Hava Durumu

#Tarım Teknolojileri

Kırsal Haber - Tarım Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım Teknolojileri TEKNOFEST'te İkinci Yılında Haber

Tarım Teknolojileri TEKNOFEST'te İkinci Yılında

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıldan itibaren tarım teknolojilerinin TEKNOFEST'te yer almaya başladığını belirterek, gıda arz güvenliğinin de savunma sanayisi kadar önemli bir milli güvenlik meselesi olduğunu söyledi. Yumaklı, savunma sanayisinde yakalanan mühendislik başarısının tarım teknolojilerinde de yakalanabileceğini ifade etti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'yu ziyaret etti. Etkinlik kapsamında stantları ziyaret eden Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'e yönelik yoğun ilgiye dikkati çekerek, TEKNOFEST'in savunma sanayisi konusunda Türkiye'nin mühendislik anlamında geldiği noktayı ülkenin gündemine ve üretime dönüştürerek dünyanın gündemine sokmayı başardığını belirtti. Yumaklı, bu anlamda Selçuk Bayraktar'ı ve ekibini tebrik etti. Tarım teknolojileri TEKNOFEST'te ikinci yılında Bakan Yumaklı, tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te yer aldığını belirterek şunları kaydetti: "TEKNOFEST'e geçen yıldan itibaren tarım teknolojileri dahil oldu. Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir. Bu yıl tarım teknolojileri ikinci yılına geldi. İnanıyorum ki savunma sanayisinde yakalamış olduğumuz mühendislik başarısını tarım teknolojilerinde de yakalayacağız. Geliştirilen teknolojiler sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlayacak. Bu ülkenin insanları daha kaliteli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim için burada üretilen zihinsel, fikirsel ve uygulamalı olarak da geliştirilmiş teknolojiyi kullanacak, hatta bu teknolojiyi farklı ülkelere de ihraç ederek başka bir getirinin de yolunu açacak." Tarım teknolojileri alanındaki çalışmaları inceledi Bakan Yumaklı, daha sonra Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı'nın TEKNOFEST'teki alanında yer alan uydu fotoğraflarıyla tarla takip sistemi hakkında bilgi aldı. Yumaklı, topraktan teknolojiye deneyim atölyelerine geçerek burada deneyim yaşayan çocuklarla sohbet etti ve yem hazırlamayı otomasyon hale getiren sistemi inceledi. “Bu bir vatan savunmasıdır” Etkinlik kapsamında TÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli”ne katılan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtaç olduğunu söyledi. Türkiye'de TEKNOFEST'in savunma sanayi başlığının altında ülkenin savunmasının en önemli garantisi olarak görüldüğünü belirten Yumaklı, TÜME ile geçtiğimiz yıl TEKNOFEST'in içinde tarım teknolojileri kümelenmesi kavramının girdiğini ifade etti. Yumaklı, “Bu bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Ülkeler, gıda güvenliği konusunu bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada büyük problemleri yaşamanız mümkün. Tohumdan sofranızdaki bir lokma ekmeğe kadarki olan süreci bloklar arasında bir boşluk bırakmadan yapmanız gerekir.” ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'in Şanlıurfa başta olmak üzere bundan sonraki illerde de büyük bir heyecan oluşturacağını vurgulayarak, her geçen gün katlanarak, artarak devam edeceğini kaydetti. Tarımda doğru planlama ve teknoloji vurgusu Tarımda doğru planlamanın önemine değinen Yumaklı, “Doğru bir şekilde planlayıp tam o an hazır olmanız gerekir. Geçtiğimiz yıl birbiriyle entegre bir otonom çiftlik sisteminin nasıl olmalı konusunu konuşurken, orada insan unsuru önemliydi.” diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu yıl TÜME'de sivil toplum kuruluşlarının, finansman ayağının, regüle edici bir kamu otoritesinin bir araya geldiğini söyledi. 