Hava Durumu

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

Kırsal Haber - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Süt Tankı Desteği Sürüyor Haber

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Süt Tankı Desteği Sürüyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarımsal kalkınma kooperatiflerine hibe ettiği süt soğutma tankı ekipman desteği ile süt üreticilerinin kazancını arttırıyor. Antalya genelinde kooperatiflere hibe edilen 34 adet süt soğutma tankı ile yıllık 39 bin 420 ton süt soğuk zincire girerek, üreticilerin litre başı 1.8 TL’den yıllık 70 milyon 956 bin TL soğutma pirimi kazanması sağlanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kırsal Kalkınma Kooperatifleri aracılığı ile süt üreticilerine soğuk zincir şartlarını sağlamaları için hibe edilen soğutma tankları çiftçilerin üretimlerine katma değer katıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çiğ sütün kalitesini korumak ve kayıt altına almak için üreticilere verdiği süt soğutma primi ve süt toplayan firmaların ek desteğinden faydalanan üreticiler kilo başına 1.8 TL ek kazanç sağlıyor. KOOPERATİFLERE 34 SÜT SOĞUTMA TANKI HİBE EDİLDİ Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Şube Müdürü Dr. Asaf Özalp, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Kırsal Kalkınma Kooperatifleri ile işbirliğinin güçlenerek devam ettiğini belirtti. Özalp, soğutma tankı hibelerine ilişkin şunları söyledi: “Üreticilerimizin süt soğutma pirimi alabilmeleri için 2019- 2026 yılları arasında hayvancılığın ve süt üretiminin yoğun olduğu bölgelerdeki kooperatiflerimize 34 adet 4 tonluk süt soğutma tankı hibe ettik. Bu tankları kullanan üreticilerimiz süt fiyatına ek litre başına 1.8 TL süt soğutma pirimi kazanabilmektedir. Ortalama %80 kapasite ile kullanımı hesaplanarak günlük 108 ton süt, yıllık ise yaklaşık 40 Bin ton süt soğutuluyor. Bu hibelerimiz sayesinde üreticilerimiz yıllık toplam 70 Milyonun üzerinde pirim kazanması sağlanıyor.” SÜT TANKI OLMAZSA OLMAZ Soğutma tankı hibeleri sayesinde sütleri en iyi şartlarda koruduklarını söyleyen Yuva Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Muhammed Tonbul, “Büyükşehir Belediyemiz kooperatifimize 2 adet süt tankı hibe etti. Kooperatiflerimiz aracılığı ile toplanıp soğutulan sütlerden üreticilerimiz ek soğutma pirimi kazanıyor. Sütlerimizi sabah ve akşam toplayarak soğutma tanklarımıza aktarıyoruz. Yuva mahallemizde günlük ortalama 14-15 ton süt toplayarak 3 derece soğutuyoruz. Süt tankı süt üretiminde olmazsa olmaz sütleri en iyi şartlarda koruyarak tüketicilere ulaşmasını sağlıyoruz. Köylümüze üreticilerimize verdiği destekler için Antalya Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederim” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Elmalı Yuva Mahallesinde hayvancılık yapan Necati Toy ise “Mahallemizin sütlerinin toplandığı yere kooperatifimize Büyükşehir Belediyesi süt tankı hibe etmişti. Kooperatifimiz sabah erken saatlerde gelerek sütlerimizi alıyor. Süt sağma makinemizden bidonlara oradan tankımıza sütlerimizi aktarıyoruz. Soğutma tankı sayesinde hem kooperatifimiz sütü toplu aldığı için hem de süt soğutma primi aldığımız için bize kazanç ve kolaylık sağlıyor. Biz hayvancılara verdiği desteklerden dolayı Büyükşehir Belediyemize teşekkür ederiz” dedi.

Edirne'de Büyük Sulama Yatırımı: Çömlekköy Barajı Sulaması Sözleşmesi İmzalandı Haber

