaratacağı hesaplanıp yerli üretimi arttırıcı politikalar oluşturulmalıdır “ dedi. "İCRA DAİRELERİ TARIM PAZARINA DÖNDÜ" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, borç yükünün sadece rakamlardan ibaret olmadığını, somut bir mülkiyet kaybına dönüştüğünü vurgulayarak 26 Şubat itibarıyla icra dairelerindeki "satılık tarım envanterini" paylaşarak, "Sadece bugün icradan satılık listesine baktığımızda karşımıza çıkan tablo düşündürücüdür . 26 Şubat tarihinde; 60 traktör, 5 bin 249 tarla, 7 besi damı, 352 bağ ve 24 tarım makinesi icradan satışa çıktı. Çiftçinin eli, ayağı, toprağı elinden alınıyor. İcra daireleri adeta birer tarım pazarına dönüştü ama burada satış yapan çiftçi değil, alacaklı bankalar!" dedi. "İFLAS EDEN İŞLETMENİN TOHUMU BİLE HACİZLİ" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki çöküşün boyutunun artık taşınmazları aşıp üretimin en temel girdilerine kadar ulaştığına dikkat çekti. “Çiftçi ve üreticinin tarlası, traktörü icrada satıldığı gibi, iflas eden işletmelerden çok sayıda tohum ve zirai ilaç dahi icra yoluyla satışa çıkarıldı. İcra ne bulursa satıyor. Çiftçi, üretici ve besici, tarımın bu şartlarda nasıl sürdürüleceğini düşünüyor. 2026 yılında, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre verilmesi gereken doğrudan desteğin 772 milyar lira olması gerekirken, 168 milyar lira olarak verileceği açıklandı. Bu destek artırılmalıdır. Mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Tarım kesiminin borçları ötelenip faizler silinerek, bir an önce haciz işlemleri durdurulmalıdır.” diye konuştu.