2000'li yıllarda Türkiye'nin nüfusunun 68 milyon olduğunu anımsatan Yumaklı, “Bugün 86 milyon, dünya nüfusu ise 6 milyardı, bugün 8 milyar. Bu nüfusun ihtiyacı olan doğumundan ölümüne kadarki bütün tarımsal üretim ihtiyacını karşılamanız gerekir. Burada soru şu oluyor. Ne kadar çok hayvanımız var değil. Bir birim hayvandan alacağınız verim, süt hayvanıysa kaç kilogram alıyorsunuz? Nicelik değil niteliğe dönmüş durumda. Bunları yapabilmek için teknolojiye ihtiyacımız var. Bir entegre sistem olarak kullanabilecek, bunun kendi içinde içselleştirmiş insana ihtiyacımız var. Neyi ürettiğiniz değil nasıl ürettiğiniz önemli. Üretim planlaması konusu da tam da bu anlamda devreye girdi. Bizim mutlaka üretim planlaması yapmamız gerekir.” değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, geçmişte yaptıkları üretim planlamalarına dikkati çekerek, bu planlamaların, somutlaştırdıkları otonom çiftlikler gibi sonuçlar vermeye başladığını aktardı. “Çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız” Bunun bir anda bütün Türkiye'de etki etmesini beklemediklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: “Bu aynı zamanda da bir zihinsel dönüşümü gerektiriyor. Şu anda Türkiye'deki bütün üreticilerimiz ne üretiyor olursa olsun, tarımsal üretimde artık üretim planlamasını sahiplenmiş ve bununla ilgili bütün unsurları kendileri uygulamaya başlamış. Hatta geliştirilmesiyle ilgili de bizlere sürekli geri bildirimde bulunmaya başlamış durumdalar. Bu bizim gibi geleneklerine bağlı, çok da görmeden inanmayan ya da uygulamayan bir kültür için kolay bir hadise değildi. Bir senede çok ciddi bir sahiplenme oldu. Şimdi sonuçlarını doğru alma zamanı. Mevcuttaki işimizi çok iyi yapıyoruz, ama geliştirmeye, modellemeye ve sürdürülebilir kılmaya dönük bütün uygulamalarımızı çok yakından takip edecek bir veri oluşturma, bunları analiz edebilme ve politikalara yansıtabilme zamanıdır.” Yumaklı, üretimde katma değerin önemine işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirinden kalır bir yanı olmadığını dile getirdi. Türkiye'nin devasa potansiyeli olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Pırıl pırıl gençlerimiz ve imkanımız var. Çok güzel bir ülkedeyiz. Her mevsimde farklı şeyler üretebilir haldeyiz. Yılın 12 ayı her türlü ürünü talep etme ve bunu üretme pozisyonundayız. Bütün bunları yapabilmek için un var, şeker var, helva yapmamız gerekiyor. Çiftçi olmak, üretmek, utanılacak bir şey asla değil. Eli öpülesi diye tabir ettiğimiz aslında gurur duyduğumuz çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız. Ayağımızdaki ayakkabıdan üzerimizdeki kıyafetten, soframıza koyacağımız lokmaya kadar içtiğimiz suda yetiştirdiğimiz balığa kadar çok geniş bir alanımız var.” dedi. Yumaklı, Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu aktararak, Çiftçi Kayıt Sistemi'ndeki 2 milyon 380 bin çiftçinin sadece yüzde 13'ünün genç, yüzde 58'inin orta yaşlı, onun üzerindekilerin de ileri yaşlı olduğunu ifade etti. 7,3 milyon hektarlık alan sulamaya açıldı Gençler ve kadın girişimcilerin “Ben bu işi yapıyorum.” dediği her yerde var olduklarını dile getiren Yumaklı, Bakanlığın bütün teşvikleri ve destekleriyle onları hangi konuda olursa olsun birlikte hareket etmeyi sağlayacak her türlü oluşumun içinde olduklarını ve olacaklarını söyledi. Yumaklı, teknoloji denildiğinde sadece cihazın anlaşılmaması gerektiğini belirterek, tohumun da bir teknoloji olduğunu ifade etti. Tohumların yüzde 96'sını Türkiye'nin ürettiğini ve dünyada ilk 10 içinde yer aldığını belirten Yumaklı, dünyanın farklı ülkelerine gidildiğinde karşılarına Türk tohumculuk firmalarının çıktığını söyledi. Bitkisel üretimin verimli olması için sulama yapılması gerektiğine işaret eden Yumaklı, sulama teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “7,3 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık daha da devam ediyoruz.” dedi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi bulunuyor Yumaklı, organize tarım bölgelerini çok önemsediklerini vurgulayarak, bunun bütçede ve uygulamalarında çok önemli bir yeri olduğunu bildirdi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi olduğunu aktaran Yumaklı, “Bunlardan 16 tanesinde üretim başladı. Bu sene peyderpey onlar devreye girmiş olacak. ORKÖY kredileri, destekleri ve hibeleri var. Amacımız küresel pazarda lider bir Türkiye oluşturmak.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Yumaklı, Bakanlığın standına geçerek stantta yer alan kurumların faaliyetleri hakkında bilgi aldı.