Edirne'de Büyük Sulama Yatırımı: Çömlekköy Barajı Sulaması Sözleşmesi İmzalandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne’de 56 bin 500 dekar tarım arazisini modern sulama ile buluşturacak Çömlekköy Barajı Sulaması işinin yapım sözleşmesinin imzalandığını duyurdu. ​Tarım ve Orman Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve kırsal kalkınmayı hızlandırmak amacıyla su yapıları yatırımlarını sürdürüyor. Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında serhat şehir Edirne'de önemli bir proje daha hayata geçiyor. ​56 Bin 500 Dekar Arazi Suya Kavuşacak ​İhale süreci tamamlanan Edirne Çömlekköy Barajı Sulaması yapım işi sözleşmesi resmen imzalandı. Projenin toplam maliyetinin 2 milyar 675 milyon 609 bin lira olduğunu belirten Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, projenin tamamlanmasıyla 8 köyü kapsayan 56 bin 500 dekar tarım arazisinin sulama suyu ihtiyacının karşılanacağını müjdeledi. ​Çömlekköy Barajı'nda İnşaat Süreci Devam Ediyor ​Projenin ana su kaynağını oluşturan Edirne Çömlekköy Barajı'nın teknik detayları şu şekilde: ​Temelden Yükseklik: 57 metre ​Su Biriktirme Hacmi: 22,25 milyon metreküp ​Mevcut Durum: Barajın inşaat süreci tüm hızıyla devam ediyor. ​Modern Sulama ile Çiftçinin Geliri Artacak ​Bakan Yumaklı, modern sulama projelerinin tarımsal kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Modern sulama ile tarımda sağlanan verim artışları, üretim deseninin çeşitlenmesinde ve çiftçi gelirlerinde doğrudan artışa neden oluyor. Bu durum kırsal kalkınmanın hedeflerinden olan refahın yükseltilmesine hizmet ederken yaşam standardını artırdığı için göçü de önliyor." ​Baraj ve sulama tesislerinin tamamlanmasıyla birlikte Edirneli üreticilerin tarımsal verimliliğinin artması ve bölge ekonomisine katma değer sağlanması hedefleniyor.

TUCSAP ile Çevre Dostu Hayvancılık Haber

TUCSAP ile Çevre Dostu Hayvancılık

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında, çevre ve iklim dostu tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasına yönelik önemli bir yatırım daha hayata geçiriliyor. Projenin “3.3. Su Kirliliği ve Sera Gazı Emisyonları Üzerindeki Hayvansal Üretimden Kaynaklanan Baskıların Azaltılması” alt bileşeni çerçevesinde, hayvancılık işletmelerinin gübre yönetimi altyapısının iyileştirilmesi ve hayvansal üretimin su kaynakları ile iklim üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması amaçlanıyor. Bu kapsamda, İzmir’in Kiraz ilçesi Şemsiler Mahallesi ile Manisa’nın Ahmetli ilçesi Ataköy Mahallesi’nde yer alan hayvancılık işletmeleri için örnek hayvansal gübre depolarının yapım sözleşmesi imzalandı. Yatırımla birlikte hayvansal gübrenin uygun koşullarda depolanması, çevreye kontrolsüz biçimde yayılmasının önlenmesi, su kaynaklarının korunması ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Uygulamanın, doğal kaynakların koruma-kullanma dengesi gözetilerek sürdürülebilir hayvancılık uygulamalarının yaygınlaştırılmasına örnek olması bekleniyor. Örnek uygulamaya katılan hayvancılık işletmeleri, Nitrat Eylem Planı’nda hayvansal gübre yönetimine ilişkin belirlenen tedbirleri uygulayacak olup ayrıca beş yıl süreyle Bakanlık tarafından yürütülecek çiftçi eğitimi, bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarına aktif katılım sağlayacak. Hayvansal üretimden kaynaklanan çevresel baskıların azaltılmasını amaçlayan uygulama ile hem üreticilerin modern gübre yönetimi konusunda kapasitesinin geliştirilmesi hem de iklim değişikliğiyle mücadeleye ve doğal kaynakların korunmasına katkı sunulması hedefleniyor.