CHP'li Başevirgen'den Milli Parklar Kanunu Teklifine Sert Eleştiri Haber

CHP'li Başevirgen'den Milli Parklar Kanunu Teklifine Sert Eleştiri

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan Milli Parklar Kanun Teklifini eleştirdi. Doğa talanına ve ranta hizmet edecek bir teklifle karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Başevirgen, “Bu yıl tarım sektörü yüzde 13 ile en sert daralmasını yaşadı. Ülkede üretici kalmadı. Tarımda çalışan sayısı 7,5 milyondu, 4,5 milyona düştü. Genç çiftçi sayımız yüzde 15’e düştü, ortalama çiftçi yaşı ise 58’e yükseldi. 23 yılda yaklaşık 2,5 Kıbrıs Adası büyüklüğündeki tarım alanımız yok oldu. 2002 yılında mazot 1,62 liraydı bugün 60 liraya dayandı. Bunları konuşmalı, bunlara çözüm yolu aramalıydık. Ancak tüm bu sorunlar ortada dururken önümüze bir teklif getiriliyor ve iktidar yine birilerine rant kapılarını açıyor, sermayeyi koruyor ve doğa talanına izin veriyor” dedi. CHP Manisa Milletvekili, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada görüşülmekte olan Milli Parklar Kanun Teklifini eleştirdi. “DOĞA TALANINA VE RANTA HİZMET EDECEK BİR TEKLİFLE KARŞI KARŞIYAYIZ” Doğa talanına ve ranta hizmet edecek bir teklifle karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Başevirgen, “Tarımın, çiftçinin, üreticilerin çözülmesi gereken çok daha acil can alıcı sorunları varken, böyle bir teklifin meclis gündemine getirilmesi hazindir. Çiftçilerin, üreticilerin, besicilerin sorunlarını konuşmalıydık. Ekilen ürünlerin tarlada kalmasını, tarlada ucuz, tezgahlardaki yüksek fiyat farklarını konuşmalıydık. Ama AKP’nin Milli Parkları talana açan teklifini konuşuyoruz. 1 trilyon lirayı aşan ve ödenemeyen çiftçi borçlarını, banka kredilerini konuşmalıydık ama doğal mirasımızı korumaktan ziyade, onu yönetilebilir bir ‘kaynak’ haline getirmeyi hedefleyen kanun teklifini görüşüyoruz” dedi. “ÇARŞI, PAZAR AKP SAYESİNDE YANGIN YERİ” İktidarın çiftçiye yeterli destek vermediğinin altını çizen Başevirgen, “İktidarın, Tarım Kanununa uymayarak çiftçimize vermesi gereken 770 milyar lira destek yerine, verdiği 168 milyar lirayı konuşmalıydık. Ama iktidar ne yaptı, her zaman olduğu gibi üretimin ve üreticinin yanında olmak yerine, yandaş sermayenin, talanın, yağmacıların yanında olmayı seçti. Anadolu’nun dört bir yanındaki üretici bitme noktasına geldi ve son çare olarak, ekipmanını, traktörünü, tarlasını satıyor. İktidar ise milli parklarımızı, önemli su kaynaklarımızı, hayvanların göç yollarını bir avuç imtiyaz sahibine peşkeş çekiyor. İktidarın ithalatçı, tarımı bitiren politikaları yüzünden emekli, asgari ücretli, dar gelirli vatandaşlarımız temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldi. Mutfak boş, kiler boş, gıdaya ulaşmak mucize. Çarşı, pazar AKP sayesinde yangın yeri” diye konuştu. “İKTİDAR YİNE BİRİLERİNE RANT KAPILARINI AÇIYOR VE DOĞA TALANINA İZİN VERİYOR” AKP’nin 23 yıllık iktidarının sonunda, toplumun her kesiminden yükselen çığlığı duymadığını da belirten Başevirgen, “İktidarları artık hiçbir sorunu çözemez hale gelmişken, getirdikleri bu teklifle halkımızın çözüm bekleyen hangi sorunu çözülecek? İktidar, kimlere söz veriyor kimlere göz kırpıyor? Bu yıl tarım sektörü yüzde 13 ile en sert daralmasını yaşadı. Ülkede üretici kalmadı. Tarımda çalışan sayısı 7,5 milyondu, 4,5 milyona düştü. Genç çiftçi sayımız yüzde 15’e düştü, ortalama çiftçi yaşı ise 58’e yükseldi. 23 yılda yaklaşık 2,5 Kıbrıs Adası büyüklüğündeki tarım alanımız yok oldu. 2002 yılında mazot 1,62 liraydı bugün 60 liraya dayandı. Bunları konuşmalı, bunlara çözüm yolu aramalıydık. Ancak tüm bu sorunlar ortada dururken önümüze bir teklif getiriliyor ve iktidar yine birilerine rant kapılarını açıyor, sermayeyi koruyor ve doğa talanına izin veriyor” ifadelerini kullandı. “HİÇBİR STK’DAN, MESLEK ODASINDAN VEYA KONU PAYDAŞINDAN GÖRÜŞ ALINMADI” Görüşülmekte olan teklifin hazırlanırken hiçbir STK’dan, meslek odasından veya konu paydaşından görüş alınmadığına da vurgu yapan Başevirgen, “Bu teklifle, millî parklarda turistik amaçlı bina ve tesis kurulmasına Bakanlık görüşüyle izin verilmesi hedefleniyor ve 49 yıllığına tahsis sağlanıyor. Bu teklifle, korunan alanların yönetimi yerel yönetimlerden ve bağımsız kurumlardan alınarak merkezi idareye devrediliyor. Bu teklif doğal yaşamı ve koruma alanlarını yok etmeyi amaçlıyor. Yandaş sermayenin doğayı talan etmesinin önünü açıyor. Bu teklif, imtiyazlarla denetim ve gözetimle ilgili yetkiyi sadece iktidara bırakıyor ve maalesef keyfiyet meşrulaştırılıyor” dedi.