Kahramanmaraş Tarım Fuarı Üretici ve Yatırımcıları Buluşturacak Haber

Kahramanmaraş Tarım Fuarı Üretici ve Yatırımcıları Buluşturacak

Kahramanmaraş Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı, 7–11 Ekim 2026 tarihleri arasında EXPO 2023 Fuar Alanı’nda kapılarını açacak. 10. kez düzenlenecek fuar; tarım ve hayvancılık sektöründe üretici, tedarikçi, yatırımcı ve alıcıları aynı platformda buluşturacak. Kahramanmaraş Tarım Fuarı 10. Kez Düzenleniyor Kahramanmaraş Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı (KTF), tarım ve hayvancılık sektöründeki ürün, teknoloji ve çözümleri bir araya getirmeye hazırlanıyor. Kahramanmaraş’ın üretim yapısı ve bölgesel potansiyeli üzerinden şekillenen organizasyonda tarım ve hayvancılık sektörünün farklı alanlarından üretici, tedarikçi ve yatırımcıların bir araya gelmesi hedefleniyor. Tarım Teknolojileri Aynı Platformda Buluşacak Tarım sektöründe artan girdi maliyetleri, daralan kâr marjları ve rekabet koşulları, üreticilerin yatırım ve üretim kararlarında daha fazla bilgiye ihtiyaç duymasına neden oluyor. Kahramanmaraş Tarım Fuarı da bu noktada farklı makine, ekipman ve teknolojilerin aynı alanda incelenmesine imkân sağlayacak. Ziyaretçiler, ürünleri katalog üzerinden değerlendirmek yerine fuar alanında doğrudan inceleyebilecek; farklı marka ve çözümleri karşılaştırabilecek ve teknik bilgiler hakkında yetkililerden bilgi alabilecek. Bu yönüyle fuarın, üreticilerin ihtiyaçlarına uygun ekipman ve yatırım seçeneklerini değerlendirmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Kahramanmaraş Tarım Fuarı, 7–11 Ekim 2026 tarihleri arasında Kahramanmaraş EXPO 2023 Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek. Fuar, 10.30–19.30 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Başkan Er: "Malatya’yı Tarım Ve Hayvancılığın Merkezi Haline Getireceğiz" Haber

Başkan Er: "Malatya’yı Tarım Ve Hayvancılığın Merkezi Haline Getireceğiz"

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı'nın açılışında konuştu. Başkan Er; kentin yeniden inşa ve ihya sürecinin yalnızca şehircilik ve ulaşım yatırımlarıyla sınırlı olmadığını, sanayi, turizm ve tarım alanlarında da geleceğin Malatya’sının inşa edildiğini vurguladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen fuar, törenle kapılarını açtı. Orduzu Pınarbaşı Fuar Alanı'ndaki açılışa; Vali Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi partilerin il başkanları, belediye başkanları, kamu kurum müdürleri, tarım birlik başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, dernek ve oda başkanları, üreticiler ile çok sayıda vatandaş katıldı. Deprem nedeniyle fuara 7 yıl ara verildiğini hatırlatan Başkan Er, Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Malatya’yı sadece depremin yaralarını sararak bırakmadık. Yeni bir Malatya inşa ettik, inşa etmeye de devam ediyoruz." "GELECEĞİN MALATYA’SINI TARIMDA DA İNŞA EDİYORUZ" Malatya’nın tarım potansiyelini geliştirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Başkan Er; fuarın, kenti ve bölgeyi tarım, gıda ve hayvancılık alanında daha güçlü bir merkez haline getirme hedefinin bir parçası olduğunu kaydetti. Fuarda klasik sergileme anlayışının ötesine geçilerek tarım teknolojileri ve çiftçiler için özel bölümlerin oluşturulduğunu söyleyen Başkan Er; drone gösterileri, akıllı sulama uygulamaları, çiftçi buluşmaları ve uzman eğitimlerinin yanı sıra çocuklara yönelik tohum ekme atölyeleri gibi etkinliklerin de düzenleneceğini ifade etti. 451 KAPALI SİSTEM SULAMA PROJESİ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından il genelinde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Sami Er, çiftçi-devlet iş birliğiyle 432 milyon lira tutarında 451 kapalı sisteme dönüşüm projesinin hayata geçirildiğini aktardı. 2026 yılı sulama havuzu seferberliği kapsamında 218 sulama havuzunun yapımına yönelik saha çalışmalarının sürdüğünü belirten Başkan Er, Beydağı Ağaçlandırma Projesi kapsamında da binlerce fidan ve tohumun toprakla buluşturulduğunu kaydetti. Üreticilerin sadece tarla ve bahçelerde değil, mera ve yaylalarda da desteklendiğini ifade eden Er, hayvancılıkla uğraşan üreticilerin su ihtiyacını karşılamak amacıyla bugüne kadar 500’ün üzerinde beton ve sac sıvat desteği sağlandığını belirtti. Zorlu coğrafi şartlarda üretim yapan hayvancı ve arıcılara yönelik enerji desteğinin de sürdüğünü aktaran Başkan Er, elektrik erişiminin güç olduğu bölgelerde üretimin devamlılığını sağlamak adına 400’ün üzerinde jeneratör desteği verildiğini söyledi. ÜRETİCİNİN YOLUNA 2,3 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla ürünlerin pazara ulaştırıldığı yollarda da önemli çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Başkan Er; 945 kilometre asfaltlama, 261 kilometre yol açma ve genişletme çalışması yapıldığını açıkladı. Söz konusu yatırımların toplam tutarının 2 milyar 359 milyon liraya ulaştığını belirten Başkan Sami Er, üretimin her aşamasında çiftçilerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak şöyle konuştu: "Üreticimizin tarlasına giden yolu açmak kadar hayvanın suya ulaşmasını sağlamak, yayladaki üreticimizin enerjisini temin etmek de belediyecilik hizmetlerimizin bir parçasıdır." Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya'yı bir fuar şehrine dönüştürmek için ciddi çalışmalar yürüttüklerini ve fuarların artarak devam edeceğini sözlerine ekledi. Malatya Valisi Seddar Yavuz, tarım ve hayvancılık fuarlarının üreticileri yeni teknolojilerle buluşturması açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Türkiye'nin artık sadece dışarıdaki teknolojileri takip eden değil; Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapan, özgün teknolojiler geliştirip ihraç edebilen bir anlayışa yöneldiğini vurgulayan Vali Yavuz, Büyükşehir Belediyesinin tarımsal desteklerinden dolayı Başkan Er’e teşekkür etti. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, tarım fuarlarının yeni üretim teknikleriyle buluşma işlevini üstlendiğini söyleyerek Türkiye’nin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon alanında yaşadığı dönüşümün önemine değindi. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, tarımın stratejik bir sektör olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza Malatya’yı bir fuar kentine dönüştürdüğü için teşekkür ediyoruz. Büyükşehir Belediyemizle beraber çok sayıda projede ortaklık gerçekleştiriyoruz. Bir taraftan lisanslı depolar yaparken diğer taraftan Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi’ni aktif hale getirmek için gayretle çalışıyoruz." Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Kılınç da yıllar sonra yeniden düzenlenen fuarın hayata geçirilmesinde emeği geçen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkürlerini iletti. Konuşmaların ardından 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı'nın açılışı gerçekleştirildi. 160 MARKA ZİYARETÇİLERLE BULUŞUYOR 7 yıl aradan sonra kapılarını açan ve 4 Ekim’de sona erecek olan fuar, 160 markanın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Fuar alanında tarım ve hayvancılıktaki son teknolojik gelişmeler sergilenirken, çocukların da tarımsal üretim süreçlerini yakından tanıması amacıyla uygulamalı tohum ekme etkinlikleri düzenleniyor. 'EN GÜZEL BUZAĞI' YARIŞMASI DÜZENLENDİ Fuar kapsamında Orduzu Mişmişpark Fuar Alanı’nda "12. En Güzel Buzağı Yarışması" yapıldı. 11 üreticinin katıldığı yarışma öncesinde konuşan Malatya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ergül Günaydın, hayvancılığın büyük emek istediğini belirterek üreticileri teşvik etmek amacıyla bu organizasyonu düzenlediklerini söyledi.

