Hava Durumu

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

Kırsal Haber - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Süllü: ''Tarladaki Soğanlar Hayvanlara Yem Oldu'' Haber

CHP'li Süllü: ''Tarladaki Soğanlar Hayvanlara Yem Oldu''

CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde muhtarlar ve Ziraat Odası üyeleriyle yaptığı görüşmelerin ardından destek ödemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle tarımda yaşanan krize dikkat çekti. Süllü, görüştüğü bir çiftçinin yaşadığı çaresizliği dile getirerek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı açıkça istifaya davet ettiğini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, bölgede destek ödemelerinin gecikmesi, ürünlerin maliyetleri karşılayacak fiyata satılamaması ve artan girdi fiyatları nedeniyle üretimin sürdürülemez hale geldiğini belirtti. Sivrihisarlı bir çiftçinin sözlerini aktaran Süllü, “Tarım ve ormanla ilgili eğitimi ve birikimi olmayan bir anlayışla yönetilen Bakanlık, 2025 yılı desteklerini 2026’nın ilk çeyreğinde bile ödeyemiyor. Destekleri ödeme sözünü tutamayan bir Bakanın çiftçinin halinden anlaması mümkün değildir. Çiftçimiz ürünü para edip satamadığı için soğanını ya hayvanlarına yem veriyor ya da hiç toplamadan tarlasını sürüyor. Üretici önünü göremiyor. Görüştüğümüz çiftçi, yaşanan bu tablo karşısında Tarım ve Orman Bakanı’nı açıkça istifaya davet ediyor” dedi. “Çiftçinin parası çiftçiye verilmiyor” Destekleme ödemelerinin zamanında yapılmamasının üreticiyi daha da zor durumda bıraktığını vurgulayan Süllü, pek çok ilde çiftçilerin hâlâ ödemelerini beklediğini söyledi. “Destek ödemeleri bazı illerde hesaplara yatırılırken birçok ilde üretici hâlâ bekliyor. Soruyoruz: Bu para çiftçinin hakkı değil mi? Kimin parasını kime vermiyorsunuz? Çiftçi, yüksek mazot fiyatlarıyla traktörüne mazot koyamıyor, gübre alamıyor, elektrik faturasını ödeyemiyor. Alın teriyle üretim yapan çiftçi geciken ödemeler ve tutulmayan sözlerle baş başa bırakılıyor” ifadelerini kullandı. “Tarım belirsizlikle yönetilemez” Mazot, gübre ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan zamların üreticiyi ağır bir yük altına soktuğunu belirten Süllü, tarımın planlı ve öngörülebilir politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. “Çiftçi desteğini ne zaman alacağını bilmeli ki üretimini planlayabilsin. Ancak bugün destekler kısmi ve gecikmeli ödeniyor. Bu uygulamalarla çiftçinin tarımı ayakta tutmak mümkün değildir” dedi. 13 Mart’ta ödeneceği sözü verilmesine karşın şimdi de bayram sonrasına ertlenmiş. Bakanı İstifaya Çağırdılar Süllü, tarım politikalarındaki beceriksizlik ve bilgisizlik sorununa da dikkat çekerek, “Tarım ve ormanla ilgili eğitimi, deneyimi ve birikimi olmayan Bakan, çiftçinin derdine derman olamaz, ancak Eskişehir’de olduğu gibi, şarkı söyler gider.” Açıklamasını sert bir çağrıyla tamamlayan Süllü, “Çiftçi ‘Artık dayanacak, üretim yapacak gücümüz kalmadı’ diyorsa, Ata’mızın “Köylü milletin efendisidir” sözünü üreticimiz “Köylü milletin enayisi oldu!” diye değiştiriyorsa bunun sorumluluğunun üstlenilmesi ve çözüm üretilmesi gerekir. Sadece çiftçi üretemezse batmaz, milletçe aç kalırız!” ifadelerini kullandı.

