Hava Durumu

#Tarım-Üfe

Kırsal Haber - Tarım-Üfe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım-Üfe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Pamuk Plansızlığa Kurban Edildi! Haber

Pamuk Plansızlığa Kurban Edildi!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında pamukta derinleşen üretim ve dış ticaret krizine dikkati çekti. Sarıbal, iktidarın ithalata dayalı tarım politikalarının pamuk üretimini zayıflattığını belirterek Türkiye’nin net ithalatçı bir yapıya sürüklendiğini vurguladı. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre Türkiye, 2025 yılında 1 milyon tonun üzerinde pamuk ithal etti, 1 milyar 727 milyon dolar ödedi. AKP döneminde lif pamukta yaklaşık 2 milyon 257 bin ton ihracata karşılık 19 milyon 7 bin ton ithalat yapıldı. Bu dönemde 4 milyar 360 milyon dolarlık ihracata karşılık 34 milyar 157 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Milletvekili Orhan Sarıbal; “Maliyet üreticiyi eziyor, destekler göstermelik kalıyor, fiyat politikası üretimi cezalandırıyor. Bu koşullar pamuktan kaçışı teşvik ediyor” dedi. Türkiye’de pamuk üretiminin hem kuraklığın hem de tarım politikalarındaki plansızlığın etkisiyle gerilediğini belirten Sarıbal, artan girdi maliyetlerine karşın son dört yıldır yerinde sayan hatta gerileyen fiyatların üreticiyi pamuktan uzaklaştırdığını söyledi. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, 2024 yılında 2 milyon 243 bin ton olan kütlü pamuk üretimi, 2025’te 1 milyon 935 bin tona geriledi. Üretimde yüzde 13,7’lik düşüş yaşandı. Milletvekili Sarıbal, “Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilene göre 2024-2025 sezonunda dünya genelinde 30 milyon 692 bin hektar pamuk ekim alanında 25 milyon 287 bin ton pamuk üretimi yapıldı. Türkiye pamuk ekim alanında 465 bin hektarla 12’nci sırada yer alırken pamuk üretiminde ise 7’nci sırada yer buldu. Pamuk ithalatında ise yaklaşık 1 milyon ton ile 4’üncü sırada yer aldı. ICAC 2025-2026 sezonuna ilişkin tahminlerini incelediğimizde, dünya genelinde 30 milyon 418 bin hektar ekim alanında 25 milyon 438 bin ton pamuk üretimi bekleniyor. Türkiye pamuk ekim alanlarının ise 430 bin hektara gerilemesi, üretimin ise 780 bin tona düşmesi öngörülüyor. Tekstil ve hazır giyim sektörünün hammaddesi pamuk, stratejik bir ürün. Türkiye’nin yıllık pamuk ihtiyacı yaklaşık 1,6 milyon ton. Artan maliyetler, yetersiz destekler ve yanlış tarım politikaları üreticiyi pamuktan kopardı. Bu tablo, ithalat bağımlılığının neden kalıcılaştığını açıkça gösteriyor. Amerika ve Brezilya, Türkiye’ye pamuk satabilmek için yarışıyor” diye konuştu. SULAMA POLİTİKASI ÇÖKTÜ, PAMUK PLANSIZLIĞA KURBAN EDİLDİ Yaz aylarında yaşanan kuraklığın özellikle Ege ve Güneydoğu Anadolu’da üretimi ciddi biçimde etkilediğini belirten Sarıbal, “Aydın, İzmir, Adana ve Urfa’da pamuk üreticisi tarladan çekiliyor ya da ürün değişikliğine gidiyor. Örneğin Çukurova 2026 sezonuna daralan ekim alanları ve artan maliyet baskısıyla girdi. Adana’da pamuk ekim alanı, 2018’deki 455 bin dönümden, 2025 itibarıyla 124 bin dönüme kadar gerileyerek son 7 yılda yüzde 70’in üzerinde küçüldü” dedi. ÇİFTÇİ HASAT DÖNEMİNDE ZARAR ETTİ Milletvekili Sarıbal, çiftçiyi üretimde tutacak fiyat ve destek politikalarının hayata geçirilmemesi halinde Türkiye’nin hem pamukta hem de tekstil sanayisinde dışa bağımlılığının daha da derinleşeceğini vurguladı. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) verilerine dikkati çeken Sarıbal, ocak ayında endeksin aylık bazda yüzde 8,46, yıllık bazda ise yüzde 43,58 arttığını hatırlattı. Tarladaki maliyet enflasyonu resmi rakamlarla bile ortadayken, üreticiye dayatılan destekleme politikalarının gerçeklikle bağını kopardığını kaydeden Sarıbal, “Pamuk üretim maliyeti kilo başına 25–28 lira arasındayken, hasat döneminde kütlü pamuk fiyatları 26–31 lira arasında kaldı. Yani çiftçi ya zarar etmiş ya da neredeyse sıfır karla üretim yaptı. Üstelik iktidarın yeni sistemde verdiği destek, kilogram bazına çevrildiğinde kilo başına yaklaşık 2,20 lira. Bu destek, pamuk üretimini sürdürmek için yetersiz. Borsalar ve ziraat odalarının ortak maliyet çalışmalarına göre kütlü pamuğun kilogram maliyeti 35,63 TL. Üretici ise pamuğunu ortalama 26 TL civarında satabildi” dedi. ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ ETKİSİZLEŞTİ Pamuk üretimindeki düşüş ve istikrarsızlığın bir diğer nedeninin üretici örgütlerinin güç kaybetmesi olduğunu belirten Sarıbal, Tariş Pamuk Birliği, Çukobirlik ve Antbirlik’in kamu desteğinin yetersizliği nedeniyle piyasadaki etkisini büyük ölçüde yitirdiğini söyledi. Bu üç birliğin kütlü pamuk alımlarındaki payının 1998/99 sezonunda yüzde 25 olduğunu hatırlatan Sarıbal, 2024/25 sezonunda bu oranın yüzde 3,5’e kadar gerilediğini aktardı. “Bugün bu birlikler piyasa fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynayamıyor. Üretici örgütsüz, piyasa ise tüccarın insafına bırakılmış durumda. Bu koşullarda pamuk üretimi değil, pamuktan kaçış teşvik ediliyor” ifadelerini kullandı.