Türkiye İle Almanya Arasında Tarım ve Gıda İşbirliği Haber

Türkiye İle Almanya Arasında Tarım ve Gıda İşbirliği

Türkiye ile Almanya, tarım ve gıda sektörlerindeki ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla Ortak Niyet Beyanı imzaladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, iki ülkesinin tarımsal ticaret hacminin yakın gelecekte 5 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini belirtti. “Tarım ve Gıda Sektörü Alanlarında İkili İşbirliğinin Derinleştirilmesi ve Ortak Ticari İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Niyet Beyanı”, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen törenle imzalandı. Törene Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer katıldı. Tarımsal ticarette 5 milyar dolar hedefi Törende konuşan Yumaklı, Almanya'nın Türkiye'nin önemli ekonomik ve ticari ortaklarından biri olduğunu belirterek, mevcut ilişkilerin tarım ve gıda alanındaki potansiyele uygun biçimde geliştirilmesini istediklerini söyledi. 2025 yılı verilerine göre Türkiye'nin Almanya'ya tarımsal ürün ihracatı yaklaşık 2,2 milyar dolar olurken, Almanya'dan yapılan ithalat yaklaşık 753 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. İki ülkenin ekonomik büyüklüğü ve sektörel kapasitesinin daha yüksek bir ticaret hacmine imkan verdiğini belirten Yumaklı, yakın gelecekte 5 milyar dolarlık seviyenin ulaşılabilir bir hedef olduğunu ifade etti. Bakan Yumaklı, bu hedef doğrultusunda teknik sorunların çözülmesi, şirketler arasında yeni ticari bağlantıların kurulması ve yatırım olanaklarının artırılması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti. Yeni ticaret ve yatırım fırsatları oluşturulacak Ortak Niyet Beyanı ile mevcut Tarım Alanında Mutabakat Zaptı'nın kapsamının ileriye taşınması ve ekonomik sonuçlarının artırılması amaçlanıyor. Yumaklı, sürecin yalnızca kamu kurumları arasındaki temaslarla sınırlı kalmayacağını, üretici, ihracatçı ve özel sektör açısından somut sonuçlar ortaya çıkarmasının hedeflendiğini dile getirdi. Türk ve Alman şirketleri arasında yeni ticaret ve yatırım fırsatlarının oluşturulması, teknoloji transferinin artırılması ve ortak üretim modellerinin geliştirilmesi de öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Tarım teknolojileri ve dijitalleşme öne çıkıyor Tarım teknolojileri, gıda sanayisi, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve tarımsal AR-GE, iki ülkenin ortak çalışma potansiyelinin yüksek olduğu alanlar arasında gösteriliyor. Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer'in Türkiye ziyaretinin özel sektör ayağına da dikkat çeken Yumaklı, Rainer'in Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde iş dünyasının temsilcileriyle görüşeceğini aktardı. Rainer'in programında ayrıca tarım teknolojileri ve gıda sektöründe faaliyet gösteren şirketlere yönelik ziyaretler bulunuyor. Bu temaslarda Türkiye'nin üretim altyapısı, teknoloji kapasitesi ve girişimcilik ekosisteminin tanıtılması hedefleniyor. Tarım Yürütme Komitesi yeniden aktif hale getirilecek Türkiye-Almanya Tarım Yürütme Komitesinin yeniden aktif hale getirilmesi de önümüzdeki dönemin öncelikleri arasında bulunuyor. Teknik ekiplerin düzenli toplantılar gerçekleştirmesi ve belirlenen hedeflerin takibini yapması planlanıyor. Bakan Yumaklı, atılan adımların tarım ve gıda sektörlerindeki ilişkileri hızlandıracağını ve özel şirketler arasında yeni ortaklıkların kurulmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer de Türkiye ile Almanya arasındaki tarım ve gıda ilişkilerini daha ileri bir noktaya taşımak istediklerini belirtti.