Tarımsal Destekler Bir An Önce Ödenmeli Haber

Tarımsal Destekler Bir An Önce Ödenmeli

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için çiftçilere yönelik desteklerin bir an önce ödenmesi çağrısında bulunarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslendi. Son üç yıldır çiftçilerin hem iklim koşullarından kaynaklanan sorunlarla hem de ekonomik krizle mücadele ettiğini belirten Ün, “Ülkemiz çiftçisi son üç yıldır iklim felaketleri ve ekonomik kriz altında adeta eziliyor. Her geçen gün borcuna borç ekleniyor, binlerce çiftçi borçları nedeniyle takibe düşüyor. Tam da bu noktada, destek ödemelerinin bugünlerde yapılması çiftçiye nefes aldıracaktır. Çiftçinin üretimde maliyetlerinin düşmesi ve faiz yükü altında ezilmemesi için bu zor günlerde yanında olmalıyız” dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) açıkladığı verilere dikkat çeken Ün, girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Ün, “TZOB’un açıkladığı rakamlara göre son bir yılda gübre fiyatları yüzde 26 ila 40, mazot fiyatları yüzde 22, yem fiyatları yüzde 30 ila 33, zirai ilaç maliyetleri ise yüzde 36 arttı. Bu tablo karşısında çiftçiyi maliyet artışlarına karşı korumanın yolu, eski adıyla mazot ve gübre desteği, yeni adıyla temel desteklerin bir an önce ödenmesidir” diye konuştu. Tarımsal desteklerin iki parça hâlinde ödeneceği bilgisini de paylaşan Ün, bu uygulamayı eleştirerek şunları söyledi: “Biz desteklerin bir an önce ödenmesi çağrısını yaparken, AKP çiftçinin hakkı olan destekleri ikiye bölerek ödemeyi planlıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sesleniyorum: Gıda fiyatlarının düşmesini istiyorsanız, sudan sebeplerle bahane üretmek yerine çiftçinin desteğini derhâl ödeyin ki hem çiftçi hem de vatandaş rahat bir nefes alsın.” Desteklerin üretim sezonu öncesinde ödenmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Ün, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu destekleme politikasıyla bir yere varamayız. Destekler üretim sezonu öncesinde ödenirse çiftçi borçlanmadan, zam artışlarına maruz kalmadan girdilerini temin edebilir. Bu da üretim maliyetlerinin düşmesi ve vatandaşın daha ucuz gıdaya ulaşması anlamına gelir. Buradan bir kez daha AKP’ye sesleniyorum: Çiftçiyi desteklerseniz 86 milyonu desteklemiş olursunuz. Çiftçinin desteğini hemen ödeyin.”