Gürer: ''BAĞ-KUR Prim Borcu Olan Çiftçiye Kredi Engeli Kaldırılsın'' Haber

Gürer: ''BAĞ-KUR Prim Borcu Olan Çiftçiye Kredi Engeli Kaldırılsın''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, BAĞ-KUR prim borcu bulunan çiftçilerin Hazine destekli sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanamamasına neden olan düzenlemenin kaldırılması amacıyla hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Gürer, söz konusu uygulamanın çiftçileri üretimden koparmasına neden olabileceğini vurguladı. Tarım sektörünün son yıllarda çok yönlü bir krizle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Türkiye ekonomisinin ve kırsal istihdam yapısının temel direklerinden biri olan tarım sektörü, son yıllarda derinleşen yapısal sorunların yanı sıra iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle son derece kırılgan bir sürece girmiştir,” diye konuştu. “2025 YILI ÜRETİCİ AÇISINDAN AFET YILI OLDU” 2025 yılı boyunca ülkenin farklı bölgelerinde yaşanan doğal afetlerin tarımsal üretimi ağır biçimde etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bitkisel ve hayvansal üretimde ciddi kayıplar yaşandığını dile getirdi. Gürer “2025 yılı boyunca ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde ardı ardına yaşanan kuraklık, hayvan hastalıkları, zirai don ve dolu gibi afetler; hububat, bakliyat, meyve ve sebze üretiminde ciddi rekolte kayıplarına yol açtı. Hayvancılıkta ise yem temini ve artan maliyetler üreticiyi ağır bir baskı altına aldı” dedi. Bu koşulların üreticinin iradesi dışında geliştiğini vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yaşananların mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “ÇİFTÇİ PRİMİNİ DEĞİL, AYAKTA KALMAYI DÜŞÜNÜYOR” Yaşanan doğal afetlerin ardından gelir kaybına uğrayan çiftçilerin sosyal güvenlik primleri ve kamu borçlarını ödemekte zorlandığını söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, üreticinin borç sarmalına itildiğini ifade etti: “Yaşanan afetler üretim miktarlarını düşürdü, çiftçinin geliri ani ve telafisi güç biçimde azaldı. Bu durumda üretici, BAĞ-KUR primi başta olmak üzere vergi ve kamu borçlarını ödeyemez hale geldi. Gelir-gider dengesi bozulan çiftçi, borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyor.” “KREDİ KAPISI KAPANIRSA ÜRETİM ZİNCİRİ KOPAR” 1 Ocak 2026 itibarıyla kamuya borcu olan çiftçilerin sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanmasının engellenmesini eleştiren Ömer Fethi Gürer, bu uygulamanın tarımı kilitlediğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımsal üretim mevsimseldir, süreklilik gerektirir ve ön finansman olmadan yapılamaz. Krediye erişimin borç gerekçesiyle engellenmesi, üretim zincirinin en temel halkasında tıkanmaya yol açmaktadır,” dedi. Gürer, finansmana ulaşamayan üreticinin üretimden çekildiğine dikkat çekerek, “Bu durum ekim alanlarının daralmasına, hayvansal varlığın azalmasına ve tarımsal kapasitenin kalıcı biçimde zayıflamasına neden olur,” diye konuştu. “BU SADECE ÇİFTÇİNİN DEĞİL, ÜLKENİN MESELESİDİR” Sorunun yalnızca çiftçiyi değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, gıda arz güvenliği riskine dikkat çekerek, “Üretimde yaşanacak her daralma, ithalat bağımlılığını artırır, gıda fiyatlarını yükseltir ve enflasyonist baskıları toplumun tüm kesimlerine yayar. Bu nedenle mesele bireysel borç değil, kamu yararı ve ekonomik istikrar meselesidir,” dedi. “AMACIMIZ ÇİFTÇİYİ TARLADA TUTMAK” Hazırlanan kanun teklifinin amacını net ifadelerle ortaya koyan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu kanun teklifiyle mücbir sebeplerle ve AKP iktidarının yanlış tarım politikaları sonucu gelir kaybına uğrayan üreticilerin finansmana yeniden erişimini sağlamayı amaçlıyoruz. Çiftçinin üretimden kopmasını engellemek, tarlaların boş kalmamasını sağlamak ve gıda arzını güvence altına almak istiyoruz. Üretici korunursa toplum korunur.” GÜRER’İN KANUN TEKLİFİ MADDESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi ise şöyle: MADDE 1- 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu'na aşağıdaki ek madde eklenmiştir: "EK MADDE 2 - Kamu bankaları ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından üreticilere kullandırılan Hazine faiz destekli kredilerin tahsis, onay ve kullanım süreçlerinde; 5510 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden doğan prim ve BAĞ-KUR borçlarının bulunması hiçbir şekilde kısıtlayıcı bir kriter olarak değerlendirilemez." MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