Tarım Fuarı Eskişehir’e Güç Katıyor Haber

Tarım Fuarı Eskişehir’e Güç Katıyor

Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilere açtı. Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin ev sahipliğinde başladı. Eskişehir Ticaret Odası-TÜYAP Fuar Merkezi’nde 8 Eylül Salı günü gerçekleştirilen fuarın açılışına protokolün yanı sıra iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Fuarın açılış törenine Eskişehir Vali Yardımcısı Ersin Emiroğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Ticaret Odası Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara, ETO Başkan Vekili Özgür Alp, Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, ilçe belediye başkanları, oda ve borsa yöneticileri, kamu kurumlarının temsilcileri ile sektör paydaşları katıldı. Tarım fuarı Eskişehir’e güç katıyor 8-12 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarda traktör, tarım makineleri, sulama teknolojileri, tohum, fide ve fidan ürünleri, hayvancılık ekipmanları, tarım teknolojileri ve yazılımları alanında faaliyet gösteren firmalar ürünlerini sergiliyor. Bölgenin önemli tarım buluşmalarından biri haline gelen Eskişehir Tarım Fuarı’nda 60’a yakın firma ürünlerini tanıtma fırsatı buluyor. Eskişehir Tarım Fuarı, 12 Eylül'e kadar sektör temsilcilerini, üreticileri ve ziyaretçileri ağırlamaya devam edecek.

Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı Haber

Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’ye son 1 yıllık süreçte 7 milyar doların üzerinde döviz kazandıran yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinin vitrini konumundaki Uluslararası alıcıları ve meyve sebze sektörü profesyonellerini 8-10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de buluşturacak. Yaş meyve sebze sektörünün Türkiye’deki tek uluslararası fuarı olan Interfresh Eurasia Fuarı; Avrupa, Rusya, İngiltere ve Balkanlar başta olmak üzere 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerini, ihracatçıları, üreticileri ve sektör profesyonelleri İzmir’de bir araya gelecek. Interfresh Eurasia Fuarı’na sayılı günler kala Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak ve Fuarın Organizatörü Ant Expo Fuarcılık Genel Koordinatörü Murat Özer, Ege İhracatçı Birlikleri’nde Basın Toplantısı düzenledi. 2026 yılında ihracatımız çıkışa geçti 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaş meyve sebze ihracatımızın çıkışa geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “Yaş meyve sebze ihracatımız yüzde 46’lık artışla 1 milyar 812 milyon dolardan 2 milyar 650 milyon dolara yükseldi. Son 1 yıllık ihracatımız 4 milyar 541 milyon dolar oldu. Meyve sebze mamulleri ihracatımızda 2,5 milyar doları aştı. İki sektörümüzün yıllık ihracatı 7 milyar doları aştı. Bizim için gurur verici olan bir diğer nokta ise bu ihracatın yaklaşık yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilmiş olmasıdır” dedi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılında, iklim krizinin tüm olumsuz etkilerine rağmen 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı gerçekleştirdiklerini paylaşan Balık şöyle konuştu; “Bu başarı; üreticimizin, ihracatçımızın, paketlemecimizin, lojistik sektörümüzün ve tüm değer zincirimizin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz çok açık: Daha fazla üretmenin yanında, daha kaliteli, daha sürdürülebilir ve daha katma değerli üretmek; ürettiğimiz ürünleri daha fazla pazara ulaştırmak. Tam da bu noktada fuarların ve uluslararası ticari buluşmaların önemi ortaya çıkıyor. 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek Interfresh Eurasia Fuarı'nı bu nedenle son derece önemsiyoruz. Interfresh; üreticiyi, ihracatçıyı, ithalatçıyı, perakendeciyi, zincir marketleri, paketleme ve ambalaj sektörünü, lojistik firmalarını ve tarım teknolojileri sektörünü aynı çatı altında buluşturan önemli bir ticaret platformu. Biz bu fuara yalnızca ürünlerimizin sergilendiği bir organizasyon olarak bakmıyoruz. Interfresh’i, Türk yaş meyve sebze sektörünün dünyaya açılan vitrinlerinden biri olarak görüyoruz. Özellikle uluslararası alıcıların İzmir’e gelmesi, ihracatçılarımızla doğrudan temas kurması, yeni ticari bağlantıların oluşturulması ve Türk ürünlerinin yeni pazarlara girmesi açısından fuarın çok önemli fırsatlar sunduğuna inanıyoruz. Fuarın İzmir’de düzenlenmesini de ayrıca çok değerli buluyoruz. Çünkü İzmir; güçlü tarımsal üretim altyapısı, limanı, lojistik imkânları, ihracatçı firmaları, üniversiteleri, araştırma kuruluşları ve yüzlerce yıllık ticaret kültürüyle böyle bir uluslararası organizasyon için son derece doğru bir adres. Biz Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak Interfresh’in İzmir’de büyümesini, uluslararası niteliğinin her yıl daha da güçlenmesini ve dünyanın önde gelen yaş meyve sebze fuarlarından biri haline gelmesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin üretim gücü var. Ege’nin ürün çeşitliliği ve ihracat tecrübesi var. İhracatçımızın dünyayla rekabet edecek bilgi birikimi ve dinamizmi var. Bizlere düşen görev, bütün bu gücü doğru organizasyonlarla, doğru alıcılarla ve doğru pazarlarla buluşturmak. Interfresh Eurasia’nın bu hedefimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” Uçak: “Interfresh’i İzmir’e getirdik; şimdi Interfresh’i dünyaya tanıtmak istiyoruz” Interfresh Fuarı’nın Antalya’dan İzmir’e taşınması sürecinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak büyük bir çaba gösterdiklerini, İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin sahip olduğu üretim gücü, ihracatçı yapısı, liman ve lojistik olanakları ve güçlü tarım kültürüyle bu fuar için doğru adres olduğuna inandıklarını vurgulayan Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, bugün gelinen noktada yeni hedeflerinin Interfresh’i dünyaya tanıtmak olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin, taze meyve sebzede olduğu kadar işlenmiş ürünlerde de çok güçlü bir ülke olduğunu dillendiren Uçak; “Salça ve soslardan turşulara, kurutulmuş sebzelerden dondurulmuş ürünlere, meyve sularından konserve ürünlere kadar çok geniş bir ürün grubunda dünya pazarlarına ihracat gerçekleştiriyoruz. Ege Bölgesi ise bu sektörün Türkiye’deki en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri. Bu nedenle Interfresh’in sadece yaş meyve sebze ihracatçılarımız için değil, meyve sebze mamulleri ihracatı yapan firmalarımız için de önemli bir ticaret platformu olmasını istiyoruz. Son yıllarda fuar organizasyonunun bu alanda yaptığı çalışmaları ve mamul ürün ihracatçılarımıza daha fazla yer açılmasını değerli buluyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu tarafın daha da güçlenmesini arzu ediyoruz” şeklinde konuştu. Yurt dışından gelen alıcıların aynı fuarda hem Türkiye’nin taze ürünlerini hem de katma değerli, işlenmiş ürünlerini görebilmesinin önemli bir avantaj olduğunu paylaşan Uçak sözlerini şöyle tamamladı: “Böylece Türk meyve sebze sektörünün yalnızca üretim kapasitesini değil, sanayi, işleme ve katma değer yaratma gücünü de dünyaya gösterebiliriz. Bizim hedefimiz net: İzmir’i, yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde uluslararası alıcılarla ihracatçılarımızın buluştuğu önemli merkezlerden biri haline getirmek istiyoruz. Interfresh Eurasia’nın da bu hedefe hizmet eden, her yıl uluslararası niteliğini daha da artıran ve dünya çapında bilinen bir fuar haline gelmesi için üzerimize düşen katkıyı vermeye devam edeceğiz.” Murat Özer: “Uluslararası fuarlarda aktif rol aldık” Ant Expo Genel Koordinatörü Murat Özer, özellikle uluslararası alım heyetlerinin fuara kazandırılmasının sektörel ticaret açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: Uluslararası Alım Heyeti Programı Genişliyor Interfresh Eurasia Fuarı kapsamında yürütülen uluslararası iş geliştirme faaliyetleri doğrultusunda Avrupa, İngiltere, Rusya ve Balkan ülkelerinde çok sayıda sektör temsilcisi ile görüşmeler gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda perakende sektörünün satın alma yöneticileri, ithalatçı firmalar, ihracatçılar ve sektör profesyonellerinden oluşan, 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerinin Interfresh Eurasia Fuarı’nı ziyaret etmesi hedefleniyor. Avrupa ve Orta Avrupa pazarlarında faaliyet gösteren perakende zincirlerinin satın alma departmanları, ithalatçı firmalar ve tedarikçi ağlarıyla görüşmeler sürerken; Balkan ülkeleri, İngiltere ve Rusya pazarlarında da yeni iş birlikleri için temaslar devam ediyor. Bunun yanı sıra Hindistan, Orta Doğu ve Asya pazarlarında yürütülen çalışmalar, bölgesel iş ortakları ve acenteler aracılığıyla sürdürülüyor. Bu bölgelerden gelecek VIP alıcı delegasyonlarının ise önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor. Interfresh Eurasia’ya Kurumsal Destek Artarak Devam Ediyor 2018 yılından bu yana düzenlenen ve kısa sürede uluslararası yaş meyve sebze sektöründe önemli bir marka hâline gelen Interfresh Eurasia Fuarı, kamu kurumları ve sektör kuruluşlarının destekleriyle büyümesini sürdürüyor. İzmir Ticaret Odasının (İZTO) finansal desteği devam ediyor. Interfresh Eurasia’ya Yeni Güç: Interfood Eurasia Uluslararası alıcıların talepleri doğrultusunda sektörün kapsamı genişletilerek Interfood Eurasia Fuarı da hayata geçiriliyor. Meyve, sebze sektörünün yanı sıra; * Kurutulmuş ürünler * Dondurulmuş ürünler * Freeze-dry ürünler * Konserve ve turşu ürünleri * Meyve suları * Sebze ve meyve bazlı soslar * Reçeller * Gıda işleme ve paketleme teknolojileri gibi sektörün tamamlayıcı alanlarını kapsayan Interfood Eurasia, Interfresh Eurasia ile aynı çatı altında ve eş zamanlı olarak düzenlenecek.