Büyükşehir Mezbahası'nda Hijyenik ve Helal Kesim Haber

Büyükşehir Mezbahası'nda Hijyenik ve Helal Kesim

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak İzmit Solaklar mevkiinde faaliyet gösteren mezbaha, modern altyapısı ve TSE helal kesim standartlarına bağlı uygulamalarıyla güvenli hizmet sunuyor. Otomasyon sistemiyle kontrol edilen tesis, insan sağlığını esas alan teknolojik altyapısıyla ziyaretçilerden olumlu dönüşler alıyor. 4. 600 METREKAREDE YÜKSEK KAPASİTE Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı mezbaha, İzmit Solaklar mevkiinde modern altyapısı, yüksek kapasitesi ve hijyen odaklı çalışma sistemiyle hizmet veriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan tesis, 4 bin 300 metrekarelik yapı alanı içerisinde faaliyetlerini sürdürüyor. Tesiste 600 metrekarelik hayvan gezinti alanı, yana şutlamalı kesim sistemi ve modern kesim hatları bulunuyor. Ayrıca 900 metrekarelik soğuk hava depoları ile sakatat muhafaza alanları da tesis bünyesinde yer alıyor. Otomasyon sistemleri, hareketli platformlar ve modern ekipmanlar sayesinde seri, hijyenik ve TSE helal kesim standartlarına uygun kesimler gerçekleştiriliyor. VETERİNER HEKİMLER GÖZETİMİNDE KESİM Tesiste görev yapan personeller, tüm süreci veteriner hekimlerin gözetiminde yürütüyor. Vatandaşlar tarafından getirilen hayvanlar önce padoklara alınıyor, ardından sağlık kontrollerinden geçiriliyor. Kontrolleri uygun bulunan hayvanların kayıtları yapılarak kesim sürecine dahil ediliyor. Yapılan işlemler dış denetime de tabi tutuluyor. HİJYENİK DİNLENDİRME VE DAĞITIM Kesim sonrası deri, kelle ve ilgili bölümlerin ayrılmasının ardından tartı işlemleri gerçekleştiriliyor. Kilosu belirlenen etler, mezbahada bir gün boyunca soğuk hava depolarında hijyenik koşullarda dinlendiriliyor. Büyükşehir Belediyesi, verdiği taşıma hizmetiyle etleri kentin dört bir yanındaki kasap ve lokantalara ulaştırıyor. MEZBAHALAR, SIFIR ATIK YÖNETMELİĞİNE UYGUN Tarım ve Orman Bakanlığı’nın düzenli kontrolleri altında hizmet veren tesisin günlük kapasitesi 99 büyükbaş ve 720 küçükbaş hayvan olarak dikkat çekiyor. Kandıra, Karamürsel ve İzmit’te bulunan ruhsatlı mezbahalar, Sıfır Atık Yönetmeliği’ne uygun şekilde faaliyetlerini sürdürüyor. TEKNİK ZİYARETLERDEN TAM NOT Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Büyükşehir Mezbahası, 2025 yılı boyunca birçok kişi ve kurumun teknik ziyaretine ev sahipliği yaptı. Otomasyon sistemiyle kontrol edilen tesis, insan sağlığını esas alan teknolojik altyapısıyla ziyaretçilerden olumlu geri dönüşler alıyor.

YÖREX Kapılarını Nisan Ayında Açıyor Haber

YÖREX Kapılarını Nisan Ayında Açıyor

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 22-26 Nisan 2026 tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde yapılacak. “Sizin Oraların Nesi Meşhur” sloganıyla düzenlenecek YÖREX, Anadolu’nun coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerini Antalya’da bir araya getirecek. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ANTALYA’DA BULUŞACAK Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TOBB’un desteğiyle yerel ve yöresel ürünlere sahip çıkmak, kaybolmaya yüz tutmuş ürünleri gün yüzüne çıkarıp ekonomiye kazandırmak için 17 yıl önce Yöresel Ürünler Projesi’ni hayata geçirdiklerini anımsatırken, proje kapsamında Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i düzenlediklerini kaydetti. Çandır, YÖREX’i bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenleyeceklerini belirtti. Yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının önemli olduğunu, kırdan kente göçü engellemenin yolunun yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçtiğini vurgulayan Çandır, “Yöresel ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan, hem de kültürel zenginliğimizi gelecek kuşaklara aktaran mirasımızdır. Yöresel Ürünler Projemiz ve YÖREX’in ana hedefi bu mirasa sahip çıkmaktır” diye konuştu. YÖREX, YEREL ÜRETİCİ İLE KÜRESEL ALICIYI BULUŞTURUYOR Milli ekonomi, yerel üretimin ön plana çıktığı bir dönemde YÖREX’in daha da önem kazandığını kaydeden Ali Çandır, “Anadolu’nun tüketim alışkanlıklarını yerli üretimle buluşturduğumuzda kendi değerlerimizi tüketir, istihdamı büyütür, ekonomiyi canlandırırız” dedi. Başkan Ali Çandır, YÖREX’te TOBB organizasyonuyla yapılan ikili görüşmelerde büyük market zincirleri ve -e ticaret siteleriyle yerel üreticilerin bir araya geldiğini ve iş bağlantıları sağladığını anımsatırken, bu yıl da küresel ölçekteki büyük alıcılarla yerel üreticinin B2B görüşmeleriyle yan yana geleceğini kaydetti. Çandır, “Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’te çok sayıda iş bağlantısı sağlanmasını bekliyoruz” dedi. 10 BİN METREKAREDE BİNLERCE ÜRÜN YÖREX’in 10 bin metrekarelik alanda, 5 gün boyunca binlerce ürünü ziyaretçilerle buluşturacağını belirten Ali Çandır, fuara oda ve borsalar, kalkınma ajansları, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve firmalardan yoğun katılım olacağını söyledi. Çandır, coğrafi işaretli ürünlerin büyük çoğunluğunun tarım ve gıda ürünleri olduğuna dikkat çekerken, Tarım ve Orman Bakanlığı ve teşkilatının da YÖREX’e katılımını beklediklerini söyledi. Çandır, “YÖREX, bu yıl da Anadolu’nun dört bir yanından gelen değerlerin ve yöresel ürünlerin buluşma noktası olacak” dedi. Çandır, YÖREX’e girişin ücretsiz olacağını belirtti. YÖREX’TEN SONRA Cİ’Lİ ÜRÜN SAYISI 1810 OLDU Coğrafi işaretli ürünlerin önemine de değinen Çandır, YÖREX’in başladığı dönemde 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısının bugün 1810’a ulaştığını, 873 yöresel ürünün ise tescil beklediğini kaydetti. YÖREX sayesinde coğrafi işaret farkındalığının arttığını belirten Çandır, Türkiye’nin 44 yöresel ürününün Avrupa Birliği’nde tescil edildiğini sözlerine ekledi.