ATB Başkanı Çandır: ''Tarım Girdi Enflasyonu Kasım'da Arttı'' Haber

ATB Başkanı Çandır: ''Tarım Girdi Enflasyonu Kasım'da Arttı''

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Kasım ayında aylık yüzde 1.84 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Kasım ayları ortalamasının (2.14) yüzde 15 altında ilan edilmiştir. Ortalama altı bir yükseliş olsa da bu rakam, son 10 yılın en yüksek 4. Kasım ayı artışı olmuştur” dedi. Tarım-GFE’nin Kasım ayında yıllık yüzde 34.24 ilan edildiğini kaydeden Çandır, “Bu yıllık rakam, son 10 yılın Kasım ayları ortalamasının (33.49) üzerine çıkmıştır. Ortalama üstü ilan edilen bu rakam, son 10 yılın en yüksek dördüncü Kasım ayı artışı olmuştur. Diğer taraftan 2025 yılının da en yüksek ikinci rakamı olmuştur. Tarımsal girdi fiyatları enflasyonu, 10 yıllık Kasım ayı ortalamalarına göre aylıkta ortalama altı ve yıllıkta ise ortalama üstü artış göstermiştir” değerlendirmesinde bulundu. AYLIKTA EN YÜKSEK ARTIŞ ENERJİDE Kasım ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1.96 ve yıllık yüzde 35.49 artış olduğunu belirten Çandır, “Kasım ayları itibariyle bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta 2021 yılından sonraki en yüksek rakamlar olmuştur” dedi. Çandır, Kasım ayında tohumda aylık yüzde 1.66, enerjide yüzde 4.51, gübrede yüzde 1.39, ilaçta yüzde 1.14, veteriner hizmetlerinde yüzde 0.44, yemde yüzde 1.64 ve diğer kalemlerde ise yüzde 0.68 artış ilan edildiğini kaydetti. Çandır, Kasım ayında tohumda yıllık yüzde 37.99, enerjide yüzde 26.95, gübrede yüzde 46.09, ilaçta yüzde 19.38, veteriner hizmetlerinde yüzde 65.49, yemde yüzde 34.58 ve diğer kalemlerde ise yüzde 40.09 olarak ilan edildiğini belirtti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1.10 ve yıllık yüzde 27.01’lik artış ilan edildiğini söyledi. Kasım ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 1.56 düştüğünü belirten Çandır, “Bu rakam, 10 yıllık Kasım ortalamasının (2.58) ciddi düzeyde altında ilan edilmişti. Yıllıkta ise yüzde 31.45 ile 10 yıllık ortalamanın (26.34) üzerinde ilan edilmişti. Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim; genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında lehte olan durum Ekim ve Kasım aylarında tekrar üretici aleyhine dönmüş durumdadır” değerlendirmesinde bulundu. Yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Kasım’da aylık yüzde 1.02 ve yıllık yüzde 31.19 arttığını kaydeden Çandır, yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 0.84, yıllık yüzde 27.23 ilan edildiğini belirtti. Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 0.20 ve yıllık ise yüzde 27.44 artmıştı. Bu durum, Kasım ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha düşük seyrettiğini göstermektedir” dedi. Kasım ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 0.87, yıllık yüzde 31.07 arttığını belirten Ali Çandır, “Son 20 yıllık Kasım ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 1.25 ve yıllıkta ise yüzde 18.54 olduğu hatırlanırsa manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır. Ayrıca Kasım ayında ilk kez aylık TÜFE, ortalama TÜFE’nin altında ilan edilmiştir” değerlendirmesinde bulundu. Tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Kasım ayında aylık yüzde 0.69 azalırken, yıllık yüzde 27.44 arttığına dikkat çeken Çandır, “İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Kasım’da aylık yüzde -3.33 ve yıllık yüzde 19.42 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde -6.09 ve yıllık yüzde 8.03 artış olarak ilan edilmişti. Bu rakamlar, ilk kez karşılaşılan rakamlar olarak veri setine girmiştir. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı yıllık enflasyonun altında bir enflasyona tüketicilerin maruz kaldığını göstermektedir. Böyle bir durum esasen sürdürülebilir değildir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.