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm Haber

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm

Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü teknolojiyle buluşturan Tat Gıda'nın geleneksel hale gelen Dijital Tarla Günü etkinliği, sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirerek tarımın dönüşüm sürecine ışık tuttu. Tat Gıda, Bursa'nın Karacabey ilçesinde düzenlediği 9. Dijital Tarla Günü'nde dijital tarım uygulamalarının üretime sağladığı somut kazanımları ve sürdürülebilir tarım vizyonunu paylaştı. Şirket, yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlarken, dijital tarım uygulamalarını kullanan üreticilerde verimin yüzde 16 ila 28 arasında arttığını açıkladı. Tarımda dijital dönüşümün çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine sağladığı katkıların da öne çıktığı etkinlikte, sektörün geleceğine yönelik önemli mesajlar verildi. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Camandıra Çiftliği’nde gerçekleştirilen 9. Dijital Tarla Günü etkinliğine Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Oruç, Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek, Mustafakemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Aydemir ve Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ile akademisyenler, çiftçiler, sektör paydaşları ve çözüm ortakları katıldı. BASF ve BASF Nunhems’in platin sponsor, Türkiye İş Bankası ve Sarten’in altın sponsor, United Genetics Turkey, Solares, Subutay Bulut Nakliyat, Baştürk Cam, Akca Lojistik, Özler Plastik ve Omnia Nişasta’nın gümüş sponsor olarak destek verdiği Tat Gıda 9. Dijital Tarla Günü’nün açılışında konuşan Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş, veri odaklı üretim modelleri sayesinde çiftçilerin verimliliğini artırırken doğal kaynakların korunmasına da önemli katkılar sağladıklarını söyledi. “Sözleşmeli üretim modelimizi dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımda dönüşüme öncülük ediyoruz" Tat Gıda'nın 2016 yılında başlattığı Dijital Tarım Programı'nın bugün Türkiye'de örnek gösterilen uygulamalardan biri haline geldiğini belirten Veysel Memiş, sözleşmeli üretim modelini dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımsal üretimde dönüşüme öncülük ettiklerini söyledi. Dijital tarım uygulamalarının kapsamını her yıl genişlettiklerini kaydeden Memiş, bugün 400'ün üzerinde çiftçinin dijital tarım ekosistemine dahil olduğunu ve 20 bin dekardan fazla alanda dijital uygulamaların aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Son iki yılda gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Veysel Memiş, 15 bin dekardan fazla alanda uydu destekli bitki sağlığı takibi yapıldığını, 585 tarlanın dijital olarak izlendiğini ve 500'ün üzerinde toprak analiziyle üreticilere özel gübreleme programları oluşturulduğunu belirtti. Dijital takip sistemleri sayesinde yüzlerce problemli alanın erken dönemde tespit edilerek hızlı müdahale imkânı sağlandığını dile getirdi. Dijitalleşmenin sahadaki en önemli çıktısının verim artışı olduğunu vurgulayan Veysel Memiş, uydu teknolojileri, sensörler ve dijital karar destek sistemlerinden yararlanan üreticilerin verimlerinin geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçilere kıyasla yüzde 16 ila yüzde 28 arasında daha yüksek gerçekleştiğini açıkladı. Bu sonuçların teknolojinin tarım sektöründe yalnızca bir yenilik değil, aynı zamanda verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir araç olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Veysel Memiş, dijital dönüşümün üreticilerin gelir seviyelerine de doğrudan katkı sunduğunu kaydetti. “Yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandı” Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmalarını sadece verim artışıyla sınırlı değerlendirmediğini belirten Veysel Memiş, çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan uygulamaların da önemli sonuçlar verdiğini söyledi. Toprak analizleriyle bilinçli gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade eden Veysel Memiş, yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandığını, veri temelli bitki koruma uygulamalarıyla ise pestisit kullanımının yüzde 44 oranında azaltıldığını açıkladı. Türkiye'de sözleşmeli sanayi domatesi üretiminin tamamında yüzde 100 damla sulama sistemi kullanan öncü üretici gruplarından biri olduklarını belirten Veysel Memiş, bu modelin hem su verimliliği hem de karbon ayak izinin azaltılması açısından güçlü bir sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu vurguladı. Tat Gıda'nın sürdürülebilir tarım hedeflerini uluslararası projelerle desteklediğini belirten Memiş, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yürütülen Yeşil Tarım Projesi kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, su verimliliğinin artırılması ve çevresel etkilerin ölçülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Şirketin aynı zamanda Avrupa Birliği Horizon Europe Programı tarafından desteklenen SolarHub Projesi'nin Türkiye'deki ana paydaşlarından biri olduğunu kaydeden Memiş, proje kapsamında tarım ve yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonuna yönelik yenilikçi uygulamaların sahada test edildiğini ve üreticilerle buluşturulduğunu ifade etti. “Temel amacımız teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak” Tarımsal üretim alanlarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Veysel Memiş, çiftçilerin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlaması amacıyla eğitimler, çalıştaylar ve uluslararası bilgi paylaşım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarımın geleceğinin nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inandıklarını vurgulayan Memiş, Ege Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen programlar kapsamında bugüne kadar 217 üniversite öğrencisine uygulamalı dijital tarım eğitimi verildiğini açıkladı. Ayrıca yüzlerce üreticinin dijital tarım teknolojileri ve yeni nesil üretim yöntemleri konusunda eğitim programlarına katıldığını belirten Veysel Memiş, teknolojik dönüşümün ancak bilgi paylaşımı ve üretici katılımıyla kalıcı hale gelebileceğini ifade etti. 9. Dijital Tarla Günü'nün temel amacının teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak ve başarılı uygulamaları paylaşmak olduğunu belirten Veysel Memiş, şunları söyledi: "Tarımın geleceğinin veriyle desteklenen, çevreye duyarlı, kaynaklarını verimli kullanan ve çiftçisini merkeze alan bir anlayışla şekilleneceğine inanıyoruz. Bugün sahada gördüğümüz her teknoloji ve her uygulama, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir tarım sistemi oluşturma hedefimizin bir parçasıdır. Çiftçilerimiz, iş ortaklarımız, akademisyenlerimiz ve teknoloji sağlayıcılarımızla birlikte tarımın geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz." Dijitalleşme, finansman ve sürdürülebilirlik aynı platformda buluştu Etkinlik kapsamında katılımcılara Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmaları ve sahada elde edilen sonuçları anlatan özel bir tanıtım filmi de izletildi. Programın ilk oturumunda Tat Gıda Bilgi Teknolojileri ve Proje Yönetim Direktörü Çiğdem Şahin, şirketin dijital dönüşüm vizyonunu ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini anlattı. Şahin, dijitalleşmenin yalnızca verimlilik artışı sağlamadığını, aynı zamanda doğal kaynakların korunması, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından kritik rol üstlendiğini belirtti. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Tat & BASF Dijital İş Birliği ve Sürdürülebilirlik" panelinde, BASF Tarım Çözümleri Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü Mustafa Yüksel ile BASF Nunhems Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Pakistan Ülke Müdürü Önder Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda dijital teknolojilerin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik hedefleri, yenilikçi tarım uygulamaları ve özel sektör iş birliklerinin sektöre sağladığı katkılar ele alındı. Katılımcılar, tarımın geleceğinde teknoloji ve sürdürülebilirliğin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğuna dikkat çekti. Programın “Sürdürülebilir Tarım Ekosistemi ve İş Bankası Tarım Bankacılığı” panelinde ise sürdürülebilir tarım ekosistemi ve tarım bankacılığı konusu gündeme geldi. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat'ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Türkiye İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdür Yardımcısı Mustafa Alper Devran ile Tat Gıda'nın sözleşmeli üretim modeli içerisinde uzun yıllardır yer alan genç üreticiler Mustafa Demirel ve Eren Çağan deneyimlerini paylaştı. Panelde tarımın finansmanı, sürdürülebilir üretim modelleri, üreticilerin finansmana erişimi ve sözleşmeli üretimin sağladığı avantajlar değerlendirildi. Üreticiler sahadaki deneyimlerini aktarırken, finansman mekanizmalarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.