10'uncu Dönem Tarım Gençlerle Yükseliyor Fikir Yarışması Sonuçlandı Haber

10'uncu Dönem Tarım Gençlerle Yükseliyor Fikir Yarışması Sonuçlandı

İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından tarım alanında çalışmalar yapmak isteyen gençlere destek vermek amacıyla bu yıl onuncusu düzenlenen ve geleneksel hale gelen “Tarım Gençlerle Yükseliyor” fikir yarışması sonuçlandı. “Akıllı Tarım”, “Çevre Dostu Tarım”, “Tarımsal Pazarlama, Markalaşma ve İletişim”, “Kırsal Kalkınma” ve “Bitkisel ve Hayvansal Üretim” olmak üzere beş ayrı başlık altında düzenlenen yarışmayla birlikte tarımda sürdürülebilirlik ve rekabet gücünün artırılması, çağdaş tarımsal uygulamaların geliştirilmesi amaçlandı. Aynı zamanda, gençlerin tarım sektörüyle olan ilişkisini güçlendirmek adına tarımsal alanda yenilik yaratacak ve tarımın farklı çalışma alanları ile entegrasyonunu sağlayacak fikirler üretmeye teşvik edilmesi hedeflendi. İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme yolunda tarımın hayati rolüne dikkati çekerek, “Gençlerin tarım ve hayvancılık sektörünün içinde tutulması çözmemiz gereken çok büyük bir mesele.135 yıldır İzmir’e ve ülke ekonomisine hizmet eden İzmir Ticaret Borsası olarak faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda evrensel değerler ışığında çalışmayı ilke edinmiş bir kurumuz. Başarıların tesadüflerin eseri değil, istikrarlı çalışmaların ürünü olduğuna inanıyoruz.” dedi. Ulu Önderimizin ‘Bütün ümidimiz gençliktedir’ sözünden ilham alarak tüm alanlarda olduğu gibi tarım sektörü için de ülkemizin geleceği olan gençlerimizin tarım ve hayvancılık sektörünün içinde tutulmasının oldukça önemsedikleri ve uzun yıllardır üzerinde çalışmalar yürüttükleri bir konu olduğunun altını çizen Işınsu Kestelli, “Buradan hareketle, bu yıl onuncusunu düzenlediğimiz Tarım Gençlerle Yükseliyor Proje Fikir Yarışmamızla tarım alanında çalışma yapmak isteyen gençleri destekleyerek yaratıcı fikirleri ortaya çıkarmayı amaçladık. İzmir Ticaret Borsası olarak her zaman bu yolda gençlerimizin yanındayız” diye konuştu. Başvuruların tamamlanmasını takiben Borsa Yönetimi, akademisyenler ve resmi kurum temsilcilerinden oluşan jüri tarafından, yarışma şartnamesine uygunluk gösteren projelerin belirlenmesinin ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda birincilik ödülüne layık görülen proje 50.000 TL, ikinci olan proje 30.000 TL, üçüncü olan proje ise 20.000 TL para ödülü almaya hak kazandı. Derecelerin yanı sıra jüri tarafından fikri sergilemeye uygun görülen katılımcılar ise 5.000’er TL sergileme ödülü aldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda ödül kazanan 3 kişinin yanı sıra sergilemeye lâyık görülen proje sahiplerine yakın tarihte İzmir Ticaret Borsası organizasyonunda düzenlenecek sergi ve ödül töreni ile ödül ve katılım sertifikaları takdim edilecek. Seçici Kurul kimlerden oluştu? İTB Yönetim Kurulu Üyeleri İlhan Zincircioğlu, Sonnur Kırmızıoğlu, Borsa Onur Üyesi Dr. Tayfur