Bakan Yumaklı Duyurdu: Aile Kampı Etkinliğine 10 Bin Aile Başvurdu! Haber

Bakan Yumaklı Duyurdu: Aile Kampı Etkinliğine 10 Bin Aile Başvurdu!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) koordinasyonunda 81 ilde eş zamanlı başlatılan "Aile Kampı" projesine 10 bin ailenin katıldığını açıkladı. Yaklaşık 40 bin kişinin doğayla buluştuğunu belirten Yumaklı, hedeflerinin çocuklara doğa sevgisini kazandırmak olduğunu vurguladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) iş birliğiyle düzenlenen "Aile Kampı" etkinlikleri Türkiye genelinde yoğun ilgi görüyor. Sorgun Tabiat Parkı'nda gerçekleştirilen aile kampı etkinliğine katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tedavi edilen kuşları çocuklarla birlikte doğaya saldı ve halat çekme yarışlarına katılarak miniklerin heyecanına ortak oldu. 81 İlde Eş Zamanlı Doğa Buluşması: 40 Bin Kişi Doğayla Kucaklaştı Kamp alanında önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, 81 ilde eş zamanlı başlayan etkinliklere başvuruların katlanarak arttığını ifade etti. Yumaklı, projeye dair şu sayısal verileri ve detayları paylaştı: Yoğun Katılım: "Geçtiğimiz yıl kampa yoğun ilgi vardı. Bu yıl duyurduğumuz andan itibaren kampa 10 bin ailemizin başvurusu ve katılımı var." 40 Bin Kişilik Etki: "Her ailede ortalama 4 kişi olduğunu hesaplarsak, yaklaşık 40 bin kişinin doğayla, tabiatla ve sahip olduğumuz değerlerle bütünleşmesi söz konusu." Milli Park Sayısı Artıyor: Son 24 yılda milli park sayısının 4 kat artışla 696'ya çıkarıldığını belirten Yumaklı, ayrıca 47 ekoturizm rotası oluşturulduğunu bildirdi. "Çocuklarımızı Ekran Başından Doğaya Davet Ediyoruz" Teknolojinin getirdiği dijital bağımlılığa karşı doğa bilincinin önemine dikkat çeken İbrahim Yumaklı, ailelere çağrıda bulundu. Çocukların tabiatı yaşayarak öğrenmesi gerektiğini vurgulayan Yumaklı: "Teknolojinin avantajları var ama en büyük dezavantajı çocuklarımızın doğayı tanımaması. Tanımadığınız bir şeye gereken değeri veremezsiniz. Bunu sadece kitaplarla öğretmek mümkün değil. Çocuklarımızla televizyonun, bilgisayar oyunlarının olmadığı; ağacın, kuşun, karıncanın hissedildiği bu kamplara sizler de gelin." Konuşmasında Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da verdikleri desteklerden ötürü teşekkür eden Yumaklı, gelecek nesillerin garantisi olan aile kurumunu ve doğa bilincini desteklemeye devam edeceklerini söyledi.

Bakanlıktan "Çekirge İstilası" İddialarına Yanıt Haber

Bakanlıktan "Çekirge İstilası" İddialarına Yanıt

Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul ve çevre illerde "çekirge istilası" yaşandığına dair sosyal medyada yer alan iddiaları yalanladı. Yapılan incelemelerde, söz konusu türlerin biyolojik dengeye katkı sağlayan yerli çalı çekirgeleri olduğu açıklandı. Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında, İstanbul ve Tekirdağ başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde sürü halinde bir çekirge istilası yaşandığına dair paylaşımlar üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan resmi açıklama geldi. Bakanlık teknik ekiplerinin sahada yürüttüğü incelemeler sonucunda, tarımsal üretimi tehdit eden veya ekonomik zarar oluşturan herhangi bir çekirge istilasının bulunmadığı bildirildi. "İstila Değil, Doğal Yerli Popülasyon" Kamuoyuna yansıyan görüntülerdeki türlerin tamamının Türkiye’de doğal olarak yaşayan yerli popülasyonlara ait olduğu belirtildi. İddia edildiği gibi Balkanlar, Afrika veya farklı bir coğrafyadan sürü halinde gelen yabancı bir türün bulunmadığı vurgulandı. İstanbul'daki Tür Biyolojik Dengeye Katkı Sağlıyor Açıklamada, İstanbul'da görülen türün tarımsal üretime zarar vermediği, aksine zararlılarla beslenerek doğaya fayda sağladığı ifade edildi: "İstanbul'da tespit edilen türün tarımsal üretime zarar veren bir çekirge olmadığı, aksine tarımsal zararlılarla beslenerek biyolojik dengeye katkı sağlayan 'Beyaz Yüzlü Çalı Çekirgesi' (Decticus albifrons) olduğu belirlenmiştir. İklim koşulları ve sıcak havalarda ışığa yönelmeleri nedeniyle yerleşim alanlarında vatandaşlarımız tarafından daha sık fark edilmektedir. Bu durum tamamen doğal bir süreç olup bir istila anlamına gelmemektedir." 81 İlde Düzenli Takip Sürüyor Bakanlık, Yıllık Bitki Sağlığı Mücadele Programı kapsamında 81 ilde çekirge popülasyonlarının teknik ekiplerce aralıksız izlendiğini kaydetti. Mevcut durumda kimyasal veya teknik bir mücadeleyi gerektirecek ekonomik zarar eşiğine ulaşılmadığı bildirilirken, tarımsal üretimin korunması amacıyla saha izleme ve sürvey çalışmalarının bilimsel esaslar doğrultusunda kararlılıkla sürdürüldüğü kamuoyuna duyuruldu.