Türk Somonu İhracatın Yeni Devine Dönüştü Haber

Türk Somonu İhracatın Yeni Devine Dönüştü

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleme modelleriyle atağa kalkan Türk Somonu, son 8 yılda üretim ve ihracatta rekor üstüne rekor kırdı. 2017 yılında 57 milyon dolar olan ihracat geliri, 2025 yılı itibarıyla 500 milyon dolara ulaşarak dev bir başarı hikayesine dönüştü. ​Türkiye’nin su ürünleri sektöründe gerçekleştirdiği stratejik hamleler meyvelerini veriyor. "Karadeniz’in Gururu" olarak adlandırılan Türk Somonu, hem üretim hacmi hem de küresel pazardaki payı ile Türkiye ekonomisinin yeni lokomotiflerinden biri haline geldi. ​Üretimde 15 Katlık Dev Sıçrama ​2017 yılında başlayan serüven, aradan geçen kısa sürede inanılmaz bir büyüme katetti. Bakanlık verilerine göre; • ​2017 yılında 5 bin ton olan üretim kapasitesi, • ​2025 yılı itibarıyla 75 bin tona yükselerek tam 15 kat artış gösterdi. ​Karadeniz’deki tesis sayısı 100’e ulaşırken, sektörün toplam yıllık üretim kapasitesi ise 150 bin ton bandına dayandı. ​32 Ülkeye Türk İmzası ​Türk Somonu sadece miktar olarak değil, kalite olarak da dünya standartlarını belirlemeye başladı. Bugün itibarıyla 32 ülkeye ihraç edilen ürün, özellikle dünyanın en seçici pazarlarında büyük talep görüyor. En çok talep eden ülkeler listesinin başında ise şunlar yer alıyor: Rusya Federasyonu, Japonya, Vietnam, Belarus, ​Polonya ​Ekonomiye Yarım Milyar Dolarlık Katkı ​İhracat gelirlerinde yaşanan artış, sektörün katma değerli üretim gücünü gözler önüne serdi. 2017 yılında 57 milyon dolar seviyesinde olan ihracat rakamı, 2025 yılı projeksiyonları ve gerçekleşen verilerle 500 milyon dolar sınırına ulaştı. Su ürünleri sektöründe "taşıyıcı güç" haline gelen Türk Somonu, Türkiye’nin gıda ihracatındaki marka değerini güçlendirmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.