Akın, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Fatih Kılıç, TOBB Akademik Danışmanı ve Ege Üniversitesi İktisat Bölümü Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Duygu Tosun, Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve Gıda İşleme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Gönen Özşatır, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. Seda Ersus. Yarışmada ödül kazananlar: Birincilik ödülü: Tarık Yıldız/ Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Peynir Altı Suyu ve Tarımsal Atıklardan Elde Edilen Kapsüllenmiş Probiyotik ve Biyokömür Destekli Akıllı Gübre Üretimi” Konulu Proje Fikri İkincilik ödülü: Ali Kayra Kocatürk/ Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Agrion - İklim Dostu Tarım İçin Robotik Morfolojik Mahsul Fenotipleme Sistemi” Konulu Proje Fikri Üçüncülük ödülü: Buse Yıldız/ Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Bıo-Condenser” Konulu Proje Fikri Sergilenmeye Hak Kazanan Proje Fikirleri: Selin Saygel/ Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “R-Viyol” Konulu Proje Fikri Şehnaz Can/ Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Agrisah” Konulu Proje Fikri Sude Cangür - İbrahim Çelik/ / Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Biokor” Konulu Proje Fikri Cihan Karapunar / Tarımsal Pazarlama, Markalaşma ve İletişim Kategorisi: “Farmer Ai: Dijital Çiftliğiniz” Konulu Proje Fikri Mehmet Fatih Aksoy / Çevre Tarım Kategorisi: “Sıvı Biyo-Kalkan 4.0: Yapay Zekâ Destekli Drone Teknolojisi ile Uygulanan Faz Değiştiren Biyo-Malç Sistemi” Konulu Proje Fikri Mehmetcan Erbaş / Akıllı Tarım Kategorisi: “Tohumun Mikro Evreninde, Tarımın Yeni Geleceği” Konulu Proje Fikri Ahmet Taha Akkoca / Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Çay Çöpünden Biyoaktif Gübre ve Su Tutucu Jel Üretimi ile Çevre Dostu Tarım Uygulamaları” Konulu Proje Fikri Ece Yücel / Kırsal Kalkınma Kategorisi: “Agro Anatolian Fine Dining Project” Konulu Proje Fikri Hümeyra Sarıdayı / Bitkisel ve Hayvansal Üretim Kategorisi: “Su ve Balık Takibi İçin Otonom Hareket Edebilen İnsansız Su Altı Aracı (Rov) Geliştirilmesi” Konulu Proje Fikri Özge Karacay / Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Bio-Sap” Konulu Proje Fikri Eslem Şura Cağaloğlu / Kırsal Kalkınma Kategorisi: “"Lezzet Kâşifi - Deneyim Koridorları Uygulaması "” Konulu Proje Fikri Hidayet Ersin Büyüksarı / Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Biopop "” Konulu Proje Fikri Duygu Bağçivan / Çevre Dostu Tarım Kategorisi: “Toprakta Sessiz Güç – Otizmli Çocuklar İçin Tarım ve Doğa Temelli Destek Projesi” Konulu Proje Fikri Tülin Kılıç / Kırsal Kalkınma Kategorisi: ““Toprağın Çocukları: Tarım ve Hayvancılıkla Güçlenen Özel Aileler”” Konulu Proje Fikri Proje fikri sergisi 3–7 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 21. Ulusulararası AgroExpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda fuar ziyaretçilerine açık olacaktır.