Trans Yağları Ortadan Kaldırmak, Hayat Kurtarmak Çalıştayı Düzenlendi Haber

Trans Yağları Ortadan Kaldırmak, Hayat Kurtarmak Çalıştayı Düzenlendi

Türkiye’de gıda güvenliği ve halk sağlığını koruma çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi, DSÖ Türkiye Ofisi, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen “Türkiye'de Üst Düzey Politika Diyaloğu: Trans Yağları Ortadan Kaldırmak, Hayat Kurtarmak" çalıştayı, 16-17 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara Kızılcahamam’da başladı. ​Sağlık ve Gıda Politikalarında Ortak Akıl ​Toplantının açılış programına; Genel Müdürümüz Dr. Ersin Dilber, DSÖ Avrupa Bölge Ofisi Danışmanı Dr. Kremlin Wickramasinghe, DSÖ Türkiye Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Tufan Nayir, Sağlık Bakanlığı temsilcileri, Genel Müdür Yardımcımız Fatih Kaya ve ilgili daire başkanları katılım sağladı. ​Çalıştay kapsamında, halk sağlığını doğrudan etkileyen trans yağların gıdalardan tamamen eliminasyonu için atılacak adımlar masaya yatırıldı. ​"Türkiye'de Gıda Kontrol Sistemi ve Trans Yağ Eliminasyonu" ​Programda, kurumumuz tarafından gerçekleştirilen “Türkiye'de Gıda Kontrol Sistemi ve Trans Yağ Eliminasyon Süreci" başlıklı sunum büyük ilgi gördü. Sunumda öne çıkan başlıklar şunlar oldu: ​Mevzuat Düzenlemeleri: Trans yağların sınırlandırılması ve eliminasyonuna yönelik güncel yasal süreçler. ​Resmî Kontroller: Piyasaya arz edilen ürünlerde uygulanan denetim mekanizmaları. ​Teknik Altyapı: Trans yağ analizlerinde kullanılan laboratuvar kapasitesi ve izleme faaliyetleri. ​Küresel Doğrulama Programı ile Hedef Sıfır Trans Yağ ​DSÖ'nün Trans Yağ Eliminasyonu Doğrulama Programı (TFA Validation Programme) çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda; ülkelerin mevcut durum analizleri, numune alma metodolojileri ve laboratuvar kapasitelerinin artırılması gibi kritik konular ele alındı. İyi uygulama örneklerinin paylaşıldığı çalıştayda, Türkiye’nin bu süreçteki kararlılığı vurgulandı. ​İki gün sürecek olan bu stratejik toplantı, trans yağların halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini minimize edecek politika ve uygulamaların geliştirilmesine ışık tutacak. Türkiye, gıda güvenliği alanındaki bu öncü adımlarıyla vatandaşlarının sağlığını korumak adına uluslararası standartlarda çalışmalarını sürdürüyor.