Erkunt Traktör, 23 Yıldır Çiftçilerin Yol Arkadaşı Haber

Erkunt Traktör, 23 Yıldır Çiftçilerin Yol Arkadaşı

Tarım sektörünün tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de stratejik bir konuma yükseldiğini belirten Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, 2025 yılında yaşanan kuraklıklarla birlikte finansmana erişimde yaşanan sorunların ön planda olduğunu söyledi. Ekonominin temelinde üretim ve üretici olduğuna dikkat çeken Saylan, Erkunt Traktör olarak yalnızca traktör üreten bir marka değil; yıllardır çiftçinin emeğini ve geleceğini gözeten bir yol arkadaşı olduklarını vurguladı. 2025 yılının tarım sektörü ve makine yatırımları açısından dalgalı ve zorlayıcı bir yıl olduğunu kaydeden Tolga Saylan, “İklim kaynaklı kuraklık, yağış azlığı ve bazı bölgelerde yaşanan don olayları, rekolteyi ve çiftçimizin gelir beklentisini doğrudan etkiledi. Bunun üzerine finansmana erişimdeki sıkılaşma ve kredi kanallarındaki daralma, sektördeki yatırım iştahını belirgin şekilde baskıladı. Erkunt olarak bu dönemi ‘bekle-gör’ yaklaşımıyla değil; sahayı daha yakından dinleyerek ve süreçlerimizi daha verimli kurgulayarak yönettik. Zorlu koşullarda bile çiftçimizin işini kolaylaştıracak ürün, hizmet ve erişilebilirlik başlıklarına odaklanmayı sürdürdük. 2025’i, dayanıklılığımızı ve planlama disiplinimizi test ettiğimiz; aynı zamanda yeni nesil dönüşümleri sahaya indirdiğimiz bir yıl olarak görüyoruz” diye konuştu. ÜRÜN PORTFÖYÜNÜ ZENGİNLEŞTİRDİK 2025 yılında çiftçilerin farklı ihtiyaçlarına yanıt veren model çeşitliliğine ağırlık verdiklerini kaydeden Saylan, şunları söyledi: “2025’te pazar genelindeki daralmaya rağmen stratejik önceliğimiz; ürün portföyümüzü pazar beklentileriyle uyumlu şekilde güncellemek ve müşteri deneyimini güçlendirmek oldu. Bu kapsamda Faz 5 emisyon seviyesine geçişi planladığımız takvim doğrultusunda tamamlayarak üretim süreçlerimizi ve model gamımızı yeniledik. 26 HP’den 125 HP’ye uzanan geniş ürün yelpazemizle farklı ihtiyaçlara hitap etmeyi sürdürdük. Ayrıca motor garanti süresini 5 yıla çıkararak, kendi motorumuz olan e Capra Motor’a duyduğumuz güveni ortaya koyduk. Bu geçişle birlikte çiftçimizin yıllık bakım maliyetlerinde yüzde 45’e varan ciddi bir iyileştirme sağladık. Pazarın yaklaşık yüzde 40 daraldığı bir yılda, yeni ürünlerimiz ve yaygın hizmet altyapımız sayesinde pazar payımızı koruduk. Müşteri memnuniyeti tarafında ise sahadan aldığımız geri bildirimleri düzenli olarak analiz ederek hem ürün iyileştirmelerinde hem de satış sonrası süreçlerde hızlı aksiyonlar aldık.” 2026’DA PAZAR PAYIMIZI YÜKSELTMEK İSTİYORUZ 2026 yılında pazar payını artırmayı hedeflediklerini dile getiren Tolga Saylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026’da talep eğiliminin, 2025’e benzer şekilde temkinli seyretmesini bekliyoruz. Bununla birlikte emisyon normlarına uyumun sektör genelinde daha dengeli bir rekabet ortamı yaratacağına inanıyoruz. Erkunt Traktör olarak 2026 yılında; sahada güçlü hizmet ağımız, güncellenmiş ürün portföyümüz ve toplam sahip olma maliyetini optimize eden yaklaşımımızla pazar payımızı orta vadede yüzde 10’un üzerine taşımayı hedefliyoruz. Ürün geliştirme tarafında verimlilik, dayanıklılık ve kullanıcı konforu odağında ilerliyoruz. Motor teknolojileri, yakıt verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik, Ar Ge gündemimizin omurgasını oluşturuyor. e Capra motorunu geliştirirken yaklaşımımız; yalnızca emisyon normlarına uyum sağlamak değil, aynı zamanda çiftçimizin yakıt maliyetlerini düşüren ve sahada uzun ömürlü performans sunan bir çözüm üretmekti. Bugün Faz 5 uyumlu motorlarımızla bu hedefi sahada destekleyen bir noktadayız. Çiftçimizin değişen koşullarda daha az maliyetle daha yüksek verim almasını sağlayacak teknik geliştirmeler ve uygulamalar, gündemimizin merkezinde olmaya devam edecek.” İHRACATTA KONTROLLÜ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İhracat faaliyetlerini, Erkunt Traktör’ün ihracat markası olan ArmaTrac üzerinden yürüttüklerini hatırlatan Saylan, “Özellikle Avrupa pazarı; mühendislik seviyesi, emisyon normları ve güvenilirlik açısından önemli bir referans. ArmaTrac çatısı altında, Avrupa standartlarına uyumlu ürünlerimizle sürdürülebilir bir varlık hedefliyoruz. Bölgesel pazarlarda ise hızlı büyümeden ziyade, doğru ürün–doğru pazar dengesiyle ilerlemeyi önemsiyoruz. Her ülkenin tarımsal yapısı ve kullanım alışkanlıkları farklı. Bu nedenle yerel ihtiyaçlara uygun çözümlerle, marka değerimizi koruyan kontrollü bir büyüme yaklaşımını benimsiyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.