Türk Kirazı Tek Yön Çin Biletini Almak Üzere Haber

Türk Kirazı Tek Yön Çin Biletini Almak Üzere

Türkiye, 1 milyon 400 bin dekar alanda yıllık 700 bin ton kiraz üretimiyle dünya lideri konumunda. Kiraz üretimindeki gücünü ihracata yansıtmak isteyen Türkiye, Çin Halk Cumhuriyeti’ne kiraz ihracatının başlaması için kritik bir eşikte. Türkiye’den Çin’e kiraz ihracatının yeniden açılmasına yönelik çalışmalar kapsamında; Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nden görevli iki teknik uzmandan oluşan heyet 22-28 Haziran 2026 tarihlerinde Türkiye’de kiraz bahçeleri, paketleme tesisleri ve soğuk işlem/fumigasyon uygulama tesislerinde incelemeler yaptı. Heyet, kirazın bahçeden nihai tüketiciye kadar olan izlenebilirliğini bahçelerde ve işletmelerde gözlemledi. Çin heyetinin vereceği rapor doğrultusunda Pekin Yönetiminin Türkiye’den kiraz ithalatı için vize vermesi bekleniyor. Çin heyeti yoğun bir hafta geçirdi Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nden gelen Wenjun Chen ve Jinlu Cui, ilk olarak Ankara’da Tarım ve Orman Bakanlığı’yla toplantıda bir araya geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Çinli uzmanlara Türkiye’nin kiraz üretiminde gıda güvenliği noktasında yürüttüğü projelerle ilgili bir sunum yaptı. Çin heyetinin ikinci durağı Tarım ve Orman Bakanlığı Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü oldu. Heyet, Enstitüde Akdeniz Meyve Sineği ve Kiraz Sineğiyle mücadele tuzaklarıyla ilgili yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Bahçeler ve işletmeleri de incelediler Türkiye’den Çin’e kiraz ihracatı için belirlenen 85 kiraz bahçesinden birisi olan AA Grup Besi ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.’nin Salihli’de 520 dönüm arazide kurulu kiraz bahçesinde incelemelerde bulunan heyet kirazın üretim sürecindeki gıda güvenliği aşamalarını sahada gözlemledi. AA Grup Besi ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. Ziraat Mühendisi Gamze Göktaş ve Manisa Tarım İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Tarık Memiş kiraz üretiminde Akdeniz Meyve Sineği ve diğer zararlılarla mücadele yöntemlerini Çin heyetine aktardı. Kiraz bahçesinden sonra Çin’e ihracat yapabilecek 15 işletmeden biri Alaşehir’de kurulu Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.’ye geçen heyet kirazın işletmeye girişinden itibaren fumigasyon, sterilizasyon, işleme, paketleme ve ihracat yolculuk süreçlerini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık’tan dinledi. Türk kirazının Çin’e ihracat yolculuğunda kritik kararı verecek heyet üyeleri Denizli, Isparta ve Afyonkarahisar’da da kiraz bahçeleri ve işletmelerde incelemelerde bulundu. Türk kirazı Avrupa’da premium ürün Türk kirazının kalitesi ve aroması nedeniyle en çok tercih edildiği ülkelerin Almanya, Rusya, Avusturya, Hollanda, Birleşik Krallık, Orta Doğu ülkelerinde Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar olduğu bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Avrupa Birliği pazarının, kalite ve standartları nedeniyle ürün ihraç etmenin en güç olduğu pazarlardan birisi olduğunu, AB’de Türk kirazının “premium ürün” olarak konumlandığının altını çizdi. Türkiye’de Akdeniz Meyve Sineğiyle mücadelede çok yol kat edildiğini vurgulayan Balık, “Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, Akdeniz meyve sineğinin en dayanıklı dönemi olan olgun larva ile bulaşık meyvelerde, meyve iç sıcaklığı 20–22 °C aralığındayken 32 g/m³ dozunda metil bromid ile 3 saat süreyle fumigasyon uygulanıp, ardından havalandırma yapılarak 1 °C’nin altında 3 gün süreyle soğuk uygulama gerçekleştirildikten sonra yapılan analizlerde ürün kalitesinin korunduğu ve kalıntı seviyelerinin ilgili limitlerin altında kaldığını bilimsel olarak ortaya koydu. Bu çerçevede Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çin Tarım Bakanlığı’nın gerekli protokolleri imzalamasını ve Çin’e kiraz ihracatımızın başlamasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye’de Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ilçesi ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadının, Salihli, Denizli, Afyonkarahisar, Isparta, Konya, Niğde, Gaziantep, Mardin güzergahını takip ederek ağustos ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da sona erdiği bilgisini veren Balık sözlerini şöyle tamamladı; “Kiraz, Çin'de oldukça popüler ve pahalı bir ithal meyve. Kiraz zenginliği, refahı ve bereketi simgeliyor. Özellikle Çin Yeni Yılı'nda (Bahar Bayramı) dostlara ve aile büyüklerine verilen en prestijli hediyelerden birisi konumunda. Çin, yıllık yaklaşık 600 bin ton kiraz ithalatı gerçekleştiriyor. Bu ithalatın piyasa değeri 3,5 milyar dolar seviyelerine ulaşıyor. İthalat hacmine göre Çin, dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumunda. Günümüzde dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelen Çin’de 300 milyonun üstünde Avrupa standartlarında gelir sahibi bir kitle oluştu. 2019-2020 yıllarındaki hatalarımızdan ders alarak Çin’e kiraz ihracatımızın bir daha kesintiye uğramaması için sektördeki üretici ve ihracatçılarımızın üzerlerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getireceklerine inanıyoruz. Orta vadede Çin’e yıllık 100 milyon dolarlık kiraz ihraç etmeyi hedefliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.